16 Nisan 2017 Pazar

16.04.2017 Genel Gündem



16.04.2017

GÜNDEM

Türkıye Sandık Başında
Cumhurbaşkanlığı sistemini içeren Anayasa değişikliği için bugün yurt içinde 55 milyon 319 bin 222 seçmen sandığa gidiyor. Bu rakamın 1 milyon 269 bin 282'sini oy verme gününe kadar 18 yaşını dolduran yeni seçmenlerden oluşuyor. Seçmenler, 461'i cezaevlerinde kurulan olmak üzere toplam 167 bin 140 sandıkta oy kullanacak. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi öngören 18 maddelik Anayasa değişikliği bugün halk oyuna sunulacak. Yüksek Seçim Kurulu temsilcileri oylamayla ilgili bilgiler verip seçmenlere son dakika uyarılarında bulundu: "Erbaş ve erler oy kullanamayacak. Uzman çavuşlar, astsubaylar, subaylar kayıtlı oldukları sandıkta oy verebilecek. Ancak, yurtiçi ve yurtdışında operasyon için kayıtlı oldukları sandıklar dışında görevli askerler oy kullanamayacak. Sandık güvenliğini sağlamakla görevli asker ve polisler bunun tek istisnası. Bu askerler ve polisler görevli oldukları sandıklarda oy verecek. Bu sandıklara da görevli asker ve polislerin zaten isimleri yazıldı. Sandık kurulu başkan ve üyeleri gibi bu asker ve polisler de görevlendirildikleri yerde oy kullanabiliyor. Mühürü 'evet' ya da 'hayır' şeklinde kullanacağınız oyun üzerine basın. Pusulanın üzerinde hem 'evet' hem de 'hayır' kısmına mühür basılması durumunda oy geçersiz sayılır. Pusulanın ortasına çizgiye basılacak olan 'Tercih' mühürü de kullanılan 'oy'u geçersiz kılar. Pusulalarının yırtılmaması, işaretlenmemesi ve karalanmamasına da özen gösterin. Çizilen ve yırtılan oylar da geçersiz sayılır. Oy pusulasını katlamadan da zarfa koyabilirsiniz. Sandık alanına kimin girip kimin girmeyeceğine sandık kurulu karar verir. Oy sayım ve tasnif işlemleri açıktır. Her seçmen bunu oy vermenin bitiminden sonra izleyebilir. Sadece çok kalabalık olursa, seçmenlerin belirli alanının dışında izlemesine karar verilir. Bu sınır da sandık kurulunca belirlenir. Müşahitler de zaten sandık başında durabilirler."
Hürriyet


Vatandaşı İkna Etmek İçin Ülkeyi Karış Karış Gezdiler
Liderler, Türkiye'nin parlamenter sistemden Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçişini öngören anayasa değişikliğine yönelik referandum için yoğun bir kampanya dönemi geçirdi. Referandum için sahaya inen ilk isim Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan oldu. Ak Parti'nin 25 Şubat'ta kampanya startını vermesinden 1 hafta önce programlarına başlayan Erdoğan, aradan geçen 2 aylık sürede, "toplu açılış törenleri" ya da "buluşma" adı verilen organizasyonlarla Ankara ve İstanbul dahil 34 ilde referanduma yönelik programlar gerçekleştirdi. Erdoğan, referandum kampanyasına 17 Şubat'ta Kahramanmaraş'ta toplu açılış töreniyle start verdi. Zaman zaman günde iki-üç ile giden Erdoğan, Kahramanmaraş'la başladığı referandum çalışmalarını dün İstanbul Tuzla, Kartal, Ümraniye ve Sarıyer ilçelerini ziyaretle tamamladı. Kampanya sürecinde Erdoğan'ın sosyal medya hesapları da etkin olarak kullanıldı. Tüm konuşmaları, Cumhurbaşkanlığı resmi internet sitesi ve "Periscope" üzerinden canlı olarak yayınlandı. Erdoğan ayrıca, çok sayıda televizyon ve canlı radyo programına da katılarak vatandaşlara seslendi. Başbakan Binali Yıldırım ise 51 ilde mitingle rekor kırdı. Yıldırım miting maratonunu 26 Şubat'ta 15 Temmuz darbe girişiminin sembol ilçelerinden Kahramankazan'da başlattı. Bazı günler iki üç ilde halka hitap eden Yıldırım, seçim bölgesi İzmir'in ilçelerinde de pek çok kez vatandaşlara hitap etti. Yıldırım, her miting sonrası gittiği illeri parti otobüsündeki harita üzerinden işaretledi. Günde en az 12 saat mesai yapan Yıldırım'ın sesi, yoğun program dolayısıyla zaman zaman kısıldı. Yıldırım, Başbakanlık doktorlarınca hazırlanan karışımı içerek konuşmasını sürdürdü.
Milliyet

Operasyona Giderken Uçurumdan Düştüler
Hakkari Yüksekova ilçe merkezine yaklaşık 40 kilometre uzaklıkta bulunan Dağlıca bölgesindeki İkiyaka Dağları'nın 3.750 rakımında sarp ve yer yer karlı bölgesinde, güvenlik güçleri dün sabah arama tarama faaliyetine çıktı. Güvenlik güçleri operasyonu sürdürürken, yaya olarak ilerleyen bir grup asker uçuruma yuvarlandı. İlk bilgilere göre kazada, uçuruma yuvarlanan Binbaşı Kürşat Selim Şenol ile uzman çavuş Barış Düver şehit oldu, 2 uzman çavuş yaralandı. Genelkurmay Başkanlığından yapılan yazılı açıklamada, "Şehit Tank Yarbay İhsan Ejdar Operasyonu" kapsamında İkiyaka/Davulcu Tepe mevkisinde pusu ve güvenlik için bulunan birlikteki üç askerin saat 05.40 civarında bölgenin sarp, dik, buzlu ve havanın karanlık olması sebebiyle kayarak uçurumdan düştüğü bildirildi.
Vatan

Abd'deki O İsimlere Fetö Soruşturması
Geçtiğimiz günlerde bir grup avukat İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na New York Senatörü Charles (Chuck) E. Schummer, New York Güney Bölgesi savcı Preetinder Singh Preet Bharara, OFAC Başkanı David Cohen, Wilson Center Ortadoğu Programı Direktörü Henry Barkey, Türk Amerikan Birliği Başkanı Faruk Taban, Michael Rubin ve Graham E. Fuller'in de aralarında bulunduğu 17 kişi hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Savcılığın suç duyurusu üzerine bu kişiler hakkında, ''Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs'', ''TBMM'yi ortadan kaldırmaya teşebbüs'' ve ''Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs'' ile ''silahlı terör örgütüne üye olma'' suçlarından soruşturma başlattığı ortaya çıktı. Savcılığın, söz konusu şahısların Türkiye giriş-çıkış kayıtları, FETÖ şüphelisi şahıslarla varsa irtibatları, söz konusu irtibat neticesinde kalkıştıkları veya icra ettikleri bir eylemin var olup olmadığına ilişkin araştırma yapılması için ilgili kurumlara talimat verdiği ortaya çıktı. Savcılık, aynı zamanda şüphelilerin FETÖ lehine yaptıkları açıklama, konuşma ve sosyal medyadan paylaştıklarını da soruşturma dosyasına eklediği belirtildi.
Vatan

Atilla Taş Dahil 12 Kişi Tutuklandı
Türkiye'de 15 Temmuz darbe girişimi sonrası Fethullah Gülen cemaatine yakın olduğu iddia edilen medya kuruluşları ve bu kuruluşlarda çalışan yazar ve gazetecilere yönelik soruşturma kapsamında tahliye edildikten sonra haklarında yeni bir soruşturma açılan 13 kişiden 12'si çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Atilla Taş, Murat Aksoy ve Gökçe Fırat Çulhaoğlu'nun da aralarında bulunduğu 13 kişi için"Anayasal düzeni ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçlamasıyla soruşturma başlatılmıştı. Medya yapılanması davasında tahliye olduktan sonra cezaevinden çıkar çıkmaz gözaltına alınarak İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürülen şarkıcı Atilla Taş'ın da aralarında bulunduğu 13 şüpheli, 14 gündür gözaltında tutuldukları emniyet müdürlüğünden akşam saatlerinde Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na götürüldü.Tutuklanmaları talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 13 kişiden 12'si çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Başsavcılık mahkemeye gönderdiği sevk yazısında, şüphelilerden bazılarının Bylock isimli programı kullandığı öne sürülerek şu suçlamalara yer verildi: "15 Temmuz darbe girişiminde bulunan FETÖ/PDY üyesi şüphelilerin darbe girişimi süresi öncesinde, esnasında ve sonrasında örgütsel kamuoyu oluşturmak maksadıyla örgütün medya yapılanmasında yer aldıkları, örgütün yalnızca mensupları tarafından hazırladığı kriptografik haberleşme programını kullandıkları, örgütün üst düzey yöneticileriyle yoğun irtibatlarının olduğu, örgütsel hiyerarşi içinde hareket ettikleri, örgüte müzahir sendikaya üye oldukları, örgüte ait basın yayın kuruluşlarında aktif olarak görev aldıkları, darbe girişimini gerçekleştiren ve halen tutuklu yargılanan FETÖ/ PDY'nin silahlı kanadıyla eylem ve fikir birliğiyle hareket ettikleri ve darbe girişimi eyleminin etki ajanlığı görevini ifa ettikleri.." üphelilerden Zaman gazetesinin eski çalışanı Ali Akkuş, "gazetenin genel yayın yönetmeni Ekrem Dumanlı ile hükümete karşı yürütülen faaliyetler konusunda ters düştüğü, gazetede pasif göreve verildiği, gazeteden ayrılırken tazminatının ödenmediği ve 17-25 Aralık sürecinden sonra sonra örgütün faaliyetleri arasında yer almadığı" gerekçeleriyle serbest bırakıldı. Şüpheliler, 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nde iki hafta önce ilk kez hakim karşısına çıkmış, 5 gün süren duruşmaların ardından tahliye edilmişlerdi. Tahliye kararı veren İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti ile duruşma savcısı HSYK tarafından açığa alınmıştı.
Vatan

EKONOMİ
Dolar: 3,7335-3,7385
Euro: Euro 3,9664-3,9714
Sterlin: 4,6337-4,7088
Gram Altın: 154,5040-154,8287

'Avrupa' Sessizliği
Türkiye aday olduğu Avrupa Birliği (AB) ile tarihinin en kötü dönemini yaşıyor. İki tarafın ilişkilerini zora sokan konular arasında mülteci anlaşmasının uygulanması, vize serbestisi, Gümrük Birliği'nin genişletilmesi, katılım müzakerelerinin fiilen dondurulması gibi konular var. Referandum sonucu da, ilişkilerin geleceğini tayin edecek konulardan biri. "AB ile ilişkiler kopar mı kopmaz mı?" sorusu, 2017'nin en önemli tartışması olarak gündemde duruyor. Böyle bir ortamda siyasi ilişkilerin düzelmesi kolay görünmüyor. Bu ilişkiler içinde olumlu sonuç alınabilecek ekonomik konular yok değil. Örneğin Gümrük Birliği'nin genişletilmesi iki tarafın da üzerinde çalışmak istediği bir konu. AB bu yıl 60'ıncı yılını kutluyor. 9 Mayıs ise tüm AB üyesi ve aday ülkelerde 1985'ten beri "Avrupa Günü" olarak kutlanıyor. Türkiye de 2000'den beri Avrupa Günü'nü kutlayan aday ülkelerden biri. Ankara, İstanbul ve bazı Anadolu kentlerinde geçen yıllarda Avrupa Günü konserler, sergiler, koşu ve ralli gibi spor etkinlikleri, turnuvalarla kutlanırdı. Halkın katılımı özellikle tercih edilen bir konuydu. Bu yıl ise coşkulu kutlamalar hayal olmuş. Türkiye tarafında herhangi bir hazırlık yok. Avrupa Birliği ise salon toplantılarıyla halka kapalı etkinlikler düzenlemeye karar vermiş. Tek konser ise Suriyeli çocuk korosu olacakmış. Siyasi ilişkilerin zora girdiği dönemde Avrupa fonlarıyla devam eden mali destekler süreçten nasıl etkilenecek? Merak edilen konulardan biri de bu. Türkiye'nin aday ülke statüsünde Avrupa Birliği ülkeleri ile uyum sürecini hızlandırmak için hazırlanan mali desteklerle halen pek çok proje yürüyor. AB 4 milyar 453 milyon Euro'luk kaynakla 2014-2020 yıllarını kapsayan yeni dönemde 9 temel sektörde projelere destek verecek. Bu sektörler adalet, ulaştırma, enerji, tarım demokrasi ve iletişim, çevre ve iklim, rekabet edebilirlik, istihdam. Avrupa Birliği ile tam üyelik olacak mı olmayacak? İlişkiler tamamen kopacak mı? Bu soruların yanıtlarına göre bu projelerin akıbeti de belli olacak!
Hürriyet

Dalgalanma Sürüyor
Bugün anayasa değişikliği için referandum günü. Bir süredir gündem bu oylamaya kilitlendi. Sonuç yeni bir belirsizlik getirmedikten sonra referandumun ardından önemli bir eşik geride kalmış, daha öngörülebilir bir piyasa ile diğer gündeme dönülecek. Diğer gündemde neler var diye baktığımızda, ABD Başkanı Trump'tan gelen açıklamalar, Suriye, dış borsalar, makro ekonomik veriler, doların iç ve dış piyasalardaki seyri öne çıkan gündem konuları. ABD Başkanı Trump'ın Suriye ile ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Yellen ve dolar hakkındaki açıklamaları dikkat çekti. Suriye için gerilimi artıracak açıklamalar kadar Yellen'in yeniden aday gösterilmesine açık kapı bırakması ve doları değerli bulması önemli. Ayrıca Suriye'den sonra ABD'nin Afganistan'daki terör örgütü üslerini bombalaması ve Trump ile "şahin" yüzünü göstermesi, K. Kore konusu küresel tansiyonu artıracak gelişmeler. Dış borsalardaki zayıflama yakından izlenen bir başka gelişme. Bu açıdan bakıldığında referanduma odaklanmış piyasalar için diğer gündemin de çok kolay olmadığı görülüyor. Her hafta göz attığımız yabancı yatırımcı işlemlerinde 7 Nisan haftası borsada 116 milyon dolar, tahvil bonoda 487 milyon dolarlık alım var. Tahvil bono ağırlıklı yabancı pozisyonları korunuyor. Varlık fonunun piyasalara etkisi merak konusu idi. Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Cemil Ertem, bu yöndeki merakları biraz gidermiş oldu. 14 Nisan günü yaptığı açıklamalarda, "Varlık fonunun borsada alım yapmadığını, Türk varlıklarına destek olabileceğini, bir stratejinin parçası olarak Türk hisse senetlerini de alabileceğinden" söz etti. Asıl merak, varlık fonunun kuruluş amaçlarından biri olan dış kaynak sağlanması konusunda gelişme olup olmayacağı veya ne ölçüde olacağı yönünde. Geçen haftayı dalgalı geçiren piyasalarda referandum sonuçlarına göre yapılacak fiyatlamalarla yine dalgalı bir seyir görebiliriz. Gerek borsa, gerekse döviz kurlarında yön belirleme konusunda tek referans olmamakla birlikte teknik analiz verilerinin yardımcı ve yol gösterici olduğu uyarımızı da yapalım.
Hürriyet

Yatırımcının Önü Açılıyor
Piyasalarda bahar hareketli geçiriyor. Yılın ilk çeyreğindeki kritik belirsizliklerin ortadan kalkması ve 16 Nisan referandumuyla birlikte bir belirsizliğin daha sonuçlanması, yatırımcıların önünü açacak. Artık daha kolay karar alınabilecek. Borsa, dolar, altın, mevduat, gayrimenkul yatırımcıları 2017 sonuna kadar birikimlerini değerlendirmek için alternatif seçenekleri göz önünde bulundurabilecek. Yurtdışı gelişmeler daha fazla gündemde yer almaya başlayacak. Özellikle ABD'deki veri akışı ve gelişmeler takip edilecek. ABD Başkanı'nın konuşmalarıyla verdiği mesajlar piyasalarda hareketlenmelere neden oluyor. Bu da açıklamaların daha yakından izlenmesini beraberinde getiriyor. Trump'ın hemen her konuşması dolar kurundaki hareketin yönünü ve hareket marjını belirliyor. Muhafazakâr olduğu kadar milliyetçi söylemlere zaman zaman başvuran Trump, geçtiğimiz hafta doların değerlenmesinin Amerikalı şirketlerin rekabet gücüne zarar verdiğini ifade etti. Trump, "Dürüst olmam gerekirse düşük faiz politikasını beğeniyorum" derken FED Başkanı Janet Yellen'i yeniden aday gösterebileceğine dair sinyal de verdi. Oysaki seçim öncesindeki konuşmalarında görev süresi dolduğunda Yellen'i aday göstermeyi düşünmediğini dile getirmişti. Trump'ın konuşması sonrasında dolar/TL kuru 3.6492 seviyesine kadar geriledi. Kurdaki hareketin sert ve dalgalı olduğunu görüyoruz. Bu volatil hareket aynı zamanda yatırımcıların 'al-sat' yapmalarına imkân tanıyor.
Milliyet

Fitch: Kazanan Her Türlü Ekonomi Olur
Referandumda çıkacak iki sonuç var. Siyasi açıdan taraflardan birinin sadece 1 oy bile farkla üstün gelmesi amaca ulaşmak için yetecek ancak Fitch'e göre 'Evet' ya da 'Hayır' şeklinde iki olasılık olsa da ekonomi için 4 farklı olasılık var. Bunun sebebi de Evet'lerin ve Hayır'ların güçlü ya da güçsüz çıkma ihtimali. Yani Fitch'e göre, güçlü Evet çıkması ile 50'nin biraz üzerinde bir evet çıkması arasında fark olacak. Yine güçlü bir Hayır ile 50'ye çok yakın bir Hayır çıkması arasında da fark olacak. Fitch'in senaryoları yakından incelendiğinde ise sadece 50'ye yakın bir hayır çıkması halinde ekonomi olumsuz etkilenecek. Diğer 3 olasılıkda kazanan her türlü ekonomi olacak. Uluslararası kredi derecelendirme kurumu Fitch Ratings'in internet sitesinde yayınlanan videoda, Fitch Ratings Rusya ve Türkiye Kıdemli Müdürü Paul Gamble, oylamanın Türk ekonomisine etkisi hakkında 4 senaryonun olduğunu söyledi. Referandumdan 'Evet' sonucu çıkması halinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ekonomiye en yüksek önceliği vereceğine inandığını belirten Gamble, "Türkiye'nin ekonomik reform süreci Erdoğan'ın mirasının temelini oluşturuyor" yorumunda bulundu. Gamble, halk oylamasından 'Evet' sonucu çıkması durumunda, Türkiye'nin ekonomik gelişimiyle ilgili 2 senaryoyla karşılaşılmasının öngörüldüğünü ifade etti. Yine aynı şekilde 'Hayır' çıkması durumunda da 2 farklı senaryo oluşacak.
Vatan

Amerika Rüyası
Gayrimenkul yatırımcısının son dönemde rotası ABD oldu. Miami'den vazgeçmeyen Türk yatırımcısı ABD'de yeni şehirler keşfetmeye başlarken, yapılan konut yatırımı iki kat arttı. Son dönemde ABD'deki projelerinin İstanbul'da lansmanları da yapılmaya başlandı. Condo yani oturmadığın dönemde kiralama sistemine ilgi gösteren Türk yatırımcısını uzun vadeli mortgage kullanabilme imkanı ve vatandaşlık şansı da ABD' de yatırıma yöneltiyor. Projebeyaz'ın Yönetim Kurulu Başkanı Murat Uzun ile Türkler'in ABD yatırımlarını konuştuk. Uzun, Türkler'in şu anda en çok tercih ettiği ülkenin ABD olduğunu belirterek, yatırımların geçmiş yıllara göre 2 kat arttığını söyledi. Türk yatırımcının Amerika'ya yatırım yaparken birkaç temel unsura dikkat ettiğini anlatan Uzun, "Eyalet vergisi, emlak ve gelir vergilerindeki detaylar yatırım tercihinde en önemli etkenlerin başında geliyor. Florida'da eyalet vergisinin olmaması ve vergi oranlarının düşüklüğünden ötürü tercih sebebi durumunda. Florida eyaletinde en çok tercih edilen şehir Miami. Miami'den sonra Fort Lauderdale ve Orlando geliyor" diye konuştu.
Vatan

DÜNYA
Füzelerle Gözdağı
Nükleer silah ve balistik füze denemelerinden ötürü Batı'nın sert tepki gösterdiği Kuzey Kore'de her yıl 15 Nisan'da "Güneş Günü" olarak kutlanan ülkenin lideri Kim Jong-un'un dedesi Kim II-sung'un doğum günü için başkent Pyongyang'da dün askeri tören düzenlendi. ABD ile artan gerilimden ötürü askeri geçitte Pyongyang hükümetinin ne tür silahlar sergileyeceği merak konusuydu. "Güneş Günü" adı verilen ulusal bayram nedeniyle, yaklaşık 200 yabancı gazeteci törenleri izlemesi için ülkeye davet edildi. Geçit töreninde kamyonlara yüklenmiş birkaç KN-08 balistik füzesinin geçiş yaptığı görüldü. Törende diğer mühimmat, tanklar, çoklu roketatarlar ve topçu silahlarının yanı sıra denizaltıdan atılmak üzere tasarlanmış katı yakıtlı füze de yer aldı. Uluslararası uzmanlar tarafından "Musudan" olarak adlandırılan, ABD'nin Guam'daki hava üslerini vurma potansiyeline sahip güçlü orta menzilli füze de halka sergilendi. Askerler kaz adımıyla yürürken, jetler uçarak gökyüzünde "105" yazdı. Kuzey Kore hükümetinin Güneş Günü kutlamalarında altıncı kez nükleer deneme yapmasından ya da önemli bir kıtalararası balistik füze denemesinde bulunmasından endişe ediliyordu.
Hürriyet

Trump Twıtter'dan Uyarmıştı
ABD Başkanı Donald Trump, Twitter hesabından paylaştığı mesajında, Çin yönetimine "Kuzey Kore sorununu çözme" çağrısı yapmış ve "Kuzey Kore belasını arıyor. Çin bu konuda bize yardım ederse ne ala. Etmezse biz bu işi kendimiz çözeriz" ifadesini kullanmıştı. Uçak gemisi grubunu da Kuzey Kore açıklarına yollamıştı. Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi de önceki gün yaptığı açıklamada, Kore Yarımadası'nda bir savaş çıkması halinde bu savaşın kazananının olmayacağını söylemişti. ABD'nin Suriye'de düzenlediği füze saldırılarının ardından benzeri bir müdahalenin Kuzey Kore'ye yapılabileceği endişeleri artarken Güney Koreli yetkililer, ABD'nin kendilerine danışmadan böyle bir harekete girişmesini beklemediklerini ifade ediyor. ABD'nin bölgeye askeri güç sevk etme kararı sonrasında Kuzey Kore, Washington yönetimini "ölçüsüz hareketlerin yaratacağı feci sonuçlara" karşı uyarmıştı.
Hürriyet

Suriye'de Tahliye Konvoyuna Saldırı
Suriye'de muhalifler ile Beşar Esad rejimi arasında, kuşatma altındaki Şii ve Sünni bölgelerinden karşılıklı tahliyeleri öngören anlaşma kapsamında tahliye edilen Şii otobüs konvoyuna intihar saldırısı düzenlendi. Halep yakınlarındaki Raşidin bölgesinde meydana gelen saldırıda 100'den fazla kişinin hayatını kaybettiği öğrenildi. Suriye devlet medyası, çok sayıda yaralı bulunduğunu açıklasa da net bir rakam bulunmuyor. Şii bölgeleri Fua ve Kefraya kasabalarından yola çıkarak Halep'e girmek için bekleyen otobüse yönelik saldırının bombalı araçla gerçekleştirilen bir intihar saldırısı olduğunu ve bombalanan konvoyun bir benzin istasyonu yakınlarında bekletildiği ifade edildi. Dün sabah saatlerinde tahliyelerin durdurulduğunun açıklanmasının ardından Şii halkı taşıyan otobüsler Halep'in dışında beklemeye alınmıştı. Anlaşma kapsamında, Şii köyleri Fua ve Kefraya ve Sünni nüfusa sahip Madaya ve Zebadani kasabalarında yaşayan kişilerin yeni bölgelere gönderilmesi kararlaştırılmıştı. Sosyal medyada yayılan görüntüler, patlamanın ardından çok sayıda kişinin cansız halde yerde yattığını gösteriyor. 2013 yılından beri muhaliflerin kuşatması altında bulunan ve yaklaşık 20 bin kişinin yaşadığı Fua ve Kefraya'dan 5 bin kişinin tahliye edilmesi için Halep yakınlarına 75 otobüslük bir konvoy ulaştırılmıştı. Raşidin'de Şii konvoyunun bekletilmesinin, rejimin Fua ve Kefreya'dan anlaşmada olandan daha fazla kişinin çıkarılması isteğinden kaynaklandığını öne sürüldü. Raşidin'deki muhaliflerin, Fua ve Kefreya'dan gelen konvoyda anlaşmada belirlenen 600 silahlı unsur yerine, bin 300 civarı unsurun çıktığını görmesi üzerine konvoyu bekletme kararı aldığı belirtildi. Başkent Şam'ın batısında rejim kuşatmasında, Sünni halkın yaşadığı Madaya beldesi ve Zebadani ilçesinden toplam 2 bin 350 kişiyi taşıyan konvoyun ise bir süredir Halep'in batısında, rejim kontrolündeki Ramuse semtinde bekletildiği belirtildi.
Milliyet

'Bombaların Anası' 94 Daeş'liyi Öldürdü
ABD ordusunun, Afganistan'da, "tüm bombaların anası" GBU-43/B'yi ilk kez kullanarak düzenlediği saldırıda ölen DAEŞ militanlarının sayısının 94'e ulaştığı açıklandı. ABD'nin geliştirdiği nükleer olmayan en büyük bomba daha önce çatışmalarda kullanılmamıştı. Bununla beraber Afganistan eski devlet başkanı Hamid Karzai, bu saldırıyla ülkesinin egemenliğinin ihlal edildiğini söyledi. Karzai, başkent Kabil'de bir törende yaptığı konuşmada, "Eğer Afganistan hükümeti, bu saldırıya izin verdiyse vatan hainidir" dedi. Afganistan İcra Kurulu Başkanı Abdullah Abdullah ise, hava saldırısının Afgan hükümetiyle koordinasyon içinde yönetildiğini söyledi ve "sivillere zarar gelmemesi için dikkat edildiğini" belirtti. Afganistan Savunma Bakanlığı patlamadan sivillerin etkilenmediğini açıkladı.
Milliyet

Başbakan'dan Hakemlik Dersi
İngiltere Başbakanı Theresa May, milletvekili seçildiği Maidenhead bölgesinde gerçekleştirilen koşu yarışında gözlemcilik yaptı. Her yıl geleneksel olarak kutlanan 'Kutsal Cuma' günü etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen maratona ülke genelinde büyük bir ilgi vardı. 16 kilometrelik maratona katılanlara kurallara uymaları konusunda uyarılarda bulunan May, kısa bir süre 'hakemliği' bırakarak sporseverlerle birlikte koşmaya başladı. Koşu sırasında bir anda Başbakan May ile karşılaşan sporcular ise uzun bir süre şaşkınlıklarını gizleyemedi. Maratona katılan birçok kişi May ile hatıra fotoğrafı çekilirken, Başbakan'ın kendi seçim bölgesi olan Maidenhead'i daha sık ziyaret etmesi talep edildi. Başbakan May'in maratonu kusursuz yönettiğini belirten sosyal medya kullanıcıları ise"Başbakanlığı bıraksın hakemlik yapsın", "May'den hakemlik dersi" gibi esprili paylaşımda bulundular.
Vatan

SPOR
Bursa Büyükşehir Belediyespor, voleybol tarihine bir kez daha adını altın harflerle yazdırdı. Temsilcimiz 2014-2015 sezonunda kazandığı Kadınlar Challenge Cup'ı bir kez daha müzesine götürdü. Yeşil-beyazlılar, ilk maçta 3- 2 mağlup olduğu Yunan ekibi Olympiakos'u rövanşta 3- 0 yenerek mutlu sona ulaştı. Bursa Büyükşehir Belediye, taraftarın da verdiği destekle maça iyi başladı. Temsilcimiz seti erken koparmaya çalışsa da Olymipakos buna izin vermedi. Rakibin direncine Dora'nın da hataları eklenince ilk molaya Yunan ekibi 8-7 üstün girdi. Aradan iyi dönen Bursa BŞB 5-0'lık serinin ardından ikinci molada üstünlüğü 16-12'lik skorla ele geçirdi. Joycinha'nın sayılarına Fatma'nın da başarılı hücumları eklenince Bursa farkı iyice açtı ve seti 25-15 aldı. Dengede başlayan sette Joycinha-Fatma ikilisinin şovu devam edince temsilcimiz ilk teknik molaya 8-5 önde girdi. Yeşil-beyazlılar farkın açılmasına izin vermedi ve ikinci mola da Bursa'nın 16-9'luk üstünlüğü ile geçildi. Taraftarın da müthiş desteğiyle rakibini oyuna ortak etmeyen temsilcimiz bu seti de 25-16 galip tamamlayarak Olympiakos'un iyice oyundan düşmesini sağladı. Üçüncü sette Olympiakos maçı çevirmek için tüm gücünü sahaya yansıttı. Karşılıklı sayılarla başlayan sette ilk teknik molaya Yunan ekibi 8-7 önde girdi. Aranın ardından iyi bir dönüş yapan Bursa BŞB ikinci mola da 16-13'lük skorla üstünlüğü ele geçirdi. Mola dönüşünde Olympiakos 17-16 ile farkı bir sayıya indirse de son oyunlarda hata yapmayan yeşil-beyazlılar seti 25-23 maçı da 3-0 kazanarak mutlu sona ulaştı.
Milliyet
Galatasaray üyelik sistemi yeni tüzükle beraber değişiyor. Divan başkanlığı tarafından görevlendirilen 6 kişilik komisyonun hazırladığı ve yönetim kuruluna sunduğu yeni tüzüğe göre lise dışından üye olabilmenin önündeki zorluklar ortadan kalkıyor. Yönetim kuruluna 2016 Ağustos'unda verilen çalışma ile E Grubu yani dışardan başvurular konusundaki zorluklar ortadan kalkıyor. Eski sistemde GS lisesi dışından en az fazla senede 50 kişi üye olabilirken yeni tüzüğe göre bu sayı 600'e kadar çıkabilecek. Galatasaray'daki mevcut üyelik sistemi şöyle: A Grubu: Galatasaray Lisesi mezunları B Grubu: Üyelerin aileleri ve çocukları C Grubu: Başkan kontenjanı (15 kişi) D Grubu: Eski sporcular E Grubu: Dışardan üyeler Eski sistemde kayda açık üyenin yüzde 3'ü kadar üye alınırken, bu yaklaşık 240-250 kişinin üye olması anlamına geliyordu. Bu 250 kişilik kontenjanın önemli bir bölümünü ise lise mezunları, üye yakınları, başkan kontenjanı ve eski sporcular oluşturuyordu. Dışarıdan en fazla 50 civarında üye alınabiliyordu. Yeni tüzükle ise A, B,C ve D Grubu üyelerinden ne kadar başvuru varsa kabul edilmesi öngörülüyor. Dışardan üyelerin bulunduğu E Grubu için ise yeni tüzükle kayda açık değil toplam üye sayısının yüzde 5'inin dikkate alınması öngörülüyor. Bu da yaklaşık 600 kişilik bir kontenjan anlamına geliyor. 10 bin lira vererek üye olan bu grup kulübe 6 milyon lira getirecek. Başkan Dursun Özbek ve yönetimi raporunu değerlendikten sonra göre tüzük kongresi yapacak. Aynı zamanda Yönetim Kurulu İlkeleri Komitesi'nin çalışmasını da geçen ay alan yönetim her iki çalışmayı değerlendirdikten sonra kongreye gidecek.
Milliyet

Fenerbahçe Kadın Basketbol Takımı, Kadınlar Euroleague Dörtlü Finali'nin şampiyonluk maçında bugün Rusya'nın Dinamo Kursk ekibi ile karşı karşıya gelecek. Rusya'nın Ekaterinburg kentinde düzenlenen Dörtlü Final'deki ilk maçında ev sahibi UMMC Ekaterinburg'u 70-61 mağlup ederek finale yükselen sarı-lacivertli takım, diğer eşleşmede Çekya'nın USK Prag ekibini 87-80'lik skorla devre dışı bırakan Dinamo Kursk'a karşı şampiyonluk mücadelesi verecek. Kadın basketbolunun Avrupa'da kulüpler bazında en prestijli organizasyonu olan FIBA Kadınlar Avrupa Ligi'nde Dörtlü Final'in şampiyonluk maçı, DIVS Spor Salonu'nda TSİ 17.00'de başlayacak. Daha önce iki kez yine ev sahipliğini Ekaterinburg'un yaptığı Final Four'larda final oynama başarısı gösteren ancak ikincilikle yetinen sarı-lacivertli temsilcimiz, bu sezon Avrupa'da iki kez kaybettiği rakibi karşısında kazanması durumunda, tarihinin en büyük başarısını elde edecek.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme