19 Nisan 2017 Çarşamba

19.04.2017 Genel Gündem



19.04.2017

GÜNDEM

Dağa Çakıldı
Diyarbakır'daki Emniyet Genel Müdürlüğü'ne bağlı Havacılık Şube Müdürlüğü'ne dün Tunceli'den gelen talep üzerine Sikorsky S-70 Blackhawk tipi helikopter 3 mürettebatıyla kent merkezine gitti. Görev yaptıkları Ovacık'tan, 16 Nisan'daki halkoylamasına ilişkin düzenlenen evrakı İl Seçim Kurulu'na teslim etmek üzere Tunceli'ye gelen ve Ovacık'a dönecek olan Hâkim Onur Alan ve Astsubay Kıdemli Çavuş Yavuz Selim Karaman'ı alan helikopter, daha sonra Nazımiye ilçesine geçti. Buradan komiserlik sınavına girecek polisleri alan helikopter, yine aynı sınava girecek polisleri almak üzere Pülümür'e geçti. Buradan da polisleri alan helikopter, Ovacık ilçesinden de polisleri almak üzere saat 11.35'te havalandı. Helikopterle kalkışından 8 dakika sonra, 11.43'te telsiz bağlantısı kesildi. İçinde 7 polis memuru, 1 hâkim, 1 astsubay ve 3 mürettebat bulunan helikopterle ilgili arama çalışması başlatıldı. Pülümür ilçesinin Sarıgül köyü yakınlarında 2 bin 500 metre rakımlı alan civarına düştüğü tespit edilen helikopter için bölgeye çok sayıda arama kurtarma ekibi sevk edildi. Diyarbakır'dan havadan, Elazığ ve Erzurum'dan ise karadan AFAD ekipleri bölgeye gönderildi. Yine Diyarbakır'da bulunan 8'inci Ana Jet Üssü'nden arama kurtarma çalışması yapan CN235 tipi uçak ile Malatya'dan iki S-70 tipi arama kurtarma helikopteri bölgeye gönderildi. Ayrıca E-7T Barış Kartalı Havadan İhbar Kontrol uçağı da düşen helikopterden sinyal almak için bölgeye gönderildi.
Hürriyet


Birinci Öncelik İçtüzük
TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) referandum sonucunu ilan etmesinin ardından İçtüzük değişikliği için harekete geçecek. "Resmi ilan bir bitsin, birinci öncelik İçtüzük" diyen Kahraman "Hep beraber yapacağız. İyi bir İçtüzük çıkacak inşallah" dedi. Kahraman, Meclis iktidar kulisinde gazetecilerin Anayasa değişikliği uyarınca 6 ay içinde yapılması gereken Meclis İçtüzüğü değişikliğine ilişkin sorularını yanıtladı. Kahraman, "İçtüzük değişikliğiyle ilgili bir çağrınız ya da görüşmeniz olacak mı?" sorusu üzerine, "Eskiden beri varolan çalışmalar var. Anayasa'nın gereği İçtüzük çalışmasının bitmesi lazım. Birinci öncelik içtüzük. İnşallah İçtüzüğü en önceliğe alacağız" açıklamasında bulundu. Bu konuda bir komisyon kurmayı düşünüp düşünmedikleri sorusunu da TBMM Başkanı Kahraman, "Onu duyururuz. Şu resmi ilan bir bitsin tabi. Birinci öncelik İçtüzük. Ezbere iş yok. Hep beraber yapacağız" diye yanıtladı. İçtüzüğe ilişkin geçmişte yapılan çalışmalar bulunduğunu anımsatan Kahraman, "Zaten eski çalışmalar da var. Kaç dönem bu hususta çalışma yapmış. Bir önceki dönem, daha önceki dönem, bu hususta oturumlar Çok güzel bir malzeme var. İyi bir İçtüzük çıkacak inşallah" diye konuştu. Kahraman, "Yasama yılı bitmeden 1 Temmuz'a kadar İçtüzük değişikliği tamamlanır mı?" şeklindeki soru üzerine de "Bakalım. 'Tarih verdi, sonra yapmadı' falan dersiniz" ifadeleriyle yanıt verdi.
Milliyet

Ysk'da İtiraz Kuyruğu
Pazar günü yapılan anayasa değişikliği halk oylamasının ardından itiraz süreci başladı. Halk oylamasına ilişkin ilk itirazlar sandık kurullarına yapıldı. İtiraz süreci ilçe seçim kurullarıyla devam edecek. Halk oylaması sonrasında, sandık kurulu tutanakları ve kararlarına karşı itirazlar ilçe seçim kurullarına yapılacak. İlçe seçim kurullarına itiraz süresi, dün saat 15.00'te sona erdi. İlçe seçim kurulları bu itirazları, 20 Nisan saat 17.00'ye kadar karara bağlayacak. İlçe seçim kurullarının kararlarına karşı ise 21 Nisan saat 17.00'ye kadar il seçim kurullarına itirazda bulunulabilecek. İl seçim kurulları bu itirazları, 23 Nisan saat 17.00'ye kadar sonuçlandıracak. Bu süreçlerin tamamlanmasının ardından, il seçim kuruluna ve il birleştirme tutanaklarına karşı YSK'ya itiraz edilecek. YSK'ya itirazlar, 26 Nisan'a kadar yapılabilecek. Bu arada il seçim kurulu kararlarına karşı YSK'ya "olağanüstü itiraz yolu" da kullanılabilecek. İtiraz sürecinin tamamlanmasıyla YSK, tüm siyasi partilere "olağanüstü itiraz yolu"nu kullanıp kullanmayacaklarını soracak. Yeni itiraz gelmezse YSK, kesin seçim sonuçlarını 27 Nisan Perşembe veya 28 Nisan Cuma günü açıklayacak. Öte yandan polisin geniş güvenlik önlemi aldığı YSK önünde de hareketli saatler yaşandı. YSK'ya önce AGİT heyeti geldi. AGİT heyeti YSK üyeleriyle görüştükten sonra CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, beraberinde çok sayıda CHP'li milletvekiliyle birlikte YSK'ya geldi. Kampanya sürecinin OHAL şartları altında yapıldığını dile getiren Tezcan, "'Hayır' propagandasının yasak, 'Evet' propagandasının serbest olduğu bir ortamda yapıldı. 'Evet' kampanyası devlet, 'Hayır' kampanyası millet haline dönüştü. Millet kampanyası aslında devlet kampanyasına galip geldi. Ancak kampanya dönemi boyunca uygulanan hukuksuzluklar kampanyadan sonra oy kullanma günü ve sayımında devam etti. Devlet kampanyası yürütenler baskı ve tehditler ile alamadıkları sonucu en son oy kullanma, sayım döküm sırasında YSK'yı devreye sokarak almaya gitmiştir. Bu seçim tarihimize bir yeni seçim türünü eklemiştir. O da mühürsüz olarak anılacaktı. Bu seçim meşrutiyeti olmayan mühürsüz seçime dönüşmüştür. Sonuçlar gayri meşrudur. İşte bu sebeple sonuçlar kesinleşmeden bütün hukuk yollarını kullanmak üzere YSK'ya itiraz dilekçesi verdik. Halk oylamasının iptalini istiyoruz. Halk oylamasının meşrutiyeti, tek şey bu oylamanın iptalidir" diye konuştu. Tezcan ve milletvekillerinin ayrılmasının ardından CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdal Aksünger, CHP milletvekilleri Mahmut Tanal ve Murat Emir ile YSK'ya gelerek, YSK'ya dilekçe verdi. Vatan Partisi ve Tüketici Hakları Derneği de YSK'ya dilekçe verirken, vatandaşlardan da YSK'ya 700 civarında başvuru yapıldı. Vatandaşlar, başvuru nedeniyle YSK önünde kuyruk oluşturdu.
Vatan

'Fetö'cü Darbe Olduğunu Bilsem'
FETÖ'NÜN 15 Temmuz'daki darbe girişimi sırasında Deniz Kuvvetleri Komutanlığındaki eylemlere ilişkin 72 sanığın yargılanmasına başlandı. Davanın sanıklarından Ufuk Kabasakal, mahkemede yaptığı savunmasında saat 21.00 civarında yarbay rütbesiyle Tabur Komutanı olan Özgen Aykan ve tuğamiral rütbesindeyken ihraç edilen Murat Şirzai'nin, nöbet tuttukları yere gelerek, "Kuvvetli terörist saldırı olabileceği istihbaratı aldık. Güvenliği artıracağız. Bizden habersiz kimsenin giriş çıkışına izin vermeyeceksiniz" dediğini bildirdi ve şöyle konuştu: "Nöbetimi tutarken Güvenlik Tabur Komutanı Özgen yarbay ve Murat Şirzai, nöbet mahalline gelerek, 'Kuvvetli terörist saldırı olabileceği istihbaratı aldık. Güvenliği artıracağız. Bizden habersiz kimsenin giriş çıkışına izin vermeyeceksiniz' dediler. Yarım saat geçmeden Genelkurmay Başkanlığı civarından silah sesleri gelmeye başladı. Şirzai ve Aykan'ın bize ve güvenlik personeline söyledikleriyle çatışma seslerini de dikkate alarak, kendimizi ve birliğimizi olası saldırıdan korumak için nöbet silahlarımızı aldık. Talimatlara göre en güvenli yer olan nöbet binasının arkasındaki trafoya geçtik. Güvenli bölgedeyken ve sonrasında uçakların alçak uçuş yaptığına, helikopterlerin ateş ettiğine, Genelkurmay Başkanlığına tankların geldiğine tanık oldum. Nöbetçi Yüzbaşı Murat Mengi, 23.00-23.30 sıralarında telefonla öğrenerek, TSK içinde küçük bir grubun kalkışma içinde olduğu bilgisini paylaştı. Komutanımız, DKK'nın bu girişim içinde olmadığını söyledi." Olayın büyüklüğünü askeri savcıya ifade verirken anladığını vurgulayan Kabasakal, nöbet günü ne kanunsuz emir aldığını ne de verdiğini savundu. Kabasakal, "Gece boyunca hiçbir amirim, 'Şu kişiler darbecidir. Müdahale edeceğiz' diye emir vermedi. Böyle bir emir alsam, hele darbecilerin FETÖ'cü olduğunu bilsem, yemin ederim tereddütsüz silahımı kullanırdım. Ailem beni Cumhuriyet ve Mustafa Kemal değerleriyle büyütmüştür. Kendimi bildim bileli hem FETÖ'ye hem diğer cemaatlere mesafeli kaldım. 6 aydır tutukluyum ama halen görevdeyim. FETÖ'cü olduğuma dair en ufak şüphe olsa, beni atarlardı" ifadelerini paylaştı. Duruşma sanık ifadeleriyle bugün de sürüyor.
Vatan

EKONOMİ
Dolar: 3,6578-3,6648
Euro: Euro 3,9224-3,9315
Sterlin: 4,6905-4,7026
Gram Altın: 151 3565-151,7105

Rusya'ya Domates Çıkarması
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek başkanlığındaki heyet, Rusya'nın ekonomik tedbirleri kaldırılmasını ele almak üzere dün Moskova'ya gitti. Aralarında Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin de bulunduğu Türk heyeti, Rusya Başbakan Yardımcısı Arkady Dvorkovich ile görüşecek. Heyetler arası görüşmelerde, yaş meyve ve sebze ithalatına uygulanan yasakların kaldırılması gündeme getirilecek. Görüşmelerde ayrıca müteahhitlik başta olmak üzere faaliyet yasakları ile Türk işçi çalıştırılmasına yönelik yasağın kaldırılması, vize uygulamalarında eskiye dönüşün sağlanması, karayolu ulaştırmasındaki kısıtların kaldırılması talepleri de iletilecek. Türk-Rus ilişkilerindeki iyileşmeye rağmen Türk domatesine yönelik ambargo kaldırılmamıştı. Buna karşılık Türkiye'de 'Rus buğdayı' kozunu gündeme taşımıştı. Rus buğdayının Türkiye'ye girişi zorlaştırılırken, Tarım Bakanı Faruk Çelik domates yasağının hukuki olmadığını açıklamıştı.
Hürriyet

Enflasyona 'Kuru' Önlemi
Referandum sonrası toplanan Bakanlar Kurulunun ekonomiye ilişkin ilk gündem maddesi enflasyon oldu. Enflasyondaki rekor artışları dizginlemek için harekete geçen hükümet, nohuttan sonra kuru fasulye ve kırmızı biberde ithalat kararnamesini imzaya açtı. Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, tüm gıda ürünlerinde fiyatları yakından izlediklerini belirterek, alınan tedbirlerin etkisi ile enflasyonun mayıstan itibaren düşmesini beklediklerini söyledi. Tüfenkci, dün Meclis'te gazetecilerin sorusu üzerine, 2019'a kadar seçim olmayacağını ve ekonomi gündemine dönmek istediklerini vurguladı. Piyasaların ve iş dünyasının ilk beklentisinin güven ve istikrar olduğunu belirten Tüfenkci, "Şimdi gündem ekonomi ve reformlar olacak" dedi. Gıda Komitesi'ni işler hale getirip, güçlü bir şekilde yapılandırdıklarını anımsatan Tüfenkci, bundan sonraki süreçte her bir gıda ürünündeki fiyat artışlarının yakından izlenerek neler yapacaklarını şöyle anlattı: "Kuru fasulyedeki fiyat artışını dahi dikkate alıyoruz. Kuru fasulyede gümrük vergilerini sıfırlayacak kararnameyi Bakanlar Kurulu'nda imzaya açtık. Nohuttan sonra fasulyede ithalatı serbest bırakıyoruz. Kırmızı biberde de gümrük vergisini indiriyoruz. Fiyatı yükselen ürünlerin fiyatını dengelemek için tedbir alıyoruz. Hızlı şekilde fiyatı artan ürüne müdahale ediyoruz. Alınan ithalat kararları, yerli ürünün çıkacağı eylüle kadar geçerli olacak."
Hürriyet

1 Numaralı Madde Artık Ekonomi Olur
Maliye Bakanı Naci Ağbal, pazar günü gerçekleştirilen anayasa değişikliği referandumunun ardından bir numaralı maddenin ekonomi olacağını, enflasyon ve işsizliğin aşağı çekilmesinin de öncelikler arasında bulunduğunu kaydetti. Reuters ile gerçekleştirdiği söyleşide Ağbal, referandumun bitmesi ve kabul oyu çıkmasının siyasette belirsizliklerin ortadan kalkmasının ekonomide beklentileri olumlu etkileyeceğini belirterek, bu aşamadan sonra reformların hayata geçirilmesinin önemine vurgu yaptı. "Şu anda en hazırlıklı olan üretim reform paketi. Bununla bir taraftan üretimde kolaylaştırıcı hükümler getiriliyor, maliyetler aşağı çekiliyor bir taraftan da organize sanayi bölgelerindeki yatırımları daha cazip hale getirecek yeni teşvikler getiriliyor" diyen Ağbal, çalışmaları belli aşamaya ulaştırılan ve istihdamı olumlu etkileyecek olan İşgücü Piyasası Reformu'nun TBMM'ye getirileceğini vurguladı. Ağbal, Gelir Vergisi, Vergi Usul Kanunu ve KDV Reformu'nu da Bakanlar Kurulu gündemine taşıyacağını belirtti. "Bir süredir ekonomide geçici, belli alanlarla ilgili büyüme odaklı tedbir ve destek niteliğinde düzenlemeler yapıyoruz. Bunlar ekonomide canlanmaya destek oluyor. Bunların üstünde çok daha kalıcı, özellikle yatırımların önündeki engelleri kaldıracak düzenlemelerin hayata geçmesi gerekiyor" diyen Ağbal, bu konuda Ekonomi Bakanlığı ile birlikte çalıştıklarını vurguladı. Bu faktörleri destekleyecek olan özel sektör yatırımlarının hızlı şekilde artmasının ve arz tarafının güçlendirilmesinin önemli olduğunun altını çizen Ağbal, sözlerini şöyle sürdürdü: "Özel sektörde bekletilen ve ertelenen yatırımlar var. Ekonominin önünü açacak düzenlemeleri ardı ardına TBMM'ye getirdiğimiz takdirde yatırımlarda hızlı toparlama ve yukarı çıkış bekliyorum." Son çeyrekte açıklanan büyüme rakamlarının 2017 beklentilerini yukarı çektiğini, ilk çeyrekte KGF'den alınan teşvik ve desteklerin ekonominin büyüme kapasitesini artıracak mahiyette olduğunu vurgulayan Maliye Bakanı Naci Ağbal, "2017'nin ilk çeyreğinde gerçekten etkisini gösterdiği anlaşılan desteklerin bu yılın ilk çeyreğinde de güçlü bir toparlanmayla büyümede kendini gösterirse OVP'de ortaya koyduğumuz büyüme hedefine (yüzde 4.4) doğru bir ivme yakalarız" şeklinde konuştu.
Milliyet

Euro 1'e 1 Derken 1.15'e Yol Alıyor
Son dönemdeki gelişmeler, Donald Trump'ın ABD Başkanı seçilmesi ve ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artırım beklentisi ile ortaya çıkacak güçlü dolar tezini tekzip etti. Avrupa'daki siyasi gelişmelerin evrildiği noktada 1.05'lere kadar gerileyen dolar/ euro paritesi yeniden 1.07'ye tırmandı. Bu arada ilk etapta 1.10 sonrasında da 1.15 seviyeleri konuşulmaya başlandı. Fransa'da 23 Nisan'da yapılacak devlet başkanlığı seçimi ilk turunda ilk iki sırayı alarak ikinci tura kalmaya en büyük adaylar Emmanual Macron ve Marine Le Pen olmaya devam ediyor. Ancak aşırı solcu aday Luc Melenchon da farkı kapatıyor. Ifop Fiducial tarafından 14-15 Nisan tarihlerinde yapılan ankete göre, Macron'a destek verenlerin oranı yüzde 23, Le Pen'cilerin oranı yüzde 22 olurken, Melenchon'a destek yüzde 19.5'e çıktı. Merkez sağın adayı Francois Fillon'a destek de yüzde 19 seviyesinde. Anket, Fransız seçmenlerin yüzde 30'unun hâlâ kararsız olduğunu da ortaya koyuyor. Buna karşılık ikinci turun Le Pen ile Macron arasında geçeceğine dair tahminler her geçen gün güçleniyor. Bu iki adayın ikinci tura kalması halinde Macron'un yüzde 65'e 35 gibi bir farkla başkanlık yarışını önde tamamlayacağı tahminleri yapılıyor. Fransa seçime kilitlenmişken euroyu destekleyen bir açıklama da İngiltere'den geldi. İngiltere Başbakanı Theresa May'in 8 Haziran'da erken seçime gidileceğini açıklamasının ardından İngiliz sterli ve euro dolar karşısında yükselişe geçti. Normalde 2020'de yapılacak seçimlerin bu kadar erkene alınmasında Brexit sürecinde yaşanan sıkıntı etkili oldu. İngilizler'in yeni parlemento ile bir kez daha konuyu tartışabileceği ve karar değişikliğine gidebileceği belirtiliyor. May'in Londra'da Downing Caddesi üzerindeki resmi konutu önünde açıklama yapacağını duyurmasının ardından sterlin dolar karşısında yüzde 0.1 değer kaybederek 1.266 seviyesine gerilemişti. May'in sürpriz bir şekilde 8 Haziran'da ülkede erken seçime gidileceğini açıklaması sonrasında sterlin dolar karşısındaki kayıplarını telafi ederek yüzde 0.21 artışla 1.2586 düzeyine yükseldi. İngiltere'deki FTSE-100 endeksi yüzde 1.31'lik düşüşle 7231.96 puana indi.
Vatan

Imf: Büyüme 0.4 Puan Düşer
IMF'den, Fitch kadar pozitif bir açıklama gelmedi. Uluslararası Para Fonu (IMF) Türkiye'nin bu yılki büyüme tahminini yüzde 2.5'e revize etti. Kuruluş, 2017 küresel büyüme beklentisini 0.1 puan artışla yüzde 3.5'e yükseltti. IMF, Dünya Ekonomik Görünüm Raporu'nun Nisan 2017 sayısını "Küresel ekonomi ivme mi kazanıyor?" başlığıyla yayımladı. Raporda, Türkiye'de siyasi ve jeopolitik faktörlerin büyümeyi sınırladığına işaret edilirken, "Ekonomik görünüm, yükselen siyasi belirsizlik, güvenlik endişeleri ve TL'nin değer kaybetmesiyle artan döviz borcu yükü nedeniyle bulanık" ifadelerine yer verildi. Türkiye'de büyümenin 2016'nın üçüncü çeyreğinde sert düştükten sonra toparlanacağı belirtilen raporda GSYH'nin bu yıl yüzde 2.5 ve gelecek yıl yüzde 3.3 genişleyeceği öngörüldü. IMF, Türkiye'nin 2017 ve 2018 büyüme beklentilerini, Şubat'ta sırasıyla yüzde 2.9 ve yüzde 3.3 olarak açıklamıştı.
Vatan

Türk Bankacılık Sektörü Bölgeye Göre Daha Cazip
Credit Suisse tarafından yayınlanan raporda, Türk bankalarının bölgesel benzerlerine göre cazip olduğu belirtildi. Credit Suisse analisti Ateş Bulur tarafından kaleme alınan bir araştırma raporunda, Türk bankalarının kâr artış hızının, piyasanın dikkatinden kaçtığı ifade edildi. Raporda, Türk bankalarının bölgesel benzerlerine ve yurt içi finans dışı kesime göre cazip olduğu ifade edildi. Türkiye bankacılık sektöründe risk-getiri dengesinin geliştiği belirtilen raporda, 16 Nisan referandumunun ardından kurumun kısa vadedeki istikrar beklentisinin altı çizildi. Araştırma raporunda değerlemelerin Türkiye ekonomisinde bir daralmayı fiyatlıyor gibi göründüğü, buna karşın 2009 yılına benzer bir makroekonomik senaryo ihtimalinin çok düşük olduğu vurgulandı. Credit Suisse, Türk hükümetinin ekonomiyi canlandırmak için attığı adımların bankaların kazançlarını desteklediğine işaret etti. Raporda, Kredi Garanti Fonu'nun belirli kredilerdeki sermaye kısıtlamalarını önemli ölçüde kaldırmasıyla, yetkililerin banka kazançlarını desteklemeye yönelik attığı en önemli adım olduğu kaydedildi.
Vatan

DÜNYA
Önemli Olan Maçı Almaktır
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, "Ben futbolla ilgilendim. 1-0 ya da 5-0 kazanmışsın önemli değil, önemli olan maçı almaktır" dedi. CNN International'da Becky Anderson'ın sorularını yanıtlayan Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump'ın referandum sonucu nedeniyle kendisini tebrik ettiğini ve Trump ile yaptığı görüşmeden olumlu sinyaller aldığını söyledi. Erdoğan'ın röportajından öne çıkan başlıklar şöyle: ◊ Anayasa değişikliği referandumunda halkın onayını az bir farkla almasıyla ilgili Erdoğan, "Ben ölümlü biriyim. Her an ölebilirim. Bu benimle ilgili bir şey değil" dedi. Türkiye'nin siyasal sistemini iyileştirmek yerine yetkilerini genişlettiği ve kişisel çıkar sağladığı yönündeki suçlamaları reddeden Erdoğan, "Yeni sistem, Türkiye'nin demokrasi tarihinde bir dönüşümü temsil ediyor" ifadelerini kullandı. ◊ Referandumun 'diktatörlüğe' giden adım olduğu iddialarını reddeden Erdoğan, "Diktatörlüğün olduğu yerde, başkanlık sistemine geçmeye ihtiyacınız yok. Burada sandık var, demokrasi gücünü halktan alır. Bu da bizim deyimimizle milli iradedir" dedi. ◊ Referandum sonucunu değerlendiren Erdoğan, "Ben futbolla ilgilendim. 1-0 ya da 5-0 kazanmışsın önemli değil, önemli olan maçı almaktır" dedi. ◊ Avrupa Birliği (AB) ile ilgili, "54 yıldır bizi kapılarında bekletiyorlar" diyen Erdoğan, pazarlıklarda sözlerini tutmadıkları gerekçesiyle üye devletleri suçladı. Erdoğan, "AB'nin gerekliliklerini yerine getirmeye çalıştık ancak AB sözünü tutmadı. Sözünü tutmazsa ne adımlar atabileceğimize bakarız" dedi. ◊ Erdoğan, mesafeli mesajlar gönderen Avrupalı siyasilerin aksine, kendisini arayarak tebrik eden ABD Başkanı Trump ve ABD-Türkiye ilişkileri hakkında değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, Trump'ın tebrik telefonu ile ilgili olarak, "Yüz yüze görüşmek, ilişkilerimizi güçlendirmek açısından daha da iyi olacaktır" dedi. "Türkiye, ABD ile birlikte çalışmaya devam eder mi" sorusu üzerine Erdoğan, "Trump'ın bu konudaki yaklaşımı bizi mutlu ediyor. ABD ve Türkiye müttefiktir. Önemli sorunları (birlikte) çözüme kavuşturabiliriz" ifadelerini kullandı. ◊ Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fethullah Gülen'in iadesiyle ilgili de "Gülen'in iadesi konusunda umudum var ve bu umudu korumak istiyorum" dedi.
Hürriyet

Ab'den 'Şeffaf Soruşturma' Çağrısı
Referandum sonucunun ardından üye ülkelerinden ve kurumlarından gelen farklı tepkiler ışığında Türkiye ile ilişkilerin geleceği konusunda net pozisyon belirlemekte zorlanan Avrupa Birliği, usulsüzlük iddiaları konusunda 'şeffaf soruşturma' çağrısı yaptı. Referandum sonrasında verdiği ilk tepkide, alışık olunmayan bir şekilde Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) heyetinin raporunu bekleyeceği mesajını veren AB'nin bu çağrıyı yapmasında ilk bulgular etkili oldu. AGİT metnin dikkatli şekilde incelendiğini ve AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini'nin gözlem heyeti başkanı Tana de Zulueta ile görüştüğünü açıklayan AB Komisyonu Sözcüsü Margaritis Schinas, "Türk yetkililere bundan sonraki adımları çok dikkatli bir şekilde atma, mümkün olan en geniş ulusal konsensüsü sağlamaya çalışma, tüm aktörlere itidal ve referandumdaki usulsüzlük iddialarına ilişkin şeffaf bir soruşturma başlatma çağrısı yapıyoruz" dedi. Türkiye'de son dönemde sürekli gündemde tutulan idam cezasını, "şüpheye yer olmayan şekilde" reddettiklerini belirten Schinas, "İdam cezası sadece kırmızı çizgi değil, tüm kırmızı çizgilerin en kırmızısı" dedi. Schinas, "Bu konuda retorikten eyleme geçilmesi Türkiye'nin Avrupa ailesinin bir üyesi olmak istemediğinin açık sinyali olacaktır" ifadelerini kullandı. AB yetkilileri, bu aşamadan sonra ilişkilerin geleceğinin, büyük ölçüde, Türkiye'nin yaklaşımına bağlı olacağının ancak gelen ilk sinyallerin çok kısa vadede hızlı bir iyileşmeye işaret etmediğine dikkat çekiyorlar. Üst düzey bir diplomat, "Son dönemde Türkiye'nin tam üye olduğu kurumlarla bile sorunlar yaşaması üzerinde dikkatle düşünülmesi gereken bir durum" dedi. Gelecek hafta, Türkiye'nin AB ve Avrupa Konseyi ile ilişkileri açısından kritik öneme sahip. Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM), 25 Nisan'da yapacağı oturumda Türkiye'nin tekrar denetim sürecine alınıp alınmayacağını tartışıp oylayacak. Denetim süreci, insan hakları ve hukuk devleti alanında yükümlülüklerini yerine getirmemiş, demokrasisi belirli bir olgunluğa ulaşmamış ya da bu alanda ciddi zaaflar yaşayan ülkelere uygulanıyor. Şu aşamada ibre denetim sürecine işaret ediyor. AB de referandum sürecini ve Türkiye ile ilişkilerin geleceğini 28 Nisan'da Malta'da dışişleri bakanları düzeyinde ele alacak. Özellikle bazı üye ülkelerin ve Avrupa Parlamentosu'nun büyük bölümünün Türkiye ile müzakerelerin durdurulmasından yana görüş bildirdiği bir ortamda, bu toplantıdaki havanın da Türkiye açısından çok olumlu olması beklenmiyor.
Hürriyet

Avrupa 'Evet'çi Türkleri Tartışıyor
Avrupa'da yaşayan Türk vatandaşlarının Türkiye'deki anayasa referandumunda seçim tercihi, eski uyum tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Sonuca en çok şaşıran ülkeler Almanya, Avusturya, Hollanda ve Danimarka. Bu dört ülkede 'Evet' oranları Türkiye'dekinin çok çok üzerinde. Avusturya'da 'Evet' oyları yaklaşık yüzde 73, Hollanda'da yüzde 71, Almanya'da yüzde 63, Danimarka'da yüzde 60.6. Türkiye'de ise yüzde 51.4. Almanya'da 1.4 milyon Türk seçmenin yüzde 44'ü oy kullandı. Yarısı bile değil. Almanya, Avusturya, Hollanda ve Danimarka'daki tartışma şu: Türkler Avrupa'da demokrasi, düşünce özgürlüğü gibi tüm hakların tadını çıkarıyorlar. Ama Türkiye'de bu özgürlükleri kısıtlayacak bir anayasaya evet diyorlar. Genel kanı bu. Referanduma 'Evet' oranı yüksek çıkan ülkelerin buna cevabı da hazır: 'Türklerin uyum sorunu var.' Türkler arasında Almanca bilmeyenlerin oranı, diğer yabancılardan daha mı yüksek? Cevabı: Uyum isteksizliği. Türk gençleri okullarda başarısız mı? Sebebi: Uyumsuzluk. Eğer insanların oy tercihi, uyumun bir göstergesiyse, İsviçre, İsveç ve İngiltere'deki sonuç niye farklı? İsviçre'de 'Hayır' oranı 'Evet'in iki katı. Yaklaşık yüzde 62 'Hayır', yüzde 38 'Evet'. İsveç'te 'Hayır' oranı yüzde 53. Evetler yüzde 49. İngiltere'de yüzde 80 'Hayır', yüzde 20 'Evet'. Bu sonuca göre, Türkler, İsviçre ve İsveç'te; Almanya, Avusturya, Hollanda gibi ülkelerden çok daha iyi mi uyum sağladılar? Referandum sonucunda ülkelerin kampanya sırasında takındığı tavrın önemli payı var. Almanya, güvenlik, yangın söndürme sistemi, park yeri yetersizliği gibi bahanelerle Türk hükümet yetkililerinin referandum kampanyasını engelledi. Hemen hemen hiç Türk'ün yaşamadığı Saksonya Anhalt eyaleti kampanya yasağı getirdi. Hollanda, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'nun uçağına iniş izni vermedi. Aile Bakanı Sayan Kaya'ya kaçak muamelesi yaptı ve sınırdan geri çevirdi. Avusturya, "Seçim kampanyası için gelmeyin, yoksa engelleriz" dedi. Danimarka da Başbakan Yıldırım'ın ziyaretini erteledi. Ama İsveç "Biz de düşünce özgürlüğü var. Türk politikacılar gelebilir" dedi. İsviçre, Çavuşoğlu'nun Zürih'te halkla buluşmasını tüm baskılara rağmen iptal etmedi.
Hürriyet

İngiltere Seçime Gidecek
İngiltere Başbakanı Theresa May, hükümetin 8 Haziran'da erken genel seçime gidilmesi kararı aldığını söyledi. İskoçya, bu karardan dolayı şaşkınlık yaşarken, İngiliz İşçi Partisi erken seçime destek verdi. Başbakanlık Ofisi "10 Numara"da dün başkanlık ettiği Bakanlar Kurulu toplantısının ardından sürpriz basın açıklaması yapan May, Bakanlar Kurulu'nun 8 Haziran'da erken genel seçim yapılması kararına vardığını belirtti. May, bunun için yarın (bugün) parlamentonun alt kanadı Avam Kamarası'na teklifin sunulacacağını bildirdi. Theresa May, Avrupa Birliği'nden (AB) çıkış sürecinin (Brexit) başladığı bir dönemde Parlamento'nun bütünlük içinde hareket ettiğini, ancak bu süreç konusunda ciddi görüş ayrılıklarının bulunduğunu söyledi. May, "Önümüzdeki yıllarda istikrarın sağlanmasının tek yolu bu seçimleri yapmak" dedi. Diğer partilerin AB'den çıkış süreciyle ilgili tutumlarını da eleştiren Theresa May, "Eğer bu genel seçimi şimdi yapmazsak, siyasi oyunlar devam edecek" diye konuştu. Öte yandan ITV'ye konuşan Başbakan May "Paskalya'dan önce kocamla birlikte bir kaç gün boyunca Galler'de yürüyüş yaptım. O sırada bu uzun ve zorlu konuyu düşündüm. Ve geleceğe istikrar ve belirlilik getirecek seçim yapma kararını orada aldım" dedi. Geçen yılki Brexit referandumu sonrası Başbakan David Cameron'ın istifasının ardından göreve gelen May, sürekli olarak erken seçime gitmeyeceğini açıklamıştı. May, genel seçimin, planlandığı gibi 2020'de yapılacağını belirtmişti. Erken seçimin yapılabilmesi için 650 üyeli Avam Kamarası'nda milletvekillerinin 3'te 2'sinin onay vermesi gerekiyor. May'in liderlik ettiği Muhafazakar Parti'nin 330 milletvekili bulunuyor. 229 milletvekili bulunan İşçi Partisi'nin de buna destek olması bekleniyor. Nitekim partinin lideri Jeremy Corbyn, "Başbakanın, İngiltere halkına çoğunluğun çıkarını koruyacak bir hükümet için oy verme şansı tanıyan kararını hoşnutlukla karşılıyorum. İşçi Partisi, ekonomiyi onarma ve yaşam standartlarını iyileştirme konusunda başarısız olan ve sağlık sistemiyle okullarımızda kesintiler uygulayan hükümete bir alternatif sunacak" dedi. İskoçya Özerk Yönetimi Başbakanı Nicola Sturgeon ise, erken seçim açıklamasını "yakın siyasi tarihin en olağanüstü U-dönüşlerinden biri" olarak nitelendirdi. Sturgeon ayrıca, erken seçimi "çok büyük bir siyasi yanlış hesap" olduğunu da ifade etti. May, Başbakanlık görevini 13 Temmuz 2016'da David Cameron'dan devralarak Birleşik Krallık'ın 76'ncı ve ikinci kadın Başbakanı olmuştu.
Milliyet

İran'dan Gövde Gösterisi
İran'da "Ordu Günü" dolayısıyla düzenlenen askeri geçit töreni, çeşitli tur füze ve silahların gösterildiği gövde gösterisine donuştu. Ulusal Ordu Günü dolayısıyla başkent Tahran yakınındaki, İran İslam Devrimi'nin kurucu lideri Ayetullah Humeyni türbesi önünde kara, deniz, hava ve özel birliklere bağlı askerler geçit töreni düzenledi. Çeşitli menzile sahip füze ve radarların sergilendiği geçit töreninde, İran'ın Rusya'da aldığı ve savunma kapasitesini yüksek oranda güçlendirdiği S-300 füze savunma sistemleri de gösterildi. Bununla birlikte özel birliklere ait askerlerin, kamuflaj malzemeleriyle geçişi, ilginç görüntüler oluşturdu.
Milliyet

POLİTİKA
Kırgınlıkları Bırakma Zamanı
Başbakan Binali Yıldırım, referandum sürecinde "evet" ve "hayır"ı savunanların birbirini incitmiş olabileceğini ifade ederek, "İncinmeleri kırgınlıkları kenara bırakma, el ele verme, geleceği inşa etme zamanıdır. Bu sonuçtan 81.7 ile 'evet' oyu veren Bayburt da yüzde 80.41 'hayır' diyen Tunceli de aynı derecede kazançlı çıkmıştır" dedi. Yıldırım, "seçime şaibe karıştı" söylemlerini "beyhude bir çaba" olarak değerlendirdi. Referandumun ardından ilk grup toplantısında Yıldırım şu mesajları verdi: Demokrasimiz dünyaya olgunluk sınavı göstermiştir. 81 ilde insanlarımız yüzde 85'i aşan yüksek bir katılımla oylarını kullanmış tercihlerini yapmışlardır. Yeni bir sayfa açılmıştır. Bu sayfa güzel bir gelecek vaat etmiştir. Sandıktan çıkan bu sonuçla Türkiye kazanmıştır. Halk oylamasının kaybedeni yoktur, sandık ve millet kazanmıştır. Bu sonuç, yeni dönemin başlangıcıdır. Bu sonuçtan 81.7 ile 'evet' oyu veren Bayburt da, yüzde 80.41 'hayır' diyen Tunceli de aynı derecede kazançlı çıkmıştır. Artık yeni bir gün; kendimizi yenileme zamanıdır. 'Evet'i savunan da 'hayır' diyen de zaman zaman birbirini incitmiş olabilir. İncinmeleri kırgınlıkları kenara bırakma, el ele verme, geleceği inşa etme zamanıdır. Baştan beri söylenen söz şudur; 50 + 1 milli iradenin tecellisidir. Millet tercihini yüzde 51.4 oran ile 'evet'ten yana kullanmıştır. Seçmen son sözünü söylemiştir. Her zamankinden daha fazla kardeşlik, dayanışma günüdür. Bütün muhalif kesimlere çağrım olacak; sert söylemler tartışmalar seçim kampanyalarının tuzu biberi oldu, oylama yapıldı, sonuç belli oldu. Hepimize düşen görev enerjimizi ülkemizin daha güçlü, güvenli, istikrarlı ülke olması için harcamak. En ufak sözü olana kulak vereceğiz. Eskisinden daha çok bir elin nesi var iki elin sesi var diyeceğiz. Bir yandan halk oylaması ile çalışırken bir yandan da devlet işlerini aksatmadık, toplu açılışları yaptık. Partimiz halk oylamasında öncülük görevini yerine getirdi. Aynı amaç uğruna çalışan partiler de oldu. MHP Genel Başkanı ve MHP kadrolarına; BBP ve HÜDAPAR'a teşekkür ediyoruz. Sonuçlardan sonra kimin ne kadar destek verdiğini sorgulamaya kalkmak abesle iştigaldir. Bahçeli'nin de dediği gibi; 'kim kabul kim ret dedi mercekle aramak lazım'. Millet geleceğine karar vermiş, sistem değişikliğine 'evet' demiş, olay bitmiştir. Doğu ve Güneydoğu'dan gelen desteği teröre karşı mücadelede birlik ve beraberliğimize verilmiş anlamlı bir destek olarak görüyorum. Teşekkürün en büyüğü Recep Tayyip Erdoğan'a. Millete inandı güvendi millet de ona inandı, güvendi. İşimiz yeni başlıyor. Bu değişiklik ile beraber çalışmalar tüm gruplarla istişare ederek anlayış birliği içinde tamamlamayı hedefliyoruz. Söz verilen her konuda gerekli adımları atacağız. İstisnasız bütün vatandaşlarımızın hukukunu korumak siyasetimizin esası olmaya devam edecek. Evrensel değerlerin korunması bütün vatandaşların, canlıların inanç ve düşüncelerin hukukunun korunması en büyük meselemiz olacak. Bir tek vatandaşın dahi kalbinin kırılmasına rıza göstermeyeceğiz. Kibir ve gurur nefsimizi esir alamayacak. Muhalefetin demokrasinin olmazsa olmazı olduğu gerçeğini göz ardı etmeyeceğiz. Aşkla şevkle milletin emanetine sahip çıkacağız.
Milliyet

Meral Akşener Parti Mi Kuruyor?
Referandumun akabinde MHP'den gelen istifalar muhalif kanattaki partileşme iddialarını güçlendirdi. MHP'de eski İzmir İl Başkanı ve eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Dervişoğlu, Meral Akşener'i destekleyen eski MHP Edirne İl Başkanı Mehmet Tolga Akalın, eski MHP Çanakkale İl Başkanı Rıdvan Uz, eski MHP Samsun İl Başkanı Ömer Süslü ve eski MHP Manisa İl Başkanı Tamer Akkal, üst kurul delegesi Abdulvahap Erdem, eski Kütahya İl Başkanı Nihat Kula, üst kurul delegesi Tekirdağ Malkara İlçe Başkanı Şencan Pakalpalçil ve Antalya üst kurul delegesi Musa Ertuğan da partiden istifa ettiklerini açıkladı. Bu istifaların yeni partinin alt yapısı için ilk adımlar olduğu değerlendiriliyor. Akşener'in bir süre önce DP ile dirsek temasında olduğu öne sürüldü. MHP içinde tüm yolların tükenmesi halinde partileşme sürecini başlatmayı planlayan Akşener'in ilk olarak DP'de yeni oluşuma gidebileceği iddia ediliyor. Akşener'in kendisini tek alternatife hapsetmeyerek yeni parti için de kolları sıvadığı gelen bilgiler arasında. Özellikle Akşener'in yakın çevresinin partileşme konusunda zorlayıcı bir tutum sergilediği ifade ediliyor. Yeni partinin ise "Milliyetçi Türkiye Partisi" (MTP) olacağı söyleniyor.
Milliyet

SPOR
Birinci Lig'de zirve mücadelesi yapan iki ekibin buluşmasında Eskişehirspor, deplasmanda lider Evkur Yeni Malatyaspor'u 2-1'lik sonuçla geçerek ikinci sıraya yerleşti. 11. dakikada Caner'in pasında İrfan ceza sahası içinde şutunu çekti top auta çıktı. 18. dakikada kaleci ile karşı karşıya kalan Bruno yerde kaldı. Hakemin verdiği penaltı atışını kullanan Erkan Zengin rakip fileleri havalandırarak, takımını öne geçiren golü kaydetti: 0-1. 28. dakikada sol kanattan yapılan ortaya iyi yükselen Eren topu direğe nişanladı. Direkten dönen meşin yuvarlağı Pereıra auta gönderdi. 33. dakikada Erkan Zengin'in kullandığı serbest vuruşta top direğe çarparak oyun alanına geri döndü. 61. dakikada Erkanın ceza sahasına gönderdiği topa gelişine vuran Bruno meşin yuvarlağı ağlara gönderdi: 0-2. 73. dakikada Eren kırmızı kart görünce ev sahibi ekip 10 kişi kaldı. 85. dakikada Sedat Ağçayın pasında topla buluşan Ahmet Aras, farkı 1'e indiren golü kaydetti: 2-1. Bu yenilgiye rağmen Evkur Yeni Malatyaspor 53 puanla liderliğini korurken, aradaki farkı 5'e indiren Eskişehirspor ikinci sıraya yükseldi.
Milliyet
Galatasaray, 23 Nisan'daki Fenerbahçe derbisinde eski düzene dönecek. Cim-Bom, Jan Olde Riekerink döneminde olduğu gibi 4-2-3-1 sistemiyle Fenerbahçe derbisine çıkacak. Fenerbahçe maçına günlerdir hazırlanan Hırvat teknik direktör, geldiği günden bu yana denediği 3- 4-3 ve 4-4-2 taktiklerini bir kenara attı, en uygun sistemin Riekerink döneminde olduğu gibi 4-2-3-1 olduğunu belirledi. Tudor'daki bu keskin dönüş, aynı zamanda oyuncu tercihlerinde de ciddi değişiklikleri beraberinde getirdi. Tercihlerinde, 10 numara pozisyonuna yer olmadığını belirten ve bu yüzden Sneijder'i kulübeye çeken Tudor, sistem değişikliğiyle bu sorunu ortadan kaldıracak. Hollandalı yıldız futbolcu yine forvet arkasında serbest oynayacak. Kanatlarda ise Yasin ve Bruma şans bulacak. Forvette Eren ve Podolski arasında kararsız kalan Tudor'un tercihini Alman futbolcudan yana kullanması bekleniyor. 4'lü savunmanın önünde Selçuk'un bu maçtaki partneri ise Tolga Ciğerci ve De Jong'tan biri olacak. Ancak ibre şu an Tolga'dan yana görünüyor. Dörtlü savunma ise Tudor'u en çok düşündüren bölge Carole sol bekteki yerine bu maçta dönecek. Göbekte ise Chedjou ile Hakan Balta ön plana çıkıyor. Buradaki alternatif isim ise Ahmet Çalık. Sağ bek ise yine çok bilinmeyenli denklem. Linnes, Sabri ve Cavanda arasında tercih yapmaya hazırlanan Tudor, Semih Kaya'yı bu kez sağ bekte düşünmüyor.
Milliyet
Beşiktaş'ta tarihi Lyon rövanşı öncesi Ricardo Quaresma sevinci yaşanıyor. Sakatlığı yüzünden Fransa'daki maçta forma giyemeyen Portekizli yıldız yoğun tedavi sonunda tamamen iyileşti. Dün akşam takımla birlikte çalışan ve herhangi bir sorun yaşamayan Quaresma yarın Lyon'a karşı ilk 11'de sahaya çıkacak . Kartal'da önceki akşam yapılan idmanda sakatlanan Adriano'nun durumu ise henüz netlik kazanmadı. Dünkü antrenmana çıkmayan ve tesislerde tedavi olan Brezilyalı oyuncunun dev maçta forma giymesinin zor olduğu aktarıldı. Adriano'nun durumundaki belirsizlik yüzünden sıkıntılı olan Teknik Direktör Şenol Güneş tüm olasılıkları düşünerek farklı kadrolar üzerinde çalışıyor . Sol arka adalesinde kısmi yırtık bulunan Adriano'nun dev maça yetişmeme ihtimalini düşünen Güneş formül arayışına girişti. Tecrübeli hoca, Quaresma'nın iyileşmesi nedeniyle Babel'i yeniden sol kanada çekecek. Siyah-beyazlı teknik adam, Adriano'nun takımdaki yerini alamaması halinde savunmanın solunda Tosic'e şans tanıyacak. Bu durumda stoperde Mitrovic ile Atınç ikilisi görev yapacak. Marcelo'nun cezalı olması nedeniyle büyük sıkıntı yaşayan Şenol Güneş savunmanın solunda Beck'e şans tanıması halinde Mitrovic'in yanında Tosic'e görev verecek. Bu arada antrenman ve maç eksiği nedeniyle ilk 11'de düşünülmeyen Caner Erkin'in ise savunmadaki sorunlar nedeniyle 18 kişilik kadroda yer alacağı aktarıldı.
Milliyet
Fenerbahçe, THY Euroleague'de çeyrek final serisinin ilk maçında Panathinaikos'u deplasmanda 71-58 yenmeyi başardı, 1-0 öne geçerken saha avantajını da aldı. Maça iyi başlayan Fenerbahçe'ydi Bogdanovic'in hem savunma, hem de hücumdaki iyi oyunu, Kalinic'in ceza şutlarını sokmasıyla temsilcimiz 16-6'da farkı çift hanelere yükseltti. Ancak Panathinaikos benchten gelen oyuncularından çok önemli katkı aldı, ilk çeyrek sonunda farkı 1'e indirmeyi başardı. Rivers-James ikilisiyle ilk çeyrek sonundaki seriyi 12-0'a taşıyan ve öne geçmeyi bilen ev sahibi, Pappas'ın da katkısıyla arayı açtı. Fenerbahçe'nin yaptığı 10 top kaybını iyi değerlendiren Panathinaikos, soyunma odasına 42-28 galip girmeyi başardı. 3. çeyreğin başında Panathinaikos 47-31 ile farkı 16 sayıya çıkardı ama Fenerbahçe inanılmaz bir dönüş gerçekleştirdi. Bogdanovic'in sayıları iyi savunma ile birleşince, son çeyreğe ev sahibi sadece 1 sayı önde girebildi: 49-48. Kalinic'ten gelen 5 sayıyla öne geçmeyi başaran Fenerbahçe, Udoh-Vesely ikilisinin müthiş savunmasıyla rakibine yine göz açtırmadı, 47-31 geriye düştükten sonra bulduğu farkı 71- 55'te 16 sayıya çıkardı ve salondan 71-58 galip ayrıldı.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme