10 Nisan 2017 Pazartesi

10.04.2017 Genel Gündem



10.04.2017

GÜNDEM

Fransız Başkonsolos Yardımcısı Balon Kazası Kurbanı
Pilot Bekir G. yönetimindeki Göreme Balonculuk Şirketi'ne ait sıcak hava balonu, dün saat 06.00 sıralarında 20 yolcusuyla birlikte havalandı. Peribacaları üzerinde uçuş yapan balon inişe geçtiği sırada, Ürgüp İlçesi'nin Ortahisar Beldesi Özengi Vadisi'nde rüzgârın etkisiyle yüksek gerilim tellerine çarptı. Sert iniş yapan balonda bulunan Fransa İstanbul Başkonsolos Yardımcısı 45 yaşındaki Vincent Caumantat olay yerinde yaşamını yitirdi, 7 kişi de yaralandı. Yaralılardan 2'sinin Kolombiya, 1'inin İran uyruklu olduğu belirtildi. Tofaş Basketbol Takımı'nın Kolombiyalı oyuncusu Juan Palacios (32) ile nişanlısının da kazada yaralandığı öğrenildi. Palacios'un hafif yaralandığı, nişanlısının elmacık kemiğinin kırıldığı kaydedildi. Kazayı yara almadan atlatan pilot Bekir G., jandarma tarafından gözaltına alındı. Valilikten yapılan açıklamada, balonun kesin düşüş nedeninin Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ekiplerinin incelemesiyle belirleneceği kaydedildi. Kazanın pilotaj hatasından kaynaklanmış olabileceği, iniş sırasında esen fazla sert olmayan rüzgârda pilotun kontrolü kaybetmiş olabileceği ihtimali üzerinde durulduğu da belirtildi.
Haber Türk
 
Sosyal Medyadaki Yanıltıcı 'Mühür' Uyarılarına Dikkat
16Nisan Pazar günü gerçekleşecek halkoylamasında, 2 ayrı renkten oluşan birleşik oy pusulası kullanılacak. "Evet" tercihinin yer aldığı hane beyaz iken, "Hayır" tercihi ise kahverenginden oluşuyor. Referanduma sayılı günler kala sosyal medyada, oyların geçerli sayılması için pusulanın üzerindeki yazının üzerine değil açığa mührün vurulması gerektiği yönünde iddialar yer aldı. Kısa süre sonra bu paylaşımların bir tuzak olduğu, mührün aslında yazıların üzerine basılması gerektiği şeklindeki mesajlar da sosyal medyada dolaşmaya başladı. İstanbul Şişli İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı görevlileri, "Evet" tercihinin yer aldığı beyaz alana veya "Hayır' tercihinin yer aldığı kahverengi alana mührün basılması halinde oy kullanma işleminin geçerli olacağını kaydetti. Görevliler, mühür basılırken tercih edilen alanın dışına taşma yapılması durumunda ise oyun geçersiz sayılacağını ifade ederek, "Evet" veya "Hayır" yazısının üzerine mührün vurulma zorunluluğu olmadığını belirtti. Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) internet sitesinde, "Oy verme işlemi nasıl olacak?" başlıklı bilgi yazısında doğru oyun 3 maddede nasıl kullanılacağı anlatılıyor: - Seçmen, sandık kurulunca kendisine verilen, beyaz üzerine "Evet", kahverengi üzerine "Hayır" ibareleri bulunan iki ayrı renkten oluşan birleşik oy pusulası ve "Evet" mührünü alarak oyunu kullanmak üzere kapalı oy verme yerine girer. - Seçmen, mührü, birleşik oy pusulasında tercih ettiği kısmın üzerine basmak, birleşik oy pusulasını zarfa koymak ve zarfı sandığa atmak suretiyle oyunu kullanır. - Oyunu kullanan seçmen, mührü sandık kurulu başkanına geri verir.
Haber Türk

Yurt Dışından 1,2 Milyon Oy
Anayasa değişikliğine ilişkin halk oylaması kapsamında yurt dışı ile gümrük kapılarında 1 milyon 241 bin 837 seçmen sandık başına giderek oy verdi. Yüksek Seçim Kurulundan (YSK) alınan bilgiye göre, seçmenler anayasa değişikliği için yurt dışındaki bazı temsilcilikler ile gümrük kapılarında 27 Mart'tan itibaren oy kullanmaya başladı. Oy verme işlemi 57 ülkedeki 120 temsilcilikte dün sona erdi. Gümrük kapılarında ise Türkiye'deki halk oylaması tarihi olan 16 Nisan'a kadar sürecek. Oy verme işleminin başladığı günden bu yana Almanya, ABD, Arnavutluk, Avustralya, Avusturya, Azerbaycan, Bahreyn, Belçika, Birleşik Arap Emirlikleri, Bosna Hersek, Bulgaristan, Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı, Cezayir, Çek Cumhuriyeti, Çin, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Güney Afrika, Gürcistan, Hollanda, Irak, İran, İrlanda, İspanya, İsrail, İsveç, İsviçre, İtalya, Japonya, Kanada, Katar, Kazakistan, Kırgız Cumhuriyeti, Kosova, Kuveyt, KKTC, Lübnan, Lüksemburg, Macaristan, Makedonya, Mısır, Norveç, Özbekistan, Polonya, Romanya, Rusya, Singapur, Sudan, Suudi Arabistan, Tayland, Türkmenistan, Ukrayna, Umman, Ürdün, Yeni Zelanda ve Yunanistan'daki temsilciliklerde 1 milyon 172 bin 830 seçmen oy kullandı. Havalimanlarında oluşturulan geçici gümrük kapıları ile diğer gümrük kapılarında ise 69 bin 7 seçmen sandığa gitti. Böylece yurt dışında bugüne kadar 1 milyon 241 bin 837 seçmen tercihini yaptı.
Vatan

EKONOMİ
Dolar: 3,7259-3,7326
Euro: Euro 3,9475-3,9558
Sterlin: 4,5801-4,6448
Gram Altın: 150,2228-150,6009

Çeyreği Getir Çeyreği Götür
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Merkez Bankası'nın, şirketlerin döviz borcu için oluşturulan ve altyapı çalışması tamamlanan yeni takip modeliyle veri toplamaya başladığını belirterek, "Türkiye genelinde yabancı para borcun yaklaşık yüzde 23'ünü oluşturan yaklaşık 110 firmanın verileri bir ay içinde toplanacak" dedi. Şimşek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, reel sektörün kur riskine yönelik sağlıklı bir gözetim imkanının oluşturulması için Merkez Bankası tarafından "sistemik risk veri takip modeli" oluşturulduğunu anımsattı. Altyapı çalışmalarının tamamlanmasıyla pilot uygulamaların hayata geçtiğini anlatan Şimşek, reel sektörün döviz pozisyonunun daha kapsamlı ve makul bir frekans aralığında izlenebilmesi amacıyla oluşturulan model çerçevesinde firma verilerinin yeni ve geliştirilmiş bir formatta Merkez Bankası tarafından toplanmaya başladığını kaydetti. Şimşek, toplam yabancı para borcun yaklaşık yüzde 23'ünü oluşturan 110 civarında firma için verilerin bir ay içerisinde toplanmasının planlandığını belirterek, elde edilen verilerin analizi sonrasında 2 bin firmanın çalışma kapsamına alınarak, toplam yabancı para borcun yaklaşık yüzde 83'üne ilişkin detaylı veri setinin düzenli takip edileceğini bildirdi. Söz konusu çalışmanın hayata geçirilmesinin önemine değinen Şimşek, "Elde edilen verileri analiz ederek basiretli borçlanma ve risk yönetimine katkıda bulunmak amacıyla teşvik ve makro ihtiyati düzenleme çerçevesini kısa sürede yeniden ele alacağız" ifadelerini kullandı. Şimşek, firmaların döviz gelirleri ile döviz borçları arasındaki bağın gözetilmesi ve kur riski yönetimi için türev araçların kullanılmasının finansal istikrar açısından önem taşıdığını vurguladı. Makro ihtiyati düzenleme çerçevesinin bu amaçları taşıyan ve kademeli bir uyum sürecine dayanan bir yapıda olacağını anlatan Şimşek, daha sonraki süreçte yabancı para borcun nispeten daha düşük kısmına sahip yaklaşık 23 bin firmanın dövizle borçlanmasının da yapısal bir perspektiften ele alınacağını belirtti.
Hürriyet

Dünyanın Kobi'si Birleşiyor
Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan KOBİ'leri, internetten alışverişi sağlayacak ortak bir elektronik pazarda buluşuyor. Özellikle şimdiye kadar internetten hiç satış yapmamış KOBİ'leri kapsayacak biçimde oluşturulacak KOBİ Market'in Mayıs ayı başında devreye girmesi bekleniyor. Proje hakkında bilgi veren Dünya KOBİ Platformu Vakfı (WSF) CEO'su Tunç Uyanık, ilk aşamada bu üç ülkenin KOBİ'lerinin yer alacağı platformunun Asya, Avrupa ve Afrika'daki KOBİ'leri kapsayacak biçimde genişletilmesinin planlandığını söyledi. Uyanık bu girişimle dünya çapında üretimin ağırlıklı bölümünü karşılayan ancak küreselleşmenin hızlanmasıyla zora giren KOBİ'lerin korunmasının amaçlandığını söyledi. Bu girişime, küreselleşmenin gelir dağılımını bozan etkisini azaltacak fonksiyona sahip olması nedeniyle, gelişmiş ülkelerden de destek gelmesi bekleniyor. Zaten G-20 kapsamında yer alan işadamlarının dahil olduğu B 20 de, konuyu müzakere ederek, Almanya'da geçen ayki son toplantısında, KOBİ'lerin resmi organı olarak gördüğü WSF'nin bu yöndeki çabalarının desteklenmesi için gelişmiş ülkelere çağrıda bulundu. Pilot uygulama olarak kapsama giren üç ülkenin KOBİ'lerinin internetten alışverişi öğrenmeleri için yoğun bir eğitim programı planlanıyor. Mümkün olduğunca basit biçimde KOBİ'lerin bu sanal ortama dahil olabilmeleri için yüz yüze eğitim çalışmalarının yanında, internetteki alışverişin çok dilli olması sağlanacak ve sürekli bir teknik hizmet desteği verilecek. WSF CEO'su Uyanık, KOBİ Market'in yanı sıra Çin ile Türkiye arasında internet üzerinden ipek yolunu kurma projesinde de son aşamaya gelindiğini kaydetti. Uyanık, Mayıs ayı başında Kayseri'de bu konuda somut adımların atılacağı bir tören yapılacağını söyledi. KOBİ'lerin dünya çapında ortak sorunları bulunduğu, bu sorunları ve çözüm önerilerini G-20 ve B-20 platformları başta olmak üzere uluslararası karar alıcıların önüne getiren yegane kuruluşun, TOBB'un girişimiyle 2015 yılında oluşturulan WSF olduğu belirtildi.
Hürriyet

3 Haftada 80 Bin Kobi'ye 50 Milyar Tl
Kredi Garanti Fonu (KGF) Genel Müdürü İsmet Gergerli, son üç haftada 80 bin firma için 50 milyar Türk Lirası (TL) kefalet vererek 50 milyar TL'lik krediye ulaşmalarını sağladıklarını söyledi. Hazine Destekli KGF Kefaletinde yeni dönemin başladığını ve bunun etkisinin çok hızlı olduğunu ifade eden Gergerli, KGF'nin 25 yılda 24 bin şirkete kredi sağladığını bildirdi. KGF'de gerçekleştirdikleri altyapı yenileme çalışmasının tamamlanmasıyla kredi onaylanma süreçlerinin çok hızlı bir şekilde sonuçlanmasını sağladıklarını belirten Gergerli, "2015 yılı sonunda 1.8 milyar TL olan kredi kefalet büyüklüğümüz 2016 sonunda 5 milyar TL oldu. Kefalet büyüklüğümüz Mart 2017 sonu itibariyle 91.2 milyar TL'ye çıktı. Sayıştay, Hazine ve iki bağımsız denetim şirketi tarafından denetleniyoruz. Açık, şeffaf ve hesap verebilir bir yapıyla çalışıyoruz" dedi. Kasım 2015'te KGF'de göreve geldikten sonra durum tespiti yaptıklarını ve 70 merkezde olmak üzere toplam 174 personelleri olduğunu belirten KGF Genel Müdürü İsmet Gergerli, "Güçlü bir yazılım programını başlatarak bankalarla entegre bir yapıya geçtik. Hazine destekli yeni dönemde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın, Başbakanımız Binali Yıldırım'ın, Bakanımız Mehmet Şimşek'in ve Hazine Müsteşarımız Osman Çelik'in büyük desteğini gördük" dedi. Yeni dönemde Bakanları Kurulu kararıyla fon desteğinin 25 milyar TL'ye, kefalet hacminin 250 milyar TL'ye çıkarıldığını hatırlatan Gergerli, kredi sağlanmasında kefaletlerini üstlendikleri firmaların, ihracat, turizm gibi döviz sağlayan, tekstil, savunma sanayi sektörlerinde faaliyet gösteren, istihdam yaratan ve üretim gerçekleştiren şirketler olduğunu belirtti. Günde 4 - 5 bin talep kefalet talebi geldiğini söyleyen İsmet Gergerli, "Günde 10 bin talebi karşılama potansiyelimiz var" diye kaydetti.
Milliyet

250 Bin Ton Et Üretilirse İthalat Olmayacak
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, et üretiminin 250 bin tona çıkarılması halinde ithalata ihtiyaç olmayacağını söyledi. Şanlıurfa´da Damızlık Koyun, Keçi Yetiştiricileri Birliği üyeleriyle bir araya gelen Çelik, Türkiye'de 42 milyon küçükbaş hayvan bulunduğunu ve bu hayvanlardan 113 bin ton et üretildiğini söyledi. Hayvanların küpelenmesiyle sorunların da ortadan kalkacağını söyleyen Çelik "Bütün anlaşmaları yaptık, simdi bütün hayvanların küpelenmesi dönemine geldik. Bir tek hayvan bile küpesiz kalmayacak. Türkiye›de yaklaşık 470 bin hayvan kayda girdi" dedi.
Star

Türkiye Üst Gelir Grubuna Girecek
Maliye Bakanı Naci Ağbal, milli gelirin şu anda 10 bin 700 dolar seviyesinde olduğunu belirterek, 14 yılda milli geliri 3 kat artırdıklarını söyledi. Türkiye'nin hem büyüme oranları hem de milli geliri itibarıyla global ekonomi liginde bir üst sıraya taşındığını dile getiren Ağbal, orta-alt gelir grubunda bir ülke iken, şimdi üst-orta gelirde yer aldığını kaydetti, Ağbal, Türkiye'nin üst gelir grubuna girme aşamasında olduğunu ifade ederek, "Milli gelir eğer 12 bin 400 doları aşarsa, o takdirde Türkiye üst gelir grubunda yer alan dünya ülkelerinden biri haline gelecek" dedi. İlk çeyrekte ekonomide olumlu sinyallerin arka arkaya gelmeye başladığına işaret eden Ağbal, işadamlarıyla yaptıkları görüşmeler neticesinde Ocak ayından itibaren çok yüksek bir moral olduğunu gördüklerini ekledi.
Vatan

Türkiye Rüzgarı Arkasına Aldı
Türkiye'de bu yılın ilk çeyreğinde devreye giren 958 megavatlık elektrik üretim kapasitesinin yüzde 41'ini rüzgar enerjisi santralleri oluşturdu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarının ekonomiye kazandırılmasına ilişkin yürüttüğü çalışmalar meyvelerini vermeye başladı. Yılın ilk çeyreğinde elektrikte kurulu güç 79 bin megavata ulaştı. Söz konusu dönemde kurulu güce 958 megavat yeni kapasite eklendi. Geçen yılın aynı döneminde bu miktar 858 megavat olarak kaydedilmişti. Bu yıl Ocak-Mart döneminde devreye alınan kurulu gücün yüzde 41'i (395.6 megavat) rüzgar enerjisi santrallerinden geldi. Böylece, söz konusu dönemde kurulu güce en fazla katkı sağlayan kaynak rüzgar oldu. Bu dönemde farklı illerde 38 rüzgar enerjisi santrali devreye alındı. Bu santrallerin en büyüğü Kırklareli'nde devreye alınan 41.60 megavatlık kurulu kapasiteye sahip AİRRES-4 santrali oldu. Türkiye'de bu yılın ilk 3 ayında devreye alınan kurulu gücün yüzde 30.4'ünü (292 megavat) hidroelektrik santralleri (HES) oluşturdu. HES'leri, 150 megavatla kömür santralleri ve 67 megavat ile doğalgaz santralleri izledi. Ayrıca, bu dönemde 45 megavat kapasiteye sahip jeotermal enerji santrali ve 8.4 megavat kapasiteye sahip biyokütle ve atık ısı santrali işletmeye alındı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak da "Milli Enerji ve Maden Politikası" kapsamında rüzgarda ve güneş enerjisinde gelecek 10 yıl içinde söz konusu alanlarda 10 biner megavat kurulu kapasitenin daha devreye alınacağını açıklamıştı. Albayrak, güneş enerjisinde geçen ay yapılan bin megavatlık Karapınar Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) ihalesini anımsatarak, "Rüzgar YEKA'sı için şartname inşallah bir iki hafta içinde açıklanacak. Dünyadaki birçok büyük rüzgar üreticisi firmalarla görüştük, hepsinin de ilgili olduğu görüşmeler neticesinde şartnameyi açıklayacağız inşallah. Bu yaz bitmeden YEKA uygulamasını rüzgarda da hayata geçireceğiz. Yaklaşık 8 bin kalem kırılımı olan rüzgar türbini teknolojisinde muazzam bir yerlileştirmenin önünü açacağız" açıklamasını yapmıştı.
Vatan

DÜNYA

Mısır'da Terör
Mısır'ın Tanta ve İskenderiye kentlerinde iki kilise dün terör saldırılarının hedefi oldu. Saldırılarda en az 44 kişi hayatını kaybederken, 119 kişi de yaralandı. Başkent Kahire'nin 94 kilometre kuzeyinde olan ve Nil Deltası'nda yer alan Tanta şehrindeki ilk saldırıda en az 27 kişi hayatını kaybetti, 78 kişi de yaralandı. Kentteki St. George Kıpti Kilisesi'nin içinde Palmiye Pazarı ayini nedeniyle kilisenin kalabalık olduğu bir sırada yerel saatle 10.00'dan hemen önce bomba patlatıldı. Öğleden sonra da İskenderiye kentinde St. Mark Kilisesi önünde düzenlenen intihar saldırısında dördü güvenlik görevlisi 17 kişi hayatını kaybetti, 41 kişi yaralandı. Ortodoks Kıptilerin ruhani lideri Patrik II. Tavadros'un saldırıdan saatler önce bu kilisede ayine katıldığı belirtildi. Patrik'in sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi. İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, İskenderiye'deki saldırıda güvenlik güçleri tarafından kiliseye girişi engellenen intihar eylemcisinin, üzerindeki bombaları infilak ettirdiği kaydedildi. Saldırıların ardından dün akşam Ulusal Savunma Konseyi'ni toplayan Mısır Devlet Başkanı Abdülfettah El Sisi, ülkede üç ay olağanüstü hal ilan ettiğini açıkladı. Ayrıca ülkede üç günlük yas ilan edildi. Öte yandan terör örgütü DEAŞ'a yakın Amaq sitesi, Tanta ve İskenderiye'deki kilise saldırılarını bu örgütün üstlendiğini yazdı. Geçtiğimiz aralık ayında DEAŞ'in katedrale düzenlediği intihar saldırısında en az 25 kişi hayatını kaybetmişti.
Hürriyet

Esad'sız Çözüm Mesajı
ABD'nin, Suriye'nin Humus'taki Şayrat Hava Üssü'nü 59 Tomahawk füzesiyle vurmasının ardından ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, Suriye'de rejimi devirmekten uzak duran yaklaşımının değişeceği yönünde ilk mesajlar geldi. ABD'nin BM Büyükelçisi Nikki Haley, rejim değişikliğinin öncelikleri arasında olduğunu söyledi. Bu, Trump'ın şimdiye kadarki Suriye politikasından bir kopuş olarak yorumlandı. Haley, CNN'de dün akşam yayınlanan röportajında "Esad, rejimin başındayken siyasi bir çözümün olacağı hiçbir seçenek yok. Eylemlerine baksarsanız, duruma bakarsanız, Esad'ın olduğu bir hükümetin barışçıl ve istikrarlı olması zor. Rejim değişikliği, olacağını düşündüğümüz bir şey" dedi. Haley sözlerini şöyle sürdürdü: "Birden fazla önceliklerimiz var. Esad'ı devirmek tek öncelik değil. Bizim yapmaya çalıştığımız şey DEAŞ'ı yenmek. İkinci olarak Esad oradayken barış içinde bir Suriye görmüyoruz. Üçüncü olarak İran etkisini dışarı atacağız ve son olarak siyasi çözüme gideceğiz çünkü bu karmaşık bir durum." Haley, 30 Mart'ta ise "Önceliğimiz Esad'ı devirmeye odaklanmak değil" demişti. İngiltere ise Suriye'deki içsavaşla ilgili Rusya'yı suçladı. İngiltere Savunma Bakanı Michael Fallon, Suriye'nin İdlib'te kentinde düzenlendiği iddia edilen kimyasal saldırıdaki "her bir sivil can kaybından vekaleten Rusya'nın sorumlu olduğunu" ifade etti. Fallon, Sunday Times gazetesine yazdığı, "Kukla oynatıcısı Putin, Esad'ı terk etmeli ve bizimle barışın inşaasına katılmalı" başlıklı makalesinde çözüm için 3 şart sıraladı. İngiliz bakanın, ilk şartı Esad'ın koltuktan inmesi oldu. Fallon, ikinci şartın ise müzakere edilmiş siyasi bir geçiş süreciyle temsilci bir hükümetin kurulması olduğunu kaydetti. Bu hükümette Esad'ın hiçbir rol almaması gerektiğini vurgulayan İngiltere Savunma Bakanı, üçüncü şartın ise Rusya'nın Suriye rejimine desteğini kesmesi olarak açıkladı.
Hürriyet

'Esad Kaldıkça Siyasi Çözüm Yok!'
ABD'nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Nikki Haley, CNN International'a verdiği mülakatta "Esad iktidardayken siyasi çözümün gerçekleşme olasılığı yok. Esad'in eylemlerine, mevcut duruma bakarsanız, Esad ile barışçıl ve istikrarlı bir hükümet görmek zor" dedi. Haley, "Suriye'de rejim değişikliği ABD'nin şimdi resmi politikası mı?" sorusunu ise "Birden fazla önceliğimiz var. Tek önceliğimiz Esad'in gitmesi değil, DAEŞ'i yenmeye çalışıyoruz. İkincisi, Esad oradayken barışçıl bir Suriye göremiyoruz. Üçüncüsü, İran'ın Suriye'deki nüfuzunu kırmak ve nihayetinde siyasi çözüme ulaşmak. Rejim değişikliğinin gerçekleşeceğini düşünüyoruz" diye yanıtladı. Trump'ın Suriye'ye askeri müdahalesinin arkasının gelip gelmeyeceğine ilişkin de Haley, "Eğer daha fazlasını yapması gerekiyorsa, yapacaktır. Bundan sonrası herkesin Suriye'de olanlara nasıl tepki gösterdiğine bağlı" diye konuştu. ABD Başkanı Donald Trump ise Suriye'deki Şayrat Hava Üssü'nün bombalanması konusunda Kongre'ye yazdığı mektupta, gerekli ve uygun görülmesi halinde ülkenin Suriye'de ilave eylemler gerçekleştireceğini belirtti. Trump mektubunda, "ABD'nin hayati önemdeki ulusal güvenlik ve dış politikası çıkarıları uyarınca davrandım" ifadesini kullandı. Öte yandan, Beşar Esad rejimini destekleyen ve Rusya, İran, Hizbullah ve diğer milis kuvvetleri içeren Ortak Komuta Merkezi, ABD'nin rejime saldırarak "kırmızı çizgiyi" aştığı ve rejime yönelik yeni bir saldırı olması durumunda buna "karşılık" verileceğini duyurdu. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani arasındaki telefon görüşmesinde de, ABD'nin Suriye'ye saldırmasının kabul edilemez olduğu mesajı verildi.
Milliyet

Somali'de Yeni Komutana Saldırı
Somali'nin başkenti Mogadişu'da Savunma Bakanlığı binası yakınlarında yeni silahlı kuvvetler komutanının konvoyunu hedef alan intihar saldırısında 13 kişi öldü, 10 kişi de yaralandı. Yetkililer, olay öncesi yeni Silahlı Kuvvetler Komutanı Muhammed Ahmed Cemali'nin, görevini teslim almak üzere düzenlenen törenin ardından yola çıktığını ifade etti. Silahlı Kuvvetler Komutanı Cemali'nin sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi. Terör örgütü Eş Şebab, internet hesabından yaptığı açıklamada, söz konusu saldırının sorumluluğunu üstlendiğini duyurdu. Ölenlerin 8'inin sivil, 5'inin ise asker olduğu açıklandı.
Milliyet

Yeni Hedef Kuzey Kore
İdlib'deki kimyasal saldırı sonrası Suriye'yi vuran ABD, şimdi de nükleer programı nedeniyle dünyanın tepkisini çeken Kuzey Kore'ye karşı harekete geçti. ABD Pasifik Kuvvetleri komutanlığı (PACOM), USS Carl Vinson uçak gemisi görev gücüne, Avustralya seyahatini iptal edip Kore sularına dönme emri verdi. PACOM Sözcüsü Deniz Binbaşı Dave Benham yaptığı yazılı açıklamada, "ABD Pasifik Komutanlığı, USS Carl Vinson'un, teyakkuz ve varlık göstermek için tedbir olarak Batı Pasifik'e yönelmesi emrini verdi" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, geçen hafta Financial Times gazetesine verdiği röportajda, 'ABD'nin Kuzey Kore sorununu tek başına çözebileceğini' ifade etmişti. Trump, Kuzey Kore'nin teşkil ettiği nükleer tehdit konusunda duyulan kaygıyı defalarca yinelemişti. Amerikan basını, Trump'ın göreve gelmesinin ardından Pentagon'dan, Kuzey Kore yönetiminin nükleer silah programını sona erdirmesi için atılacak olası adımlarla ilgili bir rapor hazırlamalarını istemişti. Askeri yetkililerin Trump'a sunduğu seçenekler arasında Kuzey Kore'nin askeri tesislerinin vurulması, Güney Kore'ye nükleer başlıklı füzelerin konuşlandırılması ve Kuzey Kore lideri Kim Jong-un'a suikast düzenlenmesi seçeneklerinin bulunduğu öne sürülmüştü. ABD'nin Suriye'ye yönelik saldırısına en sert tepkiyi Kuzey Kore yönetimi gösterdi. Pyongyang yönetiminden yapılan açıklamada, "ABD'nin El Şayrat Üssü'ne yönelik operasyonu Kuzey Kore'nin nükleer silah geliştirmede milyon kez haklı olduğunu gösterdi" ifadesi yer aldı.
Vatan

Muhalifler Geri Adım Atmıyor
Venezuela'nın başkenti Caracas ve diğer büyük kentlerde sokaklara dökülen on binlerce kişi, Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu protesto gösterisinde polisle çatıştı. Göstericiler, muhalefet lideri Henrique Capriles'in, 15 yıl boyunca devlet başkanlığı seçimlerine katılmaması kararını protesto etti. Polis göstericilere biber gazı ve plastik mermiyle müdahale ederken, protestolarda 17 kişi yaralandı.
Vatan

POLİTİKA
Evet İçin Beni İkna Edin
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'la bir televizyon programında bir araya gelseniz ne demek isterdiniz" sorusuna, "Vatandaştan evet oyu istiyorsunuz ama bir gerekçe söyleyemiyorsunuz. Şimdi ben karşınızdayım. Evet demem için beni ikna edin" yanıtını verdi. Fox TV canlı yayınında soruları yanıtlayan ve ardından Sinop Boyabat'ta mitingde konuşan Kılıçdaroğlu, özetle şunları söyledi: "Bir düşman yaratmak ve o düşman üzerinden siyaset yapma anlayışı var. Bu yanlış ve demokrasilerde olmaması gereken bir anlayıştır. Birileri 18 maddeye evet oyu isteyebilir, bu onun en doğal hakkıdır. Ama vatandaşlara veya kendi kitlesine, neden vatandaşın evet oyu vermesi gerektiğini anlatması lazım. Ama bunu anlatamıyorlar. O zaman ne diyorlar? 'Kemal Kılıçdaroğlu kötüdür, Kemal Kılıçdaroğlu şöyledir.' Emin olun anlamakta zorluk çekiyorum. (Cumhurbaşkanı CHP'li vatandaşlara 'referandumda evet oyu verin' ve sizin için 'bundan kurtulun' dedi) CHP'de demokratik kurallar geçerli, seçimler demokratik kurallarla yapılıyor, tek adamın arzusuna göre parti şekillenmiyor. Sayın Davutoğlu yüzde 49.5 oy aldı. AK Parti'nin en yüksek oyunu sağladı 1 Kasım seçimlerinde. Peki Başbakanlıktan niye istifa etti? Tek adam istedi, istifa etmek zorunda kaldı. Bu mekanizmayı işleten kişi veya kişiler bize demokrasi dersi veremezler. Benim kalıp kalmayacağıma elbette partililer karar verir. (Cumhurbaşkanı ile bir programda bir araya gelseniz, ona ne demek isterdiniz bu referandumla ilgili) Vatandaştan evet oyu istiyorsunuz ama bir gerekçe söyleyemiyorsunuz. Şimdi ben karşınızdayım. Evet demem için beni ikna edin. Ben şunu söylerim, 15 yıldır siz hükümet değil misiniz? 15 yıldır siz terörü önlemek istediniz de ben karşı mı çıktım? Siz terörle mücadele konusunda bir karar aldınız da ben karşı mı çıktım? Terörle mücadele için parlamentoya bir kanun getirdiniz de biz karşı mı çıktık, başkaları karşı mı çıktı? 15 yıldır yapamadığınız bir olayı, anayasa değişikliği ile yapacağınızı söylüyorsunuz. Bana terörü engelleyecek bir madde söyleyin. Kendilerine çağrı yaptım. Televizyon kanalları var. Siz de gelin ben de geleyim. Siz de konuşun ben de konuşayım. Siz yarım saat konuşun ben 15 dakika konuşayım. Altı üstü 18 madde. Ben konuştuğum zaman diyeceksiniz ki 'Bak Kılıçdaroğlu, şu maddeyi şöyle anlatıyorsun, bak burada böyle yazıyor.' Ben de mahcup olayım. Geliyorlar mı? Gelmiyorlar. Şimdi miting meydanlarında konuşuyorlar. Sabah, öğle, öğleden sonra Kılıçdaroğlu, ikindi Kılıçdaroğlu. Ya Kılıçdaroğlu ne yaptı? Ne yaptım ben? Devletin arabasını, uçaklarını, forslarını, paralarını kullanamıyorum. Her vatandaşın görüşü, tercihi, inancı, kimliği benim başımın üstünde. Ben bir vatandaşıma kızdım mı? Düzgün ve dürüst olmaya çaba harcıyorum. Hayır çıkarsa kaos olur diyorlar, niye kaos olsun. Başbakan yerinde, Cumhurbaşkanı yerinde, bakanlar yerinde. Bir sorun var mı, yok. Bir kaos çıkmaz."
Hürriyet
Hadi Kimi Denize Döküyorsun Görelim
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir'de yaptığı konuşmada, "Evet diyenleri denize dökeriz" açıklamasıyla tepki çeken CHP Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt'a sert sözlerle yüklendi. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun da Bozkurt'a sahip çıktığını söyleyen Erdoğan, "Hadi kimi denize döküyorsunuz görelim" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım, "Evet Platformu" tarafından organize edilen İzmir Gündoğdu Meydanı'ndaki mitingde vatandaşlara hitap etti. Erdoğan, özetle şunları kaydetti: Duydum ki İzmir'in gençleri, kadınları güzel insanları bana haber göndermişler, 'Güçlü Türkiye için biz varız' demişler. Çağrınıza icabet ettim, 'Ben de varım' demeye geldim. Kendisini çantada keklik görenlere, rekor 'evet' ile sağlamından ders vermeye İzmir hazır mı? Düşmanı yendiğimizde son noktayı İzmir'de koyduk. Bu topraklar düşman postalı ile kirletilemedi. Bu gerçeğin farkında olmayanlar var; CHP'li vekil; 'Evet verenleri denize dökeceklerini' söylüyor. Bak burada 'evetçi'ler; hadi gel, hadi kimi denize döküyorsun görelim. Eski genel başkanı da onlara aşağı kalmamak için olsa gerek, düşmanı İzmir'den denize dökmüş kadar sevineceklerini ifade ediyor, al birini vur ötekine bu ne terbiyesizlik. Biz 'evet' diyoruz, biz 'hayır' diyeni de anlayışla karşılıyoruz. Demokraside farkımız bu. Şu andaki başkanları, malum kasetle geldi. Yedi kere seçim kaybetti, sekizinci seçimi kaybetmeye hazırlanıyor. (Yeni sistemde Cumhurbaşkanı ve Başbakan'ın çatışacağına dair açıklamalarını dinleterek) Kılıçdaroğlu, bunu anlatıyoruz. Artık diyoruz ki ayrı olmasın, birleştiriyoruz. Kılıçdaroğlu, 'Ben olmazsam ne anlatacaklar' diyor. Sen olmasan CHP rahatlar, ülke rahatlar. Ama senin ne olduğunu millete anlatalım ki millet 16 Nisan'da sandığa giderken oy zayiatı olmasın. Bunun için anlatıyoruz. (SSK'lardaki görüntüleri izlettirip) Ey Kılıçdaroğlu senin gidecek yerin bile yok be. Biz de Cumhurbaşkanı, Başbakan çekişmelerini yaşadık. Yağ yakan, aksıran tıksıran bir motor olan arabayla yolunuza devam etmek ister misiniz? Arabasına kıyamayanların ülkesine kıyması düşünülür mü? İzmir'i Binali Bey'e, en kıymet verdiğimiz kardeşimize emanet ettik. Yeni yönetim sistemi ile İzmir'e yapılacak yatırımlara dair tehditleri ortadan kaldırıyoruz. Kılıçdaroğlu, 'şu andaki sistem gelirken bir vekil çıkıp da bakana soru soramayacak' diyor. Soru sormana gerek yok. Sen yazılı soru önergesini vereceksin. Aynı şekilde yazılı cevap verecek. Kılıçdaroğlu 'evet' diyenleri denize dökene ahlaksız terbiyesiz adamı kesin ihraç kararıyla disipline neden göndermiyorsun. Sen de aynı zihniyettesin. Hadi gel gücün yetiyorsa dök, alnını karışlarlar alnını. Tutturmuş 18 yaş. Kardeşim, 25-30 yaş arası kaç vekil var; 5. Yarışabilecek 10 mu, 15 mi 20 mi, olur açalım önlerini. 'Emekli maaşı alacaklar' diyor. 23 yıl prim ödemesi lazım, dürüst ol. Adam yalan makinesi ya.
Milliyet
Asıl Hedef Türkiye'dir
MHP lideri Devlet Bahçeli, "Füzeler havalarda uçuşuyor, ülkeler tuzağa düşürülüyor, sınırlar değişiyor, Türkiye asıl hedeftir" diyerek birlik olma çağrısı yaptı. Bahçeli, 7 Ağustos Yenikapı ruhunu tekrar canlandırmayı hedeflediklerini söyledi. MHP, 16 Nisan'da yapılacak halk oylaması öncesinde son mitingini dün İstanbul'da yaptı. Önceki gün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım'ın ardından dün de MHP lideri Bahçeli Yenikapı Etkinlik Alanı'ndan halka hitap etti. "Devlet için, Cumhuriyet için, Millet için, Türkiye için evet" sloganıyla düzenlenen mitinge katılanlara Türkiye ve Türkmen bayrakları dağıtıldı. Bahçeli konuşmasında özetle şunları söyledi: "İstanbul'a soruyorum, öyle bir cevap veriniz ki sesimiz, Bizans'ı zelzele gibi sallayan ecdadımızın duruşu olsun. Her taraftan duyulsun. Bu ülke için, yeminimiz var vazgeçilmez diyoruz. Yanımızda mısınız? Milli yemin ve ülkülerin sancağından tutacak mısınız? Türkiye'nin safında mısınız? Zalimlerin karşısında mısınız? (Evet cevaplarına karşılık) Hangi çılgın bu evetlere kafa tutabilecek? Hangi kudurmuş bu evetlere rağmen tuzak kurabilecek? Bu arada 'MHP nerede?' diye soran bazı aymazlar da görünüyor. 'MHP ne yapıyor?' diye soruşturan bazı ahlaksızlar ortalıkta geziniyor. Bre ayarsızlar, bre hayırsızlar MHP milletiyle iç içe meydanlarda, salonlarda, Anadolu'nun bağrında hala anlamıyor musun? Bunların gözleri var görmüyor, kulakları var duymuyor, akılları var almıyor. Vatana evet diyoruz, ödleri patlıyor. Bayrağa evet diyoruz öcü görmüş gibi parlıyorlar. Mukaddesatımıza evet diyor, mukadderatımıza sahip çıkıyoruz. Öğütülmüş buğday başakları gibi dağılıyorlar. Aylardır bizim tercih ve irademiz eleştirilmekte, yerilmektedir. Fakat burası sorunludur. Zira karşımızdaki koro iyi niyetli değildir. 7 Haziran'da koalisyon kurulmadı suçlandık, milli yeminlerimizi yok sayarak CHP, HDP yanında durmamız projelendirildi. İstek ve irademiz dışında koalisyon kurulmadı, retçi olduk. Ülkemiz 1 Kasım'da seçime gitti sorumlu görüldük. 'PKK ile olamayız' dedik, korkak gösterildik. 1 Kasım'dan sonra MHP'ye FETÖ bağlantılı saldırı başladı, Pensilvanya hücreleri hareketlendi kriptolar kanlandı, canlandı. Taviz vermedik, kurultaydan kaçmakla eleştirildik. Bekamız çok ciddi risk altında, 'fiili sistem çözülmeli' dedik, 'evetçi' olmakla mimlendik. Yedek lastik, baston, can simidi, vagon olarak alçakça itham edildik. Geçmişte Türk milleti için itiraz ettiğimizde saldırıya uğradık. Bugün 'evet' diyoruz yine aynısı yaşanıyor. Bunu anlamayanlar, anlamak istemeyenler, paslı ve bayağı namlularına fitne mermilerini sürerek kontrolsüzce ateşliyorlar. Hayırcıların öğüttüğü yalan, savurduğu palavradır. 15 Temmuz'da başını kaldıranların tekrar doğrulmaması için 16 Nisan fırsattır.
Milliyet

SPOR
Spor Toto Basketbol Süper Ligi'nin 25. haftasında Banvit'e konuk olan Fenerbahçe, 23. galibiyetine 86-75'lik skorla ulaştı. Bandırma ekibi, ilk dakikalarda pota altını çok iyi kullandı ve her topu boyalı alana sokmaya başladı. 14-7 ile 7 farkı yakalayan Banvit karşısında, maça benchte başlayan Udoh'un girişi Fenerbahçe savunmasını toparladı. Hücumda da kendisine getiren yardımlarda boş adamı iyi bulan Udoh, 11-0 ile başlayan ve 13-1 ile biten serisinin kahramanı oldu, ilk periyotta takımını 20- 15 öne taşıdı. Bogdanovic'in hücumda devreye girişi ve hem sayıları, hem asistleriyle fark yaratması, Fenerbahçe'yi rahatlattı. Savunmada da rakibin en önemli silahı Theodore'ye önlem alan ve ABD'linin oyuna girmesini engelleyen Fener 46-26'da 20 farkı yakaladı, devreyi 46-28 önde tamamladı. Soyunma odasından iyi dönen Banvit'ti. Ev sahibi Theodore'ye giden ikili sıkıştırmaları, Chappell-Orelik ikilisiyle cezalandırıp farkı 55-51'de 4'e indirse de, son çeyreğe de 62- 55 galip giren Fenerbahçe oldu. Banvit farkı bir kez daha 64-58'de 6 sayıya düşürdükten sonra, maçın büyük bölümünde Theodore'yi savunmada başarılı olan Melih, bulduğu 5 sayıyla takımını rahatlattı, fark bir kez daha çift hanelere çıktıktan sonra iki takımın savunmada gevşemesi kolay sayılar bulunmasını sağlasa da, sarı-lacivertli ekip, Obradovic yönetiminde Banvit'i ilk kez deplasmanda yenmeyi başardı.
Milliyet

Formula 1 Dünya Şampiyonası'nın 2. yarışı Çin Grand Prix'sinde, Mercedes takımının Büyük Britanyalı pilotu Lewis Hamilton birinci oldu. Yağmur nedeniyle ıslanan pistte startı verilen yarışa 'pole pozisyonu'nda başlayan Hamilton, yerini korudu. Williams'tan Stroll'un 3. turda pistin dışına çıkmasıyla sanal güvenlik aracı uygulaması devreye sokuldu. 2. sıradaki Ferrari pilotu Vettel, bu sırada kuru zemin lastiklerine geçti ve 6. sıraya düştü. Bir tur sonra bariyerlere çarpan Giovinazzi'nin aracından yayılan parçaların temizlenmesi için güvenlik aracı piste girdi. Araç, pisti terk ettiği 8. turda 4. sırada yer alan Verstappen, 11. turda 2'nciliğe tırmandı. Ardından Raikkonen'i geçerek 4'üncülüğe çıkan Vettel, bir tur sonra Red Bull'dan Daniel Ricciardo, 29. turda da Verstappen'i geri bırakarak 2. sıraya yerleşti. Alman pilot, Hamilton'ı takibe başlasa da kalan bölümde farkın kapanmasına izin vermeyen Büyük Britanyalı sürücü, 1:37:36.158'lik derecesiyle kariyerinin 54. birinciliğini elde etti. Hamilton'ın 6.2 saniye arkasında kalan Vettel 2., 45.2 saniye uzağındaki Verstappen ise 3'üncü oldu. Bu sonuçla Hamilton ve Vettel, 43'er puanla şampiyona liderliğini paylaştı. İki sürücüyü, 25 puanı bulunan Verstappen izledi.
Milliyet

Beşiktaş'ın, Slaven Bilic döneminde PSV'den bedelsiz olarak kadrosuna kattığı Atiba Hutchinson müthiş performansıyla baş döndürmeye devam ediyor. Şimdiden sezonun en başarılı futbolcusu olarak gösterilen 34 yaşındaki Kanadalı futbolcu, Trabzonspor deplasmanında 90+1'de attığı golle manşetleri süsledi. Beşiktaş Yönetimi'nin maçın ardından İzleme Komitesi'nin başındaki Gökhan Keskin'i tebrik ettiği belirlendi. İki sezon önce Atiba ile sözleşme yenilemeye soğuk bakan ancak Keskin'in ısrarına kayıtsız kalmayan Başkan Fikret Orman'ın, "İyi ki Atiba ile sözleşme uzatmışız" ifadelerini kullandığı öğrenildi. Siyah- beyazlılar 2015-2016 sezonu öncesi Atiba'yı göndererek Lassana Diarra'yı transfer etmeyi düşünmüş fakat son anda geri adım atmıştı. Düşük derecede astım hastası olan ve FIFA'dan izinli olarak özel bir sprey kullanan Atiba'nın performansına teknik heyet de şapka çıkardı. Atiba'yı takımın gizli kaptanı haline getiren Teknik Direktör Şenol Güneş'in de tebrik ettiği tecrübeli futbolcuyu, takım arkadaşları da soyunma odasında büyük bir coşkuyla kutladı. Bu sezon saha içinde Atiba ile birkaç kez tartışma yaşayan Ricardo Quaresma'nın da Kanadalı oyuncuyu özel olarak tebrik ettiği aktarıldı.
Milliyet

Akhisar teknik heyeti ve takımı maça çok iyi hazırlanmış. İlk yarı boyunca Fenerbahçe'nin oyun kurmasını engelledi. Başta Lens olmak üzere topu kullanacak tüm isimlere baskı yaptı. Lens etkili olamadığı için kanat değiştirmek zorunda kaldı. Topla buluşamayan Van Persie önce Mehmet Topal ardından Alper ile konuşup oyunu daha ileride oynamalarını istedi. Rakibini durdurmayı başaran konuk ekip etkili hücumlar da geliştirmeye çalıştı. Henüz ilk dakikada Soner'in şutu etkiliydi. 7'de Custodio boş pozisyonda etkisiz bir kafa vuruşu yaptı. 39'da ceza sahası içine girip tehlike yaratan Lopes 44'te şanssız bir an yaşadı. Lens'in ön direğe ortasında yaptığı ters vuruş sarı-lacivertli takımı öne geçirdi: 1-0. İkinci yarının başında Akhisar'ın baskısı ve yakın oyunu hata getirdi. Kjaer'in kaptırdığı topta Volkan kırmızı kart tehlikesine rağmen Cikalleshi'yi düşürdü. Vaz Te 50'de penaltıdan skoru dengeledi: 1-1 Bu gol sonrası ilk kez Fenerbahçe reaksiyon verdi. 55'te Van Persie net bir fırsat yakaladı. Hollandalı 60'ta topu önünde buldu. Vurduğu top Souza'ya pas oldu. Brezilyalı tek vuruşla takımını öne geçirdi: 2-1. Advocaat'ın Souza'dan önde oynamasını istemesi netice verdi. Mehmet Topal'ın kafa vuruşunda sarı-lacivertliler gole yaklaşırken , hakem penaltı beklentisine yanıt vermedi. Cikalleshi gibi ikinci yarı oyuna giren Muğdat, Akhisar adına hücumda etkili oldu. 71'deki vuruşu ile gole yaklaşan futbolcu, 78'deki pozisyonu takip edip Wiel'den çizgide topu kaptı. Çevirdiği topta Soner dışarıya vurdu. Maçı aynı 11'le tamamlayan sarı-lacivertliler son dakikada Lens'in golü ile maçı bitirdi: 3-1.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme