1 Nisan 2017 Cumartesi

01.04.2017 Genel Gündem



01.04.2017

GÜNDEM

Darbenin Merkezi: 143. Filo Gazino
15 Temmuz darbe girişiminin merkezi konumundaki Akıncı 4. Ana Jet Üs Komutanlığı'nda yaşananlara ilişkin ana soruşturma tamamlandı. İddianamede, FETÖ'nün Hava Kuvvetleri imamı Adil Öksüz'ün, 2016 ABD Başkanlık seçimlerinde başkan adayı olan Hillary Clinton'a finansman amacıyla kurulan şirkete iki seferde toplam 200 bin dolar para gönderdiği belirtildi. İddianameye göre, 18 Temmuz'da serbest kaldıktan sonra İstanbul'a giden Öksüz, ABD'nin İstanbul Başkonsolosluğu tarafından 21 Temmuz'da aranmadan önceki son görüşmesini 20 Temmuz'da Sakarya'dan yaparak ortadan kayboldu. İddianamede, Akıncı'nın asker yönetici şüphelilerinin bir numarasının eski Hava Kuvvetleri Komutanı ve YAŞ üyesi Akın Öztürk olduğu belirtildi. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın, 15 Temmuz gecesi 23.03'de helikoptere bindirilerek Akıncı'ya götürüldüğü belirtilen iddianamede, darbeci Tuğgeneral Mehmet Partigöç'ün Akar'ın ikna edilememesi ihtimaline karşılık B planı olarak Genelkurmay Başkanı yapılması kararı doğrultusunda Öztürk'ten Akıncı'ya geçmesini istediği kaydedildi. Akıncı'da Gülen için de bir bina inşaatı yapıldığı ortaya çıkarken, Öksüz'ün yönettiği darbenin merkezinin Akıncı'daki 143. Filo Gazino Kısmı olduğu anlaşıldı. Darbecilerin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yerini saptamak için 2 F-16'ya 12-13 Temmuz tarihlerinde keşif görevi verdiği de ortaya çıktı. İddianamede, 02.19'da Eskişehir'den, Türk hava trafiğini NATO'nun görmemesi için NATO'ya kapatma talimatının verildiği de kaydedildi. Talimatın darbeyi püskürtmeye çalışan ve darbecilerin elinden merkezi alan Eskişehir'deki Harekat Merkezi'nden verilmesi dikkati çekti. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan 4 bin 658 sayfalık iddianame mahkemeye gönderildi. İddianamede 77 maktul, 77 maktul yakını, yaralanan 222 kişi, malı zarar gören 96 kişi, Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Başbakanlık, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Fahri Kasırga, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, kuvvet komutanları ve diğer komutanlardan oluşan 23 kişi, TÜRKSAT, Emniyet Genel Müdürlüğü ve gerçek kişilerden oluşan 20 müşteki yer alıyor.
Milliyet


Türk Hava Trafiği Nato'ya Kapatıldı
İddianamede darbe günü ve gecesi yaşananlar da saat saat yazıldı. İddianamede, 15 Temmuz günü Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın uçuşları iptal emrinden sonra şüphelilerin, Solotürk uçuşlarını bahane ederek, hava trafiğini yeniden açtırmaya çalıştıkları kaydedildi. İddianamede, 15 Temmuz saat 19.45'te harekat merkezinden Tuğgeneral İlhan Kırtıl'ın, Albay Devrim Orhan'ın saat 19.09'da Solotürk uçuşları nedeniyle hava trafiğinin açılması için yaptığı telefon görüşmesine cevap olarak, Solotürk, Suriye'deki CAP uçakları ve İHA'ların uçuşunun serbest olduğu bilgisini verdiği kaydedildi. Saat 20.01'de harekat merkezinden yüzbaşı Caner Gökçeoğlu tarafından ulaştırma uçaklarında uçuşun serbest bırakıldığı belirtilen iddianamede, bu saatten sonra Hava Kuvvetleri'ndeki darbecilerin uçuşu serbest bırakılmayan uçakların da uçuşunun serbest olduğunu duyurmaya başladıkları anlatıldı. İddianamede darbecilerin 03.00 olarak belirledikleri darbe girişimine başlama saatini Genelkurmay karargahında gelişen MİT Müsteşarı- Akar görüşmesi nedeniyle 2 0.3 0 ' a çekmesinden önce, saat 20.25'de Yüzbaşı Gökçeoğlu'nun Akıncı Üs Komutanlığı'ndan Murat Cengiz'i arayarak, bu saat itibariyle Tuğgeneral Kemal Mutlum'un talimatıyla ilgili yerlere bütün uçakların uçuşlarının serbest olduğunu, "şuan hepsi açık" diyerek, duyurdukları belirtildi. İddianamede, saat 21.03'te Genelkurmay karargahında Yurtta Sulh Konseyi üyesi Tuğgeneral Mehmet Partigöç ve bir grup darbecinin Gökhan Eski'nin odasına geldiği, 28. Topçu Tugay Komutanı Tuğgeneral Murat Aygün'ü telefonla arayarak, harekete geçme emrini verdikleri belirtildi. İddianamede, Akıncı'dan 33 ÖKK personelinin Genelkurmay karargahına geldiği, Korgeneral İlhan Talu'nun ÖKK'cılara yol gösterdiği, saat 21.26'da darbecilerin oluşturduğu Yurtta Sulh isimli whatsapp grubundan, "E-5 ve TEM'den İstanbul dışına çıkan trafik serbest bırakılacak, İstanbul içine giren trafik engellenecek ve geri çevrilecek" emri verildiği kaydedildi. Saat 21.28'de whatsapp grubundan, "Alınması gerekenlerin derhal alınması" talimatı verildiği kaydedilen iddianamede, saat 21.29'da Konya 135. filodan 2 adet Cougar helikopterin yakıt ikmali için Yalova'ya indiği kaydedildi.
Milliyet

'Avrupa Bizi Kıskanıyor'
Başbakan Binali Yıldırım, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı tehdit eden Avrupa ülkelerinin aslında Türkiye'yi tehdit ettiğini söyleyerek, "Ülkemiz için, Recep Tayyip Erdoğan için omuz omuza olmalıyız. Türkiye'yi kıskanıyorlar. Bunun için başladılar fitne fesat çıkarmaya. Tehditlerle, darbelerle millete ayar vermeye çalıştılar" diye konuştu. Yıldırım, partisinin Kars ve Ağrı mitinglerinde konuştu. Cuma namazını Kars Harakani Camii'nde kılan Yıldırım, mitingde şunları kaydetti: Kars her zaman bize, devlete, bayrağa sahip çıktı. 15 Temmuz'un bekçisi, 16 Nisan'ın 'evet'çisidir Kars Cumhurbaşkanlığı sistemi için rekor kırmaya, yüzde 80 üzerinde evet oyu vermeye var mı? Bu mesele şahıslar meselesi değildir. Bu mesele Tayyip Erdoğan, Binali Yıldırım meselesi değildir, memleket, istiklal, istikbal meselesidir. Erdoğan'ı tehdit eden ülkeler biliyoruz ki Türkiye'yi tehdit ediyor. Avrupa'nın tavırlarını, FETÖ'cülerin tavırlarını, PKK'nın 'hayır' kampanyalarını görüyorsunuz. Ülkemiz için, Recep Tayyip Erdoğan için omuz omuza olmaya var mıyız? Neden Avrupa 'hayır, hayır, hayır' diye kendini parçalıyor. Çünkü kıskanıyorlar. Türkiye'nin büyümesini istemiyorlar. İstiyorlar ki Türkiye kendi iç işleriyle boğuşsun dursun, gücünü dermanını kaybetsin. Onlar da Türkiye ile istedikleri gibi oynasınlar. Yağma yok. Batılılar, baktılar ki Türkiye ceplerine akan para musluklarını kesti, onlara akış durdu, para memlekette kalıyor, başladılar fitne fesat çıkarmaya, tehditlerle, darbelerle millete ayar vermeye. Türkiye buna boyun eğer mi, elbette eğmez. 'Erdoğan diktatör' diye manşet atıyorlar. Ülke kaynaklarının hortumlanmasına izin vermiyor, dünyanın en büyük havalimanını yapıyor diye. Dünya pazarlarından ülkesine daha çok kazandırıyor diye. Bunun için 16 Nisan önemli. Azeri olun, Kürt olun; kimliğinizle gurur duyun. Caferi olun; Alevi olun; Sünni olun ama bir şeyinizle daha gurur duyun ay yıldızlı bayrak ve Türkiye ile gurur duyun. Bütün saçma sapan yasakları kaldırdık, dün öcü gibi görülenler bugün normal haline geldi. Herkes kendi lisanı ile konuşur, çukur siyaseti yapanlar kaybetti. Meşru siyaset dışına çıkanlar, terör örgütü sultasından kurtulamayanlar sadece Türkiye'ye ihanet etmiyorlar analarına da babalarına da memleketlerine de ihanet ediyorlar. Kars merak etmesin onların kandillerini söndüreceğiz. Farklılıkları hep zenginlik gördük, Türk, Kürt, Alevi, Sünni, Caferi bir ve beraber olduk. Kimsenin inancına yaşam tarzına söz söyletmedik, bundan sonra da söyletmeyeceğiz. Ülkemizin dört bir yanında yaşayan her dinden, her etnik kesimden kardeşimizin duaları ile geleceğe yürüyoruz. 16 Nisan sonrası da aydınlık baharları yaşayacağız. 'Evet' ile Türkiye kazanacak. Ana muhalefet ne yapıyor; korku, endişe, kaos, geleceğe yönelik güzel bir şey söylemiyor. Mevcut devam etsin, değişim olmasın, statüko korunsun istiyor.
Milliyet

'Millet Geçim Birileri De Seçim Derdinde'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 16 Nisan referandumuna ilişkin olarak, "Çocuklarımızı, geleceğimizi düşüneceğiz, oyumuzu öyle kullanacağız. Ya, 'evet' diyeceğiz demokrasi geriye gidecek, 'hayır' diyeceğiz demokrasimizi güçlendireceğiz" dedi. Kılıçdaroğlu, hükümetin referandum için devletin imkanlarını kullanmasını eleştirerek "Devletin forsunu, arabalarını, otobüslerini, uçaklarını, parasını, televizyonlarını kullanıyorlar ama 'evet'i anlatamıyorlar. Bizim bu imkanlarımız yok tek güvencemiz Allahımız ve vatandaşımız" dedi.
Milliyet

'Tohumu Kontrol Eden Gıdayı Da Kontrol Eder'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, İzmir'deki Kemalpaşa Park Orman'da düzenlenen 1. Yerel Tohum Buluşması'na katıldı. Köyden kente göç ve hızlı sanayileşmenin tarımsal faaliyetleri olumsuz yönde etkilediğine işaret eden Erdoğan, şöyle konuştu: "Genç nüfusun tarımdan uzaklaşması ata tohumu kültürünün aktarılması imkanını ortadan kaldırmıştır. Tüm dünyada tarımsal faaliyetler doğallıktan uzaklaşmakta hemen her şey sunileşmektedir. Tarımsal çeşitlilik her yerde kaybolmaktadır. Doğal ve temiz gıda arayışı had safhadadır. Gıda konusu ne yazık ki küresel kapitalizmin elinde bir silaha dönüşmüştür. Emperyalist güçler insanlığın en temel kaynaklarını tekellerine alarak diğer toplumları kendilerine bağımlı hale getirmektedir. Dünyada nüfusun çoğaldığını tarımsal verimliliğin ancak kimyasallarla mümkün hale geldiğini söylüyorlar. Oysa dünyada gıda kıtlığından çok gıdaya erişimde adaletsizlikler vardır." Dünyada 200 milyon hektarın üzerinde tarım alanının uluslararası şirketlerce kiralanıp satın alındığına dikkati çeken Erdoğan, büyük devletlerin Afrika'da toprak kiralayıp tarım yaptığını, elde ettikleri ürünleri ülkelerine götürürken geride kalan insanların açlıkla savaştığını anlattı. "Vicdanların buna bir 'dur' demesi lazım" ifadesini kullanan Erdoğan, "Tarım emperyalizminin önüne geçilmesi kendi kendine yeten tarım politikaları geliştirilmesi gerekiyor" şeklinde konuştu. Tohumu kontrol eden ülkelerin gıdayı da kontrol edeceğine dikkati çeken Erdoğan, "Yerel tohum geleceğimizin teminatıdır. Türkiye'nin büyük potansiyelini doğru planlarsak tarım konusunda kendi kendine yeten bir ülke haline gelebiliriz" dedi.
Vatan

EKONOMİ
Dolar: 3,6338-3,6405
Euro: Euro 3,8723-3,8806
Sterlin: 4,5528-4,5678
Gram Altın: 145,8961-146,2704

'Bu Gözaltı Manidar'
Halkbank, dün Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla'nın, Amerika Birleşik Devletleri'nde tutuklanmasına ilişkin gazetelere tam sayfa ilan vererek yaptığı açıklada, "Kaynağı ve mahiyeti belirsiz hiçbir transfer işlemi gerçekleştirilmemiştir" denildi. "Son günlerde muhtelif basın yayın organlarında; Bankamızın Uluslararası Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla'nın, Amerika Birleşik Devletleri'nde tutuklanması konusuna atfen Bankamızın güven ve itibarını sarsıcı, kamuoyunu ve yatırımcıları yanıltıcı nitelikte haberlere yer verildiği görülmektedir" denilen açıklamada, şu uyarılar yapıldı: "Öncelikle bilinmelidir ki; Bankamız tüm iş ve işlemlerinde ulusal ve uluslararası düzenlemelere her zaman tam bir şekilde uymakta, paydaşlarının, iş ortaklarının ve mevduat sahiplerinin haklarının korunması için tüm tedbirleri almaktadır. Bankacılık hizmetini sunarken mevcut düzenlemeler ve diğer tüm bankalarca bilinen ve izlenen dış ticaret uygulamaları dışında hiçbir mekanizma, yöntem veya sistem kullanılmamaktadır." Halkbank'ın açıklamasında şunlar yer aldı: "Yapılan tüm dış ticaret işlemleri ve para transferleri açık, şeffaf ve sistem üzerinde ilgili otoritelerce izlenebilir durumdadır. Bankamızın tüm iş ve işlemleri, ulusal ve uluslararası bağımsız denetim kuruluşlarınca düzenli olarak denetlenmektedir. İlgili döneme ilişkin yapılan denetimlerde dış ticaret işlemleri de dahil bankacılık hizmetlerimizin hiçbirisinde uluslararası bankacılık kurallarına ve hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Herhangi bir ülkeyle ilgili olarak mahiyeti belirsiz ve hukuksuz hiçbir ticari işleme taraf olunmamış, kaynağı ve mahiyeti belirsiz hiçbir transfer işlemi gerçekleştirilmemiştir. Bankamızca herhangi bir yasaklı tarafın, kişinin veya mal ya da hizmetin dahil olduğu işlemlere aracılık edilmemiştir. Söz konusu iddialarda bahsi geçen ülke ile ilgili ticarete konu işlemlerde düzenlemeler gereği ABD finansal sistemi ve para birimi kullanılmamıştır. Bugüne kadar herhangi bir işlemi nedeniyle hiçbir yaptırıma maruz kalmayan Bankamızın takdire şayan durumu açıkça ortadadır. Hal böyleyken göz altına alınma gerekçesi olarak ifade edilen iddiaların, 17-25 Aralık 2013 tarihlerinde ortaya atılan ve Bankamızla hiçbir ilgisi olmayan iddialardan oluştuğu, bu girişimin de o dönemde FETÖ terör örgütü tarafından Ülkemize yönelik yapılan hain saldırının Bankamızı hedef alan ekonomik/ finansal halkası olduğu aşikardır.
Hürriyet

Tüketim Şahlandı Yüzde 2.9 Büyüdük
Halkımız ekonominin büyümesini genelde (basitleştirerek) 2 farklı pencereden değerlendirir: 1) Ne kadar büyüdük? 2) Milli gelir kaç dolar? Kişi başı milli gelir kaç dolar? 2016 yılında yüzde 2.9 büyüdük. Bir yıl önce büyüme oranı önce yüzde 4 idi. Sonra sistem değişti, hesaplama yöntemi farkıyla yüzde 6.1'e yükseltildi. Her şeye rağmen 2016 yılında büyüme oranının yüzde 2.9 olması iyidir. Büyüme daha düşük olabilirdi. Hatta başımıza gelen bunca kaza ve beladan ve de ekonominin yavaşlamasından sonra büyüme yerine küçülme olabilirdi. Büyümenin yapısı, sürdürülebilirliği önemlidir. Yapı derken "üretime dayalı büyüme mi, tüketime dayalı büyüme mi" ona bakmak gerekir. Biz son yıllarda tüketime dayalı büyüyoruz. Tüketime dayalı büyüme sürdürülemez. 2016 yılının son 3 ayında tüketim şahlanınca, yüzde 5.7 oranında artınca, yılın büyüme oranı da yükseldi. 2016 yılında hane halkının (vatandaşımız) tüketimi yüzde 2.3 arttı. Milli gelirin yüzde 59.5'u büyüklüğüne ulaştı. Kamunun tüketimi yüzde 7.3 arttı. Milli gelirin yüzde 14.7'si büyüklüğünde.
Milliyet

Enerjide Yerli Rüzgârı
Türkiye'nin en büyük güneş enerjisi santralinin kurulacağı Karapınar Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı (YEKA) ihalesinin ardından, benzer model rüzgâr için de hayata geçiyor. Rüzgâr enerjisi YEKA modelinde 10 yıl için Ar- Ge (araştırma ve geliştirme) ve yerli yatırım zorunluluğu olacak. Taslak düzenlemeye göre, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından belirlenecek bağlantı bölgeleri içinde azami bin MW gücünde rüzgâr enerjisi üretim tesisleri kurulacak. Yarışmaya katılacakların sözleşme imzalamak üzere kuracakları şirkette teknoloji sağlayıcının doğrudan veya dolaylı ortaklık oranı yüzde 20'den az olmayacak. Aynı şekilde projede Türk vatandaşları için de en az yüzde 20 doğrudan veya dolaylı ortaklık oranı zorunluluğu bulunuyor. Yarışmaya konsorsiyum olarak katılınması durumunda, teknoloji sağlayıcı konsorsiyum üyesinin şirkette doğrudan veya dolaylı en az yüzde 51 ortak olması ve RES Şirketinde Türk vatandaşlarına ait doğrudan veya dolaylı toplam payların en az yüzde 25 olması zorunlu. YEKA projesine başvuracak yarışmacının, 2014'ten 2016 sonuna kadar toplam gücü asgari kümülatif 2 bin MW olan rüzgâr türbini üretmesi şart. Proje kapsamında Edirne Kırklareli Tekirdağ bağlantı bölgesi içindeki YEKA'larda kurulacak RES'lerin toplam kurulu gücü en az 500 MW olacak. Başvurular 120 gün içinde sonuçlandırılacak.
Milliyet

'Endüstri 4.0 Devrimi İnsanı Odağına Almalı'
Dünya Ekonomik Forumu tarafından San Francisco'da Endüstri 4.0 için açılan merkezin ilk zirvesinde, açılış konuşmalarından birini Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu yaptı. Turkcell'in de destekçileri arasında yer aldığı merkezdeki zirvenin açılışında konuşan Terzioğlu, dördüncü sanayi devriminin dünyanın geleceğini değiştireceğini söyledi. Terzioğlu, "İlk sanayi devriminden itibaren bugüne dek teknoloji alanında gerçekleşen sıçramaları düşündüğümüzde, genellikle insansız arabalar, insansız araçlar, insan emeğine olan ihtiyacı en aza indiren fabrika makineleri, insanlar olmadan çalışan akıllı evler gibi 'insansız teknolojiler'den söz ediyoruz. Bundan sonra yapmamız gereken ise bütün bunların içindeki 'insan unsuru'nun farkına varılmasıdır" dedi. Terzioğlu, katılımcıları arasında San Francisco Belediye Başkanı Edwin M. Lee, teknoloji şirketlerinin yöneticileri, akademisyenler, araştırmacılar, uluslararası örgütlerin, inovasyon departmanlarının yöneticileri ve start-upların temsilcilerinin yer aldığı zirvedeki konuşmasında, liderliğe ulaşmak ve onu korumak için çağı ve çağın şartlarını iyi anlamak ve geleceği ona göre planlamak gerektiğini anlattı. Turkcell olarak Endüstri 4.0 Devrimi'nin önemini çok iyi bildiklerini ve buna göre kendilerini konumladıklarını da aktaran Terzioğlu, şunları söyledi: "Geliştirdiğimiz teknolojiyle insan hayatını kolaylaştırmalıyız. Eğitim, iş, sağlık ve diğer tüm alanlarda insan kapasitesini artırmaya çalışmalıyız. Bu vizyonla hareket edersek Endüstri 4.0'ın gerçek değerini tüm topluma gösterebilir, geleceğe uzanabiliriz. Dünyanın geleceği için büyük öneme sahip bu gelişmede öncü bir rol üstlenen mobil iletişim endüstrisinin bir parçası olmaktan dolayı kendimi ayrıcalıklı hissediyorum. Bu konuları dünyanın önde gelen küresel paydaşlarıyla tartışmamız için iyi bir platform olacak WEF Endüstri 4.0 Merkezi'nin ortakları arasında yer almaktan da gurur duyuyoruz."
Milliyet

'Ev'lere Şenlik
Konut projelerinden pay satın alarak daire sahibi olmanın yolunu açan gayrimenkul sertifikasına talep yağdı. TOKİ garantörlüğünde Başakşehir'deki Park Mavera 3 projesinde uygulanan Türkiye'nin ilk gayrimenkul sertifikası için 29 Mart'ta başlayan 3 günlük talep toplama süreci dün tamamlandı. Pay bedelinin 42.5 lira, büyüklüğün 143 milyon 242 bin lira olduğu gayrimenkul sertifikası ihracına halka arz rakamının üzerinde talep geldi. Halka arz bedelinden 1.5 kat daha fazla yani yaklaşık 250 milyon liralık talep oluştuğu öğrenildi. Gayrimenkulun değerini kazanmak isteyen yatırımcıların yanı sıra ev sahibi olmayı deneyen bireysel yatırımcıların da sertifikaya ilgisi büyüktü. Özellikle İstanbul'da konut sahibi olamayan Anadolu illerindeki bireysel yatırımcılar sertifikaya talep gösterdi. Gayrimenkul sertifikasında en dikkat çeken ayrıntı, Anadolu illerinden gelen büyük talep oldu. İstanbul'da yaşamasa da bu kentteki değer artışından faydalanmak isteyen Anadolu yatırımcısı, sertifikayı fırsat olarak gördü. Özellikle ihracın ilk gününde Anadolu'dan talep alındı. Hatta ilk defa yatırım hesabı açarak sertifika vasıtasıyla borsada yatırıma yönelenler bile oldu. Gelen talebi karşılamak için Anadolu'daki banka şubelerine destek verildi. İlk gün beklentilerin üzerinde talep alındı. Talep toplamanın son gününde devreye kurumsal yatırımcılar girdi. İhraca yabancı yatırımcıların da ilgisinin olduğu öğrenildi. Gelen talebe göre, 143.2 milyon liralık ihracın yanı sıra 95.5 milyon liralık
Vatan

Şoku Çabuk Atlattık
Türkiye ekonomisi, geçen yıl yaşanan şokları çabuk atlattı. Darbe girişimi, turizmde yaşanan daralma, terör saldırıları ve global piyasalarda oluşan dalgalanmalara rağmen gayri safi yurt içi hasıla (GSYH) beklentilerin üzerinde çıktı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye geçen yıl yüzde 2.9 büyüdü. Son çeyrekte büyüme hızı yüzde 3.5 olarak gerçekleşti. Ekonominin 2016'da yüzde 2.2, yılın son 3 aylık döneminde de 2.3 büyümesi bekleniyordu. Büyümeyi hanehalkının sırtladığı görüldü. 2016'nın son çeyreğinde ÖTV artışı öncesi otomotivde öne çekilen talep ve konut satış kampanyaları ekonomiyi tetikledi. TÜİK'in verilerine göre, üretim yöntemine göre cari fiyatlarla GSYH, 2015'e göre yüzde 10.8 artarak 2 trilyon 590 milyar 517 milyon lira (856 milyar 791 milyon dolar) oldu. 2015'te GSYH'nin toplam büyüklüğü 2 trilyon 337 milyar 530 milyon lira (861 milyar 467 milyon dolar) olarak kayıtlara geçmişti. Böylelikle 27 çeyrek sonra 2016'nın üçüncü çeyreğinde frene basan GSYH, 4'üncü çeyrekte tekrar yukarı yönlü ivme yakaladı. Buna karşın yüzde 3.2'lik Orta Vadeli Program (OVP) hedefine ulaşılamadı.
Vatan

DÜNYA

İsrail'den Kritik Yerleşim Kararı
İsrail hükümeti, önceki akşam, Batı Şeria'da yeni bir yerleşim birimi kurulmasına onay verdi. 1993'teki Oslo Anlaşması'ndan beri yeni bir yerleşim birimi kurmayan İsrail, işgal altındaki yerlerde mevcut yerleşim birimlerini genişletiyor ancak yenisini kurmuyordu. Ankara, karara tepki gösterdi. Dışişleri Bakanlığı, "BM Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) kararlarına ve uluslararası toplumun tüm uyarılarına rağmen Filistin halkının insancıl hukuktan kaynaklanan haklarının bu şekilde fütursuzca ihlali kabul edilemez" açıklamasını yaptı.
Hürriyet

Tusk: İngiltere Önce Borçlarını Ödesin
AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, Avrupa Birliği'nden (AB) ayrılmak için resmen başvuran İnglitere'nin önceliği 'boşanma sorumluluklarına' vermesi gerektiğini, ayrılma sonrası ticari ilişkilerin işlemlerin tamamlanmasının ardından gündeme getirilmesi gerektiği görüşünü savundu. İngiltere'nin ayrılma müzakerelerinde AB'nin önceliklerine ilişkin 9 sayfalık bir belge açıklayan Tusk, İngiltere'nin AB üyeliğinden kaynaklanan ve 60 milyar Euro'yu bulan borçlarının da ödenmesi gerektiğini savundu. Tusk, AB'nin önceliğini, "İngiltere'deki AB vatandaşlarının hukuki konumunun korunması, ayrılma sonrası hukuki boşluk bırakılmaması, Kuzey İrlanda ile irlanda arasında sorun çıkmaması" olarak sıraladı.
Haber Türk

Flynn 'Dokunulmazlık' Karşılığı Konuşacak!
Rusya'nın, Donald Trump'ın zaferiyle sonuçlanan ABD başkanlık seçimlerine müdahalesiyle ilgili iddialar dün yeni bir boyut kazandı. Başkan Donald Trump'ın eski ulusal güvenlik danışmanı Michael Flynn'in, Temsilciler Meclisi ve Senato'nun istihbarat komitelerinin kendisini "haksız soruşturmadan" muaf tutması karşılığında Trump'ın seçim kampanyası ve Rusya arasındaki ilişkiye dair yürütülen soruşturmada ifade vereceği bildirildi. Flynn'in avukatı Robert Kelner, "Wall Street Journal" gazetesinde Flynn'in istihbarat komitesiyle "haksız soruşturmadan" muaf tutulmak için görüştüğüne dair çıkan haberler sonrası yaptığı açıklamada "Şartlar sağlanırsa, General Flynn'in anlatacak bir hikayesi var ve bunu anlatmayı çok istiyor" ifadelerini kullandı. Bazı Kongre üyelerinin, emekli Korgeneral Flynn hakkında iddianame hazırlanması çağrısı yaptıklarına değinen Kelner, hukuk danışmanlığı almış aklı başında hiç kimsenin, dokunulmazlık güvencesi almadan konuşmayacağını belirtti. ABD Başkanı Trump ise, Flynn'in "Rusya iddiaları"yla ilgili dokunulmazlık talebinde bulunmasını destekledi. Trump, Twitter hesabından "Mike Flynn dokunulmazlık istemeli. Zira bu, seçimlerin kaybedilmesinin mazereti olarak basın ve Demokratlar tarafından başlatılan tarihi büyüklükte bir cadı avı!" diye yazdı.
Milliyet

'Brexit İngiltere İçin Bir Ceza!'
Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Donald Tusk, İngiltere'nin birlikten ayrılma sürecinde (Brexit), görevlerinin AB vatandaşları ve işletmeleri için belirsizlik ve aksaklıkları en aza indirmek olduğunu belirtti. Tusk, Avrupa Halk Partisi Kongresi için gittiği Malta'da, ev sahibi Başbakan Joseph Muscat'la basın toplantısı düzenledi. Tusk, "İngiltere, 50. maddeyi başlattıktan sonra artık müzakere masasının diğer tarafında yer alıyor. Biz hızlı bir çalışma yaptık, çünkü sizin de bildiğiniz üzere anlaşma bize bir uzlaşıya varmamız için 2 yıllık süre veriyor" dedi. Ayrılık sürecinin yeterince karmaşık ve zorlu olduğuna dikkati çeken Tusk, "27 AB üyesi cezalandırıcı bir yaklaşım izlemiyor. Brexit kendi içinde zaten yeterince cezalandırıcı. 40 yılı aşkın bir birliktelikten sonra, bu boşanmayı olabildiğince sorunsuz hale getirmek için birbirimize borçluyuz" diye konuştu. AB'nin, Brexit müzakere sürecindeki önceliklerini 4 maddede toplayan Tusk, ilk maddenin İngiltere'deki AB vatandaşlarının korunması, ikincisinin de ticari işletmeler olduğunu belirtti. Üçüncüsünü, "İngiltere'nin üye olarak aldığı tüm finansal taahhüt ve yükümlülükleri yerine getirdiğinden emin olmamız" diye tanımlayan Tusk, son olarak Kuzey İrlanda ile İrlanda arasındaki muhtemel sorunlara esnek çözümler arayacaklarını vurguladı. Tusk, İngiltere'nin AB ile ayrılık koşullarıyla aynı anda kapsamlı bir serbest ticaret anlaşmasını da müzakere etme talebini geri çevirdi, bunun koşullarda belli bir ilerleme sağlandıktan sonra yapılabileceğini kaydetti.
Milliyet

Abd'li Bakan Ankara Silahlar Rojava Yolunda
ABD yönetimi Türkiye'nin eleştirilerine rağmen terör örgütü PKK'nın Suriye kolu YPG'ye yaptığı silah ve zırhlı araç yardımına hız kesmeden devam ediyor. ABD'den Suriye'deki YPG'ye yapılan son büyük teslimat 29 Mart Çarşamba günü gerçekleşti. İşin ilginç tarafı yapılan sevkiyat 'dostluğumuz güçlenecek' mesajı vermek için Ankara'ya gelen ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson'un uçağının yolda olduğu saatlerde yapıldı. Kuzey Irak'taki Erbil şehrine indirildiği belirtilen askeri malzemeler, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin (IKYB) kontrol ettiği Semalka Sınır Kapısı'ndan YPG'nin hakim olduğu Suriye'deki Rojava'ya geçirildi. ABD, şimdiye kadar YPG'ye yaptığı tüm sevkiyatlar için aynı yolu kullanıyor. Erbil'e geldiği belirtilen silahlar, IKYB plakası takan TIR'ların oluşturduğu konvoyla taşındı. TIR'larla ağır silah, mühimmat, istihkam malzemesi, zırhlı personel taşıyıcı, zırhlı iş makineleri ve kamyon taşınan askeri konvoya ABD askerlerinin eskort ettiği öğrenildi. Savunma uzmanları Rakka operasyonuna hazırlık kapsamında gönderilen askeri yardımlarla YPG'nin oldukça ciddi ve sofistike bir silah ile zırhlı araç envanterine sahip olduğunu belirtiyor.
Vatan

Muhalefet Maduro'yu 'Diktator' İlan Etti
Venezuela'da Yüksek Mahkeme'nin, parlamentonun yetkilerini elinden alması, muhalefeti ayağa kaldırdı. Parlamento Başkanı Jullio Borges, perşembe günü açıklanan mahkeme kararını 'hükümet darbesi' olarak nitelendirerek Venezüellalıları kararı protesto mitinglerine katılmaya çağırdı. Borges hükümetin halkın özgürlük ve haklarını elinden aldığını ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro ne derse desin bu uygulamaya ancak 'diktatörlük' denebileceğini söyledi. Venezuela muhalefeti, temel demokratik hakları ve hukuk devleti ilkelerini ihlal ettiği için mahkeme kararına uyulmayacağını duyurdu. Muhalefet lideri Henrique Capriles de 'darbeden' söz ederek devletler topluluğunun duruma müdahale etmesi gerektiğini söyledi. Peru Devlet Başkanı Pedro Pablo Kuczynski, Venezuela'daki gelişmelerin 'kabul edilemez' olduğunu söyleyerek Caracas Büyükelçisi'ni geri çekti. Brezilya, Kolombiya ve Avrupa Birliği de Venezuela'daki gelişmelerin endişe verici olduğunu duyurdu. ABD yönetimi Venezuela'da demokrasinin 'ciddi darbe' aldığı yorumunu yaptı. Meksika hükümeti ise, mahkeme kararının 'temsili demokrasi ve kuvvetler ayrılığının' temel değerlerine indirilmiş bir darbe olduğunu vurguladı.
Vatan

SPOR
THY Euroleague'de 29. maçında Real Madrid'e konuk olan Fenerbahçe, 12. yenilgisini 61-56'lık skorla aldı. Aslında dün Real Madrid gibi bir rakibe karşı yapılabilecek en iyi savunmalardan birisini sergiledi temsilcimiz ama hücumda çok aksadı. Udoh ile Vesely'nin Real maçlarındaki performanslarında geçen yıl ile bu yıl arasında dağlar kadar fark olması, planları sekteye uğrattı. Sloukas ile Datome'nin yokluğunda, yaratıcılık sorunu da çeken ve bu alanda tüm yükü Dixon ile Bogdanovic'in taşımasını bekleyen Fenerbahçe'nin, Llull, Ferdandez, Doncic, Maciulis gibi geniş bir rotasyona karşı nefesi yetmedi. Aslında maç başında Bogdanovic takımını hücumda sırtlıyor, Antic önemli katkı yapıyordu ama 2. yarıyla birlikte düşüş başladı. 23. dakikada Vesely ile 39-32'de 7 farkı yakalayan temsilcimiz, Fernandez-Llull ikilisini durduramayınca, kontrolü elinden kaçırdı. Bu da aslında sezon başından bu yana yaşanması muhtemel bir tehlikeydi. Ne yazık ki, 12 kişilik kadroda, çok iyi bir kısa savunmacısının bulunmamasının eninde sonunda canımızı yakacağı belliydi. Artık işler çok zorlaştı temsilcimizin ilk 4 hedefine ulaşması için. Panathinaikos bir galibiyet öne geçti, aynı galibiyet sayısına sahip olan ve son maçında iddiasız Zalgiris'i ağırlamaya hazırlanan Baskonia ikili averajda önde. Çoklu averaj hesaplarında da iki Baskonia yenilgisinin çok can yakacağı kesin. Fenerbahçe, evindeki Final Four'a katılmayı istiyorsa, yine zor olanı başarmaya çalışacak. Neyse ki bu takım öyle çok şey yaptı ki, herkes şartlar ne olursa olsun, son saniyeye kadar o hedefe inanacak.
Milliyet

Galatasaray'ın, transferini bitirmek için menajerini İstanbul'a çağırdığı Vitor Hugo'ya iki önemli isim kefil oldu. Sarı-kırmızılılara hem futbolcu hem de teknik adam olarak katkı veren Claudio Taffarel ile yine Aslan'ın unutulmaz isimlerinden Felipe Melo, Hugo için çok iyi bir referans verdi. Vitor Hugo'nun takım arkadaşı Melo, "Sol stoperde harika işler yapıyor. Golcü özelliği ile rakip savunmalara sıkıntı yaratabilecek biri. Galatasaray transfer ederse büyük bir iş yapmış olur" ifadesini kullandı. Melo, sarı-kırmızılı yetkililere yaptığı değerlendirmede, "Hugo sadece faydalı olmaz aynı zamanda iyi bir yatırım olur. Galatasaray'ın Hugo için iyi bir tercih olacağını kendisine de söyledim" dediği bildirildi. Taffarel'in de 25 yaşındaki Brezilyalı futbolcuyla ilgili sarı- kırmızılılara olumlu bir mesaj geçtiği belirtildi. Başarılı antrenörün, "Galatasaray'ın böyle bir isimle ilgilenmesine çok sevindim. Hugo, Brezilya Milli Takımı'nda da kendine yer bulacak. Müthiş yetenekleri var ve üzerine koyduğunda bütün dünyanın bildiği isimlerden biri haline gelecek" ifadelerine yer verdiği belirtildi. Galatasaray'ın, Vitor Hugo transferinde gelecek hafta önemli bir mesafe kat etmesi bekleniyor. Futbolcuyla ile her konuda anlaşan Cim-Bom, menajerini davet ederken taraflar son detayları görüşecek.
Milliyet


Trabzonspor Teknik Direktörü Ersun Yanal, gençlere olan güvenini bordo-mavili takımda da gösterdi, alt yapıda yer alan Yunus Emre Çakır ile Abdurrahim Dursun'u önce A takım idmanlarına aldı, sonra da profesyonel yapılmalarını istedi. Karadeniz ekibinin alt yapısında görev yapan ve U21 takımında stoper olarak oynayan Yunus Emre, performansıyla dikkat çekmeyi başardı. 20 yaşındaki oyuncu, Yanal tarafından ağabeyleriyle birlikte idmanlara çıkmaya başladı. 18 yaşındaki Abdurrahim Dursun'un da sol bekte forma giydiği ifade edildi. İki futbolcuyla da 4.5'er yıllık profesyonel sözleşme imzaladıklarını söyleyen Trabzonspor Asbaşkanı Ahmet Çubukçu, oyuncuların sözleşmelerinin Türkiye Futbol Federasyonu'na teslim edildiğini açıkladı. Böylece bordo-mavililer, bir yandan yarışmacı kadronun başarılı olması için çaba harcarken, diğer yandan da istikbal vaat eden gençlerin takıma kazandırılması için çalışma yapıyor. Ligde de istikrarın devam etmesi için çaba gösterdiklerini söyleyen Çubukçu, "Önümüzde Ç.Rizespor karşılaşması var ve şu anda en önemli maçımız bu. İkinci yarıda iyi bir çıkış yakaladık. Takımımızda taşlar yerine oturdu. Rize deplasmanında da kazanıp çıkışımızı sürdürmek istiyoruz. Kalan haftalarda alacağımız sonuçlar, sezon sonunda sıralamadaki konumumuzu belirleyecek. Taraftarımız da takıma gerçekten önemli katkı sağlıyor. Dileğimiz bunun da artarak devam etmesi" dedi.
Milliyet

Fenerbahçe'de sezonun en önemli ismi haline gelen Jeremain Lens, Türkiye'nin bir numaralı gündemi oldu. Sarı-lacivertli takımda yıldızını parlatan ve kariyerinin en iyi sezonlarından birini geçiren Hollandalı oyuncu, ülkesinde de oldukça popüler ELF Voetbal Dergisi, 28 yaşındaki futbolcu ile İstanbul'da özel bir röportaj gerçekleştirdi. A'dan Z'ye Lens ile her konudan konuşan ELF Voetbal adına muhabir Geert Beckers, Jeremain Lens ile yaptığı söyleşideki izlenimlerini ve Fenerbahçe'deki geleceğine dair edindiği bilgileri MİLLİYET ile paylaştı. Röportajda özellikle son dönemde Sunderland-Fenerbahçe-Beşiktaş arasındaki transfer durumunu sorduğunu kaydeden Geert Beckers, Lens'in sarı-lacivertlilere çok sıkı bağlandığını bildirip, Hollandalı yıldızın ağzından şu sözleri aktardı; "Asla bir Türk kulübü için Fenerbahçe'den ayrılmam. Ben böyle bir şeyi Fenerbahçe'ye, taraftarlara ve kendime yapamam. Kendimi Fenerbahçe'ye ait hissediyorum, bu kulübü çok seviyorum. Fenerbahçe'de oynamaktan keyif alıyorum. Fenerbahçe çok büyük bir kulüp ve burada Dirk Advocaat ile beraberiz." Tecrübeli oyuncunun sezon başında sarı-lacivertlilere gelişi de hayli dikkat çekici bir hikayeye sahip. Dirk Advocaat'ın Fenerbahçe'de görev aldığını öğrenen Lens'in, transfer teklifi almak için beklemeye başladığı ve "Advocaat, Fenerbahçe'ye imza attığında, beni aramasını bekliyordum. Kafamda da transfer teklifi geldiği anda kabul edeceğime dair kararı vermiştim. Bir gün sonra da beklediğim telefon geldi ve hemen geleceğimi ilettim" ifadelerini kullandığı vurgulandı.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme