21 Şubat 2017 Salı

21.02.2017 Genel Gündem



21.02.2017

GÜNDEM

Müjdat Gezen Sanat Merkezi'ne Çirkin Saldırı
Kadıköy'de 26 yıldır faaliyette olan Müjdat Gezen Sanat Merkezi, önceki gece kundaklanarak yakılmak istendi. Fahrettin Kerim Gökay Caddesi üzerindeki Müjdat Gezen Sanat Merkezi'ne önceki gece 01.20 sıralarında gelen kimliği belirsiz bir şahıs, elindeki benzin bidonu ile binayı ateşe verdikten sonra kaçtı. Kundaklama sırasında binanın arka cephesini ve kapısını kaplayan alevler özel güvenlik görevlisi Mahmut Aksu tarafından söndürüldü. Adını taşıyan sanat merkezine gelen Müjdat Gezen yetiştirdiği tiyatrocularla birlikte bir açıklama yaptı. Gezen, "Son tehditlerden dolayı emniyet bize polis koruması vermişti. Ama olay gece oldu. İçimizdeki cumhuriyet ateşini kimse söndüremez. Bu terör suçuna giriyor" şeklinde konuştu. Yangına müdahale ederek söndüren gece bekçisi Mahmut Uslu ise, "Alevleri kapının altından görünce dışarı çıktım. İtfaiyeyi ararken bahçe hortumuyla su sıkarak yangını söndürdüm" diye konuştu. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Medya İletişim Bürosu'nca yapılan yazılı açıklamada da, "20.02.2017 tarihinde saat 01.30 sıralarında Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nde kimliği belirsiz bir şahıs tarafından yanıcı madde dökülmek suretiyle çıkarılan yangın sonucunda olaya anında müdahale edilerek yangın daha fazla büyümeden kontrol altına alındığı ve binada maddi hasarın meydana geldiği tespit edildi. Olay yerinden elde edilen kamera görüntülerindeki failin kimlik tespiti ile yakalanmasına yönelik başsavcılığımızca güvenlik güçlerine gerekli talimatlar verilmiş ve geniş kapsamlı soruşturma başlatılmıştır" ifadeleri yer aldı.
Milliyet


Belçika'da Erdal'a 15 Yıl Hapis Cezası
Belçika, 1996'da işadamı Özdemir Sabancı suikastına karıştıktan sonra yurt dışına kaçan Fehriye Erdal hakkındaki kararını dün açıkladı. Brugge Ağır Ceza Mahkemesi terör örgütü DHKPC üyesi Fehriye Erdal'a Türkiye'de işlediği suçlardan dolayı 15 yıl hapis cezası ve 10 yıl sivil ve siyasi haklardan mahrumiyet cezası verdi. Hakim Fehriye Erdal'ın "derhal tutuklanmasını" da istedi. 2006'da ev hapsindeyken firar eden Fehriye Erdal hakkında kırmızı bülten çıkarılması bekleniyor. Karar duruşması sırasında mahkeme önünde toplanan DHKP-C yandaşları, kararın açıklanmasının arından örgüt yanlısı slogan atarak tepki gösterdi. DHKP-C üyesi Fehriye Erdal, 1996 yılında Özdemir Sabancı'ya düzenlenen suikaste karışmış ve cinayetin ardından Türkiye'den kaçtığı tespit edilmişti. 9 Ocak 1996'da Sabancı ile birlikte Sabancı'nın sekreteri Nilgün Hasefe ve ToyotaSa Genel Müdürü Haluk Görgün de öldürülmüştü. Suikast İsmail Akkol, Mustafa Duyar ve Fehriye Erdal tarafından düzenlenmişti. Suikastın ardından Fehriye Erdal 1999 yılında Belçika'da sahte pasaportla yakalanmıştı. Yaklaşık bir yıl hapis yatan, ardından da ev hapsinde tutulan Erdal, daha sonra firar etmişti. Fehriye Erdal'ın 2016 yılında gıyabında yeniden yargılanmasına karar verilmişti. Cinayetin faillerinden Mustafa Duyar ise Türkiye'de yakalanmış ve tutuklu bulunduğu cezaevinde öldürülmüştü. Suikastin diğer faili İsmail Akkol da Türkiye'ye yasadışı yollardan giriş yapmaya çalışırken geçen yılın ocak ayında yakalanmıştı.
Vatan

EKONOMİ

Dolar: 3, 6314-3, 6327                                 
Euro: Euro 3, 8437-3, 8461
Sterlin: 4, 5227-4, 5253
Gram Altın: 144, 1551-144, 2593

İstihdamda Lidere Ödül
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısıyla başlatılan istihdam seferberliğiyle ilgili olarak Hürriyet'in sorularını yanıtladı. Anadolu'nun dört bir yanından işadamlarının aradığını ve destek vereceklerini söylediğini belirten Hisarcıklıoğlu, "Çünkü bu millet varsa, bu ülke varsa, biz de varız" dedi. Türkiye'nin nüfus artış hızından dolayı istihdamı öncelikli mesele kabul etmesi gereken bir ülke olduğunu söyleyen Hisarcıklıoğlu, son 10 yıl itibariyle 7 milyon kişiye istihdam sağlandığını belirtti. Özel sektörde yılda ortalama 700 bin kişiye iş bulunduğunu, istihdam seferberliğiyle bu kapasitenin 2 kattan fazla artırılmak istenildiğini belirten Hisarcıklıoğlu, "İstihdamda en önemli sıkıntılardan biri, istihdam üzerinde vergi ve SGK primi gibi maddi yüklerdi. OECD hesaplarına göre Türkiye'de istihdam yükü yüzde 38.3. Bu noktada hükümetimiz devrim niteliğinde tarihi bir karar alarak yeni istihdamda bu yükü sıfırlıyor" diye konuştu. İşverenlerin 2017'de işe aldıkları her çalışan için teşvikten yararlanacağını söyleyen Hisarcıklıoğlu, asgari ücretli bir çalışanın 773 liralık vergi ve primini devletin karşılayacağını söyledi. Böylece yeni istihdamda maliyetin 2 bin 178 TL'den, bin 404 liraya düştüğünü belirten Hisarcıklıoğlu, şöyle devam etti: "İstihdam konusunda şirketlerimize, işverenlerimize buradan seslenmek istiyorum. Bizler 'İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır' düsturu ile yetişmiş bir milletiz. Ekonomide yaşanan sıkıntıları ancak birlikte durursak aşabiliriz. Çünkü bu millet varsa, bu ülke varsa, biz de varız. Buradan sizin aracılığınız ile özel sektörümüze sesleniyorum. 'Türkiye'nin geleceğine sen de en az +1 istihdam sağla.' Çünkü söz konusu olan sadece bir ekonomik veya sosyal olay değil, aynı zamanda ülkemizin güvenliği ve istikrarı meselesidir. Nasıl ki 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında ülkemiz, milli bir mücadeleye giriştiyse, özel sektörümüz de 2017'de istihdam yarışı yapmalı." Bütün çalkantılara karşın özel sektörün son bir yılda 155 milyar liralık makine ve teçhizat yatırımı yaptığı, 141 milyar dolar da mal ihracatı yaptığını söyleyen Hisarcıklıoğlu, turizm, denizcilik ve müteahhitlik sektörlerinin de 38 milyar dolar döviz geliri kazandırdığını kaydetti. 2017'den umutlu olduklarını söyleyen Hisarcıklıoğlu, "Anadolu'nun dört bir tarafından gerek benim konuştuğum gerekse beni arayan işadamlarımız bu kampanyanın çok doğru olduğunu ve tam destek vereceklerini ifade ettiler. İstihdam taahhüdünde bulunan firma, oda-borsa, iş örgütleri ve derneklerimizin bu taahhütlerini yerine getirmek için var güçleri ile çalışacaklarından eminim" diye konuştu. Şu anda 81 ilde koordinasyon ve bilgilendirme toplantılarının yapıldığını belirten Hisarcıklıoğlu, yıl sonunda da istihdamı en çok artıran illeri, sektörleri ve şirketleri ödüllendireceklerini açıkladı.
Hürriyet

Kurtlarla Dans
Türkiye'de belirsizlikler nedeniyle tahmin yapmak güç. Ancak bu bize özgü bir durum değil. Tüm dünyada belirsizlikler tahminleri güçleştiriyor. Tüm bu belirsizliklerin içinde yabancı yatırım çekme yarışı daha da sertleşecek. Birleşme ve satın almalardan pay almak için tüm ülkeler kıyasıya yarışın içine girecek. En önemli etmenler ise ABD'nin yeni başkanı Donald Trump bilmecesi ile dünyanın fabrikası Çin'in büyüme performansı. İşte bu etkenlerin arasında birleşme ve satın almalardan pay kapma yarışı ile dünya tam bir kurtlar sofrasına dönecek. Uluslararası hukuk ve danışmanlık firması Baker McKenzie ve Oxford Üniversitesi'nin birlikte hazırladığı 2017 Küresel İşlemler Raporu da bu belirsizlik ortamında 37 ülkede birleşme ve satın almaların nasıl değişebileceğinin falını açtı. Hem Türkiye, hem de dünya için rakamlar değişiyor. Baker McKenzie, 6 senaryoda rakamları belirledi. 1 Yılın başladığı konjonktürde devam etmesi, dünyada normalleşmenin sürmesi durumu temel senaryoda belirlendi. Türkiye'nin temel senaryosunda beklenti 2017'de 8.7 milyar dolarlık birleşme ve satın alma işlemi gerçekleşmesi öngörülüyor. Dünyada da temel senaryoda beklenti 2.5 trilyon dolarlık işlemin yapılması yönünde. 2 İkinci senaryo tabii ki ABD'nin politikalarıyla ilgili. Şayet yeni başkanı Donald Trump ile ABD'de korumacı ticaret politikaları yoğunlaşırsa yani gümrük vergileri artar, Türkiye'de birleşme ve satın almalar 8.7 milyar dolardan 6.5 milyar dolara gerileyecek. Dünyada ise işlem miktarı 1.8 trilyon dolara iniyor bu durumda. 3 Çin dünyanın en büyük ülkesi ve gelişen piyasalarda her şey biraz da ona bağlı. Çin'deki büyüme yavaşlarsa işler daha karışıyor ve Türkiye'nin birleşme ve satın alma rakamı 5.8 milyar dolara iniyor. Çin, dünyadaki toplam birleşme ve satın almaların da 1.9 trilyon dolarda kalmasına neden olabilecek güçte. 4 İngiltere'nin Brexit sürecinde ticari anlaşmaları doğru oturtamaması tüm dünyayı olduğu gibi Türkiye'yi de yakından etkileyecek. Türkiye doğru anlaşmaları yapamazsa birleşme ve satın almalarda değeri 7.1 milyar dolara inecek. Dünyadaki durum da Türkiye'dekine paralel. İşlem miktarı 2 trilyon dolara geriliyor. 5 İyi senaryo yok mu? Elbette var, eğer ABD büyüme dostu politikalar uygularsa tüm dünya gibi Türkiye'yi de ihya etmeye aday. Büyüme dostu ABD, Türkiye'deki işlemlerin 9.6 milyar dolara çıkmasına neden olabilir. Dünyada ise bu mutlu haberle birleşme ve satın almalar 3 trilyon dolara ulaşabilir. 6 Dünya merkez bankaları genişlemeci politikalara devam eder ve faizleri düşük tutarsa Türkiye geçmiş yıllardaki birleşme ve satın alma performansını yakalamaya aday. Bu durumda Türkiye'de işlemler 9.7 milyar dolara fırlayabilir. Dünyada ise bu mutlu durumda 3 trilyon dolarlık işlem yapılabilir.
Hürriyet

Banka Dışı Finans 115 Milyara Dayandı
2016 yılında ekonomideki dalgalanmalara rağmen, bankacılık dışı finans sektörü büyümesini sürdürdü. Finansal Kurumlar Birliği'nin (FKB) açıkladığı verilere göre, finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketleri sektörlerinin aktif toplamı 2016 yıl sonu itibarıyla yüzde 21 artışla 114 milyar 388 milyon TL'ye ulaştı. Üç sektörün toplam işlem hacmi de yüzde 4.8 artışla 163 milyar 567 milyon TL'ye, faaliyet konusu alacakları ise yüzde 20.3 artışla 102 milyar 903 bin TL'ye ulaştı. Özkaynak büyüklüğü yüzde 17.9 artışla 15 milyar 590 milyon TL'ye yükselen üç sektörün net kârlılığı ise yüzde 25.4 olarak gerçekleşti. Sektör rakamlarını değerlendiren Finansal Kurumlar Birliği Başkanı Mehmet Cantekin, yaşanan dalgalanmalara rağmen birlik üyesi şirketlerin reel sektörü desteklemeye devam ettiklerinin altını çizdi. Cantekin, "2016 yılında finansal kiralama sektörümüzün alacakları yüzde 19.9 artarak 44 milyar TL seviyesine ulaştı. Sektörün aktif büyüklüğü son 1 yılda yüzde 19.3; özkaynakları ise yüzde 12.6 oranında büyüdü" diye konuştu. Faktoring sektörünün ise 2016 tamamında işlem hacmi 122 milyar 761 milyon TL, alacakları ise 31 milyar TL seviyelerinde gerçekleşti. Sektörün aktif büyüklüğü geçen yıla oranla yüzde 24'lük artışla 33 milyar TL seviyelerinde; özkaynakları ise yüzde 10.9 büyüme ile 5 milyar TL seviyelerinde gerçekleşti. 62 faktoring şirketi ile faaliyet gösteren sektör, 98 bini aşkın müşterisine hizmet veriyor.
Haber Türk

Nerede Bu Kuruşlar
Metal değeri nominal değerini aşan 1 kuruşlar, alışverişlerde çok fazla görünmese de 208 milyon adedi piyasada. Piyasada 4.99, 9.99, 19.99 gibi fiyatlar olmasına rağmen 1 kuruşların kasada kaldığına dikkat çeken Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Başkanı Bendevi Palandöken, "Para üstünü bırakmayın. İşe yaramıyorsa 1 kuruşlar basılmasın ya da 99 kuruşlu etiketler hazırlanmasın" uyarısında bulundu. Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2014'te 15, 2015'te 40, 2016'da 37 milyon 1 kuruşluk piyasaya sürüldü. Bakır ve çinkodan yapıldığı için maliyetinin değerini geçtiği söylenen 1 kuruşlar, piyasada alışverişlerde nadiren kullanılıyor. Kuruşların metali için eritildiği, hurdacılar tarafından toplandığı iddialar arasında Tedavüle verildiği tarihte 1 kuruşu oluşturan bakır ve çinko alaşımın değeri adet başına 0.89 kuruş iken, bu rakam güncel piyasa fiyatlarına göre değişiyor. TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, dükkânlardaki küsuratlı fiyatların kasada yukarı yönlü yuvarlandığına, para üstü olarak kuruşların verilmediğine dikkat çekti. Geçen ay itibariyle piyasaya sürülmüş 208 milyon 694 bin 550 adet 1 kuruş ile 1 milyar 447 milyon 864 bin 750 adet 5 kuruş bulunduğunu anlatan Palandöken, vatandaşın almadığı 1 kuruşlarla büyük bir kazanç oluştuğunu söyledi. Palandöken, şunları kaydetti: "Vatandaşımız bilinçli olmalı ve kuruşunu ısrarla istemeli. Para üstü olarak kalan kuruşlar kayda girmediği için tüm mağaza ve şubelerden yılda milyonlarca liralık vergisiz kazanç elde ediliyor. Vatandaşın kuruş para üstünü almaktaki ısrarı karşısında iş yerleri de kasalarında kuruş bulundurmaya başlayacak. Etikette düşük fiyat gösterip para üstü vermeyen iş yerlerinin uyguladıkları satış politikalarının adil olmadığını ve piyasadaki kuruşların kullanılması gerektiğini vurgulayan kamu spotları hazırlamalı." TESK Başkanı Palandöken Milliyet'e yaptığı açıklamada, 3.99 TL türü etiketlere karşı genelgeyle esnaf odalarına uyarıda bulunduklarını belirterek, "İşe yaramıyorsa 1 kuruşlar basılmasın ya da 99 kuruşlu etiketler hazırlanmasın" şeklinde konuştu.
Milliyet

Milli Yht'den Ekonomiye 2.5 Milyar $ Gelecek
Milli gemi, milli araba, milli uçak derken, Ulastırma Bakanı Ahmet Arslan'ın "Üreterek, bölge ülkelerine de satacagız" dedigi Milli Yüksek Hızlı Tren (YHT) için çalısmalar bütün hızıyla sürüyor. Türkiye Lokomotif ve Motor Sanayii'nin (TÜ- LOMSAS) ana yükleniciliginde yapılacak Milli YHT'nin 2018 sonunda raylarda olması hedefleniyor. Milli tren için, Aselsan'dan TÜBITAK'a kadar kurumlar da çalısma yapıyor. Üç yıl önce ilk tanıtımı yapılan Milli YHT, 350 km hızla gidecek. ARGE konusunda TÜBITAK'ın katkı sagladıgı projede, Aselsan'ın yanı sıra, Istanbul Teknik Üniversitesi (ITÜ) ve özel sektör firmaları da rol alıyor. Ilk asamada prototiplerin yüzde 53 yerlilik oranıyla üretilmesi planlanan milli YHT'de bu oran asama asama yüzde 80'lerin üzerine çıkarılacak. Milli YHT, ülke ekonomisine 2.5 milyar dolar katkı yapacak. Türkiye, 2023 yılına kadar raylı sistemler sektöründe milli tasarıma sahip ürünleri üretmenin yanı sıra, dünyanın dört bir yanına satmayı hedefleniyor. Bakan Ahmet Arslan önceki gün Eskisehir'deki TÜLOMSAS tesisini ziyaret ederek Türkiye için bir ilk olma özelligi tasıyan tamamen yerli TLM6V185 dizel motorun tanıtımına katıldı. Ahmet Arslan burada yaptıgı açıklamada "YHT'yi hem milli hem de yerli olarak bizzat kendimiz yapacagız. Ülkemizde kullanmakla yetinmeyecegiz. Ülkemizden kaynaklı, bulundugumuz cografyaya, hatta dünyanın her yerine ihraç edecegiz" ifadelerini
Akşam

Yediveren Gülü
Cari açığı tetiklediği eleştirileriyle 'günah keçisi' haline gelen otomotiv sektörü, gösterdiği ihracat performansıyla yüzleri güldürdü. Tüm zamanların en yüksek satışına ulaşıldığı 2015'te 81 milyon dolar açık vererek ekonomi yönetimini korkutan otomotiv, bir başka rekor yıl olan 2016'da artıya geçmeyi başardı. Üretim ve ihracat rekorunun kırıldığı 2016'da yaklaşık 2 milyar dolar dış ticaret fazlası verdi. Her fırsatta dönemin Maliye Bakanı merhum Kemal Unakıtan'ın, "En güzel müşterim ve en iyi ortağımsınız. İstihdamınız kayıt altında. ÖTV, KDV, Kurumlar Vergisi ödüyorsunuz. Yediveren gülü gibisiniz" sözleriyle anılan ve Kasım 2016'da yine vergi artışının yaşandığı otomotiv sektörü, kara delik cari açığın kapanmasında etkili oldu. Otomotiv dış ticaretinde son 10 yılda sadece 2 kez eksi görülürken, 16.3 milyar dolarlık fazla elde edildi. Otomotiv Sanayi Derneği (OSD) tarafından yayımlanan Otomotiv Sanayi Dış Ticaret Raporu'na göre, 2016'da otomotiv sanayinin ihracatı yüzde 13 artışla 19 milyar 805 milyon dolara çıktı. İthalattaki büyüme yüzde 2 ile sınırlı kalarak 17 milyar 841 milyon dolar oldu. Sektör Türkiye'nin ihracatı içerisinde yüzde 16.8'lik payla ilk sıradaki yerini korudu. Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (GTİP) 87 kapsamında belirlenen otomotiv dış ticaret verilerine göre, 2015'te 80 milyon 942 bin dolar olan açık kapatıldı ve 2016 yılında sektörün dış ticareti 1 milyar 963 milyon 780 bin dolar seviyesinde fazla verdi. Otomotiv geçen yıl Mart ve Mayıs ayları haricinde dış ticaret fazlası verdi. İhracatın ithalatı karşılama oranı yıl toplamında 1.11 oldu. Bir önceki yıla oranla 2016'da otomobil ihracatı yüzde 21, ithalatı yüzde 7 arttı. Bu dönemde otomobil dış ticaret açığı da yüzde 36 gerileyerek 1 milyar 484 milyon 617 bin dolar seviyesine düştü. "Motorlu kara taşıtları, traktörler, bisikletler, motosikletler ve diğer kara taşıtları, bunların aksam, parça, aksesuarı"nı içeren otomotiv, dış ticaret fazlası yaratan 6'ncı büyük sektör olmayı başardı. Son 10 yıllık dış ticaret veriler incelendiğinde otomotiv sektörü 2011 ve 2015 yılları haricinde dış ticaret fazlası verdi. Lokomotif sektörün 10 yıllık dış ticaret dengesi ortalaması 1.6 milyar dolar değerinde gerçekleşti.
Vatan

DÜNYA

Irak Petrolünde Gözümüz Yok
Irak ordusu ve müttefikleri, ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyonun hava desteğiyle birlikte önceki gün Musul'un batısına yönelik operasyon başlatırken, ABD Savunma Bakanı James Mattis, dün Irak'ın başkenti Bağdat'a sürpriz bir ziyarette bulundu. Terör örgütü DEAŞ'a karşı sürdürülen operasyonlarla ilgili ilk eden bilgi almak için Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkenti Abu Dabi'den Irak'a gelen Mattis'e, gazeteciler, ABD Başkanı Donald Trump'ın geçen ay Irak petrolleri hakkında yaptığı açıklamayı sordu. Irak'ın petrollerine el konulmasının gündemde olup olmadığı sorusu üzerine Mattis, "Biz kimsenin petrolüne el koymak için Irak'ta bulunmuyoruz" dedi. Mattis, "Amerika'daki herkes gazını, petrolünü parayla alıyor. Eminim gelecekte de böyle olacaktır" ifadelerini kullandı. ABD Başkanı Trump, geçen ay Amerikan istihbarat servisi CIA'e yaptığı ziyarette "Irak'ın petrollerine el koymalıydık. Neyse, belki bir fırsat daha çıkar" ifadelerini kullanmıştı. Mattis, önceki gün de Trump'ın basınla ilgili yorumlarına katılıp katılmadığı sorusuna kendisinin de medya ile kavgalı zamanları geçtiğini ancak okuyucuların da bir seçmen kitlesi oluşturduğunun farkında olduğunu belirterek, "Basınla hiçbir problemim yok" demişti.
Hürriyet

Rus Elçinin Ani Ölümü
Rusya'nın BM Daimi Temsilcisi Vitaliy Çurkin, ABD'nin New York kentinde ikamet ettiği Rusya temsilciliğinde dün sabah saatlerinde geçirdiği kalp krizi sonucunda 65 yaşında hayatını kaybetti. Rus diplomat, son üç yıldır Birleşmiş Milletler'de Moskova'nın Ukrayna ve Suriye krizleri politikalarını yöneten diplomat olarak biliniyordu. Çurkin'in ani ölümü Moskova'da şok etkisi yarattı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, "Diplomasinin gerçek erbabı, son derece yetenekli kişiliği ile tanıdığımız arkadaşımız Vitaliy Çurkun'in ani vefatı bizi derinden üzdü. Diplomatlarımızın yakınlarına ve Rusya Dışişleri Bakanlığına başsağlığı diliyorum" mesajı yayınladı. Rus Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova da "Yarın 65 yaşını dolduracaktı. Mesleğin büyük erbabı arkadaşımızı kaybettik" dedi. Rus diplomatların ölümleri arka arkaya geldi. En son ocak ayında Rusya'nın Atina Büyükelçiliği'nde görev yapan üst düzey memur Andrey Malanin evinde ölü bulunmuştu.
Hürriyet

Yüzer Köprülerle Batı'ya Geçecekler
Irak ordusunun, ülkenin ikinci büyük kenti Musul'u terör örgütü DAEŞ'ten geri almak için başlattığı operasyon sürüyor. Kent merkezinin batı yakasının kurtarılması için başlayan askeri operasyonda şimdiye kadar 17 köy ve bir elektrik santralinin geri alındığı bildiriliyor. Musul'u ikiye bölen Dicle nehrinin batısına yönelik operasyonun, eski yerleşim alanları ve dar sokaklar göz önüne alındığında doğuya göre çok daha zorlu geçeceği tahmin edilirken, 750 bin kişinin yaşadığı kentte sivil kayıplardan da endişe ediliyor. Şehrin doğusu ile batısını birbirine bağlayan Dicle Nehri üzerindeki 5 köprü, uluslararası koalisyon güçlerine ait savaş uçakları tarafından vurulduğundan doğu kesiminden şimdilik müdahale gerçekleştirilemedi. Doğu kesimine yüzer köprüler kurulacağı açıklansa da, nehrin diğer yakasındaki militanlar yüzünden bunun büyük güvenlik riski taşıdığı ifade ediliyor. İngiltere'de yayımlanan "i" gazetesinden Orta Doğu muhabiri Patrick Cockburn, "DAEŞ'in yoğun nüfuslu kalesinde can kayıpları fazla olacak" derken, ele geçirilen doğu kısmında yeterli hakimiyet kurulmadan böyle bir operasyona girişilmesinin, DAEŞ'e daha fazla eylem için imkan yaratabileceğine dikkat çekti. Savaş güney, batı ve kuzey olarak üç cepheye yayılmış durumda. Güney cephesinde, Irak Federal polis güçleri, DAEŞ'in Haziran 2014'ten bu yana elinde tuttuğu Musul havalimanına çok yakın mesafede bulunuyor. Havalimanı, muhtemel bir saldırıda kurtarılacak en stratejik yerler arasında. DAEŞ, uluslararası koalisyon güçleri ve Irak Hava Kuvvetleri'nin indirme operasyonu ihtimalini en aza indirmek için havalimanı pistini beton bloklar ve araçlarla kapatmıştı. Irak ordusu ve federal polis gücünün ilerlediği kuzey cephesi ise yüzer köprülerin kurulmasının en uygun olduğu bölge. Zira kentin batı yakasının kuzeyinde, DAEŞ militanlarının saklanabileceği yerleşim yerleri yok. Batı cephesiyse İran destekli Haşdi Şabi tarafından kuşatılacak.
Milliyet

Trump İsveç 'Olay'ını Televizyonda Görmüş
ABD Başkanı Donald Trump'ın cumartesi günü Florida'da düzenlenen "Amerika için kampanya" mitinginde, "Almanya'da neler olduğuna bir bakın. İsveç'te dün akşam ne olduğuna bir bakın. İsveç, kim inanabilir? İsveç. Çok sayıda (mülteci) kabul ettiler. Hiç hayal etmedikleri kadar sorunla karşı karşıyalar" ifadelerini kullanması siyasi bir krize neden olurken, Trump'ın ifadeleri sosyal medyada alay konusu oldu. Kullanıcılar İsveç'te herhangi bir olay yaşanmamasına rağmen Trump'ın bu ifadeleri kullanmasıyla dalga geçerken, İsveç'in Washingon Büyükelçiliği, ABD Dışişleri'nden açıklama talep etti. İsveç Dışişleri Bakanlığı sözcülerinden Catarina Axelsson yaptığı açıklamada, "Trump'ın neyi anlatmak istediğini bilmek istiyoruz. Washington Büyükelçiliğimiz aracı ile İsveç'te ne olmuş ifadeleri için açıklama istedik" dedi. Trump ise sözlerine Twitter'da açıklık getirirken, konuşmasında, haber kanalı Fox News'da gördüğü haberleri kastettiğini söyledi. Trump, "İsveç'te neler olduğuyla ilgili yaptığım açıklama FoxNews'de yayınlanan mülteciler ve İsveç hakkındaki haberle ilgiliydi" dedi. ABD Başkanı'nın, Fox News'da Cuma günü yayınlanan, 2013'ten itibaren ülkeye mülteci alan İsveç'te artan tecavüz ve silahlı şiddet olayları hakkındaki haberden etkilenmiş olabileceği ifade ediliyor. Diğer yandan İsveç'in resmi Twitter hasabı da, gelen meraklı sorulara İsveç'te herhangi bir terör saldırısı yapılmadığını belirten açıklamalarla doldu. Trump'ın konuşması üzerine kullanıcılar sosyal medyada 'lastnightinSweden' (düngeceİsveçte) ve 'Swedenincident' (İsveçolayı) etiketlerini kullanarak Trump'ın sözleriyle ilgili ilginç paylaşımlar yaptı.
Milliyet

Abd'de Hızlı Sınır Dışı Dönemi
Temyiz mahkemesinden dönen 7 Müslüman ülkeye yönelik geçici vize yasağının ardından Washington yönetimi, hem iptal edilen tasarıyı yenilemeye hem de sınır dışı işlemlerini kolaylaştırmaya hazırlanıyor. Yeni kabineden bir kaynağın verdiği bilgiye göre, Başkan Trump yine aynı ülkelere kısıtlama getiren ancak ABD vizesi olanları kapsamayan yeni bir tasarı üzerine çalışmaya başladı. Öte yandan, McClatchy gazetesi de İç Güvenlik Bakanı John Kelly'nin iç yazışmalarının paylaşıldığı haberinde, yasal süreci beklemeden kaçak göçmenlerin hızlı sınır dışı edilmesine yönelik yasal süreyi 14 günden 2 yıla çıkaracağını bildirildi. Yazışmalarda ayrıca, küçük yaşta yalnız başına yasa dışı yollarla giren çocukların ülkeren uzaklaştırılacağı, ebeveynlerinin de insan kaçakçılığı şüphesiyle adli soruşturmaya tabi tutulacağı belirtildi.
Star

Assange Rahat Bir Nefes Aldı
Latin Amerika ülkelerinden Ekvador'da gerçekleştirilen cumhurbaşkanlığı seçimlerinden iktidar partisinin adayı Lenin Moreno galip çıktı. Moreno oyların yüzde 40'ından fazlasını alırken, en büyük rakibi eski banker Guillermo Lasso yüzde 30'un altında kaldı. Moreno'nun seçim zaferine sevinenler arasında, 4 yıldır Ekvador'un Londra Büyükelçiliği'nde yaşayan sızıntı sitesi Wikileaks'in kurucusu Julian Assange da var. Lasso, başkan seçilmesi halinde ilk icraatlarından birinin, ülkesine mali yük yaratan Assange'ı elçilikten kovmak olacağı vaadinde bulunmuştu. Assange, İsveç'te hakkında açılan cinsel taviz davası nedeniyle İngiltere'den sınırdışı edilmemek için Ekvador elçiliğine sığınmıştı. Ekvador yönetimi de Assange'a siyasi sığınma hakkı tanımıştı.
Vatan

POLİTİKA

Ruh Bedenden Ayrılmış
Başbakan Binali Yıldırım, darbe girişimi sonrasında oluşan 'Yenikapı ruhu'nun, MHP ve AK Parti'de hiç yok olmadığını belirterek, "CHP'de de vardı. Ama yavaş yavaş ruh bedenden ayrılmış görünüyor" dedi. Yıldırım, Almanya gezisini izleyen televizyon temsilcilerinin iç siyasete ilişkin sorularını özetle şöyle yanıtladı: (Yenikapı ruhu, MHP ile ortak miting) Yenikapı ruhu MHP ve AK Parti'de hiç yok olmadı, hiç eksilmedi. Aslında CHP'de de vardı. Ama yavaş yavaş ruh bedenden ayrılmış gibi görünüyor. 'Çıkmayan candan ümit kesilmez' denir. CHP'nin yeniden bu sürece dahil olmasının önünde hiçbir engel yok. MHP ayrı, biz ayrı partiyiz. Dolayısıyla bizim bir amaç birlikteliğimiz var. Bu Anayasa değişikliğini birlikte yapmaya karar verdik. Ayrı siyasi partiler olduğumuz gerçeğini de gözardı etmememiz lazım. Onlar kendi, biz kendi kampanyamızı yapacağız. Uygun şartlar oluşursa, birlikte program yaparız. Ama adı konmuş bir şey yok. Onlar kapalı değil, biz de kapalı değiliz. Olur veya olmaz. Ne zaman olur, hangi formatta olur; bu önümüzdeki süreçte netlik kazanır. Ortak mitingden ziyade bir etkinlik olabilir. Kısa vadede bir şey öngörmüyoruz. (Referandumdan sonra MHP'li bakanlar kabinede olur mu?) Olasılıklara göre amel olmaz. Bizim gündemimizde şu anda referandum var. AK Parti ve MHP'nin referandum birlikteliğinin arkasında hesap kitap yok. Referandumdan sonra ne olacak? Ya kabul olacak ya ret olacak. Türkiye yoluna devam edecek. Biz kabul edileceğini düşünüyoruz. (5 milyon kararsız seçmen) Değişikliklerin kabul edilmesi noktasında zerre kadar tereddüdüm yok. Ama kafa karıştıranlar var. Bu kafa karışıklığını ortadan kaldıracağız. Biz dedik ki, 'PKK hayır' diyor. FETÖ ve DEAŞ da onlara katıldı. Benim vatandaşlarımın terör örgütlerinin kampanyasına kayıtsız kalmayacaklarını düşünüyorum. Terörü sevindirmeyeceklerini sanıyorum. Bir yanlış anlaşılma varsa düzeltmiş olayım. Bizim vatandaşın tercihine müdahale etmek, onları terör örgütünün yanına koymak gibi bir düşüncemiz olamaz. Herkes istediğini söyleyecek. Bizim milletimizin basireti engindir. Bugüne kadar milletin yanlış karar verdiğini görmedim. Siyasetçiler bir yanlış karar verirse de millet onu düzeltir."
Hürriyet

'Görevi Bana Terzi Verdi'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Marmaris'te kaldığı otele, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında saldırı düzenleyen biri firari 37 darbeci askerin de aralarında bulunduğu 6'şar kez ağırlaştırılmış boyu hapis cezası istenen 47 sanığın yargılanmasına Muğla 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlandı. 15 Temmuz'da darbe girişimi sırasında, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Marmaris'te kaldığı otele saldırı düzenleyen Özel Kuvvetler ve Muharebe Arama Kurtarma (MAK) timlerinden oluşan 37 kişilik özel tim, iki polisi şehit edip kaçtı. Kaçan darbecilerden, ilk olarak aralarında Çiğli Ana Jet Üssü'nün imamı olduğu belirtilen 'Paşa' lakaplı Astsubay Zekeriya Kuzu'nun da bulunduğu 25'i yakalandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, darbe girişimi sırasında kendisine suikast düzenlemeye çalışanlardan şikayetçi olduğuna ilişkin dilekçeyi avukatı Hüseyin Aydın aracılığıyla Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi. Başsavcılık, davanın Erdoğan'ın taraf olduğu tek dava olduğunu açıkladı. Duruşmada sanıklara atanan avukatlardan bazılarının çekildiği söylendi. Bu nedenle Baro'dan yeni avukat isteneceği belirtildi. Mahkeme Başkanı Emirşah Baştoğ, duruşmanın dört gün olarak planlandığını cuma ve pazartesi günleri duruşmaya ara verip, önümüzdeki hafta salı günü yeniden yargılamaya devam edileceini söyledi. 15 Mart'a kadar ilk duruşmaların süreceği bilgisini veren Mahkeme Başkanı diğer yargılamaların 2 4 - 2 8 Nisan ve 5-9 Haziran arasında yapılacağı bilgisini verdi. Tutuklu sanıkların hepsi de görevsizlik kararı talep etti. Mahkeme de oybirliği ile görevsizlik talebini reddetti.. Davada ilk savunmayı olayın planlayıcısı olduğu iddia edilen Genelkurmay Müşterek Hedef Analiz ve Yönetim Merkezi Başkanı Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş yaptı. Suçlamaları reddeden Sönmezateş "İlk günden beri her olayı anlattım. Dosyada gizlilik kararı vardı, ancak ifadelerimin gazetelerde yer almasından sonra herkes beni suçlamaya başladı. Herkes ifadelerine ismimi kattı. Ben suç işlemedim demiyorum. Ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım, eski askerim ama ifadem sürecinde insanlık dışı muamele gördüm. En kötüsü de psikolojik işkenceydi. Eşim ve kızımla tehdit edildim" dedi.
Milliyet

Emine Erdoğan Suriyeli Kadınları Kabul Etti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Ankara'da yaşayan Suriyeli kadınları kabul etti. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, farklı meslek gruplarından kadınların katılımıyla gerçekleşen kabulde, sığınmacılar konusunda çalışan kamu kurum ve kuruluşlarının yanı sıra insani yardım alanındaki sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de hazır bulundu. Emine Erdoğan, kabulde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin sığınmacı politikasını ve meslek sahibi kadınlar için hayata tutunabilecekleri imkanlar oluşturma konusunda, devletin ve sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarını anlattı. "İstiyoruz ki ülkemizde dünyaya gelen çocukları kayıp bir nesil olmaktan çıkarıp, onlara temel eğitimlerini verelim. Gençler üniversite eğitiminden geri kalmasın" ifadelerini kullanan Erdoğan, YÖK'ün, üniversitelerde, Suriyeli gençler için özel öğrenci statüsünde kontenjanlar açtığını hatırlattı. Devletin kamplarında sağlıktan eğitime, pek çok sosyal imkanın sağlandığını belirten Erdoğan, sığınmacıların önemli bir oranının kadınlardan oluştuğunu, bu nedenle geçici barınma merkezlerinde kadınlara yönelik özel düzenlemeler yapıldığını kaydetti. Toplantıda, öğretmen, doktor, avukat ve diğer meslek gruplarına mensup Suriyeli kadınlar da söz alarak, sorunlarını ve taleplerini ifade etti. Sığınmacı kadınlar, Türkiye'de bulunmanın kendileri için bir umut olduğunu, mesleklerini icra edebilecekleri, eğitimlerini sürdürebilecekleri imkanlar aradıklarını vurgulayarak, Türkçe öğrenmek ve bu ülkenin bir parçası olmak istediklerini belirtti. Milletvekillerinin de katıldığı toplantının sonunda Suriyeli kadınlar, Emine Erdoğan ile hatıra fotoğrafı çektirdi.
Milliyet
Chp Her Bir Oyu Takip Etmeye Hazır
CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdal Aksünger, partisinin referandum sürecinin tüm aşamalarını takip etmek ve denetlemek üzere hazır olduğunu bildirdi. Aksünger, yaptığı yazılı açıklamada, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından siyasi partilerle paylaşılan seçmen listeleri üzerinde "veri madenciliği" çalışması yaptıklarını, yeni eklenen, seçmen listesinden düşen veya ikameti değişen tüm vatandaşların durumunu tek tek incelediklerine dikkati çekti. Aslı listeleri çağrısı Şüpheli buldukları her kaydı örgütle paylaşarak yerinde denetim yaptıklarını belirten Aksünger, 18 Şubat'ta seçmen listelerinin askıya çıktığını, 26 Şubat'a kadar itirazların yapılması gerektiğini hatırlattı. Aksünger, tüm vatandaşlara "askı listelerini kontrol etme" çağrısında bulunarak, şöyle devam etti: "Muhtarlık bölgesi askı listesindeki seçmen kayıtları, muhtarlıkların yanı sıra 'https://secmen. ysk.gov.tr' adresinden de kontrol edilebiliyor. YSK internet sitesinde seçmen kendi kayıtlarının yanı sıra aynı hanede ve aynı apartmanda oturan seçmen kayıtlarını da görebiliyor." Referandumün tüm aşamalarını takip etmek ve denetlemek üzere hazırız." "2015'te yapılan iki genel seçimde de denetim ve takip konusunda büyük başarı elde ettik, bu tecrübeyi 16 Nisan'a yansıtarak sistemlerde önemli yenilikler yaptık. Referandum yarın yapılsa, hazırız. SEÇSİS hakkındaki dedikodular vatandaşların moralini bozmamalı. Her türlü hileye karşı en büyük güç etkin takip ve denetim. Her vatandaşın üzerine düşen görevi yerine getirmesi halinde SEÇSİS'e sadece toplama işlemi yapmak kalıyor, bu aşamada da CHP Seçim Takip Sistemi her bir sandıktaki her bir oyun karşılaştırmasını yapmak için hazır."
Vatan

SPOR

NBA'de basketbolseverlerin merakla beklediği 66. all-star maçında Batı Karması, Doğu Karması'nı 192-182 yendi. All-Star Hafta Sonu etkinliklerinin son gününde, Smoothie King Center'da oynanan karşılaşmada, yıldızlar birçok rekora imza attı. Ev sahibi Batı Karması maça Anthony Davis (New Orleans), Kevin Durant, Stephen Curry (Golden State), Kawhi Leonard (San Antonio) ve James Harden (Houston) ilk 5'iyle çıktı. Doğu Karması ise LeBron James, Kyrie Irving (Cleveland), Jimmy Butler (Chicago), Giannis Antetokounmpo (Milwaukee) ve DeMar DeRozan (Toronto) ilk 5'iyle sahadaki yerini aldı. İlk çeyreği Doğu Karması 53-48 önde tamamlasa da, ikinci çeyrekte Batı Karması maça ağırlığını koydu ve ilk yarıyı 97-92'lik skorla önde bitirdi. Karşılaşmanın üçüncü periyodu, smaçlardan çok 3 sayı mücadelesine döndü. Dördüncü çeyrekte daha etkili bir oyun ortaya koyan Batı Karması, maçtan 192-182'lik skorla galip ayrılırken, Doğu Karması'na karşı NBA All-Star maçlarında 29. galibiyetini elde etti. İki takımın savunmadan uzak oyunu birçok rekorun kırılmasını sağladı. Takımların ilk çeyrekte bulduğu 101, ilk yarıda attığı 189 ve maç genelinde kaydettiği 374 sayı sayesinde, bir all-star maçının tek çeyreğinde, bir yarısında ve toplamında en çok sayı üretildi. Ayrıca Golden State Warriors'ın yıldızlarından Kevin Durant 21 sayı, 10 ribaunt ve 10 asistlik performansıyla all-star tarihinde triple-double yapan 4. oyuncu oldu. Doğu ve Batı Karması 280 atışta yüzde 57,9'luk başarıyla 162 isabet kaydederken, 66'ncı all-star müsabakası, bir all-star maçında en çok atış kullanılan ve isabet yakalanan maç olarak tarihe geçti.
Milliyet


Galatasaray'da Çaykur Rizespor maçı öncesi yeni teknik direktör Teknik Direktör Igor Tudor tarafından kadro dışı bırakılan ve dün özür dileyerek idmana çıkan Bruma'ya kaprisi pahalıya patladı. Cim-Bom'da yönetim Florya'dan gelen idari rapor doğrultusunda bugün Portekizli futbolcuya para cezası kesecek. Bu rakamın yaklaşık 50 bin euro olduğu öğrenildi. Sarı-kırmızılı yönetimin bu konuda kesinlikle taviz vermeyeceği ve teknik direktör Tudor'un otoritesini sarsacak bir eylem planı içinde olmayacağı ve bu yüzden para cezasının futbolcuya fatura edileceği belirtildi. Diğer taraftan dünkü antrenman öncesi Teknik Direktör Tudor, Bruma ile yaklaşık 15 dakikalık özel bir görüşme gerçekleştirdi. Taktik antrenmanda defansa yardım etmediği için Tudor tarafından sert şekilde ikaz edilen ve daha sonra çizdiği moralsiz görüntüyle bir anda kendini kadro dışı bulan Bruma'nın hocasından bu davranışı nedeniyle özür dilediği bildirildi. Disiplin konusunda taviz vermeyen Tudor'un oyuncusuna "Benim sistemim belli. 10 kişi hücum, 10 kişi savunma yapacak. Kim olursa olsun buna uyacak" dediği belirtildi. Öte yandan kulüp tarafından dün servis edilen idman fotoğraflarında Bruma ile ilgili bir kareye yer verilmemesi dikkatlerden kaçmadı.
Milliyet


Spor Toto Süper Lig'de 21. haftanın kapanış maçında Trabzonspor, Aytemiz Alanyaspor ile 0-0 berabere kaldı, 4 maçlık seri sonlandı. Sezonun ikinci yarısına adına yakışır şekilde fırtına gibi giren Trabzonspor, hem yeni evinin ruhu hem de yakalanan takım uyumu ile sahadaydı. Safet Susic'in La Liga takımlarını andıran Aytemiz Alanyaspor'u ilk 11'inde 9 yabancıyla 4-4-1-1 dizilimi uyguladı. Ersun Yanal'ın klasikleşen 4-2- 3-1' i de yine aynıydı. Olcay faktörüyle maça hızlı giren bordo-mavililer, seri paslarla Rodallega'yı pozisyona soktu, 2. dakikada Kolombiyalı çok net fırsatı harcadı. Açık oynayan iki takım sayesinde heyecanlı başlayan maçta 8'de bu kez Vagner Love denedi, Onur kurtardı. İlk 10 dakikada iki takım 5 pozisyon buldu. 12'de Mas ile başlayan Castillo'nun 'Yattara' gibi sürdürdüğü atakta, Olcay'ın şutu heyecanlandırdı. Gol kaçırma yarışına giren ev sahibi, 18'de defansın arkasına kaçan Castillo'nun şutunda kaleci Haydar'a takıldı. 25'te de Yusuf Yazıcı'nın pasıyla Olcay geldi, Haydar çeldi. 45+1'de Olcay-Y.Yazıcı işbirliği yine sahnedeydi, Yusuf Yazıcı topu önüne güzel aldı, sol köşeye de iyi vurdu ama çerçeveyi tutmadı. 46'da bu kez gerilerden gelen sağ bek Joao Pereira'nın sert şutu az farkla dışarı çıktı. 65. dakika sonrası çift forvete geçen Trabzonspor'da 67'de Rodallega ceza sahası dışından vurdu, Haydar'ı yine aşamadı. Avrupa Ligi iddiası adına bastıran bordo-mavili takım, son 15 dakikada yüklendi. 90'da sağdan gelen ortaya Okay'ın kafa vuruşu ise umutları bitirdi. Özellikle kaleci Haydar Yılmaz, yaptığı 8 kurtarışla gecenin yıldızı olmayı başardı.
Milliyet

Beşiktaş Yönetimi tarafından geçtiğimiz günlerde sözleşmesi üç yıl uzatılan Ricardo Quaresma, Hapoel Beer Sheva ve Akhisar Belediyespor maçlarındaki performansıyla siyah-beyazlıları bir kez daha kendine hayran bıraktı. Portekizli yıldızdan çok memnun olan yöneticilerin, "Quaresma ile iyi ki sözleşme yenilemişiz. Performansı daha da yükseldi" ifadelerini kullandığı ortaya çıktı. Yaptığı birbirinden güzel asistlerle Cenk Tosun'u gol krallığına doğru taşıyan Quaresma'nın takım için büyük bir güç olduğunu dile getiren siyah-beyazlı idarecilerin, "Şenol Güneş takımın başında olmasa belki de böyle bir futbol oynayamazdı. Hocanın onda çok büyük emeği var" dedikleri aktarıldı. Geçen sezon şampiyonlukta büyük payı bulunan Quaresma'nın bu yıl da alkışları toplaması Başkan Fikret Orman için ayrı bir gurur kaynağı oluşturdu. Portekizli futbolcu, Beşiktaş'a geri dönmeden önce geçen yıl Londra'da yapılan görüşmede Orman'a, "Lütfen beni geri alın. Beşiktaş taraftarına olan borcumu ödemek istiyorum" derken, birçok yönetici bu transfere soğuk bakmıştı. Ancak Fikret Orman bazı yönetici arkadaşlarını karşısına alma riskine rağmen tecrübeli yıldıza kefil olmuştu. Ricardo Quaresma'nın son 2 sezonda ortaya koyduğu performanstan çok büyük mutluluk duyan Başkan Fikret Orman'ın yakın çevresiyle yaptığı sohbetlerde bu sevincini paylaştığı öğrenildi. Orman'ın, "Ricardo'daki pişmanlığı görmesem, onunla sözleşme yapar mıydım? Sağolsun beni hiç mahcup etmedi. Gerçek bir Beşiktaşlı gibi oynuyor. Helal olsun" ifadelerini kullandığı kaydedildi.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder