25 Nisan 2017 Salı

25.04.2017 Genel Gündem

25.04.2017

GÜNDEM

Sıra uyumda
Referandumdan 'evet' oyu alan yeni Anayasa paketiyle askeri yargının kaldırılması, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) yeniden yapılandırılması, milletvekili seçilme yaşı gibi düzenlemelerde teknik yasal değişikliklerin doğrudan yapılması gerekiyor. Yeni Hâkimler Savcılar Kurulu (HSK) üyelerinin belirlenmesi konusunda Anayasa'da geniş hükümler yer aldığından bu konuda yasal düzenleme yapılmadan bile YSK kararından itibaren 30 gün içinde yeni üyeler belirlenecek ve 40'ıncı günden sonra göreve başlayacaklar. Bununla birlikte Cumhurbaşkanlığı Seçimi Yasası'nda 7, Milletvekili Seçimi Yasası'nda 9, Seçimlerin Temel Hükümleri Yasası'nda 10, Siyasi Partiler Yasası'nda 11, HSYK Yasası'nda 30, Uyuşmazlık Yasası'nda 27 ve Askeri Ceza Yasası'nda 50 olmak üzere 144 maddenin zorunlu olarak değişmesi gerekiyor. Başbakan ve Bakanlar Kurulu ifadelerinin geçtiği teşkilat yasalarındaki binlerce hüküm ayıklanacak. Meclis Anayasa Komisyonu Başkanı Mustafa Şentop, "Uyum yasaları işini fazla abartmayalım. Uyum yasaları, Anayasa'daki değişikliğin uygulanması için zorunlu da değil. Bir kısmı sayıca çok gözükse de 'hükümet', 'kabine', 'Başbakan', 'bakanlar' gibi ifadelerin çıkarılması şeklinde olur. Diğer hususları da yapabiliriz. Olmazsa bu yaz Meclis çalışır" dedi. TBMM İçtüzüğü de zorunlu olarak yeni sisteme uyarlanacak. Gensoru, sözlü soru, Bakanlar Kurulu gibi kavramlar içtüzükten çıkarılırken 'soruşturma yöntemi' gibi değişen konular içtüzüğe eklenecek. AK Parti, kapsamlı bir çalışma yaparken Meclis İçtüzüğü ve TBMM Teşkilat Yasası ile seçim sisteminde köklü değişiklikler için de uzlaşma arayacak. Parlamento çalışmalarını hızlandırmaya ve 'yönetimde istikrar' sonucunu çıkarmaya yönelik seçim sistemi değişiklikleri ele alınacak. Türkiye halen seçimde nispi temsili esas alan 'D'Hondt' sistemini uyguluyor. Yürütmedeki yeni model Cumhurbaşkanı'nın yüzde 50 artı 1 oyla seçilmesini öngörüyor ancak mevcut seçim sistemi koalisyon olasılıklarını ortadan kaldırmıyor. AK Partili Şentop, uzlaşma arayışında yüzde 10 seçim barajının gündeme gelip gelmeyeceğine ilişkin soruya "Şüphesiz onlar da konuşulacak" yanıtını verdi.
Hürriyet


'Suikast çağrısı yapan sonuçlarına katlanır'
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Fransız siyaset bilimci Philippe Moreau Defarges hakkında suç duyurusunda bulunduklarını belirterek, "suikast çağrısı"nda bulunduğu için bunun sonuçlarına katlanmak zorunda olduğunu söyledi. Kalın, "Bu 'darbe, suikast, diktatörlük' vesaire gibi söylemler aynı paketin bir parçası. Bunlar Erdoğan düşmanlığı üzerinden siyaset yapan bazı çevrelerin yazdığı senaryodan ibarettir" dedi. Kalın, dün gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Erdoğan'ın, Fransız siyaset bilimci Philippe Moreau Defarges hakkında yaptığı suç duyurusunun ayrıntılarının sorulması üzerine Kalın, şunları söyledi: " Dün (önceki gün) Fransız profesörü özür beyanında bulundu. Biz bunu yeterli bulmuyoruz. Sözlerin maksadı aştığını, bundan dolayı özür dilediğini ifade etti. Bu tabii ilk adım. Bunun cezai dava konusu olduğu da bütün hukukçuların ortak görüşü. Çünkü bu hakaret ve eleştiri kapsamında ele alınabilecek, hafife alınabilecek bir konu asla ve asla değildir. Birisi çıkıp bir ülkenin seçilmiş cumhurbaşkanına, 'tek yol suikast' diyorsa, hem de bunu televizyonlardan yapıyorsa bunun hukuki sonuçları olur. Buna da katlanmak zorundadır Açıkçası bu 'darbe, suikast, diktatörlük' vesaire gibi söylemler aynı paketin bir parçası. Bunlar Erdoğan düşmanlığı üzerinden siyaset yapan çevrelerin, siyasilerin, medya mensuplarının, ayrıca onlara payanda olan FETÖ, PKK gibi Türkiye düşmanı illegal örgütlerin yazdığı ve tekrarladığı senaryodan ibarettir."
Milliyet

Partili cumhurbaşkanı 27 nisan'dan sonra
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, dün TRT Haber'de gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı. Bozdağ, CHP'nin "Anayasanın açık hükmüne rağmen hiçbir merciye başvurulamaz" kuralını çiğnediğini belirterek, "'Anayasa Mahkemesine gideceğiz' diyorlar, sonra vazgeçiyorlar Danıştay'a gidiyorlar. 'AİHM'e kadar gideceğiz' diyorlar, haksız oldukları halde toplumu aldatarak ve bilerek yalan söyleyerek bir algı operasyonu yapıyorlar. Sayın Kılıçdaroğlu hala kampanyadaymış gibi devam ediyor" dedi. Bozdağ, YSK'nın bir seçim takvimi olduğunu, itiraz ve şikayetlerle ilgili sürecin 27 Nisan'da biteceğini, hiçkimse itiraz etmese bile bu sürenin sonuna kadar beklendiğini aktardı. Bozdağ, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Ak Parti'ye ne zaman üye olacağının sorulması üzerine, şunları söyledi: "Cumhurbaşkanı Seçim Kanunu'nda, 'partisiyle ilişiği kesilir' kuralı halen var, uyum değişikliği yapılmadı ama değişiklik yapılmamış olsa bile anayasa değişikliği çok açıkça bunu izah etmiş durumda. Cumhurbaşkanı Seçim Kanunu'ndaki hüküm ölü bir kural haline geldi. Sayın Cumhurbaşkanımız Resmi Gazete'de kesin sonuçların yayımlanmasından sonra partili olabilecektir. Cumhurbaşkanımızı bekliyoruz, artık bu hasretin bitmesi lazım." Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahin Kalın da dün soru üzerine, "YSK'nın kesin seçim sonuçlarını açıklamasından sonra da Sayın Cumhurbaşkanı'mızın bir üyelik başvurusu olacaktır. Bu çerçevede değerlendirmeleri Adalet ve Kalkınma Partisi yapacak ve oradan gelecek bir talep üzerine bu konu değerlendirilecektir" diye konuştu.
Vatan

Fetö'lü dink iddianamesi!
Hrant Dink cinayetine ilişkin üçüncü iddianame tamamlandı. Soruşturma kapsamında, aralarında FETÖ elebaşısı Fetullah Gülen, eski savcı Zekeriya Öz, kapatılan Zaman gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı, gazeteciler Adem Yavuz Arslan, Ercan Gün ile meslekten ihraç edilen Tuğgeneral Hamza Celepoğlu, dönemin Trabzon İl Jandarma Komutanı Ali Öz, Trabzon Jandarma İstihbarat Şube Müdürü Metin Yıldız, İstanbul Jandarma İstihbarat görevlisi yüzbaşı Muharrem Demirkale'nin de aralarında bulunduğu 51 şüpheli hakkında iddianame hazırlandı. İddianamede Fetullah Gülen 1 numaralı şüpheli olarak yer alırken Arat Dink, Delal Dink, Hasrof Dink, Rahil Dink ve Sera Dink şikayetçi olarak yer aldı. İstanbul Cumhuriyet Savcısı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu Savcısı Gökalp Kökçü tarafından hazırlanan iddianamede tüm şüpheliler hakkında "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, aralarında FETÖ elebaşı Gülen ile eski savcı Zekeriya Öz ve jandarma görevlilerinin de olduğu 40 şüpheli hakkında ise ayrıca "Kasten öldürmeye iştirak'' suçundan müebbet hapis cezası istendi. Başsavcılığın onayladığı iddianame, Dink cinayetine ilişkin ana davanın görüldüğü İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ne birleştirilme talebiyle gönderildi.
Vatan
EKONOMİ

Euro: Euro 3,8841-3,8854
Sterlin: 4,5668-4,5718
Gram Altın: 146,4688-146,5645

İhtiyaç olmadı
Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, 23 Nisan nedeniyle TBMM'de verilen resepsiyonda gazetecelirin sorularını yanıtladı. Işık, 5 Şubat 2017 tarihinde Resmi Gazete'de çıkan Bakanlar Kurulu kararıyla Savunma Sanayii Destekleme Fonu'ndan Varlık Fonu'na aktarılacak olan 3 milyar liranın henüz aktarılmadığını söyledi. Işık, söz konusu 3 milyar liranın zaten Savunma Sanayi Fonu'nun ihtiyacı olduğu anda geri verilmek üzere Fon'a aktarılması yönünde karar alındığını belirterek, "Böyle bir ihtiyaç doğmadı. Henüz de aktarılmadı" dedi. 5 Nisan 2017 tarihinde Resmi Gazete'de çıkan kararla Savunma Sanayi'nin 3 milyar liralık parasının 3 ay içinde geri ödenmesi şartıyla Varlık Fonu'na devri kararı alınmıştı. Resmi Gazete'de karar 5 Şubat'ta çıktığı için de süre 6 Mayıs tarihinde dolacaktı. Fikri Işık, askeri okullar kapatıldıktan sonra ne olacağı merakla beklenen Kuleli Askeri Lisesi hakkında da konuştu. Işık, Kuleli Askeri Lisesi'nin tarihi ön bina kısmının Kültür ve Turizm Bakanlığı'na verileceğini ve müze olacağını da açıkladı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın talimat verdiğini ifade eden Işık, Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı'nın da bizzat konuyla ilgilendiğini kaydederek, "Biz de gerekli kolaylığı sağlıyoruz" dedi. Ön taraftaki tarihi binanın bir kısmının restore edildiğini şimdi, kalan kısmın da Kültür Bakanlığı'nca restore edileceğini anlatan Işık, okulun bulunduğu arazinin 180 dönüm olduğunu ve tarihi ön binanın dışındaki kısımla ilgili ise ne yapılacağına yönelik ayrı bir çalışma yapıldığını ifade etti.
Hürriyet

Yılın 2. Çeyreğinde toparlanma başlar
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Murat Çetinkaya, yakın dönemde açıklanan göstergelerin bu yılın ilk çeyreğinde iktisadi faaliyette ılımlı bir seyir olabileceğine işaret ettiğini belirterek, "Mal ihracatındaki güçlü artış eğiliminin devam edeceği, alınan tedbir ve teşviklerin yurt içi talebi destekleyeceği, belirsizlik algısında ve finansal koşulların sıkılığında iyileşme olacağı varsayımlarıyla yılın ikinci çeyreğinden itibaren iktisadi faaliyette kademeli bir toparlanma öngörüyoruz" dedi. Merkez Bankasının 85. Hesap Dönemi Olağan Genel Kurulu, Bankanın İdare Merkezi Toplantı Salonu'nda gerçekleştirildi. Çetinkaya yaptığı konuşmada öncü göstergelerin ihracatın ithalattan daha hızlı büyüdüğünü gösterdiğini belirterek, "Bu çerçevede, 2017 yılında net ihracatın büyümenin en önemli sürükleyicilerinden biri olmasını bekliyoruz" dedi. Mevcut politikaları enflasyon üzerindeki riskleri dengelemeye yönelik sıkı bir duruş olarak tanımladıklarını ifade eden Çekinkaya, "Para politikası kararları alınırken orta vadeli enflasyon görünümünü dikkate aldığımızı hatırlatmakta fayda görüyorum. Bu nedenle enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar para politikasındaki sıkı duruşumuzu koruyacağız" dedi. Çetinkaya, enflasyonda yüksek oynaklığa yol açan gıda fiyatları konusunda çalışmalar yürütmek amacıyla kurulan Gıda Komitesinin 2016'da yeni bir yapıya kavuştuğunu hatırlatarak, önümüzdeki dönemde Gıda Komitesi'nde sergilenen ortak kurumsal çabanın fiyat istikrarıyla ilişkili diğer yapısal alanlarda genişletilerek hayata geçirilmesi için gerekli adımların atılmasının planlandığını bildirdi. Türkiye ekonomisinin son yıllarda güçlü bir performans sergilediğini ifade eden Çetinkaya, yakın dönemdeki makroekonomik gelişmelerin Türkiye ekonomisinin dayanıklılığını teyit ettiğini vurguladı. Merkez Bankası Banka Meclisi üyeliklerine Mehmet Vehbi Çıtak, Ömer Duman ve Fatih Güldamlasıoğlu seçildi.
Milliyet

Borsa 100 bine koşuyor
Belirsizliklerin azalması ile birlikte borsada yükseliş ivme kazandı. 16 Nisan referandumu sonrasında Fransa'daki başkanlık birinci tur seçimlerinin de atlatılması ile borsa coştu. BIST 100 Endeksi 93.802 puana çıkarken dolar/TL kuru 3.5815 seviyesine geriledi. Türkiye'nin kredi risk priminin haftanın ilk işlem gününde yüzde 2.47 oranında düşerek 225 seviyesine gerilemesi de TL varlıklarına olan ilgiyi artırdı. BIST 100 endeksi, 22 Mayıs 2013'te gördüğü en yüksek seviye olan 93 bin 398 puanın da üzerine çıkarak rekor kırdı. Borsa, banka sektör endeksindeki çıkış ile yükselişini güçlendirdi. BIST Banka sektör endeksi 16.187 seviyesine yükseldi. Borsada BIST 100 Endeksi'ndeki yükseliş yılbaşından bu yana yüzde 19.36'yı bulurken BIST Banka sektör endeksi yüzde 25.37 değer kazandı. Banka sektöründe 7 hisse senedi endeks üzeri kazandırdı. Borsada teknik göstergelerde genel eğilim pozitif yönde ve yükselişin devam edebileceği beklentisini destekliyor. Ancak zirve seviyelerine doğru ataklarda işlem hacminin zayıf kalması kâr satışları gelebileceğini de gösteriyor. Ancak ana trend yukarı doğru. Kâr satışları gelse bile borsada yükseliş hareketi güçlü. Fransa'da gerçekleştirilen seçimler sonrasında piyasalarda risk iştahı da arttı. Fransa başkanlık birinci tur seçimlerinde AB yanlısı aday Macron yüzde 23.9 oy alırken aşırı sağ görüşlü Le Pen yüzde 21.4 oy aldı. Seçimlerde ikici tur 7 Mayıs tarihinde yapılacak. İkinci tur seçimlerinde Macron'un kazanma beklentisi euro'nun değerlenmesini sağladı. Piyasalar güvenli varlıklardan ziyade getirisi yüksek riskli varlıklara yönelmeye başladı. Bu da gelişmekte olan ülkelere yönelimi artırdı. Nisanın son haftası merkez bankaları takip edilecek. Perşembe Japonya Merkez Bankası ve Avrupa Merkez Bankası kararları izlenecek. Öte yandan çarşamba günü Trump'ın vergi indirimlerine ilişkin açıklama yapması bekleniyor. Yurt içinde ise TCMB'nin faiz kararı takip edilecek.
Milliyet

Türkiye'nin gaz talebi düşebilir
Londra: İngiltere merkezli bir araştırma kuruluşu Türkiye'nin 2030 yılındaki doğalgaz talebinin BOTAŞ'ın tahminlerinden yüzde 25 daha az olabileceğini belirtti. Talebin tahminlerden düşük kalmasına gerekçe olarak yenilenebilir enerji kaynak ve yerli kömür kullanımının özendirilmesini gösterdi. Oxford Institute for Energy Studies (OIES) tarafından hazırlanan rapora göre Türkiye'nin doğalgaz talebinin 2025 yılında yılda 55-56 milyar metreküpü aşmaması, 2020 yılına gelindiğinde 60-62 milyar metreküp düzeyinde kalması bekleniyor. Bu rakamlar 2012 yılında yılda 45 milyar metreküp olan doğalgaz talebinin 2030 yılında 81 milyar metreküpe yükseleceğini öngören BOTAŞ tahminlerinin altında bulunuyor. Türkiye'nin 2000'li yılların başından bu yana artan doğalgaz talebi, 2014 yılından bu yana belirgin düşüş kaydediyor. Raporda doğalgaz talebinin bu yıl yatay seyrederek 46 milyar metreküp civarında kalmasının beklendiği, doğalgaz fiyatlarının düşük seyretmesi halinde talebin 2020'lerde de bu seviyede veya hafif üzerinde olmasının beklendiği belirtildi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak milli enerji politikalarını Referandum'dan hemen önce açıklamış, Türkiye'nin kendi elinde bulunan güneş, kömür, rüzgar gibi kaynakları çok daha verimli kullanmasının önünü açacaklarını vurgulamıştı. Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılığını azaltacak ve cari açık problemine de ilaç olacak bu politika değişikliği kısa sürede meyvelerini de vermeye başladı. Türkiye'nin yerli kömürden sağladığı elektrik miktarında ciddi artış yaşanırken, rüzgarda da 3 milyon haneyi aydınlatacak kurulu güce ulaşıldı.
Vatan

Konut satışlarına kampanya dopingi
Emlak Konut GYO'nun vatandaşları yüzde 5 peşinat, 60 ay 0 faiz, 120 ay yüzde 0.45, 240 ay yüzde 0.79 faizle ev sahibi yapmayı hedeflediği 'Güçlü Türkiye İçin Birlik Vakti' kampanyası satışları canlandırdı. Türkiye genelinde Mart'ta 128 bin 923 konut satıldı. Geçen ay satılan konut sayısı, bir önceki aya göre yüzde 27, 2016'nın aynı dönemine oranla yüzde 10 artış kaydetti. TÜİK'in verilerine göre, ülke genelinde Mart'ta satılan konut sayısı, bir önceki aya göre yüzde 27 arttı. Konut sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 10 artarak 128 bin 923 olarak gerçekleşti. İstanbul 22 bin 443 konut satışıyla en yüksek paya (yüzde 17.4) sahip oldu. İstanbul'u, 15 bin 4 konut satışıyla (yüzde 11.6) Ankara, 8 bin 59 konut satışıyla (yüzde 6.3) İzmir izledi. Konut satış sayısının düşük olduğu iller 8 konutla Hakkari, 12 konutla Ardahan ve 39 konutla Bayburt olarak kayıtlara geçti. Türkiye genelinde ipotekli konut satışları Mart'ta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 29.9 artarak 50 bin 424'e yükseldi. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışın payı yüzde 39.1 olarak gerçekleşti. İpotekli satışlarda İstanbul 9 bin 661 konut satışı ve yüzde 19.2 payla ilk sırayı aldı. Toplam konut satışlarında ipotekli satış payının en yüksek olduğu ilin yüzde 59.1 ile Artvin olduğu görüldü. Mart'ta diğer satış türleri sonucunda el değiştiren konut sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 0.1 artarak 78 bin 499 oldu. Diğer konut satışlarında İstanbul 12 bin 782 konut satışı ve yüzde 16.3 payla ilk sıraya yerleşti. İstanbul'daki toplam konut satışları içinde diğer satışların payı yüzde 57 oldu. Ankara 8 bin 525 diğer konut satışıyla ikinci sırada yer alırken, bu ili 4 bin 667 konut satışıyla İzmir izledi. Diğer konut satışının en az olduğu iller 5'er konutla Hakkari ve Ardahan olarak belirlendi.
Vatan

Borajet artık taksi oluyor
Uçuşlarını dün itibarıyla durdurduğunu açıklayan Borajet, havayolunda çalışan pilot, kabin memuru ve genel müdürlükte yaklaşık 400 çalışanını işten çıkartıyor. 550 çalışanı ile toplantı yapan şirket, tazminatların ödeneceği sözünü verdi. Borajet yolculuğuna bundan sonra hava taksi şirketi olarak devam edecek. Borajet'in filosunda 6'sı yedek parça bekleyen toplam 10 yolcu uçağının yanı sıra iki adet de özel jet bulunuyor. Plana göre, Embraer 190 serisi yolcu uçakları, finansal kiralama şirketlerine iade edilecek. Ancak finansal kiralama şirketleri, bu uçakların borçları ödenip ve uçabilir duruma getirilip teslim edilmesini istiyor. Şirketin iki özel jeti var. Bu uçaklardan biri, Türkiye'den ABD'ye doğrudan uçabilen uzun menzilli Bombardier Global Express. Filoda ayrıca Hawker 900XP tipi orta sınıfta da bir jet yer alıyor. Bu iki uçağın operasyonunun sürdürülmesi, böylelikle Borajet'in uçuş yetkisinin kaybedilmemesi öngörülüyor. Uçak bakım hizmeti veren Borajet Teknik de açık tutulacak bir başka şirket.
Vatan

İşsizlik zayıf karnımız
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, ekonomideki bazı sorunların referanduma etkisinin olduğunu belirterek, "İşsizlikle ilgili gelinen nokta seçimdeki en zayıf karnımızdır. İşsizlik rakamının yukarıda olmasının referanduma etkisi olur" dedi. TV'de ekonomide yaşanan son gelişmeleri değerlendiren Bakan Zeybekci, yüzde 13 seviyesine çıkan işsizliğin referandum sürecine etkisiyle ilgili şunları söyledi: "İşsizlik, tabii ki etkili olmuştur. İşsizlikle ilgili gelmiş olduğumuz nokta, seçimlerdeki en zayıf karnımızdır. Ben bunu, 2009 yılında bizzat yaşadım. O dönem küresel kriz Türkiye'yi teğet geçmiş olsa da Denizli gibi ekonomisi ihracat üzerine olan bir şehrin ortasından geçti. 140 bin kayıtlı çalışanı olan şehirde 38 bin civarında insanın işinden çıkarılmış olması seçimlerde ne ifade etti, birebir yaşadım. O nedenle işsizliğin sandığa her zaman etkisi olur." İşsizlikle ilgili sorunların büyüme oranının yüzde 5.5 ve üzerine çıkartılmasıyla giderilebileceğini aktaran Zeybekci, "Her yıl 1 milyon vatandaşımıza iş bulmak zorundayız. Büyüme oranımız yüzde 4.5 olursa yüzde 11 seviyesinde işsizliğimiz olur" diye konuştu. 2016'da yüzde 2.9 seviyesinde gerçekleşen büyüme için Zeybekci, şu değerlendirmeyi yaptı: "Büyüme rakamlarının yukarı çekebilmek için Türkiye'nin önüne getirilen bir açmaz var. Tasarruf oranlarının yetersizliği nedeniyle Türkiye'nin yatırım yapılabilir finansmanı temin etmesi gerekiyor. Borçlanma ile temin ettiği zaman bu tehlikeli. Cari açık vefaizlerin yükselmesi anlamına geliyor. Referandum sonrası siyasi istikrar ve öngörülebilirlik anlamında çok önemli bir adım atıldı. Doğrudan yabancı sermayede 25-30 milyar dolarlık seviyeye ulaşmamız lazım."
Vatan

DÜNYA
Avrupa ile kritik hafta
Bu hafta, Türkiye'nin Avrupa ile olan ilişkileri için belirleyici olacak. Merkezi Fransa'nın Strasbourg kentinde bulunan Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nin (AKPM), bugünkü oylamayla Türkiye'nin siyasi izlemeye alınmasına karar vermesi, AB-Türkiye ilişkilerini de temelden etkileyebilecek. Zira AKPM'nin Türkiye'yi izlemeye almasına yönelik oylamanın hemen ardından, bu kez de yarın, Brüksel'de Avrupa Parlamentosu (AP), aciller gündeminde Türkiye'deki siyasi gelişmelerle ilgili özel bir oturum düzenleyecek. Oturumda AP, AKPM'de oylanan Türkiye raporu ışığında Avrupa Komisyonu'na, Türkiye'nin Kopenhag kriterlerini yerine getirip getirmediğine ilişkin görüş bildirmesi yönünde çağrıda bulunacak. AP'deki milletvekilleri, çağrılarını Avrupa Komisyonu ile sınırlı tutmayacak. Aynı zamanda çağrısını, Cuma ve Cumartesi günü AB dönem başkanlığını üstlenen Malta'nın ev sahipliğinde düzenlenecek toplantıya katılan AB dışişleri bakanlarına da yineleyecek. Avrupa Komisyonu, AKPM'de alınan kararın üzerine düşen bölümünü erteleme imkanına sahip, fakat Avrupa Birliği'ne (AB) üye ülkelerden gelecek siyasi baskılara da göğüs gerebilecek imkanı kısıtlı. Zira 25 Nisan'da Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye raportörü Kati Piri'nin Türkiye taslak raporu da yayınlanarak, görüşme ve oylama süreci başlayacak. Raporun, AP Dış İlişkiler Komitesi'nde görüşülmesine Mayıs'ta başlanacak. Raporun Haziran veya Temmuz'da değişiklik önergeleriyle birlikte genel kurul çalışmalarında oylanması öngörülüyor. Raporun tonu şimdiden oldukça sert.
Milliyet

39'luk macron açık ara favori
Fransa'da cumhurbaşkanlığı seçimlerinin birinci turunun sona ermesinin ardından gözler, yarışı ilk iki sırada tamamlayan Emmanuel Macron ve Marine Le Pen'e çevrildi. Fransa İçişleri Bakanlığı'nın oy sayım sonuçlarına göre, seçimin ilk turunda, siyasi merkezdeki Yürüyüş Hareketi'nin (En Marche) lideri Emmanuel Macron ile aşırı sağcı Ulusal Cephe Partisi'nin (FN) lideri Marine Le Pen ilk iki sırayı aldı. Kesinleşmemiş verilere göre Macron, oyların yüzde 23.9'unu alırken, Le Pen ise yüzde 21.4'lük oy oranına ulaştı. Merkez sağdaki Cumhuriyetçiler Partisi'nin adayı François Fillon 19.9'la üçüncülüğü elde ederken, aşırı solcu aday Jean- Luc Melenchon da seçmenlerin yüzde 19.6'sının desteğini aldı. İktidardaki Sosyalist Parti'nin adayı Benoit Hamon'un oy oranı ise yüzde 6.3'te kaldı. İçişleri Bakanlığının sonuçlarına göre, toplam 46 milyon 891 bin 594 seçmenin bulunduğu ülkede sandığa gitmeyenlerin oranı yüzde 21.8 oldu.
Milliyet

Trump da obama gibi 'büyük felaket' dedi
ABD Başkanı Donald Trump, göreve geldikten sonraki ilk 24 Nisan açıklamasını yaptı ve 1915 olaylarıyla ilgili olarak eski Başkan Obama gibi 'Meds Yeghern' (büyük felaket) ifadesini kullandı. Her yıl 24 Nisan'da 1915 olaylarını hatırlatan bir açıklama yapan Beyaz Saray'ın bu yılki mesajı da merakla bekleniyordu. 24 Nisan öncesinde, Temsilciler Meclisi'nde görev alan 80'den fazla üyenin Başkan Donald Trump'a yazdıkları mektupta olayları 'soykırım' olarak tanımasını talep ettiği bildirildi. İmzacıları arasında hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi üyelerin bulunduğu mektupta Başkan Trump'a, 1981'de 'soykırım' kelimesini kullanan ABD Başkanı Ronald Reagan hatırlatılarak ABD'nin soykırım iddiasını resmen tanıması istendi. ABD'deki Ermeni lobi kuruluşu ANCA'nın kampanyasına rağmen Başkan Trump, 1915 olayları için 'soykırım' demedi. Trump, 1915 yılında yaşanan olaylarla ilgili yaptığı yazılı açıklamada, "Bugün, 20. yüzyılın en büyük toplu katliamlarından olan Meds Yeghern'de acı çekmiş olanların anısını hatırlıyoruz" ifadesini kullandı. "1915 yılından itibaren 1,5 milyon Ermeni'nin sınır dışı edildiği, öldürüldüğü ya da tehcir edildiğini" iddia eden Trump, açıklamasında şunları kaydetti: "Masum hayatlarının yasını tutmada ABD'de ve dünya genelinde yaşayan Ermeni toplumuna katılıyorum. Pek çok Ermeni ABD'de yeni bir yaşam kurdu ve ülkemize kalıcı katkılar yaptı. Bu tür olayların bir daha yaşanmaması için tarihin hatırlanması gerekiyor. Daha adil ve hoşgörülü bir geleceğin altyapısını inşa etmede kritik bir eşik olan bu sancılı maziyi kabul etme ve onunla hesaplaşma yolunda Türklerin ve Ermenilerin gösterdikleri çabaları memnuniyetle karşılıyoruz." Trump'tan önce iki dönem başkanlık yapan Barack Obama, seçim kampanyasında 1915 olaylarını 'soykırım' olarak tanıyacağına dair söz vermesine karşın, görev başında farklı bir tutum izledi ve başkanlık yaptığı yıllardaki 24 Nisan açıklamalarında 'soykırım' sözü yerine, Ermenice 'büyük felaket' anlamına gelen 'Meds Yeghern' ifadesini kullandı. Trump'tan önceki son Cumhuriyetçi ABD Başkanı olan George W. Bush da 'soykırım' dememişti. Bush görev yaptığı iki dönemdeki açıklamalarında, 'soykırım' yerine, 'tarihin en büyük trajedilerinden biri' ya da "20'nci yüzyılın en korkunç trajedilerinden biri" gibi ifadeler kullanmayı tercih etmişti.
Vatan

Dünyada silahlanma yine artışa geçti
Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü'nün (SIPRI) 2016 yılı silahlanma harcamaları raporunu açıkladı. Rapora göre dünya genelinde silahlanmaya ayrılan bütçe artıyor. Rapora göre küresel silahlanma harcamaları 2011 yılından beri ilk kez yeniden artış kaydetti. SIPRI'nin açıkladığı verilere göre dünya genelinde silahlanmaya ayrılan miktar 1 trilyon 686 milyar doları buldu. Bu rakam 2015 yılına oranla yüzde 0.4 fazla. Özellikle askeri açıdan güçlü olan ABD, Çin ve Rusya'nın silahlanma harcamalarının yükseldiği dikkat çekti. Suudi Arabistan gibi bazı ülkeler ise silahlanma harcamalarını azalttı, ancak bunu siyasi nedenlerden çok petrol fiyatlarının düşmesi nedeniyle ekonomik gerekçelerle yapmak zorunda kaldılar. Siyaset bilimcilere göre Rusya'nın Kırım'ı ilhak etmesi, Güney Çin Denizi'ndeki gerginlik, Ortadoğu'daki savaşlar silahlı çatışmaların daha da yayılabileceği endişesini besliyor. Diğer yandan uluslararası kuruluş ve enstitülere duyulan güven de kayboluyor. Birçok ülke giderek sadece kendisine güveniyor. Ulusal orduların önemi büyüyor. Bu da silahlanma harcamalarının artmasına neden oluyor.
Vatan
POLİTİKA
Ermenilerin dışlanmasına tahammül yok
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da Ermeni Patrikhanesi'nde düzenlenen dini törene mesaj gönderdi. Erdoğan mesajında, "Ülkemizdeki Ermeni cemaatinin huzuru, güvenliği ve mutluluğu bizim için özel öneme sahiptir. Tek bir Ermeni vatandaşımızın dahi ötekileştirilmesine, dışlanmasına, kendini ikinci sınıf hissetmesine tahammülümüz yoktur" dedi. Erdoğan, dün İstanbul'da Ermeni Patrikhanesi'nde düzenlenen dini törene gönderdiği mesajında törene katılanlara, "Türkiye Ermenileri Patrik Genel Vekili Sayın Aram Ateşyan, Çok Değerli Ermeni vatandaşlarım, Sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum" ifadeleriyle seslendi. Erdoğan, mesajında şu ifadelere yer verdi: "Birinci Dünya Savaşı'nın zor şartlarında hayatını kaybeden Osmanlı Ermenilerini bu yıl da saygıyla anıyor, torunlarına taziyelerimi sunuyorum. Bölgenin iki kadim toplumu olarak Türkler ve Ermeniler bin yıldır omuz omuza yaşadıkları bu coğrafyada, ortak bir tarihi ve kültürü paylaşmıştır. Ermeni toplumu, gerek Osmanlı İmparatorluğu gerek Cumhuriyetimizin yüzyıla yaklaşan geçmişinde çok kıymetli evlatlar yetiştirerek ülkemizin gelişimine büyük katkılarda bulunmuştur. Dün olduğu gibi bugün de Ermeniler, ülkemizin eşit ve hür vatandaşları olarak, sosyal, siyasi ve ticari hayatımızın her alanında önemli roller üstlenmektedir. Yüzyıllarca sevinç ve tasada ortak iki halkın, geçmişin yaralarını sarması ve insani bağlarını daha da kuvvetlendirmesi hepimizin ortak amacıdır. Bu doğrultuda son 14 yılda birçok adım attık, tarihi nitelikte reformları hayata geçirdik. Osmanlı Ermenilerinin hatırasına ve Ermeni kültürel mirasına sahip çıkmaya yönelik çalışmalarımızı, önümüzdeki süreçte artarak sürdüreceğiz. Bu vesileyle şu hususun altını özellikle çizmek isterim: Ülkemizdeki Ermeni cemaatinin huzuru, güvenliği ve mutluluğu bizim için özel öneme sahiptir. Tek bir Ermeni vatandaşımızın dahi ötekileştirilmesine, dışlanmasına, kendini ikinci sınıf hissetmesine tahammülümüz yoktur. Türkiye Ermenileri Patriği seçiminin kısa zamanda neticelenmesini temenni ediyor, çalışmalarınızda sizlere muvaffakiyetler diliyorum. Bu düşüncelerle, yirminci yüzyılın başında yaşamını yitiren Osmanlı Ermenilerinin hatıralarını bir kez daha yâd ediyorum. Birinci Dünya Savaşı'nın sıkıntılı şartlarında hayatını kaybeden milyonlarca Osmanlı vatandaşına Allah'tan rahmet niyaz ediyorum."
Milliyet
Önce teşekkür sonra sitem
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun hafta sonu yapılan partisinin kapalı grup toplantısında, kendisinin de izni doğrultusunda miting ve program gerçekleştiren milletvekillerine önce teşekkür ettiği ardından sitemini ilettiği öğrenildi. Alınan bilgilere göre Kılıçdaroğlu, isim vermeden teşekkür ettiği milletvekillerinin bir bölümünü kastederek, "Arkadaşlarımız çalıştı, ancak nedense CHP'nin güçlü olduğu, zaten 'hayır' oyu vermeye yakın il ve ilçelere gitti" dediği belirtildi. Bugün gerçekleştirilecek Parti Meclisi toplantısında bazı üyelerin, Olağan Kurultay'a kadar MYK revizyonu talep edeceği ifade ediliyor. 16 Nisan halk oylamasını "gayrimeşru" ilan eden CHP'de seçim sonuçlarına yönelik parti içi analizler bugün Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanacak Parti Meclisi'nde (PM) devam edecek. Geçtiğimiz hafta önce MYK üyelerini ardından milletvekillerini toplayan Kılıçdaroğlu, bugünkü toplantının ardından partisinin yol haritasını da büyük oranda şekillendirecek. Bugün gerçekleştirilecek PM toplantısında bazı üyelerin, Olağan Kurultay'a kadar MYK revizyonu talep edeceği belirtiliyor. Bu talebi dile getirecek üyelerin, MYK üyelerinin Kılıçdaroğlu ile eşgüdümlü çalışamadıklarını, eksik kaldıklarını ifade edecekleri konuşuluyor. Parti kulislerinde bir grup ise, mevcut MYK'nın Kılıçdaroğlu'nun 7 yıllık genel başkanlık döneminde en uyumlu çalıştığı MYK olduğuna dikkati çektikleri, bu nedenle Kılıçdaroğlu'nun bir revizyon yapmayı düşünmediği görüşünü dile getirdikleri ifade ediliyor. Kılıçdaroğlu'nun cumartesi günü partisinin il başkanlarına, daha sonra belediye başkanlarıyla da buluşması öngörülüyor. Alınan bilgilere göre resmi olmayan sonuçlara göre yüzde 48,6 oranında çıkan "hayır" oyuna ilişkin analizlerin yapıldığı hafta sonu düzenlenen milletvekilleri toplantısında milletvekillerinin zaman zaman başka milletvekillerini suçlayıcı ifadeler kullandığı öğrenildi. Bazı milletvekillerinin, bazı isimlerin hem referandum öncesi hem referandum sonrası açıklamalarıyla partiye zarar verdiğini savunduğu belirtildi.
Milliyet
SPOR
Barcelona'nın Arjantinli forvet oyuncusu Lionel Messi, Gerd Müller (Bayern Münih), Jimmy McGrory (Celtic) ve Uwe Seeler'den (Hamburg) sonra tek bir Avrupa kulübünün formasıyla resmi maçlarda 500 gole ulaşan 4'üncü futbolcu oldu. İspanya Birinci Futbol Ligi'nin (La Liga) 33. haftasında Real Madrid'e karşı 2 kez fileleri havalandıran 29 yaşındaki Messi, Barcelona formasıyla çıktığı 577. resmi maçta 500. golünü kaydetti. La Liga'da 343, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde 94, İspanya Kral Kupası'nda 43, İspanya Süper Kupası'nda 12, FIFA Kulüpler Dünya Kupası'nda 5, UEFA Süper Kupası'nda da 3 gol kaydeden Arjantinli milli futbolcu, böylece tek bir Avrupa kulübünün formasıyla resmi maçlarda 500 gole ulaşan 4'üncü futbolcu olarak kayıtlara geçti. Kariyerinde 32 kez hat-trick yapan Messi'nin, 4 gol attığı 4, 5 gol kaydettiği de bir maç bulunuyor. En skorer sezonu, fileleri 73 defa havalandırdığı 2011-2012 olan Messi'nin, bu sezon ise 47 golü var. 6 Aralık 2016'da "tek bir Avrupa kulübünün formasıyla en fazla gol atan futbolcular" listesinin 4. sırasındaki, Portekizli efsane oyuncu Eusebio'yu yakalayan Messi, şimdi de gözünü, Alman golcü Uwe Seeler'e dikti. Listenin 3. basamağındaki Seeler, 1954'ten 1972'ye kadar oynadığı ülkesinin Hamburg kulübünde 507 gole imza attı. Listenin zirvesinde, Bayern Münih formasını giydiği 1965- 1979 yıllarına 525 gol sığdıran Alman futbolcu Gerd Müller yer alıyor. Alman futbolcuyu, Celtic'te 522 gole imza atan İskoç forvet oyuncusu Jimmy McGrory (1922- 1937) takip ediyor.
Milliyet
Fenerbahçe Teknik Direktör Dick Advocaat, Galatasaray galibiyeti sonrası Milliyet'e konuştu. Bu sezon derbilerde oldukça başarılı bir grafik çizen sarı-lacivertliler, sarı-kırmızılı ekibi ligde iki maçta da devirirken, Beşiktaş ile sahasında berabere kalmış, kupada ise ezeli rakibini elemişti Trabzonspor'u da deplasmanda 3-0 mağlup eden Advocaat ve öğrencileri, Manchester United ve Feyenoord gibi güçlü rakiplerini de Avrupa'da grup aşamasında yendi. Bu sezon genel anlamda beklentileri karşılayamamış olsa da takımın büyük ve zorlu maçlardaki bu performansı dikkat çekiyor. Biz de Teknik Direktör Advocaat'a "Derbi maçlardaki bu başarının sırrını" sorduk. Hollandalı çalıştırıcı bu maçlardaki başarının en önemli gerekçelerini "Çok çalışma ve belirlenen taktik" olarak cevapladı. Advocaat derbi maç ile ilgili olarak "Galibiyet sürpriz değil. Hazırlıklarımızı yapmıştık. Özellikle rakip orta saha için. Selçuk ve Sneijder'i oyun dışında tutmaya çalıştık" ifadesini kullandı. Souza'nın kafası ve Şener'in ortası ile gelen gol Kadıköy'deki ilk maçta Van Persie'nin attığı golü hatırlattı. Şener'in benzer şekilde iki pozisyonu da hazırlayan isim olmasının tesadüf olup olmadığı ile ilgili sorumuza ise Hollandalı hoca, "İlk maçtaki gol de benzer şekilde geldi. Bu tip pozisyonlara çalışıyoruz. Bazen oluyor, bazen olmuyor" yanıtını verdi.
Milliyet
TEB BNP Paribas İstanbul Cup'ta 4 numaralı seribaşı olarak mücadele edecek Eugenie Bouchard, Milliyet'e yaptığı açıklamada ölüm tehditleri aldığını söyledi. 2014 Wimbledon tek kadınlarda final oynamasının ardından yıldızı hızla parlamaya başlayan Kanadalı tenisçinin, yükselen bu performansının yanında güzelliğiyle de dikkat çekmesinin yan etkilerini de yaşadığı ortaya çıktı. Hayranlarıyla ilişkileri iyi olan ve çoğunlukla destek mesajları alan 23 yaşındaki raket, bazı saplantılı hayranların varlığını da itiraf ederek, "Ölüm tehditleri aldım. Maalesef bu işin bir parçası bu. Başarılı oldukça nefret edenlerde de artış oluyor. Bu da başarılı bir kariyerle olabilecek şeyler, o yüzden bunlara çok takılmıyorum" diye konuştu. En etkili yanını backhand vuruşlar, en zayıf bulduğu yönünü ise slice vuruşlar olarak tanımlayan Bouchard, "En önemli eksiklerimden biri de istikrar. İnişlerim çıkışlarım oldu hep. Bu konuda toparlanmam gerektiğinin farkındayım. " diye görüş bildirdi. Oyun karakterini ise 'Agresif, güçlü ve ileriye dönük' olarak nitelendirdi.
Milliyet
Beşiktaş - Adanaspor maçında atılan gollerin toplamını maçtan önce "hangi takım atar" diye sorsalar, herkesin cevabı Beşiktaş olurdu. Bu soruyu bir kenara bırakarak "Beşiktaş bu maçta iki gol yer" diye sorsalar, herkesin cevabı "git işine" olurdu. Peki Beşiktaş bu golleri niye yedi?.. Cevabı çok basit. Oyun disiplini ve rehavet. Lyon bile Beşiktaş'a bu kadar kolay goller atamadı. Kalan haftalarda siyah - beyazlı takım, şapkasını önüne koymalı. Herkesin tahmin ettiği gibi Beşiktaş maça çok hızlı başladı. 11. dakikada Aboubakar ile öne geçen Kartal, tam farkı açacak denildiği zamanda, Roni'nin 24'te attığı golle, tüm Vodafone Arena sessizliğe büründü. İlk yarıda bu sessizliği gördüğümüz çok pozisyonlar oldu. Mesela 33 ve 44. dakikalarda Oğuzhan'ın şutlarını Itandje kurtarmasa, dün gece Vodafone Arena'da yer yerinden oynardı. İkinci yarıda sahneye bu kez Talisca çıktı. Brezilyalı, 52'de attığı şık golle Beşiktaş'ı 2-1 öne geçirdi. 62'de Aboubakar ile farkı açamayan Kartal, 66'da Gueye'nin attığı golle yine şoka girdi: 2-2. 77'de tam Talisca farkı açacak net bir pozisyona girdi diye düşünürken, siyah - beyazlı takım bu ataktan da eli boş döndü. Oyunun en stresli döneminde ise Dusko Tosic, Lyon maçının günahını çıkardı. Sırp oyuncu 80'de attığı golle skoru 3-2 yaparken, adeta Beşiktaş'a şampiyonluğu getirmiş gibi sevindi. Bu skorla en yakın rakibiyle arasındaki puan farkını 7'ye çıkaran Beşiktaş, Vodafone Arena'da "Şampiyon Beşiktaş" tezahüratları yaptırıyordu.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme