10 Mart 2017 Cuma

10.03.2017 Genel Gündem



10.03.2017

GÜNDEM

Pkk'ya Dev Operasyon
Diyarbakır'ın Lice ve Bingöl'ün Genç ilçesinde 7 bini aşkın güvenlik personelinin katılımıyla 5 Mart'ta başlatılan ve hava destekli yürütülen operasyonlarda terör örgütü PKK'ya büyük darbe vuruldu. Olumsuz hava şartlarına rağmen bir metreyi aşan karın bulunduğu dağlık alanlarda başarıyla yürütülen, Sikorsky, hava taarruz ve insansız hava araçlarının havadan destek verdiği operasyonlarda, 8'i Lice'de olmak üzere biri kadın 19 PKK'lı terörist öldürüldü. Lice'de teröristlerde sağlanan sıcak temas sonucu çıkan çatışmada ise Jandarma Uzman Çavuş Ali Şirin şehit oldu. Öte yandan Lice'ye giden İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Yaşar Güler ve Emniyet Genel Müdürü Selami Altınok'a operasyonların yönetim merkezinde son durumla ilgili brifing verildi. Lice'de öldürülen teröristler biri de İçişleri Bakanlığı'nın aranan teröristler listesinde 'yeşil kategori'de yer alan Erhan Siser kod adlı Edip Yetüt oldu. Başına 1 milyon TL ödül konan teröristin 22 ayrı suçtan arandığı ve Diyarbakır'da el yapımı patlayıcı ile yapılan 7 ayrı saldırının faili olduğu belirlendi. Güvenlik güçlerince drone de kullanılan hava destekli operasyolarda, bombalı saldırılarda kullanılmak üzere gasp edilmiş sahte plakalı 6 araç bulundu. Güvenlik güçlerinin kurduğu 28 yol kontrol noktasında yapılan arama ve sorgulamalarda haklarında suç kaydı bulunan 5 kişi de gözaltına alındı. Teröristlere ait 6 barınak ve 4 sığınağın kullanılamaz hale getirildiği operasyonlarda 3 M-16 piyade tüfeği, kanas, 5 uzun namlulu silah, tabanca, 9 kalaşnikof piyade tüfeği, 1 dragunov keskin nişancı tüfeği, bixi makineli tüfek, 23 şarjör, 120 fişek, 7 el bombası, 2 glock marka tabanca, 39 tabanca fişeği, boş havan mühimmatı, 4 uçaksavar mühimmatı boş kovanı, hassas tartı, 2 el terazisi, 15 çift mekap ayakkabı, 10 koli torpil tabir edilen patlayıcı madde, 27 şemsiye, 27 kamuflajlı tişört, 350 kilogram amonyum nitrat, 18 terörist kıyafeti, 3 sırt çantası, 11 ısıtıcı, 1 çadır, 1 oksijen tüpü, 60 litre mazot, 23 ameliyat eldiveni, telsiz, 12 cerrahi makası, 16 çift ayakkabı, çok sayıda yaşam malzemesi ile örgütsel doküman ele geçirildi. Terör örgütünün finans kaynaklarından uyuşturucuya yönelik narkoterörle mücadele kapsamında 872 kilogramı toz, 514 kilogramı da kubar olmak üzere 1386 kilogram esrar ele geçirildi.
Milliyet


'Fetö'yü Hiç Sezmedim'
FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili tutuklanan dönemin 2. Ordu Komutanı Orgeneral Adem Huduti dün savunmasına başladı. Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce haklarında kamu davası açılan aralarında dönemin 2. Ordu Komutanı Huduti, 2. Ordu Kurmay Başkanı Avni Angun, 7. Ana Jet Üs Komutanı Emin Ayık, 2. Ordu Harekat Destek Yarbaşkanı Zeki Karataş, 2. Ordu İdari Kurmay Yarbaşkanı Mustafa Serdar Sevgili, meslekten ihraç edilen 2. Ordu'da görevli Ersin Yıldırım ile subay, astsubayların da bulunduğu 28'i tutuklu 76 sanığın yargılandığı davaya Yakınca Spor Salonu'nda dün devam edildi. Spor salonuna kelepçeli getirilen davanın bir numaralı sanığı Huduti savunmasına başladı. "Olayın başından itibaren darbeye karşı olduğum kurmay başkanına verdiğim emirlerle net olarak ortadadır" diyen Huduti, darbe girişimine ilişkin Ankara'daki ilk FETÖ iddianamesinde adının geçmediğini belirtti. Kendisine yönelik suçlamaların detaylı olarak incelenmesini isteyen Huduti, "Darbecileri derdest ederek Türk adaletine teslim ettim. Emeği geçen komutanları, kurmay başkanı ve beni korumakla görevli emir subayıma görevlerini başarıyla yaptıkları için teşekkür ediyorum." "İddianamede terör örgütüne üye olmakla suçlanıyorum. Hayatımın hiçbir safhasında FETÖ ile ilgili hiçbir faaliyetim olmadı. Ağabeyini, ablasını, hiç kimseyi bilmem, bankalarını kullanmadım." Darbe girişimini İstanbul'daki oğlunun telefonla aramasıyla öğrendiğini belirten Huduti, "Yatağımda uyuyordum, televizyonu bile açmadım çünkü 12 ve 14 Temmuz arasında Gaziantep-İskenderun-Adana ziyaretlerim olmuştu" dedi.
Milliyet

EKONOMİ

Dolar: 3,7682-3,7711                                   
Euro: Euro 3,9943-3,9960   
Sterlin: 4,5843-4,5877
Gram Altın: 145,2572-145,4197


Arama Ve Sondaj Yılı
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, petrol ve doğalgaz arama faaliyetlerine ilişkin, "Bu yıl Karadeniz ve Akdeniz olmak üzere arama ve sondaj konularında önemli hamlelerimiz olacak. Birinci sismik arama gemimiz Barbaros Hayrettin'den sonra ikinci gemimiz ile Akdeniz ve Karadeniz sularında daha aktif iki boyutlu ve üç boyutlu sismik çalışmaların yanında her iki denizimizde de arama faaliyet sürecimizi başlatacağız" dedi. ABD'nin Teksas eyaletinin Houston kentinde düzenlenen IHS CERAWeek 2017 Enerji Konferansı'na katılan Albayrak, petrol ve doğalgaz aramalarına ilişkin, AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu. Albayrak, Türkiye'nin, enerji alanında önemli değişikliklerin, yatırımların ve hamlelerin gerçekleşeceği yeni bir döneme girdiğini söyledi. Dünyadaki petrol ve doğalgazın yüzde 60'ından fazlasının Türkiye'nin yakın çevresindeki bölgede bulunduğuna dikkat çeken Albayrak, "Dört bir tarafında birçok enerji kaynağı ve zenginlikler bulunan Türkiye'nin, bölgesindeki en istikrarlı ve güçlü ülke olmasının getirdiği sorumluluk ve enerji arz güvenliğinde oynadığı rolü itibarıyla, ülkemiz gelecek dönemde de kararlı ve yoğun çalışmaya devam edecek" diye konuştu. Albayrak, Türkiye'nin son yıllarda doğalgaz depolama ve kaynak çeşitliliği konusunda çok önemli yatırımlar yapmaya başladığının altını çizerek, birçok alanda yatırımların hayata geçirilmesine devam edileceğini belirtti. Bakanlık olarak son dönemde petrol ve doğalgaz arama çalışmalarına daha da hız verdiklerini vurgulayan Albayrak, "Türkiye için artık birçok alanda daha önemli hamlelerin yapılması gereken bir sürece giriyoruz" diye konuştu.
Hürriyet

ORTAK FON KURULACAK
Rusya Enerji Bakanı Aleksandr Novak, bugün Moskova'da düzenlenecek Türkiye-Rusya Üst Düzey İşbirliği Konseyi (ÜDİK) toplantısı için önemli sayıda anlaşmanın hazırlandığını belirterek, bunların başında Rusya Yatırım Fonu ile Türkiye Varlık ve Yatırım Fonu arasında ortak yatırım fonu kurulmasına ilişkin protokolü geldiğini açıkladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ÜDİK toplantısında bir araya gelecek. Günübirlik ziyarette Rusya ile Türkiye arasında ticari ve kültürel bir çok anlaşma imzalanacak. Toplantıyı değerlendiren Rusya Enerji Bakanı Novak, Türkiye ile Rusya arasındaki ticari ve ekonomik iş birliğinin, yaşanan olumsuz olaylardan sonra kademeli bir şekilde toparlandığını vurguladı. Novak, "ÜDİK'in eş başkanı, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ile tüm alanlarda işbirliğinin arttırılması için çok iyi düzeyde iletişimimiz var. Geçtiğimiz yıl iki ülke ticaretinde yaşanan düşüşü tüm tarafların fayda sağlayacağı bir şekilde tekrar toparlamamız gerekiyor" diye konuştu. Toplantıda iki ülke arasında 2017-2020 yıllarını kapsayacak orta vadeli ticari, ekonomik, bilimsel ve kültürel işbirliği programının imzalanacağını bildiren Novak, "Toplantı kapsamında imzalanacak bir dizi anlaşma daha olacak. Örneğin ekonomi kurumlarımız arasında, tarım ve sanayide ikili ticaretteki kaldırılabilecek engellere ilişkin çalışmalar devam ediyor" diye konuştu. Ayrıca toplantıda Türk ve Rus Kültür ve Turizm Bakanlıkları arasında imzalanacak anlaşmayla, 2019 yılının iki ülke arasında karşılıklı kültür ve turizm yılı ilan edileceğini dile getiren Novak, Türk Akımı doğalgaz boru hattı projesinde belirlenen takvime göre ilerlendiğini ifade etti. Novak, "Bu konuda Türk ortaklarımıza teşekkür ediyoruz. İlk hattın inşası için gerekli hukuki temel tamamıyla oluşturulmuş durumda. İkinci hattın da inşası için anlaştığımız AllSeas şirketi, boru hattının döşenmesinde dünyanın en modern ekipmanlarını kullanacak" dedi. İlk hattın 2019 sonunda devreye alınacağını bildiren Novak, şunları kaydetti: "Şu anda Rusya ve Türkiye arasında, Türkiye-Yunanistan sınırına ulaşacak ikinci hatla ilgili takvim, rota gibi konular görüşülüyor. Yunan DEPA ve İtalyan Edison şirketleriyle, Poseidon boru hattının kullanılarak İtalya'ya doğalgaz ulaştırılması konusunu inceliyoruz. Güneydoğu Avrupa'da Macaristan ve Sırbistan gibi ülkelerin bu projeye ilgi duyduklarını biliyoruz. Eğer doğalgazın alımına, hacmine ve takvimine yönelik garantiler olursa Türkiye ve Rusya arasında yapılan anlaşma kapsamında ikinci hattın inşası kararı ivedilikle alınacaktır."
Hürriyet

Bu Fırsat Kaçmaz!
İlk kampanya seferberliğini 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrası yapan Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO), 2. seferberliğe 1 Şubat'ta başladı. Kampanya ile ev alacak vatandaşın peşinatı yüzde 20'den yüzde 5 'e çekilirken, Türkiye'de ilk kez 20 yıl vadeli konut satışı yapılmasının önü açıldı. 31 Mart'ta sona erecek kampanyada 60 ayda sıfır, 120 ayda yüzde 0.45, 240 ayda yüzde 0.79 faiz oranı ile ev sahibi olma fırsatı sunuluyor. Konut Gelişticileri ve Yatırımcıları Derneği (KONUTDER) ile Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) de kampanyaya katılma kararı aldı. Özel sektöründe desteği ile konutta kampanya seferberliği büyüdü. Derneklere üye firmaların 109 konut projesinde 240 ay vadede yüzde 0.75-0.85 faiz aralığında satışlar sürüyor. Konut almak için şimdi doğru zaman olduğuna dikkat çeken gayrimenkul sektörü temsilcileri "Maliyetlerin yükselmesine rağmen üreticiler fiyatları arttırmadı. Yakın zamanda fiyatlar artacak. Bu dönem konut alan tüketici kazançlı çıkacak" diyor. Kampanyaların etkisi ile beklegör durumundaki konut alıcısı harekete geçti ve konut pazarı hareketlendi. Son 1 ayda konut satış ofislerinde yoğunluk yaşanırken, kimi şirketler de yıl sonu için planladıklarını projelerde satışlara erken başladı. 35 günde Emlak Konut projelerinden 2 bin 400 ev satıldı, 2 milyar 660 milyon lira ciro elde edildi. GYODER üyesi 41 firmanın 109 projesinden ilk 1 ayda toplam 2 bin konut ve 279 ofis satıldı, yaklaşık 2 milyar 100 milyon TL'lik ciro elde edildi. 31 Mart'ta sona erecek kampanyada şimdiden 4 bin 400 ev sahibini bulmuş oldu.
Hürriyet

Kıdem Tazminatı Reformu Bu Yıl
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, bu yıl içinde kıdem tazminatıyla ilgili reformun gerçekleştirileceğini söyledi. Çeşitli toplantılara katılmak üzere Adana'ya gelen Müezzinoğlu, 'Milli İstihdam Seferberliği'ne ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, "1 Ocak ile 3 Mart tarihleri arasında 264 bin 630 yeni istihdam sağladık. Burada kadınların istihdam oranı yüzde 32 oldu. Geçen yılın Ocak ve Şubat dönemine göre istihdamdaki artış oranı yüzde 50 oldu" dedi. Türkiye'de çok tartışılan kıdem tazminatı düzenlemesiyle ilgili de konuşan Müezzinoğlu, şunları kaydetti: "Aslında işçinin hakkı, 10 yıl, 20 yıl sonra işverenin cebinde olmamalı. Bugün çok iyi olan bir işverenimiz, yarın zor durumda olabilir. Kocaeli'nde böyle bir konu oldu. İşveren, işler bozulunca 'Kıdem tazminatını ödeyecek durumum yok' dedi. İşçiler de bize kıdem tazminatıyla ilgili geliyor. Kıdem tazminatı, hakkaniyetli, sürdürülebilir, güvenilir olmalı ve tarafların cebinde olmamalı. Onun gücü, onun yasayla verilen fonda veya yeni yapılacak yapıda olmalı. Bu yıl çalışma hayatının en önemli reformlarından birini kıdem tazminatıyla sağlayacağız. Başardığımızda çalışanla çalıştıran arasında hukuk birbirine güvene dayalı olmalı. Bize düşen bu arada iyi hakemlik yapmak."
Milliyet

6 Milyar $'Lık Talep Piyasadan Çekilecek
Serbest bölgelerden Türkiye'ye, Türkiye'den de serbest bölgelere satışlarda uygulanan döviz zorunluluğu, TL zorunluluğuna dönüştürülerek 6 milyar dolarlık döviz talebi önlenecek. Açıklama, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'den geldi. Kurdaki oynaklığı değerlendiren Zeybekci, kısa vadeli borç mükellefiyetlerine ilişkin bir sıkıntı olmadığını vurguladı. Türkiye'nin Merkez Bankası'ndaki net döviz varlıklarının arttığını dile getiren Zeybekci, hükümet olarak dolarizasyondan çıkmak için çalışmalar yaptıklarını anımsattı. Zeybekci, şöyle devam etti: "Serbest bölgelerimiz var. Buradaki ticaret hacmimiz 20 milyar doların üzerinde. Bir kararla serbest bölgelerdeki işletici şirketlerin uyguladıkları tüm ücretlere TL zorunluluğu getiriyoruz. İkincisi serbest bölgelerden Türkiye'ye, Türkiye'den de serbest bölgelere satışlarda bir döviz zorunluluğu vardı. Bu da Türkiye'de hiç gerek olmadan yaklaşık 6 milyar dolarlık bir döviz talebi yaratıyor. Kendi kendimize yaratıyoruz bunu. Bu da TL zorunluluğu haline getirilerek, bu talep piyasadan çekilmiş olacak." Türkiye'ye net girişleri artırırken bir taraftan da dövize talebin aşağı çekilmesinin aslında 2 kat etki gösterdiğini vurgulayan Zeybekci, uygulama tarihi için "Bu hafta sonu bitirmeye çalışıyoruz" diye konuştu. İran, Azerbaycan, Suudi Arabistan, Körfez İşbirliği Konseyi üyesi ülkelerle, ticaretin yerel para birimleriyle yapılması konusunda yoğun temaslar bulunduğunu aktaran Zeybekci, "Dış ticaret hacmimizin 25 milyar dolara yakın kısmını milli para birimleriyle yapıyoruz, hedefimiz 70 milyar doların üzerine çıkmaktır. Bu gerçekleşirse cari açığımızın finansmanında yabancı finansman ihtiyacının ortadan kalktığını göreceğiz" dedi. Zeybekci, Rusya ile ticarette milli para kullanımına yönelik swap (döviz takası) anlaşmasında da son noktaya gelindiğini ifade ederek, "Belki bu gidişimizde tamamen bitirebiliriz" dedi.
Vatan

Dalgalanma Geçici Ciddiye Almayın
Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, kurdaki dalgalanmaların boyunun geçtiğimiz aylara kıyasla azaldığını söyledi. Dolarda son birkaç gündür yükseliş eğilimi yaşanırken, dün kur 2 Şubat'tan bu yana en yüksek değeri olan 3.76 seviyesini aştı. Nurettin Canikli dolar/TL'deki son hareketlerle ilgili soru üzerine şu değerlendirmeyi yaptı: "Para piyasalarındaki dalgalanmaların boyu ve şiddeti azalacak. Zaten en kötüler geride kaldı Günlük volatiliteler olur, bunlar da geçicidir. Kurda bu kadar dalgalanma, bu coğrafyada çok doğal ve piyasa şartlarındadır. Ancak dalgalanma boyu azaldı. Piyasa son birkaç gün yaşanan dalgalanmayı ciddiye almamalı, bu normal." Canikli, 460 bin KOBİ'ye verilecek 11 milyar liralık krediyle ilgili de, "KOBİ'lere aktardığımız kaynağım bize 3 yıllık maliyeti 2.7 milyar lira. Onunla ilgili ödenekler bütçe dengeleri içinde tahsis edilmiştir. Dolayısıyla bütçe dengelerinde herhangi bir bozulma olmayacak" diye konuştu. Kredi Garanti Fonu (KGF) destekli kredi uygulamasının bankalarda da rahatlama sağlayacağını belirten Canikli, "Böylece bankaların sermaye yeterlilik rasyolarında (SYR) artış meydana gelecek"
Vatan

DÜNYA
Kremlin'de 4 Saatlik Zirve
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Rusya ziyareti maraton temposunda geçecek. Önceden 9 ve 10 Mart olarak ilan edilen ziyaret, son anda Cumhurbaşkanı'nın program yoğunluğu nedeniyle günübirlik geziye çevrildi. Türkiye-Rusya Üst Düzey İşbirliği Zirvesi'ni organize eden diplomatlardan alınan bilgiye göre Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindeki 8 bakan kortej halinde havaalanından doğrudan Kremlin Sarayı'na hareket edecek. Zirve, 13.00'da liderlerin ikili görüşmesiyle başlayacak. Ardından Kremlin Sarayı'nın Türkiye'den gelen konuklara vereceği öğle yemeği sonrasında heyetler halinde görüşmelerle devam edilecek. Kremlin'den alınan bilgilere göre görüşmelerin yaklaşık 4 saat sürmesi planlanıyor. Ardından Rusya Devlet Başkanı Putin ile Cumhurbaşkanı Erdoğan basının karşısına çıkarak görüşmenin değerlendirmesini yapacak. İlgili bakanlar ise hazırlanan anlaşmaları yine iki liderin huzurunda imzalayacak. Türk heyeti, Kremlin zirvesinden hemen sonra Türkiye'ye dönecek. Üst Düzey İşbirliği Konseyi'nin ağırlıklı olarak ikili ilişkileri kapsaması gerekirken Rusya, Suriye meselesini ön plana çıktığı yönünde açıklama yaptı. Rusya lideri Putin'in Sözcüsü Dmitriy Peskov, "Türkiye Cumhurbaşkanı'nın ziyareti esnasında şüphesiz ikili ilişkiler tüm açılarıyla ele alınacak. Bizim için Suriye konusu da son derece önemli. Suriye'de siyasi çözüm meselesiyle yine Suriye'deki askeri operasyonların hayata geçirilmesi konularında soru işaretleri var. Türk askerinin Suriye topraklarında varlık gösterdiğini biliyorsunuz. Aynı zamanda Rusya Silahlı Kuvvetleri de Suriye Ordusu'na destek veriyor. Bu durum Türkiye ile aramızda son derece sıkı koordinasyon gerektiriyor" dedi.
Hürriyet

Abd'den Rakka'ya Asker Ve Obüs..
ABD Savunma Bakanlığı Pentagon'un, ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye ve Irak'ta terör örgütü DEAŞ'ı ortadan kaldırmak için kendilerinden istediği planı geçtiğimiz ayın sonunda Beyaz Saray'a sunmasının ardından Amerikan ordusu, Suriye'ye ek askeri güç gönderdi. DEAŞ karşıtı Uluslararası Koalisyonun sözcüsü Amerikalı Albay John Dorrian, Suriye'de halihazırda bulunan 500 Amerikan askerine ek olarak 400 askerin daha gönderildiğini açıkladı. Dorrian, ek gücün deniz piyadeleri topçu birliğinden ve ABD ordusunun elit gücü Rangers'lardan oluştuğunu söyledi. Washington Post, topçu birliğiyle birlikte M777 Howitzer obüslerinin yollandığını aktardı. Askerlerin sevkinin son birkaç günde tamamlandığını ifade eden Dorrian, gönderilen gücün Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ve Suriye Arap Koalisyonu ile birlikte çalışacağını, cephenin ön hattında rol almayacağını söyledi. Ana omurgasını terör örgütü PKK'nın Suriye kolu PYD/YPG'nin oluşturduğu SDG ile ABD arasındaki bu işbirliğine Türkiye bir süredir tepki gösteriyordu. Konuşlandırılan askerlerin Cibuti'den Kuveyt'e oradan da Suriye'ye aktarıldığını anlatan adı gizli kaynak, "Deniz piyadeleri operasyonda karşılaşılan bir sorunu çözecek. Her türlü hava koşuluna uygun ateş güçleri var" dedi. Hafta başında Amerikan Rangers birlikleri, SDG'nin kontrolündeki Menbiç'te ağır silahlı ve zırhlı araçları içinde görüntülenmişti. W.P.'a konuşan Pentagon kaynakları, ABD askerlerinin Menbiç'e konuşlandırılmasının sebebinin Suriye ve Türk birliklerini DEAŞ'a yönelik operasyonu olumsuz etkileyecek hamlelerde bulunmaktan caydırmak olduğunu söyledi. Reuters'a konuşan SDG'nin Sözcüsü Talal Silo, Rakka'ya operasyonu ile ilgili olarak, "SDG, Türkiye'nin Rakka taarruzunda rol almasını reddediyor" dedi. Bunu ABD'li yetkililere de ilettiklerini kaydetti. Silo ayrıca birkaç hafta içinde Rakka'nın kuşatılacağını da söyledi.
Hürriyet

Mahremiyet Suskunluğu
Jullian Assange'ın kurduğu Wikieaks sitesinin "Sadece yüzde 1'ini açıkladık" dediği CIA belgelerinin dünyada yarattığı sarsıntı sürüyor. Yaklaşık 9 bin belgenin gerçek olduğunu yalanlamayan CIA, FBI ile birlikte soruşturma açarken, Çin yönetimi ABD yönetimine "siber saldırılara son vermesi" yönünde sert bir uyarı yayınladı. Belgelerde ürünlerinde büyük güvenlik açıkları bulunan firmaların açıklamaları ise bu ürünleri kullanan milyarlarca insanı rahatlatmaktan uzak kaldı. Google, Microsoft ve Apple, yayınladıkları bildirilerde dünyada milyarlarca bilgisayar ve cep telefonunda kullanılan, iOS, Android ve Windows işletimsistemlerinin güvenlik açıklarının bilindiğini ancak çoğunun "son güncellemelerle" kapatıldığını öne sürdü. Akıllı televizyonlarının ses ve görüntü kaydı için CIA tarafından kullanılabileceği ortaya çıkan Güney Koreli teknoloji devi Samsung'dan ise sadece "belgelerin gerçekliğinin kuşkulu olduğu ve haberlerden endişe duyulduğu" yönünde bir açıklama geldi. Sony ve HTC gibi Wikileaks belgelerinde ürünlerinin adı geçen firmaların sessizliği ise dikkat çekti. uzmanlar, internete bağlı cihaz pazarının büyük bir hızla büyüdüğüne dikkat çekerek, bu cihazların istihbarat örgütleri ve bilgisayar korsanlarının daha fazla hedefi haline geldiğini vurguluyor. Pazar araştırma şirketi Gartner'in tahminlerine göre, 2017'de internete bağlı cihazların sayısı bir önceki yıla göre yüzde 31 artarak 8.4 milyara ulaşacak. 2020 yılında ise bu rakamın 20.4 milyara çıkması bekleniyor. Bu cihazlar içerik çeşitliliği, kalite, tasarruf ve asayiş açısından büyük önem taşıyor. Ancak internete bağlı olmaları onları dijital saldırılara daha açık hale getiriyor.
Haber Türk

'Sığınmacı Yardımlarının Yüzde 70'i Ziyan Oldu'
Avrupa Birliği'nin Suriye'deki savaşın patlak vermesinin ardından Yunanistan'a gelen sığınmacılar için 2015 yılından beri yaptığı 803 milyon dolarlık (3 milyar TL) yardımın yüzde 70'inin ziyan olduğu ortaya çıktı. İngiliz Guardian Gazetesi'nin haberine göre, Yunanistan'a gönderilen yardımların 542 milyon doları (2 milyar TL), Yunanistan'ın sınır güvenliklerinin artırılması, mültecilik başvuru sisteminin kurulması ve sığınmacı koruma programına aktarıldı. Tarihin en pahalı insani yardım program bütçesine sahip olan Yunanistan, bu para ile sınırlarından içeri giren 1 milyon 30 bin sığınmacıya sadece 780 dolar (3 bin TL) harcayacaktı. ancak sınırların kapatılmasıyla 57 bin sığınmacının Yunanistan'da kalması, maliyeti artırdı. Yunanistan'daki sığınmacılar bugüne kadar kişi başı 14 bin 88 (53 bin TL) dolara mal oldu. Yardımlar ihtiyaç maddelerine giderken, Atina yönetimi ise etkili bir sınır kontrol sistemi oluşturamadı.
Haber Türk

Kararlılık Sahaya Da Taşınmalı
Türkiye'nin İsrail Büyükelçisi Kemal Ökem, iki ülke arasında başlayan normalleşme süreci kapsamında İsrail'e giden ilk Türk basın heyetini, Tel Aviv'deki konutunda ağırladı. Ökem yeni süreçte amacın, 6 yıl öncesine dönmek olmadığını ifade ederken Suriye krizi, ülkelerin iç dinamikleri gibi yeni gelişmelerin yaşandığını, bu nedenle Türkiye-İsrail ilişkilerinin farklı bir noktaya taşınması gerektiğini belirtti. Ökem, siyasi olarak karşılıklı bir irade bulunduğunu belirtirken bunun sahada da karşılık bulması gerektiğini söyledi. Suriye konusuna da değinen Ökem, ülkenin siyasi birliğinin korunmasının hem Türkiye hem de İsrail'e fayda sağlayacağını vurguladı. Ökem, "Netanyahu Moskova'ya gitti, gidiyor. Bir yıl içerisinde altıncı defa. Bu da açık bir şekilde Rusya'nın buradaki varlığının kalıcılığının farkında olduklarını gösteriyor" dedi. İsrail gazı konusunda konuşan Ökem, "ilişkilerin bel kemiğini gaz konusunun oluşturmadığını" söylerken, Kıbrıs'ın bağlantılı olarak gündeme getirilmesinin yanlış olduğunu söyledi. Gazze'yle ilgili de değerlendirme yapan Ökem "İki ülkenin normalleşme sürecinden fayda görecek bir taraf varsa o da Filistindir" diye konuştu. Ökem, bugüne dek iki gemi gönderildiğini ve İsrailli makamlardan işbirliği gördüklerini belirtirken üçüncü bir gemi için çalışıldığını açıkladı. Ökem, sözlerini "Biz sorunun gerçek sahipleri tarafından da adım atılarak çözülebileceğine inanıyoruz. Sorunun gerçek sahibi de İsrail" diyerek tamamladı.
Milliyet

POLİTİKA

Avrupa Engelledikçe Sandık 'Evet' Dolacak
Başbakan Binali Yıldırım referandumda 'evet' kampanyası için geldiği KKTC'nin başkenti Lefkoşa'da, mitinglere engel olan başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerini sert dille eleştirdi. Yıldırım, "Korkunun ecele faydası yok, vatandaşımız bunu görüyor ve 'evet'le sandıkları doldurarak en güzel cevabı verecek" dedi. LEFKOŞA'daki Atatürk Spor Salonu'nda miting havasında geçen etkinlikte konuşan Yıldırım'a, Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan eşlik etti. Bakanların mitinglerine engelleyen başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerini sert dille eleştiren Yıldırım, "FETÖ, HDP, PKK, DAEŞ 'hayır' diyor. Avrupa da 'evet' diyen kardeşlerimizle buluşmamıza 'hayır' diyor. Korkunun ecele faydası yok, vatandaşımız bunu görüyor ve 'evet'le sandıkları doldurarak en güzel cevabı verecek" dedi. Yıldırım, şunları söyledi: "Kıbrıs sorununda, ne olursa çözüm anlayışında değiliz. Bu konuda Kıbrıs Türkü'nün haklarını korumaya devam edeceğiz. Güvenlik kaygılarının giderilmesinin her türlü garantisi anavatan Türkiye'dir. Bizim Kuzey Kıbrıslı kardeşlerimiz için bir ölçümüz var. Türkiye'de ne varsa, Kıbrıs'ta da o olacak. Bölünmüş yolları ve birçok tesisleriyle, havalimanıyla, iletişimiyle Kıbrıs'ta Allah'a şükür bugün yapılanlar, yan taraftaki Güney'den çok daha iyi durumdadır. (Rum parlamentosunun aldığı ENOSİS'i-Yunanistan'la birleşme- okullarda kutlama kararı) Kafalarındaki ENOSİS, 60 yıldan beri devam etmektedir. Kıbrıs'ta paylaşmayı hiçbir zaman zihinsel olarak kabullenmediniz. Ve nihayet ENOSİS yeniden hortlamış ve gerçek niyetiniz dünyaca bilinir hale gelmiştir." Başbakan Yıldırım, KKTC'de yaşayan kayıtlı 103 bin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı seçmene 'evet' çağrısını, "16 Nisan'da 'evet' oylarıyla darbeler dönemini tarihe gömmeye hazır mısınız?" diyerek yaptı.
Hürriyet
Binalı Bey Yorulmasın Onun Yerine Doğruları Anlatıyorum
Katıldığı radyo programındaki sözleri 'gaf' olarak değerlendirilen Kemal Kılıçdaroğlu, CHP'li belediye başkanlarıyla toplantısında aynı konuyu yineleyerek, "Başkan ayrı partiden, TBMM çoğunluğu ayrı partiden olacaktır. Asıl tehlikeli gerilim o süreçte başlayacak" dedi. CHP Lideri Kılıçdaroğlu, toplantıda özetle şunları söyledi: "Doğru anlatım, yerinde anlatım çok ama çok önemli. Deniliyor ki, 'Bu Anayasa değişikliğiyle çift başlılık ortadan kalkacak'. Bu doğru değil. Tam tersine çift başlılık bir Anayasal kurum haline geliyor. Başkan seçilecek kişi, hem Türkiye Cumhuriyeti'ni temsil edecek hem de partisinin genel başkanı olacak, çift başlı olacak. Sadece tepede mi? Aşağıda da çift başlılık olacak. Yeri geldiğinde vali de cumhurbaşkanını temsil edecek il başkanı da. Daha derin bir gerilimin içine Türkiye sokulacak. Diyelim seçim oldu. Bir parti parlamentoda çoğunluğu sağladı. O partinin başkanı, eğer seçimlerde yüzde 51'i bulamamışsa başkan olamıyor. Ne olacak? Tekrar seçime gideceğiz yüzde 51 bulmak için. Seçim oldu, parlamentoda çoğunluğu olan değil de başka birisi başkan seçildi. O zaman derin bir yarılma olacaktır. Başkan ayrı partiden, TBMM çoğunluğu ayrı partiden olacaktır. Asıl tehlikeli gerilim o süreçte başlayacak. Ülkede gerilim, kutuplaşma, kavga istemiyoruz. O nedenle Anayasa değişikliğinin yaratabileceği toplumsal yarılmayı anlatmamız gerekir. 30 Ekim 2016. Sayın Başbakan, il başkanları toplantısında, 'Basit olarak anlatırsak başkanlık sistemi ile belediye başkanlığı sistemi arasında fark yok' diyor. Emin olun bunlar ne getirdiklerini de bilmiyorlar. Belediye başkanı, 7 kocalı hürmüz gibidir. Denetlemeyen hiçbir kurum yoktur. 24 saat CHP'li belediyelerde denetim var. Peki Başkanlık sistemini kim denetleyecek? Kendi belediyeleri hiç denetlenmediği için sanıyorlar ki hiçbir belediye denetlenmiyor. Siz belediye meclisini feshetme yetkisine sahip misiniz? Başkan, TBMM'yi feshedebiliyor. Belediye başkanları hâkim, savcı tayin edebiliyor mu? Siz İçişleri Bakanı'ndan izin almadan özel kalem, genel sekreter tayin edemiyorsunuz, Cumhurbaşkanı özel kalem müdürü atamak için izin istiyor mu? Nasıl oluyor da belediye başkanı ile başkan aynıdır diyebiliyorlar. Sağ olsun Binali bey (Başbakan Binali Yıldırım), 'Kılıçdaroğlu halka doğruları söylüyor' diye açıklama yapmış. Kendisine teşekkür ediyorum. Emin olun gerçekten de halka doğruları anlatıyorum. Kendisinin anlatmasına da yorulmasına da gerek yok. Kendisi de beni dinlerse ne kadar doğruları anlattığımı öğrenmiş olacaktır. Bu Anayasa değişikliğinin Türkiye'yi sonu belirsiz bir maceraya sürüklediğini anlatmamız lazım. Türkiye'yi bu girdaptan kurtarmamız lazım. Sorumluluk hepimizin."
Hürriyet
Moskova'da Kritik Zirve
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, bugün Moskova'da kritik bir zirve yapacak. Ana gündemin ikili ilişkilerin geliştirilmesi ve Suriye olacağı zirvede Rakka harekâtı ve Münbiç'teki son gelişmeler ele alınacak. Uçak krizinin ardından iki liderin son 7 aydaki 4'üncü yüz yüze görüşmesinde Erdoğan, Putin'e "PYD" uyarısı yapacak. Erdoğan'ın hem PYD olmadan DAEŞ ile mücadele edilmesi hem de Münbiç'ten PYD'nin çıkarılmasına yönelik mesajlar vereceği öğrenildi. Türkiye-Rusya Üst Düzey İşbirliği Konseyi'nin altıncı toplantısı bugün Moskova'da yapılacak. Erdoğan'ın bugünkü Rusya ziyaretine Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı da eşlik edecek. Erdoğan'ın heyetinde Genelkurmay Başkanı Org. Hulusi Akar da olacak. Zirvede en önemli gündem maddeleri uçak krizinin ardından ikili ilişkilerin normalleşmesi ve geliştirilmesi ile Suriye olacak.Irak başta olmak üzere olmak üzere bölgesel gelişmelerin de ele alınacağı görüşmelerde Suriye'nin geleceğine yönelik yapılan Astana ve Cenevre görüşmeleri masaya yatırılacak. İki lider, terör örgütü DAEŞ'e karşı Rakka'ya yapılacak harekâtla ilgili de görüş alışverişinde bulunacak. Erdoğan'ın başta Rakka ve Münbiç olmak üzere Putin'e PYD uyarısında bulanacağı belirtiliyor. Erdoğan'ın hem PYD olmadan DAEŞ ile mücadele edilmesi hem de Münbiç'te PYD'nin olmamasına yönelik mesajlar vereceği öğrenildi. Erdoğan, zirvede mülteci krizinin çözümü için terörden arındırılmış güvenli bölge ve uçuşa yasak bölge mesajlarını da gündeme getirerek destek isteyecek.
Milliyet

'Karşılaşırsak Ypg'yi Vururuz'
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türk bakanların toplantılarının engellenmesi nedeniyle kriz yaşanan Almanya'yı ziyareti sonrası gazetecilerin sorularını yanıtladı. ABD, Rusya ve Türk Genelkurmay Başkanlarının yaptığı toplantıda Rakka konusunun da gündeme geldiğini, henüz verilmiş karar olmadığını ifade eden Çavuşoğlu, "ABD'nin kafası karışık" dedi. Gelinen noktada YPG unsurlarının büyük bölümünün hala bu bölgede olduğu, onları korumak üzere ABD birliğinin olacağı Münbiç üzerinden bizim verdiğimiz net mesajlara ABD ve Rusya'nın yanıtını nasıl değerlendirmek lazım? "Bu mesele aslında Türkiye ile ABD arasındadır. Rusya ile ABD arasında bir mesele değil. ABD'nin orada kuvvetleri var. Yeni değil. Bizim için önemli unsur YPG'nin temizlenmesi. YPG Afrin'den doğuya doğru bir terör kantonu oluşturmak için geldi. YPG genişlemek istiyor. Rakka'ya da o nedenle gitmek istiyor. Bu bölgenin tamamen, YPG'nin tamamen temizlenmesi O kanton oluşturma ideallerinin de sonlandırılması Biz o hayallere fırsat vermeyeceğimizi başından beri söyledik." Münbiç'te ABD ve Rus askerlerinin devlere girdikleri söyleniyor. Rusya'ya güvenmeye devam ediyor muyuz? YPG Münbiç'ten çıkmama konusunda direnirse bizim politikamız ne olacak? "Bizim hedefimiz El Bab'dan sonra Münbiç'tir. Rakka konusunda ortak çalışmalarımız sürüyor Münbiç'e gittiğimiz zaman karşılaşırsak YPG'yi vuracağımızı ifade ettik. Rusya'nın iddiaları var. ABD reddediyor, mutabakatımız yok diyor. Ruslar Münbiç'te veya başka bir yerde YPG'yi koruma, kollama faaliyetinde bulunursa bu bizim için sorun. Ama gittiği yerde YPG'yi temizlerse biz bunu destekleriz. Bu bizim için DEAŞ kadar hassas bir meseledir. Hassas noktamız YPG'dir. Zaten DEAŞ'la mücadele devam ediyor. Burada sorun yok. El Bab operasyonundan o anki ABD yönetimi rahatsız oldu. Şu anki farklı görüşlerin sebebi de Obama döneminde faaliyet gösteren ve YPG ile içli dışlı olan kişiler."
Vatan

SPOR

THY Euroleague'de 25. hafta mücadelesinde sahasında Baskonia'yı konuk eden Fenerbahçe, 79-74 kaybetti, 9. kez yenildi. En formda ismi Udoh'un sakatlığı nedeniyle oynamayacak olması Fenerbahçe için sıkıntı olacaktı, bu kesindi. Bir de Dixon belki de sezonun en kötü performansını sergileyince, sadece 5 değil, 1 numarasız da oynamak zorunda kaldı Fenerbahçe, sadece savunmada değil, hücumda da sendeledi! Vesely'nin erken faul problemine girmesi sıkıntıyı daha da artırırken, konuk takım ise Balazic ile skor bulup, kontrolü ele geçirdi. Ribauntlarda ilk maçtakine benzer bir görüntü vardı zaten sahada, Baskonio bu alanda çok üstündü. Dolayısıyla Fenerbahçe'nin her hücumu iyi yapması, en azından doğru tercihlerde bulunması gerekliydi, ancak Bogdanovic'in oyunun büyük bölümünü top getirerek geçirmesi, aynı zamanda skor bulma zorunluluğu, takımı oynatmaya çalışması, son dakikalarda ister istemez sorun olmaya başladı. Öyle yoruldu ki Sırp yıldız, yaptığı top kayıpları, şaşırtıcıydı. Dışarıdan da çok kötü bir yüzdeyle hücum etti Fenerbahçe. Tabii ki bunda devreyi yüzde 27 üç sayı isabetiyle bitiren, 24. dakikaya kadar da 16'da 3 ile hücum eden Fenerbahçe'de, bir maç öncenin yıldızı Melih'in, Nunnally 5'te 0 saha içiyle mücadele ederken, rakip de hep onun adamının üzerinden üçlükleri bulurken düşünülmemesi de etkiliydi. Zaten üç sayı kralı girdikten sonra iki isabet bulup, takımın havasını değişti, savunma bir anda sertleşti ama geri dönüş yetmedi.
Milliyet

UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 turu rövanş mücadelesinde Barcelona, PSG'yi 6-1 yenerek bozguna uğrattı. İlk maçı Fransa'da 4-0 kaybeden Barça, kelimenin tam manasıyla tarihi yeniden yazdı, çeyrek finale çıktı. 6-1'lik zaferde başrolü alan esas isim teknik direktör Luis Enrique oldu. Geçtiğimiz hafta Barça'dan sezon sonunda ayrılacağını açıklayan Enrique, PSG maçıyla tarihi bir imza koydu. İlk olarak takımını psikolojik anlamda hazırlayan İspanyol hoca, ilginç bir motivasyon denedi. 46 yaşındaki antrenör, oyuncularına PSG karşılaşmasının 90 dakika değil, 95 dakika olacağı fikrini aşıladı. Uzatmalarla beraber mücadelenin 95 dakika olacağını maç saatine kadar sürekli vurgulayan başarılı teknik adam, geri dönüş inancını kuvvetlendirdi. Diğer detay ise taktik planda oldu. Tiki-taka futboluna alışık olan ve neredeyse 30 yıllık bir geleneği olan Barça, 3'lü savunma ve sol kanadı tamamen Neymar'a teslim eden bir sistem kurdu. İspanyol basını; bu sistemi Antonio Conte'ye benzetip, daha hücumcu versiyonu olarak değerlendirdi. Brezilyalı hem sol bek hem de sol açık gibi oynadı. Diğer faktör kaos futbolu ve karambol hücumlardı. İlk yarıda gelen 2 golde atak sol kanattan Neymar ile başlarken, istenildiği gibi karamboller skoru belirledi. İkinci devre aynı planı kuran Barça, sol kanattan giren Neymar'ın kazandırdığı penaltıyla umutlandı. Edinson Cavani'nin golünden sonra B planına geçen Luis Enrique, toplu hücum ve hızlı-kaos futbolunu denedi. 85'ten sonra bu ciddi anlamda görüldü. 10 numara bölgesine geçip, Santos yıllarındaki görevine dönen Neymar, frikik ve penaltı golleriyle tarihi başlattı. Sergio Roberto'ya yaptığı asist geceyi noktaladı.
Milliyet

Galatasaray Teknik Direktörü Igor Tudor, kulüp dergisinin mart ayı sayısına verdiği röportajda, futbola bakış açısı, Galatasaray'a geliş süreci ve Türkiye hakkındaki düşünceleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Hırvat hoca, sarı-kırmızılı takımı çalıştırmaktan dolayı çok mutlu ve gururlu olduğunu vurgulayarak, "Galatasaray'da uzun yıllar görev yapmak istiyorum. Bir insan Galatasaray'da çalışırken daha fazla ne isteyebilir ki? İnanılmaz bir kulüpte, harika bir şehirde yaşıyorum. Burada uzun yıllar kalmak için elimden gelen her şeyi ortaya koyacağım. Kulüpte bir yer edinmek, gelişimin doğru karar olduğunu göstermek ve başarılı olmak istiyorum. Burada olmak bana Juventus günlerimi hatırlatıyor" ifadelerini kullandı. İlk iki maçında istedikleri sonuçları alamadıklarını ancak yeterli kaliteye sahip bir takım kadrolarının olduğunu aktaran Igor Tudor, şunları kaydetti: "Oyuncularım fedakârlık yapmaya hazırlar. Bu nedenle işler bazı alanlarda istediğimiz gibi gidiyor. Geniş zamanda bakarsak iyi çalışırsanız, yetenekliyseniz eninde sonunda sonuçlar gelecektir. Şans da size dönmüş olacaktır. Sonuçlar istenildiği gibi gelmediği anda sürekli bir eleştiri olacaktır. İnsanlar galibiyetlerde her şeyin çok iyi, mağlubiyetlerde ise çok kötü olduğunu düşünüyor. Ben bu tip bir antrenör ya da insan değilim. Sahada ne yapmak istediğini çok açık bir şekilde ortaya koyan bir takım görmek istiyorum. Sonuçlar mutlaka gelecektir." Hırvat çalıştırıcı, Galatasaray'a gelişinin ideal bir zamanda gerçekleşmediğini anlatarak, "Galatasaray sizi teknik direktörü olarak görmek istiyorsa 'hayır' diyemezsiniz. Sadece benim gibi kariyerinin henüz başında olan bir teknik direktör değil dünyadaki büyük antrenörler de bu teklife hayır diyemezler" şeklinde görüş belirtti.
Milliyet

Olympiakos'un eski hocası Bento gitmese, belki de Beşiktaş bu kadar zorlanmazdı. Onun dönemindeki Olympiakos futbol olarak Beşiktaş'ın yanına bile yaklaşamazdı, ama gizli hoca olan Cambiasso'nun Olympiakos'u ilk yarıda Beşiktaş'a iki gol bile atabilirdi. Bu kapsamda Tolgay'ın ilk yarıda gördüğü sarı kart taktiksel bir hamleydi. İlk devreyi konuşacak olursak, yılların ustası Cambiasso'nun attığı golden başlamak lazım. 36. dakikada attığı gol Olympiakos'u güldürdü fakat Beşiktaş'ı da düşündürmeli. Nasıl olur da, bir oyuncu bu kadar rahat Beşiktaş ceza sahası içerisine koşu yapabiliyor diye analizi yapılmalı. 19. dakikada Elyounoussi'nin şutunda Fabri başarılıydı. 31'de rakip ceza sahasında topu bir anda gören Talisca sanki çalışmadığı yerden soru almış öğrenci gibiydi. İkinci yarıya Oğuzhan-Tolgay değişikliğiyle başlayan Beşiktaş, yavaş yavaş asıl kimliğine dönüyordu. Siyah-beyazlıların oynadığı pas oyununun merkezi olan Oğuzhan kesinlikle oyuna hareketlilik getirdi. Daha baskılı oynayan Beşiktaş, aradığı gole her geçen dakika yaklaşmaya başladı. 49. dakikada Talisca'nın kornere giden kafası, Kartal'ı daha da umutlandırdı. 53'te ise kaleci Leali'nin hatalı pasını affetmeyen Aboubakar, yaklaşmakta olanı gerçekleştirerek beraberlik golünü attı. Beşiktaş daha fazlasını atabilir miydi?.. Tabii ki atabilirdi. 58'de son anda savunmaya takılan Babel'in ve 87'de Leali'nin kurtardığı Cenk'in şutları, turu garantileyebilecek türden pozisyonlardı.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder