16 Mart 2017 Perşembe

16.03.2017 Genel Gündem



16.03.2017

GÜNDEM

Türkiye 'Evet'le Avrupa'yı İnletecek
Başbakan Binali Yıldırım, milletin 16 Nisan'da hayırcılar korosuna dersini vereceğini, sandıkları 'evet'le dolduracağını ve Türkiye'nin evet oylarıyla şahlanacağını ve Avrupa'yı inleteceğini söyledi. Yıldırım'ın Ardahan PTT Kavşağı ve Artvin Milli İrade Meydanı'ndaki miting mesajları şöyle: Bunların projeleri, hizmetleri yavaşlatmak için denemedikleri yol yoktur. Ne zaman iktidara ortak oldularsa muhakkak bir ekonomik kriz yaşandı. Diz boyu yoksulluk. Türkiye benzin, yağ, gazyağı, tüp kuyruklarının hep bunların zamanında gördü. Şimdi de memleketin yükselişini durdurmak için 'Hayır' diye yollara düştüler. Hayır'dan hayır gelmez, evet'te bereket vardır. Anamuhalefet, 'Türkiye kalkınmasın, büyümesin. Küçük olsun, benim olsun' anlayışında. Darbelere, vesayete, kumpaslara bunlar kapıyı kapatamadı. Sadece AK Parti yaptı diye 15 yıllık kazanım bir anda yok olsun, gitsin ona razılar. Hayır diyerek teröre, kutuplaşmaya zemin hazırlıyorlar. Bunlar bir belediyeye bile sahip çıkamadılar, ülkenin geleceğine mi karar verecekler? Milletimiz inşallah 16 Nisan'da bu hayırcılar korosuna dersini verecek, yetkiyi ele alacak, sandığa gidecek, evvelallah sandıkları 'evet' diye dolduracak. Evet oylarıyla Türkiye şahlanacak. Buna içerideki hayırcılar ve dışarıdaki yandaşları engel olamayacak. Bakın Avrupa'da bazı ülkeler, CHP hayırcı ekibiyle aynı şarkıyı söylüyor, aynı dili konuşuyorlar. Almanya, Hollanda yöneticilerini buradan kınıyorum. Aslında Almanya'da, Hollanda'da yaşayan milyonlarca kardeşimiz, soydaşımız yıllardan beri o ülkelerin ekonomilerine, refahına katkı sağlıyor. Esasında Almanya olsun, Hollanda olsun nüfusun çoğu, orada yaşayanların büyük bir kesimi Türkiye'ye karşı düşman değil, Türkiye'nin dostu ama yöneticiler, seçim olacak, fazla oy almak için oturuyorlar, yatıyorlar, kalkıyorlar Türkiye. Türkiye olmayınca işleri rast gitmiyor. Bu Türkiye ne kadar büyük bir memleketmiş. Avrupa'nın siyaseti de artık Türkiye'den belirleniyor. Bilsinler ki bunlar bizi kutlu yolculuğumuzdan döndüremezler. 16 Nisan'da. Türkiye, 'evet'le Avrupa'yı inletecek Türkiye'nin vaktini, insanımızın enerjisini boşa tüketen bu terör belasını da memleketimizin gündeminden düşüreceğiz. Millet olarak mutlu, kalkınmış bir Türkiye için birlikte çalışacağız. Birlik, beraberlik içinde, tek yürek halinde yürümeye devam edeceğiz ve bütün hayalleri tek tek gerçeğe dönüştüreceğiz. Biz Türkiye'nin dünü, bugünü, yarınıyız. Biz Türkiye'nin aydınlık sabahıyız. Biz Türkiye'nin sevinciyiz, hüznüyüz, heyecanıyız. Yeni dönemde Türkiye'yi tutabilene aşk olsun. Türkiye'nin yolu açık olsun." PKK bölücü terör örgütü diyor ki 'Aman 'Hayır' çıkması için gece gündüz çalışın, sakın 'Evet' çıkmasın'. Feto'yla kol kola girmişler, baş başa vermişler 'Hayır' çıkması için gece gündüz çalışıyorlar. Ne yaparsanız yapın 'Evet' çıkacak, sizin de defteriniz dürülecek Çeteler, cuntalar, Fetolar asla ve asla ülkenin kaderiyle oynayamayacaklar.
Milliyet


Mayın Taraması Yapan Askere Bombalı Tuzak
Mardin-Diyarbakır karayolunun Mazıdağı ilçesi yol ayrımında dün sabah meydana gelen saldırıda PKK'lıların, önceden tuzakladıkları el yapımı patlayıcıyı karayolunda mayın araması yapan Aksu Jandarma Karakolu'na bağlı askerlerin geçişi sırasında patlatması sonucu 28 yaşındaki Jandarma Uzman Çavuş Mahmut Yıldırım ile ve 23 yaşındaki Jandarma Uzman Çavuş Erkan İmalı şehit oldu. Terör saldırısının ardından bölgede hava destekli operasyon başlatıldı. Yıldırım'ın şehit düştüğü haberi Kayseri'de yaşayan ailesine verildi. Evli ve bir çocuk babası şehidin haberini Talas ilçesinde yaşayan baba Necati ve anne Selma Sevim Yıldırım'a veren askeri yetkililer aileyi askeri uçakla cenaze töreni için Diyarbakır'a götürdü. Şehit Yıldırım bugün toprağa verilecek. İmalı'nın şehit olduğu haberi de Kahramanmaraş'ın Türkoğlu ilçesinde yaşayan ailesini yasa boğdu. Oğullarının şehit haberini alan Haydar ile Selbi İmalı çifti gözyaşlarına boğuldu. Nişanlı olduğu ve mayısta yapılacak düğün töreni için evlilik hazırlığı yaptığı belirtilen şehit İmalı'nın cenazesi de bugün toprağa verilecek.
Milliyet

Görüntüler Öyle Demiyor
Darbe girişiminde en şiddetli çatışmaların yaşandığı yerlerden biri Jandarma Genel Komutanlığı'ydı. İşte o gecenin kilit görüntüleri ilk kez ortaya çıktı. Eski Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Galip Mendi'nin özel kalem müdürü olan Albay Erkan Öktem, emniyetteki ifadesinde darbe gecesine istem dışı katıldığı, ancak silah kullanmadığını ileri sürmüştü. Ancak iddianameye giren görüntülerde ve Türkiye'nin çeşitli yerlerindeki savcılık ifadelerinin birleştirilmesiyle Öktem'in, ilk olarak darbeci askerlerin etkisiz hale getirdiği Albay Güven Şaban'ı tehdit ettiği, bina içerisinde elindeki tabancanın namlusuna kurşun sürdüğü, karnına doğru tetiği çektiği, ancak silahın ateş almadığı ifadelere yansıdı. Jandarma Genel Komutanlığı'na ait güvenlik kamerası kayıtları da, nizamiye kapısında darbeciler ile onlara müdahale eden askerler arasında yaşanan arbedeyi, gözler önüne serdi. Bu arbede sırasında darbeci askerlerin hiç çekinmeden silah kullanmaları, sonrasında da gözaltına alınmaları da yine görüntülerde yeraldı. Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Daire Başkanı Turgut Aslan'ı başından vuran, korumasını da şehit eden Albay Erkan Öktem'in, silahlı çatışmaya da girdiği, 16 Temmuz sabahı saat 06.00'da bu kez elinde uzun namlulu silahla etkisiz hale getirdiği iki askeri, komutanlığın bodrum kapısına götürdüğü de kameralarca kaydedildi. 16 Temmuz sabahı komutanlıktan kaçmaya çalışan Albay Erkan Öktem, yakındaki bir apartmanın kömürlüğünde gizlendiği sırada gözaltına alınıp tutuklanmıştı. Ankara'da tutuklanıp ordudan ihraç edilen Erkan Öktem'in yargılanmasına henüz başlanmadı.
Vatan

EKONOMİ

Dolar: 3,6752-3,6762                                   
Euro: Euro 3,9442-3,9488   
Sterlin: 4,5110-4,5173
Gram Altın: 144,6741-144,8887




Maaş Değil Hediye
Doğum yapan annelerin çocuklarına bakan anneanne ve babaannelere maddi destek olmak amacıyla hayata geçirilen 'Büyükanne Projesi'yle ilgili dün hem Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu hem de Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci açıklama yaptı. Müezzinoğlu, "Büyükanne Projesi"nin 'milli bir proje' olduğunu ve 6 bin 500 aileyi tespit ettiklerini vurgulayarak doğum yapmış anneyi korumak, aileyi güçlendirmek, büyükanne-torun ilişkisinde ailenin sosyolojik gücüne destek vermek, kadın istihdamda kalıcılığına destek vermek gibi amaçlarla projenin hayata geçirildiğini söyledi. Zeybekci ise projenin ekonomiye bir katkısı olacağını düşündüğünü belirterek, "Ama benim şahsi görüşüm yani Nihat Zeybekci olarak görüşüm; bir babaanneye torununa baktığı için para vermek pek doğruma gelmiyor. Onu söyleyeyim. Bizim değerlerimiz var, Türkiye olarak bizim aile, o sevgi, o içtenlikle ilgili biraz hafif şey yaptığım bir konu o. Ama ekonomik anlamda her halde artı bir desteği, katkısı olacağı da kaçınılmazdır. Annelerin çalışmakla ilgili fırsat bulmaları anlamında da pozitif görüyorum" dedi. Zeybekci'nin bu açıklaması üzerine Müezzinoğlu şunları söyledi: "Biz projeyle kadınımızın istihdamdaki gücünü arttırmak ve kalıcılığını devam ettirmek adına pilot uygulama olarak başlattık. Tabii ki kültürümüzde babaanne 'torunuma baktım' diye ücret talebinde bulunmaz. Zaten desteği alacaklar torunu adına hesap açtıracağını ya da hediye alacağını söylüyor. Bu bir maaş değil, hediye. İşin özü doğum yapmış kadınımızın istihdamda güçlü kalışına destek vermek. 2016 başında doğum yapmış kadınımıza yarı zamanlı çalışma hakkı verdik, kullanmak isteyen anneler için yönetmelikte bir gün gelir bir gün gelmeyebilir düzenlemesi vardı. İşveren bir gün gelip bir gün gelmeyen anneyi benim istihdamda tutabilmem mümkün değil, veririm tazminatını gönderirim diyor. Biz buna izin veremeyiz, eve maaş tam gelsin, kadın istihdamı güçlü olsun, torun emin ellerde olsun, anne huzurlu olsun bir hediye verelim istedik" dedi. Müezzinoğlu, hiçbir büyükannenin derdinin oradan para kazanmak olmadığını belirterek şöyle konuştu: "Derdi, torununa, evlatlarının evladına destek olmak." Müezzinoğlu, yarı zamanlı çalışma hakkının da tanındığını anımsatarak, sistemde annelerin sabah gidip öğlen işten dönmesinde servis sıkıntısı yaşandığını, bir gün işe gidip ertesi gün izin yapması durumunda da özellikle özel sektörde kadının istihdam gücünü zayıflatacağını aktardı. Çıkış yolu olarak "Büyükkanne Projesi"ni geliştirdiklerini vurgulayan Müezzinoğlu, "Türkiye genelinde 10 ilde, Sakarya, Konya, Tekirdağ, İstanbul, Bursa, İzmir, Antalya, Ankara, Kayseri ve Gaziantep'te 6 bin 500 aileyi tespit ettik. 425 lira aylık vereceğiz" dedi.
Hürriyet

Tapuda %25 İndirim
Hem ev alacakların hem de gayrimenkul şirketlerinin merakla beklediği tapu harcı indirimi devreye girdi. Önceki gün Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki Fransa'nın Cannes şehrinde gerçekleşen gayrimenkul fuarı MIPIM'de tapu harcı ile ilgili müjdeyi yakında vereceklerini açıklamıştı. Açıklama üzerinde 1 gün geçti ve indirim haberi geldi. Resmi Gazete'de dün yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı ile şimdiye kadar binde 20 oranında alınan tapu harcı, konut ve işyerleri için 30 Eylül'e kadar binde 15'e düşürüldü. Bugüne kadar 500 bin liralık ev alınırken hem alıcı hem satıcı 10'ar bin lira tapu harcı ödüyordu. Yeni düzenleme ile her iki taraf içinde tapu harcı 7 bin 500 liraya düştü. Alıcı ve satıcı toplam 20 bin yerine 15 bin lira ödeyecek. Düzenleme hem eski hem de yeni konutlar için geçerli olacak. Yıla moralsiz başlayan gayrimenkul sektörünün yapılan düzenlemelerle moral bulduğunu söyleyen Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği (KONUTDER) Başkanı Ömer Faruk Çelik, "Hükümetin ve Maliye Bakanlığı'nın bu yıl sektör için yaptığı düzenlemeler motivasyonumuzu arttırdı. Yüzde 2 alıcı, yüzde 2 satıcı tarafından ödenen tapu harcı da yüzde 1.5'e çekildi. Hem bu, hem de daha önce yapılan düzenlemelerle sektör bu yıl yüzde 3 ile 5 arasında büyür. Bu da ekonomiye 1 puan kazandırır" dedi. Çelik geçtiğimiz haftalarda açıklanan damga vergisi sıfırlanması uygulamasının da dün yürürlüğe girdiğini söyledi. Daha önce binde 9.48 olan ve kat karşılığı inşaat sözleşmeleri ile konut satış vaadi sözleşmelerinde tahsil edilen damga vergisi sıfırlandı. Tapu harçlarındaki indirimin kayıt dışını önlemede önemli bir adım olduğunu dile getiren İstanbul İnşaatçılar Derneği (İNDER) Başkanı Nazmi Durbakayım, "Vatandaş ev alırken 'tapu harcına ben karışmam' diyor. Kurumsal olmayan firma da evi maliyetinin altında gösteriyor. Şimdi bu indirim o kesimi kayıt içine almakta etkili olacak ve sonuçta devletin geliri artacak" dedi. Tapu harçlarında yapılan yüzde 25 indirimi aslında yüzde 50 olarak beklediklerini belirten Durbakayım, şunları söyledi: "Beklentimizden bir miktar az olsa da önemli bir düzenleme yapıldı. Şimdi çözüm bekleyen 2 sorun kaldı. Kentsel dönüşümde yüzde 25'i bulan ek emsal sağlayan yeni tip imar yönetmeliğinde süre 30 Haziran'da doluyor. Ruhsatı yetişmeyen firmalar bu haktan faydalanmayınca kaos olacak. Bu konuda sürekli bir düzenleme gerek. Diğer önemli beklenti ise müktesap hak (kazanılmış hak). Yani projeler başladıktan sonra yarı yolda imar değişiklikleri olmamalı. Bu konuda bir düzenlemeyi uzun yılladır bekliyoruz."
Hürriyet

Fed Faizi 3 Kez Artırır
Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) mart toplantısı, beklendiği gibi faiz artışıyla sona erdi. ABD Merkez Bankası (Fed), politika faizi oranını 25 baz puan artırarak yüzde 0,75-1,00 aralığına yükseltti. İki gün süren toplantının ardından yayınlanan karar metnine göre gösterge faiz oranını yüzde 0,50-0,75 aralığından yüzde 0,75-1,00 aralığına çıkarma kararı, Fed Başkanı Janet Yellen liderliğindeki 10 FOMC üyesinden 9'unun oyu ile alındı. Fed Minneapolis Başkanı Neel Kashkari'nin ise gösterge faiz oranının yüzde 0,50-0,75 aralığında sabit tutulması yönünde oy kullandığı bildirildi. Odeabank Ekonomik Araştırma ve Strateji Planlama Müdürü Şakir Turan, AA'ya piyasaların bu kararı çok büyük ölçüde fiyatladığını, Fed üyelerinin bu yılın kalan döneminde ve gelecek yıllardaki faiz artırım beklentilerinde bir değişikliği yapıp yapmayacağının daha önemli hale geldiğini söyledi. ABD ekonomisinin mevcut görünümü ve Fed'in, bugüne kadar verdiği sinyalleri dikkate aldıklarında bu yıl toplamda 25'er baz puanlık 3 faiz artırımı yapacağı öngörüsünde bulunan Turan, "Fed'in bu toplantıdan sonraki iki faiz artırımını ikinci ve üçüncü çeyreklerde yapabileceğini varsayıyoruz" dedi. Finansinvest Başekonomisti Burak Kanlı ise Donald Trump'ın başkan seçilmesinin ABD ekonomisine dair beklentileri değiştirdiğini, Trump yönetiminin ABD ekonomisine kamu kaynaklı ciddi bir destek sağlayacağı beklentisinin çok yüksek olduğunu, bunun da Fed'i "daha şahin" bir duruşa iteceğini söyledi. Fed'in faiz artırımının fiyatlanması nedeniyle piyasalar üzerinde etkili olmasını beklemediğini kaydeden Kanlı, "Hatta bir belirsizlik kaynağının geride kalmış olması TL üzerinde sınırlı olumlu etkide de bulunabilir" dedi.
Milliyet

Her Şey Çok İyi Olacak!
3. köprü, 3. havalimanı, Marmaray, Körfez Köprüsü, Avrasya Tüneli "Türkiye'nin dev projeleri" denildiğinde tüm bu işler gerek bugün gerekse gelecek adına umut verici yatırımlar. Türkiye bunların ardından altyapı cephesinde durmak bilmeyen yatırımlarına bir yenisini daha ekliyor. Bu kez İstanbul'a değil, Çanakkale'ye yapılacak olan dev köprünün ihalesi, imzaları ve temeli "referandum öncesi"ne denk geldi. (Diğer bir ifadeyle 16 Nisan sonrasına bırakılmadı) Gerek yatırımcıların gerekse finans çevrelerinin "Türkiye'ye olan güven" noktasında bir adım bile geri durmadığını görmek adına bu zamanlama gerçekten önemli. Ocak sonu yapılan 1915 Çanakkale Köprüsü ihalesinde iki yerli (Limak ile Yapı Merkezi), iki Güney Koreli şirket (Daelim ile SK) tarafından oluşturulan konsorsiyum köprü ve otoyol yapımı için 10.3 milyar liralık teklifle işi üstlendi. 5.5 yıllık yapım süresi dahil toplam 16 yıl 2 ay 12 gün işletme sürelik teklifle en kısa sözleşme süresini veren grup yapılan değerlendirme sonrasında ihaleyi kazandı. Dört grubun patronları, yöneticileri ve mühendisleri o günden bu yana kafa kafaya verdi, detaylı çalışmalarını tamamladı. Bugün Ankara'da Bakanlık bünyesinde resmi imzalar atılıyor. Cumartesi günü de temel atılacak. İlgili konsorsiyum teknik, teknolojik, müteahhitlik, finansman ve daha birçok anlamda projeye yoğunlaşırken, "1915 Çanakkale Köprüsü" ve otoyol projesi için kurdukları şirkete de anlamlı bir isim bulmayı başarmışlar. Projenin adı (1915 Çanakkale Köprüsü) ve elde edeceği uzunluk rekoru (2023 metre) kadar, yapımı üstlenen şirketin ismi de akıllarda kolay yer edinecek. Uzatmadan ismi söyleyelim: "ÇOK İYİ A.Ş." "Çanakkale Otoyol ve Köprüsü İnşaat Yatırım ve İşletme A.Ş." ismiyle kurulan şirketin ilk harflerinden oluşan kısaltılmış hali "ÇOK İYİ A.Ş." olarak kayıtlara geçti. Şirketin ismi gibi "çok iyi" bir proje olması için başta ihaleyi üstlenen gruplar olmak üzere Ulaştırma Bakanlığı ve ilgili tüm kurumların elini taşın altına koyacağından eminiz.
Milliyet

Stoklar Eridi
Konut sektöründe 1 Şubat'ta başlayan 20 yıl (240 ay) vadeli kampanya, konut stoklarını bir ayda hızla eritti. Emlak Konut GYO öncülüğünde başlayan ve GYODER ve KONUTDER üyelerinin de katıldığı kampanya kapsamında 1 ayda yaklaşık 5 milyar lira değerinde 5 bin adet satış yapıldı. REIDIN ve GYODER tarafından Türkiye İş Bankası desteği ile hazırlanan 'Yeni Konut Fiyat Endeksi'nin Şubat 2017 verilerine göre, stok erime hızı ortalama yüzde 2'lerden yüzde 6.5'e geldi ve son 16 ayın en hızlı stok erimesi yaşandı. Kampanya ayrıca tüketiciyi senetten banka kredisine de yönlendirdi. Satışlarda yüzde 48 ile son bir yılın en yüksek banka kredisi kullanımı gerçekleşti. Markalı projelerden konut satın alan tüketicinin, banka kredisi kullanım oranı Kasım ayında yüzde 15, Aralık'ta yüzde 22 Ocak'ta yüzde 27 seviyesindeydi. Şubat ayında peşinat kullanım oranı yüzde 29, senet kullanım oranı yüzde 24 olarak gerçekleşti. GYODER Başkanı Aziz Torun, 1 Şubat'ta başlattıkları '20 yıl vade düşük faiz' kampanyasının olumlu etkisinin endekste somut bir şekilde görüldüğünü vurguladı. Torun, şunları söyledi: "Endekse göre, stok erime hızının yüzde 6.5'e ulaşması sonucu, yeni konut stoklarında son 16 ayın en hızlı aylık erimesi yaşandığını görüyoruz. Kampanyanın banka kredisiyle desteklenmesi de sektör adına olumlu bir adımdır." Endekse göre, markalı yeni konut fiyatları Şubat'ta yüzde 0.46, geçen yıla göre yüzde 2.69 arttı.
Vatan

Şubat'a Rağmen Fazla Var
Merkezi yönetim bütçesi gelirleri Şubat ayında yüzde 4.9 artarak 46.9 milyar lira, giderleri yüzde 27 artış göstererek 53.7 milyar lira olarak hesaplandı. Böylece merkezi yönetim bütçesi, Şubat'ta 6.8 milyar lira açık, 2 aylık dönemde de 4.6 milyar lira fazla verdi. Bütçe Ocak'ta yeniden yapılandırma ve güçlü vergi gelirleri sayesinde 11.4 milyar lira fazla vermişti. Maliye Bakanlığı'nın verilerine göre, 2016 yılı Şubat ayında 6.5 milyar lira faiz dışı fazla veren bütçe, Şubat 2017'de 1.8 milyar lira faiz dışı açık verdi. Şubat'ta vergi gelirleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 4.3 artarak 40 milyar lira, faiz hariç bütçe giderleri yüzde 27.4 artarak 48.7 milyar lira olarak gerçekleşti. Ocak-Şubat döneminde bütçe gelirleri bir önceki yıla göre yüzde 15.6 artarak 105.7 milyar liraya yükseldi. Giderler yüzde 19.2 büyüyerek 101.1 milyar liraya ulaştı. Geçen yıl söz konusu dönemde 16.4 milyar lira faiz dışı fazla verilmiş iken, 2017'de bu rakam 16.3 milyar lira oldu. Bütçe gerçekleşmelerinin hedeflerle uyumlu seyrettiğini belirten Maliye Bakanı Naci Ağbal, "2017 yılı bütçe hedeflerini gözeterek ekonomideki büyüme trendini destekleyen ve para politikası uyumunu da önceleyen bir maliye politikası çerçevesi içinde bütçe politikamızı uygulamaya devam edeceğiz" diye konuştu.
Vatan

DÜNYA

Almanya'dan Referanduma Şartlı Onay
Almanya'da Başbakan Angela Merkel hükümeti, 1.4 milyon civarında Türk seçmenin Türkiye'de 16 Nisan'da yapılacak anayasa referandumunda oy kullanmasına izin verdi. Hükümet sözcüsü Steffen Seibert, iznin Başbakanlık, Dışişleri ve İçişleri Bakanlığı arasında karara bağlandığını açıkladı. Dışişleri Sözcüsü Martin Schaefer, Türk seçmenlerin Almanya'da oy kullanma izninin, seçim hazırlığı ve oy işleminin Alman yasalarına uygun yürütülmesi şartıyla verildiğini, bu izni geri çekme hakkını muhafaza ettiklerini belirtti. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Schaefer şöyle dedi: "Tavrımız çok açık. Almanya'daki Türk seçmenlerin Türkiye'nin gelecek anayasasıyla ilgili karara mümkün olduğu kadar katılmasını istiyoruz. Ama seçim işleminde Alman yasaları geçerli. Türk hükümetinden çok net biçimde Alman hukuku ve yasalarına uymasını talep ediyoruz. Almanya'da seçim hazırlığı ve oy kullanma işlemlerinde somut işbirliği bekliyoruz. Bu Almanya'da planlanan kampanyalar için de geçerli. Aksi takdirde hükümet verilen bu izni yeniden gözden geçirme hakkını saklı tutuyor." Schaefer ise Alman ceza yasasının 90 A maddesine dikkat çekerek söz konusu maddenin Alman devleti veya sembollerini, bir toplantı ya da gösteride aşağılayanlara 3 yıla kadar hapis cezası ya da para cezası öngördüğünü vurguladı. Schaefer, "Biz bunu sadece Türk politikacılardan değil, ülkemizde yaşayan herkesten talep ediyoruz" dedi. Seibert, 'Hangi şartlarda oy kullanma izni iptal edilir' sorusuna, hükümet olarak Türkiye'nin Nazi kıyaslamalarına son verilmesini talep ettiklerini hatırlattı.
Hürriyet

Viyana'da İsveçlilere Kampanya Yapsam Tutuklanır Mıyım
Eski İsveç Başbakanı ve Avrupa Dış İlişkiler Konseyi üyesi Carl Bildt, Hollanda'nın skandal tavrına tepki gösterdi. Eski Portekiz AB Bakanı Bruno Macaes de AB yöneticilerinin savunduğu yasakları açıklayacak tek bir haklı nedenin olmadığını söyledi. Carnegie Europe düşünce kuruluşunun sitesine açıklama yapan Carl Bildt, kendisinin de İsveç'teki seçimler için yurt dışında kampanyalara katıldığını ve başka ülkelerin siyasetçilerinin İsveç'te seçim kampanyaları düzenlediklerine şahit olduğunu belirterek, "Viyana'da İsveçlilere yönelik bir seçim mitingi düzenlersem beni hapse mi atacaksınız" sorusunu yöneltti. Bildt, Almanya, Hollanda ve Avusturya'nın yasakçı tavrının özgürlükler, ifade ve toplanma hürriyeti açısından derin sorunlar doğuracağına işaret etti. Eski Portekiz AB Bakanı Bruno Macaes de ifade özgürlüğüne karşı şok edici saldırılara AB'nin sessiz kalışını eleştirerek, "Yasakları açıklayacak tek bir haklı neden bile yok" dedi. Macaes, Avrupa Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker'in Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu'nda yaptığı açıklamalara değinerek, Juncker'in gerçekten Türklere uygulanan yasağı savunup savunmadığını merak ettiğini belirtti. Macaes, bu durumun önemli bir sorun olduğunu ve AB'nin özgürlüklere yaklaşımı konusundaki tavrının daha büyük sorunlar doğuracağını söyledi.
Hürriyet

Hollanda Sandığa Koştu
Hollanda, Türkiye ile yaşanan diplomatik gerilimin gölgesinde genel seçimler için dün sandığa gitti. Aşırı sağın iktidara gelme ihtimalinin yüksekliği, ülkedeki seçimlerin Avrupa tarafından dikkatle izlenmesine yol açarken, geniş bir katılım olduğu gözlendi. Oy verme işlemi, dün yerel saatle 07.30'da (TSİ 09.30'da) başladı ve 21.00'da (TSİ 23.00) sona erdi. Seçimde bin 114 aday ve 28 parti, 150 sandalye için yarıştı. Sandık yoklama sonuçlarından ilk gelen bilgilere göre hükümetteki Başbakan Mark Rutte'nin başında bulunduğu Halkların Özgürlük ve Demokrasi Partisi (VVD), sandık çıkış anketlerine göre belirgin şekilde öne çıkarak mecliste 31 sandalyeye sahip oluyor. Irkçı Geert Wilders'ın partisi olan Özgürlük Partisi PVV'nin yanı sıra, Hıristiyan Demokratik Parti (CDA) ve Demokrat Parti D66 da 19'ar vekil çıkarıyor. Resmi sonuçlar 21 Mart'ta açıklanacak. Seçime katılımın, 2012'deki seçimlere kıyasla ciddi oranda yüksek olduğu, bunda ülke genelindeki güzel havanın ve son dönemdeki siyasi tartışmaların etkili olduğu belirtiliyor. Başbakan Mark Rutte ile Hollandalı aşırı sağcı politikacı Geert Wilders de oylarını kullandı. Lahey'de, adeta koruma ordusuyla oyunu kullanan Wilders, sonrasında gazetecilere açıklamalarda bulundu. Wilders, seçim sonuçları istediği gibi çıkmasa da sağcı fikirlerinin gündemde var olmaya devam edeceğini, kaybolmayacağını vurguladı. Wilders, "Bugün seçimlerin sonucu ne olursa olsun, cin lambaya geri dönmeyecek" ifadesini kullandı. Aşırı sağcı lider, benzer duyguların Almanya ve Fransa'daki seçimlerde de belirgin olacağını sözlerine ekledi ve "Elitlerin ne istediğine rağmen, halkın ne istediğine dair tamamen farklı bir konsepte sahip olan siyasetçiler güçleniyor" diye konuştu. Lahey'de oyunu kullanan bir başka isim ise Hollanda Başbakanı Rutte'ydi. Rutte, seçimlerin dünyaya demokrasi mesajı vereceğini ifade eden Rutte, "Brexit'ten ve ABD'den sonra düzenlenen üçüncü seçim. Önümüzde Almanya ve Fransa seçimleri var. Bu da Hollanda gibi büyük bir demokrasinin mesaj vermesine fırsattır" dedi. Seçimden önceki son anketlerde, birinci sırada Başbakan Rutte'nin VVD Partisi'nin görünüyordu. Uzun süredir birinci sırada yer almasına rağmen son haftalarda ikinciliğe düşen aşırı sağcı Wilders'in liderliğindeki PVV'ninse, yine bu krizin etkisiyle 20-24 vekil çıkaracağı tahmin ediliyor. Wilders seçimlerden galibiyetle çıksa da tek başına iktidar olma şansı bulunmuyor. 150 sandalyeli mecliste, iktidarı küçük partilerin koalisyona vereceği destek belirleyecek.
Milliyet

Astana'nın 3. Turu 'Karmaşa'yla Bitti
Kazakistan'ın başkenti Astana'da düzenlenen Suriye konulu 3'üncü tur toplantı, dün yaşanan "katılım karmaşasının" ardından sona erdi. Türkiye'nin desteklediği Suriye muhalefetinin gün içinde önce toplantıya katılacağı açıklanırken, muhalefet, daha sonra kararından vazgeçti. Belirsizlik nedeniyle önce toplantıların bir gün daha uzatıldığı duyuruldu; ancak sonradan görüşmelere son verildi. Buna karşın Rusya'nın temsilcisi Alexander Lavrentiev, Rus, Türk ve İranlı heyetin muhaliflerle görüşmek için bir süre Astana'da kalacağını söyledi. Suriye rejimi temsilcileriyse geri döndü. Kazakistan Dışişleri Bakancı Yardımcısı Akılbek Kamaldinov, tarafların iki günlük toplantıda, ikili ve üçlü görüşmelerde ateşkesin güçlendirilmesi konusunu ele aldıklarını belirterek, "Taraflar, ateşkesi güçlendirme konusundaki kararlılıklarını vurguladı. Ateşkes ihlallerinin birbirlerine rapor etme, ihlallerin sayısının azalmasını sağlama ve üçlü denetleme mekanizmasının etkinliğini artırma konularında anlaştı" dedi. Görüşmelerde Türkiye ve Rusya'nın yanı sıra İran'ın da ateşkesin garantörü olması kararına varıldı. 4'üncü Astana toplantısının 3-4 Mayıs'ta yapılacağı, Tahran'da da 17-19 Nisan'da hazırlık toplantısı düzenleneceğini belirtildi. Suriye muhalefeti, Rusya garantörlüğündeki rejim güçlerinin yoğun ateşkes ihlallerinin sürmesi üzerine Astana-3 toplantısına katılmama kararı almıştı. Suriye'nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Beşar Caferi, muhalefetin katılmadığı görüşmelerin yapıcı geçtiğini belirtti. Öte yandan dün Suriye'nin başkenti Şam'ın Hamidiye bölgesindeki adalet sarayı içinde düzenlenen intihar saldırısında 31 kişi hayatını kaybetti. Rejimin kontrolünde bulunan Hamidiye Mahallesi'ndeki saldırıda 60 kişinin yaralandığı açıklandı. Saldırının sorumluluğunu henüz üstlenen olmadı. Şam'da cumartesi günü düzenlenen, en az 40 kişinin öldüğü saldırıyı Heyet Tahrir'uş Şam örgütü üstlenmişti. Öte yandan, Şam'ın el Rabveh bölgesinde bir restoranta intihar saldırısı düzenlendi. Saldırıda 20 ölü 28 yaralı olduğu açıklandı.
Milliyet

Rejim Yetkilileri Münbiç'e Girdi
Özgür Suriye Ordusu'nun bölgeye müdahale edeceği korkusuyla terör örgütü PYD'nin Esad güçlerine teslim ettiği Münbiç'te, rejim yetkilileri kent merkezine girdi. Münbiç'te Suriye televizyonu Esad görevlileriyle canlı yayın gerçekleştirdi. Öte yandan, muhaliflerin katılmadığı Astana'daki Suriye konulu 3. tur toplantısında Rusya ve Türkiye ile birlikte İran'ın da ateşkes komitesine dahil edilmesi kararlaştırıldı.
Star

Vergi Kayıtları Basına Sızdırıldı
ABD Başkanı Donald Trump'ın seçim kampanyası boyunca açıklamayı reddettiği vergi kayıtlarının bir bölümü Amerikan medyasına sızdırıldı. İlk olarak 'dcreport.org' sitesinde yer alan daha sonra da MSNBC kanalında 'The Rachel Maddow Show' programında yayınlanan bilgiler, Beyaz Saray Sözcüsü Sean Spicer tarafından da doğrulandı. Trump'ın 2005 yılına ait iki sayfalık vergi ödeme bilgilerinde, o yıla ait kazancının 150 milyon dolar olduğu, kazancının 38 milyon dolarını vergi olarak ödediği belirtiliyor. Uzmanlar, Trump'ın ödediği verginin, ortalama Amerikalının ödemesi gereken rakamdan yüzde 24 daha fazla, yüksek gelirli kişilerin ödemesi gereken rakamdan da yüzde 27.4 daha az olduğunu açıkladı. Yerel basında çıkan haberlerde Trump yönetiminin, başkanın vergi kayıtlarını basına kasıtlı olarak sızdırmış olabileceği yorumları yapıldı.
Vatan

POLİTİKA

'Eğilmeyeceğiz'
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Kongre ve Fuar Merkezi'nde muhtarlar, sivil toplum kuruluşu üyeleri ve partililerle bir araya geldi. Çavuşoğlu, burada yaptığı konuşmada, son günlerde yaşanan olaylarla ilgili Avrupa ülkelerini suçladı. Avrupa'nın Türkiye'yle problemi olduğunu ifade eden Çavuşoğlu "Bizimle problemi olanlara karşı hiçbir zaman da eğilmeyeceğiz, bükülmeyeceğiz. Teslim de olmayacağız. Onlar alışmışlar eskiden, emredecekler Türkiye yapacak. Geçti o günler. Bizi eşit bir ortak gibi görmek durumundalar. Görecekler de anlayacaklar da. Anlamaya başladılar, hazmedemiyorlar. Ama hazmetme kapasitelerini genişletsinler" dedi. İçerden de kendilerine eleştiri olduğunu söylerken "Tabi Hollanda'dan çok içimizdeki Hollandalıları da görüyoruz" diyen Bakan Çavuşoğlu, şunları söyledi: "Efendim Dışişleri Bakanı şöyle dedi, böyle dedi. Şimdi Almanya'da bir gazeteci bana soru soruyor, 'sizin ülkenize gelen her turist tutuklanıyormuş, o yüzden gelmeye korkuyoruz.' Ben bunun zırva olduğunu söyledim. Bunun İngilizcesi başka bir kelime. Vay efendim bunu kelime kelime çevirip ondan sonra 'bakan şöyle dedi.' Ben buna 'zırva' demeyeceğim de ne diyeceğim?" Avrupa'nın tekrar 'eski fabrika ayarlarına dönmesi' gerektiğini belirten Çavuşoğlu, "Çünkü bu Avrupa'nın gidişi felaket ve endişe verici" dedi. Avrupa'nın Türkiye'deki referandum konusunda taraf tuttuğunu, gazetelerin manşetlerde siyasetçileri hedef aldığını ileri süren Mevlüt Çavuşoğlu, "Vatandaşım 'evet' der, 'hayır' der. Sana mı kalmış? Sen Türkiye'yi sevdiğin için mi taraf tutuyorsun? Fesatlıktan çatlıyorsun" dedi.
Milliyet
Bu Sistemin Freni Yok
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 16 Nisan referandumu kapsamındaki ilk mitingini dün Amasya'da yaptı. Amasya Genelgesi'nin hazırlandığı tarihi Saraydüzü Kışlası'nı ve müzeyi gezen Kılıçdaroğlu, mitingde yaptığı konuşmada, şunları kaydetti: Sandığa giderken Türkiye'yi, bayrağımızı, birlikte yaşamayı, evlatlarımızı düşüneceğiz. Gazi Mustafa Kemal, Amasya Genelgesi'nde, 'milletin istiklalini milletin azim ve kararı kurtaracaktır' dedi. Şu anda bu meydanda her partiden insanımız var. Türkiye'de beraber yaşıyorsak, bir anayasa hepimizin canını ve malını güvenlik altına alan anayasa olmalı. Benim gibi düşünmeyen insanın da anayasası olmalıdır. Cumhurbaşkanı taraflı mı olmalı tarafsız mı? Taraflı olmalı diyorsa bir vatandaşım evet oyuna mührünü bassın. 'Cumhurbaşkanı tarafsız olmalıdır, devletin sigortasıdır' diyorsa o zaman hayır oyuna mührünü basacak. Bir kişi TBMM'yi hiçbir gerekçe göstermeden feshetsin mi, feshetmesin mi? Gazi Mustafa Kemal'e verilmeyen yetkiyi bu anayasa değişikliğiyle bir kişiye vereceğiz. TBMM'yi fesih yetkisi verdiğiniz anda 80 milyonun iradesini sıfırlamış oluyorsunuz. Niye Başbakanlığı kaldırıyoruz? Hem başkan hem bir partinin genel başkanı, hakim, savcı tayin etsin mi etmesin mi? Bir partinin genel başkanı Anayasa Mahkemesi'nin 15 üyesinden 12'sini tayin ederse adalet siyasallaşmış olur. Camiye, adliyeye, kışlaya, okula siyaset girmesin çünkü camiye her görüşten vatandaş girer. '18 yaşında çocuğum bu teklif geçerse milletvekili olacak' diyen bir Allah'ın kulu var mı? 18 yaşında milletvekili olacak, askerlikten muaf olacak, milletvekili emekli aylığı almaya hak kazanmış olacak, bu kadar ballı böreği gariban Mehmet'in oğluna mı verecekler? Bizim çocuklarımız şehit olur, onların çocuklarına ballı börekler hazır. Getirilmek istenen bu sistemin freni yok. Sevgili anneler size sesleniyorum, siz freni olmayan bir otobüse çocuklarınızı bindirir misiniz? Nereye gittiği belli olmayan bir trene çocuklarımızı bindirir misiniz? Apartmanda yönetim kurulu vardır, aidatları veririz, bir de denetim kurulu vardır, denetler. Bu sistemde parayı veriyoruz ama denetim sıfır. Apartmanı bile denetliyoruz, koskoca Türkiye Cumhuriyeti denetlenmiyor. Bu sistemin asıl tehlikesi nerede? Bütün yetki bir kişiye veriliyor. Bu bir kişiyi bir devlet, bir grup, bir kişi kandırırsa, 24 saatte Türkiye Cumhuriyeti'ni ele geçirir. Hiçbir yerde tek adam yoktur. Osmanlı'da da tek kişi yoktur. Şimdi biz bütün yetkileri bir kişiye veriyoruz Teklik Allah'a mahsustur, beşer şaşar, insanoğlu hata yapar. Bu anayasa değişikliği toplumu bölüyor. Niye Anayasa Mahkemesi'ne gitmediniz diyorlar. Milletin kaderini mahkemeler değil, millet belirleyecektir. Hollanda'ya iki bakanımız alınmadı, milli meseledir. Bakanlar bir ülkeye gidiyorsa, hiçbir ülke geri çeviremez. Ortak duruş sergileriz. Bakanımız Hollanda'ya gittiğinde büyükelçimiz neredeydi? Bir bakan bir ülkeye gidecek, gittiği ülkede kendi ülkesinin büyükelçisi onu karşılamayacak. Niye büyükelçi yok, bunu sorgulamamız lazım.
Milliyet
Rotterdam-İstanbul Kardeşliği İptal
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Afyonkarahisar Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen toplu açılış törenine katılarak, vatandaşlara hitap etti. Erdoğan, konuşmasında, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'nın, Türkiye'nin Rotterdam Başkonsolosluğuna girişine izin verilmeyişiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan özetle şunları söyledi: Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kendileri İngiltere'de, Avrupa'nın değişik yerlerinde gidip seçim kampanyaları yapıyorlar, geç bunları. 'Hayır' kampanyası yapmak üzere Almanya'ya, Hollanda'ya, İsviçre'ye, İsveç'e, Danimarka'ya gelen PKK terör örgütünün temsilcilerine, onların yandaşlarına ve onlarla beraber hareket eden Türkiye'deki Barolar Birliği Başkanı'na, onlara müsaade ediyorsunuz. Peki Türkiye'nin bakanına niçin kapıları kapatıyorsunuz Rotterdam Belediye Başkanı'nı, İstanbul'la da kardeş şehirlermiş. Dün (önceki) akşam Başbakanımıza söyledim, 'Hemen İstanbul Belediye Başkanımıza söyleyelim, tek taraflı olarak bunlarla o kardeşlik akdini bozsun. Zira bizim bu tür insanlarla kardeş şehir olmamız mümkün değil." "Adeta tüm Avrupa 'Hayır' seferberliğine çıktı. Gazeteleri, Türkçe 'hayır' manşetleriyle çıkıyor. Fakat bir taraftan da mutluyum. Niye Çünkü gazeteler başlıklarını Türkçe atıyor. 'Diktatör Erdoğan'a hayır.' Bunun benim şahsımla alakası yok ki. Türkiye'de bu bir sistem oylaması, bir sistemin değişikliği. Tayyip'le ne alakası var, Erdoğan'la ne alakası var. Dikkat ediniz 'hayır' diyen herkese tüm kapılar sonuna kadar açık ama 'evet' derseniz karşınızda polisiyle, atıyla, itiyle insanlık dışı bir duvar buluyorsunuz." "Türkiye'nin bir bayan bakanını kendi konsolosluğuna sokmamak için bir, iki saatte utanmıyor musunuz olağan üstü hal ilan ediyorsunuz. Hepi topu bir kadın bakan, yanında yine çoğunluğu kadın olan 3-5 kişilik ekibi, birkaç da koruma görevlisi var, bunların elinde de silahı yok. Diğerleri de vatandaşlar. Bunun için olağanüstü hal ilan edilir mi Bunun için polise 'vur' emri verilir mi?"
Vatan

SPOR

Fenerbahçe Kadın Basketbol Takımı, Euroleague çeyrek final serisinin 3. maçında İspanyol Perfumerias Avenida takımını 87-80 yenmeyi başardı, durumu 2-1 yaparak üst üste 6. kez Final Four'a yükselmeyi başardı. Maça tutuk başlayan ve özellikle savunmada aksayan Fenerbahçe, iki genç ismi Ayşe ve Pelin'i kenardan getirerek baskıyı artırdı, oyunun temposunu lehine çevirdi. 15-8'de 7 farklı geriye düşen temsilcimiz bu baskı sonucu çeyrek sonunda farkı 1'e indirdi: 21-22. Maçın yıldızı Quigley ile skoru lehine çevirmeyi başaran temsilcimiz, pota altında da Lavender'i iyi kullandı, devre sonunda 43-34'lük üstünlüğü yakaladı. Parker ve Gruda'nın da skora katkısıyla 25. dakikada farkı çift hanelere yükselten Fenerbahçe, Dominguez'i durdurmakta güçlük çekince son çeyreğe 65-60 galip girebildi. Konuk takım, Givens ve Elonu ile farkı 1 sayıya indirerek bir kez daha umutlansa da, Quigley öyle kritik üçlüğü, ardından da yaptığı asist ile takımını rahatlattı. Aynı oyuncunun sayılarıyla 85- 73'te 12 farkı yakalan ekibimiz, kalan sürede rakibine geri dönüş şansı tanımadı, salondan 87-80 galip ayrıldı.
Milliyet

Fenerbahçe yeni sezon için transfer çalışmalarına şimdiden başladı. Sarı-lacivertliler ilk olarak kiralık forma giyen Jeremain Lens'i kadrosunda tutmak istiyor. Bunun için görüşmeler başlasa da Hollandalı futbolcunun öncelikle tekrar kiralanması hedefleniyor. UEFA'dan gelen transfer kısıtlaması sebebiyle bonservis geliri olmadan bonservisli oyuncu alması mümkün olmayan yönetimin bu nedenle kiralama yöntemi ile bu transferi bitirmeyi planladığı öğrenildi. İngiliz kulübü ile yaşadığı gerginliğin ardından takımdan ayrılan ve Fenerbahçe'nin yolunu tutan Hollandalı futbolcu da Sunderland'e geri dönmek istemiyor. Bu durum da sarı-lacivertli takımın işini kolaylaştırmış gözüküyor İngiliz ekibiyle 2019 yılına kadar sözleşmesi bulunan Lens'in bonservisinin alınması çok daha maliyetli olacak. Ayrıca bunun için takımdan gönderilmesi planlanan oyunculardan da iyi bir gelir elde edilmesi gerekiyor. Fenerbahçe forması altında tekrar milli takıma seçilen Hollandalı futbolcu ile birçok kulübün ilgilendiği de biliniyor. Bu nedenle bonservis bedeli ile bu transferin gerçekleşmesini düşük bir ihtimal olarak değerlendiren yönetim fazla acele etmeyecek. Gerekirse Lens, Sunderland'in kampına katılacak, ardından tekrar sarı-lacivertli formayı giyecek.
Milliyet

UEFA Avrupa Ligi'nde çeyrek finale yükselme yolunda son bir adımı kalan Beşiktaş'ta, Olympiakos maçının bir başka önemli özelliği daha olacak. 1-1'in rövanşında Yunan rakibini konuk edecek Kartal'da birçok futbolcu Avrupa'nın önemli kulüplerinin scoutları tarafından takip edilecek. Şampiyonlar Ligi'nden bu yana siyah- beyazlı takımda birçok potansiyelli ve genç futbolcu takip altında tutuluyor. Bunların en başında Oğuzhan Özyakup geliyor. 24 yaşındaki milli futbolcu özellikle altyapısında da yer aldığı Arsenal scoutları tarafından izleniyor. Kartal'da dikkatle izlenecek bir diğer isim Cenk Tosun olacak. Slaven Bilic'in çalıştırdığı West Ham United ile birlikte Norwich City kulübü, Cenk'in maçlarını uzun süredir seyrediyor. Cezası nedeniyle Olympiakos maçını kaçıracak Tolgay Arslan'ı da son dönemde bir başka İngiliz ekibi Sunderland listesine aldı. Yerli futbolcuların yanı sıra bazı yabancı yıldızlar da Avrupalı kulüplerin ilgisinde bulunuyor. Özellikle Anderson Talisca bir süredir Liverpool scout ekiplerinin favorileri arasında. Son olarak İtalyan ekibi Lazio da Brezilyalı yıldıza ilgi duymaya başladı. Afrika Uluslar Kupası'nın yıldızı Vincent Aboubakar ise başta İspanyol kulüpleri olmak üzere İtalya'dan Napoli ve Fransa'dan Marsilya tarafından takip ediliyor.
Milliyet

Galatasaray, Garry Rodrigues'in bonservis ücreti konusunda köşeye sıkıştı. Hollandalı futbolcunun eski kulübü PAOK, 5 gün içinde ödeme alamazsa FIFA'ya gitme kararı aldı. Bu sezonun devre arasında PAOK'tan Galatasaray'a transfer olan Garry Rodrigues'in bonservisi konusunda Yunan ekibi ile 3.5 milyon euroluk bir bonservis bedeli belirlenmiş, ayrıca oyuncunun bir sonraki transferinden elde edilecek gelirin yüzde 20'sinin de PAOK'a ödenmesine karar verilmişti. Bunun sonrasında yapılan protokolde taksitler konusunda da uzlaşma sağlandı. Galatasaray, ilk etapta Yunan kulübüne yaklaşık 1.5 milyon euro tutarında bir ödeme yaptı ve takvim belirlendi. Yapılan anlaşmanın ardından Galatasaray'ın ikinci taksitteki gecikmesi PAOK tarafından anlayışla karşılandı. Yunan ekibinin, 2. taksit için 20 Mart Pazartesi gününe kadar süre tanıdığı ifade edildi. Buna göre şu ana kadar 3.5 milyon euronun 1.5'ini ödeyen Galatasaray'ın ikinci taksitte 1 milyon euro vereceği bildirildi. Ayrıca PAOK'un 20 Nisan Perşembe gününü de 3. taksit zamanı olarak belirlediği dile getirildi. Sarı-kırmızılıların 3. taksitte de 500 bin euro ödemesi gerektiği aktarıldı. PAOK'un 20 Mart günü de ödemeyi alamadığı taktirde konuyu FIFA'ya götüreceği vurgulandı. PAOK Yönetimi'nin Galatasaray'dan dün itibariyle somut yanıt alamadıkları, her halükarda 20 Mart Pazartesi gününe rafından kadar bekleyecekleri dile getirildi.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme