29 Mart 2017 Çarşamba

29.03.2017 Genel Gündem



29.03.2017

GÜNDEM


'Vatandaşların İlgisi Büyük'
İstanbul'un en kalabalık alanlarından Bakırköy Özgürlük Meydanı, İstiklal Caddesi, Beşiktaş'taki Atatürk Cumhuriyet Demokrasi Anıtı ve Kadıköy Rıhtım Meydanı'nda referandum öncesinde propaganda çalışmaları devam ediyor. Kıyasıya geçen propaganda çalışmalarında seçmenlerin 'Evet' oyu kullanması için çalışma yürüten Ak Partililer, vatandaşlara broşür dışında balon, kalem ve tişört dağıtıyor. Referandumda vatandaşların 'Hayır' oyu kullanması için çalışmalarını yürütenler ise sadece broşür dağıtarak yeni anayasa değişikliğine neden 'Hayır' denilmesi gerektiğini anlatıyor. Referanduma 18 gün kala çalışmaların ne durumda olduğunu görmek için gittiğimiz alanlarda ilk durağımız Bakırköy Özgürlük Anıtı oluyor. 'Hayır' standında karşılaştığımız CHP eski İstanbul milletvekili Metin Tüzün, "Mahalleler kendi içlerinde komiteler kurmuşlar sorular soruyorlar. İnsanlar referanduma fevkalade ilgili. 60 yıllık siyasi yaşamımda böylesini görmedim. Gözlemlerime göre referandum sonucu kesinlikle 'hayır' olacak. Türk halkı birkaç seçimdir avans verdiği bir siyasi partinin, hatta o siyasi partinin kurucu başkanına dur diyecek. Bu referandum aslında devletle halk arasında yapılıyor ve büyük bir eşitsizlik söz konusu" dedi. 'Hayır' çadırının karşısına kurulan Ak Parti'nin 'Evet' çadırında görevli Aziz Özgür Akgümüş, 3 haftadır meydanda çalıştıklarını söyleyerek "Vatandaşlara 18 maddeyi anlatıyoruz. İlgilerini çekmek için broşürlerin dışında balon, kalem veriyoruz. Gazete dağıtıyoruz. Bakırköy'de bize gelen talepler doğrultusunda yüzde 55 ile 60 arasında bir oy oranımızın olacağını düşünüyoruz. 'Hayır' oyu vermeyi düşünen vatandaşlara genellikle 2002 öncesini hatırlatıyoruz ve farkı anlatıyoruz. Vatandaşlardan bazıları bu seçimin sadece Ak Parti ve Recep Tayyip Erdoğan'dan ibaret olduğunu düşünüyor ama biz bu seçimin Türkiye'nin geleceği için yapıldığını anlatmaya çalışıyoruz" diye konuştu. Taksim'deki 'Hayır' çadırında görev alan CHP Beyoğlu İlçe Başkan Yardımcısı Hatice Uygun da 2 hafta önce çalışmalara başladıklarını söylüyor. Uygun, katılımın yüksek olduğunu ifade ederek, "İnsanların tepkisi oldukça iyi. Son anket sonuçlarında, kararsızların dağıtımıyla birlikte 'Hayır' oyları 49.7'ye çıktı. Bu da bizi motive etti. Umutluyuz. Halkla birebir gidip konuşuyoruz. Mahalle temsilcilerimizle temasa girip kemikleşmiş kitleyi ikna etmeye çalışıyoruz. 10 kişiden 2'sinin görüşünü değiştiriyoruz" dedi.
Milliyet
  
Dağlar Pkk'ya Dar Edildi
Terör örgütü PKK'ya karşı, Jandarma Özel Harekat (JÖH) ve Polis Özel Harekat (PÖH) timleri başta olmak üzere tüm güvenlik güçlerinin mücadelesi bölgedeki yoğun kış koşullarında da sürdü. Havadan savaş uçakları, helikopterler ve insansız hava aracı, karadan da zırhlı araç desteğindeki operasyonlarla terör örgütüne büyük darbeler vurdu. Ağrı Dağı ve Tendürek Dağı'nda teröristlere göz açtırmayan jandarma timleri, Mart 2016'dan bugüne kadarki bir yıllık süreçte terör örgütü PKK'ya yönelik Ağrı kırsalında 173 operasyon gerçekleştirdi. PKK'nın sözde 'Sinek Yaylası bölge sorumlaları', 'Ararat' kod adlı Zamanhan Kaya ve 'Adil' kod adlı Yusuf Salin ile ğrütün 'Serhat eyaleti' sorumlusu, 'Şiyar Kale' kod adlı Enver Gördük dahil 28 terörist etkisiz hale getirildi. Erzincan'daki operasyonlarda ise karla kaplı zorlu arazi şartlarında "kobra" helikopterleri desteğinde gerçekleştirilen ve "Şehit Jandarma Binbaşı Yılmaz Tankül 17-08" adı verilen operasyonun, zorlu arazi yapısı ve olumsuz hava şartlarına rağmen özveriyle yürütüldüğü kaydedildi. Valilik açıklamasında, "Terör örgütünün muhtemel barınma ve sığınma alanları tespit edilerek, Kobra helikopterlerinin de desteği ile imha edilmiştir" bilgisi verdi.
Vatan

EKONOMİ

Dolar: 3,6566-3,6597                                   
Euro: Euro 3,9588-3,9612   
Sterlin: 4,5394-4,5456         
Gram Altın: 146,7723-146,9740

58 Milyar Lira Yapılandırıldı
Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Aydın, bankacılık sisteminin yeniden yapılandırma tutarının 58 milyar liraya yaklaştığına dikkati çekti. Uludağ Ekonomi Zirvesi'nde soruları yanıtlayan Aydın, sektörde dış finansman maliyetlerde son dönemde artış olduğunu da ifade ederek, "Kredi derecelendirme kuruluşlarının not indiriminden kaynaklı faizlerde bir artış yaşanacak. Ancak bunun etkisi 30-40 baz puan olacak" dedi. Maliyet artışının sektöre etkisinin 'aman aman' olmadığının da altını çizen Aydın, "Dış borçlanmanın eski seyrinde devam edeceğini düşünüyoruz. Kaynak temininde olağanüstü güçlük olmaz. Dış ticaret, muhabirlik ve çoklu satışlar dikkate alındığında faiz biraz farklı kalıyor. Paçal maliyet göz önünde bulundurulduğunda bu artışın fiyatlamaları değiştirecek düzeyde olmayacağını görüyoruz" dedi. Hükümetin geçmiş dönemde ödeme güçlüğü çekenlere ilişkin aldığı bir tedbir olan sicil affının bankalarca uygulanmasında bir sorun olup olmadığına ilişkin bir soruya ise Aydın, "Yasal düzenlemesi yapılmış bir gelişmeyi bankaların uygulamama lüksü olamaz. Ekonomi yönetimiyle ilgili yakın çalışma içerisindeyiz" dedi. Son dönemde bankalar bu uygulamayı tam olarak gerçekleştirmediğine ilişkin eleştirilerin hatırlatılması üzerine Aydın "Bankalar, sistem kimseyi bir kez çeki karşılıksız çıktı diye reddetmiyor" dedi.
Hürriyet

Geliyorlar!
Turizm sektöründe yaşanan daralmaya karşı önlemler alınmaya ve destekler verilmeye devam ederken yabancı turistler de bu yaz yönünü hızla Türkiye'ye çeviriyor. Son olarak dünyanın önemli turizm operatörlerinden Thomas Cook, müşterilerinin Türkiye'ye yoğun ilgi gösterdiğini duyurdu. Özellikle yaz aylarında en az 1.5 milyon İngiliz turistin Ege ve Akdeniz kıyılarını ziyaret etmesi bekleniyor. Thomas Cook, daha önce yaptığı açıklamalarda en önemli destinasyonlarından birisi olan Türkiye'ye dönük talepte yaşanan sert düşüş sebebiyle 2016 yılını oldukça zor geçirdiklerini belirtmiş, bu nedenle müşterilerine alternatif destinasyonlar sunduklarını ifade etmişti. Türkiye'ye gelmeyen turistlerin tercihleri ise Yunanistan, İspanya ve Hırvatistan olmuştu. Ancak Avrupalı turistler, gittikleri destinasyonlarda aradığını bulamadı. Sektör temsilcileri, Türkiye kıyılarında kaliteli hizmetin uygun fiyata sağlandığını belirtirken, diğer ülkelerde 'şişen' fiyatların turisti memnun etmediğini vurguladı. Bu nedenle büyük tur operatörlerinin müşterileri yeniden Türkiye'ye gelmek için yoğun talep gösterdi. Yabancı turistin, tur operatörlerine yaptığı 'Türkiye' baskısıyla başta İngiliz ile Alman turistler, Ege ve Akdeniz kıyılarına gelmek için Türkiye rezervasyonlarına da başladı. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği Başkanı Başaran Ulusoy, Thomas Cook kararının Türkiye için gayet olumlu sonuçlar doğuracağını belirterek, yeniden başlatılan turları turistlerin 'baskısı' olarak nitelendirdi. Ulusoy, "Türkiye zaten ambargo konulacak bir ülke değil. İngiliz vatandaşları başta olmak üzere 'Türkiye'ye niye gitmiyorsunuz' diye yoğun bir baskı oluşmasaydı bu kararı almazlardı. Yabancı turist Türkiye'ye gelmek istiyor. Türkiye'de yer alan olanakları başka ülkelerde bulmaları mümkün değil. Havası, suyu, insanı Ayrıca ne yaşarsak yaşayalım, kaliteden asla ödün vermiyoruz. Bu yaz en az 1.5 milyon İngiliz gelir" diye konuştu.
Milliyet

Doğalgazda Tulum Çıkardık!
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından, Hakkari, Şırnak, Yüksekova, Cizre, İdil ve Silopi doğalgaz dağıtımı için düzenlenen lisans ihalesinde en düşük teklifi, kilovatsaat başına 0,285 kuruşla AKMERCAN verdi. Yapılan bu ihaleyle 81 ilin doğalgaz ihalesi tamamlanmış oldu. Yapılan çalışmalarla, önümüzdeki yıl doğalgaz almayan il kalmayacak. 6 bölge için EPDK Başkan Yardımcısı Mehmet Ertürk'ün ihale komisyonu başkanlığını yaptığı ihaleye 4 şirket teklif dosyası gönderirken, bunlardan Fernas İnşaat AŞ ihaleye katılmadı. Birim hizmet ve amortisman bedellerinin bulunduğu ikinci zarfların açılmasının ardından, AKMERCAN, M.B.D. İnşaat ve AKSA açık eksiltmeye davet edildi. Birinci turda AKSA Doğalgaz Dağıtım A.Ş. ihaleden çekildi. Açık eksiltmenin 18. turunda ise M.B.D.'nin çekilmesiyle en düşük teklifi, kilovatsaat başına 0,285 kuruşla AKMERCAN verdi. Böylece, doğalgaz dağıtımında 81 il için gerçekleştirilen ihalelerin sonuncusu da tamamlanmış oldu. EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, bu ihaleyi de gerçekleştirerek 81 ilin ihalesini tamamlamış olduklarını belirterek, şunları kaydetti: "Bu konfordan bu illerimizi ve vatandaşlarımızı faydalandırmak ayrıca bir gurur kaynağı. Doğalgazın ülkemizin tüm aşamalarında, illerinde olması Türkiye'nin bölgesel bir enerji merkezi olması açısından da çok önemli bir husus. Türkiye'nin önemli bir ülke olduğu, özellikle enerji sektörü yatırımcısı açısından önemli olduğunun altını çizmiştim. Şirketler arasındaki mücadelenin de bunun bir delili olduğunu görüyoruz. Bu süreçte düzenlemelerimizin ne kadar kaliteli olduğu ve daha kaliteli düzenlemelere imza atacağımız, sektörün iyi yönetildiğinin ve gelecekte de yönetileceğinin delilidir. Bu tür güzel ihaleler devam edecek ve hepimiz bunlardan istifade edeceğiz." Yılmaz, "Sadece 81 ili tamamlamayacağız. 200-250 ilçede yaklaşık 1 milyon aileyi gelecek iki yılda doğalgaz konforuyla da buluşturacağız" diye konuştu. 2002 öncesinde Ankara, İstanbul, Eskişehir, Bursa, İzmit, Adapazarı dağıtım bölgelerinde doğalgaz dağıtım faaliyetleri gerçekleştiriliyordu. 2016 yılı sonu itibarıyla ise doğalgaz dağıtım sektöründe konut ve sanayideki toplam abone sayısı 13 milyon, gerçekleşen toplam yatırım tutarı 12.8 milyar TL, imalatı yapılan toplam çelik ve polietilen hat uzunluğu 114 bin kilometre seviyelerine ulaştı. EPDK tarafından bugüne kadar yapılan ihaleler sonucunda 61 dağıtım bölgesi için dağıtım lisansı verildi. Kanun öncesi lisans verilen 7 adet dağıtım lisansı ile birlikte mevcut durumda 68 doğalgaz dağıtım lisansı yürürlükte bulunuyor. Söz konusu 68 adet dağıtım lisansı kapsamında, 76 ilde halihazırda doğalgaz kullanılıyor.
Milliyet

Çöp Poşeti Alışkanlığı 'Ücret'le Bitirilecek
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 2018'de devreye almayı planladığı Atık Yönetmeliği kapsamında market ve mağazalarda naylon olarak nitelendirilen poşetlerin kullanımı ücretli olacak. Market ve mağazalar müşterileri file ve bez torba kullanımına yönlendirmeyi planlarken bu kararın temelinde doğada çok zor çözünen naylon poşetlerin özellikle evlerde çöp torbası olarak kullanılması yatıyor. Bakanlık, çevreye zarar veren bu ürünlerin kullanımını azaltmak için bu konuya özen gösteriyor. İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Murat Akyüz, "Naylon poşetler yasaklanmıyor ancak daha akılcı kullanılması için önlem alınıyor. Türkiye'de naylon poşetler çöp poşeti olarak kullanılıyor. Dolayısıyla geri dönüşümü neredeyse imkansız olan ürünler doğayı kirletiyor. Çöp torbaları uygun fiyata satıldığı halde halkımız market poşetini tercih ediyor. Bu yönetmelikle bunun önüne geçilmesi öngörülüyor" diye konuştu. Türkiye'nin dünyanın en büyük poşet üreticilerinden biri olduğunu kaydeden Murat Akyüz, "Türkiye'de 2015 yılında 520 bin ton kullan-at poşet üretilmiş. Geçen yılın rakamları henüz çıkmadı ama aşağı yukarı her yıl en az 500 bin tonun üzerinde bir üretim gerçekleştiriliyor. Bunun parasal değeri 1 milyar doları buluyor" dedi. Naksan, Polinas, Elif Plastik ve Korozo gibi büyük üreticilerin yanında çok sayıda küçük ve orta ölçekli üreticinin de olduğunu ifade eden Akyüz, Türkiye'nin bu konuda söz sahibi ülkelerin başında geldiğini vurguladı. Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) Başkanı Mustafa Altunbilek de düzenleme için çalışma yapacaklarını, naylon poşetlerin doğaya ve insan sağlığına verdiği zararları vatandaşa anlatacaklarını aktardı. Altunbilek, "Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarı Mustafa Öztürk'ü ziyaret ettik. Doğada çözülmesi yüzyıllar süren, geleceğimizi ve insan sağlığını tehdit eden naylon poşet kullanımının satış noktalarında ücretli olması yönünde yasal düzenlemenin 2018'in başında hayata geçeceğini öğrendik. Biz de önerilerimizi paylaştık" dedi.
Vatan

İlk Raund Zuma'nın
Güney Afrika'da 2 yıl önce patlak veren Maliye Bakanı krizi yeniden hortladı. 2015'te 5 günde iki Maliye Bakanı değiştirerek dikkatleri çeken Devlet Başkanı Jacob Zuma yine piyasaları sarstı. Zuma, Maliye Bakanı Pravin Gordhan'ı yurt dışında yatırımcılara yönelik gerçekleştirilen bir tanıtım turundan acil olarak ülkeye dönmesi çağrısı yaptı. Bu sürpriz gelişme, Gordhan'ı bir istikrar göstergesi olarak gören yatırımcılar arasında endişeler oluşmasına ve kabinenin yeniden düzenleneceği söylentilerine neden oldu. Zuma'nın ofisinden Gordhan'ın geri çağırıldığı açıklaması yapılması üzerine Güney Afrika randı dolar karşısında 10 Kasım'dan bu yana en büyük günlük düşüşünü gerçekleştirerek yüzde 3'ün üzerinde kayıp yaşadı. Güney Afrika tahvilleri düşerken bankacılık hisseleri de yüzde 3'ten fazla değer kaybetti. Pravin Gordhan, Jacob Zuma'nın çağrısına uyarak ülkesine dönerken, yerel basın Maliye Bakanı'nın görevden alınmasının iktidar partisinde onaylandığını belirtti. Gordhan yaptığı açıklamada, "Başkan benim patronumdur, o yüzden geri dön derse ben geri dönerim" dedi. Gordhan görevden alındığını belirten haberler hakkındaki sorulara da "Bekleyip görelim" cevabını verdi. ANN7 televizyonunun kaynaklara dayandırdığı habere göre, Güney Afrika'nın iktidardaki Afrika Ulusal Kongresi (ANC) partisinin en üst düzey 6 lideri Gordhan'ın görevden alınmasını onayladı. Zuma'nın Gordhan'a seyahatini yarıda keserek ülkeye dönme emri vermesi uzun süredir güç mücadelesinde olan ikilinin arasındaki çekişmenin artık kaçınılmaz bir dönüm noktasına ulaşmış olabileceği kaygılarını artırıyor. Güney Afrika Mahkemesi Gordhan'ın, bankaların Zuma'nın arkadaşları olan Gupta Kardeşler'in şirketleriyle iş bağlantılarını kesmelerine dair kararlara kendisinin karışamayacağına dair tespit kararı verilmesi talebi konusunda bugün karar verecek. Zuma, geçtiğimiz yıl Güney Afrika Yolsuzlukla Mücadele Kurumu'nun Ajay, Atul ve Rajesh Gupta kardeşlerin kendisi üzerinde aşırı etkiye sahip olduğu iddiasıyla bir soruşturma açılmasını istemesi üzerine gittikçe artan bir baskı altına girmişti.
Vatan

Ankara-Haydarpaşa Yolculuğu 3 Saate İnecek
Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan, ABD ve İngiltere'nin uyguladığı kabinde elektronik cihaz yasağı konusunda, "İngiltere'ye teknik heyet gitti. Yasağın kalkmasını bekliyoruz" dedi. CNN Türk'te bakanlığının çalışmaları ve projelerle ilgili açıklama yapan Aslan, ABD ile bu sürenin daha uzun soluklu olabileceğini ifade etti, Ankara-İstanbul yüksek hızlı tren hattıyla ilgili açıklamalarda bulundu. İşte Arslan'ın açıklamaları: Hem ABD, hem de İngiltere uçuşlarla ilgili kısıtlama getirdi. Bu konuda Dışişleri Bakanlığımız diplomatik kanallarla görüşerek, gerekli girişimlerde bulundu. Bizim ilgili teknik arkadaşlarımız da her iki otoriteleriyle görüşüyor. Ayrıca, bu konuda iki otorite var. Biri Sivil Havacılık Teşkilatı, ikincisi Dünya Hava Taşımacıları Birliği. Her ikisine de girişimlerde bulunduk. Onlarla yaptığımız görüşme çerçevesinde esas olan, gerekli tedbirlerin alınıp, yolcuların konforlu ulaşımlarını engelleyecek olumsuz girişimlerde bulunmamak. Bugün teknik bir ekip İngiltere'ye gidecek. ABD ve İngiltere'nin aldıkları tedbirlerin sivil havacılık otoritelerin istediği tedbirlerin üzerinde olduğunu ortaya koyuyoruz. Onlarınd a bunları görmesini istiyoruz. Hem hava yolu şirketlerimizin etkilenmemesi hem de yolcularımızın etkilenmemesi adına gereken işlemleri yapıyoruz. Ayrıca Türk Hava Yolları bekleme esnasında yolcuların laptoplarını kullanmalarına imkan sağladı. Uçağa biniş sırasında alıp paketleyip, özel kutuyla gidecekleri yerde direkt sahibine teslim etti. İngiltere'nin yasağı kaldıracağını düşünüyoruz. Ancak ABD ile görüşmeler daha uzun olabilir. Dünya Hava Taşımacıları Birliği'nin konumu bu noktada çok önemli. Onlar da görüşmeye başladı. Eğer yasak olcaksa her yer için geçerli olmalıdır. Ankara'dan Yüksek Hızlı Tren Pendik'e kadar gidiyor, Pendik'ten sonra yolcular otobüslerle taşınıyor. Haydarpaşa'ya kadar gidemiyor. Marmaray var ama Kazlıçeşme'den Halkalı'ya kadar insanlar gidemiyor. Biz Marmaray projesine entegre olacak iki yakadaki banliyö sistemlerini önce metro standartlarına getiriyoruz. İnşaat sürecinde ne yazık ki ihalelerden kaynaklı gecikme oldu ama her iki yakadaki banliyö hatlarında da şu an çok yoğun bir çalışma var. İşler hızlandı. 2018 yılı sonunda her iki banliyö sistemini de Gebze-Haydarpaşa, Kazlıçeşme-Halkalı'yı metro standardına çevireceğiz. Marmaray'da metro araçları çalışacak ve ulaşım kesintisiz hale gelecek. 64 km'lik bir güzergah bu, Marmaray'ı da katarsanız 75 km. Bu İstanbullular açısından önemli. Ankara'dan kalkan bir Yüksek Hızlı Tren, artık Pendik'te kalmayacak Haydarpaşa'ya kadar bir kısmı da Avrupa yakasına gidebilecek. Bu çok önemli. Ankara'dan veya ülkemizin başka bir yerinden İstanbul'a giden hızlı tren yolcusu ister Asya yakasında ister Avrupa yakasında nereye istiyorsa oraya kadar gidebilecek. Avrupa'ya giden hızlı tren inşaatını da bu sene başlatıyoruz. Yaklaşık 4 yıl sürer. O hat da Avrupa'daki sistemle entegre olacak. Ankara'dan hareket eden bir trende yolculuk Haydarpaşa'ya 3 saat, Halkalı'ya da 3,5 saat sürecek.
Vatan

DÜNYA

Bayrak Hamlesi
Irak'ın statüsü tartışmalı, petrol zengini Kerkük kentinde dün kritik bir gelişme yaşandı. Kerkük İl Meclisi'nde dün yapılan oylamada Kerkük'teki kamu binalarına Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) bayrağının asılması kararı kabul edildi. Toplantıya Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesud Barzani liderliğindeki Kürdistan Demokrat Partisi (KDP), Irak eski Cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) Partisi ve Komünist Parti'den oluşan Kardeşlik (Birayeti) Listesi'nin 23 üyesi ile Arap Listesi'nin 1 üyesinin katıldığı belirtildi. Türkmen meclis üyelerinin tamamı ile bir üye dışında tüm Arap üyeler toplantıyı boykot etti. IKBY'ye yakın Rudaw sitesinin haberine göre Irak Türkmen Cephesi'nin 8 üyesi ile Arap Konseyi'nin 5 üyesi oturuma katılmadı. Kerkük'ün IKYB'li valisi Necmeddin Kerim, 16 Mart'ta kentteki resmi kurumlara IKBY bayrağının asılması yönünde karar alarak, kararnameyi onay için İl Meclisi'ne göndermişti. Irak hükümeti sözcüsü Saad Hadisi Rudaw'a yaptığı açıklamada, Kerkük'e Irak bayrağı dışında bir bayrak asılamayacağını söyledi. Irak Türkmen Cephesi Başkanı Erşed Salihi, Kerkük'e 'Kürdistan bayrağı' kararının kargaşaya yol açabileceği uyarısında bulundu.
Hürriyet

İskoçya İkinci Bağımsızlık Referandumunda Kararlı
İskoçya bölgesel parlamentosu bölgesel hükümetin ikinci bağımsızlık referandumu tasarısını kabul etti. İskoçya bölgesel parlamentosunda geçen hafta başlayan ancak çarşamba günü Londra'da gerçekleşen terör saldırısı nedeniyle askıya alınan bağımsızlık referandumu oturumu dün yeniden yapıldı. Oturumun sonunda yapılan oylamada bölgesel hükümetin hazırladığı ikinci bağımsızlık referandumu tasarısı 59'a karşı 69 milletvekilinin oyuyla kabul edildi. Kabul edilen tasarı, bölgesel hükümetin merkezi hükümetten bağımsızlık referandumu için izin alma girişiminde bulunmasını öngörüyor. Referandumun yapılabilmesi için Londra'daki merkezi hükümetin izni gerekiyor. İskoçya Bölgesel Hükümeti Başbakanı Sturgeon, referandum için 2018 sonbaharının veya 2019 ilkbaharının uygun tarih olacağını bildirmiş ancak merkezi hükümetin başbakanı Theresa May yeni bir referanduma karşı olduğunu açıklamıştı.
Haber Türk

Toplantı Toplantı Yerine Golfte Çıktı!
ABD Başkanı Donald Trump, gündem yaratmaya devam ediyor. Son olarak "Obamacare" olarak bilinen sağlık reformu tasarını bitirmeyi amaçladığı yeni planı, yeterli destek bulamayacağı gerekçesiyle geri çeken Trump, bu kez de "toplantıda" diye duyurulmasına rağmen, golf oynamaya gittiği kendi kulübünde ortaya çıktı. Trump'a yakınlığıyla bilinen bir televizyon kanalı, Twitter'dan "Başkan Trump, hafta sonunu Beyaz Saray'da çalışarak geçiriyor" şeklinde haber verirken, sadece dakikalar sonra, Instagram'dan bunun tam tersi görüntüler ortaya çıktı. Nitekim söz konusu görüntülerde, Başkan Trump, golf kıyafetleriyle Trump National Golf Club'taydı. Burada bir süre golf oynayan ve daha sonra da restoranda beraberindekilerle golf maçı izleyen Trump'ın, kulüpte 4 saat geçirdiği belirtildi. Görüntüler, sosyal medyada paylaşılırken, Trump'ın, eski Başkan Obama'nın fazla golf oynadığını söylediği 20'den fazla tweet'i olduğu hatırlatıldı.
Milliyet

Ankara'da Konu Rakka
ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson'ın, temaslarda bulunmak amacıyla yarın Türkiye'ye gelmesi bekleniyor. Tillerson'ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüşeceği belirtiliyor. Amerikan Dışişleri Bakanlığı'ndan üst düzey yetkililer, Tillerson'ın 30 Mart'ta Türkiye'ye yapacağı ziyarete ilişkin bir telekonferans düzenledi. Rakka'yı kuşatma sürecinin hız kazandığını belirten yetkililer, Tillerson'ın Türkiye ziyaretinde de bu konunun gündeme getireceğini bildirdi. Yetkililer, "Türkiye'yle sadece kuşatma sürecini konuşmayacağız. Aynı zamanda, DAEŞ'in toplumu temsil eden bir yapılanmayla kontrol ettiği Rakka'nın, operasyon sonrasında nasıl bir hal alacağını da konuşacağız" ifadesini kullandı. Tillerson'ın, ziyaretinde hükümet yetkilileri ve ABD Büyükelçiliği çalışanlarıyla görüşeceğini aktaran yetkililer, "ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Joseph Dunford'un son birkaç hafta içerisinde yaptığı görüşmeleri sürdüreceğiz. Özellikle DAEŞ sonrası Rakka'da istikrarın sağlanması konusu gündeme gelecek. Suriye'de bugüne kadar yaptığımız herşey, Türkiye'yle yakından müzakere edilmiştir ve bu sürecek" diye konuştu. Tillerson'un, ziyaretinde, Türkiye'de terör saldırıları sonucunda hayatını kaybedenler için başsağlığı da dileyeceğini belirten yetkililer, "Tillerson ilk önce, son yıllarda terör saldırıları sonucunda hayatını kaybedenler için Türk halkına başsağlığı dileyecek. Türkiye'nin teröre verdiği kurban sayısı, bütün Avrupa'nın teröre verdiği kurban sayısından fazla" ifadelerini kullandı. Aynı yetkililer, ABD'nin desteklediği bilinen Suriye Demokratik Güçleri'ne (SDG) ilişkin bir soruya da, "Türkiye'nin SDG konusundaki hassasiyetlerine dikkat ediyoruz. Bu konu görüşmelerimizde gündeme getirilmeye devam edilecektir" cevabını verdi. Bununla beraber yetkililer Reuters'a, Tillerson'ın Türkiye'de zamansızlık nedeniyle muhalefet temsilcileriyle görüşmeyeceği bilgisini verdi.
Milliyet

Partisiyle De Arası Açıldı
Son dönemde muhalefetteki 'Yeni Demokrasi' partisi karşısında hızla güç kaybeden Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras, şimdi de partisi SYRIZA içerisindeki muhalifleri 'dizginlemeye' çalışıyor. Yerel basında çıkan haberlere göre Çipras, uluslararası kreditörlerle yaptığı anlaşmalara muhalefet eden SYRIZA vekillerini, 'iktidarına hakaret' sayacağını söyledi. Ülke tarihinin en ağır ekonomik krizine çözüm bulma vaadiyle iktidara gelen SYRIZA vekilleri, hükümetin kreditörler karşısında taviz vermeye başlamasıyla birlikte destek kaybına uğramalarından Başbakan Çipras'ı sorumlu tutuyor. Ozelleştirme tepkisi Çipras'a son eleştiri, geçtiğimiz günlerde İçişleri Bakanı Panos Skourletis'ten gelmişti. Skourletis sol kanat gazetelerinden Efimerida ton Syntakton'a verdiği röportajda, Kamu Enerji Kurumu'nun (PPC) elindeki linyit ve hidroelektrik santrallerinin yüzde 40'ının özelleştirilmesine ilişkin planın, kreditörlerle yapılan anlaşmanın öne sürdüğü şartların ötesine geçtiği yorumunda bulunmuştu. Enerji kurumunun özelleştirilmesine en fazla tepkiyi, parti içerisindeki 'Grup 53' adlı muhalif kesim gösteriyor. Kozani ve Florina gibi, ekonomi enerji üretimine dayalı olan kuzey bölgelerini temsil eden vekillerin, enerji sektörünün özelleştirilmesine muhalefeti her geçen gün artıyor. Enerji Bakanı Giorgos Stathakis, bahsi geçen bölgelerden gelen temsilcilerilerle, özelleştirmelere ilişkin endişelerini gidermek amacıyla dün bir araya geldi.
Vatan

'Başı Acık Kadınla Nasıl Poz Verirsin?'
İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin, Nevruz tatilinde, başkent Tahran yakınlarında çıktığı dağ gezisinde çektirdiği fotoğrafı sosyal medyada paylaşması tepkilere neden oldu. Ruhani'nin kişisel Instagram hesabından, iki genç kız ve bir erkekle dağ yürüyüşü sırasında yaptığı fotoğraf paylaşımına, yaklaşık 18 bin yorum geldi. Fotoğrafta, saçlarının çoğu açıkta olan kızların yanında spor kıyafetle poz veren İran Cumhurbaşkanı, birçok kişi tarafından 'seçim şovu' olarak yorumlanırken, özellikle muhafazakarlar, Ruhani'nin yanındaki kızların giyiminin, 'İslam Cumhuriyeti değerlerine aykırı' olduğunu söyleyerek tepki gösterdi. Eski muhafazakar milletvekillerden Hamid Rasayi, Ruhani'nin paylaştığı fotoğrafın altına yazdığı yorumda tepkisini dile getirerek, hükümetin 'ekonomik başarısızlığını' gölgeleme çabaları olduğu iddiasında bulundu. Taraftarları ise, İran Cumhurbaşkanı'na desteklerini açıklayan yorumlarda bulundu.
Vatan

POLİTİKA

'Ben Dersim Katliamını Lanetledim'
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Samsun'da katıldığı toplu açılış töreninde, İstanbul'da 'hayır' çadırını ziyaretinde yaşadıklarını anlatarak, "'Niçin hayır diyorsunuz' dedim. Dediler ki 'Biz çağdaş bir Türkiye istiyoruz' 'Ya şu anda çağdaş bir Türkiye yok mu, neyiniz eksik' dedim. Bakıyorsun mezhepçilik hemen arkadan geldi" dedi. Erdoğan, özetle şunları söyledi: "Eğer bir gün bile şehitlerimizi unutursak kalbimiz dursun. Eğer bir defa bile şehitlerimizin aziz hatıralarını muazzeb edecek bir söz söylersek dilimiz kurusun. Eğer bir kez bile şehitlerimizin emaneti olan bu ülkeye ihanet edersek aldığımız her nefes bize haram olsun. Biz bu ülkeye, bu milleti ölümüne seviyoruz. Bu sevginin önünde hapishane demirleri bile duramadı. Bu aşktan bizi tankıyla, topuyla darbeciler dahi vazgeçiremedi. Hani Avrupa'daki gösterilerde pankartlara resmimizi koyup kafamıza silah dayıyorlar ya. Sanıyorlar ki bu şu şekilde bizi korkutacaklar, bu yoldan geri döndürecekler. 15 Temmuz'da F-16'larla, savaş helikopterleriyle bizi yolumuzdan döndüremediler, bunların kıytırık pankartı mı döndürecek? Yaptığınız terbiyesizlik sizin sicilinize kara bir leke olarak kazındı. Onun dışında biz tehditlere eyvallah etmeyiz. Güya İsviçre bu olayla ilgili soruşturma açmış. Her şey İsviçre devletinin, hükümetinin, polisinin gözü önünde oldu. Onların polislerin korumasıyla oldu. Bu gösteri Alp Dağları'nın tepelerinde değil, İsviçre Parlamentosu'nun önünde oldu. Geçin bunları, geçin. Siz kimi aldatıyorsunuz? Eğer samimiyetinizi ispat etmek istiyorsanız ülkenizdeki teröristleri derdest edip kapının önüne koyarsınız, işte o zaman bizim gözümüzde ibra olursunuz. Caddelerinizde teröristler diz boyu dolaşıyor. Almanya öyle, Belçika öyle, Hollanda öyle. Alman polisinin arabasında PKK'lı terörist gösteri yapıyor. Bu sabah gelirken İstanbul'da evet çadırının kurulduğu bir yere uğradım. Kendi semtimde. Yanında da 'hayır' çadırı var. 'Evet' çadırındakilerle görüştüm. Görüştükten sonra 'Şimdi Samsun'a gidiyorum, bir de hayır çadırına uğrayayım' dedim. Hayır çadırındakilere 'Niçin hayır diyorsunuz, bana şunu söyler misiniz' dedim. Dediler ki 'Biz çağdaş bir Türkiye istiyoruz'. 'Ya şu anda çağdaş bir Türkiye yok mu, neyiniz eksik' dedim. Yollarınız, köprüleriniz, hızlı tren, okullar, bunlar yok mu? 14 sene önce bunlar var mıydı? Ama şimdi bunlar var. Söylediği lafa bakın, 'Siz Yavuz Sultan Selim Köprüsü'ne niye Yavuz Sultan Selim Köprüsü adını koydunuz' Dedim ki 'Çok ayıp. Yavuz Sultan Selim Han'ın padişah olduğu zaman Osmanlı'nın toprağı 18 milyon kilometrekare idi. Böyle bir sultanın adını böyle bir köprüye koymaktan daha önemli ne olabilir? Ama olaya bakış ne? Bakıyorsun mezhepçilik hemen arkadan geldi, 'Siz Alevilerle Sünnileri ayırıyorsunuz' dediler. Biz bu ülkede Sünni-Alevi ayrımı yapmadık. Eğer böyle bir ayrım varsa Sayın Kılıçdaroğlu'nun kendisi Alevi. İşte bir siyasi partinin başında. Neyi eksik? Ben Dersim katliamını lanetledim. Ama o lanetleyemedi. Sayın Yıldırım, Dersim katliamını lanetledi, ama Kılıçdaroğlu lanetleyemedi. Niye? Lanetlediği zaman bir yerlere dokunacak. Biz samimiyiz. Yavuz Sultan Selim Köprüsü'ne onlar da hayır demişti. 'Adını niye Yavuz Sultan Selim Köprüsü koydunuz'; hale bak. İsteseniz de istemeseniz de bunları yapıp yola devam edeceğiz. Şu anda Kandil, İmralı'da bölücü örgütün başı 'hayır' diyor. FETÖ'nün başı hayır diyor. Ana muhalefet işte onlarla beraber yürüyor. AK Parti'ye, MHP'ye, BBP'ye, SP'ye, CHP'ye gönül veren kardeşlerim sesleniyorum size. Gelin Kandil'in isteklerine 16 Nisan'da ders verelim."
Hürriyet

İç İşimize Karışmayın
Başbakan Binali Yıldırım "Türkiye'nin iç meselesi olan halkoylaması konusunda Avrupa'yı uyarıyorum. İç işimize karışmayın, kendi işinize bakın" dedi. CHP'ye de "İstedikleri kadar 'Hayır' desinler. Kılıçdaroğlu, 7 seçimdir eve eli boş dönüyor. Bu sefer de aynısı olacak" sözleriyle yüklenen Yıldırım, Karaman ve Niğde mitinglerinde özetle şunları söyledi: "16 Nisan'da vesayet odakları kırmızı kartı görecek ve Türkiye geleceğe emin adımlarla ilerleyecek. 'Hayır' türküsünü söyleyenler baktı ki millet bunlara aldırış etmiyor, 'evet' demeye karar vermiş, telaşlandılar; ne diyeceklerini, ne yapacaklarını şaşırdılar. 'Acaba bugün hangi yalanı uydursam' diyor. Diyor ki, 'Sadece Cumhurbaşkanı, vali, büyükelçi bu değişiklik olursa bayrağı taşıyacak. Başka kimse taşımayacak.' Bu bayrağa laf edenin, göz dikenin canına okur Karaman. Bu bayrak inmez, bu ezanlar dinmez. Bu bayrağa laf edemezsiniz. Hem 'evet' diyenlere vatan haini diyeceksin hem de 'hayır' diyenler 'şöyle böyle diyemiyor' diye istismar şovları yapacaksın. Sen önce meydanlara çık, 'Evet diyenler haindir' cümlesinin hesabını ver. İşi gücü milletin faydasına olmayan işlerle uğraşmak, kafa karıştırmak. Her tarafı dökülen, darbecilerin anayasasıyla Türkiye'nin geleceği inşa olur mu? Yeni anayasayla milletin iradesine ortak olmaya çalışanlar, 15 Temmuz'u, 17-25 Aralık'ı, Gezi olaylarını, elektronik muhtırayı, 12 Eylül'ü, 12 Mart'ı, 28 Şubat'ı planlayanlar artık miadını dolduruyor. Tarihin çöplüğünde yerini alıyor. Kılıçdaroğlu, buna karşı çıkıyor. Çünkü Kılıçdaroğlu'nun tek başına çalışarak işbaşına gelme hedefi yok. Ayak üstü 40 yalan söylüyor. Ben hangi birini düzelteyim? Bunlar pimi çekilmiş bomba gibi. Güvenoyunu Meclis değil, asıl verecek. Milletin kendisi sandıkta verecek. Bütün bunlar olurken CHP'nin de HDP'nin de uykuları kaçıyor. Boşuna ikiz kardeş demiyoruz. Bunların sicili bozuk. İstedikleri kadar 'hayır' desinler. Kılıçdaroğlu, 7 seçimdir eve eli boş dönüyor. Bu sefer de aynısı olacak. ('Avrupa şaşırma sabrımızı taşırma' sloganları üzerine) Sabrınız taşmasın, cevabınızı 16 Nisan'a saklayın. Türkiye, demokratikleşme yolunda mesafe katettikçe Avrupa'nın bazı ülkelerinde ırkçılık artmaya başladı. Terör örgütlerinin, PKK'nın, FETÖ'nun adamları rahatça 'hayır' propagandası yapıyor, sokak sokak dolaşıyor, bölücübaşının posterlerini taşıyor. Ama 'evet' demek yasaklanıyor. Bunun adı düpedüz ırkçılıktır. Türkiye meselelere bu kadar sükunetle, sağduyu ile yanaşırken inatla kriz çıkarmaya çalışanlara bu millet eyvallah etmez. Türkiye ile ilişkileri bozmak bize bir kaybettirebilir ama AB'ye daha çok kaybettirir. Onun için Türkiye'nin iç meselesi olan bu halkoylaması konusunda Avrupa'yı uyarıyorum. İç işimize karışmayın, kendi işinize bakın. Herkes yerini yurdunu bilsin. PKK'ya eylem yaptırmak, FETÖ'cülere kol kanat germek size mi düştü?"
Hürriyet

Arzu Ettiği Zaman Meclis'i Fesheder
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın TBMM'nin fesih yetkisinin bulunduğunu ispat etmesi durumunda istifa edeceğine ilişkin sözlerini kastederek, "Diyorlar ya, 'fesih yok, fesih yok'. Var. Değişiklikle arzu ettiği zaman, görev süresi dolmadan, 'Meclis'i feshediyorum, hep beraber seçime gideriz' diyebilir. Niye fesih yetkisi veriyoruz? 80 milyonun, 550 vekilin aklı yok mu, yeni seçime gidilecekse kararı Meclis alır. Kişiye endeksli, ön yargılarımıza endeksli, partiye endeksli bir düşünce Türkiye'yi felakete götürür" dedi. Dün Kocaeli Gebze'de önce muhtarlarla ardından STK temsilcileriyle bir araya gelen Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: Anayasa değişikliği, bütün vatandaşlarımızı ilgilendiriyor. Siyasi kimliklerimizi bir tarafa bırakacağız. Partili kimliğimi bir tarafa bırakıyorum. Sizler gibi vatanını, ülkesini, bayrağını seven bir vatandaş olarak konuşuyorum. Cumhurbaşkanı'nın taraflı mı, tarafsız mı olmasını istersiniz? Başkan 80 milyonu mu temsil etmeli, kendisine oy veren partinin üyelerini mi temsil etmeli? Başbakanlık niye kalkıyor? Bir Allah'ın kulu çıkıp anlatsın. Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana var, Osmanlı'da vezir-i azam var. Padişahlığın olduğu dönemde başbakanlık var, demokrasiye geçtik başbakanlığı kaldırıyoruz. Çift başlılık yok ki Türkiye'de. Cumhurbaşkanı bir kişi, başbakan bir kişi. Hani beş tane başbakan beş tane cumhurbaşkanı olur da aralarında kavga ediyorlar. Anayasa değişikliğiyle çift başlılık gelecek. Anayasa değişikliği geçerse başkanı iki kişi temsil edecek. Vali ve partisinin il başkanı. Buyurun, aralarındaki kavgaya şimdi, sen misin güçlü ben miyim güçlü? Başka partiye oy veren vatandaşlarım, 'Bu cumhurbaşkanı benim cumhurbaşkanım' demeyecek. Demokratik parlamenter sistemden vazgeçiyoruz, otoriter tek adam yönetimine geçiyoruz.
Milliyet

'Milliyetçi Pkk'lılarla Aynı Safta Yer Alamaz'
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Sakarya'nın Arifiye ilçesinde AK Partili kadınlarla bir düğün salonunda düzenlenen kahvaltıda bir araya geldi. Çavuşoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun anayasayla ilgili bazen fark etmeden doğruları söylediğini belirterek, "Allah söyletiyor herhalde bilmeden anayasayı da okumamış, arada doğruları söylüyor. Umut ediyoruz ki yalan bulamazsa belki doğruları söyler diye, okumadığı için arada doğruları söylüyor. Bıraksak sadece Kılıçdaroğlu kampanya yapsa evet oyları yüzde 10 daha artar" dedi. Referandum için MHP ile ayrı düşen ülkücülerin nefsine yenilip PKK'lılarla aynı safta bulunmaması gerektiğini söyleyen Çavuşoğlu şöyle konuştu: "Üzüldüğüm konu ne biliyor musunuz? MHP'yi ele geçiremedim diye, Bahçeli'ye küstüm diye bu referandumda 'hayır' vereceğini söyleyen ülkücüler ve milliyetçiler. Bir ülkücü, bir milliyetçi kendi nefsine yenilip de PKK'lılarla aynı safta yer alamaz. O hainlerin kardeşleri de bizimle birlikte hayır verecek diye onları sevindiremez. Bu millet meselesi, o yüzden öyle düşünen MHP'lilere söyleyin, referandum sonrası da parti içindeki kendi meselenizi görebilirsiniz. O yüzden MHP'lilere söyleyelim nefsimize yenilmeyelim, PKK'lılarla aynı safta görünmeyelim diyelim"
Vatan

SPOR
Yıkıntılardan Doğan Mucize
Yıllardır büyük bir iç savaşın yaşandığı Suriye, yüz binlerce insanın hayatını kaybettiği kanlı çatışmalara sahne oluyor. Halen süren yıkımın ortasında yaşamsal faaliyetler çok sınırlı yerine getirilebilirken Suriye halkı, futbol takımının başarısıyla az da olsa moral buluyor. Dünya Kupası Asya Elemeleri'ndeki Suriye Futbol Milli Takımı, performansıyla dikkatleri çekti. Rusya'da düzenlenecek Dünya Kupası'nın finallerine gitmeyi başarıp başaramayacakları bilinmez ama, kıta elemelerinde şimdiden gönüllerin şampiyonu oldular. İç saha maçlarını başka ülkelerde oynamak zorunda kalan Ortadoğu ülkesi, il k iki turu geçmesinin ardından üçüncü turda da beklentileri aşan bir performans sergiliyor. Dünya Kupası elemelerine ikinci turdan giren Suriye, bu turda Japonya, Singapur, Afganistan ve Kamboçya ile mücadele etti. İlk iki sırayı alan takımın bir üst tura yükseleceği grupta, 8 maçta 6 galibiyet ile ikinciliği elde etmeyi başarıp, turu geçtiler. Savaş nedeniyle ülkesinde taraftarının karşısına çıkamayan Suriye, iç saha karşılaşmalarını 2500 kilometre uzaktaki Umman'da, Al-Seeb Stadı'nda oynayarak bu başarıyı elde etti. Bir sonraki tur final grubundan oluşuyor ve bu grupta mücadeleler halen sürüyor. Burada rakipler kıtanın en güçlü temsilcileri: İran, Çin, Güney Kore, Katar ve Özbekistan Suriye'nin 'kafadan' sonuncu olacağını düşünenler burada da yanıldılar. Bu grup için iç saha maçlarını Umman'dan Malezya'ya aldılar. Şam'dan 7600 kilometre uzakta rakiplerini misafir eden komşu ülkenin takımı, grupta 4 maçta yenilmedi, sıralamada Çin ve Katar'ın üzerinde yer aldı.
Milliyet

Euro 2024'ün Kadrosu Hazır
A Milli Takımımız 2018 Dünya Kupası'na katılma mücadelesi verirken, Türkiye Futbol Federasyonu da EURO 2024 ev sahipliğini kazanmak için yoğun çaba harcıyor. Almanya ile birlikte organizasyonun ev sahipliğine aday olan Türkiye'de hem son dönemde stat konusunda yaşanan atılım hem de kadro bakımından yakalanan başarılı jenerasyon umutları daha da artırdı. Kaliteli ve genç bir jenerasyon yakalayan millilerde önceki akşam 3-1 kazanılan Moldova maçı en önemli örnek oldu. Moldova karşısına Cengiz Ünder, Emre Mor, Ahmet Çalık, Okay Yokuşlu ve Enes Ünal gibi gençlerin performansı ve arkadaşlığı damgasını vurdu. Son dönemde sadece Türkiye'de değil, Avrupa'da da çok ciddi dikkat çeken bu genç jenerasyonun 8 yıl sonra yapılacak EURO 2024'te takımın iskeletini oluşturması bekleniyor. Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim ve ekibinin özel çalışmalarla hazırladığı, 2015'ten beri de üzerinde durulan bu genç yıldızlar arasında şu anda U21 Milli Takımı'nda yer alan bazı isimlerden de beklentiler yüksek. Zaman zaman ülke futbollarında baş gösteren ve 'Altın Jenerasyon' diye anılan bu yapı ilk kez Türkiye'de anılmaya başlandı. Mevcut kadroda Oğuzhan Özyakup'un liderlik özellikleri öne çıkarılırken; Cengiz Ünder, Enes Ünal, Emre Mor, Kaan Ayhan, Deniz Türüç, Ahmet Çalık ve Çağlar Söyüncü şimdiden heyecanı çoğalttı. U21 Milli Takımı'nda ise Erol Alkan, Bilal Başaçıkoğlu, Yusuf Yazıcı ile Kubilay Kanatsızkuş ön plana çıkıyor. 4 ay men cezası olan Hakan Çalhanoğlu'nun yanı sıra Ozan Tufan, Alper Potuk ve Salih Uçan da genç kadronun en önemli isimleri arasında bulunuyor.
Milliyet

İngiliz Sicimi!
Spor Toto Süper Lig ve Avrupa Ligi'nde aradığı başarıyı bulamayan Fenerbahçe'de transfer yapılanması şimdiden başladı. Yeni sezon için bir an önce yola koyulmak isteyen sarı- lacivertlilerde Jeremain Lens konusu ana gündem maddesi olarak duruyor. Kadroda kiralık olan Lens'in devam etmesini planlayan Fenerbahçe Yönetimi, Sunderland ile yoğun bir transfer trafiğine girmek zorunda kalacak. Hollandalı yıldızın Fenerbahçe'de kalmak istemesi önemli bir avantaj olarak görülse de İngiliz kulübün şartları da bir o kadar sıkıntı içeriyor. Zira ekonomik anlamda sıkıntıda olan ve Premier Lig'e özel 'Finansal Fair Play' kurallarına bağlı olan Sunderland'in transferden iyi bir para kazanmak için uğraştığı ifade edildi. Premier Lig'de kümede kalma mücadelesi veren İngiliz kulübün, her halükarda Lens'i elden çıkarmayı planladığı aktarıldı. Takımın menajeri David Moyes'un hazırladığı raporda da tecrübeli futbolcuya yer vermediği, Premier Lig'de kalsalar ya da Championship'e düşseler de bu kararın bozulmayacağı kaydedildi. Bu nedenle Sunderland'in yıldız futbolcudan para kazanmak istediği vurgulandı. 15 milyon euroluk bir serbest kalma maddesi belirleyen Sunderland'in mutlaka kasasına para koymayı düşündüğü aktarıldı. UEFA ile Finansal Fair Play kuralları çerçevesinde anlaşması olan Fenerbahçe de böylesine yüksek bir miktarı karşılamada zorluklar yaşıyor. Yeniden kiralık anlaşma durumunu gündemde tutan sarı- lacivertlilerin, Sunderland'in de ekonomik anlamda sıkıntıda olması nedeniyle kriz de biraz daha artıyor. Yaz transfer döneminde Sunderland'in Lens'i satış listesinde tutacağı ve iyi bir talipli bekleyeceği belirtildi. İngiliz Kulübü, bu sayede hem maddi olarak rahatlamayı hem de hangi ligde olursa olsun yeni bir transfer bütçesi yaratmayı hedefliyor.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder