15 Nisan 2017 Cumartesi

15.04.2017 Genel Gündem



15.04.2017

GÜNDEM
Nisan yağmurları sele yol açtı: 1 ölü
Erzincan, Hakkari, Şanlıurfa ve Bingöl'de sağanak yağış sonrasında sel meydana geldi. Şanlıurfa'da bir kişi hayatını kaybederken, Bingöl'de ise köprü çöktü. Şanlıurfa: Önceki akşam Eyyübiye ilçesine bağlı Dilimli Mahallesi'nde sağanak yağış nedeniyle taşan dereden otomobiliyle geçen Mehmet Yüksekbaş, sel sularına kapıldı. Kendini kurtarmak için dışarı çıkan Yüksekbaş, sulara kapılarak sürüklendi. Mahalleye gelen AFAD ekiplerinin 6 saatlik çalışmasıyla ulaşılan Yüksekbaş'ın cesedi, otopsi için Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. ● Erzincan: Kentte dün sabah başlayan ve zaman zaman şiddetini artıran sağanak, Yenimahalle ve Hocabey mahallelerindeki bazı apartman ile evlerin sığınak ve bodrum katlarında su baskınlarına yol açtı. Kent çıkışı Kemah Kavşağı'ndaki fidanlık da sağanak nedeniyle su altında kaldı. ● Bingöl: Bingöl'de önceki gün etkili olan yağmur, akşam etkisini iyice artırdı. Yağış nedeniyle kent merkezinden geçen Çapakçur Çayı'nın debisi yükselip, taştı. Bahçelievler Mahallesi'ndeki eski Çapakçur Köprüsü'nün bir kısmı çöktü. Yol trafiğe kapanırken, çay kenarındaki çok sayıda evi su bastı. Vali Yavuz Selim Köşger, 100 küçükbaş ile 6 büyükbaş hayvanın telef olduğunu söyledi. ● Hakkâri: Dün sabah saatlerinde Hakkari-Çukurca karayolunun çöplük mevkii ile Taşbaşı ve Gelincik mezralarının bulunduğu karayolu ve köy yollarında heyelan meydana geldi. Hakkari- Van Karayolunun 20'nci kilometresindeki Çanaklı köyünde ise yağmur ve oluşan sel, köyün içinden geçen derenin taşmasına neden oldu.
Milliyet


 'Abd tehlikeli işbirliği yapıyor'
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu dün A Haber'de gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve soruları yanıtladı. ABD yönetiminin, "Suriye'deki vahşi iç savaşın bitirilmesi" yönündeki açıklamaları hakkında Çavuşoğlu, Suriye'deki vahşi savaşı durdurmak için çok geç kalındığını söyledi. Ateşkes ve çözüm için birçok çaba sarf edildiğini ancak halen ihlallerin devam ettiğini dile getiren Çavuşoğlu, biran evvel ateşkesin tam olarak sağlanması ve siyasi çözümün başarılması gerektiğini ifade etti. ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson'ın Moskova ziyaretini değerlendiren Çavuşoğlu, "Umarım burada pozitif gündem için ve gerçekten Suriye'nin geleceği düşünülerek, kendi ajandalarını ön plana çıkararak değil, yol haritası konusunda en azından samimi bir görüş alışverişinde bulunmuşlardır" diye konuştu. Rakka operasyonuna ilişkin bir soruyu yanıtlayan Çavuşoğlu, sayısı az da olsa Münbiç'te hâlâ YPG unsurlarının bulunduğunu anımsattı. Münbiç'in çok büyük bölümünün Arap olduğunu dile getiren Çavuşoğlu, bölge halkının sadece yüzde 2'sinin Kürt olduğunu, bunun da önemli bölümünün YPG tarafından sürgüne gönderildiğini, YPG dışında bölgede Kürt kalmadığını vurguladı. Çavuşoğlu, "Bu şartlarda halen Münbiç'te bir Türk askeri operasyonu mümkün mü? ABD, Rakka'da eğer PYD/YPG ile Türkiye olmaksızın operasyonda ısrar ederse Türkiye'nin tepkisi ne olacak" sorusuna karşılık, Türkiye'nin tepkisinin ne olacağının ABD'li muhataplarına iletildiğini hatırlattı. Çavuşoğlu şöyle devam etti: "Suriye'nin geleceği için bu tür iş birlikleri çok tehlikeli ve risklidir. Suriye'nin birliği ve bütünlüğünü de sağlamaz. ABD'nin, sadece Rakka'yı temizlemekle değil Suriye'nin geleceğini planlamakla yükümlü olduğunu da bilmesi lazım. Bilmemiz lazım. Bunu da hep birlikte başarmamız lazım. Terör örgütleriyle değil."
Milliyet

 'Fetö çetesinin yol verdiği bir cinayetti'
Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin kamu görevlilerinin de yargılandığı 35 sanıklı davada tanık olarak dinlenen eski Emniyet Müdürü Emin Arslan, çarpıcı ifadeler kullandı. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 44. duruşmada Arslan özetle şunları söyledi: "Bence bu kesinlikle FETÖ çetesini bizlere, askerlere, aydınlara, yani Türkiye'nin kendilerine engel olabilecek kişilerine operasyon yapabilmek için o yıllarda bile bile kasıtlı olarak yol verdikleri bir cinayet bu. Hedef olduğumu bilen bir kişiydim ama bu kadar pervasız olacaklarını düşünmüyordum. Email üzerinden sahte örgüt suçlaması ile dinlendiğimizi 2010'da söylemiştim. Emniyette engel gördükleri kişilere bu operasyon yapıldı." "Cinayet öncesi dönemde Dink konusu, Malatya'daki konular ve Rahip Santoro cinayeti gibi olaylar üst üste toplandığında, 'Yahu bu C şubesinde (İstanbul İstihbarat Dairesi Başkanlığı C Şube) acayip şeyler oluyor' düşüncesini akla getiriyor. Bu kadar pervasız olacaklarını düşünmemiştim. Fetullah Gülen ile ilgili söylemlerim nedeniyle hedef oldum, görevden alındım. 2008'de İBDA-C, 2009'da da Hizbullahçı olduğum gerekçesiyle dinlenmişim. 2009 sonunda uyuşturucudan tutuklanıyorum. Şimdiki süreç yaşanmasa tekrar içerideydik yani."
Vatan

EKONOMİ
Dolar: 3,6636-3,6686
Euro: Euro 3,8916-3,8979
Sterlin: 4,5788-4,5937
Gram Altın: 151,7768-152,1847
Sandık öncesi güvenli liman
Referandum öncesi piyasalarda son işlem günü 'güvenli liman'da geçti. Sonuçların belirsizliğine karşı piyasa riske girmedi ve Türkiye serbest piyasasında gram altının fiyatı 152.90 liraya kadar yükselerek tarihi zirvesini gördü. Çeyrek altın 251 liraya, Cumhuriyet altını ise 1.023 liraya kadar çıktı. Gram altın, Kapalıçarşı'da haftayı 152.60 liradan tamamladı. Altında referandum belirsizliği kadar ABD - Kuzey Kore gerilimi de etkili oldu. Amerikan uçak gemisinin Kuzey Kore'nin bulunduğu bölgeye doğru ilerlemesi ve Kuzey Kore'nin altıncı kez nükleer silah denemesi yapabilecek olması kaygıları arttırdı. Uluslararası piyasalarda da altının ons fiyatı 1288 doları aştı. Paskalya bayramı nedeniyle yurtdışında bir çok piyasanın kapalı iken Borsa İstanbul yüzde 0.21 yükselişle, 90 bin 63 puandan kapandı. Dolar, dalgalı bir seyir izlerken bir ara 3.70 lira sınırına geldi. Dolarda bankalararası piyasada son işlemler 3.6931 liradan yapıldı. Gedik Portföy Portföy Yatırım Müdürü Eral Karayazıcı, Paskalya nedeniyle dış piyasaların önemli bir bölümünün kapalı olduğunu dile getirerek "Türkiye'de işlem yapan yabancılar ağırlıkla Londra ofisleri olduğu için son fiyatlamayı yerel yatırımcılar gerçekleştiriyor. Haftanın ilk bölümünde bir belirsizlik kaynağı olan referandum geride kalacak refleksi ile pozitif seyreden yurtiçi marketler önceki gün ve dün hele bir geride kalsın ruh haline bürünmüş görünüyor. Altın ise restleşmeye dönüşmesinden endişe edilen ABD - K.Kore gerilimden besleniyor. Ons haftalık bazda yüzde 2.7 getiriye imza attı" diye konuştu.
Hürriyet

Serbest tüketiciye epdk koruması
2017 yılı itibariyle serbest tüketici olma limiti 2.400 kwh ve üzeri olarak belirlendi ve kapsama yaklaşık 8.4 milyon tüketici girdi. Ancak uygulamada tedarikçi şirketlerle tüketiciler arasında yapılan anlaşmalarda tüketici mağduriyetlerinin yaşandığı görüldü. Şirketlerin, çeşitli adlar altında tüketicilerden ek bedeller aldığı aktif elektrik bedeli haricinde olan bu bedellerin tüketici tarafından da anlaşılamadığı ortaya çıktı. Bunun üzerine Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) da serbest tüketicilerin elektrik enerjisi tedarikçisi firmalarla yapacakları anlaşmalar için yeni şartlar getiriyor. Düzenleme ile tüketici ile tedarikçi arasındaki anlaşmalar iki yılı geçemeyecek, elektrik bedeli açıkça yer alacak. EPDK'nın hazırladığı Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri yönetmeliğinde değişiklik yapılmasına dair yönetmelik taslağına göre ikili anlaşmada enerji bedeli kurul onaylı bedel ile zorunlu olan vergi ve fonlardan oluşan aktif enerji bedeli olacak. Buna göre aktif elektrik enerjisi bedeli kuruş/ kWh üzerinden sabit bir bedel şeklinde veya bir endekse göre değişen değişken bedel olarak belirlenebilecek. Tüketiciler ikili anlaşma yapmaya ikna edilirken zaten aktif enerji bedeli üzerinden yapılıyor. Ancak EPDK'nın tespitlerine göre uygulamada tüketiciler bu şekilde sözleşme yapmaya ikna edilirken, anlaşmalarda tüketicilere çeşitli adlar altında ilave bedellerin yansıtılabileceğine ilişkin hükümler konulduğu görüldü. Elektrik piyasasına yabancı olan tüketicilerin de bu adlar altında gösterilen bedelleri anlayabilmesinin mümkün olmadığı ortaya konuldu. Anlaşma müzakerelerinin açık ve dürüstlük kurallarına uygun olarak yürütülmesi, elektrik bedellerinin anlaşmada düzenlendiği şekilde açık ve yanılgıya sebep olmaması için böyle bir düzenleme getiriliyor. Ayrıca ikili anlaşma koşullarında ve aksi anlaşmada kararlaştırılmadıkça anlaşma bedelinde tek taraflı olarak tüketici aleyhine değişiklik yapılamayacak. Tedarikçi aktif elektrik bedelinde değişiklik yapma yetkisine sahipse yapmayı öngördüğü değişikliği 45 gün önce tüketiciye açık, anlaşılır ve yazılı verecek. Bu bildirimde tüketicinin değiştirilecek olan bedeli kabul etmediği takdirde anlaşmayı her zaman feshetme kararına sahip olduğu belirtilecek. Serbest tüketiciler ile tedarikçiler arasındaki anlaşma belirsiz veya belirli süreli olarak düzenlenebilecek. Belirli süreli anlaşmanın süresi iki yılı aşamayacak. Böylece tüketicinin tedarikçi değiştirebilecek.
Hürriyet

1.2 milyar $'lık rüzgâr
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın, son tekliflerinin 27 Temmuz'da alınacağını duyurduğu rüzgâr Enerjisi Yenilenebilir Enerjisi Kaynak Alanları (YEKA) projesiyle, yaklaşık 1 - 1.2 milyar dolarlık yatırımın gerçekleşmesi bekleniyor. İhaleyi kazanacak firma, arz - talep dengesi kapsamında Edirne - Kırklareli - Tekirdağ'da zorunlu olarak 280 megavatlık kapasite inşa edecek, belirlenen 7 bölge arasında bin megavatlık kapasiteyi tamamlayacak şekilde tesis kuracağı alanları seçebilecek. YEKA şartnamesinden AA'nın yaptığı derlemeye göre, toplam kapasitesi bin megavat olacak rüzgâr türbininde, kule - kanat dahil yüzde 65 yerlilik oranı sağlanacak, saha bileşenlerinde de ayrıca yerlilik şartı aranacak. Yarışmaya, son üç yıl içinde 2 bin megavatlık rüzgâr türbini üretmiş, son üç yılda 300 milyon liralık satış geliri veya 100 milyon liralık aktif toplam net varlığı olan firmalar katılabilecek. Açık eksiltme usulüyle gerçekleştirilecek ihalenin tarihi, komisyon, evrak incelemesini tamamladıktan sonra en az üç gün öncesinden bildirilmek kaydıyla belirlenip duyurulacak. Yarışmayı kazanan firma, fabrikayı Türkiye'nin istediği bir bölgesinde kurabilecek ve yurt içinde üretilmiş ekipman tedarik zinciriyle yüzde 65 yerlilik oranını sağlayacak. Kurulacak fabrika yılda en az 150 adet türbin üretecek kapasiteye sahip olacak. Üretilecek her bir türbinin asgari kapasitesi ise 2.3 megavat olacak. rüzgâr türbininin 30 - 33 ana bileşeninden, 10 - 13'ü zorunlu, diğer bileşenler yüzde 65 yerlilik oranını sağlayacak şekilde seçmeli olarak yurt içinde imal edilecek. Firma, projede kullanılacak tüm ekipmanları, kuracağı fabrikada üretmek zorunda kalmayacak. Proje ile Türkiye'de 40 - 50 farklı iş kolunu etkileyecek tedarik zinciri de söz konusu olacak. Fabrika kurulumu ve işletilmesinde yüzde 90 yerli, Ar - Ge'de de yüzde 80 yerli istihdam şartı sağlanacak. Fabrikanın, sözleşme imzalandıktan sonraki 21 ay içinde kurulması gerekirken, bin megavat için gerekli olan rüzgâr türbinleri lisans alındıktan sonraki 36 ay içinde tamamlanacak. Lisans süresi 30 yıldan az olmamak üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu mevzuatına tabi olacak. Enerji satış anlaşması ise 15 yıllığına imzalanacak.
Milliyet

Hem istihdam, hem ihracat seferberliği
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, "Kim ne derse desin Türkiye bütün bu sıkıntıların ortasında bir istihdam seferberliği bir yatırım seferberliği bir aslında ihracat seferberliği içinde. Gaziantep ihracatıyla övünüyor. İhracat odaklı olmak Türkiye için büyük bir fırsat, keşke birçok Gaziantep olsa" dedi. Şimşek, Gaziantep Sanayi Dönüşüm Projesi'nin tanıtımı amacıyla, Gaziantep Sanayi Odasında (GSO) düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, projeyi modüllere dönüştürerek kentin sanayisinin dönüşümünü başaracaklarını söyledi. Bunu yaparken, aralarında birçok paydaşın olacağını ve UNDP'nin finansman katkısında bulunacağını ifade eden Şimşek, bu süreçte GSO'nun liderlik rolünü üstleneceğini, valilik ve büyükşehir belediyesinin de ekibin merkezinde yer alacağını dile getirdi. Şimşek, şöyle devam etti: "Dolayısıyla hedefimiz ne? Bu kazanımları korumak ve dünyada rekabet koşullarının gerek hızla değiştiği gerekse 4. Sanayi Devrimi'nin yıkıcı etkilerinin şimdiden Gaziantep sanayisine yansımalarını olumlu bir döngüye, olumlu trende nasıl sokarız? bunu düşünüyoruz. Sanayide dönüşüm bir zarurettir. Bu, Türkiye'nin tamamı için geçerli ama Gaziantep için bu çok daha çarpıcı şekilde karşımıza çıkıyor. Evet çok başarılı firmalarımız var, çok iyi yönetilen firmalarımız var, pazar çeşitlendirmesi, ürün çeşitlendirmesi, dijital ekonomi, 4. Sanayi Devrimi'ne hazırlıklı firmalarımız var, ama büyük resme bakarsak Gaziantep'teki imalat sanayi üretiminin yüzde 95'i düşük, orta düşük teknoloji. Bu ciddi bir darboğaz. Neden? Çünkü düşük teknolojide rekabet daha yoğundur, marjlar daha düşüktür. En ufak 4. Sanayi Devrimi ile birlikte gelecek robot, yapay zeka dediğimiz, nesnelerin interneti, trendler burayı çok daha yıkıcı şekilde etkileyebilir. Dolayısıyla dönüşüm zarurettir, tercih değildir." Sanayi alanındaki değişimin ve dönüşümü sağlarken uluslararası bir danışmanlık firmasından destek alacalarını, ancak asıl aktörlerin yerelde olacağını dile getiren Şimşek, amaçlarının iyi bir rehberle çalışmak olduğunu, bunu da başlattıklarını söyledi.
Milliyet

7 ülkeye ihracat hamlesi başlıyor
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, ileriki günlerde Almanya, Fransa, İngiltere, Rusya, Çin, Endonezya ve Kenya'ya Türk Ticaret Merkezleri açmayı planladıklarını bildirdi. Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) tarafından düzenlenen, 'İhracatın Yıldızları 2016 Ödül Töreni' ile geçen yıl Antalya, Isparta ve Burdur'da 21 farklı kategoride ihracat yapan başarılı firmalar ödüllendirildi. Büyükekşi, Batı Akdeniz ihracatının son 10 yılda harikalar yarattığını, Isparta'nın ihracatının son 10 yılda 2 kat, Antalya'nın 3 kat, Burdur'un ise 4 kat arttığını söyledi. Bölgeden Türkiye ortalamasının üzerinde ihracat artışı gerçekleştiğini vurgulayan Büyükekşi, ihracata katkı sağlayan herkese teşekkür etti. Büyükekşi, geçen ay Ekonomi Bakanlığı tarafından ihracatçıya Türk Ticaret Merkezi konusunda bir destek daha verildiğini anımsattı. Büyükekşi, "İran'da 4 bin 500 metrekare büyüklüğünde bir Türk Ticaret Merkezi, Dubai'de, New York'ta, Chicago'da 4 ticaret merkezi açtık. İran'daki Türk Ticaret Merkezi'nde sadece 120, New York'ta 80'e yakın firma var" dedi. Ticaret merkezlerinin masraflarının hedef ülkelerde yüzde 75'e, diğer ülkelerde yüzde 60'a varan oranda desteklendiğini, firmaların yüzde 25 katkıda bulunduğunu kaydeden Büyükekşi, bunun ihracatçılar için büyük imkan olduğunu vurguladı. İhracatta 2017'yi atılım yılı ilan ettiklerini belirten Büyükekşi, ilk 3 ayda ihracatın yüzde 10 arttığını dile getirdi. Büyükekşi, "2017 hedefi 153 milyar dolarlık ihracat, biz bunun üzerinde 155 milyar dolar hedefliyoruz" dedi. BAİB Başkanı Mustafa Satıcı da 2016'da Batı Akdeniz'den yaklaşık 1.4 milyar dolarlık ihracat yapıldığını, 2017 yılının ilk 3 ayında ihracatın geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 21 arttığını dile getirdi.
Milliyet

114 ülkede 342 milyar dolarlık iş üstlendik
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, yeni bir dünya kurulacaksa Türkiye'nin bu düzeni oluşturacak ülkelerden biri olacağını söyledi. Avrasya Yönetici Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (AYSİAD) 13. kuruluş yıl dönümü etkinliklerinde konuşan Zeybekci, dünyanın yeniden kurulduğunu belirterek, "Bu dönemde dünyayı kuran yeni temel, dünyanın haritalarını yeniden çizen kalem eskisi gibi artık ideolojik değil. Dünya haritasının yeniden çizildiği bu dönemde Türkiye'nin bir iddiası var. Türkiye'nin iddiası, edilgen değil etken ülke olma gayretidir" dedi. Türkiye'nin eski Türkiye olmadığını anlatan Zeybekci, bugün dünyanın 16'ncı, Avrupa'nın 6'ncı büyük ekonomisi haline geldiğini vurguladı. Türk müteahhitlerinin başarılarına değinen Zeybekci, şöyle devam etti: "Türk müteahhitleri bizim kültür coğrafyası dediğimiz coğrafyanın dışına taşmak da dahil olmak üzere dünyanın ikinci büyük grubu haline geldi. Özellikle kültür coğrafyası dediğimiz eski Doğu Bloku, Türk cumhuriyetlerinde, Rusya'da, Afrika'nın çöllerinde ve Ortadoğu'da ikinci sıraya ve 114 ülkede 9 binin üzerindeki projede yaklaşık 342 milyar dolar ciro yapar hale geldi."
Vatan

DÜNYA
Dev bomba ile güç gösterisi
Kimyasal silah katliamı sonrası Suriye'ye 59 Tomahawk füzesi fırlatan, nükleer ve füze testlerinden ötürü uçak gemisi grubunu Kuzey Kore açıklarına gönderdikten sonra Trump yönetiminin son operasyonu ABD'nin tahrip gücü en yüksek konvansiyonel bombasını kullanmak oldu. Gayriresmi adı "Tüm Bombaların Anası" teknik adı ise "Havada Patlayan Dev Mühimmat" (MOAB GBU-43/B) olan bomba önceki sabah yerel saatle 07.32'de Afganistan'ın doğusundaki Nangarhar vilayetinin Archin kasabasında DEAŞ-Horasan olarak bilinen örgütün bu ülkedeki koluna ait mağara ve sığınakları imha etmek üzere kullanıldı. İlk kez savaşta kullanılan bomba, MC-130 tipi nakliye uçağından atıldı. ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da yaptığı açıklamada bombardımanı "çok, çok başarılı" diyerek överek "Yeni bir başarılı iş daha. Ordumuzla gurur duydum" dedi. Afgan Savunma Bakanlığı saldırıda en az 36 DEAŞ üyesinin öldüğünü bildirdi. DEAŞ ise kaybının olmadığını açıkladı. Görgü tanıkları 'deprem oldu sandık' diye anlatırken MOAB tercihi eleştirilere de neden oldu. Afgan bir yetkili, "Bomba çare olsaydı, Afganistan en güvenli yer olurdu" diyerek saldırıya tepki gösterdi.
Hürriyet

Kuzey kore – abd gerilimi had safhada
Kuzey Kore yönetimi, bugün "Güneş'in Günü" olarak adlandırılan ve kurucu lider Kim İl-Sung'un 105. doğum yıldönümünü kutlamaya hazırlanırken, ABD basınında yer alan haberler, jeopolitik endişeleri zirveye taşıdı. Kuzey Kore'nin, "Güneş'in Günü'nde" dünyaya "büyük ve önemli bir olay" için hazırlanma çağrısının Pentagon'u harekete geçirdiği belirtiliyor. ABD merkezli NBC News'e konuşan ABD istihbarat kaynaklarına göre bugün, Kuzey Kore'nin büyük ölçekli nükleer silah denemesi yapması yüksek olasılık. Son olarak Kuzey Kore Dışişleri Bakan Yardımcısı Han Song Ryol, ABD'nin Başkan Donald Trump yönetiminde "daha hırçın ve agresif" olmaya başladığını söyledi. ABD işlerinden sorumlu Dışişleri Bakanı Yardımcısı Han, Associated Press ajansına verdiği özel demeçte, Trump'ın attığı tweetler ve genişlettiği tatbikatlarla Kore Yarımadası'nda tansiyonu yükselttiğini ifade etti. ABD'yi, Kuzey Kore ordusunu provoke etmemesi konusunda uyaran Han, "Onlar isterse savaşa gideriz. Hâlihazırda elimizde güçlü nükleer caydırıcı silahımız var" dedi. Han, ABD'nin önleyici saldırısıyla karşı karşıya kaldıklarında, eli kolu bağlı durmayacaklarını da vurgularken, konuşmasında ülkesinin 6. nükleer denemesine değindi ve denemelere karargahlarının karar verdiğini sözlerine ekledi. Kuzey Kore en son 5 Nisan'da orta menzilli Scud füzesini denemiş ve söz konusu füze 40 mil uçtuktan sonra infilak edip Japon Denizi'ne düşmüştü. Kuzey Kore Genelkurmay Başkanlığı da, Pyongyang yönetiminin, ABD'nin "siyasi, ekonomik veya askeri bir provokasyonu" karşısında "önleyici vuruş"ta bulunacağını açıkladı. Genelkurmay sözcüsü, ABD'nin Japonya ve Güney Kore'deki üsleriyle Güney Kore Cumhurbaşkanı'nın konutunu vurma tehdidinde bulundu. Sözcü ayrıca, herhangi bir saldırganlık eylemi gerçekleştirmesi halinde ABD'nin Kore Yarımadası'na gönderdiği "Carl Vinson" uçak gemisini de hedef alacaklarını söyledi. ABD'li yetkililer, gün içerisinde yaptıkları açıklamada, Kuzey Kore'nin 6. kez nükleer deneme yapmaya hazırlandığını hissettikleri takdirde Pyongyang'a karşı konvansiyonel silah kullanmaya hazır olduklarını ifade etmişti.
Milliyet

Fransa'da yarış yeniden kızıştı
Fransa'da 23 Nisan'da gerçekleştirilecek cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi kamuoyuyla paylaşılan son anket sonuçları, yarışın büyük sürpizlere gebe olduğunu gösterdi. Yarışın iki favorisi merkez siyasetçi Emmanuel Macron ve aşırı sağcı Marine Le Pen'in yüzde 22'lik oy oranını paylaştığı görülürken, skandallarla sarsılan François Fillon yüzde 20'de görünüyor. Anketin en büyük sürpriziyse, aşırı solcu aday Jean-Luc Melenchon oldu. Yüzde 19 oy oranıyla büyük sıçrama yapan Melechon'un favorileri geçebilecek bir oy oranına erişmesi senaryoları değiştirdi. Fransa'da aşırı sağcı Le Pen ile aşırı solcu Melechon'un finale kalmasına dair senaryolar konuşulurken, bu durumun Fransız siyasetini bir çıkmaza sokabileceği dile getiriliyor. Adaylar arasında sadece yüzde 3'lük bir fark bulunuyor. Bununla beraber, Fransız savcılar, Avrupa Parlamentosu'ndan Le Pen'in dokunulmazlığının kaldırılmasını talep etti. Bu sayede Fransız siyasetçinin parlamentodan aldığı maaşlarla ilgili yolsuzluk davasında adli takip gerçekleştirilebilecek.
Milliyet

İran'da adaylar belli oluyor
İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani de, 12'inci Dönem cumhurbaşkanlığı seçimleri için adaylığını açıkladı. 19 Mayıs'ta gerçekleşecek seçim öncesi eski cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad da adaylığını açıklamış ve bu büyük şaşkınlık yaratmıştı. Reformistler ve ılımlı muhafazakârlar, mevcut Cumhurbaşkanı Ruhani'yi, muhafazakârlar ise eski Başsavcı İbrahim Reisi'yi destekleyeceklerini açıklarken, Ahmedinejad'ın, Hamaney'in "aday olmaması" yönündeki tavsiyesini dinlememesi ülkede tepkilere yol açmıştı. Önceki dönemlerde muhafazakârlar tarafından desteklenen Ahmedinejad'ın, bu seçimde aynı kesimden oy alması beklenmiyor. Anayasayı Koruyucular Konseyi tarafından adaylığının reddedilmesine kesin gözüyle bakılan Ahmedinejad'ın, Hamaney'e rağmen seçimlerde aday olması ise "siyasi intihar" olarak değerlendiriliyor.
Milliyet

POLİTİKA
Cumhuriyetimizle iftihar ediyoruz
Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Lideri Bahçeli'nin 'eyalet sistemi' çıkışının ardından, "Eyaletmiş, federasyonmuş gündemimizde yok. Cumhuriyetimizle iftihar ediyoruz" dedi. Erdoğan, dün Konya'da eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun da katıldığı mitingde ve akşam da TRT ekranında şu mesajları verdi: "Biz Konya'nın geçmişine ve bugününe sahip çıkarken CHP'nin Konya'daki vekilinin söylediği sözleri duydunuz değil mi? Neymiş, 'evet' verenleri İzmir'den denize dökeceklermiş. Ey gafil, seni Samsun'a sokmazlar. Haddini bil haddini. Bilmezsen haddini patlatırlar enseni. Eminim Konyalı bu densize haddini pazar günü bildirecektir. Bu parti, eski ve yeni genel başkanlarıyla, milletvekilleriyle tamamen pusulayı şaşırmış durumda. Türkiye'nin yönetim sistemi değişince artık milletin önüne çıkacak yüzleri kalmayacağını çok iyi biliyorlar. Hep göbeğini kaşıyan adam, bidon kafalı, makarnacı diyerek bu millete hakaret edip hem de ülkenin yönetiminde söz sahibi olma devri bitiyor. Bunlar ondan çıldırıyor. Milletin yarısından fazlasının gönlüne girerek ülkeyi yönetecek bir Cumhurbaşkanı'nın bu zihniyetten çıkması mümkün değildir. Birkaç gündür bir dedikodu var, aldı başını gidiyor. Üniter yapı meselesi. Türkiye'nin üniter yapısının en büyük savunucusu, en başta gelen müdafii daima şahsım başta olmak üzere biz olduk, biz olacağız. Eyaletmiş, federasyonmuş, şuymuş, buymuş, hiçbiri gündemimizde yoktur, olmayacaktır. Bunların birçoğu zaten tarih olmuştur. Artık siyaset güncelleniyor, yönetim sistemleri güncelleniyor. Cumhuriyetimizi üniter yapısı içinde ilelebet payidar kılma konusundaki kararlılığımızı buradan bir kez daha tekrar ediyorum. Cumhurbaşkanlığı forsumuzda temsil edilen tüm devletlerimizle gurur duyuyoruz. Özellikle de Anadolu'daki ilk devletimiz Selçuklu ile cihan devletimiz Osmanlı ile ve şartların en zor olduğu bir dönemde kurduğumuz Cumhuriyetimizle iftihar ediyoruz." "(TRT'de) Ben bu referandumda bir şey gördüm. Özellikle hayır bloğunda olanların önemli bir kampanya sürdürmediklerini gördüm. Kampanya sürdürmemeleri bu işe ne denli sahip olduklarının bir ifadesiydi. Bunlar hayır olayına pek inanmış değillerdi. Şu an itibarıyla tüm araştırma gruplarından bize gelenler, hepsi de hemen hemen olumsuzu hiç yok, hepsi 'evet' istikametinde. Ama bakıyorsunuz aralarında birer, ikişer, üçer puan var. Bunların içerisinde açık ara olanlar da var. Oran, 55'in altında gösterenler de var, 55-60 aralığında gösterenler de var. Bakın AGİT diye Avrupa'nın seçim kampanyalarını takip eden bir örgütü vardır. Verdiği raporda tarafgir davranıyor. Kalkıp evet çıkarsa şöyle olur böyle olur diyemez. Çok edep dışı bir şey bu. Mesela 'Hayır kampanyaları engelleniyor.' Ondan sonra HDP'nin 13 vekilinin cezaevinde olmasına dönük sıkıntılar gibi. Sen bir defa HDP'nin üyesi misin? Devlet CHP'ye de para yardımı yapıyor, HDP'ye de ciddi manada para veriyor. Bunlar aldıkları parayı nerede kullandılar? Bunlar aldıkları paraları dolaylı yollarla dağa gönderiyorlar, sıkıntı burada. Hayır bloğunun başında teröristler, terör koordinatörleri var, Kandil var, İmralı var, Fetullahçı Terör Örgütü'nün başı var. Pazartesiye bırakmayalım işi, pazar, ülkenin bir bayramı olacağını düşünüyorum. "
Hürriyet

Mutlaka sandığa gidin
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, baskı nedeniyle düşüncelerini ifade edemeyenlerin bulunduğunu, bunların bir kısmının sandığa gidip gitmeme konusunda da endişeli olduğunu belirterek, "Onlara şunu söylemek isteriz: Mutlaka sandığa gidin ve oy kullanın" dedi. Kılıçdaroğlu, programına katılan gazetecilerle uçakta yaptığı sohbette özetle şunları söyledi: "Aslında kararsız veya utangaç seçmen olarak tanımladıklarımız, kararını vermiş, ama baskı nedeniyle düşüncelerini rahatlıkla ifade edemeyen kesimler. Onların oyu 'hayır' aslında. Sandığa gidecekler ve oylarını kullanacaklar. Çünkü tek adam rejiminin Türkiye için ne kadar büyük riskler oluşturduğunu onlar da gerek aile içinde, gerek sosyal çevrelerinde tartışıyorlar ve görüyorlar. Ama yoğun baskı nedeniyle düşüncelerini ifade edemiyorlar. O çevrenin bir kısmı, sandığa gidip gitmeme konusunda da endişeli. Onlara şunu söylemek isteriz; mutlaka sandığa gidin ve oy kullanın. Hayır oyunu yüksek oranda çıkartabilirsek, dünyaya önemli demokrasi mesajı vereceğiz. Gelecekte daha ağır baskılara karşı bugünden direnmek gerekiyor." Kılıçdaroğlu dün ayrıca İstanbul'da basın toplantısı düzenledi, STK temsilcileriyle, servis şoförleri ve esnafla bir araya geldi. Anayasa değişikliğiyle ilgili 17 soru soran Kılıçdaroğlu, "Neden bu anayasa değişikliği sorusunun yanıtı henüz verilmedi. Cevap verilmediği için 'hayır' diyerek bir demokrasi destanı yazacağız. Türkiye'ye de yakışan budur" dedi. Kılıçdaroğlu eyalet sistemi tartışmasıyla ilgili de şunları söyledi: "Eyalet olacak mı, olmayacak mı? Yeni mi keşfediyor bu beyler bunu? 50 sefer söylendi. 'Efendim başkan yardımcıları söylemiş ama benim ağızımdan çıkmadı'. TBMM'nin kürsülerinden 24 saat söylendi daha ne söylensin. Sen de dinledin kardeşim, Başbakan da dinledi, bakanlar da dinledi. Çıktılar meydana, 'Bizim asıl hedefimiz anayasanın ilk dört maddesini değiştirmektir' dediler."
Hürriyet

Eyalet varsa başbakanlığı bırakacağım
Başbakan Binali Yıldırım, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Şükrü Karatepe'nin makalesiyle başlayan, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin, Cumhurbaşkanlığı danışmanlarının, "eyalet sistemine yönelik" sözlerini eleştirmesiyle boyutlanan eyalet sistemi tartışmalarına ilişkin olarak, "Bunun üzerine tartışma yapmak bu ülkeye büyük haksızlık. Anayasada eyaletle ilgili herhangi bir madde varsa Başbakanlığı bırakırım" dedi. Yıldırım, Cumhurbaşkanı ve Başbakan olarak kendilerinin yaptığı açıklamaların esas alınmasını da isteyerek, "bunun dışında söylenenlerin kıymeti harbiyesi yok" dedi. Yıldırım, dün Altındağ'da gerçekleşen sivil toplum buluşmasında şu mesajları verdi: Türkiye, milletiyle ülkesiyle bölünmez bir bütündür. Bugünlerde artık başka bir şey bulamayanlar Türkiye eyalet sistemine geçecek diyorlar. Eyalet sistemi dediğiniz şeyde merkezi hükümet olur bir de hükümetçikler olur. Eyalet sistemi budur. Türkiye Cumhuriyeti hükümeti bir de Konya'da hükümet. Böyle bir şey var mı, yok. Cumhuriyet ile beraber üniter devlet yapısı anayasanın ilk üç maddesinde tanımlanmıştır, yerini almıştır. Bunun üzerine tartışma yapmak bu ülkeye büyük haksızlık. Biz 40 yıldır neyin mücadelesini veriyoruz. PKK ile FETÖ ile verdiğimiz mücadele, bayrak, millet ve üniter devlet mücadelesidir. Bu gerçek ortadayken abuk sabuk yalanlarla dolanlarla milletin kafasını karıştırmak doğru mu? Nereden çıktı bu eyalet sistemi. Anayasasının herhangi bir yerinde eyalet sistemi varsa, bir madde varsa bugün bu görevi, hem parti genel başkanlığını hem de başbakanlığı anında bırakacağım. Biz hayatımızı bu iş için verdik. Bu iftirayı atanlar aynı şeyi yapabilir mi? Neresinde eyalet var getirin ispat edin bırakacağım, siz aynı şeyi yapacak mısınız? Üniter devlet, tek devlet, tek bayrak, tek vatan bunlar vazgeçilmez dört prensibimizdir. Başından beri hep bunu söylüyoruz. Milliyetçi, ülkücü kardeşlerimizin üniter devlet konusunda hassasiyeti, neyse bizim de en az o kadardır. Bahçeli ile MHP ile beraber yaptık anayasayı. En öncelikli maddemizdi, bu konulardaki o titiz çalışmaları lekelemek kafa karıştırmak muazzam bir reformu tartışmalı hale getirmek bu ülkeye yapılabilecek en büyük kötülüktür. Eyalet gelecek, kapı açılacak gibi laflarla itibarsızlaştırmaya çalışanlar, toplumdan gerekli desteği bulamayanların başvurduğu iftira dışında bir şey değildir. Esas olan anayasa içinde yazılanlardır. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı, Başbakanı olarak esas olan bizim söylediğimizdir. Bunun dışında söylenenlerin kıymeti harbiyesi yoktur.
Milliyet

SPOR

Rusya'nın Ekaterinburg şehrinde dün başlayan Euroleague Final Four'unun ilk gününde ev sahibinin karşısına çıkan Fenerbahçe, yıldızlar topluluğu rakibini 70-61 yenmeyi başardı, adını finale yazdırdı. Fenerbahçe için maçı kazandıran 1 numaralı etken, sahadaki yürek farkıydı. Ekaterinburg'un WNBA yıldızlarıyla donatılmış kadrosunda yok yoktu belki ama bizim inancımız daha çoktu. İlk yarıda çok hata yaptı temsilcimiz, özellikle son transfer Parker, 4'te 1 saha içi isabetle oynayıp, 4 de top kaybı yaparken, Gruda da 9'da 2 saha içiyle ona eşlik edince, ev sahibi rahat oynadı, farkı 8 sayıya kadar çıkardığı devreyi 33-28 önde kapadı. Taurasi'nin devrede 15 sayı attığı, hakemlerin rakibin faullerine gözlerini kapadığı, ekibimizin 20 dakikada sadece 1 serbest atış kullanması şartları zorlaştırmıştı belki ama Fenerbahçe'nin ikinci yarıda rakibine bir sürprizi vardı. 26-5'lik ribaunt üstünlüğü, yerdeki bir topa 3 kişinin atlaması, Lavender'in 'smaç yapan kadın' Griner'ı sahadan silmesi, Quigley'in hem Taurasi'yi savunması, hem de hücumu sırtlaması, kaptan Birsel'in ta- kımı yönetimi ve asistleri, Verameyenka'nın en kritik anda kestiği cezalar ve Parker'ın hücumda yine şanssız olsa da, aldığı 15 ribauntla sürekli ikinci atış imkanları yaratması Ekaterinburg'un elini kolunu bağladı. Takımın gençlerinden Pelin'e de bir paragraf açmak lazım. İlk yarıda her şey kötü giderken attığı iki üçlük, Ayşe ile birlikte rakip guardlara yaptığı baskıyla takımı ayakta tutmasıyla, kocaman bir alkışı hak etti. 3. çeyrekte gelen 15-2'lik seri ile geriye düştüğünde panik yapmasını beklediğimiz Ekaterinburg da bizi yanıltmayınca, Fenerbahçe'nin zaferi geldi.
Milliyet

Fenerbahçe'de liglere verilen arada Ümraniyespor ile yapılan ve 4-2 kazanılan hazırlık maçı yedek futbolcular için şans oldu. Özellikle bir isim attığı gollerle öne çıktı. Miroslav Stoch, 2 golle birden yine dikkatleri toplarken 'hazır' olduğunun mesajını verdi. 2 yıllık kiralık döneminin ardından bu sezon başında Fenerbahçe'ye geri dönen Slovak futbolcu, iyi bir başlangıç yapmasına karşın aradığı forma şansını istikrarlı bir şekilde bulamadı. Dirk Advocaat'ın göreve yeni geldiği dönem Grasshopper'a karşı 2 maçta 3 gol atarak yıldızlaşan Stoch, yine de aradığı forma şansını elde edemedi. Bu sezon sadece 2 kez 90 dakika sahada kalabilen 27 yaşındaki futbolcu, 21. haftadan beri kadroya dahi giremiyor. 2010 yılından beri Fenerbahçe'de olan tecrübeli yıldız, kulübe olaran sevgisi ve bağlılığına karşın istikrarlı oynayamama konusunda üzüntü yaşıyor. 2013'ten beri önce kiralık bir dönem geçiren ve bu sezon başında geri dönen Stoch, yine hedeflediği noktaya ulaşamadı. Çalışmalarını aksatmayan ve profesyonelliğinden taviz vermemeye özen gösteren Slovak futbolcu, gelecek sezon konusunda birçok karamsarlık taşıyor. Ligin kalan haftalarında kendini gösterebilme adına forma şansı arayan Stoch, Ümraniyespor maçında da bunun motivasyonuyla oynadı. Kadroda bir şekilde yer alabilme umudu arayan yıldız futbolcu, sezon sonunda Fenerbahçe'de kalsa da ayrılsa da kariyerinde yeni bir sayfa açsa da yeni bir döneme adım atmanın planlarını yapıyor.
Milliyet

Lyon deplasmanında son dakikalara kadar çok başarılı bir maç çıkarmasına rağmen Morel'in golünde yaptığı büyük hatayla 2-1'lik yenilgiye zemin hazırlayan kaleci Fabri maçtan sonra adeta kendini yedi, bitirdi. Soyunma odasında gözyaşlarını tutamayan İspanyol file bekçisini başta kaptan Tolga Zengin olmak üzere takım arkadaşları teselli etti. Karşılaşmanın ardından soyunma odasına başı önde giren ve şok yenilgi nedeniyle kendini suçlayan Fabri'ye sahip çıkan siyah-beyazlı oyuncuların, "Bu sonuç hepimizin hatası. Kendi elimizle son dakikalarda maçı rakibe hediye ettik. Son bölümlerde çok fazla pas hatası yaptık. Rakibin bu şekilde üzerimizde baskı kurmasına izin vermemeliydik. Artık kendini üzme. İstanbul'da turu geçen taraf biz olacağız" ifadelerini kullandıkları öğrenildi. Teknik Direktör Şenol Güneş'in de son derece üzgün olan Fabri'ye moral vermeye çalıştığı belirlendi. İspanyol kaleciyi riskli hareketleri nedeniyle daha önce birçok kez uyaran Güneş'in, "Günahıyla, sevabıyla olanlar oldu. Artık bu maçı unutalım, rövanşa bakalım. Futbol hatalar oyunudur. Yanlışlarımızdan ders çıkarıp bir daha yapmamak lazım. Bu yenilgiyi telafi edebiliriz. Rövanşta gerekli skoru elde ederek turu geçeceğimize inanıyorum" diyerek hem Fabri'ye hem de diğer oyunculara destek verdiği aktarıldı. Karşılaşmayı tribünden takip eden Başkan Fikret Orman ve bazı yöneticilerin ise sinirli bir şekilde stattan ayrıldıkları belirlendi. 1-1'lik beraberliği tur için yeterli gören Orman'ın, Fabri'nin yaptığı hataya bir hayli kızdığı kaydedildi.
Milliyet

Geleceğe yatırım yapan Galatasaray, Senegal doğumlu forvet oyuncusu Pape Habib Gueye'yi denemeye aldı. Florya'daki gençlerle birlikte iki gündür antrenmana çıkan Gueye konusunda, Galatasaray'ın ciddi bir sıkıntısı bulunuyor. O da ceza alma tehlikesi Çünkü 1999 doğumlu futbolcu, 20 Eylül tarihinde 18 yaşına girecek. Hem orta sahada ofansif tarafta hem de forvet hattında görev alabilen Gueye, Senegal'de Darou Salam Academy'de yetişti. Ülkesinin en ünlü oyuncu yetiştirme merkezinden çıkan genç yıldız adayı, en çok geleceği olan futbolculardan biri olarak gösteriliyor. 20 Mayıs-11 Haziran arasında Güney Kore'de düzenlenecek U20 Dünya Kupası'nda da Senegal adına mücadele edecek 17 yaşındaki oyuncu, birçok scout tarafından takip ediliyor. Galatasaray'ın genç yıldızlar için çok önemli olan bu turnuva öncesinde böyle bir hamle yapması da oldukça şaşırtıcı bir gelişme oldu. Ancak Galatasaray, 18 yaşını doldurmadan bu futbolcuyla sözleşme imzalarsa, FIFA'dan ceza alma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak. Çünkü talimatlar, reşit olmayan bir genç futbolcunun transfer olmasını yasaklıyor. Eylül ayı beklenirse de bu kez Cim-Bom'un elinden kaçma olasılığı bulunuyor. Bu nedenle Galatasaray, beğenilmesi durumunda nasıl bir formül uygulayacağına hukukçularıyla birlikte karar verecek. Bilindiği gibi Barcelona, yaşı küçük futbolcu transfer ettiği gerekçesiyle iki dönem transfer yasağı cezası almıştı. Pape Habin Gueye, Galatasaray'ın yolunu tutarken, takım arkadaşı Ousseynou Cavin Diagne de, Lille'e gitti.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme