8 Mayıs 2017 Pazartesi

08.05.2017 Genel Gündem



08.05.2017

GÜNDEM
228 Mahrem İmamın Adı Çöpten Çıktı
İzmir'deki "Askeri casusluk kumpas iddianamesinde sok FETÖ detayı! İddianamede TEM Dairesi Başkanlığı'nca 15 Temmuz'dan günler sonra Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilen bir yazıya yer verildi. İste o detaylar: 27 Temmuz 2016'da bir ihbarcı saat 20.28'de arayıp Emniyet Genel Müdürlüğü binasının alt kısmında kalan bir çöp bidonuna zarf bıraktığını anlattı. Çöp bidonunun içine sarı ve beyaz renkli iki adet zarf bulunduğu belirtilen ihbarcı, sarının içinde 11 sayfa, beyazın içinde ise 6 sayfalık bir FETÖ listesi olduğunu bildirdi. TEM'in yazısında sarı zarftan çıkan 11 sayfalık listede FETÖ'cülerin isimlerinin yanı sıra kişisel bilgilerinin de yer aldığı listelerdeki şahıslardan 287'si hakkında işlem yapıldığı, 19'u hakkında ise baksa şüphelilerin ifadelerinde isimlerinin geçtiği ifade edildi._ Beyaz zarftan çıkan 6 sayfalık liste ise incelemeye alındı. Konuyla ilgili MIT'le yazışmalarda bulunan TEM Daire Başkanlığı'nca listelerdeki 228 kişinin örgütün mahrem hizmetlerinde olduğu tespit edildi.
Akşam


 Uyuyan Hücre Yargı Önünde
FETÖ'nün 15 Temmuz'daki darbe girişiminde görev almayan örgüt üyeleri oldukları öne sürülen 45 sanığın yargılanmasına bugün başlanıyor. Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları Yerleşkesi karşında yapılan binadaki 2 numaralı salonda görülecek duruşma, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesince yapılacak. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Can Tuncay'ın FETÖ'nün TSK'daki uyuyan hücreleriyle ilgili yürüttüğü soruşturma sonucunda 41'i tutuklu 45 sanık hakkında hazırlanan iddianamede, örgütün asker yapılanmasının denetimini yapmakla görevlendirdiği belirlenen 'murakıp' Hasan Pakır, merkeze alınan vali yardımcısı Şaban Erdoğan, Hasan Önder Demir, İsmail Sağızlı, Nihat Kaplan, Sezai Şaşmaz ve Mücahid Aydın'ın 'silahlı terör örgütü kurma ve yönetme' suçundan 15 yıldan 22,5'ar yıla kadar hapis cezasına çarptırılması isteniyor. Aralarında 11'i kurmay 28 albayın da bulunduğu 38 kişi için de ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' suçundan 7,5 yıldan 15'er yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimine katılmayan sanıkların 'kripto, uyuyan hücre' olarak darbenin başarısız olması halinde TSK içinde gizlendikleri değerlendirilen iddianamede, FETÖ'nün darbeye katılmayan üyelerinin tasfiyesinin engellenmesini amaçladığı vurgulanarak, soruşturma kapsamında örgütte bir dönem 'imamlık' yapan Hasan Polat'ın ifadesine yer verildi.
Vatan

EKONOMİ

Dolar: 3,5430-3,5519                       
Euro: 3,8901-3,9070
Sterlin: 4,5953-4,6068
Gram Altın: 139,7956-140,1628

Enflasyona 'Dış' Tedbir
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, gıda enflasyonunu düşürmek amacıyla işlenmemiş gıda ürünlerine yönelik iç piyasada arz sürekliliğini gözeten dış ticaret tedbirleri alacaklarını belirterek, "Ekmekte de fiyat belirleme sürecine ilişkin yeni düzenlemeler kararlaştırdık. Taze meyve ve sebzede alternatif pazarlama kanallarını devreye sokacağız" dedi. Şimşek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, enflasyonu düşük ve tek hanelerde tutmanın hükümetin öncelikleri arasında yer aldığını belirterek, Türkiye'de gıda fiyatlarındaki oynaklığın, enflasyon görünümünü ve öngörülebilirliğini olumsuz etkilediğini söyledi. Nisandaki enflasyon gerçekleşmelerinin ardından Gıda Komitesi'nin cuma günü toplandığını anlatan Şimşek, ağırlıklı olarak işlenmemiş gıda enflasyonunu sınırlandıracak kısa vadeli tedbirlerin karara bağlandığını, orta ve uzun vadeli yapısal konulara ilişkin çalışmalarda gelinen aşamaların değerlendirildiğini belirtti. İşlenmemiş gıda fiyatlarındaki gelişmelerin enflasyon görünümüne olumsuz yansımalarının sürdüğüne işaret eden Şimşek, bu etkiyi kısa vadede sınırlandıracak bir dizi önlem ele alındığını ve görev dağılımı yapıldığını kaydetti. İşlenmemiş gıda ürünlerinde iç piyasada arz sürekliliğini gözeten dış ticaret tedbirleri alacaklarına dikkati çeken Şimşek, çalışmanın en kısa sürede komiteye sunulacağını ifade etti. Şimşek, bu adımın gıdada fiyat oynaklıklarının ve enflasyonun önüne geçilmesi açısından en kritik adımlardan birisi olacağını belirtti. Ekmekte fiyat belirleme sürecine ilişkin yeni düzenlemeler de kararlaştırdıklarını anlatan Şimşek, şöyle devam etti: "Arz zincirindeki belirli noktalarda rekabet koşullarının incelenmesi ve saklanabilir ürünlerde yasa dışı stoklamaya ilişkin denetimlerin artırılması için kısa sürede önemli adımlar atacağız. Arz artışı için vergi teşvikleri üzerinde de çalışıyoruz. Sağlıksız fiyat oluşumlarının gözlendiği taze meyve ve sebzede alternatif pazarlama kanallarını devreye sokacağız. Bunların bir kısmı hakkında karar aldık, uygulama süreci hemen başlatılacak. Diğer konuları ise bu ayki ikinci bir toplantıda karara bağlayacağız ve uygulamaya koyacağız."
Hürriyet

Tavan Fiyat Sorunu Çözmez
TÜRKİYE Sigorta Birliği (TSB) Genel Sekreteri Mehmet Akif Eroğlu, trafik sigortasında başlayan tavan fiyat uygulamasının yumuşatılması ve biran önce serbest fiyat uygulamasına geçilmesi gerektiğini söyledi. Aksi halde trafik sigortasında üretim yapan şirket sayısının azalacağını, bunun da oligopol bir piyasa oluşturacağını, Türkiye'ye giren yabancı sermayenin hevesinin kırılacağını, hatta çıkışlar olacağını belirten Eroğlu, şirket ya da acente iflaslarına kadar geri dönülmez olumsuz sonuçlarla karşı karşıya kalınacağını kaydetti. Akif Eroğlu, tavan fiyat ile sigorta sektöründe ciddi öz kaynak kaybı yaşanacağını vurgulayarak, "Tarife ile getirilen tavan fiyatların uygulanması durumunda bile yılsonuna kadar sektörün 2,3 milyar TL zarar edeceğini öngörüyoruz. Zarar rakamı, 9 milyar TL öz kaynağı olan sektörümüzün sadece 8 ayda, üçte birini eritecek düzeyde. Durum bu kadar ciddi. Bu rakamın sürekli sermaye artırımları ile karşılanmasını beklemek yanlış. Zira sermayedar 10 yıldır trafikteki zararı fonlamaktan yoruldu" dedi. Eroğlu, trafik sigortasında yaşanan zararın 2015 yılında bilançoları etkilediğini ifade ederek, şunları söyledi: "Fiyat artışı kaçınılmaz hale geldi. Kamuoyuna bu artışın keyfi olmadığını anlatmaya çalıştık. Avrupa'nın en yüksek hasar frekansına, ama en düşük primine sahip ülkesi olduğumuzu, bu primlerle taahhütlerimizi karışlayamayacağımızı söyledik. Trafik, 18 milyon sürücüyü ilgilendirdiğinden özellikle çok kaza yapan ticari sürücülerdeki prim artışı nedeniyle oluşan seviye, politik baskıya dönüştü. Sonuçta serbest tarifeden vazgeçilerek tavan fiyat uygulaması geldi." Tavan fiyatın sorunlara çözüm olmayacağını vurgulayan Eroğlu, "En azından bu geçiş döneminin sürdürebilir ve geri dönülmez hasarlara sebep olmaması için bazı adımlar atılması gerekiyor. Mevcut tarife sistemi ile sorunlar gittikçe artacak. Küçük bazı dokunuşlar ile geçiş dönemi en az hasarla atlatılabilir. Bunun için paydaşların bir araya gelerek farklı bakış açılarını ortaya koymalı. Serbest tarifeye geçmek sorunun kalıcı çözümünün olmazsa olmazı" dedi. Eroğlu, şöyle konuştu: "Trafikte kalıcı çözüm, maddi ve bedeni tazminatı azaltacak tüm tedbirlerin eş zamanlı uygulanmasıdır. Kamuoyunda yaygın anlayışın tersine sektörümüz bu branşta kar etmek değil başa başı yakalamayı hedeflemekte."
Hürriyet

Yatırım Parseline Kâr Sınırı
Yatırımcının arsa sorununa Üretim Reform Paketi neşter vuracak. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Üretim Reform Paketi'ne ilişkin olarak Bakanlar Kurulu'na bilgi verdi. Paketle, yatırımcının ucuz arsa sorununun çözülmesi amaçlanıyor. Bu kapsamda, sanayicinin maliyetlerini düşürücü tedbirler alınacak. Pakete göre, mevcut arsasına organize sanayi bölgesi (OSB) kurulanlar ile OSB'lerde arsa alıp yatırım yapmayanlar takibe alınacak. Üç yıl içinde yatırım yapılmazsa, başka bir yatırımcı için bu alanlar geri alınabilecek. Böylece, arsa spekülasyonu önlenecek. OSB'lerin yatırımcıya parsel satışına da kâr sınırı getirildi. Yatırım arsalarının satışından en fazla yüzde 25 kâr edilebilecek. OSB'lerdeki emlak vergileri de ya sıfırlanacak ya da dörtte bir oranında indirilecek. OSB'lere imar yetkisi de verilecek. OSB'lerdeki arsa satışlarından Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı'na (KOSGEB) ödenen yüzde 1'lik pay kaldırılacak. Yazılım sektörü de sanayi kapsamında değerlendirilecek. Hizmet sektörü kapsamındaki yazılımcılar, sanayi destek ve teşviklerinden yararlanabilecek. Mera vasfını kaybetmiş alanlara yapılan yatırımlar için ot bedeli ödenmeyecek.
Haber Türk

Gıdaya Neşter Geliyor
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, gıda enflasyonunu düşürmek amacıyla işlenmemiş gıda ürünlerine yönelik iç piyasada arz sürekliliğini gözeten dış ticaret tedbirleri alacaklarını belirterek, "Ekmekte de fiyat belirleme sürecine ilişkin yeni düzenlemeler kararlaştırdık. Taze meyve ve sebzede alternatif pazarlama kanallarını devreye sokacağız" dedi. Şimşek, AA'ya yaptığı açıklamada, enflasyonu düşük ve tek hanelerde tutmanın hükümetin öncelikleri arasında yer aldığını belirterek, Türkiye'de gıda fiyatlarındaki oynaklığın, enflasyon görünümünü ve öngörülebilirliğini olumsuz etkilediğini söyledi. Nisan ayındaki enflasyon gerçekleşmelerinin ardından Gıda Komitesi'nin cuma günü toplandığını anlatan Şimşek, burada ağırlıklı olarak işlenmemiş gıda enflasyonunu sınırlandıracak kısa vadeli tedbirlerin karara bağlandığını, orta ve uzun vadeli yapısal konulara ilişkin çalışmalarda gelinen aşamaların değerlendirildiğini belirtti. İşlenmemiş gıda ürünlerinde iç piyasada arz sürekliliğini gözeten dış ticaret tedbirleri alacaklarına dikkati çeken Şimşek, bu hususta yürütülen çalışmanın en kısa sürede komiteye sunulacağını ifade etti. Şimşek, bu adımın gıdada fiyat oynaklıklarının ve yüksek enflasyonun önüne geçilmesi açısından en kritik adımlardan birisi olacağını belirtti. Ekmekte fiyat belirleme sürecine ilişkin yeni düzenlemeler de kararlaştırdıklarını anlatan Şimşek, şöyle devam etti: "Arz zincirindeki belirli noktalarda rekabet koşullarının detaylı incelenmesi ve saklanabilir ürünlerde yasa dışı stoklamaya ilişkin denetimlerin artırılması hususlarında kısa sürede önemli adımlar atacağız. Arz artışı için vergi teşvikleri üzerinde de çalışıyoruz. Sağlıksız fiyat oluşumlarının gözlendiği taze meyve ve sebzede alternatif pazarlama kanallarını devreye sokacağız. Bunların bir kısmı hakkında karar aldık, uygulama süreci hemen başlatılacak. Diğer konuları ise bu ay gerçekleştirilecek ikinci bir toplantıda karara bağlayacağız ve uygulamaya koyacağız." Şimşek, bir yandan kısa vadeli tedbirler alınırken, uzun vadede tarımsal üretim kapasitesini artıracak ve sektördeki yapısal sorunları giderecek önlemlere de büyük önem verdiklerini vurguladı. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın ithalata konu tarım ürünlerinde yurt içi üretim kapasitesinin artırılmasını ve orta vadede ithalata bağımlılığın ortadan kaldırılmasını sağlayacak adımları attığına işaret eden Şimşek, arz zinciri, lisanslı depoculuk ve üretici birlikleriyle ilgili çeşitli düzenlemelerin planlandığını kaydetti.
Milliyet

Piyasalar Filozofa Fransız Kalır Mı?
Hafta sonu Fransa'da başkanlık seçimleri yapıldı. Fransız seçmeni Emmanuel Macron ve Marine Le Pen arasında tercihini yaptı. Bu yazı yazıldığı sırada henüz sonuçlar açıklanmamıştı. Oylama öncesindeki kamuoyu yoklamalarına göre, bankacı filozof lakaplı Macron yüzde 59 ile önde görünüyordu. Macron'un kazanmasına kesin gözüyle bakılırken, seçimlerden sonra asıl tartışılacaklar "Beyaz Oylar" ve katılım oranı olacak. "Beyaz Oylar" sandığa giden, ancak her iki adayı da beğenmediğinden dolayı atılan "boş" oyları ifade etmek için kullanılıyor. Dikkat ederseniz bunlar "geçersiz" değil "tercihsiz" oylar olacaklar. Beyaz oyların çok olması bir anlamda protesto anlamı taşısa da fanatik taraftarları olan Le Pen için ağırlığın kendi lehine kayması anlamına gelecek. Her ne kadar başkanlığı kazanamasa da aldığı oyun kamuoyu araştırmalarının önüne geçmesine yardımcı olacaktır. Bu da Fransa'da; daha doğrusu AB içerisinde; yeni tartışmaları beraberinde getirebilecek. Bir anlamda "yerleşik düzeni" temsil eden Macron'un kazanması; kısa vadede AB'yi ve 'euro'yu rahatlatacak olsa da orta uzun vadedeki sorunlara çözüm önermediğinden dolayı olumlu etkisi bir süre sonra olumsuza devşirilebilecek sonuç ile karşı karşıya kalınmış olabilir. Macron'un kazanması, hele ki ezici bir çoğunlukla kazanması; durumunda euro/dolar paritesi, euro lehine yükselebilecek. Bu durumda 1.0970-1.1025 bandı aşılarak 1.1095 seviyelerine kadar bir yükseliş olabilir. Ancak Macron kazanmış olsa bile bu hareketin yaşanması ihtimalini düşük buluyorum. Macron'un kazanması durumunda geçtiğimiz hafta 1.0999'a kadar yükselen ancak (1.1000'daki bazı opsiyonların ve stop-loss seviyelerinin tetiklenmemesi(!) için) geçilemeyen 1.10 seviyesi; kısa bir süreliğine geçilse de sonrasında 'euro'nun zayıfladığını görebiliriz. Bu zayıflama sonrasında Fransa'daki ilk tur seçim sonuçlarının açıklanması sonrasında yaşanan ve bugüne kadar kapanmamış olan 1.0738 ile 1.0821 arasındaki boşluğun kapandığına şahit olabiliriz. Fransa seçimleri ile yaşanan ilk boşluk, yine seçim sonrasında kapanabilir. Bu "boşluk" sadece euro/dolar paritesinde yok. Birçok gelişmiş ve gelişen ülke borsa endekslerinde de benzer boşluklar var ve onlar da ikinci tur sonrasında kapanacak. "Mayıs'ta sat ve uza" mevsimine girdiğimiz bugünlerde bahsetmiş olduğum boşlukların kapanma olasılıkları daha da artacaktır. Yukarıda bahsetmiş olduğum boşluk kapanacak şekilde başlayacak bir düzeltme hareketinin; 1.0738'lerde durmak yerine daha da aşağı gidebileceğini ve bu hareketin 1.0715'in altına gelmesi durumunda yeniden 'euro'nun geleceğinin tartışıldığı seviyelere kadar inebileceğini akılda tutalım.
Vatan

DÜNYA
Terör Örgütü Pkk Kerkük'e Flama Astı
Terör örgütü PKK'nın, Irak'ın Kerkük kent merkezinin en işlek caddelerinden biri olan İxwan (Kardeş) dörtyolu kavşağına PKK'ya ait flama ile üzerinde terör örgütü elebaşısı Abdullah Öcalan'ın resminin basılı olduğu bir bezi astığı öğrenildi. BasNews'in bir okuru tarafından sosyal medyada paylaşılan fotoğrafta, Kerkük'te terör örgütü PKK'nın flaması ve Apo'nun resminin bulunduğu bez parçasının, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) bayrağıyla yan yana dalgalandığı görüldü. Konu hakkında BasNews'a konuşan Kerkük Rehimawa Polis Müdürü Binbaşı Ebdulla da terör örgütü PKK'nın son günlerde Kerkük'ün çeşitli yerlerine örgüte ait flamalar astığı bilgisini doğruladı.
Haber Türk

Fransa Macron Dedi
FFransa, cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turu için, olağanüstü hal gölgesinde ve gergin bir ortamda sandık başına giderken, ipi göğüsleyen, Emmanuel Macron oldu. Sandık çıkış anketlerine göre, Macron oyların yüzde 65.1'ini alırken, aşırı sağcı aday Marine Le Pen de yüzde 34.9'da kaldı. Kamu yayıncısı "France 2" televizyonunun hazırlattığı anketlere göre, kendisini siyasi merkezde konumlandıran Yürüyüş Hareketi lideri 39 yaşındaki Macron, rakibine büyük bir fark atarak ülkenin "en genç cumhurbaşkanı" olurken, verdiği ilk demeçte "Bu akşam tarihimizde yeni bir sayfa açılıyor. Bu sayfanın, tazelenmiş güven ve umut olmasını istiyorum" ifadesini kullandı. "Ülkemizin birliğini garanti altına alacağım. En zayıfları dahi korumak benim sorumluluğumdur. Fransa terörle mücadelede ön saflarda yer alacak. Herhangi bir zayıflığa izin vermeden, terörle savaşmayı sürdüreceğiz" diyen Macron, "Avrupa kıtasındaki insanların ortak kaderini korumak için çalışacağım. Tüm ülkelere Fransa'dan dostane bir selam yolluyorum" diye konuştu. Macron, daha sonra Louvre Müzesi önündeki alanda destekçilerine seslendi.
Milliyet

Suriye Anlaşmayla Rahat Nefes Aldı!
Türkiye, Rusya ve İran'ın çatışmasızlık mutabakatının ardından, özellikle İdlib kentinde tansiyonun düştüğü bildirildi. "Çatışmasızlık bölgeleri"ne ilişkin Kazakistan'ın başkenti Astana'da imzalanan mutabakatın yürürlüğe girmesinin üzerinden 48 saate yakın zaman geçerken, Türkiye sınırına yakın konumdaki İdlib başta olmak üzere Suriye'de bazı noktalarda silahların tamamen sustuğu belirtiliyor. Mutabakat sonrası duruma ilişkin Rusya Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Suriye'de durumun sakin olduğu belirtildi. Geçen ay kimyasal saldırının hedefi olan, muhaliflerin kontrolündeki İdlib'te halkın sokağa çıkmaya başladığı aktarılıyor. Ancak çatışmasızlık bölgesi ilan edilen noktalardan olan Humus'ta ordunun açtığı ateşle 1 çocuğun öldüğü açıklandı. Öte yandan Rusya'nın Suriye'deki ateşkesi izleme merkezi, DAEŞ ve (eski adıyla El Nusra Cephesi olan) Fetih el Şam örgütlerinin bunu baltalamak için eylem hazırlığı yaptıklarına dair sinyaller alındığını açıkladı.
Milliyet

Nükleer Kodlara Özel Daire
Amerikan Savunma Bakanlığı'nın, Başkan Donald Trump'ın New York'taki evinde kaldığı dönemlerde, nükleer silahları ateşlemesine imkan tanıyan şifrelerle uzaktan kumanda cihazını koymak için Trump Tower'da ayrı bir daire kiraladığı ortaya çıktı. Reuters haber ajansı, bakanlığın, adı açıklanmayan daire sahibiyle, yıllık 1 milyon dolarlık bir anlaşma imzaladığını duyurdu. Nükleer kodların taşınmasından sorumlu olan Beyaz Saray Askeri Ofisi için kiralanan dairenin benzerlerinin, Başkan Trump'a ait olan golf kulüplerinde de tutulup tutulmadığı henüz bilinmiyor. Başkan, savaş durumunda bu kumanda aracılığıyla ABD'deki nükleer başlık taşıyan füzeleri ateşleyebiliyor.
Vatan

Militanlarla Takas Edildiler
Nijerya yönetimi, DEAŞ'a bağlılık yemini eden Boko Haram örgütü militanlarının 82 kız öğrencinin, tutuklu militanlarla takas edilerek, serbest kaldıklarını açıkladı. Borno eyaletine bağlı Çibok Kasabası'ndaki yatılı okula 14 Nisan 2014'te baskın düzenleyen Boko Haram militanları, 276 kız öğrenciyi kaçırmıştı. Kaçırılan kızlardan 20'si, geçtiğimiz Ekim ayında Uluslararası Kızılhaç Örgütü'nün girişimleriyle serbest bırakılmıştı. Rehine olarak tutulan kızlardan bazıları kaçmayı başarırken, geri kalanlardan haber alınamıyordu.
Vatan

POLİTİKA

Bize, Biat Eden Cahil Gençlik Lazım Değil
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün, Haliç Kongre Merkezi'nde Meridyen Derneği'nin düzenlediği "İstanbul Meridyen OPEN' 17 Uluslararası Münazara Turnuvası"nın ödül törenine katıldı. Erdoğan, şunları söyledi: "Fikirlerin rahatça konuşulup tartışılmadığı yerde şiddet devreye girer. Bunun için biz düşünce ve ifade özgürlüğünü, başkalarının da aynı haklara saygı göstermeleri şartıyla sonuna kadar savunduk, destekledik. Düşünce ve ifade özgürlüğünü sadece kendi düşüncelerinin ifade edilebilmesi olarak görenlerle elbette anlaşamadık, anlaşamayız. Çünkü biz insanı eşrefi mahlukat olarak gören bir medeniyetin mirasçılarıyız. Biz az önce de gençler ifade ettiler, 'Yaratılanı severiz yaratandan ötürü' diyen bu yaklaşımdan hareketle tüm insanlara saygı duyan bir anlayışa mensubuz. Böyle olduğu için de çoğulculuk ve özgürlük konusunda en küçük bir sıkıntımız bizim yok. Eğer siz kendinize güveniyorsanız, kendinizden eminseniz, dinlemek, tartışmak, istemeyeceğiniz hiçbir görüş olamaz. İnancına güvenen, inanç hürriyetinden korkmaz. Bu özgüveni sağlamanın yolu da kendinizi yetiştirmenizden geçiyor. Bunun için de okumanız, araştırmanız, muhakeme etmeniz, mukayese etmeniz gerekiyor. Okuma derken öyle 140 karakterlik sosyal medya okumalarından veya arama motorlarından derlenen kaynağı belirsiz bilgi kırıntılarından bahsetmiyorum. Bunların götüreceği tek yer malumatfuruşluktur. Batıda onar bin, onar bin hatta yüzer bin, yüzer bin basılan kitapların bizde bin, bin basılması ve doğru dürüst satılmaması üzerinde çok düşünmemiz gerekir diye düşünüyorum. Elimizdeki cep telefonlarının görünürlüğü kadar kitapların görünürlüğünü sağlamadan bu meseleyi çözemeyiz. Kendimizi kandırmayalım. Ülkemizdeki mesele kitap bulamama, kitaba ulaşamama değil, kitap okumama sorunudur. Buna rağmen yeni nesilden umutluyum. Çeşitli vesilelerle pek çok programda bir araya geldiğimiz gençlerin gözlerinde şahit olduğum pırıltı beni gerçekten heyecanlandırıyor. Bu potansiyeli eğitimle, kültürle, kitapla, araştırmayla, muhakemeyle, mukayeseyle zenginleştirdiğimizde hayalini kurduğumuz medeniyetimizin yükselişini yakaladık demektir. Bize, sorgusuz sualsiz biat eden cahil bir gençlik değil, neye inandığını, neyi savunduğunu neyin mücadelesini verdiğini bilen, bunun için gereken her türlü donanıma sahip bir gençlik lazım. 15 Temmuz gecesi gördük ki işte bu vasıflara sahip gençlik gerektiğinde ülkesi ve milleti için istiklali ve istikbali için gözünü kırpmadan canını dahi ortaya koyabilmektedir. Bu ülkenin geçtiğimiz 20-30 yıllık beşeri birikimine gözlerini dikenlerin, devşirdikleri kitleye bakarak kendilerini dev aynasında gördükleri anlaşılıyor. Milletimiz 15 Temmuz'daki duruşuyla bunlara dev değil, adeta sinek olduklarını göstermiştir."
Hürriyet

Görevimi Yapmanın Huzuru İçindeyim
Başbakan Binali Yıldırım, mevcut yönetim sistemi değişikliğinin Cumhuriyet kurulduğundan beri tartışıldığını, yeni sistemde milli egemenliğin gerçekten milletin eline geçeceğini belirtti. Moldova ziyareti dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yıldırım, referandum sürecinde inandığı bir görevi tamamlamış olmanın huzurunu yaşadığını ifade etti. Yıldırım, "Memleket için güzel bir iş yapmanın rahatlığı içindeyim. Yeni sistemde yüzde 50'yi aşmak için Türkiye'nin her yerinden, her köşesinden destek almak gerekecek, bu da Türkiye'nin birliğini bütünlüğünü pekiştirecek. Uçtaki siyasetler daha fazla merkeze yanaşacak, bunun da toplumsal barışa katkısı olacak" dedi. Yıldırım'ın uçakta yaptığı açıklamalar şöyle Referandum kampanyası sürecinde çok çalışan Başbakan Yıldırım "Yeni sisteme geçildiğinde 'parlamenter dönemin son başbakanı' olarak tarihe geçeceksiniz. Neler hissediyorsunuz?" sorusu yöneltildiğinde şu yanıtı verdi: "İnandığım bir görevi tamamlamış olmanın huzurunu yaşıyorum. Memleket için güzel bir iş yapmanın rahatlığı içindeyim. Bu yönetim sistemi değişikliği Cumhuriyet kurulduğundan beri tartışılıyor. Türkiye açık, kapalı darbeler görmüş. Milli irade kesintiye uğramış. Türkiye, yeni yönetim sisteminde artık arzu etmeyeceğimiz açık-kapalı vesayet odaklarını ortadan kaldırılacak. Milli egemenlik gerçekten milletin eline geçmiş olacak. Yüzde 50'den fazla oy alamayan iktidara gelemeyecek. Bu da sürekli istikrar yaratacak. Kriz değil uzlaşma olacak. Türkiye'nin birliği bütünlüğü sürekli olacak. Yüzde 50'yi aşmak için Türkiye'nin her yerinden, her köşesinden destek almak gerekecek, bu da Türkiye'nin birliğini bütünlüğünü pekiştirecek. Güçlü iktidarlar olacak. Türkiye kazandıklarını hep zayıf iktidarlar, darbeler nedeniyle elden çıkarmış. Bundan sonra bu tür zayıflıklar olmayacak. Yeni sistemde partiler değil milletvekilleri önemli olacak. Yeni sistemde partiler mutlaka büyük hedeflere yönelmek zorunda. Uçtaki siyasetler daha fazla merkeze yanaşacak, bunun da toplumsal barışa katkısı olacak. Konsolidasyonu millet yapacak, adaylar çıkacak millet karar verecek."
Milliyet

Chp'de Gergin Gün
CHP Parti Meclisi'nde yapılan oylama sonucunda Mersin Milletvekili Fikri Sağlar, 19 oya karşı 38 oyla MYK'nın tavsiye kararı doğrultusunda kesin ihraç istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na sevkedildi. CHP PM, dün Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında, Sağlar'ın tedbirli olarak kesin ihraç istemiyle YDK'ya sevk edilmesine yönelik MYK'da alınan tavsiye kararını görüşmek üzere toplandı. PM toplantısından önce aralarında eski genel başkanlar, PM üyeleri, milletvekilleri ve Mersin il örgütünün bulunduğu çok sayıda isim, Kılıçdaroğlu'ndan ihracın kınamaya çevrilmesi yönünde talepte bulundu. Kılıçdaroğlu, toplantının açılışında bu kararı neden aldığını anlatırken, partinin tartıştırılmasına izin vermeyeceğini ifade ederek, disipline sevk yönünde karar vermek durumunda kaldığını ifade etti. Kılıçdaroğlu'nun konuşmasının ardından savunmasını yapmak için kürsüye gelen Sağlar, Akşam gazetesine demeç vermekle hatalı davrandığını kabul etti. Sağlar, "Ama o haberde söylemediğim şeyler manşete çıkarıldı. Benim, size yönelik 'tek adam' gibi bir değerlendirmem olmadı. Gazetede çıkan haberi tekzip edecek fırsatı dahi bulmadan disiplin sürecim başlatıldı" savunmasında bulunduğu öğrenildi. Sağlar'dan sonra konuşan PM üyelerinin Sağlar'ın özür dilemesi yönünde beklentilerini dile getirmesi ve eleştirilerini sıralaması üzerine tekrar kürsüye gelen Sağlar, "Böyle bir olaydan dolayı PM'nin toplanmasına neden olduğum için üzgünüm, böyle bir olay nedeniyle partinin gündemini meşgul ettiğim için üzgünüm" dediği belirtildi. Alınan bilgilere göre Kılıçdaroğlu Sağlar'ın sözlerinin ardından, "Bu süreçte, parti içi konuların konuşulması yanlış. 16 Nisan günü elde edilmiş önemli bir 'hayır' oyu var. Hepimizin ortak sorumluluğu 'hayır'ı çoğaltmaktır, 'hayır'ı azaltmak değildir. Partiyi Türkiye'nin gündemine bu şekilde taşımak doğru olmamıştır. Cumhurbaşkanı'nın partisine üye olduğu gün bu tür şeylerin yapılmasını yadırgıyorum. Partiye dışarıdan yapılmak istenen bir müdahaleye bilerek ya da bilmeyerek alet olanlar var. Parti içi eleştirilere, hepinizin önerilerine açığım ama bu tür yöntemler parti için de Türkiye için de 'hayır' için de, doğru olmamıştır. CHP'de bu tür tartışmalar oldukça Erdoğan'ın partiye üyeliği gibi tartışılması gereken bir alan ne yazık ki yeteri kadar tartışılamamış oluyor. Partinin programına, tüzüğüne herkes uyacak. Eleştiriyi ve tartışmayı haklı bulurum ama kamuoyunda partiyi tartışmayı hiçbir zaman doğru bulmadım" ifadesini kullandı.
Milliyet

SPOR
Spor Toto Basketbol Ligi'nde 29. hafta mücadelesinde Anadolu Efes, Galatasaray Odeabank'ı Dunston'ın son saniyede bulduğu basketle 70-69 yendi. Antrenör Ergin Ataman'ın cezası nedeniyle Galatasaray'ın başında yer almadığı maçta, sarı-kırmızılı ekibin yıldız isimleri Sinan, Pleiss, Tyus, McCollum da sakatlıkları nedeniyle forma giyemedi. Maçı tribünden takip eden Ergin Ataman, görme engelli bir taraftara maçı anlatarak, örnek bir hareket sergiledi. Galatasaray, Fitipaldo ve Göksenin ile skor üretse de, pota altını devreye sokamaması hücumdaki üretkenliği azalttı. Buna rağmen savunma ile ayakta kalan sarı-kırmızılı ekip, ilk periyodu 15- 14 önde tamamladı. Savunma performansı ile farkı 10 sayıya kadar çıkaran Galatasaray karşısında Efes oyuna Cedi'nin sayılarıyla tutundu, devre 38-34 tamamlandı. Son çeyreğine de Galatasaray'ın 55-54 galip girdiği maçta Galatasaray bir kez daha farkı 6 sayıya çıkardı. Ancak Anadolu Efes, rakibin eksik olduğu boyalı alanda Dunston le üstünlük kurmaya başladı. Son 5 saniyeye Galatasaray 1 farklı önde girse de, savunmada yaptığı blok ile topu takımına kazandıran Dunston, son saniyede skor bulmayı da başardı, lacivert-beyazlı ekip salondan 70-69 galip
Milliyet

Türk Telekom Arena'daki 3-1'lik Kasımpaşa yenilgisi, Galatasaray'da bardağı taşıran son damla oldu. Karşılaşma bitiminin ardından başkan Dursun Özbek, soyunma odasına inerken, yaşananların perde arkasına MİLLİYET ulaştı. Karşılaşmanın ardından teknik direktör Igor Tudor, teknik direktörlerin kaldığı alan yerine futbolcuların olduğu yere giderek, "Bu nasıl ciddiyet! Böyle umursamazlık görmedim. Üzüleceğiniz yerde tatil planları yapıyorsunuz. Bursa maçından sonra size iki gün izin vermiştim ama bu iptal oldu. Yarın (dün) 18.00'de antrenmana geliyorsunuz" diyerek futbolcuların keyfini kaçıracak gelişmeyi aktardı. İlk isyan Sneijder'den gelirken, Podolski ve De Jong da ona destek verdi. Her üç isim, "Uçak biletlerimizi bile almıştık" serzenişinde bulundu. Soyunma odasında tansiyon yükselirken, başkan Dursun Özbek ve başkan yardımcısı Nasuhi Sezgin soluğu soyunma odasında aldı. Başkan Özbek ses tonunu yükseltip, "Bu takımın patronu Tudor'dur. Buna karşı çıkan varsa kapının önüne koyarım. Bu nasıl futbol Sizin yüzünüzden sokağa çıkamıyoruz. İnsan yüzüne bakamıyoruz" diye konuşarak oyunculara gözdağı verdi. Galatasaray Başkanı Dursun Özbek karşılaşmadan sonra gece 01.00'e kadar statta kaldı. 51 dakikalık soyunma odası maratonundan sonra soluğu odasında alan başkan Özbek'in, yaşanan tablonun sorumlusu olarak futbolcuları gördüğü belirtildi. Özbek ve yöneticiler geç saatte stattan ayrıldı.
Milliyet
Yakın Doğu Üniversitesi ile Fenerbahçe takımları arasında oynanan Bilyoner. com Kadınlar Basketbol Ligi play-off final serisi ilk maçı öncesi protokol tribünü karıştı. Başkan Aziz Yıldırım, Yakın Doğu Üniversitesi Başkanı Işık Eyigüngör'ü tokatladı, yöneticilik kariyerini riske attı. Daha önce Fenerbahçe Kulübü'nde kadın basketbolundan sorumlu yönetici olarak görev yapan Işık Eyigüngör ile Aziz Yıldırım arasında görüş ayrılıkları yaşanmış ve bu birliktelik sona ermişti. Daha sonra Eyigüngör, Basketbolu Geliştirenler Derneği'ni kurarak, önce İstanbul Üniversitesi ile ardından da Yakın Doğu Üniversitesi ile birleşti. YDÜ'nün sezon başında Fenerbahçe'den iki transfer yapması, gerginliği artırdı. Hollingsworth ile Olcay Çakır'a sezon bitmeden transfer teklifi yapıldığı iddiası, Eyigüngör ve yönetimine karşı yeni bir tepki oluşturdu. Final serisindeki buluşma öncesinde de Fenerbahçe cephesinden yine transfer teklifi iddiaları geldi. Yakın Doğu yöneticilerinin bu yıl da Fenerbahçe kadrosundaki bazı isimlere final serisi öncesinde transfer teklifinde bulunduğu iddiası, bir kez daha iki kulüp arasında soğuk rüzgarların esmesine neden olurken, serinin ilk maçında, Fenerbahçe yönetiminin bilet talebinin karşılanmaması ve Caferağa Spor Salonu'nda ev sahibi ekip tribünlerine Beşiktaş taraftarlarının alındığının belirtilmesi, Aziz Yıldırım'ın kızgınlığını daha da artırdı. Karşılaşma öncesinde protokol tribününde bulunan Işık Eyigüngör, tribüne gelen Aziz Yıldırım'ın yanına gidince, bir anda ortalık karıştı. Yıldırım'ın, Eyigüngör'e tokat atmasının ardından iki kulüp yöneticilerinin birbirlerine tekme ve yumruk savurdukları gözlendi. Bu sırada, maç öncesi ısınmakta olan oyuncular kısa bir süreliğine soyunma odalarına gitti. Aziz Yıldırım'ın bu hareketi, 6222 sayılı Sporda ve Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında değerlendirildiğinde oldukça başını ağrıtacağa benziyor. "Spor alanlarında taşkınlık yapılması" başlığını taşıyan 17. maddeye göre spor alanlarında kasten yaralama suçu, şikayet şartı aranmaksızın Türk Ceza Kanununun ilgili maddelerine göre cezalandırılmasına hükmediyor.
Milliyet

Beşiktaş adına çok zor, Fenerbahçe adına ise rahat bir maçtı. Başakşehir'e kaybeden siyah-beyazlılar derbiye bu maçın stresiyle başladı. Fenerbahçe'nin üzerinde baskı olmaması da Kartal'ın işini zorlaştıran bir başka unsurdu. Böylesine gergin ortamda maça hızlı başlayan Beşiktaş kısa sürede ligdeki oyun kimliğine geri döndü. Maçın 16. dakikasında Aboubakar'ın kaçırdığı net gol pozisyonu saç baş yoldursa da aslında bu pozisyon, Beşiktaş'ı biraz daha kendine getirmişti. Artık Fenerbahçe'yi yenerek şampiyonluğu büyük ölçüde garantilemenin hesaplarına giren Kartal'da, Talisca 30'da röveşata denemesiyle gol aradı. 43'te Talisca'nın şutunu kurtaran Volkan, 45'te Aboubakar'ın attığı gole engel olamadı. İkinci yarıda Beşiktaş yine rehavet günlerine geri döndü. Babel ile 66'da, Quaresma ile 79'da farkı açmak isteyen siyah-beyazlı takım bir türlü ikinci golü bulamıyordu. Aksine Emenike'nin 80. dakikadaki vuruşunda Fabri'nin kurtarışıyla kalesinde gol görmeyen Beşiktaş oyunu çıkmaza sokuyordu. 88'de Skrtel, 90+2'de Souza'nın gördüğü kırmızı kartlara rağmen panikten kurtulamayan Beşiktaş gol yeme korkusuyla 90+5'te yüzleşti. Üstelik golü atan ise Marcelo oldu. Beşiktaş bu gereksiz strese çözüm bulamazsa, sezon sonunda belki de lig tarihinde bir ilk yaşanacak.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme