31 Mayıs 2017 Çarşamba

31.05.2017 Genel Gündem



31.05.2017 Çarşamba
GÜNDEM

MİT'teki İstihbarat Darbe Değildi 
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, TBMM Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu'nun "MİT'ten size ulaşan istihbarat darbe girişimi kuşkusu mu yoksa MİT'e operasyon muydu" sorusuna "MİT'ten gelen istihbaratta darbe söz konusu olmayıp Müsteşar'a operasyonla ilgiliydi" yanıtını verdi. Akar, komisyonun kendisine yolladığı 10 soruya ilgili özetle şu açıklamaları yaptı: "15 Temmuz öğleden sonra makam odasında çalışırken, Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler gelerek; MİT Müsteşarı'nın kendisini aradığını, bir binbaşının Müsteşarlığa gidip bir takım bilgiler verdiğini anlattığını, daha sonra, MİT Müsteşar Yardımcısı'nın Genelkurmay'a geldiğini, binbaşının 'O gece bir faaliyet olacağını ve MİT Müsteşarı'nın alınacağını bildirdiğini' söyledi. Derhal MİT Müsteşarı'nı arayarak Genelkurmay'a davet ettim. MİT Müsteşarı; bir Kara Pilot Binbaşı'nın gelerek 'Beni dün izinden çağırdılar. Bu sabah birliğime katıldım. Önce tabur komutanımla görüştüm. Sonra birlikte bir albayın yanına gittik. Albay 'Bu gece bir uçuşumuz olacak ve sonunda da Hakan Fidan'ı alacağız dedi' sözlerini aktardı. İhbar edilen olayın daha büyük bir planın parçası olabileceği mütalaa edildi. Saat 18.30'da Silahlı Kuvvetler Komuta Harekât Merkezi'ne (SKKHM) 'havada bulunan askeri uçak ve helikopterlerin üslerine dönmesi, yeni kalkışlara da izin verilmemesi' direktifini verdim. MİT Müsteşarı, Cumhurbaşkanı'nı bilgilendirmek istediğini söyledi. Müteakiben Cumhurbaşkanı Koruma Müdürü ile bir telefon görüşmesi yaptı. Bu hususun açıklığa kavuşturulması için Kara Kuvvetleri Komutanı'na derhal; Kurmay Başkanı İhsan Uyar Paşa ile gerekiyorsa olay yerinde tutuklama veya gözaltı yapılması için Adli Müşavir ve Merkez Komutanlığı'ndan personel de alarak Kara Havacılık Komutanlığı'na gitmesini, şüphe uyandırmadan başka bir gerekçe göstererek hangarlarda uçakların ve helikopterlerin durumuna bakmasını, gelen istihbaratın doğruluğunu tetkik etmesini ve gerekli gördüğü her tedbiri almasını emrettim. Bu ihbar en başından itibaren çok ciddi bir şekilde ele alınmış ve gerekli tedbirlerin tereddütsüz icra edilmesi sağlanmıştır. Bu tedbirlerden dolayıdır ki, hainler paniğe kapılarak, geç saatlerde yapmayı (saat 03.00) planladıkları işi öne almak suretiyle erkenden ifşa olmuşlar ve böylelikle darbe girişiminin akamete uğramasındaki önemli bir faktör gerçekleşmiştir.
Hürriyet

30 Mayıs 2017 Salı

30.05.2017 Genel Gündem



30.05.2017 Salı
GÜNDEM

Siyasi Ayağı Saklama Raporu 
TBMM 15 Temmuz Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu taslak raporunun yayınlaması üzerine CHP'li komisyon üyeleri, muhalefet şerhi öncesinde hafta sonu Genel Merkez'de toplantı yaptı. 2016'dan itibaren MİT'in FETÖ'nün bir darbe girişiminde bulunacağına ilişkin duyumlarını TSK ile paylaştığına dair iddialar kulislere yansırken CHP'liler, "MİT'in hangi tarihlerde kaç kez uyarıda bulunduğu, bu uyarılara karşılık hangi tedbirlerin alındığı, gönderildiği konuşulan FETÖ'cü subaylar listesiyle ilgili hangi işlemlerin yapıldığı" gibi soruları da gündeme getirecekler. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve komisyon üyesi Aykut Erdoğdu şunları söyledi: "Komisyon toplantılarında da MİT, Genelkurmay ve Emniyet arasında, karşılıklı üstü kapalı bir şekilde birbirini suçlayıcı ifadeler olmuştu. TSK, kendisinin istihbarat yetkisinin olmadığını belirterek 'Biz tel örgülerin dışına çıkamıyoruz' diyordu. MİT ise TSK içinde istihbarat yetkisi olmadığını söylüyordu. Bu tartışmaya MİT 36 sayfalık raporuyla yeni bir boyut kazandırdı. Bu konuda TSK'dan açıklama bekliyoruz. Aynı şekilde MİT bu bilgileri bağlı olduğu Başbakanlık ve Cumhurbaşkanı ile de paylaşmıştır. Onlardan da açıklama bekliyoruz. 2004'ten başlayarak bugüne kadar kapsamlı bir inceleme yapılacak." CHP'li üyeler, taslak raporuyla ilgili tespitlerini dün TBMM'de gazetecilerle de paylaştılar. Erdoğdu, şu eleştirilerde bulundu: "Komisyon Başkanı Reşat Petek tarafından basına açıklanan 643 sayfalık bu taslak rapor, bir kontrollü darbe girişiminin siyasi ayağını saklama ve günahsız kişi ve kurumlara iftira raporudur."
Hürriyet

29 Mayıs 2017 Pazartesi

29.05.2017 Genel Gündem



29.05.2017

GÜNDEM

Sivil Ağırlıklı Yeni Yaş 
OHAL kararnamesiyle yenilenen Yüksek Askerî Şûra'nın (YAŞ) şimdiye kadar gizli olan çalışma ilkeleri şeffaf hale geldi. 25 Temmuz 2016'da yayımlanan 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile YAŞ yeniden yapılandırılmıştı. Bu kararname, MGK Genel Sekreterliği'nde olan YAŞ sekreteryasını Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Müsteşarlığı'na bağladı. Şimdiye kadar Resmi Gazete'de yayımlanmayan YAŞ İçtüzüğü'nün yerine hazırlanan yönetmelik, kamuoyuna açık hale geldi. Şûra'nın başkanı şimdiye kadar olduğu gibi Başbakan olacak ve kararları Cumhurbaşkanı'nın onayıyla yürürlüğe girecek. Diğer üyeler, 5 başbakan yardımcısı, Adalet, Dışişleri, İçişleri, Milli Savunma bakanları, Genelkurmay Başkanı ve Kara, Hava, Deniz Kuvvetleri Komutanları olacak. General, amiral ve albayların yükselmelerinde esas alınan sicil notu ve değerlendirme notlarının nasıl dağıtılacağı yönetmelikte belirlendi. Buna göre değerlendirme notu, YAŞ üyelerinin terfi bekleyenlere verdikleri notun ortalaması olacak. Yeterlik notu da sicil notu ortalaması ile değerlendirme notunun toplamından oluşacak. YAŞ kararlarından önce bir ön hazırlık komisyonu oluşturulacak ve bunun üyelerini MSB Müsteşarı belirleyecek. General ve amirallere ilişkin tüm işlemler ile YAŞ'la ilgili her türlü yazışma, kararlar, kayıt, arşivleme ve raporlar Milli Savunma Müsteşarlığı'ndaki sekreteryada tutulacak. TSK'daki yıllık kontenjanı YAŞ değiştirebilecek. Mazereti nedeniyle toplantıya katılamayan üyeler görüşlerini yazılı olarak bildirebilecek. Kararlar, katılan üyelerin salt çoğunluğuyla (tam katılımda 8 oy) alınacak. Eşitlik halinde Başbakan'ın oyu yönünde karar çıkacak. YAŞ üyeleri; kendileri, kendilerinden kıdemli veya eşiti olan general ve amirallerle ilgili toplantılara katılamayacak. YAŞ üyeleri; terfi bekleyenlerin sicil dosyaları, fiil ve davranışları, başarı durumlarının yanı sıra MSB'ce belirlenecek performans kriterlerini de esas alacak. Gerektiğinde Milli Savunma Bakanlığı'nca kuvvet komutanlıklarına anket yaptırılarak general ve amirallere not verilecek. YAŞ'ın toplantılarının bitiminde kararlar, teklif ve gerekçeleri ile kitap halinde bastırılacak. Bu kitaplardan birer adet üyelere gönderilecek.
Hürriyet

28 Mayıs 2017 Pazar

28.05.2017 Genel Gündem



28.05.2017

GÜNDEM

Nato Uçaklarına Konya Yolu 
Belçika'nın başkenti Brüksel'de toplanan NATO Zirvesi'nde alınan "NATO'nun DEAŞ ile savaşan koalisyon güçlerine katılması" kararının ayrıntıları ortaya çıktı. NATO müttefiki 28 ülke, uluslararası koalisyonun da zaten üyesi konumunda bulunuyor ve DEAŞ ile mücadeleye, taahhütleri kapsamında aktif askeri destek sağlıyor. Yeni alınan karar çerçevesinde, NATO bu kez kurumsal olarak koalisyonun üyeleri arasında sayılacak. Atılan bu adımla, terörle mücadele konusunda daha güçlü siyasi kararlılık mesajı verilmesi hedefleniyor. NATO bünyesindeki koordinasyonun, DEAŞ ile savaşan koalisyonun operasyonlarını daha koordineli şekilde yürütmesine katkı sağlayacağı vurgulanıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da NATO Zirvesi için Brüksel'e hareket etmeden önce yaptığı açıklamada, "Küresel meseleler küresel boyutta ele alındığı takdirde çözüme kavuşabilir. Terörün panzehiri dayanışmadır. Anlık paylaşım istihbaratta şarttır. Bu ortamda NATO'nun daha faal olması, terörle mücadelede müttefiklere daha fazla destek vermesi gerekiyor" demişti. NATO, DEAŞ ile mücadele amacıyla ilave AWACS erken uyarı uçakları tahsis edecek. Operasyon sahasındaki tanker uçak sayısının da artılması ve böylece hava operasyonlarının daha etkin hale getirilmesi planlanıyor. AWACS operasyonlarında Türkiye hava sahasının kullanılması öngörülüyor. Bu çerçevede önceden olduğu gibi Konya'daki 3. Ana Jet Üs Komutanlığı'nın NATO'ya ait AWACS uçaklarına ev sahipliği yapması bekleniyor.
Haber Türk

27 Mayıs 2017 Cumartesi

27.05.2017 Genel Gündem



27.05.2017

GÜNDEM

Ab'den 12 Aylık Takvim Aldık 
NATO zirvesinde Avrupa Birliği liderleriyle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, üyelik sürecine ilişkin olumlu görüşmeler yaptıklarını söyledi. "Bu konuda kendilerinden 12 aylık takvim aldık, üzerinde çalışma yapacağız" diyen Erdoğan, Brüksel dönüşü uçakta gazetecilerle sohbetinde özetle şu mesajları verdi: (AB yetkilileriyle görüşmeler) Avrupa Birliği üyelik sürecine yeni ve pozitif bir ivme kazandırılması hususunda kendileriyle olumlu bir görüşme yaptık. Türkiye AB göç anlaşmasının uygulanması hususunu müzakere ettik, vize konusunu da müzakere ettik. Terörle mücadelede Türkiye'ye destek olunmasını istedik. Referandum sürecinde yaşananların geride bırakılması gerekiyor. Artık yeni bir süreci başlatma temennisi Tusk (AB Konseyi Başkanı) ve Juncker (AB Komisyonu Başkanı) tarafından da gündeme getirildi. (AB ile yeni bir sayfa mı açıldı) Birtakım çalışmalar yapmışlar. Şu anda kendilerinden bu yaptıkları çalışmaya yönelik biz 12 aylık takvim aldık. Bu takvim üzerinde dışişleri ve AB bakanlıklarımızla bir çalışma yapacağız ve adımları atacağız. Vize meselesi değil sadece, Kızılay ve AFAD'ın oralara yapacakları para yardımı hususunu da gündeme getirdik. Bu konuda da çalışmaları karşılıklı yürüteceğiz. (Avrupa'daki Türkler) Vatandaşlarımıza 'Artık burada misafir değil ev sahibi konumundasınız; artık 100 bine yakın iş adamımız var' dedik. Bu iş adamlarımızın yanında, 100 binlerce o ülkenin insanı çalışıyor. Arkanızda Türkiye gibi güçlü bir devlet var. Avrupalı vatandaşlarımıza ayrıca bu referandum sürecinde, yüzlerce kilometre mesafeden yağmur, kış, çamur demeden gelip oy kullanmalarından; bu vefakârlıkları, kararlılıklarından dolayı teşekkürlerimizi ilettik. (Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'a ilişkin izlenimi) Genç, 40 yaşında bir arkadaşımız. Temenni ederim ki Türkiye-Fransa arasındaki ikili ilişkileri bu dönemde çok daha farklı bir yere taşırız. Pozitif bir enerji verdi.
Hürriyet

26 Mayıs 2017 Cuma

26.05.2017 Genel Gündem



26.05.2017

GÜNDEM
Birliğim Ve Ben Tuzağa Düşürüldük 
15 Temmuz darbe girişimi sırasında Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın Akıncı Üssü'ne götürülmesi sırasında "ürkütücü bakışları vardı" dediği Özel Kuvvetler'in başındaki Kurmay Albay Fırat Alakuş, ifadesinde FETÖ üyesi olmadığını, meslek hayatı boyunca ÖKK Komutanı Tümgeneral Zekai Aksakallı'nın FETÖ'cü olduğu iddialarına muhatap olduğunu iddia etti. Karargâhtan Akar ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak'ı rehin almadıklarını, emniyetlerini aldıklarını öne süren Alakuş, "Gülen için ne diyeceksin" sorusuna gülerek, "orada değildi, onu söyleyebilirim" yanıtını verdi. Alakuş'un gülümsemesine şehit ve müşteki yakınları "tiyatro yapıyor katil" diyerek tepki gösterdi. Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Sincan Cezaevi içindeki salonda görülen duruşmada ifade veren sanık Alakuş, "FETÖ/ PDY ile ne ilgim ne irtibatım ne de iltisakım mevcuttur. Darbe teşebbüsünü kim, kimler, ne zaman, ne şekilde planladı bilmiyorum. Darbe teşebbüsünde de doğrudan görevim olmadığını düşünüyorum. 15 Temmuz'dan önce, 11 Temmuz 2016'da ÖKK Komutanı Aksakallı, 'hassas istihbarata dayalı muhtemel terör eylemine karşı Genelkurmay karargâhının takviye edilmesi' görevini verdi ve görevin ayrıntısını Albay Ümit Bak'tan öğrenmem gerektiğini söyledi. Ben ve birliğim ÖKK tarafından tevdi edilen terör tehdidine karşı Genelkurmay Başkanlığı'nın emniyeti için emir ve komuta içinde harekâta iştirak etmiştir. Birliğimin ve benim tuzağa düşürüldüğüne inanıyorum. Ben ve birlik personelimin mağdur olduğunu düşünüyorum" dedi.
Milliyet

25 Mayıs 2017 Perşembe

25.05.2017 Genel Gündem



25.05.2017

GÜNDEM

Belediyelere De Sıçradı Bylock Şoku 
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, FETÖ'nün yerel yönetimlerdeki yapılanmasına yönelik soruşturma başlatıldı. Örgütün kriptolu haberleşme ağı 'ByLock' kullandıkları belirlenen, belediyelerde görevli 79 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı çıkartıldı. Şüphelilerin çalıştıkları belediyelere ve evlerine dün sabah erken saatlerde baskın yapıldı. Emniyet yetkilileri Ankara Büyükşehir Belediyesi'nden 60, ilçe belediyelerden de 19 olmak üzere toplam 79 kişi hakkında gözaltı kararı bulunduğunu belirttiler. Gözaltına alınan şüpheliler arasında AK Parti Ankara Pursaklar İlçe Başkanı M.K.'nın da olduğu öğrenildi. M.K.'nın örgütün deşifre edilen kriptolu haberleşme ağı 'ByLock' listesinde adının yer aldığı, akrabalarının da aynı suçlamayla gözaltına alındığı belirlendi. Kalkınma Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı personeline yönelik de dün operasyon yapıldı. Her iki bakanlıktan da ByLock kullandığı belirlenen 60 kişi hakkında gözaltı kararı bulunduğu kaydedildi. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, son dönem seçildikten sonra görevde olan üst düzey personelin tamamını görevden aldığını belirtti. Büyükşehir ve bağlı kuruluşlarında ByLock kullanan 61 kişinin gözaltına alındığını belirten Gökçek, "23'ü açıkta veya ihraç edilmiş, 13 kişi ayrılmış, 3 emekli, 22 kişi alt düzey görevde. Belediyemizde tek bir FETÖ'cü kalmayıncaya kadar mücadelemiz kararlılıkla sürecektir. Darbe teşebbüsü sonrası büyükşehirden 218, EGO'dan 24, ASKİ'den 71, şirketlerden 59, ek dersli 20 kişi toplam 392 kişi açığa alındı, işlemleri bitenlerin ilişiği kesildi" dedi.
Hürriyet

24 Mayıs 2017 Çarşamba

24.05.2017 Genel Gündem



24.05.2017

GÜNDEM

Kim Oluyorsun 
"19 Mayıs'ta Valilik Beşiktaş Belediyemizin kutlama yürüyüşüne izin vermedi. Bunun üzerine Belediye Başkanımız gazetelere ilan verdi. Toplumu tahrik edici ilan verdi diye hakkında soruşturma açıldı. Sen kim oluyorsun Vali Bey. Asıl toplumun huzurunu bozan sensin. 19 Mayıs kutlamak ne zamandan beri suç olmaya başladı? Ne Cumhuriyet gazetesini, ne de Sözcü'yü susturabilirsiniz. Sözcü için sürekli savcı değiştirdiler, sonunda bir savcı buldular, getirdiler, savcı davayı açtı, gözaltı kararlarını verdi. Cumhuriyet savcısı saraydan talimat almaz, yasalara bakar. Savcı, iktidarın maşası olmaz, Sen FETÖ'cü arıyorsan savcı kardeşim, Bakanlar Kurulu'na, AKP Grubu'na, Saraya bakacaksın. AKP Genel Başkanı Tayyip Bey söylüyor: 'Tayyip Erdoğan'a ne getirdiler de geri döndü. 'Dönen bir şey yok. Rabbim şahittir' diyor. Rabbim zaten şahit. Senin ne haltlar yediğini gayet iyi biliyoruz. Türkiye'yi nasıl 15 Temmuz darbe girişimine teslim ettiğini gayet iyi biliyoruz. Peki bunları soruşturacak yürekli bir savcı var mı? Böyle bir savcıyı elde mumla arıyoruz; dürüst, yürekli bir Cumhuriyet savcısı arıyoruz. 15 Temmuz kontrollü darbe girişiminden sonra, bunun da ipliğini çıkaracağız pazara. Herkes tanık olacak buna. Binlerce mağdur yarattılar. FÖTÜ'cü diye baklavacı, çikolatacı, esnaf, er, erbaş, kaymakam buldular. Hâkim, savcı, vali buldular ama ne hikmetse siyasetçi bulamadılar. Nerede bu darbenin siyasi ayağı? Siyasi ayağını gizliyorlar. Hani komisyon kurulmuştu, TBMM'de. Neden gelip bilgi vermiyorlar? Kontrollü darbe açığa çıkmasın diye. Bugün ağır ağır ipuçları çıkıyor ortaya. Kimin ne yaptığını gayet iyi biliyoruz. 15 Temmuz karşı darbe girişimidir. Bugün Türkiye Cumhuriyeti, bir karşı darbe girişimiyle karşı karşıyadır. 'FETÖ'nün siyasi ayağı yok' diyor Binali Bey. Bunu söylerken biz de buna inanacağız sanıyor. Siyasi ayağı var; Saraydan başlayarak AKP Grubuna kadar gelirsen bütün siyasi ayak orada. Bir karşı darbe süreciyle karşı karşıyayız. Demokrasiyi falan askıya aldılar. Bugün kuvvetler ayrımı ilkesi yok, demokrasi de şu anda oksijen çadırında. Değerli arkadaşlarım bir parti düşünün, 2001'de kurulsun, seçim bildirgesinde, kendi programında demokrasiden, ahlaktan söz etsin ve bugün 16. yılın sonunda tam bir dikta yönetimi olarak ortaya çıksın."
Hürriyet

23 Mayıs 2017 Salı

23.05.2017 Genel Gündem



23.05.2017 Salı
GÜNDEM

Sırada Kabine Var 
AK Parti'nin "yeni atılım dönemi" adını verdiği planın ikinci aşamasında parti yönetimi ve kabine değişiklikleri bu hafta hayata geçirilecek. Parti grubu yarın toplanacak ve Binali Yıldırım grup başkanı seçilecek. AK Parti'de genel başkanlığı yeniden Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın üstlenmesinden sonra ikili yapı da resmen başlayacak. Parti kurmayları, bu hafta yeni MKYK'nın toplanmasının beklendiğini söylediler. Partinin genel başkan yardımcılarından oluşacak yeni MYK'nın da aynı gün belirlenmesi bekleniyor. Erdoğan'ın yeni yönetiminde Başbakan Yıldırım genel başkanvekili olarak yer alacak. MKYK'daki bazı değişiklikler MYK ile ilgili de fikir verdi. Listeye alınmayan Nükhet Hotar, Şaban Dişli ve Yasin Aktay'dan boşalan yerlere yeni isimler getirilecek. Hamza Dağ, Mahir Ünal, Efkan Ala ve Zelkif Kazdal'ın parti yönetimine gireceği iddia ediliyor. Bu hafta yapılacak diğer önemli açıklama ise kabine konusunda olacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Yıldırım'ın üzerinde çalıştığı kabine değişikliği de merakla bekleniyor. MKYK'daki değişiklikler bu konuda da fikir oluşturdu. AK Parti'de genellikle Başbakan Yardımcısı, İçişleri, Dışişleri, Adalet ve Enerji Bakanı dışında MKYK'ya kabineden isim alınmıyor. Bu nedenle yerlerini koruyan Berat Albayrak, Bekir Bozdağ, Süleyman Soylu ve Nurettin Canikli'nin kabinede kalacağı yorumu yapılıyor. Buna karşılık Veysi Kaynak'ın gideceği, Mehmet Müezzinoğlu'nun da yerini koruduğu öne sürülüyor. Kabinedeki diğer değişikliklerin ise başbakan yardımcılıkları, dışişleri, milli savunma, gıda ve tarım, ekonomi, çevre ile orman ve su işleri gibi bakanlıklarda olacağı öne sürülüyor. Kabine değişikliği ile eş zamanlı olarak tüm bakanlıkların öncelikli projelerinden oluşan yeni bir eylem planı hazırlanacak ve yeni dönemin öncelikleri olarak halka duyurulacak. Parti bu haftaki zorunlu düzenlemelerin ardından asıl önemli operasyonu, teşkilat ve belediyelerde yapacak. Erdoğan'ın sık sık sorun yaşandığını dile getirdiği yerel yönetimlerle ilgili değerlendirmeler yapılıyor.
Hürriyet

22 Mayıs 2017 Pazartesi

22.05.2017 Genel Gündem



22.05.2017

GÜNDEM

DEAŞ'a Şafak Baskını 
İstanbul'da terör örgütü DEAŞ'ın 'yabancı uyruklu militanlarının' kaldığı hücreleri takibe alan İstihbarat polisi, örgütün kuryelerinden Azerbaycan uyruklu bir teröristin eylem hazırlığında olduğunu belirledi. Kimliği gizlenen DEAŞ'ıının 19 Mayıs'ta İstanbul dışına çıktığı saptandı. 20 Mayıs'ta İstanbul'a dönen terörist gözaltına alındı. Teröristin sorgusunda, Ankara'ya 2 kişi götürdüğünü, bu kişilerin eylem yapacağını söylemesi üzerine alarm verildi. DEAŞ'lı kuryenin ifadesi doğrultusunda İstihbarat Daire Başkanlığı'nın koordinesinde Ankara'da hücre evine operasyon için hazırlık yapıldı. Ankara Emniyeti Terörle Mücadele ve Özel Harekât polisi, saldırı amaçlı gelen 2 DEAŞ'lı teröristin kaldığı, Etimesgut Yapracık Mahallesi'ndeki TOKİ konutlarında bir apartmanın 5. katındaki daireye operasyon yaptı. Şafak vakti yapılan operasyonda polisin 'teslim olun' çağrısına DEAŞ'lı teröristler silahla karşılık verdi. Bunun üzerine hücre evinin kapısı fünye ile patlatılarak içeri girildi. Çıkan çatışmada 2 DEAŞ'lı terörist öldürüldü. Evdeki aramalarda 2 adet Kalaşnikof silah, dolu şarjör, elbombaları ve patlayıcılar, örgütsel doküman ve dijital veriler ele geçirildi. DEAŞ'lı teröristlerin 36 saat önce Ankara'ya geldikleri, bir hafta önce bir emlakçıdan ev kiraladıkları belirlendi. Teröristlerin Reina benzeri ve çok daha büyük sansasyonel eylem planladığı, kalabalık bir alanda önce elbombaları atıp ardından da otomotik silahlarla insanların üzerine ateş açmayı hedefledikleri bilgisine ulaşıldı. Yabancı oldukları değerlendirilen DEAŞ'lılardan ele geçirilen dijital verilerin ilk incelemesinde, teröristlerin AK Parti kongresinin yapıldığı 'Ankara Arena' salonunun da yer aldığı 19 Mayıs Spor Kompleksi'nin fotoğraşarını ve bölgenin şemasını bilgisayardan indirerek keşif yaptıkları belirlendi. DEAŞ'lıların AK Parti Kongresi'ne yönelik bombalı ve silahlı saldırı' planladıkları değerlendiriliyor. Bugün (pazartesi) oynanacak Gençlerbirliği - Fenerbahçe maçının da DEAŞ'ın hedefinde olabileceği, maç sonrası dağılan taraftarların arasına karışarak silahlı eylem yapabilecekleri de ihtimal olarak öne çıkıyor. Olayla ilgili soruşturma sürerken, 2'si İstanbul'da 3'ü de Ankara'da 5 kişinin gözaltına alındığı, bu kişiler arasında DEAŞ'ın Azerbaycan uyruklu kuryesi ile ev kiralayan emlakçının da bulunduğu kaydedildi.
Hürriyet

21 Mayıs 2017 Pazar

21.07.2017 Genel Gündem



21.05.2017

GÜNDEM

Vıp Telekulakta 1 Numara Gülen 
İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Hasan Yılmaz ve Savcı Okan Yaman'ın hazırladığı iddianamede Doğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk, işadamları Mehmet Emin Karamehmet ve Mustafa Süzer ile CHP milletvekili Muharrem İnce müşteki, aralarında işadamı Ali Koç, merhum Mustafa Koç'un eşi Caroline Koç, emekli Korgeneral Metin Yavuz Yalçın, eski Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Daire Genel Başkanı Hüseyin Özalp, gazeteciler Can Dündar, İsmail Küçükkaya, Uğur Dündar'ın da olduğu 55 kişi ise mağdur sıfatıyla yer aldı. FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in 1 numaralı şüpheli olduğu iddianamede, dönemin İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer, eski İstihbarat Şube müdürlerinden Erol Demirhan, emniyet müdürü Hayati Başdağ'ın da aralarında bulunduğu 45 eski polis şüpheli olarak yer aldı. Mahkeme kararıyla yapılan dinlemelerin çoğunda kod isimlerin kullanıldığı, bazılarının soyadlarının bile olmadığı anlaşıldı. IMEI numaraları üzerinden yapılan dinlemelerin Ergenekon soruşturmalarıyla eşzamanlı başladığına dikkat çekilen iddianamede, bunun sebebi, ilerleyen yıllarda Balyoz, Oda TV gibi soruşturmalar kapsamında yapılacak muhalefete karşı ön alma işlemi olarak gösterildi. İddianameye göre mahkemeye yazılan talep yazılarında dinlenecek polislerin mesleklerine, emlakçı, seracı, kamyon şoförü, güzellik merkezi çalışan gibi meslekler yazıldı. Side Kamp Komutanı Albay Metin Alkaya'nın mesleğine 'Pazarlamacı', ilkokul öğretmeni olan eşinin mesleğine ise 'Animatör' yazıldı. FETÖ'nün İstihbarat şubelerini casusluk örgütü mantığı ile kullandığı belirtilirken, dinlemelerin örgütün amacına uygun bir şekilde şantaj ve tehdite yarar nitelikte suç delili toplama alanı olarak kullanmaya çalışıldığı anlatılan iddianame özetle şöyle: "FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü'ne yönelik operasyonlarda; örgütün başta emniyet – yargı ve medya olmak üzere devletin tüm birimleri içerisinde örgütlendiği, Emniyet içerisinde örgütlenmenin özellikle teknik imkân ve kapasitesi olan İstihbarat, Terör ve Kaçakçılık, Organize Suçlar şubeleri gibi aktif ve operasyonel birimler üzerinden yürütüldüğü, örgütün amaç ve faaliyetleri kapsamında devletin verdiği teknik imkân ve yetkiyi örgüt menfaatleri doğrultusunda kötüye kullandıkları illerde siyasi liderler, bakanlar, üst düzey bürokratlar, yargı mensupları, gazeteci, iş adamı, belediye başkanı ve sivil toplum örgüt liderlerinin terör örgütü üyesi veya çete lideri gibi asılsız isnat ve gerekçelerle hukuksuz olarak dinledikleri ve kayda aldıkları anlaşılmıştır."
Hürriyet
  

20 Mayıs 2017 Cumartesi

20.05.2017 Genel Gündem



20.05.2017

GÜNDEM

Sözcü'ye Operasyon 
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Bürosu'nca yürütülen soruşturma kapsamında Sözcü gazetesi sahibi Burak Akbay'ın da aralarında olduğu 4 kişi hakkında arama, el koyma ve gözaltı kararı alındı. Gazetenin internet sitesinin sorumlu müdürü Mediha Olgun ve muhabir Gökmen Ulu gözaltına alındı. Akbay'ın ise yurtdışında olduğu belirtildi. Anadolu Ajansı'nın haberine göre soruşturma dosyasında, 15 Temmuz'da saat 16.25'te Sözcü gazetesinin internet sitesinde yer alan Gökmen Ulu imzalı, 'Sözcü Erdoğan'ı buldu' haberi ile gazetenin 1 Ocak 2016'da yayınladığı Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a yönelik ifadelerin olduğu (ölRecep sözü) öne sürülen bulmacanın görselleri yer aldı. 'Hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüse iştirak' ve 'FETÖ'ye üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek' iddiasıyla gazete sahibi Burak Akbay, internet sitesi sorumlu müdürü Mediha Olgun, Mali İşler Müdürü Yonca Kaleli ve muhabir Gökmen Ulu hakkında gözaltı kararı veren savcılık, hâkimlikten de arama ve el koyma kararı aldı. 4 kişinin evlerinde arama yapılırken, Mediha Olgun ve İzmir'de bulunan muhabir Gökmen Ulu gözaltına alındı. Yurtdışında olan Akbay'ın evindeki arama 4 saat sürdü, bir tablet bilgisayara el koyuldu. Avukat Celal Ülgen "Harddisk getirmedikleri için imaj alamadıklarını söylediler. Muhalefet şerhi koydum. 19 Mayıs'ta anlamlı şekilde Sözcü'ye operasyon yapıldı. Bu operasyon Bekir Coşkun'a, Yılmaz Özdil'e, Uğur Dündar'a, Cumhuriyet'i savunan herkese karşı yapılmıştır" dedi.
Hürriyet

19 Mayıs 2017 Cuma

19.05.2017 Genel Gündem



19.05.2017

GÜNDEM

Bandırma Serüveni 
Ulu önder Atatürk'ü 9. Ordu Müfettişi olarak kurmayları ile birlikte İstanbul'dan Samsun'a taşıyan Bandırma Vapuru, Kurtuluş Savaşı'nın seyri ve Cumhuriyet'in kurulmasında kritik bir role sahip. Atatürk'ün beraberindeki 18 kişiyle 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkmasıyla birlikte Milli Mücadele'nin meşalesi yakılmış, birkaç yıl içinde yıkılmış bir imparatorluğun küllerinden genç ve çağdaş Türkiye Cumhuriyeti doğmuştu. Ulu Önder'i İstanbul'dan 3 günde Karadeniz'in hırçın dalgaları arasından Samsun'a taşıyan Bandırma Vapuru'nun kendi tarihi de, tıpkı kıymetli yolcusunun hikâyesi gibi maceralarla dolu. 1919'da 41 yaşında emektar bir vapur olan Bandırma'nın bu zorlu yolculuğu kaldırıp kaldıramayacağı muallaktı. 1878'de İngiltere'de inşa edilen gemi, Yunanistan'daki bir şirkete satıldıktan sonra 'Kymi' adıyla Pire Limanı'na alındı. 'Kymi', inşasından 13 yıl sonra talihsiz bir kaza sonucu battı. Aynı yıl bir mühendislik mucizesiyle tekrar yüzdürüldü. İstanbul'daki Rama Deramiso şirketine satılan 'Kymi'nin ismi Panderma olarak değiştirildi. Türk bayrağı çekilen Panderma, Marmara Denizi kıyılarında yük ve yolcu seferlerine başladı. Adı 1910 yılında Bandırma olarak değiştirildi. Adı değişse de kazalar Bandırma'nın peşini bırakmadı. Yük taşımacılığı yaptığı tarihlerde İngiliz yapımı E11 model denizaltıya çarptı, aldığı bir torpido darbesiyle neredeyse bir kez daha batıyordu. Daha sonra büyük bir motor arızası yaptı. Ama bütün bunlar, Bandırma'nın 19 Mayıs 1919'da Mustafa Kemal Atatürk'ü sağ salim Samsun'a ulaştırmasına engel olamadı. Bandırma, 1919'daki kutlu görevinin ardından 5 yıl daha posta hizmetlerine devam etti. Emektar gemi, 1924 yılında 'Türkiye Seyrüsefain İdaresi' tarafından hizmet dışı bırakıldı. Bir yıl sonra, Haliç Tersanesi'nde armatör Bozmacı İlhami'ye satıldı. Bandırma, 4 ay içinde hurda olarak parçalandı.
Hürriyet

18 Mayıs 2017 Perşembe

18.05.2017 Genel Gündem

18.05.2017

GÜNDEM

Trump iadesini istedi 
Protestan cemaatine ait İzmir Diriliş Kilisesi Pastörü Andrew Brunson Aralık 2016'da bir tanığın ifadesi doğrultusunda FETÖ üyeliğinden tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Bu taleple Brunson son dönemde Türkiye ve ABD arasındaki üst düzey görüşmelerde masaya ismi gelen dördüncü kişi oldu. Türk tarafı ise Fetullah Gülen'in iadesinin yanı sıra İran asıllı Türk işadamı Reza Zarrab ile Halkbank'ın Uluslararası Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla'nın serbest bırakılması beklentisini görüşmede dile getirdi. Beyaz Saray'ın Erdoğan görüşmesiyle ilgili açıklamasındaki diğer önemli husus ise terörle mücadele vurgusuydu. Açıklamada terör örgütü ismi verilmeden 'Başkan Trump NATO müttefikimiz Türkiye'nin güvenliğinin sağlanması hedefine bağlı olduğunu ve terörün her türlüsünün bertaraf edilmesi için birlikte çalışma ihtiyacını vurguladı' denildi. Beyaz Saray'da iki liderin yaptığı ortak açıklama sırasında Erdoğan'ın sözlerini İngilizceye çeviren tercümanın 'Özellikle YPG-PYD terör örgütünün hangi ülke tarafından olursa olsun muhatap olarak alınması bu konuda küresel düzeyde varılan mutabakata kesinlikle uygun değildir' ifadesinin 'terör örgütü' kısmını eksik çevirdi. Tercüman bir hatalı tercümeyi de Erdoğan'ın 'Terör örgütleri ile ilkeli ve kararlı mücadele konusunda geçmişte yaşanan hataları telafi edecek adımların devamının geleceğini ümit ediyoruz' cümlesi için yaptı. Yapılan çeviri 'geçmişte yaşanan hataları telafi etmek' yerine 'geçmişte yaptığımız hataları tekrarlamayacağız' anlamına geliyordu. YPG konusunda Erdoğan'ın mesajlarının anlamını etkileyen iki kritik hata, 'Tercümanı ABD tarafı mı getirdi?' sorularına neden oldu. Ancak, tercüman, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı'nın resmi tercümanıydı. m Beyaz Saray açıklamasında geçmeyen PKK vurgusu ise Ankara'yı YPG pozisyonu nedeniyle en çok kızdıran kurum olan ABD Savunma Bakanlığı Pentagon'dan geldi. Pentagon'un, Erdoğan-Trump görüşmesine atfen yaptığı açıklamada PKK ile mücadeleye yönelik kuvvetli ifadeler yer aldı ancak YPG ya da PYD'ye ilişkin tek satır yoktu. Açıklamada, 'Mattis Türk hükümeti ve halkının Suriyeli sığınmacılara gösterdiği cömertliği teslim etti. İki lider de hem Suriye hem Irak'ta barışa verdikleri desteğin altını çizdiler ve ABD-Türkiye güvenlik ittifakı için çalışmaya devam yönünde temennilerini dile getirdiler' ifadesi de yer aldı.
Hürriyet

17 Mayıs 2017 Çarşamba

17.05.2017 Genel Gündem



17.05.2017

GÜNDEM

Devriye Gezen Askerlere Saldırı
Trabzon'un Maçka ilçesi kırsal alanında dün sabah devriye gezen jandarma ekipleri ile PKK'lı teröristler arasında çıkan çatışmada ağır yaralanan Uzman Onbaşı Osmangazi Çetingöz (24), kaldırıldığı hastanede kurtarılamayarak şehit oldu. Sümela Manastırı yakınlarındaki Karağaç Yaylası mevkiinde dün sabah 08.30 sıralarında devriye görevinde bulunan jandarma ekipleri bir grup PKK'lı teröristle karşılaştı. Çıkan çatışmada, teröristlerin açtığı ilk ateşle Çetingöz ağır yaralandı. Karadeniz Teknik Üniversitesi Farabi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırılan Çetingöz, burada yapılan tüm müdahaleye rağmen kurtarılamayarak şehit oldu. Çatışmanın ardından Karaağaç Yaylası mevkii giriş ve çıkışlara kapatılırken, bölgeye diğer illerden de takviye birlikler sevk edildi. PKK'lı teröristlerin etkisiz hale getirilmesi için bölgede geniş çaplı operasyon başlatıldı. Şehit Çetingöz'ün Kocaeli'nin Körfez ilçesi Sipahiler Mahallesi'ndeki baba ocağı yasa büründü. Kerim ve Huriye Çetingöz çiftinin evine bayrağı asıldı, belediye ekipleri de evin önüne taziye çadırı kurdu. Kadıköy Camisi İmamı baba Çetingöz, oğluyla iki gün önce telefonla görüştüklerini belirterek, oğlunun operasyona gideceğini ve bu sürede telefonunun kapalı olacağını söylediğini anlattı. Oğlunun "Operasyondan sonra çağrı atarım ararsınız" dediğini aktaran baba Çetingöz, "Bir Gazi ölür, bin Gazi dirilir. Vatan sağ olsun" ifadesini kullandı. Trabzon'un şehidin ilk görev yeri olduğu öğrenildi. Çetingöz'ün cenazesi bugün Yozgat'ın Sarıkaya ilçesinde defnedilecek.
Milliyet

16 Mayıs 2017 Salı

16.05.2017 Genel Gündem



16.05.2017

GÜNDEM

330 İttifakı 
Genel Kurul'da bugün başlayacak oylamalarda, 3'ü Yargıtay üyeleri, 1'i Danıştay üyeleri, 3'ü hukukçu öğretim üyeleri ve avukatlar arasından 7 üye seçilecek. Son 3 üyeden en az birinin avukat veya akademisyen olması gerekiyor. Anayasa ve Adalet Karma Komisyonu, 7 üyenin 3 katı olan 21 adayı geçen hafta belirlemişti. Genel Kurul'daki ilk oylamada her üyelik için en az 367 oyun bulunması gerekiyor. İkinci turda ise 330 şartı aranacak. İki oylamada sonuca ulaşılamazsa her üyelik için en fazla oy alan iki aday arasından ad çekme yöntemi uygulanacak. AK Parti (316)- MHP (36) oylarının toplamı 352'ye ulaşıyor. İlk turda her üyelik için ayrı ayrı olmak üzere 7 gizli oylama yapılacak. MHP'den Anayasa değişikliğine karşı çıkan muhalif birkaç milletvekilinin de oylamaya katılmama veya geçersiz oy kullanma olasılığı bulunuyor. Birinci turda sonuca ulaşma olanağı bulunmayan AK Parti-MHP ittifakının, işi kuraya bırakmayarak ikinci turda seçimi sonuçlandırması bekleniyor. Meclis kulislerinde 7 üyelikten 5'inin AK Parti, 2'sinin de MHP kontenjanından seçileceği ifade ediliyor. 21 aday arasında AK Partili Beyoğlu Belediye Başkan Yardımcısı Şerife Taşbaşı, AK Parti Kadın Kolları MKYK üyesi Ülkü Soylu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin avukatı Hamit Kocabey, mevcut HSYK üyeleri Emin Sınmaz ve Alp Arslan ile Yargıtay Genel Sekreteri Yaşar Şimşek de bulunuyor. Tartışmalar ve 7 gizli oylamanın gece yarısına kadar sürmesi durumunda ikinci tur oylamanın yarına bırakılması planlanıyor. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, oylamalara katılmama nedenlerini şöyle açıkladı: "Bu yapılan yargının siyasallaşması sürecidir. Tutumumuz net. Bağımsız yargı istiyoruz, cemaat, siyaset ittifakının yargıyı yeniden kötü bir sürece sokmasını istemiyoruz. Yeni bir siyaset cemaat ittifakının yargıda oluşturulduğunu görüyoruz. Oylama bağımlı yargı yaratma projesidir. Parlamentoda bulunup bütün bu eleştirilerimizi dile getireceğiz, kamuoyuna anlatacağız ama oy vererek siyasal yargı oluşturulması girişimini meşrulaştırmayacağız, bu nedenle oy kullanmayacağız." HDP'nin de oylamalara katılmayacağı sanılıyor. Meclis'teki seçimin ardından 4 üyeyi de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan atayacak. Kurulun doğal üyeleri olan Adalet Bakanı ve Adalet Bakanlığı Müsteşarı'nın katılımıyla 13 üye tamamlanacak. Anayasa gereği yeni HSK üyelerinin bu ay sonuna kadar göreve başlamaları gerekiyor. Cumhurbaşkanı'nın da yeni üyeleri hızla ataması ve kurulun haftaya oluşturulması bekleniyor.
Hürriyet

15 Mayıs 2017 Pazartesi

15.05.2017 Genel Gündem

15.05.2017
GÜNDEM
Pkk'ya Darbe Üstüne Darbe
Terör örgütü PKK'nın Kuzey Irak'taki kamplarına yönelik savaş uçaklarının 26-28 Nisan tarihleri arasında düzenlediği hava operasyonlarında, terör örgütünün elebaşlarından, 27 yıldır dağda olan 'Nilan Dipo' kod adlı Hanımşah Bağcı ile 20 yıldır dağda bulunan 'Helin Murat' kod adlı Nurten Kılıçarslan'ın da öldüğü ortaya çıktı. Muş nüfusuna kayıtlı Hanımşah Bağcı'nın 1990 yılında, Tunceli nüfusuna kayıtlı Nurten Kılıçarslan'ın 1997 yılında terör örgütüne katıldıkları belirtildi. Türk Silahlı Kuvvetleri'nce, Irak'ın kuzeyindeki Zap, Sinat-Haftanin bölgelerindeki bölücü terör örgütüne ait hedeflere önceki gün düzenlenen hava harekâtında ise 10 terörist etkisiz hale getirildi, üç silah mevzisi ile dört barınma alanı imha edildi. Irak'ın kuzeyindeki barınma alanlarından kaçan 5 bölücü terör örgütü üyesi, Silopi'de teslim oldu. Şırnak'ın Beytüşebap ilçesindeki İncebel Dağları- Kato bölgesinde 19 Nisan günü başlatılan Şehit Jandarma Binbaşı Ahmet Karaman-2 Operasyonu sürerken, güvenlik güçleri bölücü terör örgütü üyeleri tarafından kullanılan 10 mağarayı daha tespit etti. Mağaralarda çok miktarda silah ve mühimmat ele geçirildi. Şırnak Valiliği, operasyonda 25 günde 419 silah, 200 binden fazla mühimmat ve 5 ton amonyum nitrat patlayıcı ele geçirildiğini açıkladı. Bölgede tespit edilen mağara sayısı 38'e ulaştı. Diyarbakır Lice-Kulp karayolunun Gürbeyli mevkisindeki menfez ile asfalt zemin arasına 120 kilogramlık sanayi tüpü içerisine 100 kilogram amonyum nitrat kullanılarak tuzaklanmış bir el yapımı patlayıcı düzeneği bulundu. Diyarbakır-Bingöl karayolunda yapılan incelemede de Kocaköy ilçesinin Çaytepe mevkisinde karayolunun kenarına gömülü vaziyette 2 bidon içinde yaklaşık 100 kilogram amonyum nitrat ve şeker karışımı ile hazırlanmış el yapımı patlayıcı düzeneği tespit edildi.
Hürriyet

14 Mayıs 2017 Pazar

14.05.2017 Genel Gündem



14.05.2017

GÜNDEM

'Terbiyesizlere' Tsk'dan Afişli Yanıt
Genelkurmay Başkanlığı, Cumhuriyet'in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve annesi Zübeyde Hanım'la ilgili hakaret içeren sözlere karşı mesaj niteliğinde Anneler Günü kutlaması yayımladı. Genelkurmay'ın internet sitesinde, Atatürk ve annesi Zübeyde Hanım'ın fotoğraflarıyla birlikte "Tüm annelerimiz kalbimizde, Anneler Gününüz kutlu olsun" mesajı verildi. Zübeyde Hanım'ın fotoğrafının Atatürk'ten daha büyük olması dikkat çekti. İnternet sitesine ayrıca Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın Anneler Günü'yle ilgili kaleme aldığı mesaj da konuldu. Orgeneral Akar'ın, Anneler Günü mesajı şöyle: "Asil Türk milletinin köklü ve birleştirici değerlerinden olan aile kurumunu sevgisi, şefkati, merhameti ve özverisiyle ayakta tutan annelerimizin 'Anneler Günü'nü, en içten duygularımla kutluyorum. Ebedi Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Bu millet, esas terbiyesini aileden almaktadır. Türk milleti öyle analara sahiptir ki her devrin büyük adamlarını, bu analar yetiştirmiştir. Türk kadını, daha yüksek nesiller yetiştirmeye kabiliyetlidir' vecizesi; değerli annelerimizin millet, toplum ve aile hayatı için taşıdığı önemi, açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Milletimizin, devletimizin kurtuluş ve kuruluşunun mimarı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü yetiştiren Zübeyde Hanım; köklü tarihimize değer katan büyüklerimizi yetiştiren annelerimiz ile şehit ve gazi anneleri başta olmak üzere hepimizin, bütün annelere daima en yüksek saygı ve en derin sevgiyi göstermesi, en anlamlı görevlerimiz arasında yer almaktadır. Yeri geldiğinde ise Kurtuluş Savaşı'nın unutulmaz kahramanlarından Şerife Bacı gibi, evladının üzerinden alıp cephanenin üzerine örttüğü yorganla milletin selametini, daima kendi evladının selametinden bile önce tutmuştur. Türk Silahlı Kuvvetleri; gözbebekleri gibi bakıp yetiştirdikleri Mehmetçiklerimizi, 'önce vatan' diyerek peygamber ocağına uğurlamanın haklı gururunu yaşayan fedakâr annelerimizin sevgi, güven ve desteğinden aldığı güçle bayraklaşan vatan topraklarının, milli birlik ve beraberliğin, ülke huzur ve güvenliğinin en önemli güvencesi olmaya devam edecektir."
Hürriyet

13 Mayıs 2017 Cumartesi

13.05.2017 Genel Gündem



13.05.2017
GÜNDEM

Terbiyesizliğe Tutuklama 
'Atatürk'ün hatırasına hakaret' ile 'halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme' suçlarından Hasan Akar'la birlikte hakkında yakalama kararı çıkarılan yazar Süleyman Yeşilyurt, dün sabah ifade vermeye gittiği adliyede tutuklandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı 6 Mayıs'ta TVNET'te yayınlanan 'Derin Tarih' isimli programda Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili sarf ettiği sözler nedeniyle Süleyman Yeşilyurt ve sosyal medyada paylaştığı bir video nedeniyle Hasan Akar'a soruşturma başlatarak gözaltı kararı verdi. Savcı Ertuğrul Sarıyar, şüphelilere ulaşılamadığı gerekçesiyle haklarında tutuklama amaçlı yakalama kararı talep etti. Talebi değerlendiren Bakırköy Nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği önceki gün her iki şüpheli hakkında tutuklama amaçlı yakalama kararı çıkardı. Süleyman Yeşilyurt dün avukat kızı Berrin Yeşilyurt'la birlikte Bakırköy Adliyesi'ne geldi. Girişte gazetecilere açıklama yapan Yeşilyurt, "4 gündür evde polis bekliyorum. Çocuklarıma dedim ki 'Ben gidiyorum artık dayanamayacağım' ve geldim. Yalnız burada çifte standart var. Ben o programa konuk olarak gittim. Moderatörler yok" dedi. Yakalama kararı olan Hasan Akar'ın ise adresinde bulunamadığı belirtiliyor.
Hürriyet

12 Mayıs 2017 Cuma

12.05.2017 Genel Gündem



12.05.2017 Cuma
GÜNDEM

10 Bin Suriyeliye Vatandaşlık 
Meclis Mülteci Alt Komisyonu'nda çarpıcı açıklamalar yapan Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürü Ahmet Sarıcan, Suriyeli sığınmacılar arasından nitelikli, yüksekokul mezunu, meslek sahibi 10 bin aileyi vatandaşlığa almak için çalışma yaptıklarını, ancak bunlardan bazılarına şu anda ulaşamadıklarını söyledi. Sarıcan, alt komisyonda özetle şunları kaydetti: Son 10 yılda vatandaşlığa aldığımız Suriyeli sayısı 12 bin civarında. Sığınmacıların şu anda Türkiye'de kalma, ikâmet izinleriyle zaten vatandaşlığa müracaat etme şansları yok fakat Hükümetimiz gelen sığınmacılarımızdan vasıflı, nitelikli, yüksekokul, fakülte mezunu, meslek sahibi kişilerle alakalı olarak çalışma yapılmasını talep etti. Göç İdaresi Genel Müdürlüğümüzün bir veri tabanı var yani bu aşağı yukarı 2 milyon 800 bin Suriyelinin kimlik bilgilerinin, meslek bilgilerinin falan yer aldığı bir veri tabanı. Bu veri tabanında Göç İdaresi Genel Müdürlüğü çalışma yaptı; bu kriterlere uygun, vasışı, nitelikli, meslek sahibi 10 bin civarında aileyi tespit etti ve bu ailelere yönelik çalışma başlatıldı. Başlangıçta Göç İdaresi il müdürlükleri o kişilerin kimlik bilgilerini, belgelerini topladı. Bunlara yönelik olarak prosedür hâlâ devam ediyor, tamamlanan dosyalar vatandaşlık komisyonlarında görüşüldü. Tamamı aşağı yukarı o geçiş anında veya daha sonraki kimlik bilgilendirmenin güncellenmesi bağlamında beyana dayalı bilgiler. O bilgilerin doğru olup olmadığı, kişi 'doktorum' demiş orada yazdırmış, dolayısıyla doktor mudur, işte onun diploması ve benzeri beyanları, bilgileri teyit edici bilgilerle birlikte bu süreç devam ediyor.
Milliyet