23 Nisan 2017 Pazar

23.04.2017 Genel Gündem



23.04.2017

GÜNDEM

'Mücadele veriyoruz' 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, İstiklal Harbi'nin başkomutanı, Cumhuriyetin banisi, TBMM'nin ilk Başkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile tüm şehit ve gazileri rahmet ve minnetle yad etti. Erdoğan, "Milli iradeye musallat olan güçleri bertaraf etmenin, çocuklarımıza daha huzurlu ve güvenli bir gelecek bırakmanın mücadelesini veriyoruz" ifadesini kullandı. Başbakan Binali Yıldırım, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımladı. Çocukların sevincini paylaşmaktan mutluluk duyduğunu belirten Başbakan Yıldırım, "Her hizmetimiz siz çocuklarımız içindir. Hepinize çok güveniyorum" dedi. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun mesajında "Milletimizin iradesini ve egemenliğini gasp etme girişimleri geçmişte olduğu gibi bugün de başarısız kılınacaktır" ifadeleri yer aldı.TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ın mesajında, "Milletimizin seçilmiş temsilcileri olarak görevimiz milletimizin huzuru, güvenliği ve saadeti için çalışmaktır" denildi.
Milliyet


Ak parti'den 'abd modeli' 'usul komisyonu' önerisi 
Referandumda kabul edilen anayasa değişikliği uyarınca, YSK'nın sonuçları ilan etmesinin ardından 6 ay içinde mevzuatın yanı sıra TBMM İç Tüzüğü'nün de değiştirilmesi gerekiyor. TBMM Başkanı İsmail Kahraman, bu konuda partilere, "komisyon çalışması" çağrısı yapacağını açıklamıştı. Ak Parti di iç tüzük için çalışmaya başladı. Ak Parti, yasama çalışmalarının daha verimli kılınmasına yönelik öneriler üzerinde duruyor. Bu önerilerden ilki, ABD'deki "İçtüzük ve Kurallar Komitesi" benzeri TBMM'de yasa tekliflerinin Genel Kurul'da ne kadar sürede görüşüleceğini tespit ederek karara bağlayacak bir "Usul Komisyonu" kurulması. Ak Parti kurmayları, başta ABD olmak üzere bazı Avrupa ülkelerinin parlamentolarında da bu tip komisyonların bulunduğunu belirterek, şu bilgiyi verdiler: "İncelediğimiz parlamentoların çoğunda yasal düzenlemeler ağırlıklı olarak komisyon aşamasında detaylı biçimde ele alınıp, tartışılıyor. Komisyonlarda detaylı çalışma yapıldığı için de Genel Kurul'a düzenlemeler olgunlaşmış halde geliyor. Bu noktada da usul komisyonları devreye giriyor. Tüm partilerin sayısal güçleri oranında temsil edildiği bu komisyon oturup önerilen yasal düzenlemenin kapsamına göre Genel Kurul için bir görüşme süresi belirliyor. Bu süre bittiğinde hiçbir mazeret kabul edilmeksizin oylamaya geçiliyor. TBMM'de de böyle bir komisyon oluşturulması halinde, her yasa teklifi komisyonlarda mümkün olduğunca geniş katılımla tartışılır. Komisyonca belirlenen sürede de Genel Kurul'da karara bağlanır. Örneğin 10 maddelik bir yasa teklifi için usul komisyonu 8-10 saat yeter der, 60-70 maddelik bir teklif için ise 2 günlük bir süre öngörülebilir." Ak Parti içinde tartışılan bir başka öneri ise halen sadece özel oturumlar ile Genel Kurul'un rutin çalışma günleri olan salı-çarşamba-perşembe 19.00'a TRT-3 üzerinden yayınlanan Genel Kurul çalışmalarının tamanının halk tarafından izlenebilmesine yönelik. Buna göre de muhalefetin de kabul etmesi halinde TRT kanalları üzerinden değil TBMM TV için ayrı bir frekans alınarak çalışmalar kamuoyuna yansıtılacak.
Milliyet
 
'Mahrem imam' olduğu biliniyordu 
Türk Silahlı Kuvvetleri'ndeki (TSK) FETÖ mensuplarınca organize edilen darbe girişiminin başarısız olması sonrasında Akıncı Hava Üssü'nde yakalanan ancak serbest bırakılmasının ardından kayıplara karışan FETÖ'nün Genelkurmay İmamı Adil Öksüz'ün firarını araştıran müfettişler, Öksüz'ün gözaltında bulunduğu sırada "FETÖ'nün 'mahrem imamı' olduğunun bilindiğini" ortaya çıkardı. Müfettişler, bu tespit sonrasında Öksüz'ün firarıyla ilgili olarak beş emniyet ve beş jandarma görevlisinin görevden el çektirilmesine karar verdi. İçişleri Bakanlığı'nın da kararı onamasının ardından cuma günü 10 görevli açığa alındı. FETÖ'nün darbe girişimini planlayan lider kadrosu içinde yer alan ve darbe planını son onay için ABD'ye götürdüğü belirlenen Öksüz'ün firarıyla ilgili başlatılan idari soruşturmada önemli bir gelişme yaşandı. 16 Temmuz'da Akıncı Hava Üssü'nde gözaltına alındıktan sonra mahkemeye çıkarılan ve serbest bırakılan Öksüz'ün kayıplara karışması sonrasında İçişleri Bakanlığı, kaçışta ihmali olduğu gerekçesiyle emniyet ve jandarma görevlileri hakkında inceleme başlatmıştı. Milliyet'in aldığı bilgiye göre, 30 Eylül 2016'dan bu yana çalışmalarını yürüten müfettişler, önemli bir bilgiye ulaştı. Müfettişler, 16 Temmuz'da Kahramankazan'da arazi baktığını gerekçe gösterip mahkemeden serbest kalan Öksüz'ün yakalanıp jandarma karakolunda gözaltında tutulduğu sırada, "FETÖ'nün mahrem imamı" olarak bilindiğini tespit etti. Buna karşın gerekli önlemlerin alınmadığını ortaya çıkaran müfettişler, şüphelinin adli makamlara sevk edilmesi sırasında gerekli işlemlerin yerine getirilmediğini de günışığına çıkardı. Öksüz'ün firarıyla ilgili uzun süredir çalışmalarını yürüten İçişleri Bakanlığı müfettişleri, cuma günü önemli bir adım attı. İnceleme kapsamında bir çok emniyet ve jandarma görevlisinin ifadesine başvurup delilleri araştıran müfettişler, İçişleri Bakanlığı'na özel bir yazı yazarak olayda ihmalleri olduğu ortaya çıkarılan 5'i emniyet, 5'i jandarma olmak üzere toplam 10 görevlinin açığa alınmasını talep etti. Müfettişler, isimleri belirlenen 10 görevlinin kamu hizmetlerinin sağlanması açısından görevlerinin başında kalmalarında sakınca bulunduğu görüşüne de yer verdi.
Milliyet
Ağlama sakın senin abin bir kahraman! 
PKK'ya üst üste ağır darbelerin vurulduğu Şırnak'ta maalesef 4 Mehmetçik de şehit oldu. Şehitlerin dün yapılan cenaze törenlerinde gözyaşları sel oldu aktı. Uludere ile sınırın sıfır noktasında bulunan Andaç Bölgesi'nde PKK'lı teröristlerin saldırısında şehit olan Piyade Uzman Çavuş 25 yaşındaki Davut Kayalı'nın acı haberiyle yasa boğulan küçük kardeşi 10 yaşındaki Mehmet Kayalı'yı ise bir binbaşı kucağına alıp, sarılarak teselli etmeye çalıştı. Binbaşı, kucağına aldığı Mehmet'i bu şekilde uzun süre dolaştırdı, konuşarak üzüntüsünü gidermeye çalıştı. Kayalı'nın cenazesi 2 bin kişinin katıldığı törenle son yolculuğuna uğurlandı. Evin hayatta kalan tek erkek evladı olan küçük Mehmet cenaze töreni boyunca da abisinin tabutu başından ayrılmadı. Şehidin yürüme engelli babası Şehmus ise, oğlunun cenaze namazını sandalyede oturarak kıldı. 4'ü kız 6 çocuklu ailenin en büyüğü olan Davut Kayalı bekardı. Davut Kayalı'nın amcası Hüseyin Kayalı, şehidin naaşının başında, "Babanın çınarıydın, kalk oğlum" diye seslendi.
Vatan

 
EKONOMİ 
Dolar: 3,6371-3,6426
Euro: Euro 3,8791-3,9283
Sterlin: 4,6630-4,6780
Gram Altın: 1501679-150,4388
50 liralık borçta gaz kesilmeyecek 
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) perşembe günü yaptığı toplantıda doğalgaz piyasası dağıtım ve müşteri hizmetleri yönetmeliğinde değişiklikler yapılmasına karar verdi. Yapılan değişiklikle vatandaşların doğalgaz kesintileri nedeniyle mağduriyet yaşamaması ve abonelik sürecindeki kırtasiyenin de en aza indirilmesi hedefleniyor. Bu kararlar kapsamında müşterinin, 50 metreküpten (Yaklaşık 50 lira) az borcu varsa bunun için gaz kesintisi yapılmayacak. Abonenin vefatı halinde diğer mirasçılardan herhangi bir itiraz gelmediği takdirde vefat eden abonenin eşi, dağıtım şirketinde mevcut bulunan güvence bedeli aktarılarak ve ilave bir güvence bedeli alınmaksızın abone yapılacak. Acil durum sebebiyle yapılanlar hariç cuma günleri ve resmi tatillerin başladığı günden önceki gün doğalgaz kesintisi yapılamayacak. Böylece vatandaşların borçlarını kolaylıkla ödemeleri ve hizmetin uzun süre kesilmemesi sağlanacak. Fatura okuma süreleri 30 artı/eksi 5 gün olacak. Fatura ödeme süreleri de 7 günden 10 güne uzatılacak şekilde değiştirildi. Dağıtım şirketleri, tüketicilere 24 saat kesintisiz hizmet verecek şekilde çağrı merkezi kuracak. Çağrı hizmetleri ile ilgili olarak hizmet alımı yapılabilecek. Dağıtım şirketleri internet sitelerinde tüketicilerin şikayetlerini iletebilecekleri, kolay erişim sağlanabilen, yapılan başvuruların tüketicilerce takip edilmesine olanak sağlayan Şikayet Başvuru Sistemi oluşturacaklar. Tüketici tarafından şikayete konu belgeyi sisteme yüklemeye imkân verecek şekilde sistem kurulacak.
Hürriyet

 
Borsa artık yol ayrımında 
Referandum sonrası piyasalarda mevcut eğilimler korunuyor. Borsada çıkış trendi, döviz kurları ve faiz oranlarında ise yatay seyir hakim. Referanduma borsada ilk tepki "sınırlı bir yükseliş" olarak görüldü. Ancak daha sonra bazı yabancı yatırım bankalarından Türk banka hisseleri için gelen hedef fiyatların yükseltilmesi tavsiyeleri banka hisseleriyle birlikte borsayı daha yukarı taşıdı. Önümüzdeki günler için zirve seviyelerine çok yaklaşan borsa için "yükseklik korkusu" tekrar depreşip kâr satışları gelecek mi? Yoksa referandum gibi çok önemli bir gündemin geride kalmasının rahatlığıyla ileriye dönük daha uzun projeksiyonlar yapılabilecek mi? Bu bir nevi tamam mı, devam mı ikilemi. Zirve seviyelerinde kâr satış olasılığını ilk aşamada dikkate almak gerekecek. Ancak zirve seviyesinin aşılması durumda yeni pozisyonlar alınması daha rasyonel bir davranış olacak. Gevşeyen döviz kurlarında, ABD dolarının dış piyasalardaki değer kaybı ve Deutsche Bank'ın "Türk Lirası ucuz, kısa vadede yükselebilir" tavsiyesinin etkisi var. Hatırlanacağı üzere son yıllarda diğer gelişen ülke para birimlerinden ayrışarak TL önemli ölçüde değer kaybetmişti. Ucuz kaldığı doğru bir tespit. Doların dış piyasalarda değer kaybında ise mayıs ayındaki ABD Merkez Bankası (Fed) toplantısından çok faiz artırım olasılığının haziran ayına kayması etkili oldu. Döviz kurlarındaki düşüşlerin kalıcı olması için dışarıdan kaynak girişi gerekecek. Bu durumda varlık fonunun dış kaynak sağlamada ne ölçüde başarılı olacağı konusu öne çıkıyor. Bunu zaman gösterecek. Önümüzdeki haftanın önemli gündemlerinden biri 26 Nisan Çarşamba günkü Merkez Bankası faiz kararı olacak. Politika faizinden çok bankaları fonladığı "geç likidite penceresi" faizinde değişim olup olmayacağı izlenecek. Hatırlanacağı üzere bu faiz oranı geçen ay yüzde 11.75'e yükseltilmişti. Yabancı yatırımcılara gelince, seçimden önceki hafta, borsada 173, tahvil bonoda 80 milyon dolarlık alım yapmışlar. Türkiye pozisyonlarını koruyorlar. Siyaset dışı gündeme baktığımızda, Moody's ve Fitch gibi kredi derecelendirme kuruluşlarından gelen ve piyasaların tepki vermediği değerlendirmeler, IMF'in Türkiye raporu, marttaki 19 milyar TL'lik bütçe açığı, yayınlanmaya başlanan 2017 ilk çeyrek bilançoları, referandum sonrası tekrar yoğunluk kazanan AB ile ilgili polemikler ve hükümette revizyon olacağı yönündeki spekülasyonlar göze çarpan gelişmeler. Suriye ve jeopolitik gelişmeler de daha sonraki aşamalarda gündeme girebilir, gibi görünüyor. Referandum sonrası piyasaların fiyatlamaya konu olabilecek "yeni beklenti ve hikaye" ihtiyacı henüz karşılanmış değil. Bardağın dolu tarafını görme eğilimindeki piyasalarda iyimserliğe dair sorgulamalar artabilir.
Hürriyet

 
Thy israil'de % 13 büyüdü havada rakiplerini solladı 
Dünya devleri Amerikan United Airlines, Delta, Alman Lufthansa, İngiliz British Airways, Rus Aeroflot, Air France'ı İsrail hattında taşıdığı yolcu sayısıyla geçen Türk Hava Yolları'nın İsrail hattında geçen yıl pazar payını yüzde 13 artırarak büyük çoğunluğu transit olan 930 bin yolcu taşıdı. THY'nin ülkenin bir numaralı yabancı havayolu olması bu pazarda yolcu kapma savaşının kapılarını da açtı. THY'nin transit yolcusundan kapmak için şirketler bilet fiyatlarını iyice düşürdü. İsrail pazarında THY ile Rus Aeroflot arasında büyük bir rekabet başladı. Özellikle Aeroflot'un, Moskova aktarmalı ABD'ye uçuşlarda bilet fiyatlarını düşük tutunca İsrail pazarında geçtiğimiz yıl yüzde 46.5'lik rekor artışla 702 bin yolcu taşıması dikkat çekti. THY Yönetim Kurulu Başkanı İlker Aycı, "Bu fiyatların çoğu maliyet realitelerine dayanmayan irrasyonel fiyatlar. Son dönemde Ruslar da buna başvurmaya başladı. Ruslar bu pazara çok saldırdılar" dedi.
Haber türk

 
Bakliyatın tadı kaçtı 
Enflasyonu yükselten gıda fiyatlarını dizginlemek isteyen hükümet, çeşitli gıda ürünlerinde gümrük vergisi indirimini gündeme aldı. İthalat silahı çekilen ürünlerin başında bakliyat gelirken, baharat da yakın takibe alındı. Toptan ve perakende satış yapan dükkanlar da 'ithal' ürün hamlesinden payını aldı. Yerli ürün satan dükkanlar parmakla gösterilecek kadar azaldı. Kanadalı mercimek, Arjantinli kuru fasulye, Meksikalı nohut; Erzincanlı kurufasulyeyi, Afyonlu nohutu, Yozgatlı mercimeği yerinden etti. Toptan-perakende bakliyat satışı yapan Hamza Açıkalın, bu yıl kurufasulye ve nohutta ithal ürün tercih ettiğini anlatırken, "Toptancı yerli ürün getirmemişti. Ürün olmamış. Vergisini de katınca işler iyice bozuldu. Eskiden yerli ürün istenirdi, şimdi kimse sormuyor" dedi. 90'lı yılların ortalarına kadar bir bakliyat caddesiyle alışveriş yapanların uğrak noktası olan Eminönü'nde bu işi yapan tek bir dükkan kaldı. Caddedeki yerinden ara sokağa inen dükkanda yerli ürünün birçok seçeneği mevcut. Sahibi İzzet Gürel, 56 yıldır gıda işiyle uğraştığını belirterek, yerli ürünün 'tadını' henüz hiçbir ithalat ürünün karşılamadığını söyledi. Gürel, "İthal kırmızı mercimeği pişiriyorsun rengi griye dönüyor, bizimki ise kehribar. Hiç bunun tadını tutar mı? Geçen yaz yağış olmayınca nohutlar büyümedi ama yine de o küçük yerli ürünü aldım. Diyorlar ki Meksika'dan gelmiş büyük marketlerde koca koca nohut satılıyormuş. Pişirelim bakalım yerini tutar mı" dedi.
Milliyet

 
Hedef 97.000. 
Referandum sonrası yeni para girişiyle birlikte canlanan piyasalarda hareketlilik yaşanıyor. BIST 100 Endeksi 2013 yılındaki tarihi zirvesi 93.400'lü seviyelere koşarken dolar kuru 3.64 liraya geriledi. Gösterge faiz ise 11,15 seviyesinde bulunuyor. Ocak ayında 300'lere dayanan Türkiye'nin kredi risk primi 231 seviyesine gerilemiş durumda. Kredi risk priminin 200'ün altına inmesi piyasalarda daha büyük bir rahatlamanın işareti sayılacak. Bununla birlikte 300'lü seviyelerden 230'lara gelmesi de önemli bir gelişme olarak değerlendirilmeli. Piyasalardaki olumlu seyrin elbetteki en büyük nedeni yeni para girişinin sağlanabilmesi. Gelişmekte olan ülkelere para akışının devam etmesi, Türkiye'nin de referandum sonrası yeniden yabancıların ilgi alanına girmesine olanak tanıdı. Tüm bunlardan ayrı olarak bilanço döneminin başlamasının da piyasalar üzerinde etkisi olacağını göz ardı etmemeli. Mayıs ayında şirketler yoğun şekilde ilk çeyrek bilançolarını açıklayacak. Beklenti piyasa genelinde yüzde 20'lerin üzerinde bir kâr artışının sağlanması yönünde. Elbette bunda baz etkisinin de olduğu göz ardı edilmemeli. Öte yandan borsayı taşıyan güçlü şirketlerin bilançolarındaki iyileşmeler ve geleceğe yönelik öngörüler şirket hisselerine ilgiyi canlı tutacaktır. Nisan ayını yükselerek kapatan hisse senedi piyasası için mayıs ayı daha ziyade kârların toplanacağı bir ay olarak öne çıkacaktır.İlk bilançoların ise bu arada geldiği gözleniyor. Geçtiğimiz 20 Nisan günü Türkiye'nin önemli imalat sanayi şirketi Erdemir, açıkladığı ilk çeyrek bilançosuyla dikkat çekti. Ereğli Demir Çelik, yılın ilk üç ayında 902 milyon 17 bin TL dönem sonu kârı elde etti. Yatırım kuruluşlarının değerlendirmelerine bakıldığında firmanın bilançosu için pozitif değerlendirmeler öne çıkıyor. İlk çeyrek bilançosunun ardından değerlendirmede bulunan İş Yatırım analistlerinden Aslı Kumbaracı, şirketin geçen yıl ilk çeyrekte 164 milyon TL dönem kârı açıkladığına dikkat çekerken bu yılın ilk çeyreğinde gerçekleşen rakamın hayli yüksek olduğunu belirtti. Kumbaracı, açıklanan rakamın beklentileri olan 461 milyon TL'nin ve piyasa beklentisi olan 651 milyon TL'nin oldukça üstünde bulunduğuna dikkat çekiyor. Ereğli Demir Çelik hissesi bilançosunun da etkisiyle son bir hafta içerisinde yüzde 6,96 değer kazandı.
Milliyet

 
Kamu çalışanları %15 zam talebi ile masada 
Kamuda çalışan işçilerin maaş zammını belirleyecek toplu sözleşme görüşmeleri haftaya başlıyor. Türk-İş Başkanı Ergün Atalay, zam talebini açıkladı. Kamuda çalışan 200 bine yakın işçinin 2017 ve 2018 yılı maaş zamları için hükümetle Türk-İş masaya oturacak. Türk-İş, nihai teklifini yarın belirleyecek. 26 Nisan Çarşamba günü de teklifini, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu'na sunulacak. Bir televizyon programının canlı yayınına katılan Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, öncelikle düşük ücretli çalışanlara seyyanen zam yapılmasını istedi. Türk-İş'in maaş zammı talebi enflasyon oranı üstüne en az 4 puan refah payı olacak. ÜFE'nin yüzde 15'i, TÜFE'nin yüzde 10'u geçtiğini dikkate alan Türk-İş, "Uzun bir süredir gelecek yıl enflasyon tahminine göre zam yapılıyor ancak her seferinde işçimiz mağdur oluyor. Bu kez gerçekleşen enflasyon dikkate alınarak bunun üzerine de en az 4 puanlık bir refah payı istiyoruz. Bu payın da hakkımız olduğunu düşünüyoruz. Masaya yaklaşık yüzde 15'lik bir zam talebi ile oturmayı planlıyoruz" görüşüne yakın duruyor.
Vatan

 
Dünya 
Ab referandumu gibi seçim 
Fransa, seçmeninin hiç olmadığı kadar kararsız olduğu bir ortamda yeni cumhurbaşkanının belirleneceği seçimlerin ilk turu için bugün sandığa gidiyor. Sonuçlarını önceden tahmin etmenin oldukça güç olduğu seçim, her ne kadar ulusal nitelikli olsa da, zamanlamasının da etkisiyle Avrupa Birliği referandumu havasına büründü. Seçimlerden çıkacak sonuçlar sadece Fransa'nın değil AB'nin kaderini de etkileyecek. İlk turdan, Fransa'nın AB'den ayrılmasını (Frexit) tetikleyebilecek ve AB açısından domino etkisi yaratabilecek sonuç çıkma ihtimali bulunması Brüksel'deki endişeyi artırmış durumda. Yolsuzluk iddialarının gündemden düşmediği, hayata geçirilmesi zor ve kaotik etki yaratma riski yüksek vaatlerin havada uçuştuğu kampanyada dört aday favori. 7 Mayıs'ta yapılacak ikinci tur için, oyları sürekli düşüş halinde olan Sosyalist Parti'nin adayı Benoit Hamon'un (49) çok geride kaldığı yarışta, mevcut yönetimin eski bakanı Emmanuel Macron (39) ve aşırı sağcı Ulusal Cephe'nin lideri Marine Le Pen (48) en güçlü adaylar olarak görülüyor. Hakkındaki yolsuzluk iddialarına rağmen oylarını belli bir oranda tutmayı başaran Cumhuriyetçilerin adayı, eski başbakan, François Fillon (63) ve yakaladığı çıkışla herkesi şaşırtan aşırı solcu Jean-Luc Melenchon (65) da Macron-Le Pen ikilisini zorlama, hatta geçme potansiyeline sahipler. Adaylar arasında AB'ye en sıcak bakan isim Macron, Fillon da Avrupa projesinin devamından yana. Le Pen ve Melenchon'un programları ise sadece Fransa'nın AB üyeliğini değil AB'nin geleceğini de tehdit eder bir boyuta sahip.
Hürriyet

 
Türkiye-ab müzakerelerine son verilmemeli 
Almanya'da yayınlanan Rheinische Post gazetesine konuşan Alman Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki müzakerelere son verilmesine karşı olduğunu ifade etti. Alınacak "yanlış kararlar" konusunda uyarıda bulunan Gabriel, Türkiye ile cezaevinde bulunan gazeteci Deniz Yücel'den AB ile ilişkilere, Suriye sorununa kadar farklı konularda diyaloğu sürdürmek gerektiğini belirtti. Gabriel, Türkiye'de yapılan halk oylamasının ardından, karşılıklı olarak diyolağa devam etmenin yollarını aramak gerektiğine işaret etti. Türkiye'deki duruma ilişkin karşılıklı istişarelerde bulunmak istediklerini kaydeden Gabriel, "Ancak Avrupa'dan daha da uzaklaşma konusundaki kararı Türkiye'nin vereceğini" belirtti. Almanya Dışişleri Bakanı Gabriel, mülakatta, Türkiye'de sivil toplumu güçlendirmek için destek sağlayacaklarını da söyledi. Gabriel, bu alandaki çalışmalara ilişkin olarak, "gazeteciler arasında değişim programları düzenlediklerini, ülkede özellikle medyanın ve bağımsız haberciliğin desteklenmesi için projeler yürüttüklerini" belirtti. Burs programları ile bilim insanlarını desteklediklerini sözlerine ekleyen Gabriel, gençler arası değişim programları için de mali desteği artıracaklarını söyledi.
Hürriyet

 
'Türkiye, avrupa birliği'ni kurtardı' 
Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, Türkiye'nin AB'yle vize serbestisinin sağlanması için terörle mücadele mevzuatında değişiklik yapmasının söz konusu olmadığını belirterek "Bu şartlar altında 'Terörle mücadele yasanızı değiştirin' demek, Türkiye'nin güvenliğini de, Avrupa'nın güvenliğini de tehlikeye atın demektir" dedi. vize serbestisi konusunda Türkiye'nin mayısta AB'ye bir rapor aktaracağını belirten Çelik "Sunulacak çalışma kabul görürse süreç sağlıklı şekilde tamamlanacak, kabul edilmemesi durumunda Ege'de düzensiz göçle ilgili işbirliği akamete uğrayacak. Türkiye, AB'yi kurtarmış bir ülkedir. Bu kadar mülteci Avrupa'ya gitseydi, bu göçmenlikleri istismar eden aşırı sağcılar, ırkçılar öyle bir yükselecekti ki, Avrupa siyasetinde bunu merkez sağ siyasetçiler idare edemeyecek ve Avrupa'nın siyasi haritası değişecekti" dedi.
Haber türk

 
Fransa'da çok bilinmeyenli denklem 
Fransa cumhurbaşkanı seçiminde ilk tur oylama bugün yapılıyor. Kamuoyu yoklamalarında "En Marche" (Yürüyüş) Hareketinin lideri Emmanuel Macron ile aşırı sağcı Ulusal Cephe Partisinin (FN) adayı Marine Le Pen önde görünüyor. Geniş güvenlik önlemleri altında toplam 69 bin 245 seçim merkezinde gerçekleşecek oy kullanma işlemi Fransa saatiyle 08.00'de (TSİ 09.00) başlayacak ve 20.00'de (TSİ 21.00) sona erecek. Araştırma şirketleri sandıkların kapanmasından itibaren 11 adayın yarışacağı seçimin tahmini sonuçlarını vermeye başlayabilecek. Resmi sonuçların ise Anayasa Konseyi tarafından 26 Nisan Çarşamba TSİ 21.00'e kadar açıklanması bekleniyor. Seçimin ilk turunda hiçbir adayın yüzde 50'lik oy oranını yakalayamaması durumunda en çok oyu alan iki aday 7 Mayıs'ta yapılacak seçimlerde yarışacak. Kazanan aday 14 Mayıs'a kadar Cumhurbaşkanı François Hollande'dan görev devralacak. Paris'in Champs- Elysee caddesinde önceki gün, bir polisin hayatını kaybettiği ve iki kişinin yaralandığı saldırının ardından Odaxa şirketinin yaptığı ilk kamuoyu yoklaması Macron'un 24.5 puanla önde, Le Pen'in ise 23 puanla ikinci olduğunu gösteriyor. Yoklama, merkez sağ Cumhuriyetçiler Partisi adayı François Fillon ve aşırı solcu aday Jean-Luc Melenchon'un yüzde 19'larda olduğunu ortaya koyuyor. Buna karşın dünya genelinde son seçimlerde sıklıkla görülen bir sürprizin yaşanması gözardı edilmiyor.
Milliyet

 
Afganistan'da ölü sayısı 140'ı geçti 
Afganistan'ın kuzeyindeki Belh vilayetinde 209. Şahin Kolordu Komutanlığına düzenlenen saldırıda 140 güvenlik görevlisinin yaşamını yitirdiği bildirildi. Görgü tanıkları iki askeri araçla kolordunun 1. ve 2. kapılarından geçen 10 saldırganın, etrafa ateş açmaya başladığını, saldırı sırasında camide ve yemekhanede bulunan çok sayıda güvenlik görevlisinin öldüğünü söyledi. Saldırının sorumluluğunu üstlenen Taliban'ın sözcüsü Zabihullah Mücahit ise, kolorduda görevli 4 asker aracılığıyla daha önce bölgede keşif yaptıklarını iddia etti. Afganistan'ın kuzeyindeki en büyük askeri üs olan 209. Şahin Kolordu Komutanlığında binlerce güvenlik görevlisi eğitim görüyor. Türkiye Dışişleri Bakanlığı saldırıyı kınarken Türkiye'nin terörle mücadelede Afganistan ile dayanışmasını sürdüreceği kaydedildi.
Milliyet
POLİTİKA
  'Zalimler bize diktatör diyor' 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bunlara (zalimler) karşı sesimizi yükselttiğimiz için birileri ne diyor? 'Diktatör' diyor. Varsın desinler, biz sesimizi yükseltmeye bunlara karşı devam edeceğiz. Çünkü bizim Peygamberimiz 'Zulme rıza zulümdür' diyor" dedi. Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen Kutlu Doğum Programı'nda konuştu. Miraç Kandili'ni tebrik eden Erdoğan, kutlu doğumun herkes için manevi silkinişe ve yeniden dirilişe vesile olmasını temenni etti. Kur'an-ı Kerim'de Hazreti Muhammed'in "en güzel örnek" olduğunun belirtildiğini aktaran Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Onun hayatı, sadece ümmeti için değil, kendisinden sonra gelen tüm insanlık için de en güzel rehberdir. Resul-i Ekrem'in ahlakı, tavsiyeleri ve sünnet- i seniyyesi, Müslümanlar için dünya ve ahiret saadetinin pusulasıdır. O, insanların en müşfiki, en merhametlisi, en naziği idi." Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde 23 Nisan dolayısıyla dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen çocuklara, "Büyüklerin yol açtığı savaşların faturası, çocuklara kesilmemeli, onların vurdumduymazlıklarının bedelini, minik bedenler ödememelidir" dediğine değinerek, salonda bulunanlara şöyle seslendi: "Suriye'de katledilen, önemli bir bölümü de çocuk olan 1 milyona yakın masumun sesine kulak vermeyen bir Müslüman, kendisini Peygamber Efendimizin bu tavsiyelerinden hangisine uymuş olarak kabul edebilir? Hepiniz ekranlarda izlemişsinizdir, kimyasal silahlarla şehit olmuş ikizlerin babasının kucağındaki halini. Türkiye'ye aldırdık ve Hatay'da babası, amcası ve akrabalarıyla görüştüm. Aynı aileden 100 kişi kimyasal silahlarla ne yazık ki ölmüş, şehit olmuştu. Şimdi o babanın halini düşünün. Bunlara karşı sesimizi yükselttiğimiz için birileri ne diyor? 'Diktatör' diyor. Varsın desinler, biz sesimizi yükseltmeye bunlara karşı devam edeceğiz. Çünkü bizim Peygamberimiz 'Zulme rıza zulümdür' diyor. Zulme rızanın zulüm olduğu bir dünyada biz kalkıp da bunlara 'Devam edin.' diyebilir miyiz?"
Milliyet

'Ana trafoda patlak oluştu' 
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, dün partisinin TBMM grubunun parti merkezindeki toplantısı öncesinde basın toplantısı düzenledi. 16 Nisan referanduma ilişkin olarak açıklamalarda bulunan Gök şunları kaydetti: Terörün Türkiye'yi ayrıştırmasına izin vermeyeceğiz. Terörü yenmek için atılması gereken her türlü adımda iktidar partisine destek vermeye hazır olduğumuzu ifade ediyoruz. Atatürk ve arkadaşlarının kurduğu gazi meclise sahip çıkacağız. Kimsenin kuşkusu olmasın ki CHP, gazi meclisin itibarını ve saygınlığını asla geriletmeyecek, gazi meclisi koruyacaktır. İllerde, ilçelerde seçim hileleri olur diye beklerken, ana trafoda patlak oluştu. YSK, bizzat bu seçimlerin meşruiyetini çiğnemiştir, ne cüretle ne adına? Milletin iradesini sakatlamıştır. YSK üyeleri, mutlaka bir gün hesap vereceklerdir. Adalet Bakanı twit atıyor, 'CHP'nin başvuruları yersizdir, başvuramaz'. Türkiye'de bu seçimleri kaos haline getiren mimarlardan bir tanesisiniz. Bir cumhurbaşkanı, bir başbakan, bir adalet bakanı meşru hak aramayı ne zamandan beri uygunsuz görüyor? Adalet Bakanı, hâkimlere talimat veriyor. Adalet Bakanı, anayasal suç işlemiştir, hâkimleri baskı altına almış, talimat vermiştir. Böyle bir tablo içerisinde bakan olsan ne olur, olmasan ne olur. Onlar da biliyor ki yapılanların tümü hukuksuzdur, bir hukuk katliamıdır. CHP olarak biz, bu kaostan Türkiye'yi çıkartmaya çalışıyoruz. Kaç tane mühürsüz oy kullanıldı? YSK, delilleri yok etmiştir. Görevin bu denli kötüye kullanıldığı bir tabloyu hatırlamıyoruz. Ayıplı seçimin dünyada yaratacağı etkiyi görmüyor musunuz? Buradan bir saygınlık, bir itibar çıkar mı? Evet diyenlerin de hayır diyenlerin de hakkını arıyoruz. Kimse bu şaibeli sonuçlar üzerine oturup, Türkiye'yi bir kaptıkaçtı gibi yöneteceğini farz etmesin. Tüm Türkiye'yi kucaklayan, kimseyi ötekileştirmeyen bir anlayışla, hatalarımız varsa gidererek, Türkiye'nin hukukunu koruma mücadelesini sürdürme kararlılığı içerisindeyiz.
Milliyet
 
'Gasp girişimleri geçmişte olduğu gibi başarısız kılınacak' 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle bir mesaj yayınladı. "Bilinmesini isteriz ki, milletimizin iradesini ve egemenliğini gasp etme girişimleri geçmişte olduğu gibi bugün de başarısız kılınacaktır" ifadelerini kullanan CHP lideri şunları kaydetti: "23 Nisan 1920, milletimizin azim ve kararlılıkla egemenliğini eline aldığı, işgal ve tutsaklık zincirlerini kırdığı, kendi tarihini kendisinin yazmaya başladığı gündür. 23 Nisan Türkiye milli tarihinin başlangıcı ve yeni bir dönüm noktasıdır. Bütün bir cihan- ı husumete karşı kıyam eden Türkiye halkının, Türkiye Büyük Millet Meclisini vücuda getirmek hususunda gösterdiği harikayı ifade eder. Bu mirasın omuzlarımıza yüklediği büyük sorumlulukla, bugün bir kez daha Türkiye Büyük Millet Meclisinin timsali olduğu milli egemenliğe, demokrasiye ve cumhuriyete sahip çıkma göreviyle karşı karşıyayız. Bilinmesini isteriz ki, milletimizin iradesini ve egemenliğini gasp etme girişimleri geçmişte olduğu gibi bugün de başarısız kılınacaktır."
Vatan

SPOR 
Voleybol CEV Şampiyonlar Ligi Kadınlar yarı final karşılaşmasında Vakıfbank, Eczacıbaşı'nı 3-0 yenerek finale uzandı. Birinci sete Vakıfbank çok hızlı başladı. Zhu Ting dörtten, Lonneke ikiden çok etkili ataklar yaparak rakibin oyundaki etkisini azalttı ve teknik molaları 8-3, 16-10 önde geçti. Eczacıbaşı 5 sayı geriden gelerek gösterdiği atakla farkı 2 sayıya kadar indirmesine rağmen Rasic turuncu-beyazlı takımı blokladı ve ortadan ataklarla sayı üreterek 25-20'lik sonuçla seti Vakıfbank'a getirdi. İkinci sete Eczacıbaşı hızlı girdi, taktik servislerle sayılar bularak bir anda 7-1 öne geçti. Turuncu- beyazlı ekip Larson'un hücumları sonrası molaları 8-2 ve 16-8 açık ara önde kapattı. Ancak Vakıfbank pes etmedi. Zhu devreye girince Eczacıbaşı çok sayıda hata yapmaya başladı. Sarı-siyahlı takım inanılmaz bir geri dönüşe imza attı, 23-23'te rakibini yakaladı. Vakıfbank 24-24'ten sonra seti 26-24 kazanarak skoru 2-0'a taşıdı.
Milliyet

Spor Toto Süper Lig'de 28. haftada Trabzonspor, Antalyaspor deplasmanında 3-0 kazandı, deplasmandaki yenilmezlik serisi 7 maça çıktı. Avrupa Ligi sınırı için uğraş veren iki takımın kritik mücadelesi dikkat çekti. Bordo-mavililer , N'Doye ve Rodallega gibi iki forvetiyle beraber sahaya direkt sonuç almak için çıktı. Ersun Yanal, 4-2-3-1 ile 4-4-2 arasında değişen bir formasyon uyguladı. Ev sahibi Eto'o başta olmak üzere Danilo, Mbilla ve El Kabir gibi hücumu oluşturan yıldızlarıyla 4- 2- 3-1 ve 4-3-3 arası giden sistemi seçti. İlk 30 dakikada daha fazla ön alanda yer alan Antalyaspor, rakibine istediği oyun şansını vermedi. Orta sahada pas oyunu tutturan Trabzonspor, 31'de Rodallega'nın sol çaprazdan şutuyla ilk tehlikeyi buldu. Ev sahibinin ritmini kaybettiği dakikalarda bordo-mavililer ataklarını sıklaştırdı. 34'te Olcay'ın sağdan getirdiği topta Joao Pereira hareketlendi, Salih Dursun kale önünde şutu kesti. Oyun olarak üstünlüğü ikinci yarıda alan Trabzonspor arka arkaya gollerle adeta şaha kalktı. İlk olarak 51'de Yusuf Yazıcı'nın enfes ara pasında sağ çaprazdan Rodallega bitirdi: 1-0. 54'te de sol taraftaki kornerde arka direğe iyi sarkan N'Doye'un indirdiği topu stoper Uğur tamamladı: 2-0. Skorun verdiği rahatlığı da alan Trabzonspor, hücumda daha rahat hareket etmeye başladı. 65'te soldan Olcay'ın uzun topunda savunma arkasına yine iyi kaçan Rodallega, kaleci Ferhat'ın üzerinden şık bir vuruş yaptı: 3-0. 81'de Castillo 25 metrede tam 4 çalımla rakip kaleye gitti ve ancak son vuruşu getiremedi.
Milliyet

Galatasaray Yönetimi, Kadıköy'de kendilerine yapılanları unutmadı, bugün Türk Telekom Arena'da da aynı tavırları uygulama kararı aldı. Son iki sezondur Şükrü Saracoğlu'ndaki davranışları içlerine sindiremeyen sarı- kırmızılılar, Fenerbahçe Yönetimi'ni karşılamayacak. Önceki sezon Kadıköy'de iyi ağırlanmayan, hatta su bile ikram edilmeyen sarı-kırmızılar, buna karşın ezeli rakip yöneticilerini geçen sezon TT Arena'da kapıda karşılamış, yakından ilgilenmişlerdi. Buna rağmen Ülker Stadı'nda bu yıl da benzer bir tavır görüldü. Ligin ilk yarısında Kadıköy'deki mücadelede yine karşılama krizi yaşanmış ve sarı-kırmızılı yönetimi Fenerbahçeli idareciler yerine bir personel karşılamıştı. Bunun sonrasında da sarı-lacivertli cephede Galatasaraylı idarecilerle ilgilenen kimse olmamıştı. İşte bu durum Galatasaray cephesinin içine dert oldu. Bundan dolayı sarı-kırmızılı yönetim, Fenerbahçe'nin kendilerine karşı sergilediği tavrın bir benzerini uygulama kararı aldı. Böylece Galatasaraylılar ne karşılama sırasında ne de maç boyunca ezeli rakipleriyle bir araya gelmemeye özen gösterecek. Diğer taraftan 45 günlük hak mahrumiyeti cezası 14 Nisan'da biten Galatasaray Başkanı Dursun Özbek bugün Türk Telekom Arena'daki yerini alacak.
Milliyet

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme