12 Mart 2017 Pazar

12.03.2017 Genel Gündem



12.03.2017 Pazar
GÜNDEM

Erdoğan'dan NATO'ya Füze Sitemi 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ekonomik ve askeri konularda çok olumlu bir görüşme yaptığını belirtirken, NATO'ya sitem etti. Rusya'dan hava savunma sistemleri (S-400'leri kastederek) satın alınması konunda görüşmeler yaptıklarını açıklayan Erdoğan, "NATO içinde bu imkânları yakalayamıyorsak, o zaman elbette başımızın çaresine bakmak durumundayız" dedi. Cumhurbaşkanı, Rusya ziyaretinden dönerken uçakta gazetecilerin gündemle ilgili sorularına şu yanıtları verdi: Özellikle üzerinde durduğumuz konu turizm. Turizmde yeniden bir toparlanmayı başlatmanın kararlılığı içindeyiz. Kısmen tereddüt ettikleri tek şey güvenlik konusu. Tabii ki bu noktada, bizim için kendi vatandaşımızın güvenliği ne kadar önemliyse, ülkemize gelecek olan tüm turistlerin güvenliği de aynı derecede önemlidir. Turistlerin güvenliği de bizim için aynı değerdedir. Bunun için elimizden gelen her şeyi, A'dan Z'ye zaten yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz. Türk Akımı projesiyle ilgili, malum, tüm adımlar atıldı. Artık resmiyet kesbetti. Şu anda teknik kadrolarımız, Türk Akımı'nın nereden nasıl geçeceği noktasındaki çalışmaları Enerji Bakanlığımızın riyasetinde yürütüyorlar. Akkuyu Nükleer Santralı'yla ilgili nihai kararlar da zannediyorum mayıs ayı içerisinde netleşecek. Onunla ilgili olarak şu anda 259 elemanın eğitimi Moskova'da devam ediyor. Bu süreç içinde karşılıklı olarak bu adımlarımızı atıp bu yılın sonuna varmadan Akkuyu ile ilgili çalışmalarımızı da başlatmış olacağız. Rusya ile savunma sanayiinde de bazı çalışmalarımız var. Başbakanlığım döneminde bu konunun ilk adımı atılmıştı. Gerek ABD, gerek Fransa, gerek Çin ve Rusya bazı teklişer (füzelerle ilgili) vermişlerdi. O zamanlar en yüksek teklif Rusya'dandı. Fakat Rusya teklifini çok daha aşağıya çekti. Ruslarla görüşmeleri devam ettiriyoruz. Bir an önce sonuca vardırma gayretindeyiz. NATO konseptini gündeme getirerek buna itiraz edenler de var. Ama bu doğru bir yaklaşım değildir. Bugün Yunanistan da Rusya'nın füzelerini kullanıyor. 'Yunanistan onları envanterden çıkaracak' diyenler de var. Çıkarır veya çıkarmaz. Herkes kendi savunma anlayışını kendine göre oluşturabilir. Bizler NATO içinde bu imkânları yakalayamıyorsak, bu imkanları sağlayamıyorsak, o zaman elbette başımızın çaresine bakmak durumundayız. Kaldı ki işin farklı boyutları da var. Suriye'de yaşananları gördük. NATO'da müttefiklerimiz olan ülkelerin silahlarını maalesef teröristlerin ellerinde gördük. Bunlar hafif silahlar da değil, ağır silahlar. Irak'ta da aynı şekilde Bu durumda tabii ki tedbirlerimizi alacağız. NATO üyesi bir ülke olmamız, bağımsızlığımızın olmaması anlamına gelmez. NATO üyesi olmakta birlikte, Rusya ile de pekala belirli çalışmalarımız olabilir. Bunun engellenmesini ya da bu yöndeki açıklamaları doğru bulmuyoruz. Bölgesel meselelerden biri olan Suriye'de, gerek Cerablus gerek Rai, Dabık ve Bab'da şu anda geldiğimiz noktada, insani yardımlar konusunda işbirliğine girmemiz gerektiğini kendilerine ifade ettik. Buna şüphesiz ABD ve koalisyon güçlerinin katılması isabetli olacaktır. Hatta Astana sürecinde bulunması hasebiyle İran'ın da farklı bir ülke olarak çalışmaların içinde olmasında fayda var. Çünkü bu kan ve ateş artık bir an önce dursun istiyoruz. Konuyla ilgili olarak şu anda gelinen nokta malum, Münbiç. Koalisyon güçlerinin desteğini yanımıza alabilirsek, Rusya da bu işe dahil olarak PYD ve YPG oradan pekala çıkarılabilir. Münbiç'e Münbiç halkının yerleşmesini sağlamamız gerektiğini anlattık. Putin, Suriye'nin toprak bütünlüğünden yana olduklarını her düzeyde dile getiriyor. Silahlı terör örgütlerine karşı olduğunu, özellikle de Türkiye'ye karşı böyle bir şeyi onaylamayacaklarını vurguladı. Rakka dahil DEAŞ'la mücadele konusunda da, beraberce bir çalışma yapılabileceğini düşünüyoruz. Şu anda Türkiye, ABD ve Rusya genelkurmay başkanlarının yaptıkları çalışmalar bunun altyapısını oluşturabilir. Bu çerçevede talimatlarımızı kendilerine vereceğiz. Dışişleri bakanlarımız, genelkurmay başkanlarımız ve istihbarat örgütümüz bu çalışmaları sürdürecek. (Rusların) Bize söyledikleri şey şu: 'Biz silahlı terör örgütlerinin yanında size karşı yer almayız' diyorlar. Ayrıca Müslüman Çeçen askerlerinden oluşan iki taburu Suriyelilerin yanında yer almak üzere Suriye'ye gönderdiklerini de anlattılar. 'Suriye halkının Müslüman olmayanlara tavrı farklı olabilir. Onun için Çeçen Müslümanlardan oluşan iki taburu oraya gönderdik' dediler. Bu taburların biri Halep'te. Nitekim Halep'teki tahliye işleminde onlardan istifade ettiklerini aktardılar. Diğer tabur ise Şam civarında. 'Bu taburlar daha ziyade oradaki Sünnilerin korunması için gönderildi' dediler. (Muhalefetin referandum kampanyasının engellendiği iddialarının sorulması üzerine) Kimin nesi engellenmiş? (Meral Akşener'in toplantıları hatırlatılınca) Onu engelleme diye nitelemek doğru olmaz. O kendi içlerindeki sıkıntının neticesidir. O tür bir sıkıntıyı kalkıp da yönetime mal etmenin anlamı yoktur. Kendi içlerindeki bir problem. Henüz o problemi bitirebilmiş değiller. Bunun MHP'nin üst yönetimiyle de alakası yok. (Hayır diyenlere baskı yapıldığı, müdahale edildiği iddialarına ilişkin olarak) Nerede olmuş bunu bilemem, biz de onlara müdahale edelim.
Hürriyet


Hollanda Kapıyı Kapattı 
Almanya'da hafta içinde Türk bakanların yapacakları toplantıların yerel belediyelerce iptal edilmesiyle başlayan siyasi kriz büyüyerek Hollanda'ya sıçradı. Hollanda, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun ülkeye girişinin engellenmesi için uçağına iniş yasağı getirdi. Hollanda hükümeti daha önce Türk bakanların anayasa referandumu propagandası için kendi ülkelerine gelmesine sıcak bakmadığını açıklamış, ancak bunu önleme adına pratik bir atmamıştı. Aşırı sağcı Özgürlük Partisi'nin ırkçı lideri Geert Wilders ise hafta içinde Lahey'deki Türk Büyükelçiliği önünde protesto gösterisi yapmış ve Türkiye'ye karşı yumuşak davranmakla eleştirdiği Hollanda hükümetinin, Türk bakanları geçici olarak 'istenmeyen adam' ilan etmesini istemişti. Hollanda Başbakanı Mark Rutte ise yaptığı basın toplantısında Çavuşoğlu'nun Hollanda'da siyasi toplantılar yapmasını istemediklerini, bunun dışında Türk bakanın ülkeye gelebileceğini söylemişti. Ancak gerilim dün krize dönüştü. Rotterdam Başkonsolosluğu Konutu'nda konuşma yapmayı planlayan Çavuşoğlu, dün yasak kararı ilan edilmeden önce CNN Türk'te katıldığı canlı yayına Hollanda'daki Türk vatandaşlarıyla bir araya gelmek için Rotterdam'a gideceğini açıklarken, "Eğer Hollanda, benim uçuş iznimi iptal ederse, öyle sürekli tehdit ediyorlar, böyle bir şey yaparlarsa ekonomik ve siyasi bizim Hollanda'ya karşı yaptırımımız çok ağır olur. Ne demek bir bakanın uçuşunu iptal etmek? Bu çok ağır sonuçlar doğurur. O yüzden Hollanda bu tür yanlış politikalarından vazgeçsin" dedi. Daha sonra Hollanda hükümeti, Çavuşoğlu'nun bu ülkeye uçuş iznini 'kamu düzeni' ve 'güvenlik' gerekçesiyle iptal etti. Hollanda Başbakanı Mark Rutte yazılı açıklamasında "yaptırım tehditlerinin makul bir çözümü imkânsızlaştırdığını" savundu. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Hollanda tarafından uçağının iniş izninin iptal edilmesine ilişkin, "Hollanda'nın aldığı bu karar her bakımdan bir skandaldır ve kabul edilemez" dedi. Çavuşoğlu İstanbul Atatürk Havalimanı'nda basın mensuplarına yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Bir kere artık diplomaside, artık en uç noktadır böyle bir şey. Bir dışişleri bakanının uçuş izninin, yazılı bir şekilde verilen uçuş izninin, tekrar yazılı şekilde iptal edilmesi hiçbir bakımdan kabul edilemez. Demokratik teamüller, hatta özgürlükler, Avrupa'nın değerleri, iki ülke arasındaki dostluk, bugüne kadar 405 yıllık bir dostluk hangi bakımdan bakarsanız bakın bu bir kere kabul edilemez."
Hürriyet

Darbe Girişimi Line'dan Başladı 
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişiminde Genelkurmay Başkanlığı ve çevresindeki olaylarla ilgili hazırlanan iddianameye göre, darbecilerin, teşebbüsü "Line" isimli uygulama üzerinden düzenledikleri tespit edildi. İddianamedeki itirafçı ifadelerinde, Line üzerinden Yurtta Sulh'u temsil eden "YS" isimli grup kurulduğu, "YS Başladı" mesajıyla darbenin başlatıldığı ve darbecilerin "Merkez" isimli kullanıcıya sürekli bilgi aktardığı anlatıldı. İddianamede, dosya şüphelilerinden itirafçı olan eski Albay Arif Kalkan'ın ifadelerine yer verildi. Kalkan, 15 Temmuz'dan bir hafta önce Buca İlçe Jandarma Komutanlığı ve Asayiş Şube Müdürlüğü Vekilliği görevlerini yürüten Mehmet Aydın'la buluştuğunu, bu buluşmada da Aydın'ın kendisini biriyle tanıştırdığı söyledi. İsmini söylemeyen bu kişinin, Yüksek Askeri Şura (YAŞ) toplantısında 3 bin civarında askeri personelin ihraç edileceğini ve bunu engellemek için darbe yapılacağını söylediğini belirten Kalkan, "Şahıs, bu darbeyi Fetullah Gülen'in istediğini, hükümetin kesinlikle YAŞ'ı yapmaması gerektiğini söylediğini belirtti" ifadesini kullandı. Görüştüğü kişinin, bundan sonra Aydın ile irtibat halinde olmasını isteyerek yanlarından ayrıldığını anlatan Kalkan, şöyle devam etti: "Aydın telefonumu isteyerek bağlantı kurmamız için program yükleneceğini söyledi. Telefonuma iki program yüklenmiş, birisi 'Line' programı, diğeri de Proxy gizlemek için kullanılan bir program. Bu programlar başka bir odada APK dosyası olarak yüklenmiş. Yükleyeni görmedim. Line'de bana bir numara tanımlamışlar, bir de 'Merkez' diye bir numara tanımlamışlar. Aydın, 'Buluşma için Line'dan haberleşeceğim, bir söyleyeceğin olduğu zaman da 'Merkez' olarak belirtilen yere yaz. Müsait olduğu zaman sana cevap verecek' dedi."
Milliyet

Yüksekova'da Hava Harekâtı 
Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan bilgilendirmeye göre, alınan anlık bir istihbaratın değerlendirilmesi sonucu Hakkari'nin Yüksekova ilçesi kırsalına dün öğleden sonra hava harekatı düzenlendi. Harekatta, bölgedeki mağaralardan birinde tespit edilen 4 PKK'lı terörist etkisiz hale getirildi. Ayrıca 2 silah mevzisi de imha edildi. Şırnak Uludere Altın Tepe sınır hattında 10-15 PKK'lı terörist ile sıcak temas sağlandığı, şu ana kadar 7 PKK'lının etkisiz hale getirildiği açıklandı. Şemdinli ilçesine 25 kilometre mesafedeki Yaylapınar köyü Sus mevkisi yakınlarında ise yol çalışması yapan özel bir şirkete ait iş makinesini durduran PKK'lılar, sürücüsünü indirdikten sonra aracı ateşe verdi.
Milliyet

EKONOMİ 

Dolar: 3,7291-3,7315                       
Euro: Euro 3,9866-3,9884
Sterlin: 4,5401-4,5441
Gram Altın: 144,3648-144,5129

'İyi Tarım' Desteği İçin Son Gün 17 Mart 
İyi tarım uygulamaları desteği başvurularının 17 Mart'ta sona ereceğini hatırlatan Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, çiftçilere başvurularını bir an önce yapmaları çağrısında bulundu. Bayraktar, 2016 yılı tarımsal destekleri kapsamında verilecek olan iyi tarım uygulamaları desteğinin, meyve, sebzede dekarda 50 lira, örtüaltı üretimde 150 lira, süs bitkileri ve tıbbi aromatik bitkilerde 100 lira olarak ödeneceğini belirtti. Şemsi Bayraktar şunları söyledi: "Desteğin ödemesi, bireysel veya grup halinde meyve, sebze, süs bitkileri, tıbbi aromatik bitki ürünlerinde veya örtüaltında iyi tarım uygulamaları faaliyetleri sonucunda yetkilendirilmiş kuruluşlarca, 2016 üretim yılında düzenlenmiş iyi tarım uygulamaları sertifikasına sahip olanlara ve örtüaltında iyi tarım uygulamaları yapan çiftçilerden Örtüaltı Kayıt Sistemine (ÖKS) kayıtlı bulunanlara ödenecek. Meyve, sebze, süs bitkileri, tıbbi aromatik bitki ürünlerinde iyi tarım uygulamaları yapan çiftçilere destek ödemesi, yetkilendirilmiş kuruluşlarca sertifikalandırılan tarım arazilerinin Çiftçi Kayıt Sistemi'ne (ÇKS) işlenmesi sonucu desteğe tabi alan hesaplanarak yapılacak. Örtüaltında iyi tarım uygulamaları yapan çiftçilere ise yetkilendirilmiş kuruluşlarca sertifikalandırılan ayrıca ÖKS'de kayıtlı olan alanların ÇKS'ye işlenmesi sonucu desteğe tabi alan hesaplanarak ödenecek." Gıda, Tarım ve Hayvancılık il/ ilçe müdürlüklerine, 17 Mart Cuma günü mesai saati bitimine kadar başvuru yapan çiftçilerin destekten yararlanacağını belirten Bayraktar, son günlerde müdürlüklerde yoğunluk olabileceğini, çiftçilerin acele etmesinin yararlı olacağını belirtti.
Hürriyet

Uludağ İçin Geri Sayım 
İş dünyasının en önemli buluşması Uludağ Ekonomi Zirvesi, 100'e yakın konuşmacıyla ekonominin nabzını tutacak. Capital ve Ekonomist dergileri tarafından bu yıl 6'ncısı düzenlenen Uludağ Ekonomi Zirvesi, 24- 25 Mart tarihleri arasında gerçekleşecek. Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan'ın yer alacağı zirvenin açılış konuşmalarını Capital ve Ekonomist Yayın Direktörü Rauf Ateş ile Çelik Motor Genel Müdürü Özgür Maraş yapacak. Uludağ Ekonomi Zirvesi'nde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Erol Bilecik, Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı Arda Ermut ve OECD nezdinde Türkiye Daimi Temsilcisi Büyükelçi Erdem Başçı, Türk iş dünyası ve ekonomideki gelişmeleri değerlendirecek. Zirveye Türkiye Varlık Fonu Genel Müdürü Mehmet Bostan, TOKİ Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ergün Turan, Sağlık Yatırımları Genel Müdürü Serdar Taşan ve PTT Genel Müdürü Kenan Bozgeyik katılacak. Uludağ Ekonomi Zirvesi'nin konuşmacıları arasında Almanya Eski Cumhurbaşkanı Christian Wulff, Malezya Başbakanı Bilim Danışmanı Tan Sri Zakri Abdul Hamid yer alacak. Zirvede Finlandiya Eğitim Eski Bakanı Pär Stenbäck, Estonya Eğitim Eski Bakanı Jaak Aaviksoo önemli değerlendirmelerde bulunacak. Iphone yaratıcılarından Andy Grignon, Amplified Robot Kurucusu Steve Dan, İran Ticaret Odası Eğitim ve Araştırma Enstitüsü Danışmanı Mahmood Khaghani, Open Bionics Eş Kurucusu Samantha Payne, Value Center Kurucusu Richard Barrett, Tasarım Mühendisi Rashad Ghandor, Zipcar Kurucu Ortağı Robin Chase ve Independent Yazarı Simon Calder Zirvenin panelistleri arasında yer alacak.
Hürriyet

Konutta İşler Değişti 
Ön ödemeli konut (maketten) satışında tüketici ve konut satıcılarının haklarıyla ilgili yeni bir düzenleme yapıldı. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nca hazırlanan 'ön ödemeli konut satışlarıyla ilgili düzenleme' Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenlemeye göre tüketici, ön ödemeli konut satışında sözleşme tarihinden itibaren 24 aya kadar herhangi bir gerekçe göstermeden sözleşmeden dönebilecek. Bu süre daha önceki düzenlemede 'konutun devir veya teslim tarihine kadar' şeklindeydi. Ancak tüketicinin sözleşmeden dönmesi durumunda satıcı, konutun satışı veya satış vaadi sözleşmesi nedeniyle oluşan vergi, harç ve benzeri yasal yükümlülüklerden doğan masrafları sözleşmeden cayan tüketiciden alabilecek. Bu masraflar bazı durumlarda sözleşme bedelinin yüzde 8'ine kadar ulaşabilecek.
Posta

Vergisini Vermeyene Caydırıcı Ceza Geliyor 
Vergi ve sosyal güvenlik mevzuatları tamamen değişiyor. Vergisini vermeyenlere caydırıcı cezalar getirilecek. Maliye Bakanı Naci Ağbal, "Vergi ve sosyal güvenlik usul hukuku mevzuatlarını gözden geçireceğiz, gümrüğü de buna dahil edeceğiz. Bütün bunları karşılaştıracağız. Mükellef için kolay olan, mükellef için daha adil olan daha basit olan neyse onu yapacağız, kanunlaştıracağız" diye konuştu. Ağbal, Tekirdağ'da dün Müstakil İş Adamları ve Sanayiciler Derneği'nin (MÜSİAD) 95'inci Genel İdare Kurulu toplantısında konuştu. Vergi verenle, vermeyen arasındaki haksız rekabeti engelleyeceklerini kaydeden Bakan Ağbal, vergisini veren vatandaşı devletin 'başının tacı' yapacaklarını söyledi. Ağbal, "Vergisini vermek istemeyen, primini ödemek istemeyene de caydırıcı Naci Ağbal yaptırımlar getireceğiz" dedi.
Posta

7 Sanayi Bölgesi 18 Bin İşçi Alacak 
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, bu yıl içinde 7 organize sanayi bölgesi (OSB) daha açılacağını belirterek, "2017 yılı içinde açacağımız yeni OSB'ler, yurt genelinde 18 bin kişiye istihdam sağlayacak" dedi. Yeni OSB'ler konusunda AA muhabirine açıklamalarda bulunan Bakan Özlü, OSB'lerle istihdam politikalarını desteklemeyi, modern sağlıklı ortamlarda çalışma imkanı sunmayı ve sanayileşmenin dengeli dağılımıyla, şehirlerde düzenli kentleşmeyi sağlamayı amaçladıklarını anlattı. Özlü, 2023 yılına kadar sanayide yüksek teknolojiye dayalı, verimli, çevreye duyarlı ve yüksek katma değerli üretim yapısına geçmek istediklerini söyledi. Bu hedeflere ulaşabilmek için planlı sanayinin gelişimine imkan sağlayan OSB'lerin, son derece önemli yatırım alanları olduğuna işaret eden Özlü, bugüne kadar 84'ü Marmara, 50'şeri İç Anadolu ve Karadeniz, 49'u Ege, 24'ü Akdeniz, 22'si Güneydoğu Anadolu ve 19'u Doğu Anadolu Bölgesi'nde olmak Türkiye'de toplam 298 OSB'ye tüzel kişilik kazandırıldığını belirtti. Bu OSB'lerde yer alan 49 bin 971 parselde üretime geçildiğini ve yaklaşık 1 milyon 665 bin kişiye iş imkanı sağlandığını anlatan Özlü, söz konusu bölgelerdeki boş parsellerin tahsisinin yapılması ve üretime geçmesiyle, bu sayının 2 milyon 200 bin kişiye ulaşmasını hedeflediklerini söyledi. Özlü, bakanlığın 2017 yılı yatırım programında, toplam 102 OSB projesinin yer aldığını belirterek, "Bu yıl içinde, 7 OSB projesini daha tamamlamayı planlıyoruz. 2017 yılı içinde açacağımız yeni OSB'ler, yurt genelinde 18 bin kişiye istihdam sağlayacak. Bu yılın bütçesinde, OSB projelerimize 318 milyon liranın üzerinde kaynak ayırdık. OSB uygulamalarına yönelik istikrarlı devlet desteğinin sağlanmasına devam edilecek" dedi.
Milliyet

Geri Sayım Başladı 
İstanbul Yeni Havalimanının (Üçüncü Havalimanı) açılışı için 1 yıldan geriye sayım başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın doğumgünü olan 26 Şubat'a yetiştirilmesi planlanan inşaatta kış şartlarının ağır geçmesi planları bozar gibi olsa da ekstra çalışma ile 20 günlük kayıp kapatılıyor. Terminal binasının inşaatının yüzde 95'i tamamlanırken bazı bölümlerde asansör ve yürüyen merdivenler konuldu, dış cephe ve çatı montajına başlanıldı. Kontrol Kulesinin kaba inşaatının tamamlandığı havalimanında bir numaralı pistin tüm taksi yollarıyla Mayıs-Haziran gibi bitmesi bekleniyor. İGA Havalimanları İnşaatı CEO'su Yusuf Akçayoğlu, bu yıl kış şartlarının geçen seneye göre daha zor geçtiğini kaydederek, bu yüzden bazı işlerin istedikleri hızda gidemediğini aktardı. Havalimanı inşaatında şu anda kış şartları nedeniyle 22 bin kişinin çalıştığını dile getiren Akçayoğlu, "Bu sayı yaza doğru artacak. Çalışan sayısını 30 bine çıkaracağız" dedi. Akçayoğlu, havalimanının terminal binasının her yerinde faaliyetlerin sürdürüldüğünü kaydederek, "İlk temel attığımız yerde yürüyen bantları koyduk. Asansörleri ve yürüyen merdivenleri koyuyoruz. Camları takıyoruz" diye konuştu. Terminal binasının kaba inşaatının bitirilmesi konusunda hedeşedikleri işlerin istedikleri gibi gittiğini dile getiren Akçayoğlu, proje genelinde şu ana kadar 2.2 milyon metreküpe yakın beton döktüklerini, bu rakamın çok ciddi olduğunu aktardı.
Vatan

22 Milyar Dolar'lık Gelirin 6 Milyar Dolar'ı Gurbetçiden 
Türkiye'nin geçen yıl yaklaşık 22.1 milyar dolar olan turizm gelirinin yüzde 27'sini gurbetçilerin harcamaları oluşturdu. Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) raporundaki verilere göre, Türkiye'yi geçen yıl yurt dışından 31 milyon 365 bin 330 kişi (Gaziantep, Hatay, Kilis ve Şanlıurfa sınır kapılarından Suriyeli girişleri hariç) ziyaret etti. Bu rakamın 6 milyon 99 bin 924'ünü yurt dışında ikamet eden ve Türkiye'ye tatil amacıyla gelen Türkler oluşturdu. Geçen yıl Türkiye'yi ziyaret eden gurbetçi sayısı, 2015 yılına göre 74 bin 554 kişi artı. 2015 yılında Türkiye'ye gelen gurbetçi sayısı 6 milyon 25 bin 370 kişi olmuştu. Geçen yıl yaklaşık 22.,1 milyar dolar olarak hesaplanan turizm gelirinin 16.1 milyar doları yabancıların, 6 milyar doları da gurbetçilerin harcamaları oldu. Toplam ziyaretçilerin kişi başı ortalama harcaması 705 dolar olarak hesaplandı. Yabancı ziyaretçi ve gurbetçi olarak ayrıldığında, Türkiye'yi geçen yıl ziyaret eden yabancı turistin kişi başı harcaması 633 dolar, gurbetçinin kişi başı harcaması ise 978 dolar oldu. Gurbetçilerin harcaması 2015 yılına göre, kişi başı ortalama 8 dolar arttı. 2015 yılında Türkiye'yi ziyaret eden, ikameti yurt dışındaki Türklerin kişi başı ortalama harcaması 970 dolar, toplam harcama da yaklaşık 5.8 milyar dolar düzeyinde gerçekleşmişti. Bu arada, gurbetçi en fazla yaz aylarında geldi. Gurbetçilerin yaz aylarındaki ortalama harcamaları 901 dolar, sonbahar-kış dönemindeki ortalama kişi başı harcaması da 1.072 dolar düzeyinde oldu. Akdeniz Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Erkan Yağcı, Türkiye'nin 2016 kişi başı turist gelirinin ortalama 705 dolar olduğunu, dünyadaki ortalamanın ise 1.000 dolar düzeyinde bulunduğunu kaydetti.
Vatan

SİYASET/POLİTİKA

Binali Feda Olsun 
Başbakan Binali Yıldırım, "Bana diyorlar ki, 'Başbakanlığı bu halk oylaması ortadan kaldırıyor, aklından zorun mu var?' Mesele memleket olunca Binali de feda olsun, bir Ali de feda olsun" dedi. Yıldırım, dün Balıkesir mitinginde özetle şöyle konuştu: "Şimdi bir anayasa değişikliği yapıyoruz. Millet seçiyor Ankara'ya gönderiyor ama Ankara'ya gittiğinizde hiç tanımadığınız ortaklarla karşılaşıyorsunuz. Yav kardeşim, sen neredeydin? Seçim zamanı Balıkesir'de, İzmir'de görmedik. Havran'da, Sındırgı'da görmedik. Onlar Ankara'da bize diyor ki biz seçim gezisi falan yapmayız, biz burada oturur, Ankara'da bekleriz, kim iktidara gelirse biz onlara ortak oluruz.' Var mı böyle yağma? İşte şimdi 16 Nisan'da artık bu vesayet ortaklıklarını sona erdiriyoruz, inşallah darbeler dönemini kapatıyoruz. Cumhurbaşkanını da vekilleri de siz seçeceksiniz. Halkın gücünden başka hiçbir güç tanımıyoruz. Bana diyorlar ki: 'Sen başbakansın, başbakanlığı bu halk oylaması ortadan kaldırıyor, sen kendini parçalayacak şekilde bunun için çalışıyorsun, aklından zorun mu var?' Mesele memleket olunca Binali de feda olsun, bir Ali de feda olsun. Biz faniyiz, önemli olan memleket, önemli olan millet, önemli olan gelecek, önemli olan gençler. Bu sistemi inşallah 16'sında devreye alacağız. Başbakan Yıldırım, AK Parti İzmir İl Başkanlığının yeni binasını açtı, vatandaşlara hitap etti: "Anayasa değişikliğine terör örgütleri 'hayır' diyor, bunların yanına Almanya ve Hollanda'da katıldı. Alayınız katılın alayınız. Evelallah hepsine verecek cevabımız var. 16 Nisan'da Türkiye'nin yazacağı zafer için ilk buluşmamızı Almanya'da yaptık. Sonra Almanya taraf oldu. 'Hayır' kampanyasına katıldı. 2017 Avrupa'da seçim yılı. Almanya'da, Hollanda'da, Fransa'da seçim var. Türkiye'yi kullanarak seçim kazanmak için Türkiye'nin demokrasi yolculuğunda yaptığı değişikliğe karşı çıkmak, bakanlara engel koymak, uçaklarına iniş izni vermemek ne dostluğa sığar ne diplomasiye ne de insanlığa sığar. Bunları bir kenara not edeceğiz ama günü gelince gereğini yapacağız. Avrupalı ülkelerin Türkiye üzerinden rant sağlamasına izin vermeyeceğiz." Başbakan Yıldırım "Romanlarla Buluşma Etkinliği"ne de katıldı.
Hürriyet

Korku Yaratarak 'Evet'i Çoğaltmaya Çalışıyorlar 
İstanbul Hilton Otel'de Karadeniz dernek, federasyon ve vakıf temsilcileriyle bir araya gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "hayır çıktığı zaman bizim Cumhurbaşkanı'nın istifasını isteyeceğimizi söylüyorlar. Biz neden cumhurbaşkanın istifasını isteyelim. Cumhurbaşkanını biz seçmedik ki, halk seçti, süresi var mı? Var, 2019. 2019'a kadar cumhurbaşkanlığı görevini yapacak. Korku yaratarak 'evetleri' çoğaltmaya çalışıyorlar. Rejim değişikliği, 'yok rejim değişikliği' diyorlar. Bugünkü rejimde bütün yetkiler bir kişiye verilmiş mi? Verilmemiş. Demokratik parlamenter sistem var. Bu modelde bütün yetkili bir kişi. Bu rejim değişikliği değil de nedir Allah aşkına, çocuk mu kandırıyorlar" dedi. "Tek adam rejimleri bir ülkeye kan getirir, gözyaşı getirir. Örnek mi istiyorsunuz, buyurun Libya'ya bakın, kaldı mı Kaddafi? Suriye vardı, Irak vardı. Türkiye'yi kan ve gözyaşının aktığı bir Ortadoğu ülkesine dönüştürmek istiyorlar. Üstelik bunu bir anayasa değişikliği ile yapmak istiyorlar" diye konuşan Kılıçdaroğlu şunları kaydetti: "Osmanlı, Osmanlı, Osmanlı diyorlar. Elbette Osmanlı bizim atamız. Gurur duyuyoruz. Ama Türkiye Cumhuriyeti ile daha fazla gurur duyuyoruz. Yenikapı ruhuna sahip çıkan tek kişi şu karşınızda gördüğünüz kardeşinizdir. Yenikapı'da ne dediysem, bugün de aynı şeyi, inandım şeyleri söylüyorum." "Biz her yerde, her ortamda teröre karşı çıktık, boyunda eğmedik. Eğmeyiz de zaten. Biz Kuva-i Milliyeciyiz. Biz ülkemizi severiz. Özel bir tartışma alanı yaratıp, anayasa değişikliklerini gölgelemek istiyorlar. Bu tuzağa düşmeyeceğiz." Kılıçdaroğlu, Twitter'dan Berkin Elvan'ın ölüm yıldönümüyle ilgili de "Özgürlük ve huzur dolu günler sana olan borcumuzdur güzel kalpli çocuk" yazdı.
Vatan

'Bize Suikastlar Olabilir' 
MHP'den ihraç edilen Ümit Özdağ, MHP'nin kritik bir süreçle karşı karşıya geldiğini söyledi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin saldırıların devamı konusunda ısrarcı göründüğünü ileri süren Özdağ, sözlerini şöyle sürdürdü: "Son attığı tweetlerle de saldırıların devam edeceğinin işaretlerini verdi. 'Uzun yaşamak istiyorsanız şöyle yapmalısınız' şeklinde öğütler vererek bizleri adeta ölümle tehdit etti. Sinan Oğan ile görüştüm. Toplantısına bir saldırı yapılmak istenmiş fakat oradaki güçlü kalabalık, saldırıya izin vermemiş. Bunlar mafyavari yöntemlerdir. Bu çocuklara kim bunları yaptırıyorsa büyük vebal altındadır. Ama daha vahim boyut Bahçeli'nin açmış olduğu bu saldırının arkasına saklanacak karanlık odaklar, üçüncü güçler, suikastlarda bulunabiliyorlar. Bana yönelik, Meral hanıma, Sinan beye, Koray beye suikastlar olabilir. Bahçeli'nin ağzından tehdit edilmişken bu tür bir suikast politikası Türkiye'yi karmaşaya sürüklemek isteyen güçlere büyük fırsat verir." Özdağ, ayrıca ülkücü hareketin yönetici kadrolarının yüzde 95 gibi bölümünün, 'hayır' noktasında olduğunu öne sürdü.
Vatan

DÜNYA 

'Çoklu Kartla Oynamak Tehlikeli Olabilir' 
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı İbrahim Rahimpur, Türkiye'nin darbe girişimi sonrası zorlu bir süreçten geçtiğini söyleyerek, "İran olarak bunu anlıyoruz ve yardımcı olmaya da hazırız. Fakat Ankara'nın bazı politikalarını anlayamıyoruz" açıklamasını yaptı. İran basınına röportaj veren Rahimpur, "Belki ihtiyaç ve yaşadığı sorunlar Ankara'nın İsrail, Suudi Arabistan ve ABD Başkanı Trump'a yönelmesine neden oldu. Türkiye'deki dostlarımızın hesaplamalarını bölgedeki gerçekler ve uzun vadeli hedeşer doğrultusunda yapmalarını umut ederiz. İran olarak, çoklu kartlarla oynamanın uzun vadede tüm kartların kaybedilmesine neden olacağına inanıyoruz" dedi. Ankara'dan İran'a yönelik yapılan eleştiriler konusunda Tahran'ın sert tepki göstermediğini ifade eden Rahimpur, "Türk dostlarımızın ülkedeki darbe nedeniyle sorunlar yaşadığını biliyoruz bu yüzden milli menfaatlerimiz zarar görmediği sürece alttan alıyoruz" dedi.
Hürriyet

AB Dönüm Noktasında 
Avrupa Birliği'ne (AB) üye ülkelerin liderleri 9-10 Mart arasında Brüksel'de biraraya geldi. Zirve gündemi yoğun olmamasına karşın, görüşülecek konular, İngiltere'nin ayrılmak üzere olduğu yeni AB'nin "güncelleştirilmiş kimliği" hakkında önemli ipuçları taşıyordu. Nitekim, 2.5 yıllık görev süresi sona eren Polonyalı AB Konseyi Başkanı Donald Tusk'ın yeniden seçiminde ilk kez nitelikli oy çoğunluğu uygulandı. Lizbon Anlaşması'nın devreye girmesiyle, teoride, AB Konseyi Başkanı'nın nitelikli oy çoğunluğuyla seçilmesi öngörülüyordu. Ancak bugüne kadarki 3 seçimde de, eski yöntem olan oybirliği veya konsensus tercih edilmişti. Tusk, ülkesinin yönetimiyle derin görüş ayrılığına sahip. Varşova, Tusk'ın adaylığını desteklemediğini açıklayıp, bir alternatif aday sundu. Yetinmedi, liderler zirvesini engelleyeceğini ifade etti. Ancak İngiltere dahil AB'ye üye 27 ülke, Polonya'yı yalnız bıraktı ve Lizbon anlaşmasının artık harfiyen uygulanacağının sinyalini verdi. Bu çerçevede oylama yapıldı ve Tusk, 28 oyun 27'sini alarak seçildi. Öte yandan liderler, gündemde yer alan dış politika, savunma ve göç gibi, birlik içinde görüş ayrılıklarına neden olan hususlarda yeni AB'nin çerçevesini çizdi. Nitekim İngiltere'nin AB'den ayrılma kararıyla AB içinde alevlenen siyasi ve idari kimlik tartışmalarının yanı sıra Birlik'in gelecekte nasıl şekilleneceği konusu açıklık kazanmaya başladı. AB'nin 2004'te çok hızlı genişlemesi sonrası, üye ülkeler arasında AB'nin ne yönde ilerleyeceğine ilişkin tartışmalar başlamıştı. Daha doğrusu AB'nin kimliği de yeniden tartışılır oldu. "Çok vitesli AB", "çekirdek AB", "kurucu AB", "opsiyonlu AB" gibi seçenekler üzerinde duruldu. Kurucu veya çekirdek AB'yi, bir çok üye ülke "dışlayıcı" buldu. "1. sınıf üye", "2. sınıf üye" izlenimi oluşabileceğini dile getiren bir çok ülke, bu modelden hızlıca vazgeçti. Opsiyonlu AB ise, üyeler arasında çok riskli, dayanışmadan uzak ve AB'nin yönetilemez bir topluluk haline gelmesine neden olabilecek seçenek olarak görüldü. Opsiyonlu AB demek, üye ülkelerin, Birlik içerisinde istedikleri politikayı uygulayıp uygulamama hakkına sahip olmaları demek.
Milliyet

BM: Dört Ülkede 20 Milyon Kişi Aç! 
Birleşmiş Milletler (BM) İnsani İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı ve Acil Durumlar Koordinatörü Stephen O'Brien, dünyanın, 1945 yılından bu yana görülmüş en büyük insani krizin içinden geçtiğini belirterek, 4 ülkede 20 milyondan fazla insanın açlık ve kıtlık çektiğini söyledi. Uluslararası örgütler tarafından eşgüdümlü küresel çabalar olmadığı takdirde bu insanların öleceğini belirten O'Brien, bu faciayı önlemek için en kısa sürede Yemen, Güney Sudan, Somali ve Nijerya'ya maddi yardım yapılması gerektiğini dile getirdi. O'Brien, "Temmuz ayına kadar en az 4.4 milyar dolar toplanması gerekiyor. Bu net bir rakam, müzakereye açık değil. Bu para olmadan çocuklar gelişemeyecek, okula gidemeyecek, gelecekleri yok olacak" dedi. Çatışmaların olumsuz etkilediği bu ülkelerdeki durumu anlatan ve fonlara ek olarak, yardım gruplarına, insani yardımları ulaştırabilmeleri için güvenli ve engelsiz erişimin garanti edilmesini isteyen O'Brien, "BM'nin kuruluşundan bu yana en büyük insani felaketle karşı karşıyayız" dedi. O'Brien'nın verdiği bilgilere göre, Yemen'de 18.8 milyon insan, yani nüfusun üçte ikisinin yardıma muhtaç.
Milliyet

Halep'in Haline Gramofon Bile Ağladı 
Suriye'de Halep kentinin tamamını ÖSO'culardan geri almak için Rusya'nın hava desteğiyle operasyon yapan ve bunda başarılı olarak 6 yıllık iç savaşta kritik bir eşiği dönen Esad güçleri, şehri terk eden Suriyelileri yeniden bölgeye dönmeye teşvik ediyor. Ancak Halepliler evlerine geri döndüklerinde mahallelerin bile tank ve top atışları ile hava bombardımanlarıyla yerle bir olduğunu görüyor. Suriyeli bir adamın evine dönüp durumu görünce çatışmalardan 'kurtulan' gramofonunu açıp hüzünlü bir şarkı dinlediği an objektiflere yansıdı.
Vatan

SPOR 

THY Avrupa Ligi'nde 25. hafta maçlarının ardından şampiyonluk adayı 3 takım play-off oynamayı garantiledi. İspanyol Real Madrid, Rus CSKA Moskova ve Yunan Olympiakos adlarını şimdiden 8 takım arasına yazdırdı. Bu arada organizasyondaki 4 temsilcimiz 25. haftayı mağlubiyetle kapadı. İspanya'nın Baskonia takımını konuk eden Fenerbahçe rakibine 79-74 yenildi. Anadolu Efes de evinde Almanya'nın Brose Bamberg takımına 87-68 mağlup oldu. Darüşşafaka Doğuş deplasmanda Yunanistan'ın Olympiakos takımına 81-73'lük skorla boyun eğerken, Galatasaray Odeabank ise deplasmanda Rusya'nın CSKA Moskova ekibine 85-69 yenildi. Bu arada İspanyol Real Madrid, Rus CSKA Moskova ve Yunan Olympiakos play-off oynamayı garantiledi.
Posta

Sezon başında Fenerbahçe ile 1 yıllık sözleşme imzalayan Hollandalı teknik adam Dick Advocaat'ın devam edip etmeyeceği merak konusuydu. Alanya maçının ardından, "Ben kararımı verdim ve yönetime söyledim. Onların açıklaması daha doğru olur" diyen Advocaat'ın ayrılacağı öğrenildi. Hafta içinde yönetim ile toplantı yapan Hollandalı teknik adamın, "Yeni sezonda başarı istiyorsanız kadroda büyük değişiklik yapmak şart. Kendi sistemimi tam anlamıyla uygulamak için de transferleri ben yaparım" dediği, yönetimin ise buna karşı çıktığı öğrenildi. Toplantıda başkan Aziz Yıldırım'ın, "Bu kadar maliyetli bir operasyon yapamayız. Finansal Fair Play kurallarına uymak zorundayız" dediği, Advocaat'ın ise bu şartlarda devam etmeyeceğini söylediği vurgulandı. Yönetimin bu hafta içinde Advocaat ile yeni sezonda devam edilmeyeceği yönündeki kararını açıklaması bekleniyor. Fenerbahçe'nin son iki maçı kazanmasında büyük payı olan Lens, Konyaspor maçında yok. Geçen hafta babasını kaybeden Jeremain Lens, ülkesi Hollanda'ya gitmiş, hemen dönüp Osmanlıspor maçında oynamıştı. Lens, Alanya maçında da oynadıktan sonra dün Hollanda'ya gitti. Lens'in 14 Mart Salı günü Surinam'a geçeceği ve burada 17 Mart Cuma cenaze gününe kadar taziyeleri kabul edeceği bildirildi. Lens'in, aynı gün düzenlenecek cenaze töreniyle babası Ricardo Wilfred Lens'i son yolculuğuna uğurlayacağı ve bu nedenle Fenerbahçe'nin o gün sahasında Atiker Konyaspor ile oynayacağı maçta forma giyemeyeceği bildirildi.
Posta

Süper Lig'de zirveye kurulan, UEFA Avrupa Ligi'nde de çeyrek final yolunda ilerleyen Beşiktaş'ta geniş kadronun meyveleri toplanıyor. Şenol Güneş idaresindeki bol alternatişi kadro, birçok avantajı beraberinde getirdi. Son Olympiakos deplasmanında Güneş elindeki bu şansı iyi kullanarak defans- orta saha-forvet bölgelerinde değişikliğe gitti. Rotasyona gitme şansı en yüksek kulüp olan siyah-beyazlılarda her mevkii için en az 2 alternatifin olması şans yaratıyor. Şenol Güneş'in elini bir hayli kuwetlendiren bu durumun en bariz örneği stoperde yaşandı. Elinde 3 farklı sol ayaklı stoperi olan tecrübeli hoca, Tosic ile başladığı sezonun ikinci yarısında Atınç Nukan'ı takıma dahil etti. Ligde Atınç, Avrupa'da Tosic hamleleri kullanabilen 64 yaşındaki antrenör, ayrıca Çin'den kiralık dönen Ersan Gülüm opsiyonuna da sahip. Sağ stoper için de yine çok güvendiği Marcelo dışında Rhodolfo ve Mitrovic gibi topu iyi kullanan savunmacıları olan Güneş, sakatlık ve ceza konularını dert etmiyor. Ekim 2016'dan beri takımdan uzak olan Caner Erkin'in yokluğu sol bekte alternatif fazlalığıyla kapatıldı. Benzer şekilde Gökhan Gönül-Beck uyumu, orta sahada Atiba'nın yanında Oğuzhan- Tolgay-G.İnler'in bulunması, joker olarak Necip'in dahi kullanılması da kadronun gücünü kanıtladı. Ricardo Quaresma'nın kanatlarda yedeğinin bulunmaması konuşulurken Talisca'nın kanada kayabilmesi, Adriano'nun öne çıkabilmesi ve Aras opsiyonu ve devre arasında gelen Babel de en önemli alternatifler olarak dikkat çekiyor.
Milliyet

Sakatlıklar, Tudor'un ve Bruma'nın cezası, taraftarın maç öncesi yönetime protestosu derken G.Saray, G.Birliği maçına zor şartlarda başladı. Sakatlıklar bel bükmüşken bir de üstüne G.Birliği maça golle başladı. Ama G.Saray son dakikada bulduğu golle zor da olsa sahadan 3 puanla ayrıldı. MAÇ sarı-kırmızılılar için kabus gibi başladı. Daha 33. saniyede Khalili elini kolunu sallayarak rakiplerinden sıyrıldı. Sert vuruşunda da top ağlara gitti. G.Saray'ın uyanması ise çok geç olmadı. 5'te Ahmet Oğuz elle oynayınca Fırat Aydınus penaltı noktasını gösterdi. Topun başına gelen Selçuk ise skoru eşitledi: 1-1. BERABERLİK golünden sonra ise hakimiyet tamamen ev sahibindeydi. 45'te Josue bomboş kalede topu kaleciye nişanladı. Ancak dönen topta Podolski harika vurdu ve ilk yarının skorunu belirledi: 2-1. 2. yarı Aslan uykuya kaldığı yerden devam etti. Neredeyse 2 tarafında pozisyonu yoktu. 66'da ceza sahasında Ahmet Çalık'ın elle oynadığını söyleyen Aydınus penaltı noktasını maçta 2. defa gösterdi. Serdar'ın şutunu Muslera korner çeldi. Kullanılan kornerde ise bu sefer de Tolga elle oynayınca aynı dakikada G.Birliği 2. penaltı vuruşunu kazandı. Bu sefer topun başına gelen Selçuk Şahin golü buldu: 2-2. 79'da Podolski karşı karşıya kaldığı pozisyonda golü bulamadı. Gecede son sözü 89'da frikikten topu köşeye yollayan kaptan Selçuk İnan söyledi: 3-2.
Vatan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder