5 Nisan 2017 Çarşamba

05.04.2017 Genel Gündem



05.04.2017 Çarşamba
GÜNDEM

Kerkük'ün Bedeli Ağır Olur 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Kerkük'te Irak bayrağının yanına asılan 'Kürdistan bayrağı'nın indirilmesi konusunda Barzani yönetimini uyarırken, "'Kerkük Kürtlerindir' safsatasını Türkiye olarak asla doğru bulmuyoruz. Onun bedeli de ağır olur" dedi. Erdoğan, Zonguldak'taki toplu açılışta özetle şu mesajları verdi: "Son 3 yıldır ellerine geçen her aracı kullanarak üzerimize saldırdılar. İşte 15 Temmuz. Milletim bir şeye inanıyordu, neydi o. Diyordu ki bu millet bizim, bu memleket bizim, ezanlar bizim, bu din bizim, kaptırmayacağız diyordu. Biz Marmaris'ten çağrımızı yaptık, hemen helikopter ve uçağımızla atladık doğru Yeşilköy'e gittik. Üzerimizden F-16'lar uçuyor, helikopterler uçuyor havaalanında. Şimdi bunun bir senaryo filan olduğundan bahsediyor ana muhalefetin başındakiler. Şimdi ben diyorum ki ey Kılıçdaroğlu, elinde bir belge varsa, çıkıp açıkla, 16'sından sonraya bırakma rezil olursun. Her zaman diyorsun ki elimizde dosyalar var. Ya şimdiye kadar bunların hiçbiri ortaya çıkmadı. Hadi şimdi açıkla. Açıkla da bizi rezil et ya Hadi açıkla. Biz şu anda orduda, emniyet teşkilatında, devletin kurumlarından ne kadar FETÖ'cü varsa temizliyoruz ve temizlemeye de devam edeceğiz. Çünkü bu kanser virüsünü bu devletin bu ülkenin bütün bünyesinden söküp atacağız. Bunlara hayat hakkı tanımayacağız. Bu işi öyle yamalı bırakmayız. (CHP'li Hüsnü Bozkurt'un 'evet oyu vereceklerle ilgili sözleri) Bu da CHP'nin Konya milletvekili. Şimdi bu adama terbiyesiz demeyeceksin de kime diyeceksin? Seni bir defa Samsun'a sokmazlar. Seni Sivas'a sokmazlar, seni Amasya'ya sokmazlar. Sen kimi İzmir'den denize dökeceksin ya! Sen kimsin be ahlaksız. Haddini bil, kendini bil, ceddini bil, neslini bil! Ama bunlarda böyle bir haya yok ki. Bizim kültürümüzde edep denilen bir şey vardır. Edep ya hu derler. El, dil, bel… Ama bunda bu yok. Ne yazık ki bunları bilmeyenler de bunlara alkış tutuyor. Bizi 16 Nisan'da denize dökeceklerini söyleyenler var ya. Ben onlara diyorum ki; biz sizi denize dökmeyeceğiz, sizi biz siyaset müzesine vitrin objesi olarak yerleştireceğiz. İyi mi? Güya Suriye'de sıkıştıracaklardı, Fırat Kalkanı'yla oyunu bozduk. Şimdi yeni oyunlar hazırlıyorlar. Biz de Fırat Kalkanı'ndan sonra yeni hazırlıkların peşindeyiz. Bugün buradan ilk kez açıklıyorum; Kerkük'te milli bayrağın dışında orada ikinci bir bayrağın asılmasını kesinlikle yanlış buluyorum. Ve o bayrağın sahipleri şunu bilsinler ki bölücülük yapıyorlar. Ben Irak Bölgesel Kürt Yönetimi'ne sesleniyorum; bu yanlıştan bir an önce dönün. Zira şu anda Irak merkezi yönetimi zaten onu doğru bulmadığını açıkladı. Bizler de aynı şekilde buradan uyarı yapıyoruz. Çünkü 'Kerkük Kürtlerindir' safsatasını Türkiye olarak asla doğru bulmuyoruz.
Hürriyet


Suçlama: Kasıtlı Yayın 
Cumhuriyet gazetesi ve Cumhuriyet Vakfı'nın yöneticileri hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma tamamlandı ve 19 kişi hakkında iddianame hazırlandı. İddianamede, FETÖ/PDY tarafından 2013'ten itibaren adeta el konulan gazetenin Can Dündar'ın yönetime gelmesinden sonra farklı bir yörüngeye oturduğu, kasıtlı ve yönlendirici yayınlar yapıldığı öne sürüldü. İddianamede özetle şöyle denildi: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından FETÖ/PDY silahlı terör örgütü çerçevesinde hâkim ve savcılarla ilgili yürütülen bir soruşturmada şüphelilerden birisinin vekilince soruşturmaya esas olmak üzere İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na teslim edilen flash bellekten alınan çıktıların incelenmesi neticesinde, bir belgede şüpheli Can Dündar FETÖ/PDY tarafından mülakat verilebilecek gazetecilerden biri olarak zikredildiği, konuyla ilgili müzekkerenin dosyada olduğu anlaşılmıştır. Cumhuriyet gazetesine, silahlı terör örgütü FETÖ/PDY tarafından 2013'ten itibaren adeta el konulduğu, şüpheli Can Dündar'ın gazetenin başına geçmesi ile birlikte gazetenin, kurucusu Yunus Nadi'nin amaç ve hedeflerinin dışına çıkarak farklı bir yörüngeye oturduğu belirlenmiştir. Gazete bu dönemde adeta FETÖ/PDY, PKK / KCK ve DHKP/C terör örgütlerinin savunucusu ve kollayıcısı olmuştur. Gazetenin kimi yayınlarıyla PKK/KCK terör örgütünün yapmış olduğu eylemleri meşrulaştırmaya çalıştığı, bu çerçevede PKK/KCK terör örgütünün elebaşlarından Cemil Bayık ile haber ve bilgi aktarma faaliyeti dışında kalacak şekilde röportaj yapıldığı, DBP'li Hurşit Külter adlı şahıs ile ilgili gerçeğe aykırı, kasıtlı ve yönlendirici yayınlar yapılarak kamuoyunu farklı bir yöne kanalize etmeye çalıştığı görülmüştür. Daha önce Taraf gazetesini araç olarak kullanan FETÖ/PDY, 'MİT TIR'ları' haberinde olduğu gibi bazı bilgi ve belgeleri manipülatif amaçlarla servis etmek için Cumhuriyet gazetesini seçmiştir. Gazete internet trolü 'fuatavni'nin dedikoduya dayalı iddialarını doğrulatmadan sürmanşetlere taşımıştır. F. Gülen ve FETÖ/PDY gerçeğini yıllar önce yazan şüpheli Hikmet Çetinkaya, örgüt güdümündeki Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı ile temas kurmuş, Akın Atalay'ın gazete yönetimine geçmesi ile Alev Coşkun ve diğer Atatürkçü yönetici ve yazarlar tasfiye edilmiştir. Terör örgütleri ile mücadelenin tüm milleti ilgilendiren, ortak yarara dönük bir savaşı ifade etmesine karşın, gazete bu mücadeleyi 'Saray Savaşı' olarak nitelendirmek suretiyle etkisizleştirmeye çalışmıştır. Aydın Engin'in darbe teşebbüsünde bulunan FETÖ/PDY mensuplarının kendilerini tanıttıkları 'Yurtta Sulh Konseyi' ismini 13/07/2016 tarihli yazısının başlığında kullanması ve itirafçı darbecilerden alınan bilgilere göre bu tarihin darbe teşebbüsünün alt kademeye iletildiği tarih olması son derece manidardır. Şüphelilerin 2013'ten sonra gazetede yapmış oldukları radikal değişiklikle devleti ve hükümeti yurtiçinde ve uluslararası platformda zor durumda bırakmayı, itibarsızlaştırmayı, IŞİD gibi terör örgütlerine yardım ettiği algısı yaratarak uluslararası yargı organları nezdinde hukuki ve cezai sorumluluk altına sokmayı amaçladığı görülmüştür."
Hürriyet

4 Şehit 
Terör örgütü PKK'nın bahar aylarında eylem yapmasını önlemek amacıyla Şırnak'taki Gabar Dağı'nda operasyon düzenleyen güvenlik güçleri arama tarama faaliyetlerini sürdürürken, teröristler dün saat 08.30 sıralarında önceden araziye döşedikleri el yapımı bombayı patlattı. PKK'nın hain tuzağında uzman çavuşlar Yunus Ertürk (26), Ufuk Bingöl (26) ve Uzman Onbaşı Mehmet Yavşan (22) şehit oldu, 1'i ağır 5 asker de yaralandı. Şehit Yunus Ertürk'ün Konya'nın Akşehir ilçesindeki baba evine ateş düştü. Şehit annesi Ayşe Ertürk, ''Sarı Yunusum, kuzum'' diye ağıt yaktı. Şehit Yunus Ertürk'ün 2 yaşında Elif adında kızı vardı. Ufuk Bingöl'ün acı haberi de memleketi Giresun'a ateş düşürdü. Ayşegül Bingöl'le evli olan ve Eylül adında bir kızı bulunan Ufuk Bingöl'ün 15 yıl önce annesini kaybettiği öğrenildi. Kahramanmaraşlı şehit Mehmet Yavşan ise bekardı. Bingöl'ün Genç ilçesi Güzeldere köyü kırsalında PKK'lı teröristlere güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmada ise güvenlik korucusu Mansur Salcan (28) şehit oldu. 3 güvenlik korucusu ile 1 asker de hafif yaralandı. Şırnak Valiliği, Altıntepe bölgesinde ve Gabar Dağı'nda süren operasyonlarda sınır dışına kaçmaya çalışan 4 teröristin hava harekâtıyla, 1 teröristin de çatışmada öldürüldüğünü açıkladı. Açıklamada, dün Kuzey Irak'taki Sinat-Haftanin bölgesine hava harekâtı düzenlendiği belirtildi. Terör örgütü PKK'ya ait olduğu tespit edilen 1 sığınak, 1 barınma yeri ve 2 silah mevzisinin imha edildiği, 4 PKK'lı teröristin de etkisiz hale getirildiği kaydedildi. Bitlis'in Tatvan ilçesinde yapılan operasyonda ise 2'si grup sorumlusu 6 terörist öldürüldü.
Hürriyet

EKONOMİ 

Dolar: 3,6762-3,6786                       
Euro: Euro 3,9268-3,9305
Sterlin: 4,5751-4,5790
Gram Altın: 148,4204-148,5311

Otomobil Pazarı Yüzde 13.1 Daraldı 
Otomobil ve hafif ticari araç pazarında satışlar geleneksel olarak hız kazandığı mart ayında geçen yıla kıyasla yüzde 11 daralarak 73 bin 802 adete inerken, yılın ilk çeyreğinde yüzde 7.4 düşüş kaydetti. ÖTV artışının fiyatlara yansımasının etkisi martta kendini gösterdi. Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) verilerine göre satışlar ocak-mart döneminde 156 bin 090 adet oldu. Geçen yılın ilk üç ayında pazar 168 bin 486 olmuştu. Otomobil ve hafif ticari araç kırılımına bakıldığında otomobil pazarında satışlar martta yüzde 13.1 gerilerek 55 bin 616 adete indi. Geçen yıl ocak-mart döneminde 127 bin 921 otomobil satılmıştı. Hafif ticari araç pazarında ise martta yüzde 4.2 gerileyerek 18 bin 186 adet oldu. İlk çeyreğin tamamına bakıldığında otomobil pazarında satışlar yüzde 9.4 gerileyerek 115 bin 963 adete inerken, hafif ticari araç satışları yüzde 1.1 azalarak 40 bin 127 adet oldu. İlk çeyrekteki satışların neredeyse yarısı mart ayında yapıldı. ODD Başkanı Mustafa Bayraktar, yıl başında geçen yıl 984 bin olan otomobil ve hafif ticari araç pazarında satışların bu yıl yüzde 11 daralarak yaklaşık 875 bine ineceğini tahmin ettiklerini belirtmişti. Öngörülen daralmada geçen yılın sonuna doğru artırılan özel tüketim vergisi ve TL'deki değer kaybı nedeniyle fiyattaki artış ve talepteki düşüş etkili oluyor. Bu yılın mart sonu itibarıyla otomobil satışları 1600cc altında yüzde 9.5, 1600-2000cc aralığında yüzde 8.9, 2000cc üstünde yüzde 45.7 azaldı. Bu dönemde 3 elektrikli ve 568 hibrit otomobil satışı gerçekleşti. Otomobil pazarında mart sonunda ortalama emisyon değerlerine göre en yüksek paya yüzde 40.30 oran ve 46 bin 731 satışla 100-120 gr/km arasındaki araçlar sahip oldu. Dizel otomobil satışlarının payı yüzde 61.27'ye gerilerken, otomatik şanzımanlı otomobillerin payı yüzde 57.87'ye yükseldi. Söz konusu dönemde otomobil pazarı segmentinin yüzde 84.55'ini vergi oranları düşük olan A, B ve C segmentlerinde yer alan araçlar oluşturdu. En yüksek satışa yüzde 52.18 pay ve 60 bin 512 araçla C segmenti ulaşırken, en çok tercih edilen gövde tipi yüzde 49.29 pay ve 57 bin 163 satışla yine sedan otomobiller oldu.
Hürriyet

Varlık Fonu İlgiyi Türkiye'ye Çekecek 
Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Varlık Fonu'nun stratejik öneme sahip projelere destek olarak yeni yatırımcıların ilgisini Türkiye'ye çekmek için faaliyetler yapacağını belirterek, "Türkiye'nin küresel bir oyuncu olma misyonuna destek verecektir" dedi. CHP'li Dursun Çiçek, Melike Basmacı ve Mazlum Nurlu Varlık Fonu ile ilgili ayrı ayrı Başbakan Binali Yıldırım'a soru yöneltti. Soruları yanıtlayan Canikli, Türkiye Varlık Fonu'na devredilen tüm kuruluşların uluslararası bağımsız denetim firmalarınca denetim ve değerlendirme çalışmalarına hemen başlandığını belirtti. Canikli, "Varlık Fonu bünyesine devredilen kuruluşların stratejik ve finansal gündemine ve yatırım fırsatlarına karşı doğrudan odaklı bir hissedar yaklaşımı ile bakacak ve yönetim kurulu aracılığı ile profesyonel yönetim yaklaşımı ile yönetilecektir. Bu kapsamda TVF'ye devredilen kuruluşların mevcut çalışanları operasyonel olarak iş ve sorumluluklarına devam edeceklerdir" diye konuştu. Canikli, yasaya göre kurulan Varlık Fonu şirketi, kurulacak şirketler ve alt fonların gelir ve kurumlar vergisinden muaf olduğunu belirtirken, Fon'un kurulmasına ilişkin 6741 sayılı yasanın Fon yönetimine devredilen kuruluşların vergiden muaf tutulacaklarına dair bir niyet içermediğini ifade etti. Canikli, çalışanlar için alım süreçlerinini başladığını belirterek "Fon'da görev alacak olan kişilerin maaşları, işgücü piyasasındaki arz-talep dengesi, piyasada hakim olan ücret düzeyleri, yaşam standartlarıyla ilgili veriler ve kıdeme göre belirlenmektedir" dedi.
Hürriyet

Vergi İndirimi Kalıcı Olabilir 
Ekonomiyi canlandırmak için Ocak'ta konutta yüzde 18 olan KDV (Katma Değer Vergisi) yüzde 10'a, Şubat'ta da mobilyada yüzde 18 olan KDV yüzde 8'e düşürülmüştü. Beyaz eşyada da yüzde 6.7 olan ÖTV (Özel Tüketim Vergisi) sıfırlamıştı. Vergi indirimi mobilya ve beyaz eşya satışını yüzde 35 artırmıştı. Müjdeli haberi Maliye Bakanı Naci Ağbal verdi: İnşaat, beyaz eşya ve mobilyada yapılan geçici vergi indirimi kalıcı hale gelebilir. Naci Ağbal şunları kaydetti: "İnşaat, beyaz eşya ve mobilyada yapılan geçici vergi indirimlerinin ekonomi üzerinde canlandırıcı etkisi oldu. İndirimler fiyatlara tam olarak yansımamış. Nisan sonunda bitecek olan beyaz eşya ve mobilya sektörü var. Bu sektörleri mi uzatmalıyız, yoksa diğer sektörlerde mi vergi indirimi yapmalıyız? Talepler geliyor, oturacağız tekrar yeni baştan değerlendireceğiz."
Posta

500 Milyon Dolar Yatırım Geliyor 
Uluslararası Finans Kurumu (IFC) Türkiye Direktörü Aisha Williams, Türkiye'de finansal kurumlara yıl sonuna kadar önemli yatırımları olacağını belirterek, "30 Haziran 2017'de sona erecek bu mali yılda şimdiye kadar yaklaşık 500 milyon dolar yatırımımız oldu. Yıl sonuna kadar finansal kurumlarla, projeler de dahil, Türkiye'de yaklaşık 500 milyon dolar daha yatırım yapabileceğimizi öngörüyorum" dedi. Geçen yıl Türkiye'ye 1.5 milyar dolar yatırım yaptıklarını, 360 milyon dolar da kısa vadeli ticaret finansmanı sağladıklarını bildiren Williams şunları söyledi: "Türkiye'de artan bir talep gördük. Geçen yıl yaptığımız yatırımın 600 milyon doları şirketlere hisse yatırımıydı. Rönesans Holding, Odeabank, Fibabank ve Akfen gibi şirketlere bu tür uzun vadeli hisse yatırımları oldu."
Posta

Serbest Elektriğe Hücum 
Elektrikte serbest tüketici limitinin düşürülmesinin ardından, sözleşmeli abone sayısı 3.5 milyonu geçti. Uygulamanın hedefinde 8.4 milyon abone var. EPDK'nın, serbest tüketici limitini 3 bin 600 kilovatsaatten 2 bin 400 kilovatsaate düşürmesinin ardından, aylık elektrik faturası 82 lirayı geçen tüketici, tedarikçisini seçerek, kendisine uygun avantajlardan yararlanabiliyor. Yıllık tüketimi 2 bin 400 kilovatsaatin üzerinde olan yaklaşık 8.4 milyon abone serbest tüketici olma hakkı kazanacak. EPİAŞ verilerine göre, martta serbest tüketici sayısının en fazla olduğu il, 985 bin 559 aboneyle İstanbul oldu. Geçen ay İstanbul'un Avrupa yakasında 646 bin 760, Asya yakasında ise 338 bin 799 serbest tüketici sisteme dahil oldu. İstanbul'u, 359 bin 489 serbest tüketiciyle İzmir ve 288 bin 788 aboneyle Antalya takip etti. Türkiye'de serbest tüketici abone sayısı geçen ay bir önceki aya kıyasla yüzde 16.5 artarak 3 milyon 576 bin 203'e ulaştı. Grup bazında en fazla serbest tüketici kaydı 2 milyon 205 bin 235 ile meskenlerde gerçekleşti. Meskenleri, 1 milyon 257 bin 25 abone ile ticarethaneler izledi. Düzenlemeden yararlanmak isteyen vatandaşların karşılaması gereken şartlar ve elde edecekleri avantajlar şöyle: En az 82 lira aylık fatura ödemek gerekiyor. Konutu kiralık olanlardan, dijital sayaç kullananlar da serbest tüketici olabiliyor. Serbest tüketiciler, gün içinde farklı tarifelerden yararlanabiliyor. Abonenin, hizmet aldığı önceki elektrik şirketine borcu olmaması gerekiyor. Sözleşmeli şirket, hizmetini aynı sayaç üzerinden vermeye devam ediyor, sadece faturadaki şirket ismi değişiyor, değişim sırasında elektrik kesilmiyor. Geçiş işlemlerini genelde yeni şirket yürütüyor. 1-2 ay içinde yeni tarifeye geçiş tamamlanıyor. İletim, dağıtım ve kayıp-kaçak bedelleri, serbest tüketicilerde de var. Ancak, perakende satış hizmet (PSH) bedeli, serbest tüketim sözleşmesi yapan şirketler için mecburi değil. Serbest tüketiciliğin yaygınlaşmasıyla birlikte elektrik şirketleri de çeşitli promosyonlarla abone yarışına girdi. Bazı şirketlerin promosyon uygulamaları şöyle: Zorlu Elektrik: Fatura ve taahhüde göre Vestel cep telefonu, TV, tablet klima hediye ediyor. Ya da 10 bin THY uçuş mili veriyor. CLK Boğaziçi Elektrik: Akaryakıt, sağlık sigortası hediye ediyor. A Milli Futbol Takımı formalarının da içinde olduğu 5 farklı taraftar hediye paketi veriyor. Aksa Elektrik: Migros'tan hediye çeki, uçak bileti, tasarruflu ampul armağan ediyor. 220 Plus: N11.com'dan hediye çeki, Antur'dan hediye biletleri veriyor. YEPAŞ: Ücretsiz sigorta yaptırıyor. İpragaz Elektrik: Ekstra indirim ve 20 tane tasarruflu ampul veriyor. Fenergy: FB logolu taşınabilir şarj cihazı hediye ediyor. Cerean Enerji: Fatura tutarına göre Migros'tan ücretsiz alışveriş, Hopi'den Paracık veriyor.
Milliyet

Rus Turiste Rağmen 
Antalya'ya Mart ayında hava yoluyla yurt dışından gelen yolcu sayısı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 35.6 gerilerken, Rus yolcu sayısında yüzde 816 artış oldu. Antalya Valiliği Havalimanı Mülki İdare Amirliği verilerine göre, Mart ayında hava yoluyla yurt dışından 165 bin 741 kişi geldi. Gelen yolcu sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 35.6 geriledi. Geçen yılın Mart ayında Antalya'ya hava yoluyla 257 bin 441 kişi gelmişti. Mart ayındaki yolcuların milliyetlerine bakıldığında, en fazla yolcu 45 bin 992 kişiyle Almanya'dan geldi. Bu ülkeyi 29 bin 782 kişiyle İran, 24 bin 134 kişiyle Rusya, 8 bin 540 kişiyle İngiltere, 4 bin 571 kişiyle İsrail, 4 bin 547 kişiyle Danimarka, 4 bin 223 kişiyle Hollanda, 3 bin 215 kişiyle Norveç, 2 bin 879 kişiyle Belçika ve bin 717 kişiyle Ukrayna takip etti. Geçen ay Rusya'dan Antalya'ya gelen yolcu sayısı 2016'nın aynı ayına göre yüzde 816 arttı. Ocak-Şubat- Mart aylarında Antalya'ya hava yoluyla 337 bin 663 kişi geldi. Yurt dışından gelen yolcu sayısı yılın ilk 3 ayında 2016 yılının aynı dönemine göre yüzde 27 geriledi. Yılın ilk 3 ayında Almanya'dan 92 bin 656 kişi, Rusya'dan 52 bin 491 kişi, İran'dan da 29 bin 949 kişi geldi. Söz konusu dönemde Rusya'dan gelen kişi sayısı yüzde 672 artış gösterdi.
Vatan

Fiyatlar Düşmedi Ama 'Uzatma'ya Bakılacak 
Hükümetin ekonomiyi canlandırmak için Şubat'ta beyaz eşyada ÖTV oranını sıfırlaması ve mobilyada KDV'yi düşürmesi satışlara doping olurken, vergi indiriminin etiketlere yansımadığı ortaya çıktı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) Mart Ayı Fiyat Gelişmeleri Raporu'nda 8.5 yılın zirvesine çıkan enflasyonda temel belirleyicinin gıda olduğu belirtilirken, vergi indirimine karşın mobilya ve beyaz eşya fiyatlarında artışlar olduğuna dikkat çekildi. Raporda; "Geçici vergi indirimine rağmen, mobilya ve beyaz eşya fiyatlarında da artışlar gözlendi. Tüketici fiyatları üzerinde üretici fiyatları kaynaklı baskılar güçlü seyrini sürdürdü" denildi. Bakanlar Kurulu, Şubat'ta aldığı kararla klima, buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, termosifon, elektrikli süpürge ve bazı küçük ev aletlerinden alınan yüzde 6.4'lük ÖTV'yi 30 Nisan tarihine kadar sıfırlamıştı. Mobilyada da KDV oranı yüzde 18'den yüzde 8'e indirilmişti. Yapılan bu indirimler düğün mevsimi öncesinde piyasanın hareketlenmesini sağladı. Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD) Yönetim Kurulu Başkanı Ergün Güler, ÖTV indiriminin etkisinin sektörde yoğun olarak hissedilmeye başlandığını belirterek, "ÖTV indirimi sonrası beyaz eşyada en az yüzde 6.7'lik fiyat düşüşü oldu. Geçen yılın Şubat ayı ile karşılaştırdığımızda 4 ana üründe satışların yüzde 32 arttığını görüyoruz" dedi. Benzer hareket mobilya sanayinde de görüldü. 2 aylık dönemde mobilya talebi yüzde 15 ile yüzde 30 arasında arttı. İşlerin canlandığını gören mobilya üreticileri, 3 aylık indirim sürecinin daha uzun olması gerektiği, böylece iç pazarın ciddi şekilde hareketleneceği ve istihdamın artacağı görüşünde.
Vatan

SİYASET/POLİTİKA

'Bu Tüm Süreci Heba Edebilir' 
Isparta'da konuşan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Esad rejiminin İdlib'deki kimyasal silah saldırısı ile ilgili olarak, "Bu bir insanlık suçudur" vurgusu yaptı ve şunları kaydetti: "Maalesef 150 civarında insan bu kimyasal saldırı sonrasında hayatını kaybetti. İçinde kadınlar, çocuklar var. Zaten rejim ve rejimin destekçileri yıllardır hiç ayrım yapmaksızın vahşice insanları öldürüyor. İlk defa kimyasal silah kullanılmıyor. Kimyasal silah tüm dünya için kırmızı çizgiydi bugün rutin hale geldi. Ateşkes süreci başladıktan sonra yer yer ihlaller oluyordu ama bu çok ciddi bir ihlal. Irak halkının yanında, Irak'ın geleceğiyle ilgili 'Irak halkı karar versin' diyoruz ama 'Suriye'de de Esad'la ilgili kararı Suriye halkı verecek' diyenler görsünler ki böyle giderse Esad'la ilgili karar verecek halk kalmayacak. Böyle kimyasal silah kullanarak halk mı kalacak? Bunu lanetliyor, kınıyoruz. Daha önce vurdumduymazlık gösteren batı dünyası eminim bunu yine örtmeye çalışacaklardır. Bu bizim için kabul edilemez." Ardından Avrupa'nın tavrını eleştiren Bakan, "Ama ayakları biraz yere basmaya başladı ve sakinleşmeye başladılar. Şimdi kendilerini 16 Nisan sonrasına hazırlamaya başladılar. Neden biliyor musunuz? Çünkü anket yaptırıyorlar ve anketlerde 'evet' oyunun yüzde 60'ın üzerine çıktığını görünce çaresizlik içinde kabul etmeye başladılar. Geçen Brüksel'de dışişleri bakanları toplantısına gittim, oradaki Avrupa'nın belli başlı ülkelerinin dışişleri bakanları 'Ooo yüzde 60'a vardınız bizim anketler böyle söylüyor' dedi. Onlara 'Sayenizde sayenizde, katkılarınız da oldu, aptalca hareketleriniz bize oy getirdi' dedim. Yani bunlar aynı Kılıçdaroğlu gibi içeriğini hiç okumamışlar. İhtiyaç da duymuyorlar. O yüzden içindeki bilgileri bilmeden hep eleştiriyorlar" dedi.
Vatan

'Bu Anayasa Dertlerimize Çare Olmuyor' 
Başbakan Binali Yıldırım, Anayasa değişikliği halk oylaması sürecinde partisince Yozgat Şehir Hastanesi'nin açılış töreninin ardından vatandaşlara hitap etti. PKK'lı teröristlerin Şırnak'ta güvenlik güçlerine tuzak kurduğunu hatırlatan Yıldırım, "Hayatını kaybeden Mehmetçiklere Allah'tan rahmet, yaralanan askerlere şifa diliyorum. Bu bir kez daha göstermiştir ki bu ülkeyi bölmeye hiçbir alçağın gücü yetmeyecek. Terörle mücadelemiz kararlılıkla devam edecek." diye konuştu. Kendisinden önce söz alan Eski TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in ülkenin eski anayasadan neler çektiğini, neler kaybettiğini bütün açıklığıyla ortaya koyduğunu vurgulayan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye bir darbeyle, dayatmayla karşı karşıya geldi. Mevcut anayasa 82 model, her tarafı dökülüyor. Şanzımanı dağılmış, anayasayı yapan darbeciler yok olmuş, gitmiş. Bu dünyadan öbür dünyaya gitmiş. Hala bunların anayasası ile devam etmek mecburiyetinde miyiz? Bu anayasa dertlerimize çare bulamıyor. Türkiye'nin gelişen ihtiyacını karşılamıyor. Siyasetteki dertlerin dermanı millettir. Milletin iyileştiremeyeceği, tedavi edemeyeceği hiçbir hastalık, dert yoktur. Biz de bu anlayışla MHP ile bir araya gelerek Türkiye'nin artık işe yaramayan, sorunlara çözüm üretmeyen bu anayasasını değiştirmek için çalışma yaptık." Yıldırım, Meclise götürdükleri anayasa değişikliği teklifinin oylanarak milletvekilleri tarafından kabul edildiğini hatırlattı. Vatandaşlara, "Mecliste vekillerin kabul etmesi yeter mi?" sorusunu yönelten Yıldırım, "Kim karar verecek, Yozgat karar verecek. Yiğidin harman olduğu Anadolu şehri, 'Bayrak, vatan, millet, devlet' diyen Yozgat karar verecek. Çünkü bizim dalgalı denizde tek limanımız, sığınağımız millettir" ifadelerini kullandı. Başbakan Yıldırım konuşmasını şöyle sürdürdü, "Bunların hepsi terör örgütü. Bunların derdi Türkiye'nin önünü kesmek, Anayasa oylamasında 'evet' çıkarsa, dünyanın en büyük hava limanı hızla bitecek. Kişi başına milli gelir 20 bin dolara çıkacak. Bölünmüş yol uzunluğu kat be kat artacak."
Vatan

Biz Seçtik, Niye Tartışalım 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sözleri tartışma yaratan CHP Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt'a, "Öyle 'Asarım, keserim, denize dökerim'le olmaz. Bir referandum yapıyoruz, kavga yapmıyoruz" dedi. Kılıçdaroğlu, dün GİMAT Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Ankara Toptancılar Derneği'ni ziyaret ederek esnaşa bir araya geldi. Kılıçdaroğlu, Şırnak'ta üç şehidin haberini aldığını belirterek, "Terörden bıktık. Terör olmasın diye bizden ne istedilerse her türlü desteği verdik. Ne isteniyorsa, yapmaya hazırız" dedi. Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: Kullanacağımız dil çok önemli. Önce dilimize hakim olacağız. Milli iradenin üzerinde hiçbir güç yoktur. Öyle, 'asarım, keserim, denize dökerim'le olmaz, arkadaşlar. Bunlarla olmaz. Hiçbir zaman kimseyi suçlamadım, hiçbir arkadaşımın suçlamasına da izin vermem ve doğru da bulmam. Bir referandum yapıyoruz, kavga yapmıyoruz. Her arkadaşımın diline hakim olması, dilini kontrol etmesi lazım. Üç tane alkış geldi diye diline hakim olamamak doğru değildir. O zaman o siyasetçi gaza gelir ve memleketi felakete götürür. Bu anayasa değişikliği hepimizi ilgilendiriyor. Kendimize soru soracağız, aklımızla tartacağız. Cumhurbaşkanı taraşı mı, tarafsız mı olsun? Bunun bir partiyle, bir kişiyle, bir dönemle ilgisi yok. Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana cumhurbaşkanları tarafsız olmuş. 'Hayır çıkarsa cumhurbaşkanı makamı tartışılır'. Niye tartışılsın. Cumhurbaşkanını, biz seçtik, millet seçti. Milletin seçtiği bir seçim tartışma konusu olmaz. Milletin tercihine herkes saygı duymak zorunda, biz de saygı duyacağız. Makamını tartışma konusu yapmak, asla değil. Kararı siz vereceksiniz. Geleceğimize, çocuklarımıza, hepimiz dikkat etmek zorundayız, üyesi olduğumuz partilerden bağımsız karar vereceğiz. Bunu verirsek Türkiye büyür. Yeni anayasa değişikliği iki sınışı bir toplum yaratıyor. Üstünlerin olduğu bir toplum ve onların hukuku ayrı, bir de altta garibanlar ve onların hukuku ayrı çünkü bir parti devleti. Cumhurbaşkanı, başkan yardımcıları, bakanlar, valisi, kaymakamı partili. Onlar hiçbir zaman hesap vermeyecekler ama size herkes gelip dokunabilecek. 12 Eylül Anayasası'na yüzde 91,7 evet çıktı, şimdi herkes şikayet ediyor, 2010 referandumuna yüzde 58 evet çıktı, iktidar partisi de şikayet ediyor, tamamı değiştiriliyor ama sonu belli olmayan bir maceraya Türkiye'yi sürükleyerek.
Milliyet

'Türkeş Yaşasaydı Aynı Tepkiyi Verirdi' 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, kurucu Genel Başkan Alparslan Türkeş'in vefatının 20. yıldönümünde "Partimizin hisarlarında delik açmak için toplanmış küçük bir azınlığa artık ne sabrımız ne de tahammülümüzün kalmadığını merhum liderimizin huzurunda açıklıyorum. O yaşasaydı aynı tepkiyi gösterirdi" dedi. Türkeş'in vefatının 20. yılı nedeniyle dün Beştepe'deki anıt mezarında tören düzenlendi. Kuran-ı Kerim okunmasıyla başlayan törene, Bahçeli'nin yanı sıra Genel Merkezi yöneticileri, milletvekilleri ve vatandaşlar katıldı. Bahçeli, Türkeş'in mezarına, doğum yeri olan Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesi Köşkerli köyünden getirilen toprağı serpti, karanfiller bıraktı ve mezara su döktü. Bahçeli, yüzlerce kişinin katıldığı törende özetle şöyle konuştu: Merhum Başbuğumuzun izinden yürüyor, Ülkücü ömürlerin varlık ve birlik mücadelesini sürdürüyoruz. 48 yıllık siyasetimizin hakkını, hukukunu ve haysiyetini savunuyoruz. Bizi durdurmaya çalışıyorlar, tıpkı dün olduğu gibi. Önümüze duvarlar örüyorlar, tıpkı geçmişte yaşandığı gibi. Ancak yine başaramayacaklar, yine yapamayacaklar. Fırsatçıların, kriptoların, kişilik bozulmasına, ideolojik başkalaşmaya uğramış gafillerin elbette hevesleri kursaklarında kalacaktır. Asla vazgeçmeyeceğiz. Merhum Türkeş Bey yaşamış olsaydı bunu yapardı. Merhum Türkeş Bey Türkiye Cumhuriyeti'ne evet dedi. Biz de bugün evet diyoruz, kurucu genel başkanımızın sözünü sahiplenip kararlıca seslendiriyoruz. Bizim gibi görünüp de bize saldıran, çelme takan, geleceğimizi ipotek altına almaya kalkan siyasi defoların uyduruk ve uyuşmuş tezlerini çiğniyor önümüze bakıyoruz. Merhum Türkeş Bey'e sürekli itiraz edip asılsız ve ahlaksız eleştiri oklarını yöneltenler bir kez daha başlarını kaldırsalar da onlara müsamaha yoktur. 1990'lı yıllarda MHP'yi eritip ekarte etmek maksadıyla kuyruğa girenler şimdilerde son defa kuyruğa girseler de onlara müsaade yoktur. Türkeş'siz MHP, MHP'siz Meclis, MHP'siz siyasetin kin ve karanlık gayesi altında Türkiye ve Türk düşmanlarıyla uzun yıllardır kol kola girenlere aman vermemek için Türklüğün bekası son nefesimize kadar müdafaa edilecektir. Maske takıp içimize fitne aşılayanlar, kimliğimizi kullanıp hatıralarımızı zırh yaparak oynanan rezil oyunlara figüran olanlar sadece MHP'ye değil, Türk milletine de düşmanca tavır alanlardır. Bunlara eyvallahımız dün olmadı, yine olmayacaktır. Bunlarla dişe diş, kıran kırana mücadelemiz dün yapıldı, merak buyrulmasın yine yapılacak ve alayı birden yenilgiye uğratılacaktır. Vatan tehlikedeyse ülkücüler sessiz kalamazdı. Devlet zordaysa ülkücüler kayıtsız olamazdı. Bu ülke için yeminimiz var dedik, çiğnemedik, çiğnetmedik. Devletimiz beka sorunu yaşarken bir köşeye çekilip seyirci kalmayı reddettik. Partimizin hisarlarında delik açmak için hayırsızlığın koro ve kafilesinde toplanmış küçük bir azınlığa artık ne sabrımız ne de tahammülümüzün kalmadığını merhum liderimizin huzurunda açıklıyorum. O yaşasaydı aynı tepkiyi gösterirdi. O aramızda olsaydı tereddütsüz, tartışmasız, tavizsiz ölçüde bu görüşümüzde olurdu. Bizler, milletimizin birlik ve beraberliği için kavli karar ettik. Kararımızdan da ucunda ölüm dahi olsa dönmeyiz, dönmeyeceğiz.
Milliyet

DÜNYA 

Türkiye Ve Rum Kesimi'ne Ortak Ceza 
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 2005'te Kıbrıs Rum Kesimi'nde kaçırılarak öldürülen işadamı Elmas Güzelyurtlu ile eşi Zerrin ve kızı Eylül'ün yakınları tarafından açılan davada hem Rum Kesimi'nin hem de Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni (AİHS) ihlal ettiğine karar verdi. AİHS'nin yaşam hakkını garanti altına alan 2'nci maddesinin ihlal edilmesi nedeniyle her iki taraf da davacılara tazminat ödeyecek. Güzelyurtlu ailesinin üç üyesinin öldürülmesinin ardından cinayeti işleyenler Rum Kesimi'nden KKTC'ye geçmişti. KKTC ve Rum Kesimi olaya ilişkin ayrı soruşturma yürüttü. Rum Kesimi, şüphelilerin iadesini talep etti ancak bu talep reddedildi. KKTC ise Rum tarafından olaya ilişkin delilleri istedi. Bu istek de Rum Kesimi tarafından geri çevrildi. Güzelyurtlu ailesinin yakınları, cinayetlerin açığa kavuşturulması için Rum ve Türk yetkililerin işbirliğine gitmediği ve etkili soruşturma yürütülmediği gerekçesiyle konuyu AİHM'ye taşıdı. Mahkeme kararı gereği hem Rum Kesimi hem Türkiye, yedi davacıya ayrı ayrı 8 bin 500 Euro ödeyecek. Taraşarca ödenecek toplam tazminat tutarı 119 bin Euro.
Hürriyet

İdlib'e Kimyasal Saldırı 
Suriye'nin İdlib kenti yakınlarında düzenlenen hava saldırısında en az 58 kişi hayatını kaybederken, saldırıda kimyasal gaz kullanıldığı iddia edildi. Muhalişere yakın Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, İdlib'in Han Şeyhun beldesinde Suriye ordusu veya Rus hava kuwetlerince düzenlenen hava saldırısında en az 58 kişinin öldüğünü bildirdi. Gözlemevine göre "kimyasal saldırı" şüphesi taşıyan saldırıda ölenlerden 11'i çocuk. Muhalif kaynaklarsa ölü sayısının 100'ü geçtiğini, 500 kişinin ise gazdan etkilendiğini iddia etti. Han Şeyhun'daki ilk yardım çalışanları, "kusma ve ağızda köpürme" gibi şikayetlerle karşılaştıklarını açıkladı. Saldırıda klor ya da sarin gazı kullanıldığı iddia edilirken, Suriye rejim yetkilileri bunu yalanladı ve saldırının kimyasal gaz üretilen bir tesisi hedef aldığını öne sürdü. Rusya ise bölgede herhangi bir hava saldırısı düzenlemediğini bildirdi. Saldırıya uluslararası arenadan tepkiler geldi. ABD, olayın kimyasal saldırı olduğunun kesinleşmesi halinde bunun "savaş suçu" sayılacağını bildirdi. Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, saldırılarda "asıl sorumluluğun" Beşar Esad rejiminde olduğunu söyle ve "Bu, Suriye'nin birçok bölgesindeki durumun halen ne kadar dramatik olduğuna ilişkin dramatik bir hatırlatma" dedi. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Fransa'nın çağrısıyla bugün acil toplanıyor.
Milliyet

Tartışmalı Ziyaret 
İngiltere Başbakanı Theresa May, Ortadoğu turu kapsamında Suudi Arabistan'a bir resmi ziyarette bulundu. May, İngiltere'nin bu ülkeyle ilişkilerinin 'güvenlik ve ticari gelişme açısından önemli olduğunu' belirtti. May, yeni ticari ilişkiler geliştirmek için hareket geçmek gerektiğini savunarak İngiltere'nin Suudi Arabistan ve Ürdün ile tarihi bağları olduğunu söyledi. Bununla beraber May, Suudi Arabistan ziyaretinde her ne kadar pantolon ve uzun bir bluz giyse de, başörtüsü takmadı. May'in, Dışişleri'nin "başörtüsü takması gerekir" uyarısını dikkate almadığı belirtiliyor.
Milliyet

DEAŞ Şüphesi 
Rus güvenlik yetkilileri, St. Petersburg kentinde önceki gün metroda düzenlenen terör saldırısının terör örgütü DEAŞ'la bağlantılı olduğu ihtimali üzerinde duruyor. Yerel basın, 14 kişinin ölümüne, 49 kişinin de yaralanmasına yol açan eylemin intihar saldırısı olduğunu, saldırganın da 22 yaşındaki Özbek kökenli Kırgız vatandaşı Ekbercan Celilov olduğunun belirlendiğini yazdı. Son 6 yıldır Rusya'da yaşayan ve aynı zamanda Rus vatandaşlığı bulunan Celilov'un son 2 senedir ortalarda görülmediğini kaydeden yetkililer, genç teröristin bu süre zarfında Suriye'ye giderek DEAŞ saşarında savaştığını tahmin ediyor. Rus gazeteleri, güvenlik kamerası kayıtlarından Celilov'un, Sennaya Ploşad istasyonuna iki çantayla girdiğinin tespit edildiğini duyurdu. Saldırganın çantalardan birisini istasyonda bir bankın altına bıraktıktan sonra vagona girdiği belirtiliyor. Trenin hareket etmesinden kısa süre sonra Celilov'un çantasındaki 230 gramlık el yapımı bombayı patlattığı kaydedildi. Metro tünelinde gerçekleşen patlamanın ardından trenin bir sonraki durak olan Teknologiçiskiy Institut'a kadar gittiği, burada yolcuların patlamanın yaşandığı vagondakilere ilk müdahaleyi yaptığı ifade edildi. Rusya'da en son 2010 yılında, başkent Moskova metrosunda terör saldırısı düzenlenmişti. 2015'te Moskova'daki Domodedovo Havalimanı'nda düzenlenen bombalı saldırıda da 37 kişi yaşamını yitirmişti
Vatan

SPOR 

25 Mart'ta Beşiktaş Başkanlığı'ndaki 5. yılını geride bırakan Fikret Orman dün Ntvspor'a özel röportaj verdi. Siyah-Beyazlı kulübü 5 yılda mükemmel bir noktaya getirdiklerini dile getiren Orman, bu durumun bazı çevreleri rahatsız ettiğini söyledi. Orman, "Biz bugünlere zorlanarak geldik. Özellikle ilk 4 senesi çok zor oldu. Şu anda sponsorluklara baktığımız zaman 5 senede 250 milyon dolarlık anlaşmalar yaptık. Çok büyüdü Beşiktaş Kulübü Milletin 15 senede yaptığını biz 5 senede yaptık. Konuşmak kolay, yapmak zordur. Rakiplerin dörtte biri bütçelerle bu icraatları gerçekleştiriyoruz" ifadesini kullandı. Başkan Fikret Orman, Kulüpler Birliği ve Türkiye Futbol Federasyonu'nun birlikte düzenlediği 2. Futbol Zirvesi'nde Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın kendisi için sarf ettiği sözlerle ilgili olarak da suskunluğunu bozdu. Aziz Yıldırım, Galatasaray Başkanı Dursun Özbek ile tokalaştıktan sonra Yıldırım Demirören'in 'Fikret Orman'ı da çağıralım' teklifine, "Ya bırak Fikret'i mikreti" şeklinde cevap vermesini değerlendiren Orman, "Aziz Yıldırım onu ne maksatla yaptı, ne dedi, bilmiyorum, ilgilenmiyorum. Banane! Kendisi bilir. Beşiktaş kıskanılan bir kulüp haline geldi. Rahatsızlıklar olabilir. İlgilenmiyorum bu tip şeylerle. Benim ismimin bile Aziz Yıldırım'a rahatsızlık vermesine güldüm. Ne yapayım yani?" dedi.
Posta

Avrupa futbolunun patronu UEFA'ya üye 55 ülke federasyonunun başkan ve yöneticilerinin katılımıyla her yıl organize edilen Olağan UEFA Kongresi'nin 41'incisi bugün Finlandiya'nın başkenti Helsinki'de düzenlenecek. UEFA Yönetim Kurulu'na girecek 8 üyenin seçimle belirleneceği kongrede, TFF 1. Başkanvekili Servet Yardımcı da adaylar arasında bulunuyor. Helsinki Fuar Merkezi'ndeki (Fair Centre Messukeskus) kongre saat 10.00'da başlayacak. Galatasaray Başkanı Dursun Özbek de Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören ile birlikte Helsinki'ye gitti. Burada UEFA Başkanı Aleksander Ceferin ile biraraya gelen Özbek, finansal fair-play konusunu masaya yatırdı. Dursun Özbek, NTV Spor'un canlı yayınında yaptığı açıklamada, "UEFA ile yeni bir anlaşma yapmak istiyoruz. Galatasaray şeffaşık açısından takdir gören bir kulüp. Bu sezon 65 milyon euro maaş limitimiz var. UEFA ile görüşerek birkaç yılın yol haritasını yapacağız. Bir daha ceza gibi bir durumla karşılaşmak istemiyoruz" ifadelerini kullandı.
Posta

Fenerbahçe'de kiralama dönemi başlıyor. Bu sezon yaşanan hayal kırıklığı sonrası daha güçlü bir takım kurmak için kolları sıvayan sarı-lacivertli yönetim kadroya yapılacak takviyeleri daha çok bu yolla gerçekleştirecek. Bunun en önemli sebebi ise UEFA'dan gelen transfer kısıtlaması. Bonservisli oyuncu almak için yaklaşık 2.5 milyon euroluk bir bütçesi bulunan yönetim, bu nedenle ya sözleşmesi biten ya da kiralanabilen oyunculara yöneldi. Yüksek bonservis ücreti ödeme şansı olmayan Fenerbahçe, ancak bir oyuncu satması durumunda kendisine ek kaynak yaratabilecek. UEFA'nın mali açıdan takibinde olan sarı-lacivertliler kiralık oyuncuların kadroya katılması durumunda ekonomik açıdan sıkıntıya girmeyecek. Bu yöntemin bir başka faydası da söz konusu. Özellikle Lens ve Fabiano örneğinde olduğu gibi kiralık forma giyen isimlerin performansı daha fazla göze batıyor. Çünkü bu oyuncuların kendilerini göstermek istemesi sportif açıdan da bir kazanım sağlıyor. Aynı hedef doğrultusunda devre arası Zorya'dan kiralanan Karavaev'den ise beklenen alınamamıştı. Ancak futbolcunun toplam maliyetinin 600 bin euro olduğu düşünüldüğünde ciddi bir kayıp yaşanmadı.
Milliyet

Bayanlar Voleybol Şampiyonlar Ligi son 6 turunda Eczacıbaşı VitrA ilk maçta 3-2 yenildiği F.Bahçe'yi rövanşta 3-1 (29- 31, 25-14, 27-25, 25-23) mağlup ederek adını final-four'a yazdırdı. Turuncu beyazlıların İtalya'nın Treviso kentinde Imoco Voley Conegliano'nun ev sahipliğinde yapılacak dörtlü finallerdeki rakibi ise bugün oynanacak VakıfBank- Volero Zürih mücadelesinin ardından oynanacak. BURHAN Felek'te oynanan karşılaşmada Eczacıbaşı'nda Boskovic 28 (4 ace), Adams 16, Thaisa 10 (4 blok) ve Larson 10 sayıyla oynayarak galibiyeti getiren isimler olurken Kanarya'da ise Natalia 22, Kim 21, Balkestein 14 ile Eda 10 sayı üretti. BU arada müsabakanın 3. setinde skor 15-11'ken bir pozisyonda turuncu- beyazlılarda Thaisa'nın ayak bileği kırıldı. Bu pozisyonun ardından sahada tüm oyuncular göz yaşlarını tutamadı. Hemen hastaneye götürülen Brezilyalı orta oyuncu ameliyata alındı.
Vatan


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme