31 Mart 2017 Cuma

31.03.2017 Genel Gündem



31.03.2017

GÜNDEM

Yargıda Şifre İadesi  
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) 29 Mart'ta, meslekten çıkarma kararlarına karşı 'yeniden inceleme' talebinde bulunan 4 hâkim ile 3 savcının başvurusunu inceledi. 5 yargı mensubuyla ilgili meslekten çıkarma kararları kaldırılırken, hâkim Ramazan Saluk ve savcı Orhan Arslan'ın yeniden inceleme talepleri reddedildi. Resmi Gazete'de dün yayımlanan iade kararları özetle şöyle: "Savcı Oğuzhan Sarıhan adına kayıtlı olan ADSL hattıyla ByLock isimli şifreli programa girildiği tespit edilmiş ise de HSYK Teftiş Başkanlığı'nca yapılan araştırmada; ilgilinin ADSL şifresini birlikte görev yaptığı bazı arkadaşlarıyla paylaştığı, bu kişilerden Hâkim Hüseyin Şen'in, ByLock kurulu cep telefonunu, ilgilinin ADSL şifresini girmek suretiyle kullandığı tespit edildi. Sarıhan'ın ByLock programını kullandığına dair somut ve yeterli bir delil bulunamadı. Sosyal çevre araştırması, HTS kayıtları, dijital incelemeler ve toplanan deliller değerlendirilerek ihraç kararının kaldırılmasına karar verildi. HSYK Teftiş Başkanlığı'nca yapılan araştırmada Cumhuriyet Savcısı Ümit Kayrak adına tanımlı Uid (kullamcı- 26124) numarasının aynı zamanda Komiser Turgut Canavar'a da tanımlı olduğu, bu kullanıcı numarasının irtibatlı olduğu kişiler arasında hâkim - savcı bulunmadığı, arkadaş listesindeki kişilerin emniyet görevlisi oldukları, bu kullanıcının bağlantı bilgileri ByLock veri tabanında sorgulandığında, Gürpmariemniyet@ttnet isimli abone, ümitkayrak@ttnet isimli abone ve Turgut Canavar adına kayıtlı 05052584  numaralı GSM abonesi üzerinden bağlantı kurulduğu ve nihai olarak Komiser Canavar'ın ilgilinin ADSL internet hattını kullanarak ByLock kurulu cihazla sisteme giriş yaptığı tespit edildi. Kayrak'ın ByLock kullandığına dair somut delil bulunmazken sosyal çevre araştırması, HTS kayıtları, dijital incelemeler ve toplanan deliller birlikte değerlendirilerek ihraç kararı kaldırıldı. Ordu E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü'nde tutuklu olan Hâkim Ümmügülsüm Eker'in yeniden inceleme dilekçelerinde belirttiği hususlar, sosyal çevre araştırması, soruşturma dosyalarındaki bilgi ve belgeler ile toplanan delillerin incelenmesi sonucu kabul edildi. Eker'in 31/08/2016 tarih meslekten çıkarma kararı da kaldırılıp göreve iadesine karar verildi. Hâkim Serkan Özgüngör'ün yeniden inceleme dilekçelerinde belirttiği hususlar da aynı şekilde sosyal çevre araştırması, soruşturma dosyasındaki bilgi ve belgeler ile toplanan tüm delillerin incelenmesi sonucunda kabul edildi. 15 Kasım 2016 tarihli meslekten çıkarılma kararı kaldırılıp göreve iade edildi.
Hürriyet

30 Mart 2017 Perşembe

30.03.2017 Genel Gündem



30.03.2017

GÜNDEM

Çiftliği Boşaltıyor
İstihbarat birimlerince 25 Mart tarihinde hazırlanan ve devletin zirvesine de sunulan FETÖ raporunda çarpıcı tespitlere yer verildi. Raporda yer alan iddialara göre, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, Kanada'ya geçme hazırlıkları yapıyor. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından örgütün üst düzey birçok yöneticisinin Avrupa ülkelerine kaçtığı iddiasına da yer verilen raporda "Örgüt elebaşının, 'Avrupa'da yeniden yapılanmaya' gidilmesi yönünde talimat verdiği, örgüt üyelerinin bu ülkelerde yeniden yapılanmaya gittiği, birçok Avrupa ülkesinde örgütün aktif çalışmalar yürüttüğü" ifade edildi. Örgütün birçok Afrika ülkesinde de etkinliğinin devam ettiği vurgulanan raporda, haklarında arama, yakalama kararı bulunan ve firar eden örgüt üyelerinin, söz konusu ülkelere geçtikleri, bu ülkelerde yeniden yapılanmaya gittikleri de kaydedildi. Raporda, FETÖ'nün cezaevindeki örgüt üyelerinin çözülmemesi ve itirafçı olmaması için çalışma yürüttüğü de belirtilerek, "Örgüt elebaşısı tarafından, örgütün üst düzey yöneticilerine, cezaevinde tutuklu bulunanların ailelerine yardım edilmesi, tutuklu ailelerine aylık 1500 ila 2 bin lira yardım yapılması, yardımların kuryelerle ailelere ulaştırılması talimatı verildiği" yazıldı. Gülen'in, Türkiye'deki 'kripto' örgüt üyelerine de "Birbirinizle görüşmeyin, iletişim araçları kullanmayın, kendinizi deşifre etmeyin" uyarısı yaptığı, imkân bulmaları durumunda ise Türkiye'den ayrılmaları talimatını da gönderdiği bildirildi. Raporda, Gülen'in örgütün üst düzey yöneticilerine, halen yaşadığı Pensilvanya'daki çiftliğin satılması için talimat verdiği anlatılarak, "Söz konusu bu satış işleminin çiftliğin mülkiyetinin vakıf üzerinden görülmesi nedeniyle yapılamadığı, terörist başının Kanada'ya geçmeye hazırlandığı, bu ülkede bu amaç doğrultusunda yer alındığı, örgütün üst düzey yöneticilerinin Kanada'ya geçmeye başladıkları" iddialarına da yer verildi.
Hürriyet

29 Mart 2017 Çarşamba

29.03.2017 Genel Gündem



29.03.2017

GÜNDEM


'Vatandaşların İlgisi Büyük'
İstanbul'un en kalabalık alanlarından Bakırköy Özgürlük Meydanı, İstiklal Caddesi, Beşiktaş'taki Atatürk Cumhuriyet Demokrasi Anıtı ve Kadıköy Rıhtım Meydanı'nda referandum öncesinde propaganda çalışmaları devam ediyor. Kıyasıya geçen propaganda çalışmalarında seçmenlerin 'Evet' oyu kullanması için çalışma yürüten Ak Partililer, vatandaşlara broşür dışında balon, kalem ve tişört dağıtıyor. Referandumda vatandaşların 'Hayır' oyu kullanması için çalışmalarını yürütenler ise sadece broşür dağıtarak yeni anayasa değişikliğine neden 'Hayır' denilmesi gerektiğini anlatıyor. Referanduma 18 gün kala çalışmaların ne durumda olduğunu görmek için gittiğimiz alanlarda ilk durağımız Bakırköy Özgürlük Anıtı oluyor. 'Hayır' standında karşılaştığımız CHP eski İstanbul milletvekili Metin Tüzün, "Mahalleler kendi içlerinde komiteler kurmuşlar sorular soruyorlar. İnsanlar referanduma fevkalade ilgili. 60 yıllık siyasi yaşamımda böylesini görmedim. Gözlemlerime göre referandum sonucu kesinlikle 'hayır' olacak. Türk halkı birkaç seçimdir avans verdiği bir siyasi partinin, hatta o siyasi partinin kurucu başkanına dur diyecek. Bu referandum aslında devletle halk arasında yapılıyor ve büyük bir eşitsizlik söz konusu" dedi. 'Hayır' çadırının karşısına kurulan Ak Parti'nin 'Evet' çadırında görevli Aziz Özgür Akgümüş, 3 haftadır meydanda çalıştıklarını söyleyerek "Vatandaşlara 18 maddeyi anlatıyoruz. İlgilerini çekmek için broşürlerin dışında balon, kalem veriyoruz. Gazete dağıtıyoruz. Bakırköy'de bize gelen talepler doğrultusunda yüzde 55 ile 60 arasında bir oy oranımızın olacağını düşünüyoruz. 'Hayır' oyu vermeyi düşünen vatandaşlara genellikle 2002 öncesini hatırlatıyoruz ve farkı anlatıyoruz. Vatandaşlardan bazıları bu seçimin sadece Ak Parti ve Recep Tayyip Erdoğan'dan ibaret olduğunu düşünüyor ama biz bu seçimin Türkiye'nin geleceği için yapıldığını anlatmaya çalışıyoruz" diye konuştu. Taksim'deki 'Hayır' çadırında görev alan CHP Beyoğlu İlçe Başkan Yardımcısı Hatice Uygun da 2 hafta önce çalışmalara başladıklarını söylüyor. Uygun, katılımın yüksek olduğunu ifade ederek, "İnsanların tepkisi oldukça iyi. Son anket sonuçlarında, kararsızların dağıtımıyla birlikte 'Hayır' oyları 49.7'ye çıktı. Bu da bizi motive etti. Umutluyuz. Halkla birebir gidip konuşuyoruz. Mahalle temsilcilerimizle temasa girip kemikleşmiş kitleyi ikna etmeye çalışıyoruz. 10 kişiden 2'sinin görüşünü değiştiriyoruz" dedi.
Milliyet

28 Mart 2017 Salı

28.03.2017 Genel Gündem



28.03.2017 Salı
GÜNDEM

Referandum İçin İlk Oylar Atıldı 
Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) seçim takvimi doğrultusunda yurt dışında yaşayan ve seçmen kütüğüne kayıtlı vatandaşlar, dün saat 08.00'den itibaren pasaport ve kimliklerini ibraz ederek gümrük kapıları ve temsilciliklerde oy kullanmaya başladı. Yurt dışında yaşayan vatandaşlar, yurt dışında 9 Nisan'a, gümrük kapılarında ise 16 Nisan'a kadar oy kullanabilecek. Vatandaşlar, verme sürecinde 57 ülkedeki 120 temsilcilikten istediklerinde sandık başına gidebilecek. Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı'ndan (YTB) yapılan açıklamada yurt dışındaki seçmenlerin daha önce sadece bağlı oldukları temsilciliklerde oy verebildikleri belirtilerek "Yapılan yeni düzenlemeyle artık yurt dışındaki vatandaşlar, farklı bir konsoloslukta kayıtlı olmalarına rağmen oy verme gününde kendilerine en yakın buldukları veya istedikleri temsilcilikte oy kullanabilecek. Örneğin, seçmen kaydı Fransa'da bulunan bir vatandaşımız, Almanya'daki herhangi bir temsilcilikte belirlenen tarihler arasında oyunu kullanabilecek" ifadeleri kullanıldı. Açıklamada, vatandaşların rahat bir şekilde kullanması için seçim tarihlerinin ve temsilciliklerin tek internet adresinde toplandığı da belirtildi. Yurtdışında yaşayan vatandaşlar, oy kullanmak istedikleri temsilciliklere ve seçim tarihlerine, "secim.ytb.gov.tr" adresinden ulaşabilecek.
Milliyet

26 Mart 2017 Pazar

26.03.2017 Genel Gündem



26.03.2017

GÜNDEM

Kiraz Eylem Planı
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Hürriyet'in haberleriyle gündeme oturan İzmir'in Kiraz ilçesinde kız çocuklarına yönelik çalışmaları anlattı. "Daha önce bu tür sorunların İzmir'in bir ilçesinde yaşanacağını söyleseler inanmazdım" diyen Bakan Kaya, sorunun tüm Türkiye için geçerli olduğunu söyledi. Çocuk istismarı ve erken evliliklerle ilgili olayları özel olarak ve sıkı bir şekilde takip ettiğini belirten Kaya, başta Kiraz olmak üzere konuyla ilgili yapılan çalışmalara ilişkin Hürriyet'e şunları söyledi: "Erken evlilikler maalesef bu bölgede gelenek haline gelmiş. Bizim aklımızın almadığı bir olay, ama kız kaçırmak maalesef o bölgenin gerçeği olmuş. Orada zihinsel bir dönüşümün olması lazım. Olayın ortaya çıktığı ilk günden itibaren çalışıyoruz. Önce Kiraz'da daha sonra tüm Türkiye'de devreye sokulmak üzere bir eylem planı hazırladık. İlk olarak aileleri çağırdık ancak kimse gelmedi. Ailelere ulaşmak için sosyal destek programımızda çalışan uzmanlarımız ev ev dolaşmaya başladılar; 463 haneye gittik. Sırımlı köyünde 577, Olgunlar'da 1297 kişiyle tek tek görüştük. Burada çok ciddi tespitlerde bulunup, ailelerin ihtiyaçlarını belirledik. Tespitlerimizden birisi de kız çocuklarının yüzde 90'ının 8. sınıftan sonra okula gitmediği. İçlerinde çok az sayıda meslek lisesinde okuyan var. Bölgenin dağınık bir yapısı var. Evler arasında kilometrelerce mesafe var. Bu da büyük bir sorun oluşturuyor. Bakanlık olarak ortaöğretimde çocuklarımızın kullanabilmesi için yurtlar inşa ediyor ve Milli Eğitim Bakanlığı'na devrediyoruz. 2009 - 2015 arasında 121 yurt yaptık. Amacımız, kız çocuklarımızın okula devamını sağlayabilmek. Kız çocuklarımıza pozitif ayrımcılık yapıyoruz. Bu yıl içerisinde 26 yurt inşaatını bitireceğiz ve bunların 22'si kız öğrencilerimize hizmet verecek. Bu bölgede de bu şekilde bir çalışma yapılabilir mi diye inceliyoruz. Çocuklar eğitime devam ettikçe onlara ulaşmak daha kolay olacak. Öğretmenlerimizin de bilgili olması, yönlendirmesi gerekiyor. Bölgedeki öğretmenlerimize de eğitim vereceğiz. Kiraz'da çocuğunun çalışmasına ihtiyacı olan ailelere maddi destek vermeye başladık. En önemli sorunlardan biri de Kiraz bölgesinde mevsimlik işçi olarak çalışılması. Bu, çocukların okul hayatından kopmasına neden oluyor. Örneğin kışın mandalina, yazın üzüm toplamaya gidiyorlar. Maddi destek vererek çocuklarımızın okula devamını sağlamış olacağız. 10 çocuğumuza danışmanlık tedbiri, 10 çocuğumuza eğitim tedbiri aldık. Taramalar sonucu bunun gerekli olduğunu gördük. Milli Eğitim Bakanlığı bu çocukların eğitimini özel olarak takip edecek. Kiraz'da terk edilmiş bir köy okulu var. Orayı 'Aile Destek Merkezine' çeviriyoruz. Bu merkezde köylerde yaşayan kadınlar için meslek edindirme kursları ve çeşitli eğitimler düzenleyeceğiz. Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı ile ortak çalışacağız. Hekimlerden oluşan yeni bir ekip kurarak 463 haneyi yeniden gezip sağlık eğitimi vereceğiz. Çünkü erken evlilikler kişiye sadece psiko-sosyal açıdan zarar vermiyor. Tıbbi olarak da çok zararı var. Buradaki insanların bu anlamda da bilgilenmeye, öğrenmeye ihtiyacı var. Biz Emniyet teşkilatı içindeki bütün birimlere eğitim veriyoruz, ama M.A. olayından sonra jandarmaya verdiğimiz eğitimleri arttıracağız. Bu bölgeden rol model kızlar çıkarabilirsek zihinsel dönüşümü sağlayabileceğimizi düşünüyorum. Orada okuyan kızlarımızı özel olarak takip edip, destek vereceğiz. Öğretmenler, mühendisler doktorlar çıkmalı. İzmir'deki üniversite öğrencilerinden köye gidecek bir ekip oluşturmalarını istedik. Kızlarımızın önünde eğitim için, hayatları için bir ufuk olsun istiyorum.
Hürriyet

25 Mart 2017 Cumartesi

25.03.2017 Genel Gündem



25.03.2017

GÜNDEM

Darbe Konuşması
Ankara Başsavcılığı'nca aralarında eski Jandarma Okulları Komutanı Tuğgeneral Sadık Köroğlu'nun da bulunduğu 317 şüpheli hakkında dava açıldı. İddianamede, darbe faaliyetlerinde kullanılmak üzere eski Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alay Komutanı Muhsin Kutsi Barış'ın talimatıyla 8 bin G-3 mermisinin Jandarma Okullar Komutanlığı'na götürüldüğü de belirtildi. İddianamede şüpheli 2. Bölük Komutanı üsteğmen Ramazan Akkuş'un görev yerlerinin yazılı olduğu belgeleri bir poşette getirdiği, isim ve görev yerleri okunan şüpheli kursiyer teğmenlere birer kutu (20 adet) G-3 piyade tüfeği mühimmatı verildiği; şüphelilerin de karargâhın işgaline yönelik eylemlerini gözaltına alınıncaya kadar sürdürdükleri savunuldu. İddianamede, amfi ve yemekhane bekleyen teğmenlerin de aynı şekilde darbeye teşebbüs eylemine fail olarak katıldıkları iddia edildi. İddianamede, şüpheli kursiyer teğmenlere WhatsApp grubundan saat 20.45'te içtima alanında toplanması için mesaj atıldığı belirtilirken, şüpheli binbaşı Tarık Görener'in teğmenlere yönelik şu konuşmasına yer verildi: "Arkadaşlar, bugün çok önemli bir gün, artık kursiyer değilsiniz, artık teğmensiniz, teğmen gibi davranın çocuk gibi davranmayın, ülkenin geleceğini siz belirleyeceksiniz, birazdan farklı komutanlarınız gelecek onların emirlerine harfiyen uyun, ateş olursa ateşle karşılık verin, hiç kimse emirlerin dışında hareket etmesin, kimsenin telefonunu açık görmeyeceğim, ışık dahi görürsem o telefonu alır kırarım." İddianamede Görener'in bu konuşması için "Verilen emrin darbe girişiminin tebliği niteliğinde hukuka aykırı bir emir, aksine yönelik savunmaların ise suçtan kurtulmaya yönelik savunmalar olduğu konusunda bir tereddüt bulunmadığı" değerlendirilmesi yapıldı. İddianamede, "Hava Kuvvetleri ile ilgili darbe girişimine yönelik genel anlamdaki planlamaların şüpheliler Akın Öztürk, Kubilay Selçuk, Hakan Evrim ve Ahmet Özçetin tarafından yapıldığı" vurgulandı. İddianamede, söz konusu şüphelilerin Muharip Hava Kuvveti Komutanlığı'nın 13 Temmuz 2016 tarihli 'Temmuz 2016 Ayı Karşılıklı Hizmet Planı Değişiklik - 2' yazısı ile aylık planı yapılan ve yayımlanan 'Aylık Karşılıklı Hizmet Planı'nda değişiklik yaptıkları belirtildi. İddianamede, bahse konu değişiklik ile aylık karşılıklı hizmet planına 4. Ana Jet Üs Komutanlığı'ndan (Ankara) iki adet ikili F-16 kolunun ilave edildiği belirtildi. İddianamede, 4. Ana Jet Üs Komutanlığı'na, 8. (Diyarbakır) ve 9. (Balıkesir) Ana Jet Üs Komutanlıkları'ndan havalanan bu uçaklar ile havadan yere atış yapılırken, hedef işaretlenmesinde kullanılan sniper podlarının, darbe girişiminde kullanılmak üzere transfer edildiği ifade edildi.
Hürriyet
 

24 Mart 2017 Cuma

24.03.2017 Genel Gündem



24.03.2017

GÜNDEM

'Akın Öztürk'e Büyük Patron Diyorlardı'
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, FETÖ'nün Hava Kuvvetleri Komutanlığı içindeki 'mahrem yapılanması'na ilişkin 157 şüpheli hakkında iddianame hazırladı. Mahrem hizmetlerde birimin, FETÖ'nün askeri yapılanması olduğu belirtilen iddianamede, her kuvvetin başında bir 'bölge temsilcisi', altında 'müdürler', 'müdür yardımcıları', 'öğretmenler' olduğu kaydedildi. Müdürlerin örgütsel faaliyetlerini son zamanlarda data hatlı telefon ve tabletler üzerinden yaptığı, cihazlarda basıldığında tüm hafızayı bir daha geri getirilemeyecek şekilde silen "panik buton" uygulamasının yüklü olduğu kaydedildi. Örgütün Hava Kuvvetleri'nin Ankara Bölgesi Yapılanması'nı, Ankara 1. Bölge ve Ankara 2. Bölge olarak ikiye ayırdığı, 1. Bölge'de, Merzifon 5. Ana Jet Üs Komutanlığı, Akıncı 4. Ana Jet Üs Komutanlığı, Hava Lojistik Komutanlığı, 11. Üs Komutanlığı/Etimesgut Hava Hastanesi ve Kayseri 12. Hava Ulaştırma Ana Üs Komutanlığı'nın bulunduğu belirtildi. Örgütün F-16 pilotlarının eğitildiği ve uçtuğu Akıncı'ya ayrı bir önem verdiği kaydedilen iddianamede, 2013-2016 arasında F-16 eğitimi için gelen kursiyerlerin ve pilot subayların neredeyse tamamının örgüt üyesi olduğu, darbe girişiminde pilotların çok küçük bölümünün yer almadığı anlatıldı. İddianamede, şüpheli Pilot Yarbay Bilgehan Bülbül'ün Ankara 11. Hava Ulaştırma Üs Komutanlığı'nda görev yaparken, komutanlığın 'müdürü' olan 'Enes' kod Ertuğrul Akkaya ile irtibatı bulunduğu, pilot eşi Yarbay Nail Bülbül'ün de 'Kamil' kod Kemal Alkan'a bağlı faaliyet yürüttüğü iddia edildi. İki şüphelinin de 'silahlı terör örgütü üyesi olmak' suçundan 7.5 yıldan 15'er yıla kadar hapsi istendi. Orduda ilk kadın general adayı olan Yarbay Bilgehan Bülbül, özel kaleminde görev yaptığı Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın Kardak kayalıklarında 29 Ocak'ta yaptığı ziyarette yer almış, ardından gözaltına alınıp serbest kalmıştı.
Milliyet

23 Mart 2017 Perşembe

İlber Ortaylı'nın Okunmasını Önerdiği 15 Kitap

Hürriyet gazetesine göre, İlber Ortaylı'nın okunmasını önerdiği 15 kitap şöyle:

Modern Türkiye Tarihi – Carter V. Findley

Ortaçağ (1. Cilt) – Umberto Eco

Bu Mülkün Sultanları – Necdet Sakaoğlu

Yavuz Sultan Selim – Feridun M. Emecen

Tarih Notları, Bir Orta Doğu Tarihçisinin Notları – Bernard Lewis

Osmanlı Ermenilerine Ne Oldu? – Guenter Lewy

Tarihe Düşülen Notlar – Halil İnalcık

Gerçi Rum İsek de, Rumca Bilmez Türkçe Söyleriz – Evangelia Balta

İstanbul'un Yaşayan Efsanesi – Semavi Eyice

Çankaya – Falih Rıfkı Atay

Türk Sanatı – Oktay Aslanapa

Bitmeyen Savaşta Kut'ül Amare Halil Paşanın Hatıratı

I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı Ordusu – Edward J. Erickson

Ortadoğu – Bernard Lewis

Modern Ortadoğu Tarihi – James L. Gelvin

23.03.2017 Genel Gündem



23.03.2017

GÜNDEM

Van'da 3'üncü Bayram
Van'ın kalbi Cumhuriyet Caddesi'nde zorlanarak yürüyoruz. Her yer ellerinde alışveriş torbalarıyla dükkanlara girip çıkan kalabalık gruplarla dolu. Kapısında Farsça 'indirim' yazan mağazalarda görevliler müşterileri gülümseyerek karşılıyor. Restoranlar dolu, otellerde yer yok. Bu yoğunluğun sebebi İran'daki Nevruz Bayramı. Mart ortasından nisan başına kadar süren Nevruz tatili için İranlılar bu yıl akın akın Van'a geldi. İkisi beş yıldızlı olmak üzere şehrin tüm otelleri yüzde 100 dolu. Bazı oteller toplantı salonlarını bile odalara çevirmiş. Merit Şahmaran Otel'in Genel Müdürü İpek Turul, "Son dört sezonda düşüş vardı. Şu an şaşkınız. Bu kadarını beklemiyorduk. Dört kişilik odalarda sekiz kişi kalmaya razı olanlar var" diyor. İranlıların gündüz aktivitesi alışveriş. 2015'te açılan, Van'ın tek AVM'sinde Türk tekstil markalarına ilgi yoğun. Bir mağaza yetkilisi, "Bizim Van'da üç bayramımız var; Ramazan, Kurban ve Nevruz. Bu hafta için çok önceden altyapı hazırlığı yaptık. Son bir haftadır Türkiye'de en fazla satış yapan ilk 10 şube içindeyiz" diye bilgi veriyor. İranlılar alışverişlerini nakit yapıyor. Ellerinde torbalar dolaşmaktan yorgun düşmüş Bahar Youssufzade, eşiyle beraber alışveriş için Van'a gelmiş. "Burası İran'dan ucuz. Üstelik çok daha fazla marka var" diyor. Biraz ilerisinde bir grup erkek duruyor. Urmiyeli müzisyen Heyri, konser vermeye geldikleri Van'ı neden sevdiklerini şöyle anlatıyor: "Hem yakın hem de Van'ı kendi şehrimiz gibi biliyoruz. Etraftakilerin yüzde 80'i İranlı. Önceden olaylar var diye Van'a gelmeye korkuyorduk. Sonra baktık ki her ülkede olabiliyor. Onun için artık rahat ediyoruz."
Hürriyet

22 Mart 2017 Çarşamba

22.03.2017 Genel Gündem



22.03.2017

GÜNDEM

'Aksakallı, Semih Terzi'nin Hain Olduğunu Söyledi'
15 Temmuz darbe girişimi sırasında Tuğgeneral Semih Terzi'yi öldüren Astsubay Ömer Halisdemir'in şehit edilmesine ilişkin 18 kişinin yargılandığı davada tanıkların dinlenmesine devam edildi. 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada Albay Altan Bora tanık olarak dinlendi. Bora, Özel Kuvvetler Komutanlığı'ndan gelen "alarm emri" üzerine havaalanına gittiklerini belirterek, şöyle konuştu: "Havaalanında Binbaşı Fatih Şahin, Semih Terzi'ye uçağın kapasitesinin bütün taburu almayacağını, 24 kişilik yer olduğunu söyleyince Terzi, 'O zaman 24 adamını al, uçağa bin' diye emir verdi. Terzi bana, 'Genelkurmay'ın bize ihtiyacı var. Siz burada kalın gelen uçaklarla diğer personeli Ankara'ya gönderin' dedi. Bir gariplik olduğunu hissettim. Bizim birliğin bu kalkışmanın içinde olacağı hiçbir şekilde aklıma gelmedi." Bunun üzerine Korgeneral Zekai Aksakallı Paşa'yı aradığını ve Semih Terzi'nin Ankara'ya hareket ettiğini söylediğini belirten Bora, "Zekai Paşa beni fırçalayarak, 'Semih Terzi emir komuta içinde hareket etmiyor. O bir hain. Emir komuta bende' dedi" diye konuştu. Zekai Paşa ile konuştuktan sonra olup biten her şeyin yerine oturduğunu aktaran Bora, "Uçak daha havadayken yanımda bulunan Volkan Yaman Yüzbaşı'nın telefonundaki WhatsApp'tan, Binbaşı Fatih Şahin'e, "Semih Terzi'nin hain olduğunu ve fırsatını bulduğu anda etkisiz hale getirmesi mesajını yazdım" dedi. Sanık Şahin, önce mesajın atılmadığını, sonra ise hatırlamadığını ileri sürdü.
Haber Türk

21 Mart 2017 Salı

21.03.2017 Genel Gündem



21.03.2017

GÜNDEM

 'Halisdemir'i Vuran Binbaşı Emirlerimi Dinlemedi'
Özel Kuvvetler Komutanlığı (ÖKK) işgali ve Astsubay Ömer Halisdemir'in şehit edilmesiyle ilgili devam eden davada ÖKK Korgeneral Zekai Aksakallı, Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde, talebi üzerine açılan ara celsede tanık olarak ifade verdi. 15 Temmuz gecesi yaşadıklarını bir kez daha anlatan Aksakallı, Genelkurmay Karargâhı'na terörle mücadele toplantısı için gittiğini, bir şeylerin ters gittiğini anlaması üzerine koridora çıktığında darbeci general Mehmet Partigöç ile karşılaştığını ifade etti. Aksakallı, "Çok telaşlıydı. Yüzü adeta kızamık şekeri gibi kıpkırmızıydı. Hasta olup olmadığını sordum. 'İyiyim komutanım bir şey yok' dedi" diye konuştu. Kendisini kaçırmaya çalışan cuntacıların elinden kurtulduktan sonra evine gittiğini, daha sonra birliğinden istediği zırhlı aracın kendisini almaya geldiğini ancak bu arada helikopterden açılan ateş sonucu koruma timindeki Mustafa Koyuncu'nun yaralandığını, aracın da zarar gördüğünü kaydeden Aksakallı, "Daha sonra olayı araştırdığımda beni korumak amacıyla gelen zırhlı aracın Ümit Bak tarafından görevlendirildiğini, Mustafa Koyuncu'nun da darbeci olduğunu öğrendim" dedi. Aksakallı, darbeci general Semih Terzi ile birlikte Diyarbakır'dan gelen ancak durumdan şüphelenince ÖKK'ya gitmeyen Yüzbaşı Ahmet Kemal Yılmaz ile görüştüğünü, Yılmaz'ın, Terzi ile giden TİMiçerisinde çok güvendiği isimler olduğunu söylemesi üzerine, oradaki darbecilerin derdest edilmesi emrini verdiğini söyledi. Halisdemir'e son kurşunu sıkan Üsteğmen Mihrali Atmaca emrindeki timin, Ahmet Kemal Yılmaz vasıtasıyla ilettikleri emirleri yerine getirdiğini ve darbecileri derdest ettiğini kaydeden Aksakallı, Üsteğmen Atmaca'nın, "Aksakallı bana 'Aslanım eline sağlık' dedi" şeklindeki ifadesinin sorulması üzerine, "Hiç kimseye bireysel olarak teşekkür etmedim. Ancak karargâhın önünde toplanan darbeye karşı koyan personelime topluca teşekkür konuşması yaptım" yanıtını verdi. Aksakallı, mahkeme başkanının, Diyarbakır'dan gelen tim personelinin ÖKK harekât ve yöntemlerine aykırı davranışları olup olmadığı sorusuna da, "Özel Kuvvetler Komutanı olarak benimyazılı ya da şifahi emrim olmadan bir birliğin başka bir yere nakli mümkün değildir. Benim talimatım olmadan birliğimdeki hiç kimse operasyon yapamaz. Olay tarihinde yapılacağı söylenen operasyon sıra dışı bir durumdur. Bu nedenle sorgulanması gerekir. Ancak bu sorgulamayı yapacak kişiler tim personeli değildir. Her şeyden önce tabur komutanı (Halisdemir'i şehit eden tabur komutanı Binbaşı Fatih Şahin) bu sorgulamayı yapabilecek kişidir. Tim personeli yapılan faaliyeti anlayamayabilir" diye cevap verdi. Aksakallı, Binbaşı Şahin'in o gece telefonlarına çıkmadığını, talimatlarını dinlemediğini ifade etti.
Haber Türk

20 Mart 2017 Pazartesi

20.03.2017 Genel Gündem



20.03.2017 Pazartesi
GÜNDEM

1 Yüzbaşı, 1 Uzman Çavuş Şehit 
Diyarbakır'ın Lice ilçesinde dün, terör örgütü PKK'ya yönelik düzenlenen operasyonda 2 asker şehit oldu. Bölgede 5 Mart'ta başlatılan operasyonlar devam ederken dün Lice ile Hani ilçeleri arasında bir grup terörist ile güvenlik kuwetleri arasında çatışma çıktı. Yaralanan Jandarma Yüzbaşı Fuat Oğuzcan ile Jandarma Uzman Çavuş Zinnur Ezim kaldırıldığı hastanede şehit oldu. Çatışmada 6 PKK'lı terörist etkisiz hale getirildi. Lice'nin Birlik, Şenlik, Abalı, Çeper, Erginköy, Tuzlaköy köyleri ile Hani'nin Kaledibi, Akçayurt, Topçular, Yukarı Turalı köylerinde sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Şehit Uzman Çavuş Zinnur Ezim'in Osmaniye'de yaşayan babası Mehmet ve annesi Hatice Ezim'e acı haber verildi. Fenalık geçiren Hatice Ezim'e sağlık ekipleri müdahale etti. 5 çocuklu ailenin en küçüğü olan şehit Zinnur Ezim bekardı
Hürriyet

27.03.2017 Genel Gündem



27.03.2017 Pazartesi
GÜNDEM

3 Milyon Mülteci Gelmek İstiyor! 
Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, Türkiye'de 3 milyon Suriyeli göçmenin bulunmasının yanı sıra, İran üzerinden de 3 milyon mültecinin Türkiye'ye gelmeye çalıştığını açıkladı. Kaynak dün CNN Türk'te katıldığı "Hafta Sonu" adlı programda özetle şunları söyledi: "İran'da aldığımız bilgilere göre, yaklaşık 3 milyon mülteci var. İzinsiz mülteci var ve bunlar Türkiye'ye doğru hareketlenme içerisinde. İran'daki 3 milyon mülteci Türkiye'ye gelmeye çalışıyor. Daha çok Afgan maalesef. Yani İran'ın daha doğusundan. Sadece 2016 yılında Iğdır ve Ağrı illerimizden izinsiz geçiş yapmak isteyen tam 30 bin mülteci girdi. Türkiye sınırlarından girdi ve işlem yapıldı onlar hakkında" - "Geri kabul anlaşmasını biz mülteciler üzerine bir pazarlık konusu yapmayız, onlar insan. Avrupa'yla tabii ki pazarlık konusu yaparız. Avrupa kendi yükümlülüklerini yerine getirmezse, Geri Kabul Anlaşması'nı gözden geçirme hususunda Türkiye'ye bir hak doğar. Mültecilerle ilgili, onlara yönelik yaptığımız hizmetlerden dolayı bir geri adımımız olmaz. Siz, anlaşmanın hiçbir şartını yerine getirmeyeceksiniz, sonra diyeceksiniz 'Geri Kabul Anlaşması dursun.' Uçaklara, trenlere, otobüslere bindirip 'Haydi Avrupa'ya gidin' diyecek halimiz yok ama her iki taraf kendi yükümlülüklerini yerine getirmediği takdirde kendiliğinden çöken bir anlaşma olur."
Vatan
 

19 Mart 2017 Pazar

19.03.2017 Genel Gündem



19.03.2017 Pazar
GÜNDEM

16 Nisan'dan Sonra Meclis Gereğini Yapacaktır 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Çanakkale Zaferi'nin 102. yıldönümü nedeniyle dün Çanakkale 18 Mart Stadyumu'nda gerçekleştirilen törende "Şu anda karşımda şehit aileleri var.16 Nisan'dan sonra parlamento inanıyorum ki idam talebinizin de gereğini yapacaktır. Bu bana geldiği zaman tereddütsüz onaylarım. George ne diyecek, Hans ne diyecek hiçbiri bizi ilgilendirmez" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında özetle şunları söyledi: "Çanakkale Deniz Zaferimizin 102. Yıldönümü'nü idrak ettiğimiz bu günde tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmetle yad ediyorum. Yıllar gelip geçiyor, ama şehitler tepesi boş kalmıyor… Dün analar babalar 'Ya şehit ol, ya gazi' diyerek Çanakkale'ye gönderiyorlardı, bugün terör örgütlerinin üzerine gönderiyorlar, Suriye'ye gönderiyorlar. Türk milleti işte böyle bir millettir. Vatanı bayrağı ezanı, istiklali ve istikbali söz konusu olduğunda gözü hiçbir şeyi görmez. Darbelerin, krizlerin, kaosların sebebi olan istikrarsızlığı üreten mevcut sistem yerine, dünyanın en gelişmiş ülkelerindeki yönetim sistemine geçiyoruz. Bunun adını Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olarak koyduk ve işte milletimizin huzuruna getirdik. Bu sistem öyle tercüme filan da değildir. Yerlidir, millidir. Bizim gayemiz Çanakkale'de yedi düvele meydan okuyan dönemin en modern ordularını dize getiren ecdadımıza layık olabilmektir. Çanakkale Savaşlarını bilmeyen, oradaki ruhu, heyecanı, azmi, kararlılığı kalbinde hissetmeyen hiç kimsenin yüreği bu ülke için, bu millet için çarpmaz. Ülkemizde böyle bir kesim her zaman olmuştur. Bundan bir asır önce de kahraman askerlerimiz Çanakkale sırtlarında, kıyılarında düşmana dünyayı dar ederken, birileri 'Bu savaşa ne gerek var' havasındaydı. Tıpkı bugün 'Suriye'de ne işimiz var, Irak'ta ne işimiz var, Balkanlar'da, Kafkaslar'da, Afrika'da ne işimiz var' diyenler gibi. Geçtiğimiz 14 yılda telafi edebileceğimiz kadar zararı telafi ettik. Ama ne yaparsak yapalım iş geliyor bir yerde tıkanıyor. 2007 yılını hatırlayın. Türkiye büyümesiyle, kalkınmasıyla, yatırımlarıyla gayet güzel yolunda ilerlerken birden karşımıza olmadık bir engel çıkardılar. Meclis'te bize cumhurbaşkanı seçtirmek istemediler. 367 gibi akıl mantık dışı bahaneyle Meclis'i kilitlediler. Biz de çözümü millete gitmekte bulduk. Bunun bedeli olarak da tuttular o zaman başında bulunduğum partiye kapatma davası açtılar. 2011 seçimlerinde gelin ülkemizi yeni bir anayasaya kavuşturalım dedik; ona da karşı çıktılar. 2013 yılından itibaren yaşadığımız her hadise artık köklü bir değişimin kaçınılmaz olduğunun habercisiydi. 17-25 Aralık'ta girişilen emniyet-yargı darbesi gücünü ve yetkisini milletten almayan bir çetenin ürünüydü. Milletimizin desteği ile bu saldırıyı püskürttük. Bu defa diğer terör örgütlerini devreye soktular. DEAŞ denilen cani örgüt, diğer yandan PKK kanlı eylemlere girişti.
Hürriyet

18 Mart 2017 Cumartesi

18.03.2017 Genel Gündem



18.03.2017

GÜNDEM

Bilirkişiler, kriptolu telefonların dinlenebileceğini belirledi
Devlet büyüklerinin kullandığı ve aralarında kriptoluların da bulunduğu telefonların usulsüz dinlendiği iddialarına yönelik, kapatılan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) ile Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu'nun (TÜBİTAK) 28 eski personelinin yargılandığı davada bilirkişi heyeti önemli bir rapor sundu.MİLCEP-K2 kriptolu telefonları inceleyen bilirkişi heyeti, "telefonların kriptografik açıdan çok zayıf olduğunu ve standart bir dizüstü bilgisayarın işlemci gücü ve hafıza kapasitesiyle, yaklaşık 45 saniyede kriptolu gönderilen kapalı metnin tamamen kırılabildiğini" belirledi. Davayı gören Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi, yüksek elektronik mühendisi, mobil şebeke uzmanı Mesut Rusçuk, ODTÜ Uygulamalı Matematik Enstitüsü Kriptografi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ferruh Özbudak ve aynı anabilim dalında öğretim üyesi olan Doç. Dr. Murat Cenk'ten, sanıkların savunmalarında "dinlenemeyeceğini" ileri sürdüğü MİLCEP-K2 telefon cihazların kriptografik güvenliklerinin uluslararası standartlara uygun olup olmadığına ilişkin rapor aldı. Bilirkişi heyetinin, Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen 18MİLCEP-K2 kriptolu telefonu incelediği bildirilen raporda, MİLCEP-K2 kriptolu cep telefonlarına yönelik incelemede "kriptografik" açıdan çok büyük açıklar tespit edildiği vurgulandı. Kriptolu cihazlarda kriptografik hesapların ayrı donanım birimi ve açık operasyonlardan tamamen ayrı biçimde yapılmasının önemli bir prensip olduğu belirtilen raporda, incelemeye konu telefonların hafıza kartı, işlemci ve özellikle rastgele sayı üretiminde bu prensibe uymadığı ifade edildi.
Haber türk

17 Mart 2017 Cuma

17.03.2017 Genel Gündem



17.03.2017

GÜNDEM

"Çekinmeden Vurun"
Hürriyet ve CNN Türk'ün içinde bulunduğu Doğan Medya Center'ın 15 Temmuz'da darbeci askerlerce basılmasıyla ilgili İstanbul Cumhuriyet Savcısı Gökhan Yolasığmaz'ın hazırladığı iddianamede 19 asker için 3'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis istendi. İddianamede askerlere 'Vur' emri verildiği belirtildi. Başsavcıvekili İsmail Uçar'ın onaylayıp İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderdiği 269 sayfalık iddianame özetle şöyle: "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan 15 Temmuz gecesi 00.37 sıralarında FaceTime isimli program üzerinden CNN Türk canlı yayınına bağlanarak Silahlı Kuvvetler içerisinde küçük bir azınlığın bir kalkışma içerisinde olduğunu söyleyerek tüm vatandaşlarımızı ülkemize ve demokrasiye sahip çıkmak amacı ile meydanlara ve havalimanına davet etmiştir. Devlet erkanının kararlı tutumu, kalkışmanın TSK içerisindeki küçük bir azınlık tarafından gerçekleştirildiğinin bildirilmesi, vatandaşlarımızın demokrasiye, milli iradeye ve ülkemize sahip çıkmak için meydanlara davet edilmesi üzerine, darbe girişimine katılan şüphelilerin motivasyonunu sağlamak, halkımız üzerinde, görsel basın üzerinden şok etkisi yaratmak amacı ile CNN Türk, Kanal D ve Hürriyet binalarının işgal edilerek yayının kesilmesine karar verilmiştir. Bu amaçla albay Ahmet Zeki Gerehan, şüpheliler Erdal Şeker, Süleyman Ahmet Kaya ve Mehmet Akif Aslan'a sıkıyönetim ilan edildiğini bildirerek CNN Türk binasının boşaltılması ve yayının kesilmesi emrini vermiştir. 1. Ordu Komutanlığı Karargâh Destek Garnizon Komutanlığı Karargâh Bölüğü'nde yüzbaşı Süleyman Ahmet Kaya, yüzbaşı Erdal Şeker, yüzbaşı Mehmet Fatih Aslan ile 11 er helikoptere binerek Doğan Medya Center'a intikale geçmişlerdir. Helikopterde bulundukları sırada üç yüzbaşı, erlere şarjör takmalarını, tüfeğin kayışını ellerine dolamalarını, eğer tüfeklerini almak isteyen olursa 'çekinmeden vurmaları' emrini vermişlerdir. Şüpheliler saat 03.10 sıralarında Doğan Medya Center'ın açık otoparkına inmişlerdir. Subaylar, iniş yaptıktan sonra ellerinde bulunan uzun namlulu silahlar ile havaya ateş açarak 'Genelkurmay yönetime el koydu, asker yönetime el koydu' şeklinde bağırmışlardır. Şüpheliler en alt katta bulunduğu sırada Hürriyet binasının üçüncü katındaki Hürriyet Daily News Genel Yayın Yönetmeni Murat Yetkin telefon ile şüphelileri kameraya almaya başlamıştır. Bu durumu gören şüpheliler silahlarını Murat Yetkin'e çevirerek çekim yapmamasını söylemişlerdir. Şüpheliler bina personelini lobide toplamışlar ve silahlarını üzerlerine doğrultmuşlardır.
Hürriyet

16 Mart 2017 Perşembe

16.03.2017 Genel Gündem



16.03.2017

GÜNDEM

Türkiye 'Evet'le Avrupa'yı İnletecek
Başbakan Binali Yıldırım, milletin 16 Nisan'da hayırcılar korosuna dersini vereceğini, sandıkları 'evet'le dolduracağını ve Türkiye'nin evet oylarıyla şahlanacağını ve Avrupa'yı inleteceğini söyledi. Yıldırım'ın Ardahan PTT Kavşağı ve Artvin Milli İrade Meydanı'ndaki miting mesajları şöyle: Bunların projeleri, hizmetleri yavaşlatmak için denemedikleri yol yoktur. Ne zaman iktidara ortak oldularsa muhakkak bir ekonomik kriz yaşandı. Diz boyu yoksulluk. Türkiye benzin, yağ, gazyağı, tüp kuyruklarının hep bunların zamanında gördü. Şimdi de memleketin yükselişini durdurmak için 'Hayır' diye yollara düştüler. Hayır'dan hayır gelmez, evet'te bereket vardır. Anamuhalefet, 'Türkiye kalkınmasın, büyümesin. Küçük olsun, benim olsun' anlayışında. Darbelere, vesayete, kumpaslara bunlar kapıyı kapatamadı. Sadece AK Parti yaptı diye 15 yıllık kazanım bir anda yok olsun, gitsin ona razılar. Hayır diyerek teröre, kutuplaşmaya zemin hazırlıyorlar. Bunlar bir belediyeye bile sahip çıkamadılar, ülkenin geleceğine mi karar verecekler? Milletimiz inşallah 16 Nisan'da bu hayırcılar korosuna dersini verecek, yetkiyi ele alacak, sandığa gidecek, evvelallah sandıkları 'evet' diye dolduracak. Evet oylarıyla Türkiye şahlanacak. Buna içerideki hayırcılar ve dışarıdaki yandaşları engel olamayacak. Bakın Avrupa'da bazı ülkeler, CHP hayırcı ekibiyle aynı şarkıyı söylüyor, aynı dili konuşuyorlar. Almanya, Hollanda yöneticilerini buradan kınıyorum. Aslında Almanya'da, Hollanda'da yaşayan milyonlarca kardeşimiz, soydaşımız yıllardan beri o ülkelerin ekonomilerine, refahına katkı sağlıyor. Esasında Almanya olsun, Hollanda olsun nüfusun çoğu, orada yaşayanların büyük bir kesimi Türkiye'ye karşı düşman değil, Türkiye'nin dostu ama yöneticiler, seçim olacak, fazla oy almak için oturuyorlar, yatıyorlar, kalkıyorlar Türkiye. Türkiye olmayınca işleri rast gitmiyor. Bu Türkiye ne kadar büyük bir memleketmiş. Avrupa'nın siyaseti de artık Türkiye'den belirleniyor. Bilsinler ki bunlar bizi kutlu yolculuğumuzdan döndüremezler. 16 Nisan'da. Türkiye, 'evet'le Avrupa'yı inletecek Türkiye'nin vaktini, insanımızın enerjisini boşa tüketen bu terör belasını da memleketimizin gündeminden düşüreceğiz. Millet olarak mutlu, kalkınmış bir Türkiye için birlikte çalışacağız. Birlik, beraberlik içinde, tek yürek halinde yürümeye devam edeceğiz ve bütün hayalleri tek tek gerçeğe dönüştüreceğiz. Biz Türkiye'nin dünü, bugünü, yarınıyız. Biz Türkiye'nin aydınlık sabahıyız. Biz Türkiye'nin sevinciyiz, hüznüyüz, heyecanıyız. Yeni dönemde Türkiye'yi tutabilene aşk olsun. Türkiye'nin yolu açık olsun." PKK bölücü terör örgütü diyor ki 'Aman 'Hayır' çıkması için gece gündüz çalışın, sakın 'Evet' çıkmasın'. Feto'yla kol kola girmişler, baş başa vermişler 'Hayır' çıkması için gece gündüz çalışıyorlar. Ne yaparsanız yapın 'Evet' çıkacak, sizin de defteriniz dürülecek Çeteler, cuntalar, Fetolar asla ve asla ülkenin kaderiyle oynayamayacaklar.
Milliyet