3 Mayıs 2017 Çarşamba

03.05.2017 Genel Gündem



03.05.2017

GÜNDEM

Hsk İçin 83 İsim Tbmm'ye Başvuruda Bulundu
Anayasa'da yapılan düzenlemeyle yapısı değiştirilen yeni Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) üyeliği için Meclis Başkanlığı'na adaylık başvuruları dün sona erdi. TBMM'nin seçeceği 7 üyelik için Yargıtay, Danıştay, öğretim üyesi ve avukatlardan 83 isim adaylık başvurusunda bulundu. 16 Nisan halkoylaması sonuçlarının Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından HSK üyeliği seçimi de başladı. Yeni Kurul'un 4 üyesi Cumhurbaşkanı, 7 üyesi ise TBMM tarafından seçilecek. Meclis, 7 üyenin 3'ünü Yargıtay'dan, 1'ini Danıştay'dan, geriye kalan 3'ünü ise öğretim üyeleri ile avukatlar arasından seçecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın seçeceği üyelerin dışında kalan kişilerin, Meclis Başkanlığı'na adaylık başvurusu dün itibarıyla tamamlandı. Toplam 83 ismin adaylık başvurusunda bulunduğu belirtilirken, bunlardan 36'sının Yargıtay kontenjanından olduğu öğrenildi. Bu isimlerin arasında, Yargıtay Genel Sekreteri Yaşar Şimşek, üyeler Yusuf Ziyaattin Cenik, Mustafa Kurtaran, Mustafa Abdullah Coş, Rıdvan Gündoğdu, Mehmet Bülent Selçuk, Hakan Yüksel, Seydi Kahveci, Fatma Feyza Şahin ve Alp Arslan'ın bulunduğu öğrenildi. Mevcut HSYK'nın üyesi olan Arslan, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından tutuklanan Mustafa Kemal Özçelik'in yerine yedek üyelikten asıl üyeliğe geçmişti. HSK üyeliği için Danıştay'dan da 8 isim başvuruda bulundu. Bu isimlerin Cafer Ergen, Emin Sınmaz, Hasan Odabaşı, Cevdet Erkan, Hasan Güzeler, Mahmut Ballı, Ali Ülker, Mehmet Ali Ceran olduğu öğrenildi. Ergen ve Odabaşı son HSYK seçimlerinde Yargıda Birlik Derneği'nin idari yargı adayları arasında yer almıştı. Sınmaz ise 15 Temmuz darbe girişiminin ardından tutuklanan HSYK üyelerinden Şaban Işık'ın yerine yedek üyelikten asıl üyeliğe gelmişti. HSK üyeliği için 3 kontenjanı bulunan öğretim üyeleri ve avukatlar arasından ise toplam 39 başvuru yapıldı. Bunlardan 32 başvurunun avukatlara ait olduğu belirtilirken, adayların arasında Hasan Ölçer, Saliha Sasa, Ahmet Hilmi Ocak, Adem Ay, Ülkü Soylu, Havvanur Yurtsever, Zeynep Kahveci Tangali, Hamit Kocabey gibi isimler yer aldı. Adaylık başvurusunda bulunan 7 öğretim üyesinin ise Cavit Demiral, Abdulkerim Yıldırım, İbrahim Subaşı, Mehmet Altunkaya, Ali Cengiz Köseoğlu, Talat Canpolat ve İlhan Üzülmez olduğu kaydedildi.
Haber Türk


Cumhuriyet Vakfı Seçimine İptal
İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi Cumhuriyet Vakfı yönetiminin belirlendiği 2014 tarihli yönetim kurulu seçiminin usulsüz yapıldığına karar verdi. Karar kesinleşirse vakıfta yeniden seçim yapılacak. Cumhuriyet Vakfı'nın 18 Şubat 2014 tarihli yönetim kurulu seçiminin usulsüz yapıldığı iddiasıyla gazetenin eski yöneticilerinden Alev Coşkun, Şevket Tokuş, Mustafa Pamukoğlu ile gazetenin eski yazarı ve CHP Milletvekili Mustafa Balbay'ın seçimin iptali için açtıkları dava kabul edildi. Mahkeme, 3 yıl önceki seçimde alınan kararların iptaline karar verdi. Karar kesinleşirse Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu seçimi yeniden yapılacak. Cumhuriyet Vakfı seçimleriyle ilgili tartışmalar 2 Nisan 2013'te yeni üyenin seçildiği vakıf toplantısıyla başlamıştı.
Haber Türk

EKONOMİ
Euro: Euro 3,8519-3,8541
Sterlin: 4,5599-4,5640
Gram Altın: 142,2457-142,3686
Akaryakıtta 'Kaçak' 3 Köprü Değerinde
Enerji Petrol Gaz İkmal İstasyonları İşveren Sendikası (EPGS) Başkanı Fesih Aktaş, maliyet altında akaryakıt satışı nedeniyle ortaya çıkan vergi kaybının üç köprü yapımına bedel olduğunu söyledi. Motorinin çıkış fiyatının 3.35 lira olduğunu, buna kâr ve vergi eklendiğinde satış fiyatının 4.53'ü bulduğunu belirten Aktaş, "Ama 3.69 liraya satanlar var. Nasıl maliyet altı satıyorsa bize de öğretsinler" dedi. Aktaş, bir grup gazeteci ile sohbetinde, maliyetin altında satışı yapılan akaryakıtın kaçak olup olmadığını gösteren "Marker"ın gösterdiğini belirterek, değişik yöntemlerle vergi kaçarıldığını anlattı. Aktaş, irsaliyeli akaryakıt satışının yasaklanmasını talep ederek, "Önce irsaliyeli ürün, bir hafta sonra da faturası geliyor. Akaryakıtı boşaltan firma, aynı irsaliyeyi getirip bu sefer başka firmaya mal boşaltıyor. Yüzde 18 oradan kazanıyor. EPDK'nın kıstası marker olduğu için 'Maliye baksın' deniyor. Ama bu ülkenin sorunu. Topu Maliye'ye atıyor, olan devlete oluyor" açıklamasını yaptı. Bazı bayilerdeki plakaların yer aldığı yazarkasaların hafızasının akşamları silindiğini ve otomasyonları ile oynandığını belirten Aktaş, "O gün satış yapılmamış gibi görünüyor. Bir tane de paravan şirket kuruluyor. Akaryakıtı A şirketi satıyor, kredi kartını bankadan da B şirketi tahsil ediyor. Bir sene sonra da bu firmalar kapatılıyor. Devlet takip edemiyor" dedi. Aktaş, çözüm olarak EPDK'ya giden günlük akaryakıt satış bilgilerinin Maliye'ye de online olarak gitmesini önerdi. Aktaş, bazı otogaz firmalarının da LPG'de çıkış fiyatı 2.99 lira ve satış fiyatı 3.01 lira olmasına rağmen, 1.99 liraya LPG sattığını bildirdi. Sektörde yüzde 30 civarında maliyetin altında satış yapan istasyon olduğunu belirten Aktaş, "Yıllık 23 milyon ton akaryakıt satışı yapılıyor. 7 milyon tonu kaçak demek. Burada devletin ÖTV kaybı 16 milyar lira. Bu rakama LGP'deki kayıp ile KDV'yi de ekleyince devletin yıllık 20 milyar liralık kaybı oluşuyor"
Hürriyet

Kümelenip Tıbbi Cihaz Tesisi İçin % 50 Hibe Desteği Aldılar
Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Kümelenme Destek Programı'na ilişkin imza törenine katıldı. Bakan Özlü, "Kümelenme teşebbüsleri, özel sektör, üniversiteler ve STK'larla, yani tüm paydaşlarla birlikte bir vizyon oluşturuyor ve 5 yıllık bir iş planı hazırlıyor. Desteklenmeye değer görülen iş planlarına yüzde 50 hibe veriyoruz" dedi. Desteklenecek 5 kümeye ilişkin bilgiler paylaşan Özlü, İstanbul merkezli küme ile Türkiye'nin ilk modüler tıbbi cihaz pilot üretim tesisinin hayata geçirileceğinin altını çizerek "Mesela İstanbul merkezli kümemizde sağlık endüstrisinde genç girişimciler için Türkiye'nin ilk modüler tıbbi cihaz pilot üretim tesisini hayata geçireceğiz" dedi. Söz konusu 5 kümelenme teşebbüsünün 5 yıllık toplam iş planı bütçesinin 102 milyon TL olduğuna değinen Özlü, bu miktarın yarısının yani 51 milyon TL'sinin bakanlık tarafından karşılanacağını söyledi. Konuşmaların ardından destek verilen Nükleer Sanayi Kümelenmesi, Bursa Sürdürülebilir Ev Tekstili Kümelenmesi, Gemi İnşa Sanayi Kümelenmesi, İstanbul Sağlık Endüstrisi Kümelenmesi, Ostim Temiz Teknolojiler Kümelenmesi adlı 5 kümelenme birlikteliği ile imzalar atıldı.
Haber Türk

Büyümeyi Yükseltip Faizi İndireceğiz
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin büyüme oranını yükseltip, ihracatı, istihdamı artıracaklarını, enflasyonu düşüreceklerini ve faizleri de mutlaka aşağı çekeceklerini söyledi. Erdoğan, AK Parti'ye üyelik töreninde yaptığı konuşmada, ekonomi ile ilgili olarak şöyle konuştu: "Büyüme oranımızı yükseltip, ihracatı, istihdamı artıracağız; enflasyonu düşüreceğiz, faizleri mutlaka aşağı çekeceğiz. Faiz enflasyon bir sebep netice meselesidir. Sebep faiz, enflasyon neticedir. O yüzden bu adımı atacağız." Mevcut projeleri süratle tamamlayacaklarını, yenilerini hemen devreye alacaklarını ifade eden Erdoğan, savunma sanayi projelerinin kritik öneme sahip olduğuna dikkati çekti. Bu anlamda Türkiye'ye yüksek teknoloji katkısı sağlamayan hiçbir projenin kendileri için muteber olmadığını dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti: "Hindistan seyahatinde Sayın Narendra Modi ile yaptığımız görüşmelerde özellikle bilişim teknolojisi, yazılım vesaire bunları kendileriyle görüştük. Hatta ve hatta uzay teknolojisinde ciddi adımlar attılar. 'Türkiye ile müşterek adımları atabiliriz, yaparız.' dediler. İnşallah bunları da kovalayacağız. Terörle mücadele ve Suriye operasyonlarında yaşadığımız tecrübeler, savunma sanayinin tüm alanlarında kendi kendine yeterli bir ülke haline gelmemizin en stratejik önceliğimiz olduğunu göstermiştir. Bunlarla birlikte eğitimde, sağlıkta, adalette, güvenlikte, şehirleşmede, sosyal yardımlarda katetmemiz gereken önemli mesafeler var."
Milliyet

Dolar Serbest Düşüşte
Merkez Bankası'nın (TCMB) likidite adımları ve küresel piyasalardaki iyimser havanın etkisiyle dolar/TL'de geçen hafta başlayan aşağı hareket devam ediyor. Dün sabah 3.55'li seviyelerde olan dolar/TL gün içinde 3.5250'ye kadar gerileyerek bu yılın en düşük seviyesini gördü. Piyasaların şimdi gözü bugün açıklanacak enflasyon verileri ve ABD Merkez Bankası'nın faiz kararında. Reuters, enflasyonun yüksek seyrini sürdürmesi halinde TCMB'nin de sıkılaştırmaya devam etmesinin, bunun da TL'yi desteklemesinin beklendiği yorumunu yaptı. TCMB dün düzenlediği, bankacılar arasında 'swap' olarak da tanımlanan TL depoları karşılığı döviz depo ihalesinde 1 hafta vadede 1.25 milyar dolar verirken, teklif 3.47 milyar dolar oldu. Dün ihaleye tutarın yaklaşık 3 katı teklif gelirken, Reuters'a konuşan bir bankacı, "TCMB'nin uyguladığı TL faizi, Londra swap piyasasındaki TL faizinden 125 baz puan civarında daha fazla. Bu da bankaların Londra'dan sağladığı TL'yi TCMB'ye vererek arbitraj yapmasını sağladı" dedi. Borsa İstanbul'da ise BIST 100 endeksi günü yüzde 0.32 düşüşle 94.355 puandan tamamladı. Dün güne yükselişle başlayan BIST 100 endeksi küresel piyasalarda artan risk iştahı ve değer kaybeden döviz kurlarından bulduğu destekle tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 95.358 puanı gördü. Bu seviyeden gelen kâr satışlarıyla 94.312 puana kadar gerileyen endeks günü önceki kapanışa göre yüzde 0.32 azalışla 94.355 puandan tamamladı. AA'ya konuşan analistler, ABD Başkanı Donald Trump'ın hafta sonu yaptığı açıklamada Kuzey Kore ile ilgili yumuşak bir ton kullanmasının yatırımcıların risk algısını azalttığını, bununda gelişmekte olan ülke varlıklarına olan talebi artırdığını belirtti. Yurtiçi tahvil-bono piyasasında 10 yıllık gösterge 24 Şubat 2027 itfalı tahvilde ortalama bileşik faiz cuma günü spot kapanışta ortalama yüzde 10.41, valörde son işlemde yüzde 10.49 seviyesindeydi. Dün ise spot kapanışta ortalama yüzde 10.48, valörde son işlemde yüzde 10.49 seviyesindeydi. Öte yandan iki yıllık gösterge olan 11 Temmuz 2018 itfalı tahvilde cuma günü spot kapanışta ortalama bileşik faiz yüzde 11.40 oldu. Dün ise spot kapanışta ortalama yüzde 11.41 oldu.
Milliyet

Yuvama, Sevdama Aşkıma Döndüm
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ak Parti'ye katılmasının ardından yaptığı ilk konuşmada, "aşkıma, sevdama, yuvama döndüm" dedi. 16 Nisan'ın geride kaldığını ifade eden Erdoğan, "Planlarımızı 2019'a göre yapmak mecburiyetindeyiz. Bu fakir mahcup olmak istemiyor" dedi. "Acırsak acınacak hale geliriz" diyerek FETÖ ile mücadele konusundaki kararlılığı vurgulayan Erdoğan, AB'ye de "Fasılları açmadığınız takdirde güle güle" sözleriyle rest çekti. Erdoğan'ın Ak Parti'ye katılımı için Ak Parti Genel Merkezi'nde tören düzenlendi. Partiye katılım belgesini imzaladıktan sonra Yıldırım'ın daveti ile kürsüye gelen Erdoğan, şu mesajları verdi: 27 Ağustos 2014'te milletimiz tarafından Cumhurbaşkanlığı görevime seçilmem sebebiyle anayasa gereği ayrılmak zorunda kaldığım, kurucusu olduğum partime, yuvama, sevdama, aşkıma bugün yeniden dönüyorum. Tam 979 gün sonra bu hasret hamdolsun sona eriyor. Bugün burada bir kez daha 'selamünaleyküm' diyerek, heyetinizin içine tekrar dahil oluyorum. Tabii bu ayrılık, aslında sadece bir resmi ayrılıktı. Aramızdaki mesafe mevzuat gereği olan bir mesafeydi. Gönlümüz hep beraber oldu, hep beraberdi. Biliyoruz ki gönüllere sınır çizmek, gönüllere duvar örmek mümkün değildir. Türkiye'nin sosyal bilimler literatürüne 'Ak Parti tarzı siyaset' diye bir kavramı kazandırdık. İnanmasalar da gerçek bu. Doğrudan milletin oyuyla göreve gelen cumhurbaşkanını kabullenmek istemeyenler kendilerini komik duruma düşürecek işlere kalkıştılar. 'Gelmem' diyen kim varsa sonunda bir gün Beştepe'nin yolunu öğrendi. Bu tarihi dönüşüme katkı veren 25 milyon 200 bine yakın vatandaşımıza hassaten şükranlarımı sunuyorum. Ama bu vesileyle tabii ki, 'hayır' diyenlere de aynı şekilde demokratik haklarını kullanma yolunda gayret sarf ettikleri için onlara da teşekkür ediyorum. Yüzde 51,4 bir Ak Parti oyu değildir ama şunu da söyleyeyim, yüzde 48,6 da bir CHP oyu değildir. Onun için kimse kimseyi aldatmasın, önümüzde yerel seçimler var, inşallah 2019 Kasım'ında parlamento ve başkanlık seçimi var. Orada her şey daha net ortaya çıkacaktır. YSK nihai karar mercidir, nihai kararını veriyor, sen onunla tatmin olmuyorsun, AYM diyorsun, şimdi de AİHM'ye gidiyorsun. AİHM'nin böyle bir görevi yok. Yenilen pehlivan yenilgiye doymuyor. Onun için sabırlı ol. 2019'da seçimler var. O seçime iyi hazırlan, milletin gönlüne gir. Ama bunu yapmıyorlar. Hala Türkiye'yi ne kadar Türkiye düşmanı varsa, teröristler varsa onların kapılarına gidiyor, seviye kaybına uğruyorlar. 16 Nisan artık geride kaldı. Bundan sonra tüm enerjimizi, dikkatlerimizi, planlarımızı 2019 seçimlerine göre yapmak mecburiyetindeyiz. Rehavete kapılmaya, milletin rotasından çıkmaya hakkımız yok. Aksi takdirde şehitlerimize, gazilerimize, evlatlarımıza mahcup oluruz. Bu fakir mahcup olmak istemiyor. Sizlerin de mahcup olmak istemediğinize inanıyorum. Öyleyse çalışacağız, daha çok çalışacağız, daha samimi, daha verimli çalışacağız. Durmayacağız, çat kapı yapacağız. Özel davet yok. Parası pulu olanlara gidelim de diğerlerini kenarda bırakalım yok. Gençlere ve kadınlara da özel önem vereceğiz.
Milliyet

Fed Faize Dokunmaz Haziran'ı İşaret Eder
Küresel piyasalarda gözler ABD Merkez Bankası'nın (Fed) bugün sona erecek Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısında olacak. Fed'in para politikası toplantısında politika faizini sabit tutma kararı alarak ekonominin gidişatını izlemeye devam edeceği tahmin ediliyor. Fed'in karar metninde faizleri Haziran'da artırabileceğinin sinyalini vermesi bekleniyor. Kararın ardından Fed Başkanı Janet Yellen basın toplantısı düzenlemeyecek. Fed'in para politikasını belirleyen yetkililerinden pek çoğu Fed'in bu yıl 3 defa daha faiz artırmayı öngördüğünü ve planlarının önceki yıllarda olduğu kadar değişikliğe açık olmadığını ifade etti. Aralık 2016'da 10 yıl aradan sonra politika faizini 25 baz puan artıran merkez bankası, bundan iki toplantı sonra Mart ayında bir artırım daha yaptı. Politika faizi şu anda yüzde 0.75 ile yüzde 1 aralığında bulunuyor. Reuters anketine katılan ekonomistler bu ay faizlerde değişiklik yapılacağına pek ihtimal vermiyor. Yatırımcılar, faiz artırım kararının bir sonraki toplantının yapılacağı Haziran ayında alınacağını tahmin ediyor. Fed aynı zamanda Donald Trump yönetiminin ekonomiyi etkileyecek olan vergi, kamu harcamaları ve düzenleme alanlarıyla ilgili Kongre'den geçirebileceği tasarıları görmek istiyor.
Vatan

DÜNYA
Kuzey Kore Uyardı: Nükleer Savaş Riski!
ABD, Güney Kore ve Japonya tarafından Kore Yarımadası etrafından başlatılan askeri tatbikat, Kuzey Kore ile zaten gergin olan ilişkilerin içinden çıkılması zor bir hale gelmesine yol açtı. İki ABD uçağının, tatbikat kapsamında bölgede uçuş yapması, Kuzey Kore tarafından büyük tepkiyle karşılandı. ABD, Güney Kore ve Japonya tarafından düzenlenen tatbikat sırasından Amerikan B-1B Lancer bombardıman uçaklarının yarımadada uçması sonrası Kuzey Kore Dışişleri Bakanlığı'nca yapılan açıklamada, Washington'ın bölgeyi nükleer savaşın eşiğine getirdiği ileri sürüldü. Açıklamada, Kuzey Kore'ye yönelik yeni yaptırımlar öngören ABD politikasına karşı nükleer programa en üst düzeyde hız verileceği bildirildi. Bununla birlikte ABD Başkanı Donald Trump'ın, Korea lideriyle ilgili "farklı" demeçleri de tartışılıyor. Trump'ın, önceki gün Kuzey Kore lideri Kim Jong-Un ile uygun bir ortamda, doğru koşullar altında görüşmekten "onur duyacağı"na ilişkin açıklaması, birkaç saat sonra Beyaz Saray Sözcüsü'nce farklı yorumlandı. Sözcü, bunun, tehdidin ortadan kalkması sonrasına ilişkin bir temenni olduğunu, böyle bir ortamın oluşmadığını belirtti.
Milliyet

Soçi'de Masada Altı Madde Var
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Partili Cumhurbaşkanı' sıfatıyla ilk yurtdışı gezisini bugün Rusya'ya yaparak Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya gelecek. Putin'in, referandum başarısının ardından yaptığı özel davet doğrultusunda Soçi'de gerçekleşecek kritik görüşmede başta Suriye sorununun çözümü ve ticari kısıtlamaların kaldırılması olmak üzere altı ana konu masaya yatırılacak. En son 10 Mart'ta Rusya'ya giden Erdoğan ile Putin'in 2015'te yaşanan uçak krizinin ardından son 9 ayda 5. görüşmesi gerçekleşmiş olacak. Hindistan'dan önceki gece dönen Erdoğan bugün de yine bir G20 ülkesi olan Rusya'ya gidiyor. Türkiye'deki referandum sonuçlarını tebrik için aradığı Erdoğan'ı özel olarak davet eden Putin, misafirini bugün Karadeniz kıyısındaki tatil şehri Soçi'de ağırlayacak. Soçi ziyareti, Erdoğan'ın dün Ak Parti'ye üye olmasının ardından 'Partili Cumhurbaşkanı' sıfatıyla yapacağı ilk yurt dışı gezi olacak. Bugünkü görüşmede şu başlıkların ele alınması bekleniyor: 1 SURİYE'DE ÇÖZÜM: Görüşmenin ana gündem maddesi Suriye'deki gelişmeler olacak. Suriye'deki çözüm için Türkiye'nin önerilerini Putin ile değerlendirecek olan Erdoğan, bölgede istikrar ve huzur için biran önce halkın talepleri doğrultusUnda bir yönetimin gelmesi gerektiği mesajlarını verecek. Mültecileri ve Suriye sınırında yaşananlarla ilgili son gelişmeleri Putin'e anlatacak olan Erdoğan, halkın kimyasal başta olmak üzere çeşitli silahlarla öldürülmesi üzerinde duracak. Erdoğan ayrıca Suriye'de uçuşa yasak bölge ile güvenli bölge oluşturulmasının mülteci sorununu azaltacağına yönelik mesajlar verecek. Erdoğan akan kanın durmasının bölgenin huzur ve istikrarı için önemli olduğunu da vurgulayacak. Erdoğan, Suriye'nin kuzeyindeki YPG ile ilgili önlem alınması zorunluluğunu da aktaracak, Rusya'dan bu konuda destek isteyecek. 2 TERÖRLE MÜCADELE: Erdoğan ile Putin'in görüşeceği en önemli konulardan biri de terörle mücadele olacak. DAEŞ ve PKK başta olmak üzere terörle mücadele için uluslararası toplumun ortak hareket etmesi gerektiğini vurgulayacak olan Erdoğan, PYD-YPG konusundaki Türkiye'nin hassasiyetlerine de iletecek. Erdoğan, Türkiye'ye yönelik tehlike oluşturacak unsurlara müdahale edeceklerini de Putin'e vurgulayacak. 3İKİLİ İLİŞKİLERİN GELİŞTİRİLMESİ: Erdoğan ile Putin uçak krizinin sonrasında ikili ilişkilerin geliştirilmesine yönelik neler yapacaklarını da ele alacaklar. Erdoğan, Türkiye'nin ilişkilerin geliştirilmesine yönelik olumlu her adımı atacağını bildirecek. 4 KISITLAMALAR ELE ALINACAK: İki lider uçak krizinin ardından Türkiye'ye bazı sektörlerde uygulanan sınırlamalar ve gıda alanındaki kısıtlamaların kaldırılmasını da değerlendirilecek. Erdoğan bu uygulamaların biran önce bitirilmesini ve eski dönemdeki gibi yola devam edilmesini isteyecek. Erdoğan ve Putin, iki ülke arasındaki turizm faaliyetlerinin artırılmasına yönelik neler yapılacağını da değerlendirecek. Zirvede uçak seferlerinin sayısının artırılması da ele alınacak. 5 VİZELERİN KALDIRILMASI: Erdoğan, Soçi zirvesinde Türk vatandaşlarına uygulanan vizelerin biran önce kaldırılmasını isteyecek. Bu uygulamanın iki ülke halkları arasındaki diyaloğu azalttığı üzerinde duracak olan Erdoğan, Türkiye'nin yaptığı uygulamayı anlatacak. Türkiye'ye uygulanan sınırlamalar ve vizeler konusunda görüşmek için Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi bir süre önce Rusya'da temaslarda bulunmuştu. 6 S-400 FÜZE SAVUNMA SİSTEMİ: Zirvede Türkiye ve Rusya savunma sanayii yetkilileri arasında müzakere çalışmaları süren S-400 füze savunma sistemi konusu da ele alınacak. Bu konuda özellikle teknoloji transferi ve fiyat konusunda görüşmelerin yoğunlaşması bekleniyor.
Milliyet

Ruslar Afrin'de Abd Derik'te Turluyor
Geçtiğimiz cuma gününden beri YPG mevzilerine giren ve YPG'lilerle devriye gezen ABD ordusu, bir yandan da zırhlı araç ve ağır silah desteğine devam ediyor. Türk jetlerinin bombaladığı Karaçok Dağı'nın bağlı olduğu Derik ilçesine önceki gün ABD bayraklarını çekmiş ağır silahlara sahip zırhlı araçlar gönderildi. Zırhlılara yine YPG'lilerin kullandığı pikaplar eşlik etti. Derik'in bağlı olduğu Nusaybin'in hemen karşısında kalan Kamışlı sokaklarında devriye gezen Amerikan askerlerine bölge halkı sevgi gösterilerinde bulundu. YPG'li teröristleri korumak için Türkiye sınırı ile YPG mevzilerine gelen ABD Ordusu'nun bölgede en az 11 noktada asker bulundurduğu belirtiliyor. Bilinen ABD üsleri Kobani, Harapşık, Tel Abyad, Ayn-el İsa, Mebruka, Tel Baydar, Rumeylan, Hekli Ciblis civarında yer alıyor. Kamışlı'daki üssün inşası ise devam ediyor. Kobani'deki üsse ait piste nakliye uçaklarının inebildiği belirtiliyor. Öte yandan Mart ayında Türkiye sınırındaki Afrin'de Kafr Janneh, Dayr Balut, Gazaviye ve Raju olmak üzere 5 noktaya asker konuşlandıran Rus Ordusu, bölgedeki asker sayısını ve bulunduğu noktaları artırıyor. Kafr Janneh'teki YPG'nin eğitim alanını üsse çeviren Rus Ordusu'nun bölgede iki üs daha kuracağı öğrenildi. YPG Komutanı Sipan Hemo da Afrin'de iki noktada daha Rus kuvvetlerinin konuşlandırılması için görüşmelerinin devam ettiğini açıkladı.
Vatan
Skandal Evlilik
Amerikan CNN International'ın mahkeme kayıtları belgeleyerek ortaya çıkardığı skandal, ülkede büyük ses getirdi. Skandalın kahramanı, 2011 yılında FBI'da tercüman olarak çalışmaya başlayan 38 yaşındaki Daniela Greene. Çekya'da doğan, Almanya'da büyüyen Greene, genç yaşta ABD'li bir askerle evlenerek bu ülkeye yerleşti. Cameron Üniversitesi'nde öğrenim gören, burada onur listesine giren Greene, 2011'de çok iyi derecede bildiği Almancası sayesinde FBI'da tercüman olarak iş buldu. Greene "güvenilir" bir elemandı. FBI'ın Detroit ofisinde 2014'te mahkeme belgelerinde "Individual A" (Şahıs A) olarak adlandırılan Alman, DEAŞ'lı Denis Cuspert ile ilgili soruşturmayı yapmakla görevlendirildi. Greene'in işinin bir parçası, DEAŞ'lı militanın ele geçirilen internet hesaplarını ve telefon konuşmalarını izlemekti. Cuspert'ın Skype uygulamasındaki numaralarından birine de sadece onun erişimi vardı. Greene bu yolla teröristle görüştü. Haziran 2014'te ise Greene, FBI'a Almanya'da ailesini ziyaret etmek istediğini söyledi. Ancak Greene, 23 Haziran'da İstanbul'a uçtu. Daha sonra Suriye sınırındaki Gaziantep'e gitti. Buradan Suriye'ye geçerek Cuspert'la bir araya geldi. Greene, ABD'li bir askerle evli olmasına rağmen Cuspert'la Suriye'de evlendi. Ancak 'balayı' erken bitti. Greene, ABD'den henüz kimliği açıklanmayan bir kişiye 8 Temmuz'da attığı bir e-postada "hata yaptığını ve pişman olduğunu" söyledi. Başka bir e-postada ise Greene, ABD'ye döndüğünde tutuklanabileceğini ifade etti.
Hürriyet

Endonezya başkentini değiştirmeye hazırlanıyor
Endonezya, başkent Cakarta'daki olumsuz etkenler ve başka bölgelerin kalkınmasını sağlamak amacıyla başkentin değiştirilmesi projesi üzerinde çalışıyor. Endonezya Ulusal Kalkınma Planlama Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Cakarta'daki deprem riski, su baskınları ve trafik sorunlarının yanı sıra başka bölgelerin ekonomik gelişimi için başkentin değiştirilmesi konusunda çalışmaların yürütüldüğü bildirildi.
Haber Türk


POLİTİKA
Kavga Edenleri Kapıya Koyarım
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, parti içinde yükselen olağanüstü kurultay talepleri ile eski Genel Başkan Deniz Baykal'ın "2019'da aday olmayacaksan çekil" çağrısına örtülü biçimde atıf yaparak, "Parti içi mücadele, parti içi kavga Parti içi kavgaya asla izin vermeyeceğim, kavga edenleri gerekirse kapının önüne koyacağım" dedi. Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Ak Parti üyesi olmasına ilişkin olarak "Bir partinin genel başkanı 80 milyonun cumhurbaşkanı olamaz. Bir çöküşün eşiğindeyiz" diye konuştu. Kılıçdaroğlu, dün partisinin grup toplantısında şunları kaydetti: Son yayımlanan kararnamelerle birlikte toplam 102 bin 193 kişi kamu görevinden atıldı sorgusuz sualsiz. Bir OHAL kararnamesiyle herkes her an hapse atılabilir ve mal varlığına el konulabilir. TBMM'nin vermediği yetkiler bile OHAL kararnameleriyle düzenleniyor. Dikta yönetiminin bütün koşulları OHAL kararnameleriyle sağlanmıştır. Son kararnamede bir komisyon kuruldu, bu komisyonda görev alacakların hukuki, idari, mali ve cezai sorumlulukları olmayacak. İşkence ve kötü muamele Türkiye Cumhuriyeti hükümeti tarafından tanınmıştır. Savcı, Atilla Taş ve Murat Aksoy'a tutuksuz yargılansın diyor. Aynı gün yeni savcı, yeni bir mahkeme, ikisi tekrar tutuklanıyor. Tutuksuz yargılanmaları gerekir diyen hakim ve savcı, açığa alınıyor. Hangi hakim bundan sonra hukukun üstünlüğü ilkelerine göre karar verecek? Parti içi mücadele, parti içi kavga Parti içi kavgaya asla izin vermeyeceğim, kavga edenleri gerekirse kapının önüne koyacağım. Demokrasi hepimiz için geçerlidir. Benim gibi düşünmeyen insanın oyunu sahiplenmek doğru değil. Evet oyu kullanan vatandaşların bir kısmı da pişmanlar. Bugün bir tarafsız Cumhurbaşkanlığı süreci doluyor. Bir partinin genel başkanı 80 milyonun cumhurbaşkanı olamaz. O dönem bitti. Bir partinin genel başkanı, sadece o partiye oy verenlerin genel başkanıdır, saygıyı da bu çerçevede görecektir. Fenerbahçe'nin kaptanını, Fenerbahçe maçında hakem yapacaksın, olur mu böyle şey? Bugün hep birlikte tanık oluyorsunuz, tarafsız olması gereken, hiçbir partiye üye olmaması gereken bir cumhurbaşkanı törenle partisine üye yapılıyor. Bir partinin genel başkanı hakim, vali, bütün üst düzey yöneticileri tayin edecek. Buna elbette izin vermeyeceğiz. YSK'daki çete uygulamasını adaletin bütün aşamalarına yaymak istiyorlar. Ne kadar il ve ilçe yönetimlerinde avukat varsa, hepsini hakim yapmaya çalışıyorlar. Bir çöküşün, bir kaybın eşiğindeyiz. Bütün bunlar olurken, hükümetin tek bir derdi var, Zarrab'ı nasıl kurtaracağız? Çünkü korkuyorlar, ya Zarrab konuşursa. Gün gelecek, konuşacak. O konuşmazsa, Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı konuşacak. Bütün kirli çamaşırlar dökülecek ortaya. Hep birlikte takipçisi olacağız.
Milliyet

Türkiye - Ab Zirvesi Yapılacak
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 24-25 Mayıs'ta Avrupa Birliği (AB) yetkilileriyle görüşmelerin ardından AB ile büyük zirvenin zamanlamasının belirleneceğini açıkladı. Çavuşoğlu, A Haber'de gündeme ilişkin soruları cevaplarken, bazı Avrupalı liderlerin NATO zirvesi marjında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ikili görüşmeler yapmak istedikleri bilgisini verdi. Brüksel'in ardından Türkiye ile AB arasında bir zirve yapılmasının da söz konusu olabileceğini ifade eden Çavuşoğlu, hazırlıklar için AB'den uzmanların Türkiye'ye gelerek gerekli çalışmaları yürüteceğini kaydetti. Çavuşoğlu, "NATO marjında 24-25 Mayıs'ta yapılacak zirveye AB liderleri de gelecek. Burada görüşmeler olacak. Daha sonra ise büyük zirve olacak, Türkiye- AB Zirvesi. Zamanlaması NATO marjındaki görüşmelerden sonra belli olacak. Yani tarihi belli değil" ifadelerini kullandı. Almanya'da eylül ayında yapılacak seçimler öncesinde böyle bir zirve beklemenin doğru olup olmayacağının sorulması üzerine Çavuşoğlu, zirvenin ülke seçimlerine bağlı olmaması gerektiğinin altını çizdi. Bu süreci devam ettirmek istiyorsa AB'nin Türkiye'ye nasıl davranacağını öğrenmesi gerektiğini dile getiren Çavuşoğlu, "Hata yaptıklarını anladılar. Hatta bazı dışişleri bakanları Malta'da 'Hata bizde, düzeltmek için ne yapalım' diye sordu bana" dedi. Türkiye'nin AB ile bir probleminin bulunmadığını ifade eden Çavuşoğlu, şöyle devam etti: "Durup dururken niye düşman olalım veya bizim Avrupa'nın bizim de inandığımız ortak değerleriyle niye problemimiz olsun? Bunlar bizim de değerlerimiz. Demokrasi, insan hakları, özgürlükler kimsenin tekelinde değil. Tek problem AB'nin yaklaşımında."
Vatan

'Koalisyon Teklifi Gelmedi'
MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısı sonrası gündemdeki temel tartışma konularından olan 'koalisyon' iddialarıyla ilgili soruları yanıtladı. Muhtemel bir koalisyonda MHP'nin bazı kriterleri olduğu yönündeki haberlerle ilgili Bahçeli, "MHP'nin şu kadar bakanlık almak suretiyle koalisyon ortağı olacağı" şeklindeki görüşlerin yanlış bir kanaat olduğunu söyledi. Şu an için 65'inci Hükümet'in görevinin başında olduğunu belirten Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu hükümet, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin hükümetidir. Hükümetteki herhangi bir değişiklik kanaati AKP'lilere aittir. Bu onların işidir, 'hükümette görev alacağız, bunun için kriterlerimiz şunlardır' böyle şeylerin aslı yoktur." Bahçeli bir başka gazetecinin, "AK Parti'den teklif gelirse kesinlikle kabul etmeyeceğiniz anlamını mı çıkartalım?" sorusuna , "Çok isabetli, doğru söylüyorsunuz" karşılığını verdi. Bahçeli, "Yani herhangi bir bakan vermeyeceksiniz" denilmesi üzerine de "Öyle şey olur mu efendim? MHP nasıl bir partidir, başkalarının eksiğini, gediğini tamamlamak için yama kurmaya hazır bir parti midir?" ifadesini kullandı. "Bugüne kadar böyle bir teklif geldi mi?" sorusuna "gelmedi" yanıtını verdi. Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın daveti olması halinde bu konuya nasıl bakacağı yönündeki soru üzerine, "Kim davet ederse etsin söylediklerim geçerli" dedi.
Vatan

SPOR
THY Euroleague çeyrek final serisinin 5. maçında Olimpiakos'a deplasmanda 87-78 yenilen Anadolu Efes 3-2'lik sonuçla elendi, Final Four'u göremedi. Maça müthiş başladı ev sahibi. Önce Doğuş, ardından Granger tarafından savunulmaya çalışılan Spanoulis'in ilk çeyrekte 4'te 4 saha içi isabetle 13 sayıya ulaşması, Olimpiakos'un hücumda çok rahat oynamasını sağladı. Temsilcimiz boyalı alan savunmasında aksayıp, 10 dakikada 25 sayı yese de hücum ile ayakta kaldı, ilk çeyrek 25-21 tamamlandı. Honeycutt'un üçlükleriyle rakibini yakalayıp, Kirk ile öne de geçti Efes. 4 kısayla savunmada daha agresif bir görüntü sergileyen, hücumda da daha hızlı gidip, erken atışlar bulan temsilcimiz, devreyi 41-37 galip bitirdi. İlk yarıda 2 top kaybı yapan Efes'in 3. çeyrekteki 5 top kaybı, pahalıya patladı. Hem Dunston, hem Kirk 4 faule ulaşınca kısalan ve içeriye yardım götürmek zorunda kalan Efes'e karşı Papapetrou'nun üçlükleri ev sahibinin 62-53 ile 9 farkı yakalamasını sağladı. Ancak Efes, Thomas ve son saniyede Granger'ın basketiyle çeyrek sonunda 63-58 ile farkı 5'e çekmeyi başardı. Hakemlerin oynatmamaya kararlı oldukları Dunston'ın 5. faulü alıp kenara gelirken bir de teknikle cezalandırıldığı pozisyonda 3'e inen farkı yeniden 7'ye taşıyan Olimpiakos, Heurtel'in hem savunma zaafı, hem de yaptığı top kayıplarını iyi değerlendirerek, son dakikaya da 13 farklı galip girdiği maçı kazandı.
Milliyet
  
Bursaspor karşısında iki gol atan, formunun yanında, transfer söylentileriyle de Galatasaray'ın gündemine oturan Bruma ile 2023 yılına kadar sözleşme yapılacak. Sportif direktör Cenk Ergün'ün mukavelesinin yenileneceğini açıkladığı Portekizli futbolcunun sözleşmesindeki detaylar da ortaya çıktı. Cim-Bom, bir yıl sözleşmesi bulunan futbolcunun kontratını 4 yıl daha uzatma kararı aldı. 2023'e kadar sarı- kırmızılı formayı giyeceği belirtilen oyuncunun ücretinde de iyileştirilmeye gidiliyor. Yıllık 1.2 milyon euro garanti paraya oynayan Bruma'nın yıllık ücreti bir milyon euro artırılacak, sezonluk 2.2 milyon euro alacak. Daha önceki sözleşmesinde herhangi bir serbest kalma maddesi bulunmayan Bruma için bu da gündeme gelecek ve serbest kalma bedeli 20 milyon euro olarak gösterilecek. Portekizli oyuncuyu satın almak isteyen kulüp bu bedeli gözden çıkararak sarı-kırmızılıların kapısını çalacak. Galatasaray ile Bruma arasındaki görüşmelerde herhangi bir pürüzün bulunmadığı bu koşulların kabul edildiği bildirildi. Ancak imza için Londra'da bulunan menajeri Balde'nin İstanbul'a beklendiği dile getirildi. Oyuncunun sözleşmesinin hemen uzatılması teklifinin de yine menajer ve futbolcu tarafından geldiği öğrenildi.
Milliyet
Mali yapılanmada doğru adımlar atarak UEFA kriterlerinin dışına çıkmamaya çalışan ve oyuncu satışı konusunda önemli bir gelir kaynağı yaratan Beşiktaş Yönetimi, genç yetenek bulma konusunda ise adeta sınıfta kaldı. Sezon başında Borussia Dortmund'tan transfer ettiği Oğuzhan Aydoğan'ı alt yapıda unutan siyah-beyazlılar asıl şoku Cengiz Ünder'de yaşadı. Siyah-beyazlıların geçen sezon sonu transferini bitme aşamasına kadar getirdiği 19 yaşındaki oyuncudan son anda vazgeçtiği ortaya çıktı. Altınordu'da oynadığı dönemde Çağlar Söyüncü ile birlikte Cengiz Ünder'i de takip eden fakat bu iki ismi çeşitli gerekçelerle almayan Beşiktaşlı yöneticilerin, Medipol Başakşehir'e 3-1 yenildikleri maçta genç futbolcunun attığı gollerden sonra büyük bir pişmanlık yaşadığı ifade edildi. Siyah-beyazlıların, "Kapımıza kadar gelen oyuncuları almıyoruz. Bu kulübe sırf genç yeteneklerden ve futboldan anlayan birini getirmek lazım. Yoksa böyle nice yetenekleri elimizden kaçırmaya devam edeceğiz" diye konuştukları öğrenildi. Cengiz Ünder'i, Beşiktaş'a attığı iki gol yüzünden yeniden hatırlayan yöneticilerin, Borussia Dortmund'ta oynayan Emre Mor ile Hoffenheim forması giyen ve Alman futbolunun yeni Mesut Özil'i olarak nitelendirilen Kerem Demirbay hakkında da konuştukları aktarıldı.
Milliyet
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, hafta sonu yapılan mali genel kurulda "gelecek mayıs ayında karşınıza şampiyon takımın başkanı olarak geleceğim" dedi. Özellikle büyük kulüplerin başkanlarının bu tip iddialı açıklamalar yapmaları, heyecanı ve ümidi diri tutmaları son derece doğal Ancak sözleri verip ıskalarsanız, sıkıntı o zaman başlıyor. Hatırlayın Aziz Başkan 2009 yılının mali genel kurulunda "üç yıl üst üste şampiyon olacağız" demişti. Bu açıklamadan kısa bir süre sonra da Akşam gazetesinin o dönemki Genel Yayın Müdürü İsmail Küçükkaya'ya verdiği özel röportajda bu sözünü yinelemişti. 2009'dan bu yana tam 8 yıl geçti. Fenerbahçe'nin bırakın 3 yıl üst üste şampiyon olmasını, o günden bugüne geçen 8 yılda sadece iki kez şampiyon (2010-11 ve 2013-14) olabildi, geride kalan 6 yılı ıskaladı. Hayal kırıklığı yaratan her sezonun ardından, bir yıl sonrası için şampiyonluk sözü verir ve çoğunu ıskalarsanız, bu defa açıklamalarınızın inandırıcılığı kalmıyor. İddia elbette iyi ve önemli, ancak yerine getirebilmek daha önemli, daha inandırıcı Aziz Başkan'ın mali kongredeki açıklamalarıyla ilgili devam edeyim. Başkan, "Fenerbahçe'yi spor kulübü kabul ederseniz son derece başarılıyız, futbol kulübü kabul ederseniz başarısızız" dedi ve bunun sorumlusunun kendisi ile yönetim olduğunu söyledi. Başkan burada son derece haklı Fenerbahçe'nin futbol dışındaki branşlarda müthiş bir başarısı ve istikrarı var. Böylesine sürdürülebilir bir başarıyı yakalamayı her kulüp beceremiyor. Ancak aynı başkan, aynı yönetim Fenerbahçe tarihinin en büyük paralarını harcamalarına rağmen, Fenerbahçe futbolda belki de tarihinin en büyük hayal kırıklıklarını yaşıyor. Futbol böyle olunca, diğer branşlardaki başarılarınız da hak ettiği takdiri görmüyor. Aziz Başkan'dan bir satırbaşı daha "Gelecek mayıs ayında karşınızdayım" dediğine göre, kimse istifa ya da olağanüstü bir genel kurul beklemesin. Ancak başkanın şampiyonlukları ve futbolda geri dönüşü sağlaması için önce taraftarın stada geri dönüşünü sağlaması gerekiyor. Tribünlerin öksüz kalmasının son derece kötü futbol ve hedefsizlikle yakından ilgisi var ama, ben ne Fenerbahçe tutkunları biliyorum, kombineleri ceplerinde, evleri stada bir-iki kilometre mesafede, buna rağmen "Aziz Yıldırım bırakmadan maça gitmem" diyorlar ve gitmiyorlar. Bir kere yazmıştım, bir daha yazayım. Başkan şampiyonluk sözü verdi ama seyirci gelmeden şampiyonluk gelmez Başkan bu gerçeği kabul etmeli
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme