27 Nisan 2017 Perşembe

27.04.2017 Genel Gündem



27.04.2017

GÜNDEM

Kongre Karmaşası
16 Nisan'da yapılan referandumun ardından Beştepe'de yapılan Bakanlar Kurulu toplantısında, partinin kongre hazırlıklarının gündeme geldiği ve olağan kongre yapılması yönünde görüşe varıldığı öğrenildi. Başbakan Binali Yıldırım 17 Nisan tarihinde toplanan Bakanlar Kurulu'nun ardından 19 Nisan'da yaptığı açıklamada, partinin olağan kongre sürecinin başladığını ve normal olarak işleyeceğini dile getirdi. Bu açıklama, partide, olağanüstü kongre olasılığının gündemden kalktığı şeklinde yorumlanırken, dört gün sonra 23 Nisan resepsiyonunda Beştepe'ye yakın bazı AK Parti kurmayları, olağanüstü kongrenin mayıs ayı sonunda yapılabileceğine ilişkin mesajlar verdi. Ardından 24 Nisan'da AK Parti grubunda yapılan sohbet toplantısında da kulislerde konuşulan bu iddia, 'büyük olasılık' olarak basın mensuplarıyla paylaşıldı. Bu yönde çıkan haberlerden sonra partide karmaşa yaşandı. Partinin genel merkez yöneticileri ve MKYK üyeleri, olağan kongre konusunda sürecin işlediğini ve bunun dışında bir talimatlandırma olmadığını dile getirdiler. Olağanüstü kongre hazırlığının çok sayıda gazetede haber olması üzerine Başbakan Yıldırım, "Ben olağanüstü kongre olmayacak demedim" sözleriyle bu olasılığın hâlâ varolduğunu anımsattı. Yıldırım, önceki akşam Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile bir araya gelirken dün sabah da anayasa çalışmalarını birlikte yürüttükleri MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile görüştü. Bu iki görüşmenin de hem olası bir kabine değişikliğinde MHP'li bakanlara görev verilip verilmeyeceği, hem de uyum yasası çalışmalarında ortak hareket edilmesi konularını içerdiği dile getirildi. Bu gelişmeler yaşanırken, dün sabah AK Parti Teşkilat Başkanı Mustafa Ataş, Anadolu Ajansı'na ilginç bir açıklama yaparak, Yıldırım'ın "Ramazan ayını atlatalım ondan sonra süreci başlatalım" talimatı verdiğini açıkladı. Ataş, basında yer alan "AK Parti'nin olağanüstü kongre yapacağı" yönündeki iddialara şaşırdıklarını belirterek, bu yönde alınmış bir karar olmadığını kaydetti.
Hürriyet


Boğazını Sıktım
FETÖ'nün darbe teşebbüsü sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik suikast girişimi ve iki polisin şehit edildiği saldırıya ilişkin, üçü firari, 44'ü tutuklu 47 sanığın yargılandığı davanın dünkü duruşmasında Erdoğan'ın kaldığı otelde saldırı düzenleyen darbeci askerleri taşıyan iki helikoptere yakıt vermeyen Imsık Kara Havacılık Meydan Komutanı Yarbay Fethi Şahbaz tanık olarak dinlendi. Şahbaz, "Helikopterde bulunan Yarbay Davut Uçum'un yanına giderek boğazını sıktım ve 'Ne yapıyorsunuz?' diye tepki gösterdim. 'Komutanım bu şerefsizler bizi kandırdılar' dedikten sonra hüngür hüngür ağladı" dedi. Öte yandan 15 Temmuz gecesi Erdoğan'ın yanında bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ile Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan, müşteki olarak davaya katılmak için avukatları aracılığıyla başvuruda bulundu. Saat 04.20'ye kadar kimseyle görüşmediğini belirten yarbay Şahbaz, daha sonra devre arkadaşı olan sanıklardan eski pilot yarbay Yücel Ekizoğlu'nun mesaj atarak yakıt almaya gelecekleri bilgisini verdiğini, ardından da kendisini arayan Tuğgeneral Ünsal Coşkun'un da aynı yönde talimat verdiğini belirterek şunları anlattı: "Durumdan şüphelenmem üzerine çok güvendiğim Kurmay Yarbay Bahattin Akgün'ü telefonla arayarak buradaki gelişmeleri anlattım. Kesinlikte yakıt vermemizi, helikopterlerin bataryalarını sökmemizi, kabloları kesmemizi, tanker içerisine gerekirse kum dökmemizi söyledi. Sadece olaylara isteyerek karışmadığını söylediği Yarbay Yücel Ekizoğlu'nu ayırmamızı istedi."
Milliyet

9103 Polis Açığa Alındı
Emniyet teşkilatındaki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) yapılanmasına yönelik soruşturmalar kapsamında, FETÖ ile irtibatlı olduğu gerekçesiyle 9 bin 103 polis açığa alındı. Kamu kurumlarındaki FETÖ yapılanmasıyla mücadele kapsamında dün emniyet teşkilatında yeni görevden uzaklaştırmalar yaşandı. Emniyet Genel Müdürlüğü'nden yapılan yazılı açıklamada, "667 sayılı 'Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin' ikinci maddesinde zikredilen ve milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY) ile iltisaklı veya irtibatlı olduğu gerekçesiyle 9 bin 103 emniyet teşkilatı mensubu görevden uzaklaştırılmıştır" denildi. Açığa alınan polislerin 2500'e yakınının İstanbul'da, yaklaşık 1350 polisin ise Ankara'da görev yaptığı belirtildi. Açığa alınan polisler arasında, birinci sınıf emniyet müdürlerinin de yer aldığı ifade edildi.
Milliyet

4 Bin 672 Kişi İçin Operasyon
FETÖ'ye yönelik tek merkezden bugüne kadar gerçekleştirilen en büyük operasyon dün gerçekleşti. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın dün başlattığı FETÖ soruşturması kapsamında neredeyse 81 ile yayılan gözaltılar gerçekleştirildi. Soruşturmanın, emniyet teşkilatı içindeki FETÖ üyesi polislerle örgüt arasındaki bağlantıyı sağlayan, örgüte eleman devşiren, hiyerarşiyi devam ettiren ve tamamı sivillerden oluşan 'mahrem imam'lara yönelik olduğu açıklandı. Operasyonda, il merkezlerindeki Kaçakçılık ve Organize, Terörle Mücadele, Mali Suçlar gibi birimlerde görevli 8 bin 500 polisin görev aldığı belirtildi. Operasyonlar sürerken Ankara'da bir etkinlikte konuşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Türkiye genelinde Ankara merkezli FETÖ'nün emniyet teşkilatındaki 'mahrem' imamlarına yönelik başlatılan operasyonlarda 72 ilde 1009 mahrem imamın gözaltına alındığını açıkladı. Soylu'nun açıklamasının ardından son rakamı Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Yüksel Kocaman verdi. Kocaman'ın yaptığı açıklamaya göre soruşturmada hakkında yasal işlem yapılan şüpheli sayısının 4 bin 672 olduğu açığa çıktı. Alınan bilgiye göre, bu şüphelilerden 1448'inin FETÖ kapsamında çeşitli cezaevlerinde tutuklu bulunduğu, kalan 3 bin 224 kişi hakkında yasal gözaltı kararı verildiği bildirildi. Ankara merkezli operasyon İstanbul, İzmir, Kocaeli, Antalya, Bursa, Eskişehir, Van, Trabzon, Kayseri, Edirne, Niğde, Manisa, Afyonkarahisar, Kütahya, Adıyaman, Kahramanmaraş, Malatya, Kilis'in de aralarında bulunduğu Türkiye genelindeki neredeyse 81 ile yayıldı. Bu illerde görevli 8 bin 500 polisin katıldığı operasyon sonucu hakkında gözaltı kararı çıkartılanlardan toplam 1120 şüpheli gözaltına alındı. Operasyonun merkezi Ankara'da ise Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri tarafından 158 şüphelinin gözaltına alındığı öğrenildi.
Milliyet



EKONOMİ

Euro: Euro 3,8997-3,9010
Sterlin: 4,5953-4,6001
Gram Altın: 145,3328-145,4104


Faizi Bir Tık Arttırdı
Merkez Bankası dün son dönemde bankaları yönlendirdiği Geç Likidite Penceresi faizini 50 baz puan artırdı ve yüzde 11.75'ten yüzde 12.25'e yükseltti. Global piyasalardaki iyimser havanın da etkisiyle Türk Lirası'nda güçlenme gözlenirken yapılan bu hamle piyasada sürpriz olarak yorumlandı. Para Politikası Kurulu (PPK) kararı öncesi 3.59 lirada olan dolar kuru kararın ardından 3.56 liraya geriledi. Borsa ise 95 bini gördü. Bankaralarası piyasada dolarda son işlemler 3.5764 liradan yapılırken, Borsa İstanbul günü yüzde 0.12 düşüşle 94 bin 522 puandan tamamladı. Mayısta toplantısı olmayan PPK 15 Haziran'da toplanacak. Merkez Bankası'nın dünkü hamlesinin mayıs ayında açıklanacak nisan enflasyonun yüksek çıkma ihtimaline karşı önlem olabileceği yorumları yapılıyor. PPK, dün Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya başkanlığında toplandı. Toplantıya üyeler Erkan Kilimci, Emrah Şener, Murat Uysal ve Abdullah Yavaş katıldı. PPK dün faiz koridorunun üst bandını yüzde 9.25 alt bandını ise 7.25'de sabit tuttu. Politika faizi olarak bilinen bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı ise yüzde 8 olarak kaldı. Merkez Bankası bankalara finansman sağladığı Geç Likitide Penceresi Borç Verme faiz oranını ise yüzde 11.75'den yüzde 12.25'e çıkarttı. PPK sonrası yapılan açıklamada, son aylarda yaşanan maliyet yönlü gelişmeler ve gıda fiyatlarındaki oynaklığın enflasyonun hızlı bir yükseliş göstermesine neden olduğuna değinildi. Açıklamada, "Yakın dönemde risk iştahında gözlenen artış maliyet kaynaklı baskıları bir miktar sınırlasa da enflasyonun bulunduğu yüksek seviyeler fiyatlama davranışlarına dair risk oluşturmaktadır. Bu çerçevede Kurul, enflasyon görünümündeki bozulmayı sınırlamak amacıyla parasal sıkılaştırmanın güçlendirilmesine karar vermiştir. Merkez Bankası fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecektir. Enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar para politikasındaki sıkı duruş sürdürülecektir" denildi. Bu açıklamada geçen ay yapılan açıklamadan farklı olarak enflasyondaki yükselişin devam edebileceğine ilişkin öngörünün çıkartılması dikkat çekti.
Hürriyet

81 Maddede Sanayileşme
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, 81 maddelik üretim paketinin, geçen hafta Ekonomik Koordinasyon Kurulu toplantısında madde madde ele alındığını belirtti. Son şekli verildikten sonra önce Bakanlar Kurulu, ardından da Meclis'e sevk edilecek olan paket, organize sanayi bölgelerine ilişkin önemli değişiklikler içeriyor. Bakan Özlü, üretim paketi taslağına ilişkin yaptığı değerlendirmede, 81 maddelik düzenlemenin sadece mevcut OSB'lere ilişkin değil, "planlı bölgelerde, planlı sanayileşmeyi teşvik eden" maddeler içerdiğini anlattı. Özlü'nün paketle ilgili verdiği bilgiler ve getirilen düzenlemeler şöyle: OSB'lerde emlak vergileri düşürülüyor. Buna ilişkin oranlar üzerinde çalışılıyor. Ayrıca organize sanayi bölgelerin kuruluşlarına ilişkin prosedürler azaltılacak. Bir OSB'nin kuruluş süresi 2-3 yıldan 6 aya inecek. OSB'lerin gelirleri daraltılacak. Sanayi parseli bir araç ve amaç sanayi parselinden kar etmek olmamalı. Sanayi parselleri çok pahalı. Daha ucuz sanayi parseli verilecek. Böyle olursa, sanayici elindeki parayı arsaya yatırıyor, binaya harcıyor. İşletmeye para kalmıyor. Onun için limit getiriliyor. Islah OSB'lerin önü açılıyor. Örneğin, bir bölgede sanayileşmiş, yapılaşmış ama OSB yok. Mesela ortak bir arıtması yok. diyoruz ki 'Size OSB yapalım. Sizi bir çatı altında birleştirip ıslah edelim. Ortak arıtma, ortak site yönetim şirketiniz olsun. Ayrıca, yurtdışında OSB kurma imkanı artırılıyor. OSB yönetiminde siz söz sahibi oluyorsunuz. Bu şirketlerin ortak çalışmasını güçlendirir. Böylece Türkiye ile link kurabilirsiniz. Bunu kolaylaştırıyoruz. Özel Endüstri Bölgeleri teşvik edilecek. Sadece devletin değil, şahısların da özel sanayi bölgesi kurması teşvik edilecek. Elektrik, doğalgaz, su, tüm alt yapıyı oluşturacak. Şirketler, kiracı olacak. Yönetim şirketi oradan kâr edecek. Endüstri bölgelerindeki yönetici yapının, işletme olması düşünülmüştü. Bu kaldırılıyor. Profesyonel şirket kurulacak. CEO'ları olacak. Dünyada böyle işliyor. Mesela Malezya, Singapur'a baktık. Singapur'da bunun için özel ada var. Özel sektör oraya rafineri kurmuş. Petrol, gemiyle geliyor, orada işleniyor. Yanda başka firma kimya şirketi kurmuş, bunu işletiyor. Mülkiyetini satmıyor, sadece alt yapıdan yararlandırıyor. Bandırma'da, Mardin'de potansiyel var, buna talip olanlar var. Kanundaki düzenlemelerden sonra daha çok talip olabilir. YÖK kanununda değişiklik yapılıyor. OSB'lerde Teknik Kolejler kurulacak. Teknik lise ve Meslek Yüksek okullarından farklı olacak. Okul kurulacak, bina teçhizatı devlet yapacak. Yönetim OSB'de olacak. Daha önceki sistemden farkı, buralarda eğitim görenlerin hepsi yabancı dil bilecekler.
Hürriyet

Kapatılan Okullarda Peşin Ödeyene İade
Maliye Bakanı Naci Ağbal, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından kapatılan özel öğretim kurumu ve kuruluşu, okul, dershane, yurt, pansiyon gibi kurumlara, kapatma döneminden sonrası için peşin ödeme yapan vatandaşların mağduriyet yaşamaması için bu paraların ilgili şirket varlıklarından karşılanması için 81 il valiliğine talimat verildiğini söyledi. Ağbal, vakıf yüksek öğretim kurumları olarak belirtilen üniversitelerin bundan hariç olduğunu söyledi. CHP Hatay Milletvekili Hilmi Yarayıcı'nın yazılı sorularını yanıtlayan Ağbal, söz konusu genelgenin "İstihkak ve alacak taleplerine yönelik başvuruların değerlendirilmesi" başlıklı 14'üncü maddesinde anılan taleplere ilişkin işlemlerin nasıl yapılacağı açıklanmıştır" dedi. Dün Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve Türkiye Bankalar Birliği'nin (TBB) düzenlediği çalıştaya katılan Ağbal, hükümetin bazı sektörlere getirdiği geçici vergi indirimi, destek ve teşviklerin bütçe açığına etkisinin bu yıl milli gelirin yüzde 0.74'üne karşılık geleceğini belirterek, bu etkinin gelecek yıllarda kademeli azalacağını söyledi. Alınan tedbirler ve teşviklerin de etkisini göstermeye başladığını ifade eden Ağbal, son açıklanan verilerin de ekonominin olumlu bir döngüye girdiğine işaret ettiğini söyledi. Ağbal, dün itibarıyla 203 bin 466 firmanın Kredi Garanti Fonu (KGF) imkanından yararlandığını ve 146.4 milyar lira kredi kullandırıldığını da sözlerine ekledi.
Hürriyet

Atlantik Konseyi'nin Gündemi Enerji
Atlantik Konseyi İstanbul Zirvesi, önde gelen devlet adamları ile uluslararası enerji şirketlerinin üst düzey yöneticilerinin katılımı ve kritik enerji gündemiyle bugün başlıyor. ABD merkezli düşünce kuruluşu Atlantik Konseyi'nden yapılan açıklama, bu yıl sekizincisi düzenlenecek Zirvenin, 27 - 28 Nisan tarihlerinde İstanbul'da, 'Çalkantılı Bölgede Transatlantik Uzlaşmayı Güçlendirmek' temasıyla dünya liderlerini bir araya getireceği belirtildi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak'ın konuşmacı olarak katılacağı organizasyonda, aralarında Katar Enerji ve Endüstri Bakanı Mohammed Bin Saleh Al-Sada, Birleşik Arap Emirlikleri Enerji Bakanlığı Müsteşarı Matar Al Neyadi, İsrail Enerji, Altyapı ve Su Kaynakları Bakanlığı Genel Direktörü Shaul Meridor, ABD Dışişleri Bakanlığı Uluslararası Enerji İşleri Özel Temsilci ve Koordinatör Vekili Mary Warlick'in de katılması bekleniyor. Katılımcılar, küresel ve bölgesel enerji görünümü, enerji yönetiminin geleceği, Doğu Akdeniz'de bölgesel iş birliği ve ticareti güçlendirmek, Avrupa doğalgaz tedariğini çeşitlendirmek, bölgesel ve kıtalararası enerji piyasası bağlantıları, Türkiye ve sürdürülebilir enerjinin genişlemesi ve Güney Gaz Koridoru gibi çeşitli başlıklarda düzenlenecek oturumlarda, küresel enerji gündeminini etkileyen konuları ele alacak.
Milliyet

Enerji Kimliğine Erteleme
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, mevcut binalar için 2 Mayıs'tan itibaren zorunlu hale gelecek Enerji Kimlik Belgesi (EKB) uygulamasında çeşitli mağduriyetlerin oluşmasının önüne geçmek amacıyla, "süre uzatımı" seçeneğini gündemine aldı. Mevcut binalar için EKB alma zorunluluğunda süre uzatımı yapılmasına ilişkin düzenlemeyle, Türkiye genelinde EKB düzenlemeye yetkili 35 civarında firmanın sayısının yeterli seviyeye çıkarılması ve ardından mevcut binalar için EKB zorunluluğunun başlatılması amaçlanıyor. Bu konuda hazırlanan yönetmelik değişikliğinin Başbakanlığa gönderildiği öğrenilirken, süre uzatımına yönelik detaylar, yönetmeliğin yayınlanması durumunda netlik kazanacak. 5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanunu ile Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği kapsamında her binanın alması gereken EKB, binaların enerji tüketimi ile karbon emisyon değerlerini gösteren yasal bir belge olma özelliğini taşıyor. EKB uygulamasıyla genel olarak enerjinin ve enerji kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması, enerji israfının önlenmesi ve çevrenin korunması amaçlanıyor. Belgede, binanın enerji ihtiyacı ve enerji tüketim sınıflandırması, sera gazı salımı seviyesi, yalıtım özellikleri, ısıtma ve soğutma sistemlerinin verimi ile ilgili bilgiler yer alıyor. 2011'den sonra yapı ruhsatı alan yeni binalar için yapı kullanma izni aşamasında EKB alınması ve binanın enerji sınıfının minimum C olması gerekiyor. Yapı ruhsatını 2011'den önce alan mevcut binalara yönelik yasal düzenlemede EKB'nin 2 Mayıs 2017 tarihi itibarıyla alınmasının zorunlu olması ve bu binalarda enerji sınıfı sınırlaması yapılmaması öngörülüyordu.
Vatan

Türk-İş % 18 İstedi
Kamuda çalışan 200 bine yakın işçinin 2017 ve 2018 yılı maaş zamları için Türk-İş'in talebi belli oldu. Türk-İş, kamu işçisi için yüzde 18 zam talep etti. Türk-İş yetkilileriyle bir araya gelen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, hükümet olarak aldıkları bu talebi değerlendireceklerini belirtti. Bakan Müezzinoğlu, dün Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay ve bağlı sendikaların genel başkanlarıyla "Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Anlaşma Protokolü" toplantısına katıldı. Müezzinoğlu, bakanlıkta düzenlenen toplantıda, 2017 itibarıyla Ocak ayından bu yana kamuda çalışan işçilerin toplu iş sözleşmeleriyle ilgili çalışmaların başladığını ifade etti. Türk-İş'in öneri ve taleplerini aldıklarını dile getiren Müezzinoğlu, taleplerin güzel olduğunu ancak yapılabilirliğine bakılacağını belirtti. Makul talepleri imkanlar çerçevesinde, makul düzeyde çözmeye çalışacaklarını dile getiren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Müezzinoğlu, gerekli değerlendirmelerin yapılarak, arzu edilenin azamisini başarabilecek şekilde çalışmayı sonuçlandırmayı ümit ettiğini söyledi. Türk-İş'e teşekkürlerini ileten Bakan Müezzinoğlu, çalışmaları çok uzatmadan 1 ay içinde tamamlamayı umut ettiklerini kaydetti.
Vatan

Dünya
ÇİN'İN İLK YERLİ UÇAK GEMİSİ SUYA İNDİ
Çin kendi kaynaklarıyla geliştirdiği ve ürettiği ilk uçak gemisini dün törenle denize indirdi. Henüz isim verilmeyen gemi, 2020 yılında faaliyete geçecek. Gemi, Çin'in donanma gücünü artırdığının bir işareti olarak değerlendiriliyor. Savunmaya en çok bütçe ayıran ikinci ülke olan Çin, mart ayında askeri harcamalarını yüzde 7 artıracağını açıklamıştı. Çin'in uçak gemisi hamlesi, ABD ve Kuzey Kore arasındaki diplomatik gerilimin arttığı bir dönemde geldi. Pekin yönetimi, Pasifik'te ABD'nin askeri varlığına karşı olduğunu ise her fırsatta dile getiriyor. Ülkedeki askeri yetkililer, Çin'in en az iki uçak gemisi daha yapma planı olduğunu aktarıyor. Öte yandan, ABD tarafından "Ohio sınıfı" güdümlü balistik füze denizaltısı USS Michigan, dün Güney Kore'nin Busan Limanı'na ulaştı. Denizaltının, tatbikatlara katılması öngörülüyor. Diğer taraftan, Güney Kore'de, ABD'nin Bölge Yüksek İrtifa Hava Savunması (THAAD) sisteminin kurulumuna da dün başlandı. THAAD sisteminin kurulumunu protesto eden 200 kişilik savaş karşıtı bir grupla polis arasında gerginlik yaşandı. Çin ise ABD ve Güney Kore'ye, "THAAD sistemini geri çekin" çağrısında bulundu.
Hürriyet

Ap'den Türkiye Zirvesi Çağrısı..
Geçen yıl Türkiye ile müzakerelerin 'dondurulması' tavsiyesi içeren bir karar alan Avrupa Parlamentosu (AP) AB Konseyi'ne Türk hükümetinin davet edileceği bir zirve düzenlemesi çağrısı yaptı. Bu talep Hollandalı parlamenter Kati Piri'nın hazırladığı Türkiye raporunun taslağında yer aldı. Bunun yanı sıra Türkiye'deki referandumla kabul edilen anayasa paketinin değiştirilmeden uygulanması halinde üyelik müzakerelerinin askıya alınması istendi. Taslakta öne çıkan vurgular şunlar: Komisyona ve üye devletlere, anayasa paketinin değiştirilmeden uygulanması halinde Türkiye ile katılım müzakerelerini askıya alma çağrısı yapıyoruz. İdam cezasının yeniden getirilmesinin AB müzakerelerinin derhal sona ermesine yol açacağının altını çizeriz. AB Konseyi'ne, AB-Türkiye ilişkilerinde karşı karşıya olduğumuz bariz krizi tartışmak için Türk hükümetini acilen bir zirveye davet etmesini öneriyoruz. Komisyona, güncellenmiş Gümrük Birliği'ne insan hakları ve temel özgürlüklerle ilgili siyasi kriterler katması çağrısı yapıyoruz. Komisyona Türkiye'nin Kopenhag kriterlerine uymaması durumunda tüm katılım öncesi fonları askıya alması ve bu fonları Türk sivil toplumunu destekleme amaçlı kullanması çağrısında bulunuyoruz. (Katılım öncesi fonlardan Türkiye'nin payına 2017- 2020 dönemi için 2.57 milyar Euro düşüyor) Katılım araçlarının bütünüyle kullanılmaması ve yıllar içinde Türkiye'nin AB'ye tam entegrasyonuna yönelik desteğin her iki tarafta da halk desteğini kaybetmesi üzüntü verici. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bazı AB liderlerini, 'Nazi uygulamaları' yürütmekle suçlayan son açıklamalarını güçlü şekilde kınıyoruz ve bu tür yersiz açıklamaların devamının bir siyasi ortak olarak Türkiye'nin kredibilitesinin altını kazdığı uyarısında bulunuyoruz.
Hürriyet

Abd Güney Kore'ye Yığınak Yapıyor
Kuzey Kore ile ciddi gerilim yaşayan ABD, Güney Kore ile olan askeri işbirliğini genişletiyor. ABD, "Ohio sınıfı" güdümlü balistik füze denizaltısı USS Michigan'ı, Güney Kore'nin Busan Limanı'na gönderdi. Batı Pasifik bölgesinde rutin görevde bulunan nükleer kapasiteli denizaltı, 25 Nisan'da Busan Limanı'na ulaştı. Limanda ne kadar kalacağı belirtilmeyen denizaltının, Güney Kore donanma unsurları ile tatbikatlar yapması öngörülüyor. ABD Donanması Kore Komutanı Tuğamiral Brad Cooper, "Bu ziyaret ABD ve Güney Kore donanmalarının arasındaki ortaklığın en iyi örneklerinden biridir" dedi. Bununla beraber Güney Kore'de, ABD'nin Bölge Yüksek İrtifa Hava Savunması (THAAD) sisteminin kurulumuna başlandı. ABD'nin Güney Kore'nin güneydoğusunda yer alan bölgede THAAD sistemini kurmaya başladığı kaydedildi. ABD Savunma Bakanlığı Pentagon'dan yapılan açıklamada, Güney Kore ordusuyla işbirliği içinde kurulum sürecinin en kısa sürede tamamlanmasının planladığı bildirildi. Seul ve Washington yönetimleri, Kuzey Kore tehdidine karşı THAAD'nin yıl sonuna kadar Güney Kore'nin Seongju kasabasına konuşlandırılacağını açıklamıştı. Çin yönetimi ise sistemin kuruluşuna tepki gösterdi. Çin Dışişleri Bakanlığı, ABD ve Güney Kore yönetimine THAAD sistemini "Geri çekin" çağrısında bulundu. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Gıng Şuang, Seul ve Washington'a, konuyla ilgili endişelerini ilettiklerini belirtirken, THAAD'ın Güney Kore'de kurulumunun, bölgedeki tansiyonu yükselteceğini ve stratejik dengeye zarar vereceğini ileri sürdü.
Milliyet

Fransız Siyaseti Le Pen'e Karşı
Eski Fransa cumhurbaşkanlarından Nicholas Sarkozy, cumhurbaşkanı seçiminin ikinci turunda aşırı sağcı Marine Le Pen'e karşı merkez siyaseti izleyen "En Marche (Yuruyuş)" Hareketinin lideri Emmanuel Macron'u destekleyeceğini açıkladı. Cumhurbaşkanı seçiminde daha once Cumhuriyetçiler Partisi'nden aday adayı olan, ancak yarışı François Fillon'a kaybeden Sarkozy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Fillon tarafından temsil edilen merkez sağın geçen haftaki cumhurbaşkanı seçiminin ilk turunda elenmesini "politik deprem" olarak nitelendirdi. Merkez sağın eski başbakanlarından Alain Juppe de Twitter'dan yaptığı paylaşımda, cumhurbaşkanı aday adayı olduğu merkez sağ Cumhuriyetçiler Partisi yonetiminin Le Pen'e karşı Macron'a oy verilmesi ya da tarafsız kalınması tavsiyesini eleştirmişti. Tarafsız kalınmasının aşırı sağcı Le Pen'e şans tanımak olduğunu ifade eden Juppe, Macron'u desteklediğini bildirmişti. Yarışta elenen diğer adaylar Fillon ve Hamon da daha once Macron'a desteklerini açıklamış, Melenchon ise herhangi bir adayı işaret etmemişti. Merkez sağ ve merkez soldan desteğini artıran Macron, kamuoyu yoklamalarına gore ikinci turda yuzde 60 civarında oy alabilir.
Milliyet

Yargı Hep Karşı
Göreve geldiği günden bu yana göçmenlere yönelik sert bir politika yürütmeye çalışan ABD Başkanı Donald Trump'a bir yargı engeli daha geldi. San Francisco'daki Federal Mahkeme, Trump'ın yasadışı göçmenlere sığınma imkanı sunan şehirlere yapılan federal yardımların kesilmesini öngören kararnamesini durdurdu. Yargıç William Orrick, Trump'ın göreve geldikten sonra imzaladığı ilk kararnamelerden biri olan düzenlemenin anayasaya uygun olmadığına hükmetti. Trump'ın selefi Barack Obama döneminde atanan Yargıç Orrick'in kararından ABD'de 300'ün üzerinde şehir ve idari bölgenin etkilenmesi söz konusu. New York, San Francisco, Boston veya Los Angeles gibi şehirler 'sığınak kentleri' (Sanctuary cities) olarak adlandırılıyor. Bu kentler yasadışı göçmenlerin yakalanıp tutuklanması konusunda federal kurumlarla birlikte çalışmıyor. Trump'ın kararnamesi San Francisco kenti ile Santa Clara idari bölgesi için öngörülen milyarlarca dolar değerindeki federal fonların transferini tehlikeye düşürmüştü. San Francisco ve Santa Clara yetkilileri söz konusu düzenlemeye karşı dava açmışlardı. Başkan Trump'ın seyahat yasağı kararnamesi de daha önce ABD'de birçok mahkemenin engeline takılmıştı. Trump'ın son seyahat yasağı kararnamesi İran, Yemen, Libya, Somali, Sudan ve Suriye vatandaşlarının 90 boyunca ABD'ye girişini yasaklamıştı. Kararname ayrıca sığınmacıların da en az 120 gün boyunca ülkeye girişini yasaklıyordu.
Vatan

POLİTİKA
'Mühür' Aihm'ye Taşınacak
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke, Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) mühürsüz oy kararı ile ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvuracaklarını söyledi. Böke, dün Merkez Yürütme Kurulu (MYK) sonrası yaptığı açıklamada, "Sandığa giden, oy kullanan tüm vatandaşlarımızın hakkını ve hukukunu savunmak bizim için önceliklidir. Bu nedenle önümüzdeki dönemde AİHM'ye başvuracağımızı paylaşmak istiyorum" dedi. Kararın MYK toplantısında alındığını belirten Böke, şöyle konuştu: "Dün (önceki gün) yetkili kurullarımızla parti meclisimiz toplandı. Parlamento içinde de dışında da bu gayrimeşru sonucun milletin iradesini yansıtacak şekilde değiştirilmesi için mücadele edeceğimizin altını çizdik. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nin (AKPM) kararı, Türkiye denetimden çıkan ve tekrar denetime alınan ilk Avrupa ülkesi oldu. Öncelikle bu 'siyasi gerekçeyle yapıldı' denilerek geçiştirilemeyecek kadar önemli ve hepimiz için üzüntü verici bir durum. AKPM'nin kararının, Türkiye'de uzun süredir yaşanan ve düzeleceğine ilişkin işaret bulunmayan hukuk, demokrasi özgürlükler konusundaki somut gerçeklere dayanarak alındığını vurgulamak gerekiyor. AKPM'nin bu kararı siyasi gerekçeyle falan değil, Türkiye'deki iktidarın, başta OHAL olmak üzere somut uygulamaları nedeniyle verilmiştir. m Onlar için varsa yoksa tek bir mesele var, o da uluslararası kara para ticaretinin tek aktörü, Türkiye'de asrın yolsuzluğunun kilit adamı olan Rıza Sarraf'ın (Reza Zarrab) korunması. Türkiye'den Amerika'ya giden her bakan, her devlet yetkilisinin birinci gündem maddesi Rıza Sarraf. Kara para trafiğinin baş aktörü neden Türkiye Cumhuriyeti tarafından adeta devlet meselesi gibi üst düzeyde savunuluyor? Birincisi Erdoğan için şahsi değeri var. İkincisi Türkiye'nin dış politika öncelikleri Erdoğan'ın kişisel meselelerine göre şekilleniyor. (Sincar operasyonu) Türkiye, güvenliği için atılması gereken her adımı atacaktır. Bölgede IŞİD'in bölgesel bir tehdit olmasının önüne geçen adımların da ortağı olacaktır. Uluslararası hukuk çerçevesinde ihtiyaç duyduğumuz her adımın atılmasına destek veriyoruz."
Hürriyet
'Üç Maymunu Oynuyorlar'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün, Somali Cumhurbaşkanı Muhammed Abdullah Fermacu ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde toplantısı düzenledi. Fermacu'ya "değerli kadeşim" diye hitap eden Erdoğan, şunları kaydetti: Bu ziyaretin gerçekleşmiş olmasından duyduğum memnuniyeti ifade etmek isterim. Seçimlerin ardından demokratik olgunluk içinde gerçekleştirilen yönetim değişimini de takdirle karşıladığımızı belirtmek isterim. Uluslararası toplumun sırtını döndüğü, kendi kaderine terkettiği bir ülkeden, istikrar yolunda ilerleyen bir Somali'nin olduğunu söyleyebilirim. Somali halkı geleceğe daha güvenle, daha umutla bakıyor. Afrika'da 2011 yılına benzer kuraklık ve açlık felaketi yaşanıyor. Somali'de 6 milyon Güney Sudan'da ise 1 milyon kişi yiyecek ekmek bulamıyor. Afrika genelinde ise 14 milyon kişi açlık çekiyor. Birçok batılı gelişmiş ülkenin bu tür insani trajediler karşısında üç maymunu oynadıklarını görüyoruz. Biz Kızılay'ımızla TİKA'mızla elimizden gelen bütün destekleri buralara hazırladık inşallah gönderiyoruz. Mazlumların görüntülerini görmemezlikten gelenlerin yanında, biz onların yanında olmaya devam edeceğiz. Çocukların açlıktan öldüğü dünyada ne huzur ne barış ne istikrar olur. İlk aşamada 15 bin tonluk yardım sevkiyatımızı ramazan ayında Somalili ihtiyaç sahiplerine ulaştıracağız. Özel sektörümüzü de bölgede yatırım yapmaya teşvik edeceğiz. Uluslararası ortaklarımızın da Somali'ye destek olmalarını bekliyoruz. Tüm Somali halkına teşekkür etmek istiyorum. Somalili kardeşlerimiz 15 Temmuz darbe girişiminden sonra ülkemiz ve milletimizle tam bir dayanışma içinde olmuşlardır.
Milliyet
Çankaya'da Sincar Ve 'Uyum' Zirvesi
Başbakan Binali Yıldırım, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile Çankaya Köşkü'nde dün bir araya geldi. Ankara'da, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın AK Parti Genel Başkanlığı görevini üstleneceği, buna paralel olarak kabine revizyonu da yapılacağı iddialarının konuşulduğu bir ortamda, Erdoğan ile Yıldırım'ın sürpriz bir biçimde önceki gece bir araya gelmesinden hemen sonra gerçekleşen görüşme "MHP'den kabineye girecek isim mi istenecek?" iddialarına yol açtı. Referandumun ardından Yıldırım ve Bahçeli arasında dün gerçekleşen ilk zirvede, Sincar operasyonu ve, uyum yasaları ile AKPM'nin kararının değerlendirildiği kaydedildi. Yıldırım ve Bahçeli'nin dün saat 12.00'de başlayan görüşmesi yaklaşık 45 dakika sürdü. Edinilen bilgilere göre görüşmede, iki isim de referandumdan çıkan sonuç hakkında birbirlerine tebriklerini iletti. 23 Nisan resepsiyonunda uyum yasalarıyla ilgili bir soru üzerine Yıldırım, Bahçeli'yi işaret ederek, "Uyumu görmüyor musunuz? Bundan daha iyi uyum mu var?" demişti. Çankaya Köşkü'ndeki zirvede de 2019'da tamamen yürürlüğe girecek olan Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin yol haritası ele alındı. İç tüzük değişiklikleri, siyasi partiler ve seçim kanunlarında yapılacak düzenlemelere ilişkin görüş alışverişinde bulunuldu. Görüşmede uyum yasalarına ilişkin çalışmaların ortak yürütülmesi için bir komisyon kurulması ele alındı. İlk etapta iktidar ile MHP arasında çalışma yapan isimlerin koordinasyon içinde olmaları, her iki kanatta yapılan çalışmaların olgunlaşmasıyla birlikte ortak çalışmaya geçilmesi benimsendi. Bahçeli, uyum düzenlemelerinin bir an önce hayata geçirilmesinin önemine işaret ederken, 15 Temmuz sonrasında tehlikenin sürdüğünü belirtti ve "tehditler hâlâ geçmiş değil" değerlendirmesini yaptı.
Milliyet

SPOR
TEB BNP Paribas İstanbul Cup'ın 1 numaralı seribaşı olan Elina Svitolina, basın mensuplarıyla bir araya geldi. Ukraynalı yıldız raket, hem Garanti Koza Arena'da devam eden turnuva, hem tenis dünyasındaki gelişmelerle ilgili kendisine yöneltilen soruları yanıtladı. Rio Olimpiyatları'nda Serena Williams'ı eleyen ve rakibinin teklerde üst üste iki olimpiyat altını alma hedefine engel olarak dikkatleri üzerine çeken Svitolina, bu galibiyetin kendisi için çok önemli olduğunu söyledi. Milliyet'in sorusu üzerine Elina Svitolina, "Serena'yı yenmek büyük bir işti. O an büyük duygular yaşadım. Ondan sonraki gün çıktığım maçta gücüm kalmamıştı. Fiziksel olarak iyiydim ama mental olarak bitmiştim. En büyük zaferlerimden biriydi. Ukrayna'yı temsil etmem açısından da önemli bir zaferdi. Zaten FED Cup, grand slam, olimpiyat mı daha önemli derseniz en önemlisi olimpiyat derim çünkü tüm dünya izliyor" dedi. Hamile olduğunu açıklayan Serena'nın dışında, doping cezasının ardından geri dönen Sharapovalı sezon için değerlendirmede bulunan Ukraynalı raket, "Sharapova dönüş yapabilmek için pek çok baskı ve zorlukla başa çıkmak durumunda kaldı. Onun hakkında tartışılacak bir şey yok. Büyük bir şampiyon. Ben sadece kendimin durumuna odaklanmaya çalışıyorum. Çok sayıda Grand Slam kazandı, kendimi onun yerine koymam zor. Çünkü ben grand slam kazanamadım" diye konuştu. Çağla Büyükakçay hakkındaki düşüncelerini de açıklayan Svitolina şöyle devam etti: "FED Cup'ta beraber oynadık. Bayağı etkileyici. Turnuvada ne kadar iyi bir oyuncu olduğunu gösterdi. Çok çalışıyor. Büyük seviyelerde maçlar yapıyor. Tenis için motive olmuş durumda. Teniste her maçı kazanmanız mümkün değildir. Şimdiye kadar yaptığı işler harika. Doğru yolda ilerlediğini söyleyebilirim."
Milliyet

Anadolu Efes, deplasmandaki iki maçta saha avantajını ele aldığı Olimpiakos karşısında Abdi İpekçi'de hata yapmadı, 64-60 kazanarak çeyrek finalde durumu 2-1 yaptı. Granger'ın sayılarıyla 2. dakikada 8-2 öne geçen temsilcimiz, rakibin art arda üçlüklerine engel olamayıp, hücumda da basit top kayıpları yapınca kontrolü rakibine kaptırdı. Hem dış şutlarda hem dış atışlardaki düşük isabet ilk çeyreği konuk takımın 17-14 önde bitirmesine neden oldu. 2. periyot başında 5 sayı geriye düştükten sonra savunmasını sertleştiren ve hücumda da topu içeriye sokmaya başlayan Efes, Dunston ile 27-25'te tekrar öne geçmeyi başardı, Brown'ın da skora katkısıyla devreyi 33-27 önde tamamladı. İkinci yarıya çok hızlı girdi temsilcimiz. Savunmadaki başarı, hücuma da yansıyınca kolay sayılar bulup 4.5 dakikada 8-0'lık seri bulup, farkı 14 sayıya çıkardı Efes. Rakibin top kayıplarını iyi değerlendiren ve 51-34 ile 17 farkı yakalayan temsilcimiz, son çeyreğe de 51-37 galip giren taraf oldu. 34. dakikayı 53-40 önde geçtikten sonra hücumda tıkanan ve Olimpiakos'un 9-0'lık seriyle farkı 4'e indirmesine engel olamayan Efes, 36. dakikada krizden çıkıp, son 3 dakikaya 57-49 galip girdi. Ancak Spanoulis'in iki üçlüğü ile bitime 18 saniye kala konuk takım farkı 1'e indirdi. Heurtel'in iki faul sayısıyla 3 farklı öne geçen Efes, Spanoulis'in son üçlüğü isabetli olmayınca, Honeycutt ile skoru belirledi, 64-60 ile seride 2-1 öne geçti.
Milliyet
Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, Fenerbahçe yenilgisinin ardından takıma moral ziyareti yaptı, gelecek maçlar için futbolculardan söz aldı. Florya Metin Oktay Tesisleri'ndeki antrenman öncesi futbolcularla bir araya gelen Özbek, "Fenerbahçe maçındaki oyundan dolayı sizleri tebrik ediyorum ancak sonuç istediğimiz şekilde olmadı. Önümüzdeki altı maça konsantre olmalıyız. Yenilgi sonrası çok üzüldüğünüzü biliyorum. Ruh halinizin yüzünüze yansıdığının farkındayım. Ancak bu üzüntüyü atlatıp, lig yeniden başlıyormuşçasına ayağa kalkmanız gerekiyor" dediği ifade edildi. Özbek konuşmasına şöyle devam etti: "Sizi seven insanları, 25 milyon taraftarı üzmeye hakkımız yok. Onların üzüntüsünü tarif etmek mümkün değil. Kalan altı maç öncesi bana söz verin. Taraftarımızın gözyaşı dökmesine imkan vermeyin. Ligin ilk yarısında bu altı maçtan beş galibiyet ve bir beraberlik aldınız. Önümüzdeki periyotta da en uygun şekilde performans göstererek ligi en iyi yerde bitirelim." Futbolcular adına konuşan Selçuk İnan da, kalan maçlarda ellerinden geleni yapacaklarının sözünü verdi. Sarı-kırmızılı oyuncunun, "Derbide sonuç istediğimiz gibi değildi. Bundan sonraki altı maçı kazanmak için her şeyi yapacağız. Fakat size tek bir şeyin sözünü takım arkadaşlarım adına verebilirim. Sonuna kadar mücadele edeceğiz, tüm gücümüzü ortaya koyacağız" diye konuştu.
Milliyet

Maç öncesi Fenerbahçe en çok savunmasına güveniyordu. Güvenmekte de haklıydı aslında. Kolay kolay gol yemeyen sarı- lacivertliler; Beşiktaş, Başakşehir, Galatasaray ve Trabzonspor gibi güçlü ekiplere karşı oynanan 6 maçta kalesinde sadece tek gol görmüştü. Kjaer, Skrtel, Mehmet Topal ve Souza gibi defansif açıdan güçlü oyuncular dün de sahadaydı. Buna rağmen ilk 11 dakika neye uğradığını şaşırdı. Kalesinde üst üste iki gol gördü. Şener'in uzaklaştıramadığı topta Cengiz uzaktan köşeyi buldu: 1-0. 7. dakikadaki bu golün şokunu atlatmaya çalışırken hızlı hücumla bu sefer 11'de skor 2-0 oldu. Adebayor indirdi, Visca ortaladı, geriden gelen Cengiz Ünder, Şener'den daha hızlıydı. Maç öncesi gol yemeden atılacak bir golün peşinde olan sarı-lacivertliler, 12'de attığı golle Başakşehir'in hızını kesebildi. Fenerbahçe adına çok kritik dakikada gelen bir goldü. Ozan Tufan kaleciden seken topta farkı bire indirdi: 2-1. 30'da Mustafa Pektemek ve 38'de Edin Visca ile yakalanan iki fırsatı ev sahibi değerlendiremedi. İkinci yarı daha dengeli hatta Fenerbahçe'nin topu daha çok kontrol etmeye başladığı bir oyun vardı. Başakşehir'in attığı iki golde Şener'in hataları önemli rol oynamıştı. Aatıf'ın pasında topla buluşan Şener yaptığı orta ile hatasını bir anlamda telafi etti. 61'de Van Persie net bir kafa vuruşuyla skoru eşitledi: 2-2. Fenerbahçe, güçlü rakibinden erken yediği iki gole rağmen geri dönmeyi başardı. Deplasmanda alınabilecek en iyi sonuçlardan birini yakalayan sarı- lacivertliler artık rahatlamış ve kontrolü eline almıştı. Hatta 84'te Sow ile öne de geçebilirdi. Son bölümlerde Başakşehir baskı kurmaya çalıştı. Volkan Demirel, Visca'nın vuruşunu sektirmesine rağmen ikinci hamlede rakibine gol şansı vermedi. Uzatmaların son dakikasında Visca'nın bomboş pozisyondaki vuruşu az farklı dışarı çıktı. Sarı-lacivertliler ikinci maç öncesi avantajı yakalayan taraf oldu.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme