1 Mart 2017 Çarşamba

01.03.2017 Genel Gündem



01.03.2017

GÜNDEM

Askerin Görevi Yurdu Savunmak
Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, "Hiç kimse TSK'nın mensuplarını siyasetin içine çekme gayretine girmesin. Askerin görevi bellidir. Yurdu savunmaktır. Bunun dışında hiçbir görevi yoktur" dedi. Işık, P&G Türkiye'nin Gebze'deki fabrikasında dünya standartlarında teknoloji yatırımlarının resmi açılışında yaptığı konuşmada, bundan 20 yıl önce 28 Şubat'ta Türkiye'nin arzu etmediği bir sürecin başladığını anımsattı. Türkiye için hayalleri olan Necmettin Erbakan'ı rahmetle anan Işık, onun ortaya koyduğu vizyonu Türkiye'nin gecikmeli olarak hayata geçirdiğini bildirdi. Işık, onun Başbakanlığına yönelik yapılan hareketlerin Türkiye'ye kayıplar verdiğini belirterek, "O süreçte maalesef askerler kendilerine bir rol biçtiler. Türkiye'nin siyasetine müdahale ettiler. Yani siyasete karıştılar. Politikanın içerisine girdiler. Türkiye'ye çok şey kaybettirdiler. Ama en çok kaybeden kurumlardan bir tanesi de maalesef Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) oldu. Hiç kimse TSK mensuplarını siyasetin içine çekme gayretine girmesin. Askerin görevi bellidir. Yurdu savunmaktır. Bunun dışında hiçbir görevi yoktur" ifadesini kullandı. Işık, siyasetçinin de görevinin ülkeyi yönetmek olduğuna dikkati çekerek "İktidar yönetme görevini alacak, muhalefet de denetim ve eleştiri görevini alacak. 28 Şubat dönemi maalesef bizim Türkiye'de hain FETÖ'cülerin, TSK ve kamu kurumlarına da en fazla sızdığı dönem oldu. O dönemde oluşan boşluktan en fazla bu FETÖ ihanet şebekesi yararlandı. Güçlü bir demokrasi, güçlü bir ekonomi, güçlü bir silahlı kuvvetler için diyoruz ki herkes kendi görevini yapsın. Hiç kimse kendi görevinin dışına çıkmasın, hiç kimse de kimseyi kendi görevinin dışına da çekme gayreti içinde olmasın. Türkiye emin adımlarla yoluna devam edecek. Türkiye bundan sonra da kendisine güvenen kimseyi mahcup etmeyecek" dedi. Işık, Türkiye için güçlü bir TSK'nın zorunluluk olduğuna dikkati çekerek, "Bu coğrafyada Türkiye, caydırıcı gücünü sadece demokrasisinden ve ekonomisinden alamaz. Onlar gerek şartlardır ama güçlü bir silahlı kuvvetler de bu bölgede bizim esenliğimizin teminatıdır. Bunun için her alanda TSK'nın geliştirilmesi için gayret sarf ediyoruz" diye konuştu. Konuşmaların ardından Bakan Işık'a plaket verilirken, daha sonra fabrika gezildi. Fabrika gezilirken Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı Arda Ermut'a çocuk bezi hediye edilirken, Bakan Işık, "Arda sen mesajı aldın artık" diyerek espri yaptı.
Milliyet


 'Bizden Önce Birileri Suikast İçin Gitmiş'
Marmaris'e 15 Temmuz gecesi giden biri firari 37 darbeci askerin aralarında bulunduğu 47 sanığın yargılanmasına Muğla 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde dört günlük aradan sonra yeniden başlandı. Özel Kuvvetler Komutanlığı'nda görevli Yüzbaşı İsmail Yiğit ifadesinde, Marmaris'e Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıldıktan 3,5 saat sonra gittiklerini öne sürerek, "Bizden önce birileri Cumhurbaşkanımıza suikast girişiminde bulunmuş ve kendileri bu saldırıdan kıl payı kurtulmuş olabilir. Çünkü biz saat 03.30'da Marmaris'e ulaştık" iddiasında bulundu. Sanık Yiğit, "Suikast böyle yapılmaz. En önemli unsuru gizliliktir. İddianamede bizim sosyal medyayı kullandığımız söylendi. Biz Marmaris'e gitmeden Cumhurbaşkanı İstanbul'da açıklama yaptı. Oysa konu buysa zaten oraya gitmenin anlamı yok. Birileri bizi gerçekten oraya göndermek istemiş. Ya da polislere bırakıp infial yaratmak istemiş. Eğer ben oraya birilerini öldüreyim infial çıksın diye gönderildiysem, bunu yapanlar çıksın, bunu istiyorum" diye konuştu. Yiğit ayrıca Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın avukatlarından Ahmet Özer'in, "Suikast için gitmediniz, peki ne için gittiniz?" sorusuna "Cumhurbaşkanını oradan almak için gittik. Kimse suikast için gitmedi. Sıkıyönetim ilan edildi. Emir komuta içerisinde Cumhurbaşkanının alınması talimatı verildi. Bu ülkenin komuta kademesi, 1980 darbelerinde benimle aynı rütbedeydi. Bugün onlar o darbelerden sorumlu tutulmuyorlar. Ben darbeye bilerek katılmadım. TRT'den yayın yapıldı" şeklinde yanıt verdi. Cumhurbaşkanının avukatları, İsmail Yiğit'e 'kendisine emri kimim verdiğini ve neden özellikle seçildiği' sorularını da yöneltti. Bu anlarda avukatlar ile sanık avukatları ve sanıklar arasında sözlü atışma ve gerginlik yaşandı. Diğer tutuklu sanıklar da oturdukları yerlerden Erdoğan'ın avukatlarına tepki gösterdi. İfadelerin alınmasına MAK timinde görevli eski Teğmen Muhammed Murat İpek ile devam edildi. "Bizler komutanlarımıza mutlak itaat ile yetiştirildik" diyen İpek, o gece Marmaris'te şehit olan iki polisin öldürülmesiyle ilgili, "Ateş etmek yerine zırhlı araçlarından teslim olmamız için anons yapsalar ve ikna etselerdi teslim olurdum. Polisleri öldürmek için ateş etmedim" iddiasında bulundu.
Vatan

EKONOMİ

Dolar: 3,6428-3,6481                                   
Euro: Euro 3,8481-3,8481   
Sterlin: 4,5097-4,5166
Gram Altın: 145,7036-145,9009

Ortadoğu'nun Gıdacısı Oluyoruz
Türkiye'nin, gıda ihracatındaki iddiası her geçen gün artıyor. Dubai'de düzenlenen dünyanın en büyük uluslararası gıda fuarlarından Gulfood 2017'ye katılan Türk firması sayısı geçen yıla göre büyük sıçrama kaydetti ve 109'dan 139'a yükseldi. Katılımın en az 200 firma olabileceği ancak Dubaili yetkililerin yer taleplerini karşılayamadığı bildirildi. Önceki yıl 1.954 metrekare alanda ürün sergileyen Türk firmalarının katılımını organize eden kurumlar, daha küçük stantlar açarak 'katılan firma sayısını' arttırmayı başardı. Gulfood'a bu yıl 120 ülkeden 100 bine yakın ziyaretçi bekleniyor. 100 bin metrekare alanda 2 Mart akşamına kadar açık kalacak Gulfood'da 5.100 firma ürünlerini sergiliyor. İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Zekeriya Mete, "Dubai'de fuar organizasyonunu yapan yöneticiler arasında Türkleri sevmeyen birileri var. BAE yönetimi ile sorunumuz yok ama yabancı profesyonel yöneticiler bize ciddi zorluk çıkarıyor" dedi. Mete, bu yıl ilk kez İstanbul'da 20-23 Eylül'de düzenlenecek CNR Food İstanbul ile ilgili de "CNR Fuarcılık ile birlikte tüm hazırlıkları yaptık. Büyük bir fuar ortaya çıkaracağız. Bizim de artık her sektörde bir tane ve yüksek katılımlı fuarlar düzenlememiz gerekiyor. Aynı şehirde bir hafta arayla iki fuar olamaz" dedi. Şekerli Mamuller Tanıtım Grubu (ŞTG) Başkanı Hidayet Kadiroğlu da, "Türk şekerleme sektörü ihracatının yüzde 55'i Orta Doğu ve Afrika bölgesine yapılıyor ve bu pazar her yıl hızlı büyüyor. Şu anda yıllık 16 milyar doları bulan bu pazar bölgedeki savaşlar ve karışıklıklar biterse çok daha hızlı büyüyecek. Son dönemde ihracatta çift haneli artışı tekrar yakaladık. Ocak ayında yüzde 11 artış oldu, şubatta da yüzde 15 ve üzeri görünüyor. Geçen yıl 2.3 milyar dolarlık ihracat yapmıştık. Bu yıl 2.5 milyar dolara çıkarabiliriz" diye konuştu.
Hürriyet

Esnafa Sıcak Para 11 Milyar Lira
Başbakan Binali Yıldırım, geçici sıkıntılara rağmen Türkiye'nin istikrarını sürdürdüğünü ifade ederek, "Her şeyin baharda daha güzel olacağını düşünüyorum. Olumsuz bir takım gelişmelere rağmen Türkiye istikrarını sürdürüyor, kalkınma yolunda tam yol ileri gidiyor" dedi. Esnafa kredilerin dün itibarıyla ödenmesi için işlemlerin başladığını kaydeden Yıldırım, partisinin grup toplantısında ekonomiye dair şu mesajları verdi: "Referandum var diyerek millete karşı sorumluluğumuzu unutmuyoruz, işlerden asla taviz vermiyoruz. Ekonomiyi de ciddiyetle takip ediyor, mali disiplini asla imal etmiyoruz. Projelere ve yatırımlara hız kesmeden de devam ediyoruz. K O S - GEB aracılığı ile esnafa kredi verme işlemi bugün başlıyor. 460 bin 167 esnaf faydalanacak. Esnafa küçük işletmelere 11 milyar lira nakit kaynak sağlıyoruz. Ödemeler işletmenin yıllık cirosuna göre 20 bin lira ile 50 bin lira arasında değişiyor. İlk yıl ödeme yok. Geri kalan iki yılda da faiz yok aldığın parayı ödüyorsun, küçük esnafa verilmesi sağlanıyor. Geçen sene sonlarına doğru alınan kararlar, çeşitli adlar altında verilen desteği iki ana kaleme toplayıp bir hasattan önce ve sonra olarak nisan ve mayıs ile eylül, ekim aylarında vermek suretiyle desteklerin anlamlı hale gelmesini sağladık. Çiftçilere 13 katrilyon ödeme yapacağız her şeyin en iyisine layıktır. Karar aldık, mazot ve gübre desteğini mart ayında ödeyeceğiz. Bir güzel haber de ihracatçılara, farklı limanlarda farklı ad altında yükleyicilerden yüksek ücret alındığı tespiti yaptık. Buraya sınır getirdik. Limanlarda çeşitli adlar altında alınan ücretler 60 lira üzerine çıkamayacak. İsteyen bu fiyatın altında da yapabilir. 75 milyon lira ihracatçının cebinde kalacak. TÜİK verilerine göre ekonomik güven endeksi şubat ayında yüzde 6,8'lik artış gösterdi. Yüzde 85.7 yüzde 91.5'a yükseldi. Bu ne demektir? Geçici bir takım sıkıntılarımız olmasına rağmen vatandaşım umutlu. Her şeyin baharda daha güzel olacağını düşünüyorum. Olumsuz bir takım gelişmelere rağmen Türkiye istikrarını sürdürüyor kalkınma yolunda tam yol ileri gidiyor."
Milliyet

Geleceğimize Sahip Çıkalım
MÜSTAKIL Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSIAD), Satın Alma Müdürleri Endeksi (SAMEKS) şubat ayı verilerini İnegöl'de açıkladı. Verilere göre dört aylık düşüş süreci sona erdi. MÜSIAD Başkanı Nail Olpak düzenlediği basın toplantısında önemli bir referandum sürecine girildiğini belirterek "Mevcut sistem arızalı, geleceğimize sahip çıkalım" dedi. Olpak "Is dünyası olarak canlılığın artmasını ve çarkların daha fazla dönmesini istiyoruz. Sürdürülebilirlik bizim için pozitif istikrar demektir. İstikrar olmadan yeni hedefler belirlemek, yeni projeler üretmek, yeni başarılar elde etmek söyle dur sun, mevcut kazanımları korumak bile mümkün değildir. Millet olarak, bugüne kadar; siyasette vesayete, toplumda düşmanlığa, ekonomide gerilemeye, hukukta adaletsizliğe ve uluslararası kamuoyunda itibarsızlığa neden olan darbelerden, muhtıralardan ve müdahalelerden çok çektik. Bugün geldiğimiz noktada, Türkiye'nin artık böyle meselelerle kaybedecek zamanı yok. Artık, köklü çözümlere ihtiyacımız var" dedi. Olpak şunları söyledi: "MÜSIAD olarak, Cumhurbaşkanının ilk defa halk tarafından seçilmesi sürecinin basından beri söylediğimiz bir gerçek var. Bu da 'Kuvvetler Ayrılığı' olarak ifade edilen ama karmasa olan sistemin mutlaka değiştirilmesi ihtiyacıdır. Is dünyasının da is yapması, Anayasa'nın yanlış yorumları ve acayip yorumlarıyla engelleniyor. Önemli bir referandum sürecindeyiz. Mevcut sistem arızalı. Yapmamız gereken geleceğimize sahip çıkmaktır."
Star

2'nci El Otomobile 10 Bin Km Garanti
Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik Taslağı'nın hazır hale geldiğinin müjdesini vererek, "Düzenleme hazır, referandumdan sonra yayımlayacağız. Düzenlemede şu an garanti kapsamı 10 bin kilometre" dedi. Söz konusu düzenlemeyi sektör ile hazırladıklarını ifade ederek, şunları kaydetti: "Burada tüketicileri korumamız, sektörü disipline etmemiz gerek. Aynı zamanda ikinci el otomotiv piyasasını da canlandırmamız lazım. Dolayısıyla bu kapsamda yapmış olduğumuz düzenlemelerde tüketiciyi de koruma adına belli bir kilometre garanti şartını getiriyoruz. Eğer aracın arızası varsa satan kişi bunu söyleyecek ve ona göre satacak. Arızasız sattığını, bakımlarının tamam olduğunu söylüyorsa da belli bir kilometre garantisi verecek. Kaç kilometre olacağını tam netleştirmedik ama sektörün genel beklentisi 10 bin kilometre. Garanti şartları içinde bir sıkıntı çıkarsa tazmin olacak. Bu durum piyasaya güven, canlılık getirecek. Bu işi meslek edinenler tarafından bu işin ticaretinin yapılması sağlanacak. Her önüne gelen 'Ben galerici oldum, araç satışı yapıyorum' diyemeyecek veya yapıp canı istediği zaman bırakamayacak."
Vatan

Düğün Dernekten 4 Milyar Gelecek
Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Komşunu Al Gel Kampanyası" kapsamında düğünlerin, nişanların, Türkiye'de yapılması çağrısının Avrupa'daki Türkler arasında ciddi bir rağbet göreceğini umduğunu söyledi. Nabi Avcı, "Bizim hesaplarımıza göre Avrupa'da her yıl Türkler ciddi masraflar yaparak, 50 bin düğün yapıyorlar. Bu sadece belli başlı düğün salonlarındaki. Bir de evlerde yapılan var, onlar kayıtlarda yok. En az 50 bin düğünümüz var. Aşağı yukarı bunun bütçesi 3-4 milyar" dedi. Kampanyaya otelciler birliği, restoran işletmecileri, turizm operatörleri, belediyeler, yerel hemşehri derneklerinin katıldığına işaret eden Avcı, şöyle devam etti: "Sılayırahim, yani baba ocağını ziyaret bizim kültürümüzde çok önemli bir şey. Hem onu yapmış olurlar hem gelirler düğünlerini, derneklerini yaparlar, tatillerini geçirirler. Hem onlar kazanır hem Türkiye kazanır. Bunun tanıtımını da yapmaya başladık."
Vatan

Türk Akımı Tarihi Öne Çekildi
Rus enerji şirketi Gazprom, geçen yıl 2017 sonu ya da en geç 2018'in ilk çeyreğinde başlamayı planladığını açıkladığı 'Türk Akımı' doğalgaz boru hattı projesinin denizden geçecek kısmının inşaatını öne aldı. Gazprom Yönetim Kurulu Üyesi Oleg Aksyutin, projenin deniz kısmındaki inşaatına bu yılın ikinci yarısında başlamayı planladıklarını söyledi. Gazprom'un Moskova'da düzenlenen bir toplantısında konuşan Aksyutin, Türk Akımı projesinin Rusya topraklarındaki inşaatının büyük oranda tamamlandığını anlattı. Projede deniz kısmı için inşaatın önümüzdeki aylarda başlayacağını belirten Aksyutin, "Bu yılın ikinci yarısında Rusya topraklarındaki uzantısı olacak deniz kısmının inşaatına başlamayı planlıyoruz" dedi. Gazprom Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Aleksandr Medvedev de Kuzey Akım 2 boru hattı projesiyle ilgili gereken izinlerin Avrupa Birliği nezdinde alınmaması için bir neden görmediğini söyledi. Polonya, Slovakya ve Ukrayna gibi Doğu Avrupa ülkeleri, Rusya'nın Avrupa'ya doğalgazı mevcut boru hatlarından göndermesi sayesinde aldıkları yıllık yaklaşık 3 milyar dolarlık transit ücretini kaybetmek istemediğinden, Kuzey Akım 2 projesine karşı çıkıyor.
Vatan

DÜNYA

Deaş'ı Yok Etme Planı Beyaz Saray'da
ABD Savunma Bakanlığı Pentagon, ABD Başkanı Donald Trump'ın terör örgütü DEAŞ'la mücadele için hazırlamasını istediği planın taslağını sundu. DEAŞ'a karşı daha sert yollara başvuracağını ifade eden Trump, başkanlık koltuğuna oturmasından kısa süre sonra Pentagon'a terör örgütünü "tamamen yok edecek" bir plan sunmaları için 30 gün vermişti. Savunma Bakanı James Mattis, hazırlanan planı önceki gün Trump'ın ulusal güvenlik danışmanlarına teslim etti. AFP'nin haberine göre Beyaz Saray, taslaktaki tavsiyeleri incelemeye başlayacak. Pentagon Sözcüsü Yüzbaşı Jeff Davis, taslaktaki noktaların başlangıç niteliğinde olduğunu, bunun üzerinde çalışılması gerektiğini kaydetti. Davis, taslağın "DEAŞ'ın hızlı bir şekilde yenilmesiyle ilgili" olduğunu belirtirken, "Bu planı geliştirirken komuta zincirimizle diyaloğu sürdüreceğiz" açıklamasını yaptı. Pentagon sözcüsü, basına yaptığı açıklamada "Planın detaylarının yayılmasını beklemeyin. Daha bu hazırlık. Ne yapacağımızı düşmana önceden belli etmek istemiyoruz" dedi. Yüzbaşı Davis, planın geniş bir kapsamı olduğunu ve DEAŞ'a sadece Suriye ve Irak'ta değil, dünya genelinde odaklandığını belirterek "Bu küresel bir plan. Sadece askeri değil. Sadece Irak ve Suriye değil" dedi. Taslakla ilgili bilgisi olan yetkililer, tavsiye edilen yaklaşımların Obama yönetiminin stratejisinin temelinde olduğunu yani ABD askeri göndermek yerine bölgedeki yerel güçlere dayanmayı esas aldığını anlattı. Geçen hafta Bağdat'ı ziyaret eden ABD Savunma Bakanı Mattis, planla ilgili daha fazla ABD gücü mü göndermeyi yoksa Suriyeli Kürtleri daha iyi silahlandırmayı mı düşündüğü sorusuna komutanların isteğine göre hareket edeceği yanıtını vermişti. Türkiye, ABD'ye Rakka operasyonunun PKK bağlantılı SDG yerine ÖSO ile yapılmasını önermişti.
Hürriyet

Vize İçin 72 Şarttan 7'si Yerine Getirilemedi
Ankara ile Brüksel'in üzerinde anlaştığı, mülteci krizi odaklı, 18 Mart mutabakatının üzerinden neredeyse bir yıl geçerken uygulamada her iki taraf açısından da sıkıntı yaşanıyor. Hürriyet'in ulaştığı, Avrupa Birliği Komisyonu'nun yarın yayımlayacağı, beşinci değerlendirme raporunda, 'mutabakatın zorlu koşullara rağmen somut sonuçlar doğurmayı sürdürdüğü' vurgusuna yer veriliyor. Somut tek sonuç olarak Ege'deki mülteci geçişlerin düşmesi göze çarparken Türkiye'nin vize muafiyeti konusunda karşılaması gereken 72 kriterden 7'sini karşılamadığı tespiti yineleniyor. Aralık 2016'daki raporda da aynı tespit yapılmıştı. Terörle mücadele yasasında değişiklik şu aşamada Türkiye açısından karşılanması en zor şart olmayı sürdürürken AB, kriterler arasında yer alan, biyometrik pasaportlara ilişkin 2017'nin ikinci çeyreğinde gelişme bekliyor
Hürriyet

Savunma İçin Kesenin Ağzını Açtı
ABD Başkanı Donald Trump, başkan olduktan sonra ilk kez Kongre'nin önüne çıkarak başkanlık döneminin ilk icraatlerine ilişkin bu sabaha karşı bir konuşma yaparken, en önemli icraatının, askeri harcamalarda artış planı olduğu ortaya çıktı. Beyaz Saray, Pentagon'a (ABD Savunma Bakanlığı) 54 milyar dolarlık bir ek bütçeden söz ederken, Başkan Trump, bu miktarın 30 milyar dolar daha artırılabileceğini söyledi. Kaynak ise, ABD'nin iç ve dış yardım programlarında yapılacak önemli derecede kesintiler ve ekonomik büyümeden gelecek. Beyaz Saray tarafından dün yapılan açıklamada, Pentagon bütçesinin 54 milyar dolarlık ek bütçeyle yüzde 10 oranında artırılmasının planlandığını belirtildi. ABD basını, Trump'ın Savunma Bakanlığı bütçesinde öngördüğü artış oranının, Irak ve Afganistan savaşlarının en çalkantılı dönemlerinde yapılan artışların ardından en yüksek seviye olduğunu yazdı. ABD, 2007 yılında Irak ve Afganistan savaşları sürerken, Pentagon bütçesinde yüzde 12, 2008'deyse yüzde 10'luk bir artışa gitmişti. Bu dönemde, ABD eski Başkanı George W. Bush, Irak'ta direniş nedeniyle yaşanan askeri güçlüklerin ardından Kongre'den ülkeye 20 bin ABD askeri daha gönderilmesini talep etmişti. Trump'ın Kongre'den savunma harcamalarının 20 milyar dolar artırılmasını da talep edeceği ifade edilirken, bu artışla artışla savunma harcamalarının 603 milyar dolar seviyesine çıkacağı belirtildi. ABD'nin iç ve dış yardım programlarından 54 milyar dolarlık bir kesinti talep etmesi beklenen Trump'ın Sözcüsü Sean Spicer, Başkan'ın ülkenin için olumlu bir vizyon ortaya koyacağını belirtti. Ancak Trump, Fox TV'deki röportajında "Orduya çok para harcayacağız. Bu aslında bundan 30 milyar dolar daha fazla olabilir. Ordumuzu ciddi anlamda geliştireceğiz" diyerek, aslında ek savunma harcamalarının 84 milyar dolara çıkabileceğinin de sinyalini verdi. Trump, yardım kesintilerinden söz etmezken, savunma harcamaları artışı için önerilecek paranın "hızlanan ekonomiden" geleceğini söyledi. Bununla birlikte Trump'ın, ordu dışındaki harcamalara büyük kesinti getiren taleplerine Demokrat Parti üyelerinin karşı çıkacağı ifade ediliyor. 100 üyeli Senato'da bütçenin kabulü için 60 oy gerektiği belirtilirken, Demokratların tamamının oy vermemesi durumunda, bütçenin kabul edilmesinin mümkün olmadığını ifade ediliyor. Trump yönetimi halen NATO ülkelerine, savunma harcamalarını artırması konusunda baskısı yapıyor. ABD, NATO ülkelerinin büyük kısmının savunma harcamaları ve gayri safi milli hasılaya oranı üzerinden düşük katkı yaptığını savunuyor. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü'nün raporuna göre, 2012-2016 arasında silah ticareti, bir önceki 5 yıllık döneme göre 8.4 oranında arttı.
Milliyet

'Esad'a Yaptırım Cenevre'yi Bozar'
Rusya, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) kimyasal silah kullandığı iddiasıyla Beşar Esad rejimine ekonomik yaptırım uygulama girişimi, Rusya ve Çin'in vetosuna takıldı. ABD, Fransa ve İngiltere tarafından konseye taşınan uygulamanın, BMGK'nin daimi üyesi Rusya'nın oyu olmadan kabul edilmesi mümkün değildi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, oylama öncesi yaptığı açıklamada, Suriye'deki hükümete yaptırım uygulanması durumunda bunun Cenevre'deki müzakere sürecini sarsacağını ifade etmişti. Rusya Dışişleri Bakanı Yardımcısı Sergey Ryabkov ise, ABD'nin, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ı artık Suriye'deki sorunun kaynağı olarak görmediğini öne sürdü. Ryabkov, ABD-Rusya ilişkilerinin Soğuk Savaş döneminden bu yana en düşük seviyede olduğunu öne sürerken, Esad yönetimine BMGK tarafından yaptırım uygulanmaması gerektiğini belirtmişti. Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Gennadiy Gatilov da "siyasi geçiş" ve "anayasa" gibi konuların yanı sıra "terörle mücadele" konusunun Cenevre gündemine alınması gerektiğini söyledi.
Milliyet

İsrail'de Denizaltı Soruşturması
İsrail, Almanya'dan satın aldığı denizaltılarla ilgili anlaşmalarda yolsuzluk yapılıp yapılmadığının ortaya çıkarılması için soruşturma açılmasına karar verdi. İsrail hükümetinin hukuk danışmanı Avichai Mandelblit ile Savcı Yishai Nitzan, polisin son aylarda topladığı ve Alman denizaltılarının alım ihalesinde yolsuzluk yapılıp yapılmadığı ya da bunlara ihtiyaç olup olmadığıyla ilgili toplanan delillere istinaden soruşturma açılmasına karar verdi. Soruşturma kapsamında Başbakan Benjamin Netanyahu'nun isminin itham edilenler arasında yer almadığı, ancak gerektiğinde ifadesine başvurulabileceği kaydedildi. Almanya'dan denizaltı ve savaş gemisi satın alma anlaşmalarının yasa dışı yollardan yapıldığı yönünde şüpheler bulunuyor. Eski Savunma Bakanı Moşe Ya'alon ve Netanyahu'nun avukatı David Simon'un isimlerinin de davaya konu edilen iddialara karışmış olabileceği belirtiliyor.
Vatan

Berlin'de Cami Baskını
Almanya'nın başkenti Berlin'de polis, Noel panayırına düzenlenen araç saldırısının faili DEAŞ üyesi Enis Amri'nin sık sık gittiği 'Fussilet 33' adlı cami derneğine dün baskın düzenledi. Yaklaşık 460 polisin katıldığı dün sabahki operasyonlarda, aralarında ev, firma ve cezaevi hücrelerinin de bulunduğu 24 ayrı noktaya da baskın düzenlendi. Yetkili İdari Mahkeme, 15 Şubat'ta 'Fussilet 33' derneğinin yasaklanmasına hükmetmişti. Mahkeme kararı sonrası derneğin faaliyetlerine son verdiği belirtiliyor. Berlin Senatosu'nun içişlerinden sorumlu üyesi Andreas Geisel, Fussilet Derneği'nin kira sözleşmesini de feshettiğini açıkladı. Almanya'nın iç istihbarat kurumu Anayasayı Koruma Teşkilatı, Moabit semtinde bulunan Fussilet derneğinin 'radikal İslamcıların buluşma noktası' olarak değerlendiriyordu. Dernekte Selefilerin ve DEAŞ yanlıların bir araya geldiği öne sürülüyordu. Cemaatini ağırlıklı olarak Türklerin ve Kafkas kökenlilerin oluşturduğu camide Suriye'deki terör saldırıları için para toplandığı, DEAŞ'a üye kazandırmak için girişimlerde bulunulduğu iddia ediliyordu.
Vatan

POLİTİKA

Tuhaf Bir Çelişki
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, dün partisinin haftalık grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmeler yaptı. Bahçeli özetle şöyle konuştu: "Bugünlerde TSK üzerinden yürüyen yeni bir anlaşmazlık konusu Türkiye'nin gündemine oturmuştur. Hürriyet gazetesi 25 Şubat 2017 tarihinde, '7 Eleştiriye 7 Yanıt' manşetiyle tartışmaların seyrini değiştirmiştir. 15 Temmuz darbe teşebbüsünün püskürtülmesinde başarılı rolü olan bir bayan gazetecinin, şimdilerde yaptığı haberden dolayı suçlanması bize göre tuhaf bir çelişki ve çarpıklıktır. Buna göre son zamanlarda Genelkurmay Başkanı ve TSK ile ilgili bazı eleştirilere karargâhın nasıl baktığı, bunlara nasıl cevap verdiği ortaya çıkmıştır. Bu kapsamda olmak üzere, Milli Savunma Bakanlığı'nın başörtüsü yasağını kaldırırken Genelkurmay'ın görüşünü almadığı, Yeni Akit gazetesinin vefat eden bir yazarı için edilen taziye telefonuyla ilgili ithamlar, Sayın Akar'ın, ABD'li Genelkurmay Başkanı'nın İncirlik'te ayağına gitmesiyle ilgili yapılan aleyhte yorumlar, TSK'nın komuta heyetinin 29 Ocak 2017'deki Kardak ziyaretinin bazı çevrelerce turistik gezi olarak tenkidi, Genelkurmay Başkanı'nın Cumhurbaşkanı'yla yurtdışı ziyaretlere gitmesine dönük incitici değerlendirmeler, yine Genelkurmay Başkanı'nın Süleymaniye'de Türk askerinin başına çuval geçiren ABD'li generalden madalya almasıyla ilgili suçlamalar ve Genelkurmay Başkanı'nın, bir FETÖ'cüyle Sakarya Pamukova'da arsa aldığına ilişkin iddialar ve bunlara karşılık verilen cevaplar söz konusu gazetede yer almıştır. Doğru olanı Genelkurmay Başkanlığı'nın rahatsız olduğu konuları silsile yoluyla siyasi iktidara iletmesidir. Medya üzerinden mesaj vermek eskide kalmasını ümit ettiğimiz manşetleri ister istemez hatırlatmaktadır. TSK'nın doğrudan sorumlu olduğu Bakan, Başbakan ve Cumhurbaşkanı'na hiyerarşik sırayla hassasiyetlerini aktarması doğaldır, beklenmelidir. Bundan gocunmak, farklı yerlere çekmek ise anlamsızdır. Merakımız odur ki Genelkurmay Karargâhı'nın düşünce ve itirazlarını hükümetle paylaşmadan mezkur gazeteye sızdırıp sızdırmadığıdır. Eğer paylaşmış ve bir sonuç alamamışsa ortada bir sorun var demektir. Yok paylaşmadan doğrudan medya kullanılarak kamuoyuyla iletişime geçilmişse, bu durum yine bir sorunun varlığına delalettir. TSK'nın meşru imkân ve kanallarla savunmaya geçmesi, eleştirilere cevap verme çabası neden çok görülmektedir? Türkiye'nin yeni bir milat ve diriliş ruhuyla eskiye sünger çekmesi elzemdir."
Hürriyet
Bunlar Eski Alışkanlıkları
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hürriyet gazetesinin "Karargâh rahatsız" haberini "çok çirkin" olarak niteleyerek, "Bu gibi ifadeler, bizleri rahatsız ettiği gibi Türk Silahlı Kuvvetleri'ni haydi haydi rahatsız etmiştir. Atılan başlık terbiyesizliktir, seviyesizliktir" diye konuştu Erdoğan, resmi temaslarda bulunmak ve 13. Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Zirvesi'ne katılmak üzere dün Pakistan'ın başkenti İslamabad'a gitti. Erdoğan'a; eşi Emine Erdoğan, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan, Enerji Bakanı Berat Albayrak ile Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar eşlik etti. Hareketi öncesinde Atatürk Havalimanı'nda basın toplantısı düzenleyen Erdoğan, soruları da yanıtladı. Bir gazetecinin, "Hürriyet gazetesinde 25 Şubat'ta ön sayfada '7 eleştiriye 7 yanıt', iç sayfada da 'Karargah rahatsız' başlığında yayınlanan haberle ilgili değerlendirmelerinizi alabilir miyiz? Genelkurmay Başkanı ile dün yaptığınız görüşmede bu konu ele alındı mı?" sorusu üzerine Erdoğan, şunları söyledi: "Genelkurmay başkanımızla Beylerbeyi Sarayı'ndaki görüşmemiz birinci derecede malum El Bab operasyonunun tamamlanması sürecine yönelik bazı görüşmeler var çalışmalar var. Türkiye, Amerika ve Rusya arasındaki görüşmelerde nerelere gelindi. Bundan sonra onlarla yapılacak görüşmelerde ne durumdayız. Onların bir değerlendirmesini yapma fırsatı bulduk. Malum El Bab operasyonu tamamlandı. Bu oradaki sürecin bitmesi anlamında değil. Çünkü bizim buradaki hedefimiz Cerablus, Dabık, El Bab ama ondan sonra da tabii koalisyon güçleriyle, Rusya'yla Amerika'yla mutabık kalmamız halinde gerek Münbiç gerekse Rakka'ya yönelik de atılacak adımlar var. Bunları biz yakın bir ülke olarak Rusya ile görüşmemiz, öbür tarafta stratejik bir müttefik olarak Amerika'yla, koalisyon güçleriyle yapacağımız dayanışma, bunların hepsi bu süreç içerisinde önem arz ediyor. Bütün bunları uzaktan seyretmek gibi bir durumun içerisinde olamayız. Çünkü daha önce bunları uzaktan çok seyrettik. Seyrettik ama bunların bize belli bedelleri oldu. 'Artık hem masada olacağız hem de arazide olacağız' dedik. Bunları açıkça dost, muhatap, müttefik kim varsa hepsine söylemiş bulunuyoruz." Gazetenin ön sayfasındaki başlığın çirkin, iç sayfadaki başlığın çok daha çirkin olduğunu vurgulayan Erdoğan şöyle devam etti: "'7 soruya 7 cevap', öbür tarafta 'Karargah rahatsız' başlığı gibi ifadeler, bunlar tabii bizleri rahatsız ettiği gibi Türk Silahlı Kuvvetleri'ni haydi haydi rahatsız etmiştir. Çünkü bizim rahatsız olduğumuz bir konuda Silahlı Kuvvetlerimizin rahatsız olmaması mümkün değildir. Çünkü biz aynı vücudun azaları gibiyiz. Silahlı Kuvvetler rahatsız oluyorsa biz rahatsız oluruz. Eğer biz rahatsız olmuşsak Silahlı Kuvvetler haydi haydi rahatsız olur. Zira bu işin başı neresidir? Devlettir, hükümettir. Silahlı kuvvetler devletin bir uzvudur. Burada yapılan çok açık net söylüyorum; atılan başlık bir terbiyesizliktir, seviyesizliktir. Böyle bir başlığı atmaya bir defa bu gazetenin ne yönetimi ne patronaj kadrosu muktedir değildir, olamaz. Onun için de bu işin hukuki süreci neyse bu zaten şu anda bazı adımlar atılmış vaziyette. Bizler bunun takipçisi olacağız. Çünkü devleti kendi içinde birbirine düşürmeye kimsenin hak ve yetkisi yoktur. Bunların bunlar eski alışkanlıkları. Bu eski alışkanlıklar artık geride kaldı. Herkes yerini bilecek, konumunu bilecek ve yerini konumunu bilerek adım atacak." Erdoğan tepkisini şöyle sürdürdü: "Siz kalkıp da '7 soruya 7 cevap' derken bir defa Silahlı Kuvvetlerimizi zan altında bırakıyorsunuz, öbür tarafta işi daha ileri götürüp, 'Cumhurbaşkanı'yla beraber Genelkurmay Başkanı işte nereye giderse yanında gidiyor' gibi ifadelerle ayrıca bir terbiyesizlik daha yapıyorsunuz. Bir Genelkurmay Başkanı'nın Cumhurbaşkanı ile hatta hatta Başbakan'la herhangi bir uluslararası toplantıya gitmesi noktasından daha tabii, daha doğal ne olabilir? Bunlar dünyayı da bilmiyorlar ya. Bunlar dünyayı tanımıyorlar. Dünyanın tüm liderleri ülkemize geldikleri zaman yanlarında genelkurmay başkanlarını da güvenlikle ilgili birçok yetkililerini de alır gelirler. Bunların bundan da haberi yok. Ama sorduğu zaman 'Yok amiral gemisiymiş, yok şuymuş, buymuş' gibi de hava atarlar. Kusura bakmasınlar artık böyle bir şey yok. Bizi kendi içimizde kim birbirimize düşürmeye çalışıyorsa bunun bedelini de ağır ödeyecektir. Bizler şu anda ekonomik zirve toplantısına gidiyoruz. Birçok konuyu görüşeceğimiz zirvedir. Bunun içinde savunma vardır, ekonominin, ticaretin birçok alanları vardır, bunun yanında turizm vardır, her şey vardır. Bunları biz görüşürken bu işin sorumlusu olan kişilerin bizim yanımızda olmasından daha tabii, daha doğal ne olabilir, bu ne densiz bir yaklaşımdır. Bunlar bizleri ciddi manada üzmektedir." Erdoğan El Bab'dan sonraki hedefle ilgili olarak da şunları söyledi: Kararlılığımız aynen devam ediyor. Şimdiki safha, dediğim gibi daha önce belirlediğimiz Münbiç'tir ki Münbiç Araplara ait olan bir yerdir, PYD'nin veya YPG'nin yeri değildir. Bunun bir defa oradan tamamen boşalması lazım. Oraya da Münbiç'in yerel halkının gelmesi lazım. Ondan sonraki süreç nedir? Bizim buradaki mücadelemiz DEAŞ'ladır. Dolayısıyla eğer hakikaten müttefiklerimiz, DEAŞ'la olan mücadelede samimiyseler biz de diyoruz ki 'Sizinle birlikte hareket ederiz. Yeter ki DEAŞ'ı Rakka'dan da temizleyelim.'"
Milliyet
'Dördüncü Cemre Sandığa Düşecek'
Başbakan Binali Yıldırım, CHP'nin anayasa değişikliğine yönelik "tek adam sistemi" eleştirilerine, "Kardeşim senin keyfin için iki cumhurbaşkanı, iki başbakan, iki belediye başkanı mı çıkaralım? İdarecilik biçiminden rahatsızsa Kılıçdaroğlu; CHP'nin başına ikinci genel başkan seçsin" dedi. Yıldırım, 16 Nisan'da dördüncü cemrenin sandığa düşeceğini ve milletin anayasa değişikliğine evet diyeceğini belirtti. Yıldırım, partisinin grup toplantısında konuşmaya başlamadan önce 28 Şubat sürecini anlatan bir belgesel gösterildi. Yıldırım, "20 yıl önce Türkiye'de neler olmuş" dedi. Yıldırım, grup toplantısında özetle şunları söyledi: Filmi izledik, niye izledik? Milli iradenin nasıl el değiştirdiğini çarpıcı şekilde hafızalarımızı yokladık ve gördük. Biz niye Cumhurbaşkanlığı sistemi diyoruz çünkü millet yetkiyi sandıkta doğrudan kendisi verecek. Milletin verdiği yetkiyi abidik gubidik yaparak, tezgahlarla değiştiremeyecek, hiç kimse değiştiremeyecek. 79 milyon vatandaşımız ile birlikte yeni bir başarı destanı için şafak sayıyoruz. Vesayetle mücadele ede de bugünlere geldi Türkiye. Vatandaş seçim yapıyor, oyu veriyor zannediyor ki her şey bitti, nerde? Ankara'da alavere dalavere işler değişiyor. 28 Şubat'ta gördük. İktidar olmuşlar ama birileri bu iktidarı sevmemiş. Bazıları isim koyuyor; 'postmodern darbe'. Bal gibi darbe teşebbüsü. 15 Temmuz'da darbe vurmaya çalışanlar; 28 Şubat'ı planlayanların hedefi ile aynı hedeftedir. Bunlar darbe kardeşidir. Her ikisi de milli iradeye karşı darbe girişiminde bulunmuştur. 28 Şubat'çılar başarılı olmuş, 15 Temmuz'dakiler tuş olmuştur. Birileri 'rejim tehlikede' diye çığırtkanlık yapıyorsa bilin ki millete hizmetten rahatsız oluyor. 15 Temmuz kulağınızda küpe olsun. Yeni anayasa ile daha güçlü üretken bir Türkiye'nin kapılarını açıyoruz. Uyum ve ahenkli bir çalışma gerçekleştirmek için Cumhurbaşkanı seçimleri ile Meclis seçimini aynı gün yapacağız. Kılıçdaroğlu, daha önce vekil sayısını artırmamış gibi bugün konuşuyor. 100 vekil artırdınız, şimdi 50 artıyor. Bununla ülke batarmış. Türkiye'yi senin SSK dönemi gibi yönetmiyoruz, Ak Parti yönetiyor. Türkiye'ye bir şey olmaz, merak etme. Tek adam rejimi var tutturmuşlar Meclis işlevsiz kalacakmış. Kardeşim senin keyfin için iki cumhurbaşkanı, iki başbakan, iki belediye başkanı mı çıkaralım ne diyorsun. İdarecilik biçiminden rahatsızsan Kılıçdaroğlu; CHP'nin başına ikinci genel başkan seçsin. Nasıl olacak diyorsan kol kola girdikleri HDP'ye baksınlar onların yaptığını yapsınlar. Onlarda bu uygulama her şeyin bir eşi var. İlk cemre havaya düştü, ikincisi suya düştü, haftaya da üçüncüsü toprağa düşüyor. Dördüncü cemre 16 Nisan'da sandığa düşecek milletin zaferi ile sonuçlanacak. Yarın (bugün) Amasya'dayız, Tokat'tayız. Vatandaşlarımızla buluşacağız. CHP, MHP ve HDP'ye gönül verenlere çağrıda bulunuyorum. Mesele siyaset değil mesele memleket meselesi. 16 Nisan kararımız net oyumuz evet olsun.
Milliyet
'Suriyeliler Ve Rakka Referandumu Yapalım'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu dün partisinin grup toplantısında, 28 Şubat'ı hatırlatarak, "28 Şubat darbesine ne kadar karşıysak, 20 Temmuz darbesine de o kadar karşıyız" dedi. Kılıçdaroğlu, özetle şöyle konuştu: "Gençlerimiz, Suriye için Suriye'de şehit oluyorlar. Onların gençleri Türkiye'de, nasıl oluyor bu. Çocuklarımız işsiz, onların çocukları iş buluyor. İşsiz genç arkadaşım hala isyan etmeyecek misin. 'Bu düzene hayır diyorum' demeyecek misin? 81 ilde Suriyeli var, niye kamplarda tutmuyorsun. 'Suriyelilere vatandaşlık hakkı vereceğiz' diyorlar. İnsaf ya. İstiyorsa referanduma gidelim. Milletten korkma kardeşim, Suriyeliler için referanduma gidelim. Vatandaşımız hastanede sıra bekler, Suriyeli beklemez. Bu düzene hâlâ hayır demeyecek misin sevgili vatandaşım?" "Birileri talimat vermiş, Rakka'ya gideceğiz. Rakka'ya gidelim mi gitmeyelim mi gel referandum yapalım, Rakka'ya bu ülkenin gariban çocukları gitsin mi gitmesin mi? Gel, millete gidelim, soralım millete. Anadolu'nun gariban çocukları Rakka'da şehit olacak, beylerin çocukları dolarları istif edecekler. Şimdi gençlerimizi kandırmak için 18 yaşında milletvekilliği getirdik diyorlar, kendi çocukları için getiriyorlar."
Vatan

SPOR

Kadınlar CEV Şampiyonlar Ligi D Grubu'nun son maçında Eczacıbaşı Vitra, Alman temsilcisi Dresdner takımını 3-1 yendi ve grubunu ikinci sırada tamamlayarak çeyrek finale yükseldi. İlk maçta da 3-0 yendiği rakibi karşısında taktik servis atarak birinci sete başlayan Eczacıbaşı kolay sonuca gitti. İkili aktif bloklarla rakibini durduran, Boskovic ile ikiden etkili olan temsilcimiz teknik molaları da 8-5 ve 16-10 önde geçti. Dresdner'e üstünlüğünü kabul ettiren Eczacıbaşı Vitra seti de 25-15 kazandı. İkinci sette ilk molayı Eczacıbaşı 8-7 önde geçmesine rağmen hücum hataları yapınca Dresdner skoru 9-9'da eşitledi. Molayı da 16-14 önde kapatan Alman ekibi seti 25-19 aldı ve skora denge getirdi: 1-1 Üçüncü sete hızlı giren Eczacıbaşı, Boskovic'in sert smaçları ile teknik molaları 8-6 ve 16-12 önde kapattı. Dresdner'in aradaki farkı kapatmak için gösterdiği gayreti boşa çıkaran Eczacıbaşı Vitra seti 25-22 kazanarak 2-1 öne geçti. Turuncu-beyazlı ekip dördüncü sette de fazla zorlanmadı. Bu bölümü de 25-18'lik skorla önde tamamlayan temsilcimiz maçtan 3-1'lik galibiyetle ayrılarak adını çeyrek finale yazdırdı. Eczacıbaşı Vitra ile birlikte Vakıfbank, Fenerbahçe, Modena (İtalya), Dinamo Moskova (Rusya) ve Volero Zürih (İsviçre) Play-Off grubuna kaldılar. Eşleşmeler 3 Mart 2017 günü çekilecek kura sonunda belli olacak.
Milliyet

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, kötü gidişin ardından dün Samandıra'daydı. Yönetim kurulu üyeleri; İlhan Ekşioğlu, Önder Fırat ve Ali Yıldırım ile birlikte sabah yapılan çalışmayı izleyen Yıldırım ardından futbol takımı ve teknik heyet ile bir toplantı gerçekleştirdi. Uzun süre sonra takımla bir araya gelen Başkan Yıldırım'ın yaşadığı hayal kırıklığına rağmen yapıcı bir konuşma yaptığı ifade edildi. Camianın ve yönetimin alınan sonuçlardan dolayı üzgün olduğunu ifade eden Yıldırım, takımdan bir an önce toparlanmasını istedi. Avrupa'ya veda eden ve şampiyonluk yarışından kopan sarı-lacivertlilerde artık tek hedef Ziraat Türkiye Kupası. Başkanın da bu konuya vurgu yaptığı ve oyuncularına "Kupayı kazanmak zorundasınız" dediği öğrenildi. Toplantıda lig mücadelesinin de bir yandan sürdüğü belirtildi. Her ne kadar şampiyonluk şansı kalmasa da sarı-lacivertliler ligi en iyi noktada bitirmek istiyor. Yıldırım'ın bu konunun altını çizdiği, "Kupayı kazanıp, ligi en iyi yerde bitirmelisiniz. Gerekeni yapın" dediği öğrenildi.
Milliyet

Fenerbahçe ile Galatasaray adına bu sezon artık "Game Over" Yani "Oyun bitti" Futboldaki her türlü mucizeye, akıl dışı gelişmelere, çarpıcı sonuçlara bütün kalbimle ve saygımla inanmama rağmen "oyun bitti" diyorum. Ortada Süper Lig tarihinde pek de görülmeyen bir tablo var. Bitime 12 hafta kala Beşiktaş, Galatasaray'ın 10, Fenerbahçe'nin 12 puan önünde Geçen hafta da yazdım; puan farkının kapanması için önce futbol farkının kapanması lazım Olmaz ama, diyelim ki Beşiktaş rehavete kapıldı, bol keseden dağıtmaya başladı. Galatasaray'ın, Fenerbahçe'nin böyle bir Beşiktaş'ı kovalayacak halleri var mı, her maçı kazanarak gidecekleri konusunda en ufak bir umut kırıntısı var mı? Ne ekersen onu biçiyorsun Beşiktaş iyi yönetilmenin meyvalarını topluyor. Böyle giderse ki, gideceğe benziyor, daha çok meyva yer. Daha çok başarılara, daha çok kupalara imza atar. Galatasaray'ın son beş antrenöründen dördü, lig oynanırken takımın başına gelmiş. Yani yarışıyor ama yarıştığı takım, kendi takımı değil Kadro kendi kadrosu değil Hazırlık dönemi kendine ait değil Fenerbahçe, transferi Pereira'ya göre yapıyor, sezona Pereira ile hazırlanıyor, Şampiyonlar Ligi eleme turuna Pereira ile veda ediyor, ligin ilk haftası başlarken, bakıyorsunuz Advocaat takımın başında Takım Advocaat'ın değil, hazırlık Advocaat'ın değil, plan, program Advocaat'ın değil Galatasaray dünya para harcadı, yıllardır kendine bir sağ bek bulamadı. Bir Melo gitti, boşluğunu dolduramadı, dünyayı verdi, iki stoper aldı, oynatamadı. Say sayabildiğin kadar Fenerbahçe'nin devre arasında tek atımlık barutu vardı, Karavaev diye bir oyuncu aldı, tam "karavana" 18 kişilik maç kadrosuna bile giremiyor. Uzun ve ağır sakatlık döneminden yeni çıkmış olmasına rağmen Van Persie'ye "servet" ödendi, ödenmeye devam ediyor. Van Persie'nin neredeyse sözleşmesi bitecek ama hâlâ hazır değil, hâlâ sakat Buna benzer daha neler Futbol şube sorumlusu olmayan tek takım Beşiktaş, dört nala gidiyor. Futbol şubesi sorumlusu olan Fenerbahçe ile Galatasaray nal topluyor. Beşiktaş enayi mi? Niye futbol şube sorumlusu yok? Beşiktaş'ın geçen yıl şampiyonluğunda "damardan" etkili olan Gomez, Sosa, Gökhan Töre gitti, sezon başı biraz mırın-kırın oldu, şimdilerde bu oyuncuları arayan, boşluğunu hisseden bir Allah'ın kulu var mı? İddia ediyorum, Beşiktaş'ın yeni sezonda alacağı oyuncular bugünden hazırdır. Kiralıklar giderse ne olur, gitmezse ne olur, A planı, B planı, olmazsa C planı hepsi hazırdır. Futbol iyilerin kazandığı bir oyun Beşiktaş gerçekten iyi ve kazanmaya devam ediyor.
Milliyet

Galatasaray'ı Türk Telekom Arena'da mağlup ederek bu sezonun ilk derbi zaferine imza atan ve şampiyonluk yarışında Medipol Başakşehir ile başbaşa kalan Beşiktaş'ta, Başkan Fikret Orman, "Bu iş daha bitmedi" dedi. Aşırı stres yaşamamak için stada gitmeyip, derbiyi dostlarıyla birlikte seyreden Başkan Orman'ın bitiş düdüğünden sonra coşkuya kapılmadan, "Havaya girmek yok. Geçmişte bunun örneklerini çok gördük. Bizi şimdiden şampiyon ilan edenleri duymazdan gelmeliyiz" ifadelerini kullandığı ortaya çıktı. Galibiyeti arkadaşlarıyla birlikte kutlayan Orman'ın, "Lig tarihine baktığımızda puan farkları büyük olmasına rağmen birçok şampiyonluklar, arkadan gelen rakiplere kaptırılmıştır. Evet biz ligin en iyi futbol oynayan takımıyız. Ama Galatasaray ve Fenerbahçe ile puan farkı açıldı diye de şampiyon sayılmayız. Medipol Başakşehir'in başarısı ortada. Bana göre dört puan çok az bir fark. Bir mağlubiyetle arada fark falan kalmaz. O nedenle hepimizin ayakları yere çok sağlam basmalı" dediği öğrenildi. Başkan Fikret Orman'ın derbi gecesi dostlarıyla yaptığı sohbette Şampiyonlar Ligi'ni örnek verdiği de aktarıldı. Devler Ligi'ne son maçta veda ettiklerinin altını çizen Fikret Orman'ın, "Şampiyonlar Ligi'nde gruptan çıkmayı beklerken son hafta hiç ummadığımız bir yenilgi aldık. Hocamız sürekli olarak bu konuda takıma dikkatli olunması yönünde öğütler veriyor. Ben de aynı şeyi yönetici kurulu üyesi arkadaşlarıma ve camiama sürekli söylüyorum. Matematiksel açıdan garanti olmadığı sürece kendimize şampiyon demeyeceğiz. Tabii ki en büyük arzum bu sezon üçüncü yıldızı takmak ve Avrupa'dan kupayla dönmek. Ne mutlu bana böylesine büyük sevinçleri yaşıyorum. Bu çocukların hepsiyle gurur duyuyorum. Hepsi pırlantı gibi. Hedefe ulaşmaya daha çok var. Çalışmaya devam edeceğiz, 'lig bitti' diyenlere kulak asmayacağız" dediği vurgulandı.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder