31 Mart 2017 Cuma

31.03.2017 Genel Gündem



31.03.2017

GÜNDEM

Yargıda Şifre İadesi  
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) 29 Mart'ta, meslekten çıkarma kararlarına karşı 'yeniden inceleme' talebinde bulunan 4 hâkim ile 3 savcının başvurusunu inceledi. 5 yargı mensubuyla ilgili meslekten çıkarma kararları kaldırılırken, hâkim Ramazan Saluk ve savcı Orhan Arslan'ın yeniden inceleme talepleri reddedildi. Resmi Gazete'de dün yayımlanan iade kararları özetle şöyle: "Savcı Oğuzhan Sarıhan adına kayıtlı olan ADSL hattıyla ByLock isimli şifreli programa girildiği tespit edilmiş ise de HSYK Teftiş Başkanlığı'nca yapılan araştırmada; ilgilinin ADSL şifresini birlikte görev yaptığı bazı arkadaşlarıyla paylaştığı, bu kişilerden Hâkim Hüseyin Şen'in, ByLock kurulu cep telefonunu, ilgilinin ADSL şifresini girmek suretiyle kullandığı tespit edildi. Sarıhan'ın ByLock programını kullandığına dair somut ve yeterli bir delil bulunamadı. Sosyal çevre araştırması, HTS kayıtları, dijital incelemeler ve toplanan deliller değerlendirilerek ihraç kararının kaldırılmasına karar verildi. HSYK Teftiş Başkanlığı'nca yapılan araştırmada Cumhuriyet Savcısı Ümit Kayrak adına tanımlı Uid (kullamcı- 26124) numarasının aynı zamanda Komiser Turgut Canavar'a da tanımlı olduğu, bu kullanıcı numarasının irtibatlı olduğu kişiler arasında hâkim - savcı bulunmadığı, arkadaş listesindeki kişilerin emniyet görevlisi oldukları, bu kullanıcının bağlantı bilgileri ByLock veri tabanında sorgulandığında, Gürpmariemniyet@ttnet isimli abone, ümitkayrak@ttnet isimli abone ve Turgut Canavar adına kayıtlı 05052584  numaralı GSM abonesi üzerinden bağlantı kurulduğu ve nihai olarak Komiser Canavar'ın ilgilinin ADSL internet hattını kullanarak ByLock kurulu cihazla sisteme giriş yaptığı tespit edildi. Kayrak'ın ByLock kullandığına dair somut delil bulunmazken sosyal çevre araştırması, HTS kayıtları, dijital incelemeler ve toplanan deliller birlikte değerlendirilerek ihraç kararı kaldırıldı. Ordu E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü'nde tutuklu olan Hâkim Ümmügülsüm Eker'in yeniden inceleme dilekçelerinde belirttiği hususlar, sosyal çevre araştırması, soruşturma dosyalarındaki bilgi ve belgeler ile toplanan delillerin incelenmesi sonucu kabul edildi. Eker'in 31/08/2016 tarih meslekten çıkarma kararı da kaldırılıp göreve iadesine karar verildi. Hâkim Serkan Özgüngör'ün yeniden inceleme dilekçelerinde belirttiği hususlar da aynı şekilde sosyal çevre araştırması, soruşturma dosyasındaki bilgi ve belgeler ile toplanan tüm delillerin incelenmesi sonucunda kabul edildi. 15 Kasım 2016 tarihli meslekten çıkarılma kararı kaldırılıp göreve iade edildi.
Hürriyet


 
Halkbank'a Yapılan Siyasi Operasyon  
Adalet Bakanı Bozdag, Halkbank yöneticisinin ABD'de tutuklanmasıyla ilgili "ABD'ye giderken degil dönüste gözaltına alınması manidar. Türkiye'yi itibarsızlastırma çabasıdır. Siyasi operasyondur. Rıza Sarraf ile ilgili yürütülen dava FETÖ ve görevden alınan savcısı Bharara ortaklıgında 17 Aralık'ta Türkiye'de yapılamayan yargılamanın ABD'de yapılmasıdır. Delil yok sadece iddialar var. Iddialar da 17 Aralık'ta olan iddiaların tekrarı" dedi. Adil Öksüz'ün ABD Istanbul Baskonsoloslugu tarafından telefonla aranmasıyla ilgili ABD'den gelen açıklamaya yanıt veren Bozdag, "ABD samimi bir isbirligi içinde olmak istiyorsa yüzlerce FETÖ mensubu ABD'de. Onların oturma iznini ve vizesini neden iptal etmedi? Eger samimilerse inandırıcılıgı için ABD'de bulunan FETÖ'cülerin vizelerinin iptal edilmesi ve terörist basının geçici tutuklanma talebinin yerine getirilmesi lazım" dedi. Öksüz'ün Türkiye'de olduguna inandıgını söyleyen Bozdag, "Hepsi iddianame dosyasında mevcut. Öksüz'ün kim oldugu ögrenilince seferber olundu. Öksüz'üYurtdısına kaçıramadılar. FETÖ, Öksüz infaz etmis olabilir mi? Bilmiyoruz" dedi. Halkbank tutuklamaya iliskin, "Bu girisimin FETÖ tarafından ülkemize yönelik yapılan hain saldırının bankamızı hedef alan ekonomik-finansal halkası oldugu asikardır" açıklamasında bulundu.
Akşam

 
Eleştiriler Sıralandı  
ABD Başkanı Trump yönetimi adına Türkiye'ye yapılan ilk resmi ziyarette ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson, önce Başbakan Binali Yıldırım, ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, son olarak da mevkidaşı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüştü. İkili Suriye ve Irak'taki sorunları birlikte değerlendirirken görüşme sonrası yapılan basın açıklamasında Çavuşoğlu, Türkiye adına eleştirileri sıraladı. "Geçmiş yönetimin YPG'ye destek verdiğini gördük. Bu durum bizi üzmüştür, ilişkilerimizi etkilemiştir. Bu yeni dönemde daha iyi bir işbirliği bekliyoruz. Bir terör örgütü ile mücadele ederken başka bir terör örgütünü kullanmayı Suriye'nin geleceği içinde bir risk olduğunu söyledik, bugünde kendileriyle paylaştık" diyen Çavuşoğlu, şunları ekledi: "Biz 68 ülke bir terör örgütü ile başedemiyorsak o zaman kendimizi check etmemiz lazım. Yine geçmiş dönemin izlediği ikircikli politikalardan bir tanesi de FETÖ'nün Türkiye'ye iadesi konusu. Bugüne kadar elimizdeki tüm belge ve bilgilerimizi kendilerine ilettik. İadesini ve geçici tutuklanmasını talep ettik. Bugün Tillerson'un da söylediği gibi bu deliller titiz bir şekilde incelenecek. Bu konuda somut adımlar bekleniyor." 'Amaçlarımızdan bir tanesi DEAŞ'ın tekrar güçlenmesinin önlenmesi' diyen Tillerson ise "Türkiye, DEAŞ'ı Suriye, Türkiye sınırından uzaklaştırdı. Türkiye'nin katkılarını ABD minnetle karşılamaktadır. Bölgede verilen savaşı destekliyoruz, Türkiye'nin terör örgütleriyle olan mücadelesini biliyoruz" vurgusu yaptı. ABD'li Bakan, bir basın mensubunun 'YPG'ye verdiğiniz destek sürecek mi?' sorusu karşısında adeta cevap veremedi. Bugün gerçekleşen görüşmelerin odak noktasının bu konu olduğunu ifade eden Tillerson, "Bu bölgeye güvenli şekilde insanların nasıl dönebileceğini tartıştık. Çok faydalı bir görüş alışverişi oldu. Rakka'nın geleceği hususunda kontrolün yerel yönetimine verilmesini istiyoruz ki kaçmak zorunda kalan halk geri dönebilsin. Daha önce bahsettim. Güzel bir görüşme oldu. Suriye'de güvenliği nasıl sağlayabiliriz konusunda. Bununla ilgili tartışmalarımız devam edecek" dedi.
Vatan

 

 
EKONOMİ 
Dolar: 3,6534-3,6560
Euro: Euro 3,9032-3,9058
Sterlin: 4,5647-4,5700
Gram Altın: 145,7473-145,8828

İzin Verilen Ticaret Kapsamındakı İşler  
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Halkbank Uluslararası Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla'nın ABD'de tutuklanmasıyla ilgili olan işlemlerin, tamamen izin verilen ticaret kapsamında yapılan iş ve işlemler olduğunu söyledi. Şimşek, dün FOX TV'de yaptığı açıklamada, daha önce hazırlanmış bir iddianame olduğunu belirterek, "Önceki dönemden kalan dosyanın genişletilmesi çabası. Çok öncesinden de Halkbank ile bütün bu konuları görüştüğümüzde, bankanın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin izin verdiği çerçevede bir komşu ülke ile ticarete aracılık yaptığı net. Bunu daha önce defalarca Amerikalılara söyledik ama belli ki kendileri farklı düşünüyorlar, göreceğiz" dedi. Hukuk içerisinde yapılacakların New York'ta ilgili banka tarafından yapılacağını kaydeden Şimşek, "ABD yeni bir yönetime sahip. Komşu ülkelerimizin bazılarıyla ambargo veya farklı tasarruflara gidebiliyorlar. Önemli olan Türkiye'nin BM Güvenlik Konseyinin koyduğu ilkeler çerçevesinde işini yapıp yapmadığı meselesidir. Zaman zaman bu tür farklı değerlendirmeler olabiliyor. Halkbank yönetiminin bana verdiği brifingde çok net şekilde her şey usulüne uygun, tamamen izin verilen ticaret kapsamında yapılan iş ve işlemler. Dolayısıyla sürece o şekilde bakmak lazım. Görevden alınmış bir savcı var. Bu savcının FETÖ ile diyalogları içeride ve dışarıda tartışıldı. Onun asistanlarının yaptığı bir girişim, göreceğiz" açıklamasını yaptı. Şimşek, Türkiye'nin zor bir dönemden geçtiğini, hain darbe girişimi ile karşı karşıya kaldığını anlattı. Şimşek, "Türkiye, bunu yaşadığı için biraz süreç çetrefilli oldu ama en kötüsü geride kaldı. Çok karmaşık bir hain darbe girişimi sonrası birtakım tepkiler verdik, o tepkiler yanlış anlaşılmasın, OHAL ilanihaye devam etmez, Türkiye bir hukuk devleti olmaya, demokrasisini güçlendirmeye devam edecek, başka da seçeneği yok" dedi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson ile Bakanlıkta yapılan baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından yapılan ortak basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve soruları yanıtladı. Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Atilla'nın tutuklanmasına ilişkin soru üzerine, "Bu sürecin tamamen, Reza Zarrab (Rıza Sarraf) dahil siyasi bir süreç olduğunu düşünüyoruz ve görüyoruz" dedi. Eski savcı Preet Bharara'nın Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile çok yakından bağlarının bulunduğunu belirten Çavuşoğlu, hatta hakim de dahil daha önce birlikte Türkiye'ye gelerek siyasi etkinliklere katıldıklarını anlattı. Çavuşoğlu, şöyle devam etti: "Türkiye aleyhine de konuşmalar var. Şu anda baktığınız zaman Bharara'ya Türkiye aleyhine ne kadar yorum varsa sosyal medyada hepsini retweet ediyor veya beğeniyor. Onun başlattığı bir dosya üzerinden bu işlemler yapıldı. Elbette bu konudaki endişelerimizi, düşüncelerimizi, olayın başladığı ilk günden bu yana ABD'li dostlarımızla paylaşıyoruz." Çavuşoğlu, söz konusu süreci yakından takip edeceklerinin de altını çizdi.
Hürriyet

 
Kredi Kartı Limiti Müşterinin Elinde  
Bankalar müşteri talep ederse kredi kartının limitini düşürmek zorunda kalacaklar. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) yeni bir yönetmelik taslağı hazırlayarak müşterilerin kredi kartı limitlerini düşürmelerine yönelik bir adım attı. Taslağa göre kart hamili talep etmek suretiyle kullanılabilir kart limitini azaltmak, kartı iptal ettirmek ve sözleşmeyi feshetmek hakkına sahip olacak. Mevcut düzenlemede müşteri, kartı iptal ettirmek ve sözleşmeyi fesih hakkına sahipti. BDDK'nın hazırladığı taslakla müşteri kart limitinin azaltılmasına, kartın iptal edilmesine ve sözleşmenin feshine ilişkin talepte bulunursa bankalar en geç 7 gün içinde bu talebi yerine getirecekler. Talep şubelerden verilirse bu talebin alındığına ilişkin şube yetkilileri ya imzaladıkları bir belgeyi ya da doldurulan limit azaltma formunun bir örneğini kart sahibine vermek zorunda olacaklar. BDDK yetkilileri, limit düşürmenin önünde bir engel olmadığını belirterek, ancak bu taleplerin yerine getirilmesi konusunda bankaların isteksiz davrandığını söylediler. Bankaların müşteri kaybetmemek için limit düşürmek istemedikleri bunun da hem rekabeti engellediği hem de yeni bankaların piyasaya girişini engellediğini dile getirdi. BDDK'nın kişilerin bütün bankalardan alabileceği limite ilişkin maaşının 4 kat sınırı getirdiğini hatırlatan yetkililer, "Bunun hepsi bir bankadaysa başka bankalar o kişiye kart veremiyor. Kişinin öncelikle mevcut kartındaki limiti azaltması gerekiyor" dediler.
Hürriyet

 
İkinci El Araçta Verginin % 25'ini Ödeyen Hacizden Kurtulacak  
Maliye Bakanı Naci Ağbal, ithal ikinci, üçüncü elden araç devralan ya da satın alan kişilerin vergi mağduriyetini ortadan kaldırdıklarını söyledi. Ağbal, ATO Congresium'da düzenlenen CNR İMOB Ankara Mobilya Fuarı'nı ziyaret etti. Ağbal, burada bir gazetecinin "yurtdışından getirilen ikinci el araçlardaki vergi mağduriyeti"ne ilişkin sorusunu yanıtladı. Bu konuyla ilgili bir düzenleme yaptıklarını anlatan Ağbal, "Adalet Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın, ortak esas usullerle ilgili bir yönetmeliği var. 2 gün önce imzaladım" dedi. Bu noktada idareler arasında bilgi paylaşımı yapacaklarına işaret eden Bakan Ağbal, "Aracı ithal eden değil, aracı ithal ettikten sonra alan normal vatandaş müracaat edecek. Dolayısıyla diyoruz ki: 'Sen (aracın son sahibi) eğer o aracın üzerindeki ödenmesi gereken verginin dörtte birini ödersen, o aracın üzerine soruşturma nedeniyle konulan haczi kaldıracağız.' İşin özü budur" ifadesini kullandı.
Haber Türk

 
'Turizmde 2017'den Oldukça Umutluyuz'  
Geçen yılın Türk turizminin ciddi bir darboğazdan geçtiğini belirterek, sektörün iyi direndiğini ifade eden Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, Avrupa pazarında 2017 rakamlarının 2016'dan iyi olacağını öngördüklerini söyledi. 2017 yılı için ümitli bir başlangıç yaptıklarını anlatan Avcı, Rusya ile yaşanan krizin büyük ölçüde aşıldığını ifade ederek, "Rusya pazarında çok ciddi bir toparlanma görülüyor. Aynı şey, aynı hızda olmasa bile Avrupa pazarında da görülüyor" dedi. İngiliz Thomas Cook'un 'Türkiye'ye ilgi var' açıklamalarını değerlendiren Avcı, şöyle konuştu: "Avrupalı turistlerin büyük bir bölümü 2016 yılında gittikleri Yunan adalarından, İspanya'dan farklı izlenimlerle döndüler. Türkiye'yi daha çok tercih edeceklerini beyan ediyorlar. Bunu da rezervasyonlarıyla gösteriyorlar. Bu sevindirici bir gelişme." Temaslarda bulunmak üzere Afyonkarahisar'ı ziyaret eden Avcı, "Yabancılara yönelik en önemli, ilk hedef pazarımız da Arap turizmi. Çünkü Araplar hem kaplıca termal turizmine hem de sağlık turizmine çok meraklılar" dedi. Türkiye'ye bakıldığında Japonlar'ın arkeoloji turizmine meraklı olduğunu aktaran Avcı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yeni yeni turizm alanları açılıyor. Bundan 4-5 yıl önce hiç gündemimizde olmayan turizm turu çıktı. Mesala düğün turizmi. Şimdi Hindistan'da özellikle üst gelir grupları arasında düğününü gelip Antalya'da, Alanya'da yapmak bir prestij, bir moda haline geldi." "Turizmin vazgeçilmezi nedir? İstikrar" diyen Avcı, "Türkiye bu anayasa değişikliğiyle en az 5 yıllık istikrar döneminin kapısını açmış olacak" ifadelerini kullandı.
Milliyet

 
Ekonomik Güven 6 Ayın Zirvesinde  
Ekonomik güven endeksi mart ayında bir önceki aya göre yüzde 5 artarak 96.1 değerine yükseldi. Şubat ayında yüzde 91.5 değerini alan endeks böylece martta altı ayın en yükseğine geldi. Reuters ekonomik güven endeksindeki artışın, inşaat sektörü, hizmet sektörü, tüketici ve reel kesim (imalat sanayi) güven endekslerindeki artışlardan kaynaklandığını bildirdi. TÜİK verilerine göre mart ayında inşaat sektörü güven endeksi 85.8 değerine, hizmet sektörü güven endeksi 96.9 değerine, tüketici güven endeksi 67.8 değerine ve reel kesim (imalat sanayi) güven endeksi 106.7 değerine yükseldi. Mart ayında perakende ticaret sektörü güven endeksi ise 97.7 değerine geriledi. Endeks, tüketici güven endeksi ve mevsim etkilerinden arındırılmış reel kesim (imalat sanayi), hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörleri güven endekslerinin alt endekslerinin ağırlıklandırılarak birleştirilmesinden oluşuyor. Alt endeksler her ayın ilk iki haftasında derlenen veriler kullanılarak hesaplanıyor. Ekonomik güven endeksinin 100'den büyük olması ortalama üzeri güveni, 100'den küçük olması ise ortalama altı güveni göstermekte. TÜİK endeksin, ekonomik büyümeye ilişkin olarak diğer ekonomik göstergelere kıyasla daha erken bilgi sağladığından öncü bir gösterge olduğunu belirtiyor.
Milliyet

 
15 Milyar $'I Buluruz  
Türkiye'ye gelen doğrudan yabancı yatırımın 2017'de yüzde 22 artışla 15 milyar dolara çıkarılması hedefleniyor. Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı Arda Ermut, Türkiye'nin 2016'da 12.3 milyar dolar uluslararası doğrudan yatırım çektiğini belirterek, "2017'yi kriz yaşamadığımız sürece bunun üzerinde bir yerde, 15 milyar dolar seviyesine yakın bir noktada tamamlamanın yoluna bakacağız" dedi. Ülkeye 2002'ye kadar toplamda 15 milyar dolar yatırım gelmişken, 2002 sonrasında neredeyse yılda ortalama 15 milyar dolarla bugüne kadar 180 milyar dolar rakamına ulaşıldığını anlatan Ermut, bu konuda çok ciddi bir değişim yaşandığını ancak potansiyelin daha fazla olduğuna inandıklarını dile getirdi. Türkiye açısından 2017'nin 2016'dan çok daha pozitif geçeceğini varsaydıklarını söyleyen Ermut, "Referandumun sonucuyla birlikte reformların devam etmesi ve yeni sisteme geçiş döneminin sağlıklı şekilde tamamlanmasıyla inşallah 2017, 2018 Türkiye açısından daha pozitif geçecek" dedi. Ermut, Türkiye'nin çektiği doğrudan yabancı yatırımların dağılımıyla ilgili şu bilgileri verdi: "Avrupa'dan doğrudan yatırımlar yüzde 75'lere kadar çıkmıştı. Yüzde 15'e yakın neredeyse Amerika'dan çekiyorduk. Bu oranlar Avrupa'dan yüzde 65'e, Amerika'dan da yüzde 9'a kadar geriledi. Rusya'nın payı yüzde 2'lerden yüzde 6'lara çıktı. Ortadoğu'nun payı yüzde 8'lerden yüzde 16'lara çıktı. Dolayısıyla ciddi bir artış görüyoruz diğer ülkelerden. Tabii bunun çok hızlı bir şekilde, birden değişmesini beklemiyoruz ama farklılaştırma noktasındaki çalışmalarımıza devam ediyoruz."
Vatan

 
1.8 Milyon Haneye Ucuz İnternet Müjdesi  
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, internet kullanmayan hane kalmaması ve her gelir grubundan vatandaşın bu hizmete erişimi sağlayabilmesi için "İnternetsiz ev kalmasın" seferberliği başlatıldığının müjdesini Kars'ta verdi. Türkiye'nin dijital dönüşümü için internet kullanımının yaygınlaştırılmasının önemine dikkat çeken Arslan, "Bugünün Türkiye'sinde tek bir vatandaşımızın bile internete erişmekten mahrum kalmaması için çalışıyoruz. Çünkü internet herkes için. Gencimiz, yaşlımız, evinde ödevini yapan çocuğumuz, işini büyütmeye çalışan vatandaşımız için. Bu seferberliğin ilk ve en önemli adımı ise, internet fiyatlarının her gelir grubu tarafından ulaşılabilir olmasını sağlamak" dedi. Arslan, seferberlik çağrısına Türk Telekom'un hızlı bir şekilde yanıt verdiğini ifade ederek, "Baktığımızda Türkiye genelinde sabit telefon abonesi olan ancak bir kere bile internet kullanmamış 1.8 milyon hane var. Bu seferberliğin ilk hedefi bu vatandaşlarımızı internet ile buluşturmak ve internet hizmetinin her gelir grubu tarafından erişilebilir olmasını sağlamak" diye konuştu. Arslan, Türk Telekom'un internetin tüm gelir grupları tarafından ulaşılabilir bir hizmet olması için çalışmalara başladığını da belirterek, "Türk Telekom'daki arkadaşlarımızdan bu seferberlik kapsamında, ilk kez internet ile tanışacak vatandaşlarımız için özel bir tarife çalışmalarını rica ettim. Türk Telekom da kâr amacı gütmeyen bir tarifeyi çalışmaya başladı" dedi. Türkiye genelinde Türk Telekom ile Fiberkent adıyla yeni bir proje başlattıklarına da işaret eden Arslan, proje kapsamında vatandaşların yüksek hızda internet ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için her binaya ve sokağa kadar fiberi götüreceklerini ifade etti. Arslan, en uygun fiber dönüşümün sağlanıp, eski bakır altyapının fiber altyapıya dönüştürülmesini hedeflediklerini dile getirerek, "Bu dönüşümlerin yapıldığı sahalarda her aboneye saniyede 100 megabit hızına kadar hat sağlamış bulunuyoruz. Bu projeyi Kars'ta başlatmış oluyoruz" diye konuştu.
Vatan

 
DÜNYA 
Kutup Çıkarması  
Rusya Başbakanı Dimitri Medvedev ve Savunma Bakanı Sergey Şoygu ile eksi 28 derecede Frants Josip Takımadaları'nda yer alan Aleksandra adasına giden Putin bölgede incelemelerde bulundu. Ziyaret amacının Sovyetler Birliği döneminde sanayi artıklarıyla kirletilen bölgenin günümüzde Rusya'nın çabalarıyla nasıl temizlendiğini gözleriyle görmek olduğunu söyleyen Putin, "Burada çıkartılmayı bekleyen engin yer altı zenginlikleri var. Görüş ayrılıklarını bir kenara bırakarak hepimiz için fayda sağlayacak işler yapabiliriz" dedi. Rusya lideri, yakında Finlandiya'da yapılacak Arktik Zirve'de ABD Devlet Başkanı Trump ile görüşmeye hazır olduğunu da dile getirdi.
Hürriyet

 
674 Sayılı Khk Venedik Yolunda  
Referanduma sunulacak anayasa değişikliklerine ilişkin olarak hazırladığı görüş Türkiye'de sert şekilde eleştirilen Venedik Komisyonu'ndan şimdi de yerel yönetimlere kayyum atanmasına olanak veren 674 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) konusunda görüş istendi. Talep, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu Avrupa Konseyi'ne (AK) üye ülkelerin belediye başkanları ve il genel meclis üyelerinden oluşan Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi'nden (YBYK) geldi. 'Türkiye'de Yerel Düzeyde Seçilmiş Temsilcilerin Durumuna İlişkin İnceleme ve Bilgi Toplama Misyonu' başlığı altında düzenlenen oturumda kabul edilen kararda, 674 sayılı KHK bağlamında Türkiye'de yerel demokrasinin uygulanmasıyla ilgili olarak alınan önlemlerin anayasaya uygun olup olmadığının belirlenmesi talep edildi. Belgede, Türkiye'de tutuklu olan seçilmiş yerel yöneticilerin durumuna ilişkin kötü muamele iddialarının İşkence ve Kötü Muameleyi Önleme Komitesi (CPT) tarafından incelenmesi de istendi.
Hürriyet

 
Brüksel Başkonsolosluğu Önünde Arbede  
Belçika'nın başkenti Brüksel'de, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine ilişkin referandum kapsamında oy vermeye giden Türkler arasında arbede çıktı, 4 kişi bıçakla yaralandı. Sandıkların kurulduğu Türkiye'nin Brüksel Başkonsolosluğu'nun 100 metre yakınında dün meydana gelen olaya, Belçika polisi kısa sürede müdahale etti. Yaralıların hastanelerde tedavi altına alındığı ifade edildi. Brüksel Başkonsolosluğu'ndan yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi: "Arbede neticesinde yaralanmalar olduğu büyük üzüntüyle öğrenildi. Bu olaydan 4 siyasi parti (AK Parti, MHP, CHP, HDP) temsilcimiz büyük üzüntü duymuş olup yaralanan vatandaşlarımıza acil şifalar dilemektedirler. Ayrıca biraz sonra da tüm yaralı vatandaşlarımız hastanede ayrı ayrı ziyaret edilecektir."
Haber Türk

 
Yeni Yasağa Yine Veto!  
ABD Başkanı Donald Trump'ın imzaladığı, nüfusunun çoğunluğu Müslüman 6 ülke vatandaşlarına vize yasağı getiren düzenlemeyi 15 Mart'ta "geçici" olarak durduran Hawaii federal yargıcı Derrick Watson, göç yasağını "süresiz" askıya aldı. Yargıcın aldığı karara göre Trump'ın 6 Mart'ta imzaladığı kararname, yeni bir mahkeme kararına kadar yürürlüğe giremeyecek. Yazılı açıklamasında, "Mahkeme bir köşeye çekilip, kepenkleri kapatıp, olanlar hiç olmamış gibi yapacak değildir" ifadesini kullanan yargıç Watson, aldığı kararın arkasında duracağı mesajını verdi. Hawaii Başsavcısı Doug Chin ise ABD Adalet Bakanlığı'nın kararı temyize götürmesini beklediklerini söyledi. Trump'ın göç yasağına ilişkin attığı ilk adımın benzer şekilde yargıya takılmasının ardından iki hafta önce imzaladığı son kararnamede Suriye, İran, Yemen, Libya, Sudan ve Somali vatandaşlarına 3 ay için vize yasağı getirilmiş ve ABD'nin mülteci programını 4 aylığına askıya alınmıştı. Bununla birlikte, ABD Adalet Bakanı Jeff Sessions, bakanlık tarafından belgesiz göçmenleri koruduğu ve hizmet sağladığı saptanan eyaletlere gönderilen federal ödemelerde kesinti yapılacağını açıkladı. ABD basını New York, Chicago ve Los Angeles'ın belgesiz göçmenlerin rahatça barınabildikleri bölgeler arasında yer aldığını yazdı.
Milliyet

 
İsrail'de 'Vicdani Retçi' Tartışması  
İsrail'de hafta başında görülen bir dava, ordu ve hukuk çevrelerinde yeni bir 'vicdani ret' tartışması başlattı. Tel Hashomer Üssü'nde görülen davada yargıçlar, işgal altındaki Filistin topraklarında askerlik yapmamak için 'vicdani retçi' olan Tamar Ze'evi adlı genç kadının 115 gündür süren tutukluluk halinin sona erdirilmesine karar vermişti. Aynı davada yargılanan Tamar Alon adlı genç kızın ise tutukluluk halinin devamına karar verildi. Askeri yetkililer, mahkemenin 19 yaşındaki Tamar'ın 'vicdani retçi' olduğunu kabul etmesinin, ileride başka sorunlara yol açacağı düşüncesinde. Eski Askeri Başsavcı Liron Libman, ordu yasalarının bugüne kadar sadece savaş karşıtlarını 'vicdani retçi' olarak kabul ettiğini, buna karşın Tamar'ın siyasi muhalif olduğunu vurguladı. Libman, İsrail resmi politikalarına karşı olan kişilerin 'vicdani retçi' sayılmaları halinde bu durumun yakın gelecekte, dindar askerlerin yasadışı Yahudi yerleşkelerinin tahliyesine katılmamaları gibi sorunlara yol açabileceği uyarısında bulundu. Siyasi açıdan çok parçalı bir yapıda olmasına karşın İsrail'de 'vicdani ret' son derece nadir görülen bir durum. Kimi hukukçular, son kararın ardından 'işgal karşıtı' İsraillilerin zorunluk askerlikten muaf tutulmasının gündeme geleceği yorumunda bulundu.
Vatan

 
Mad Max Seti Değil Libya  
İngiliz fotoğrafçı James Mollison, son projesi için, çatışmaların sürdüğü Libya'ya gitti. Mollison, 'Libya'nın Savaş Arabaları' adlı projesi kapsamında, farklı taraflarda savaşan Libyalı aşiret ve grupların kullandığı kamyonetleri görüntüledi. Sosyal medyada pek çok kişi, Mollison'un fotoğrafını çektiği kamyonetleri, ünlü bilim-kurgu serisi 'Mad Max'teki araçlara benzetti. Libya'da halen Birleşmiş Milletler'in tanıdığı Trablus yönetiminin dışında, Tobruk ve çevresini elinde bulunduran 'Libya Ulusal Ordusu' ile irili ufaklı silahlı gruplar ve DEAŞ militanları birbirleriyle çatışıyor.
Vatan

 
POLİTİKA
Suriye'den Çekilme Takvimini Hükümet Belirleyecek  
Başbakan Binali Yıldırım, Suriye'nin kuzeyindeki El Bab'da kontrolün sağlanmasıyla birlikte 2 bin 15 kilometrekarelik alana Özgür Suriye Ordusu'nun (ÖSO) yerleştiğini anlatırken, Suriye'de yeni bir operasyona gerek görülmesi halinde, gerçekleştirilecek yeni harekâta ise başka bir isim verileceğini söyledi. Bu açıklama ışığında hükümetin yakın gelecekte TSK'ya "Suriye'den çekilin" direktifi vermesi bekleniyor. Askeri birliklerin bulundukları yabancı ülke topraklarından çekilmesi başlı başına bir "operasyon" olarak nitelendiriliyor. Zira yabancı ülke toprağına girmek kadar bu ülkenin topraklarından çıkmak da güvenlik risklerini beraberinde getiriyor. TSK, 2008 yılında Kuzey Irak'a Güneş Harekâtı ile bir gecede girmiş ve ne kadar süreceği tahmin edilemeyen harekâtı 8 günde sonuçlandırarak bir gecede çekilmişti. Fırat Kalkanı Harekâtı'nda 3 seçenek üzerinde duruluyor: Birincisi, askerlerin süratle geri çekilmesi. İkinci seçenek askerlerin geri dönüşünün kademeli olarak gerçekleştirilmesi. Üçüncü seçenek olaraksa, yürütülecek faaliyetin güvenlik riskleri dikkate alınarak, bazı birliklerin Suriye'de oluşturulacak üs bölgelerinde görevlerine devam etmesinin gündeme gelebileceği kaydediliyor. Halen 3 bine yakın asker Suriye topraklarında bulunuyor. Diğer taraftan, Türkiye'de barınan 50 bin Suriyelinin Cerablus'a dönmesi sağlanırken, El Bab'a da Türkiye'de bulunan 100 bin Suriyelinin yerleştirilmesi planlanıyor. Kontrol altına alınan bölgenin yeniden kaybedilmemesi için Suriyeli nüfusun kaydırılması ve askerin geri çekilmesinin zamana yayılması da değerlendiriliyor. Türkiye, ÖSO'nun kontrolü sağladığı bölgelerin yeniden imarı için de hazırlıklarına başladı.
Haber Türk
Öyle Yüzde 30 İle İktidar Devri Bitiyor  
Ak Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, devlet değil, hükümet sistemini değiştireceklerini belirterek yeni sistemle artık sandıktan mutlaka hükümet çıkacağını, tek başına iktidar çıkacağını söyledi. Yıldırım, "Bunun dışında yol yok. Çünkü yüzde 50 artı 1 oy alamazsa seçilemiyor. Dolayısıyla hem tek başına hükümet olacak Cumhurbaşkanlığının kurduğu, aynı zamanda da çok güçlü olacak. Öyle yüzde 30 ile yüzde 34 ile iktidara gelme devri bitiyor" dedi. Başbakan Yıldırım, dün Edirne İstasyon Meydanı'nda düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, Osmanlı'nın başkentliğini yapan Edirne'nin Fatih Sultan Mehmet Han'ın doğduğu şehir olduğunu, bugün (dün) İstanbul Fatihi Fatih Sultan Mehmet'in aynı zamanda doğum yıl dönümü olduğunu hatırlattı. Yıldırım, şöyle devam etti: "Dikkat edin Edirneliler. Bakın devlet sistemi demiyorum, hükümet sistemini değiştireceğiz. Çünkü kafa karıştıranlar var. Devlet sistemi denilince akla ne geliyor? Padişahlık, monarşi, meşrutiyet, cumhuriyet. Biz 29 Ekim 1923'te İstiklal harbimizden başarıyla çıktık, zaferle çıktık. Devlet sistemimizin adını koyduk. Nedir? Cumhuriyet. Cumhuriyet 1923'te kuruldu ve bugünlere geldi. Cumhuriyet cumhurundur, hepimizindir. Bak Edirne'den ilan ediyorum. Cumhuriyete el uzatanlar, laf söyleyenler en önce Edirnelileri karşısında bulur. Milleti karşısında bulur." Yıldırım, 15 Temmuz akşamında asker kılığına girmiş alçak teröristlerin, her şeyden önce herkesin en büyük ve ortak değeri olan cumhuriyete saldırdıklarını vurgulayarak, önceki darbelerdeki gibi hedefin cumhuriyet ve Meclis olduğunu belirterek, "Ama bu sefer millet onlara boyun eğmedi, pabuç bırakmadı ve cumhuriyeti korudu" diye konuştu. Yıldırım, şöyle devam etti: "Eğer bir parti tek başına iktidara gelecek güce erişmezse, bir türlü hükümet kurulamıyor. Görüşmeler, görüşmeler, görüşmeler hükümet kurulamıyor. Memleketin işleri yarım kalıyor. Bakın, İngiltere'de 1950'den bu yana 67 yılda sadece 15 hükümet kurulmuş. Almanya'da yine 1950'den bugüne sadece 24 hükümet kurulmuş. Amerika'da 17 hükümet kurulmuş. Peki Türkiye'de ne olmuş? Aynı süre, 67 yılda 48 tane hükümet kurulmuş. Birinde 15, birinde 48, üç katından fazla. Yazık değil mi bu millete? Durmadan seçime gidecek, durmadan para harcayacağız. Her bir hükümetin ömrü 1,5 yıl bile değil. 1,5 yılda hükümet ne yapabilir? Hiçbir şey yapamaz. Yapacağını söyleyeyim, bakanlar tebrikleri kabul eder, bürokratlardan brifing alır, sonra da vedalaşmaya başlar. Allah'a ısmarladık gezileri. İş nerede? İş hak getire, yok. Onun için bu değişiklikle artık yapılan şey şu; bu değişiklik 2019 seçimlerinde yürürlüğe girince ne olacak biliyor musunuz? Artık sandıktan mutlaka hükümet çıkacak. Tek başına iktidar çıkacak. Bunun dışında yol yok. Çünkü yüzde 50 artı 1 oy alamazsa seçilemiyor. Dolayısıyla hem tek başına hükümet olacak Cumhurbaşkanlığının kurduğu, aynı zamanda da çok güçlü olacak. Öyle yüzde 30 ile yüzde 34 ile iktidara gelme devri bitiyor. Kuvvetli, en az yüzde 50 ile işbaşına geliyor, 5 yıl çalışıyor."
Milliyet
'Ya Teslim Olacaklar Ya Terk Edecekler'  
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mardin'de düzenlenen toplu açılış töreninde konuştu. "Mardin'e yılda 10 milyon turist gelmiyorsa bunun nedeni terördür. 16 Nisan'dan sonra idam konusu Meclis'e gelecek. Parti liderleri 'evet diyeceğiz' diyor. Bana geldiğinde ben bunu onaylarım. Corc ne der Hans ne der ona bakmam…" diyen Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle: Diyarbakır belediyesinin önünde analar ağlıyordu ya. Bunların çocuklarını dağa kaçırdınız. Utanmadınız mı ya sıkılmadınız mı ya. O anaları nasıl ağlattınız. Utanmadan biz Kürtlerin temsilcisiyiz dediler. Ben Türkün de Kürdün de Lazın da Çerkezin de Arabın da Abazanın da temsilcisiyim. Neden? Çünkü yaratılanı yaratandan ötürü seviyorum. Bizim derdimiz Türkiye, bunların derdi çukur. Bu devlet 80 milyonun tamamının devletidir. Devletimiz meseleleri konuşarak kimsenin burnu kanamadan çözmek için uzattığı eli ısıranların başını ezmeye muktedirdir. Artık bu ülkede hangi örgüte mensup olursa olsun hiçbir teröriste rahat yoktur. Ya teslim olacaklar ya da bu toprakları terk edip gidecekler." "2-3 yıl öncesinin cıvıl cıvıl Mardin'ini hatırlayın. Neden bu insanlar kaçtı? Terör, terör, terör… İsviçre'de açılan pankartta benim şakağıma silah dayamışlar. Öldürün diyorlar. Ben burada tüm kardeşlerime sesleniyorum. Senin ülkenin cumhurbaşkanına öldürme talimatı veren bu terör örgütlerine karşı siz sessiz mi kalacaksınız. İşledikleri suç. Üzerlerine gideceğiz. Onları orada bırakmayacağız. Niçin evet demeniz gerektiğini düşünüyorsanız dönüp kimlerin hayır dediğine bakın. Kandil, İmralı, Pensilvanya, DEAŞ hayır diyor." "Benim insanım, vatandaşım, buradaki Kürt, Arap, Süryani kardeşlerim buna layıktır. Biz kalkınmamızın mücadelesini verirken karşımıza sürekli engeller çıkardılar. 2007 yılındaki 367 garabetini hatırlıyorsunuz değil mi? Anayasa'nın, hukukun çiğnendiğini nasıl unutabiliriz? Cumhurbaşkanını halk seçsin dediğimizde, yönetim sistemimizdeki değişimin ilk adımını zaten atmış olduk. Bu sıkıntıyı geride bıraktık ama sabotajlar bitmedi."
Vatan

SPOR 

THY Euroleague'de 29. maçında 15. galibiyetine Bamberg deplasmanında normal süresi 84-84 biten maçta 99-97 ile ulaşan Darüşşafaka Doğuş, çeyrek finale çok yaklaştı. Karşılaşmaya kötü başladı temsilcimiz, hücumda bir türlü organize olamadı. Dış şutlarda isabet bulduğu anlarda 14-10 ile öne geçse de, pota altını devreye sokamadı. Zizic'in tecrübesiz kaldığı, Furkan'ın hücumda katkı veremediği maçta, ev sahibi ikili oyunlar sonunda sürekli potaya gidip, 14-0 seri buldu ve ilk periyodu 22-14 galip bitirdi. 2. çeyrekte dış şutlarla rakibine karşılık vermeye çalışan ancak 15'te 3 ile oynayınca farkın 33- 19'da 14'e çıkmasını önleyemeyen temsilcimiz, sadece 1 asistle oynadığı devreyi de 40-29 geride bitirdi. 2. yarıda uzunlardan katkı alamayınca Coach Blatt takımı kısalttı ve baskıyı artırdı. Hücum ribauntları ile skor üretmeye başlayan, baskı ile rakibi hataya zorlayan Daçka, arayı hızla kapadı, buna karşın son çeyreğe de 58-55 geride girmekten kurtulamadı. Moerman'ın basketfaulüyle 58-58'de rakibini yakalayan ve Clyburn ile öne geçmeyi başaran temsilcimiz, yine boyalı alan kontrolünü rakibine bıraktı. Son dakikaya girilirken 84-79 öne geçen Bamberg olsa da, önce Clyburn'ün faulleri, ardından Harangody'nin bitime 24 saniye kala attığı üçlükle skora denge getirdi. Son hücumu da iyi savunan temsilcimiz, maçın uzamasını sağladı.
Milliyet
UEFA Finansal Fair Play kuralları çerçevesinde önemli sorumlulukları bulunan Fenerbahçe'de planlama ve çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Yeni sezonda kadroda düşünülmeyen Robin Van Persie, Van der Wiel ve Emmanuel Emenike'nin ayrılması durumunda sarı-lacivertli takımın maaş bütçesinin rahatlaması planlanıyor. Transfer kısıtlamasının yanı sıra maaş bütçesini de belli bir seviyede tutmak zorunda olan sarı-lacivertli kulüp, bu üç futbolcunun satışı ile ciddi bir gelir sağlamayı amaçlıyor. Van Persie, Wiel ve Emenike'nin maaşı, maç başları hariç 10 milyon euroyu buluyor. Bu isimlerin ayrılmasıyla ilk olarak takımın maaş bütçesi rahatlayacak. Finansal Fair Play kuralları gereği Fenerbahçe için maaş bütçesi de çok önemli bir kriter olarak duruyor. Geçen sezon Diego Ribas'ın ayrılmasının temel sebeplerinden biri maaş bütçesi olmuştu. Ancak 2 sezonluk süreçte beklentileri karşılayamayan Diego'yu yüksek maaşı nedeniyle gönderen yönetim bu sayede takım içindeki maaş bütçesinde rahatlama sağlamıştı. Benzer bir yol şimdi bu üç yıldız için de izlenecek. Bu üç isimden ayrıca bonservis geliri de bekleniyor. Özellikle Van Persie'den iyi bir bonservis bedeli gelmesi düşünülüyor. Toplamda bu üç ismin ayrılması ve elde edilecek bonservis geliri ile transfere de kaynak sağlanmış olacak.
Milliyet

Galatasaray devre arasında da gündemine gelen Brezilyalı stoper Vitor Hugo'nun transferini bitiriyor. Palmeiras forması giyen 25 yaşındaki futbolcunun menajeri Baster gelecek hafta için İstanbul'a davet edildi. Galatasaray ile Hugo arasındaki ön görüşmelerde taraflar her konuda anlaşma sağlarken, Brezilyalı stoperin alacağı ücret konusunda herhangi bir pürüzün bulunmadığı bildirildi. Galatasaray ile Hugo arasındaki görüşmeler olumlu giderken Palmeiras'ı ikna görevi de oyuncunun menajeri Baster'e verildi. Haftaya İstanbul'a gelecek olan Jose Rodriguez Baster'in Palmeiras ile de temaslarla bulunduğu ve Brezilya ekibinin istediği 8 milyon euro bonservis ücretini indirmek için yoğun çaba harcadığı kaydedildi. Baster oyuncusu Melo'yu da son olarak iyi ilişkiler içerisinde olduğu Palmeiras'a vermişti. Galatasaray, Vitor Hugo'nun bonservisi için 5 milyon euroyu gözden çıkarırken, Teknik Direktör Tudor'un genç futbolcuyu çok beğendiği ve mutlaka alınmasını istediği vurgulandı. Sarı-kırmızılı ekip sezon ortasında Hugo'yu renklerine bağlamak için yoğun çaba harcamış ancak mali konularda anlaşma sağlanamayınca transfer askıya alınmıştı.
Milliyet
Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş, Nevzat Demir Tesisleri'nde düzenlediği basın toplantısında gündemdeki konulara dair önemli açıklamalar yaptı. Şampiyonluk yarışıyla ilgili görüşlerini ifade ederek sözlerine başlayan Güneş, "Önde olmamız hiçbir şeyi garanti altına almıyor. Bir avantaj var ama garantisi yok. Bahar dönemine girdik. Beşiktaş için daha güzel günlerin olması için özverili ve dikkatli olmak zorundayız" diye konuştu. Siyah-beyazlı hoca, UEFA Avrupa Ligi çeyrek finalindeki rakipleri Lyon'la yapacakları maçların kendileri için ayrı bir hikayesi olacağını belirtti. Olağanüstü bir taraftar kitlesinin maçta olacağına vurgu yapan Güneş, "Güçlü bir takımla oynuyoruz. Turdan çok oynayacağımız oyunla Lyon'un neresindeyiz görmek istiyorum. 'Lyon mu, Manchester United mı?' diye sorarsanız, Manchester isim olarak daha önde ama Lyon'u daha sonra görmek isterdim. Lyon oyunu daha önde görmeye çalışıyor. Rakibin güçlü olduğunu biliyoruz. Turu geçersek bize güven verir, yolumuzun açık olduğunu gösterir. Gücümüz yetmezse eksiklerimiz olduğunu görür, ona göre değerlendiririz" ifadelerini kullandı. Şenol Güneş, Beşiktaş'ın Süper Lig ve UEFA Avrupa Ligi'nde şampiyonluk mücadelesi vermesiyle ilgili yorumunun sorulması üzerine ise Başkan Fikret Orman'ın çifte kupa istediğini hatırlattı. Tecrübeli hoca, "Kupa mutlaka gelecek, ama bir ama iki. Başkan iki istiyor. Başkan genç ya çok hızlı gidiyor, verme yok, hep alıyor! İnşallah şampiyonluk kupasını da alırız, UEFA Avrupa Ligi'ni de  Başkanın çizdiği plan üzerinde çalışmaya devam" yorumunu yaptı.
Milliyet

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder