5 Mart 2017 Pazar

05.03.2017 Genel Gündem



05.03.2017

GÜNDEM

Yaş Toplantısı Diye Darbeyi Planladılar
FETÖ'nün 15 Temmuz darbe planlaması ve Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler'in derdest edilerek Akıncı Üssü'ne götürülmesi planı Güler'in emir subayı Binbaşı Mehmet Akkurt'un Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı Lojmanları'ndaki konutunda yapılan aramada yatak odasındaki erkek ayakkabısı içinden çıktı. Güler'in emir astsubayı şüpheli Lütfi Karaca'nın da Akkurt'un evindeki ayakkabıdan ele geçirilen not ve krokilerden Güler'in kaçırılması planında görevlendirilenler arasında olduğu anlaşıldı. Darbe girişimini planlayan 38 kişilik Yurtta Sulh Konseyi'nin bulunduğu 221 şüpheli hakkında hazırlanan Genelkurmay karargâhında yaşananlara ilişkin 2 bin 581 sayfalık iddianamede FETÖ'nün TSK içinde yıllar boyu nasıl yapılandığı detaylarıyla anlatıldı. İddianamede şu ifadelere yer verildi: "FETÖ hakkında gerek TSK içinde gerekse de ulusal yargı kurumlarında yürütülen soruşturmalar akamete uğratılmıştır. 'Askeri liseye soktuğu bir çocuğu 40 yıl sonra orgeneral yapmayı hedefleyen bir örgüt, çok tehlikeli bir örgüttür' gerçeği göz ardı edilmiştir. TSK'nın kendi içinden istihbarat üretme yeteneği elinden alınmış, diğer istihbarat birimlerinden örgütle ilgili gelen istihbarat kesilmiş, oldukça azalmış ve böylece örgüt her geçen yıl TSK içindeki mevcudiyetine artırmış, serpilerek güçlenmiştir. Nihai olarak FETÖ son 15 yılda TSK'yı tamamen kendi amaçları doğrultusunda yönlendirecek bir güce erişmiştir." İddianamede, darbe girişiminde aktif şekilde yer alan ve olay gecesi meydana gelen çatışmada ölen Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler'in emir subayı Binbaşı Mehmet Akkurt'un, darbe girişiminden bir gün önce 14 Temmuz'da tatilde olan Özel Kuvvetler Komutanlığı'nda (ÖKK) görevli Binbaşı Abdurrahim Aksoy'u acil olarak Ankara'ya çağırdığı belirtildi. Akşam Ankara'ya gelen Aksoy'la Akkurt'un buluştukları belirtilerek "Akkurt'un, darbe yapılacağını, evinde yapılan aramada ayakkabı içinde ele geçirilen plandan da anlaşılacağı üzere, darbe girişiminin 16 Temmuz 2016 saat 03.00'de başlayacağını, kendisine de bu faaliyet kapsamında Yaşar Güler'i konutundan kaçıracak ekip içinde görev verildiğini söylediği, şüphelinin verilen bu görevi kabul ettiği" anlatıldı.
Milliyet


Sandığa İlgi Artıyor
Araştırma, 25-27 Şubat 2017 günleri Türkiye genelinde 7 coğrafi bölgede, 42 ilde, 126 mahalle-köy ve beldede, 18 yaş ve üstü 1.511'i kadın, toplam 3 bin 27 denekle, hanede yüz yüze görüşme metoduyla yapılmıştır. Örneklemin seçilmesinde çok aşamalı-tabakalı-tesadüfi yöntem, görüşülecek deneklerin belirlenmesinde ise cinsiyet ve yaş kotası uygulanmıştır. Örneklem seçilirken TÜİK ve Maliye Bakanlığı verilerinden faydalanılmıştır. Örneklemde ilçe, kır-kent ağırlığına uyulmuştur. Araştırma raporunda yer alan Büyükşehir verileri, statü olarak büyükşehirleri değil, nüfusu büyük olan şehirleri yani metropolleri ifade etmektedir. Araştırma sonuçları gerek sahada gerekse bilgisayar ortamında çeşitli kontrollere tabi tutulmuş, elde edilen bulguların tutarlılığı gözlemlenmiştir. Araştırmanın hata payı güven sınırları içerisinde yüzde 1.8'dir.
Milliyet


Münbiç Birleşmiş Milletler Gibi!
TSK ve ÖSO'nun birlikte yürüttüğü Fırat Kalkanı Oparasyonu'nda El Bab'ın DEAŞ'tan temizlenmesinden sonra sıra Münbiç'e geldi. ÖSO güçleri, El Bab'ı Münbiç'e bağlayan karayolunda hızla ilerlemeye başladı ve onlarca köyü YPG/PYD'nin elinden aldı. YPG/PYD sahada direnemeyince önce ABD bayraklı zırhlılar ile bölgede poz verildi. Hemen akabinde ise YPG/PYD arasına tampon olması için Esad'a bağlı rejim güçleri bölgeye davet edildi. Esad ile hareket eden Rusya'dan ise bu davete olumlu cevap geldi. YPG/PYD tarafından Münbiç'in batısındaki köylerin rejime bırakılmasından sonra ilk hareketlilik dün yaşandı. Rusya'ya ait insani yardım konvoyu, Rus zırhlıların eşliğinde Münbiç'e giriş yaptı. Rus konvoyu halay ve zılgıtlarla karşılandı. Münbiç Askeri Meclisi'nin yanına da Rusya Federasyonu'nun bayrağı çekildi. TSK'nın desteğindeki ÖSO da askeri hareketinde hız kesmedi. YPG/PYD güçleri ile çarpışarak ilerledi. Hatta Münbiç yolunda ele geçirdikleri bir köye hem kendi hem de Türk bayrağını astılar. Bu fotoğrafı da sosyal medyada paylaştılar.
Vatan

EKONOMİ
Dolar: 3,7022-3,7038                                   
Euro: Euro 3,9317-3,9328   
Sterlin: 4,5534-4,5573
Gram Altın: 146,8990-147,0149

Global Açılış
Türkiye'de verimsiz gördükleri mağazaları kapatan Türk markaları, 2017'de rotayı yurtdışına çevirdi. Türk markalarının yıl sonuna kadar yurtdışında 750'ye yakın mağaza açarak rekor kırması bekleniyor. 112 ülkede faaliyet gösteren markaların hedefinde ise daha çok Rusya, Azerbaycan, Fas ve Irak gibi pazarlar bulunuyor. 2017'de yurtdışında en çok mağaza açacak marka ise LC Waikiki. Yurtdışında açılacak mağazaların yüzde 80'ini ise hazırgiyim sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin açması bekleniyor. Bugün Türk markaları dünyada 112 ülkede toplamda 14 bin 500 farklı satış noktasında faaliyet gösteriyor. Bunun 2 bin 500'e yakını ise mağaza, 12 bini ise corner, shop in shop gibi diğer satış alanlarından oluşuyor. Her yıl ortalama 200'den fazla mağaza açan markalar, bazı ülkelerde aradığını bulamayıp çıkıyor. Ancak bu yıl Türk markaları için tam bir "global atak" yılı oluyor. Türkiye'de birçok noktada verimsiz gördükleri mağazaları kapatan markalar, yurtdışındaki şube sayılarını arttırıyor. 2017'de Asya, Afrika ve Ortadoğu ülkelerini hedef pazarlar arasına alan markaların en çok Rusya, Azerbaycan, Bahreyn, Belarus, Bulgaristan, Cezayir, Çin, Fas, Gürcistan, Irak, İran, Katar, Kazakistan, Kenya ve Suudi Arabistan gibi ülkelerde mağaza açması bekleniyor. Türkiye dışında toplam 33 ülkede mağazaları bulunan LC Waikiki, 2017 yılında yurtdışında 100 mağaza daha açmayı planlıyor. 15 ülkede pazar lideri olan markanın yurtdışında bugün 292 mağazası bulunuyor. LC Waikiki 2017 için Asya, Afrika ve Ortadoğu'yu hedef pazar seçen şirketlerin başında geliyor. LC Waikiki'yi bu alanda DeFacto takip ediyor. 16 ülkede 100 mağazası bulunan DeFacto, 2017'de yurtdışında 70 yeni mağaza açacak. 14 yeni ülkeye girmeyi planlayan şirket, Cezayir, Lübnan, Birleşik Arap Emirlikleri, Umman, Pakistan, Afganistan ve Moldova'yı hedef pazar seçti. 2017'de en çok mağaza açacak 3'üncü şirket ise bünyesinde Damat-Tween ve D'S Damat markalarını bulunduran Orka Group oldu. Yurtdışında 100 mağazası bulunan şirket, 2017'de bu sayıyı 160'a çıkarmayı hedefliyor.
Hürriyet

Bilişim Vadisi'nde 100 Bin Kişi İstihdam Edilecek
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Bilişim Vadisi'nin birinci etap inşaatı bitirildiğinde 2 bin kişiye, tüm etapların inşaatı tamamlandığında ve faaliyete geçtiğinde ise yaklaşık 100 bin nitelikli insana, iş ve istihdam sağlayacağını söyledi. Özlü, Gebze'de 3 milyon metrekareden fazla alana inşa edilecek Bilişim Vadisi'nin Türkiye için çok önemli olduğunu söyledi. Özlü, Bilişim Vadisi'nin etap etap faaliyete geçeceğini anlatarak, birinci etap inşaatının yüzde 98'inin tamamlandığı bilgisini verdi. Özlü, söz konusu etabı mayıs ayı gibi açacaklarını kaydetti. Bilişim Vadisi bünyesinde 5 bin Ar- Ge firmasının faaliyet gösterebileceğini anlatan Faruk Özlü, vadinin tüm etaplarının tamamlanmasının ardından toplamda yıllık 50milyar dolar seviyesinde ciro elde etmeyi hedeflediklerini ifade etti. Bilişim Vadisi'nde yer almak isteyen çok sayıda şirket bulunduğuna dikkati çeken Özlü, burada faaliyet göster-mek isteyen firmaların acele etmesi gerektiğini söyledi. Bilişim Vadisi'nin, Türkiye'ye önemli kazanımlar sağlayacağının altını çizen Özlü, vadinin birinci etap inşaatı bitirildiğinde 2 bin kişiye, tüm etapların inşaatı tamamlandığında ve faaliyete geçtiğinde ise yaklaşık 100 bin nitelikli insana iş ve istihdam sağlayacağını vurguladı.
Haber Türk

'500 Büyük' İçin Başvuru Donemi Başladı
Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) 2016 yılında başladığı ve dereceye giren firmaların aralık ayında Başbakan Binali Yıldırım ve beraberindeki 10 bakanın katıldığı bir törenle ödüllendirildiği, Türkiye'nin 500 Büyük Hizmet İhracatçısı Araştırması'nın ikincisi için başvuru süreci başladı. Geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen araştırma kapsamındaki 500 firmanın 2015 yılında 18.5 milyar dolar hizmet ihracatı gerçekleştirdiğini hatırlatan TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, "Bu rakam Türkiye'nin hizmet ihracatının yüzde 40'ına tekabül ediyor. Bu yıl başvuru sayısını çok daha üst seviyelere taşımayı hedefliyoruz. Başvuru sayısındaki artışla birlikte araştırmaya konu hizmet ihracat rakamı artacaktır" diye konuştu. Hizmet ticaretinin dünyada olduğu gibi ülkemizde de son yıllarda büyük bir ivme yakaladığına değinen Büyükekşi, sözlerini şöyle sürdürdü: "Son 10 yılda, küresel hizmet ihracatı tam iki katına çıkarak 4.9 trilyon dolar değerine ulaştı. Diğer bir ifadeyle, dünya genelinde yapılan toplam ticaretin dörtte birini hizmet ticareti oluşturuyor. Ülkemizin ise 2015 yılı toplam hizmet ihracatı 46.3 milyar dolar olurken, 24 milyar dolar fazla vererek net hizmet ihracatçısı konumunda bulunuyoruz. Özellikle turizmde, taşımacılıkta ve inşaat hizmetlerinde dış ticaret fazlası veriyoruz. TİM de bu araştırma ile 2023 hedefleri doğrultusunda Türk hizmet sektörünün gelişiminin görülmesine, potansiyelinin ortaya çıkarılmasına katkıda bulunmayı hedefliyor." TİM'in bu araştırması sayesinde, firmaların hem kendi sektörü içerisindeki konumunu, hem de genel sıralamasını ücretsiz olarak görmüş olacağını kaydeden Büyükekşi, "TİM'in yayınları ve sosyal medya aracılığıyla şampiyonların başarı hikâyelerini paylaşacağız. İlk 100 hizmet ihracatçısını sertifika ile ödüllendireceğiz. Katılımcı firmalara 'Döviz Kazandırıcı Hizmet Ticareti ve Devlet Destekleri' ile ilgili eğitim vereceğiz" dedi. Araştırmaya katılan firmalar arasında Türkiye genelinde ilk 10 firma ile sektörlerindeki ilk 3 firmaya ödül vereceklerini belirten Büyükekşi, araştırmaya başvuruların beyan usulü olacağını, gerektiğinde destekleyici belgeler talep edileceğini söyledi. Araştırma, telekomünikasyon, bilgisayar ve bilgi hizmetleri, müteahhitlik hizmetleri, eğitim hizmetleri, sağlık hizmetleri, turizm ve seyahat ile ilgili hizmetler, eğlence, kültür ve spor hizmetleri, yolcu taşımacılığı hizmetleri, yük taşımacılığı ve lojistik hizmetleri, mali hizmetler ve diğer iş hizmetleri kategorilerinde yapılacak. Firmalar, http:// www.tim.org.tr/tr/500.html linki üzerinden online olarak başvurabilecek.
Milliyet

'Sicil Affına Engel Olana Hesap Sorarız'
Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, bazı bankaların sicil affından sonraki tutumlarına ilişkin olarak, "Bunu engelleyen kim? Bankanın müdürü, yöneticisi. Buradan bütün Türkiye'ye söylüyorum; o bankaları gerçekten yakından izliyoruz" dedi. Tüfenkci, Malatya'da Yeni Sanayi Sitesi içindeki keresteci esnafını ziyaret etti. Dükkanları tek tek dolaşan Tüfenkci, esnafa hayırlı işler diledi, devlet tarafından sunulan teşvik ve fırsatlar hakkında bilgi verdi. Malatya Ağaç Sanatkarları Odası'nı da ziyaret eden Tüfenkci, burada yaptığı konuşmada, "Biz sorunları torunlara havale eden bir parti değiliz. Onun için torunlarımıza, her doğana, sağlam bir cumhuriyet, demokrasi, ekonomi bırakmak istiyoruz. Yapılan sistem değişikliği de bu yüzdendir" dedi. Hükümet olarak pek çok imkan sağladıkları halde, bürokratik engeller nedeniyle birçok esnafın bunlardan yararlanamadığını ifade eden Tüfenkci, yeni sistemle birlikte bu engellerin de ortadan kalkacağını bildirdi. Talepler doğrultusunda bankalarla da görüşerek sicil affı getirdiklerini anımsatan Bakan Tüfenkci, şöyle devam etti: "Ama ne oluyor, sahaya baktığınızda 'siz çeki ödememişsiniz' deniliyor ve kredi verilmiyor. Zaten sicil affını bu yüzden getirdik. O zaman ne anlamı var sicil affının? Elimizde birçok denetim mekanizmaları var. Hesabını sorarız. Biz şunu dedik; geçmişte senedini, kredisini ödeyemeyen olabilir, sonradan ödeyenler olur. Sonradan bunlarda bir sorun olmaması lazım, 6 ay içinde silinmesi lazım."
Milliyet

Mart İçin Yeşil Işık
Fed Başkanı Janet Yellen, Cuma günü Chicago'da yaptığı konuşmasında, ekonominin beklendiği gibi gitmesi durumunda Mart ayında faizleri artırmanın uygun olabileceğini söyledi. Fed Başkanı, parasal sıkılaşmanın kademeli olarak gerçekleştirilmesinin uygun olmayı sürdürebileceğini belirtti. Fed yetkililerinin ekonomide istikrarlı gelişme beklentilerinin ek faiz artırımlarına gerekçe oluşturduğunu bildiren Yellen, bu yıl içerisinde kaç kez faiz artırımına gidileceğine dair ipucu vermedi ve faiz artırmak için uzun bir süre beklemenin ileride parasal sıkılaşmanın daha hızlı bir şekilde yapılmasına yol açacağını dile getirdi. Fed yetkilileri, 2017 yılı içerisinde 3 kez faiz artırımına gidileceği tahmininde bulunmuştu. Janet Yellen, konuşmasında, işe alımların "sağlam" olduğunu ve ekonomik görünümün teşvik edici olduğunu söyledi. Fed Başkanı, gelecek yıllardaki kademeli faiz artırımlarının ekonomide fazla ısınmanın önüne geçmek amacıyla yapılacağını belirtti. Fed yetkilileri, işsizlik oranı ve enflasyonun beklentilerle uyumlu olmaya devam edip etmediğini değerlendirecek. Bunun yanında Yellen, ABD ekonomisinin büyüme potansiyelinin yüzde 2'den biraz aşağıda göründüğünü bildirdi. Chicago'da yaptığı açıklamalarda Yellen, ülke dışından gelen risklerin "bir miktar geri çekilmiş" olduğunu kaydetti ve ekonomik görünüme yönelik risklerin "aşağı yukarı dengeli" olduğunu tekrarladı. Para politikasında sıkılaşmanın 2015 ve 2016 yılları kadar yavaş olacağına pek ihtimal vermeyen Yellen, Fed politikalarının önceden belirlenmiş bir rotası olamayacağını ve olmadığını söyledi. ABD Merkez Bankası başkanı, mali politikaya dair çok fazla belirsizlik olduğunun altını çizerek mali politika konusunda sabırlı olmalarının gereğini savundu. Fed başkan yardımcısı Fischer ise Cuma günü yaptığı konuşmasında faiz oranlarına dair herhangi bir yorum yapmaktan kaçınarak Janet Yellen'ın verdiği kararlarda genellikle FOMC yetkililerinin görüşlerini göz ardı etmediğini bildirdi.
Vatan

'Aile Hekimi' Gibi Kobi Hekimi Geliyor
Firma sayısında yüzde 98, istihdamda yüzde 75, satışlarda yüzde 63, yatırımlarda yüzde 53, ihracatta yüzde 56, toplam kredilerde yüzde 26, Ar-Ge harcamalarında yüzde 35 payla ekonomiyi ayakta tutan kesim olan Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler (KOBİ), tıpkı 'aile hekimliği' yapısında 'işletme hekimleri'ne kavuşacak. MÜSİAD'ın Bolu Şubesi'ni ziyaret ederek, dernek üyelerine KOSGEB destekleri hakkında bilgi veren Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme Daire Başkanlığı (KOSGEB) Genel Başkanı Recep Biçer, yeni bir çalışma içinde olduklarının müjdesini verdi. Biçer, bu çalışmayla oluşturulacak danışmanlık hizmeti sayesinde işletmelerin ücretsiz bir şekilde yardım alabileceğini belirtti. Biçer, yeni yapıyı şöyle anlattı: "Mesleki yeterlilik kurumuna 'KOBİ danışmanı' diye bir meslek tanımlattık. Meslek standardı yayınlandı. Dolayısıyla aile hekimliği gibi bir şey planlıyoruz. Müracaat edip şartları taşıyan, o yeterlilikten geçen KOBİ danışmanlarından bir havuz oluşturacağız. Siz işletme olarak ona müracaat ettiğinizde 'Ben böyle bir Ar-Ge projesi yapmak istiyorum. Nasıl yardımcı olabilirsiniz' dediğinizde o size bu çalışmalarda yardımcı olacak. Onun danışmanlık ücretini biz ödeyeceğiz. Aile hekimliği benzeri bir yapı da kısmet olursa oluşturmaya başladık. Tahmin ediyorum bu sene içinde yürürlüğe girebilir." Biçer, KOBİ'lerin ihracat ve Ar-Ge harcamalarını yükseltmesinin ekonomiyi ve şirketleri olumlu etkileyeceğine işaret ederek, "KOBİ'ler yüzde 56 değil de ihracatı yüzde 70'e çıkartabilirlerse ayakları daha sağlam yere basar" dedi.
Vatan

DÜNYA

Hatay'da Suriye Savaş Uçağı Düştü
Hatay Samandağı yakınında, Suriye rejimine ait bir savaş uçağı düştü. Uçağın enkazı, jandarma ve AFAD ekipleri tarafından bulundu. Düşen uçakla ilgili açıklamada bulunan Başbakan Binali Yıldırım, "Samandağ Yaylacık mevkiinde MİG-23 uçağı düştü. Pilotun atladığı tahmin ediliyor. Arama-kurtarma çalışmaları devam ediyor. Pilotun muhtemelen ya Türkiye tarafına ya da Suriye tarafına düştüğü varsayılıyor. Suriye rejimine ait bir uçak olduğu tahmin ediliyor" diye konuştu. Hatay Valisi Erdal Ata da uçağın Suriye tarafına ait olduğunu aktararak, "Jandarma timleri ve sağlık ekipleri uçağın enkazına ulaştı. Uçağın kokpit yerinin boş olduğu görüldü. Pilotun atlayarak kurtulduğu kanaatindeyiz. Arama-kurtarma çalışmaları devam ediyor" dedi. Vali Ata, gazetecilerin "Sınır ihlali var mı?" şeklindeki sorusu üzerine ise "Hayır, olayın sınır ihlaliyle ilgisi yok" bilgisini verdi. Bu arada Suriye'ye ait savaş uçağının pilotuna ait olduğu değerlendirilen paraşüt, Altınözü İlçesi'nde kırsal alanda bulundu. Bölgede pilota rastlamayan güvenlik güçleri, arama çalışmalarını sürdürüyor.
Haber Türk

Başkan Trump: Obama Telefonumu Dinledi!
ABD Başkanı Donald Trump, kasım ayındaki başkanlık seçimi öncesinde görevde bulunan ABD eski başkanı Barack Obama'nın kampanya döneminde telefonlarını dinlettiğini iddia etti. Twitter hesabından açıklama yapan Trump, "Korkunç! Az önce Obama'nın seçim zaferinden önce Trump Tower'daki telefonlarımı gizlice dinlettiğini öğrendim. Hiçbir şey bulunamadı" açıklamasını yaptı. Trump, olayı ABD eski Başkanı Richard Nixon'un siyasi rakiplerini gizlice dinletmesiyle patlak veren "Watergate" skandalına benzetti. Trump, sosyal medya hesabından görevdeki bir başkanın seçim yarışını dinlemesinin yasal olup olmadığı sorusunu yönetirken, Obama için "kötü (ya da hasta) adam" nitelemesinde bulundu. Trump'ın Obama'ya yönelik suçlamaları, Rusya ile seçim yarışında kurulan bağlantılar nedeniyle yoğun baskı altında bulunması nedeniyle "dikkat dağıtma çabası" olarak yorumlandı. ABD Adalet Bakanı Jeff Sessions'ın 2016 yılında Rusya'nın Washington Büyükelçisi Sergey Kislyak ile iki kez görüştüğü ortaya çıkmıştı. Sessions'ın istifasını isteyen Demokratların Senatodaki Azınlık Lideri Chuck Schumer ve Temsilciler Meclisindeki Azınlık Lideri Nancy Pelosi'ye sert eleştirilerde bulunan Trump, her iki siyasetçinin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Rusya Başbakanı Dimitriy Medvedev ile çekilmiş fotoğraflarını sosyal medyada paylaştı. Trump, "Senatör Schumer'in Rusya ve Putin'le bağlantıları hakkında hemen bir soruşturma başlatmalıyız. Tamamen iki yüzlülük" ifadesini kullandı. Söz konusu paylaşıma yanıt veren Schumer ise bu fotoğrafın kamuya ve basına açık bir ortamda 2003 yılında New York'ta çekildiğini açıkladı.
Milliyet

'Siyasi Geçiş' Ve 'Terör' Uzlaşması
Birleşmiş Milletler'in (BM) öncülüğünde Cenevre'de düzenlenen Suriye konulu görüşmelerin 4'üncü etabı 'tarafların küçük kazanımları' ile sona erdi. Beşar Esad rejimi, Cenevre gündemine uzun süredir talep ettiği 'terörle mücadele' başlığını eklemeyi başarırken, muhalifler ilk kez rejime 'siyasi geçiş süreci' maddesini kabul ettirdi. Tarafların, Mart ayının sonunda, 'hükümet, anayasa, seçimler ve terörle mücadele' konularını görüşmek üzere Cenevre'ye gelme konusunda mutabık kaldıkları belirtildi. Görüşmelerde, Beşar Esad rejimi ile muhalifler sadece açılış töreninde 'sembolik' olarak karşı karşıya gelirken, iki taraf arasında beklenen yüzyüze görüşme gerçekleşmedi. BM Suriye Özel Temsilci Staffan de Mistura, tarafların Güvenlik Konseyi'nin 2254 sayılı kararında öngörülen geçiş yönetimi, anayasa hazırlanması, adil ve özgür seçimlerin düzenlenmesine ek olarak, "orta vadede güven artırıcı önlemler ve terörle mücadele" nin de gündeme eklenmesinde uzlaştığını aktardı. BM Temsilcisinin Cenevre görüşmelerinin açılışında 'herhangi bir önemli gelişme' beklemediğini açıklamasının ardından azalan beklenti, görüşmelerde herhangi bir tarafın toplantıyı terk etmemesinin bile 'bir başarı' olarak kabul edilmesine yol açtı. Suriye hükümeti adına Cenevre müzakerelerine katılan Beşar el Caferi, "Bu görüşmelerde elde edilen tek başarı, diğer görüşmeler için ortak bir gündem üzerinde uzlaşılmasıdır" yorumunda bulundu. De Mistura, Astana'da 14 Mart'ta düzenlenecek Suriye görüşmelerinin bir sonraki toplantısında esir değişimi konusu ele alınacağını bildirdi.
Milliyet

Demokratlar'a Rusya Salvosu..
ABD Başkanı Donald Trump Demokratlar'ın Senato'daki azınlık lideri Chuck Schumer ve Temsilciler Meclisi'ndeki azınlık lideri Nancy Pelosi'yi hedef aldı. Yönetimi Moskova ile temaslarda bulunmakla suçlayan her iki Demokrat siyasetçinin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Rusya Başbakanı Dimitri Medvedev ile çekilmiş fotoğraflarını sosyal medyada paylaştı. Önce Demokratlar'ın Senato'daki azınlık lideri Schumer'in Putin ile çekilmiş bir fotoğrafını paylaşan Trump, Schumer ile Putin'in ellerinde kahve ve donut ile görüldüğü fotoğrafın altına, "Senatör Schumer'in Rusya ve Putin'le bağlantıları hakkında hemen bir soruşturma başlatmalıyız. Tamamen ikiyüzlülük" diye yazdı. Söz konusu paylaşıma yine Twitter hesabından yanıt veren Schumer ise, bu fotoğrafın kamuya ve basına açık bir ortamda 2003'de New York'ta çekildiğini açıkladı. Kısa bir süre sonra Demokratlar'ın Temsilciler Meclisi'ndeki azınlık lideri Pelosi'nin Rusya Başbakanı Medvedev ile 2010 yılında bir yemekte çekilmiş fotoğrafını paylaşan Trump, Pelosi için de ayrıca bir soruşturma açılması gerektiğini ifade etti.
Vatan

Papa: 'Daha Az Çocuk Yapın'
Katoliklerin ruhani lideri Papa Françesko, dünyanın daha yaşanılabilir bir yer olması için daha az çocuk yapılması gerektiğini söyledi. Vatikan'da gerçekleştirilen 'Dünyayı nasıl kurtarırız?' adlı panelde konuşan Papa Françesko, "Gelecekte nüfus artışı çok büyük bir problem olacak. Bu, zaten var olan eşitsizliği daha da artıracak. Zenginler fakirlerden çok daha fazla faydalanacak" diye konuştu. Dünya üzerindeki kaynakların da hızla tükenmekte olduğunu hatırlatan Papa Françesko, "Artan nüfus bu kaynakları daha çabuk tüketmemize neden oluyor. Zaten bazı ülkeler bu kaynakları fazlasıyla harcıyor. Az çocuk yaparsak bu sorunlarla karşılaşma olasılığımız azalır. Yoksulluk o çocukların geleceğini de karartıyor" ifadelerini kullandı.
Vatan

POLİTİKA

Uganda'ya Gidin Böyle Model Yok
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sivil toplum kuruluşu (STK), iş dünyası temsilcileri, spor kulüpleri yöneticileri ile hemşehri dernekleri temsilcileriyle İzmir'de ayrı ayrı toplantılarda bir araya geldi. Anayasa değişikliğine 'hayır' oyu verilmesini istedikleri için gösterilen tepkileri eleştiren Kılıçdaroğlu toplantılarda özetle şunları söyledi: "Bu referandumda kullanacağız oyun 'A', 'B' partisiyle ilgisi yok. Bu bir seçim değil. Kullandığım oydan sonra şu parti iktidara gelecek, şu düşecek, böyle bir şey yok. Cumhurbaşkanının taraflı mı tarafsız mı olmasını istersiniz? Hayır diyenler 'teröristtir' diyorlar. Madem güzel bir şey getiriyorlar, niye bu değişikliği anlatmıyorlar da 'Hayır' diyenleri terörist ilan ediyorlar? Vatandaşa bunu söyleyin. Yeni sistemle yargı bağımsızlığı tamamen ortadan kalkacak. Bir partinin genel başkanı hâkim tayin etsin mi etmesin mi? Vatandaşımız 'Etsin ne olacak' diyebilir. Burada kentsel dönüşüm var. Başkan kentin yarısını kamulaştıracağım dedi, bedel olarak da metrekareye 5 lira düştü. Vatandaş 'Buranın değeri 5 lira değil bin lira' diyecek haklı olarak. Hakkını nerede arayacak? Mahkemede. Hâkim vatandaşı mı dinleyecek yoksa başkanı mı? Oturduğunuz apartmanda yönetim kurulu var, aidat ödüyorsunuz. Peki o aidatlar doğru yere harcanıyor mu diye denetim kurulu seçiyorsunuz. Apartmanda yaptığınız olayı koskoca Türkiye Cumhuriyeti'nde niye yapmıyorsunuz? Dünyanın hangi ülkesinde vatandaş vergi verir, siyasi otorite hesabını vermez? İster Papua Yeni Gine ister Uganda'ya gidin böyle bir model yoktur. Gazi Meclis'i bir kişi çıkacak diyecek ki 'Feshettim yeniden seçime gideceğiz'. Bu yetki verilsin mi? Cumhurbaşkanının kaç yardımcısı olacak, bunu da sorun vatandaşa. Şu cevabı verin: 'Biz de bilmiyoruz. 50 mi, 500 mü, 100 bin mi, bilmiyoruz. Afganistan'da iki yardımcı var, seçimle geliyor. Peki Türkiye'de başkan yardımcı sayısı ve hiçbirinin seçimle gelmemesi içinize siniyor mu? Değişiklik geçerse, devletin yapısı ve işleyişi ile ilgili tek yetkili organ başkan olacak. Örneğin amcasının oğlu ortaokulu mezunu, bir kararname yayınlayacak ve 'Ortaokul mezunu müsteşar olabilir' diyecek. Tak atayacak amcaoğlunu. Tutup kendi partisinin tüm il başkanlarını başkan yardımcısı yapabilir. Bu değişiklik geçerse terör bitecekmiş. 15 yıldır terörü bitirdiniz de biri elinizden mi tuttu? Ekonomide istikrar olacakmış. 15 yıldır ekonomide istikrarı sağlayamadınız. Asıl tehlike; bir kişiyi ikna ettiğiniz zaman Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni en geç 24 saat içinde ele geçiriyorsunuz. Fetullah Gülen devlete sızmak için 35 yıl çalıştı. Şimdi bu kadar çaba göstermeye gerek yok. Bir kişiyi ikna ettiğinizde tek bir kararname ile kendi adamlarını bir günde yerleştirebilir."
Hürriyet
Riyakârlıkla Değil Yiğitçe Çıkın Ortaya
HAK-İŞ'in düzenlediği 6. Uluslararası Kadın Buluşması'na katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Şu anda Cumhurbaşkanıyım, 2019'un Ağustos'una kadar Cumhurbaşkanıyım. Hükümet 2019'un Kasım'ına kadar zaten hükümet. Şu anda bu süreç bu şekilde zaten devam edecek. Bizim bazı şeyler için telaşımız yok ama biz bir sistem değişikliğiyle ülkemize sıçrama yaptıralım istiyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün eşi Emine Erdoğan ile HAK-İŞ tarafından İstanbul Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen 6. Uluslararası Kadın Buluşması'na katıldı. HAK-İŞ Başkanı Mahmut Arslan'ın kürsüdeki konuşması sırasında kendisine gelen bir telefon üzerine salon dışına çıkan Erdoğan, 15 dakika sonra yeniden yerine döndü. Erdoğan, bir gazetede çıkan "Karargâh Rahatsız" haberine sert eleştirilerde bulunarak, şunları söyledi: "Geçtiğimiz günlerde bir medya kuruluşunda, Türk Silahlı Kuvvetleri'nde başörtülü kadın personelin çalışabilmesini sinsice eleştiren bir haber çıktı. Hani bu işlerden rahatsız olmuyordunuz? Niye rahatsız oldunuz? Dünya değişti, Türkiye değişti, kurumlarımız değişti ama maalesef bazı kafalar hâlâ eski köhne alışkanlıklarından vazgeçmiyor. Biz başı açık veya kapalı hiçbir hanım kardeşimizin bu şekilde çifte standarda, aşağılanmaya maruz kalmasına rıza göstermedik, göstermeyeceğiz. Eğer bir barış devletini konuşuyorsak, eğer özgürlüklerin egemen olduğu bir devleti konuşuyorsak, o zaman bu ülkede, kimse kusura bakmasın, herkes istediği gibi giyinir, kimse buna müdahale edemez, istediği gibi inancını yaşar, kimse buna müdahale edemez. Kökenine, inancına, mezhebine, meşrebine, cinsiyetine, şekline şemaline bakılmaksızın bu ülkenin vatandaşlarının tamamı da birinci sınıf hizmete layıktır. Olayın aslı budur. Ben Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı olarak vatandaşlarımın arasında asla bir ayrımı kabullenemem. Gereği neyse onu yaparım. Şayet bunu kabullenemeyen varsa, öyle ikiyüzlülükle, riyakârlıkla, alavere dalavereyle değil, mertçe, yiğitçe çıksın ortaya, söylesin fikrini. " Kadın meselesinin, tüm insanlığın ortak meselesi olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi: "Çünkü kadın nisadır, yani insandır. Rahmetli Neşet Ertaş'ın ifadesiyle kadın insandır, erkek insanoğlu. İşte bu sebeple kadınlarımızın yaşadığı sorunların, hak ve adalet merkezli bir anlayışla çözülmesi gerekiyor. Din adına ve cinsiyet üzerinden insanları ayrıma tabi tutmak ancak cehaletle izah edilebilir. Bu ülkede 12 yıla yakın Başbakanlık, 2 yılı aşkın süredir Cumhurbaşkanlığı yapıyorum. Tek bir hanımefendiye kılığından, kıyafetinden, başının açık veya kapalı oluşundan dolayı olumlu veya olumsuz bir tavır içine girdiğimi hiç kimse söyleyemez." Erdoğan, seçilme yaşının 18'e düşürülmesini eleştirenlere de şöyle tepki gösterdi: "Dünyada 22 yaşında bakan oluyor da milletvekili oluyor da benim ülkemde Ahmet'im, Mehmet'im, Ayşem, Fatmam neden olmasın. Bizler lider bir ülkeyi inşa edeceksek, lider bir ülkeyi ihya etmenin tohumlarını atacaksak, onun planını, onun projelerini şimdiden yapmak durumundayız. Eski Türkiye özlemiyle yanıp tutuşanlara, milletimiz ben inanıyorum ki 16 Nisan'da nihai tokadını vuracak, son sözünü söyleyecektir."
Milliyet


'Öncelik Ypg'nin Oradan Ayrılması'
Başbakan Binali Yıldırım önce Ankara'dan Sinop'a giderken, ardından Sinop dönüşü ATA uçağında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Yıldırım, Münbiç'teki son gelişmeler ve referandum sonucunu değerlendirdi. Peşmerge ile Sincar'da YPG arasında bir çatışma yaşandı. Peşmerge güçleri oraya yerleştirildi. Peşmerge birlikleri, Barzani birlikleri buradan PKK'nın kesinlikle çıkmasını istiyorlar. Biz de aynı şeyi söylüyoruz. Sincar'ın ikinci bir Kandil olması asla söz konusu değil. Bizim kabul edebileceğimiz bir şey değil. Irak ordusu ile peşmerge birlikleri biz bu işi halledeceğiz dediler. Şimdi bunları bekliyoruz. Ruslar'ın Münbiç'i rejime devredeceği yönünde açıklaması oldu. En son gelişme 'Rejim güçleri oraya girdi, YPG'liler de şehirden ayrılıyor' diye. Bu bizim açımızdan olumsuz bir şey değil. Bizim orada istediğimiz PYD/YPG unsurlarının olmaması. Bu sağlandıktan sonra nihayetinde Suriye toprakları Suriyelilere aittir. PYD, bir avuç silahlı grup yerleşik halkı esir alıyor ve onları yönetmeye kalkıyor. Bu, eski yanlışların tekrarıdır. Zaten bu noktaya gelmemizde Irak'ta Suriye'de bu yanlış yönetim anlayışının payı var. Sonunda patladı ve yürümedi. Biz istiyoruz ki orada Irak'ta Suriye'de DEAŞ temizliği yapıldıktan sonra bu bölgeler gerçek sahiplerine devredilsin. Burada başka yapılanma, etnik bir temele dayalı yapay bir güç alanı oluşturulmasın. Dediğimiz bu. Orada hâlâ ABD güçleri var? Orta ve uzun vadede hedef Suriye, Irak konusunda başka dışarıdan gelen hiçbir gücün kalmaması. Kalırsa o zaman yine sorun devam eder. Suriye'nin toprak bütünlüğünün sağlanabilmesi noktasında rejimle bir temas olabilir mi? Rejimle ilişkileri İran ve Rusya yürütüyor. Bizim rejimle herhangi bir şekilde Suriye'nin geleceği konusunda bir temasımız yok. Olması da doğru değil, düşünmüyoruz. Savaşta 700-800 bin suçsuz günahsız insan ölmüş. 10 milyondan fazla insan ülkesini terk etmiş. Ondan sonra ben bu ülkeyi yöneteceğim. Nasıl yöneteceksin. Ülkenin bağımsızlığı için uğraşan gruplar var. Burada değişik değişik fikirler var. Herkes alan genişletmeye çalışıyor.
Vatan

SPOR

PTT Türkiye Kupası'nda mutlu sona, finalde Abdullah Gül Üniversitesi'ni 77-61 yenmeyi başaran Yakın Doğu Üniversitesi ulaştı. Maça 4-0'lık seri ile başladıktan sonra 16-4 geriye düşen ve ilk periyodu da 20-18 geride bitiren Yakın Doğu, 2. çeyreğin başında kontrolü ele aldı. 22-20 öne geçtikten sonra pota altında Hollingsworth, dışarıdan da McBride ile art arda sayılar bulan bordo-beyazlı ekip, devreyi de 46-37 galip tamamladı. Etkili savunma ile arayı açmayı sürdüren Yakın Doğu, 58-39'da 19 farkı yakaladı. AGÜ Gray ile direnmeye çalışsa da, son çeyreğe 61-49 galip giren Yakın Doğu oldu. Wright'ın da devreye girmesiyle farkı 10 sayıya kadar indirse de, devamını getiremeyen ve pota altında rakibine kaptırdığı üstünlük nedeniyle bir kez daha geriye düşen AGÜ, 77-61'lik skorla kupayı rakibine kaptırdı. Final maçının en değerli oyuncusu, 24 sayı, 11 ribaunt ile double double yapan Türk Milli Takımı'nda da forma giyen Hollingsworth oldu. Ay-yıldızlı ekibimizin bir diğer devşirme ismi Sanders ise AGÜ formasıyla 2 sayıda kaldı. Türkiye Kupası Sekizli Finalleri'nin en değerli oyuncusu ödülü ile finalde de 27 sayı üretmeyi başaran McBride oldu.
Milliyet
Galatasaray'da yıldızlar bir bir dökülüyor. Cim-Bom'da, Sneijder'den sonra Nigel De Jong da adalesinden sakatlandığı açıklandı. Riekerink'in gidişinin hemen sonrasında iki vatandaşı Sneijder ile Nigel de Jong'un sakatlanması da ilginç bir tesadüf olarak ortaya çıktı. Tecrübeli futbolcunun yapılan ilk kontrollerinde, Sneijder gibi 2-3 hafta forma giyemeyeceği belirlendi. Sağ arka adalesinde zorlanma tespit edilen De Jong'un tedavisine başlandığı dile getirildi. Teknik direktörlüğe Igor Tudor'un gelmesinden sonra idman temposunu artıran sarı-kırmızılılarda futbolcular bu düzene ayak uydurmakta zorlanıyor. Florya'daki tam gün mesai ve yoğun tempo sonrası ikinci adale sakatlığının yaşanması dikkat çekti. Hırvat teknik adamla beraber maçlarda daha fazla koşan sarı-kırmızılılar, Rize karşılaşmasında 118, derbide ise 114 km mesafe kat etmişti. Ancak bu duruma alışık olmayan futbolcuların fiziksel olarak yıprandıkları biliniyordu. Tudor, yaşanan bu gelişme sonrası yarınki Antalya deplasmanında orta sahayı Tolga-Selçuk İnan ve Josue üçlüsüne teslim etme kararı aldı.
Milliyet

Spor Toto Süper Lig'de zirvenin gerisinde kalan Fenerbahçe, yeniden çıkışa geçmek istiyor. Ziraat Türkiye Kupası çeyrek final ilk maçında Kayserispor'u deplasmanda 3-0 mağlup eden Dirk Advocaat ve öğrencileri, kötü gidişe "dur" dedi. Uzun süredir galibiyet elde edemeyen sarı-lacivertli takımda deplasmanda alınan bu farklı skor büyük moral oldu. Bu maçtan sonra takım içerisinde yapılan değerlendirmelerde kalan haftalarda iyi bir hava yakalamak için aynı performansın ligde de devam etmesi gerektiğinin altı çizildi. Sarı-lacivertliler her ne kadar şampiyonluk yarışından uzaklaşsa da Osmanlıspor galibiyeti ile yeni bir hava yakalamak ve kötü günleri geride bırakmak istiyor. Bu nedenle bugünkü maçtan alınacak 3 puanın bilhassa önemi üzerinde duruldu. Ligin ilk yarısı ve ikinci yarının başında sürpriz kayıplar yaşayan ve hayal kırıklığı yaratan futbolcular, bu durumu telafi etmek için sezonu en iyi yerde tamamlamak istiyor. Galibiyet hesapları yapılırken Dirk Advocaat da kadro üzerindeki çalışmalarını bitirdi. Kupada Kayserispor'u farklı yenen takımı bozmak istemeyen Hollandalı teknik adamın, yine sağ kanatta Jeremain Lens'e yer vermesi bekleniyor. Babasının cenazesine giden ancak İstanbul'a dönen yıldız oyuncunun oynamaması halinde Advocaat yerine Sow'u sahaya sürecek. Özellikle forvet hattında Jose Fernandao'nun oynaması bekleniyor. Kayserispor'a iki gol atan Brezilyalı forvetin, Robin Van Persie'ye göre daha hazır ve formda olduğu belirtildi.
Milliyet

Kolay görünen zor bir maçtı. Kolay olabilirdi fakat Beşiktaş aradığı golü çok geç buldu. Aslında zor olacağı dünden belliydi. Çünkü Beşiktaş'ın karşısında ligin en iyi savunmacı teknik adamlarından Hikmet Karaman vardı. Haftalardır ilk on birde yer vermediği, Alman alt yapılı defansif orta saha oyuncusu Robin Yalçın, sanki bu maç için bekletiliyordu. Talisca'ya nefes aldırmayan bu genç, Çaykur Rizespor'un Atiba'sı gibiydi. İlk yarıdaki katı savunma anlayışıyla birlikte ani geliştirdiği ataklarla Vodafone Arena'da gol bulmayı uman konuk ekipten, Kweuke'nin ayağı çime takılmasa, Çaykur Rizespor belki de ilk golü bulan taraf olacaktı. 38'de ise Hikmet Karaman'ın, Türkiye'nin Luka Modric'i dediği Recep Niyaz'ın şutu, az farkla kornere çıktı. 40. dakikada Gökhan Gönül ile aradığı golü bulan Beşiktaş, derin bir nefes aldı. Kartal'ın ilk yarıda aldığı bu nefes, nerdeyse ikinci yarıya yetmeyecekti. Katı savunmayı bir türlü aşamayan Beşiktaş, 69'da Talisca ile ikinci gol şansını buldu ama o top kaleci Diallo'da kaldı. 74'te ise oyuna giren Aboubakar, Çaykur Rizespor savunmasının hatası nedeniyle, Diallo ile karşı karşıya kaldı ama Diallo yine başarılıydı. 87'de Beşiktaş kalesinde Kweuke'nin yaşattığı karambolde ise Kartal çok şanslıydı. Futbol kötü ama alınan üç puan, şampiyonluk yarışı için çok önemliydi.
Milliyet


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder