6 Nisan 2017 Perşembe

06.04.2017 Genel Gündem



06.04.2017

GÜNDEM

Bozdağ: Barolar Birliği Artık Avukatları Temsil Etmiyor
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Türkiye Barolar Birliği'nin, bugünkü işleyiş tarzıyla avukatları değil, CHP'yi temsil eden bir çatı kuruluş, alternatif CHP Genel Merkezi gibi çalıştığını ifade ederek, "Sayın (Metin) Feyzioğlu da alternatif CHP genel başkanı olarak çalışıyor. Halbuki Türkiye'nin Barolar Birliği Başkanı'na ihtiyacı var, Türkiye'nin Barolar Birliğine ihtiyacı var, alternatif bir CHP'ye ihtiyacı yok" dedi. Maltepe'de hukukçularla bir araya gelen Bozdağ, Avukatlar Günü'nü kutladı. Yılın sonuna doğru Avukatlık Yasası'nda köklü değişiklikler içeren tasarıyı TBMM'ye sunacaklarını bildiren Bozdağ, şunları kaydetti: "Çok acayip bir ideolojik dayatmayla avukatlar karşı karşıya. Ak Parti hükümetleri olarak bütün ideolojik duvarları, dayatmaları yıktık. Bu ideolojik duvarları da yıkmak bizim ana vazifemiz. Ya avukatların temsilcisi olarak ona göre iş yaparlar ya da Türkiye avukatların temsilciliğini, haklarını, hukuklarını, sorunlarını, derdini dert edinen bir yeni formülü hayata geçirirler. Bundan yana kesinlikle tereddüdümüz yoktur ve yeni dönemde bütün bu konuları da içeren adımları atacağız."
Milliyet


30 Avukata Fetö Tutuklaması..
İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekillerinden Hasan Yılmaz tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltında bulunan toplam 38 kişi dün savcılığa sevk edildi. Sorgusu tamamlanan şüphelilerden 31'i hakkında tutuklama talep edilirken; 7 şüpheli hakkında adli kontrol talebinde bulunuldu. Sorguları tamamlanan ve tutuklamaya sevk edilen şüphelilerden aralarında Erdoğan Soruklu'nun da bulunduğu 30 şüphelinin "FETÖ/ PDY silahlı terör örgütü yapılanmasına üye olma" suçundan tutuklanmasına karar verildi. Şüphelilerden Kemal Bayrak'ın ise adli kontrolle serbest bırakıldı. Savcılık sevk yazısında; şüphelilerin avukatlık mesleğini yapıyor görünümü altında FETÖ / PDY silahlı terör örgütü yapılanmasının amaçlarını gerçekleştirmek için eylem ve işlemlerde bulunduğunu belirtti. Avukatların ByLock kullanarak örgütsel birliktelik ve tavır sergiledikleri, Bank Asya'ya örgütsel talimatlara uyarak mevduat yatırıp veya mevduat artışı yaptıkları, örgütün amaç ve stratejisi doğrultusunda algı oluşturmak suretiyle şüphelilerin FETÖ/ PDY silahlı terör örgütü yapılanmasına üye olma suçunu işledikleri belirtildi.
Vatan

EKONOMİ

Dolar: 3,7057-3,7057
Euro: Euro 3,9591-3,9605
Sterlin: 4,6277-4,6320
Gram Altın: 149,4269-149,5271

Dolar 3.70 Tl Altın Tarihi Zirvede
Referandum belirsizliği, gelişmekte olan ülkeler para birimlerinin dolar karşısında yaşadığı değer kaybının etkisiyle dün dolar 3.7051 liraya kadar yükseldi. Güne, 3.67 lira seviyelerinden başlayan dolar öğleden sonra 3.70 lirayı aştı. Dolardaki bu yükseliş güvenli liman altında rekor getirdi. 24 ayar gram altının fiyatı serbest piyasada 149.25 liraya çıkarak tarihi zirvesini gördü. Bankalararası piyasada dolarda son işlemler 3.6921 yapılırken, serbest piyasada altın 148.30 liradan günü tamamladı. XTB Menkul Değerler Araştırma Müdürü Arzu Toktay, Amerikan ekonomisinde geciken reformların bir süredir gelişen piyasalarda etkili olduğunu belirterek "16 Nisan referandum tarihi yaklaştıkça Türk Lirası üzerindeki baskı artıyor. Yabancılar 16 Nisan sonrasında Merkez Bankası'nın sıkı para politikası konusundaki tavrı için endişeli. Yabancı Merkez'in hareketini görmeden lirada pozitif fiyatlama için istekli değil. Çok fazla sebep aramaya gerek yok referandum ve seçim süreçlerinin o ülkenin para birimi, piyasaları ve ekonomisi üzerinde etki yarattığını biliyoruz" dedi. KapitalFX Araştırma Müdür Yardımcısı Enver Erkan, "Hem Trump ve Şi arasında gerçekleşecek olan görüşme, hem de cuma günü gelecek olan tarım dışı istihdam verisi gelişen piyasaları biraz baskı altına aldı. Merkez Bankası'ndan gelen istifanın kurda etkisinin olduğunu düşünmüyorum" dedi.
Hürriyet

Merkez'den Sürpriz İstifa
24 Nisan'daki genel kuruluna hazırlanan Merkez Bankası'ndan dün sürpriz bir istifa geldi. Merkez Bankası'nın Banka Meclisi (banka yönetim kurulu) ve aynı zamanda faiz kararlarının verildiği Para Politikası Kurulu (PPK) üyesi olan Ahmet Faruk Aysan görevinden istifa etti. Aysan, Erdem Başçı'nın görev süresi dolduğu dönemde başkanlık için adı geçen isimlerdendi. Merkez Bankası'nın 24 Nisan'da Genel Kurulu toplanacak. Aysan da görevinden ayrıldığı için 3 Banka Meclisi üyesi seçimi yapılacak. Ahmet Faruk Aysan 1999 yılında Boğaziçi Üniversitesi İktisat Bölümü'nden mezun oldu. 3 Kasım 2011 tarihinde Merkez Bankası Banka Meclisi üyeliğine getirildi. Aysan, 21 Kasım 2011 tarihinden itibaren de Banka Meclisi üyesi kontenjanından Para Politikası Kurulu üyeliği yapıyordu. Geçen yıl Erdem Başçı'nın görev süresi dolmadan önce Faruk Aysan'ın görev süresi dolmuştu. İsmi başkanlık için de geçen Aysan, geçen yıl yapılan Genel Kurul'da 3 yıllığına tekrar Banka Meclisi üyesi olarak seçildi. Görev süresinin dolmasına daha iki yıl bulunan Aysan, görevinden istifa etti. AA'ya konuşan Aysan, akademik çalışmalarına epey süre ara verdiğini ve istediği kadar zaman ayıramadığını söyledi. İstifanın uzun süredir aklında olduğunu ifade eden Aysan, "Daha çok akademik çalışmalarıma zaman ayırmak için akademiye geçtim. Zaten profesörlüğüm de gelmişti" dedi. Aysan, bankadan kendi isteğiyle ayrıldığına dikkati çekerek, "Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek ve Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya ile konuştum. Konuşularak, danışılarak alınan bir karardır. İstek tabii ki benden geldi. İstanbul Şehir Üniversitesi'nde ekonomi bölümünün kurulması için nisanın başında başvuru gerekiyordu. O nedenle nisan başında üniversiteye geçtim" dedi. Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, twitterdaki Aysan'ın Merkez Bankası'nın bağımsızlığının yeterli olmaması nedeniyle istifa etmiş olabileceği yorumlarına karşılık olarak Aysan'ın kişisel nedenlerle akademiye dönmek için görevinden ayrıldığını belirttti. Şimşek, Aysan'ın çalışmalarına minnettar olduklarını söyledi.
Hürriyet

50 Bin Muhtarın Primi Devletten
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 50 bin 217 muhtarın 613 lira tutan sosyal güvenlik primlerinin devlet tarafından karşılanacağını, korucuların da artık sigortalı olacağını söyledi. Erdoğan, dünkü 37. Muhtarlar Buluşması'nda Batı'nın Türkiye'ye hayran olmaya başladığını dile getirerek "Neyimize hayran oldu? Şu İstanbul Boğazı'nın üzerine dizdik ya Üçüncü Köprü'yü oraya yerleştirdik ya Yavuz Sultan Selim Köprüsü. Bunların eşi benzeri pek yok. Bu millet çok ezildi, çok ezdiler artık buna son" diye konuştu. Erdoğan şöyle devam etti: "Göreve geldiğimde neredeyse iki, üç paket çay parasına bile denk gelmiyordu verdikleri ücret. Şu anda muhtarlarımız 1406 lira maaş alıyor. Artık muhtarlarımızın 613 lira tutan SGK primleri devlet tarafından karşılanacak." Böylece muhtarların gelirlerinin de fiilen maaş artı sosyal güvenlik primi olarak 2 bin 19 liraya çıktığını vurgulayan Erdoğan, "Bir müjde de güvenlik korucularımıza vermek istiyorum. Güvenlik korucularımızın maaşlarını 1411 lira, harcırahlarını günlük 36, aylık 1080 liraya çıkarmış günlük 21 lira operasyon tazminatı ödenmesini sağlamıştık. Korucular da sigortalı hale getirildi. Sigorta primleri İçişleri Bakanlığı tarafından ödenecek. Maaş, harcırah ve tazminatlarına ilave her güvenlik korucumuz için 578 liralık bir sigorta ödemesi yapılacak. Silah harcırahını da hükümetimiz karşılıyor, böylece harcırah yok."
Hürriyet

Kampanyadan Tam 3.3 Milyar Tl Ciro
Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği'nin (GYODER) ikinci 'Güç Birliği' kampanyası çerçevesinde 3 bin 400 konut, 185 ofis satıldı, 3.3 milyar lira ciro elde edildi. Dernekten yapılan açıklamada, markalı konut projelerini 240 ay vadede yüzde 0.75-0.85 faiz aralığında tüketici ile buluşturan kampanyaya tüketicilerden büyük ilgi geldiği ifade edildi. 1 Şubat'ta başlayıp 31 Mart'ta sona eren kampanya kapsamında GYODER üyesi 41 firmanın 96 projesinde iki ayda toplam 3 bin 400 konut ve 185 ofisin satışı gerçekleştirildi. GYODER'in 15 Temmuz darbe girişimininin ardından başlattığı "Gayrimenkulde Güç Birliği Daha Güçlü Türkiye" kampanyası da sektöre önemli bir ivme kazandırmıştı. 1 Ağustos'ta başlayan ve yoğun talep üzerine 15 Ekim'e kadar uzatılan ilk kampanya ile 3 bine yakın konut ve yaklaşık 400 ofis satışı gerçekleştirilmiş, sektörde 2.6 milyar lira ciro elde edilmişti. İki kampanya ile toplam 6 bin 200'ün üzerinde konut, 585 ofis satışı gerçekleşti ve 5.9 milyar lira ciro elde edildi. İkinci 'Güç Birliği' kampanyasının sonuçlarını değerlendiren GYODER Başkanı Aziz Torun, kampanya döneminde, konut alıcılarının uzun vadede borçlu kalmak istemediklerini, bu nedenle de 240 ay vadeyi pek tercih etmediklerini belirterek şunları söyledi: "Faiz oranlarının daha uygun olmasından dolayı en fazla talep, 60 ve 120 ay vadeli konut seçeneklerine geldi. Maliyetlerin yükselmesi, döviz kurunda yaşanan artışın birçok projeye yansımasına rağmen, firmaların kar marjını geriye çekerek fiyatları sabit tutmasından dolayı bu dönem konut alan tüketici kazançlı çıktı. Yeni başlayacak projelerde bu fiyatlarla satış yapmak mümkün olmayacak. Ev sahibi olmak isteyenlerin bu fırsatı iyi değerlendirdiğini düşünüyorum. Çünkü maliyetlerdeki artış nedeniyle konutlarda yüzde 5-10 fiyat artışları zorunlu olacak."
Milliyet

Enerjide Dışa Bağımlılığa Karşı Karşımilli Enerji
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılığını sonlandırmak için uzun dönemli, 'Milli Enerji ve Maden Politikası'nı tanıtacak. "Hedef Enerji'de Tam Bağımsızlık" parolası ile hazırlanan politika üç temel alanda çok sayıda stratejiden oluşuyor. Politika, "Arz Güvenliği, Yerlileştirme ve Öngörülebilir Piyasa" başlıklarından oluşan sac ayağı üzerinde inşa ediliyor. Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılığının ve son 10 yılda yıllık ortalama 54.6 milyar dolar enerji ve maden ithalatına kaynak ayırmasının, "Büyük ve Güçlü Türkiye" hedefinin önündeki en büyük handikap olduğu tespitinin yapıldığı Milli Enerji Politikası, bu handikapı aşmak ve enerjide bağımsızlık sağlamak için uzun dönemde atılacak adımları içeriyor. Bugün açıklanacak programın ana başlıkları şöyle: Elektrik ve doğalgaz arz güvenliğini sağlamak için hayata konulan stratejilerden oluşuyor. Amaç Türkiye'nin konum avantajını kullanarak, boru hatları ve kaynak ülke çeşitliliği ile tüketim ihtiyacından daha fazla gazın Türkiye'ye girmesini sağlayarak bir ticaret merkezi haline gelmesini sağlamak. 2023'e kadar en az 10 milyar metreküp depolama kapasitesi ile yıllık doğalgaz tüketimimizin en az yüzde 20'sini depolayarak Türkiye'nin kısa vadeli arz güvenliği sorununa kökten ve kapsayıcı bir çözüm üretmek amaçlanıyor. Nükleerden, yenilenebilir kaynaklara, maden teknolojilerine kadar tüm alanlarda getirilecek yeni modeller ile artık Türkiye'de tüm enerji teknolojilerinde ar-ge ve teknoloji transferi ile ürün geliştirmeyi hedefliyor. Buna örnek olarak YEKA veriliyor. Artık cevher hammadde olarak yurtdışına gönderilmeyecek, Türkiye'de ürün haline getirilmesini sağlayacak fabrika kurulma şartı olacak. Türkiye'de bir maden piyasasının oluşturulması de hedefler arasında. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı politikaları hayata geçirirken özel sektörün önemini vurguluyor. Bu projeler ve stratejiler için özel sektöre öngörülebilir bir piyasa sunmak için atılacak adımları da ayrı bir başlıkta politikanın 3. sacayağı olarak değerlendiriyor.
Milliyet

Bereket Versin
Otomotivin kolay vergi topladıkları bir alan olduğunu söyleyen Maliye Bakanı Ağbal, "Bereketli sektör. Vergilerle otoyol yapıyoruz. Vatandaş aldığı araçla düz yolda gidiyor" dedi. Rekor üzerine rekor kıran Türk otomotiv sektörü, Maliye'nin yüzünü güldürdü. Her dönem Maliye Bakanları'nın gözdesi olan otomotiv, Özel Tüketim Vergisi (ÖTV), KDV, Kurumlar Vergisi ve MTV ile devletin gelirlerinde önemli rol üstlenir hale geldi. Maliye Bakanı Naci Ağbal da açıklamalarıyla bunu doğruladı. Ağbal, otomotiv sektörünün kamu maliyesi ve bütçenin gelir tarafı için önemli kaynak olduğunu söyledi. Otomotiv Yetkili Satıcıları Derneği'nin (OYDER) 7'ncisini gerçekleştirdiği Otomotiv Kongresi'nde konuşan Bakan Ağbal, Türk otomotiv sanayinin satıştan istihdama kadar devlete 60 milyar liraya yakın gelir sağladığına dikkat çekti. Otomotivin kolay vergi topladıkları bir alan olduğunu belirten Ağbal, şunları söyledi: "Yüzde 100 kayıtlı bir sektör. 2016'da sadece otomotivden 18.9 milyar liralık ÖTV topladık. ÖTV'den iyi vergi geldi. Sadece ÖTV değil, KDV olarak da en az 10-15 milyar lira alıyoruz. 10 milyar lira Motorlu Taşıtlar Vergisi topladık. 10-15 milyar lira sosyal güvenlik primi geliri veya stopaj geliri var. Dolayısıyla sektör son derece bereketli. Bütçeye ve ekonomiye çok güçlü destek veriyor. Sonuçta topladığımız vergilerle bu yatırımları yapıyoruz. Siz vergilerin toplanmasına katkı sağlıyorsunuz, biz vatandaşın ödediği vergilerle bölünmüş yollar, otoyollar yapıyoruz. Vatandaş aldığı yeni araçlarla dümdüz yollarda gidebiliyor."
Vatan

DÜNYA
Esad Çizgiyi Çok Aştı
ABD Başkanı Donald Trump, Suriye'nin İdlib vilayetinde önceki gün meydana gelen kimyasal saldırının ardından dün sert açıklamalar yaptı. Trump, "Esad, birçok çizgiyi geçti. Artık harekete geçme sorumluluğum var ve gururla bu sorumluluğu alacağım" dedi. ABD Başkanı Trump, Suriye'nin İdlib vilayetinin Han Şeyhun ilçesinde önceki dün düzenlenen kimyasal silah saldırısını kınadığını belirterek, "Yapılanlar benim için çizgiyi çok aştı. Suriye'ye ve Esad'a karşı bakış açım çok değişti. Artık harekete geçme sorumluluğum var" dedi. Trump, dün Beyaz Saray'da Ürdün Kralı Saldırıyı "adice" olarak niteleyen Trump, 2. Abdullah'la düzenlediği ortak basın toplantısında konuştu. Basın toplantısında bir gazetecinin İdlib'deki saldırı ile ilgili,"Saldırılara cevap vermek konusunda bir sorumluluk taşıdığınızı hissediyor musunuz?" sorusuna Trump, "Obama yönetimi uzun zaman önce 'kumlara çizilmiş kırmızı çizgiden' bahsettiğinde bu krizi çözmek için büyük bir fırsatı vardı. Tehdit ettikten sonra o çizgiyi geçmemesi sadece Suriye'de değil dünyanın pek çok yerinde bizi çok geriletti, çünkü boş bir tehditti" yanıtını verdi. Esad ile ilgili olarak, "Benim için birçok çizgiyi geçti" diyen Trump, "Masum çocukları, bebekleri öldürdüğünüz zaman, bu kırmızı çizginin de ötesindedir"dedi. Esad rejiminin kimyasal silah kullanmasına karşı sorumluluğu olduğunu dile getiren Trump, "Büyük bir problemimiz var, doğru şeyler yapmayan biri var ve bu benim için sorumluktur" dedi. Trump, "Bu sorumluluğu alacağım ve gurur duyarak taşıyacağım" şeklinde konuştu. "Suriye'ye karşı nasıl bir adım atacaksınız?" sorusu üzerine ise Trump, "Esnek bir insanımdır. Belli bir yolum olmasına gerek yok, eğer dünya değişirse ben de değişirim" dedi. "Yaşanan olaylar, askeri olarak Suriye'ye müdahale edilmesi noktasında fikrinizi değiştirir mi?" sorusu üzerine ise Trump, "Farketmişsinizdir ki askeri olarak ne yapacağımızı nasıl adım atacağımızı pek söylemem. Daha önceki yönetimin 'Biz saldıracağız' şeklinde günlerce saatlerce açıklamaları olurdu" dedi. Suriye'de Esad rejimine destek veren Şii milisler için ise Trump, "Bir mesaj alacaklar ve mesajın ne olacağını göreceksiniz" ifadesini kullandı. İdlib'deki saldırıdan çok etkilendiğini kaydeden Trump şöyle devam etti: "Bu saldırı beni çok etkiledi. Çok berbattı. Takip ediyorum, bundan daha kötüsü olamazdı. Son birkaç haftaya bakarsanız, farklı kimyasal saldırılar oldu. Şimdi yeni bir noktadayız." Saldırı sonrası Fransa'nın talebi üzerine dün olağanüstü toplanan BM Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) konuşan ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Nikki Haley, "Eğer BM bu konuda ortak bir adım atmazsa, ABD tek başına harekete geçmek zorunda kalır" dedi. Haley, "Rusya, dikkatleri Şam'daki müttefiklerinden uzağa çekmek için tekrar tekrar aynı yanlış söylemi kullanıyor. Rusya'nın aldırması için kaç çocuğun ölmesi gerekiyor" dedi. İngiltere'nin BM Büyükelçisi Matthew Rycroft da, Esad'ın, Rusya'nın bazı muhalif grupların da katılımıyla başlattığı barış süreciyle "dalga geçerek Moskova'yı aşağıladığını" savundu. Rus Büyükelçi Yardımcısı Vladimir Safronkov ise, İngiltere'yi, barış aramak yerine "saplantılı" olmakla suçladı. Safronkov, herhangi bir karar tasarısını veto gücüne sahip olan ülkesinin yeni bir karara gerek görmediğini söyledi ve "kapsamlı, objektif" bir uluslararası soruşturma yapılması çağrısında bulundu. Rusya Dışişleri Bakanlığı, Batı basınının kimyasal silahlar konusunda Şam'ı suçlamakta haddinden fazla aceleci davrandığını öne sürdü. Açıklamada, BM'den çıkacak herhangi bir karar tasarısının veto edilebileceği belirtildi. ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson ise, "Rusya'nın, Esad rejimine devam eden desteğini dikkatlice düşünmesinin zamanı gelmiştir" dedi.
Hürriyet

Teröre Karşı Birlik Çağrısı
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin başkent Moskova'da, Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkelerinin güvenlik ve istihbarat servisleri başkanları ile toplantı yaptı. St. Petersburg metrosundaki bombalı saldırı sonrasında, diğer BDT ülkelerinin de benzer terör eylemleriyle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Putin, istihbarat örgütlerinin daha koordineli çalışması gerektiğine işaret etti. Putin, "Terör konusunda maalesef durumun iyiye gittiğini söyleyemeyiz. BDT ülkelerinin hepsi terörün potansiyel hedefi konumunda. Ülkelerimiz için uyuşturucu ve organize suç gibi başka birçok tehdit unsuru daha var. Bu yüzden söz konusu tehditlere karşı etkin mücadele için istihbarat servisleri arasında sağlam bir koordinasyon kurulması gerekiyor" diye konuştu. St. Petersburg'daki saldırıda hayatını kaybedenlerin sayısının 14'e yükseldiği bildirilirken, kentin metrosunda, saldırının düzenlendiği hat üzerinde bulunan Pionerskaya istasyonu, bomba ihbarı içeren bir telefon nedeniyle geçici olarak kapatıldı.
Milliyet

Macron Sert Çıktı
Fransa'da 11 aday, onceki gece canlı yayında cumhurbaşkanlığına ilişkin perspektifl erini tartışırken, programın ardından yapılan kamuoyu araştırmaları, "En Marche" (Yuruyuş) adıyla merkezde yeni bir oluşum kuran Sosyalist Partili Emmanuel Macron'un daha tatmin edici bulunduğunu ortaya koydu. Elabe araştırma şirketinin anketine gore, seçimin ilk turuna 19 gun kala yapılan tartışmanın ardından seçmenler Macron'un savunduğu siyasi programı daha çok beğendi. Macron, canlı yayının ardından yapılan araştırmaya gore, iyi bir programa sahip olduğu yonunde araştırmaya katılan seçmenlerden yuzde 23 destek aldı. Anketlerde yarışın en favori ismi olarak gosterilen Macron, en guçlu rakibi Marine Le Pen'i eleştiri yağmuruna tutarak dort saat suren program boyunca iyi bir performans sergiledi.
Milliyet

Trump'ın Damadının Irak'ta Keyifli Helikopter Turu! 
ABD Baskanı Trump'ın basdanısmanı ve damadı Jared Kushner, ABD Genelkurmay Baskanı Joseph Dunford'la Irak'a resmi bir ziyaret gerçeklestirdi. Basta programı gizlenen ziyaret kapsamında Kushner Irak Basbakanı Haydar el Ibadi ve IKBY Baskanı Mesud Barzani ile bir araya geldi. Musul'da DEAS'a karsı sürdürülen operasyonun ele alındıgı görüsmelere Trump'ın Terörle Mücadeleden Sorumlu Yardımcısı Thomas Bossert ve DEAS karsıtı koalisyonun Komutanı Korgeneral Stephen Townsend de yer aldı. Musul'da sivil kayıpların arttıgı bir dönemde gerçeklestiren ziyaretlerde, masada konusulanlardan çok, Kushner ile Korgeneral Townsend'in helikopterde verdikleri poz dikkat çekti. ABD isgali sonrası Irak'ın geldigi durum ortadayken, iki ismin helikopterdeki keyifli halleri gözden kaçmadı.
Star

'Kıbrıs'taki Üsler Müzakere Edilmeli'
İngiltere'nin Avrupa Birliği (AB) üyeliğinden ayrılık sürecini resmen başlatmasıyla, Kıbrıs'taki İngiliz üslerinin akıbeti de tartışılmaya başlandı. AB'nin yürütme organı olan Avrupa Komisyonu, birlik üyesi diğer 27 ülkeye 'Brexit' sürecine yönelik 'yol haritasının' anlatıldığı bir bir mektup göndermişti. BBC'nin haberine göre Güney Kıbrıs Rum Kesimi'ne gönderilen mektupta, adadaki İngiliz üslerinin statüsünün yeniden belirlenmesi gerektiğine dikkat çekiliyor. "Yabancı ülkelerin AB onayı olmadan AB topraklarında askeri üs bulundurmaya hakkı olmadığı" hatırlatılan mektupta, üslerde çalışanların oturma izinleriyle ilgili statünün de yeniden görüşülmesi talep ediliyor. İngiltere ve Güney Kıbrıs Dışişleri bakanlarının geçtiğimiz günlerde bu konuda bir telefon görüşmesi yaptıkları ve herhangi bir pürüzün çıkmaması konusunda mutabık kaldıkları belirtilmişti. İngiltere'nin 1960 yılından bu yana Rum Kesimi'nde 2 askeri üssü var. Dekelya ve Akrotiri bölgelerindeki üslerde 3 bin İngiliz askeri görev yapıyor. Hatta bunlardan birinden, dünyada tüm ülkelerdeki telefon görüşmelerinin dinlenebildiği ECHELON sistemi yönetiliyor. 2 yıl sürmesi beklenen Brexit müzakerelerinin sona ermesiyle gerek İngiliz üslerinin, gerekse adadaki İngiliz askerlerinin statüsü taraflar arasında sağlanacak mutabakata bağlı olacak.
Vatan

POLİTİKA
'Ne Aldanan Oldum Ne De Aldatan
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'kontrollü darbe' sözlerine yanıt olarak, "Örtülü darbeyse dosyalarını ortaya koy. Siyasi hayatımda ne aldanan oldum ne aldatan oldum"diye konuştu. "Tayyip Erdoğan'ı seven vardır, sevmeyen vardır. Hepsine saygı duyarım" diyen Erdoğan, dün Beştepe'deki muhtarlarla buluşmasında ve Bursa'da katıldığı toplu açılış töreninde özetle şunları söyledi: "Ana muhalefetin başındaki zat 15 Temmuz'u karalar, şehitlerimizin aziz ruhlarını da muazzeb eder. Çok çirkin şu ifadeye bak, '15 Temmuz örtülü bir darbe' diyor. Sen şehitlerimize bu hakaret yetkisini nereden buldun? Örtülü darbeyse, zerre kadar haysiyetin, şahsiyetin varsa, dosyalarını ortaya koy. Biz de gereğini yapalım. Siyasi hayatımda ne aldanan oldum ne aldatan oldum. Bundan sonra da ne aldanan olacağız ne aldatan olacağız. Bizim anlayışımız dürüst ol, doğru ol. Bir milletvekili, nasipsiz, 'evet' diyenleri İzmir'de denize dökmekten söz ediyor. Kimsin sen, önce haddini bil. Be terbiyesiz herif ya. Bu millet Yunan mı ya? Biz Yunan'ı denize döktük. Sen bu ülkede 'evet' diyenleri denize dökeceksin. Genel başkanları 'Doğru bulmam' diyor. 'Doğru bulmam' deme, hemen sen kesin ihraç talebiyle bu adamı at. Atamıyorsan bu CHP gider. Bunun adı bölücülüktür. (Deniz Baykal için) Eski genel başkanları da çıkıyor, 16 Nisan'da 'hayır' çıkarsa düşmanı İzmir'e dökmüş kadar sevineceklerini söylüyor. Yazıklar olsun. Yani bu işi biraz biliyor zannediyordum ama anlaşılan o ki son zamanlarda onun da artık kayışlar eskidi ve yırtılmaya başladı. Ana muhalefetin endazeyi kaybetmiş yöneticilerine sesleniyorum. Korkmayın 16 Nisan'da kimseye bir şey olmayacak. Biz sizler gibi İzmir'den denize dökmeyeceğiz. Ama biz güzel bir siyaset müzesi hazırlayacağız. O müzeye evet, sizleri obje olarak koyacağız. Orada objeleri sergileyeceğiz. Niye? Öyle bir tarih geldi ki işte 'hayır' diyenler de vardı, onların da tezleri şunlardı diyeceğiz. 'Evet' çıkınca sadece ülkemizin yönetim sistemi değişecek. Türkiye koalisyon tartışmaları olmadan, istikrar ve güven ortamı tehdit edilmeden yönetileceği bir döneme girecek. Buna karşı çıkacağım derken dünyanızı da ahiretinizi de tehlikeye atmayın. Ben çadırlarına gittim. Şu yaptığımız bütün eserler, 80 milyon bunlardan istifade ediyor mu? Alevisi, Sünnisi istifade ediyor mu? Ya biz birlikten, beraberlikten, kardeşlikten yanayız. Lafa gelince demokratlığı, özgürlükçülüğü, halkçılığı kimseye bırakmazlar, ama milletin iradesine zerre kadar saygı duymazlar, itimat etmezler. Tayyip Erdoğan'ı seven vardır, sevmeyen vardır. Hepsine saygı duyarım. Ama Tayyip Erdoğan'ın Türkiye'nin ve Türk milletinin aleyhine herhangi bir işe kalkışmasının mümkün olmadığı hususunda herkesin mutabık olduğuna inanıyorum. Beni bölücü terör örgütü, FETÖ, rantçılar, DEAŞ sevmez. Beni batı, bir kısım liderler hiç sevmez. İsviçre'nin Parlamentosu'nun önünde portreyi koyup şakağıma silah dayayanlar sevmez. Biz ayakta kaldıkça, onların gücü nefesi tükeniyor. Bugünün hasta adamı artık Avrupa Birliği'dir." İblib'de yaşanan olayları duydunuz değil mi? Yüze yakın, yüzü aşkın insan oralarda kimyasal silahlarla şehit edildi. Ve 50'yi aşkın yavru orada şehit edildi. Ey Katil Esed! Sen bunların ahından nasıl kurtulacaksın. Ey buna sessiz kalan dünya, buna sessiz kalan Birleşmiş Milletler. Bunun hesabını nasıl vereceksiniz. Oynanan oyun çok açık. Ortada. Suriye'de 1 milyona yakın insan bugüne kadar öldürüldü. Üç milyon Suriyeli bugün bizim evimizde. Ama asıl hedef Türkiye değil mi? Irak'ta kurulan tezgahların ucunun gelip Türkiye'ye dayanacağını görmemek mümkün mü? Ne diyoruz, kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz. Başka ne diyoruz. Zor oyunu bozar. Türkiye olarak gerekirse bu oyunu da bozacağız. El Bab bitti, Cerablus bitti. Rai bitti. Dabık bitti. Şimdi Mümbiç var. Terör örgütlerini kullanarak bize diz çöktürmeye çalışanları sıcak bir yaz bekliyor haberleri olsun." Bu HDP'liler, bizim bu tek millet, tek vatan, tek devlet rabiamıza öfkelenmiş. Onlar diyorlar ki biz bunu kabul etmiyoruz. Buna karşı bazı şeyler üretmişler. İçişleri Bakanlığımız anında müdahale etti. Gereken dersi verdi. Bundan sonra böyle. Yol geçen hanı değil bu ülke. İstediğin gibi terör estiremezsin. İstediğin gibi her yere girip çıkamazsın. Nereye müsaade edersem oraya. Hakkın hukukun neyse oraya."
Hürriyet

Otobana Çevirmeliyiz
Başbakan Binali Yıldırım 9 Nisan'da Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile Gündoğdu Meydanı'nda yapacağı miting öncesi bir dizi açılış için dün İzmir'deydi. Yıldırım, "Biz diyoruz ki 'Araba güzel ama yol yok' Anayasa yolu da köy yolu gibi, otobana çevirmemiz lazım" dedi. İzmir'deki açılışlarda konuşan ve Konak Meydanı'nda Habertürk TV canlı yayınında gençlerin sorularını yanıtlayan Yıldırım özetle şunları söyledi: "Bakın PKK, FETÖ, DEAŞ kol kola girmişler, yanlarına bölücü HDP'yi de almışlar 'hayır' kampanyası yapıyorlar ama benim üzüldüğüm bir şey var. Atatürk'ün partisi de bunların kuyruğuna takılmış. Onlar Atatürk'ün nasihatini vesayet olarak anlamışlar, vesayetçilerin arkasına takılmışlar, takılsınlar. Kılıçdaroğlu'nun 1.5 ayda söylediği yalanları arka arkaya koy, bizim 350 kilometrelik tüneli geçer. Kılıçdaroğlu'nun değişmesin dediği anayasa şu: Mercedes marka arabanız var, bir şerit gidiş dönüş yolunuz var. Kamyonun arkasına takılıp saatlerce gidiyorsunuz. Biz diyoruz ki 'Araba güzel ama yol yok yol'. Anayasa yolu da köy yolu gibi, otobana çevirmemiz lazım. Türkiye'nin gelişme hızına uygun hale getirmeniz lazım. Diyor ki 'Araba olsun ama yola lüzum yok. Her gün örtüsünü sileriz, cilalarız, yol istemiyoruz'. Böyle bir şey olur mu? CHP'nin densiz milletvekilinin dediği gibi demiyoruz. İzmir vatanseverleri denize dökmez, PKK'lıları denize döker, FETÖ'cüleri denize döker, Türkiye düşmanlarını denize döker. İzmir ile sen dalga mı geçiyorsun? İzmir istiklalin, zaferin kazanıldığı şehirdir. İzmir Cumhuriyet'i kuran şehirdir. Sizin gibi kin, nefret kusan insanların İzmir'de yeri yok. İzmir'e ayak bağı olan, bu büyük eserlere engel çıkartan, İzmir'in projelerini geciktirenleri İzmirli hemşerilerimize şikâyet ediyorum. Bunlara 16 Nisan'da öyle bir cevap verelim ki bir daha engel çıkartamasınlar. 16 Nisan'dan itibaren engelsiz koşuya başlıyoruz. 'Bu sistemin suyu mu çıktı' diyorlar. Bu sistem kriz üretiyor. 27 Nisan'da elektronik muhtıra ile denediler postaladık geri gitti. 17-25 Aralık'ta denediler yine püskürttük. Olmadı en büyük partiyi kapatmak istediler o da olmadı. 15 Temmuz'da da altın vuruş yapmak istediler. Devletin tankıyla, tüfeğiyle, helikopteriyle geldiler. Orada da Recep Tayyip Erdoğan vardı. Adamın dibi. Adam gibi adam. Orada darbecilere darbeyi vurduk. Vesayetle gelen darbeyle gider. Ama millet iradesi ile geleni hiç kimse götüremez. CHP Atatürk'ten parti devraldığında Atatürk vasiyet etti: 'Türkiye'yi muasır medeniyetler seviyesine taşıyalım.' Onlar o gün vasiyeti vesayet anlamışlar. Vesayetin peşinden bir türlü ayrılmıyorlar. Kardeşim yanlışı düzeltin. Atatürk 'vasiyet' dedi 'vesayet' demedi. Milletin iradesine itaat edin. (Cumhurbaşkanı bir partiden, Meclis çoğunluğu başka partiden olursa sorun olmaz mı?) Olabilir, belediyelerde de oluyor. Uzlaşmalı, uzlaşacak. Bu yeni sistem Meclise diyor ki 'sen yasa yapacaksın, cumhurbaşkanını denetleyeceksin.' Cumhurbaşkanına da diyor ki, 'Sen memleketi yöneteceksin.' Diyelim ki bunlara rağmen anlaşamadılar. Cumhurbaşkanı da Meclis te, 'Seçime gidiyorum' diyebilirler."
Hürriyet

'Terörist Değiliz, Çukur Hiç Değiliz'
MHP'den ihraç edilen Gaziantep Milletvekili Ümit Özdağ, "Cumhurbaşkanı ve Başbakan'ın çatışmacı dili, iç savaş dilini şiddetle kınıyorum. Biz terörist değiliz, çukur hiç değiliz. Sadece sizin ülkeyi içine düşürdüğünüz çukurdan çıkarmak istiyoruz" dedi. Özdağ, referandum çalışmaları kapsamında geldiği Elazığ'daki bir otelde, vatandaşlarla buluştu. Otel dışı ve içerisinde alınan sıkı güvenlik önlemleri altında programını sürdüren Özdağ, Alparslan Türkeş'in ölüm yıl dönümü nedeniyle onu andıklarını belirterek, "Başbuğ Türkeş'i saygıyla ve rahmetle anıyoruz. Başbuğumuzu ve onunla birlikte mücadele eden, Türkiye'nin Afganistan olmaması için mücadele ederken hayatlarını veren ülküdaşlarımı da rahmetle saygıyla anıyorum" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım'ın daha önceki konuşmalarında referandumda 'Hayır' oyu verecekleri 'terörist' olarak nitelendirdiklerini, son konuşmalarında da bunu söylemekten vazgeçtiklerini kaydederek, şöyle konuştu: "Cumhurbaşkanı ve Başbakan'ın kullandığı çatışmacı dili, iç savaş dilini şiddetle kınıyorum. Her ne vesile ile olursa olsun biz terörist, darbeci ve çukur hiç değiliz. Sadece sizin ülkeyi içine düşürdüğünüz çukurdan memleketimizi çıkarmak istiyoruz dedik. Nihayet iki gün önce Cumhurbaşkanı, 'Hayır diyenler terörist değiller' diye açıklama yaptı. Elazığlı değerli ülküdaşlarım, terörist değilsiniz. Cumhurbaşkanı tasdik etti. Birkaç gün önce de bir CHP'li milletvekili amacını aşan bir şey söyledi; sayın Kılıçdaroğlu bunu çok yanlış bulduğunu açıkladı. Biz doğruya doğru diyoruz." Özdağ, "Ne diyorlar şimdi? Tarafsız ve bağımsız yargı için 'Evet' diyorlar. Siz bunu 2010'da da söylemiştiniz. O zaman da aynı ifade vardı, o zaman kullandığınız afişlerle bugün kullandığınız afişler de aynı. O zaman istediğiniz "Evet' ler, 15 Temmuz'da başımıza bomba olarak düştü. Dişinizden, tırnağınızdan artırarak çocuğunuz üniversite okusun diye kurslara gönderiyorsunuz, çocuk 1 dakika geç kalıyor sınava giremiyor. Suriyeli sınavsız üniversiteye giriyor, istediği bölüme. Bu hak mı şimdi? Çocuk 400 lira alıyor, Suriyeli bin 600 lira alıyor. Üstelik Türkiye'de 500 Suriyeli de okula gitmiyor" diye konuştu. Milletvekili Ümit Özdağ, Konya'da kendilerine salon verilmediğini, miting yapmak için yer verilmediğini ve salonlarının basıldığını da belirterek, "Biz üniversitelerin kapısından giremezken, AKP milletvekilleri öğrencilere ders olarak giriyorlar içeriye, öğrenciler de katıldıklarına dair imza atıyorlar" dedi.
Milliyet
'Tek Dertleri Kılıçdaroğlu'
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, 15 Temmuz iddialarını yineleyerek "başarısızlığa mahkum edilen bir darbe girişimidir" ifadelerini kullandı. NTV özel yayınında Seda Öğretir ve Ahmed Arpat'ın sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları şöyle; 15 Temmuz'da bir darbe girişimi oldu, 248 şehidimiz var. TBMM'ye önerge verdik. Araştırma komisyonu kuralım dedik. Baskılara dayanamadılar, evet dediler. Genelkurmay başkanı komisyona çağrılmadı. Komisyon kuruldu, ama rapor CHP ve diğer milletvekillerine verilmiyor. 16 Nisan'dan sonra verilecekmiş. Raporun 16 Nisan'la ne ilgisi var? Bizim birden fazla dosyamız var. Darbeye karşı olduğunu söylüyorlar ama üstünü kapatmak istiyorlar. Adil Öksüz'ün ismini ilk ben telaffuz ettim. 'Dikkat edilmesi gereken biri' dedim. Bir sürü saldırıya uğradım. Öksüz iki cep telefonu, bir GPS cihazı kullanır. Gözaltına alınıp bırakıldı, herkesin telefonu alınır ama onun alınmadı! Öksüz'e kelepçe takılmadı! MİT yasasında değişiklik yapıldı. Başbakanın emri olmadan hiçbir MİT görevlisi gözaltına alınıp tutuklanamaz. Adil Öksüz neden gözaltına alınıp tutuklanmadı? Darbeden önce iddianame hazırlanıp Adil Öksüz'ün Deniz Kuvvetleri imamı olduğu yazılıyor. Başka bir raporda Hava Kuvvetleri imamı olduğu yazılıyor. Öksüz bu gücü nereden alıyor? ByLock listeleri açıklanmalı. ByLock listesi devlette, teröristler saklanmamalı. Bu darbenin üstü kapatılmaya çalışılıyor. Adalet Bakanı mail geldiğini söylüyor, açıklasın. Cumhurbaşkanı darbe gecesi İstanbul'a geleceğini bana haber verseydi beklerdim.
Vatan

SPOR
FIBA Kadınlar Avrupa Kupası finalinin ilk maçında Yakın Doğu Üniversitesi, Kayseri'de konuk olduğu Abdullah Gül Üniversitesi'ni 73-69 yenmeyi başardı, şampiyonluk için büyük avantaj yakaladı. Kısa süre önce PTT Türkiye Kupası finalinde devirdiği rakibi karşısında maça hızlı başlayan ve McBride'ın etkili oyunuyla farkı çift hanelere çıkaran Yakın Doğu Üniversitesi, ilk periyodu 25-15 önde kapadı. Üstün oyununu sürdüren bordo-beyazlı ekip, 17. dakikada 37-26 ile 11 farkı yakaladı ancak devre sonunda Gray ile art arda sayılar bulan Abdullah Gül Üniversitesi, soyunma odasına gidilirken farkı 2'ye indirerek umutlandı. Yine Gray ile 2. yarının başında 41-39 öne geçmeyi de başaran AGÜ karşısında, Vandersloot ile ayakta kalan ve ribauntlardaki üstünlüğünü artıran Yakın Doğu Üniversitesi, son çeyreğe girilirken 58-52 öne geçmeyi başardı. Ev sahibinde Wauters ve Mazic de Gray'e skorda destek olup, takımlarını öne taşımaya çalışsa da, son çeyrekte farkın en fazla 2 sayıya inmesine izin veren Yakın Doğu, bitime 10 saniye kala Vandersloot ile çok kritik bir sayı bulup, son topu savunmayı da başardı, salondan 73-69 galibiyetle ayrıldı.
Milliyet

Şampiyonluk yolunda Trabzonspor ile cumartesi günü çok kritik bir maça çıkacak olan Beşiktaş'ta, yönetim ve teknik heyet, transferde adı geçen oyuncular başta olmak üzere tüm takıma "rahat olun" mesajı verdi. Siyah-beyazlı oyunculardan son günlerde medyada çıkan transfer iddialarına kulaklarını tıkamalarını isteyen yöneticilerin, "Bizim gelecek sezon için ilk amacımız mevcut kadroyu korumak. Çok yüksek rakamlar olmadığı sürece kimseyi göndermeyi düşünmüyoruz" ifadelerini kullandığı belirlendi. Oğuzhan Özyakup, Tolgay Arslan, Ricardo Quaresma, Cenk Tosun ve Gökhan İnler gibi oyuncuların sürekli transfer spekülasyonlarının içinde yer almasından rahatsızlık duyan siyah-beyazlıların, "Biz istikrardan yanayız. Başarıya sizlerle ulaşıyoruz. Bu kadronun yeni sezonda devam etmesini istiyoruz ve bir kaç takviye dışında kadroyu bozmamaya çalışacağız. O nedenle siz sadece işinize odaklanın. Önceliğimiz bir an önce şampiyonluğu garantilemek" diye konuştukları bildirildi. Bu arada her fırsatta takımla birlikte olmaya çalışan Başkan Fikret Orman kalan haftalarda tesisleri daha fazla ziyaret edecek. Siyah-beyazlı oyuncuların başarılı performansını ödüllendiren yönetimin de biriken alacakları futbolcuların hesaplarına yatırdığı öğrenildi. Oyunculara Mayıs başında da yeni ödeme yapılacağı kaydedildi.
Milliyet
Ziraat Türkiye Kupası çeyrek final rövanş maçında Fenerbahçe evinde Kayserispor'u, 3-0 yendi. İlk maçı deplasmanda 3-0 kazanan sarı-lacivertliler avantajını da kullanıp, adını yarı finale yazdırdı. Ligde zirveden uzaklaşan ve Avrupa'dan erken kopan Fenerbahçe, bütün motivasyonunu Türkiye Kupası'na ayırdı. İlk maçtaki skor üstünlüğüne karşın rövanşta tamamen as futbolculardan oluşan kadro sahada yer aldı. Lige tutunma hedefini öncelik olarak gören Sergen Yalçın Kayseri'de hem sistem hem de kadroda rotasyona gitti, Umut- Welliton'lu çift forvet denendi. Ön alanda oynayan ve seri paslarla topun hakim olan Fenerbahçe, rahat kaldı. 17'de de Sow'un ceza yayından yaptığı vuruş heyecan yarattı. Hücumda ve pas oyununda aktif olan sarı-lacivertliler, 31'de Souza ile verkaça giren Aatif'in şık vuruşuyla öne geçti: 1-0. Turu alan Fenerbahçe, 34'te de Lens'in sağdan kornerine çok iyi yükselen Souza'nın kafasıyla 2-0 yaptı. Hazırlık maçı havasında geçen mücadelede ev sahibi son derece özgüvenli ve rahat bir futbol ortaya koydu. Kenar hücumlarıyla etkili olan sarı-lacivertliler, form açısından da en iyi günlerinden birini geçirdi. Kayserispor, ikinci yarıda Deniz Türüç hamlesiyle öne çıktı. Fenerbahçe'de oyun disiplininin bozulması da konuk ekibi daha çok hücuma taşıdı. 75'te de Deniz'in ara pasında Güray takımının en net fırsatını yakaladı. 82'de de Kayserispor'da Güray'ın uzaktan şutunu köşeden kurtaran Volkan Demirel, Volkan Şen'in golünün habercisiydi. 83'te sol çaprazda topu iyi alan Volkan Şen, enfes bir gol attı: 3-0
Milliyet
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) 1. Başkan Vekili Servet Yardımcı, UEFA Yönetim Kurulu'a seçildi. Finlandiya'nın başkenti Helsinki'de gerçekleştirilen 41. UEFA Genel Kurulu'nda, yönetim kuruluna girecek 8 üye belirlendi. Üye 55 ülke federasyonunun temsilcilerinin oy verdiği seçimde Yardımcı, 34 oy alan temsilcimiz, Şenes Erzik'in ardından UEFA Yönetimi'ne giren 2. Türk oldu. Yardımcı'nın yanı sıra Hollanda'dan Michael Van Praag, İtalya'dan Michele Uva, İsveç'ten Karl-Erik Nilsson, Almanya'dan Reinhard Grindel, İngiltere'den David Gill, İrlanda Cumhuriyeti'nden John Delaney ve Polonya'dan Zbigniew Boniek yönetim kuruluna girdi. Çok değerli bir görev devraldığını dile getiren Servet Yardımcı, "Gerçekten çok mutluyum, çok şanslıyım. Ülkemin adına, federasyonum adına en iyisini yapmak için buradayım. Ülkemiz ve futbolumuz çok güçlü. Hak ettiği değeri ve yeri bulmayı başarmıştır. Kader birliği yaptığım, yol arkadaşım Türkiye Futbol Federasyonu Başkanımız Yıldırım Demirören'e şükranlarımı iletiyorum. İşini gücünü bıraktı, büyük destekler verdi. Tabiri caizse yollara düştü. Ülkemizin hak ettiği değeri bulması için çalışmalar yaptık. Bunun da karşılığını aldık" diye konuştu. Seçilmesinin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisini telefonla arayarak tebrik ettiğini belirten Yardımcı, "Cumhurbaşkanımız Türk futbolu, ülke için çok büyük bir şans. Türk futboluna büyük katkıları ve destekleri var. Kendisinin beni desteklemesi ve güven duymasından dolayı teşekkür ediyorum, şükranlarımı iletiyorum. Kendilerini mahcup etmeyeceğim inşallah. Ülkemi en iyi şekilde temsil edeceğim ve bu işi de başaracağım" dedi. Yardımcı'yı Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanı sıra Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç ve Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim de telefonla arayarak tebrik etti.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme