22 Mart 2017 Çarşamba

22.03.2017 Genel Gündem



22.03.2017

GÜNDEM

'Aksakallı, Semih Terzi'nin Hain Olduğunu Söyledi'
15 Temmuz darbe girişimi sırasında Tuğgeneral Semih Terzi'yi öldüren Astsubay Ömer Halisdemir'in şehit edilmesine ilişkin 18 kişinin yargılandığı davada tanıkların dinlenmesine devam edildi. 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada Albay Altan Bora tanık olarak dinlendi. Bora, Özel Kuvvetler Komutanlığı'ndan gelen "alarm emri" üzerine havaalanına gittiklerini belirterek, şöyle konuştu: "Havaalanında Binbaşı Fatih Şahin, Semih Terzi'ye uçağın kapasitesinin bütün taburu almayacağını, 24 kişilik yer olduğunu söyleyince Terzi, 'O zaman 24 adamını al, uçağa bin' diye emir verdi. Terzi bana, 'Genelkurmay'ın bize ihtiyacı var. Siz burada kalın gelen uçaklarla diğer personeli Ankara'ya gönderin' dedi. Bir gariplik olduğunu hissettim. Bizim birliğin bu kalkışmanın içinde olacağı hiçbir şekilde aklıma gelmedi." Bunun üzerine Korgeneral Zekai Aksakallı Paşa'yı aradığını ve Semih Terzi'nin Ankara'ya hareket ettiğini söylediğini belirten Bora, "Zekai Paşa beni fırçalayarak, 'Semih Terzi emir komuta içinde hareket etmiyor. O bir hain. Emir komuta bende' dedi" diye konuştu. Zekai Paşa ile konuştuktan sonra olup biten her şeyin yerine oturduğunu aktaran Bora, "Uçak daha havadayken yanımda bulunan Volkan Yaman Yüzbaşı'nın telefonundaki WhatsApp'tan, Binbaşı Fatih Şahin'e, "Semih Terzi'nin hain olduğunu ve fırsatını bulduğu anda etkisiz hale getirmesi mesajını yazdım" dedi. Sanık Şahin, önce mesajın atılmadığını, sonra ise hatırlamadığını ileri sürdü.
Haber Türk


Lice Operasyonunda 28 Terörist Etkisiz Hale Getirildi
Diyarbakır'ın Lice, Kulp ve Hani ilçeleri ile Bingöl'ün Genç İlçesi kırsalında terör örgütü PKK'ya yönelik 16 komando taburu, 742 Özel Harekât polisi, 558 güvenlik korucusu, 97 zırhlı araç ve 17 helikopterin katılımıyla 5 Mart'ta başlatılan 'Bayrak- 41 Şehit J.Asb. Kd. Çvş. Tolga Topçuoğlu Müşterek Operasyonu' tamamlandı. Operasyon kapsamında 27 terörist öldürülürken, 1 terörist de yakalandı. Ayrıca terör örgütü PKK'ya lojistik destek sağladığı öne sürülen 2 şüpheli gözaltına alındı. Operasyonlarda, omuzdan atılan ısıya güdümlü portatif alçak irtifa hava savunma sistemi olduğu değerlendirilen 1 adet (tetik tertibatı ile termal bataryası mevcut olan) SA-18 Grouse füzesi, 5 adet M-16 piyade tüfeği 2 Bixi makineli tüfek, 15 Kalaşnikof, 1 keskin nişancı tüfeği Kanas, 7 tabanca, 23 el bombası, 13 ruhsatsız av tüfeği, 2 keskin nişancı dürbünü, 61 şarjör, 1.817 adet fişek, 3 sabit telsiz, 16 el telsizi, 33 şemsiye, 10 sırt çantası, 29 mat, 15 uyku tulumu, 1 adet diş tedavisinde kullanılan tıbbi cihaz, 3.550 kilogram yiyecek maddesi ve çok sayıda yaşam malzemesi ele geçirildi.
Haber Türk

Ab'den Üyelik Karşıtı Tavır!
Avrupa Birliği'nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Johannes Hahn, Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğiyle ilgili olumsuz açıklamada bulundu. Bild gazetesine konuşan Hahn, "Türkiye'nin üyeliği ne kadar gerçekçi?" sorusuna, "Türkiye ile görüşmelerin ucunun açık olduğu daha başından beri belliydi. Üyelik kriterlerine bakılırsa, Türkiye'nin uzun bir süreden beri AB'den uzaklaştığı ortada. Şayet bu tutumundan hızla uzaklaşmazsa, üyelik giderek gerçek dışı bir hal alır" karşılığını verdi. Hahn, Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde üyeliğinin mümkün olup olmadığı yönündeki bir soruya ise, "Türkiye Erdoğan değil ve üyelik görüşmeleri süreci bütün toplumu kapsar" dedi. AB'nin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın tutumunu eleştirdiğini, son olarak da anayasa değişikliği konusunda eleştiriler getirildiğini kaydeden Hahn, "Bu AB'ye sırt çevirmektir" ifadelerini kullandı. Türkiye ile AB arasında yürütülen üyelik görüşmelerinin sonlandırılıp sonlandırılmayacağına üye ülkelerin karar verdiğini belirten Hahn, Aralık ayında üyelik görüşmelerinin sürdürülmesi yönünde karar alındığını hatırlattı. Hahn, "Ancak, son gelişmeler ışığında bu durumun yeniden değerlendirilmesi söz konusu olabilir" diye konuştu. Hahn, Türkiye'nin üyelik görüşmelerinin yeniden canlandırılması konusunda ise, hukukun üstünlüğü ve yargının bağımsızlığını sağlaması, görevden uzaklaştırılan kamu personeli ve tutuklananların adil yargılanmasını garanti etmesi gerektiğini söyledi. Johannes Hahn, bunun Deniz Yücel dahil, tutuklu bulunan gazeteciler için de geçerli olduğunu ve idam cezası konusunda mesafe konulmasının gerektiğini de kaydetti.
Vatan

EKONOMİ

Dolar: 3,6349-3,6382                                   
Euro: Euro 3,9248-3,9276   
Sterlin: 4,5326-4,5375
Gram Altın: 145,4827-145,6434

Belediyelere Fırın Ayarı
Adana'da bir gıda firmasının ürettiği ekmek katkı maddesinden GDO'lu soya çıkması sonrasında tartışma sürüyor. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Faruk Çelik, önceki gün "Halkın ekmeğiyle oynatmam" derken dün de belediyeler tarafından fırınlara kolay izin verildiğini söyledi. 1 Ocak itibariyle fırınlardaki denetimin sıkılaştırıldığını belirten Faruk Çelik, "Fırınlar da kayıtlı gıda işletmeleri arasına alındı. Eskiden, fırıncılar bizden bir kayıt alıyorlardı, ruhsat işi belediyelerdeydi. Ancak belediyeler özellikle seçim dönemlerinde ruhsat işinde ciddi inceleme yapmadan kolay izin veriyorlardı. Artık bu değişecek. Bu konuda kararlıyız" dedi. Bakan Çelik'in sözünü ettiği düzenleme, geçen yılın sonunda Resmi Gazete'de yayımlandı ve 1 Ocak itibariyle de yürürlüğe girdi. Yapılan değişiklikle, fırınlar da 'kayıtlı gıda işletmeleri' arasına alındı. Buna göre yeni dönemde, fırınlar da kayıtlı gıda işletmesi olmak için başvuruda bulmak durumunda oluyor. Gıda Hijyeni Yönetmeliği hükümlerine uygunluğu açısından ekmek, ve ekmek çeşitleri ile sade pide üreten işletmeler yerinde resmi kontrole tabi tutuluyor. Yılbaşı itibariyle uygulamaya giren düzenlemeyle, bakanlık yetkililerinin yaptığı denetimden geçer not alamayan başvuru sahipleri fırın açamıyor. Ayrıca, ekmek fırını açmak isteyen işletmelerin de il veya ilçe gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüklerine başvurularında, iş yeri açma ve çalışma ruhsatı beyan etmeleri zorunlu hale getiriliyor. Düzenlemelerin amacının kayıt dışı fırınları engellemek olduğu belirtilirken, ruhsatlı olmayan yerlere kayıt numarası ve üretim izni belgesinin verilmesinin bu yolla önleneceği ifade ediliyor. Fırınlardaki kalitenin artırılması da düzenlemenin bir diğer amacı olarak ifade ediliyor.
Hürriyet

İhracata Mart Rekorla Gelecek
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, 1 Nisan'da açıklanacak mart ayı ihracat rakamlarında rekor beklediklerini belirterek, "Mart ayında ön tespitlerimize göre ihracat 14.68 milyar dolar olan tarihi rekoru kıracağız, rekor olmasa da yüzde 15-16 civarında artış olacak" diye konuştu. Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin verilerine göre 1-20 Mart arası ihracat 8 milyar dolar seviyesinde. Zeybekci, A Haber'de katıldığı yayında ihracat, büyüme, enflasyon ve kurdaki gelişmeleri değerlendirdi. Kurda henüz denge noktasına gelinmediğini söyleyen Zeybekci, önümüzdeki süreçte döviz piyasalarında TL lehine daha pozitif gelişmeler olabileceğini dile getirdi. Zeybekci, şöyle konuştu: "İlk çeyrekte oldukça iyi bir büyüme gerçekleşecek, 2017'de büyümenin hedefin üzerine çıkacağını düşünüyorum. Türk Lirası, 2015 Mayıs'ta dolar endeksini oluşturan para birimlerine kıyasla oldukça uzakta, bu kapsamda henüz denge noktasına gelmedik, daha pozitif gelişmeler olabilir. 16 Nisan'la beraber dolar/TL çok daha rahatlayarak ilerleyecektir; ancak oluşan dengeyi de çok bozmadan, dış ticareti rahatsız etmemeli. Enflasyonda istediğimiz noktaya gelemedik ancak yıl sonunda enflasyon rahatlıkla yüzde 8'in altına gelir."
Hürriyet

Gecekondu Bile Daha Şahsiyetli
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin hedefinin tek başına büyümeyi, sanayileşmeyi ve ticareti arttırmak olmadığını belirterek, "Bizim bir iktisat ahlakımız var. Tüm çalışmalarımızı ona göre yürütüyoruz" dedi. Erdoğan, gecekonduların şehirleri istila eden beton, çelik ve cam yığını binalardan daha kişilikli, daha şahsiyetli, daha özgün olduğunu da vurguladı. Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nca Ankara Arena Spor Salonu'nda düzenlenen "İnsan İçin Orman, Ekonomi İçin Orman Buluşmasına" katılan Erdoğan, "81 ilde tabiat turizmi seferberliği başlatıyoruz. Ülkemizin sahip olduğu tabii güzellikler gerekli planları ve yatırımları yapmak suretiyle turizme kazandırmak da kararlıyız. Tabiat turizmi gelirinde dünyanın ilk 5 ülkesi arasına girmeyi hedefliyoruz" dedi. İktisat ahlaklarının temelinde sömürme değil, birlikte büyüme, risksiz kazanma değil üreterek kazanma, başkası hesabına değil kendi hesabına çalışma bulunduğuna dikkat çeken Erdoğan, şöyle konuştu: "Bu anlayışın tabii sonucu gelişmenin, ormanlarımızın ve su kaynaklarımızın hebası pahasına değil bu kıymetlerin korunarak sürdürülmesidir." Türkiye'nin son asırlarda yaşadığı sıkıntılar pek çok hassasiyet gibi tabiatla ilişkimize ciddi zararlar verdiğin söyleyen Erdoğan, "Buna rağmen imkan ve fırsat olan her yerde kadim kültürümüzün işaretleri kendini göstermiştir. Şehirlerimizin etrafı yokluk içinde kendine sığınacak bir çatı arayan insanlarımızın yaptığı çirkin gecekondularla bezenirken dahi bu hassasiyet elden bırakılmamıştır. Her gecekondunun bahçesine sığdığı kadar ağaç dikilerek çevresi çiçeklerle bezenerek bir farklılık ortaya konmaya çalışılmıştır. O gecekonduların çoğu bugün şehirlerimizi adeta istila eden beton, çelik ve cam yığını binalardan daha kişilikli, daha şahsiyetli, daha özgündür. Şehirciliğimizdeki bu ara dönemi de kısa sürede geride bırakarak insan fıtratına uygun yapılarla tanışacağımız günler inşallah yakındır" dedi.
Hürriyet

Geri Geliyorlar!
İlişkilerin gergin olduğu 2016 yazında Türkiye'ye tatile gelemeyen Ruslar, iki ülke arasındaki ilişkilerin normale dönmesiyle, Türkiye'de tatil yapmak için seyahat acenetelerine hücum etti. Rusya Federal Turizm Ajansı'nın (Rosturizm), Rus turistlerin yurtdışı tatil tercihinde Türkiye açık ara önde gidiyor. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Başaran Ulusoy, "Bu yıl 5 milyon Rus turist rakamını tuttururuz, yukarısı olur, aşağısı olmaz" dedi. Rosturizm, ülkenin önde gelen tur operatörlerinden derlediği verilere göre, toplam rezervasyonlar içerisinde yüzde 32'lik payla Türkiye'nin, Rus turistlerin mayıs ayında açık ara "favori tatil yeri" olacağı belirtildi. Kıbrıs'ın yüzde 8, Yunanistan'ın ise yüzde 7'lik payla Türkiye'nin arkasından tercih edilen diğer tatil yerleri olduğu belirtilirken, Rusların mayıs ayı tatil talebinin bu yıl 2016'ya göre yüzde 12 daha fazla olduğu kaydedildi. Turizm sektörü yetkilileri, bu yılın ocak ayında 2016'ya göre yüzde 81'lik artışla 40 bin 124 kişiye yükselen Rus turist sayısının, bu yıl yaklaşık 3 milyona ulaşmasını bekliyor. Türk turizm yetkilileri ise 2015 yılı rakamı olan 5 milyon rakamını yakalamayı hedefliyor. Rus ekonomisinde iki yıllık gerileme süreci biterken Rusya, Sovyetler Birliği döneminden kalma 66 milyar dolarlık borcun son kalan bölümü olan 125 milyon doları Bosna ve Hersek'e ödemeye hazırlanıyor. Rus ekonomisindeki iyileşme Rus turist beklentisinde olan ülkeleri yakından ilgilendiriyor.
Milliyet

Evin 'Pay'ına % 20 Ucuzluk Düştü
Türkiye'de evlerin paylara bölünerek satılmasının yani metrekare ile konut sahibi olmanın ve projelere yatırım yapmanın önünü açan gayrimenkul sertifikası dönemi başlıyor. TOKİ öncülüğünde Makro İnşaat'ın Park Mavera 3 projesinde uygulanacak gayrimenkul sertifikasının ilk ihracı Vakıf Yatırım tarafından 29-31 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilecek. İlk sertifikanın pay başına fiyatı 42.5 lira olacak. Gayrimenkul sertifikaları inşaat firmalarına finansman sağlamada önemli kaynak oluşturacak. Bu durumdan ev almak isteyenler de kârlı çıkacak. Kredisiz finansmanı alan firma inşaatı daha ucuza mal edecek. İlk pay ihracını yapacak olan Vakıf Yatırım'ın Genel Müdürü Kemal Şahin, sertifika ile alınan konutun ortalama yüzde 20 daha ucuz olacağını ifade etti. Şahin, bu indirimin nasıl sağlanacağını şöyle anlattı: "İnşaat firmalarının fonlanma imkanları son yıllarda daraldı. Krediye erişim imkanları zorlaştı, faiz oranları yükseldi. Bu durum inşaat maliyetini yükseltti. Ayrıca satışlar eskisi gibi hızlı olmadığı için firmalar tedarikçilerle daha uzun vadeli çalışmaya başladı. Bu da ev fiyatlarını yükseltiyor. Sertifikla modeliyle inşaat firması ihtiyaç duyduğu fonu yatırımcıdan topluyor. Böylece bankaya faiz, tedarikçiye vade farkı ödemiyor ve inşaat daha ucuza mal ediliyor. Bu yöntemle elde edilen iskontoyu yatırımcıya, vatandaşa yansıtarak daha ucuz konut almasını ya da konut yatırımı yapmasını sağlıyor."
Vatan

Milyarder Patlaması
Küresel dalgalanmalara karşın milyarder sayısında rekor kırıldı. Dolar milyarderi sayısı ilk kez 2 bin kişi geçerken, dünyanın en zengini yine Bill Gates oldu. Amerikan iş dünyası dergisi Forbes, dünyanın en zenginleri listesini yayımladı. Microsoft'un kurucusu Bill Gates, geçen yıl 75 milyar dolar olan kişisel servetini 2017'de 86 milyar dolara çıkararak listede bir kez daha birinci olmayı başardı. Son 4 yıldır zirveyi kimseye kaptırmayan Gates, 1994'ten bu yana bulunduğu listede 18'inci kez en tepeye oturdu. Gates'i 75.6 milyar dolar kişisel varlığıyla Warren Buffett'ın izlediği listede, Amazon'un kurucusu Jeff Bezos 72.8 milyar dolarla 3'üncü oldu. İspanyol hazır giyim devi Zara'nın sahibi Amancio Ortega 71.3 milyar dolarlık servetiyle listeye 4'üncü sıradan girerken, Facebook'un patronu Mark Zuckerberg 56 milyar dolarlık servetiyle 5'inci, Meksikalı işadamı Carlos Slim Helu 71.3 milyar dolarla 6'ncı, Oracle'ın sahibi Larry Ellison 52.2 milyar dolarlık servetiyle 7'nci, ABD'li sanayiciler Charles ve David Koch kardeşler 48.3'er milyar dolarlık servetleriyle 8'inci, finansal hizmetler sektöründe faaliyet gösteren Michael Bloomberg 47.3 milyar dolarla 10'uncu sırada yer aldı. Kadınlarda, Fransız kozmetik devi L'Oreal'in en büyük ortağı Liliane Bettencourt 39.5 milyar dolarlık servetiyle listede 14'üncü sırada yer bulurken, en zengin kadın unvanını aldı. Listedeki milyarder sayısı 2016'da 1.810 iken bu yıl yüzde 13 artışla 2 bin 43'e çıktı. 233 kişilik artışın derginin son 31 yıldır tuttuğu kayıtlardaki en büyük artış olduğu bildirildi. Listedeki milyarderlerin toplam serveti de yüzde 18 artarak 7.67 trilyon dolara ulaştı.
Vatan

DÜNYA

Ankara İkna Olmadı
Ankara, Rusya'nın Suriye'nin kuzeybatısında Afrin bölgesi sınırları içinde yer alan Jandaris'te, YPG güçlerini eğitmek için bir üs kurduğu iddiasının Moskova yönetimi tarafından yalanlanmasına temkinli yaklaştı. Terör örgütü PKK'nın Suriye'deki kolu PYD'nin silahlı kanadı YPG Sözcüsü Redur Helil, önceki gün İngiliz Reuters'a yaptığı açıklamada Rus birliklerinin Afrin'e üs kuracağını ve silahlı eğitim vereceğini açıklamıştı. Moskova ise bunu yalanlamıştı. Türk güvenlik kaynaklarının, son gelişmelere dair bazı kritik tespitleri şöyle: Türkiye'nin istihbarat kaynakları, bölgede Rusya'nın da dahil olduğu hareketliliği bir süredir tespit etmişti. Konu, iki ülke askeri makamları arasındaki temaslarda da gündeme getirildi ve rahatsızlık mesajı Rusya'ya iletildi. İstihbarat kaynakları, sadece Rusya'nın değil, rejim güçlerinin de bölgede hareketlilik içinde olduğunu tespit etti. Rusya'nın Afrin'de eğitim verdiğine dair ABD'nin de bilgi sahibi olduğu düşünülüyor. Afrin'de bir çatışma ortamından bahsedilemeyeceğini belirten güvenlik kaynakları, dolayısıyla bu bölgede ateşkes ihlallerini görüşmek amacıyla bir merkez kurulmasına da ihtiyaç olmadığını belirtiyor. Konunun Astana'da yapılan görüşmelerde de gündeme gelmediği belirtilirken, böyle bir girişimden bahsedilmiş olsa, Türk tarafının şimdi olduğu gibi karşı çıkacağı da vurgulanıyor. Bir bölgede askeri eğitim verilmeye başlanmışsa, orasının üs olarak tanımlanacağını belirten kaynaklar, merkez veya şube demenin gerçeği ortadan kaldırmayacağına dikkat çekiyor.
Hürriyet

Tika Çalışanı İsrail'de Tutuklandı
İsrail İç İstihbarat Servisi Şin-Bet, bir süredir gözaltında tutulan Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) çalışanı Muhammet Murtaza'nın, 'Hamas'ın askeri kanadına terör finansmanı sağladığı' gerekçesiyle Gazze'de tutuklandığını açıklandı. Şin-Bet'ten yapılan yazılı açıklamada, Murtaza'nın 'TİKA'yı aldatarak, önemli insani yardım projeleri için gönderilen yardımları Hamas'ın askeri kanadına aktardığı' öne sürüldü. 12 Şubat'tan beri gözaltında tutulan Filistin uyruklu Murtaza'nın İsrail tarafından tutuklanmasını değerlendiren Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Büyükelçi Hüseyin Müftüoğlu, "Adil bir yargılama süreciyle kanıtlanmadığı sürece şahısların masumiyetinin esas alınması hukukun temel bir ilkesidir" dedi. Müftüoğlu, "Konuyla ilgili İsrail makamlarından bilgi talep edilmiştir. TİKA'nın dünyanın pek çok yerine gerçekleştirdiği yardım projelerinde uluslararası standartların gerektirdiği işbirliği ve şeffaflık ilkelerini hassasiyetle takip ettiği kamuoyu ve ev sahibi makamlarca bilinmektedir" ifadelerini kullandı. Murtaza, 2012'den bu yana Gazze'de TİKA için çalışıyordu.
Hürriyet

Nevruz Coşkusu
Baharı müjdeleyen Nevruz Bayramı, Türkiye'de ve Türk Cumhuriyetleri'nde coşkuyla kutlandı. İstanbul'daki resmi kutlamaların adresi Topkapı Kültür Parkı'ydı. Nevruz ateşi yakıldı ve katılımcılar üzerinden atladı. Türkmenistan, Azerbaycan, Özbekistan, Kırgızistan ve diğer Türk Cumhuriyetleri'nin çadır ve standları gezildi. Diyarbakır'daki Nevruz kutlaması ise DBP, DTK ve HDP'nin organizasyonuyla Bağlar ilçesinde yapıldı. 5 bin polisin önlem aldığı Nevruz alanına bıçakla girmek isteyip sırt çantasını da aratmayan bir şüpheli 'Dur' ihtarı üzerine kaçınca vuruldu. Ölen şüpheliyle ilgili Diyarbakır Valiliği'nden yapılan açıklamada "Çantamda bomba var hepinizi öldüreceğim" diyerek polise bıçaklı saldırıda bulunduğu belirtildi. Nevruz alanına sadece Kürtçe 'Na' (Hayır) yazılı pankart, bayrak ve flama alındı. HDP'nin tutuklu eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ'ın mesajları da okundu. İzmir'de Gündoğdu Meydanı'ndaki nevruz kutlaması öncesi ve sonrasında şüpheli görülen 30 kişi gözaltına alındı. Birleşmiş Milletler'in 2010'da aldığı kararla kabul ettiği 'Uluslararası Nevruz Günü' için Cenevre'de kutlama programı düzenlendi. Türkiye, Afganistan, Arnavutluk, Azerbaycan, İran, Irak, Kazakistan, Kırgızistan, Pakistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan'ın BM Cenevre Ofisi nezdindeki daimi temsilciliklerinin düzenlediği etkinlik yoğun ilgi gördü. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Justin Trudeau kutlama mesajı yayınladı.
Hürriyet

Veda Etti
Eski Kuzey İrlanda Bölgesel Hükümeti Başbakan Yardımcısı Martin McGuinness hayatını kaybetti. Ayrılıkçı İrlanda Cumhuriyetçi Ordusu'nun (IRA) eski liderlerinden McGuinness'in, 66 yaşında, nadir görülen bir kalp hastalığı nedeniyle yaşamını yitirdiği bildirildi. McGuinness'in, Kuzey İrlanda'da ay başında yapılan erken seçime giden süreçte kamuoyu önüne çıkmaması dikkati çekmişti. Bir süre önce İngiliz basınında McGuinness'in hastaneye yatırıldığı ve durumunun ciddi olduğu yönünde haberler yer almış ancak ailesinden açıklama gelmemişti. Kuzey İrlanda Bölgesel Hükümeti, McGuinness'in başbakan yardımcılığından 9 Ocak'ta istifa etmesiyle bozulmuştu. McGuinness, takip eden günlerde sağlık sorunlarını gerekçe göstererek siyaseti de bırakmış ve IRA'nın siyasi kanadı olarak bilinen Sinn Fein Partisi'nin Kuzey İrlanda liderliğini Michelle O'Neill'e devretmişti. Bağımsızlık taraftarlarını temsilen 2007'de Kuzey İrlanda Bölgesel Yönetimi Başbakan Yardımcısı olan Martin McGuinness, Gerry Adams'la barış sürecinde de başrolü oynamıştı. McGuinness, 2012 yılında Kuzey İrlanda'da İngiltere Kraliçesi Elizabeth ile bir araya gelmiş ve el sıkışmıştı. Bu buluşma, eski bir IRA komutanı ve Sinn Fein yetkilisinin, İngiliz monarşisinden biriyle ilk kez el sıkışması bakımından tarihe geçmişti. Siyasiler, McGuinness'in ölümünün ardından taziye açıklamaları yaptı. İngiltere Başbakanı Theresa May, yayımladığı taziye mesajında, siyasetçinin ailesi ve dostlarına başsağlığı dileyerek, McGuinness'in Kuzey İrlanda'nın geleceğine yönelik içten bir iyimserliğe sahip olduğunu belirtti. May, mesajında, "Martin McGuinness'in gençliğinde seçtiği yolu hiçbir zaman uygun bulmadım ama sonuçta cumhuriyetçi hareketin şiddetten uzaklaştırılmasında belirleyici bir rol oynadı. Bunu yaparken, Kuzey İrlanda'nın çatışmadan barışa giden olağanüstü yolunda önemli ve tarihi bir katkıda bulundu" ifadelerine yer verdi.
Milliyet

Daeş'e Karşı Daha Fazla Destek Sözü
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da Irak Başbakanı Haydar el İbadi ile görüşmesinde, DAEŞ'e karşı savaşta Irak hükümetine daha fazla destek sözü verdi. İki lider arasındaki görüşmede DAEŞ'le mücadelenin ana gündem maddesi olduğu belirtilirken, İbadi "Trump yönetimi yaptıklarımızı görüyor ve takdir ediyor. Bize destek vermeye devam edecekler. (Terörle mücadele) Görevini tamamlamamız noktasında artan bir destek sağlanacağının güvencesi verildi" diye konuştu. Başkan Donald Trump'ın İbadi'ye Irak ordusunun DAEŞ'e karşı elde ettiği başarı nedeniyle teşekkür ettiği, Musul operasyonunun da yolunda gittiği değerlendirmesinin yapıldığı aktarıldı. Bununla birlikte Trump, ABD ordusunun Irak'tan çekilme kararının yanlış olduğu yönündeki eleştirilerini tekrarladı ve "Kesinlikle ayrılmamalıydık. Orada bir güç boşluğu oluştu ve sonrasında ne olduğunu gördük" dedi. Trump'ın DAEŞ'le mücadele konusunda Obama yönetiminden daha "arzulu" olduğunu söyleyen İbadi'nin, Irak'ı "vize yasağı uygulanacak ülkeler" listesinden çıkarması dolayı Başkan'a bizzat teşekkür ettiği bilgisi paylaşıldı. ABD'nin terörle mücadele noktasındaki stratejisinin sadece askeri bir planlama olmadığını söyleyen İbadi, "ABD kamuoyunun dışarıya çok sayıda asker gönderilmesini istediğini sanmıyorum. DAEŞ'le mücadele için bir plan var, ben görmedim ama DAEŞ'i ortadan kaldırmak için bizim bölgesel bir planımız olmalı" değerlendirmesini yaptı. Irak'ın başkenti Bağdat'taki önceki gün düzenlenen intihar saldırısında en az 23 kişi hayatını kaybetmiş, saldırıyı DAEŞ üstlenmişti. Irak, 19 Şubat'ta DAEŞ'in Irak'ta elinde kalan en önemli bölge olan Musul'un batısına yönelik askeri harekât başlatmıştı.
Milliyet

Bm Kıbrıs İçin Yeniden Devrede
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiadis'in kabul edilemez istekleri nedeniyle sona eren Kıbrıs görüşmelerinde Birleşmiş Milletler (BM) devreye girdi. BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide, müzakerelerin yeniden başlaması, Temmuz ayında bir anlaşma sağlanması ve Eylül ayında referanduma gidilmesi için yeni bir yol haritası hazırladı. KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'nın da sıcak baktığı yol haritasında 4 temel başlık üzerinde duruluyor. Bunlardan en önemlisi adada referanduma gidilmesi. Herşeyin yol haritasındaki gibi gitmesi halinde, Ağustos ayında referandumda 'evet' ya da 'hayır' oyu çıkmasıyla ilgili propagandalar başlayacak.
Vatan

POLİTİKA

Topunuz Gelin
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa'yı sert sözlerle eleştirerek, "Yıllarca bize 'Avrupa Birliği kriterleri' diyerek dayattıkları ne varsa şimdi hepsini kendileri ayaklar altına alıyorlar. Şu 16 Nisan bir bitsin, masaya oturacağız, konuşacağız. Bu devran böyle yürümez, gereği neyse Türkiye olarak da biz bunu yaparız" dedi. Erdoğan, dün Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nın Ankara Arena'da düzenlediği "İnsan için orman, ekonomi için orman" programında şunları söyledi: Şu anda bu çukur eylemlerinde bulunanlar ne diyorlar hayır. Kandil ne diyor hayır, bölücü terör örgütü PKK ne diyor hayır. FETÖ ne diyor hayır. Batıda bu terör örgütünün arkasında kimlerin olduğunu görüyoruz. Almanya'da, Hollanda'da, Belçika'da, İsviçre'de nasıl paslaştıklarını görüyoruz. Türkiye artık zayıf hükümetlerin pençesinde kıvranmasın diye istikrar ve güven iklimini kaybetmesin diye yönetim sistemini değiştiriyoruz. Hadi bizim muhalefetin telaşını anladık. Onlar uzun zamandır ekmeden biçtikleri bir sistemi kaybedecek olmanın paniği içindeler. Peki bu Avrupa ülkelerine ne oluyor? Avrupa ülkelerinin 16 Nisan konusundaki duruşları bizim muhalefetten daha sert, daha haşin, daha yaralayıcı. İşinize bakın, işinize. Allah'ın izniyle 16 Nisan'da bunlara gereken dersi vereceğinize inanıyorum. Geçmişte hasta adam dedikleri bu ülkeyi bir türlü mezara gömüp başına taş dikemediler. Şimdi bu ülkenin yeniden dirilişine şahit olmak elbette onlara acı geliyor. Tayyip Erdoğan'ın Rotterdam'da dev posterleri dükkanlara asılmış. Gelmiş Hollanda polisi onları söküp atıyor. Ama öbür tarafta AB'de PKK terör örgütü yasak olduğu halde, onun başındaki zatın pankartlarıyla, posterleriyle Rotterdam caddelerinde, onların polislerinin koruması altında gösteriler, yürüyüşler yapıyorlar. Sadece Hollanda da mı? Almanya'da da aynı şeyi yapıyorlar. Ne yaparsanız yapın, topunuz gelin, bu millet 16 Nisan'da gereğini sizlere gösterecek. Yıllarca bize AB kriterleri diyerek dayattıkları ne varsa şimdi hepsini kendileri ayaklar altına alıyorlar. Şu 16 Nisan bir bitsin, 16 Nisan bittikten sonra masaya oturacağız, konuşacağız. Bu devran böyle yürümez. Gereği neyse Türkiye olarak da biz bunu yaparız. Hollanda'da yerlerde sürüklenen o benim Hüseyin Kurt kardeşimin hesabını soracağız. Yerlerde sürüklenenler sadece benim insanım değil, aynı zamanda AB'nin müktesebatıdır, AB kriterleridir. Avrupa ülkelerin yüzlerindeki maske düştü, gerçek suratları ortaya çıktı. Bunlarda insanlık, vicdan, merhamet yok. Bu Avrupa, 2. Dünya Savaşı öncesinin ırkçı, faşist, zalim Avrupa'sıdır. Bu Avrupa Ortaçağ'ın Türk ve İslam düşmanı Avrupa'sıdır. Çanakkale şehitlerimize ithaf ettiği o meşhur şiirinde ne diyor Akif: Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz Medeniyet denilen kahpe, hakikat, yüzsüz.' Evet, medeniyet denilen kahpe, hakikat, yüzsüz. Avrupalılar önce Suriye meselesinde, ardından 16 Nisan konusundaki tavırla kendi maskelerini kendi elleriyle yırtmışlardır. Bundan sonra ülkemizde çeşitli sıfatlar altında ajanlık yapan hiçbir Avrupalıya izin verilmeyecektir. AB üyelik süreciymiş, geri kabul anlaşmasıymış, şuymuş, buymuş, artık hiçbiriyle bizi tehdit edemeyecekler. Bitti o işler. Biz Çanakkale'de olduğu gibi yedi düvelin en modern ordularına boyun eğmemiş, 15 Temmuz'da olduğu gibi içimizdeki ihanet çetelerine meydanı bırakmamış bir milletiz. Hele 16 Nisan'da şu Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine bir geçelim, ondan sonra çok daha farklı bir Türkiye doğacak, bunu bilelim. Bakıyorsunuz Alman milletvekilleri avucuna hayır yazmış, dolaşıyor, kampanyalar yapıyorlar. Ya size ne? Korkunun ecele faydası yok.
Milliyet

Alevi Kültürünün İçinde Büyüdüm
Başbakan Binali Yıldırım, Alevi- Sünnilerin birlikte yaşadığı bir köyde doğduğunu ifade ederek, "Benim adımın da çok sevdikleri komşumuzdan geldiğini sizlerle paylaşmak isterim. Biz birbirimizin çocuklarına isim verecek kadar güçlü bağlarla, güçlü bir hukukla birbirimize bağlıyız" dedi. Avrupa'da ırkçılık ve İslamofobinin yükseldiğini kaydeden Yıldırım, "Bu batı medeniyetini zehirlemektedir. Küçük siyasi hesaplar için büyük insanlık değerleri kurban veriliyor" diye konuştu. Yıldırım, dün Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın himayesinde Dede Garkın Derneği ev sahipliğinde Uluslararası Hacı Bektaş Veli ve Sultan Cem'i buluşması programına katıldı, Nevruz cemini izledi. Yıldırım, konuşmasında anayasa değişikliğine hiç değinmeden şu mesajları verdi: Bizler acıyı bal eylemesini bilmiş, birbirine kenetlenmiş bir milletiz. Hacı Bektaş Veli Hazretleri, Makalat eserinde Alevi-Bektaşi yolunu tarif ederken, 'yolumuz irfan ve insanlık sevgisi üzerinedir' diye ifade etmiştir. İslam tasavvufu düşünce geleneğinin merkezinde insan vardır. İslam dini, barış dini, peygamberimiz de barış elçisidir. Adına DEAŞ, IŞİD denen bir terör örgütünden yola çıkarak, hiç kimsenin İslam'ı terörle yan yana getirmesine asla razı olamayız. DEAŞ, Boko Haram, Şebab, PKK, YPG gibi terör örgütleri, sadece terör örgütüdür. İslam'la, dinimizle hiç ama hiç alakası yoktur. Terör örgütleri vasıtasıyla bizleri, mezhep, meşrep hatta etnik kimlik üzerinden ayrıştırmaya çalışan fitne odaklarına karşı çok uyanık olmalıyız. Biz dünyada huzur, barış istiyoruz. Bütün gayretlerimiz bunun içindir. İslamofobi, Batı medeniyetini zehirlemektedir. Demokrasi, insan hakları yerini; ırkçılık, yabancı düşmanlığı, İslam karşıtlığı almaya başlamıştır. Küçük siyasi hesaplar için büyük insanlık değerleri kurban veriliyor. Bu durum insanlık, batı dünyasının geleceği adına hem üzüntü hem de endişe vericidir. Biz farklılıklarımızı insanlığın, medeniyetin zenginliği olarak gördük, görüyoruz. Bunun bir örneği de benim. Alevi-Sünni vatandaşlarımızın birlikte yaşadığı köyde doğdum. Benim adımın da çok sevdiğimiz, sevdikleri için adını verdikleri komşumuzdan geldiğini sizlerle paylaşmak isterim. Biz birbirimizin çocuklarına isim verecek kadar güçlü bağlarla, güçlü bir hukukla birbirimize bağlıyız. Aynı sofrada, aynı tastaki çorbaya birlikte kaşık salladık. Düğünlerimizi, sünnetlerimizi birlikte yaptık. Birlikte semaha, birlikte halaya durduk. Acılarımızı, hüzünlerimizi, mutluluklarımızı paylaştık. Bu kardeşiniz Alevi kültürüne çok yakın ve çok sıcak bir komşudur. Bu kültürün içinde büyüdüm. Biz iç içe yaşadık, birlikte yaşadık, bundan sonra da ilelebet birlikte yaşamaya devam edeceğiz. Bin yıldır ne başardıysak hep beraber başardık.
Milliyet

Meclis'le Bütün Köprüler Atılıyor
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 16 Nisan referandumuyla seçilecek başkana TBMM'yi feshetme yetkisi verileceğine dikkati çekti. Kılıçdaroğlu, referandumdan 'hayır' çıkması durumundan parlamenter sistemin aksaklıklarını gidermek için siyasi partilerle görüşecekleri sinyalini verdi. CHP lideri Kılıçdaroğlu, 16 Nisan referandumu kapsamında dün Samsun Anemon Otel'de muhtarlar ve bazı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle buluştu. Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: Bir siyasi partinin genel başkanı olarak değil, sizler gibi ülkesini, bayrağını, milletini seven bir vatandaş olarak konuşacağım. 16'sında sandığa gittiğimizde bir seçim yapmıyoruz, bir siyasi partiyi seçmiyoruz, bir referandum yapacağız. Siyasetin görevi halka hizmet etmekse, halka hizmette yarışalım niye kavgada yarışıyoruz. Anayasalar bir toplumu bölmemeli, ayrıştırmamalı, birleştirmeli, kaynaştırmalı. Devleti yönetenler diline hakim olmak zorundadırlar. 1915'te yedi düvel Çanakkale'yi geçmek istedi, geçemedi. 3 yıl sonrasına geçiyorum, bir kişi kalktı, bir imza attı. Çanakkale Boğazı'ndan bizim o savaştığımız gemiler ve devletler geldi Marmara'da demirlendi. Bir kişiye verilen yetki, Çanakkale'nin geçilmesine yol açtı. Şimdi anayasa değişikliği yapıyoruz, bir kişiyi olağanüstü yetkilerle donatıyoruz. Bir kişiye TBMM'yi fesih yetkisi veriyoruz. Vatandaşlarımız milletvekillerini seçiyor, milli irade TBMM'de tecelli ediyor. 80 milyon vatandaşı temsil eden TBMM'yi bir kişi hangi gerekçeyle feshedecek. Bir kişi milli iradeyi feshetme yetkisine sahipse bu milli iradenin değeri var mıdır? Bir kişi 80 milyondan büyük müdür? 80 milyonun aklı yok mudur? Mesela kaç bakanlık olacak? Takdir başkana ait. Kaç başkan yardımcısı olacak, belli değil. Parlamenter demokratik sistemden otoriter tek adam rejimine geçiyoruz. Meclis'le başkan arasındaki bütün köprüler atılıyor. Niye Anayasa Mahkemesi'ne gitmediniz dediler. Milletin kaderini mahkemeye bırakamayız, terkedemeyiz. Evet' diyenin de 'hayır' diyenin de başımın üstünde yeri var.
Milliyet

SPOR

THY Euroleague'deki son iç saha maçında Baskonia'ya yenilen Fenerbahçe, dün de Maccabi Tel Aviv'e 81-79 ile boyun eğdi, 27. haftada 10. kez salonu üzgün terketti. Maccabi'nin Goudelock ve Smith gibi eksiklerine rağmen hücumda çok tehlikeli bir ekip olduğunu bilen Obradovic, Udoh- Vesely ikilisini yan yana başlatırken, Dixon'ın yanına Melih ile Kalinic'i koyarak baskıyı üst düzeyde tutmayı amaçladı. Savunmada istediklerini yapan Fenerbahçe, hücumda da ritmini bulunca, 9. dakikada 23-10 öne geçti, ilk periyodu 25- 15 galip bitirdi. Maçı 6'da 5 üç sayı isabetiyle bitiren Melih'le 12. dakikada bir kez daha 30-17 ile 13 farkı yakalayan Fenerbahçe'de rotasyonla birlikte sıkıntılar da başladı. Sloukas ile Bogdanovic'in yokluğu fazlasıyla hissedildi bu maçta. Kenardan gelen Bennett ile Nunnally'nin savunmada varlık gösterememesi, Dixon kenardayken uzunlara top geçirilememesi farkı 3'e indirdi. Maccabi, Dixon'a yaptığı baskı ile tecrübeli ismi çok yıprattı. Obradovic, hafta sonu lig maçında iyi oynasa da genç Berk'i sahaya sürmeyip, 2. guard olarak Nunnally'ye görev verince, o baskı top kayıplarını da artırdı. Antic'in üçlükleri, temsilcimizi oyunda tutsa da, Maccabi artık maça inanmıştı. Melih ve Nunnally üçlükleriyle temsilcimizi yeniden 6 farklı öne geçirdi ama savunmada bir türlü direnç koyulmayınca Maccabi hep geri geldi. Bir de aşırı yorgunluk Dixon'ın dengesini bozmuş olacak ki, son 3 topu çok yanlış kullanan ABD'liye, cezayı son saniyede Landesberg kesti.
Milliyet

Beş yılda Beşiktaş Niye beş yılda Beşiktaş? Anlatayım Bugün 22 Mart 2017 Beşiktaş başkanlığına 26 Mart 2012 yılında seçilen Fikret Orman, dört gün sonra başkanlıkta beşinci yılını dolduruyor. Beşiktaş tarihinin belki de en önemli beş yılı "Beş dakikada Beşiktaş" anlayışından "Beş yılda Beşiktaş" zirvesine, saygınlığına tırmanan inanılmaz bir başarı öyküsü, inanılmaz bir zafer yürüyüşü Unutulmasın, Fikret Orman ve arkadaşları göreve "feda" diye geldiler, çok "cefa" çektiler, şimdi camia ile birlikte "sefa" sürüyorlar. Söylemesi, yazması kolay, gerçekleşmesi gerçekten pek de mümkün olmayan bir başarı öyküsü bu Tanık olduğum için, gözlerimle gördüğüm, kulaklarımla duyduğum için yazıyorum. Oturduğumuz masalarda başkanvekili Ahmet Nur Çebi'nin her gün en az 20-30 icra-haciz işlemini nasıl kaldırdığını, nasıl ötelediğini görmüşlüğüm, duymuşluğum var. Üstelik kasaba, bakkala, manava, yoldan geçen kim varsa herkese borç, herkesin elinde bir icra işlemi Bin lira için, 10 bin lira için, 100 bin lira için Akaretler'de kulüp önünde icra kuyrukları Hatırlayın, icra takibi yapmak, masaları, sandalyeleri bile almak için bu kulübün kapısına kamyonlarla icra memurları dayanmadı mı? Fikret Orman ve yönetim kurulu arkadaşları böyle bir ortamda göreve gelmelerine rağmen "kısa zamanda çok işler" yaptılar, çok mesafe aldılar. İlk işleri icraları durdurmak, UEFA'nın kapısını aşındırmayı alışkanlık haline getiren futbolcuların ödemelerini yapmak, en azından kulübün günlük çarkının dönmesini sağlamak oldu. O günlerde hiç olmazsa kulübü döndürecek "can suyunu" sağladılar.
Milliyet

Galatasaray'da 25 Mart sadece başkan Dursun Özbek ve yönetiminin kaderini değil, sözleşme imzalatılması düşünülen futbolcuların durumunu da belirleyecek. Sarı-kırmızılılarda Muslera, Bruma, Yasin ve Carole'ün sözleşmelerinin 25 Mart'ta yapılacak kongreden sonra masaya yatırılacağı belirtildi. Buradaki bütçenin onaylanmasının ardından oyuncularla görüşmeye başlanacağı ifade edildi. Galatasaray'da tartışmasız en çok sevilen isim olan ama aldığı 3 milyon 575 bin euro ve maç başı 20 bin euro ile Sneijder'den sonra en fazla kazanan isim durumundaki Muslera'nın sözleşmesinin 2021'e kadar uzatılması isteniyor. Yönetim de Uruguaylı eldivenle anlaşarak 1 numarada sorun yaşamamayı amaçlıyor. Galatasaray'da yine zam ve yeni sözleşme bekleyen bir diğer isim Bruma Portekizli'nin sözleşmesi de yine önümüzdeki yıl bitecek. Sarı-kırmızılılar, Bruma'nın 1.1 milyon euroluk ücretine iyi bir zam yapıp uzun vadeli bir sözleşme yapmak istiyor. Kongreden sonra genç futbolcunun menajeriyle pazarlıkların başlayacağı bildirildi. Yine sezon başında zam isteyen ve 2018'te sözleşmesi bitecek Yasin Öztekin'in durumu da kongreden hemen sonra ele alınacak. Yönetim 1.1 milyon euro olan Yasin'e belli miktarda zam yapacak. 2019'da sözleşmesi biten ve 700 bin euro kazanan Carole de zam bekleyen diğer bir futbolcu Bu oyuncunun durumu da kongreden sonra masada olacak.
Milliyet
UEFA Avrupa Ligi'nde çeyrek finale kalan ve Fransız ekibi Lyon ile eşleşen Beşiktaş'ta, kulübün sponsorları maddi destek için kesenin ağızını açma hazırlığına girdi. UEFA Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi'ne oynadığı başarılı maçlarla dikkatleri üzerine çeken siyah-beyazlı takımın bu performansını başta Vodafone olmak üzere birçok sponsorun ödüllendirmeyi düşündüğü iddia edildi. Beşiktaş'ın başarısı sayesinde hem stadın isminin hem de forma göğüs reklamının daha fazla gündeme gelmesinden memnuniyet duyan Vodafone'un, Avrupa Ligi'nde yarı finale kalınması durumunda bir transfere maddi destek verebileceği ortaya çıktı. Stockholm'deki finale gidilmesi durumunda kesin olarak Beşiktaş'a maddi destek sağlayacak olan Vodafone, yarı finale kalınması durumunda bile siyah- beyazlı kulübe 5 ile 8 milyon euro arasında yıldız futbolcu transferinde kullanılması için katkı vermeyi planlıyor. Vodafone'un İngiltere'deki merkezinden gelen haberlere göre dünya çapındaki firmanın, sadece futboldaki başarısından değil, sponsorlara verdiği sözleri tutmasından dolayı da Beşiktaş'a maddi katkı sağlamayı düşündüğü ifade edildi. Beşiktaş'ın ana sponsoru olan Vodafone'un yanı sıra diğer şirketlerin de siyah-beyazlı kulüple sözleşme yenilemeyi düşündüğü aktarıldı. Bu kapsamda şirket yetkililerinin önümüzdeki sezonlar için Başkan Fikret Orman'la görüşmeler yapmaya başladığı kaydedildi.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder