23 Şubat 2017 Perşembe

23.02.2017 Genel Gündem



23.02.2017 Perşembe
GÜNDEM

Türk Silahlı Kuvvetleri'nde Türban Serbest 
Türk Silahlı Kuvvetleri Kıyafet yönetmeliği değişikliğiyle kamudaki son türban yasağı da kaldırıldı. Polis, hâkim, savcı, jandarma ve sahil güvenliğin ardından Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensupları ve öğrencileri de artık türban takabilecekler. Milli Savunma Bakanı Fikri Işık'ın onayıyla 15 Şubat 2017 tarihi itibarıyla TSK Kıyafet Yönetmeliği'ne yeni bir hüküm eklendi. Böylece hem kadın subaylar ve astsubaylar hem de askeri öğrenciler, kursiyerler resmi üniformalarıyla birlikte üniforma renginde desensiz giysileri şapka, bere veya kep altına takabilecekler. Ancak yüzler kapalı olamayacak. Söz konusu türban, kendilerine devlet tarafından verilecek. Türbanın rengi Hava Kuvvetleri'nde mavi, Deniz'de beyaz, Kara'da ise yeşil olacak. Ancak bu renkler, tören ve mevsimsel üniformaya göre değişebilecek. Kıyafet yönetmeliğindeki değişikliğin Resmi Gazete'de yayımlanmaması tartışmalara neden olurken, Milli Savunma Bakanlığı'ndan bir yetkili, bunun bir 'iç yönetmelik' olduğunu, Resmi Gazete'de yayımlanmasına gerek olmadığını söyledi. TSK Kıyafet Yönetmeliği'ne eklenen hüküm şöyle: "Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı mensubu bayan subaylar, sözleşmeli subaylar, astsubaylar, sözleşmeli astsubaylar ve askeri öğrenciler ile bunların adayları ve kursiyerleri; resmi üniformalarıyla birlikte şapka, bere, veya kep altına, başlarına taktıkları üniforma renginden, istihkak olarak verilen desensiz giysileri yüzlerini kapatmayacak şekilde takabilirler. Bu yönetmelik ekinde yer alan örnek kıyafet biçimleri, bu maddede yer alan düzenlemelere aykırı olarak yorumlanamaz ve uygulanamaz." Üniversiteler ile başlayıp avukatlar, devlet daireleri, TBMM, hâkim ve savcılar, askeri tesisler, polis, askeri alanlardaki sivil memurlar, jandarma ve sahil güvenliğin ardından kamudaki türban yasağı son olarak Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları, öğrencileri ve kursiyerler için sürüyordu. Bakan Fikri Işık'ın onayladığı yönetmelik değişikliğiyle bu yasak da kalkmış oldu.
Hürriyet


Işık'tan ABD'ye Münbic Resti 
Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, ABD'nin PYD'nin Fırat'ın doğusuna çekilmesi için taahhütte bulunduğunu belirterek, "Münbic ve Rakka birbirinin alternatifi değil. Türkiye'nin olmazsa olmaz noktalarından biri, Münbic'deki PKK-PYD varlığının kesinlikle sonlandırılması. Eğer bunu ABD yapmazsa, o zaman Türkiye operasyonu mutlaka değerlendirecektir" dedi. Işık, dün NTV'de katıldığı canlı yayında El Bab'da, DEAŞ unsurlarının şehre giriş çıkışlarının tamamen kontrol altına alındığını söyledi. Işık, El Bab'ın içerisindeki DEAŞ'lıların mahalle mahalle temizlenmesine çalışıldığını, şu anda sayılarının 100'ün altına düştüğünü ve bu kişilerin de çok tehlikeli adamlar olduğunun dikkatten uzak tutulmaması gerektiğini vurguladı. Işık, Türkiye'nin önceliğinin Rakka mı yoksa Münbic mi olduğu yönündeki bir soruya, "Münbic ve Rakka birbirinin alternatifi değil. Türkiye'nin olmazsa olmaz noktalarından biri, Münbic'teki PKK-PYD varlığının kesinlikle sonlandırılması. Eğer bunu ABD yapmazsa, o zaman bu konuda Türkiye operasyonu mutlaka değerlendirecektir. Bu Rakka operasyonunu da etkileyecek bir gelişme" yanıtını verdi. "Kandil'den bazı teröristlerin Münbic'e gönderildiği" iddialarının sorulması üzerine Işık, bu tip hareketliliği hem istihbari hem de askeri birimlerin devamlı izlediğini, ABD ile de sürekli görüşüldüğünü aktardı. Işık, bu konuyla ilgili askerler arasında bazı görüşmelerin gerçekleştirildiğini anlatarak, "Münbic'ten, bu PYD-PKK unsurlarının çekilmesi bizim açımızdan önemli. Bunu Amerikalılar da biliyor. Detay verme imkânım yok. Şunu özellikle söyleyebilirim, Münbic'ten PKK-PYD unsurlarının çekilmesi, orada bir tek PKKPYD unsurunun kalmaması konusunda ABD'nin, Türkiye'ye taahhüdü var, bu taahhüdün yerine gelmesi için de şu anda birlikte çalışıyoruz" diye konuştu.
Milliyet

Havalimanı Krokisiyle Plan Yapmışlar! 
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 15 Temmuz Darbe girişiminde "Yurtta Sulh Konseyi" adlı whatsapp grubunun İstanbul yapılanmasına ilişkin yürüttüğü soruşturmayı tamamladı. Darbenin İstanbul ayağını yürüttüğü iddia edilen ve beyin takımı olarak nitelendirilen 24 şüpheli hakkında "Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasını ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek", "Tasarlayarak kasten insan öldürmek" gibi suçlardan 92'şer kez ağırlaştırılmış müebbet istendi. İddianamede suçtan zarar gören olarak ise Cumhurbaşkanı Erdoğan, 65'inci Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, Doğan Şirketler grubunun da bulunduğu 95 kişi ile kurum ismi yer aldı. Atatürk Havalimanı'nın da görev yapan Jandarma Üsteğmen Ender Anıl Çalgın ifadesine yer verilen iddianamede, darbe girişiminden 1 gün önce Kurmay Albay Gürcan Sercan ile Tuğgeneral Mehmet Nail Yiğit'in havalimanını krokisini incelediklerini anlattı. Çalgın, Gürcan Sercan'ın kroki üzerinde devlet konuk evinin yanı sıra, iç hatlar ve dış hatlar terminalinin yerini, kaç tane kontrol kulesi olduğunu ve Atatürk havalimanına kaç giriş ve çıkış olduğunu ve yerlerini sorduğunu, kendisinin de cevap verdiğini belirtti. Tuğgeneral Mehmet Nail Yiğit'in emir astsubayı Osman Elmas ise ifadesinde Kurmay Albay Müslüm Kaya'nın camiden gelen ezan sesini kesmek için Kurmay Albay Nebi Gazneli'nin talimatı ile camiye "Sesini kesin, öldürün, vurun, getirin" emriyle ekip gönderdiğini söyledi. Kaya'nın darbe girişiminin başarısız olmasından sonra saat 05.00'te sivil elbise aradığı ancak bulamayınca bir eri soyundurarak onun elbiselerini gasp ettiği belirtildi.
Vatan

Gülen'in Avukatı Erdemli Yakalandı 
Fethullah Gülen'in yıllardır avukatlığını yapan Orhan Erdemli, yakalandı. FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında aranan Erdemli'nin İstanbul'da bulunduğu adresin tespit edilmesi üzerine harekete geçen İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ve jandarma ekipleri ortak operasyon düzenledi. Gözaltına alınan Erdemli, emniyete götürüldü. Öte yandan Gülen'in 21 yıllık avukatı Orhan Erdemli'nin 2 gün boyuca Silivri'deki 'Şike Kumpası davasında' hazır bulunduğu da ortaya çıktı. Erdemli, hakkındaki yakalama kararına rağmen duruşmalarda hazır bulundu ve yoklamalara katıldı.
Vatan

EKONOMİ 

Dolar: 3,5826-3,5839                        
Euro: Euro 3,7839-3,7875
Sterlin: 4,4663-4,4704
Gram Altın: 142,5860-142,6604

Alan Bir Yıl Satamayacak 
TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen torba tasarıya, son dakika operasyonuyla yeni hükümler eklendi. Komisyon görüşmelerinde tartışma konusu olan ve sıkıntıları dile getiren iki konu, eleştiriler doğrultusunda düzeltildi. Buna göre, yabancıya gayrimenkul satışında öngörülen sıfır KDV uygulamasına koşul getirildi. Eğer yabancılar, aldıkları gayrimenkulleri bir yıl içerisinde satarlarsa, KDV muafiyeti ortadan kalkacak ve bu vergiyi ödemek zorunda kalacaklar. Böylece alım-satım yaparak bu olanağı kara dönüştürme girişimlerinin önünün kesilmesi hedefleniyor. Diğer düzenleme ile yabancılara sağlanan bu haktan, çalışma ya da oturma izniyle 6 aydan fazla yurtdışında ikamet eden Türk vatandaşlarının yani gurbetçilerin de yararlanmasına imkan sağlandı. Aynı kurallar, Türkler için de geçerli olacak. Bu konu gündeme geldiğinde, yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarının bir yabancının üzerine konut alarak, bu yasağı delebileceği değerlendirmesi yapılmış ve sistemde haksızlık olduğu dile getirilmişti. Sisteme göre, inşaat şirketleri yabancı bir gerçek kişiye veya bir şirkete, bir işyeri veya konut sattığında, bu yüzde 18'lik KDV'den muaf tutuluyor. İnşaat şirketlerinin, bu şekilde sattıkları konutlardan dolayı gelen vergi yükü de döviz kazandırıcı işlem sayılarak iade ediliyor. Maliye Bakanı Naci Ağbal da dün düzenlemeyle yabancıların Türkiye'de konut aldığında KDV ödemeyeceğini anımsatarak, "Son dönemde inşaat sektöründe yaptığımız düzenlemelerden sonra konut satışında çok ciddi anlamda pazar büyüklüğü olacak. Bir yıl elde tutacak, bir yıldan sonra elden çıkardığında KDV ödemeyecek. Yurtdışında yerleşik Türkler için de durum geçerli" dedi. Tasarının vergisini düzenli ödeyene 5 puanlık indirim getiren düzenlemesi de kabul edildi. Tasarıda ticari, zirai ve mesleki faaliyetler olarak sayılan bu indirimden yararlanacakların arasına yine son dakika önergesiyle sigorta acenteleri de eklendi.
Hürriyet

10 Yıl Sonra Enerji İhraç Edebiliriz 
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Enerji Uzmanları Derneği tarafından düzenlenen Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (EPDK) 15. Kuruluş Yıldönümü programında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin büyüme ve başarı hikayesinde enerjinin dinamo etkisi oluşturduğunu belirtti. Albayrak, bakanlık olarak yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarına önem verdiklerini hatırlatarak, "Yılda ortalama 50 milyar dolar enerji ve maden ithalatına veren bir ülkeden, bir bakmışsınız 10 sene sonra enerji ihraç etmeye başlamış bir ülke olmuşuz. Türkiye olarak enerjiyi daha kaliteli ve ucuz şekilde topluma kazandırma, ulaştırma hedefimiz var. Bunun ötesinde büyük Türkiye'nin artık bölgesel ve küresel noktada önemli bir ham madde olan enerjide, büyük resimde, söz söyleyen bir oyuncu olması gerekiyor. Bunu inşa etmemiz lazım" diye konuştu. Türkiye'nin geçen yıl elektrik üretiminin yüzde 49.3'ünü yerli kaynaklardan sağladığını söyleyen Albayrak şöyle konuştu: "Önümüzdeki 10 yılda elektrik üretiminde yerli kaynakların payını en az üçte ikiye çıkarmamız lazım. Bu yıl bu oranı yüzde 50'nin üzerine taşımalıyız. Hep birlikte omuz omuza çalışacağız. Bundan sonra daha fazla kaynak arayacağız, düzenleme yapacağız ve yatırımcının önünü açarak üçlü kazan-kazan resmine çok yoğun destek olacağız. Nükleeri de yapacağız, yerli kömürü de yapacağız. Daha zengin kalorifik değerli olan kaynaklarımızı geliştirmemiz lazım. Türkiye enerji için yılda 50 milyar dolar dışarı verirken, daha az vermeye başlayacak. Bu, birilerini üzecek, sinirlendirecek ve farklı yolları denemeye itecek. Bunu son 3-4 yıldır yaşıyoruz. Arkasında malum ülkelerin olduğu, terör örgütleri üzerinden, PKK'sı, FETÖ'sü, akıl akıl peşime takıl Bu söylemlere katılanları da görüyoruz. Ciddiye almıyoruz, almayacağız. Hep aynı yemeği pişirirsen aynı oyu alırsın, gün gelir seçmenin seni tasfiye eder."
Hürriyet

Varlık Fonu'ndan Müteahhide Destek 
Cumhurbaşkanı Erdoğan müteahhitlerin büyük ihalelerdeki teminat sorununun çözümü için Türkiye Varlık Fonu'nun (TVF) ciddi destek vereceğini söyledi. Türkiye Müteahhitler Birliği Ödül Töreni'nde ekonomiye ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Erdoğan, "Yapılan dedikodulara karşın Türk ekonomisi ciddi bir sorun yaşamadı. Dalgalanma uluslararası psikolojik iklimden ve bunun bize yansımalarından kaynaklanıyor" dedi. İhracatın yeniden yükselme eğiliminde olduğuna dikkat çeken Erdoğan şunları söyledi: "Turizmde kıpırdanma işaretleri var. İstihdam seferberliğine katılmak için işveren hevesli. Türkiye'yi 14 yılda üç kat büyüttük. Dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına gireceğiz. İşadamlarımıza güveniyoruz." Erdoğan'ın verdiği bilgiye göre Türk müteahhitler bugüne kadar 340 milyar dolara yakın proje üstlendi.
Posta

Çağrı Merkezine Şartsız Destek 
Hükümetin Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin geliştirilmesi için başlattığı 23 ili kapsayan Cazibe Merkezleri programının kapsamı genişlemeye devam ediyor. Yer tahsisi, bina yatırımı, üretim tesisi taşıma teşviği gibi pek çok alanda yatırımcıya destek veren hükümet, çağrı merkezleriyle ilgili özel bir karar aldı. Buna göre merkezler, kurulduğu bölgenin teşviklerinden asgari yatırım şartı olmadan faydalanabilecek. Yani asgari 2 milyon liralık yatırım şartı, çağrı merkezleri için geçerli değil. Buradaki ana kriter en az 200 kişiye istihdam sağlayacak olması. Teşvikler kapsamında sigorta primi işveren hissesi, gelir vergisi stopajı desteği, gümrük vergisi muafiyeti, KDV istisnası ve vergi indirimi gibi destekler yer alıyor. Şu an 85 bin kişinin çalıştığı sektörde bu yıl bu rakamın 90 bine çıkması bekleniyor. Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, Cazibe Merkezleri Programı'yla ilgili olarak son gelişmeleri anlattı. Elvan, "Bu ayın 27'sine kadar resmi talepleri alıyoruz. Şu an itibarıyla 6-7 milyar lira civarında bir talep geldi, artarak devam ediyor. 23 ilimizin hemen hemen tamamına talep oldu. 200-300 milyon dolarlık yatırımlarımız da var. Yaklaşık 20 milyar liralık bir yatırım için ön talep olmuştu" dedi.
Posta

İSO Üyeleri, 1 Haftada 1.000 Kişi İstihdam Etti 
İstanbul Sanayi Odası (İSO), 'İstihdam Seferberliği'ne ilk büyük katkıyı yaptı. İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, "Yeni istihdam sayımız bir haftada 152 firmada 1.000 kişiyi aştı. Ulaşılan bu sayı önümüzdeki dönemde daha da yükselecek" dedi. Bahçıvan, "Odamızda 'İstihdam Seferberliği Danışma Masası' oluşturduk. Firmalarımız, istihdam teşvikleriyle ilgili bilgi almak ve istihdam sağlayan firmalar listesinde yer almak için de bu masamızla iletişime geçebilirler. Eleman arayan firmalarımız da buraya başvurabilir" diye konuştu. İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, "TOBB'un başlattığı Nefes Kredisi kampanyasına çok güçlü bir destek verdik. İSO üyesi KOBİ'lerimizin kullanımı için toplam 75 milyon liralık kredi hacmi oluşturarak bu kampanyaya katıldık. Geçen sürede toplamda 343 üyemiz yaklaşık 50 milyon TL kredi kullandı" dedi.
Milliyet

Zararlı Kırtasiye Ürünü % 1'e İndi 
Tüm Kırtasiyeciler Derneği (TÜKİD) ile TÜYAP Fuar ve Fuarcılık Hizmetleri iş birliğinde, TOBB desteğiyle gerçekleştirilen İstanbul Kırtasiye Ofis Fuarı başladı. Fuarın açılışında konuşan Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, kırtasiye sektörünün Türkiye'de büyüme potansiyeli olduğunu kaydederek, "Hem sektörün ticaret hacmini, hem üretimi geliştirelim. Aynı zamanda da gençlerimizi, çocuklarımızı hem de ofis anlamında yetişkinlerimizi sağlıklı ürünlerle buluşturalım" diye konuştu. Tüfenkci, bakanlık olarak yaptıkları denetimlerde sağlığa zararlı maddelerin kırtasiye ürünlerinde her geçen yıl daha az ürün üretildiğini belirterek, 2016'da 1.5 milyon adet ürünün denetlendiğini, bu denetimler neticesinde sağlığa zararlı ürünlerin yüzde 1'lere kadar indiğinin görüldüğünü bildirdi. Daha önce bu oran yüzde 23'leri bulmuştu. 2010 yılında 2.2 milyar dolar olan kırtasiye ihracatının bugün 3.2 milyar dolara yükseldiğini kaydeden Tüfenkci, aynı dönemde ithalatın da 4.8 milyar dolardan 5.3 milyar dolara ulaştığına işaret etti. Tüfenkci, yerli üreticilere açığı kapatma konusunda seferber olmaları çağrısında bulundu. Bakan Tüfenkci, konuşması sonrası fuarın açılış kurdelesini kestikten sonra stantlarda incelemelerde bulundu.
Vatan

Şimşek: Bu Türkiye'ye Güven İşareti 
Garanti Bankası'nın çoğunluk hissesine sahip İspanyol Banco Bilbao Vizeya Argenteria'nın, Doğuş Grubu'ndaki yüzde 9,95 hisseyi daha satın almasını değerlendiren Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek "1 milyar dolara yakın bir küresel sermaye girişi demek olan bu işlem, Türkiye'ye güven işaretidir" dedi. Garanti Bankası'ndaki payı yüzde 0.5'e düşen Doğuş Holding'in Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk, "Türk ekonomisine bu önemli yabancı yatırımın girmesine vesile olmaktan onur duyuyoruz" dedi. BBVA, Doğuş Grubu'ndaki yüzde 9.95 hisseyi hisse başına 7.95 lira pay bedeliyle aldığını ve toplam işlem tutarının 3 milyar 322 milyon 305 bin lira olduğunu açıklamıştı. Satın alma işlemi sonrası BBVA'nın Garanti Bankası'ndaki payı yüzde 49.85'e yükselecek. Bankanın yüzde 50.09 hissesi halka açık olarak borsada işlem görüyor. Garanti Bankası'nın Yönetim Kurulu Başkanlığını Ferit Şahenk sürdürmeye devam edecek. Resmi onay ve genel kurul kabullerinin sağlanmasıyla devrin 2017'nin ilk yarısında gerçekleşmesi bekleniyor. BBVA'nın Garanti Bankası'nın 417 milyon 900 bin adet hissesi için Doğuş Grubu'na ödeyeceği fiyat pay başına 7.95 TL'den 3 milyar 332 milyon 305 bin TL olacak. Garanti Bankası'ının Salı günü kapanış fiyatı 9.02 TL'ydi. Buna göre F/DD rasyosu 0.94 oldu ve Borsa fiyatına göre yüzde 12'ye yakın iskontolu bir satış gerçekleşti. Kasım 2014'te imzalanan ve Temmuz 2015'te gerçekleşen önceki satın almada BBVA, Garanti Bankası'nın yüzde 14,89'u için Doğuş Grubu'na pay başına temettü dahil 8.9 TL'den ödeme yapmıştı.
Vatan

SİYASET/POLİTİKA

Hata Oluyor Ama Oran Yüksek Değil 
Başbakan Binali Yıldırım, OHAL kararnamesi ile ihraç edilen mağdurlar bulunduğu eleştirileri, bozkurt işareti yapması, El Bab operasyonu, yeni ABD yönetimi ile ilişkiler, referandum kampanyası ve sonrasındaki süreç gibi ülkenin gündemine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Yıldırım, ihraçlarda ölçünün kaçırıldığı iddialarına karşılık, "Kurunun yanında yaş da yanmış olabilir. Hatalar oluyor, ancak oran yüksek değil" dedi. Yıldırım, dün gazete, televizyon ve internet haber sitelerinin genel yayın yönetmenleriyle yaptığı, 50'ye yakın gazetecinin katıldığı toplantıda özetle şu mesajları verdi: Çok sayıda akademisyenin ihraç edildiği son KHK'da ölçünün kaçırıldığı, çok sayıda akademisyenin mağdur edildiği, FETÖ ve PKK'lı olmayanların atıldığı (Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu gibi), aralarında 28 Şubat'ın antidemokratik uygulamalarına tavır koymuş hocaların da olduğu yolundaki eleştirileri nasıl karşılıyorsunuz? Ayrıca Ahmet Şık gibi FETÖ'nün hapse attığı bir gazetecinin bugün FETÖ'yü desteklediği iddiasıyla yargılanmasındaki çelişkiyi nasıl izah ediyorsunuz? Önemli bir soru gündeme getirdiğiniz için teşekkür ediyorum. Biz büyük olay yaşadık. Dünyada böyle olayı yaşayan elinde silah olmadan canlarını vererek etkisiz yapan başka ülke yok. Büyük bir travma yaşıyoruz. 100 bin kamu görevlisi görevden çıkarıldı. Tehlike henüz geçmiş değil, kapalı bir örgüt. Yanı başınızda biri olan örgüt elemanı. Vahim bir şey. İki Almanya birleştiği zaman 500 bin kamu görevlisi atıldı. Hiçbir devlet kendisine sadakatle bağlı olmayan memurlarla çalışmak zorunda değil. Büyük olayda hatalar oluyor mudur; oluyordur. İntikam değil adalet diye ilk gün söyledik. Kurunun yanında yaş da yanıyor olabilir. Genelge yayınladık, imzasız ihbar mektupları işleme konulmasın diye. Bazı yerlerde bunun dikkate alınmadığını, savcıların imzasız ihbar mektupları dikkate alarak işlem yaptığını duyuyoruz. 19 bin civarında göreve dönüş oldu. 100 bine yakın da 'Bize haksız işlem yapıldı' diye müracaat var. Böyle yürümeyeceğini gördük. Yeni bir karar aldık. OHAL Denetleme Kurulu kurduk. Birkaç haftaya uygulamaya konulacak. Hatalı işlem olabilir. Baştan beri söylüyoruz. Maalesef bu süreci bazı yöneticiler geçmişteki hesaplarını görmek için de kullanıyor. Rektörlük seçimi veya bir konu olmuş bunları kullanıp fırsat bu fırsat kullanayım diyor. Takdir edersiniz ki önümüze gelen binlerce listeyi kontrol edip, doğru yanlış yapıldığını bilemeyiz. Böyle mekanizma yok. Ancak bunlar olduktan sonra haberlerde çıkıyor, ondan sonra haberimiz oluyor. Bu da gayet doğal.
Hürriyet

Bir Evet, Bir Hayır Safı Var 
Sistem tartışmalarına ilişkin "Şimdi birileri diyor ki '10 yıldır işler yürüyor, sorun yok.' Bir de bize sor. 10 yıldır sorun çıkmadan işlerin yürümesinin kerameti sistemde değil" görüşünü dile getiren Erdoğan, Yurtdışı Müteahhitlik Hizmetleri Ödül Töreni'nde özetle şunları söyledi: Türkiye çok partili hayata geçtiğinden beri Cumhurbaşkanlığı seçiminden koalisyonlara her alanda sürekli bir kriz hali içinde yaşamak zorunda kalmıştır. Bu kırılgan ortamın ürünü olan istikrarsızlık hepimizin şikâyetçi olduğu bürokratik oligarşinin, vesayet sisteminin en büyük kuvvet kaynağıdır. Gayrimeşru güç odakları mevcut sistem içindeki bu çatlaklardan sızarak nüfuz kazanmışlardır. Her kim ki Türkiye'nin bu şekilde yoluna devam etmesi gerektiğini söylüyorsa emin olun o kişi ya geçmişten bihaberdir ya da varlığını eski köhne sisteme borçludur. Türkiye yasama, yürütme ve yargı güçleri arasındaki çekişmelerden, yetki karmaşalarından çok büyük zarar görmüştür. Darbelerin, muhtıraların yol açtığı siyasi kaoslar, krizler ülkemize fevkalade ağır bir maliyet yüklemiştir. '16 Nisan ile birlikte artık Türkiye'de yasama organı yok' diyorlar. Ya dürüst ol. Siyaset eğer dürüst yapılırsa millet sizi bir yerlere getirir. Eğer siyaseti dürüst yapmazsanız sittinsene yine aynı yerde oturmaya devam edersiniz. Nerede yasama organı kalkıyor, böyle bir şey mi var? Yürütme sadece Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde toplanıyor. Yani başkanda toplanıyor. Yargı aynı şekilde konumunu yine koruyor. Yani yasama var, yürütme var, yargı var. Bunların hiçbirisinin ortadan kalkması diye bir şey söz konusu değil. Şu anda başbakanlarımızla uyumlu bir şekilde süreci işletiyoruz. Sistemden kaynaklanmıyor. Aynı ekolden gelen insanlar olduğumuz için gürültü, patırtı kopmuyor. Önceki Sayın Cumhurbaşkanı ile bu noktada sıkıntılar yaşadık. Gürültü, patırtı olmadıysa o da bizim sabrımızdan kaynaklanmıştır. Çünkü devletin tepesinde kavga gürültü olmaz diye inandık, sabrettik. Yarın öbür gün farklı iddiaları, farklı hedefleri olan kişiler bu makamlara geldiğinde inanın, mevcut durumda seyredin gümbürtüyü. Şimdi burada iki saf var, bir 'Evet' safı, bir 'Hayır' safı. Kandil 'Gelin 'Hayır'da buluşalım' diyor. Kim bunlar? Bunlar ülkemizi parçalamak bölmek isteyen ve kan gölünü ülkemizi çevirmenin gayreti içinde olanlar. 40 yıldır bu ülke bunlarla mücadele ediyor. Şu anda bunların çağrısı 'Hayır' oyuna. Burası çok çok önemli, kişi sevdikleriyle beraberdir, bunu unutmayın."
Hürriyet

CHP Sözcüsü'ne Telefonla Tehdit 
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke'nin önceki akşam İstanbul'da katıldığı bir televizyon programı sırasında kanala gelen bir telefon vasıtasıyla ölümle tehdit edilmesi, benzer ihbarların daha önce de ulaşmış olması nedeniyle, hareketli bir gecenin yaşanmasına neden oldu. Edinilen bilgiye göre CNN Türk'te "Ne Oluyor?" programına katılan Böke, televizyonda konuşurken, kanala ölüm tehdidini içeren bir telefon geldi. Böke'nin programda, "Hayır kampanyası yapanlar, evet kampanyası yapanlarla eşit şartlarda değil. Bu ülkede hayır kampanyası yapmak, ölüm tehdidini göze almayı gerektiriyor" ifadesini kullanmasından bir süre sonra kanalı arayan kişi, Böke'yi hedef aldı ve "Zorluk yaşamak öyle olmaz, böyle olur" diyerek, ölüm tehdidinde bulundu. Saat 00.55'te biten programın ardından durum Böke binadan ayrılmadan polislere iletildi. Böke, polisler eşliğinde Atatürk Havalimanı'na götürüldü. Bu sırada parti kurmayları İstanbul'daki Emniyet Müdürlüğü ve Ankara'daki Emniyet Müdürlüğü ile temasa geçti. Böke'nin uçağının saat 03.20'de indiği, kendisini Grup Başkanvekili Özgür Özel ve İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu'nun karşıladığı öğrenildi. Alınan bilgilere göre aynı zamanda alınan güvenlik önlemleri çerçevesinde Esenboğa Havalimanı'nda özel harekât ekipleri, asayiş ekipleri, terörle mücadele ekipleri, bordo bereliler, sivil ekipler, istihbarat ekibi ve genellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın temaslarında görülen özel CAT timlerinden oluşan geniş bir güvenlik önlemi alındı. Böke'nin uçağın kapısından bordo berelilerce alındığı ve arabasına bindirildiği ve sekiz araçlık geniş bir konvoyla Çankaya ilçesindeki evine kadar bırakıldığı belirtildi. Konvoyda CHP Genel Merkezi'ne ait iki aracın da bulunduğu ifade edildi. Konvoyun Böke'nin evine gelmesine karşın araçtan indirilmediği, apartmanın da yine güvenlik önlemleri kapsamında aranıp, sorun olmadığının teyit edilmesinin ardından Böke'nin aracından indiği öğrenildi. Böke'nin evine saat 04.15'te girdiği ifade edildi.
Milliyet

DÜNYA 

Enosis Müzakereleri Kilitledi 
Kıbrıs'ta devam eden ve son aşamasına gelen müzakereler, Rumların çıkardığı ENOSİS (Kıbrıs'ın Yunanistan'la birleşmesi) krizi nedeniyle kesintiye uğradı. KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Rum lider Nikos Anastasiadis'in dün yapılması gereken BM gözetimindeki görüşmesi iptal edildi. BM, ENOSİS krizi nedeniyle yeni bir görüşme tarihi belirlenmediğini açıkladı. Bir haftadır devam eden kriz, Rum parlamentosunun '1950'de Rum kilisesinin Yunanistan'la birleşme anlamına gelen ENOSİS kararının' tüm okullarda kutlanmasına yönelik yasa geçirmesi ile başlamıştı. Akıncı ile Rum lider Nikos Anastasiadis geçen hafta yüzyüze gelerek durumu ele almış, Anastasiadis toplantıyı terk etmişti. Akıncı önceki gün Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu yaptığı değerlendirme sonrasında, müzakerelere devam etmek için 2 şart öne sürmüştü. Akıncı, Rum liderden kamuoyu önünde ENOSİS kararına karşı olduğunu açıklaması ve meclis kararını geri almak için harekete geçmesini istemişti.
Hürriyet

'ABD'nin Filistin Politikası Değişmez' 
ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail-Filistin meselesine ilişkin "tek devlet çözümünü destekleyebilirim" açıklamasını Milliyet'e değerlendiren uzmanlar, ABD'deki yeni yönetiminin söz konusu mevzuda önemli bir politika değişikliğine gitmesinin beklenmediğini aktardı. Tel Aviv Üniversitesi'ne bağlı Moshe Dayan Merkezi'nden Ofra Bengio, söz konusu çözümün "tek milletli bir devlete ya da İsrail'deki demokratik sistemin yıkılmasına" yol açabileceğini söyledi. Bengio, "Trump yönetimi de bu fikri kabul etmeye niyetli değil ve iki devletli çözüme bağlı kalacak. İsrail'de tek devlet fikrini destekleyen bir azınlık var ancak Yahudi ve Arap İsraillilerin çoğunluğu bunu desteklemiyor. Tabii ki, bu Arap devletleri tarafından da kabul edilmeyecek" şeklinde konuştu. Florida Üniversitesi'den "İsrail ve Filistin" uzmanı Doç. Dr. Tamir Sorek ise "Trump, bu mesele konusunda cahil. Trump'ın, bölgede ABD'nin 1967 yılından beri uyguladığı politikayı değiştirme konusunda bir liderlik üstleneceğini düşünmüyorum. Bu, iki devletli çözüme 'sahte' bir bağlılığa, faydasız barış süreçleri başlatılmasına, İsrail'in bölgedeki yerleşimlerine ve Filistinlilerin bölgeden çıkarılmasına göz yumulmasına ve İsrail'e gereken diplomatik, ekonomik ve askeri desteğin sağlanmasına devam edilmesi anlamına geliyor" ifadelerini kullandı.
Milliyet

Rejim, Cenevre Öncesi Hücumda 
İsviçre'de Suriye konulu Cenevre görüşmeleri bugün başlıyor. Görüşmelerden önce Suriye'de şu kritik gelişmeler yaşandı: Beşar Esad rejiminin, Halep'in güneybatısındaki Suk el Cibs bölgesini muhaliflerin elinden aldığı belirtildi. Reuters, PYD liderliğindeki SDG'nin DAEŞ'in kontrolündeki Deyrizor vilayetinin sınırlarından içeri girdiğini duyurdu. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Kürtlerin sonraki görüşmelere katılması gerektiğini söyledi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanı Joseph Votel, Suriye'de DAEŞ'e karşı savaşı hızlandırmak için bölgede daha fazla ABD askerine ihtiyaç duyulabileceğini açıkladı. BM Suriye Özel Temsilcisi Staff an de Mistura, Cenevre görüşmelerinde çok önemli bir ilerleme beklenmemesi gerektiğini söylerken, Suriye'deki ateşkesin 'kırılgan' olmasına rağmen önemli ölçüde uyulduğunu söyledi.
Milliyet

Terör Mağdurundan Deaş Bombacısına 
Irak'ın Musul kentinde hafta başında ordu güçlerini hedef alan bombalı araç saldırısını düzenleyen DEAŞ militanının, bir dönem İngiltere gündemini meşgul eden 'Guantanamo mağduru' Ronald Fiddler olduğu açıklandı. 1994'te Müslüman olduktan sonra Cemal Udin el Harit ismini alan Fiddler'ın, saldırı öncesinde bombalı aracın içerisinde çekilmiş video görüntüleri yayınlandı. ABD'nin 11 Eylül saldırıları sonrasında başlattığı Afganistan operasyonu sırasında bir Taliban hapishanesinde ele geçirilen El Harit, o dönem yetkililere masum olduğunu söylemesine karşın, Guantanamo Üssü'ndeki tutukevine gönderilmişti. 2 yıl boyunca terörist olduğu gerekçesiyle Amerikan ve İngiliz ajanlarınca sorgulanan El Harit, dönemin İngiliz Başbakanı Tony Blair'ın girişimleriyle Guantanamo'dan serbest bırakılan İngiliz zanlılar arasında yer almıştı. 2004'te İngiltere'ye dönüşünün ardından, Guantanamo mağduru 2 İngilizle birlikte eski ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld'e tazminat davası açan El Harit, davayı kaybetmesine karşın, İngiliz hükümetinden 1.25 milyon dolar tazminat almıştı.
Vatan

SPOR 

Fenerbahçe, UEFA Avrupa Ligi'ne veda etti. Rusya'da 1-0 yenildiği Rus ekibi Krasnodar ile 1-1 berabere kalan Fenerbahçe son 16 turuna kalamadı. İlk maçı 1-0 kaybeden Fener'e tur için gol yemeden 2 gol gerekiyordu. 5. dakikada hızlı gelişen Fenerbahçe atağında orta sahadan aldığı topla ceza sahasına yaklaşan İsmail Köybaşı, sol çaprazdan şutunu çekti ancak kaleci Kritsyuk, yerden seken topu güçlükle kornere çeldi. 6'da Lens'in soldan paslaşarak kullandığı kornerde ceza sahası içi sol çaprazda meşin yuvarlağı alan Sow, bekletmeden vuruşunu yaptı. Top, kaleci Kritsyuk'tan dönerken, oluşan karambolde meşin yuvarlak yine Sow'a geldi. Senegalli futbolcunun vuruşunda meşin yuvarlak üstten auta çıktı. 7'de konuk ekip Krasnodar, öne geçti. Skrtel'in hatalı pasında orta sahada topu kapan Gazinski, pasını bekletmeden Smolov'a aktardı. Bu oyuncunun ceza sahası yayının solundan çıkardığı şutta, meşin yuvarlak filelerle buluştu: 0-1. Artık Fenerbahçe'ye tur için gol yemeden 3 gol gerekiyordu. 11'de Lens'in sağdan kullandığı kornerde altıpas gerisinde iyi yükselen Josef kafa vuruşunu yaptı ancak top üstten auta gitti. 19'da hızlı gelişen Krasnodar atağında boş alanı kullanarak topu taşıyan Podberezkin, yerden ortasını yaptı. Penaltı noktası civarında kaleciyle karşı karşıya kalan Smolov'un vuruşunda kaleci Volkan, meşin yuvarlağı ayaklarıyla önledi. 38'de Robin van Persie'nin ceza sahası dışı sağ çaprazdan kullandığı serbest vuruşta, barajı geçen top az farkla üstten auta gitti. 41. dakikada Fenerbahçe, skora denge getirdi. Lens'in sol kanattan kullandığı serbest vuruşta altıpas önünde yükselen josef'in kafayla vurduğu topa, kaleci Kritsyuk müdahale etti. Uzak direğe çarptıktan sonra çizgiye düşen top diğer direğe de çarptı. Oluşan karambolde son müdahaleyi yapan Skrtel, topu ağlara gönderdi: 1-1. Fenerbahçe heyecanı artıracak, umutları tazeleyecek ikinci golü arıyordu. 52'de Alper Potuk'un yakın mesafeden sağ çaprazdan vuruşu az farkla auta gitti. 60'da İsmail Köybaş'nın aşırtma vuruşunda kaleci Kritsyuk topu son anda kornere çeldi. 80'de van Persie'nin önüne düşen topa bu oyuncunun vuruşu geri pası gibi oldu. İki gol atması gereken Fenerbahçe maçı kazanacak ikinci golü bile bulamadı. 'UEFA'da kupa' hayali kuran Fenerbahçe elenerek rüyadan uyandı.
Posta

Beşiktaş için tur zamanı Süper Lig şampiyonluğunun yanı sıra UEFA Avrupa Ligi'ndeki hedefini de "final" olarak belirleyen Siyah-Beyazlılar, son 32 turu rövanş maçında İsrail ekibi Hapoel Beer Sheva'yı ağırlıyor. Deplasmanda aldığı 3-1'lik galibiyetin avantajıyla sahaya çıkacak Kartal, Vodafone Arena'da taraftarına güzel futbol ve tur hediye etmenin planlarını yapıyor. İsrail'den 3-1'lik galibiyetle dönen Beşiktaş büyük avantaja sahip. Vodafone Arena'daki her türlü galibiyetin dışında tüm beraberlikler ile 1-0 ve 2-0'lık yenilgide bile tur Kartal'ın olacak. Beer Sheva'nın 3-1'lik üstünlüğünde maç uzatmalara gidecek. İsrail ekibi 4-2 ve üstü 2 farklı kazanırsa Beşiktaş, Avrupa defterini kapayacak.
Posta

Galatasaray'da Igor Tudor'un gelişiyle yeni bir hava yaratmak isteyen yöneticiler, kendince iyi gitmediğini düşündüğü uygulamalardan bir bir vazgeçiyor. Bu sezon, lig maçlarından iki gün önce bir futbolcuyla birlikte basının karşısına geçen Galatasaray Teknik Direktörü, artık gazetecilerin karşısına çıkmayacak. Sarı-kırmızılı yönetim, Jan Olde Riekerink'in bu toplantılarda çok yıprandığı görüşünde birleşirken, Tudor için bu önlemi alarak işe koyuldu. Tudor'un otoritesinin tartışılmasını istemeyen ve bu yüzden yeni dönemde ilk olarak Bruma'ya 70 bin euro ceza keserek işe koyulan sarı-kırmızılılar, ikinci olarak Florya Metin Oktay Tesisleri'nde bu sezon düzenli olarak uygulanan toplantılar masaya yatırıldı. Yönetim, özellikle bu toplantılarda Riekerink'in zor duruma düşürülmesinin hocanın otoritesini zayıflattığı noktasında birleşti. Bu durumun ileride yaratabileceği olumsuz etkileri üzerinde duran sarı-kırmızılılar, 38 yaşındaki Hırvat teknik adama koruma kalkanı yaratmak için bu kararı aldı. Bu sezon hiçbir kulübün uygulamadığı, Premier Lig'deki gibi maçlardan önce teknik direktör ve bir futbolcuyu basının karşısına çıkaran sarı-kırmızılılar bu yaklaşımı ile takdir topluyordu. Yeni dönemde ise gerekli olmadıkça Tudor toplantı düzenlemeyecek. Bu durum, Galatasaray Yönetimi'nin Tudor'a koruma kalkanı yarattığı şeklinde yorumlanıyor.
Milliyet

Bayanlar Voleybol Şampiyonlar Ligi D Grubu 5. maçındaki Türk kapışmasında VakıfBank sahasında Eczacıbaşı VitrA'yı 3-1 (25-21, 25- 14, 21-25, 25-15) yendi. Yoluna namağlup devam eden sarı- siyahlılarda Ting 24, Sloetjes 17, Rasic 13 (4 blok) ve Hill 11 (7 ace) sayıyla oynayarak galibiyeti getiren isimler olurken 2. yenilgisini alan turuncu- beyazlılarda ise Boskovic 17, Kosheleva 13 ve Adams 10 sayı üretti. BU sezon rakibiyle oynadığı 4 (2 lig, 2 Şampiyonlar Ligi) müsabakayı da kazanan VakıfBank adını son 6 turuna yazdırmayı başarırken Eczacıbaşı'nın durumu ise oynanacak son karşılaşmaların ardından belli olacak.
Vatan


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme