17 Mart 2017 Cuma

17.03.2017 Genel Gündem



17.03.2017

GÜNDEM

"Çekinmeden Vurun"
Hürriyet ve CNN Türk'ün içinde bulunduğu Doğan Medya Center'ın 15 Temmuz'da darbeci askerlerce basılmasıyla ilgili İstanbul Cumhuriyet Savcısı Gökhan Yolasığmaz'ın hazırladığı iddianamede 19 asker için 3'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis istendi. İddianamede askerlere 'Vur' emri verildiği belirtildi. Başsavcıvekili İsmail Uçar'ın onaylayıp İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderdiği 269 sayfalık iddianame özetle şöyle: "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan 15 Temmuz gecesi 00.37 sıralarında FaceTime isimli program üzerinden CNN Türk canlı yayınına bağlanarak Silahlı Kuvvetler içerisinde küçük bir azınlığın bir kalkışma içerisinde olduğunu söyleyerek tüm vatandaşlarımızı ülkemize ve demokrasiye sahip çıkmak amacı ile meydanlara ve havalimanına davet etmiştir. Devlet erkanının kararlı tutumu, kalkışmanın TSK içerisindeki küçük bir azınlık tarafından gerçekleştirildiğinin bildirilmesi, vatandaşlarımızın demokrasiye, milli iradeye ve ülkemize sahip çıkmak için meydanlara davet edilmesi üzerine, darbe girişimine katılan şüphelilerin motivasyonunu sağlamak, halkımız üzerinde, görsel basın üzerinden şok etkisi yaratmak amacı ile CNN Türk, Kanal D ve Hürriyet binalarının işgal edilerek yayının kesilmesine karar verilmiştir. Bu amaçla albay Ahmet Zeki Gerehan, şüpheliler Erdal Şeker, Süleyman Ahmet Kaya ve Mehmet Akif Aslan'a sıkıyönetim ilan edildiğini bildirerek CNN Türk binasının boşaltılması ve yayının kesilmesi emrini vermiştir. 1. Ordu Komutanlığı Karargâh Destek Garnizon Komutanlığı Karargâh Bölüğü'nde yüzbaşı Süleyman Ahmet Kaya, yüzbaşı Erdal Şeker, yüzbaşı Mehmet Fatih Aslan ile 11 er helikoptere binerek Doğan Medya Center'a intikale geçmişlerdir. Helikopterde bulundukları sırada üç yüzbaşı, erlere şarjör takmalarını, tüfeğin kayışını ellerine dolamalarını, eğer tüfeklerini almak isteyen olursa 'çekinmeden vurmaları' emrini vermişlerdir. Şüpheliler saat 03.10 sıralarında Doğan Medya Center'ın açık otoparkına inmişlerdir. Subaylar, iniş yaptıktan sonra ellerinde bulunan uzun namlulu silahlar ile havaya ateş açarak 'Genelkurmay yönetime el koydu, asker yönetime el koydu' şeklinde bağırmışlardır. Şüpheliler en alt katta bulunduğu sırada Hürriyet binasının üçüncü katındaki Hürriyet Daily News Genel Yayın Yönetmeni Murat Yetkin telefon ile şüphelileri kameraya almaya başlamıştır. Bu durumu gören şüpheliler silahlarını Murat Yetkin'e çevirerek çekim yapmamasını söylemişlerdir. Şüpheliler bina personelini lobide toplamışlar ve silahlarını üzerlerine doğrultmuşlardır.
Hürriyet


Avrupa'da Irkçılığı Frenledik
Başbakan Binali Yıldırım, Hollanda, Almanya ve İsviçre'nin Türkiye'ye yönelik tutumlarını eleştirerek, "Avrupa bile siyasetini Türkiye'ye göre yapıyor. Sonuçlara bakın; Türkiye, Hollanda seçimlerine de ayar verdi. Bir müddet daha ırkçılığı Avrupa'da frenledi" dedi. Çankırı'da halka hitap eden Yıldırım, şunları söyledi: Türkiye'yi daha büyük hedeflere taşımak için hep yanımızda oldunuz. 2007'de yüzde 81.5 destek verdiniz. Şimdi Ak gençlik, ülkücüler, milliyetçiler, Türkiye rekoruna talip mi, yüzde 95'e ne dersiniz? Yüzde 5 de onlara kalsın canım hepsine gerek yok. Çankırı 15 Temmuz karargâhımızdır; siz meydanda ben de Ilgaz'daydım. Ilgaz'dan gerekli talimatları çalışmaları oradan yaptım. Çankırı'nın benim için özel bir anlamı var. İkinci Kurtuluş Savaşı'nın verildiği yerdir. Bazı Avrupa ülkeleri, 'Avrupa değerleri', 'özgürlük', 'insan hakları' diyor. Onların gerçek yüzünü bir haftada gördük. Almanya'sı, Hollanda'sı, İsviçre'si, mesele Türkiye olunca nasıl diktatörleştiklerini, yasakçı uygulamaları gördük. Oralarda 'hayır' demek serbest 'evet' demek yasak. Bunların fikir özgürlüğünden insan haklarından anladığı bu kadar. Ey Hollanda, Almanya özgürlükçü görünüp yasak uygulamak size yakışıyor mu? Soydaşlarımızın, gurbetçilerimizin üzerine de atlarınızla, itlerinizle yürüyeceksiniz. Bu zorbalık bu yasakçı zihniyet Avrupa için kara lekedir. Merak etmeyin; büyük devlet Avrupa bile siyasetini Türkiye'ye göre yapıyor. Bakın sonuçlara; Türkiye, Hollanda seçimlerine de ayar verdi. Bir müddet daha ırkçılığı Avrupa'da frenledi. Aklınızı başınıza alın; İslam düşmanlığı, Türk düşmanlığı, İslam korkusu sizi doğru sonuca götürmez Bu yapılanları bir kenara yazdık. Gerektiği zaman gerekli, karşılık verildi, verilmeye de devam edecek. Baskıcı tutuma en güzel cevabı 16 Nisan'da vatandaşlarımız verecek Cevap Avrupa için ibret olsun. Ey Hollanda; Rotterdam oradaysa Çankırı burada. 16 Nisan'da Türkiye'nin önünü açacağız. Bazıları bu değişimi istemiyor. Fabrika, daha fazla iş demek. Şahısların meselesi değil. Kılıçdaroğu sazı almış eline aklına geleni söylüyor. Söyledikleri bir işe yaramaz. Bir tane doğru şey söyledi. Tek bir şeyi doğru söyledi, teşekkür ediyorum. Senin dediğin için uyumsuzluk için bu değişikliği yapıyoruz. Uyan da balığa gidelim. Anlatamadığımızı en iyi şekilde anlattı. Bir eksiği var, hayır kampanyasını bırakıp bizim kampanyaya dahil olsun. Ona da yer var. Bunların milletle işi yok. Yan gel yat Atatürk'ün partisinin, CHP'nin mirasını har vurup harman savur, tüket Var mı böyle yağma. Bu sistemde daha fazla çalışacaklar, onlar da ter dökecekler. Ak Parti biz çalışa çalışa millete gidiyoruz, bunlar konuşa konuşa gidiyor. Tek adam diyorlar bir de iki cumhurbaşkanı mı olsun, mahallede iki muhtar beş muhtar mı olsun? Sanki İstanbul'u fethetmeye gidecek. Bunlar HDP ile çok sıkı fıkılar ya eş başkanlığa kafayı takmışlar.
Milliyet

EKONOMİ

Dolar: 3, 6277-3, 6316                                 
Euro: Euro 3, 9098-3, 9126 
Sterlin: 4, 4809-4, 4866
Gram Altın: 143, 0749-143, 2507

Pencere Israrı!
Merkez Bankası yeni politikası çerçevesinde bankaları yönlendirdiği geç likidite penceresi faiz oranını 75 baz puan artırdı. Diğer faizlerde değişikliğe gitmedi. Merkez Bankası bu adımı ile piyasanın beklentisini geçici de olsa karşıladı. Karardan önce 3.66 lira olan dolar karardan sonra 3.63 liraya geriledi. Dolarda bankalararası piyasada son işlemler 3.6383 liradan yapıldı. Türkiye piyasaları kapandıktan sonra uluslararası işlemlerde dolar 3.61 liradan işlem gördü. Para Politikası Kurulu (PPK) dün Murat Çetinkaya başkanlığında toplandı. PPK sonrası yapılan açıklamada faiz koridorunun üst bandı yüzde 9.25'te, koridorun alt bandı yüzde 7.25'te ve politika faizi olarak bilinen bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı da yüzde 8'de sabit tutuldu. Merkez Bankası'nın 10 Ocak'tan itibaren uygulamaya başladığı politikalarda bankaları yönlendirdiği geç likidite penceresi de 75 baz puan artırılarak yüzde 11'den yüzde 11.75'e çıkarıldı. PPK sonrası yapılan açıklamada son aylarda yaşanan maliyet yönlü gelişmeler ve gıda fiyatlarındaki oynaklığın enflasyonun hızlı bir yükseliş göstermesine neden olduğu belirtilerek, "Döviz kuru hareketlerinin gecikmeli yansımaları ve işlenmemiş gıda fiyatlarındaki baz etkisi nedeniyle kısa vadede enflasyondaki belirgin yükselişin devam edebileceği öngörülmektedir. Kurul, enflasyon görünümündeki bozulmayı sınırlamak amacıyla parasal sıkılaştırmanın güçlendirilmesine karar vermiştir" denildi. Açıklamada, Merkez Bankası'nın fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edeceği vurgulayarak, "Enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar para politikasındaki sıkı duruş sürdürülecektir. Enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları ve enflasyonu etkileyen diğer unsurlardaki gelişmeler yakından izlenerek ihtiyaç duyulması halinde ilave parasal sıkılaştırma yapılabilecektir" denildi. KapitalFX Araştırma Müdür Yardımcısı Enver Erkan, "Fed'in faiz artırmasına karşı Merkez Bankası'nın da aktif bir görüntü vermesi önemliydi. Merkez Bankası'nın beklemede kalmaması önemli bir adım" dedi.
Hürriyet

Türkiye'ye Sermaye Girişi Başlayacak
Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Türk ekonomisine yönelik güvenin devam ettiğini belirterek, 15 Temmuz'dan kısa süre sonra bile yabancı sermaye girişinin devam ettiğini bildirdi. Canikli, özellikle Körfez sermayesinin gelmesi için uygun finansal araçları oluşturduklarını vurgulayarak, "Önümüzdeki günlerde kalıcı ve yüksek miktarda, ağırlıklı olarak Körfez'den yabancı sermaye girişi göreceğiz" dedi. Yabancı bankaların Türkiye'de şube açmak istediklerini de belirten Canikli, "Türkiye içerisinde rekabeti bozucu bir yapının ortaya çıkmasını istemiyoruz. Biz, seçtiklerimize bankacılık kurma izni veriyoruz. Bu konuda seçici davranıyoruz" diye konuştu. Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'na konuk olan Canikli, gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Hollanda ve Almanya başta olmak üzere, bazı Avrupa ülkelerinin referandum çalışması yapan Türk bakanlara yönelik tavırlarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Canikli, yapılanların kabul edilemez nitelikte olduğunu, Hollanda'nın tavır ve yaklaşımları çerçevesinde önümüzdeki dönemde ilave tedbirler alınabileceğine işaret etti. Canikli, Türkiye'deki Hollanda kaynaklı yatırımların varlığına ilişkin, "Sonradan oyunun kurallarının değiştirilmesi anlamına gelebilecek olan bir kural değişikliğine kesinlikle gitmeyiz" dedi. Canikli, doğrudan yabancı yatırımlara sunulmuş şartların devam edeceğini vurgulayarak, şunları söyledi: "Hiçbir şekilde, kim olursa olsun, sermayenin kaynağının önemi yok, nereden geldiğinin önemi yok, geldikten sonra kurallarımız çerçevesinde onlar devam edecektir. Kim olursa olsun, nereden gelirse gelsin, ayrı, olumsuz bir muamele söz konusu olmayacaktır." Canikli, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) devredilen şirketlere ilişkin, "Şu ana kadar TMSF'ye devrolan şirketlerin aktif büyüklüğü 40.5 milyar lira. Bu yönüyle bakıldığında Türkiye'nin en büyük holdingi diyebilirsiniz" dedi. Canikli, TMSF'ye devredilen şirketlere ilişkin soruya, "İçeriden ve dışarıdan çok yoğun satın alma talepleri var" yanıtını verdi.
Milliyet

10 Milyar Dolarlık Çanakkale İmzası
Çanakkale Zaferi'nin 102. yıldönümünde temeli atılacak 1915 Çanakkale Köprüsü, tamamlandığında dünyanın en uzun asma köprüsü ünvanını, Japonya'daki Akashi Köprüsü'nün elinden alacak. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, "Bugüne kadar Japonya'da yapılmış olan Akashi Köprüsü ki 1991 metre ayak açıklığı var, biz inşallah 2023 metre ayak açıklıklı 1915 Çanakkale Köprüsü ile dünyanın en büyük köprüsüne sahip olacağız" diye konuştu. 1915 Çanakkale Köprüsü ile Malkara-Çanakkale Otoyolu'nun sözleşmesi, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan ile Güney Kore Cumhuriyeti Arazi, Altyapı ve Ulaştırma Bakanı Ho-In Kang'ın katılımıyla imzalandı. Arslan, imza töreninde yaptığı konuşmada, "Bu köprü neden önemli? Birincisi Avrupa'yı Asya'ya dördüncü kere kıta aşan bir proje ile bağlamış olması hasebiyle çok önemli. Ancak deniz altından Marmaray ve Avrasya'yı da düşünürseniz biz, altıncı kere kıta aşan bir proje yapmış olacağız ki herhalde Türkiye dışında başka bir ülkeye nasip olmaz" dedi. Projelerin tamamlanmasıyla Marmara Denizi etrafında ring oluşacağını hatırlatan Arslan, Çanakkale Köprüsü'nün Ege ile Batı Akdeniz'deki yük hareketinin Avrupa'ya ulaşmasını sağlayacağını, ülkenin batısı ile Avrupa arasındaki ilişkilerde sürenin kısalacağını söyledi.
Milliyet

Pencereyi Açık Bıraktı
Amerikan Merkez Bankası (Fed) 15 Mart'ta yapılan Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısında beklendiği gibi gösterge faizi 0.25 puan artırıp, bundan sonra da 3 değil 2 faiz artırımı sinyali verince tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de piyasalar rahat bir nefes aldı. Fed'in bu çok şahin olmayan toplantısı sonrası eli rahatlayan Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) da yaptığı manevra ile Türk Lirası'ndaki rahatlamaya azami destek verdi. Fed'in 0.25 puanlık artırımı ve şahin olmayan söylemlerinden sonra Merkez Bankası'nın faizde hiçbir oynama yapmayabileceğine dair beklenti oluşsa da Merkez Bankası geç likidite penceresinde 75 baz puanlık bir artışla piyasaya çok önemli bir sinyal vermiş oldu. Fed'in kararından sonra dün gerçekleşen TCMB'nin Para Politikası Kurulu'nda (PPK) Geç Likidite Penceresi faizinde 75 baz puanlık artış kararı çıktı. Haftalık repo ve gecelik borç verme faizlerinde herhangi bir değişikliğe gidilmedi. Son günlerde toplam fonlamanın yüzde 90'ını geç likidite penceresinden kullandıran Merkez Bankası ağırlıklı ortalama fonlama maliyetini yüzde 10.8 seviyesine çekmişti. Önümüzdeki günlerde piyasayı yüzde 9.25'lik gecelik borç verme ve yüzde 11.75 seviyesine çekilen geç likidite penceresinden fonlamaya devam edecek olan Merkez Bankası'nın ağırlıklı ortalama faiz oranını yüzde 11.5 seviyelerine kadar çekme opsiyonu oluştu. Geçen ay olduğu gibi Merkez Bankası ilk günlerde ağırlıklı ortalama fonlama faizini çok değiştirmeyerek kur tepkisini görmeye çalışacak ve oluşan piyasa tepkisine göre kademeli olarak bu faizi yukarı çekebilecek. TCMB'nin aldığı aksiyonun sermaye piyasaları ve döviz üzerinde pozitif etkisi olduğu da görüldü. Merkez Bankası'nın 16 Nisan referandumuna kadar başka bir toplantısının olmaması piyasada ister istemez bir gerginlik yaratıyordu. Ancak geç likidite penceresinde 75 baz puanlık bir artışla hareket alanı yaratan Merkez Bankası tereddütleri de ortadan kaldırmış oldu. Nitekim önceki gün Fed kararı ile 3.67-3.68 bandına gerileyen dolar, Merkez Bankası'nın kararından sonra 3.63'lü seviyelere doğru ikinci bir aşağı yönlü hareket başlattı.
Vatan

Bostan: Çok Güzel Aksiyonlarımız Olacak
Türkiye Varlık Fonu (TVF) Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Mehmet Bostan, TVF'yi kurarken yola çıkış motivasyonlarından birisinin de İslami finansı desteklemek olduğunu kaydetti. Bostan, "İnşallah hem İslami finansman, hem de sermaye piyasalarında güzel sürprizlerimiz ve aksiyonlarımız olacak" diye konuştu. Birleşik Krallık Başkonsolosluğu'nda düzenlenen İstanbul TALKS İslami Finans Zirvesi'nde konuşan ve Türkiye'deki finans sisteminin en temel sorununun aşırı banka dominant yapısı olması olduğunu belirten Bostan, "Tabii bu bankaların suçu değil. Bu, sermayenin yıllar itibariyle girişimi, Türkiye'deki tasarrufun seviyesi ve birçok neden buna yol açtı. Bu da beraberinde alternatif piyasaların gelişmesine pek müsaade etmedi. En temelde hem İslami finansman, hem de sermaye piyasası bu anlamda çok geniş bir oyun alanı bulamadı diye düşünüyoruz" ifadelerini kullandı. Bostan, burada bir oyuncunun gelip, buldozer etkisi yapıp yolu açması gerektiğini dile getirdi. Özel sektörde zengin oyuncu çeşidi olmadığına, varlıkların da sınırlı olduğuna işaret eden Bostan, kamunun da varlıklarını optimize etme ihtiyacı olduğunu ifade etti. Bostan, kendilerine devredilen varlıkların kompozisyonuna bakıldığında, sermaye piyasaları açısından çok cazip ürünler olduğuna işaret ederek, sözlerine şöyle devam etti: "Aynı şekilde İslami finans tarafında da çok ciddi bir potansiyel var. En basiti sahip olduğumuz gayrimenkuller ve buradaki faizsiz ürün sunma imkanları Bunların üzerinde çalışıyoruz. Biz tabii ki şu anda İslami finans uzmanı değiliz. Ama bu tür paydaşlarla iletişime geçtik ve onlarla beraber bu konunun üzerinde çalışacağız. Bizim düşüncemiz, İslami finansman alanında Türkiye'de çok büyük bir potansiyel var." Mehmet Bostan, "Brexit'in aslında İstanbul için çok büyük bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Londra şu anda İslami finansmanın dünyadaki bayraktarlığını yapıyor. İstanbul dünyanın bu tarafında, bu anlamda iş birliği kapısı oluşturabilir diye düşünüyorum" dedi.
Vatan

DÜNYA

Yatsı Vakti Camiye Saldırı: 42 Sivil Öldü
Suriye'nin Halep yakınlarındaki Etarib'de, bir camiye yatsı namazı vakti düzenlenen hava saldırısı sonucu 42 sivil hayatını kaybetti. Cina Köyü'ndeki sivil savunma yetkililerinden Yahya Cevad, yaptığı açıklamada, "Rus uçağı olduğunu tahmin ettiğimiz bir savaş uçağı Halep'in Etarib İlçesi yakınlarındaki Cina Köyü'nde namaz sırasında bir camiyi bombaladı'' dedi. Cevad, saldırı sonucu onlarca kişinin yaralandığını belirterek, "Sivil savunma ekipleri saldırıya maruz kalan caminin enkazı altında kalanlara ulaşmaya çalışıyor. Camide 200 ila 300 arasında kişi vardı'' diye konuştu. Ölü sayısının artmasından endişe edildiğini kaydeden Cevad, "Sivil savunma ekipleri ile köy halkı enkaz altında olanlara kısıtlı imkânlarla ulaşmaya çalışıyor. Savaş uçağının ibadet yerini vurması kabul edilir bir şey değil'' değerlendirmesinde bulundu. Köyün muhalif Özgür Suriye Ordusu'nun (ÖSO) kontrolündeki bölgede bulunduğu ifade edildi. Muhalifler, ateşkes görüşmelerinin devam ettiği Astana'da saldırıların hâlâ sürdürüldüğü gerekçesiyle konferansa katılmayı reddetmişti. Ancak daha sonra çoğunluğu askeri muhaliflerden oluşan heyet, garantör ülkelere sahadaki durum konusunda bilgilendirme yapmayı kabul etmişti.
Haber Türk

Wilders Sandıkta Kaldı, Yeşiller Boy Attı
Hollandalılar, ırkçı söylemler, İslam karşıtlığı, yabancı düşmanlığı ve Türk bakanlara yönelik skandal tavrın gölgesinde seçime gitti. Hollanda genel seçimlerini, 33 milletvekili çıkaran Başbakan Mark Rutte'nin liderliğindeki Özgürlük ve Demokrasi için Halk Partisi (VVD) kazanırken, aşırı sağcı Geert Wilders liderliğindeki Özgürlük Partisi (PVV) ikinci sırada kaldı. Başbakan Rutte'ye, seçim sonrası Türkiye ile krizde "gerilimi düşürme" tavsiyesi geldi. Bin 114 aday ve 28 partinin 150 sandalye için yarıştığı seçime katılım oranı, 2012 seçimlerindeki 74.6'yı geçerek yaklaşık yüzde 78 oldu. Rutte, Avrupa Birliği'ni (AB) rahatlatan başarısına rağmen 41 milletvekili kazandığı 2012 seçimlerinin gerisine düştü. Bu sonuçlara göre, en az 4 partili bir koalisyon kurulması bekleniyor. Sonuçlara ilişkin konuşan Rutte, VVD'nin seçimlerden üçüncü kez en büyük parti olarak çıktığını belirterek, "Brexit ve ABD'de Trump'ın kazanmasından sonra Hollanda yanlış bir popülizme 'Hayır' dedi. Artık kampanya bitti. Beraber olup istikrarlı bir hükümet kurmamız lazım" dedi. Rutte'nin seçimi kazanmasında ekonomik faktörlerin yanı sıra, Türkiye ile yaşanan krizdeki sert tutumunun da önemli rol oynadığı belirtiliyor. VVD'yi, 20 sandalyeye ulaşan Wilders'in liderliğindeki PVV takip etti. 2012'de 15 milletvekili çıkaran PVV'nin gücünü artırması dikkati çekti. Wilders, "Rutte'yi yenmek isterdim ama ne yazık ki olmadı. Açıkçası daha çok oy bekliyordum ve daha çok olabilirdi" dedi. Milletvekili sayısını artırarak kazanç elde ettiklerini söyleyen Wilders, "Teklif gelirse koalisyon için görüşmelere açığım ve hazırım. Dileğimiz hükümette bulunmak ama gelmezse, o zaman önümüzdeki dönem daha sert muhalefet edeceğiz. Rutte benden henüz kurtulmadı" diye konuştu. Wilders'in partisinin oy oranının tahminlerin altında kalması Avrupa'yı rahatlattı. Seçimin en büyük sürpriziyse, Yeşil Sol Partisi'nden (GL) geldi. 2015'ten beri partinin başında olan ve Kanada Başbakanı Justin Trudeau'ya benzetilen 30 yaşındaki Jesse Klaver, daha çok gençler arasında popüler. Klaver, umut ve hoşgörü içerikli söylemleriyle ülkedeki sosyal demokratların da sempati duyduğu bir isim. Parti, 2012'de 4 olan milletvekili sayısını 14'e yükseltmeyi başardı. Klaver, Trudeau'ya benzerliği konusunda "Onun kaslarını kıskanıyorum. Onun kadar kaslı değilim" ifadesini kullanmıştı. Hükümet ortağı Lodewijk Asscher liderliğindeki İşçi Partisi (PvdA) ise hezimet yaşadı. 2012'de 38 milletvekili kazanan parti, 29 sandalye kaybederek 9'da kaldı. Bu gerilemede kemer sıkma politikasının yanı sıra alternatif söylem geliştirememesinin etkin olduğu belirtiliyor. Öte yandan parlamento seçimlerinin galibi Özgürlük ve Demokrasi İçin Halk Partisi (VVD), Başbakan Rutte'ye Türkiye'ye karşı daha uzlaşmacı ton kullanılmasını önerdi. Hollanda Savunma Bakanı Jeanine Hennis-Plasschaert, Türkiye ile yaşanan gerginliğin azaltılmasını istediklerini dile getirirken, bunun, son günlerde yaşandığı gibi devam etmemesi gerektiğini vurguladı. Bakan, bununla birlikte Rutte'nin, oylarını Wilders'e kaptırmamak için Türkiye ile gerginliği tırmandırdığı suçlamasını da geri çevirdi. Hennis-Plasschaert, "Kırmızı çizgiyi göstermek zorundaydık" diye konuştu.
Milliyet

Fransa'da Korku Günü
Uzun süredir devam eden "olağanüstü hal" uygulamasını tartışmaya başlayan Fransa, dün yaşanan iki saldırıyla diken üstündeydi. Önce Uluslararası Para Fonu IMF'nin Paris merkezinde bomba tuzaklı bir zarfı açan sekreter, yüzünden ve elinden yaralandı. IMF Paris merkezine gelen ve içinde "tahrip gücü" düşük patlayıcı düzenek olduğu sanılan zarf, IMF sekreterlerinden biri tarafından açıldığı sırada patladı. Paris Zafer Anıtı yakınındaki merkez, olaydan sonra boşaltıldı. Bundan birkaç saat sonra da ülkenin güneyindeki Grasse kentinde okuduğu liseye ateşli silahla saldırı düzenleyen 17 yaşındaki öğrenci, 8 kişiyi yaraladı. Alexis de Tocqueville lisesindeki saldırıyı, aynı liseden bir öğrencinin düzenlediği ve saldırganın yakalandığını kaydedildi. Yetkililer, saldırganın üzerinde pek çok silah bulunduğunu ifade etti. Geniş çaplı güvenlik önlemi alan polis, bölge için saldırı alarmı verdi ve insanların evlerinden çıkmamalarını istedi. Hükümet de, olay üzerine "terorist saldırı" uyarısı yapan akıllı telefon uygulamasını kullandı. Olaylar, önceki gün Fransa Adalet Bakanı Jean-Jacques Urvoas'nın, "olağanüstü hal"in kaldırılmasının düşünüldüğüne ilişkin açıklaması sonrasında gerçekleşti.
Milliyet

Nato Desteklemeyince S-400'e Yöneldik
Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Rusya ile görüşmelerin olumlu sonuçlanması durumunda Türkiye'nin S-400 uzun menzilli hava savunma sistemlerini almasının önünde bir engelin olmadığını belirtti. A Haber televizyonunda S-400 ve gündemle ilgili soruları yanıtlayan Bakan Işık, "NATO'nun sistemine entegre etmiyoruz. Kendi imkanlarımızla kullanmış olacağız" dedi. "Maalesef NATO üyesi ülkelerden hem fiyat avantajı hem de teknoloji paylaşımı konusunda arzu ettiğimiz açıklığı ve dayanışmayı göremedik" ifadelerini kullanan Bakan, Moskova yönetimi ile ciddi bir ilerleme sağlandığını da açıkladı. Öte yandan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson'ın bir aksilik olmazsa 30 Mart'ta Türkiye'ye geleceğini açıkladı.
Star

Obama'nın Memleketi Trump'a 'Dur' Dedi
ABD'nin Hawaii eyaletindeki federal mahkeme, Başkan Donald Trump'ın ikinci seyahat yasağı kararnamesinin yürütmesini durdurdu. Kararın dün yürürlüğe girmesi planlanıyordu. Böylece Trump'ın seçim vaadi olarak sunduğu Müslüman ülkelere ve sığınmacılara yönelik seyahat yasağını uygulama girişimi ikinci defa yargı tarafından engellenmiş oldu. Federal Yargıç Derrick Watson'ın iptal ettiği başkanlık kararnamesi çoğunluğu Müslüman olan 6 ülkenin vatandaşlarının 90, sığınmacıların ise 120 gün boyunca ABD'ye girişini yasaklayacaktı. Trump bu uygulamanın teröristleri durduracağını söylerken, muhalefet bunun ayrımcı bir yasa olduğunu öne sürüyordu. Trump'ın seyahat yasağının iptali talebiyle Hawaii'de davayı açan kişi, Hawaii Müslümanlar Derneği'nin imamı İsmail Elshikh olmuştu. Davacı tarafı temsil eden Savcı Doug Chin, kararname nedeniyle insanların dinlerine göre ayrımcılığa maruz kalacağını, bunun da Amerikan Anayasası'na aykırı bir durum olduğunu savunuyordu. Chin, iddiasına delil olarak, Trump'ın seçim kampanyası sırasında bastırdığı bir broşürü delil olarak göstermişti. Broşürde Trump'ın, tüm Müslümanların ABD'ye girişlerini yasaklamaktan yana olduğu vurgulanıyordu. Yargıç Watson da broşürden yola çıkarak, Chin'in savının doğru olduğuna, ABD'ye giriş yasağı uygulamasının Müslümanlara yönelik ayrımcılık olacağına hükmetti. Davacı taraf, yasağın turizmi olumsuz etkileyeceği, ayrıca yabancı öğrenci ve işçi kaynaklarının kesilmesine de neden olacağını öne sürüyordu. Karara tepki gösteren Başkan Trump, kararı dava edeceklerini, gerek olması halinde Anayasa Mahkemesi'ne de gideceklerini belirtirken, yeni kararnamenin ilkinin hafifletilmiş versiyonu olduğunu ifade etti. "Pek çok kişi yargının görülmemiş bir biçimde yetkisini aştığını düşünüyor" diyen Trump, tehlikenin açık olduğunu, kararnameye duyulan ihtiyacın aşikar olduğunu ve kazanacaklarını söyledi.
Vatan

Kazandığını Düşünüyor
GEERT Wilders, seçim sonuçlarına ilişkin açıklamasında "Biz de kazananlardan biriyiz" dedi. Başbakan Rutte'yi zaferinden ötürü tebrik eden Wilders, "Hedefimiz olan 30 sandalyenin gerisinde kaldık. Ama biz de kazananlardan biriyiz, sandalye sayımızı dört artırdık. Size temin ederim ki vatansever baharı başlayacak" ifadelerini kullandı. Partisinin Hollanda siyaseti üzerinde büyük bir etki yarattığını vurgulayan Wilders, "Ben kendimi popülist olarak tanımlamıyorum, ama Rutte benim kötü popülist ve bir tür Nazi olduğumu ima ediyor" diye konuştu. Wilders, partisinin koalisyon hükümetinde yer almakta istekli olduğunu söyledi. Ancak diğer büyük partiler Wilders ile koalisyon yapmayacaklarını önceden açıklamıştı. Wilders, bu nedenle hükümette yer alamamaları durumunda ise önemli gördükleri konularda hükümeti destekleyeceklerini belirtti.
Vatan

POLİTİKA

Milli Gelirde İnşaatın Payı%8, Daha Açık Var
Başbakanlık Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı Arda Ermut, MIPIM'de soruları cevaplarken gayrimenkul sektörüyle ilgili olarak bir ara "balon" sorularının geldiğini hatırlattı. Ermut, şöyle konuştu: "Türkiye'de 7 milyon ünite konut, sadece deprem riskinden dolayı yenilenmek zorunda. Dolayısıyla gerçek bir talepten bahsediyoruz. İkincisi, dünyada inşaatın gayrisafi milli hasılaya oranı ortalama yüzde 11-12'lerdeyken bizde hâlâ yüzde 8-9. Yani hâlâ gelişmek için arada bir açık var. Bize çok gözüküyor ama hâlâ gayrisafi milli hasılamızda o kadar da pay almadı." Fuara bu yıl Beyoğlu Belediyesi 35 firmanın 47 projesinin sergilendiği maketle katıldı. Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan fuar süresince görüştükleri 1 trilyon dolarlık portföyleri olan yabancı fonların Beyoğlu'ndaki projelerle yakından ilgilendiğini söyledi. Polat Holding'in 800 milyon dolarlık yatrıımla hayata geçirdiği Piyalepaşa İstanbul projesi için de Polat Holding Başkanı Adnan Polat "Türkiye güçlü ekonomisi ile yerli ve yabancı yatırımcılar için bir cazibe merkezi olmayı sürdürüyor" dedi.
Haber Türk

Yeni Khk'lar Hazır
Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Anadolu Ajansı Editör Masası'na konuk oldu. Kanun hükmünde kararnameyle (KHK) kurulan OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu'na kısa sürede atamalar yapılacağını söyleyen Canikli, 16 Nisan'dan önce komisyonun faaliyete başlamasını ve müracaatları almasını beklediklerini kaydetti. Canikli, OHAL süresi içinde KHK'ların çıkarılmaya devam edileceğini belirterek, "İçeriğiyle ilgili bir açıklama yapamayız, ilgili onay süreçleri devam ediyor, şu anda da çalışmasını yaptığımız bir KHK taslak çalışması var" bilgisini de verdi. Canikli, OHAL'in uzatılıp uzatılmayacağına ilişkin soru üzerine, "OHAL uzatılır mı, onu hep birlikte göreceğiz. Şu an itibarıyla uzatılması ya da uzatılmaması noktasında verilmiş net bir karar yok" yanıtını verdi. OHAL'i gerektiren nedenlerin bugün itibarıyla ortadan kalkmadığını dile getiren Canikli, "FETÖ, PKK ve DEAŞ dünyanın en kanlı 3 terör örgütü Şu ana kadar yaptığımız işlemlerde, FETÖ bağlantısı ve iltisakı tespit edilenler için işlemtesis edildi, gerekli tedbirler alındı, ihraçlar dahil. Ancak kriptolar herhangi bir noktada iz bırakmamışlar. Bizim tespit kriterlerimiz çerçevesinde herhangi bir işleme takılmıyorlar. Mücadelemiz tavizsiz devam edecek" dedi. Bank Asya'nın tasfiye sürecine ilişkin de bilgiler aktaran Canikli, şöyle devam etti: "Yurtdışından sermaye benzeri bir borçlanması var, yaklaşık 250 milyon dolar civarında. Normalde iç mevzuatımıza göre tasfiye olduğunda sermaye benzeri kredilerin ve kuponların ödenmesi en sona bırakılıyor. Özellikle uluslararası kredibilite açısından sıkıntı yaşanmasın diye onların kupon ödemelerini gerçekleştiriyoruz. Eylül kupon ödemelerinde bir gecikme olduğunu belirledik. En çok tartışılan nokta bu. O da ödenecek. Tasfiye sürecinin 2.5-3 yıl içinde tamamlanacağını tahmin ediyoruz. Burada hiçbir mağduriyet oluşmuyor. Yurtdışından aldıkları krediler de dahil olmak üzere hepsini tamamen ödeyeceğiz. Tasfiye yapılırken mağduriyet oluşmaması için Hazine'den, bütçeden bir ilave kaynak aktarımı da söz konusu değil."
Haber Türk

Ne Geri Kabulü Ya Yok Öyle Bir Şey
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vize sözünü tutmayan Avrupa'ya Geri Kabul Anlaşması'nı uygulamama mesajı verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adapazarı Demokrasi Meydanı'nda 118 eserin toplu açılış töreninde konuştu. Hollanda Başbakanı'na "Ey Rutte, seçimi birinci parti olarak alabilirsin, ama Türkiye gibi bir dostunu kaybettin" diye seslenen Erdoğan, özetle şu mesajları verdi: Neymiş efendim Türkiye, Avrupa'da seçim propagandası yapamazmış. Sen başka ülkelerde propaganda yapıyorsun. Ey Hollanda İngiltere'de seçim propagandası yapıyorsun. Geçenlerde bir Alman televizyonunda eski genişlemeden sorumlu komiser bir programda Almanya'ya giden ajan terörist var ya onlarla aynı programda rezil etti onu. 'Erdoğan'a diktatör demekle yanlış yapıyorsunuz' dedi Şimdi devran değişti. Şimdi bunlar vizelerin kaldırılması meselesinde söz verdiler, tutmadılar. Şimdi geri kabul diyorlar. Geç onları geç. Sen benim bakanımı Hollanda'ya sokmayacaksın, Dışişleri Bakanıma uçuş izni vermeyeceksin, benim topraklarım olan başkonsolosluk binasına girmeye fırsat vermeyeceksin, bizden buralara girişi bekleyeceksin. Yok öyle şey. Arapların güzel bir sözü var, 'Men dakka dukka.' Kim dak ederse, ona da dak olur. Sen atını, itini benim oradaki Türk vatandaşlarımın üzerine saldın. Bunun bedelini ödeyeceksin. Ey Rutte, seçimi birinci parti olarak alabilirsin, ama Türkiye gibi bir dostunu kaybettin. Seçimden sonra başbakanla yemek yiyebiliriz. Bizde öyle başbakan yok, geç o işi. Sen kaybettin. Avrupa'da kim bunları yapıyorsa ki, Almanya bu işin başını çekmiştir. Onlarla da bu işi eni ne boyuna konuşacağız. (Die Welt muhabiri Deniz Yücel'i kastederek) Bir ajan teröristi Alman rezidansında bunlar bir ay sakladılar. Bunlar benden ne istiyor. Onu bıraksanız. Bizde yargı bağımsızdır dedim. Sizin yargınız nasılsa, benim de yargım bağımsızdır, tarafsızdır. Bizden bunları kusura bakma alamazsın. Mahkemeye çıktı ve tutuklandı. Niye bu ajan terörist neymiş Alman vatandaşıymış. Ne olursa olsun bunlar terör estiriyor. Türkiye'de gizli ajanlık yapıyorsa bedelini ödeyecek. Hayır propagandası yapanlara sonuna kadar kapılarını açıyorsun. Evet diyenlere kapatıyorsun. Hayır kampanyası yapmak üzere PKK ile Avrupa da dolaşan, bunlardan biri de Barolar Birliği Başkanı'dır. Şu anda Kandil hayır diyor mu? PKK'nın başı hayır diyor mu? Bölücü terör örgütlerinin başı hayır diyor mu? Kişi sevdikleriyle beraberdir unutmayın. Bu hayır diyenler bu ülkede ne kadar güzel şeyler yapılmışsa bunların hepsine hayır demişlerdir. Türkiye'deki halk oylamasından Avrupalılara sesleniyorum size ne ya, size ne? Bu ülkenin sistem değişikliğiyle nasıl sıçrama yapacağını bunlar iyi biliyor. Onun için korkuları var. Atları insanların üzerine salıyorsun. İtlerini insanların üzerine salıyorsun ya. Bunlarda medeniyet diye bir şey yok. Dünyaya demokrasi dersi verirler, insan hakları, özgürlük dersi verirler öyle mi? Kendi çıkarları olduğunda faşizmi sergilemekten kaçınmazlar. Bunlar yeni nazizmdir. Bundan çok rahatsız oluyorlar.
Milliyet

Bu Yetkiler Evliyaları Bile Azdırır
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 16 Nisan'da oylanacak anayasa değişikliği teklifiyle bütün yetkilerin tek adama verilmek istendiğini savunarak, "Tehlikenin ne kadar büyük olduğunun farkında mısınız" dedi. Kılıçdaroğlu, dün Denizli'de temaslarda bulundu. Bozkurt ilçesinde düğün salonunda konuşan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: Yasama, yargı ve yürütmenin tamamı bir kişiye teslim ediliyor. Anayasa Mahkemesi'ne hakim mi lazım, tek adam tayin edecek. Vali, kaymakam, büyükelçi mi lazım, tek adam tayin edecek. Bütün yetkileri bir adama verdik, bir adamı ikna ederseniz, kandırırsanız Tehlikenin ne kadar büyük olduğunun farkında mısınız? Sevgili anneler, başımıza örülmek istenen çorabın ne olduğunun farkında mısınız? Hepimiz faniyiz, devlet bakidir, devletin altındaki halı çekiliyor, devletin hiçbir freni kalmıyor. Biz tek adama Türkiye'nin tapusunu teslim ediyoruz. Bir kişiye öyle bir yetki veriyoruz ki, TBMM'yi feshettim diyor. Böyle bir yetki kime verilir? Bu kadar yetkiyi evliyaya verseniz evliyayı azdırırsınız. 80 milyon, bir kişiye emanet edilir mi? Bu iş liderlerin sözlerine bakılarak karar verilecek bir iş değildir. Tek adam rejimleri ne olur? Saddam, Çavuşesku, Kaddafi vardı, gitti. Tek adam rejimleri iflah olmamıştır, tek adam rejimlerinin olduğu ülkeler kan gölüne dönmüştür. Demokrasi, dengeler rejimidir. Dengeyi bitirdiğiniz andan itibaren sonu uçurumdur. Bütün yetkiyi bir kişiye verirseniz, bu Türkiye'yi felakete götürür. Hayır diyen teröristtir' diyorlar. Beş tane vilayeti birleştirip tek vilayet yapabilirler, yetki başkanda. Belli bir tehlikenin içine Türkiye'nin sürüklendiğini görüyor muyuz? Bayrak, vatan, demokrasiortak paydamız. Ortak paydamızı elimizden alıyorlar. Askerlerimiz El Bab'da şehit oluyorlar; Suriyeliler Türkiye'de.geziyor. Diyorlar ki vatandaşlık vereceğiz. 6.5 milyon çocuğumuz işsiz, önce bunlara iş bul. Hayır diyorlar, o zaman siz gerekli dersi vermek zorundasınız. Tek isteğim, 'Bugün pazar, hava güzel, arkadaşlar kahvede bekliyor, oy kullanmayayım, bir oyla bir şey değişmez' demeyin. Bir oyla her şey değişir. Başbakanlığı kaldırıyorlar, Binali Bey'in hakkını ben savunuyorum. O da meydan meydan geziyor, 'kaldıralım' diyor. O zaman istifa et, ne duruyorsun? İstifa et de ki 'fiili durumu gerçekleştiriyorum', zaten esamen okunmuyor Hayır çıkarsa kaos olmaz. Hayır'ın hayırlı bir yol olduğunu bilmemiz lazım. Evet dipsiz bir kuyudur.
Milliyet

SPOR

THY Euroleague'de 26. hafta mücadelesinde İsrail ekibi Maccabi Tel Aviv'i konuk eden Anadolu Efes, ilk yarısında çok zorlandığı maçı 92- 87 kazandı, 14. galibiyetine ulaştı. Maça çok tutuk başladı Efes hücumda, uygun pozisyonlar bulsa da saha içindeki 18'de 5 isabet, normalin çok altındaydı. Buna rağmen ilk çeyreğin 17-17 bitmesi Efes için avantajdı. 2. çeyreğin başında da sıkıntı devam etti. Landesberg, Honeycutt savunmasında üst üste 7 sayı bulunca, 15'te takımını 35-27 öne geçirdi. Neyse ki kenardan gelen Cedi, onun hızını keserken, ribauntlar sonrası hücuma topu çok çabuk taşıyarak Efes'in sessizliğini bitirdi, temsilcimiz yine de soyunma odasına 1 sayı geride girdi. İlk yarıda 7'de 0 üç sayı isabetiyle oynayan Efes'in 2. devreye Brown'ın üçlüğüyle başlaması bazı şeylerin değişeceğinin habercisiydi. Nitekim Cedi'nin müthiş enerjisi, hücumda Granger'ın arka arka 10, bu periyotta 15 sayı atmasıyla daha da anlam kazandı, Efes son çeyreğe girilirken skoru 67-57 yaptı. Maccabi adına maçın en etkili ismi Rudd, son çeyrekte yine takımını sırtlamaya çalıştı, Mekel'in 9 sayılık ekstra katkısı 35. dakikada 81-68 ile 13'e çıkan farkın erimesine neden oldu. Heurtel bu çeyrekte skoru sürüklerken, bizler tribünde 3. çeyreğin yıldızı Heurtel'in neden bir daha oyuna girmediğini düşünürken, art arda yapılan hatalarla son saniyelerde fark 3'e kadar indi. Neyse ki bu seviyede bir dönüş için Maccabi'nin ne süresi, ne de enerjisi yeterliydi, Efes kazanmayı bildi.
Milliyet

Bu sezon şampiyonluk hedefinden uzaklaşan Fenerbahçe, bir yandan da gelecek yılı düşünmeye başladı. Yeni sezonda mutlaka şampiyonluğa oynayacak ve başarı sağlayacak bir yapılanma hedefleyen sarı-lacivertliler, UEFA Finansal Fair Play kriterlerini de göz önünde tutuyor. Ekonomik anlamda istediği gibi hareket edemeyen Fenerbahçe, özellikle oyuncu satışında adımlar atmak zorunluluğu taşıyor. Hem kadroda yapılanma hem de yeni transferler için bonservis geliri elde etmesi şart olan sarı-lacivertli ekipte kadrodaki bazı isimlerin satışının gündeme gelmesi bekleniyor. Özellikle bu sezon özelinde kadroda bekleneni veremeyen; Miroslav Stoch, Robin Van Persie, Emmanuel Emenike, Jose Fernandao ve Van der Wiel'e teklif gelmesi umuluyor. Ancak performanslarındaki düşüklük nedeniyle Avrupa kulüplerinden yüksek bir teklif gelemeyeceği fikri öne çıkarken, daha çok Çin ve Arap kulüplerinin devreye girebileceği düşünülüyor. Devre arasında da Fernandao ile Çin kulüpleri yakından ilgili olmuştu. Fernandao için özellikle Çin'de Süper Lig'e çıkmayı hedefleyen Sven-Göran Eriksson'un çalıştırdığı Shenzen kulübü takipte duruyor. Van Persie için de aynı opsiyon gündeme gelebilir. Hollandalı forveti özellikle Hebei Fortune ve Tianjin gibi kulüpler yakından izliyor. Öte yandan; Stoch, Van der Wiel ve Emenike'yi de birçok Arap kulübü yakından tanıyor. Stoch ve Emenike daha önce böyle bir tecrübe yaşamıştı. Özellikle Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri kulüpleri de bu 3 yıldızı iyi tanıyor. Van der Wiel de devre arasında Abu Dhabi'de Al Wahda ile görüntülenmişti.
Milliyet
Galatasaray Teknik Direktörü Igor Tudor, Trabzonspor deplasmanında 3 puanı getirecek planı hazırladı. Süper Lig'in ikinci yarısında 'fırtına' gibi esen ve bu devrede oynanan 8 karşılaşmada en fazla puan toplayan takım olan Trabzonspor'u ayrıntılı olarak masaya yatıran genç hoca bütün hesaplarını galibiyet üzerine kurarken, mücadele etmek zorunda olduklarını belirterek, oyuncularından daha çok koşmalarını istedi. Trabzonspor'un ligin ikinci yarısındaki bütün maçlarını izleyen Hırvat teknik adam yaptığı değerlendirmelerde, "Geldiğimden beri takımın mücadeleci gücü arttı. Artık koşan, daha fazla mücadele eden bir Galatasaray var. Bu takım 108 km koşarken ortalama bugün 114 km seviyesine ulaştı. İlk maçımda ise Rize'de 118.29 km ile sezonun rekoru kırıldı. Bu rakamları niye mi önemli? Trabzonspor maçında bu rekoru kırmalıyız. Çünkü koşan, mücadele eden ve organize bir takım ile sahasında oynayacağız. Bu maçı kazanmak için ektra oynamalı ve çaba göstermeliyiz. Aski halde rakibin oyununu kabul etmiş oluruz" diye konuştu. Sarı-kırmızılı futbolculara Trabzonspor karşılaşmasının önemini de anlatan Igor Tudor, "Bizim için tam bir kırılma maçı. Burada bir tercih yapacağız. Kazanırsak şampiyonluk ve Şampiyonlar Ligi için umudumuzu koruyacağız. Aksi bir sonuçta çok ağır yara alırız. Trabzonspor karşılaşmasını kayıpsız atlatmak zorundayız" ifadelerini kullandı.
Milliyet

Maçın devre arasında gördüğüm bir yönetici "Bana bir sene gibi gelecek bir 45 dakikaya hazırım" diye kızıyordu Vincent Aboubakar'a. Nasıl kızmasın ki Ligde ve Avrupa'da attığı üst üste gollerle, taraftarın kalbinde kendine yer açan Kamerunlu, 39. dakikada gördüğü gereksiz kırmızı kartla, taraftarı kalbinden götürecekti. Halbuki o, Fenerbahçe derbisinde bu şekilde kırmızı kart gören Tosic'ten ders almalıydı. Karşılaşmanın 10. dakikasında attığı güzel kafa golüyle Beşiktaş'ı öne geçiren Aboubakar, kırmızı kart görmese belki de kariyerine yeni golleri ilave edecekti. 21. dakikada gecenin bir numarası Babel ile 2-0 öne geçen siyah - beyazlılar, 31. dakikada Elyounoussi'nin attığı golde bile panik olmamıştı. Ancak Aboubakar'ın oyundan çıkmasıyla telaş başladı. İkinci 45, gerçekten de çekilecek gibi değildi. 58'de Fabri'nin son anda çıkardığı pozisyonda, yürekler ağıza geldi. Taraftarın, Olympiakos ataklarını protesto etmek için tribünlerin çaldığı ıslığı, 75'te attığı golle, Babel susturdu. 3-1'den derin bir nefes alan Şenol Güneş, oyundan çıkardığı Quaresma'nın yerine Cenk Tosun'u oyuna aldı. Oyuna girer girmez 84. dakikada golünü atan Cenk Tosun, sevinçten bütün tribünlere sirtaki yaptırdı. Aboubakar'ın gördüğü kırmızı kart nedeniyle, gerilimi yüksek bir maç oynayan Beşiktaş, perdeyi muazzam bir şekilde kapattı.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder