11 Mart 2017 Cumartesi

11.03.2017 Genel Gündem



11.03.2017 Cumartesi
GÜNDEM

55 Şüpheliye 37 Kez Müebbet 
Ankara Güvenpark'ta 13 Mart 2016'da 36 kişinin hayatını kaybettiği bombalı terör saldırısına ilişkin iddianame tamamlandı. Terör örgütü PKK elebaşlarından Murat Karayılan, Cemil Bayık ve Fehman Hüseyin ve PYD yöneticisi Salih Müslim'in de aralarında bulunduğu 55 kişi şüpheli sıfatıyla yer aldı. Şüpheliler için 37 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi ve saldırının hazırlık aşamaları detaylarıyla anlatıldı. İddianameye göre, çözüm sürecinin devam ettiği dönemde 2013 yılında 'Yüksekovalı Hacı' olarak bilinen ve kimliği tespit edilmeyen PKK'lı terörist, şüphelilerden Sebahattin ve Azamettin Karakoç'a bomba yapımında kullanılan malzemelerin, İstanbul, Ankara, İzmir, Muğla ve Eskişehir'de belli mevkilere gömülmesi talimatını verdi. Savcılık, bomba malzemelerinin gömüldüğü yerlere ilişkin görüntü kayıtlarına ulaştı. İddianamede, 2016'da Cizre, Silopi, Nusaybin, Yüksekova, Sur gibi ilçelerde gerçekleştirilen operasyonlara karşılık terör örgütünün, metropollerde misilleme yapma kararı aldığı anlatıldı. Bu kapsamında canlı bomba Seher Çağla Demir'in yasadışı yollardan Türkiye'ye girerek Suruç'a geldiği, Vahit Ayçil'ın saldırı gününe kadar Demir'i sakladığı belirtildi. İddianameye göre Vahit Ayçil, saldırıyı Kızılay'da izledi ve daha sonra kiralamış olduğu araçla saat 22.30'da Ankara'dan ayrılarak Şanlıurfa'ya kaçtı. İddianamede saldırıda kullanılan aracın Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kayıtlarına da yer verildi. Aracın 26 Şubat'tan 9 Mart'a kadar Ankara Mamak, Yenimahalle, Altındağ, Keçiören, İncek Bulvarı, Turangüneş Bulvarı gibi adreslerde görüldüğü belirtildi. İddianamede, terör örgütü PKK'nın uzun vadeli stratejisi kapsamında, Ankara'nın bazı yerlerine silah sakladığı tespiti yapıldı. Şüpheliler Necati Utku Kiraz, Semih Yürek ve Rıdvan Tekin'in Anıttepe Askeri Gazino Müdürlüğü, Polis Akademisi Başkanlığı Türkiye Emekli Subaylar Derneği gibi devlet kurumlarının bulunduğu yerlerde keşif yaptıkları, fotoğraşarını çekip krokiler hazırladıkları belirtildi. Şüphelilerin krokilerde işaretlediği bir ağacın dibinde 1 adet 'BKC 500 mermi zinciri, 1 Kalaşnikof, 4 şarjör, 2 bomba bulunduğunun not edildiği' kaydedildi.
Hürriyet


Rusya'dan 3 Talep 
Rusya'nın başkenti Moskova'da iki yıl aradan sonra dün gerçekleşen 6'ncı Üst Düzey İşbirliği Konseyi Zirvesi'nde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'den yalnızca Suriye'de teröre karşı işbirliği değil, Moskova'da faaliyet gösteren PYD terör örgütü faaliyetlerinin de yasaklanmasını beklediğini açıkladı. Konsey toplantısı öncesi 2.5 saate yakın süren başbaşa görüşmenin ardından Putin ve Erdoğan'ın katılımıyla heyetler arası görüşmenin başında taraşar görüşlerini dile getiren açıklamalar yaptı. İlk konuşmayı yapan Putin, "Aramızdaki durgunluk sonrası yoğun ilişki döneminin tekrar canlandırıldığını söyleyebiliriz. Rusya olarak biz çok yönlü işbirliğimizde çok ileri gitmeye hazırız. Çünkü Rusya Türkiye için, Türkiye de Rusya için önde gelen partner. Terörle mücadele konusunda da daha geniş işbirliği yapılabilir. Askeri ve istihbarat birimleri arasında işbirliğinin geliştirilmesi de çok önemli. Ayrıca son 1-2 yılda ikili ticaretteki kaybın bu yıl telafi edileceğini umut ediyoruz" dedi. Putin'den sonra söz alan Erdoğan, nazik davet ve misafirperverlik için teşekkür etti. Teröre karşı işbirliğine de değinen Erdoğan, şöyle devam etti: "Rusya ile Türkiye, Suriye'de uluslararası terörizme karşı işbirliği yaparken bizim ayrıca Rusya'dan önemli bir beklentimiz var. Terörle mücadele alanında yakın eşgüdüm halinde hareket etmemiz büyük önem taşıyor. Suriye'de DEAŞ'a karşı sergilediğimiz kararlı tutumu diğer terör örgütlerine karşı da göstermeliyiz. Bu bakımdan PKK'nın Suriye kolu olan PYD'nin Moskova'daki faaliyetlerine son verilmesini özellikle bekliyoruz. FETÖ ile mücadele konusuna ne denli önem verdiğimiz ise malumunuzdur. Bu konuda gösterdiğiniz hassasiyetten dolayı müteşekkirim ancak bu örgütün başka isimler altında farklı alanlarda gizlice faaliyetlerini yürütme yöntemini gayet iyi uygulayabildiğini de akıldan çıkarmamak lazım. Moskova ve St. Petersburg'da bu örgütle iltisaklı olan kişi ve kuruluşlar hakkında gerekli adımları atacağınıza inanıyorum." Rusya'nın vizeler konusunda herhangi adım atmamış olmasına da değinen Erdoğan, "Vize, Türk vatandaşlarına Rusya'da çalışma izinleri gibi konuların bir an önce çözülmesi bizim açımızdan fevkalade önem arz ediyor. Bu kısıtlamalara son verilmesi için bir an önce çalışma grupları oluşturulmalı ve problem çözülmeli. Bizim arzumuz en kısa sürede tam muafiyetin sağlanmasıdır" mesajı verdi. Yukarı Karabağ ihtilafının çözülmesinin de aciliyet arz ettiğini belirten Erdoğan, "Son çatışmalar, durumun ne kadar kritik olduğunu, Azerbaycan ile Ermenistan arasında yeni bir savaş riskinin ne kadar arttığını açıkça ortaya koydu" dedi.
Hürriyet

TV Kulesine Çarpan Helikopter Yola Düştü: 7 Ölü 
Eczacıbaşı Holding'e ait TCHEZ tescilli Sikorsky S-76 tipi helikopter, dün saat 11.16'da Bilecik'teki Eczacıbaşı grubuna ait fabrikaya gitmek üzere İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan havalandı. Başpilot Alaattin Nacar ve pilot Ahmet Bulut yönetimindeki helikopter, 5 yolcusuyla Yalova-Bilecik rotasını izleyerek Bozüyük'e gidecekti. Ancak kalkıştan 5 dakika sonra helikopter TÜYAP'taki dev TV kulesinin antenine çarptı. Çarpmanın etkisiyle parçalanarak hızla irtifa kaybeden helikopter E-5 Karayolu ve çevresine düştü. Helikopterin parçaları, TÜYAP Fuar merkezi ile Büyükçekmece Mezarlığı'nı da içine alan geniş bir alana yayılırken, yanan bazı parçalarda art arda patlamalar meydana geldi. Kazanın görgü tanıklarından taksi sürücüsü Ferhat Karatekin, helikopterin kuleye çarparak düştüğünü belirterek, "Oldukça yoğun bir sis vardı. Helikopter kuleye çarptı. Ardından alev aldı ve döne döne yere çakıldı. Parçaları yola doğru savruldu" dedi. Helikopterden kopan bazı parçalar yoldan geçen araçlara da zarar verdi ancak yaralanan olmadı. Kaza sonrası E-5 Karayolu'ndaki trafik, çift yönlü olarak durdu ve bölgeye çok sayıda ambulans ve itfaiye aracı sevk edildi. İtfayi enkazda söndürme çalışması yürütürken, sağlık ekipleri de enkazda canlı bulunup bulunmadığını tespit etmeye çalıştı. Yapılan ilk incelemde 5 cenazeye ulaşılırken, uçuş listesindeki 2 kişiye yönelik de çevrede arama çalışmaları başlatıldı. Cenazelerin yanmış durumda olduğu görülürken, kimlik tespitini gerçekleştirecek Adli Tıp Kurumu ekipleri de enkazda inceleme yapanlar arasındaydı. Resmi makamlar ölü sayısını 5 olarak bildirirken, CHP İstanbul Milletvekili Ali Şeker, uçuş listesindeki 7 kişinin de hayatını kaybettiğini, bazı cesetlerin patlama nedeniyle parçalandığını belirtti. Kaza sonrası açıklama yapan Eczacıbaşı grubu, helikopterde Eczacıbaşı Yapı Ürünleri Grubu Rusya Ülke Direktörü Salim Özen, Rusya'daki bölge satış yöneticilerinden Aleksandr Vanin, Rus misafirleri Igor Kochergin, Luidmila Chuprova ve Elena Badragan ile pilotlar Alaattin Nacar ve Ahmet Bulut'un bulunduğunu açıkladı. Grubun Rus misafirlerinin İstanbul CNR'daki Seramik Banyo ve Mutfak Fuarı'na katılmak üzere Türkiye'ye geldikleri öğrenildi. Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı da olay yerine gelerek yetkililerden bilgi aldı. Rus konukları fuar nedeniyle davet ettiklerini belirten Eczacıbaşı, "Nasıl düştüğüne ilişkin henüz kesin bir bilgi yok. İncelenince biz de öğrenmiş olacağız. Tam donanımlı bir helikopterdi" diye konuştu.
Milliyet

EKONOMİ 

Dolar: 3,7291-3,7315                       
Euro: Euro 3,9866-3,9884
Sterlin: 4,5401-4,5441
Gram Altın: 144,3648-144,5129

Alın Terini Koruyan Kıdem Tazminatı Fonu 
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, kıdem tazminatı fonuna ilişkin, "Zora düşmüş bir işverenin elinde mi olmalı haklar yoksa güçlü bir fonda mı olmalı? İnşallah önümüzdeki dönemde alın terinin hakkını koruyan bir kıdem tazminatı fonunu paydaşlarımızla birlikte anlaşarak çıkartacağız" dedi. Müezzinoğlu, Fatih Belediyesi desteğiyle teknoloji tabanlı yenilikçi projelerin hayata geçirileceği Yenilikçi Projeleri Geliştirme Merkezi'nin (YEPGEM) tanıtım toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kıdem tazminatı fonuna ilişkin bir soru üzerine Müezzinoğlu, 11 milyon çalışanın yaklaşık yüzde 85'inin kıdem tazminatından faydalanamadığını kaydederek, şunları söyledi: "İşveren, 10 yıl sonra karşısına kıdem tazminatı ödeme koşulları geldiğinde 'O imkânım yok, ödeyemiyorum.' diyebiliyor. İşçi mağdur oluyor, işveren de mahcup oluyor. Dolayısıyla işçinin de işverenin de hak ve hukukunu koruyan kıdem tazminatı fonu. 1975'te çıkan İş Kanunu bize fon kurulmasını öneriyor ama kurulamamış. Niye? İşçinin yüzde 90'ı mağdur oluyorsa, işveren niye rahatsız olsun ki? Bu paralar işverenin cebinde birikiyor, kullanılıyor, değerlendiriliyor. Burada namuslu, dürüst işveren de bundan rahatsız. Bu fonun kendi kasasında 10 yıl-20 yıl biriktirmek, tutmak gibi bir durumu yok, onu kullanıyor ama hiç beklemediği bir anda da kıdem tazminatını ödeme zorunluluğu olduğunda da birdenbire planları programları bozuluyor." Müezzinoğlu, işçilerden ve işverenlerden talep olduğunu belirterek, "Bizim sendikalı işçi oranımız yüzde 11-12'lerde. Onların da mağduriyetleri oluyor. Zora düşmüş bir işverenin elinde mi olmalı haklar yoksa güçlü bir fonda mı olmalı? Almanya, Avusturya, Belçika, Hollanda, nasıl güçlü bir fon kurduysa, Türkiye de güçlü fonu kuracak" dedi.
Hürriyet

Yüksek Tempolu İyileşme 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün günübirlik Moskova ziyaretinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Kremlin'de bir araya geldi. Ayrıca, Türkiye-Rusya Üst Düzey İşbirliği (ÜDİK) toplantısı ile Putin tarafından onuruna verilen yemeğe katıldı. Erdoğan, Putin ile 2.5 saat süren görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, Türkiye ve Rusya ilişkilerinin geliştirilmesi önündeki tüm engellerin kaldırılmasını ve yaptırımların iptal edilmesini isterken, 22 Mayıs'ta Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü'nün 25. kuruluş yıldönümü için İstanbul'da yapılacak toplantıya davet etti. Erdoğan'a Moskova ziyaretinde, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, Milli Savunma Bakanı Fikri Işık ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan eşlik etti. Putin ve Erdoğan, Kasım 2015'teki uçak krizinin ardından ilişkilerin yeniden normalleşmesi sonrası dördüncü kez bir araya geldi. İki liderin Moskova'da başkanlık yaptığı Türkiye-Rusya Türk Üst Düzey İşbirliği Konseyi (ÜDİK) toplantısıysa, uçağın düşürmesinden bu yana ilk kez düzenlendi. Erdoğan, askeri ve teknik işbirliği konusunu Putin ile baş başa görüşmelerinde ele aldıklarını dile getirerek şöyle konuştu: "Bu alanlarda işbirliğimiz mühimdir beşeri ve kültürel münasebetlerimizi de artırmalıyız. 2019 yılını karşılıklı olarak kültür ve turizm yılı ilan ediyoruz. Moskova'da Yunus Emre heykeli, Ankara'ya ilk Rus kozmonotun heykelinin dikilecek olması önemli. Bu yıl Rus turistte rekor bekliyoruz. Buradan Rusları Türkiye'ye davet ediyorum. Turizm noktasında kaybettiğimiz ivmeyi tekrar yakalamamız gerekiyor. Sizlerin Rus halkını cesaretlendireceğinize inanıyorum. Mir kartın Türkiye'de altyapısının oluşturulacak olması ve milli ödeme süreçleri de bu ilişkiyi ciddi manada hızlandıracaktır." Erdoğan, Moskova'da yapılan Türk Kültür Merkezi'nin faaliyete geçmesi durumunda merkezin açılışını Putin ile birlikte yapabileceklerini söyleyerek, "Vize muafiyetini canlandırmak için çalışmanın olmasında fayda var. İşadamı, TIR şoförleri, uçak mürettebatı ve resmi pasaportlarda bazı formüller üzerinde çalıştığınızı biliyorum. Arzumuz en kısa zamanda tam muafiyetin sağlanmasıdır" dedi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türkiye ve Rusya arasında iyi komşuluk ilişkilerinin geliştirmesi için önemli bir potansiyel bulunduğunu belirterek, "İki ülke sadece kayıplarını telafi etmekle yetinmeyip, aynı zamanda ilişkileri yeni bir seviyeye çıkarabilir, Moskova'nın da dileği bu yöndedir" dedi. Karşılıklı ticarette yerel para birimlerinin payının artırılmasının iki ülke arasındaki ticaretin gelişmesine katkı sağlayacağını ifade eden Putin, "Sayın Cumhurbaşkanının da bunu desteklediğini biliyoruz. Türkiye'de Rus ödeme sistemi Mir'in altyapısının oluşturması bunun somut adımı, olabilir" diye konuştu. Putin, "Türk vatandaşlarına yönelik çalışma izinleri, vize kolaylığı ve Türk şirketlerine yönelik yasaklar en yakın zamanda kalkacaktır, bu konuda siyasi karar alındı. En yakın zamanda uygulanacaktır" dedi. Basın toplantısı ardından iki lider soruları da cevapladı. Türk şirketlerine uygulanan iş vizesi yasağının kaldırılıp kaldırılmayacağına yönelik soruya Putin "Bu yasak en kısa zamanda kaldırılacak. Özellikle yasakların uygulandığı inşaat sektöründeki Türk çalışanlarına değinildi. Bugün Sayın Cumhurbaşkanı ile bunun ne zaman kaldırılacağı konusunda anlaştık. Bu yasak en yakın zamanda kaldırılacak. Bu bizim bugünkü anlaşmamızdan sonra sadece teknik bir konudan ibarettir"dedi. Rus turistlere Türkiye'de güvenlik teminatı verilip verilmeyeceği konusunda gelen soruyu da Putin şöyle cevapladı: "Türkiye tatili Rusların hayatının önemli bir parçası haline dönüştü. Son yıllarda milyonlarca Rus vatandaşı Türkiye'de tatil yaptı ve bu ülkenin misafirperverliğini hissetmiştir. Ben de şahsen Moskova'da bu görevde olmadığım sürede birkaç kez Türkiye'de tatil yaptım ve en sıcak duygularım halen mevcut. Türk makamlarının Rus turistlerin güvenliğinin sağlanması konusunda her türlü tedbiri alıyor"
Hürriyet

Krediye Yüklendik 
Vatandaş, son bir yılda krediye ve kredi kartına yüklendi. Ocak itibarıyla kredi ve kart kullanan kişi sayısı 28 milyon 175 bine çıktı. Geçen yıl aynı dönemde bu sayı 26 milyon 68 bindi. Yani 2.1 milyon kişilik bir artış var. Yine son 1 yılda çekilen kredi ve karttan yapılan harcamalar toplamı 47 milyar lira artışla 459 milyara yükseldi. Kişi başına ortalama kredi borcu 16 bin 299 lira olarak kayıtlara geçti. Bankalar Birliği'ne göre; Ocak 2016'da kişi başına kredi 15 bin 805 liraydı. Bir başka deyişle bir yılda ortalama kredi borcunda 494 liralık artış oldu. Kredilerde en yüksek artış konut kredilerinde görüldü. Konut kampanyalarının ve faiz indirimlerinin de etkisiyle bir yılda 23 milyar lira artan konut kredisi toplamı 151 milyar liradan 174 milyara çıktı. 2.4 milyon kişi konut kredisi aldı, kişi başına ev kredisi borcu 73 bin 32 TL.
Posta

Dolar 3.77'den Geri Döndü 
Merkez Bankası, hafta içinde piyasaların beklentisine rağmen faiz artış sinyali vermeyince dolar 3.78 ile son bir ayın zirvesine çıkmıştı. Ancak 12 Ocak'tan itibaren repo ihalesi açmayıp bankaları yüksek faizle borç almaya yönelten Merkez, dün musluğunu iyice sıkıp bankaların borç alma maliyetini yüzde 10.81'e çıkarınca doların ateşi düştü. Amerika'da açıklanan Fed'in faiz artırımı için önemli olan tarım dışı istihdam verisi de düşüşü hızlandırdı. Tarım dışı istihdam verisi 190 bin beklenirken 235 bin arttı. Saatlik ücret artışı beklentiyi karşılamadı. Bu veriler Fed'in bu yıl 4 faiz artışı yapabileceği konusundaki beklentiyi desteklemedi. Bu yüzden son günlerde yükselişe geçen dolar dün sert düştü ve 3.72'lere indi. Günlük kayıp yüzde 1'i aştı. Gelecek hafta 15 Mart'ta Fed, ardından 16 Mart'ta Merkez Bankası faiz kararını açıklayacağı için uzmanlar, "Dolarda ani ataklar olabilir" diyor.
Posta

'En Düşük Memur Maaşı 632 Euro' 
Maliye Bakanı Naci Ağbal, Aralık 2002'te 227 euro olan en düşük memur maaşının Ocak 2017'de 632 euro'ya yükseldiğini bildirdi. Ağbal, "Kamu görevlilerinin aylık ve ücretlerine ilişkin söz konusu artışlar karşılaştırıldığında, aylık ve ücretlerdeki artışların enşasyonun üzerinde gerçekleştiği ve döviz cinsinden de aylıkların reel olarak yükseldiği görülmektedir" dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in memur maaşlarına ilişkin soru önergesini yanıtlayan Bakan Ağbal, şunları kaydetti: "Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2016 ve 207 Yıllarını Kapsayan 3. Dönem Toplu Sözleşme ile kamu görevlilerinin aylık ve ücretlerinde; 2016 Ocak ayından geçerli olmak üzere yüzde 6.90 oranında ve temmuz ayından geçerli olmak üzere yüzde 5 oranında artış yapılmıştır. Aynı toplu sözleşme ile kamu görevlilerinin aylık ve ücretlerinde; 2017 Ocak ayından geçerli olmak üzere yüzde 3 oranında artış yapılmış olup, temmuz ayından geçerli olmak üzere de yüzde 4 oranında ilave artış yapılacaktır." Ağbal, şöyle devam etti: "Ayrıca 2017 birinci altı aylık döneminde gerçekleşecek TÜFE oranının yüzde 3'ü aşması halinde aşan kısım temmuz ayından geçerli olmak üzere kamu görevlilerinin aylık ve ücretlerine yansıtılacaktır. Diğer taraftan, 2002 Aralık-2017 Ocak döneminde kamu mali ve sosyal haklarında önemli ölçüde artışlar sağlanmıştır. Söz konusu dönemde aile yardımı ödeneği dahil en düşük memur maaşı yüzde 552.6 oranında artarak 2 bin 558 TL'ye ortalama memur maaşı ise 432.4 oranında artarak 3 bin 77 TL'ye yükselmiştir." Ağbal, verdiği yanıtta şunları kaydetti: "Aynı dönemde TÜFE'deki artış ise yüzde 232.5 oranında gerçekleşmiştir. Bu artışlar karşılaştırıldığında kamuda istihdam edilen personelin maaşlarındaki artışların enflasyonun oldukça üzerinde gerçekleştiği görülmektedir. Ayrıca, efektif dolar satış kuru dikkate alınarak yapılan hesaplamalara göre 2002 Aralık sonu itibarıyla aile yardımı dahil en düşük memur maaşı 238 dolar ve ortalama memur maaşı 350 dolar iken, 18 Ocak 2017 itibarıyla söz konusu maaşlar sırasıyla 675 dolar ve 812 dolar olmuştur." Ağbal, daha sonra şu bilgileri aktardı: "Efektif euro satış kuru dikkate alınarak yapılan hesaplamalara göre ise 2002 Aralık sonu itibarıyla en düşük memur maaşı 227 euro ve ortalama memur maaşı 334 euro iken, 18 Ocak 2017 itibarıyla ise söz konusu maaşlar sırasıyla 632 euro ve 760 euro olmuştur. Kamu görevlilerinin aylık ve ücretlerine ilişkin söz konusu artışlar karşılaştırıldığında, aylık ve ücretlerdeki artışların enşasyonun üzerinde gerçekleştiği ve döviz cinsinden de aylıkların reel olarak yükseldiği görülmektedir."
Milliyet

TVF İpotek Edilip Kredi Alınmayacak 
Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Türkiye Varlık Fonu'nun (TVF) bünyesindeki varlıkları kredi teminatı göstermeyeceğini bildirdi. Türkiye'nin ekonomik büyümesine katkı sağlamak ve büyük projelere kaynak yaratmak amacıyla geçen yıl Ağustos'ta kurulan Türkiye Varlık Fonu'yla ilgili değerlendirmelerde bulunan Canikli, şunları kaydetti: "TVF'ye devredilen kuruluşları teminat ve ipotek göstererek kredi temini gibi bir durumumuz asla sözkonusu değil. TVF'deki kuruluşlar sadece varlık fonunun aktifinde değerleriyle görünecek. Bilanço ve varlıklarının değerleri karşılığı kaynak sağlanacak. Yönetimlerine müdahale etmeyeceğiz. İşsizlik Fonu gibi plase edilmiş kaynaklara da dokunmayacağız." Geçen yıl kurulan TVF, Şubat'ta bazı büyük kamu şirketlerini devralmıştı.
Vatan

Arpa İthalatında Vergi Sıfırlandı 
Son dönemde bakliyat ürünlerinde yaşanan fiyat artışları nedeniyle nohuttaki gümrük vergisinin sıfırlanmasının ardından dün de arpa ithalatındaki vergiler sıfırlandı. Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından kullanılmak üzere sıfır gümrük vergili 100 bin tonluk arpa ithalatı kotası tanımlandı. Resmi Gazete'nin dünkü sayısında yer alan Bakanlar Kurulu kararına göre, tanımlanan tarife kontenjanı 31 Mayıs'a kadar geçerli olacak. Karar kapsamında yapılacak ithalat için Ekonomi Bakanlığı'nca ithal lisansı düzenlenecek.
Vatan

SİYASET/POLİTİKA

MHP'de 4 İhraç 
MHP Merkez Disiplin Kurulu, Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu, Isparta Milletvekili Nuri Okutan ve Balıkesir Milletvekili İsmail Ok ile mahkeme kararıyla geri dönen eski Iğdır Milletvekili Sinan Oğan'ı partiden ihraç etti. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 4 isme dönük disiplin talimatını geçen şubat ayında Konya'daki MHP kampında vermişti. Bahçeli, Okutan, Halaçoğlu ve Oğan'ın Genel Merkez'in bilgisi dışında Demokrat Parti ve BBP'ye ziyarette bulunmalarına sert tepki göstermişti. İhraç edilen milletvekillerinin MHP'nin "evet" kampanyasına karşı "hayır" cephesinde yer almaları Genel Merkez'de tepki yaratmıştı. MDK'nın dünkü toplantısında alınan ihraç kararı; "Partinin birlik ve beraberliğini ciddi şekilde bozma", "Genel Başkan, Genel Sekreter ve bunlardan sonra hiyerarşide bulunan görevlilere ve parti organlarına karşı ağır disiplinsizlik", "parti ve yöneticilerinin manevi şahsiyetlerini rencide etme", "parti faaliyetlerini aksatma", "partinin gelişmesini engelleme", "başkalarını parti faaliyetlerine karşı ikna ve teşvik etme" ve "üyelik ve delege olmaktan kaynaklanan haklarını kötüye kullanarak partiye kasten zarar verme" gerekçelerine dayandırıldı. MHP'nin Meclis'teki sandalye sayısı son ihraç kararıyla 36'ya düşmüş oldu. İhraç edilen iki vekil, şöyle değerlendirdi: İsmail Ok: Karar sürpriz olmadı. Partimizin tüzüğünde, 7 Haziran ile 1 Kasım seçim beyannamelerimizde, parlamenter demokratik rejim savunuluyor, halen parti tüzüğü değişmiş değil. Biz parti disiplinine zararla itham ediliyoruz. Oysaki biz tüzüğümüzde verdiğimiz sözün arkasında duruyoruz. Bu hukuksuz bir karardır. Bunun vicdanlarda yeri yoktur. Yusuf Halaçoğlu: Anayasaya göre seçildikten sonra Türkiye'nin milletvekiliydik, şimdi de Türk milletinin vekiliyiz. Değişen bir şey yok. Değiştirilen anayasaya hayır dediğimiz için ihraç edildik. Bize evet dedirtmeleri için önce canımızı almaları lazım.
Hürriyet

Bir Kararnamelik İşiniz Var 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dün GİMAT Hilton Otel'de Ankaralı sanayici ve işadamlarıyla bir araya geldi. Kılıçdaroğlu işadamlarıyla buluşmasında şunları kaydetti: Ben sizlere bir partinin genel başkanı olarak değil bu konuyu kısmen de olsa bilen bir vatandaş olarak anlatacağım. Türkiye Cumhuriyeti'nde taraşı bir cumhurbaşkanı mı istiyoruz, tarafsız bir cumhurbaşkanı mı istiyoruz? Tarafsız Cumhurbaşkanı devletin sigortası demektir. Cumhurbaşkanı aynı zamanda bir partinin genel başkanı olursa tarafsız olamaz. Bir siyasi partinin genel başkanı hakim tayin eder mi diyorsanız hayır oyu kullanacaksınız. Evet diyen de hayır diyen de başımın üstünde yeri var. Evet diyene terörist diye bir tanımlama yapmadım. Siz gerilimden bıkmadınız mı? Kavga, gerilim, yeter artık. Bizi zorla o alana çekmek istiyorlar, kavga yapmak istemiyoruz. Kavgadan bıktık. 'Efendim evet çıkarsa terör bitecek' bunu söylüyorlar. 15 yıldır iktidardalar terörü bitirdiler de kim engel oldu? İstikrarı sağladınız da birisi engel mi oldu? İlk kez bir anayasa değişikliği toplumu karpuz gibi ikiye böldü. Teklif geçerse en az 2 bin 20 kanun değişecek. Siz kanunları takip etmekten işinizi yapmaya zaman bulamayacaksınız. Başkan, kanun çıkarma yetkisine sahip. Kanun yapma tekeli, bütün dünyada meclise aittir. Anayasa'nın 4. maddesi kalkmaz, kalkarsa ilk 3 maddenin anlamı kalmaz ama bu değişiklikle ilk 3 madde fiilen değişmiş oluyor. Bir kişi hem hâkim, hem savcı, hem başkan olacaksa demokrasinin bir anlamı kalmamış demektir. Demokrasi, askıya alınmış demektir. Tehlike şudur: Bir kişiyi herhangi bir organ ikna ettiği zaman, devleti en geç 24 saat içinde ele geçiriyor. Resmi Gazete'de yayımlanacak kararnameyle bütün müsteşarlar, genel müdürleri, valileri, komutanları değiştirebilirsiniz. Can ve mal güvenliğiniz var mı? Bir kararnamelik işiniz var. Tercihi ne olursa olsun her vatandaşın sandığa gitmesi lazım. Bu işin vebali büyük, ya çocuklarımıza güzel bir Türkiye bırakacağız, ya demokrasisi olmayan bir Türkiye bırakacağız. Dünyanın en gelişmiş ülkelerine baktık, başkanlık sistemi sadece Amerika'da var ama orada başkan büyükelçi bile tayin edemez. Başkan o sistemin en zayıf halkasıdır. 141 yıldır parlamento sistemimiz var, bildiğimiz yol. Bunu bir tarafa koyuyoruz, dünyanın hiçbir ülkesinde uygulanmayan bir modeli getiriyoruz.
Milliyet

'Kılıçdaroğlu Evet Versin' 
Başbakan Binali Yıldırım dün Düzce'de halka hitap ederken, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yüklendi. Yıldırım özetle şunları söyledi: "Mevcut anayasada cumhurbaşkanı da Başbakan da güçlü. Bu yüzden çoğu zaman bu iki makam arasında anlaşmazlık oluyor. Bu anlaşmazlıklar bazen o kadar ileriye gidiyor ki iki makam birbiriyle kavga bile ediyor. 2001 krizi neden oldu? Türkiye'de her 5 yılda bir seçim olsaydı şu anda 19'uncu hükümet işbaşında olacaktı. Şimdi 65'inci hükümetin iş başında." "Kılıçdaroğu öyle bir laf ettik ki bizi bizim anlatamadığımız işi bir dakikada anlattı. Aynen fıkra gibi. Dedi ki 'Siz bu sistemi getiriyorsunuz da Cumhurbaşkanı bir partiden, Başbakan başka partiden olursa bunlar geçinemezse ne olacak?' Biz de zaten bunu anlatmaya çalışıyoruz Kemal Bey. Bizim anlatamadığımızı sen en güzel şekilde anlattın. Aslında teşekkür etmek lazım. Ama yardımcısı çıktı dedi ki 'Kemal Bey onların hepsini biliyor, yanlış konuşmadı, tersinden okudu' Bu da doğru. Bunlar zaten her şeyi tersten okuyorlar. Eller aya bunlar yaya. Şimdi cahillikleri ortaya çıkınca çevir kazı yanmasın." "Meğerse Kılıçdaroğlu Anayasa değişikliği metnini okumamış. Artık onu mazur görüyoruz. Daha fazla da Kılıçdaroğlu ile vaktimizi doldurmayalım. İşimize bakalım. Kılıçdaroğlu geçen referandumda hangi sandıkta oy kullanacağını unutmuştu, gidememişti. Bu sefer de gitsin hiç değilse 'evet' versin. Bizim söylediğimizi söylüyor. İşi tamamlasın."
Vatan

BBP'de 'Evet' Kararı Partiyi Çatlattı 
Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici'nin partisinin 16 Nisan Pazar günü yapılacak referandumda "Evet" diyeceğini açıklaması, partinin bazı yöneticilerinde rahatsızlık yarattı. Kahramanmaraş ve Sivas teşkilatları bu kararı eleştirdi. BBP Genel Başkan Mustafa Destici'ye ilk tepki Kahramanmaraş İl Başkanı Hasan Kızıldağ'dan geldi. Halk TV'de konuşan BBP Kahramanmaraş İl Başkanı Hasan Kızıldağ, Destici'yi 'ihanet'le suçladı. Bütün il başkanlarının kanaatlerini kamuoyu ile paylaşacağını söyleyen Kızıldağ, parti içindeki istişarelerde yüzde 98'lik kesimin 'hayır' dediğini savundu. Sivas İl Başkanlığı ise sosyal medyadan Destici'nin açıklamaları eleştirildi. Partinin kurullarından böyle bir karar çıkmadığı belirtilerek Twitter hesabından yapılan açıklamada, "BBP Genel Başkanı Destici'yi kaybettik hükümsüzdür" tweeti atıldı. Destici ise yaptığı basın toplantısında, "Biz Büyük Birlik Partisi olarak istişare ile kurulmuş ve tüm önemli kararlarını istişare ile alan bir siyasi hareketiz. Bu süreçle ilgili de partimiz, biz sadece bir parti değiliz, bir siyasi hareketiz. Başta Merkez Yönetim Kurulumuz, parti üyelerimiz, Alperen Ocakları Genel Merkezimiz, Alperen Ocakları Teşkilatımız, hareketimizin içinden ve dışından insanlarla uzun bir istişare süreci geçirdik. 'Evet' çıkarsa Türkiye ne ile karşı karşıya kalır, 'hayır' çıkarsa neler olur, bütün bunların muhasebesini yaptıktan sonra bir karar aldık" diye konuştu.
Vatan

DÜNYA 

Rakka Operasyonuyla İlgili Yeni İddialar 
Amerikan Washington Post gazetesine göre ABD Başkanı Donald Trump'a Pentagon tarafından sunulan Rakka operasyon planı, hemen hemen bir önceki Obama yönetiminin bölgeye dair planlarına benziyor. Bu plan da DEAŞ'a karşı yola en büyük bileşenini PYD'nin oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile devam edilmesini öngörüyor. Gazeteye göre ABD'li yetkililerin, Türkiye'nin ve desteklediği Suriyeli muhalif savaşçıların yılın ilk yarısında Rakka operasyonu için SDG'den daha hazırlıklı olabileceğine dair inancı zayıf. Bu görüşü Ankara'ya doğrudan iletmek yerine Trump yönetimi, daha çok Türkiye'yi Suriyeli Kürtlerin Rakka'yı işgaline izin vermeyecekleri ve Türkiye ile Arap müttefiklerine bu şehrin istikrarına dair sonraki aşamada önemli rol verileceğiyle iknaya çalışıyor. Amerikan AP ajansı da son ilave asker ve Howitzer ağır toplarının gönderilmesiyle Trump'ın, selefi Obama yönetimine göre Suriye'de DEAŞ'a karşı çok daha açık tutum sergiliyor göründüğünü yazdı. İngiliz Financial Times'ta (FT) yayınlanan bir haber analizde de Trump'ın son sevkiyatının Rakka'nın alınması için Kürt savaşçıları destekleme niyetinde olduğunu gösterdiği savunuldu.
Hürriyet

TUSK Başkan Oldu Fırtına Koptu! 
Görev süresi 31 Mayıs'ta dolacak Donald Tusk, ülkesi Polonya'nın itirazına rağmen Avrupa Birliği (AB) Konseyi başkanlığına yeniden seçilirken, Polonya, bu konuda adeta fırtına çıkarttı. AB ülkelerinin devlet ve hükümet başkanlarının Brüksel'de başlayan zirvesinde, öncelikle AB Konseyi Başkanlığı seçimi gerçekleştirildi. Mevcut başkan Tusk, ülkesi Polonya'nın itirazına rağmen 1'e karşı 27 oyla yeniden başkanlığa seçildi. Söz konusu görevi 2.5 yıl daha sürdürecek olan Tusk, seçim sonrası yaptığı konuşmada, AB liderlerine gösterdikleri güven için teşekkür etti ve "AB için elimden gelenin en iyisini yapacağım" ifadesini kullandı. Almanya'yı suçladı Seçim öncesi konuşan Polonya Başbakanı Beata Szydlo, onayları olmadan bir Polonyalının Konsey Başkanı seçilmesine izin vermeyeceklerini söyleyerek, "Tüm fikirlere saygı gösterilmeli. Polonya'nın görüşlerine karşı gelenler Avrupa'yı bölüyor. AB'nin temeli olan prensipleri savunacağız. Bizim mutabakatımız olmadan olmaz" ifadesini kullanmıştı. Ancak Almanya ile Fransa'nın öncülüğünde diğer ülkeler, Tusk'ı destekledi ve Polonya'nın tek başına kararı bloke edemeyeceğini vurguladı. Seçimden sonra bir Polonya merkezli bir haber sitesine konuşan Dışişleri Bakanı Witold Waszczykowski, "Artık birliğin, Berlin'in diktasında olduğunu biliyoruz" ifadesini kullandı. Waszczykowski, "Bu çok tehlikeli bir birlik anlamına geliyor. Çok zehirli, pek çok ülkeye zarar verebilir" diye konuştu. Tusk da, ülkesi Polonya'yı her şeye rağmen "siyasi izolasyona karşı korumak için her şeyi yapacağını" söyledi. Öte yandan Polonya Başbakanı Szydlo, itirazlarına rağmen Tusk'un yeniden seçilmesine tepki göstererek, AB Liderler Zirvesi sonuç bildirisini bloke etti.
Milliyet

Tren Garındaki 'Baltalı Adam' Sorunlu Çıktı 
Almanya'nın Düsseldorf kentinde, önceki akşam ana tren garına girerek, baltayla rastgele yolculara saldırarak 3'ü ağır 7 kişinin yaralanmasına neden olan kişinin pisikolojik sorunları bulunduğu bildirildi. Polisten yapılan açıklamada, saldırganın kaçmaya çalışırken gar yakınında bulunan üst geçitten atlayarak ağır şekilde yaralandığı ve hastaneye kaldırıldığı belirtildi. Açıklamada, saldırganın olayda kullandığı baltanın da ele geçirildiği bildirilirken, yaralı saldırganın Wuppertal kentinde ikamet eden 36 yaşındaki eski Yugoslavya kökenli bir kişi olduğu duyuruldu. Polis, "Zanlının psikolojik sorunları var" ifadesini kullandı. Öte yandan Almanya'nın Kuzey Ren Vestfalya eyaletindeki Herne kentinde komşusunun 9 yaşındaki oğlunu öldürerek, cinayet görüntülerini internette paylaşan zanlı dün yakalandı. 19 yaşındaki katil, bir fast food restoranında "Polisi çağırın, ben aranıyorum!" diye bağırdı. Ardından da Alman polisi günlerdir peşinde olduğu Marcel Hesse'yi yakaladı. Katilin son olarak bir apartman dairesini ateşe verdiği ortaya çıkarken, yanan evde bir erkeğin cansız bedeninin bulunduğu belirtildi.
Milliyet

Güney Kore'de 'Kanlı' Azil 
Güney Kore'de uzun zamandır beklenen karar açıklandı. Anayasa Mahkemesi, Devlet Başkanı Park Geunhye'nin görevine son verdi. Mahkeme, Aralık 2016'da parlamentonun Park hakkında verdiği azledilme kararını oy birliği ile onayladı. Park, yakın arkadaşı Choi Soon-sil ile birlikte bir yolsuzluk skandalına karışmakla suçlanıyordu. Mahkemenin vekil başkanı Lee Jung-mi, "Park Geun-hye'nin görevine son veriyoruz. Onun eylemleri halkın güvenine ihanet etmiştir. Müsamaha gösterilemeyecek kadar ciddi kanun ihllaleri vardır" diye konuştu. Kararın duyurulmasının ardından, hem Park Geun-hye'nin destekçileri hem de karşıtları sokaklara döküldü. Mahkeme binasının önündeki protestolarda şiddet dolu anlar yaşandı. Polis, olaylarda iki protestocunun yaşamını yitirdiğini açıkladı. Aylardır süren protestolar ve siyasi kargaşanın ardından verilen azil kararı, 60 gün içinde erken seçime gidilmesini zorunlu kılıyor
Vatan

SPOR 

Fenerbahçe, 2017'de ilk deplasman zaferine Alanya karşısında ulaştı: 2-3. Ancak bu galibiyet hiç de kolay olmadı. Sarı- Lacivertliler, ilk 15 dakikada yediği iki golle 2-0 geriye düştü. Lens'in önderliğinde çabuk toparlanan Fener, devre sonunda skoru 2-2'ye getirmeyi başardı. Fenerbahçe'ye altın değerinde üç puanı getiren gol, 58'de Aatif'dan geldi. İlk yarıda çok ilginç şeyler oldu. Aytemiz Alanya, ilk 6 dakikada 3 pozisyon bulurken, bunlardan birini golle sonuçlandırdı. Candeias'la ilk fırsatı değerlendiremeyen ev sahibi ekip, 2'de öne geçti. Gassama'nın yerden ortasında, Fernandes bekletmeden vurdu: 1-0. 6'da Candeias uzak direğe doğru vurdu, top az farkla dışarı çıktı. 14'te ikinci gol geldi. Fernandes'in ortasında Vagner Lowe, dönerek vurdu: 2-0. Alanya üçüncü golü kendi kalesine attı. 31'de Lens'in kullandığı serbest atışta, Mehmet Topal indirdi, kaleci Haydar ile Omeruo arasındaki anlaşmazlıkta, Omeruo'ya çarpan top ağlara gitti: 2-1. Golden önce Alanya'nın ofsayt itirazı vardı, hakem 'hayır' dedi. 39'da Lens'in nefis pasında Fernandao tek vuruşla skoru eşitledi: 2-2. 42'de Alper'in kullandığı serbest vuruşta, Mehmet Topal ayak koydu, top ağlara gitti, öncesinde ofsayt kararı verilmişti. İlk yarıda 5 gol vardı, skor 2-2'ydi. 58'de Ozan'ın pasında, Aatif bekletmeden vurdu, Fener öne geçti: 2-3. Son yarım saatte iki takım da kontra denedi, cılız ataklar vardı. 89'da Omeruo kafayı vurdu, sonuç çıkmadı. Maçın sonuna 4 dakika eklendi, skor değişmedi, Fenerbahçe ilk yarım saatlik bölümde kabuslar gördüğü Alanya deplasmanından 3-2'lik zaferle döndü.
Posta

Olympiakos ile 1-1 berabere kalıp16 Mart'ta oynanacak rövanş için avantaj yakalayan Beşiktaş'ta, UEFA Avrupa Ligi şampiyonluğu hedefi artık yüksek sesle dile getiriliyor. Siyah- Beyazlı kulübün genel sekreteri Ahmet Ürkmezgil, finali hedeflediklerini, bunu başaracak güçte olduklarını söyledi. Turnuvada kendilerinden çok daha üstün bir takım olmadığını kaydeden Ürkmezgil, "Manchester United ve Lyon öne çıkıyor. Ancak onların karşısında da Beşiktaş var. Bugüne kadar kimleri elemedik ki? Finale inanmamak için hiçbir neden yok. Finalden bahsetmek şımarıklık değil. Asıl, finali düşünmeden sahaya çıkarsan ayıp olur. UEFA Avrupa Ligi'nde final hayal değil" ifadelerini kullandı. Vodafone Arena'da oynamaya başladıktan sonra Siyah-Beyazlı takımın ivme yakaladığının altını çizen Ürkmezgil, "Hem maddi hem manevi önemli bir ivme kazandık. Arka arkaya perçinlenmiş başarılar olursa daha iyi olacak. Borçlar ödeniyor, üçüncü yıldızı almak üzereyiz. Beşiktaş'ta sefa dönemi diyorlar, ama futbol sefaya gelmez. Ligin garantisi yok. Başakşehir ile aramızda 4 puan fark var. Çalışmaya devam etmeliyiz" dedi.
Posta

Kadın basketbolunda Türkiye tarihi bir başarı yakaladı. FIBA Avrupa Kupası'nda yarı finale rakiplerini dize getiren Galatasaray, Hatay Büyükşehir Belediyesi, Abdullah Gul Üniversitesi ve Yakın Doğu Üniversitesi çıktı. Böylece bir Avrupa Kupası'nda ilk kez yarı finaldeki tüm takımlar aynı ülkeden oldu. Çeyrek final eşleşmelerinin ikinci ayağında önce Galatasaray sahne aldı. Deplasmanda 73-62 yenildiği Slovakya'nın Good Angels Kosice takımını Abdi İpekçi'de konuk eden ve 82-66'lık galibiyete ulaşmayı bilen temsilcimiz adını son 4 takım arasına yazdırdı. İkinci yarı finalist ise Hatay Buyukşehir Belediyesi oldu. Polonya'da 69-57 yendiği Wisla Can-Pack takımına sahasında da 77-76 üstünlük kuran Hatay da tur atladı. Abdullah Gul Üniversitesi de, deplasmanda 85-65 yendiği Fransız BLMA karşısında çok rahat bir oyun sergiledi, 73-68'lik galibiyet ile yarı finalist oldu. Türk takımlarının müthiş serisini Yakın Doğu Üniversitesi tamamladı. Geçtiğimiz hafta Türkiye Kupası'nı müzesine taşıyan Yakın Doğu, ilk maçta 68-67 yendiği Fransa'nın ESBVA Lille takımını bu kez 73-61 ile geçti ve tarihi başarıyı gerçekleştirdi.
Milliyet

G.Saray'a geldiği ilk günden beri defans hattı üzerine yoğunlaşan ve kronik sorun haline gelen 'kolay gol yeme' problemini çözmek için mesai harcayan Igor Tudor'un planları gelen sakatlık haberleriyle altüst oldu. Önce Semih'in daha sonra da Chedjou'nun sakatlanması, kritik G.Birliği mücadelesi öncesi Hırvat teknik adamın canını sıktı. ANTALYA maçında yenen 2 gole rağmen defansta uyum yakalamak için stoperlerde değişikliğe gitmeyi düşünmeyen ve hafta başından bu yana çalışmalarını bunun üzerine yapan genç hoca, yaşanan can sıkıcı gelişmelerle mecburen rotasyon yapacak. Semih Kaya'nın kesin olarak forma giyemeyeceği mücadelede, Chedjou'nun oynama ihtimali ise %20. Koray'ın da sakatlıktan yeni çıktığı için kondisyon eksikliği bulunuyor. Bu yüzden takım içinden başka isimlere yönelen Tudor, Ahmet-Hakan-Linnes üçlüsüne savunmada forma vermeyi düşünüyor.
Vatan


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder