24 Mart 2017 Cuma

24.03.2017 Genel Gündem



24.03.2017

GÜNDEM

'Akın Öztürk'e Büyük Patron Diyorlardı'
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, FETÖ'nün Hava Kuvvetleri Komutanlığı içindeki 'mahrem yapılanması'na ilişkin 157 şüpheli hakkında iddianame hazırladı. Mahrem hizmetlerde birimin, FETÖ'nün askeri yapılanması olduğu belirtilen iddianamede, her kuvvetin başında bir 'bölge temsilcisi', altında 'müdürler', 'müdür yardımcıları', 'öğretmenler' olduğu kaydedildi. Müdürlerin örgütsel faaliyetlerini son zamanlarda data hatlı telefon ve tabletler üzerinden yaptığı, cihazlarda basıldığında tüm hafızayı bir daha geri getirilemeyecek şekilde silen "panik buton" uygulamasının yüklü olduğu kaydedildi. Örgütün Hava Kuvvetleri'nin Ankara Bölgesi Yapılanması'nı, Ankara 1. Bölge ve Ankara 2. Bölge olarak ikiye ayırdığı, 1. Bölge'de, Merzifon 5. Ana Jet Üs Komutanlığı, Akıncı 4. Ana Jet Üs Komutanlığı, Hava Lojistik Komutanlığı, 11. Üs Komutanlığı/Etimesgut Hava Hastanesi ve Kayseri 12. Hava Ulaştırma Ana Üs Komutanlığı'nın bulunduğu belirtildi. Örgütün F-16 pilotlarının eğitildiği ve uçtuğu Akıncı'ya ayrı bir önem verdiği kaydedilen iddianamede, 2013-2016 arasında F-16 eğitimi için gelen kursiyerlerin ve pilot subayların neredeyse tamamının örgüt üyesi olduğu, darbe girişiminde pilotların çok küçük bölümünün yer almadığı anlatıldı. İddianamede, şüpheli Pilot Yarbay Bilgehan Bülbül'ün Ankara 11. Hava Ulaştırma Üs Komutanlığı'nda görev yaparken, komutanlığın 'müdürü' olan 'Enes' kod Ertuğrul Akkaya ile irtibatı bulunduğu, pilot eşi Yarbay Nail Bülbül'ün de 'Kamil' kod Kemal Alkan'a bağlı faaliyet yürüttüğü iddia edildi. İki şüphelinin de 'silahlı terör örgütü üyesi olmak' suçundan 7.5 yıldan 15'er yıla kadar hapsi istendi. Orduda ilk kadın general adayı olan Yarbay Bilgehan Bülbül, özel kaleminde görev yaptığı Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın Kardak kayalıklarında 29 Ocak'ta yaptığı ziyarette yer almış, ardından gözaltına alınıp serbest kalmıştı.
Milliyet


O Bölgeye Rus Askeri!
PKK'nın Suriye kolu YPG, Türkiye'nin top ateşine tuttuğu Suriye'nin kuzeybatısındaki Afrin bölgesine Rus birliklerinin girdiğini açıkladı. YPG Sözcüsü Redur Xelil, haber ajansı Reuters'a yaptığı açıklamada "Rus güçleri Türkler'in top ateşi açtığı Jandaris bölgesine yöneldi" dedi ve buraya yönelen güçlerin bu hafta başında Afrin'e konuşlanan Rus birliklerinin bir parçası olduğunu vurguladı. YPG, Rus güçlerinin Afrin bölgesine, kendi üyelerinin askeri eğitim almasını da öngören anlaşmanın bir parçası olarak konuşlandıklarını açıklamıştı. Moskova ise, "Afrin yakınlarında Kürt birlikler ile Özgür Suriye Ordusu'nun (ÖSO) karşı karşıya geldiği bölgede, Rusya'nın Suriye'deki Ateşkesi İzleme Merkezi'nin bir şubesinin açıldığını" söylemişti. Sabah saatlerinde Hatay'ın Reyhanlı ilçesindeki Bükülmez Hudut Karakol Komutanlığında görevli bir asker, Suriye'den açılan keskin nişancı ateşi sonucu şehit olmuş, Türk Silahlı Kuvvetleri de, "PYD/PKK bölgesinden" açılan ateşe "misliyle" karşılık verildiğini duyurmuştu.
Vatan

EKONOMİ

Dolar: 3,6354-3,6369                                   
Euro: Euro 3,9147-3,9171   
Sterlin: 4,5434-4,5470         
Gram Altın: 145,3186-145,4364

Finansta İslami Atak
Türkiye, İslami finans ürünlerinde iki koldan atağa geçiyor. Türkiye Varlık Fonu, önceliğini İslami finans olarak belirlerken İslami finans ürünleri kanalıyla değer yaratmayı hedefliyor. Hazine Müşteşarlığı da uluslararası sermaye piyasalarında kira sertifikası (sukuk) ihracı olanaklarını araştırmak üzere Dubai Islamic Bank, HSBC ve Standard Chartered'a yetki verdi. Bu çerçevede, 28 Mart salı günü Birleşik Arap Emirlikleri'nde yatırımcılarla bir dizi toplantı yapılması planlanıyor. Thomson Reuters servislerinden IFR'da yer alan bir habere göre Türkiye'nin planladığı dolar cinsi kira sertifikası gösterge büyüklükte ve beş ile sekiz yıl arası vadede olacak. Türkiye Varlık Fonu Başkanı Mehmet Bostan, dün 12. Türk Arap Ekonomi Forumu'nda "Varlık Fonu İslami finans ürünleri kanalıyla değer yaratacak. İslami finans Türkiye Varlık Fonu'nun önceliklerinden biri" diye konuştu. İslami finans ürünü deyince ilk akla gelen kira sertifikaları yani sukuk ihracı. Türkiye, Pakistan, Malezya, Endonezya ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn, Suudi Arabistan, Oman, Katar, Kuveyt'ten oluşan Körfez İşbirliği Konseyi, 2016'da 40 milyar dolarlık sukuk ihracı gerçekleştirirken, global sukuk ihraç piyasası 67.4 milyar dolara ulaştı. Geçen yıl yapılan sukuk ihracının yüzde 60'ını devletler yaptı. Öyle ki Malezya tek başına 28.4 milyar dolarlık ihraç gerçekleştirirken, Endonezya da 7.3 milyar dolarlık ihraçla öne çıktı. Türkiye'de de kira sertifikalarının yüzde 66'sı Hazine tarafından ihraç edilirken, yüzde 34'ü bankalar ve şirketler tarafından piyasaya sunuldu. Uluslararası kredi derecelendirme kurumu Standard&Poor's bu yıl sukuk ihracının 60-65 milyar dolar seviyesinde olmasını bekliyor. Ancak S&P'nin diğer öngörüsü çok daha önemli. Körfez İşbirliği Konseyi üyesi ülkelerin 2017- 2019 arasında ihtiyaç duydukları 275 milyar dolarlık finansman kaynağının yarısının da sukuk ihraçlarından karşılanmasını bekliyor. Varlık Fonu Başkanı Bostan, sermaye piyasası yatırımlarında yeni bir söylemin geliştirilebileceğini belirterek, gelişmekte olan ülkelerde global talebin trilyon dolar seviyelerinde olduğunu kaydetti. Bostan, "Şu anda bizim finansal varlıklarımızın sadece yüzde 5'i İslami finansmandan istifade ediyor. Kısa süre önce Türkiye yüzde 15 hedefi belirledi" dedi. İslami finansmanın dünya çapındaki kapsamının hâlâ kısıtlı olduğunu, global bir sektör olmaktansa hala bölgesele odaklandığını aktaran Bostan, bunun da en önemli sebeplerinden birisinin standartlaşmanın olmaması olduğuna işaret etti. Bostan, şunları kaydetti: "Mesela bono ihracında 3 aşama varken, sukuk ihracı 6 ile 7 aşama gerektiriyor ve aylarca sürüyor. Burada yapılacak düzenlemeler, bu sektörün büyümesine de destek verecek. Türkiye, İslami finansmandan daha fazla faydalanmalı. TVF, İslami finansın büyümesinde rol oynayacak. Bu yatırım alanlarında İslami finans ile ilgileniyoruz, yatırım ürünlerinin çeşitliliğini artırmak, standartları yükseltmek ve yatırımcı ilgisini çekmek istiyoruz. Bu gaye ile sadece İslami finansa odaklanan bir kısmımız da olacak."
Hürriyet

1 Milyon Aileye Doğalgaz Müjdesi
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, "2017 ve 2018 yılında çok büyük bir doğalgaz hamlesi için düğmeye bastık. Sadece 81 ili tamamlamayacağız. 200 - 250 ilçemizde yaklaşık 1 milyon aileyi bu iki yılda 5 milyar liradan fazla yatırım yaparak doğalgaz konforuyla buluşturacağız" dedi. Bakan Albayrak, Ahi Evran Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Konferans Salonu'nda düzenlenen "Genç Kürsü" programında öğrencilerle biraraya geldi. Kırşehir'e iki sürprizle geldiğini belirten Albayrak, Kaman ve Mucur ilçelerine bu yıl sonuna kadar doğalgazı getireceklerini ifade ederek, hayırlı olmasını diledi. Albayrak, şöyle konuştu: "Kırşehir'e hem hasbihal etmek hem de güzel bir sürprizle gelelim istedik. Konuşmaya sürprizle girelim ki ağzımız tatlansın istedik. İnşallah, hem Kaman hem de Mucur'a bu yıl sonuna kadar doğalgazı getiriyoruz. 2017 ve 2018 yılında, çok büyük bir doğalgaz hamlesi için düğmeye bastık. Sadece 81 ili tamamlamayacağız. 200-250 ilçemizde yaklaşık 1 milyon aileyi bu iki yılda 5 milyar liradan fazla yatırım yaparak doğalgaz konforuyla buluşturacağız. Bunun ayaklarından birisi olan Kırşehir'imizde bu sene 2 ilçemizi inşallah önümüzdeki kış doğalgazla buluşturacağız." Albayrak, "15 yıldır bu halktan aldığı güçle, halkın temsili ve iradesiyle tüm farklı güç odaklarıyla savaşa savaşa 15 Temmuz'a geldik ve 15 Temmuz'da bilfiil savaşa, tankın, askerin, uçağın önünde dikilerek artık hayatımızın hiçbir önemimin olmadığını, 'bu ülkenin bekası için gerekirse bunu bile vermeye hazırız' diyen bir millet olarak dünya sahnesine çıktık. 15 Temmuz sonrası yurt içi ve dışındaki seyahatlerimizde muhataplarımızla konuştuğumuzda, bir hayranlıkla, özenerek bizle konuşuyorlar."
Milliyet

Ev Alana Vatandaşlık İçin 1 Milyon $ Fazla
Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) Başkanı Aziz Torun, sektörle ilgili yaptığı değerlendirme toplantısında, özellikle finansman modeli çeşitlenmesine dikkat çekti. Torun, "Sektörde değişim sürmeli. Finansman modeli olarak kullanılan Sat - Yap modeli sürdürülebilir olmadığı için tek alternatif olmaktan çıkarılmalı, yeni finansman modelleri geliştirilmeli" dedi. İlki 15 Temmuz darbe girişimi sonrası, ikincisi Şubat 2017'de başlatılan kampanya seferberliğinin konut pazarını canlandırdığını anlatan Torun, bu sayede 1 ayda 2 bin konut ve 279 ofis satıldığını hatırlattı. Torun, "Sonuçlar konut satışında faiz oranın ne kadar belirleyici olduğunu gösterdi. İlk kez 20 yıl vadeli konut satışı başlasa da vatandaş 10 yıla kadar olan vadeyi seçti" dedi. İnşaat sektörü için yapılan düzenlemeler içinde 'vatandaşlık' konusuna dikkat çeken Torun, "1 milyon dolarlık ev alana vatandaşlık verilecek. Yabancı yatırımcının talebini artırmak için bu rakam aşağı çekilmeli, hatta oranlar bölge bölge değişmeli. Yabancıların koşa koşa gayrimenkul almalarını beklememek gerek. Yabancıya yılda yaklaşık 4.5 milyar dolarlık satış gerçekleştirmemiz, başarı olarak kabul edilemez. Bizim sadece Katar ile ilişkilerimizi geliştirerek bu rakamları aşma potansiyelimiz var" dedi. 2013 - 2017 yılları arasında iki dönem GYODER başkanlığını yürüten Torun, mayısta yapılacak genel kurul sonrası yeni yönetimin oluşacağını söyledi.
Milliyet

İstanbul'da Yabancı Yatırımcıya Anahtar Teslim Destek
İstanbul Kalkınma Ajansı (ISTKA) Yönetim Kurulu Başkanı ve Istanbul Valisi Vasip Sahin, "Hedefimiz mümkünse anahtar teslim, her şeyini, dosyasını, müracaatlarını, ruhsatlarını temin edip yabancı yatırımcıyı çok fazla üzmeden, vakit kaybettirmeden yatırımını yapar hale getirmek" dedi. ISTKA'nın yeni projeleri Istanbul Valisi Vasip Sahin, Istanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbas, Istanbul Ticaret Odası (ITO) Başkanı İbrahim Çağlar, Istanbul Sanayi Odası (ISO) Başkanı Erdal Bahçıvan ve Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi'nin katılımıyla gerçekleştirilen basın toplantısında paylaşıldı. Yatırım Destek Ofisini bu dönemde yabancı yatırımcıya doğrudan destek verecek bir yapıya kavuşturduklarını bildiren Sahin, "Ofiste Türkiye'de diğer kalkınma ajansları için model oluşturacak bir hizmet ofisi açıyoruz. Burada yabancı yatırımcı, 7 kamu kuruluşlarındaki işlemlerinin sonuçlanmasını görevli personel aracılığıyla gerçekleştirecek" dedi.
Star

Yapılandır-Ma
Türkiye'nin en büyük varlık yönetim şirketi olan TURKASSET, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ve dünyanın en büyük bankası olan ICBC'nin iştiraki ICBC Turkey'den 120 milyon TL tutarında sendikasyon kredisi sağladı. Aynı zamanda TURKASSET, Hayat Varlık ile birleşerek, yoluna Hayat Varlık bünyesinde devam etme kararı aldı. Bu iki gelişmenin açıklandığı toplantıda konuşan Hayat Varlık Genel Müdürü Hilmi Güvenal, tahsili gecikmiş alacaklarla ilgili önemli rakamlar verdi. 2016 yılı sonu itibarıyla bankalardaki tahsili gecikmiş alacakların tutarının 58 milyar TL olduğunu belirten Güvenal'ın verdiği rakamlar geçen yıl getirilen yeniden yapılandırmanın çok da yüksek talep görmediğini ortaya koydu. Güvenal, "Gerek vergi gerek sigorta gerekse kredi yapılandırmalarında hevesle başlanıyor. Ama taksit ödemeleri geldiğinde yine bunlar bozulabiliyor. 72 aya kadar fırsat sunan düzenlemeden sonra çok az bir kısım yapılandırıldı. Tahsili gecikmiş alacakların ancak yüzde 8-9'u yapılandırıldı. Bankalar bu yıl da tahsili gecikmiş alacakların yüzde 15-20'sini bize satmak durumunda kalacak" diye konuştu. Sektördeki firmaların bankalardan bugüne kadar 30 milyar TL'ye yakın tahsili gecikmiş alacağı satın aldığını ve bunun 3.5 milyar TL'lik kısmının çözüldüğünü kaydeden Güvenal, "Enerji, telekom gibi büyük sektörlerden bize fazla satış olmuyor. Bizlere satılan krediler genelde bireysel krediler, kredi kartı ve KOBİ kredileri oluyor" dedi. Hayat Varlık'ın sektörün en büyük şirketi olduğunu da belirten Güvenal, geçen yıl çözülen 3.5 milyar TL'lik tahsili gecikmiş alacağın 1.1 milyar TL'lik kısmını kendilerinin gerçekleştirdiğini ifade etti.
Vatan

Dünya
Abd'den Tabka'ya Sdg Kıskacı
Terör örgütü PKK'nın Suriye kolu PYD/YPG'nin ana omurgasını oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri (SDG), terör örgütü DEAŞ'ın Suriye'deki 'başkenti' konumundaki Rakka'ya yönelik operasyona devam ederken, ABD'den desteği sürüyor. Rakka'nın yaklaşık 40 km batısında yer alan Tabka Barajı'na yönelik harekâtta baraja doğru kuzeyden ilerleyen SDG güçlerinin bir kısmı salı gecesi Amerikan helikopterleriyle barajın güneyine, DEAŞ hattının arkasına taşındı. Birleşik Görev Gücü Doğal Kararlılık Operasyonu sözcülerinden Albay Joe Scrocca, bu hamlenin DEAŞ'ı şaşırttığını ifade etti. ABD güçleri daha önce SDG'ye hava sevki desteği vermemişti. SDG güçlerinin taşınması sırasında Amerikan güçleri Howitzer obüslerle, Apache helikopterlerle ve savaş uçaklarıyla ateş desteği sağladı. ABD güçlerinin, SDG'ye sağladığı bu avantaj Rakka'ya yönelik operasyonun yeni bir evreye girdiğini gösteriyor. Tabka çevresinde üç amaç var. Bunlardan biri Tabka barajını kontrol altına almak. Baraj, DEAŞ için ekonomik açıdan kritik. Bunun yanısıra Tabka kenti ve bölgedeki havalimanı da ABD destekli SDG'nin hedefinde.
Hürriyet

Deaş Kurbanı
LONDRA'da önceki gün yaşanan, saldırgan dahil dört kişinin öldüğü saldırının ayrıntıları belli olmaya başladı. Yaralılar arasında 12 İngilizin dışında, üç Fransız, iki Rumen, dört Güney Koreli, iki Yunan, Almanya, Polonya, İrlanda, Çin, İtalya ve ABD'den ise bir kişi var. Yaralı üç polisten ikisinin ise durumu ağır. Hâlâ kimliği açıklanmayan saldırgan, önceki gün 14.40 sularında parlamentoyu Thames Nehri'nin güneyine bağlayan Westminster Köprüsü'nde 4x4 aracını yayaların üzerine sürerek dehşet saçmıştı. Dün ortaya çıkan görüntülerde üç dakika süren bu ilk saldırıda Andreea Cristea isimli 29 yaşında Romanya vatandaşı kadının köprüden nehre düştüğü görülüyor. Andreea canını kurtarmak için nehre mi atladı yoksa düştü mü, bu henüz belli değil. Sevgilisiyle doğum gününü kutlamak için Londra'ya giden genç kadın, birkaç kırıkla saldırıdan kurtuldu. Ancak İngiltere doğumlu, babası Kıbrıslı Türk olan 43 yaşındaki Aysha Frade onun kadar şanslı değildi. 8 ve 11 yaşındaki iki kızını okuldan almaya giderken köprüyü kullanan Aysha, saldırganın hızla kalabalığın üzerine sürdüğü aracın çarpmasının ardından bir otobüsün altında kalarak öldü. Portekiz asıllı İngiliz vatandaşı John Frade ile evli olan Aysha, Londra'daki DLD Koleji'nde İspanyolca öğretmeni idi. DLD Koleji Müdürü Rachel Borland, Asyha'nın iş arkadaşları ve öğrencileri tarafından "saygı duyulan ve çok sevilen" bir kişi olduğunu söyledi. DEAŞ'ın haber ajansı Amak, saldırıyı üstlendiğini duyurdu. İngiliz yetkililer, saldırganın İngiltere'nin Kent kentinde doğmuş olan 52 yaşındaki Khalid Masood olduğunu, yaralama, silah taşıma gibi suçlardan sabıkası bulunduğunu açıkladı.
Hürriyet

Akdeniz'de Yeni Göçmen Faciası: 5 Ölü
Akdeniz'in Libya açıklarında yeni bir facianın yaşandığından ve 250 göçmenin hayatını kaybettiğinden endişe edildiği bildirildi. İtalyan basını, Libya'nın 15 deniz mili açığında 2 ayrı göçmen botunun alabora olduğunu ve 5 cesede ulaşıldığını yazdı. Bölgedeki arama-kurtarma çalışmalarında, 250 göçmenin yaşamını yitirdiğinden endişe ediliyor.
Haber Türk

Eski Rus Vekile Kiev'de Suikast
Ukrayna'nın başkenti Kiev'in merkezinde silahlı bir kişi, Kremlin muhalifi eski Rus milletvekili Denis Voronenkov'a suikast düzenledi. Kiev polis sözcüsü Andrey Grişenko, saldırıda 2 kişinin de yaralandığını duyurdu. Polis, Vorovenkov'un katil zanlısının da korumalar tarafından vurularak öldürüldüğünü açıkladı. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Kiev'deki suikastte 'Rus izi' bulunduğunu iddia etmenin absürd olduğunu söyledi. Gazetecilerin konuya ilişkin sorusunu yanıtlayan Peskov, "Halihazırda dile getirilmeye başlanan 'Rus izi' iddialarının absürd olduğunu düşünüyoruz" dedi. Olayın, Ukrayna'nın Voronenkov'un güvenliğini sağlayamadığını gösterdiğini vurgulayan Peskov, "Eylemin arkasındaki kişilerin açığa çıkarılmasını umuyoruz" diye ekledi.
Vatan

Mühimmat Deposuna Sabotaj
Ukrayna'nın Karki bölgesinde orduya ait bir mühimmat deposunda patlama meydana geldi. Savunma Bakanı Stepan Poltarak, ilk patlamanın gece 03.00 sularında meydana geldiğini, olayda ölen ya da yaralananın olmadığını söyledi. Askeri savcı Anatoli Matios ise ilk incelemelerin olayın sabotaj sonucu meydana geldiğini gösterdiğini açıkladı. Matios, patlamanın meydana geldiği mühimmat deposunda 138 bin ton patlayıcının bulunduğunu belirtti. Ukrayna Devlet Acil Servisi patlamanın olduğu Balakliia'da yaşayan 20 bine yakın kişinin bölgeden tahliye edildiğini, tedbir olarak patlama bölgesinin 40 kilometre çevresindeki alana giriş yasağı konulduğunu duyurdu. 30 bin nüfuslu Balakliia, Rusya yanlısı ayrılıkçı asilerin elindeki Donetsk ve Luhansk'a yakın mesafede bulunuyor.
Vatan

POLİTİKA

Bir Daha Kavgaya İzin Vermeyiz
Başbakan Binali Yıldırım, Tunceli'de düzenlediği mitingde "Tek bir insanımızı terör örgütlerinin insafına bırakmayacağız. Bu topraklarda bir daha kardeş kavgasına, Dersim vahşetine, o acılara izin vermeyeceğiz. Herkes siyaset yoluyla kendini ifade edecek" dedi. Başbakan Yıldırım, dün Tunceli ve Batman mitinglerinde özetle şunları söyledi: "Geçmişte birçok haksızlıklar, yanlışlar oldu. Bu topraklar en iyi bilendir. Dersim olaylarının bu topraklarda yaşayan insanlara ne kadar büyük acılar yaşattığını biz bilemeyiz ama dedelerimiz yaşadı. İstiyoruz ki bizden sonrakiler yaşamasın. O günün tek parti yönetimi CHP ne dedi: 'Dersim bir çıban başıdır.' Ve bütün buradaki vatandaşlarımızı yok ettiler, acımasızca üzerlerine bombalar yağdırdılar. Yaşlarını büyütüp idam ettiler. Şimdi o günlerle yüzleşmek için gelin bu ayıbı kaldıralım, geçmişin acılarını saralım diye ana muhalefet partisine, onun genel başkanı Kılıçdaroğlu'na bir özeleştiri yap, Dersim'de yaşanan o vahşeti tekrar bir özeleştiriyle bu ülkenin gündemine getirelim dediğimizde adını bile anmaktan korkuyor. CHP'de değişen bir şey yok, aynı tas aynı hamam; tellak da aynı, değişmedi. Türkiye'ye vakit kaybettirmek, yapılan hizmetin önünü kesmek dışında hiçbir şey yapmıyorlar. Bugün de Türkiye'nin önünü açacak bu projeye 'Hayır' demeyi marifet sanıyorlar. Onları kendi haline bırakıp biz kendi işimize, önümüze bakalım. Artık Türkiye için hayali olmayanlara daha fazla zaman ayırmayalım, kabuk bağlayan yaraları kanatanlara itibar etmeyelim. Yıllarca bu bölgeler terör bahane edilerek hep geri bırakıldı. Bu değişiklikle birlikte inşallah bu bölgelerde de artık terörün kökünü kazıyacağız. Ben bu topraklarda gözümü dünyaya açtım. Munzur Dağı'nın kuzeyinde biz, güneyinde Tunceli var. Alevi kültürüyle yaşamış, o iklimden gelmiş, hoşgörüyü bilen bir kardeşinizim. Adım bile onu ifade ediyor. Hangi partiye gönül verirseniz verin bugün Türkiye'nin geleceği, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün muasır medeniyetler hedefi için bir ve beraber olma zamanıdır. Bütün ret ve inkâr politikalarını sona erdirdik. Türkiye'nin hiçbir evladını kaybetmeye asla rızamız olamaz. Tek bir insanımızı, terör örgütlerine, cinayet şebekelerinin insafına bırakmayacağız. Herkes siyaset yoluyla kendini ifade edecek. Bu topraklarda bir daha kardeş kavgasına, bir daha Dersim vahşetine, o acılara izin vermeyeceğiz. Dersim'e bu acıları yaşatanları da tarih sorgulayacak.
Hürriyet

'16 Nisan'dan Sonra Sürprizler Olacak'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AB'ye, "16 Nisan'dan sonra çok sürprizlerle karşılaşabilirsiniz. Onlar da karşılaşabilir" dedi. Erdoğan , "Biz diyoruz ki biz ekonomik ilişkilerimizi devam ettirebiliriz. Ama bizim artık siyasi, idari noktadaki şeylerde şöyle bir gözden geçirmeye ihtiyacımız olabilir" dedi. Erdoğan ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmenin Mayıs ayında olabileceğini söyledi. Erdoğan Kanal D, CNN Türk ortak yayınında şunları kaydetti: Şu anda bu yapı 2019 kasımına kadar bu şekilde gidecek. Erken seçimlerle idare edilen bir ülkede istikrar olmaz. AB'nin şu andaki komiserleri şusu busu vesairesi kimsenin bu konuda Türk halkının demokratik yetkilerini belirleme yetkileri yoktur. Türkiye şu anda henüz AB'de müzakere masasında. Bizi ta 1963'ten bu yana oyalayan bir yapı var. Vizeler meselesiydi, mültecilerle ilgili destek meselesiydi bütün bunlar hepsi Türkiye'ye karşı oyalama taktiği. Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier, iyi arkadaş olduğumuz halde beni hedef alan bir açıklama yaptı. Kendisine teessüf ediyorum. Ben Almanya'daki faşizan baskıları söylüyorsam bunu tanımı içinde söylüyorum. Nazi benzetmesini yaparak bunu söylüyorsam bunu tanımı içinde söylüyorum. Aynı şey Hollanda için de geçerli. Hollanda'yı Şansölye sahiplendi. Sonra biz bu bir nazizmdir faşizmdir deyince rahatsız oluyorsun. Bundan kimse rahatsız olmasın. Faşizm mi diyelim, hangisini istiyor? Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Köln'de bir toplantıda demokrasiyle ilgili bir toplantıda bir video konferans sistemiyle benden konuşma rica ettiler. Bizim konuşmamızı yasakladılar, onların Anayasa Mahkemesi. Sen bir teröristi konuşturuyorsun ona yasak koymuyorsun ama Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanına yasak getiriyorsun. Benim de sana söyleyeceklerim de var elbette olay bu. (Almanya ziyareti) Niyetim öyleydi. Şu anda gündemimde böyle bir şey yok. Bütün gündemlerin hepsini artık 16 Nisan belirleyecek. 16 Nisan'dan sonra çok sürprizlerle karşılaşabilirsiniz, onlar da karşılaşabilir. Evet oylarının her geçen gün yükseliyor. Yüzde 52'nin üstünde evet oyu var. Benim derdim şu biz eveti yüzde 60'ların üzerinde taçlandıralım.
Milliyet
Böyle Bir Sistemde Kim Cüret Edebilir?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nca Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen Rumeli-Balkan Buluşması'nda şu mesajları verdi: Ey Kılıçdaroğlu, senin partinin genel başkanlığını yapmış olan İnönü tek adamdı. Onlar başkasına hayat hakkı tanımıyorlardı. O dönemde çok enteresan, CHP'nin il başkanları aynı zamanda valiydi. Düşünebiliyor musunuz hem il başkanı, hem vali. Kılıçdaroğlu şimdi böyle bir şey yapsak nasıl olur? Demokrasilerde böyle bir şey olabilir mi, olamaz. Bu devrildiği için onlar çılgına döndüler. Seçilen Cumhurbaşkanı, görevini anayasa ve yasalarla uygun şekilde yürütmek mecburiyetinde, yeni gelen bu. Anayasa ve yasaları değiştirme yetkisi Meclis'te. Ne diyor ' Cumhurbaşkanı Meclis'i fesh edecek'. Meclis'i fesih yetkisi Cumhurbaşkanı'nın yok. Akşam yatıyor bir başka yalan sabah kalkıyor bir başka yalan. Adeta yalan makinesi. Cumhurbaşkanını yetkisi ile hükümet faaliyetleriyle ilgili olarak anayasa ve yasalara uygun kararnameler çıkarmaktan ibarettir. Anayasaya ters kararname çıkaramaz, kanunlara ters kararname çıkaramaz. 'Canım istedi, çıkarırım' yok böyle bir şey. Anayasa ve yasalara uygun olacak. Buradan tek adamlık çıkması mümkün mü? Hadi onu da geçtik, diyelim ki Cumhurbaşkanı nefsine yenildi, yoldan çıktı, gerçekten tek adamlık yapmaya kalktı. Her şeyden önce bu kişinin yakasına kim yapışır? Bu dünyada millet yapışır. Çünkü biz iki hesaba inanırız halk, hak. Meclis soru önergeleri, araştırma ve soruşturma komisyonlarıyla yasama yetkisiyle bu kişiye dünyayı dar eder. Şayet ortada suç varsa iş Yüce Divan'a gider. Hatta daha kestirme yol olarak Meclis erken seçim ister, bu kişiye hesabı sandıkta verdirir. Böyle bir sistemde kim tek adamlığa cüret edebilir? Bu itham, safsatadan, mugalatadan, millete söyleyecek sözü olmamaktan kaynaklanan bir hezeyandır. Boş çuval ayakta durabilir mi? Boş çuval nasıl ayakta duramaz yere yığılırsa bunların iddiaları da bu şekilde yerlerde sürünüyor. Yeni yön sisteminin şifresi istikrardır, güvendir. Meşhur Güneş Otel hatırası vardır. O otel neler yaşadı neler. Otel odalarında, medya patronlarının villalarında, yurtdışındaki lobi ofislerinde pazarlıklar yapılarak kurulan hükümetler döneminin sona erecek olması bazılarının işine gelmiyor. Bu durum onların işine gelmiyor ama milletimiz kendi işini çok iyi biliyor. Bize düşen milletimizin işine gelen yolu takip etmektir. Şimdi söz de karar da yetki de milletindir. Almışlar yanlarına PKK'yı, DEAŞ'ı, FETÖ'yü onlarla beraber yürüyorlar. Bizimle baş edemeyeceksiniz. Bakıyorum ki Kandil'dekiler hayır diyor. PKK hayır diyor, FETÖ, Pensilvanya'dan sesleniyor hayır diyor. Hayır diye aldatılanlar ne anlama geliyor siz de onlarla berabersiniz.
Milliyet

Chp'den Dp Sloganı: Yeter Söz Milletindir
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 16 Nisan referandumunda oylanacak anayasa değişikliğiyle, freni olmayan bir sistem kurulduğunu belirterek, "Çünkü üstünlerin hukukunu kuruyoruz, yetki verdiğimiz kişilerin hiçbirisi hesap vermeyecek" dedi. Kılıçdaroğlu, Demokrat Parti'nin 1950'deki seçim sloganına atıf yaparak, "Yeter söz milletindir! Bu süreç, o süreçtir. Yeri zamanı gelir bu millet, haksızlıklara dur demesini bilir, dur demenin tarihi 16 Nisan'dır" ifadesini kullandı. Kılıçdaroğlu, referandum sürecinde dün Afyonkarahisar'da bir dizi toplantıya katıldı. CHP lideri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle Afyonkarahisar Ticaret Borsası'nda yaptığı toplantıda, şunları kaydetti: Bir yol ayrımına geldik. 16 Nisan'da sandığa gideceğiz ve bir tercihte bulunacağız. Demokrasi mi tek adam yönetimi mi istiyoruz. Bu tercihin sağı solu, A Partisi B Partisi yok. Bu tercihin sosyal demokratlar, mütedeyyinler, ülkücülerle ilgisi yok. Bir demokrasi tercihi. Despot bir yönetimde bir vatandaş çıkıp, kişiye sen hata yaptın diyemez, korkar çekinir. 1923'te cumhuriyeti kurduk, 1920'de Meclis'i açtık, tek adam yönetimi yoktu. Şimdi bir rejim değişikliğinin içine giriyoruz. Bir Allah'ın kulu çıkıp makul ve mantıklı bir gerekçe açıklaması lazım. Deniyor ki, 'devlette çiftbaşlılık bitecek'. Tam tersine çift başlılık olacak. Devletin forsunu, arabalarını, uçaklarını, parasını kullanıyorlar, bir de 'mağduruz' diyorlar. Peki biz? Devletin uçağını, forsunu, arabasını, parasını, imkanlarını, valisini, kaymakamını kullanmıyoruz. Bizim güvencemiz ne? Bizim güvencemiz Allahımız ve halkımız. Allah'a ve bu milletin ferasetine güveniyorum. Bu millet, demokrasiyi seviyor. Sağcısı solcusu hep beraber demokrasiyi savunacağız. Yeter söz milletindir! Bu süreç, o süreçtir. Muhtarların üzerine kaymakamlar, valiler tarafından baskı yapıldığını biliyorum, ama egemenden, güçlüden, zalimden yana tavır almak kültürümüzde yoktur. Yeri zamanı gelir bu millet, haksızlıklara dur demesini bilir, dur demenin tarihi 16 Nisan'dır.
Milliyet

SPOR

THY Euroleague'de 28. maçında Fenerbahçe'yi konuk eden Anadolu Efes, 80-77 kazandı, çeyrek final biletini aldı. Fenerbahçe'nin 18 sayı geriye düştüğünde bile kazanabileceğini düşündürtmesi, aslında gelinen noktayı gösteriyordu ama Efes'in müthiş enerjisi de maçı kazandıran etkendi. Sloukas'ın sakatlığının ardından adeta rakipler için koz olan Dixon üzerindeki baskıyı Efes adına Doğuş başarıyla yapınca, sarı-lacivertli ekip hücumda sıkıntı yaşadı. Doğuş bir de hücumda Cedi ile birlikte etkili olunca, ilk çeyrekte kontrolü ev sahibi ele aldı. Udoh ve Vesely'le rakiplerine büyük üstünlük kuran Fenerbahçe'nin bunu Dunston-Brown ikilisine karşı tekrarlayamaması, hücum ribauntlarıyla yakalanabilecek avantajın da top kayıpları ile kullanılamaması, devre boyunca ev sahibinin önde olmasını sağladı. Nunnally'den bir türlü verim alamayan Fenerbahçe'de Obradoviç, sakatlığı tam düzelmeyen Bogdanovic'i sahaya sürmek zorunda kaldı. O da müthiş oynadı. Bogdanovic olunca, Dixon'ın da etkisi arttı. Zaten 28. dakikada 17 olan fark bir anda kapandı. Fenerbahçe cephesinin 'bazıları doğruydu', fazlasıyla itiraz ettiği düdüklerle faul çizgisine giden Efes, krizden çıksa da, Udoh'un Granger'dan çaldığı top ve ardından gelen Dixon üçlüğü bitime 37 saniye kala maçı yeniden başlattı. Efes bu kez mola sonrası topu oyuna sokamayarak rakibe bir fırsat daha tanıdı ama Bogdanovic'in üçlüğü çemberde kaldı. Efes, 11 saniye Paul ile çizgide 2'de 0 atıp, misafirperverliği abarttı ama bu kez de Dixon kader üçlüğünü sokamadı.
Milliyet


Finlandiya maçı öncesi futbolcular Olcay Şahan, İsmail Köybaşı ve Deniz Türüç ile birlikte basın toplantısında konuşan Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim kendi futbol direktörlüğü döneminde uygulamaya konulan yabancı oyuncu kuralının faydalı olduğunu söyledi. Yabancı oyuncu kuralını uygulamaya sokmadan önce çok detaylı araştırmalar yaptıklarını vurgulayan Terim, "Bunun adı, 'yabancı sayısında şartlı sınırsız uygulaması' Biz, 7 yedeğin içinde bir Türk kaleci olmasını, kalecilerin pozisyonunu korumak için istedik. 28 kişilik sınırlı kadro yapmak, işin ekonomisini de kontrol etmek demek. Bizim sistemimizde 14 Türk oyuncu mecburi" dedi. Avrupa'nın üst düzey liglerinde yabancı oyuncu sınırı olmadığına değinen Terim şöyle konuştu: "Hepsinde serbest. Bizim ciddi istediğimiz şeyler var. Bu, Türk futbolcusunun yurt dışına gitmesi. Bu kural başladıktan sonra, Türk Milli Takımı Avrupa Şampiyonası'na katıldı. Allah kanunları değişmez insan kanunları değişir" Mevcut kuralın 2018-19 sezonunda sona ereceğini hatırlatan Fatih Terim "Faydalı olduğunu düşünüyorum. İsterseniz yabancı oyuncu almayın. Kadroyu 28 Türk oyuncuyla yapın. Öyle bir zorunluluk yok. Daha önce uygulanan 6+2 yabancı kontenjanında, mukaveleyi feshetmek için fedakârlık yapmak gereken ortamlar vardı. Bunların hiçbiri kalmadı" ifadelerini kullandı. Elemelerde alacakları 11 puanın kendilerini ikinci sıraya taşıyacağını belirten Terim, "Finlandiya karşısında genel felsefesinde kazanmayı ön plana alan bir takım olacağız" diye konuştu. Tecrübeli çalıştırıcı, 2024 Avrupa Şampiyonası'na ev sahibi olma adaylığını da değerlendirerek "Umarım ev sahibi biz oluruz ve şampiyonaya direkt gideriz. Buna layık bir ülkeyiz" yorumunu da yaptı.
Milliyet

Galatasaray'da forma giyen Lukas Podolski, Almanya Milli Takımı'nın İngiltere'ye karşı oynadığı özel maç ile milli takım kariyerini sonlandırdı. Dortmund'daki Signal Iduna Park'ta oynanan özel maçta taraftarlar, milli takıma veda eden Lukas Podolski için kale arkasındaki tribünde "Poldi" yazılı koreografi yaptı. Alman Futbol Federasyonu yetkilileri, karşılaşma öncesinde yıldız futbolcuya flama, çiçek ve bir tablo hediye ederken, Podolski maskesi takan taraftarlar da futbolcuyu uzun süre alkışladı. Gözyaşlarına hakim olamayan Alman futbolcu, taraftarlara teşekkür etti. 2018 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri için hazırlıklarını sürdüren Almanya ile İngiltere'nin karşı karşıya geldiği maçın tek golünü Lukas Podolski kaydetti. Almanya, Podolski'nin 69. dakikada yaklaşık 25 metreden attığı golle İngiltere'yi 1-0 mağlup etti. Milli forma ile son maçına çıkan Polonya asıllı Alman futbolcu Lukas Podolski, ilk 11'de başladığı karşılaşmada 84 dakika sahada kaldı. Geceye damgasına vuran söz İngiltere futbolunun unutulmaz ismi Gary Lineker'den geldi. Dünya futbol literatürüne geçen sözünü farklı bir şekilde yorumlayan Lineker, "Futbol basit oyun. 22 kişi 90 dakika boyunca topun peşinden koşar. Podolski sert vurur ve Almanya kazanır" diyerek vedasını sundu.
Milliyet

Bu yıl 63.'sü düzenlenen Gillette - Milliyet Yılın Sporcusu Ödülleri törenle sahiplerini buldu. Zorlu Performans Sanatları Merkezi'nde yapılan organizasyonda, 2016 yılı için zirveye çıkanlar ödüllerini aldı. Geceye, spor, sanat ve iş dünyasından çok sayıda isim katıldı. Yaklaşık 3 milyon sporseverin oy kullandığı dünya spor tarihinin en uzun soluklu anketinde Yılın Sporcusu ödülü Olimpiyat Şampiyonu güreşçimiz Taha Akgül'e gitti. Akgül'e ödülünü Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Abdurrahim Boynukalın ile Spor Genel Müdürü Mehmet Baykan verdi. Boynukalın yaptığı açıklamada, "Bakanımız da bugün buraya gelecekti. Hakkari'deki hava muhalefetinden gelemedi. Spor Bakanlığı olarak ilk önce şunu belirtmeliyiz ki, gelecek sezonki ödüllerde kazananları seçerken daha da çok zorlanacaksınız. Çünkü bakanlığın yapacağı çalışmalarla daha fazla sporcu çıkaracağız" dedi. Yılın Takımı; geçtiğimiz sezon Spor Toto Süper Lig'de şampiyonluğu kazanan Beşiktaş oldu. Yılın Antrenörü ise Şenol Güneş seçildi. Yılın Futbolcusu kategorisinde zirveye Galatasaray'ın file bekçisi Fernando Muslera çıkarken, Yılın Spor Adamı ödülüne Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman layık görüldü. Yılın Çıkış Yapan Sporcusu Borussia Dortmund formasını giyen milli futbolcu Emre Mor olurken, Yılın Paralimpik Sporcusu-Takımı dalında Tekerlekli Sandalye Basketbol Milli Takımı ilk sırayı elde etti. A Milli Futbol Takımı'nın, 2018 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri'nde Finlandiya ile oynayacağı maç nedeniyle geceye katılamayan Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, Mehmet Topal, Enes Ünal ve Emre Mor ile birlikte gönderdiği video mesaj ile birincileri tebrik etti.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder