21 Mart 2017 Salı

21.03.2017 Genel Gündem



21.03.2017

GÜNDEM

 'Halisdemir'i Vuran Binbaşı Emirlerimi Dinlemedi'
Özel Kuvvetler Komutanlığı (ÖKK) işgali ve Astsubay Ömer Halisdemir'in şehit edilmesiyle ilgili devam eden davada ÖKK Korgeneral Zekai Aksakallı, Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde, talebi üzerine açılan ara celsede tanık olarak ifade verdi. 15 Temmuz gecesi yaşadıklarını bir kez daha anlatan Aksakallı, Genelkurmay Karargâhı'na terörle mücadele toplantısı için gittiğini, bir şeylerin ters gittiğini anlaması üzerine koridora çıktığında darbeci general Mehmet Partigöç ile karşılaştığını ifade etti. Aksakallı, "Çok telaşlıydı. Yüzü adeta kızamık şekeri gibi kıpkırmızıydı. Hasta olup olmadığını sordum. 'İyiyim komutanım bir şey yok' dedi" diye konuştu. Kendisini kaçırmaya çalışan cuntacıların elinden kurtulduktan sonra evine gittiğini, daha sonra birliğinden istediği zırhlı aracın kendisini almaya geldiğini ancak bu arada helikopterden açılan ateş sonucu koruma timindeki Mustafa Koyuncu'nun yaralandığını, aracın da zarar gördüğünü kaydeden Aksakallı, "Daha sonra olayı araştırdığımda beni korumak amacıyla gelen zırhlı aracın Ümit Bak tarafından görevlendirildiğini, Mustafa Koyuncu'nun da darbeci olduğunu öğrendim" dedi. Aksakallı, darbeci general Semih Terzi ile birlikte Diyarbakır'dan gelen ancak durumdan şüphelenince ÖKK'ya gitmeyen Yüzbaşı Ahmet Kemal Yılmaz ile görüştüğünü, Yılmaz'ın, Terzi ile giden TİMiçerisinde çok güvendiği isimler olduğunu söylemesi üzerine, oradaki darbecilerin derdest edilmesi emrini verdiğini söyledi. Halisdemir'e son kurşunu sıkan Üsteğmen Mihrali Atmaca emrindeki timin, Ahmet Kemal Yılmaz vasıtasıyla ilettikleri emirleri yerine getirdiğini ve darbecileri derdest ettiğini kaydeden Aksakallı, Üsteğmen Atmaca'nın, "Aksakallı bana 'Aslanım eline sağlık' dedi" şeklindeki ifadesinin sorulması üzerine, "Hiç kimseye bireysel olarak teşekkür etmedim. Ancak karargâhın önünde toplanan darbeye karşı koyan personelime topluca teşekkür konuşması yaptım" yanıtını verdi. Aksakallı, mahkeme başkanının, Diyarbakır'dan gelen tim personelinin ÖKK harekât ve yöntemlerine aykırı davranışları olup olmadığı sorusuna da, "Özel Kuvvetler Komutanı olarak benimyazılı ya da şifahi emrim olmadan bir birliğin başka bir yere nakli mümkün değildir. Benim talimatım olmadan birliğimdeki hiç kimse operasyon yapamaz. Olay tarihinde yapılacağı söylenen operasyon sıra dışı bir durumdur. Bu nedenle sorgulanması gerekir. Ancak bu sorgulamayı yapacak kişiler tim personeli değildir. Her şeyden önce tabur komutanı (Halisdemir'i şehit eden tabur komutanı Binbaşı Fatih Şahin) bu sorgulamayı yapabilecek kişidir. Tim personeli yapılan faaliyeti anlayamayabilir" diye cevap verdi. Aksakallı, Binbaşı Şahin'in o gece telefonlarına çıkmadığını, talimatlarını dinlemediğini ifade etti.
Haber Türk


Almanya Gerilimi Devam Ettiriyor
Türk bakanların etkinliklerinin engellenmesiyle başlayan gerilimde Almanya'dan bir açıklama daha geldi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Nazi' hatırlatması yaptığı açıklamalar Berlin'de tartışılırken, Almanya Başbakanı Angela Merkel dün "Türk liderlerin Nazi kıyaslamaları son bulmalı" açıklaması yaptı. Merkel, Türkiye'nin 16 Nisan referandumuyla ilgili Almanya'da düzenleyeceği etkinlikleri yasaklayabileceklerini sözlerine ekledi. Almanya'da Sosyal Demokrat Parti'nin (SPD) önceki günkü kongresinde genel başkanlığa ve başbakan adaylığına seçilen Martin Schulz da Merkel'i, "Sen de şu anda Nazi uygulamasını yapıyorsun. Kime? Almanya'daki benim Türk kardeşlerime veya oraya giden bakan kardeşlerime, milletvekili kardeşlerime" sözleriyle eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yanıt verdi. Avrupa Parlamentosu Başkanı olduğu dönemde de Türkiye karşıtı söylemleriyle dikkat çeken Schulz, Alman televizyonu ARD'ye yaptığı açıklamada, "Dost bir ülkenin cumhurbaşkanının bu ülkenin başbakanını bu şekilde aşağılaması küstahlıktır" dedi. Schulz, "NATO üyesi ve AB üye adayı bir ülkenin devlet başkanının uluslararası diplomasi kurallarını çiğneyemeyeceğinin Erdoğan'a anlatılması gerektiğini, ancak onun bir devlet başkanına yakışmayan tutumunu sürdürdüğünü" söyledi. Habere göre, Türk yetkililerin Almanya'da 'referandum kampanyası' düzenlemesine getirilen yasakları da desteklediğini ifade eden Schulz, "Diplomatik dokunulmazlığını parti politikası yapmakta kullananlara Almanya'da yer yoktur" dedi.
Vatan

EKONOMİ
Dolar: 3,3,6229-3,6229                                
Euro: Euro 3,8953-3,8976   
Sterlin: 4,4765-4,4803
Gram Altın: 142,9784-142,9784

250 Milyar Liralık İmza
Hazine Müsteşarlığı ve Kredi Garanti Fonu AŞ (KGF) arasında, KOBİ'lerin ve ihracatçıların finansmana erişiminin kolaylaştırılması amacıyla kredi kefalet sistemine ilişkin protokol imzalandı. Törende Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, "10 Mart'ta bununla ilgili Bakanlar Kurulu kararı yayımlandı. Protokol ile aslında bu süreci tamamlamış oluyoruz. Hedeflediğimiz bütün yenilikler güçlü bir şekilde hayata geçmiş olacak" diye konuştu. Şimşek, şöyle devam etti: "Sağlanan kefaletlerin bakiye tutarının üst sınırı 250 milyar liraya çıkarıldı. Böylece bankacılık sektöründen yararlanıcılara çok daha büyük bir imkan sunulmuş olacak. Yeni sistemin en önemli özelliği, biz kredi kefalet sürecini hızlandırıyoruz. Bunu portföy garanti sistemini (PGS) tesis ederek sağlıyoruz. Hazine olarak belirlediğimiz üst limit 250 milyar lira. Biz kredi garanti kurumu olarak bu çerçevede bankalara limit tahsis ediyoruz." Hazine destekli kefalet sisteminin merkezinde PGS'nin bulunduğunu ifade eden Şimşek, "250 milyar liranın en az yüzde 80'inin PGS çerçevesinde firmalara kredi tahsis edilmesini bekliyoruz, daha doğrusu böyle bir şartımız var" dedi. Bankacılık sektörüne de çağrıda bulunan Şimşek, şunları kaydetti: "Kendilerinin verdiği bütün kredilerde ortalama batık oranı yüzde 3'ün biraz üzerinde. Biz bunun 2 katı bir alan sağlıyoruz, yani yüzde 7'ye kadar Hazine olarak biz üstleniyoruz. Dolayısıyla klasik bankacılık sistemi içerisinde abartılı teminat talebini de doğrusu çok sağlıklı bulmuyoruz. Hazine, bu kredinin duruma göre, KOBİ dışında yüzde 85, KOBİ'ler için yüzde 90, ihracatçı için yüzde 100 kefil olacak. Onun için bankacılık sektörünün, özellikle zor durumdaki imalatı olan, iyi iş modeli olan, ihracatı olan firmalara el uzatmasını istiyoruz. Çünkü biz Hazine olarak elimizi taşın altına koyduk. Bankacılık sektörüne bu konuda klasik bir anlayışın ötesinde daha rahat şekilde hareket etmesini sağlayacak bir alan, iklim yarattığımızı düşünüyoruz."
Hürriyet

Halkın Ekmeğiyle Oynatmam
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Hürriyet'in ortaya çıkardığı "ekmek katkı maddesinde bulunan GDO"yla ilgili olarak net konuştu ve "Halkın ekmeğiyle oynatmam" dedi. Çelik, tüm denetimlerin yapıldığını ve 2 gün içinde sonuçların ortaya çıkacağını belirtti. Adana'da bir firma tarafından üretimi yapılan ve ekmeği olduğundan hacimli gösteren ve geç bayatlatan ekmek katkı maddesinden GDO'lu (genetiği değiştirilmiş organizma) soya çıkmasıyla ilgili olarak konuşan Çelik, "GDO'lu ekmek yedirilmesine izin vermeyeceğim" dedi. Olayı bütün boyutlarıyla araştırdıklarını ifade eden Çelik, "Sabah 07.00 itibariyle Adana'daki tüm fırın ve satış yerlerinden numune aldırdık. Hepsini inceliyoruz. Sonuçlar iki güne çıkacak. Çarşamba günü açıklamayı yaparız" diye konuştu. Avrupa ve Amerika'da izin verilmesine karşın Türkiye'de GDO'nun gıda maddelerinde kullanılmasına izin verilmediğini anımsatan Çelik, "Söz konusu laboratuvar sonucu ekmekten mi, katkı maddesinden mi olmuş, ona da baktırıyoruz. Haberde bahsedilen firmayı daha önce 9 kez denetlemişiz. Hiçbir olumsuzluk görülmemiş. Tedarikçi firmalar da denetimden geçiriliyor. Bu konuda bakanlık olarak son derece duyarlıyız" dedi. Bu olayın katkı maddelerinin üretilmeden önce izne bağlanması gerektiği gerçeğini de ortaya çıkardığını söyleyen Çelik, "Buna sadece ticari faaliyet olarak bakılamaz. Tarım Bakanlığı'nı ilgilendiren boyutu var. Konu et, süt, ekmek olunca çok önemli. Denetimleri eksiksiz yapıyoruz" dedi.
Hürriyet

Tıcket Pazarlığı
Türkiye'de 3.5 milyona yakın çalışanın kullandığı yemek kartları (eski adıyla ticket) için Gümrük ve Ticaret Bakanlığı devreye girdi. Yüksek komisyon ücretleri ve uzun ödeme süreleri nedeniyle karşı karşıya gelen restoran işletmecileri ve yemek kartı şirketlerini dinleyen bakanlığın, konuyla ilgili olarak önümüzdeki dönemde bir çalışma yapması bekleniyor. Tüm Restoranlar Lokantalar ve Tedarikçiler Derneği (TÜRES) Başkanı Ramazan Bingöl geçtiğimiz günlerde İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı İbrahim Çalar ile birlikte Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci'ye sorunları anlattıklarını belirterek, "Sayın Bakan karşı tarafı da dinledi. Şimdi çözüm için ortak bir çalışma yapılması bekleniyor" dedi. Türkiye'de yemek kartı şirketlerinin restoranlardan yüzde 9-10 civarında komisyon aldığını belirten TÜRES Başkanı Ramazan Bingöl, "Türkiye'de 10 tane yemek kartı markası var. Bu markalar merkezlerinin bulunduğu Avrupa ülkelerinde yüzde 3 komisyonlarla çalışıyor. Ancak Türkiye'de bu oran 10'u buluyor. 20 liralık hesabın yüzde 10'u bu şirketlere gidiyor. 3.5 milyona yakın kullanıcı bulunuyor. Restoranlar bu kadar zor günlerden geçerken bu komisyon ücretleri işletmecileri zora sokuyor." Bakanlığın yapacağı değerlendirmelerden sonra "boykot" konusunu tekrar ele alacaklarını dile getiren Ramazan Bingöl, "Şu an üye firmalarımız dışında birçok işletme bu konuda bize başvuru yapıyor. Eğer bakanlığın çalışmalarından da bir sonuç çıkmaz ise 15 Mayıs gibi 'boykot' kararı alacağız. Bu yemek kartları hiçbir restoranda geçmeyecek. 25 yıllık sorunda ilk defa bu kadar sonuca yaklaştık. Eğer buradan restoran işletmecilerini memnun edecek bir sonuç çıkarsa, 'boykot' kararını uygulamayacağız. Biz de şirketlerle masaya oturmaya hazırız. Bu sadece bizim sorunumuz değil. Konuyla ilgili herkes bir şey yapmalı" şeklinde konuştu.
Hürriyet

Güneşi Gördüler!
Türkiye'nin en büyük güneş enerjisi santralinin kurulacağı Karapınar Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı (YEKA) ihalesinde kilovatsaat başına en düşük teklifi 6.99 dolar/cent ile Kalyon-Güney Koreli Hanwha Grubu verdi. Karapınar YEKA-1 santrali, enerji sektöründe yerlileştirme şartına bağlı olarak rüzgar enerjisine de öncülük edecek. İhaleyi kazanan grubun kuracağı 1000 megavatlık santralden üretilen elektrik enerjisi 15 yıl boyunca teklif verilen alım garantisi fiyatı üzerinden değerlendirilecek. 36 ay içinde santralden elektrik üretimi başlayacak. Sözleşme kapsamında yaklaşık 1.3 milyar dolar yatırım yapılacak. İhaleye, Limak-CMEC-Hareon Ortak Girişim Grubu (OGG), Kalyon-Hanwha Grubu, Çalık-Solargiga OGG ve AKC Güneş OGG olmak üzere 4 OGG katıldı. Tavan fiyatın 8 dolar/cent olarak belirlendiği ihalenin açık eksiltme turunda ilk çekilen Limak OGG oldu. Bu grubu 6. turda Çalık Enerji-Solargiga OGG izledi. Açık eksiltmenin 19. turunda AKC Güneş Ortak Girişim Grubu'nun çekilmesinin ardından, kilovatsaat başına 6.99 dolar/cent ile en düşük teklifi Kalyon-Hanwha Grubu vermiş oldu. Kalyon Holding Enerji Grubu Başkanı Murtaza Ata, ihalenin yerlileşmeye katkısına dikkat çekerek, ihalenin sadece 1000 megavatlık bir santral ihalesi olmadığını, üretecekleri güneş modüllerini de geniş bir pazarda satabilme fırsatını bulacaklarını söyledi. Ata, "HanwhaQCells şirketinin Türkiye'de bu yatırıma giriyor olmasını Türkiye'nin geleceğine olan güvenini göstermesi açısından çok önemsiyoruz" diye konuştu. HanwhaQCells Türkiye Genel Müdürü Ho woo Shin da Türkiye ekonomisi ve güneş enerjisinin gelişimine inandıklarını belirtti.
Milliyet

İhracat Rekoru Bekliyor
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Türkiye'nin ihracatının yükseliş içinde olduğunu belirterek, "Tüm dünyada ülkelerin ihracatı düşüyor, bizim yükseliyor" dedi. Zeybekci, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu'nun (DEİK) düzenlediği Türkiye-Lüksemburg İş Forumu'nun açılışında yaptığı konuşmada, Lüksemburg Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı Etienne Schneider ile karşılıklı görüşmelerinde yüzde 100 uyum içinde olduklarını ve bundan sonra önem verilmesi gereken alanlar konusunda mutabık kaldıklarını söyledi. İki ülke ilişkilerinde, üzerinde yoğunlaşılacak yeni alanlar konusunda da verimli tespitlerde bulunduklarını ifade eden Zeybekci, şunları kaydetti: "İki ülke arasındaki 200 milyon dolarlık ticaret hacmini bugün beğenmiyoruz, düşük buluyoruz. Hakikaten de düşük ama 2001 yılında aramızdaki ticaret hacmi sıfırdı. 15 yılda sıfırdan 200 milyon dolara çıkabilmişsek 200 milyondan da 1 milyar dolar seviyesine çıkabilmeyi çok kolay görüyorum." Geçen yıl muhteşem bir performans sergilendiğini ifade eden Zeybekci, dünyada ihracatın gerilediği dönemde Türkiye'nin yaşadıklarına karşın ihracatını düşürmediğini ifade etti. Zeybekci, şöyle devam etti: "2017'yi de ihracat seferberliğinin yeniden başladığı bir yıl olarak göreceğiz, belirtileri de öyle Kasım, Aralık, Ocak ve Şubat aylarında üst üste ihracatta büyümeler yaşadık. Mart ayında da ihracatımızın güçlü şekilde arttığını göreceğiz. Mart sonuna geldiğimizde belki yine tarihi zirveleri yakalayabilecek bir beklenti içindeyiz. Türkiye için 2017 fırsatların çok daha net olarak ortaya çıktığı bir zaman dilimi olacak."
Vatan

DÜNYA
'Afrin'de Üs Kurmuyoruz'
Suriye'nin kuzeybatısında Türkiye sınırında yer alan ve terör örgütü PKK'nın uzantısı PYD'nin denetimindeki Afrin bölgesine Rus üssü kurulacağı öne sürüldü. PYD'nin silahlı kolu YPG'nin Sözcüsü Redur Helil, İngiliz haber ajansı Reuters'a dün yaptığı açıklamada Rusya'nın Afrin'de askeri üs kuracağını, burada YPG'lileri 'terörle mücadele'nin bir parçası olarak da eğiteceğini söyledi. Ancak bu iddia, Rusya Savunma Bakanlığı tarafından dün akşam saatlerinde yapılan bir açıklamayla yalanlandı. Rusya Savunma Bakanlığı, "Suriye topraklarında yeni bir askeri üs kurma planımız yok" diyerek YPG sözcüsünün iddiasının asılsız olduğunu ifade etti. Bakanlık, Halep'te Afrin bölgesine yakın bir mesafede, bölgede savaşan taraflar arasındaki ateşkes ihlallerini görüşmek için bir 'Uzlaşma Merkezi' bulunduğunu açıkladı. Açıklamada, "Uzlaşma Merkezi, geçtiğimiz yıl Rusya ile Türkiye arasında yapılan anlaşmaların bir parçası olarak kurulmuştur ve tek amacı bölgedeki ateşkes ihlallerini denetlemektir" denildi. Rusya ile anlaşmanın önceki gün sonuçlandırıldığını kaydeden YPG sözcüsü Helil, Rus askerleri ve zırhlı araçların Afrin'in Jandaris bölgesinde konuşlandığını da bildirmişti. Yazılı açıklama yapan YPG Sözcüsü, "Rus varlığı, terörizme karşı mücadelede işbirliği kapsamında güçlerimizi modern savaşın gereklerine göre eğitmeye katkı ve Rus birlikleri ile doğrudan temas noktası oluşturmak için Suriye'de faal Rus güçleri ve YPG arasındaki anlaşmayla geliyor" ifadelerini kullanmıştı. "Bu, kendi türünde ilk anlaşma" diyen YPG Sözcüsü Redur Helil, "Anlaşma bugün (dün) yürürlüğe girdi" demişti.
Hürriyet

Fbı: Rusya'nın İlişkisini Araştırıyoruz
Amerikan Federal Soruşturma Bürosu (FBI) Başkanı James Comey, Rusya'nın ABD'deki başkanlık seçimlerine müdahale ettiği ve Başkan Donald Trump'ın kampanyasıyla ilişkisi olduğu yönündeki iddiaları soruşturduklarını belirtti. Comey ile Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) Direktörü Michael Rogers, Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesi'nde konuya ilişkin ifade verdi. Comey, FBI'ın, karşı istihbarat çabalarının bir parçası olarak Rusya hükümeti ve ABD 2016 Başkanlık seçimleri arasındaki ilişkiyi incelediğini belirtirken, soruşturmaya Trump'ın çevresindeki kişilerin de dahil edildiğini bildirdi. Halen süren ve gizli bir araştırma olduğundan, ne yaptıklarını ve kimleri incelediklerini açıklayamayacağını söyleyen Comey, soruşturmanın 2016 Temmuz sonunda başladığını vurguladı. NSA Direktörü Rogers da, 2016 başkanlık seçimine Rusya'nın müdahalesinin olup olmadığı konusunda sert tavır takındıklarını belirterek, "Eğer böyle bir müdahale söz konusuysa, 2020 seçimlerinde de aynı girişimde bulunacaklardır. Buna izin veremeyiz" diye konuştu. Comey, Trump'ın sosyal medya üzerinden paylaştığı ve eski başkan Barack Obama'nın kendisini dinlediğine ilişkin iddiaların ise doğruyu yansıtmadığını söyledi. FBI Başkanı, "Başkan'ın tweetlerine duyduğum bütün saygımla dile getiriyorum ki önceki yönetimin dinleme yaptığına dair elimizde kesin bir kanıt yok" ifadesini kullandı. Comey, başkanların böyle bir yetkisi olmadığını ima etti. Bunun öncesinde Başkan Trump, twitter üzerinden, seçim kampanyasına yardım etmeleri için Ruslarla anlaşma yaptığı iddialarını reddetti ve bunun seçimi kaybettikleri için Demokratlar tarafından uydurulduğunu kaydetti. Beyaz Saray Sözcüsü Sean Spicer da toplantı sırasında yaptığı açıklamada, Beyaz Saray'dan birilerinin FBI tarafından araştırılmasıyla ilgilenmediklerini, kendi açılarından hiçbir şeyin değişmediğini söyledi.
Milliyet

Brexit Resmen 29 Mart'ta Başlıyor
Halk oylaması sonucunda karara varılan ve kısa süre önce Avam Kamarası ile Lordlar Kamarası'nda onaylanan İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden (AB) çıkıs kararının (Brexit) yürürlüğe girme tarihi belli oldu. Basbakanı Theresa May'in sözcüsü, Brexit sürecini başlatacak Lizbon Antlaşması'nın 50'inci maddesinin 29 Mart'ta işletileceğini bildirdi. Başbakanlık sözcüsü, çıkıs planlarının AB Konseyi Başkanı Donald Tusk'un ofisi ile paylaşıldığını belirtti. Müzakerelerin iki yıl sürmesi ve İngiltere'nin Mart 2019'da birlikten çıkması bekleniyor.
Star

Polis Şiddetine Karsı Yürüyüşte Çatışma
Paris'te çok sayıda insan hakları ve ırkçılık karşıtı derneğin çağrısı üzerine Nation Meydanı'nda toplanan binlerce kişi Cumhuriyet Meydanı'na kadar yürüyerek, polis şiddetini protesto etti. Yürüyüşte polis şiddeti mağduru 13 kişinin isim ve resimleri tasındı. Yürüyüşe çok sayıda derneğin çağrısı üzerine 7 binden fazla kişi katıldı. Protesto gösterisine bazı sanatçılar da destek verirken, gösteriler gece yarısına kadar devam eden konserle son buldu. Protestoda siyah kıyafetli koyu gözlüklü bir grup polise taş ve molotof attı. Bazı binaların camları kırılırken iki polis memuru da hafif şekilde yaralandı. Güvenlik güçleri ise göstericilere göz yaşartıcı gaz atarak karşılık verdi.
Star

'Göçmenleri İstemiyoruz'
Kanadalıların yarıya yakın bölümü, ABD'de Başkanı Donald Trump'ın göçmen karşıtı uygulamalarına karşılık sığınmacılara 'açık kapı' politikasını sürdüreceğini açıklayan başbakanları Justin Trudeau'ya destek vermiyor. İngiliz haber ajansı Reuters'in Ipsos araştırma şirketiyle birlikte gerçekleştirdiği son ankete göre Kanadalıların yüzde 48'i, ülkeye yasadışı yollardan giriş yapan göçmenlerin geri gönderilmesinden yana. Ankete katılanların yüzde 41'i, son aylarda ABD'de ülkelerine yasadışı giriş yapan göçmenlerin Kanada'yı 'daha az güvenli' hale getirdiğini düşünüyor. Kanadalıların sadece yüzde 36'lık kesimi, yetkililerin bahsi geçen mültecilere sığınma hakkı vermesini destekliyor. Ankete katılanların yüzde 46'sı, Başbakan Trudeau'nun büyüyen göçmen sorunuyla başedemediği görüşünde. Ipsos'un yaptığı bir başka ankete göre Trudeau'nun politikalarına destek vermeyenlerin oranı da yüzde 41'e kadar yükselmiş durumda. Geçen yıl 25 bin Suriyeliye kapılarını açan Kanada hükümeti, 2017'de kabul edeceği göçmen sayısını 300 bin olarak belirlemişti. Trudeau, komşusu ABD'nin aksine Suriyeli göçmenleri kabul etmeyi sürdüreceğini açıklamıştı.
Vatan

Thames'te Terör Tatbikatı
Avrupa ülkelerinde son dönemde artan terör saldırıları nedeniyle güvenlik önlemlerini artıran İngiliz polisi, başkent Londra'nın önemli turistik bölgeleri arasında yer alan Thames Nehri üzerinde ilk defa tatbikat düzenledi. Tatbikatta, teröristler tarafından el konulan bir gezinti teknesine baskın düzenleyen anti-terör timleri, eylemcileri etkisiz hale getirdikten sonra yolcuları kurtardı. Güvenlik uzmanları, başta DEAŞ olmak üzere terör örgütlerinin, Londra kent merkezini hedef alan saldırılar düzenlerken, Thames Nehri'ni ulaşım aracı olarak kullanabileceği uyarısında bulunuyordu. Yetkililer, aralarında elit anti-terör timi 'Alpha Troop'a bağlı memurların da bulunduğu yaklaşık 200 polisin katılımıyla gerçekleştirilen tatbikatın benzerlerinin gelecek aylarda da düzenleneceğini kaydetti.
Vatan

POLİTİKA

Bazı Eskı Bakanlardan Üslup Uyarısı
Başbakan Binali Yıldırım dün sabah AK Partili eski bakanlarla kahvaltıda buluşarak referandum sürecini değerlendirdi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı'nın parti genel merkezinde düzenlediği kahvaltıya mazeretlerini ileten eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ve eski AB Bakanı Egemen Bağış katılmadı. Kahvaltıda 30'u aşkın eski bakan yer aldı. Yıldırım, referandum sürecine ilişkin bilgi verdiği kısa konuşmasının ardından eski bakanları dinledi. 20'ye yakın bakan görüşlerini aktarırken, Yıldırım da notlar aldı. Toplantıda söz alan bakanların önemli bölümü, seçim bölgeleriyle ilgili gözlemlerini aktarırken, "Başlangıca göre son zamanlarda 'evet' oyları artmaya başladı" diyerek, 'Evet' oylarının yüzde 50'nin üzerine çıktığını dile getirdi. Eski bakanlar, bunun nedeni olarak da sahaya inilip çalışmaların hız kazanmasını ve anayasa paketiyle getirilenlerin anlatılmaya başlanmasını gösterdiler. Yıldırım da 'evet' oylarının giderek arttığını belirterek sıkıntı görünmediğini belirtti. Birçok bakan hükümetin terörle mücadelesinin başarılı olduğunu kaydetti. Bazı eski bakanlar ise bu süreçte içeride ve dışarıda kullanılan üsluba dikkat çeken uyarılarda bulundular. Eski bakanlardan Ali Coşkun, "Benim seçim çevrem iş dünyası" diyerek ekonomiye dikkat çekerken, "Bize en çok turisti gönderen Almanya, en çok yatırımı yapan Hollanda, onun için bizim de dikkatli davranmamız gerekir" dedi. Yıldırım da bu iki ülkenin aldığı olumsuz tutuma dikkat çekti. Bakanların gurbetçilerle bir araya gelmesine çıkarılan engellere dikkat çeken Yıldırım, özelikle de Hollanda'nın, Dışişleri Bakanı'nın uçağına izin vermemesi ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı'na yönelik tavrına dikkat çekti. Yıldırım, "Bizde eski yeni yoktur, biz bir aileyiz, görev verilmesini bekleyemeyiz" diyerek eski bakanlarından davet beklemeden parti etkinliklerine katılmalarını, referandum sürecinde sahaya inmelerini de istedi.
Hürriyet
Avrupa'nın Kanlı Günlerini Hatırlayın
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, Almanya Başbakanı Angela Merkel'in Türkiye'nin Almanya'ya yönelik Nazi benzetmelerine tepki göstermesine, "Kusura bakmasınlar Nazi benzetmelerini Avrupa geleceğinden endişe duyduğumuz için söylüyoruz" yanıtını verdi. Kurtulmuş, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapılan Bakanlar Kurulu toplantısının ardından düzenlediği basın toplantısında özetle şunları kaydetti: Terör örgütlerinin olay yapılmadan önce önlenmesine ilişkin, 153 önemli olay öncesinde yakalandı ve engellendi. Suikast, bombalı saldırı gibi önemli olaylar Avrupa ülkeleri ile Avusturya, Almanya ve Hollanda ile başlayan krizler önemli krizdir. Milletimizin ibretle izlediği gibi barışçıl gösteri de atlarla köpeklerle engellendi. Arkasından da bu tavrı reva görenler maalesef PKK'nın açık gösteri yapmasına ses çıkarmadılar. Akıl, izan, insaf ölçülerine sığmaz. Alman istihbarat başkanının FETÖ izine rastlanmadığına dair ifadelerinin Türkiye'nin söylediklerinin inandırıcı olmadığına dair sözleri de hiçbir şekilde kabul edilebilir değildir. Bu Türkiye karşıtlığını artırmak ve FETÖ'ye arka çıkmak demektir. Kusura bakmasınlar Nazi benzetmelerini Avrupa geleceğinden endişe duyduğumuz için söylüyoruz. Almanya'da ne anlama geldiğini biliyoruz. Faşizmin ve Nazizmin ayak seslerini rap rap rap geliyor. Rencide etmek için söylemiyoruz; tedbir alsınlar, akıllarını başlarını toplasınlar, Avrupa'nın kanlı günlerini hatırlasınlar, faşizmin tuzağına düşmesinler diye söylüyoruz. (Almanya'dan gelen 'Başkanlık sistemine geçilirse müzakere sona erer' açıklamaları) Filanca ülkedeki beyefendi ya da hanımefendi karar vermez, hangi sistemle yönetileceğine aziz Türk milleti karar verir. (Rusya'nın YPG'yi eğiteceği iddiası) Suriye kuzeyinde bir terör devleti kurulmayacağını muhataplara iletiyoruz. Türkiye'nin en önemli rezervlerinden birisidir bu. ABD ve Rusya tutumlarını gözden geçirecek kararlarını verecekler. Etnik mezhebi yapı korunmalı. Bozulursa bölge barışı sağlanamaz. Münbiç, Rakka, Afrin bölgesinin de etnik yapısı korunmalıdır. Rusya ve ABD'lilerle konuşuyoruz. Almış olunan net karar yok. Türkiye, etkin şekilde görev almaya hazırdır. Yeni KHK çalışması var son oktaya getiriliyor. Kamuoyu ile paylaşılır.
Milliyet
'Atatürk Hiç Tek Adam Olmadı'
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, "Tek adam ifadesi, Gazi Mustafa Kemal'e hakarettir. Daha sonra İnönü, cumhurbaşkanı oldu, o da bir başka tek adamdı" sözlerine ilişkin olarak, "Atatürk hiçbir zaman tek adam olmadı. Sivas'ta da Erzurum'da da, 23 Nisan 1920'de de tek adam olmadı" ifadesini kullandı. Ordu programını izleyen bir grup gazeteciye gündemi değerlendiren Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: Atatürk hiçbir zaman tek adam olmadı. Sivas'ta da Erzurum'da da, 23 Nisan 1920'de de tek adam olmadı. Tek adam rejimi yaratmak istiyorlar, kendilerine gerekçe olarak Atatürk'ü göstermek istiyorlar. Önce tarihi okusunlar. Bana istedikleri kadar saldırabilirler. Bana saldıracaklarına vatandaşa neden evet demesi gerektiğini anlatsınlar. 'Evet'i anlatamıyorlar. Kavga etmek, kısır bir tartışmanın içine çekmek istiyorlar. Bunlardan millet bıktı. Kavga etmeyeceğim. Kendilerine medeni bir insanın yaptığı teklifi yaptım: Buyurun bir televizyon kanalında tartışalım. Cesaret edip gelemiyorlar. Haklı olsalar, gelirler. Referandum sürecinde devletin bütün imkanlarını, forsunu, arabalarını, uçaklarını, paralar, televizyonlar kullanılıyor. Her tarafa paralar saçılıyor. Bunun bir faturası olacak. Bunun faturasını kendi ceplerinden ödemeyeceklerine göre vatandaşa kesecekler. Merkez Bankası'nın rezervlerinde ciddi düşüş olması pek çok çevreyi endişeye sürüklüyor. Türkiye'nin önümüzdeki süreçte daha ciddi bir ekonomik krizle karşı karşıya olabileceğini bize gösteriyor. 'Hayır' çıkacak. Birden fazla olumlu sonucu var. Birinci olumlu sonuç; Türkiye'nin demokrasi kültürü gerçekten sağlıklı bir zemine oturmuş olacak. Mevcut anayasada sorunlar var, bu sorunların uzlaşmayla çözülmesi ve demokratik parlamenter sistemin daha sağlıklı çalışması için bir anayasa değişikliğine zemin hazırlar. İki dönem önce 60 madde üzerinde uzlaşılmıştı. Kalan maddeler üzerinden de uzlaşabiliriz. Siyaset daha sağlıklı bir zemine oturacaktır. Hukukun üstünlüğü kavramı, gerçekten yerini bulacak. Cumhurbaşkanı, başbakan, muhalefet liderleri anayasal konumuna çekilecektir. Cumhurbaşkanı, devletin sigortası olma konumunu sürdürecektir. 2.5 yıldır fi ili başkanlık sistemi var. Hayır oyu çıkınca fi ili başkanlık sisteminden vazgeçilmesi tablosu ortaya çıkacak. 15 Temmuz darbe girişiminin siyasi ayağının ortaya çıkması için By- Lock listelerinin açıklanması lazım. Devletin tepe noktalarına Cumhurbaşkanı'nın yaverinden tutun, x üniversitesinin rektörüne kadar yapılan atamalar kimler tarafından önerildi? Kaç milletvekili var ByLock kullanan? Bu listeler iktidarın elinde. İktidarın bu listeleri açıklaması lazım. Siyasi ayağın kim olduğunu biliyoruz aslında. O atamaları yapan, devlete yerleştiren kimler, açıp o dönemin Resmi gazetelerinde kimin imzası varsa, işin siyasi ayağı. ByLock listelerini niye yayınlamıyorlar? Acaba Fetullah Gülen hâlâ bunlar üzerinde etkili mi? (Bahçeli'nin de Barzani'nin de 'evet' oyu kullanacağına yönelik açıklamasına ilişkin olarak) Gerçekten enteresan. Bahçeli'nin bu konuda konuşmasını, düşüncelerini aktarmasını çok arzu ederim. (Kandil 'evet' mi 'hayır' mı diyor? sorusuna) İktidar bilir, bizim istihbarat örgütümüz yok. Kandil'le görüşen onlar. Kandil'e eleman, devlet memurlarını gönderen onlar. Oslo'da, Dolmabahçe'de oturanlar onlar.
Milliyet

'Jübile Zamanı Gelmiş Ama Hâlâ Direniyor'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Külüpler Birliği Vakfı'nın Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlediği 2. Futbol Zirvesi'nde, siyasi mesajlar da verdi. "Spor gibi siyasetin de özü rekabettir, yarıştır" diyen Erdoğan özetle şöyle devam etti: "Bu yarışın ilk aşaması sandıktan galip çıkmak için, ikinci aşaması da sorumluluk üstlendikten sonra millete hizmet götürmek içindir. Tıpkı futbol gibi siyaset de takım oyunudur, yani sağlam bir kadro gerektirir. Plansızca oynayan, taktiği ve stratejisi olmayan bir takımın kupayı kaldırma ihtimali nasıl yoksa, milletine söyleyecek sözü olmayan siyasetçilerin, siyasi partilerin de başarı şansı yoktur." "Siyasetin kalitesi yükseldikçe iktidarı sandık yoluyla değil de şikeyle, hileyle, darbeyle, tehditle, yıkıcı siyasetle elde edebileceğini sananlar, bizim milletimiz tarafından tasfiye edilmiştir. Buna rağmen son anayasa değişikliğinde olduğu gibi hâlâ nasıl futbolun, inşallah onlardan kurtuluyoruz, holiganları varsa, hala holigan siyasetiyle netice almaya çalışanların bulunduğunu da görüyoruz. Fikirlerinin gücüne güvenemeyenler, yalana, iftiraya, hatta şiddete başvurmaktan çekinmediler. Anayasa değişikliğini, içindeki maddeleriyle tartışmak yerine Meclisin kapatılacağından, ülkenin bölüneceğine kadar akla hayale sığmayacak yalanlarla milletimizin kafasını bulandırmaya çalıştılar. Milletten korkan, gençlerden çekinen bir anlayışla Türkiye'nin geleceği inşa edilebilir mi? Aslında bunların siyasette jübile zamanı çoktan gelmiş ama hala direniyorlar. Onun için de çıktıkları tüm maçlarda yeniliyorlar. Daha önce 7 defa yenilmişlerdi. İnşallah 16 Nisan'da 8. defa yenilecekler. İnşallah bu defa mesajı alırlar."
Vatan

SPOR

Spor Toto Basketbol Süper Ligi'nde 22. haftanın kapanış mücadelesinde Beşiktaş Sompo Japan, sahasında Galatasaray Odeabank'ı 90-84 yenmeyi başardı. Sıkıntılı bir süreçten geçen Beşiktaş için derbi galibiyetinin yeniden ayağa kalkmak için iyi bir fırsat olduğunu bilen Ufuk Sarıca, takımını iyi hazırlamıştı. Maça Sertaç Şanlı ile başladı mesela. Bu hamle Pleiss henüz 2. dakikada 2 faule ulaşınca daha da anlam kazandı. Sertaç da hem skora katkı yaptı, hem savunmada başarılıydı, hem de Stimac'ın diri kalmasını sağladı. Genelde maç sonlarında Sırp oyuncudan verim alamazdı siyah-beyazlılar ama Sarıca bir hamlesiyle birkaç kuş vurmayı başardı. Özellikle Strawberry- Clark ikilisi fark yarattı. Çok eleştirilen Thompson da hücumda kendisini hatırlatınca, fark Beşiktaş lehine hızla açıldı. Galatasaray'da Daye ile skor buluyordu ancak aynı oyuncunun savunma zaaflarını ev sahibi çok iyi kullandı. Ona karşı etkili olan Clark, karşısına Micov geçince de sırtı dönük oynamaya başladı, istediğini aldı. İlk yarıda yanlış tercihler yapan McCollum'un 2. yarıda Sinan'la birlikte devreye girmesi, oyunu ortaya getirdi. Ancak kritik anlarda yine prese başlayan Beşiktaş'ta Strawberry-Erkan ikilisi görevlerini çok iyi yapınca, fark 3 sayıya kadar inse de, daha fazlasına izin verilmedi. İlk yarıda sadece 2 top kaybı yapan Beşiktaş'ın 9 top kaybı yapan Galatasaray'ı, maç sonunda neredeyse yakalaması maçı krize sokmasının nedeniydi. Galatasaray ise hiç top kaybetmediği 3. çeyrekte farkı eritmişken, son dakikalarda yaptığı 3 top kaybının cezasını çekti.
Milliyet

Önce Olympiakos maçında, sonra Antalyaspor ile oynanan lig maçında gördüğü kırmızı kartlar nedeniyle Beşiktaş'ın en çok konuşulan ismi olan Vincent Aboubakar'a, Beşiktaş Yönetimi sahip çıktı. Aboubakar'ın iyi bir insan olduğunu ifade eden başkan Fikret Orman, "İlk maçtaki yapmış olduğu hata çok yorum kaldırmayacak durumdaydı. Ancak Antalya karşısında verilen karar çok ağır. Orada kırmızı çıkmaz. Mete Kalkavan üst düzey ve namuslu bir hakem. Onu Beşiktaşlılar ile özleştirdikleri için böyle hareketlerde bulundu. O da Beşiktaş'a zarar veriyor. Allah'tan maçı kaybetmedik" dedi. Beşiktaş'ın bir disiplin yönetmeliğinin olduğuna da vurgu yapan Orman, "Ceza veriyorsak kamuoyu önünde yapmayız. Primi varsa, cezası da var. Onu ödeyecekler. Bundan kaçışı yok" yorumunu yaptı. Golcüye bir koruma da ikinci başkan Ahmet Nur Çebi'den geldi. Çebi, "Aboubakar bizim oyuncumuz. Yeri geldiğinde cezalandırılacak, yeri geldiğinde ise ödüllendirilecek. Bu tamamen yönetim kurulunun alacağı bir karar. Ama bakıyoruz bir anda herkes oyuncumuzu asıp kesmeye başladı. Belli başlı rakamlar telaffuz ediliyor. Sadece Aboubakar değil, kim olursa olsun disiplinsiz davranan herkes, sözleşmesinde yazan maddelere göre cezalandırılır. Ama cezasını çeken kimseyi de ortada bırakmayız. Biz bir aileyiz ve sorunlarımızı bu aile ortamında çözeriz. İnşallah sezon sonunda futbolcusundan yöneticisine kadar hep birlikte şampiyonluk görürüz" diye konuştu.
Milliyet

Fenerbahçe'de gelecek sezon için planlamalar yavaş yavaş hazırlanıyor. Dirk Advocaat'ın resmen ayrılık kararını almasından sonra hem transfer hem yeni teknik heyet konusu gündemde duruyor. Buradaki en önemli konuların başında Jeremain Lens'in geleceği dikkat çekiyor. Hollandalı futbolcunun, Türkiye'de yakaladığı mutlu ortamı bozmak istememesi, Dirk Advocaat'ın durumundan bağımsız işliyor. Sunderland'de beraber çalıştıkları dönemde Advocaat'ın ayrılmasıyla sıkıntılı günler geçirip, ayrılık kararı alan Lens, Fenerbahçe'de tam tersi bir pozisyonda. Yine Hollandalı çalıştırıcı vasıtasıyla sarı-lacivertli formayı giymeye başlayan tecrübeli oyuncu, kısa sürede yakaladığı başarıyla camia tarafından benimsendi. Takım arkadaşları tarafından saygı duyulan, taraftarların sevgilisi haline gelen yönetim kanadında da hep takdirle karşılanan 28 yaşındaki oyuncu, her koşulda gelecek sezon devam etmek istiyor. Advocaat'ın kendisi için çok önemli bir hoca olduğunu her fırsatta dile getiren Lens, ayrılık kararının kendi durumunu bozmayacağına inanıyor. Sunderland'de yaşadıklarının tekrarlanmayacağına inanan Hollandalı isim, özellikle babası Ricardo'yu kaybettikten sonra aldığı desteğin de etkisiyle bu görüşünü daha da pekiştirdi. Fenerbahçe ile bir kupa hatta dahası lig şampiyonluğu görmek isteyen Jeremain Lens, hem başarı kazandığı hem de Hollanda Milli Takımı'na geri dönmesine yardımcı olan kulübüyle devam etmeyi amaçlıyor.
Milliyet

Kulüpler Birliği Vakfı tarafından ikincisi organize edilen Futbol Zirvesi'ne; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım ve Medipol Başakşehir kaptanı Emre Belözoğlu arasında yaşanan renkli sohbet damgasını vurdu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yaptığı konuşmanın ardından tüm kulüp başkanları ve davetliler fotoğraf için kürsüye davet edildi. Aziz Yıldırım, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanında yer aldı. Yıldırım bu sırada uzun yıllar Galatasaray ve Fenerbahçe forması giyen Emre ile karşılaşırken, tecrübeli futbolcunun elindeki kırmızı renkli dosyayı görünce espriyi patlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'a dönerek Emre'nin elindeki dosyayı gösteren Aziz Yıldırım, "Bir de Fenerliyim diyor ama bakın elinde Galatasaray dosyası var" diye konuştu. Yıldırım'ın bu sözleri hem Erdoğan hem de Emre'yi kahkahaya boğdu. Galatasaray Başkanı Dursun Özbek'in fotoğraf için kürsüye çıkarken dosyayı bir anda eline tutuşturduğunu belirten Emre, "İçinde ne var hiç bilmiyorum. Dursun Özbek Başkan bana verdi" dedi. Aziz Yıldırım bunun üzerine yanındaki Dursun Özbek'e dönerek, "Emre'ye dosya içinde ne verdin Başkan?" diye sorunca ortamdan yine kahkahalar yükseldi. Hazır cevap kişiliği ile tanınan Emre Belözoğlu'nun, "Galatasaray'dan transfer teklifi aldım!" demesi ise neşeyi ikiye katladı.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme