18 Nisan 2017 Salı

İbn Hazm El-Endelüsi - Güvercin Gerdanlığı

İbn Hazm El-Endelüsi - Güvercin Gerdanlığı

Çevirmen: Mahmut Kanık, İnsan Yayınları, s.160-161


Bil ki, vefa sevgiliden daha çok âşık için kaçınılmaz bir zorunluluktur.  şık için oldukça önemli bir şarttır; çünkü bağlanma kararı ondan gelmekte; girişimlerde o bulunmakta; sevgiyi o güçlendirmek istemekte; gerçek içtenliği o dilemekte. En saf ve en temiz dostluk bağlarını kurmak isteyenler arasında ilk sırayı o almakta. Aynı şekilde sevgilisinin yardımlarını kazanarak zevk elde etmede sevgilisini geride bırakır âşık.
En sağlam bağlarla bağladığı, en sıkı dizginlerle dizginlediği sevginin, kopmaz ipleriyle bağlanan da gene odur. Kendisi bu noktaya gelmek istemeseydi, bütün bunları yapmaya kim zorlardı onu? Şefkatini, sevgisini rica ettiği sevgilisine bağlanarak vefakâr davranışıyla oraya en son damgayı vurmak istemeseydi, onu âşık olmaya kim zorlayabilirdi? Tam tersine, sevgilisi ise, kendisine doğru yönelirken, âşığını, kendisine çeken bir varlıktır. Kabul ya da reddetmekte bütünüyle özgürdür. Eğer kabul ederse, âşığı umutlara, lütuflara boğar; eğer reddederse, kınanacak bir iş yapmış olmaz. Bu durumda kavuşma için uğraşmak, onu elde etmek için ısrar etmek, iyi geçinerek ya da gıyabında ve birlikteyken onunla ilişkileri güzelleştirme yoluyla onu kendine çekmek için elden ne geliyorsa yapmak, bütün bunların vefa ile en küçük bir ortak yanı yoktur. Gerçekte lütuf isteyen salt kendi mutluluğunun peşindedir; kendi kişisel zevki için çalışmaktadır; salt kendi ocağını yakmak için odun aramaya çıkmıştır. Çünkü kendisi istesin istemesin, oraya onu aşk çağırıyordur, aşk sürüklüyordur. Gerçekten de vefalı olunamayacak yer ve zamandaki vefa övgüye değer ancak.
Sevenler için vefanın gerekli koşulları vardır; ilki sevgilisine verdiği sözleri tutmak, ona güvenini yitirmemek, sevgilisinin özel ya da genel davranışlarını gizlemek, kusurlarını saklamak, güzelliklerini, iyiliklerini yaymak, ayıplarımı örtbas etmek, edimlerini, işini yüceltmek, yanılgılarını görmezden gelmek, bir görev verdiğinde kabul etmek,  hoşuna gitmeyecek şeyler yapmamak, sicim gibi yağmurun sağanak olmasından, gölgenin karanlık bir geceye dönüşmesinden kaçınmak. Eğer sevgisi eşitse, sevgili de âşık ile aynı koşulları paylaşır, ancak küçük bir farkla. Gerçekten de âşığın onun seviyesine yükselmeyi istemeye hakkı yoktur; onun kendi derecesine yükselttiği savında bulunarak ona karşı öfkelenemez. Dolayısıyla sevgilisiyle olan ilişkilerinde sınırlı ve ölçülü davranması, onu hiç tedirgin etmemesi, ona karşı çıkarak hoşuna gitmeyecek davranışlarda bulunmaması ve sırrını saklaması gerekecektir. Bir üçüncü durum söz konusu olursa, yani sevgili âşığa hiçbir ilgi duymuyorsa, o zaman âşığın bulduğuyla yetinmesi, mevcut olanı alması, koşullar ileri sürmemesi, anlaşmalar yapmaktan kaçınması gerekir. Basit olarak, şansı kendine ne getirirse ya da çabalarının sonucu neler hazırlanırsa, ortaya çıkarsa onları alacaktır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme