24 Şubat 2017 Cuma

24.02.2017 Genel Gündem

24.02.2017 Cuma

GÜNDEM

Teröriste, Tecavüzcüye Açık Cezaevi Kapalı 
Adalet Bakanlığı'nın, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği'ndeki yaptığı değişikliğe göre, 10 yıldan az hapis cezası alanların, sadece 1 ay kapalı cezaevinde yattıktan sonra açık cezaevine gönderilebilecekleri düzenlemesi; terör, uyuşturucu ve cinsel istismar suçlarını kapsamayacak. Yönetmelikten kaç mahkûmun yararlanıp açığa ayrılacağına ilişkin rakamların ise netleşmediği bildirildi. Mevzuata ve yönetmeliğin 8. maddesine göre PKK elebaşısı Abdullah Öcalan gibi ağırlaştırılmış müebbet mahkûmları ve terör suçundan hüküm giyenler de açık cezaevine ayrılamayacak. Ancak, 10 yılın altında cezası olan hırsızlık, kasten yaralama, sahtecilik, çevreyi kirletme, mala zarar verme gibi yüzlerce suçtan yönetmelik değişikliğinden sonra hüküm giyen ya da daha önce hüküm giyip 1 aydan fazla süredir kapalı cezaevinde kalan mahkûmlara açık cezaevine ayrılma yolu açılacak. Yönetmeliğin 6. maddesinde yapılan değişiklik, önceki gün yayınlandı ve derhal yürürlüğe girdi. Önceki günden itibaren, bugüne kadar cezaevlerinde bulunan ve önümüzdeki süreçte suç işleyip ceza alacak tüm hükümlüler artık bu açığa ayrılmayı kolaylaştıran hükümlerden yararlanacak. Yeni yönetmeliğin, "Kapalıdan açığa ayrılmayı" düzenleyen 6/1-a maddesinde, "cezalarının" ibaresi, "cezaları 10 yıldan az olanlar bir ayını, on yıl ve yukarı olanlar ise" olarak değiştirildi. Böylece, toplam cezası 10 yılın altında olan hükümlülere, sadece 1 ay kapalı cezaevinde sıkı infaz koşullarında hapis yattıktan sonra otomatik açığa gönderilme yolu açıldı. 10 yılın üstünde ceza alan mahkûmlar ise cezalarının onda birini yatıp açık cezaevine yollanacaklar. Eski yönetmeliğe göre, ancak "Toplam cezalarının beşte birini kapalı kurumlarda iyi hâlli olarak geçiren ve koşullu salıverilme tarihine altı yıl veya daha az süre kalanlar" açık cezaevine ayrılıyordu. Açık cezaevlerinde bulunanlar kurum dışında iş alanlarında çalışabiliyor, serbestçe ve kimse tarafından dinlenmeden telefonda konuşabiliyor. Kurum dışı etkinliklere katılabiliyor, aileleriyle bağlarını sürdürüp güçlendiriyor ve dış dünyaya uyumlarını sağlamak amacıyla izin alıp dışarı da çıkabiliyorlar.
Hürriyet


FETÖ'den 600 Başvuru Var 
15 Temmuz darbe girişiminin ardından FETÖ şüphesiyle idari kararla ihraç edilen 600 kişi, Kamu Denetçiliği Kurumu'na şikâyet başvurusunda bulundu. Kamu Denetçiliği Kurumu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Hürriyet'e, FETÖ dosyalarını inceleme sürecinin devam ettiğini belirterek, "Bu kapsamda MİT dahil her kurumdan dosya talep ediyoruz" dedi. Malkoç, OHAL kapsamında çıkartılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle FETÖ şüphesiyle kamudan ihraç edilenler hakkında Hürriyet'e açıklamalarda bulundu. Malkoç, "KHK'larla FETÖ şüphesiyle ihraç edilen kamu mensupları bize gelemiyor. Çünkü KHK ile ihraçlar bizim alanımıza girmiyor. Yasama faaliyeti sayılıyor. Ancak FETÖ şüphesiyle idari kararla ihraç edilen ve bize başvuran 600 kişi var" dedi. 600 kişinin durumuyla ilgili incelemelerin sürdüğünü belirten Malkoç, şunları söyledi: "Şu anda şikâyet başvurularını inceliyoruz. İnceleme süresi bitince kararları kamuoyuna açıklayacağız. Dosyalar bize gelince zaman aşımı donuyor. Bu konuda 6 ay karar verme süremiz var. MİT dahil her kurumdan dosya isteme yetkimiz var. Bizim aldığımız kararlar tavsiye niteliğinde. Karar dosyalarımızı idareler ve vatandaşlar mahkemelerde delil olarak kullanabiliyor. Kararlarımızı uygulamayan kurumları televizyon, gazete, internet gibi yollarla kamuoyuna açıklayacağız. Karara uymayan yöneticileri de Meclis'e çağırıp neden uymadıklarını soracağız. Avrupa'da ombudsmanın kararlarını uygulama oranı yüzde 80'lere ulaşıyor. Bizde yüzde 25'ten başladı şu anda yüzde 42'ye çıktı. Biz bir anlamda vatandaş ile devlet arasındaki ilişkiyi yumuşatan bir denetim yapıyoruz."
Hürriyet

El Bab'da Şükür Secdesi! 
Türk Silahlı Kuvvetleri ve Özgür Suriye Ordusu, 24 Ağustos'ta başlayan Fırat Kalkanı Harekatında Azez-Cerablus arasını terör örgütlerinden temizledikten sonra, geçen Aralık ayı başında El Bab'a yönelmişti. Fırat Kalkanı unsurları, ilçe merkezine hızla girmek yerine, teröristlerin direnişini kırmak için Bab'ın çevresini kuşatarak merkeze ilerleme seçmişti. Böylelikle sivil kayıpların önüne geçilmesi amaçlanmıştı. Ve harekatın 184'üncü gününde El Bab'ın tamamına yakını kontrol altına alındı. TSK destekli ÖSO güçleri ilçe merkezine giriş yaptı. Bölgeden çekilen görüntülerde ÖSO askerlerinin sevinç gösterileri yaptığı ve şükür namazı kıldığı görüldü. Haberi ilk olarak Anadolu Ajansı geçti. Bab merkezdeki AA muhabirlerinin verdiği bilgiye göre, ilçe merkezinin tamamını terör örgütü DEAŞ'tan kurtaran TSK destekli ÖSO, hali hazırda DEAŞ'ın döşediği mayın ve diğer bomba düzeneklerini temizlemeye başladı. Milli Savunma Bakanı Fikri Işık da şu açıklamayı yaptı: "El Bab'a girileli çok oldu biliyorsunuz ama bugün şunu söyleyebiliriz; El Bab'ın tamamına yakını artık kontrol altına alındı, ilçe merkezine de girildi. Şu anda büyük oranda arama tarama faaliyetleri yürütülüyor. Arama tarama faaliyetleri bittiğinde Bab tamamen DEAŞ unsurlarından temizlenmiştir diyeceğiz. Artık fazla bir zamana ihtiyaç kalmadı. Bugün itibarıyla şehir merkezine de tamamen girildi ve arama tarama faaliyetleri başlamış oldu."
Vatan

EKONOMİ 

Dolar: 3,5664-3,5722                       
Euro: Euro 3,7773-3,7818
Sterlin: 4,4788-4,4874
Gram Altın: 143,1916-143,4853

Kumarhaneye Dönecekti 
Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, kaldıraçlı alım satım işlemlerine (foreks) yönelik düzenlemeye ilişkin, "Biraz daha bıraksaydık, Türkiye dijital bir kumarhaneye dönecekti" dedi. Canikli, forekste azami kaldıraç oranının 1'e 10'a düşürülmesine ilişkin bir soru üzerine de bu düzenlemede geri adım atılmasının söz konusu olmadığını belirtti. Bu kararın son derece yerinde olduğunu ifade eden Canikli, "Bir kumar mantığı hayata geçmeye başladı. Foreks işlemlerini yapan küçük yatırımcılarının hemen hemen tamamı kaybediyor. Tüm oyuncuların kaybetme oranı da yüzde 80'in üzerinde. Küçüklerde bu oran yüzde 100'e yakın. Böyle bir hedge piyasası olur mu?" dedi. Bu karardan önce kaldıraçlı işlem hacminin 16-17 milyar dolara çıktığına dikkati çeken Canikli, şöyle konuştu: "Spekülatif ataklarda kullanılabilecek bir platform olarak ortaya çıktı. Nitekim düzenlemeden sonra günlük işlem hacmi 2 milyar dolar civarına düştü. Onu da gerçek oyuncular yapıyor. Biz o tedbiri almış olmasaydık, yaklaşık günlük 15 milyar dolarlık işlem hacminde on binlerce insanın milyonlarca dolar kaybı meydana gelecekti. Bunu engelledik."
Hürriyet

Ahilik Sandığı 6 Ay Ertelendi 
İflas eden esnafa işsizlik sigortası olarak işlev görecek Esnaf Ahilik Sandığı'nın kurulmasına ilişkin düzenleme önceki akşam Meclis'ten geçti. Ancak, Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu'nun talebi üzerine yürürlüğe girmesi 6 ay ertelenerek 1 Ocak 2018'e çekilen sandığın priminin yüzde 2'sini esnaf, yüzde 1'ini devlet ödeyecek. Ancak alınacak günlük prim tutarı, prime esas günlük kazanç alt sınırının iki katı üzerinden hesaplanacak tutardan fazla olamayacak. Bu düzenlemeyi de içeren torba tasarının tümünün kabul edilip, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da onayının ardından Resmi Gazete'de yayımlandıktan sonra yürürlüğe girecek. Meclis'te kabul edilen düzenlemeye göre, jokeyler, antrenörler, köy ve mahalle muhtarları ile tarımsal faaliyette bulunanlar dışında sandık sigortalılığı zorunlu olacak. Sayıştay tarafından denetlenecek sandığın gelirleri sandığın primlerinden, bu primlerin değerlendirilmesinden elde edilen kazanç ve iratlardan, sandığın açık vermesi durumunda devletçe sağlanacak katkılardan, sigortalılardan alınacak ceza, gecikme zammı ve faizlerden, diğer gelir ve kazançlar ile bağışlardan oluşacak. Sandık bütçe kapsamı dışında olacak. Sandık, damga vergisi hariç her türlü vergi, resim ve harçtan muaf tutulacak. Herhangi bir nedenle sigortalılık durumunun sona ermesi halinde, o ana kadar sigortalıdan kesilen primler ile devlet payı iade edilmeyecek. Esnaf Ahilik Sandığına sigortalılarca ödenen primler, kazancın tespitinde gider olarak kabul edilecek. Sandık sigortalıları için sigortalılığının sona ermesinden önceki son 120 gün sürekli çalışmış olanlardan son 3 yıl içinde 600 gün faaliyetini sürdüren ve sandık primi ödemiş olanlara 180 gün, 900 gün faaliyetini sürdüren ve Esnaf Ahilik Sandığı primi ödemiş olanlara 240 gün, bin 80 gün faaliyetini sürdüren ve Esnaf Ahilik Sandığı primi ödemiş olanlara 300 gün süreyle Esnaf Ahilik Sandığı ödeneği verilecek.
Hürriyet

Azerbaycan Gazında Geri Sayım Başladı 
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Azerbaycan doğalgazını Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşıyacak olan Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı (TANAP) inşaatının yüzde 65'inin tamamlandığını söyledi. Albayrak, "2018'in ikinci yarısı itibarıyla boru hattını gaz ile doldurmaya hazır hale getireceğiz. Bu kapsamda, 2020'de 10 milyar metreküp Azeri gazını Trans Adriyatik Boru Hattı'na (TAP) iletebileceğiz" dedi. Bu projelerin aksamadan yürümesi için oluşturulan Azerbaycan'daki Güney Gaz Koridoru Danışma Kurulu 3'ncü Bakanlar Toplantısı'na katılan Albayrak son gelişmeleri anlattı. Enerjinin, bölgenin ve dünyanın istikrarı, barış için önemli bir araç olarak kullanılabileceğini kaydeden Albayrak, "Hiçbir ülke tek başına, işbirliği ağlarının bir parçası olmadan enerji güvenliğini sağlayamaz" diye konuştu.
Posta

Seferberlik Hedefini Tuttururuz 
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başlattığı 'en az bir yeni istihdam' seferberliği sürecini değerlendiren Çalışma Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, "Rakamlar beklediğimizden daha iyi. 1-20 Şubat arasında yaklaşık 103 bin kişiye istihdam sağlandı. Tahminimiz, rakamın ay sonunda 150 bin kişiye ulaşması. Bu veriler, yılsonunda yaklaşık 2 milyon kişiyi istihdam etmeyi hedeflediğimizi gösteriyor" diye konuştu. Türkiye'de işsizlik oranı yüzde 12.8. Bu oranın yıl sonunda yüzde 10'un altına indirilmesinin hedeflendiğini söyleyen Mehmet Müezzinoğlu, hedefin gerçekleşmesi konusunda umutlu olduklarını dile getirdi. Emeklilerde yaşa takılanların durumunu da değerlendiren Müezzinoğlu, "37 yaşında emekliliğin olduğu, 40-45 yaşında emekliliğin bulunduğu bir sistemin sürdürülebilir ve güçlü olması mümkün değil" dedi.
Posta

Türkiye'deki Kazancı Dışarıda Bulamazsınız 
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, "Belirsizlik azalacak, zor dönemi geride kalmış olacak, reformlarla temelleri sağlamlaştıracağız, geleceği yeniden inşa edeceğiz, yurtdışı algısı hızla iyileşecek. Nisan sonrası iyimserliğimin temelinde bunlar var. Kötümser olmayalım. Yurtdışına Türkiye'deki kötümserlikten dolayı para götürüyorsanız yanlış yapıyorsunuz çünkü o anlamda o yatırımın size çok bir faydası olmayacak, getiriler çok iyi olmayacak, çünkü Türkiye'deki getiri düzeyini bulamazsınız" dedi. Şimşek, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Yurtdışı Yatırım Forumu'nda yaptığı konuşmada, nisan ayından itibaren iç ve dış ekonomide toparlanma yaşanacağına inandığını belirterek, "Önümüzde kısa vadeli olarak bir tek belirsizlik referandum kaldı" dedi. Şimşek, "Türkiye'yi dönüştürme, reformlarla Türkiye'yi üst gelir ligine taşıma irademizde değişen bir şey yok. Türkiye cazip bir market, piyasa, güçlü bir ekonomidir. Geçici iniş çıkışların uzun vadede belki hiç izi bile kalmayacak. Türkiye'nin coğrafyası, başlı başına avantaj ve fırsatlar içeriyor" dedi. Şimşek, "Şimdi diyorlar ki 'aslında yurt dışına yatırım ülkenin çok ihtiyaç duyduğu sermayenin dışarı çıkması ve ülkenin dezavantajı.' Türkiye gibi ülkelerde sermaye falan dışarı çıkmıyor. Diyelim ki A şirketimiz dışarıdan 3 milyar dolarlık küresel bir şirket satın aldı. O parayı bizim bankalar vermiyor ki, o kadar derinlik yok. Başkasının şirketini başkasından aldığınız parayla satın alıyorsunuz. O anlamda ülkeden sermaye falan çıktığı yok. Uluslararası bankalar yardımcı oluyor" diye konuştu.
Milliyet

Vergide Yüzde 5'lik 'Pekiyi' İndirimi Kabul Edildi 
Vergisini düzenli ödeyenlere yüzde 5 indirim getirilmesini de içeren torba yasa teklifinin 11 maddelik ilk bölümü TBMM'de önceki gece kabul edildi. Vergi indirimi ile ilgili maddede yapılan değişiklikle, indirimden yararlanabilecek sektörlere ticari, zirai ve mesleki faaliyetlerinin yanı sıra sigorta acenteleri de eklendi. İndirimde üst tutar 1 milyon TL olarak belirlendi. Yabancı uyruklulara konut satışında KDV istisnası, çalışma veya oturma izni alarak 6 aydan daha fazla yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarına da tanındı. Yabancılar gibi yurtdışında yaşayan Türkler de bu gayrimenkulleri bir yıldan önce ellerinden çıkaramayacaklar.
Vatan

Yeni Sınır Ticaret Merkezleri İçin Düğmeye Basıldı 
Gümrük Bakanı Bülent Tüfenkci, sınır ticaretinde ortaya çıkan ihtiyaç doğrultusunda yeni çalışmalar yapıldığını söyledi. Bakan Tüfenkci, "Başbakanımızın talimatıyla, yeni sınır ticaret merkezleri oluşturmak adına bir çalışma başlattık, sonuçlandırdık. Başbakanımıza arz edip hayata geçireceğiz. Bu çalışmada, ticarete konu olan mallar belirlenirken, söz konusu illerde satılabilen mallar üzerinde ticaret yaptıracağız" diye konuştu. Türkiye'nin 2017 yılının dış ticaret alanında bir atılım yılı olarak tarihe geçeceğini kaydeden Tüfenkci, ikili ülke ilişkilerinin geliştirilmesi, komşularla ilişkilerin düzeltilmesi noktasındaki gayretin bu yıl da süreceğini ifade etti. Bakan Tüfenkci, Afrika ile ticaretin artırılması için yeni modeller üzerinde çalışıldığını, bu modellerden Afrika ülkelerinin büyük heyecan duyduğunu belirtti.
Vatan

SİYASET/POLİTİKA

Zirvede Çift Başlılık Bitecek 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile "davul ve tokmağın aynı kişinin elinde olacağını ve bir ahenk ortaya çıkacağını" belirterek, "Eskiden beri savunduğumuz bir reform için mücadelemizi sürdürüyoruz. Yürütmenin yetkileri doğrudan sorumluluk yüklenen Cumhurbaşkanı'nda toplanıyor. Çift başlılık sona eriyor" dedi. Referandumdan "yüksek oranla" başarılı bir sonuç almayı istediklerini belirten Erdoğan, bu konuda millete güvendiğini ifade ederken, "15 Temmuz'da direnenlere güvenmeyip de neye güveneceğim?" diye konuştu. Erdoğan dün akşam Beştepe'deki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Ak Partili eski bakan ve milletvekillerine yemek verdi. 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün katılmadığı yemekte, Başbakan Binali Yıldırım da hazır bulundu. Milletvekilleri seçim bölgelerine göre alfabetik olarak sıralanmış masalara oturtulurken, Erdoğan ve Yıldırım'ın masasında, eski TBMM Başkanları Bülent Arınç ve Köksal Toptan da yer aldı. Masada Erdoğan'ın solunda Arınç, sağında Başbakan Yıldırım oturdu. Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli'nin de bulunduğu yemeğe, Sadullah Ergin, Erdoğan Bayraktar, Zafer Çağlayan, Egemen Bağış'ın da bulunduğu çok sayıda eski bakan da katıldı. Yıldırım yaptığı kısa konuşmada, eski vekillerden referandum kampanyasına destek istedi ve "hep birlikte sahada olalım" dedi. Ak Parti kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Erdoğan ise yaklaşık yarım saatlik konuşmasında referandum için destek isterken, "yol arkadaşlarına" özetle şu mesajları verdi: "Eskiden beri savunduğumuz bir reform için mücadelemizi sürdürüyoruz. Yürütmenin yetkileri doğrudan sorumluluk yüklenen Cumhurbaşkanında toplanıyor, çift başlılık sona eriyor. Biz sahaya indik. 7 ile gittim. Sahada bazı tespitlerimiz var. Vatandaş muhalefetin de yönlendirmesiyle 'Neden şimdi?' diyor. Biz bunu daha önce yapmak istedik, ancak anayasa değişikliğini Meclis'ten geçirme olanağını şimdi sağlayabildik. Baştan beri bunun değişmesini zaten savunuyorduk. Bir kritik süreçten geçiyoruz. Bu süreçte herkesin desteği gerekir. Biz daha önce de engelleri aştık. Bu noktaya engelleri, sıkıntıları aşa aşa geldik. Çok zaman heba edildi, millete bedel ödetildi bu konuda. Biz de çok sıkıntı çektik. Dolayısıyla süreç bizi buraya getirdi. Daha önce yürütme ile Cumhurbaşkanı arasında sıkıntılar yaşandı. Benim de atamalar konusunda daha önceki cumhurbaşkanıyla sıkıntılarım oldu. Biz bunu sorun haline getirmedik büyütmedik. Son zamanda sıkıntı yoksa bu aynı dünya görüşüne sahip olanların Cumhurbaşkanı, Başbakan olmasından. Anayasa değişikliği konusunda bilgi eksikliği var vatandaşta. Bu eksiklikleri gidermek durumundayız. Onun için ziyaretlerimizi yapıyoruz. Süreç içerisinde bilgi eksikliğini ortadan kaldıracağımıza inanıyorum. Tabi ki eski sistemin devamını isteyenler olacak, oluyor. Biz CHP ve HDP tabanından bu anayasa değişikliğine 'evet' denilmesi için destek istiyoruz. Bunu da istemeye devam edeceğiz.
Milliyet

'Terör İlletinden Kurtulacağız' 
Başbakan Binali Yıldırım, dün Çankaya Köşkü'nde Pakistan Başbakanı Navaz Şerif'i resmi törenle karşıladı. Resmi tören sonrasında Türkiye-Pakistan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi (YDSK) 5. Toplantısı öncesinde iki ülke arasında 10 anlaşma imzalandı. İmza töreni sonrasında ortak basın açıklaması yapıldı. Yıldırım özetle şunları söyledi: "Kıymetli kardeşim Başbakan Navaz Şerif ile sadece ikili ilişkileri görüşmedik. Bölgesel ve uluslararası konuları da ele alma fırsatımız oldu. Bölgede huzur ve refahın tesisi önemli. Bu yolda iki kardeş ülke Pakistan ve Afganistan arasındaki işbirliğinin gelişmesini sorunların görüşmelerle çözüme ulaştırılmasının önemine vurgu yaptık. Bu konuda Türkiye olarak üzerimize düşen ne hükümlülük varsa yerine getireceğimizi bir kez daha ifade ettik. Pakistan ve Afganlı kardeşlerimizin iyi komşuluk ilişkilerini devam etmesi terör ile mücadele başta olmak üzere bir çok sorunun çözümünü kolaylaştıracak. Bölgedeki istikrarın ve güvenin gelişmesine önemli katkı sağlayacaktır. Ortak değerleri paylaştığımız Pakistan ile bölgesel ve uluslararası platformlardaki işbirliğimiz hakikaten fevkalade iyi gitmektedir. Bu işbirliği sayesinde ülkemizin bölgesel ve küresel istikrar daha fazla katkıda bulunmasından memnuniyet duyuyoruz." "Pakistan da Türkiye gibi çağımızın vebası teröre karşı zorlu bir mücadele vermektedir. Geçtiğimiz günlerde meydana gelen terör olayları bugün de sanırım bir terör olayı gerçekleşti. Saldırıda hayatını kaybedenlere rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Türkiye de Pakistan da bu terör illetinden kurtulacaktır. Bunu başaracaktır. Bu konuda da yakın işbirliğimiz bundan sonra da aynı şekilde dayanışmamız devam edecektir. Çok yaşa Pakistan, çok yaşa Türkiye - Pakistan dostluğu."
Vatan

Bizim Gibi Anlatıyor 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın Anayasa referandumu öncesi yaptığı miting konuşmalarını değerlendirerek, "Cumhurbaşkanı da Anayasa değişikliğinin neler getireceğini, bizim anlatacağımız gibi anlatmaya başladı, bütün yetkilerin tek elde toplandığını söylüyor artık meydanlarda" dedi. Kılıçdaroğlu, önceki gün toplanan MYK'da özetle şunları söyledi: "Çaresizlik içinde 'Evet'i anlatamıyorlar. O nedenle 'Hayır' oyu kullanacakları, terörle suçluyorlar. Onun tutmadığını, halkta ters teptiğini gördüler, şimdi söylemlerini değiştirecekler. 'Evet'i anlatamıyorlar, anlatırlarsa Türkiye için felakete yol açacağını herkes anlayacak. Şu ana kadar izlediğimiz politikaların halk tarafından benimsendiğini görüyoruz. AKP de bizim izlediğimiz politikaya yaklaşıyor, bu da bizim Türkiye'yi iyi yöneteceğimizin işaretidir. AKP, referandumda 'Evet'i anlatamayacak, anlatamıyor ama biz herkese 'Hayır'ı anlatacağız. 18 maddenin Türkiye'yi nerelere götüreceğini anlatacağız. Cumhurbaşkanı da Anayasa değişikliğinin neler getireceğini, bizim anlatacağımız gibi anlatmaya başladı, bütün yetkilerin tek elde toplandığını söylüyor artık meydanlarda. 'Hayır'ın, Türkiye'nin hayrına olduğunu anlatacağız. Rakka operasyonu, Türkiye açısından büyük felaket açacak, hükümet iyi düşünüp, çok dikkatli adım atmalı. Şimdiye kadar dikkat etmedi, Ortadoğu dengelerini iyi okuyamadı. Bunun için de sorun çözen bir ülke olmaktan uzaklaştı, sorunun kaynağı bir ülke oldu. IŞİD'in Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde terör estirmesinin tek sorumlusu hükümettir. El Bab'ın ötesine geçmek ve Türk ordusunun oraya sokulması büyük sorun doğuracaktır, çok ağır fatura yaşatacaklar. Yoksul Anadolu evlatları şehit olacak. Trump (ABD Başkanı) ile Putin (Rus lider) arasında AKP'nin gelgitleri Türkiye'nin güvenliğine zarar verdiği gibi geleceğimizi de olumsuz etkiliyor. Rusya'nın ateşiyle 4 askerimiz şehit oldu, hükümet nota bile veremedi, özür bile diletemediler. Sanki iyi bir şeymiş gibi 'Dost ateşi' diye manşet attırdılar. Bu kadar teslim olunamaz. Trump, telefon etsin diye günlerce beklediler, araya adamlar soktular. Bu davranışlar, meşruiyeti başka odaklarda aramak demektir. Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceği ve güvenliği açısından tehlikeli bir yoldur. Türkiye, dış politikasında önemli değişikliğe gitmelidir. Şu anda yönetilemeyen bir dış politika var."
Hürriyet

'Millet Hayırsızlara Dersini Verecek' 
MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, yaptığı yazılı açıklamada "MHP'nin neden anayasa değişikliği sürecinin önünü açtığının ileride daha iyi anlaşılacağına, birçok meselede olduğu gibi bu konuda da MHP'nin haklılığının kabul ve teslim edileceğine şüphemiz yoktur" dedi. MHP aleyhtarlarının, "Kozasını kendi dokularına uygun olarak ören sabit yapılarla bunları taklit ederek kozasından kopan değişkenler" olmak üzere iki farklı güruha ayrıldığını vurgulayan Yalçın, sabit MHP aleyhtarlarının niyetinin değişmediğini, bu kişilerin bugün bir kısmının MHP muhibbi, ülkücü sevdalısı ve Türk milliyetçiliği yanlısı gibi görünmelerinin siyaset icabı olduğunu anlattı. Yalçın, "Bu güruha mensup olan yazar, çizer ve aydın takımı, geçmişte MHP'nin ve Türk milliyetçiliğinin en büyük düşmanı olmuşlardır. Bunların tapon mallarını satacakları bitpazarları artık kapanmıştır. Gayretlerinin sebebi, bu mallarını satabilecekleri yeni pazarlar ve müşteriler bulmaktır. Hedeflerinde, kendi illetlerini bulaştırdıkları ve MHP'den kopmasına yol açtıkları değişkenler güruhu, vardır" dedi. Özellikle bazı kesimlerin, "Hayır demezseniz Cumhuriyet elden gider. Bahçeli yazık ediyor güzelim ülkeye" gibi karamsar ifadelerle kafa karışıklığı ve ümitsizliğe zemin hazırladıklarını, ancak başarılı olamayacaklarını vurgulayan Yalçın, "Hayırda hayır var propagandası yapan hayırsız ve bahtsızlara, ümitsizlik ve karamsarlık tüccarlarına millet; referandumda 'evet' diyerek ders verecektir" ifadesini kullandı.
Milliyet

DÜNYA 

Trump, Obama'nın Transcinsiyet Kararını Değiştirdi 
ABD'de Donald Trump yönetimi, eski başkan Barack Obama döneminde çıkarılan ve transcinsiyet (trans) hakları için önemli bir adım olarak görülen tuvalet yönergesini yürürlükten kaldırdı. Yönerge kamu okullarına, trans bireylerin kendilerine uygun gördükleri tuvaleti kullanmasına izin vermeleri yönünde direktif veriyordu. Transcinsiyet terimi, cinsiyet kimliği doğumla gelen cinsiyete uyum sağlamayan kişileri tanımlamak için kullanılıyor. Geçen yıl mayıs ayında Obama yönetiminin çıkardığı yönerge yasal bağlayıcılığı olmasa da Obama bu yönergeye uymayan okulların fonlarını kaybedebileceğini söylemişti. Yönerge ülke çapında tartışmalara yol açmış, 13 eyalette yönergeye karşı dava açılırken ağustos ayında Teksas'taki bir federal yargıç yönergenin durdurulması için adım atmıştı. Muhafazakâr aktivistler Trump'ın kararını sevinçle karşıladı. Trans-birey hakları savunucuları ise bunu bir geri adım olarak niteledi.
Hürriyet

Cenevre Görüşmesi İhlallerle Başladı 
Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğünde İsviçre'nin Cenevre kentinde düzenlenen Suriye konulu görüşmeler dün başladı. BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura ilk olarak Suriye'nin BM Daimi Temsilcisi Beşar Caferi'nin liderlik ettiği Suriye hükümeti heyeti ile görüştü. Suriyeli muhaliflerin terör örgütü PKK'ya yakın olmakla suçladığı Kürt siyasetçi Ömer Ossi, Suriye hükümetinin delegasyonunda ilk kez yer aldı. De Mistura daha sonra Suriye Ulusal Koalisyonu heyetiyle ayrı bir görüşme gerçekleştirdi. Cenevre'deki açılış oturumu ise Türkiye, Rusya, İran ve ABD'nin de bulunduğu Uluslararası Suriye Destek Grubu üyelerinin katılımıyla başladı. De Mistura, önceki gün görüşmelerde krizin çözümü için 'önemli bir ilerleme' beklemediğini dile getirmişti. Esad rejimine ait savaş uçakları dün Dera ve Hama'da muhaliflerin elindeki bölgelere hava saldırısı düzenledi. Muhaliflerin ise hükümetin elindeki bölgelere roket fırlattığı belirtiliyor. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, saldırılara rağmen dün ülke genelindeki şiddet olaylarının önceki günlere göre daha az olduğunu açıkladı. Financial Times (FT) gazetesinin haberine göre, Rusya Cenevre görüşmelerinde Suriye'nin yeniden inşa edilmesi için dünyanın büyük ülkelerinden maddi kaynak bulunmasını talep edecek. Haberde, Avrupa ve Körfez ülkelerinin Rusya'nın Suriye'de bir siyasi geçiş sürecine ilişkin güvence vermesi durumunda katkı sağlama şartı koyduğu ifade ediliyor. FT'ye konuşan bir Avrupalı diplomat, "Her şeyi parçaladılar ve insanların bunu ödemesini istiyorlar" dedi.
Milliyet

Kabul Edilemez Ön Şartlarla Barış Olmaz 
Polonya'nın başkenti Varşova'daki temasları sırasında basın mensuplarına Kıbrıs'tan Kuzey Irak'a kadar farklı değerlendirmelerde bulunan Avrupa Birliği (AB) Bakanı Ömer Çelik, Ada'da müzakere sürecinde, liderlerin bir araya geleceği düzeye ulaşılamadığını hatırlattı. Kıbrıs konusunda Türkiye'nin kabul etmeyeceği şartlarla bir barış yapılmasının mümkün olamayacağını belirten Çelik, "Yunanistan ve Güney Kıbrıs'ın, Türk askerinin Ada'daki varlığını sorguladığını söyledi. KKTC'nin AB tarafından korunacağının söylendiğini hatırlatan Çelik, "AB bugüne kadar hangi barışı koruyabilmiş ya da hangi sorunlu alanda bir güvence sağlayabilmiş? Böyle bir şey yok!" ifadesini kullandı. Çelik, TSK'nın 1974'ten bu yana adadaki barışa tehdit oluşturabilecek tek bir örneğinin dahi bulunmadığını sözlerine ekledi. Güney Kıbrıs'taki yangına yardım için gönderdikleri uçağın, suyu Türk tarafından almasına bile itiraz geldiğini hatırlatan AB Bakanı Ömer Çelik, Türkiye'nin, bu son görüşmelerin başlangıcından bu yana sürece desteğini net bir şekilde ortaya koyduğunu ancak Yunanistan'dan bu kadar güçlü cümleler gelmediğini ifade etti. Güney Kıbrıs'ın, süreç devam ederken 'Enosis'i kutlama kararı almasının da çok çarpıcı olduğunu, müzakerelerin ruhuna uygun olmadığını vurgulayan Çelik, şöyle devam etti: "Biz gerçekten burada bir barış ve iki kurucu devlet üzerine tam bir devletin oluşumunu istiyorsak Güney Kıbrıs'ın bu yaptıklarını yapmaması lazım. Ama Güney Kıbrıs bütün bu retoriğin üzerine şunu düşünüyorsa 'Ben bir AB ülkesiyim, KKTC'dekiler de bir topluluk. Onlar bana katılacaklar'. Böyle bir şeyi biz Türkiye Cumhuriyeti olarak kabul etmiyoruz. İki kurucu devlete dayanacak bu şey" Ege Denizi'nde NATO'nun operasyonlarına devam etme kararı almasını da değerlendiren Bakan Çelik, mültecilerle ilgili bölgedeki operasyonların Türkiye'nin kabiliyeti ve becerisiyle yürüdüğünü hatırlatarak "Yunanistan'ın gücü yetmiyor diye, istisnai olan bir uygulamayı, rutine çevirmemek gerek. Zaten orada bu görevi yapacak olan Türkiye'dir" dedi. Çelik, Yunanistan'ın 8 FETÖ'cü askeri iade etmeme kararını da eleştirerek, bu kararın kabul edilemeyeceğinin altını çizdi. AB Bakanı, "Bu, Türkiye Cumhuriyetinin, devletimizin, tarihimizin en önemli dönüm noktalarından bir tanesi. Biz burada kim yanımızda kim karşımızda asla unutmayız. Dolayısıyla yargı böyleymiş, yargı şöyleymiş meselesi değil. Yunanistan'a dostlukla bakıyoruz ve Yunanistan'dan dostluk bekliyoruz, darbeci askerlerin iade edilmemesi dostça bir davranış değildir." ifadelerini kullandı.
Milliyet

Avrupa'da Radyasyon Alarmı 
Avrupa genelinde son haftalarda yapılan ölçümlerde atmosferde bulunan radyoaktif partiküller, yetkilileri endişelendirdi. Radyasyon dalgası, ilk olarak Ocak ayı başlarında Norveç'in kuzey kesimlerinde tespit edildi. Geçen haftalar içerisinde radyoaktif parçacıklar, rüzgarlar aracılığıyla İspanya'ya kadar yayıldı. Uzmanlar, yapılan incelemelerde havada 'İyodin-131' adıyla bilinen radyoaktif partiküle rastlandığını duyurdu. Uzmanlar, İyodin- 131'in Avrupa semalarına nereden geldiğinin belirlenmesi için araştırmalara başladı. ABD Hava Kuvvetleri de, Avrupalı yetkililere yardım için geçen hafta radyasyon ölçüm ekipmanlarıyla donatılmış 2 adet WC-135 tipi araştırma uçağını İngiltere'ye gönderdi. Şu ana kadar havada radyasyon artışı tespit edilen ülke sayısı yediye ulaştı. Uzmanlar, İyodin-131 maddesinin gücünün yarıya inmesi için geçmesi gereken sürenin en fazla 8 gün olduğunu, dolayısıyla kısa bir süre önce gerçekleşmiş bir olayda atmosfer aracılığıyla Avrupa ülkelerine yayılmış olabileceklerine işaret ediyor. Parçacıkların yayılımından hareketle, kaynağının Doğu Avrupa olabileceği ihtimali üzerinde durulsa da, radyoaktivitenin dağıldığı nokta henüz kesin olarak belirlenemedi.
Vatan

SPOR 

Süper Lig'de şampiyonluğun en güçlü adayı konumunda bulunan Beşiktaş, ikinci hedefi UEFA Avrupa Ligi'nde de yoluna emin adımlarla devam ediyor Son 32 turunda; İsrail'de 3-1 yendiği Hapoel Beer Sheva'yı, Vodafone Arena'da da 2-1'lik skorla deviren Siyah-Beyazlılar adını son 16 takım arasına yazdırdı. Karşılaşmaya iyi başlayan Kara Kartal, 17. dakikada öne geçti Sol kanattan gelişen atakta Babel'in içeri çevirdiği top savunmadan sekip Aboubakar'ın önünde kaldı. Kamerunlu yıldız da şık bir vuruşla meşin yuvarlağı 90'a gönderdi: 1-0. Etkili oyununu sürdüren Beşiktaş, 31 ve 32'de Talisca ile iki fırsatı harcadı. 35'te Shar'ın sol çaprazdan vuruşunda Fabricio başarılıydı. 37'de Beck'in uzun pasında Aboubakar müsait pozisyonda olmasına rağmen altıpasta topa dokunamadı. İkinci yarıda da pozisyon bulmaya devam eden Beşiktaş, 52'de yine Aboubakar ile öne geçme şansını kaçırdı. 64'te skora denge geldi. Soldan gelişen atakta Ghadir'in yaptığı ortada ceza alanı içinde topu önünde bulan Nwakaeme'nin vuruşunda, meşin yuvarlak filelere gitti: 1-1. 65'te Gökhan İnler yaklaşık 25 metreden şansını denedi, kaleci topu güçlükle kornere çeldi. 68'de şans Beşiktaş'ın yanındaydı. Buzaglo'nun sağdan yaptığı ortada topa Hoban arka direkte kafayla vurdu, ancak meşin yuvarlak yan ağlarda kaldı. Son bölüme yaklaşırken İsrail ekibi kontrolü eline aldı. Beşiktaş'ı rahatlatan gol 87'de geldi. Sol tarafta topla buluşan Cenk Tosun rakibinden sıyrılarak ceza yayı üzerinden sert vurdu, skoru belirledi: 2-1.
Posta

Galatasaray'ın yeni transferlerinden Garry Rodrigues, takımda herkesin Beşiktaş derbisine odaklandığını söyledi. Hollandalı futbolcu, "Pazartesi günü güzel bir maç olacak. Taraftarımızın bizi yalnız bırakmayacağını ve stadın dolu olacağını biliyorum. Camiamız için çok önemli maç. Bizim için de önemli olan tek şey 3 puan almak" dedi. Çocukluğunun geçtiği Rotterdam'da çok fazla Türk arkadaşı olduğunu ve özellikle Galatasaray- Fenerbahçe maçları öncesinde insanların dışarı çıkıp gürültü yaptığını ifade eden Rodrigues, "Türk futbolseverler için derbilerin önemini biliyorum. Beşiktaş maçına özel hazırlanıyorum" diye konuştu. Galatasaray Teknik Direktörü Igor Tudor ile PAOK'ta birlikte çalıştıklarını da hatırlatan Rodrigues, "Oyuncularında çok şey bekleyen ve çok çalışan bir teknik direktör. Daha da büyük bir teknik direktör olmak için aç durumda. İyi çalıştığınız zaman işler de iyi gidecektir. Galatasaray için de iyi olacak" dedi. Rodrigues kendisiyle ilgili eleştirilere ise "Herkese Rodrigues'in gerçekte nasıl bir oyuncu olduğunu göstermek istiyorum" şeklinde iddialı bir cevap verdi.
Posta

UEFA Avrupa Ligi son 32 turu rövanş maçında Osmanlıspor evinde Olympiakos'a 3-0 yenildi ve kupaya veda etti. İlk maçta savunmanın ağırlıkta olduğu ve Karcemarskas'ın başrolü aldığı randevunun rövanşında roller değişti. Başkent'teki zorlu mücadelede 4-2-2'ye yakın bir düzen kuran Osmanlı, 4-2-3-1 ile kapanmak istemeyen rakibine karşı geniş alanlar buldu. Özellikle sol kanatta Pinto-Regattin ikilisi Webo'yu beslemeye çalıştı. En bariz örnekler 12 ve 23'te Webo'ya soldan gelen kenar orta fırsatlarıydı. 39'da çok iyi gelen temsilcimiz, yine soldan Regattin'in başlattığı, Ndiaye ve Webo'nun arka arkaya şanslar bulduğu pozisyonla heyecanlandı. 45'te de Ndiaye'nin şık hareketleri, Maher'in klas ortası ve Regattin'in vole denemesi önemliydi. İki teknik adamın taktik savaşında, ilk 45 dakikada tek isabetli şut vardı. İlk yarıdaki umutlu görüntü, ikinci yarıda tersine döndü. Henüz 47'de Seba'nın kornerinde Botia'nın sektirdiği topa arka direkte Ansarifard dokundu: 0-1. Gol avantajını kaybeden Osmanlı, 54'te yine soldan etkili gelen Regattin'in şutuyla kaleci Leali'yi zorladı. 63'te de Webo'nun ara pasında Ndiaye net bir fırsatı harcadı. 70'te tüm umutları bitiren an yaşandı. Androutsos'un ceza sahasına çok rahat girdiği pozisyonda, arka direğe kaçan Elyounoussi kafa vuruşuyla stadı sessizliğe bürüdü: 0-2. 86'da ekibimizin yapamadığını Yunan ekibi yaptı, Seba'nın şutunda ribauntu alan Ansarifard 3-0'ı yakaladı. Osmanlıspor, Webo'nun pozisyonlarda bonkör davranmasıyla Avrupa Ligi'nden ilk iç saha yenilgisini alarak elendi.
Milliyet

F.Bahçe'de son 1 aylık süreçte çok şey değişti. Dick Advocaat'la sözleşme uzatmanın hesapları yapılırken, Süper Lig'de art arda alınan başarısız sonuçlara bir de Avrupa'da hüsran eklenince Hollandalı'nın sezon sonunu görmesi bile şüpheli hale geldi. YÖNETİMİN bu keskin dönüşü, sadece saha içi sonuçlarına bağlı değil. 69 yaşındaki çalıştırıcının her kötü skorun ardından futbolcuları hedef almasından hoşlanmayan idareciler, son olarak kendilerini de eleştirmesinden rahatsızlık duydular. BU durumun ardından deneyimli çalıştırıcının geleceğini masaya yatıran Aziz Yıldırım ve kurmayları, şimdilik 'Yola devam' kararı aldılar. Sezon ortasında yeni bir hoca getirmenin maddi külfetten başka bir işe yaramayacağına inanan idareciler, Advocaat'tan hem savunma isteyecek hem de takımın bu kötü gidişatına 'dur' demesi talep edilecek. LİG lideri Beşiktaş'la aradaki 10 puanlık farkın kapanmayacak kadar çok olmadığına inanan sarı-lacivertliler kendi aralarında yaptıkları toplantıda "F.Bahçe'nin tarihinde matematiksel olarak şansı devam ettiği sürece ligi bırakmak yoktur. Ayrıca Avrupa'dan elendik ama Türkiye Kupası'nda da devam ediyoruz. İki kulvarda da şampiyonluk için umudumuz az ama bu imkansız değil. Dick Advocaat'ın yapması gereken takımın potansiyelini ortaya çıkarmak" ifadelerini kullandılar. Hocayla da bir görüşme yapma kararı alan yetkililer, ligde puan kayıplarının sürmesi halinde ise Advocaat'ı ne pahasına olursa olsun göndermeyi düşünüyor. Hatta öyle ki F.Bahçe yönetim kurulunun B ve C planlarının üzerine şimdiden yoğunlaştığı öğrenildi.
Vatan


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder