7 Nisan 2017 Cuma

07.04.2017 Genel Gündem



07.04.2017

GÜNDEM

Bayrak Krizinin Gölgesinde Kerkük
Irak'ın en tartışmalı bölgelerinden Kerkük, önce bayrak krizi, ardından bağımsızlık referandumu kararıyla tekrar gündemde. 1 milyon 400 bin sivilin yaşadığı Kerkük, ABD'nin işgali sonrasında 2005 yılında yazılan Irak Anayasası'nın 140'ıncı Maddesi'ne göre ihtilaflı statüde. 2014'te Kerkük için bir kırılma noktası yaşandı. Terör örgütü DEAŞ'ın Musul'u ele geçirmesiyle Kerkük'ün güvenliği tehlikeye girdi. Irak ordusunun Kerkük'ten çekilmesiyle kentin güvenliği Peşmerge'ye bırakıldı. Bu durum Kerkük ile Bağdat yönetimi arasındaki ilişkilerin zayıflanmasına neden olurken Kerkük'te Kürt siyasi partileri güçlendirdi. Türkmen, Kürt ve Arapların bir arada yaşadığı Kerkük'teki gerilimi, kentin sıcak ikliminde nefes alırken dahi hissetmek mümkün. Kerkük İl Meclisi geçen hafta resmi kurumlara Irak bayrağının yanı sıra bölgesel yönetimin (IKBY) bayrağının asılmasını kararlaştırdı. Bu kararın kentte yarattığı etki sürerken aynı meclis 4 Nisan'da tepki çeken bağımsızlık referandumu kararı aldı. Şehrin sembolü durumundaki Kerkük Kalesi'nde Nevruz dolayısıyla 20 Mart'ta göndere çekilen Kürdistan bayrağı, kentin birçok noktasından görülebiliyor. Kent merkezindeki resmi kurumlarda asılan Kürdistan bayraklarına karşı Türkmenlerin yoğun yaşadığı Bağdat yolunda bulunan üst geçit, bina ve sokaklar Türkmen bayraklarıyla donatılmış. Bayrak kararını protesto eden Türkmenler, krizi mahkeme yoluyla çözmeye çalışıyor ve Federal Anayasa Mahkemesi'ne başvurmak için hazırlık yapıyor. Kent nüfusunun yoğunluğunu oluşturan Kürtler, Irak bayrağının yanı sıra IKBY bayrağının resmi kurumlarda asılmasından memnun görünüyor. Kerkük'ün Peşmerge tarafından korunması nedeniyle kentin IKYB'ye bağlanması gerektiğini savunan Kürtler, Kerkük Vilayet Meclisi'nin referandum kararını ise yerinde buluyor. Zaman içinde Kerkük'ün demografik yapısının değiştiğini ve azınlık durumuna düştüklerini belirten Türkmenler ise Kerkük'ün özel bir statüye sahip olmasını istiyor. Olası bir referandumun doğru sonuç vermeyeceğini söyleyen Kerküklü bir Türkmen, "Biz Kerkük'ün geleceği için referandum yapılmasına karşı değiliz. Ancak Kerkük'ün demografik nüfusu değişti. Kerkük Kürtlerden çok fazla göç aldı. Kürt-Türkmen nüfusu dengesi bozuldu" diyor.
Hürriyet  

'Türkiye'nin Irak'ın Yanında Olmasından Mutluyuz'
Irak'ın Kerkük kentinde, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi bayrağının devlet dairelerine asılmasıyla başlayan kriz ve ardından Kuzey Irak referandumu, gözleri Irak'ta yaşanacak gelişmelere çevirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; Kuzey Irak referandumu, bayrak ve Kerkük'le ilgili "O bayrak inecek. Tek taraflı adımların bedeli farklı olur" değerlendirmesini yapmıştı. Biz de Habertürk olarak son süreci Irak'ın Ankara Büyükelçisi Hişam el-Alavi'yle konuştuk. Türkiye'nin Irak'ın yanında olmasından mutluluk duyduklarını söyleyen El-Alavi, "Türkiye bu anlamda Irak merkezi hükümetin yanındadır. Bu çok olumlu bir gelişme. Kürtlerle iyi bir ilişkisi olan ABD yönetimi bile, Irak'ın toprak bütünlüğünü savunmaktadır" dedi. Büyükelçi, süreci şöyle değerlendirdi: Irak merkezi hükümetinin her iki konuyla ilgili kararı nettir ve değişmemiştir. Kuzey Irak bölgesinin bağımsızlığı, çok hassas ve zor bir konudur. Irak'ın ilk önceliği DEAŞ terör belasının yenilmesinin sağlanmasıdır, bağımsızlık referandumları değildir. İkinci önceliği, sivillerin geri dönmesini sağlamak ve şehirlerin yeniden inşasıdır. Bunun için gerek milli, gerekse uluslararası kaynaklara ihtiyacımız var. Irak merkezi hükümeti, ülkenin genelinde, buna Kerkük ve diğer vilayetler de dahil, barışın ve uzlaşının sağlanması için milli konsensüs oluşturmuştur. Bu nedenle farklı amaçlar ile gündeme gelmek yanlıştır. Kerkük'ün geleceğinin nasıl belirleneceği, Irak Anayasası'nda açık bir şekilde yer alır. Tek taraflı adımlar atılması çok büyük yanlıştır. Zaten Türkmen ve Araplar, Kerkük İl Meclisi'ndeki oturumu da boykot etmiştir. Bu tür adımlar ülkedeki gerginliği artırmaya yöneliktir ve bu kabul edilemez. Irak Meclisi bu kararın iptalini istese de il meclisi buna olumlu yanıt vermemiştir.
Haber Türk


EKONOMİ
Dolar: 3,7273-3,7291
Euro: Euro 3,9693-3,9697
Sterlin: 4,6484-4,6547
Gram Altın: 151,5516-151,6665

Üç Ayaklı Milli Enerji
İstanbul Dolmabahçe'deki Başbakanlık Ofisi'nde sektör temsilcileri, iş insanları ve basın mensuplarıyla dün bir araya gelen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak "Türkiye'nin Milli Enerji ve Maden Politikası"nı bir sunumla açıkladı. Politikanın temelini iki unsurun oluşturduğunu, bunlardan ilkinin güçlü ekonomi, ikincisinin de ulusal güvenlik olduğunu dile getiren Albayrak, "Enerjideki bağımlılık stratejisini doğru ve güçlü yönetirseniz ulusal güvenliğiniz de o ölçüde güçlü bir diplomasiye ve dış politikaya pencere açar" dedi. Söz konusu stratejinin üç ana ayağını arz güvenliği, yerlileştirme ve öngörülebilir piyasa olarak tanımlayan Albayrak, bu üçü ne kadar sağlam ve güçlü bir şekilde inşa edilirse, paydaların o kadar mutlu olacağı bir noktaya gelineceğini ve kazan-kazan-kazan felsefesine yürüneceğini söyledi. Albayrak, Türkiye'nin, bulunduğu bölgenin gelişmiş tek ülkesi olduğuna da dikkat çekerek, "Halihazırda 8, iki tanesi de devam eden boru hattının olduğu bir ülkeden bahsediyoruz. Bunlar siyasi ve ekonomik olarak bir sorumluluk yüklüyor. Tüm bu oyunu inşa ederken bu resimden gözümüzü çeviremeyiz" dedi. Arz güvenliğinde doğalgaz depolamanın büyük önemi olduğunu vurgulayan Albayrak, doğalgaz depolamada yüzde 20 hedefinin koyulduğunu, Tuz Gölü tesisinin devreye girdiğini ve kapasitesinin 1 milyar metreküpten 5.4 milyar metreküpe çıkarılacağını anımsattı. Türkiye'yi üst lige taşımak üzere düğmeye bastıklarını belirten Albayrak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın koyduğu vizyon çerçevesinde Türkiye'nin ilk 10 ekonomiden biri olması için bu vizyon çerçevesinde hareket edecek stratejileri olduğunu aktardı. Albayrak, geçen 15 yıllık yolculuğu, "sessiz bir devrim" olarak niteleyerek, "Yaşayarak bir dönüşüm ortaya koyduk. Kamunun payı azaldı ama azaltırken, hem ülkenizi büyütüyorsunuz hem de özel sektörün önünü açıyorsunuz. Böyle bir süreç yaşadık. Elektrikte kurulu kapasite 3 katına çıktı, elektrik üretimi 2 katından fazla bir noktaya geldi. Doğalgaz tüketimi neredeyse 3 katı arttı, doğalgaz konforunun ulaşmadığı Türkiye'de sadece 3 ilimiz kaldı. Seneye bunu da bitiriyoruz. 81 vilayete doğalgaz altyapısını ulaştırıyoruz" dedi. Katılımcılara, "Büyük Türkiye'den bahsediyorsak, bunun altını enerjide nasıl dolduracağız?" sorusunu yönelten Albayrak, 15 Temmuz'un Türkiye'ye "dünyada ne olursa olsun ne yaşarsak yaşayalım birlikte ve güçlü olduğumuzda, bu ülkenin altından kalkamayacağı hiçbir şey yok" anlayışını öğrettiğini vurguladı. Strateji içinde en önemli unsurlardan birinin de elektrik iletim ve dağıtımına yapılacak yatırımlar olduğunu anlatan Albayrak, "Bir enerji projesini önceliklendirirken, o sahanın verimlilik noktasında makul olup olmadığı, bölgenin o yatırımı talep edip etmediği gibi kriterler değerlendirilecek. İletim ve dağıtım altyapısıyla uyumlu üretim altyapısını oluşturacağız" dedi. Albayrak, ayrıca, ilk olarak ulusal SCADA sistemi ikinci olarak da siber atakları önleme merkezini kuracaklarını kaydetti.
Hürriyet

Domates Rekoru
Türkiye'de kişi başına yıllık ortalama sebze tüketimi 280 kilogram, meyve tüketimi de 90 kilogramı aştı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) yıllık sebze, meyve, tahıl ve bakliyat istatistiklerini yayınladı. İstatistiklere göre Türk insanının en çok tükettiği sebze domates. Yılda kişi başına ortalama domates tüketimi 118 kilogram. Peşinden 52 kilo tüketimle patates, 43 kiloyla karpuz, 23 kiloyla biber ve 21 kiloyla soğan geliyor. Meyve istatistiklerine göre Türk insanının en çok tükettiği ürün üzüm çıktı. Yılda kişi başına ortalama üzüm tüketimi 26 kilo olarak belirlendi. Peşinden, 23 kiloyla elma, 16 kiloyla portakal, 7 kiloyla mandalina ve 5 kiloyla armut, kiraz ve muz geliyor. Kişi başına ortalama kuru fasulye tüketimi 3.4 kilo, kırmızı mercimek 5 kilo, yeşil mercimek yarım kilo, nohut tüketimi de 5 kilo olarak gerçekleşti. Türk insanı yılda kişi başına ortalama 14 kilo çay tüketimiyle yeni bir rekora imza attı. Kuru meyve tüketimi ise 1-3 kilogram arasında değişti. Kişi başına tahıl tüketimi 183 kilo olurken, ayçiçek yağı tüketimi 26 kilo, şeker tüketimi de 26 kilo olarak gerçekleşti. Sebze ve meyvede fiyat artışı olunca ileri sürülen, "rekolte düşük çıktı", "hastalık geldi", "ihraç edildiği için yurtiçinde mal kalmadı" gibi bahanelerin geçersiz olduğu da TÜİK istatistikleriyle ortaya çıktı. İstatistiklerde ayçiçek, pirinç ve soya hariç bütün ürünlerde tüketimin üstünde üretim oldu.
Milliyet

Enerjide İthalata Karşı Milli Atak
Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılığını sonlandırmak için hazırlanan "Milli Enerji ve Maden Politikası" programı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak tarafından dün İstanbul'da düzenlenen toplantıda tanıtıldı. Sunumunu yaptığı politikanın temelini iki unsurun oluşturduğunu, bunlardan ilkinin güçlü ekonomi, ikincisinin de ulusal güvenlik olduğunu anlatan Albayrak, "Arz Güvenliği, Yerlileştirme ve Öngörülebilir Piyasa" alanlarında önemli projeler yapılacağını ifade etti. İş dünyasından önde gelen temsilcilerinin geniş çaplı katılım gösterdiği Başbakanlık Dolmabahçe Çalışma Ofisi'ndeki toplantıda konuşan Albayrak, "Göreve geldiğimiz andan itibaren yeni bir strateji ve vizyon gerekliliğinden hareketle ilk günden beri önemli adımlar atmaya başladık" diyerek, son 15 yılda yapılanları sessiz devrim olarak nitelendirdi. Bakan Albayrak, milli enerji ve maden stratejisiyle yeni bir döneme geçildiği ifade ederek, şöyle devam etti: "Büyük ve güçlü Türkiye süreci devam edecekse, bu ufka enerji bakanlığı olarak nasıl bir strateji ve vizyonla hizmet edeceğiz. Dünyada ne olursa birlikte ve güçlü olduğumuzda altından kalkamayacağımız hiçbir şey yok. Milli enerji ve maden stratejisi diyoruz. Son 10 yılda enerji ithalatımız 45 milyar dolar, maden ithalatı 10 milyar dolar. Ülke ve kaynak çeşitliliği noktasında mesafe almalıyız." Son bir yılda yeni strateji doğrultusunda adımlar atmaya başlanıldığını anlatan Albayrak, "Yerli kaynakların artırılması, şu anda yaklaşık yüzde 50 yerli elektrik üretimi var ama yetmez. Hedef en az 3'te 2. Geçen yıl en yüksek oranı yakaladık ama bundan sonra bu hedefi tutturmalıyız. Politikamızın temelini iki unsurla güçlendiriyoruz. Birincisi güçlü ekonomi, ulusal güvenlik. Enerjideki bağımlılık stratejisini doğru ve güçlü yönetirseniz, ulusal güvenlikte de o ölçüde; diplomasi anlamında da güçlü olursunuz" dedi. Ekonominin temel taşı olarak nitelendirdiği OSB'lerin (organize sanayi bölgesi) hepsine doğalgaz erişimi sağlanacağını kaydeden Bakan Berat Albayrak, "Enerji verimliliğinin bir diğer önemli hususu olan alt kırılımlarını çalıştık. Özellikle enerji verimliliğinde alabileceğimiz mesafenin farkındayız. Piyasa mekanizmasının oluşturulmasından yasal düzenlemelere ve finansal sürecin çözülmesiyle ilgili küçük büyük tüm tüketim tasarrufu sağlayabilecek ve büyük bir kar marjı kördüğümüz bu tabloda tüm paydaşlara bu sürecin arkasında olacağız" diye konuştu.
Milliyet

Türob, Türsab'a Karşı
Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) tarafından haksız rekabetin önlenmesi amacıyla açılan dava sonucunda online rezervasyon portalı Booking.com'un Türkiye'deki faaliyetlerine tedbiren durdurma kararı verilmesi, turizm sektörünü ikiye böldü. Kararın ardından otelcilerle turizm acenteleri arasındaki tartışma büyüdü. Acentelerin haklarını koruyarak haksız rekabeti önlemeyi amaçladıklarını açıklayan TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy, "Booking.com'a karşı olan bir kurum değiliz. Ama bizim arkadaşlarımızın eşit şartlarda çalışabileceği, eşit şartlarda mücadele edebileceği, haksız rekabeti ortadan kaldıran davranışların olması lazım" derken, Türkiye Otelciler Birliği'nden (TÜROB) karşı hamle geldi. TÜROB, Booking.com aleyhine TÜRSAB tarafından açılan davada alınan ihtiyati tedbir kararını durdurmak için mahkemeye başvuruda bulundu. Konuyla ilgili bir açıklama yapan TÜROB, Booking.com'un Türkiye otellerinin satışının durdurulması kararının, halihazırda çok zor bir dönem geçiren konaklama sektörünü daha da zor bir durumda bıraktığını kaydetti. Açıklamada, Türkiye genelinde konaklama sektörünün tamamının olumsuz etkilenmesinin yanında, bu kararla birlikte özellikle pazar paylarının büyük bir kısmını Booking'den sağlayan Anadolu'da yer alan oteller ile küçük otellerin tüm kaynaklarının kesildiği belirtildi. TÜROB'un açıklamasında şunlar yer aldı: "Hukukun üstünlüğü şüphesizdir ve Booking.com'un yasalara aykırılığı tespit edilmesi halinde yanlış/haksız rekabete yol açan uygulamalarını düzeltilmesi sağlanmalı. Ancak yargılama sürecinin devam etmesine karşın Booking.com'un faaliyetinin durdurulması, booking.com'dan ziyade sektörü ve vatandaşı cezalandırır nitelikte oldu. Ayrıca bu karar, uluslararası alanda ülkemize yönelik olumsuz algının oluşmasına sebebiyet veriyor."
Vatan

Helikopterden Para Atma Dönemi Bitiyor
Küresel piyasaların dikkatle izlediği ABD Merkez Bankası'nın (Fed) son toplantısına ait tutanaklar, Fed'in bu yıl içinde kademeli faiz artışlarına devam edebileceğine ve 4.5 trilyon dolarlık bilançosunu küçültmeye başlayabileceğine işaret etti. Fed'in uzun süredir tartışılan bilançosunun bu yıldan itibaren daraltılacağının resmen ortaya konulması, doların değer kazanmasına neden oldu. Fed, bir döneme damgasını vuran 'helikopterden para dağıtma' dönemine son vermeye hazırlanırken, Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) gevşek para politikasına devam edeceğini duyurması dikkati çekti. Fed, Federal Açık Piyasa Komitesi'nin (FOMC) 14-15 Mart'ta düzenlenen toplantısına ilişkin tutanakları yayımladı. Tutanaklarda, üyelerin çoğunun kademeli sıkılaştırmaya devam edilmesini desteklediği aktarılırken, "Üyeler, ekonomik görünüme yönelik değerlendirmeleri genel olarak çok az değiştiğinden kademeli hızda faiz artışının tam istihdam ve yüzde 2 enflasyon hedefleri için muhtemelen uygun olduğunu düşünmeye devam etti" ifadelerine yer verildi. Kademeli hızda faiz artışının FOMC'nin tam istihdam ve yüzde 2 enflasyon hedefleri için muhtemelen uygun olduğu ifadeleri yer alırken, Fed'in 4.5 trilyon dolarlık bilançosuyla ilgili tartışmalar dikkati çekti. Tutanaklar birçok Fed yetkilisinin bilançonun pasif ve öngörülebilir bir şekilde küçültülmesinden yana görüş bildirdiği ortaya koydu. Bunun hazine tahvilleri ve mortgage destekli menkul kıymetlere yönelik yeniden yatırımların kademeli olarak azaltılması ya da durdurulması yoluyla gerçekleştirileceği bildirildi.
Vatan

DÜNYA
İdlıb Düellosu
Rusya ve Suriye, ABD Başkanı Donald Trump'tan ve birçok ülkeden gelen "Saldırıyı Esad rejimi yaptı" açıklamalarına yanıt verdi. Daha önce sıklıkla Suriye iç savaşındaki önceliğinin Devlet Başkanı Beşar Esad'ın devrilmesi değil, terör örgütü DEAŞ'ın yenilmesi olduğunu söyleyen Trump, Suriye'ye askeri müdahalede bulunmayı düşündüğünü ve bölgedeki durumun ciddiyetinin farkında olduğunu aktardı. Trump'ın, durumla ilgili henüz nihai kararı vermediği, ancak Savunma Bakanı James Mattis ile tüm olasılıkları görüştükleri ifade ediliyor. ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson, saldırının arkasında Esad hükümetinin olduğundan şüpheleri olmadığını söylerken Rusya'ya, "Rusların, Esad rejimine verdiği destekle ilgili dikkatli düşünme vakti gelmiştir" çağrısında bulundu. Almanya Başbakanı Angela Merkel, "Saldırının Esad rejimi tarafından yapıldığına dair işaretler var. BMGK'da bu konuda karar alınmasına engel olanlar, nasıl bir sorumluluk aldıklarını düşünmelidirler" dedi. İsrail Savunma Bakanı Avigdor Lieberman, Esad'ın kimyasal saldırı emrini verdiğine yüzde 100 emin olduğunu söyledi. Suriye Dışişleri Bakanı Velid el Muallim ise Şam'da dün düzenlediği basın toplantısında ABD'den gelen yorumların "ne kadar vahim" olduğunun farkında olduğunu söyledi. Esad rejimine yönelik suçlamaları reddeden Muallim, "Kimyasal silah kullanmadık, kullanmayacağız. Han Şeyhun'da kimyasal saldırı düzenlendiğine dair ilk açıklamalar sabah 06.00'da geldi. Suriye hava güçlerinin El Nusra'nın içerisinde kimyasal maddeler bulunan silah deposuna ilk saldırısı ise saat 11.30'da gerçekleşti El Nusra ve DEAŞ'in bir süredir İdlib'te kimyasal silaha sahip olduğu biliniyor" dedi. Muallim, saldırıyla ilgili soruşturma sürecinin "politize" olmaması gerektiğini ve çalışmalara Şam'dan başlanması gerektiği şartı koştu. Rusya Devlet Başkanı Putin, İsrail Başbakanı Netanyahu ile telefon konuşmasında saldırıyla ilgili "Titiz ve tarafsız bir uluslararası soruşturma olana kadar herhangi birine karşı temelsiz suçlamalar yapmak kabul edilemez" dedi. Putin'in sözcüsü Peskov ise kimyasal silah kullanılmasını 'canavarca bir suç' olarak tanımladı, fakat ABD'nin vardığı sonuçların da tarafsız verilere dayanmadığını iddia etti. Peskov, "(bunu yapanları bulabilmek için) birilerini yaftalamak yanlış olur. Trajedi gerçekleştikten hemen sonra kimsenin bu bölgeye erişimi yoktu ABD tarafının veya diğer ülkelerin ulaşacağı herhangi bir veri objektif kanıtlara dayanıyor olamaz" dedi.
Hürriyet

Avustralya'dan Anzak Günü Uyarısı
Avustralyalı yetkililer, her yıl 25 Nisan'da Gelibolu'da düzenlenen Anzak Anma Günü'nü hedef alan bir terör saldırısı istihbaratı ele geçirdiklerini açıkladı. Avustralya Dışişleri Bakanı Julie Bishop, Türk yetkililerin durumdan haberdar olduğunu ve yapılacak etkinlikler için yüksek düzeyde güvenlik önlemi alınacağını duyurdu. Avustralya'nın Gazi İşleri Bakanı Dan Tehan gazetecilere yaptığı açıklamada, bu yıl 500'den fazla Avustralyalı ve Yeni Zelandalının Anzak Günü'ne katılmak üzere Gelibolu'ya gitmek için kayıt yaptırdığını belirtti. Avustralya ve Yeni Zelandalıların 1915'te Gelibolu'daki ilk büyük çarpışmalarının yaşandığı 25 Nisan'daki Anzak Günü'ne her yıl yüzlerce Avustralyalı ve Yeni Zelandalı geliyor. Bakan Bishop, e-posta yoluyla yaptığı açıklamada, 'Avustralya hükümetinin teröristlerin Gelibolu Yarımadası'nda Anzak Günü anma törenlerini hedef alabileceğine dair istihbarat aldığını' ifade etti. Türkiye'ye seyahat etmek isteyen vatandaşlarını uyaran Avustralya, ziyaretçilerin son derecede dikkatli olmasını isterken, Ankara ve İstanbul'u ziyaret etme planlarının yeniden gözden geçirilmesi tavsiyesini değiştirmedi. Yeni Zelanda Dışişleri Bakanı Murry McCully de vatandaşlarını Ankara ve İstanbul'a seyahat etmekten kaçınmaları, Gelibolu'da ve Türkiye'nin diğer bölgelerinde dikkatli olmaları konusunda uyardı. YENİ Zelanda Başbakanı Bill English'in önceki gün sosyal medyada paylaştığı yemek fotoğrafı, ülkede bir anda gündemin ilk sırasına oturmayı başardı. English, ailesi için akşam yemeğinde hazırladığı ananaslı ve spagettili pizzanın önünde çektiği fotoğrafın altına, "Ailem için geçen gece pişirdim. Konserve spaggeti ile pizza yapılır diyorsanız beğenin" diye yazdı. 'Gorevden alınmalı' 55 yaşındaki siyasetçi paylaşımının ardından sosyal medya kullanıcılarından büyük tepki aldı. Kullanıcıların büyük bölümü, English'in çocukları için hazırladığı pizzayı 'rezillik' olarak tanımladı. Bir grup Yeni Zelandalı, Başbakan'a damak lezzeti konusunda destek verse de kimileri işi, English'in görevinden azledilmesi çağrısı yapmaya kadar götürdü. İzlanda Başbakanı Guğni Th. Jóhannesson da şubat ayında ananaslı pizzayı sevmediğini açıklayınca, vatandaşlarından yoğun tepki görmüştü. 'Türkiye
Hürriyet

İsrail Türkiye'ye Müslüman Diplomat Atadı
İsrail Dışişleri Bakanlığı, ilk defa Müslüman bir kadın diplomatı bir yurtdışı görevine atadı. 31 yaşındaki diplomat rasha atamny'nin İsrail Dışişleri Bakanlığı tarafından ankara Büyükelçiliği'nde birinci sekreter olarak görevlendirildiği belirtildi. İsrail medyasındaki haberlerde, rasha atamny'nin atanmasının Türkiye ile ilişkilere verilen önemin bir göstergesi olduğu vurgulandı. İsrail Büyükelçiliği yetkilileri, diplomat atamany'nin henüz Türkiye'ye gelmediğini, birkaç ay içerisinde göreve başlamasının beklendiğini söyledi.
Haber Türk

Merkel'den Sert Tepki
Almanya Başbakanı Angela Merkel, Suriye'nin İdlib kentinde gerçekleşen kimyasal silah saldırısının "barbarca" olduğunu belirtirken, bunu "savaş suçu" olarak niteledi. Merkel, saldırının acilen aydınlatılması gerektiğini, Almanya'nın üzerine düşeni yapacağını söyledi. Saldırının Esad rejimince yapıldığına dair işaretler bulunduğunu kaydeden Merkel, "BM Güvenlik Konseyi'nde bu konuda karar alınamamış olması utanç verici. Karar alınmasına engel olanlar, nasıl bir sorumluluk aldıklarını düşünmelidir" dedi.
Milliyet

Daeş, Musul'da Helikopter Düşürdü
Irak, terör örgütü DAEŞ'in Musul'da operasyona katılan bir askeri helikopteri düşürdüğünü ve olayda iki pilotun hayatını kaybettiğini açıkladı. Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, Irak ordusuna ait helikopter DAEŞ militanlarının açtığı ateş sonucu kentin kuzeydoğusundaki Mühendisler Mahallesi'ne düştü. DAEŞ tarafından Musul operasyonu sırasında düşürülen ilk helikopterin Irak güvenlik güçlerine hava desteği sağladığı belirtildi.
Milliyet

'Türkiye Yakalamıştı'
Rusya'nın St. Petersburg kenti metrosunda düzenlenen saldırının şüphelisi Ekbercan Celilov'un, birkaç ay önce Türkiye'ye uçup buradan Suriye'ye geçmeye çalıştığı iddia edildi. Yerel basın, metroda kendini patlatarak 14 kişinin ölümüne sebep olan Kırgız vatandaşı Celilov'un Şubat ayında doğum yeri olan Kırgızistan'a uçtuğu, oradan Türkiye'ye gelerek Suriye sınırını geçmeye çalıştığı yönünde bilgiler olduğunu yazdı. Rus basınına konuşan bir kaynak, Celilov'un, Türkiye-Suriye sınırında gözaltına alınması sonrasında Rusya'ya gönderildiğini belirtti. Kaynak bu bilginin şu anda Rus soruşturmacılar tarafından incelendiğini kaydetti. Türk makamlar, daha önce de Paris ve Brüksel'deki DEAŞ saldırılarını düzenleyen militanlardan bazılarını aynı şekilde Suriye'ye gitmeye çalışırken yakalayarak ülkelerine iade etmişti.
Vatan

POLİTİKA
Ayakları Dolaşıyor
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, "16 Nisan yaklaştıkça, Avrupa, terör örgütleri, hem de Türkiye düşmanlarının ayakları dolaşıyor" derken, CHP yönetimine de "Ağızlarını her açtığında 'Biz Atatürk'ün partisiyiz' derler. Şu anda sağ olsa gidecek yer ararsınız" diye yüklendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan dün Balıkesir Kuvayi Milliye Meydanı'nda düzenlenen toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada ve Kanal 7 ile Ülke TV ortak yayınında özetle şunları söyledi: "Siz eski günleri bilmezsiniz gençler. Ana muhalefet liderinin SSK Genel Müdürü olduğu zaman hastanelerin durumunu ekranda göstermek istiyorum. (1998 tarihli hastane görüntülerini izleterek) Hastanelerin haline bak. Başta kim var? Kılıçdaroğlu. Kullanılmış poşeti 25 bin liraya o zamanın parasıyla satıyorlar. Hangi yüzle hâlâ meydana çıkıyorsun, hangi yüzle bu millete konuşuyorsun? 16 Nisan yaklaştıkça, Avrupa, terör örgütleri, hem de Türkiye düşmanlarının ayakları dolaşıyor. Tarihimizin en büyük reformunu engelleyemediklerini gördükçe ne yapacaklarını şaşırdılar. Milletimizin basireti sayesinde kurdukları tuzaklar ellerinde patladı. Önce maşalarını üzerimize saldılar. Kandil hayır diyor, İmralı hayır diyor. Pensilvanya hayır diyor. Onlar hayır dediğine göre, burada sıkıntı var. 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24 yaşındaki gençlerimizin oy kullanmasına karşı çıkıyorlar mı? Çıkıyorlar. Şimdi 'Karşı çıkmıyoruz' diyor. 'Parlamentoya girdiğinden ömür boyu maaş almasına veya askere gitmemesine karşı çıkıyoruz' diyor. Burada parlamento üyeliğine saygısızlık yapıyor. Neden? Çünkü parlamento üyeliği de en az askerlik kadar saygındır. Oraya gelen gençlerimiz bir vatani görevi yapmaya geliyorlar. Bununla ilgili gerekirse farklı yasal düzenleme yapılır. Bedelli askerlikle ilgili bedel konuluyorsa, buna yönelik de yapılır. Ana muhalefetin başındaki zat FETÖ'ye diyet borcunu, koltuk borcunu ödemenin derdinde. Pensilvanya'dan kulağına fısıldanan safsataları iddia diye ortaya atıyor. İnsanda vicdan, akıl izan ahlak olur. Kontrollü darbe girşiminden bahsediyor. Kendisi kontrollü koltukta olduğu için her şeyi böyle sanıyor. FETÖ'ye prim ödemesi lazım. FETÖ'nün şu anda ortaya koyduğu bazı unsurlarla oraya geldi. Bu kaset bir genel başkandır. O kasetler olmasaydı bugün Kılıçdaroğlu diye birisi CHP'nin başında olmayacaktı. Çıkıyor belgelerden bahsediyor, konuşuyor, 'yanımda değil' diyor bir de 'cevabını onlar versin.' Dosya varsa elinde cevabını söyle. (Hüsnü Bozkurt'un açıklamalarına Kılıçdaroğlu'nun tepkisi) Çarpıtılan falan bir şey yok. Her şey açık net ortada. Bu ülkede evet diyeni Yunan'a benzetemezsin. Biz bununla ilgili davayı açıyoruz, belki de arkadaşlar açtılar. Benzer bir şeyi Baykal da söyledi, o da tersten bir yaklaşımla. O da bu gafı yaptı. Ağızlarını her açtığında 'Biz Atatürk'ün partisiyiz' derler. Şu anda sağ olsa gidecek yer ararsınız. Çünkü laik değilsiniz. Atatürk'ün Cumhuriyet'i emanet ettiği gençlere saygısızlık yapıyorsunuz. Ne diyor Gazi Mustafa Kemal, 'Cumhuriyet'i gençlere emanet ediyorum' diyor. Bunlar da tam tersini söylüyor. Halkçıyız diyorlar, sürekli milleti aşağılıyor, tehdit ediyorlar. Bunlar tam bir mirasyedi. 78 yıldır Atatürk'ün mirasını talan etmekten başka iş yapmadılar." (Partiye hemen dönecek misiniz?) Başbakan'la konuşuruz, yol haritası belirleyerek adımları ona göre atarız. Ne adım atmamız gerekiyorsa onu gecikmeden yapmamız lazım."
Hürriyet

"Başbakan'a Niye Haber Vermediler"
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş'a giderken yolda bir grup gazetecinin sorularını yanıtladı. Kılıçdaroğlu özetle şunları söyledi: "15 Temmuz darbe girişiminin araştırılmasıyla ilgili Meclis'te kurulan komisyon, darbenin ayrıntılarının ortaya çıkmasına engel oldu. İki kritik ismi TBMM'ye getirmedi; Genelkurmay Başkanı ve MİT Müsteşarı. Hükümet bunu istemedi. Özel Kuvvetler Komutanı Korgeneral Zekai Aksakallı'nın ifadesi var. TSK'da kriz ve olağanüstü durumlarda haber alınır alınmaz personel kışlayı terk etmesin emri verilir. Bu emir niye verilmedi? Ömer Halisdemir'e, darbeci generali vur emrini veren Zekai Aksakallı'nın bu açıklaması bence darbe sürecinin ilk ve en önemli açıklaması. FETÖ iddianamesini yazan Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekili Necip Cem İşçimen neden görevden alındı? Hangi bilgilere ulaşmıştı ki iktidarı rahatsız ettiği için görevden alındı. Darbeden önce yazılan 6.6.2016 tarih ve 2016'ya 24769 sayılı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hazırladığı bir iddianame var. O iddianamede FETÖ - PDY'nin darbe teşebbüsünde bulunma tehlikesinin açık ve yakın olduğu yazıyor. Darbenin olacağını söylüyor. Peki nasıl oluyor da hükümetin bunlardan haberi yok? Adil Öksüz'ü ilk dillendiren benim; beni suçladılar koro halinde. Ama şimdi kaçacak delik arıyorlar. Niye serbest bırakıldı Adil Öksüz? Açık bir çağrı yapıyorum, Adil Öksüz'ün elindeki GPS cihazını Türkiye'ye hangi kurum ithal etti? Zor bir soru mu? İpucu istiyorlar buyurun size söylüyorum. Adil Öksüz sıradan bir insan değil ki, bir akademisyen, entelektüel birisi. Boş bir adam değil. Herkese kelepçe vurulurken Adil Öksüz'e niye kelepçe vurulmaz? Herkesin cep telefonu alınırken Adil Öksüz'e iki cep telefonu ile konuşma imkânı verilir. Efendim bu işle ilgili soruşturma açtık diyorlar. Onu benim külahıma anlatsınlar. Binali Bey kalkıp şu açıklamayı yapıyor. 'FETÖ'nün siyasi ayağı yok' diyor. 215 bin 92 ByLock kullanıcısı var. Memuru var, sendikacısı var, sanayicisi var, işvereni var, çikolatacısı var, baklavacısı var ama siyasetçisi yok. Bu bizim aklımızla alay etmektir. İddianamede MİT Müsteşarı'nın saat 16.16'da haberi olmuş. Genelkurmay Başkanı'nın 17.54'te haberi oluyor. Cumhurbaşkanı 19.30'da haberdar oluyor. Binali Yıldırım 21.30'da. Cumhurbaşkanı'na şu soruyu sormak isterim; Başbakan'a niye haber vermedin? Senin 19.30'da haberin oluyor 21.30'a kadar neden Başbakan'a haber vermedin? 2 saat boyunca Başbakan'a neden haber vermiyorsun? Cumhurbaşkanı, Genelkurmay Başkanı ve MİT Müsteşarı üçlüsüne soruyorum bu defa, neden Başbakan'a haber vermediniz? Neden sadece Cumhurbaşkanı ile çalıştınız? Başbakan ülkenin sıradan bir insanı mıdır? Ben size somut bulguları iddianameden veriyorum. Makul her insanın sorması gereken bir soruyu soruyorum. Ben söylemiyorum iddianamede bunlar var. Darbe girişimini kapatmak istiyorlar. Gerçeklerin açığa çıkmasını engellemek istiyorlar. (Şehit aileleri sizi mahkemeye verecekler) Çok memnun olurum. O ailelerin haklarını savunduğumu en azından mahkemede de anlatma imkânına sahip olurum. Eminim onların haklarını nasıl savunduğumu görürlerse bana teşekkürlerini sunacaklardır. Aileler ayrıca arzu ederlerse gelip benimle de görüşebilirler. Kapım açık. Gelirlerse ben onlara anlatırım. Böylece gerçekleri öğreneceklerdir. Şehit ailelerine bir çağrı yapıyorum, bir davette bulunuyorum. Bekir Bozdağ, 'Kılıçdaroğlu'na mail gelmiş' diyor. Mail onun elinde niye açıklamıyor? Takip etmiyorsa bana mail geldiğini nereden biliyor o zaman? Ben gelmediğini söylüyorum. O da açıklasın beni mahcup etsin. Adalet Bakanı'na yakışmaz yalan söylemek. David Keynes'ten bir mail geldi. Partiye geldi bana değil. Bana gelen bir mail yok. Bunu aldık 19 Ekim 2016'da Başbakanlık Müsteşarlığı'na verdik. Adalet Bakanı arzu ediyorsa Başbakanlık Müsteşarı'na sorabilir. Sayın Aytun Çıray'a gelen bir mail vardı. 'Hemen gidip İzmir'deki Cumhuriyet Savcılığı'na verin' dedik. Sayın Aytun Çıray da verdi. Şimdi Sayın Bekir Bozdağ'dan cevap istiyorum. Bana gelen mail'i bir açıklasın, ben de öğrenmiş olayım. Yalan söylemek bu kadar kolay olmamalı. Açıklamazsa istifa etmesi lazım. Bana iftira ediyor. Bu kadar açık söylüyorum istifa etmesi lazım. Onuru ve haysiyeti varsa ya açıklar, açıklamazsa istifa eder."
Hürriyet

'Adil Öksüz Mit İçin Çalışmadı'
15 Temmuz darbe girişiminden sonra üzerinde en çok konuşulan isim, Sakarya Üniversitesi öğretim üyesi Adil Öksüz oldu. Darbenin merkezi Akıncı Üssü'nün yakınındaki tarlada yakalanan, ifadesinde 'Tarla bakmaya gelmiştim' diyen Öksüz, FETÖ çatı iddianamesinde ismi 'Hava Kuvvetleri İmamı' olarak yer almasına rağmen çıkartıldığı mahkeme tarafından serbest bırakıldı ve kayıplara karıştı. O günden bu yana bulunamayan Öksüz için MİT adına çalıştığından, yabancı ülkeler tarafından korunduğuna kadar çok sayıda iddia gündeme geldi. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu da önceki gün NTV canlı yayınında şunları söyledi: "Adil Öksüz'ü ben açıkladım daha kimi açıklayayım. Adil Öksüz'ün elindeki GPS cihazını devletin hangi kurumu ithal etti? Herkes kelepçelenirken onlara kelepçe vurulmadı. Neden MİT yasasında bir değişiklik yapıldı 2014'te. Başbakanın emri ve talimatı olmadan hiçbir MİT görevlisi tutuklanamaz gözaltına alınamaz. Adil Öksüz neden tutuklanmadı neden gözaltına alınmadı? 215 bin 92 kişi ByLock kullanıcısı olarak belgelenmiş. Hükümete göre bunların arasında tek bir siyasetçi yok. Neden isimlerini açıklamıyorsunuz? Bize gelip 'FETÖ'yü destekliyorsunuz' diyorlar. Açıklayın da kimin destekleyip desteklemediğini öğrenelim." MİT Müsteşarlığı'ndan dün yapılan yazılı açıklamada, son günlerde ana muhalefet partisi tarafından gündeme getirilen ve teşkilatı hedef alan birtakım iddiaların FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimini sulandırma çabalarıyla örtüştüğünün görüldüğü belirtildi. MİT'in, yabancı güçler ve terör örgütlerince uygulanan bu tür psikolojik harp odaklı iddiaları muhatap almadığı vurgulanan açıklamada, "Bu iddiaların ana muhalefet partisi tarafından da gündeme getirilmesi, cevap verme zorunluluğunu ortaya çıkarmıştır" denildi. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Adil Öksüz, Milli İstihbarat Teşkilatı'nın terör örgütü içerisindeki kaynağı olmamıştır ve Milli İstihbarat Teşkilatı'na çalışmamıştır. Adil Öksüz'ün nasıl serbest kaldığı konusu yargının işi olup ilgili makamlar tarafından gerekli soruşturma ve takibat yapılmaktadır. 'ByLock' programının çözülmesi, FETÖ'nün çökertilmesinde, ilişki ağının deşifresinde ve mensuplarının ayıklanmasında kullanılan önemli kaynaklardan biridir. İstihbari çalışmalar neticesinde elde edilen ByLock'a ilişkin tespitler, Mayıs 2016'dan itibaren çalışmaya konu ham verilerle birlikte adli makamlar, güvenlik birimleri ve diğer ilgili makamlarla eş zamanlı olarak paylaşılmıştır. Bu itibarla, FETÖ örgütü tarafından dile getirilen mesnetsiz iddiaların, ana muhalefet partisi tarafından da dillendirilmesi, FETÖ mücadelesine olumlu bir katkı sağlamadığı gibi milli güvenliğimize de zarar vermektedir."
Milliyet

'Yapamadığımız Tek Yol Kaldı, Anayasa Yolu'
Başbakan Binali Yıldırım, Ak Parti iktidarında yapamadıkları tek yolun demokrasi ve anayasa yolu olduğunu belirterek, 16 Nisan'da evet oylarıyla bunu halkın yapacağını söyledi. Yıldırım, dün Gaziantep'te temel atma törenine katıldı. Törenin ardından partisinin Kilis ve Osmaniye mitinglerinde konuşan Yıldırım, özetle şu mesajları verdi: aPKK, FETÖ 'hayır' kampanyası yapıyor. 15 Temmuz alçak darbe girişimini yaptılar akılları başlarına gelmedi, şimdi meydanlarda hayır kampanyası yapıyorlar. 15 Temmuz'da derslerini verdiniz 16 Nisan'da da derslerini vermeye hazır mısınız? Atatürk'ün partisi CHP'nin hali de parlak değil. Onlar da takılmış bu hayırcıların arkasına nereye gittikleri belli değil. Ya kardeşim her gittiği yerde yeni bir şey uyduruyor Kılıçdaroğlu'nun yalanlarını dinleyen Gaziantep'in taksicileri, havaalanından buraya kadar kilometrelerce kuyruk oluşturdu. Bizi karşıladılar. Demek ki yalanla dolanla bu işler olmuyor. Ya bu kadar yalan dolan olur mu kardeşim? Sen bu milleti bir şeyden anlamaz mı sanıyorsun? Bırak bunları da biraz çalış, yalan dolanla iktidar olunmaz, çalışmakla olur, ter dökmekle olur. Diyor ki; 'tek adam.' Ne tek adamı kardeşim, patron millet olursa tek adam olur mu? Verdiniz oyları seçtiniz, beş sene sonra beğenmediniz al aşağı edersiniz, beğenirsiniz bir beş yıl daha seçersiniz, çok iyi gidiyor bir dönem daha seçelim yok, padişahlık mı bu? Milletin ayağına gideceksin hizmet yaparsan karşılığını göreceksin, yapmazsan millet biletini keser. Yeni sistemde kaybeden kayıt dışı, siyaset dışı olacak, paralel devletler, çeteler olmayacak. Sıfır sorumlulukla yüzde yüz yetki sahibi olunmayacak. Tüneller, köprüler, duble yollar yaptık ama yapamadığımız bir yol kaldı. O yolu da siz yapacaksınız. Demokrasi, anayasa yolu. 16 Nisan'da bu 82 yılından kalan tek, stabilize yolu otoyola çevirmeye hazır mısınız? Otoyol olduğu zaman artık engel yok. Basıyorsun gaza gidiyorsun. Kılıçdaroğlu'nun 82 model arabası artık işe yaramıyor. Yeni araba lazım. Yeni araba için yeni yol lazım. Bırakalım o nostalji yapsın, biz işimize bakalım.
Milliyet

SPOR

THY Euroleague'de normal sezonun son maçında Barcelona ile karşılaşan Fenerbahçe, 40 dakikası 58-58 biten maçı, uzatma sonunda 68-65 kazandı, 30 haftalık bölümü 18 galibiyet, 12 yenilgi ile bitirdi. Barcelona maçı son dönemde yaşanan hücum sıkıntısının artarak devam ettiğini gösterdi. Haftalardır Sloukas'tan yoksun oynayan sarı laci vertli ekipte bu kez de Dixon yoktu. Dolayısıyla ikisi bir arada oynarsa bu sorun aşılır umudu devam ediyor olsa da, play-off'ta saha avantajı da elden kaçmışken, Final Four için çok daha fazlasının gerekeceği kesin. Bennett ilk 5'te başladığı maçta, 'benden size hayır yok' dercesine bir oyun sergileyerek 5. dakikada kenara gelirken, o ana kadar Barça'nın sayılarının hepsi, onun tuttuğu Claver'dan gelmişti. İlk çeyrekteki 6 top kaybının maç sonunda 17'ye çıkması, F. Bahçe için tedirgin edici. Gerek Kalinic 4 numaraya geçtiğinde, gerekse Udoh-Vesely ikilisi pota altı rotasyonunu oluşturduğunda savunma performansı takımı ayakta tutmaya yetiyor ama hücumdaki akıcılık sağlanmadan işler yoluna girmiyor. F.Bahçe'nin dün büyük bölümünde sıkıntı yaşadığı maçta atak yaptığı anların, bazen Kalinic, bazen Datome ve son olarak da Bogdanovic'in hücumu domine ettiği anlar olması da aslında her şeyi gösteriyor. Dün sevindirici olan F.Bahçe'nin kötü oyununa rağmen mücadelesiyle, özellikle de Udoh'un 15 ribauntla devleşmesiyle, Datome'nin sakatlıktan yeni çıkmışken kendisini yerden yere atmasıyla, Sloukas'ın tam hazır gözükmese de önemli bir eksiği gidereceğini göstermesiyle ayakta kalması, maçı kazanmasıydı. Üzücü olansa, Fenerbahçe'nin sahasında kaybettiği hiç beklenmedik yenilgiler nedeniyle ilk 4 dışında yer almasıydı. Umudumuz temsilcimizin o yenilgileri, deplasman zaferleriyle telafi etme potansiyelinin bulunması.
Milliyet
Spor Toto Süper Lig'de 26. haftada Galatasaray'ın Adanaspor'u 4-0 yendiği maçta en çok konuşulan konu Wesley Sneijder oldu. Sneijder'in yedek kalması ve tuvalet ihtiyacını gidermek için gittiği soyunma odasından gelip sahaya girmesi gündemi oluşturdu. Ancak Teknik Direktör Igor Tudor'un en az Sneijder kadar oyuna girdikten sonra umursamaz bir görüntü çizen Nigel De Jong'a da kızdığı ortaya çıktı. 77. dakikada Yasin Öztekin'in yerine oyuna giren De Jong'un etkisiz ve isteksiz bir görüntü sergilemesine kızan Tudor'un öğrencisinin bu hareketine anlam veremediği belirlendi. Böylece Galatasaray'da Sneijder'den sonra ikinci Hollandalı Nıgel De Jong'la ilgili de büyük bir kriz kapıda. Teknik direktör Tudor'un gelecek sezon De Jong'u kadroda görmek istemediği öğrenildi. Sarı-kırmızılılarla 1 yıl daha sözleşmesi bulunan 32 yaşındaki futbolcu 2.5 milyon euro senelik ücret alıyor. Sezon sonuna kadar Selçuk İnan ile birlikte orta alanda Josue ya da Tolga Ciğerci'yi kullanma arzusunda olan Hırvat teknik adamın zorunlu olmadıkça De Jong'la maça başlamayacağı belirtildi. Diğer taraftan gençleştirme sinyali veren ve 30 yaş üstü isimlerin biletini kesmeye hazırlanan genç çalıştırıcı, yakın takibini sürdürüyor. Bu yaş kategorisindeki isimlerden sadece Selçuk'un performansında artış olurken, Sneijder, De Jong, Chedjou, Hakan Balta ve Sabri gibi isimler ise geleceklerini tehlike altına attı.
Milliyet
Fenerbahçe'de şampiyonluk iddiasından uzaklaşılması ve yaşanan hayal kırıklığının ardından çok geniş kapsamlı bir program hazırlandı. Yeni sezonda hem ekonomik gerçekler hem de sportif anlamdaki planlar profesyonelce yönetilecek. UEFA Finansal Fair Play kurallarının getirdiği zorluklar nedeniyle transfer politikasında farklı bir yola gidecek sarı-lacivertli ekipte değişik bir yöntem devreye giriyor. Yeni transfer politikasında 'scout çalışmaları' ayrı bir önem kazanırken, bu konu hakkında da somut adımlar atılıyor. Şu anda 15 kişilik bir listenin hazır olduğu öğrenilirken, Avrupa'da 'kiralık futbolcu' politikası güden kulüplerle istişare ve çalışmalar yapıldığı aktarıldı. Buna göre Fenerbahçe'nin Chelsea, Porto, Manchester City ve Shakhtar Donetsk gibi özellikle genç oyuncularını uzun vadeli kiraya gönderen kulüplerle temasa geçtiği öğrenildi. Yöneticiler görüşmelerde listelerindeki oyuncuların gelişimini sarı-lacivertli forma altında rahatlıkla tamamlayabileceğini, böylece iki tarafın da kazançlı çıkabileceğini belirterek bu kulüpleri iknaya çalışıyor. Dirk Advocaat'ın da görüşlerine bu noktada önem veren sarı-lacivertli kulüp, şimdiden birçok isim konusunda hedef belirledi. Ukrayna'da bonservisi Dinamo Kiev'de olan ancak Granada'da kiralık oynayan Artem Kravets ve Belçika'da Genk'te kiralık orta saha Ruslan Malinovsky için temaslar yapıldı. Ayrıca şu anda Zorya'da kiralık oynayan ve Beşiktaş'ın da gündeminde olan sol bek Eduard Sobol için de bilgiler alındığı bildirildi. Bunun dışında Chelsea'de yer alan ve Advocaat'ın da her zaman ilgilendiği, PSV'de kiralık orta saha Van Ginkel de dikkat çeken bir diğer aday. Yine bonservisi Sevilla'da olan ancak Schalke'de kiralık oynayan Konoplyanka konusunun da oldukça somut durduğu değerlendirildi. Porto'da da Espanyol'da kiralık stoper Diego Reyes ve Stoke'ta kiralık forma giyen savunmacı Bruno Martins İndi gibi isimler kiralamaya müsait isimler olarak kaydedildi.
Milliyet
Beşiktaş'ta 4,5 sezon top koşturan ve devre arasında sürpriz şekilde Trabzonspor'a transfer olan Olcay Şahan yarın akşam kariyerinde ilk kez siyah-beyazlı takıma karşı forma giyecek. Tecrübeli oyuncu yakın çevresiyle yaptığı sohbette futbol hayatının en özel maçlarından birine çıkacağını dile getirdi. Gol atması halinde geçtiğimiz sezon şampiyonluk yaşadığı Beşiktaş'a saygısızlık olarak algılanmaması için sevinmeyeceğini kaydeden Olcay'ın, "Benim için çok özel ve anlamlı bir maç. Bir yanda şampiyonluk mutluluğunu yaşadığım Beşiktaş, diğer tarafta ise şu an formasını terletip, ekmeğini yediğim Trabzonspor var. Tabii ki çıkıp, profesyonelliğin gerektirdiği gibi sahada mücadele edeceğim. Ama gol atarsam sevinmem" diye konuştuğu belirlendi. Futbolu Trabzonspor'da bırakmak istediğini takım arkadaşlarıyla yaptığı sohbetlerde dile getiren 29 yaşındaki başarılı oyuncunun, "Türkiye'de Beşiktaş'ta forma giydim. Şu an ise Trabzonspor'un oyuncusuyum. Bu iki kulübün dışında başka bir takımın formasını giymek istemiyorum. Futbolumun son durağı Trabzonspor olacak. Türkiye'deki kariyerimde sadece Beşiktaş ve Trabzonspor'un olmasını istiyorum " dediği aktarıldı. Olcay Şahan, bordo-mavili takım arkadaşlarıyla maç hakkında da görüş alış verişinde bulundu. İki takımın da çok formda ve moralli olduğuna vurgu yapan milli oyuncunun, "Bana göre ligin en iyi top oynayan iki takımı karşı karşıya gelecek. Çok kaliteli bir maç olacak. Ben de böylesine bir müsabakada oynamayı çok istiyorum. Hem Trabzonspor taraftarı hem de Beşiktaş taraftarı statta yer alacak. Dostluğun ve hak edenin kazanacağı bir maç olmasını diliyorum" ifadelerini kullandığı belirtildi.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme