28 Nisan 2017 Cuma

28.04.2017 Genel Gündem



28.04.2017 Cuma
GÜNDEM

Kilyos Açığında Rus Askeri Gemisi Battı 
İstanbul Boğazı'nın Karadeniz sularında dün büyük bir facianın eşiğinden dönüldü. Kilyos'tan 18 mil açıkta Rus donanmasına ait istihbarat gemisi 'Liman' ile Togo bayraklı 'Youzarsıf h' adlı canlı hayvan taşıyan kargo gemisi henüz belirlenemeyen bir nedenle çarpıştı. Kazada sancak kısmında delik oluşan 78 mürettebatlı Rus gemisi sulara gömülürken, Kıyı Emniyetine ait hızlı tahlisiye botları ve römorkörler hemen bölgeye intikal etti. Başlatılan kurtarma operasyonu kapsamında Rus askeri gemisinde bulunan 78 personelin tamamı Kıyı Emniyeti'ne ait botlar ve Youzarsıf h gemisi tarafından kurtarıldı. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü kazayla ilgili açıklamasında "İstanbul Gemi Trafik Hizmetleri tarafından seyir, can, mal ve çevre emniyetini teminen, Kurtarma 3 römorkörümüz ile KIYEM 3, Kıyı Emniyeti 8 ve Kıyı Emniyeti 6 hızlı tahlisiye botlarımız olay mahalline sevk edilmiştir" denildi. Ç a r p ı ş m a sonrası 78 Rus askerinden 63'ünün Kıyı Emniyeti ekipleri, 15'inin ise "Youzarsıf h" gemisi tarafından kurtarıldığı bildirilirken, çarpışmadan bir süre sonra 90 metre derinliğe gömülen Rus askeri gemisindeki tüm personelin bir Türk savaş gemisine bindirildiği bildirildi. Başbakanlık kaynaklarından alınan bilgiye göre, Başbakan Binali Yıldırım, Rusya Başbakanı Dimitri Medvedev ile dün saat 19.00'da telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, Rusya Deniz Kuvvetleri'ne ait askeri gemisinin batmasından duyduğu üzüntüyü ifade eden Yıldırım, Türk makamlarının çalışmaları sonucu kurtarılan Rus mürettebatın durumu hakkında bilgi verdi. Rusya Başbakanı Medvedev de Türk makamlarının yürüttüğü çalışmalar sayesinde askeri gemideki 78 mürettebatın tamamının kurtarılmasından dolayı Başbakan Yıldırım'a teşekkürlerini iletti.
Milliyet


115'i Emniyet Müdürü 
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından önceki gün FETÖ'nün emniyet içindeki 'mahrem yapılanmasına' ilişkin 4 bin 672 şüpheliden 3 bin 224 kişi hakkında gözaltı kararı verilmesinin ardından İçişleri Bakanlığı'nın akşam saatlerinde verdiği kararlar Türkiye'nin gündemine oturdu. Bakanlık, Emniyet teşkilatı bünyesindeki toplam 9 bin 103 polisin FETÖ ile iltisaklı veya irtibatlı olduğu gerekçesiyle görevden uzaklaştırıldığını açıkladı. Alınan bilgiye göre, açığa alınan polisler arasında toplam 115 emniyet müdürü de bulunuyor. Teftiş Kurulu Başkanlığı'nda görevli üç 1. Sınıf Emniyet Müdürü, Özel Güvenlik Denetleme Başkanlığı'nda görevli iki 1. Sınıf Emniyet Müdürü, Polis Akademisi Başkanlığı, POMEM, Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı ve çeşitli illerde görevli 14, 2. Sınıf Emniyet Müdürü, Cumhurbaşkanlığı Koruma Daire Başkanlığı, Havacılık Daire Başkanlığı ve illerde görevli 37, 3. Sınıf Emniyet Müdürü, Cumhurbaşkanlığı Koruma Daire Başkanlığı, Sağlık İşleri Daire Başkanlığı, Özel Harekât Daire Başkanlığı, Koordinasyon Daire Başkanlığı, PMYO, Polis Akademisi Başkanlığı ve illerde görevli 59, 4. Sınıf Emniyet Müdürü'nün yanı sıra emniyet amiri, başkomiser, başkomiser yardımcısı, başpolis ve polisler de yer aldı.
Milliyet

Tam Kanunsuzluk Koşulları Oluşmadı 
Yüksek Seçim Kurulu (YSK), 16 Nisan'daki anayasa değişikliği referandumu için yapılan itirazları reddetmişti. CHP'nin yaptığı itirazı reddeden YSK, gerekçe olarak "Tam kanunsuzluk koşulları oluşmadı" açıklamasını yaptı. Açıklamada, "Fligranlı oyların önceden çalındığına dair belge yok. Sandık kurulunun hatasıyla seçmenin oyu yok sayılamaz" denildi. YSK, CHP'nin itiraz ettiği "mühürsüz oyların geçerli sayılacağına" ilişkin kararının reddine ilişkin gerekçesini de açıkladı. Açıklamada, henüz sandık sonuçları belirmeden ve tercihler üzerindeki olası etkisi bilinmeden alındığı, bu kararın, eşitlik ve tarafsızlık ilkesine de uygun, objektif bir karar olduğu belirtildi. Gerekçede, "Bu itibarla Kurul kararının, seçimin neticesine tesir eden bir müdahale olarak değerlendirilmesi mümkün değildir" ifadesi kullanıldı. YSK'nın resmi sitesinden yapılan açıklamada "Demokratik toplum gereklerine uygun olarak, yurttaşların oy kullanarak yönetime katılma hakkı, her türlü engellemelere karşı korunmalıdır. Bu nedenle, vatandaşların oy kullanma hakkı, seçim güvenliğini ihlal etmeyen hallerde mutlaka korunması gereken bir haktır" denildi. Seçmen listesinde yer almayan bir kişinin, dışarıdan oy pusulası getirmesinin mümkün olmadığı belirtilen dilen açıklamada, "Oy pusulası ve zarşarının sandık kurulunca mühürlenmemiş olması, tek başına dışarıdan sahte oy pusulası ve zarfın getirilmesine yol açabileceği anlamına gelmez. O yer sandık seçmen listesinde yer almayan bir kişinin dışarıdan oy pusulası getirerek oy kullanması mümkün bulunmamaktadır." ifadeleri yer aldı. Halk oylamasından sonra CHP'nin yanı sıra HDP ve Vatan Partisi de halk oylamasının iptal edilmesi için başvuruda bulunmuştu.
Vatan

EKONOMİ 

Dolar: 3,5637-3,5664                        
Euro: 3,8734-3,8761
Sterlin: 4,5971-4,6015
Gram Altın: 144,7861-144,8945

Ne Satış Ne Özelleştirme 
Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Türkiye Varlık Fonu'na devredilen şirketlerle ilgili iddialara yanıt verirken, bu şirketlerin satışı veya özelleştirilmesinin söz konusu olmadığını söyledi. Canikli, "Bu yeni yönetim anlayışıyla, güçlü kurumlar içeride ve dışarıda daha uzun vadeli kredi alabiliyor. Güçlü bilançosu olan bu fon, uzun vadeli düşük faizli finansman sağlayabilir. Yapılan budur" dedi. Canikli, yurtdışından kredi temin etmek için bu şirketlerin geleceğinin riske edildiği ve elden çıkarılmak zorunda kalınacağına dair iddialara yanıt verdi. Canikli, "Bunlar karşılık gösterilebilecek çok kıymetli şirketler. Bu yeni yönetim anlayışıyla, güçlü kurumlar içeride ve dışarıda daha uzun vadeli kredi alabilecekler. Güçlü bilançosu olan bu fon, uzun vadeli düşük faizli finansman sağlayabilir. Kaynak aktaracak olanlar, içeriden ve dışarıdan kim olursa, onlar teminata bakıyor. Tek bir şirkette, bu teminat karşılığında, bu kadar kredi bulunması söz konusu değil. Biz aktifini güçlendiriyoruz, güçlü bir fon haline geliyoruz. Bu da, ucuz ve uzun vadeli kaynak sağlamayı sağlıyor. Amacımız bu. Bankacılık sistemimiz maalesef bunu sağlayamıyor. Bu şirketlerin hiçbir şekilde satış söz konusu değil, özelleştirme olmayacak" dedi. Canikli, Varlık Fonu'na devredilen şirketlerin denetimden uzaklaştırıldığı ve kaynaklarının kullanımı konusunda başı boşluk yaratıldığı şeklindeki eleştirilere ise "Varlık fonuna devredilen şirketlerin kurumların tamamı devredilmeden önceki denetim mekanizmalarıyla denetleniyor. Ziraat, Halk, TPAO, THY gibi daha önce hangi denetim mekanizmasına tabiyse onunla denetleniyor. Sayıştay'ın devre dışı kaldığı gibi iddialar kuyruklu yalan. Varlık Fonu'nun ayrı bir denetimi daha var" dedi.
Hürriyet

Hedefimiz Ortak 
Atlantik Konseyi İstanbul Zirvesi 2017, devlet adamları ile uluslararası enerji şirketlerinin üst düzey yöneticilerinin katılımıyla başladı. Zirveye video konferans ile katılan ABD Enerji Bakanı Rick Perry, gelecek yılların uluslararası topluluk ve özel şirketlerin yeniden sağlam ve verimli ekonomiye geçiş ve çevresel sürdürülebilirlik açısından bir fırsat olacağını belirterek, "Biz Türkiye'yi bölge için önemli bir enerji ticaret merkezi olarak görmeye devam edeceğiz. Yakın çalışmaya devam edeceğiz çünkü müreffeh bir gelecek için ortak hedeşerimiz var" dedi. Atlantik Konseyi İstanbul Zirvesi'nin, Türkiye'nin ve bölgesel konuların altını çizmek için harika bir fırsat olduğunu söyleyen Perry, geleneksel enerji kaynakları petrol, kömür ve gazın gelecekte de kendilerine gerekli olacağından şüphe duymadıklarını dile getirdi. Perry, "Aynı zamanda yenilenebilir kaynaklar, ABD'nin enerji karmasında artan bir rol oynamaya devam edecek. Trump hükümeti için inovasyon en önemli öncelik. Önemli adımlar atacağız ve böylece enerji güvenliği sadece ABD için değil, dost ve müttefiklerimiz için de garantilenecek" şeklinde konuştu. Yenilenebilir enerji konusunda yeni pazarların açıldığını söyleyen Perry, "Ekonomi büyüyor, enerji ihtiyacı çok belirgin. ABD'nin ucuz ve evrensel enerjiye erişim konusunda bir taahhüdü var. Bu nedenle her türlü enerji kaynağını geliştirmeye niyetliyiz. Ayrıca, ABD, Türkiye ile birçok alanda işbirliği yapmaktan gurur duyuyor. İyi ticaret ortağıyız, NATO müttefiğiyiz ve daha da önemlisi dostuz. Önümüzdeki yıllarda eminim ki enerji sektöründe ilişkilerimizi daha da geliştirebiliriz" ifadelerini kullandı. ABD'nin Ankara Büyükelçisi John Bass da, "ABD Türkiye'nin başarılı olmasını istiyor. Türkiye'nin güçlü olması, huzurlu olması, barışçıl olması, müreffeh ve demokratik olması çok açık bir şekilde bizim ulusal çıkarımıza" dedi. Bass, son zirvenin 18 ay önce yine İstanbul'da yapıldığını söyleyerek bu süreçte gerek ABD, Avrupa ve Türkiye'de gerekse ilişkilerde bu süreçte çok değişiklik olduğunu söyledi. Bass, özellikle medyada sıklıkla gündeme gelen bu durumun herkesin birbirine ihtiyacı olduğu gerçeğini ortaya koyduğunu belirtti. Bass, "Bir arada çalışabildiğimiz zaman hepimiz daha kuwetliyiz. Ancak o zaman aynı yöne gider ve bu üç bölgedeki zorluklarla baş edebiliriz" şeklinde konuştu. Bass sözlerine şöyle devam etti: "Biraz farklılıklarımız var tabii. Bunlarla nasıl başa çıktığımız ve üzerinde çalıştığımız hedeşerin yakın olduğunu anlamak, aynı yönde ilerlemek, Türk dostlarımızın gelecekteki Türkiye için kendi vizyonlarını gerçekleştirmeleri açısından başarılı olmasına yardımcı olmak, diplomaside yaptığımız şeyin çok önemli bir parçası."
Hürriyet

Kentsel Dönüşüme Faizsiz Kredi 
Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, 200 bini İstanbul'da olmak üzere Türkiye genelinde yılda 500 bin depreme karşı dayanıksız binanın dönüşümünün yapılması için yeni bir finansman modeli üzerinde çalıştıklarını açıkladı. Belediye ve özel sektöre faizsiz olarak yılda 5 milyar dolar kredi dağıtılabileceğini belirten Bakan Mehmet Özhaseki, bunun ekonomiye yıllık katkısının 45-50 milyar dolar olacağını söyledi. Dünya Bankası, Avrupa Yatırım Bankası, İslam Kalkınma Bankası gibi yatırım bankalarından kredi kullanabileceklerini belirten Mehmet Özhaseki şunları söyledi: "Faizsiz, 2 yılı ödemesiz, 5 yıl vadeli olarak kullandırılabilir. Yani belediyeye 100 lira verdim, faizi sıfır olacak. 2 yıl bunu istemeyeceğim. O sürede inşaat yapılacak. Üçüncü yıldan itibaren de borcunu ödemeye başlayacak. Biz faizine katlanacağız." Bakan Özhaseki bu sistemle 10 yıl içinde 7.5 milyon binanın dönüştürülebileceğini belirterek, "10 milyar dolarlık bir kaynak bizi baştan sona kurtarabilir. Çünkü geri dönüşü olacak, verilip giden bir para değil. Bu çalışmamızı, ayakları yere basar hale getirip Bakanlar Kurulu'na sunacağız. Ayrıca Hazine arazilerini özellikle birinci derece kentsel dönüşüm için kullanacağız" diye konuştu.
Posta

Köprü Geçişinde Farkı Ödeyeceğiz' 
Osmangazi ve Yavuz Sultan Selim köprülerinden beklenilen geçişin olmadığı ve devletin zarar ettiği yönündeki yaklaşımlara, Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan'dan yanıt geldi. Arslan, "Kimse 8-10 milyar dolar yatırıp, bunu size bedava bırakmaz. Geçişten kaynaklı bir ücret toplayacak, aradaki farkı biz vereceğiz. Sonunda projeler bizim. İşletip gelir elde edeceğiz. Yap-işlet-devret'in ruhunda bu var" dedi. Dün, 'Atlantik Konseyi İstanbul Zirvesi'ne katılan Ahmet Arslan, Kanal İstanbul projesinin finansman modelini de çalıştıklarını söyledi. Arslan, "Türkiye'nin en büyük projelerinden olacak Kanal İstanbul'un finansmanı gündemimizde. Bu özel proje için çok daha farklı bir finans modeli geliştirmek ve bu büyüklükte bir projeyi uygulayabilir kılmak adına bir süreç yürütüyoruz" diye konuştu.
Posta

Tarımda Afrika Açılımı 
Başbakan Binali Yıldırım, Türkiye'nin, son 10 yılda Afrika ile ilişkilerde 'kazan kazan' esasını benimsediğini, Afrika açılımı bağlamında Afrika'ya önemli ziyaretler gerçekleştirildiğine dikkati çekerek, "Afrika'ya sadece Afrika'nın kaynaklarını keşfedip onları almak değil, Afrika'yı Afrika'yla birlikte kalkındırmak için projelerle gittik" dedi. Yıldırım, Antalya'da düzenlenen Türkiye-Afrika Tarım Bakanları 1. Toplantısı ve Tarım İş Forumu'nda konuştu. Yıldırım, önceki yıllarda Afrika'ya gitmek için en az bir günün yolda geçtiğini, bugün artık Türk Hava Yolları'nın (THY) 50'den fazla noktaya uçuşunun bulunduğunu ve bunun büyük kolaylık olduğunu bildirdi. Ulaşımın her şeyin başı olduğunu belirten Yıldırım, şunları söyledi: "Bizde yine güzel bir söz vardır, 'Gidemediğin yer senin değildir.' Onun için özellikle de bakanlık yaptığım dönemlerde başlattığımız havacılıktaki atılım, bugün Türkiye havacılık sektörünü 15 yıl içinde 6 kat büyüttü. 33 milyon yıllık iç dış hat seyahat eden yolcu vardı, 190 milyonları buldu. O nedenle Türkiye bugün dünyanın en büyük havalimanını İstanbul'a yapıyor. 150 milyon yolcu kapasiteli havalimanı yapıyoruz. Bu ne olacak? Doğu ile batı, kuzeyle güneyi birleştiren konumda olan Türkiye'yi, bir transfer merkezi haline getirecek, bir küresel buluşma, birleşme, barışın, kardeşliğin geliştirilmesine, milletlerin, insanların birbirleriyle tanışmasına, kaynaşmasına vesile olacak." Yıldırım, forumda 50'ye yakın bakanın bulunduğunu, bu tarz organizasyonların ilişkilerin karşılıklı olarak geliştirilmesi için çok büyük fırsatlar verdiğini vurgulayarak, Afrika'nın büyük bir potansiyele sahip ancak kullanma noktasında çok bakir olduğunu ifade etti. Başbakan Yıldırım, "Afrika'nın sorunlarına çözümü yine Afrikalıların kendisi bulacak. Afrika'nın yol göstericiye değil, yol arkadaşına ihtiyacı var. Türkiye bu süreçte Afrika'nın yanında olmaya devam edecek. Ülkemizin de bu uzun yolda Afrika'dan öğreneceği çok şey olduğunu biliyoruz" dedi. Dünyada bir yandan israf bir yandan da yoksulluk bulunduğuna işaret eden Yıldırım, temel hedef ve önceliklerinin, bu uçurumu kapatmak, bütün dünyanın dikkatini bu acı gerçeğe çekmek olduğunu söyledi. Türkiye olarak bunu yapmanın gayreti içinde olduklarını aktaran Yıldırım, "Gün artık saşarı sıklaştırma günüdür. Daha fazla dayanışma ve sorunları birlikte çözme azmini ortaya koyma zamanıdır" diye konuştu.
Milliyet

Doğalgaz İthalatı Şubat Ayında Yüzde 32.5 Arttı 
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) verilerinden derlenen bilgilere göre, 2017 Şubat ayında Türkiye'nin doğalgaz ithalatı arttı, üretimde ise azalış gerçekleşti. Geçen yıl Şubat ayında 3 milyar 964 milyon metreküp olan doğalgaz ithalatı, bu yılın aynı ayında yüzde 32.5'lik artışla 5 milyar 252 milyon metreküpe yükseldi. İthalatın yüzde 71.5'i boru hatları üzerinden yapıldı, LNG'nin payı yüzde 28.4 oldu. Bu dönemde en fazla ithalat 2 milyar 500 milyon metreküple Rusya Federasyonu'ndan yapılırken bu miktarı, 750 milyon metreküple İran, 508 milyon metreküple Cezayir ve 506 milyon metreküple Azerbaycan izledi. Şubat 2016'da 32.43 milyon metreküp olan doğalgaz üretimi bu yılın aynı ayında 28.64 milyon metreküpe geriledi. En çok üretim Tekirdağ'da yapıldı, bu ili İstanbul ve Kırklareli izledi. Bu arada, doğalgaz ihracatı yapılan tek ülke olan Yunanistan'a Şubat ayında 34 milyon metreküplük satış gerçekleştirildi.
Vatan

SİYASET/POLİTİKA

21 Mayıs'ta Genel Başkan 
Başbakan Binali Yıldırım'ın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'la salı günü yaptığı toplantının ardından olağanüstü kongre çalışmalarına hız verildi. Başbakan Yıldırım önceki gün bazı parti kurmaylarıyla görüşerek bu sürece ilişkin hazırlıkları değerlendirdi. Daha önce kamuoyuna yansıdığı gibi olağanüstü kongre için 21 Mayıs tarihi belirlendi. Yıldırım, olağanüstü kongre kararı almak için 2 Mayıs Salı günü MKYK'yı toplayacak. Karar için MKYK üyelerinin imzası yeterli oluyor. Ardından da olağanüstü kongre için hazırlıklar başlayacak. 15 günlük zorunlu hazırlık süresinin ardından, ramazan ayından önce kongre yapılacak. Kongrede hem genel başkan hem de MKYK'nın yenilenmesi kararı alınacak. Başbakan Yıldırım'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan ile üzerinde çalıştığı bir başka önemli konu ise kabine değişikliği. Erdoğan'ın kabinede köklü değişiklik yapacağı, kabine dışında kalacak bazı isimleri de olağanüstü kongrede MKYK üyesi olarak değerlendireceği iddia ediliyor. Bu nedenle kabine değişikliği olağanüstü kongreden önce olacak ve bunun da önümüzdeki haftanın sonuna kadar gerçekleştirilmesi bekleniyor. Erdoğan'ın yurtdışı gezi programı da belirleyici olacak. Bu süreç, partide genel başkan yardımcıları ve grup yönetiminin de değişmesi anlamına gelecek.
Hürriyet

CHP, BM'ye De Başvuracak 
CHP, Danıştay'ın, Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) mühürsüz oy pusulaları ve zarşarıyla ilgili kararını kurullarda değerlendirerek yeni bir yol haritası hazırladı. CHP, milletvekilleriyle görüşme, Parti Meclisi ve son olarak da önceki gün toplanan MYK'da konuyu ele alarak Anayasa Mahkemesi yerine doğrudan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) gitme kararını açıkladı. Ancak CHP'nin uluslararası alanda çalacağı tek kapının AİHM olmadığı ortaya çıktı. CHP, aynı zamanda bir başka hukuk yolu olarak BM İnsan Hakları Komitesi'ne gitmeye de hazırlanıyor. Komite, Türkiye'nin de taraf olduğu BM Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi'nde belirtilen hakların ihlal edildiği iddiasıyla yapılan bireysel başvuruları inceliyor. CHP'liler, "Komite'nin vereceği karar, 'YSK kararının hukuka aykırılığını uluslararası hukuk açısından da tespit ettirmek yönünden önemli" diyor. Başvuruya dayanak oluşturacak BM Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi 25'inci maddesi, seçim ve siyasal katılma hakkını düzenlerken, bu hak AİHS'nin aksine referandum da dahil her türlü seçime koruma alanında yer veriyor. CHP, yeni başvurular için Venedik Komisyonu dahil tüm taraf olunan uluslararası anlaşmalara mercek tutarak, bireysel ya da tüzel başvuru yapılabilecek kurumları araştırıyor. CHP, yurtdışından çok sayıda kuruma, iddialarının doğruluğunu onaylatmak için çalışacak. CHP'nin AYM'ye gitmeme planında, AYM'nin 2015'teki Oğuz Oyan ve Atilla Serter kararlarında, "YSK kararlarıyla ilgili bireysel başvuru konusu olamaz" yönündeki hükmü etkili oldu.
Hürriyet

Baraj Planı Yüzde 7 
MHP Genel Merkezi, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi kapsamında uyum yasaları ve seçim barajına yönelik çalışmalarda AK Parti hükümetinin tavrına göre hareket edecek. Partinin hukukçularından oluşan bir grup, genel çalışma başlatırken, seçim barajından uyum yasalarına yönelik birçok konuyu tartışacak. Parti kurmayları, "Hükümet adım atmadan bizim bir adım atmamız mümkün değil. Kendi tavırlarını ortaya koymaları lazım" değerlendirmesini yapıyor. MHP, hamle için iktidarın 21 Mayıs'ta yapacağı olağanüstü kongresini bekliyor. Partide, o zamana kadar Adalet Bakanlığı koordinasyonunda uyum yasalarındaki değişikliklere ilişkin çalışmaların da olgunlaştırılacağı hesaplanıyor. Seçim barajı sınırını tartışacak olan MHP, geçmişte barajın kaldırılmasına karşı çıkıyordu. Ancak Cumhurbaşkanlığı sisteminin getirilmesiyle birlikte seçim barajının aşağıya çekilmesinde sakınca görmeyen MHP, alt sınırın ne olacağı üzerinde duruyor. Kamuoyundaki AK Parti ve MHP'nin yüzde 5'te uzlaştığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, partide seçim barajının yüzde 7 olabileceğinin değerlendirildiği bildirildi. MHP, seçim sistemi konusunda da değişime açık. Ancak dar bölgeye kesinlikle karşı çıkıyor. Bunun MHP'nin Meclis'teki sandalye sayısını ciddi oranda düşüreceğini hesaplayan MHP, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde daraltılmış bölgeye daha sıcak bakıyor. Geçmişte daraltılmış bölgeye ilişkin yapılan simülasyonları inceleyen MHP, 2011 yılı genel seçim sonuçlarına göre partinin daraltılmış bölgede 65, 2014 yılı mahalli seçim sonuçlarına göre ise 51 milletvekili çıkarabileceğine ilişkin istatistikleri gözden geçiriyor. Bugüne kadar merkez ve teşkilat yoklamalarıyla milletvekili adaylarını belirleyen MHP, önseçime soğuk bakıyor. Önseçimin MHP teşkilatlarında sıkıntılara yol açabileceği yorumları yapılıyor.
Hürriyet

DÜNYA 

Türkiye Rapora Yanıt Vermeli 
Türkiye'de referandum sonucu üzerine tavrı uzun zamandır merakla beklenen Almanya Başbakanı Angela Merkel, parlamentoda hükümet açıklamasında konuyu gündeme getirdi. "Türk vatandaşlarının kendi anayasaları üzerine özgürce ve demokratik biçimde karar vermesine elbette saygıyla karşılıyoruz" diyen Merkel, referandum öncesi ve esnasındaki gelişmeleri kaygıyla izlediklerini söyledi. Referandumu gözlemleyen (Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı) AGİT'in raporunun çok önemli olduğunu kaydeden Başbakan Merkel, AGİT gözlemci misyonu Başkanı Michael Link'e "önemli çalışması için teşekkür ediyorum" dedi ve şöyle konuştu: "Rapordaki değerlendirmeler büyük öneme sahip, çünkü bağımsız gözlemciler tarafından hazırlandı. Türk hükümetinin, bu rapora, rapordaki sorulara ve referandum kampanyasının adil şartlar altında yapılmadığı yönündeki eleştirilere vereceği yanıtı belirleyici olacak." OHAL şartları altında demokratik temel hakların da kısıtlandığını belirten Merkel, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Biz Türkiye'nin referandumla ilgili usulsüzlüklere karşı tavrını da çok yakından takip edeceğiz. Avrupa Konseyi ve AGİT üyesi, aynı zamanda AB üye adayı olarak Türkiye bu kaygıları da hesaba katmak zorunda. " Merkel, son haftalarda yaşanan gelişmelerin Türkiye-Almanya, Türkiye-Avrupa arasındaki ilişkileri de zedelediğini vurguladı. Merkel şöyle konuştu: "Biz, yapıcı diyaloğa geri dönülmesi için çaba sarfedeceğiz. Türkiye'nin Avrupa'ya, Avrupa'nın da Türkiye'ye kesin olarak sırtını dönmesi ne Almanya'nın ne de Avrupa'nın çıkarına. Burada aklın yanında açıklık da önemli. Biz bu akıl ve açıklıkla AB kurumlarında hangi etkili kararları ne zaman alacağımızı konuşacağız. (Alman) Hükümet, AB kurumlarının ortak tavrından yana."
Hürriyet

İsrail'den Şam'a Füze Saldırısı 
Suriye'nin başkenti Şam'daki Uluslararası Havalimanında dün sabaha karşı şiddetli bir patlama meydana geldi. Kentin büyük bölümünde duyulan patlamanın ardından yangın çıktığı bildirildi. Reuters'ın haberine göreyse İsrail'in, Şam Havaalanı yakınlarında Hizbullah'a ait olduğu iddia edilen bir depoyu vurduğu belirtildi. İsrailli yetkililer önce saldırı iddiası hakkında yorum yapmasa da, daha sonra operasyon dolaylı bir şekilde kabul edildi. İsrail İstihbarat Bakanı Yisrael Katz, Suriye'deki Şam Havaalanı'na yönelik saldırının arkasında Tel Aviv yönetimin olduğunu dolaylı bir ifade kullanarak onayladı. İsrail ordu radyosuna konuşan Katz, dün sabaha Şam Havaalanı'na yapılan saldırıya ilişkin, "Bu olayın İsrail'in, Hizbullah'a silah transferini önleme politikalarıyla uyumlu olduğunu söyleyebilirim. Hizbullah'a gelişmiş silah transferi yapılacağına dair istihbarat aldığımız her seferde harekete geçeceğiz. İran'ın Suriye'de askeri bir varlık oluşturmasını önlemek zorundayız" dedi. Ülkenin resmi haber ajansı SANA, İsrail'in havalimanı yakınlarındaki askeri bir mevziye saldırısı füze saldırısı düzenlediğini bildirdi. SANA'ya konuşan bir askeri kaynak, "Şam Uluslararası Havaalanı'nın güneybatısındaki askeri mevzi şafak vakti İsrail'in işgal altındaki topraklardan attığı füzelerin hedefi olmuş, bölgede patlamalar meydana gelmiştir" dedi. Askeri kaynak, füzelerin 'maddi hasar verdiğini' ifade etti. Suriyeli aktivistler de sosyal medyada patlama görüntüleri paylaşırken, "saldırıyı İsrail'in gerçekleştirdiğini ve Hizbullah'a ait silahları hedef aldığını" yazdı. İsrail, Suriye'de iç savaşın başladığı 2011'den bu yana Suriye ve Golan Tepeleri'nden topraklarına roket atıldığını ileri sürerek, zaman zaman Suriye'de askeri noktalara operasyonlar düzenliyor. İsrail yönetimi genellikle bu saldırıları resmen teyit etmekten kaçınıyor. Şam Uluslararası Havaalanı, kent merkezinin 25 kilometre dışında bulunuyor. Şam çok uzun süre muhalişer ile Suriye ordusu arasındaki çatışmalardan fazla etkilenmemiş son aylarda ise taraşar arasında başkent yakınlarında da çatışmalar çıkmıştı.
Milliyet

'Güney Kore İle Japonya'nın Yanındayız' 
Kuzey Kore ile ABD arasındaki gerginlik sürerken, Amerikan yönetimi yetkililerinin, Beyaz Saray'da bir toplantı düzenleyerek tüm senatörlere Kuzey Kore konusunda brifing verdiği bildirildi. ABD Savunma Bakan Jim Mattis ve Dışişleri Bakanı Rex Tillerson tarafından yapılan ortak yazılı açıklamada, Kuzey Kore'nin nükleer ile balistik füze denemesi konusunda geçmişteki tüm adımlarının başarısız olduğu ve Pyongyang'ın bölgenin istikrarını tehdit ettiği ifade edildi. Kuzey Kore'nin balistik füze programının, ABD topraklarına gittikçe büyüyen bir tehdit oluşturduğunun altı çizilen açıklamada ABD Başkanı Donald Trump'ın konuyla ilgili duruşu "Başkanın amacı nükleer, balistik füze ve silahlanma programlarını durdurması için Kuzey Kore'ye ekonomik yaptırımlarla baskı uygulamak ve müttefik ve bölgesel ortaklarımızla diplomatik tedbirleri takip etmektir" sözleriyle ifade edildi. Kuzey Kore'ye baskı uygulamak için uluslararası toplumla irtibat halinde olunduğu ifade edilen açıklamada, ABD'nin bölgede istikrarı sağlamak üzere Güney Kore ve Japonya'nın yanında olacağı belirtildi. Bununla birlikte ABD tarafından Güney Kore'de kurulumuna başlanan THAAD (Bölge Yüksek İrtifa Hava Savunma Sistemi) özellikle Çin tarafından tepkiyle karşılanmaya devam ediyor. Çin Savunma Bakanlığı Sözcüsü Yang Yücün, başkent Pekin'de düzenlediği basın toplantısında THAAD'a, yeni tür silahların denenmesiyle karşılık verileceğini söyledi. Güney Kore ise, Çin'den sistemin kurulmasına yönelik misillemeleri durdurması için yapılan uluslararası çağrıları dinlemesini istedi. Yonhap'ın haberine göre, Güney Kore Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Cho June-hyuck yaptığı basın açıklamasında, "Tüm misilleme ihtimallerini göz önünde bulunduracağız" dedi.
Milliyet

Le Pen'in Tuzağına Düştü 
Fransa'da 7 Mayıs'ta gerçekleşecek cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda aşırı sağcı Ulusal Cephe (FN) lideri Marine Le Pen'e karşı yarışmaya hazırlanan eski Ekonomi Bakanı Emmanuel Macron, önceki günkü kampanya gezisi sırasında kelimenin tam anlamıyla rakibinin 'tuzağına düştü'. Macron Çarşamba günü, Amiens kentinde bulunan Amerikan Whirpool firmasına ait kurutma makinesi fabrikasında çalışan işçilerin bağlı olduğu sendika liderleriyle görüşmeye gitti. Macron'un bu hareketini fırsat bilen Le Pen ise, grevdeki fabrika çalışanlarına sürpriz bir ziyarette bulundu. Le Pen ziyareti sırasında yaptığı konuşmasına, "Macron şu anda patronlarla birlikte. Ben ise işçilerin yanındayım" sözleriyle başladı. Firmanın fabrikayı kapatma kararına karşı olduğunu vurgulayan Le Pen, başkan seçilmesi durumunda, gerekirse fabrikanın açık kalması için devletin işletmeye hissedar olmasını sağlayacağı vaadinde bulundu. Le Pen, yaklaşık yarım saat süren ziyareti sırasında grevdeki işçilerle tokalaştı ve bol bol fotoğraf çektirdi. Le Pen'in fabrikaya gittiği haberini alan Macron, sendika yetkilileriyle yaptığı görüşmenin ardından apar topar işçilerin yanına gitti. İşçilerin tarafından yuhalanmasına karşın fabrikadan ayrılmayan Macron yaptığı konuşmada, "Le Pen size yalan söylüyor. Başkan seçilse bile bu fabrikanın kapatılmasına engel olamaz. O bu ülkedeki işleyişi anlamıyor" dedi. Macron, grevdeki işçilere, "Size işlerinizi kurtaracağımı söyleyemem, bunu kimse yapamaz. Le Pen'in söylediği gibi sınırları kapatmak da çözüm değil" diye konuştu.
Vatan

SPOR 

THY Avrupa Ligi play-off serisinde Anadolu Efes, Yunan ekibi Olympiakos'u konuk ediyor. Seride durumu 2-1'e getiren Efes, saat 21.15'te Abdi İpekçi'de başlayacak maçı kazanması halinde adını Fenerbahçe'den sonra tarihinde 3. kez Dörtlü Final'e yazdıracak. Olympiakos kazanırsa 5. maç Yunanistan'da oynanacak. Mücadeleyi TRT Spor naklen verecek. Darüşşafaka Doğuş, Volkswagen Arena'da Real Madrid'e 88-81 yenilerek, seride 2-1 geriye düştü. Real Madrid bugün 19.30'da oynayacağı maçı kazanırsa Dörtlü Final'de Fenerbahçe'nin rakibi oluyor. Daçka kazanırsa 5. karşılaşma İspanya'da oynanacak. Maçı Beinsports3 naklen yayınlayacak.
Posta

Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş'in önümüzdeki yıl da takımın başında olması kesinleşti. Yönetimin sözleşme yenilemek için, tecrübeli çalıştırıcı ile masaya oturmaması dedikodulara yol açmış, Güneş'in takımdan ayrılabileceğine yönelik iddialar ortaya atılmıştı. Beşiktaş 2. Başkanı Ahmet Nur Çebi, tartışmalara son noktayı koydu ve "Hocamızdan memnunuz. 1 yıl daha opsiyonu var. Yüzde 99 bile demiyorum yüzde 100 bizimle kalacak" dedi. Kiralık futbolcular Talisca ve Aboubakar'ın durumlarıyla ilgili de açıklamalarda bulunan Çebi, şunları söyledi: "Talisca ile 1 yıl daha kiralık sözleşmemiz var. Kulübü Benfica'nın belirlediği bonservis rakamı 25 milyon euro. Bunu vermemiz mümkün değil. Benfica eğer Talisca'nın değerini daha da artırmak istiyorsa bir yıl daha bizde kalmasını isteyecektir. Aboubakar için de 10 milyon euro isteniyor. Kulübü Porto ile sözleşmesi 1 yıl sonra bitiyor. Maksimum 5-6 milyon verebiliriz. Bu rakam da satacağımız oyunculardan gelecek rakamlara göre şekillenecek. Transfer döneminde iyi satıp iyi almalıyız. Bunu yapmazsak pişmanlığını daha sonra çok yaşıyoruz."
Posta

Galatasaray'a müjdeli haber geldi. UEFA'nın Finansal Fair Play kriterleri çerçevesinde Galatasaray'a bu sezon için koyduğu 65 milyon euro sınırlamasını gelecek sezon için uygulamayacağı sarı-kırmızılı kulübe bildirildi. Avrupa'dan men ile beraber maaş-ücret kısıtlaması getirilen sarı-kırmızılılar kurallara uyup 61 milyon euro seviyesinde kalınca, UEFA'dan beklediği haberi aldı. UEFA, Galatasaray'a gelecek sezon için "Herhangi bir limitiniz yok. Ancak gözümüz yine üzerinizde olacak" mesajını iletti. Bu durum trasferde Galatasaray'ın elini güçlendirirken Dursun Özbek başkanlığındaki sarı-kırmızılı yönetim yine de dikkatli hareket etme kararı aldı. Çünkü aşırı harcama durumunda kendilerini yine böyle bir riskin beklediğinin farkında olan sarı-kırmızılılar geride bıraktığımız sezon olduğu gibi 65 milyon euro seviyesinde giderleri tutmaya çalışacak. Bunun aşılması halinde ise UEFA'nın Galatasaray'a yeni bir ceza verebileceği endişesi taşınıyor. Ayrıca edilebilecek zarar konusunda da kriterlerin ortada olduğu ve bu yüzden anormal ödemelerin olmayacağı belirtildi. Sarı-kırmızılı kulübün yetkilileri mali yönden iyiye gittiklerini belirterek, "Önümüzdeki sezon için herhangi bir sorun yok. UEFA'lı yetkililer iyileşmeyi görüyorlar. Ezeli rakiplerimiz gibi sattığın kadar transfer edebilirsin sınırlaması bize getirilmiş değil. Ancak çok fazla açılmayacağız" ifadelerini kullandılar.
Milliyet

Başakşehir maçının ardından Hollanda Milli Takımı'ndan teklif aldığını doğrulayan F.Bahçe Teknik Patronu Dick Advocaat, sezon bitmeden Türkiye'den ayrılabilir. Kulüp takımı çalıştırmayacağını belirtse de ulusal rekabete kapısının her zaman açık olduğunu dile getiren 69 yaşındaki çalıştırıcının Hollandalı yetkililerle yaptığı görüşmenin detayları ortaya çıktı. HOLLANDA cephesi "9 Haziran'da Lüksemburg'la oynayacağımız Dünya Kupası mek istiyoruz. Hollanda'da ligler mayıs ortasında bitiyor. En geç 22 Mayıs'ta kampa başlamayı planlıyoruz. Hazırlık sürecinde burada olman lazım" teklifini yaparken, Advocaat bu öneriye hemen yanıt veremeyeceğini belirtti. SÜPER Lig maçlarının haziran ayının ilk haftasına kadar devam edeceğinden bu konu için F.Bahçe yönetiminden izin almak zorunda olduğunu belirten deneyimli hoca, bu hafta içinde sarı-lacivertli idarecilerle bir toplantı yapacak. Aziz Yıldırım bu ayrılığa onay verirse Kanarya son 2 maça Advocaat'sız çıkacak.
Vatan


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme