18 Nisan 2017 Salı

18.04.2017 Genel Gündem

18.04.2017

GÜNDEM

Yeni Döneme Geçiş Mesaisi
AK Parti'nin yetkili kurulları, referandum sonuçlarıyla oluşan yeni sistemin gereklerini yerine getirmeye hazırlanıyor. Yapılacak çalışmalar içinde en kolay olanı Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın partiyle bağının kurulması olacak. Bunun için referandum sonuçlarının Resmi Gazete'de yayınlanması yetecek. Erdoğan, AK Parti'ye yeniden üye yapılacak. AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, "YSK'nın Resmi Gazete'de yayımlayacağı tarihe baktığımız takdirde 27 veya 28 Nisan'da Sayın Cumhurbaşkanımıza AK Parti'yi şereflendirmesi için üyelik teklifi yaparız. Kabul gördüğü takdirde bizim için büyük bir şereftir" dedi. Erdoğan'ın, AK Parti'nin yeniden genel başkanı olabilmesi için parti kongresi toplanacak. Son Merkez Karar Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısında kongre sürecini başlatan AK Parti, isterse ilçe ve il kongrelerini hızla tamamlayarak olağan kongresini yapabilecek. Ancak bunun zaman alacağı hesabı yapılırsa, hızla imza toplanacak ve olağanüstü kongre de planlanabilecek. İki durumda da 2017 sonuna kadar sürecin tamamlanması bekleniyor. Bu işlemlerden sonra Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın hem çalışma sistemi hem de çalışma mekanları değişecek. Erdoğan, genel başkan olduktan sonra partinin TBMM'de yapılan grup toplantılarına her salı günü başkanlık edecek ve haftalık konuşmalarına yeniden dönecek. TBMM'de kullanacağı yeni odası da son tadilatla hazır hale gelecek. Erdoğan, genel merkezdeki odasına da dönecek. AK Parti'nin 8'inci katı yeniden dizayn edilecek. Erdoğan'ın Beştepe'de birlikte çalıştığı özel kalemi ve danışmanları genel merkeze taşınacak. Bazı kadrolar, sürekli genel merkezde görev yapacak. Partinin MKYK ve MYK gibi düzenli çalışan kurullarını da Erdoğan yönetecek. Cumhurbaşkanı'nın, haftanın bir gününü genel merkezde geçireceği belirtiliyor. Planın ikinci ayağı, genel seçimden sonra uygulanacak. Beştepe, iki başkan yardımcısına göre dizayn edilecek. Cumhurbaşkanı'nın iki yardımcısı için makam hazırlanacak ve tüm kadroları buraya yerleşecek. Çankaya Köşkü işlevini yitirecek.
Hürriyet


'Referandum İptal Edilsin'
Referandum sonuçlarına itiraz edeceklerini açıklayan CHP'de, bu kez Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan kameraların karşısına geçti ve gerekçelerini açıkladı. Parti genel merkezinde basın toplantısı düzenleyen Tezcan, "Meşruiyet tartışmasını sona erdirecek ve milleti hukuk ekseninde rahatlatacak tek bir karar vardır, seçimin Yüksek Seçim Kurulu tarafından iptal edilmesidir" dedi. Başından beri adaletsiz bir kampanyanın yürütüldüğünü, OHAL koşullarında 'Evet' propagandasının serbest, 'Hayır' propagandasının yasak olduğunu savunan Bülent Tezcan özetle şunları söyledi: Vali, kaymakam ve güvenlik güçlerinin Şanlıurfa, Erzurum, Bitlis, Muş, Ağrı gibi birçok ilde vatandaşı açık oylamaya zorladığı şikâyetleri geldi. Sayım başladığı anda sayım alanına vatandaşların sokulmadığı şikâyetleri var. YSK'ye bu konuda itirazda bulunduk. Bu referandum, 'Açık oy, gizli sayım' ilkesinin uygulandığı, 2017 yılının sopalı seçimi olarak tarihimizin kara sayfasında yerini alacaktır. YSK, güvenli bir seçim yapamamış, yapmamış, yaptırmamıştır. YSK, bu seçimlerin, referandumun, iktidar gözetim ve denetiminde yapılmasının güvencesi ve aracı olmuştur. Kanunda, zarflarda çift mühür olması gerektiği ve üzerinde ilçe seçim kuruluyla sandık kurulu mührü olmayan zarfların geçersiz olacağı hükme bağlanmışken, YSK bu açık kanun hükmüne rağmen o zarfları da geçerli saymıştır. Maç başlamış, kuralları değiştirmiştir. Bu, açık bir şekilde seçimin meşruiyetine gölge düşüren bir tutumdur. Böylesi bir teklifin, milletin özgür ve demokratik iradesiyle değil meşruiyeti tartışılan, şaibeli ve hileli bir yolla dayatılmasını kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz. Buna karşı hem hukuk hem demokrasi zemininde mücadelemiz devam edecek. YSK'nın, sayım esnasında karar alıp, ilçe seçim kurullarına gönderdiği mühürsüz oy pusulaları ve zarfların kaç tane olduğu ve kaç tanesinin geçersiz olduğunu tespit etmek, teknik olarak mümkün değil. Kullanılan oylar içinde ne kadar böyle var, bilinmiyor. Ne kadarına sonradan mühür vurulmuştur, bunu da tespit etmek mümkün olmuyor. Meşruiyet tartışmasını sona erdirecek ve milleti hukuk ekseninde rahatlatacak tek bir karar vardır, seçimin YSK tarafından iptal edilmesidir. Asıl olan, bu seçimin iptal edilmesidir. (İtirazlarınızı nasıl yapacaksınız?) Hem ilçelerdeki seçim kurullarına hem de YSK'ya eşzamanlı olarak itirazlarımızı yapacağız. Oradan alınacak sonuca göre de Anayasa yargısı ve AİHM de dahil olmak üzere her noktaya gideceğiz. 'YSK kararları AYM'ye gidemez' diye bir düzenleme yok. Hukuk alanında atmamız gereken adımların tamamını atacağız. 'Hayır'ın kazandığını, milletin sandıkta bu değişiklik teklifine 'Hayır' dediğini ve önümüzdeki siyasi sürecin de buna göre şekilleneceğine işaret ediyoruz.
Haber Türk
EKONOMİ

Dolar: 3,7102-3,7118
Euro: Euro 3,9523-3,9557
Sterlin: 4,6630-4,6674
Gram Altın: 153 1158-153,2288


İşsizlik 7 Yılın Zirvesinde
Yılın ilk işsizlik verisi geldi. Ocak 2017 döneminde Türkiye'de işsizlik oranı yüzde 13'e fırladı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre bu oran, Türkiye'de 2008-2009 küresel krizinin etkilerinin görüldüğü Şubat 2010 döneminden sonraki en yüksek seviye. İşsiz sayısı ise 3 milyon 985 bin kişi ile 4 milyon sınırına dayandı. Aralık, ocak ve şubat aylarını kapsayan Ocak 2017 döneminde henüz istihdam seferberliğinin etkisini gözlenmiyor. Hükümetin şubat ayında başlattığı istihdam seferberliğine ilişkin Çalışma Bakanı Mehmet Müezzinoğlu 1 Ocak-12 Nisan arasında 788 bin 509 kişilik net yeni istihdam sağlandığını duyurmuştu. Ancak Ocak 2017 verileri bu rakamların etkisinden uzak çıktı. Aralık 2016 dönemine göre Ocak 2017 döneminde en çok dikkati çeken ise toplamda 3 bin kişilik istihdam artışında kadın çalışanların etkisi oldu. Aralık 2016'dan Ocak 2017 dönemine geçilirken 31 bin erkek çalışan yoğunluklu olarak inşaat ve turizm sektörlerinde işini kaybederken, 33 bini aşkın kadın çalışan sağlık sektöründeki istihdam artışının etkisiyle iş sahibi oldu. TÜİK verilerine göre, işsiz sayısı 2017 Ocak döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 695 bin kişi artarak 3 milyon 985 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 1.9 puanlık artış gösterdi. Aynı dönemde; tarım dışı işsizlik oranı 2.2 puanlık artış ile yüzde 15.2 olarak tahmin edildi. Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı 5.3 puanlık artış ile yüzde 24.5 olurken,15-64 yaş grubunda bu oran 2 puanlık artış ile yüzde 13.3 olarak gerçekleşti. İstihdam edilenlerin sayısı 2017 Ocak döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre 397 bin kişi artarak 26 milyon 672 bin kişi, istihdam oranı ise 0B2 puanlık azalış ile yüzde 44.8'e geriledi. Bu dönemde geçen yılın aynı dönemine göre, tarımda çalışan sayısı 81 bin kişi, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 317 bin kişi arttı. Tarım sektörünün istihdam edilenler içindeki payı değişim göstermezken, sanayi sektörünün payı 0.4 puan, inşaat sektörünün payı 0.2 puan azaldı. Hizmet sektörünün payı ise 0.6 puan arttı.
Hürriyet

Bütçede İlk Fatura 19.5 Milyar Tl
Başta sosyal güvenlik primlerinin yılın sonlarına ötelenmesi olmak üzere alınan kararların ilk faturası bütçede ortaya çıktı. Martta bütçe açığı 19.5 milyar lira oldu. Ocak-mart döneminde ise bütçe 14.9 milyar lira açık verdi. Bütçe açığı artışında yılın primlerin ötelenmesi nedeniyle 6 milyar liralık bir kaynağın Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) transfer edilmesinin önemli etkisi oldu. Geçen yıl bütçe martta 6.6 milyar lira açık verirken, yılın ilk üç ayında 46 milyon lira bütçe fazlası vardı. Maliye Bakanlığı'nın dün açıkladığı mart verilerine göre gelirler geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3 azalarak 39.1 milyar lira, giderler ise yüzde 25 artarak 58.6 milyar lira oldu. Martta faiz hariç bütçe giderleri yüzde 28.2 artışla 51.4 milyar liraya çıkarken cari transferler yüzde 38 artarak 27 milyar lira gerçekleşti. Geçen yıl mart ayında 160 milyon lira faiz dışı fazla verilirken, bu yıl 12.3 milyar liralık açık verildi. Yılın ilk üç ayındaki açık 14.9 milyar lira oldu. Martta bütçe gelirleri yüzde 3 düşüşle 39 milyar liraya indi. Bu dönemde vergi gelirleri tahsilatı yüzde 8.9 artarak 33.2 milyar liraya çıktı. Banka ve sigorta muameleleri vergisi yüzde 15.6, özel tüketim vergisi (ÖTV) yüzde 13.3, ithalden alınan katma değer vergisi (KDV) yüzde 12.3, damga vergisi yüzde 10.3, gelir vergisi yüzde 10, harçlar yüzde 9.1 artarken dahilde alınan KDV yüzde 33.1 azaldı. KDV'deki düşüşün nedeni olarak iade ödemeleri gösterildi. Ayrıca geçen yıl martta 4 milyar liralık özelleştirme geliri gelmişti. Maliye Bakanı Naci Ağbal, ekonomiye destek veren geçici düzenlemeler ve vergi indirimleri nedeniyle bütçe açığının ilk üç ay içinde yukarı yönlü bir görünüm ortaya koyduğunu belirtirken, "Kısa vadede bütçe dengesinde bir genişlemeye neden olsa da geçici indirimlerin tedrici bir şekilde ortadan kaldırılmasıyla birlikte bütçe dengesinde sağlanan olumlu performans seviyesine tekrar dönülecektir" dedi. Ertelenen prim ödemelerinin yıl sonuna kadar tahsil edilmesinden dolayı 2017 bütçesinde geçici bir etki meydana getirdiğini belirten Ağbal, "Sosyal güvenlik harcamalarını geçici olarak yukarı çeken bu uygulamanın bütçe dengesinde düzeltilmesi halinde aslında bütçe açığı ilk üç ay sonunda 8.9 milyar lira seviyesine düşmektedir" dedi.
Hürriyet

Oylama Tamam, Turizmci Reform Paketini Bekliyor
Turizm Yatırımcıları Derneği Başkanı Murat Ersoy, referandum sonrası ortamın biraz daha yatışması gerektiğini söyledi. İstikrarın gösterilmesi halinde turizmde düzelme olabileceğini belirten Ersoy, "Şu anda referandumun sonucu hızla istikrarın geleceğini gösteriyor. Bunu hissettikleri an Avrupalı ülkelerin hükümet politikaları ne olursa olsun oradaki şirketler tekrar Türkiye'yi programlarına dahil edecektir" dedi. Turizmle ilgili reform paketinin hazırlanması gerektiğini kaydeden Ersoy, Turizm Bakanlığı'na birlik çatısı altındaki bütün yatırımcıların bir araya getirilmesini, toptancılıktan perakendeciliğe geçiş önerilerinde bulunduklarını söyledi.
Haber Türk

Borsada Yükseliş Faizde Düşüş Trendi
Referandumda 'evet' çıkması ve erken seçim ihtimalinin ortadan kalkması sonucu gerileyen dolar/TL Paskalya nedeniyle Avrupa piyasalarının tatil olması sonucu işlem hacimlerinin düşük kaldığı haftanın ilk gününde sakin seyretti. Tahvil faizleri ise düşüşe geçti. Güne 3.63 seviyelerinde başlayan dolar/ TL, sabah saatlerinde düşük hacimli piyasada bir ara 3.68 seviyesini aşsa da günün kalanında 3.66 civarında hareket etti. Bugün Avrupa piyasalarının açılmasıyla yabancı yatırımcının tavrının netleşmesi ve piyasanın yön bulması bekleniyor. Cuma gecesi elektronik işlemlerde ani bir yükselişle 3.73 seviyesini aşan ve 3.72 seviyesinden kapanan dolar/TL önceki gece yarısından hemen önce ise 3.63 seviyesinde işlem gördü. Dün sabah 3.6550 seviyesinde olan ve 3.68'e kadar yükselen dolar/TL, daha sonra 3.6620 seviyesine geriledi. Ak Yatırım'ın dünkü bülteninde, şu yorum yapıldı: "Cuma günü akşam saatlerinde 3.73'lü seviyelere kadar yükseliş gösteren $/TL, belirsizliklerde yaşanan gerileme ve beklenen volatilitenin de düşmesiyle, seçim sonuçlarının ardından bu sabah 3.65 seviyelerinde seyrediyor. Döviz kurunda yaşanan bu gerileme, bugün TL cinsi varlıkların da olumlu performans göstermesine destek verme potansiyeline sahip" denildi. BBC'nin haberine göre Goldman Sachs ekonomisti Clemens Grafe, Türk Lirası'nın referandum belirsizliğinin ardından kısa vadede güçlenmesini beklediklerini ancak diğer merkez bankalarının faizlerini artırdıkları bir ortamda Türkiye'de Merkez Bankası'nın da faizleri arttırması gerekeceğini söyledi. Grafe'ın yıl sonu dolar/TL kuru beklentisi 4.00. Commerzbank ise referandumun sonucunun piyasa tarafından olumlu karşıladığını ve kısa vadede dolar/TL kurunun 3.60'ın altına inmesini beklediğini açıkladı. Ancak raporda kurun bu seviyede uzun süre tutunmasının zor olduğu ve önümüzdeki aylarda tekrar 3.75 seviyesinin test edilmesinin beklendiği de belirtildi. Kurdaki düşüşe paralel tahvil faizlerinde de dün düşüş görüldü. Borsa İstanbul'da ise BIST 100 endeksi günü yüzde 0.66 yükselişle 90.653 puandan tamamladı. Halk oylaması sonrasında Türk Lirası varlıklara olan talebin arttığına işaret eden analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinin 89.500 seviyesinin destek, 91.000 ve 91.500 seviyelerinin direnç konumuna geldiğini ifade etti.
Milliyet

İstikrar Garanti Altına Alındı
Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, anayasa değişikliğine ilişkin halk oylamasının ardından ekonominin gelişmesi için uygun bir alt yapı oluştuğunu belirterek, "Orta ve uzun vadede siyasi istikrar garanti altına alınmıştır" dedi. Canikli, A Haber'de halk oylaması sonuçlarını değerlendirdi. Halk oylamasının ardından piyasaların da hızlı şekilde normalleştiğine dikkati çeken Canikli, kısa vadede olumlu yansımaların devam edeceğini söyledi. Hükümet olarak herhangi bir kur hedeflerinin bulunmadığını belirten Canikli, "Bunu ancak piyasa belirleyebilir, kimse de bilemez. Piyasalarda nispi bir sakinlik söz konusudur. Bu sağlanmıştır, önemli olan da budur zaten. Aşırı dalgalanma her zaman piyasalar için risktir, belirsizlikleri artırır, dolayısıyla maliyetleri yükseltir" değerlendirmesinde bulundu. Canikli, Avrupa'yla ilişkilerin karşılıklı olarak, eşit şartlarda ve rasyonel temeller üzerinde yürüyeceğini vurgulayarak, şunları kaydetti: "Türkiye eskiden olduğu gibi Avrupa'ya finansal piyasalar yoluyla veya başka yöntemlerle kaynakların aktarıldığı bir ülke olmayacaktır. Ben, Avrupa'da da rasyonel bir eğilim ve düşüncenin öne çıkacağını ve politikalara bunun yön vereceğini düşünüyorum. Şimdiki söylemlerin hepsi geçicidir." Canikli, "Ekonomik ilişkilerin kuralları daha farklıdır. Avrupa, bizim en büyük ekonomik ortaklarımızdan biridir. Bu ticaretten her iki taraf da çıkar sağlıyor. İki tarafın menfaatini yükseltecek şekilde Avrupa ile ekonomik ilişkilerimiz devam edecektir" değerlendirmesinde bulundu.
Milliyet

Evet'e Füze Kalkanı
Küresel piyasalar, ABD ile Kuzey Kore arasında yaşanabilecek gerilimlerle negatif bir seyir izlerken, yurt içinde halk oylaması sonrası TL'deki değerlenme sınırlı kaldı. ABD'de geçen hafta Başkan Donald Trump'ın açıklamaları ve beklentileri karşılamayan makroekonomik veriler, pay piyasalarının negatif bir seyir izlemesine neden olurken, yeni hafta da ABD ile Kuzey Kore arasında yaşanan gerilimin piyasalar üzerinde baskı oluşturması ile açıldı. Pek çok piyasa Paskalya tatili nedeniyle kapalı bulunurken, özellikle gelişmekte olan ülkelerde riskten kaçış algısının hakim olduğu görüldü. Kuzey Kore'nin füze denemelerinin ardından altının ons fiyatı 1.295 dolar ile 5 ayın zirvesini gördü. Brent petrolün varil fiyatı da 55-56 dolar bandında dengelendi. Avrupa tarafında, bu hafta sonu Fransa'da gerçekleştirilecek başkanlık seçiminin ilk turu piyasaların odak noktasında olmaya devam ediyor. Fransa'da cumhurbaşkanı seçiminde ikinci tura kalması beklenen adaylardan aşırı sağcı Marine Le Pen ve Emmanuel Macron'un açıklamaları ile seçim sonucuna ilişkin beklentilerin, başta euro olmak üzere piyasaların yönü üzerinde belirleyici olması bekleniyor. Nitekim son anketlere göre Macron'un 1 puanlık yükselişi euronun da değerlenmesini sağladı.
Vatan

DÜNYA

Diyalog Çağrısı
Anayasa referandumunda cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin yüzde 51.4 oy oranıyla kabul edilmesi dış dünyada yankı buldu. ABD Başkanı Donald Trump, dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı telefonla arayarak tebrik ederken, başta Almanya ve Fransa olmak üzere çeşitli ülke lider ve siyasetçilerinden mesajlar geldi. Açıklamalar şöyle: Cumhurbaşkanlığı kaynakları, ABD Başkanı Trump'ın, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı dün akşam telefonla arayarak referandumda elde ettiği başarıdan dolayı tebrik ettiğini bildirdi. ABD Dışişleri Bakanlığı ise halk oylaması sonrasında farklı görüşlere ve ifade özgürlüğüne saygı gösterilmesi çağrısında bulundu. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Vekili Mark Toner, "Demokrasiler, özellikle de zor meselelerde farklı görüşlere saygı göstererek güçlenir" dedi. Beyaz Saray Sözcüsü Sean Spicer ise "Uluslararası bir komisyon değerlendirmesini yapıyor ve 10-12 gün içinde bir rapor açıklayacak. Bunu bekleyeceğiz" dedi. Almanya Başbakanı Angela Merkel ile Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, dün ortak açıklama yaptı. Merkel ve Gabriel, Alman hükümetinin Türk halkının anayasa değişikliği için verdiği karara saygı duyduğunun altını çizdi. Açıklamada, "Çıkan sonuç Türk toplumunun nasıl ikiye bölündüğünü gösteriyor. Bu durum Türk hükümeti ve özellikle de Cumhurbaşkanı Erdoğan için büyük sorumluluk demektir. Federal hükümet, zor bir referandum kampanyası sonrasında Türk hükümetinden ülkedeki tüm siyasi ve toplumsal güçlerle saygılı diyalog aramasını bekliyor" görüşleri yer aldı. Bakan Sigmar Gabriel, Alman Bild gazetesine verdiği röportajda ise idam cezasının geri getirilmesinin Avrupa rüyası ve AB müzakerelerinin sonuna gelindiği anlamına geleceğini söyledi. Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, yayınladığı yazılı açıklamada referandumun bölünmüşlüğü gösterdiğini belirterek Türk yetkililerden muhalif seslere ve Avrupa değerlerine saygı göstermelerini istedi. Fransa Cumhurbaşkanı, "Kendi siyasi kurumlarıyla ilgili karar vermek Türklere ve sadece onlara kalmıştır" derken, Fransa'nın dış gözlemcilerin oylamanın hür ve adil olup olmadığına dair değerlendirmelerini büyük bir dikkatle izleyeceğini kaydetti. Türkiye'nin Avrupa Konseyi üyesi olduğu hatırlatılan açıklamada, "Avrupa Konseyi değerleri ve sorumlulukları çerçevesinde toplumun tüm sosyal ve siyasi bileşenleriyle açık ve samimi diyaloğun gerekliliğine" işaret edildi. İdam cezasıyla ilgili bir halk oylaması düzenlenmesinin, bu değerleri kesintiye uğratacağı da belirtildi. Belçika Dışişleri Bakanı Didier Reynders, AB'nin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeni yetkilerini ne şekilde kullanacağı konusunda endişeleri olduğunu söyledi. Reynders, Türkiye'deki sert yönetim tarzının cumhurbaşkanına verilen yeni yetkilerle daha ileri gitmesinden kaçınılması gerektiğini de kaydetti. Danimarka Başbakanı Lars Lokke Rasmussen Türkiye'de anayasa değişikliğine yol açan referandum sonuçlarına ilişkin paylaştığı Twitter mesajında, "Demokrasinin demokrasiyi kısıtladığını görmek tuhaf. Çoğunluğun karar verme hakkı var ama, Türkiye'nin yeni anayasası ile ilgili oldukça endişeliyim" dedi. İtalya Dışişleri Bakanı Angelino Alfano, yazılı açıklamasında, referandumun sonucunu dikkate aldıklarını belirtirken, buna ilişkin uluslararası gözlemciler AGİT/Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Bürosu'nun (AGİT/DKİHB) raporunu beklediklerinin altını çizdi. Rusya'da Kremlin Sözcüsü Peskov, Türkiye'deki anayasa değişikliği referandumuna ilişkin olarak, "Bu, Türkiye'nin iç meselesi" yorumunda bulundu. Peskov, düzenlediği basın toplantısında, "Türkiye'de yapılan referandum bu ülkenin tamamen bir iç meselesidir. Herkesin Türk halkının iradesine saygı duyması gerektiği kanaatindeyiz" dedi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi, referandumla ilgili açıklamasında, "Bu Türkiye'nin iç meselesi. Bize düşen Türk halkının verdiği karara saygı duymak" dedi. İranlı sözcü, sonucun Ankara'nın bölge politikasını nasıl etkileyeceği sorusuna karşılık, "Bunu bekleyip göreceğiz. Bu konuda acele etmemeliyiz" yanıtını verdi.
Hürriyet

'Deaş, El Kaide İle Birleşiyor'
Irak'ın eski Başbakan Yardımcısı İyad Alavi, DEAŞ ile El Kaide'nin "Musul'da muhtemel bir ittifak kurmak üzere irtibat halinde olduklarını" açıkladı. Dün yaptığı bir açıklamada, müzakerelerin yeni başladığı yönünde bir istihabarat aldıklarını ifade eden Alavi, DEAŞ lideri Ebubekir el-Bağdadi ve El Kaide lideri Ayman el-Zevahiri'nin elçilerinin diyalog halinde olduklarını ifade etti. Alavi, örgütlerin müttefik olup olamayacaklarının belirsiz olduğunu belirtti. ABD öncülüğündeki koalisyon güçleri, DEAŞ'ı Dicle'nin batısından temizlemiş durumda. Ancak örgüt Telafer, Havice ve Kaim'de hâlâ kontrole sahip. El Kaide'nin bünyesinde kurulan terör örgütü DEAŞ, 2014 yılında örgütten ayrıldığını duyurmuş, Zevahiri de birçok kez DEAŞ'ın kanlı işkence yöntemlerini eleştirmişti.
Haber Türk

Binden Fazla Mahkûm Açlık Grevinde
İsrail cezaevlerindeki Filistinli tutsaklar, tutukluluk şartlarını protesto etmek için açlık grevi başlattı. Yaklaşık bin 500 mahkûmun, Filistinli lider Mervan El Bergusi'nin çağrısıyla başlattığı açlık grevi, daha da yaygınlaşabilir. 2010 yılından bu yana cezaevlerinde eğitim görme imkânlarının tamamen ortadan kalktığı, tedavi imkânlarının ise neredeyse kalmadığı kaydediliyor.
Haber Türk

'Sabrın Sonundayız'
ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence, Kuzey Kore'nin nükleer silahlarına karşı gösterdikleri "stratejik sabrın" tükendiğini açıkladı. Asya turu kapsamında Güney Kore ile Kuzey'i birbirinden ayıran Askerden Arındırılmış Bölge'yi (DMZ) ziyaret eden Pence, gazetecilere yaptığı açıklamada, Kuzey Kore rejiminin nükleer silahları ve balistik füzeleri bırakmaya yanaşmadığına işaret ederek "ABD'nin stratejik sabır dönemi sona ermiştir" dedi. Kuzey Kore'nin önceki gün yaptığı füze atışını "provokasyon" olarak niteleyen Pence, "ABD ve müttefikleri, Güney Kore'yi korumak ve bölgede istikrarı sağlamak için hedeflerine ya barışçıl yollarla ya da en nihayetinde ne gerekiyorsa onu yaparak ulaşacaktır" diye konuştu. ABD Savunma Bakanlığı, önceki gün yazılı açıklamaya yaparak "ABD Pasifik Kuvvetler Komutanlığı, Kuzey Kore'nin füze atışını 15 Nisan'da Hawaii saatiyle 11.21'de saptadı ve takip etti" ifadesini kullanmıştı. Bununla beraber Rusya'dan da Pence'in bu sert beyanatına karşı bir açıklama geldi. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, bu sözlerin krizin çözülmesine bir faydası olmayacağına dikkat çekerken, "Umarım Suriye'de gördüğümüz gibi tek taraflı hareketler yapılmaz ve ABD Başkanı Donald Trump seçim sürecinde açıkladığı politikalara bağlı kalır" ifadesini kullandı.
Milliyet

Yeni Tahliyeler İçin Görüşme
Suriye'de kuşatma altındaki dört bölgeden toplam 7 bin 350 kişinin çıkarılmasının ardından, yeni tahliyeler için Esad rejimi ve askeri muhalifler arasında görüşmeler sürüyor. Şam'da rejim kuşatmasındaki Madaya ve Zebadani'den toplam 2 bin 350, İdlib'te muhaliflerin rejim güçlerini kuşattığı Fua ve Kefreya'dan da 5 bin sivil ve askeri unsur, önceki gün tahliye edilmişti. Tahliye edilenler, güvenli bölgelere ulaşmıştı. Muhalifler, rejimin müzakere heyetinin Fua ve Kefreya'da kalan 10 bin kişinin tahliye edilmesi yönündeki talebini değerlendiriyor. Böylece, Şii nüfusa sahip iki belde tümüyle boşaltılmış olacak. Muhalifler, bunun karşılığında rejimden Madaya'da kalan 4 bin kişiden çıkmak isteyenlerin ve Zebadani'de kalan 150 askeri muhalifin çıkışına izin vermesini talep ediyor. Başkentte Filistinli mültecilerin barındığı Yermuk Kampı'ndan toplam 1.000 sivil ve askeri muhalifin çıkarılması, rejimin cezaevlerindeki 1.500 tutuklunun serbest bırakılması da muhaliflerin talepleri arasında yer alıyor. Öte yandan Suriye liderinin İngiltere doğumlu eşi Esma Esad'ın, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımlar nedeniyle İngiliz vatandaşlığını kaybedebileceği iddia edildi. İngiliz Sunday Times gazetesine göre, Esma Esad'ın, eşinin kimyasal saldırılar düzenlediğine ilişkin haberlerin Avrupa ülkeleri tarafından uydurulduğu ve bunların yalan olduğuna ilişkin paylaşımlar üzerine bu konu tartışılmaya başlandı. Bazı İngiliz milletvekillerinin, bunu öneri olarak hükümete sundukları öne sürülüyor.
Milliyet

'Türklerin Kararı Saygı Duymalıyız'
Türkiye'de pazar günü gerçekleşen referandumun sonuçları, tüm dünyada geniş yankı uyandırdı. Batılı yönetimlerden yapılan açıklamalarda, karara saygı gösterilmesi çağrısı yapıldı: Başbakan Angela Merkel, referandum sonuçlarının açıklanmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a 'diyalog' çağrısı yaptı. Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel ile ortak bir açıklama yapan Merkel, Berlin'in Türk yönetiminden tüm siyasi partiler ve sosyal kesimlerle diyalog arayışında olmasını beklediğini ifade etti. Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov, referandum sonucunda Türk halkının büyük bölümünün başkanlık sistemine geçilmesinden yana oy kullandığını belirtti. Referandumun Türkiye'nin iç meselesi olduğunun altını çizen Peskov, 'sonuçlara saygı gösterilmesi gerektiğini' kaydetti.
Vatan

POLİTİKA

Hayırcılar Demokrasi Zaferi Yazdı
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 'bürokratik baskılar, devletin imkânlarının kullanılması ve OHAL koşullarında referandumdan yüzde 48.6'lık hayır oyu çıkmasının demokrasi zaferi olduğunu' söyledi. Bu Anayasa'yla toplumun yönetilemeyeceğini savunan Kılıçdaroğlu, "Partilere düşen, Anayasa'yı toplumsal bir uzlaşı metnine dönüştürmektir" dedi. Kılıçdaroğlu Hürriyet'e özetle şunları söyledi: "(Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kararları) Açıklama kendi içinde çelişkilerle dolu. Daha önce benzer kararlar verilmiş ama aksi yönde de kararlar verilmiş. Biz YSK'nın kendisini TBMM'nin üzerinde bir kurul olarak görmesini istemiyoruz. Yasa çok açık; mühürsüz oy pusulaları ve zarflar geçersizdir. Kurul toplanıyor 'geçerli' diyor, üstelik sayım devam ederken. YSK maç sırasında oyunun kurallarını değiştirmiştir. Bu affedilecek, gözardı edilecek bir durum değildir. (Referandum sonucu) Devletin bürokratik baskılarına, bütün parasal imkânlarının kullanılmasına ve OHAL koşullarına rağmen hayırcılar bir demokrasi zaferi yazmışlardır. Kim ne derse desin geldiğimiz süreçte toplumun yarısı, koşulsuz olarak demokrasiye ve demokratik parlamenter rejime sahip çıkıyor. (Erdoğan'ın referandum konuşması) YSK kesin kararını açıklamadan, 'Atı alan Üsküdar'ı geçti' açıklaması doğru bir açıklama değil. Herkesin hukuk içinde kalması, hukukun üstünlüğünü savunması lazım. Bu açıklama, tek adam rejiminin Türkiye'ye ne tür maliyetler yükleyeceğinin de bir göstergesidir. Kucaklayıcı bir açıklama değil, kin ve öfke birikiminin dışavurumu bu. (Referandumun ardından partilere yaptığı çağrı) Parlamento açıldığında ve sonraki konuşmalarda ve görüşmelerde, kabul edilen bu Anayasa ile toplumun yönetilemeyeceğini herkesin görmesi lazım. Parlamento içinde veya dışında tüm partilere düşen görev, Anayasa'yı toplumsal bir uzlaşı metni haline dönüştürmektir. Siyaset kurumunun böyle bir sorumluluğu var. Bu sorumluluktan kaçamaz. (Liderlerle mi görüşeceksiniz?) Şu aşamada hayır. YSK henüz bir karar vermedi, nasıl verecek bilmiyorum. (CHP'de liderlik tartışması başlar mı?) Eğer öyle bir tartışma olursa, bunu değiştirecek olan kurultaydır. Öyle bir şey olursa biz hukuka bağlı bir partiyiz, kurallar neyse gereken yapılır. Biz diğer partiler gibi değiliz. Bizde genel başkanlar sarayın talebi üzerine, saray darbesi ile değişmezler. Hukukun kuralları, demokratik gelenekler vardır. O kurallar içinde hareket edilir. (İdam tartışması) Getirsinler, Meclis'e zaten çoğunlukları var. Biz Türkiye'nin medeni bir dünyanın parçası olmasını isteriz. Hukuku, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunuruz biz."
Hürriyet
Yakın Tarihimizin En Anlamlı Zaferi
Başbakan Binali Yıldırım, milletvekilleri ve teşkilata teşekkür mektubu göndererek, "Milletçe elde edilen bu kazanım, yakın tarihimizin en anlamlı zaferi olarak anılacaktır. Bu sonucun kaybedeni yoktur, kazanan millettir" dedi. Yıldırım'ın mektubu, Ak Parti Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı tarafından, Ak Parti TBMM Grup Başkanlığı ve il başkanlıklarına gönderildi. Yıldırım, mektubunda referandumun huzur içinde tamamlandığını belirterek, "Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini de içeren anayasa değişikliği kabul edilmiştir. Bu sonuç, çok partili siyasi hayatımızda ilk defa milletimizin hür iradesi ile gerçekleşen kapsamlı bir hükümet sistemi değişikliğinin ilanıdır. Milletçe elde edilen bu kazanım, yakın tarihimizin en anlamlı zaferi olarak anılacaktır. Kurucu Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve halkımızın, Türkiye'nin önüne koyduğu bu vizyonla birlikte huzurumuzu, demokrasimizi, ekonomimizi güçlendirecek olan bu sonuç, ülkemizi daha aydınlık yarınlara taşıyacaktır" dedi. Tarihi sonucun kaybedeni bulunmadığını, kazananın ise millet olduğunu belirten Yıldırım, "Evet veya hayır oyu veren tüm vatandaşların tercihlerin aynı kıymettedir. Bu zaferin elde edilmesinde milletimizin feraset ve sağduyusunun önemi aşikardır. Türkiye'mizi dünyada ayrıcalıklı bir yere taşıyacak bu önemli eşiği geçerken, emeği geçen milletvekillerimize, il başkanlarımıza, ilçe ve mahalle başkanlarımıza, belediye başkanlarımıza, Meclis üyelerimize, kadın ve gençlik kollarımıza, sandık görevlilerimize ve isimsiz kahramanlarımıza bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Yeni sürecin Türkiye'mize ve insanlığa hayırlı olmasını dilerim. Bu çalışmalar esnasında ihmal ettiğiniz ailelerinize, sabır ve anlayışlarından dolayı şükranlarımı sunuyorum" dedi.
Milliyet
Fantezi İçin Uzatmıyoruz
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, OHAL'in çarşamba gecesi 01:00'den itibaren uzatılmasına dair kararın Meclis'e gönderildiğini açıklayarak, "OHAL Türkiye için bir fantezi, hükümetin eli rahatlasın diye yapılan bir uygulama değildir. Türkiye uçurumun kenarından dönmüştür, devletin içine sızmış olan FETÖ'cü eşkıyalar başta olmak üzere tüm terör örgütlerinin irtibatların çıkarılması, temizlenmesi, finans ayaklarının sonlandırılması için OHAL'e ihtiyaç vardı" dedi. Kurtulmuş, AB'ye son teklifin mayıs ayı içerisinde sunulacağını da söyledi. Kurtulmuş, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Bakanlar Kurulu'nun ardından yaptığı açıklamada şunları kaydetti: Yüzde 85 üzerinde büyük atkılım gerçekleşmesi referandum üzerinde durulması gereken konulardandır. 4 temel değerlendirme önemli. Birincisi katılımın yüksekliği demokrasiyi sahiplenme açısından önemlidir. Demokratik katılım açısından kampanya önemlidir. İkincisi Türkiye olgun ve gelişmiş bir seçim kampanyası geride bıraktı. Son derece olgun, keyifli ve barışçıl kampanya sürecin geride bıraktık. Siyasi rekabet içinde sözler söylenmiş olabilir ama geneli barışçıl bir kampanyadır. Üçüncüsü sandık güvenliği konusudur. Oyların her sandığın sonuçları alınarak ilçe ve il seçim kurullarına bildirilmesi ile merkezlere ulaştırılmış ve erken saatlerde seçim sonuçları elde ediliştir. En önemlisi de anayasa yapma fikrinin gerçekleşmiş olmasıdır. Hiçbir baskınının hiçbir şekilde dipçik, darbe gölgesi olmadığı temiz ve açık bir millet iradesiyle en önemli yönetim sistemi değişikliğini ortaya koydu ve neticelendi. Kazanana millettir. Bundan sonraki süreçte hedef, yeni sisteme uyum sürecin hızlıca gerçekleştirmektir. MGK toplandı, kendi uhdesinde olan OHAL uzatılması ile ilgili tavsiye kararı aldı. 19 Nisan Çarşamba saat 01:00'den itibaren 3 ay süreyle uzatılmasına ilişkin Meclis'e konunun arz edilmesi kararı alındı. TBMM onayı ile 3 ay daha OHAL uzatılacaktır. OHAL Türkiye için bir fantezi, hükümetin eli rahatlasın diye yapılan bir uygulama değildir. Türkiye uçurumun kenarından dönmüştür, devletin içine sızmış olan FETÖ'cü eşkıyalar başta olmak üzere irtibatların çıkarılması, temizlenmesi, finans ayaklarının sonlandırılması için OHAL'e ihtiyaç vardı. Gelinen noktada bir ihtiyaçtan dolayı gerekmektedir. Başta FETÖ ile; terörle mücadele eksiksiz amansız şekilde bu örgütün devletten ayıklandığı sonucunu elde etmek mecburiyetindeyiz. Türkiye'nin varoluş mücadelesidir.
Milliyet
Bunun Neresi Başarısızlıktır?
MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, referandum sonrası partilerine yöneltilen eleştirilere tepki gösterdi. Yalçın, halk oylaması sonuçlarının genel seçimlerle mukayese edilmesinin ciddi yanlışlar doğuracağını vurguladı. Yalçın, şunları söyledi: "Elbette referandum neticesinden her siyasi partinin çıkaracağı dersler vardır. Ancak halk oylaması sonuçlarını seçmen yöneliminden çok, yeni yönetim modeline verilen primin dozu, kredinin sınırı açısından değerlendirmek isabetli olacaktır." "Halk oylamasından birkaç gün önce yaptığımız bir açıklamada, Anayasa değişikliğinin hayata geçmesi için MHP'nin verdiği emeği görmezden gelenlerle muhtemel referandum sonuçlarından MHP aleyhine yatırım yaparak kar ve çıkar elde etmeye çalışan siyaset simsarları bulunduğundan söz edilmiştir. İşte aynı simsarlar, dün (önceki) akşam televizyonlarda boy göstererek MHP'nin emeğinin, fedakarlık ve çabalarının yok sayılmasıyla kazanacaklarını sandıkları kardan hisse kapmak için yarış içine girmişlerdir. Söz konusu güruh, sanki ortada MHP açısından bir mağlubiyet varmış gibi, referandumun kaybedeni olarak partimizi göstermeye çalışmıştır. Bunun neresi başarısızlıktır? Evet, bir başarısızlık söz konusudur ama bu ne MHP'nin ne AK Parti'nindir. 16 Nisan referandumunda başarısız olan ve kaybeden, yanlış hisselere yatırım yapmayı sürdüren siyaset simsarları olmuştur. MHP'nin başarısını gölgelemek için amaçsızca çırpınmışlardır."
Vatan

SPOR
Anadolu Efes'ten ayrıldıktan sonra bu sezon Almanya'nın Alba Berlin takımını çalıştıran Teknik Direktör Ahmet Çakı'yla Berlin'de maç sonrası buluştuk. Ligde altıncı sırada olan takımının durumunu ve kariyer planını tecrübeli antrenör ile konuştuk. Almaya'da ilk sezonunuz beklentileri yakalayabildiniz mi, nasıl geçiyor? Bu takım geçen sene 6. bitirdi ligi, playoff'larda elendi. Bu sene de takım hemen hemen aynı oyunculardan oluşuyor, geçen senenin devamı gibi. Amacımız bu yıl için elimizden geleni yapmak. Ama asıl hedefimiz gelecek yıl hem tecrübeli hem genç oyuncularımızı yetiştirip takımı biraz daha yükseltmek. Şu anda bence sezon öncesi ve sezon içinde yaşadığımız sakatlıklara rağmen iyi gidiyoruz. Gerald Robinson'u aldık. Onu takıma adapte edebilirsek, play-offlara hazır bir şekilde girebileceğiz. Takım yöneticilerinden ve taraftarlardan nasıl yorumlar alıyorsunuz? Taraftarlar bana karşı çok ilgili. Kulüpte tecrübeli yöneticiler yer alıyor. Onlar eksikleri bildikleri için şu anki durumdan memnunlar. Fakat şöyle bir dezavantajımız var. Alba Berlin Almaya'nın en büyük ve ekonomik olarak şartları en iyi olan kulüplerinden biriymiş. Takım ekonomik olarak küçülürken, Bayern ve Ulm gibi takımlar ekonomik olarak büyüdüler. Fakat tabii ki seyirci bunu böyle algılamıyor, onların beklentileri şampiyonluk yönünde. Biz gelecek yılları koordine etmek istiyoruz. Çünkü elimizdeki bütçeyle rüya takımı kuramayız. Kişisel olarak Alba Berlin'i çalıştırıyor olmak sizi tatmin ediyor mu? Benim kişisel hedefim Euroleage'de koçluk yapmak. Bu yurt dışında olursa tabii ki daha güzel olur. Ama Alba Berlin'den teklif aldığımda açıkçası kulübün ekonomik durumunun ve takım kimyasının yeterli olmadığının farkındaydım ama Türkiye'den gelen teklifler dışında internasyonel bir ortamda çalışmanın benim kendi hedefime uzun vadede olumlu olacağına inandığım için tercih ettim. Burası bir basamak gibi. Takıma sizinle birlikte gelen Türk oyuncu Engin Atsür'ü değerlendirir misiniz? Engin bize gerçekten büyük kalite getiriyor. Sahanın dışındaki entellektüel yapısı, takım arkadaşlarıyla olan bağı ve onları bir araya getirmesi gerçekten katkı sağlıyor. Arkadaşları Engin'i eğlenceli ve komik buluyor. Türkiye'de F.Bahçe, Beşiktaş, Anadolu Efes, G.Saray, yurtdışında Benetton gibi takımlarda oynamış, North Carolina mezunu bir insandan bahsediyoruz. Biz onu takımda iki numara olarak kullanıyorduk ama, guard olarak da kullandık. Bence orayı da elinden geldiğince oynamaya çalıştı. Takımda yabancı oyuncu sayısı fazla Alman basketbolunda da artık 6 yabancı oyuncu kuralı var, tıpkı Türkiye'deki gibi. Ama ben Türkiye'deyken de Tük oyuncuları ön plana çıkarmayı severdim burada da Alman oyunculara belirli bir seviyede rol vermeye çalışıyorum. 7 aydır Belin'de yaşıyorsunuz, alışma süreciniz nasıldı? İşimden dolayı çok fazla şehir değiştirdim bugüne kadar. Kariyerimde daha önce 6 ay İtalya'da yaşamıştım. 18 yaşımdan beri bu işi yaptığım için adaptasyon sorunu yaşamıyorum.
Milliyet

Spor Toto Süper Lig'de son 2 maçını kazanarak ligdeki ilk 3 iddiasını koruyan Fenerbahçe, kritik Galatasaray derbisi için geri sayıma geçti. 23 Nisan Pazar akşamı TT Arena'da ezeli rakibine konuk olacak sarı-lacivertliler hem 2. sıra yarışından kopmamak hem de en azından 3. sırada ligi bitirmek adına mutlak 3 puan amaçlıyor. Ayrıca hedeflerin ötesinde Galatasaray'ı deplasmanda yenmenin de büyük prestij olarak sayıldığı sarı-lacivertlilerde, hazırlıklar da özel olarak devam ediyor. Dirk Advocaat'ın elindeki kadroda en önemli isim olarak Robin Van Persie öne çıktı. Hem takımın en kariyerli yıldızı olan hem de büyük maçlar için kilit bir isim olarak görülen Van Persie, hafta boyu özel olarak göz önünde tutulacak. Fenerbahçe'ye geldiğinden bu yana fiziksel sorunları nedeniyle istikrar tutturamayan Hollandalı yıldız eski ritmine yaklaştı. Geçtiğimiz hafta sonunu halk oylaması sebebiyle maç yapmadan geçen Fenerbahçe'de hem dinlenen hem de fiziksel durumunu toparlayan Van Persie bu maçta daha rahat edecek. Advocaat ve teknik heyetin de yakın takibe aldığı 33 yaşındaki forvet, TT Arena'da takımın beyni olacak. Öte yandan , Van Persie'nin son 2 sezonda büyük maçlarda gösterdiği motivasyon da dikkat çekiyor. Diğer maçlara oranla derbilerde daha istekli ve daha iyi gözüken tecrübeli golcü, bu sezon kupada Beşiktaş'a 1 ve ligde Galatasaray'a 2 gol atmıştı. Özellikle Vodafone Arena'da Beşiktaş'a karşı sahanın en çok konuşulan ismi olan Van Persie'nin Galatasaray deplasmanında da iştahlı olması bekleniyor. Van Persie'nin performansı gelecek sezon planlaması için de önemli Hollandalı yıldızı satarak para kazanmayı düşünen yönetim, Van Persie'nin özellikle derbilerde kendini göstermesini transferde bir avantaj olarak görüyor
Milliyet
Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman, Fransa'da şanssız biçimde 2-1 mağlup oldukları Olympique Lyon'u rövanşta yenerek UEFA Avrupa Ligi'nde yarı finale çıkacaklarını ifade etti. Siyah-beyazlı yönetici arkadaşlarıyla sohbet eden Başkan Orman'ın, Vodafone Arena'da Lyon'u eleyecek güçte olduklarını söylediği belirlendi. Fransa'daki karşılaşmayı kazanmaya çok yaklaşmışken üst üste beklenmedik goller yediklerinin altını çizen Başkan Orman'ın, "Bütün Avrupa'nın gözü bu maçta olacak. Hem kulüp olarak misafirlerimize iyi bir ev sahipliği örneği göstermeliyiz hem de sahada herkesin alkışlayacağı bir futbol oynayarak rakibimizi elemeliyiz. Bu takım finale gitmeyi hak ediyor. Kazanan taraf biz olacağız" ifadelerini kullandığı öğrenildi. Avrupa'da bir kupa kazanmayı çok istediğini her fırsatta dile getiren Başkan Fikret Orman bu hedefe ulaşma yolunda tarihi bir karşılaşmaya çıkacaklarına vurgu yaptı. Fikret Orman'ın, "Hem sportif hem de mali olarak Beşiktaş'ın Avrupa standartlarında olmasını çok isterim. Kupaya sanki bu sene çok yakınız. Lyon'u geçersek finale kadar gideceğimizi düşünüyorum. Ben bu takıma ve teknik heyete çok güveniyorum. Ayrıca tribünler çok önemli katkı sağlıyor. Vodafone Arena rakipler için korkulan bir stat haline geldi. Bizleri tarihi bir gün bekliyor ve herkesin bu maça odaklanmasını istiyorum. Sadece Beşiktaş'ı değil, bütün ülkeyi bu maçın etrafında kenetlemeliyiz" diye konuştuğu aktarıldı. Başkan Fikret Orman, Beşiktaş'ın başarıları ve oynadığı futbolla Avrupa'da en çok konuşulan kulüplerden biri haline geldiğini de vurguladı.
Milliyet

Galatasaray ile efsane isim Gheorghe Hagi'nin yolları bir kez daha kesişiyor. Cim-Bom, önceki gün Rumen basınına yaptığı açıklama ile görev almaya hazır olduğunu belirten Hagi'ye teklif götürecek. 5 yıl başarıyla sarı-kırmızılı formayı giyen, 2 kez de sarı-kırmızılılarda farklı dönemlerde teknik direktörlük deneyimi yaşayan Hagi, bu kez farklı bir şekilde Cim-Bom'a gelecek. Galatasaray ile Hagi arasındaki bir ortaklık gerçekleşecek. Bu ortaklık altyapı endeksli olacak. Hagi ayrıca Galatasaray'ın transferlerinde de danışmanlık yapacak. Romanya 1. Lig ekiplerinden Viitorul Constanta'yı çalıştıran Hagi'yle anlaşmayı düşünen sarı-kırmızılılar, oluşturmak istediği altyapı modelinde Hagi'ye önemli bir rol biçiyor. Buna göre Galatasaray altyapısındaki yetenekler Hagi'nin yönetiminde Romanya'da forma şansı bulacak. Ayrıca yine Cim-Bom'da yeterli süre alamayan futbolcular burada değerlendirilecek. Galatasaray ayrıca Senagal ve Hırvatistan'da da ortak hareket edeceği kulüplerle temasa geçti. Global bir planlama içerisinde olan sarı-kırmızılılar, kendi futbolcusunu kendi üretecek, fazlasını satarak para kazanacak. Bununla ilgili olarak Cenk Ergün de Senegal'de alt yapı araştırmaları yaptı. Hem genç yeteneklerin keşfedilmesi hem de alt yapı için iyi bir model seçilmesi için araştırmalarda bulunan Ergün, İstanbul'a döndü ve gerekli raporlamayı yönetime sunacak.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme