26 Mart 2017 Pazar

26.03.2017 Genel Gündem



26.03.2017

GÜNDEM

Kiraz Eylem Planı
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Hürriyet'in haberleriyle gündeme oturan İzmir'in Kiraz ilçesinde kız çocuklarına yönelik çalışmaları anlattı. "Daha önce bu tür sorunların İzmir'in bir ilçesinde yaşanacağını söyleseler inanmazdım" diyen Bakan Kaya, sorunun tüm Türkiye için geçerli olduğunu söyledi. Çocuk istismarı ve erken evliliklerle ilgili olayları özel olarak ve sıkı bir şekilde takip ettiğini belirten Kaya, başta Kiraz olmak üzere konuyla ilgili yapılan çalışmalara ilişkin Hürriyet'e şunları söyledi: "Erken evlilikler maalesef bu bölgede gelenek haline gelmiş. Bizim aklımızın almadığı bir olay, ama kız kaçırmak maalesef o bölgenin gerçeği olmuş. Orada zihinsel bir dönüşümün olması lazım. Olayın ortaya çıktığı ilk günden itibaren çalışıyoruz. Önce Kiraz'da daha sonra tüm Türkiye'de devreye sokulmak üzere bir eylem planı hazırladık. İlk olarak aileleri çağırdık ancak kimse gelmedi. Ailelere ulaşmak için sosyal destek programımızda çalışan uzmanlarımız ev ev dolaşmaya başladılar; 463 haneye gittik. Sırımlı köyünde 577, Olgunlar'da 1297 kişiyle tek tek görüştük. Burada çok ciddi tespitlerde bulunup, ailelerin ihtiyaçlarını belirledik. Tespitlerimizden birisi de kız çocuklarının yüzde 90'ının 8. sınıftan sonra okula gitmediği. İçlerinde çok az sayıda meslek lisesinde okuyan var. Bölgenin dağınık bir yapısı var. Evler arasında kilometrelerce mesafe var. Bu da büyük bir sorun oluşturuyor. Bakanlık olarak ortaöğretimde çocuklarımızın kullanabilmesi için yurtlar inşa ediyor ve Milli Eğitim Bakanlığı'na devrediyoruz. 2009 - 2015 arasında 121 yurt yaptık. Amacımız, kız çocuklarımızın okula devamını sağlayabilmek. Kız çocuklarımıza pozitif ayrımcılık yapıyoruz. Bu yıl içerisinde 26 yurt inşaatını bitireceğiz ve bunların 22'si kız öğrencilerimize hizmet verecek. Bu bölgede de bu şekilde bir çalışma yapılabilir mi diye inceliyoruz. Çocuklar eğitime devam ettikçe onlara ulaşmak daha kolay olacak. Öğretmenlerimizin de bilgili olması, yönlendirmesi gerekiyor. Bölgedeki öğretmenlerimize de eğitim vereceğiz. Kiraz'da çocuğunun çalışmasına ihtiyacı olan ailelere maddi destek vermeye başladık. En önemli sorunlardan biri de Kiraz bölgesinde mevsimlik işçi olarak çalışılması. Bu, çocukların okul hayatından kopmasına neden oluyor. Örneğin kışın mandalina, yazın üzüm toplamaya gidiyorlar. Maddi destek vererek çocuklarımızın okula devamını sağlamış olacağız. 10 çocuğumuza danışmanlık tedbiri, 10 çocuğumuza eğitim tedbiri aldık. Taramalar sonucu bunun gerekli olduğunu gördük. Milli Eğitim Bakanlığı bu çocukların eğitimini özel olarak takip edecek. Kiraz'da terk edilmiş bir köy okulu var. Orayı 'Aile Destek Merkezine' çeviriyoruz. Bu merkezde köylerde yaşayan kadınlar için meslek edindirme kursları ve çeşitli eğitimler düzenleyeceğiz. Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı ile ortak çalışacağız. Hekimlerden oluşan yeni bir ekip kurarak 463 haneyi yeniden gezip sağlık eğitimi vereceğiz. Çünkü erken evlilikler kişiye sadece psiko-sosyal açıdan zarar vermiyor. Tıbbi olarak da çok zararı var. Buradaki insanların bu anlamda da bilgilenmeye, öğrenmeye ihtiyacı var. Biz Emniyet teşkilatı içindeki bütün birimlere eğitim veriyoruz, ama M.A. olayından sonra jandarmaya verdiğimiz eğitimleri arttıracağız. Bu bölgeden rol model kızlar çıkarabilirsek zihinsel dönüşümü sağlayabileceğimizi düşünüyorum. Orada okuyan kızlarımızı özel olarak takip edip, destek vereceğiz. Öğretmenler, mühendisler doktorlar çıkmalı. İzmir'deki üniversite öğrencilerinden köye gidecek bir ekip oluşturmalarını istedik. Kızlarımızın önünde eğitim için, hayatları için bir ufuk olsun istiyorum.
Hürriyet


1 Veya 2 Bilemedin 3
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun referanduma sunulan yeni sistemde cumhurbaşkanı yardımcı sayısına yönelik eleştirilerine yanıt vererek, "Ne diyor Kılıçdaroğlu: 'Kendisine yüz tane yardımcı, beş yüz tane bakan atayacak.' Benim milletime bu yalanları söyleme. Cumhurbaşkanı bir veya iki, en fazla üç yardımcı, bakan sayısı şu mevcudu belki koruyacaktır" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya'da toplu açılış töreni ve Manavgat'ta Memur-Sen'in 5. Büyük Türkiye Buluşması'nda, Belek'te de Tatlıdil Forumu'nda özetle şöyle konuştu: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin yeni hizmet binasının açılış törenine katıldı. Erdoğan buradaki konuşmasında isim vermeden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu hedef aldı: "Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel başladığı bu inşaatı kendisinden sonra hangi zihniyete devretmek durumda kalmıştı. Daha sonra Antalyalı tekrar Sayın Türel'e döndü. Bunlar çıkıyor ortaya diyorlar ya şöyledir böyledir. Sizi biz eserlerinizde görüyoruz. Eserlerinizden tanıyoruz ya dikili ağacınız yok be. İnanın bunlara 5 tane keçi teslim edin kaybeder gelirler. Bu binayı kaybettikleri gibi. Allah'tan ki erken dönüş oldu da nerede olduğu belliydi ele alındı yapıldı. Başkentimizde Cumhurbaşkanlığı külliyesi yaptım. Demedik laf bırakmadılar. Gitmedikleri mahkeme kalmadı. Gittiler döndüler, gittiler döndüler. 'Ben oraya gitmeyeceğim' dedi malum zat. Ondan sonra da kuzu kuzu geldi."
Hürriyet

'Tümgeneral Aksoy'u Örgüt Evine Gidip Gelirken Gördüm'
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, FETÖ'nün Hava Kuvvetleri Komutanlığı'ndaki "mahrem" yapılanmasına ilişkin 157 şüpheli hakkında hazırladığı iddianamede önemli tespit ve ifadelere yer verildi. İddianamede, FETÖ'nün TSK, emniyet, yargı veMİT gibi yapılanmalarındaki mensuplarıyla ilgilenen örgüt elemanlarına "mahrem hizmetler" birimi ismini verdiği, askeri yapılanmadaki mahrem yapı biriminin her kuvvetin başında bir "Bölge Temsilcisi", altında "Müdürler", "Müdür Yardımcıları" ve "Öğretmenler"den oluştuğu anlatıldı. İddianamede mahrem yapılanma içerisinde yer alan imamlardan Ufuk I. önemli itiraflarda bulundu. Ufuk I. şunları söyledi: "Benim başladığım dönemde bu üs komutanlığının (Ankara 11. Üs Komutanlığı) gerçek adını bilmediğim ancak kod adının Semih olduğunu bildiğim sivil bir imamı vardı. Bu kişi biyoloji öğretmenidir. Örgüt adına personelci olarak da faaliyet yürütür. Bu şahsın KPSS problemi sonrasında görevden alınarak daha pasif bir görev olan emekli subaylara baktığını benim sorumlum olan Murat Kara'dan (Akıncı Üssü müdürü-imamı/firari) duydum. Sonrasında ise onun yerine TÜBİTAK çalışanı Ömer kod adlı Ramazan Alkan geldi. Sonra Ramazan Alkan'ın da KPSS ile ilgili problemi olduğundan Kamil kod adlı Kemal Alkan ile birlikte bu müdürlüğü yürütmeye başladılar. Kısa süre sonra Kamil tekrar müdür yardımcılığına geri döndü. Ramazan Alkan yaklaşık 2 ay devam etti. Sonrasında Alkan, KPSS soruşturmasında gözaltına alındı. Yerine Alkan'ın altında çalışan Enes kod adlı Ertuğrul Akkaya baktı. Akkaya resmi bir dairede uzman olarak çalışan birisidir. Alkan, KPSS soruşturması sonrasında serbest bırakılınca tekrar Akkaya'dan görevi devraldı. Ancak bu yine kısa süreli oldu ve Enes kod adlı Ertuğrul Akkaya örgüt adına bu komutanlıkların müdürlüğüne devam etti. Akkaya aynı zamanda Kurmay Binbaşı Nail Bülbül'ün eşi Bilgehan Bülbül'ün abiliğini yapıyordu. Nail Bülbül, Kamil kod adlı Kemal Alkan'a eşi Bilgehan Bülbül, Enes kod adlı Ertuğrul Akkaya'ya bağlı olarak faaliyet yürütmekteydi.
Haber Türk

Fetö Ve Pkk İhanet Kardeşidir
Başbakan Binali Yıldırım, referandum kampanyası çerçevesinde partisince Bitlis'te düzenlenen mitingde halka hitap etti. Bitlis'in büyük alimler ve tarihi şahsiyetler yetiştirdiğini ifade eden Yıldırım, bunların başında da Said Nursi'nin geldiğini söyledi. Yıldırım, özetle şunları söyledi: İSTİSMAR ETTİ: 1915'te Erzurum Hasankale'de Rus işgaline karşı savaştı, esir düştü. Sibirya'ya götürdüler, esir kamplarına koydular. Kamptan çıktı, bütün Avrupa'yı dolaşarak yeniden memleketine döndü, İstanbul'a döndü. Birileri çıktı 'hocayım' dedi. 'Said Nursi'nin izindeyim' dedi. Said Nursi'yi istismar etti. Said Nursi esir kampından ülkesine geri geldi ama, 'Said Nursi'nin izindeyim' diyen Feto ülkesinden kaçtı. Pensilvanya'ya sığındı. Said Nursi'nin hayatı CHP'nin tek parti döneminin zulmü altında, hapislerde geçti, sürgünlerde geçti. Said Nursi ülkesi için savaştı ama bu sahtekar vatanı ve milletine, bayrağına savaş açtı. HESABINI SORACAĞIZ: Bu hain Feto, Bitlisli Said Nursi'nin tırnağı olamaz. Said Nursi yaşasaydı bunu yanına bile sokmazdı. Nitekim bu hain, 'Said Nursi Kürt olduğu için yanına gitmedim' dedi, bu kadar saygısız, hadsiz bir alçak. Kürt olduğu için Said Nursi'nin yanına gitmiyorsun ama on yılladır Said Nursi'yi, eserlerini istismar etmeyi biliyorsun. Yazıklar olsun. Hiç merak etmeyin, bu hainden yaptıklarının hesabı mutlaka sorulacak. Şehitlerimizin, gazilerimizin hesabını mutlaka soracağız. İHANET EDİYORLAR: Bu hainin teröristleri Almanya'da, Hollanda'da, diğer ülkelerde Türkiye aleyhinde propaganda yapıyor. 16 Nisan'da, 'hayır' çıksın diye canhıraş bir şekilde çalışıyorlar. Bu FETÖ denilen örgüt, bölücü PKK örgütüyle kardeştir. Bunlar ikizdir. Biri Said Nursi'ye ihanet etti, diğeri de Kürt kardeşlerimize ihanet etti. KANDİL'İN TALİMATI: 15 Temmuz akşamı PKK Kandil'den diyor ki, 'askerlere aman saldırmayın, onlar darbe yapacak' 16 Temmuz sabahı darbe püskürtülünce, hainler tek tek yakalanınca Kandil'den yeni bir mesaj, 'Askerlere saldırı serbest'. İşte bu alçaklar, PKK da FETÖ de 16 Nisan'da 'hayır' çıksın diye kol kola girmişler. Kandil her gün açıklama yapıyor. 'Evet çıkarsa PKK biter' diyorlar. Bitlis ise 'evet çıkacak, PKK da FETÖ de bitecek' diyor.
Milliyet

Ak Parti'nin Yeni Hedefi Mhp'nin Kararsızları
MHP'deki kararsız ve 'evet'çi oranının durağan seyri, 16 Nisan'da bu partinin seçmenin en az yüzde 50'sinden destek bekleyen Ak Parti'yi harekete geçirdi. Yaptırılan kamuoyu anketleri ve saha gözlemlerinden, MHP seçmenin 'evet' de çıksa 'hayır' da çıksa referandum sonucundan en çok kendi partisinin etkileneceğini düşündüğü belirlendi. Ak Partili bir kurmay, MHP tabanının 'evet'e mesafeli durmasının gerekçesini, "MHP seçmeni 'Evet çıkarsa partim, hayır çıkarsa Bahçeli bitecek. Bu sistem sonuçta iki partili bir yapıyı getirecek. Ak Parti ve CHP dışındaki partilerin yaşam hakkı kalmayacak' endişesi taşıyor" sözleriyle aktardı. Parti yönetiminde yapılan değerlendirmeler ışığında Ak Parti, referanduma son virajda, propaganda çalışmalarında MHP'nin kararsız ve 'hayır'cı kesimini 'evet' safına geçirmeye yönelik bir strateji izleyecek. Bu çerçevede bakanlar ve parti yöneticileri illerde, MHP seçmenlerinin de katılabileceği toplumun çeşitli kesimlerine yönelik salon toplantıları ve ziyaretlere ağırlık verecek. MHP tabanına bu çalışmalarda, yeni sistemin partinin geleceğini etkilemeyeceği aksine Cumhurbaşkanlığı ve Meclis seçimleri için MHP'ye daha çok ihtiyaç duyulacağı anlatılacak.
Milliyet

EKONOMİ
Dolar: 3,6093-3,6143                                   
Euro: Euro 3,8968-3,9060   
Sterlin: 4,5026-4,5157         
Gram Altın: 144,2514-144,5558

'Olumlu Yönde Ayrışacağız' Ekonomi
Ekonomi dünyasının önemli aktörlerini bir araya getiren ve 2 gün süren Uludağ Ekonomi Zirvesi'nin kapanış konuşmasını Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya yaptı. Türkiye ekonomisinin olumlu yönde ayrışacağını söyleyen Çetinkaya, dünya ekonomisinin uzunca bir süreden sonra tekrar büyümeye başladığını dile getirdi. Buna bağlı olarak gelişmiş ülkelerdeki enflasyonun hedeflere yaklaştığını, emtia fiyatları ve enflasyonda da hareketlenmenin başladığını belirten Çetinkaya, "Bu durum faizlerde artışa yol açsa da, faizler düşük düzeyde seyrediyor. Faizlerde yükselişin yavaş ve kademeli olacağı görülüyor" dedi. Burada küresel ekonomideki canlanmanın yapısal bir iyileşme mi, döngüsel bir toparlanma mı olduğu sorusunun gündeme geleceğini kaydeden Çetinkaya, "Verileri incelediğimizde yapısal anlamda henüz bir iyileşme yok" dedi. Destekleyici para politikalarının sürece katkısı olduğunu ancak para politikalarının yapısalların yerine geçemeyeceğini belirten Çetinkaya, "Küresel ekonomi sağlıklı bir büyüme patikasında değil" diye konuştu. Küresel ekonomi için yapısallara önem verilmesi ve şoklara karşı direncin artırılması gerektiğini vurgulayan Çetinkaya, Türkiye ekonomisindeki son duruma da değindi. Türk ekonomisinin farklı nitelikteki şoklara karşın oldukça dirençli bir seyir izlediğini belirten Çetinkaya, bundan sonraki dönemde de para politikasını fiyat istikrarı çerçevesinde sürdüreceklerini ve yapısallar konusunda da farkındalık oluşturacaklarını belirtti. Merkez Bankası'nın bütüncül yaklaşımının süreceğini kaydeden Çetinkaya, "Atılacak adımlarla birlikte ekonomimizin temelleri güçlü kalmaya devam edecek" diye konuştu.
Hürriyet

Denge Oyunları
Gündem sakin olunca piyasalar da sakinleşti. Gerek borsa, gerekse faiz ve dövizde kısa dalgalanmaların yaşandığı bir haftayı geride bıraktık. Önümüzdeki haftanın gündemine bakıldığında 2016 ekonomik büyüme verisi önemli görülüyor. 2016 üçüncü çeyrekte daralan Türkiye ekonomisinin 2016 son çeyrek verileri yakından takip edilecek. Ancak piyasalar üzerinde çok dikkat çekici bir harekete veya fiyatlamaya konu olması zor. Yayınlanan anketlere göre yüzde 2.00-2.50 bandında bir büyüme beklentisi var. Ama yine de gerçekleşmeleri görmek gerekecek, sürprizler olabiliyor. Diğer yandan bu aşamada fiyatlanmasa da referandum güncelliğini koruyor. 16 Nisan yaklaştıkça bu yöndeki piyasa duyarlılığı artacaktır. Varlık fonu ile ilgili gelişmeler yakından izlenen bir başka gündem. Bu açıdan Körfez ülkeleri varlık fonu ile birlikte anılıyor. Avrupa ile gerilen ilişkiler sonrası ilginin o yönde olmasını olağan karşılamak gerekir. Avrupa ile yaşanan polemikler konusunda piyasaların kör sağır durumu devam ediyor. Olayın karşılıklı açıklamalar düzeyinde kalması ve belirgin bir eyleme dönüşmemesi olumlu. Piyasaların görmezden gelmesinin nedeni de bu olsa gerek. Avrupa konusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın işaret ettiği '16 Nisan sonrası sürprizler' merak ediliyor. Geçen hafta yabancı yatırımcılara ait hisse senetleri ve tahvil bono işlemlerinde ciddi bir pozisyon değişimi görülmedi. Ocak ayından beri pozisyonlar korunuyor. Yatırım araçlarında belli bir bantta kısa dalgalanmalar önümüzdeki hafta için de muhtemel görünüyor. Borsa açısından "Çıkamayan borsa düşer mi? Düşemeyen borsa çıkar mı? ikilemi sürüyor. Bu ikilem bir süre daha korunacak gibi. Borsa için belirleyici yine lokomotif banka hisseleri olacak. Borsa zayıflamaya yüz tuttuğunda banka hisselerine gelen alımlar güç veriyordu. Bu açıdan borsa endeksiyle birlikte banka hisselerini de yakından takip yararlı olacaktır. Döviz kurlarında ise doların dış piyasalardaki seyri belirleyici. Dolar, Euro ve Japon Yen'i başta olmak üzere altı para birimine karşı değerini gösteren dolar endeksindeki gerileme iç piyasalarda dolar/TL kurunu aşağıya çekti. Diğer yandan döviz kurları açısından varlık fonu çerçevesinde bir kaynak girişi olup olmayacağı konusu önemini koruyor.
Hürriyet

'Frankfurt'tan Uçanın Zarar Vermeyeceğini Kim Garanti Edebilir?' 
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, uçuşlarda elektronik cihazlara getirilen kısıtlamalara ilişkin, "Ortadoğu'dan kalkan terörist Türkiye üzerinden uçarken Amerika'ya zarar verebiliyor da Frankfurt üzerinden uçarken zarar vermeyeceğini kim garanti edebilir? Kimse garanti edemez. Bunun yolu şu; Frankfurt'a da İstanbul'a da aynı güvenlik tedbirini uygulayacaksın. Kâğıt üzerinde yapmayacaksın." dedi. Arslan, Capital ve Ekonomist dergileri tarafından düzenlenen Uludağ Ekonomi Zirvesi'nde, küresel dünyada ve ticarette rekabetin önemli olduğunu söyledi. Terör konusunda tedbir alınması gerekiyorsa sadece Türkiye'de değil her yerde alınması gerektiğini ifade eden Arslan, birkaç gündür yaşanan bazı gelişmelere herkesin şahit olduğunu anlattı. Arslan, uçuşlarda elektronik cihazlara getirilen kısıtlamalara değinerek, şunları kaydetti: "Havacılık sektöründe Atatürk Havalimanı'nın ve Türkiye'nin de dahil olduğu 8 tane havalimanına 10 farklı noktadan yeni bir uygulama getirildi. Saygı duyulur. Güvenlik tedbiri almalıyız. İnsanımızın hayatından yolculuk konforundan daha önemli olan güvenlik tedbiridir ama güvenlik tedbirini bir yerde alıp başka bir yerde almıyorsanız o zaman bu başka türlü okunur. 'Bunun arkasında başka niyetler var' denir. O niyetler de bu salondaki hazirunun amacına uygun olmaz." Arslan, rekabetin eşit ve adil şartlarla olması gerektiğine dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Terör üreten herhangi bir bölgeden terörist Türkiye'ye gelerek Amerika'ya İngiltere'ye gidiyor da aynı bölgeden başka bir ülkeden gelip Amerika'ya İngiltere'ye giden farklı mı davranıyor? Bizim söylediğimiz şu; güvenlik tedbirlerini sonuna kadar alalım ama 'Güvenlik tedbiri alıyoruz' adı altında başka niyetlerimiz ve haksız rekabet olmasın. Türkiye, havalimanlarında konulan kuralların üzerinde ilave emniyet güvenlik tedbirleri uyguluyor ve iki gündür de söylediğimiz şu; evet gelin bunun üzerinde uygulanabilecek olan güvenlik tedbirlerini de biz uygulamaya hazırız. Ama sadece Türkiye'de uygulamayalım."
Haber Türk

İki Ayda İki Büyük Vaadi Hayal Oldu
ABD Başkanı Donald Trump, Amerikan Sağlık Hizmetleri Yasası (AHCA) tasarısını yeterli "Evet" oyuna ulaşamayacağı uyarıları üzerine oylamaya sunmaktan vazgeçti. ABD'de tasarının geri çekilmesi, ABD Başkanı Donald Trump ve Temsilciler Meclisi Başkanı Paul Ryan için "başarısızlık" olarak değerlendirilirken Trump'ın gelişmelere yorumu "Yakında bu sistem işlemez hale gelecek" oldu. Wall Street'te işlem gören sağlık şirketlerinin hisseleri ise önceki gün yüzde 7.4 arttı. ABD'nin önceki başkanı Barack Obama'nın adı ile anılan (Obamacare) mevcut sağlık yasasının yürürlükten kaldırılma ihtimali sağlık şirketlerinin kazançlarının azalacağı yönünde yorumlanarak hisseler üzerinde baskı yaratıyordu. Wall Street'te uzmanlar, alınan kararın ardından piyasaların olumlu bir havaya girdiğini ve Trump'ın daha önce sözünü verdiği vergi reformunu beklemeye başladığını belirtiyor. Trump böylece iki aylık süreçte seçim sürecinde hayli önem verdiği iki büyük vaadinde tökezlemiş oldu. Seçim kampanyası döneminde "ülkeyi daha güvenli kılmak", "teröristlerin ülkeye girişine mani olmak" ve "Müslümanların ABD'ye alınmaması" gibi söylemleri sıkça kullanan Trump, vaade dönüştürdüğü bu söylemleri hayata geçirmek amacıyla nüfusunun çoğunluğu Müslüman 7 ülkenin vatandaşlarına 3 ay ülkeye giriş yasağı getiren başkanlık kararnamesini 27 Ocak'ta Pentagon'da kameralar karşısında imzaladı. Başkanlık görevini 20 Ocak'ta Barack Obama'dan devralan Trump'ın Müslüman bazı ülkeleri hedef alan yeni vize düzenlemeleri yargı engeline takılırken en önemli seçim vaatlerinden sağlık sigortası reformu ise muhalif Cumhuriyetçiler nedeniyle başarısız oldu. Başkanlığının ilk 2 ayı biterken "yeni vize düzenlemesi" ve "sağlık sigortası reformu" alanlarında başarı sağlayamayan Trump'ın bu tökezlemelerinin siyasi maliyeti merak ediliyor.
Haber Türk

Borsa Rekor Yolu Gözlüyor
Borsa İstanbul bir kez daha 90.000'in üzerinde ve haftayı 90.382 seviyesinden tamamladı. Ocak ayının ilk haftasında 7, 20 ve 50 günlük hareketli ortalamaların yukarı doğru aşılması ile başlayan çıkış devam ediyor. Mart ayındaki Fed toplantısının tamamlanması sonrasında şimdi gözler haziran ayına dönmüş durumda. Referandum süreciyle birlikte hazirana kadar borsada yeni zirveler görülebilir. Endeks yukarı harekette zorlanıyor ancak aşağı kaymalarda yeniden alımların geldiği görülüyor. BIST 30 Endeksi'ne dahil hisselere alımların gelmesi endeksin düşüşünü engelliyor. Yabancı paylarının yüzde 64'ün üzerinde korunması da endeksin hareketi üzerinde etkili. Referandum sürecinde borsada oynaklığın artması muhtemel görünüyor. Kısa vadede yukarı doğru oluşabilecek hacim destekli olmayan zayıf ataklar başarısız kalabilir. Olası sert geri çekilmelerde 87.500 seviyesi güçlü destek. Ancak banka hisseleri öncülüğünde başlayabilecek hacimli bir hareket, Borsa İstanbul'da yeni rekorları getirebilir. Referandum sonrasında belirsizliğin ortadan kalkması ile ilk iki günde yaşanacak hareketlilik sonrası fiyatların normale dönmesi beklenebilir. Yabancıların paylarında azalma başlaması halinde sert satışlar görebiliriz. Ancak paylarını korumaya devam etmeleri yerli yatırımcıların da borsadaki harekete katılmasına neden olacaktır. Bu da yeni atakları beraberinde getirebilir. Bu durumda endeks hazirana kadar güçlü seyrini sürdürebilecektir. Endekste ilk hedef ise 93.000 seviyesi. Bahar aylarının pozitif getirilerle tamamlanması da beklentileri güçlendiriyor.
Milliyet

Kredi Mesaisi
Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi (KOSGEB) Başkanı Recep Biçer, KOBİ'lerin bir an önce faizsiz krediye erişebilmeleri için adeta seferberlik ilan ettiklerini belirterek, "KOSGEB olarak kredi işlemlerine hız verdik. Hafta sonu Türkiye genelinde bütün KOSGEB müdürlükleri açık olacak" dedi. Söz konusu desteği almaya hak kazanan 460 bin KOBİ'nin, ekonominin canlanması adına en kısa sürede kredilerini almalarının önemine işaret eden Biçer, bankalara kredi işlemlerinin kolaylaştırılması için üçüncü kez resmi yazıyla çağrıda bulunduklarını söyledi. Biçer, KOSGEB olarak süreci hızlandırmaya çalıştıklarını belirterek, bu kapsamda KOSGEB müdürlüklerine personel gönderildiğini kaydetti. Biçer, "KOSGEB olarak kredi işlemlerine hız verdik. Hafta sonu Türkiye genelinde bütün KOSGEB Müdürlükleri açık olacak ve personeller mesaiye kalacak" diye konuştu. Biçer, kredi onay süreçlerinde yeni düzenleme yapıldığına dikkati çekti. Mevcut sistemde KOSGEB kredisinin 2 aşamada onaylandığını anımsatan Biçer, düzenlemenin ardından onay sürecinin tek aşamaya düşürüldüğünü aktardı.
Vatan

DÜNYA
Ab Liderlerinden 'Birlik' Mesajı
Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin liderleri, birliğin kuruluş anlaşması olarak kabul edilen 1957 tarihli Roma Anlaşması'nın 60. yıldönümü nedeniyle İtalya'nın başkenti Roma'daki zirvede bir araya geldi. Liderler, törende son yıllarda borç krizi, göçmen krizi, terör saldırıları ve Brexit dolayısıyla sarsılan birliğin yeni yol haritasını belirleyen Roma Bildirgesi'ni imzaladı. AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, törende yaptığı konuşmada, Roma'da 60 yıl önce kurucu liderlerin başlattığı birlikteliklerini yenilediklerini ifade ederek, "Sadece birleşik bir Avrupa, dünyanın geri kalanıyla bağlantılı olarak egemen bir Avrupa olabilir. Ve sadece egemen bir Avrupa uluslarının bağımsızlığını, vatandaşlarının özgürlüğünü garanti eder" ifadelerini kullandı. AB Komisyonu Başkanı Jean- Claude Juncker de "Yalnızca birlik halinde olduğumuzda gelecek nesillere daha mureff eh, daha sosyal ve güvenli bir Avrupa bırakabiliriz" dedi.
Milliyet

Nasıl Yasadışı Başkanlık Sarayı'Na Başkanlık
Rum iktidar partisi Demokratik Seferberlik Partisi (DİSİ) Lideri Averof Neofitu'nun, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Rumların 'yasadışı' olarak kabul ettiği Cumhurbaşkanlığı'nda görüşmesi kriz çıkardı. Rum muhalefeti, "Averof'un sınırları aştığını" öne sürdü ve "Sen nasıl yasadışı başkanlık sarayına gidersin?" diye açıklama yaptı. Güney Kıbrıs'ta bir numaralı gündem olan olay; Averof'un görüşmelerin başlaması amacıyla Akıncı ile yediği yemek sonrasında patlak verdi. KKTC'ye geçerek, Cumhurbaşkanlığı'na gelen Averof, Akıncı'ya görüşmelere dönmesi yönünde mesajlar verdi. Akıncı da, nasıl masaya dönülebileceği üzerinde düşüncelerini ortaya koydu. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Barış Burcu da bir açıklamasında, "Cumhurbaşkanımız, DİSİ Başkanı ile Cumhurbaşkanlığı'nda bir yemekte görüştü" yönünde açıklama yaptı. Bu açıklama üzerine Güney Kıbrıs muhalefeti ayağa kalktı. DİKO, EDEK, Çevreciler ve Dayanışma Hareketi ardı ardına açıklama ile Neofitu'yu kınadı. DİSİ'den yapılan açıklamada ise, Neofitu'nun, Akıncı ile 'yasadışı başkanlık sarayındaki' ofisinde bir görüşme yaptığı kesin bir dille yalanlandı. Bu arada Neofitu'nun Rumların tepkisinden çekindiği için binaya girerken ve çıkarken çok dikkatli davrandığı ifade edildi. Neofitu'nun, Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiadis'e bilgi vererek, KKTC'ye geçtiği ileri sürüldü.
Milliyet

Merkel'den Çifte Vatandaşlık Hamlesi
Almanya'da eylül ayındaki parlamento seçimleri yaklaşırken, Türkiye ile siyasi krizinin ardından aşırı sağcı oyları kazanmak isteyen Başbakan Angela Merkel, mülteci krizinde 'sola kayan' partisini yeniden 'sağa çekiyor.' Alman Der Spiegel dergisi, Merkel'in partisi Hıristiyan Demokrat Birliği'nin (CDU) Entegrasyon Ağı tarafından hazırlanan çalışmada 'çifte vatandaşlığın' kısmen kaldırılmasının planlandığını duyurdu. Habere göre, CDU'nun seçim programına da 'çifte vatandaşlığın' kaldırılmasına ilişkin maddenin dahil edilmesi söz konusu. Almanya Türk Toplumu Başkanı Gökay Sofuoğlu'na göre, bu adım mülteci krizinde CDU'nun eski profilini kaybettiğini ve sola kaydığını düşünen seçmenlere yönelik sağa dönüş politikasının bir parçası.. CDU'nun parti programına girmesi beklenen 'çifte vatandaşlığın' kısıtlanmasına yönelik maddeyle belirli bir kuşaktan sonra 'çifte vatandaşların' iki devletten birisini seçmesi istenecek. Almanyalı Türklerin doğuştan çifte vatandaşlık hakkı elde eden çocuklarının bu hakkı koruması öngörülürken, torunların iki vatandaşlıktan birini tercih etmesi düşünülüyor. Habere göre, Başbakan Merkel ülkede yaşamaya odaklananların sadece Alman vatandaşlığını almalarını hedefleyen düzenlemeye sıcak bakıyor. Hıristiyan Sosyal Birliği (CSU) ise 23 yaşına gelen çifte vatandaşlık sahibi kişilerin bir ülke üzerinde karar kılması gereken modeli savunuyor. Milliyet'e konuşan Almanya Türk Toplumu Başkanı Gökay Sofuoğlu, konunun hem Türkiye ile yaşanan krizle hem de Almanya'da aşırı sağın yaşadığı yükselişle alakalı olduğu görüşünde. Sofuoğlu, "CDU içinde, partinin sola kaydığını düşünen bir seçmen kitlesi var. Bu tip bir adım, hem partiden uzaklaşma eğilimi gösteren kişileri hem de aşırı sağcı Almanya İçin Alternatif (AfD) partisine kayan oyları geri kazanmak açısından, partiyi yeniden sağa kaydırma hamlesi olarak düşünülebilir" görüşünde. "Merkel, mülteci krizinde takındığı sağlam tutumu, bu konuda sürdürür mü bilinmez" yorumunda bulunan Sofuoğlu, Türkiye'deki gelişmelerin Alman iç siyasetini oldukça etkiler bir hal aldığını ve bunun tehlikeli olduğunu ifade etti. Türkiye ve göç uzmanı akademisyen Yaşar Aydın ise Türklerin Türkiye ile kültürel ve siyasi bağlarının Almanya'da başından beri kuşkuyla karşılandığını, yaşanan krizin ardından bu kuşkunun daha çok ivme kazandığını vurguladı. Aydın, Alman hükümetinin Türkiye'ye karşı yeterince tavır alamadığı yönündeki eleştirilerinin bu planda etkili olduğu görüşünde. Aydın, "Çifte vatandaşlığın sembolik bir boyutu vardır ve muhafazakâr kitlelerin ortak bir payandasıdır" dedi.
Milliyet

Trump En Büyük Yenilgisini Aldı
ABD Başkanı Donald Trump'ın ilk büyük sınavı olarak görülen sağlık sigortası yasa tasarısı, yeterli desteği bulamadığı için geri çekildi. Sağlık yasa tasarısına yönelik kritik oylama önceki gün Türkiye saatiyle 23.45'te başlayacaktı. Ancak Temsilciler Meclisi Başkanı Cumhuriyetçi Paul Ryan, oylama öncesinde Beyaz Saray'a giderek, 'Üzülerek size yeterli oya ulaşamayacağımızı söylemeye geldim. Şimdi ne yapalım? Benim tavsiyem oylamayı ertelemektir' diye sordu. Trump da, 'Şaşırdım ve üzüldüm. Oylamayı iptal edelim. Keşke önce vergi yasasını meclise gönderseydik' dedi. Ryan çıkışta basın mensuplarına, 'Yakın gelecekte Obamacare ile yaşamaya devam edeceğiz' diye konuştu. Parti içindeki 33 isyancı vekilin seçim bölgelerindeki vatandaşların Obama'nın Sağlık Yasası'ndan memnun olduğunu, iptali durumunda bundan olumsuz etkilenecekleri için iptale evet oyu vermeyi reddettikleri belirtildi. Tasarının geri çekilme kararının ardından Trump, "Çok yaklaşmıştık. Demokratlardan hiç destek gelmedi. Obamacare patlıyor" dedi. Yükselen ödemelerin birçok kişi için durumu daha da kötüleştireceğini vurgulayan Trump, Cumhuriyetçilerin önerdiği yeni tasarının 3 aşamada mevcut yasadan daha iyi işleyen ve daha düşük ödemeler getiren bir düzeye gelebileceğini ancak şu anda bu yolun kapandığını belirtti.
Vatan

'Türkiye İle Sınır Kalksın'
Yunanistan'da iktidardaki Syriza hükümetinin eski Maliye Bakanı Yanis Varufakis, Türkiye ile Yunanistan arasındaki sınırın kalktığını görmek istediğini belirtti. AB'nin temellerinin atıldığı 1957 Roma Anlaşması'nın 60'ıncı yıldönümü nedeniyle İtalya'nın başkenti Roma'ya gelen Varoufakis, "AB'nin de Türkiye'nin de demokratikleşmesi ve demokratik bir birlikte buluşması" gerektiğini söyledi. "Türkiye ile Yunanistan arasındaki sınırın kalktığını görmek istiyorum" diyen Varufakis, "Ülkelerimizin mümkün olduğunca birbirine yakınlaşmasını istiyorum. Çıkarlarımızın ortak olduğuna inanıyorum, eğer bunu göremiyorsak nedeni yeterince sofistike olmamamızdır" dedi. AB'nin çok demokratik bir kurum olmadığının altını çizen Varufakis, "Türkiye Avrupa'nın ayrılmaz bir parçası. Türkiye'nin de içinde olduğu pan-Avrupacı bir demokrasi olmalıdır. Maalesef AB çok da demokratik değil, ben bunu şahsen tecrübe ettim" dedi.
Vatan

SPOR
Demir Pençe
Beşiktaş Sompo Japan, Spor Toto Basketbol Süper Ligi'ndeki 23. maçında Demir İnşaat Büyükçekmece'yi 84-67 yenmeyi başardı, 18. galibiyetine ulaştı. 9 haftadır galibiyet yüzü göremeyen rakibine karşı oyuna Sertaç'ın sayılarıyla başladı Beşiktaş. Ufuk Sarıca, Galatasaray maçındaki gibi Sertaç'ı ilk 5'te başlatarak bunun yeni bir taktiği olduğunu gösterdi. Dev oyuncu ilk çeyrekte ikili oyunları art arda smaçlarla bitirerek görevini yaparken, ilerleyen dakikalarda Stimac'ın diri şekilde sahada kalmasını da sağlamış oldu. Dışarıdan da Clark ve Roll ile isabet bulan Beşiktaş, 9-3 ribaunt, 8-1 asist üstünlüğü kurduğu, top kaybı yapmadan, 4 top çaldığı ilk çeyreği 30-13 galip bitirdi. Clark ile skor bulmayı sürdüren ve rakibini art arda top kayıplarına zorlayarak arayı açan Beşiktaş, 45- 25'te 20 farkı yakaladı, devreyi de 49-32 galip tamamladı. Ev sahibi alan savunması ile rakibinin ritmini bozmayı başardı. Hücumda da Johnson ve Caloiaro ile skor bulan, üç sayı çizgisinin gerisinden daha yüksek yüzdelerle oynayan Büyükçekmece, farkı 11 sayıya kadar düşürdü, son çeyreğe de 66-53 girildi. Ancak Muratcan ve Strawberry ile ön alandaki savunma sertliğini yeniden artıran, hücumda da kenardan gelen Erkan'dan müthiş katkı alan Beşiktaş, maç başında yıpratmadığı ve son dakikalara diri taşımayı başardığı Stimac ile de ribauntları toplayınca tek hanelere düşen farkı yeniden artırmayı bildi, ilk 3 sıra içindeki yerini perçinledi.
Milliyet

Advocaat'ın Seyahatnamesi
Fenerbahçe'de sezon bitimi mesleğini noktalayacak olan Dirk Advocaat büyük bir seferi sonlandıracak. 1980 yılından itibaren teknik direktörlük yapmaya başlayan Hollandalı hoca 37 yıllık serüveni Kadıköy'de bitirecek. Advocaat adeta bir ömürlük kariyerini kupa ile tamamlamanın heyecanını taşıyor. Oyunculuk geçmişi de dahil edildiğinde 1966 yılından beri yeşil sahalarda olan 69 yaşındaki teknik adamın 51 senelik bir futbol yaşamı bulunuyor. Yarım asrı geçen bu kariyerde Advocaat'ın son durağı Fenerbahçe olurken, Ziraat Türkiye Kupası hedefi daha farklı bir anlam taşıyor. Ligde zirveden erken kopan, Avrupa Ligi'ne veda eden sarı-lacivertlilerde, kupa hem takım hem de teknik heyet için çok özel anlamlar ifade ediyor. Yarı final yolunda avantajlı olan Fenerbahçe'de Advocaat'ın bütün planları da bu şampiyonluğa yönelik. Sadece kulüp açısından düşünmeyen Hollandalı hoca, kendisi için de farklı bir hayali kuruyor. Jübile olarak kupa finalini gören Hollandalı hoca, yeşil sahalara yarım asrı geçkin bir sürenin ardından veda edecek. Tecrübeli antrenör 51 yıllık futbol yaşantısına; 3 farklı kıtada futbolcu-antrenör- danışman olarak 29 farklı görev, 6 kez milli takım antrenörlüğü ve 13 kupa sığdırdı. Fenerbahçe, bu uzun yolculuğun son durağı olarak deneyimli futbol adamının karşısında duruyor. Hem Kadıköy hem de sarı-lacivertli renkler altında 4 Haziran 2017, Advocaat'ın büyük vedasının resmi tarihi olacak.
Milliyet

G.Saray'da Derın Catlak
Galatasaray Genel Kurulu, Hakan Şükür ve Arif Erdem konusunda sürpriz bir karara imza attı. Lütfü Kırdar Kongre Kongre Merkezi Anadolu Auditorium Toplantı Salonu'nda gerçekleştirilen yıllık olağan genel kurul toplantısında, FETÖ/PDY ile olan ilişkileri dolayısıyla 7 üyenin ihracı görüşüldü. Disiplin kurulunun değerlendirmesi sonucunda, yönetim kurulunun üyelikten çıkartılmalarına karar verdiği eski savcı Zekeriya Öz, tutuklu valiler Hüseyin Avni Mutlu ve Şahabettin Harput, eski futbolcular Hakan Şükür, Arif Erdem ve İsmail Demiriz ile işadamı Hazim Sesli ile ilgili oylama yapıldı. Öz, Harput, Mutlu, Demiriz ve Sesli'nin üyelikten çıkarılması oy çokluğuyla kabul edildi. Ancak Hakan Şükür ve Arif Erdem oylanırken, ikilinin ihracını isteyenlerin sayısı azınlıkta kaldı. Bunun üzerine "ihraç" talebi reddedildi. Yönetici Eşref Alaçayır, "Genel kurul duygusal davrandı. Gollerin etkisinde kalıp duygusal hareket ettiler" diyerek Şükür ve Erdem ile ilgili kararı yorumladı. Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Abdurrahim Boynukalın bu karara twitter üzerinden sert tepki gösterdi. Boynukalın, "FETÖ firarisi Hakan Şükür'ün Galatasaray üyeliğinden ihracı oy çokluğuyla reddedildi. Bir Galatasaraylı olarak bu kararı şiddetle kınıyorum. Böyle bir Genel Kurul, Avrupa Fatihi Galatasaray'ımıza yakışmıyor. O ihraç gerçekleşene kadar bizim için Genel kurul yok hükmündedir" diye yazdı. Öte yandan üyeler Mehmet Koçarslan ve Mehmet Uğur Sunakan'ın da farklı nedenlerden dolayı oy çokluğuyla kulüp üyeliğinden ihracına karar verildi.
Milliyet

Yapacak Daha Çok İşimız Var
Beşiktaş Kulübü'nde 25 Mart 2012'de başkanlık koltuğuna oturan Fikret Orman beş senenin muhasebesini Milliyet'e yaptı. Zor günleri geride bıraktıklarının altını çizen Başkan Orman, "Yanan eve girdik, şükür bugün ortada bir yangın falan kalmadı. Fakat yolumuz hâlâ uzun ve önümüzde yapılacak daha çok iş var" ifadelerini kullandı. Göreve geldiği ilk günlerde yaşadığı zorlukları hatırlatan Fikret Orman, "İlk senemizde 'Feda' dedik. O günlerde sadece bizler değil, teknik heyet ve futbolcular da birçok fedakârlıklarda bulundu. Zor günlerden geçtik. Transferde bütçemiz çok fazla değildi. Ödemelerde aksaklıklar oluyordu. O günlerden, bugünlere gelmek kolay olmadı. Beş senede bir şampiyonluk yaşadık ve şu an hem ligde hem de Avrupa'da hedeflerimize emin adımlarla yürüyoruz. İnşallah bu sene hem üçüncü yıldızı takmak hem de Avrupa'da kupa kazanmayı hedefliyoruz" diye konuştu. Fikret Orman, Beşiktaş'ta yapılacak daha çok iş olduğunu da dile getirdi. Hedeflere adım adım ilerlediklerini kaydeden Orman, "Mali anlamda hedeflerimize henüz ulaşmadık. Bir sezon sonra planladığımız hedefe yaklaşmayı umuyoruz. Ayrıca henüz açıklamadığımız birçok projelerimiz var. Beşiktaş'ı daha iyi yerlere getirmek için çalışıyoruz. Sadece Türkiye'de değil, dünyada konuşulan bir Beşiktaş için bir araya geldik. Geride kalan beş senemde benimle birlikte çalışan yönetici arkadaşlarımın çok büyük emekleri var. Herkese çok teşekkür ediyorum. Taraftarımızla, futbolcularımızla, çalışanlarımızla ve yönetici arkadaşlarımla daha iyi bir Beşiktaş için, elimizi taşın altına sokmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder