11 Nisan 2017 Salı

11.04.2017 Genel Gündem



11.04.2017

GÜNDEM

Yaptım Bir Hata
Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nda darbe girişmine katılan ve aralarında tuğgeneraller Erhan Caha, Adem Boduroğlu, Ali Rıza Çağlar'ın da bulunduğu 150 şüpheli hakkında, 3'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis talebiyle iddianame düzenlendi. Ankara Cumhuriyet Savcısı Musa Yücel'in hazırladığı iddianamede, şüphelilerin 15 Temmuz sabahından itibaren darbe hazırlıklarına başladıkları, yıllık izinde bulunan ve örgüt üyesi olanları acil çağırdıkları anlatıldı. Örgüt mensubu olmayan askeri personelin, saat 17.00-18.00'de kışlayı terk ettikleri, ancak şüphelilerin mesaiye kalıp karargâh binasında darbe saatini bekledikleri belirtildi. Saat 22.00'den itibaren KKK'lığı Karargâh binası ve kışlanın ele geçirildiği belirtilen iddianamede, bir çatışma yaşanmadığından ölüm ve yaralama meydana gelmediği belirtildi. İddianamede, sıkıyönetim direktiflerine uyulmasına ilişkin mesaj formunu şüpheliler Erhan Caha, Atilla Tanrıver ve Adem Boduroğlu birlikte imzalayarak dağıtılmasını sağlandığı anlatıldı. İddianameye göre, Caha'ya ait cep telefonunda yapılan incelemede, 16 Temmuz 2016 günü saat 11.57'de durumunu soran ağabeyi İlham Caha'ya, "Abi sağlığım iyi, bir daha görüşemeyebiliriz, tutuklanacağım, yaptım bir hata Allah affetsin" mesajı gönderdiği belirlendi. Caha, 18 Temmuz'daki ifadesinde, darbe girişiminden önceden haberdar olmadığını savunarak, şunları kaydetti: "TSK Komuta Harekat Merkezi'nden bir gizli mesaj formu geldi. O formda Silahlı Kuvvetler'in yönetime el koyduğu, sıkıyönetim ilan edildiği ve KKK Karargâhı'nda Karargâh Sorumlusu olarak görevlendirildiğim yazıyordu. Emir komuta zincirinde yapıldığını düşündüm. Bu sebeple emre uydum. Bu süreçte TSK Harekât Merkezi'nden Partigöç Paşa'yla telefonla görüştüm. Bana kuvvet komutanlarına ve Genelkurmay Başkanı'na darbe teşebbüsünü teklif ettiklerini, ancak onların kabul etmediklerini söyledi. İşin yanlış olduğunu bu noktada anladım. Pişmanım, mahcubum." İddianameye göre albay Fehmi Atuk'un ev ve işyerinde bulunan siyah renkli 125 sayfalık ajandasında, KKK'da görevli subaylara (10 morgeneral-29 tümgeneral-62 tuğgeneral) ait, içinde aileleri, siyasi ve dini görüşlerine ilişkin bilgilerin yer aldığı notlar tespit edildi. Atuk'un bir başka ajandasında ise KKK'da görevli subaylara ait kişisel bilgilerin yer aldığı belirlendi.
Hürriyet


'Siz Onları Vurmazsanız Biz Sizleri Vururuz'
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı (KKK) Karargâhı'ndaki olaylara ilişkin soruşturmasını tamamladı. 7 general, 19 albay, 9 yarbay, 39 binbaşının da aralarında bulunduğu toplam 150 şüpheli hakkında 436 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Şüphelilerden 132'sinin tutuklu, 12'sinin firari olduğu belirtilirken, 6'sının hakkında adli kontrol bulunduğu kaydedildi. İddianamede, 1 numaralı şüphelinin 'Yurtta Sulh Konseyi' üyesi eski KKK Geliştirme Daire Başkanı Tuğgeneral Erhan Caha olduğu belirtildi. Konsey tarafından Caha'ya KKK'yı ele geçirme görevi verildiğine dikkat çekilirken, kalkışma sırasında da emir komutanın kendisinde olduğunu söyleyen şüphelinin darbe girişimini yönettiği vurgulandı. Caha'nın, Tuğgeneral Adem Boduroğlu ile Harekât Merkezi'ni ele geçirerek tüm birliklere sözde sıkıyönetim emirlerini gönderdiği ve uymayan birliklerin cezalandırılacağı yönünde mesajlar yayınladığı kaydedildi. Albay Hasan Yılmaz'ın da KKK Destek Kıtalarını kontrol altına alarak tüm silah ve personel teminiyle ilgili aktif görev aldığı vurgulandı. Her 3 şüphelinin de yönetici pozisyonunda olduğu ifade edildi. İddianameye göre, KKK'daki şüpheliler olay günü mesai bitiminde görev yerlerini terk etmedi. Mesaide olmayan ya da izinde olan örgüt üyeleri mesaiye çağrıldı. Cuntacılar, örgüt üyesi olmayan nöbetçi personeli darbe girişimi başlamadan önce idari izinli gösterip zorla kışla dışına çıkardı. Darbeciler, saat 22.00 sularında KKK'nın kalbi olan karargâh binasını ele geçirdi ve Yurtta Sulh Konseyi'nin tüm emirlerini yerine getirdi.
Haber Türk

Yurt Dışı Oyunda 170 Bin Artış
Anayasa değişikliği referandumu için yurt dışındaki bazı temsilcilikler ile gümrük kapılarında 27 Mart'ta başlayan oy verme işlemi önceki gün sona erdi. 57 ülkedeki 120 yurt dışı temsilciliğinde toplam 1 milyon 326 bin 70 seçmen oy kullandı. 1 Kasım 2015 tarihindeki 26'ncı Dönem Milletvekilliği Genel Seçimleri için 54 ülkedeki temsilcilikte 2 milyon 899 bin 69 kayıtlı seçmenden 1 milyon 160 bin 38'i sandık başına gitmiş, seçime katılım oranı yüzde 40,01 olmuştu. Bu oran anayasa değişikliğine ilişkin halk oylamasında yüzde 44,61'e yükseldi. Anayasa değişikliğine ilişkin halk oylamasında oy kullanan yurt dışındaki seçmen sayısı yaklaşık 170 bin kişi artarak, 1 milyon 326 bin 70'e çıktı. Avrupa ülkeleri arasında en fazla Türk seçmenin bulunduğu Almanya'da, 1 milyon 430 bin 126 seçmenden 697 bin 45'i oy kullanırken, bu ülkedeki sandığa gitme oranı da yüzde 44 oldu. Fransa'da 326 bin 375 seçmenden 148 bin 417'si, Belçika'da kayıtlı 137 bin 675 Türk vatandaşı seçmenden 76 bin 866'sı halk oylamasında tercihini yaptı. Avustralya'da ise Sydney, Melbourne ve Canberra temsilciliklerine kayıtlı 44 bin 463 seçmenden 14 bin 800'ü sandık başına gitti. Oy verme işleminin 1 Nisan'da başladığı ABD'de ise 100 bin 42 seçmenden 34 bin 522'si oy verdi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde 104 bin 507 seçmenden 46 bin 80'i, Hollanda'da ise 252 bin 841 seçmenden 123 bin 495'i sandık başına giderek oy kullandı. Gümrük kapılarında ise oy verme işlemi, halk oylaması tarihi olan 16 Nisan'a kadar sürecek.
Vatan

EKONOMİ

Euro: Euro 3,9 9482-3,9512
Sterlin: 4,6331-4,6381         
Gram Altın: 150,5755-150,7224

Epdk Siber Saldırılar İçin Harekete Geçti
Enerji sektöründe siber saldırılar için Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) harekete geçti. EPDK, siber saldırılara karşı endüstriyel kontrol sistemlerinin daha dirençli ve güvenli hale getirilmesi için Enerji Sektöründe Kullanılan Endüstriyel Kontrol Sistemlerinde Bilişim Güvenliği yönetmelik taslağı hazırladı. Görüşe açılan yönetmelik taslağıyla kritik enerji altyapılarında kullanılan endüstriyel kontrol sistemlerinin bilişim süreçlerinin izlenmesi ve güvenliğinin sağlanmasına ilişkin esaslar düzenlenecek. Firmalardan siber güvenlik tehditleri, aldıkları önlemlerin bildirilmesi istenecek. Yönetmelikle, enerji piyasasında faaliyet gösteren kuruluşların kullandığı sistemlerde bilişim sistemlerinin güvenliği ve güvenilirliğinin sağlanması için tehditlerden ve zafiyetlerden kaynaklanan risklerin azaltılması veya ortadan kaldırılması için uygulanacak esasları belirledi. Böylece enerji zincirindeki kritik sistemlerin tehdit ve zafiyetlere karşı güvenliğinin artırılması hedefleniyor. Elektrik dağıtım lisansı sahipleri, 100 MW ve üzeri üretim tesisi sahipleri, boru hattı ile iletim yapan doğalgaz iletim lisansı sahipleri, doğalgaz dağıtım lisansı sahibi, ham petrol iletim lisansı sahibi ile rafinerici lisansı sahibi tüzel kişiler yükümlü olacaklar. EPDK, öncelikle mühendislerin operatörlerin kullandıkları bilgisayarlar, ağlara yönelik envanterler çin hazırlanan bildirim formlarının doldurulmasını isteyecek. Daha sonra riskleri tanıyacak, bunların gerçekleşme ihtimallerini anlayacak. Bunun için kuruluşlara, "Firmanızın siber güvenlik tehditleri algısı nedir, aktif güvenlik önlemleri nelerdir? Son 12 ay içinde meydana gelen güvenlik ihlallerinin temel sebepleri nelerdir? Firmanızda son 12 ay içerisinde gerçekleşen siber güvenlik olayı sayısı kaçtır? Endüstriyel kontrol sistemlerinin operatör/mühendis bilgisayarlarının dahil olduğu ağın internete erişimi var mıdır? Endüstriyel kontrol sistemleriniz için fiziksel güvenlikte tesisin izlenmesini sağlıyor musunuz? (Kamera vb.)" gibi sorular yöneltecek. Firmalar daha sonra risk değerlendirmesine yönelik formu dolduracak. Risklerin gerçekleşme ihtimalleri "imkansız, düşük, normal, yüksek, muhtemel" gibi kategorilere ayrılacak ve riski azaltmak için alınacak önlemler de bildirilecek.
Hürriyet

Tavan İstanbul'da 470 Genelde 444 Lira
Uzun süredir beklenen trafik sigortasına tavan fiyatlar kesinleşti. Yeni düzenlemeye göre Türkiye genelinde baz olarak kabul edilen İzmir, Yalova, Erzurum ve Kayseri için tavan fiyat iyi sürücülerde (otomobilde) 444 lira oldu. İstanbul'da iyi sürücülerin sigorta tavanı (otomobilde) 470 liraya indi. Türkiye genelinde trafik sigortasında en pahalı il olan İstanbul'da 3 yıl arka arkaya kaza yapan veya hasar yapan sürücülerin primi ise 2 bin 137 lira olacak. Trafik sigortasında araçların sigorta primi 7 ayrı basamakta belirleniyor. İlk kez otomobil veya başka bir araç alıp sigorta yaptıran sürücü 4'üncü basamak sayılıyor. Sürücü eğer kaza yaparsa 1'inci basamağa doğru eğer kaza yapmaz ise 7'nci basamağa doğru gidiyor. 7'nci basamak 3 yıl arka arkaya kaza yapmayan iyi sürücüleri içeriyor. Trafik sigortası yeni tavanlarına göre sisteme yeni girenler İstanbul'da 855 lira ödeyecek. Bir yıl sonra kaza yapanlar (üçüncü basamak) yüzde 50, ikinci yıl kaza yapanlar (ikinci basamak) yüzde 100 ve üç yıl arka arkaya kaza yapanlar yüzde 150 zamlı sigorta primi ile karşılaşacak. Aksine sisteme girdikten sonra 1 yıl kaza yapmadan geçiren sürücü için ilk yıl yüzde 15, ikinci yıl yüzde 30 ve üçüncü yıl kaza yapmayan sürücüye de yüzde 45 indirim yapılacak. Böylece iyi sürücüler için çok ucuz olan sigorta kaza yapıp hasar çıkaranlar için pahalı hale gelecek. Uygulama 12 Nisan'da (yarın) başlıyor.
Haber Türk

Kanal İstanbul'da Rol Model Marmaray
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Kanal İstanbul'da Marmaray'ı örnek aldıklarını belirtti. Suların, kanalın altından sarnıç yöntemiyle birbiriyle bağlanacağı bir çalışmanın değerlendirildiğini kaydeden Arslan, "Aynen Marmaray gibi" ifadelerini kullandı. Arslan, projede önceliği köprülere vereceklerini söyledi. Bir grup gazeteciye yaptığı buluşmada Kanal İstanbul'da bütün güzergahlarla ilgili nihai aşamaya geldiklerini belirten Arslan, bir ya da birden fazla farklı finansman seçeneğinin gündemde olduğunu ifade etti. Arslan, "O güzergâhta yapılacak çalışmaya bağlı olarak da ilave tatlı su kaynaklarını da oluşturacağız, barajlar da dahil buna. Buradan çıkacak hafriyat çok önemli miktarda. Bu hafriyatla biz 3. havalimanında tamam kömür ocaklarından kaynaklı birçok bataklığı, çukurları doldurduk ama onun dışında daha doldurulması gereken yerler de var. Onları da inşallah doldurup oraları da yeşillendireceğiz. Çıkacak malzemeyi kullanmak adına adalar yapacağız. Bir yap-işletdevret veya yap-işlet gibi değil. Bu çok büyük proje. Adalar da dahil, etrafındaki oluşumlar da dahil bunların hepsinin birbirini tamamlaması lazım" dedi. "Trakya'da diyelim ki ilave barajlar yapılacak, onu da DSİ ile birlikte çalışıyoruz" diyen Arslan, suların kanalın altından sarnıç yöntemiyle birbiriyle bağlanacağı bir çalışmanın da değerlendirildiğini kaydetti. Arslan, "Aynen Marmaray gibi. Melen çayından DSİ su getirdi ya boğazın altından geçirdi. Onun gibi kanalın altından geçireceğiz suyu" dedi. Çevrecilerin projeyle ilgili eleştirilerini yanıtlayan Arslan, "Biz bu projeyle emin olun ki çok daha fazla yeşil kazandıracağız. Çok daha fazla ağaçlandırma yapacağız. Yapacağımız düzenlemelerle de rekreasyonlarla da insanların nefes alabileceği alanlar kazandırmış olacağız. Sadece 1-2 hocayla da değil, birçok hocayla birçok üniversiteyle çalışıyoruz" diye konuştu.
Milliyet

Ekonomi Yavaşlayınca Ödemeler De Gecikti
Maliye Bakanı Naci Ağbal, 6736 sayılı yapılandırmanın üzerinden çok kısa bir süre geçmiş olmasına rağmen yeni bir yapılandırma sürecine start vermelerinin nedenini şöyle açıkladı: "En son yapmış olduğumuz Yeniden Yapılandırma Kanunu 2016 Haziran ayına kadar olan vergi ve prim borçlarını kapsıyordu, halbuki o tarihten sonra Temmuz ayında alçak bir darbe girişimi yaşadı bu ülke. Ekonomide bir miktar tabii yavaşlama oldu ve bu da mükelleflerimizin özellikle 2016'nın ikinci yarısında vergi ve prim ödeme kabiliyetlerini bir miktar aşağıya çekti ve burada da yapmış olduğumuz değerlendirmede ekonomiye bu yolla da destek olmak amacıyla yeniden yapılandırma süresini 2016 Haziran'ından 2017 Mart ayı sonuna çekmek istiyoruz. Bu konuyla ilgili de sayın Başbakan'ımıza çalışmalarımızı, konuyla ilgili talepleri arz ettik. Kendisinin talimatlarıyla kanun tasarısını arkadaşlarımız hafta sonu hazırladılar, inşallah hızlı bir şekilde onu da Meclis'e göndereceğiz."
Vatan

İkinci Bahar
Mobilya ve beyaz eşyadaki vergi indirimleri Maliye'nin yaklaşık 800 milyon liralık vergiden feragat etmesi, bir başka deyişle bu paranın vatandaşın cebinde kalması anlamına geliyor. Ancak Merkez Bankası geçen hafta yayınladığı enflasyon raporunda vergi indirimlerinin fiyatlara yansımadığına dikkat çekmişti. Maliye Bakanı Naci Ağbal, mobilya ve beyaz eşyadaki indirimlerle ilgili olarak "Yaptığımız hesaplamalara göre burada 350 milyon liralık bir maliyet oluştu. Şimdi biz bunu 30 Eylül tarihine uzatıyoruz, bu durumda yaptığımız hesaplamalara göre, bunun vergi gelirlerine net olarak 800 milyon civarında bir etkisi olacak" diye konuştu. Ağbal, sözkonusu indirimlerin ekonomiyi canlandırıcı, istihdama katkı yapıcı sonuçlarını da gözlemlediklerini belirtti ve şöyle devam etti: "Ben inanıyorum ki mobilya, beyaz eşya ve ve konut sektöründe yapmış olduğumuz bu indirimler ekonomiyi genel anlamda canlandıracak, hem istihdam sağlayacak hem üretimi artıracak hem de piyasada yüzleri güldürecek ve bunun işaretlerini de alıyoruz. Bu bakımdan piyasada son dönemde başlayan canlanma artarak devam ediyor."
Vatan

DÜNYA

Peçete Üzerinde Libya'yı Bölmüş
ABD Başkanı Donald Trump'ın Beyaz Saray'daki dış politika danışmanlarından Sebastian Gorka'nın Libya'yı üçe bölme planını bir peçeteye çizdiği ortaya çıktı. İngiliz gazetesi Guardian'ın haberine göre Gorka, Trump'ın 20 Ocak'taki başkanlık yemininden haftalar önce Avrupalı üst düzey bir diplomat ile buluştu. Bu görüşmede eski devlet başkanı Muammer Kaddafi sonrası kaostan çıkamayan Libya'nın durumu ele alınırken, Gorka, Libya'yı Osmanlı Devleti'nin eyalet sistemi temelinde üçe bölmeyi teklif etti ve planını bir peçeteye çizerek gösterdi. Buna göre plan, Kuzey Afrika ülkesini, Trablusgarp, Sirenayka ve Fizan olarak üçe bölüyor. Adı açıklanmayan Avrupalı diplomat ise bu planın "Libya için en kötü çözüm" olduğunu söylemiş. Guardian, Gorka'nın, ABD Başkanı Trump'ın Libya'ya atanacak özel temsilcisi adaylarından biri olduğunu da belirtti. Ancak Gorka'nın bu görev için iki güçlü rakibi var. Bunlardan biri ABD Kongresi'nin eski bir üyesi ve lobici olan Pete Hoekstra. En güçlü aday ise eski bir ABD istihbarat yetkilisi olan ve Libya'da 10 yıldan fazla görev yapmış olan Phillip Escaravage. Radikal İslam'a karşı sert politikaları savunan Gorka, Beyaz Saray Baş Stratejisti Steve Bannon'a yakınlığıyla biliniyor.
Hürriyet

Saldırı Yinelenirse Yapacaklarımızın Ucu Açık
Suriye'de Beşar Esad rejiminin geçen hafta İdlib kentine bağlı Han Şeyhun'a düzenlediği ve 100'e yakın kişinin hayatını kaybettiği kimyasal saldırının yol açtığı gerilim tırmanıyor. El Şayrat hava üssünü bombalayan ABD'nin Savunma Bakanı James Mattis, "Suriye'de kimyasal saldırıların yinelenmesi Esad'ın tedbirsiz davrandığı anlamına gelir. Başkan bu harekâtı, ABD'nin Esad'ın masum insanları katletmesine sessiz kalmayacağını göstermek için gerçekleştirdi. Esad uluslararası hukuka karşı gelmiştir" açıklamasında bulundu. Mattis, "Savunma Bakanlığı raporuna göre, bombardımanımızın ardından Suriye'nin hava harekâtı kapasitesinde yüzde 20'lik bir hasar oluştu" diye konuştu. Beyaz Saray Sözcüsü Sean Spicer da "Eğer sivil halk, bir daha varil bombalarıyla zehirlenirse gelecekteki yaptırımlarımızın ucunu açık bırakıyoruz" diye konuştu. reuters'ın yayınladığı, rusya, İran ve müttefiklerinden geldiği savunulan ortak açıklamayla ilgili Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov'dan yalanlama geldi. Peskov, açıklamadaki "ABD Suriye'ye saldırıyla kırmızı çizgiyi aştı. Bundan sonra her türlü saldırıya karşılık vereceğiz" ifadesinin Moskova'ya ait olmadığını söyledi. Peskov, "Bilgimiz yok, açıklamayı teyit edemeyiz. reuters'ın bunu nereden aldığını da bilmiyoruz" dedi.
Haber Türk

Suriye İçin Söz Yorum Düellosu
ABD'nin, Suriye'de Şayrat Hava Üssü'nü vurması sonrası başlayan söz düellosu ve gerginlik, artarak devam ediyor. Dün, bölgede büyük rol oynayan Rusya ve İran'ın yanı sıra ABD tarafından da önemli açıklamalar yapıldı. Kremlin Basın Sözcüsü Dmitriy Peskov, ABD'nin rejime ait hava üssünü vurarak, Suriye konusundaki işbirliğine isteksizliğini ortaya koyduğunu söyledi. Rusya'nın başkenti Moskova'da konuşan Peskov, "Amerikan tarafı böylelikle, Suriye'de işbirliği ile diğer aktörlerin çıkarları ve endişelerini dikkate alma konularındaki isteksizliğini göstermiş oldu" ifadesini kullandı. Suriye krizinin siyasi çözümüne yönelik görüşmelerin Cenevre ve Astana'da yürütüldüğünü anımsatan Peskov, "Bu karmaşık bir süreç ve istenilenden daha fazla uzadı. Ancak şimdilik başka bir alternatif yok" ifadelerini kullandı. Peskov, basında çıkan, Rusya, İran ve müttefik gruplara dayandırılan, ABD'nin Suriye'ye saldırarak kırmızı çizgileri aştığı ve bundan sonra her türlü saldırıya karşılık verileceği yönündeki haberlerin kaynağıyla ilgili ise bir fikri olmadığını belirtti. Uluslararası basında, ABD'nin son saldırısını kırmızı çizgi olarak gören Rusya ve İran'ın bundan sonra her türlü saldırıya karşılık verecekleri yönünde haberler yer almıştı.
Milliyet

Kıbrıs'ta Görüşmeler Kaldığı Yerden
Ada'da Rumların Enosis kutlaması (Kıbrıs'ın Yunanistan'a bağlanması) yönünde aldığı kararla sekteye uğrayan görüşmeler bugün yeniden başlıyor. Rum Temsilciler Meclisi, cuma günü Enosis kutlamalarıyla ilgili kararın düzeltilmesine yönelik Milli Eğitim Bakanlığı'na yetki vermişti. Bu karar sonrasında açıklama yapan KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı da, görüşmelere yeniden başlayacaklarını söylemişti. Birleşmiş Milletler (BM) de, bugün saat 10.00'da liderlerin bir araya geleceğini açıklamıştı. Milliyet'in edindiği bilgilere göre Türk tarafı, müzakerelerin sonuç alıcı olmasını istiyor. Akıncı, Yunanistan ve Rumların olumsuz tutumu nedeniyle ara verilen Cenevre zirvesinin yeniden toplanmasına yönelik adımların atılmasında da ısrarcı. Rum lideri Anastasiadis ise, müzakerelerin "kolay başlıklarda" yeniden gözden geçirme şeklinde ilerlemesini istiyor ve Şubat 2018 başkanlık seçimleri öncesi ilerlemeye sıcak bakmıyor. Kıbrıs'ta liderler bugün başlayacakları müzakerelerde 6 önemli başlıkta ilerleme sağlamaya çalışacak.
Milliyet

Safiye Irkçıları Gülüşüyle Yendi
Hafta sonunda İngiltere'nin Birmingham kentinde, göçmen ve Müslüman karşıtı 'İngiliz Savunma Birliği' (EDL) tarafından düzenlenen gösteride ırkçıların karşısına dikilen genç bir kadının fotoğrafı, sosyal medyada en çok konuşulan konulardan birisi oldu. EDL yöneticileri, geçen ay başkent Londra'da yaşanan terör saldırısının ardından, 'radikal İslamcı' teröristlerin kentle olan bağlantılarına dikkati çekmek için Birmingham'da gösteri düzenleyeceklerini açıklamıştı. Örgütün çağrısına uyarak Birmingham'a gelen yaklaşık 50 kişilik bir grup, cumartesi günü kent merkezinde İslam karşıtı sloganlar atarak yürümeye başladı. Kentteki Merkez Camisi'nin organize ettiği, EDL'nin eylemiyle aynı saatlerde düzenlenen ırkçılık karşıtı gösteriye ise yaklaşık 300 kişi katıldı. Bir ara karşı karşıya gelen 2 grup arasında sözlü atışmalar yaşanırken, yoldan geçen Safiye Han adlı genç kadın, başörtülü bir göstericinin zor durumda kaldığını görünce harekete geçti. Yarı Pakistan, yarı Bosna kökenli olduğunu söyleyen Han, BBC'ye verdiği röportajda, "Başörtülü bir kadın, EDL taraftarı 25 erkek tarafından çevrelenmişti. Polis onu korumak için bir şey yapmıyordu. Ben de grubun arasına dalarak kendimi tanıttım ve onlarla yüzleştim" diye konuştu. Ortamın daha fazla gerilmemesi için polis tarafından uzaklaştırılan genç kadın, amacının gösteriye katılmak olmadığını, sadece 'yaşadığı kentte insanlara kabadayılık taslanmasından hoşlanmadığını' kaydetti. Safiye'nin EDL üyelerinin karşısında elleri ceplerinde gülümseyerek dururken çekilen fotoğrafı, sosyal medya sitelerinde binlerce kez paylaşıldı. Ünlü televizyon sunucusu Piers Morgan, Safiye'nin fotoğrafını 'haftanın fotoğrafı' ilan ederken, Birmingham'lı siyasetçiler de genç kadına destek verdi.
Vatan

Abd'de Okula Silahlı Saldırı: 2 Ölü 2 Yaralı
ABD'nin California eyaletindeki ilkokulda yaşanan silahlı saldırıda iki yetişkinin hayatını kaybettiği, iki öğrencinin ise yaralandığı belirtildi. California'nın San Bernardino kentindeki North Park İlkokulu'nda yaşanan saldırıya ilişkin polisten yapılan açıklamada olayda iki yetişkinin hayatını kaybettiği, saldırganın bir kişiyi öldürdükten sonra intihar ettiği belirtildi. Olayın aile içi sorundan kaynaklandığı ve öldürülen kişinin öğretmen olduğu ifade edildi. Saldırgan da öldüğü için okulda herhangi bir tehlike kalmadığı açıklandı. Yaralanan çocuklara ilişkin henüz bilgi verilmedi.
Vatan

POLİTİKA

Kasetle Geldin Kasetle Gideceksin
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çorum'da CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP'yi çok sert ifadelerle eleştirdi. CHP liderine ilk defa, "Eyy Kemal" diye seslenen Erdoğan, "Kasetle geldin kasetle gideceksin" dedi. Erdoğan, "Evet Platformu" tarafından Abide Meydanı'nda düzenlenen, "Çorum Buluşması'nda" vatandaşlara şunları söyledi: Hiçbir ilimize üvey evlat muamelesi yapmadık, yapmıyoruz. Bizim gözümüzde 81 vilayetimizin tamamı eşittir. Dili, bölgesi, etnik kimliği ne olursa olsun 80 milyonunun tamamına aynı nazarla bakıyoruz. Bizde Alevi, Sünni ayrımı yok. Türk, Kürt, Laz, Çerkes, Gürcü, Abhaza ayrımı yok. Çünkü biz yaradılanı Yaradan'dan ötürü seviyoruz eyy Kemal. Bizim farkımız bu. Sayın Kılıçdaroğlu bir şeyler söylüyor. FETÖ'nün gazetelerinde daha önce 'Darbe olursa tankın üzerine ilk defa ben çıkarım' diyordu. Bugün gazeteleri okudunuz mu? Bütün görüntülerle VIP'den nasıl kaçtığını gösteriyor. Saat 23.15 kaçıyor. Ve ben de yaklaşık 3.30 gibi Yeşilköy'e iniyorum. Bir programda 'Sayın Cumhurbaşkanı'nın koruma müdürleri haber verseydi, ben havalimanında kendilerini beklerdim' diyor. Eyy Kılıçdaroğlu, ben tüm milletime çağrıyı yaptım. Benim milletim on binler, yüz binler meydanlara döküldü. Sen niye kaçıp gittin? Bakırköy Belediye Başkanı'nın evine gideceğine, sen de orada vatandaşınla beraber olsaydın. Bu iş yürek ister. Bu iş kürekle olmaz yürekle olur. Sen orada vatandaşınla beraber olacaktın. Öyle kaçıp gitmeyecektin. BU zat çıkmış utanmadan, zerre kadar yüzü kızarmadan '15 Temmuz'a kontrollü darbe' diyor. Tabii bütün bu tepkiler karşısında da bu sefer geri adım atıyor. 'Ben bunu ilk defa söylemiyorum' diyerek güya kendini savunuyor. Çıkıp 80 milyondan özür dilemek yerine maalesef suç bastırmaya çalışıyor. Bu zat resmen milletimizle ayrı düşüyor. Ya sen nasıl bir adamsın, insanda biraz yüz olur. İnsanda o gece ölüme koşan 249 şehide karşı 2 bin 193 gaziye karşı saygı olur.
Milliyet

27 Mayıs Parantezini Hepten Kapatıyoruz
Başbakan Binali Yıldırım, 27 Mayıs'ta idam edilen eski Başbakan Adnan Menderes'in memleketi Aydın'da, "27 Mayıs parantezini hepten kapatıyoruz. Darbeler dönemini kapatıyoruz. CHP bundan rahatsız. CHP, 27 Mayıs'ın mimarlarından 27 Mayıs'ı alkışlayan parti. Bu parantezin kapanmasını istemiyor" dedi. 82 model anayasanın eskidiğini belirten Yıldırım, "2017 model gıcır gıcır otomatik vites, navigasyonu olan, hava yastıklı olan konforlu bir anayasa, yeni anayasa bu işte" diye konuştu. Yıldırım, partisinin Aydın İstasyon Meydanı'nda gerçekleşen mitinginde sözlerine Adnan Menderes'i anarak başladı ve şu mesajları verdi: Terör sorunuyla inşallah yeni sistemde daha etkin mücadele vereceğiz. PKK, HDP, FETÖ, Avrupa 'Hayır' diyor. Türkiye'nin gelişmesini istemeyen ne kadar çevre varsa bunlar bu değişikliğe karşı. Hadi bunları anladık, CHP'ye ne demeli? CHP'lilere sesleniyorum; rejim değişikliği değildir. 82 anayasasına 'hayır' dedim diyor. 35 yıl geçmiş hala orada kalmış. Darbe anayasasına 'hayır' dedin. Biz de darbe anayasasını değiştiriyoruz zaten. Sana düşen 'hayır' demek değil, 'evet' demektir. Senin dediğini yapıyoruz. Şimdi arızalı hayırcılar diyor ki; arızalar sürsün. 82 model, şanzımanı, vitesleri yok arabanın. 2017 model gıcır gıcır otomatik vites, navigasyonu olan, hava yastıklı olan konforlu bir anayasa, yeni anayasa bu işte. Bunlar değişimden korkan, statükocudur. Dünya değişsin biz yerimizde sayalım istiyorlar.
Milliyet

Vekâlet Edecek Kişi Seçimle Gelsin
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 16 Nisan referandumuna ilişkin olarak, "Partinin genel başkanı, aynı zamanda komutan olacak. Hani kışlaya siyaset girmesin diyorduk. Askeriye bir partinin genel başkanına bağlı olacak. Hâkim tayin ettiğiniz andan itibaren adaleti çökertirsiniz. Adaleti, hakkı ve hukuku bir siyasi partinin genel başkanına teslim ederseniz, ülkenin geleceğini karanlığa gömersiniz, bu kadar açık, tercih milletin" ifadesini kullandı. Kılıçdaroğlu, 16 Nisan referandumu çalışmaları çerçevesinde dün Kocaeli'de temaslarda bulundu. Tanyıldız Düğün Salonu'nda muhtarlara hitap eden Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: Anayasa, Türkiye Cumhuriyeti kimliğini taşıyan herkesin can ve mal güvenliğini güvence altına alır. 1921 anayasasının 1. maddesi, 'Hakimiyet bila kayd-u şart milletindir'. Bugünkü anayasamızda da aynı ifade vardır, 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir'. Milletin seçtiği hükümete kimse itiraz etmez, millet seçmiştir başımızın üstünde yeri vardır. Cumhurbaşkanının tarafsız olması lazım. Cumhurbaşkanı yeni düzenlemede bir partinin genel başkanı olacak yani tarafsız olmayacak. Hem A partisinin genel başkanı hem de başkan olacak. Cumhurbaşkanları, hangi partiden, hangi kimlikten, hangi inançtan olursa olsun, 80 milyonu temsil eder. Cumhurbaşkanlığı makamı ortak paydamızdır. Bir partinin makamına dönüştürürseniz ortak payda olmaktan çıkar, kendisine oy veren partilileri temsil eder. Oy kullanırken, sandığa giderken bunu düşünmek zorundasınız. Partinin genel başkanı, cumhurbaşkanı olursa hâkim tayin edecek. O hâkimin adaletli davranacağına inanıyor musunuz? Ben hâkim tayin edersem, AKP'li bir vatandaşın davası o hâkime düşse, hâkimin kararına inanır mı? Partinin genel başkanı, aynı zamanda komutan olacak. Hani kışlaya siyaset girmesin diyorduk. Askeriye bir partinin genel başkanına bağlı olacak. Olur mu arkadaşlar? Tek adam rejiminde yardımcılarından birisi başkana vekalet edecek. O seçimle gelmedi. Tarihimizde seçimle gelmeyen insanlar ne zaman Türkiye Cumhuriyeti'ni temsil etmiştir? 12 Eylül darbesinde. Evren, seçimle mi geldi? Darbe yaptı. Biz demokrasiyi savunuyorsak, cumhurbaşkanı da seçimle geliyor, ona vekalet edecek kişi neden seçimle gelmesin? Demokrasiye ihanet ediyoruz. Cumhurbaşkanının sahip olduğu bütün yetkilere sahip olacak. Cumhurbaşkanı gitmiştir bir yere, öğleden sonra 'Meclis'i feshettim' diyebilir, yetkisi var. Bakanların sayısını ve görev alanını bir kişi belirliyor. Meclis'ten bu yetkiyi alıyoruz, bir kişiye teslim ediyoruz. Meydanlara çıkılıyor, bunları çıkın millete anlatın. Niçin anlatmıyorsunuz? Yaptıkları mitinglere bakıyorum, tek konu var, Kılıçdaroğlu. Ya arkadaş, ben size ne yaptım? Yer gök yazılmış, 'evet, evet, evet'. Neye evet kardeşim, şunu çıkıp millete bir anlatsana. Biz milletimize ve Allah'ımıza güveniyoruz.
Milliyet

SPOR

UEFA Avrupa Ligi çeyrek final kurasında Manchester United'dan sonra en tehlikeli takım olarak gösterilen ve Beşiktaş'ın karşısına çıkan Lyon'un sportif faaliyetlerden sorumlu yöneticisi Florian Maurice ile Trabzonspor-Beşiktaş maçının ardından bir araya geldik, keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Siyah-beyazlı temsilcimizi perşembe günü Fransa'da oynanacak dev maç öncesi son kez izlemeye gelen Maurice'in yanında iki sezon önce Demba Ba'yı Çin'e götüren menajer Özgün Koyutürk de vardı. Koyutürk'ün misafiri olarak Trabzon'a gelen Fransız yönetici, Milliyet'e özel açıklamalar yaptı. Beşiktaş'la oynayacakları her iki maçın da büyük bir çekişme ve heyecana sahne olacağını belirterek sözlerine başlayan Florian Maurice, "Özellikle Vodafone Arena'da bizi zorlu bir maç bekliyor. Aslında ben daha önce İnönü Stadı'na gitmiştim. Beşiktaş'ın, Şampiyonlar Ligi'nde PSG'yi yendiği maçta ben de orada bulundum. Ayrıca Tigana bir dönem benim de hocalığımı yaptı. Şu bir gerçek ki kurada istemediğimiz birinci takım Manchester United'dı. İstemediğiniz ikinci rakip ise kesinlikle Beşiktaş'tı" diye konuştu. Beşiktaş'ın Dinamo Kiev'le oynadığı son maçta Şampiyonlar Ligi'nden elendiğini hatırlatan Maurice, siyah-beyazlıların çok önemli oyunculara sahip olduğuna vurgu yaptı. Fransız yönetici, "Napoli gibi bir takımı deplasmanda yendiler. Beşiktaş kendi evinde seyirci baskısıyla çok iyi işler yapabiliyor. Quaresma, Talisca, Cenk, Oğuzhan ve Aboubakar gibi çok kaliteli hücum oyuncuları var. Tabii ki zayıf yönleri de bulunuyor. İlk maçta İstanbul için önemli sayılabilecek bir avantajı elde etmeye çalışacağız" dedi. Lyon'un uyguladığı bilet sistemindeki açıklık nedeniyle perşembe günü statta yaklaşık 25 bin Beşiktaş taraftarı olacağını ifade ettiğimiz Florian Maurice bu durum için gülerek, "erken final" benzetmesi yaptı. Fransız idareci, "Biliyorsunuz finallerde seyirci yarı yarıya olur. Bu eşleşme de sanki erken bir final gibi oldu. Tabii ki böyle bir durum olsun istemezdik ama maalesef kendi evimizde kalabalık bir Beşiktaş taraftarına karşı oynayacağız. Biliyorsunuz ki Fransa'da Türk nüfusu kalabalık. O nedenle bilet konusunda tribünlerde bir eşitlik olacak. Her iki takım açısından güzel ve centilmence bir karşılaşma olsun isterim. Biz her iki maçta da turu geçmek için elimizden geleni yapacağız" ifadelerini kullandı.
Milliyet

Fenerbahçe'nin Akhisar Belediyespor karşısında aldığı 3-1'lik galibiyet özellikle ilk 2 iddiası için çok önemli bir adım oldu. Oyun olarak vasatı aşamayan sarı-lacivertli ekibi bir kez daha Jeremain Lens faktörü kurtardı. Hollandalı oyuncu hem rakibin kendi kalesine attığı golün ortasını yaptı hem de son dakikada attığı golle yıldızlaştı. Fenerbahçe'de kiralık olan ve geleceği halen netleşemeyen Lens'in takımın en iyisi olması önemli bir durumu gözler önüne serdi. Buna göre Hollandalı yıldız, takımının ligdeki 14 galibiyetinin 9'una bizzat tek başına etki etti. Tecrübeli futbolcu, 4 gol 11 asistle mücadele ettiği Spor Toto Süper Lig'de takımının adeta kalbi oldu. Asist krallığına koşan 28 yaşındaki oyuncu, bilhassa son dönemde takımının liderliğine de soyundu. Bir kaptan gibi oynayan ve yenilgilerde tek isyan eden oyuncu konumundaki Lens, şimdiden camiada simge bir isim haline geldi. Jeremain Lens'in her geçen hafta yükselen performans grafiği de transfer konusunu artık daha önemli kılıyor. Sunderland ile temasta olan Fenerbahçe Yönetimi en az 1 sezon daha kiralama formülü üzerinde duruyor. Bu konuda da Sunderland cephesinde umut verici gelişmeler dikkat çekiyor. Şu anda Premier Lig'in bitimine 7 hafta kala son sırada olan Sunderland'in düşmesine kesin gözüyle bakılıyor. Hatta Championship'in planlamasına da başlayan İngiliz ekibinde bazı değerli isimlerin satışı yapılacak. Sunderland, elinde bulunan kaleci Pickford, Jack Rodwell, Borini ve Khazri gibi yıldızları satması durumunda Fenerbahçe'nin Lens'i kiralama talebine olumlu yaklaşacak ortamı bulacak. Şu ana kadar yapılan görüşmelerin pozitif gittiği, sarı-lacivertli kulübün ilk planda bonservisini almak istediği Hollandalı oyuncuyu bu planı gerçekleşmezse yeniden kiralayacağı bildirildi.
Milliyet

Başakşehir Fatih Terim Stadı'nda Abdullah Avcı'nın ekibi lige ve şampiyonluk iddiasına "devam", ağır yenilen Galatasaray ise "tamam" dedi. Sistem ile sistemsizlik arasındaki 90 dakikada Başakşehir Togolu golcüsü Adebayor'un hat-trick'i ve Mustafa Pektemek'in golüyle çok rahat bir galibiyet aldı. Başakşehir adeta Galatasaray'a futbol dersi verirken kendileri için son derece önem taşıyan bu maçta sarı-kırmızılılar hiçbir varlık gösteremediği gibi kaleyi bulan şut bile atamadı. Tudor, Sneijder ve Podolski'yi kulübede tutarak büyük risk alırken sorgulanacak tercihlerde bulundu. Maç Yasin ve Mossoro'nun karşılıklı tehlikeleri ile başladı. 11'de ilk gol geldi. Semih'in kontrol edemediği top Mossoro'nun önüne düştü. Mossoro bomboş durumdaki Adebayor'a bırakırken Togolu golcüye boş kaleye topu atmak kaldı. 15'te Visca'nın kafasında Muslera kritik bir kurtarış yaptı. 35'te Cengiz net pozisyonda iyi vuramadı. 44'te Caiçara'nın ortasında Chedjou'nun yanında iyi yükselen Adebayor kendisinin ve takımının ikinci golünü attı. 57'de Visca'nın yarattığı tehlikede Muslera'dan dönen topu herkesin bakışları arasında Adebayor en üst noktada yine filelerle buluşturdu. Togolu böylece hat-trick yaptı. Adebayor çıkıp yerine görevi Mustafa Pektemek devraldı. Muslera'nın hatalı çıkışını değerlendiren Mustafa, Uruguaylı'ya çalımını atıp topu sürdü ve boş kaleye vurdu.
Milliyet

Galatasaray Teknik Direktörü Igor Tudor, Medipol Başakşehir karşısında anlamsız bir baskı içine girdiklerini söyledi, sanki Şampiyonlar Ligi finaline çıkmışçasına oynadıklarını dile getirdi. Hırvat teknik adam, "İlk dakikadan beri takımın, bana verdiği enerji, Camp Nou'ya gelmişiz de, Barcelona ile oynuyormuşuz gibiydi. Biz Galatasarayız, bu kabul edilemez. Maça bakınca enerji tamamen böyleydi, ikili mücadele kazanmamadık, futbol sergileyemedik" dedi. Devre arasında bunu futbolculara anlattığını da söyleyen Tudor, "Soyunma odasında, Nou Camp'ta Barcelona ile oynamaya gelmedik, çıkalım top oynayalım, bütün sorumluluğu ben alıyorum, dedim. Şampiyonlar Ligi finali oynamıyoruz, bunu anlattım. Bu baskıyı anlamadım. Bununla baş edemedik. Ne yazık ki bunu başaramamak beni daha da üzdü. Rakip hata yapmadı, biz yanlışlar yaptık ve bu skor ortaya çıktı" diye konuştu. Artık Fenerbahçe ile oynayacakları derbiye hazırlanacaklarını dile getiren Tudor, "Kafayı yere eğmemeliyiz ve çalışmalıyız. İki hafta sonra Fenerbahçe maçı var ve bu maça hazırlanmalıyız" yorumunu yaptı. Tudor, takımın kadrosuyla ilgili de şunları söyledi: "Kafamdaki en iyi kadroyu çıkarmak vardı aklımda, tercih hakkımı bu yönde kullanmak istedim. Bütün oyunları ve antrenmanları izliyorum. Bu yüzden benim üzerime düşen görev en iyi 11'i çıkarabilmek."
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme