9 Mayıs 2017 Salı

09.05.2017 Genel Gündem



09.05.2017

GÜNDEM
Külliyede 3 Yaverle Toplantı Yapmış
15 Temmuz darbe girişimini yapan 'Yurtta Sulh Konseyi' üyesi olduğu iddia edilen eski Cumhurbaşkanlığı Başyaveri Albay Ali Yazıcı'nın, darbe girişiminden bir gün önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım'ın bulunduğu yerlerin öğrenilmesi için üç Cumhurbaşkanlığı Yaveri ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde toplantı yaptığı ortaya çıktı. Savcılık, Yazıcı ve üç eski Cumhurbaşkanlığı yaverinin de bulunduğu 534 kişi hakkında dava açtı. İddianamede, Yazıcı ve Cumhurbaşkanlığı yaverleri hakkında 4'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis istendi. Ankara Cumhuriyet Savcısı Ali Alper Saylan, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Fahri Kasırga ve eski Kara Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin Komutanı Orgeneral Kamil Başoğlu'nun Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı sorumluluk bölgesindeki resmi konutlarından zorla derdest edilerek Akıncı Üssü'ne götürülmesi, TRT Genel Müdürlüğü'nün basılması, Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı'nda yaşananlar gibi bir dizi eyleme ilişkin yürüttüğü soruşturmayı tamamladı. İddianamede eski Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alay Komutanları Kurmay Albay Tanju Poshor ile suç tarihinde Poshor'un görevinde bulunan Albay Muhsin Kutsi Barış'ın da aralarında bulunduğu 534 kişi şüpheli olarak yer aldı. İddianamede, Cumhurbaşkanlığı, TBMM, Başbakanlık, Milli Savunma Bakanlığı ve TRT Genel Müdürlüğü ile TRT çalışanı 65 kişi de müşteki sayıldı. 2 bin 537 sayfalık iddianamenin en dikkat çeken bölümü Cumhurbaşkanlığı yaverleriyle ilgili kısımlar oldu. İddianamede, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde darbe girişiminden bir gün önce 14 Temmuz 2016'da Başyaver Yazıcı başkanlığında iş dağılımının görüşüldüğü toplantı yapıldığı belirtildi. Toplantıda, Yazıcı ve Karacı Yaver Yarbay Mete Semercioğlu'nun Ankara'daki işleri takip etmekle, Hava Yaver Binbaşı Erkan Kıvrak'ın Antalya'ya, Deniz Yaver Yarbay Şafak Deliacı'nın İstanbul'a gitmek üzere görevlendirildikleri anlatıldı. Şüpheli Yaver Semercioğlu'nun, Başbakanlık özel kalem müdürü Z.Ç.'ye mesaj atarak, Yıldırım'ın 15 Temmuz'da tersanede yapılacak törene Tuzla'daki konutundan katılacağını öğrenip Yazıcı'ya bildirdiği anlatılan iddianamede "Şüphelinin, 15 Temmuz'u planlayan Yurtta Sulh Konseyi üyesi olan Yazıcı tarafından teşebbüsün en önemli unsurlarından birisi olan Cumhurbaşkanı'na suikast için yerini öğrenmekle ayrıca Başbakan'ın bulunduğu yeri öğrenmekle görevlendirildiği, bu görevi kabul ederek Cumhurbaşkanı'nın ve Başbakan'ın bulundukları yere ilişkin telefon görüşmeleri yaptığı, bilgileri suikast için oluşturulan ekibe ulaştırılmasını teminen Yazıcı'ya aktardığı anlaşılmıştır" denildi.
Milliyet


Devletin Zirvesi Tam Kadro Uğurladı
11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün babası Ahmet Hamdi Gül (91), devlet protokolünün tam kadro katıldığı törenle son yolculuğuna uğurladı. Rahatsızlığı nedeniyle bir süredir tedavi gören Ahmet Hamdi Gül, önceki akşam saat 18.50 sıralarında yoğun bakım servisine kaldırıldığı Acıbadem Kayseri Hastanesi'nde kurtarılamayarak yaşamını yitirdi. Gül'ün cenazesi hastane morguna konuldu. Cenazenin dün sabah yıkanması işlemine oğulları Abdullah Gül ve Macit Gül ile torunları ve yeğenleri de katıldı. Annesi Adeviye, kardeşi Macit ve kız kardeşi Hatice Tekelioğlu'nu teselli eden, yurt içi ve dışından, telefonla arayanlara yanıt veren Abdullah Gül, "Allah herkesten razı olsun. Bizi yalnız bırakmadılar" dedi. Daha sonra baba evinin önündeki taziye çadırından ayrılan 11. Cumhurbaşkanı Gül, Acıbadem Hastanesi morguna geldi. Buradan babasının tabutunu omuzlayarak cenaze nakil aracına taşıyan Gül, cenaze namazının kılınacağı 880 yıllık Selçuklu eseri Cami-i Kebir'e geçti. Gül, kardeşi Macit Gül, çocukları ve diğer aile üyeleriyle tabutu omuzlayarak musalla taşına koydu. Cumhurbaşkanı Erdoğan da dün özel uçakla Erkilet Havalimanı'na indikten sonra Cami-i Kebir'e geçti. Ardından da Abdullah Gül'ün, "Hastasınız, lütfen gelmeyin" diyerek telefonla yaptığı ısrarına karşın TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Başkakan Binali Yıldırım'la birlikte camiye geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve diğer protokolü Abdullah Gül, kardeşi Macit Gül ve eniştesi Mustafa Tekelioğlu avluda karşılayıp taziyeleri kabul etti. Gül ve Erdoğan ve eski Başbakan Davutoğlu daha sonra birlikte camiye girerek öğle namazını kıldı. Cenaze namazında Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Başkanı Kahraman, Başbakan Yıldırım, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, AB Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Millî Savunma Bakanı Fikri Işık, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, Millî Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, BBP Genel Başkan Mustafa Destici, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, eski Başbakan ve AK Parti Konya Milletvekili Ahmet Davutoğlu, eski Ekonomi Bakanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Ali Babacan, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, eski TBMM Başkanları Cemil Çiçek, Mehmet Ali Şahin, Ak Parti'li milletvekilleri, çok sayıda eski ve yeni siyasetçi ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, merhum Gül'ün ailesi, yakınları ve vatandaşlar da yer aldı.
Milliyet

Pkk'nın Ana Silah Deposu Ele Geçti!
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), 19 Nisan'dan bu yana Şırnak'ın İncebel ve Kato Dağı bölgesinde terör örgütü PKK'ya yönelik başlatılan operasyonlarla ilgili bilgi verdi. PKK tarafından kullandığı tespit edilen 25 mağarada yapılan aramalarda çok sayıda silah, mühimmat, teçhizat ve yaşam malzemelerinin bulunduğunun bildirildiği açıklamada, şöyle denildi: "Bulunan mağaraların terör örgütünün Türkiye'deki ana silah ve mühimmat deposu olduğu değerlendirilmektedir. Ele geçirilen silah, mühimmat, teçhizat ve yaşam malzemeleri ile BTÖ'nün lojistik desteğine Şırnak'ta son yılların en büyük darbesi vurulmuştur. Bu silah, teçhizat ve mühimmatın bugüne kadar icra edilen operasyonlarda bir seferde örgütten ele geçirilen en fazla malzeme olduğu değerlendirilmektedir."
Vatan

Bozdağ, Yanında Savcıları Da Götürdü
Darbe girişiminin talimatını veren Fethullah Gülen'in Türkiye'ye iadesiyle ilgili gözler ABD'ye çevrildi. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, ABD Adalet Bakanı Jeff Sessions ile dün bir araya geldi. Bozdağ'ın yanında FETÖ ve Gülen'le ilgili darbe soruşturmalarına imza atan anayasal suçlarla mücadeleyle görevli üç cumhuriyet savcısı da yer aldı. Savcıların Bozdağ'dan ayrı olarak ABD'li soruşturma birimleriyle görüşmesi bekleniyor. Bozdağ, Gülen'in Türkiye'ye iadesi için görüşmeler yapmak üzere ikinci kez Amerika Birleşik Devletleri'ne gitti. ABD'nin eski Adalet Bakanı Loretta Lynch ile Ekim 2016'da görüşen Bozdağ, Trump döneminde ABD Başkanı olan Jeff Sessions ile dün bir araya geldi. Bozdağ'ın, ABD ziyaretinde bu kez FETÖ ve Gülen'le ilgili soruşturmaları bizzat yürüten üç cumhuriyet savcısı da yer aldı. Savcıların Bozdağ'dan ayrı olarak ABD soruşturma makamları ile bir araya gelmesi bekleniyor. Bozdağ ile birlikte ABD'ye giden savcılardan Ramazan Dinç, 15 Temmuz'da FETÖ'nün darbe girişimini organize eden 38 kişilik Yurtta Sulh Konseyi'nin ortaya çıkarıldığı Genelkurmay Başkanlığı karargâhında yaşananlara ilişkin 26'sı general 221 şüpheli hakkında açılan çatı iddianamesine imza attı. İddianamede; Gülen bir numaralı şüpheli olarak yer alırken, darbenin sivil imamları Adil Öksüz, Kemal Batmaz, Harun Biniş, Nurettin Oruç, Hakan Çiçek de suçlanmıştı. Dinç firari Adil Öksüz'ün, darbenin diğer sivil imamlarıyla birlikte ABD'ye yaptığı seyahatleri mercek altına aldı ve darbeden önce FETÖ'nün sivil imamlarının bu ülkeye gidiş ve gelişlerini tek tek ortaya çıkardı. Dinç, firari Öksüz'le ilgili soruşturmayı halen yürütüyor. ABD'ye giden Cumhuriyet Savcısı Ali Alper Saylan, darbe girişimi kapsamında Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı'nda yaşananlara ilişkin eski Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alay Komutanı Albay Muhsin Kutsi Barış'ın da bulunduğu 27 sanık hakkındaki iddianameyi hazırladı. İddianameyle Muhafız Alayı'nın darbenin merkez üssü gibi hareketli olduğu anlaşıldı. 15 Temmuz'da darbeciler tarafından kaçırılan Cumhurbaşkanı Genel Sekreteri Fahri Kasırga'nın ifadesi de ilk kez Saylan'ın hazırladığı iddianame ile kamuoyuna yansıdı. Saylan, darbe soruşturmalarının yanısıra FETÖ'nün yargı içindeki yapılanmasıyla ilgili, 2012'deki avukatlıktan hâkimliğe geçiş sınavında usulsüz yaptıkları iddiasıyla 56'sı tutuklu 82 şüpheli hakkındaki iddianameyi de hazırladı. İddianamede, Kırmızı ve Turuncu listelerdeki ByLock yazışmaları da ilk kez gün yüzüne çıktı.
Vatan

EKONOMİ
Euro: Euro 3,9187-3,9213
Sterlin: 4,6408-4,6448
Gram Altın: 141,5459-141,6283

'Türk Akımı' Döşenmeye Başlandı
Rusya'dan Türkiye'ye aracı ülke olmaksızın Karadeniz geçişli doğalgaz sağlayacak Türk Akımı boru hattı inşaatına Rusya kıyılarında resmen başlandığı bildirildi. Taşeron Allseas şirketinin Audacia şantiye gemisinin Rusya'nın Karadeniz kıyısındaki Anapa şehri yakınında boruları suya indirmeye başladığını önceki akşam saatlerinde Gazprom Yönetim Kurulu Başkanı Aleksey Miller duyurdu. Boru hatının deniz geçişli bölümünde yapılacak işler hakkında bilgi de veren Miller, "Türkiye'ye çekilecek ve iki koldan oluşacak buru hattı Audacia şantiye gemisi tarafından döşenmeye başlandı. Birkaç ay sonra Karadeniz'in derin sularına gelindiğinde boru döşeme işini bir başka gemi Pioneering Spirit üstlenecek. Hattın su altından en derin geçiş noktası 2 bin 200 metre olacak. Taşeron şirketle projenin tüm teknik ayrıntılarını en ince ayrıntısına kadar gözden geçirdiğimiz için herhangi aksama yaşanması beklenmiyor. 2019 yılı sonunda Türk Akımı'ndan ilk doğalgaz Türkiye istikametine akmaya başlayacak" dedi.
Hürriyet

Malıye, Kaçağı Plakadan Bulacak
Akaryakıt istasyonlarına kurulan plaka takip sistemi ile polis aranan ya da sahte plakalı araçlardan anında haberdar oluyor. Maliye Bakanlığı'nın da gözü bu sistemde. Maliye ile akaryakıt istasyonları arasında bağlantı kurulursa, Maliye sahte faturacıyı ya da vergi kaçakçısını anında yakalayabilecek. Akaryakıt istasyonuna gelen bir araç benzin almak istediğinde yazarkasaya plakası giriliyor. Akaryakıt istasyonları Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na (EPDK) bağlı. Online sistemin bir ucu bu yılın başında Emniyet'e bağlandı. Plaka sisteme girdiğinde eğer aranan bir araba ya da plaka sahteyse Emniyet akaryakıt istasyonu ile irtibata geçiyor ve araba sahibinin bekletilmesini istiyor. Sistem sayesinde bir plakanın bir günde 270 kez yakıt aldığı tespit edildi. Ayrıca Kayseri'de olası bir bombalamada kullanılacağı için aranan bir arabanın yakalandığı ifade ediliyor. Akaryakıt sektörü yetkilileri, aynı sistemi Maliye'nin de kullanması için bir görüşme yapıldığını belirterek, Maliye Bakanlığı'nın kendilerinden bir rapor istediğini söylediler. Böylece Maliye'nin de online sistemden kimin kaç litre benzini hangi saatte aldığını, sahte faturacılık yapılıp yapılmadığını görebileceğini, kredi kartı ile eşleştirebileceğini söylediler.
Hürriyet

Milli Savaş Uçağımızı Havalandıracak İmza
Kale Grubu ve dünyanın en büyük uçak motor üreticilerinden Rolls-Royce, Türkiye'ye uçak motorları geliştirmek için el sıkıştı. Yüzde 51 Kale Grubu, yüzde 49 Rolls-Royce ortaklığıyla bir şirket kuracak olan iki grup, başta Türkiye'nin milli savaş uçağı projesi TF-X olmak üzere, ülkenin sivil ve askeri alanda ihtiyaç duyduğu uçak motorlarını geliştirmeyi hedefliyor. Kale Grubu Başkan Yardımcısı Osman Okyay, Türkiye'nin 2000'lerin başında dünyanın en çok havacılık ve savunma ithalatı yapan 6'ncı ülkesiyken bugün 11'inci sıraya gelmesinin önemli bir aşama olduğuna işaret etti. Bugün ülkenin önündeki en büyük hedeflerden birinin kendi uçağını yapmak olduğunu aktaran Okyay, "Adına TF-X denilen milli savaş uçağından sivil uçaklara kadar çok büyük bir üretim hedefinden söz ediyoruz. Sivil ve askeri uçak projelerinin motorlarını tasarlayıp üretmek üzere ortak olma kararı aldık" dedi. Osman Okyay, kuruluş işlemleri devam eden şirketin yüzde 51'inin Kale Grubu'na, yüzde 49'unun Rolls-Royce'a ait olacağını bildirdi. İleride başka motorların geliştirilmesini de hedeflediklerini aktaran Okyay, kurulacak şirketin adının TAEC Uçak Motor Sanayi A.Ş. olacağını söyledi. İlk aşamada 400 kadar Türk mühendisin görev yapacağı bu ortaklığın Türkiye havacılık ve savunma sanayisinde bir dönüm noktası olacağına inandığını ifade eden Okyay, Rolls-Royce'un, Türkiye'nin geleceğine ve Kale Grubu'na gösterdiği güvenin kendilerine hem gurur hem de cesaret verdiğini ifade etti. Sıfırdan bir motor olacağı için projede uzun bir tasarım ve geliştirme dönemi bulunduğunu anlatan Okyay, "İlk motoru 2023'te uçurmak hedefimiz var. Ancak sertifikasyon ve iyileştirme süreçleri bir miktar daha vakit alacaktır. Bizim tahminimiz, bütün sertifikasyon süreçleri tamamlanmış halde en geç 2030 gibi seri üretime başlanmasıdır. İnşallah daha erken de bunu başarırız" ifadelerini kullandı.
Vatan

SANAYİYE ÖTV DOPİNGİ
Sanayi üretimi beyaz eşyada uygulanan vergi indirimleri ve otomotivde yakalanan yüksek tempoyla Mart'ta geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2.8, ilk çeyrekte yüzde 1.8 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre sanayi üretimi geçen yılın ilk çeyreğinde yüzde 5.7 artış kaydetmiş, bu yılın Şubat ayında yüzde 1.7 daralmıştı. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi Mart'ta bir önceki aya göre yüzde 1.3, ilk çeyrek yüzde 1.4 artış gösterdi. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, Mart'ta madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 2.1 ve imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 1.6 artarken, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 1.1 azaldı. Ana sanayi grupları içinde Mart'ta bir önceki aya göre en yüksek artış yüzde 6.4 ile dayanıklı tüketim malında gerçekleşti. İş Yatırım Ekonomisti Muammer Kömürcüoğlu, sanayi üretimine katkının imalat ve enerji gruplarından geldiğini, imalat tarafında otomotiv üretimi, beyaz eşya grubunun dâhil olduğu elektrikli teçhizat ürünü ve mobilya üretimi olduğunu söyledi. Kömürcüoğlu, "Bu durum Şubat ayında başlayan beyaz eşya, mobilya teşvikinin üretime katkısını gösteriyor. Son olarak ihracat ağırlıklı ürünlerin sanayi üretimine desteği 1.1 puan oldu" değerlendirmesini yaptı. Teşviklerin uzatılması ile üretime katkının önümüzdeki aylarda da devam edebileceğini söyleyen Kömürcüoğlu, ilk çeyrek sanayi üretimi görünümünün büyümedeki toparlanmanın ılımlı olacağına işaret ettiğini kaydetti. Muammer Kömürcüoğlu, şöyle devam etti: "Dolayısıyla ilk çeyrekte sanayi üretiminin işaret ettiğinden daha güçlü bir toparlanma görebiliriz. Hesaplamalarımız teşvik paketlerinin katkısıyla büyümenin ikinci çeyrek itibariyle daha da güçleneceğine işaret ediyor." Klima, buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, termosifon, elektrikli süpürge ve bazı küçük ev aletlerinden alınan ÖTV, 30 Nisan'a kadar sıfırlandı, sonrasında bu süre 30 Eylül'e kadar uzatıldı. Mobilyada uygulanan KDV oranı da yüzde 18'den yüzde 8'e çekildi.
Vatan

Son Şansı Kaçırmayın
Maliye Bakanı Naci Ağbal, yeniden yapılandırmadan yararlananların Mayıs ayında ödeme yapması gerektiğini belirterek, "Bunun telafisi yok. Yeni yapılandırma kanunu ödenmeyen dönemler için yeni bir imkan sunmuyor. Son şans, mutlaka borcunuzu ödeyin" dedi. TV'de yeniden yapılandırmayla ilgili düzenleme hakkında konuşan Ağbal, şunları söyledi: "Geçen yapılan yapılandırmaya başvuran mükellefler için Ocak ayındaki ödemeleri Mayıs ayına ertelemiştik. Mayıs'ta mükelleflerin ödemesini yapması gerekiyor. Bu son derece önemli. Müracaat etmiş vatandaş ilk 2 taksidi yatırmazsa kanunun getirdiklerinden yararlanma şansını kaybediyor. Bunun telafisi yok. Yeni yapılandırma kanunu ödenmeyen dönemler için yeni bir imkan sunmuyor. Yeni kanuna özel hüküm koyduk. Mayıs'ta taksiti ödemeyenler yeni kanundan yararlanamıyorlar. Gerek birinci taksiti ödememiş gerek peşin ödemesini yapmayanlar için Mayıs ayı son fırsattır. Böylelikle kanunun getirdiği imkanlardan yararlanmaya devam etsinler. Mayıs ayı içinde ödemesini yapmayanlar için gerekli takibatı yaptıracağız. Son şans, mutlaka borcunuzu ödeyin. 19 milyar lira yapılandırma kanunu kapsamında tahsilat yaptık." Yeni yasa teklifiyle ilgili olarak Ağbal, "Zaman zaman yeniden yapılandırma kanunları çıkarıyoruz. Vatandaş borcunu normal süresinde ödeyemiyor, borçları ödeme için imkan getirelim. Borcunu yatıran vatandaşlar da var. İleriye dönük genel yapılandırma kanunları çıkarmayalım dedik. Yeni bir sistem kuralım. Mali durumuna göre mali durumu çok zor durumda olan mükelleflere imkan sağlıyoruz" dedi.
Vatan

Oyak'tan Üyelerine 4.1 Milyar Kâr Payı
Türkiye'nin en büyük mesleki emeklilik fonu olan OYAK'ın 57'nci Olağan Genel Kurulu Milli Savunma Bakanı Fikri Işık'ın başkanlığında Ankara'da yapıldı. Genel Kurulda, 2016 yılı nema oranı yüzde 19.1, toplam dağıtıma esas kaynak rakamı da (nema) 4.1 milyar TL olarak açıklandı. OYAK'ın, üyelerine ait net varlık toplamı 25.3 milyar TL'ye, konsolide net varlık toplamı 64.5 milyar TL'ye ulaştı. OYAK, 2017'de toplam 3.7 milyar lira yatırım yapmayı hedeflediğini de açıkladı. Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, OYAK'ın güçlü şekilde yarınlara hazırlanması için hükümetin elinden gelen her türlü desteği verdiğini belirtti. Bakan Işık, şunları söyledi: "Bundan sonra da vermeye devam edeceğiz. Zira 'tamamlayıcı emeklilik sistemi' dediğimiz OYAK'ı askerimiz için en önemli güvence unsurlarından biri olarak görüyoruz. Bu sistem, kâr-zarar temelli, iyi yönetildiğinde ve akıllı yatırımlar yapıldığında maaşlarından yapılan kesintilerin, kâr ve zarar ortaklığı çerçevesinde iade edildiği, bizim milli değerlerimize de çok uygun bir sistem. Faaliyet raporuna baktığımızda, 2016'da son derece başarılı bir senenin geçtiğini görüyoruz." OYAK Yönetim Kurulu Başkanı Tümgeneral Mehmet Taş da yurt içi ve yurt dışında faaliyet gösterdikleri tüm grup şirketlerini geniş bir perspektif ile değerlendirdiklerini söyledi. Taş, "Katkısı olacağına inandığımız yeni stratejik işbirliği ve yatırımları araştırarak, ciddiyetle değerlendirerek, Türkiye'nin küresel büyüme gayreti içinde OYAK'ın önemli bir yer alacağına inanıyoruz. OYAK ve grup şirketlerimizi dünya çapında ve standartlarında kuruluşlar haline getirmek ülkemize karşı hepimizin ortak sorumluluğu ve görevidir" diye konuştu. 2016'da 4.7 milyar lira vergi ödediklerini belirten Taş, bu tutarın Türkiye'de ödenen toplam vergilerin yüzde 1.03'üne tekabül ettiğini de ifade etti. OYAK Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Süleyman Savaş Erdem de OYAK'ın 2016 yılı finansal sonuçlarını aktardı. Erdem, grubun konsolide toplam varlığının 64.5 milyar TL'ye, konsolide hasılatının 25.7 milyar TL'ye ulaştığını söyledi.
Vatan

Dünya
Suriye: Ypg Bu Aşamada Meşru
Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim, terör örgütü PKK'nın kolu YPG'yi kastederek, "Bu aşamada Suriyeli Kürtlerin DEAŞ'a karşı mücadelesi meşru" dedi ve Kürt grupların Suriye'nin bütünlüğünü koruma çerçevesi içerisinde olduğunu söyledi. Başkent Şam'da basına konuşan Muallim, Türkiye, Rusya ve İran arasında varılan "çatışmasızlık bölgeleri" anlaşmasına muhaliflerin şartları yerine getirmesi halinde kendilerinin de uyacağını söyledi. Suriye'deki güvenli bölgelerde Birleşmiş Milletler veya uluslararası başka herhangi bir gücün rol almasının söz konusu olmadığını söyleyen Velid Muallim, Cenevre barış görüşmelerinin ilerleme sağlamadığını da kaydetti. Suriyeli bakan, muhalefetle yerel "uzlaşma anlaşmalarının" Cenevre görüşmelerine bir alternatif olduğunu ekledi. Muallim ayrıca, Ürdün güçlerinin Şam'la koordine olmadan Suriye'ye geçmeleri halinde bunu bir saldırganlık olarak değerlendireceklerini belirtti. Ancak Şam'ın Ürdün'le karşı karşıya gelme niyetinde olmadığını da kaydetti.
Hürriyet

Tahran'dan Riyad'a Askeri Yıkım Tehdidi
İran ile Suudi Arabistan arasında ipler yeniden gerildi. Suudi Arabistan İkinci Veliaht Prensi ve Savunma Bakanı Muhammed bin Selman'ın, ülkesi hakkındaki açıklamalarına tepki gösteren İran Savunma Bakanı Hüseyin Dehgan, "Suudiler düşüncesizce bir harekette bulunurlarsa, Mekke ve Medine hariç tüm krallıkları İran ordusu tarafından yok edilecek" tehdidinde bulundu. Dehgan, Lübnan merkezli Arapça yayın yapan ve bu ülkede üslü Şii Hizbullah örgütünün televizyon kanalı olarak bilinen El Manar TV'ye demeç verdi. Dehgan, Suudi Arabistan yetkililerini "düşüncesizce" bir adım atma konusunda uyardıklarını söyledi. Suudi Arabistan İkinci Veliaht Prensi ve Savunma Bakanı Muhammed Bin Selman, geçen hafta devlet televizyonunda yaptığı konuşmada, İran'ın aşırılık yanlısı bir ideolojiye sahip olduğunu belirterek, "Biz, İran rejimi için birincil bir hedefiz. Savaşın Suudi Arabistan'a ulaşmasını beklemeden İran'ın sınırları içerisinde gerçekleşmesi için çalışacağız" ifadelerini kullanmıştı. Kral'ın oğlu olan Prens Muhammed, Suudi Arabistan'ın Yemen'deki müdahalesinin mimarı olarak biliniyor.
Hürriyet

Macron Çok Yorulacak!
Pazar günü yapılan ikinci tur seçimle, oyların yaklaşık yüzde 66'sını alarak cumhurbaşkanı seçilen Yürüyüş Hareketi'nin 39 yaşındaki lideri Emmanuel Macron, hafta sonuna kadar görevi François Hollande'dan devralacak. Ancak uzmanlar, Macron'u çok zorlu bir gündemin beklediğini belirtiyor. Seçimde zafer kazanan ve ülke tarihinin en genç cumhurbaşkanı olarak tarihe geçen Macron, dün Hollande ile birlikte başkent Paris'in Charles de Gaulle meydanında yapılan törene katıldı ve Meçhul Asker Anıtı'na çelenk koydu. Törene Fransa Başbakanı Bernard Cazeneuve ve eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy de dahil, pek çok bakan, siyasetçi, din adamı ve davetli katıldı. Hollande, törenden sonra France 2 televizyona yaptığı açıklamada, cumhurbaşkanlığı devir-teslim töreninin pazar günü yapılacağını belirterek, "Her zaman Macron'un yanında olacağım" diye konuştu. Devir-teslimde ayrıca, ülkenin nükleer silahlarının şifresi de yeni cumhurbaşkanına teslim edilecek. İçişleri Bakanlığı'nın son verilerine göre cumhurbaşkanlığı seçiminin 2. turunda Macron oyların yüzde 66.06'sını, rakibi Marine Le Pen ise yüzde 33.94'ünü aldı. Fransız seçmenin yüzde 25'inin sandığa gitmediği seçimde yaklaşık 4 milyon kişi de protesto oyu olarak belirtilen "beyaz oy" kullandı. Bununla birlikte Macron'u, koltuğa oturur oturmaz hummalı bir çalışma bekliyor. Nitekim mayıs ayında iki uluslararası zirve ve haziranda da milletvekili genel seçimleri yapılacak. Macron'un diğer ülkelerin liderleriyle ilk buluşması 25 Mayıs'ta Brüksel'de yapılacak NATO Zirvesi'nde olacak. Ardından Macron, İtalya'da düzenlenecek G7 Zirvesi'ne katılacak. Macron burada ABD, Almanya, İtalya, Kanada, İngiltere ve Japonya'nın liderleriyle bir araya gelecek. Kampanyası sırasında, seçilmesi halinde Fransa dışında görev yapan askeri birlikleri ziyaret edebileceğini açıklayan Macron'un, ilk yurtdışı ziyaretini Almanya'ya yapabileceği de belirtiliyor. Nitekim selefi Hollande, ilk yurtdışı ziyaretinde Almanya'ya gitmişti. Bununla birlikte içeride belirlenmesi gereken bir kabine var. Yeni cumhurbaşkanının, Haziran ayının ortasına kadar kabineyi ilan etmesi büyük olasılık. Ancak "En Marche!" (Yürüyüş) Hareketi'nin mazisi bir yıllık olduğundan, Macron'un kabineyi belirlerken zorlanabileceği anlamına geliyor. Özellikle de başbakanlık koltuğuna kimi getireceği konusunda. BBC'nin haberine göre, ülkede cuma günü yayınlanan ankette, halkın başbakan olarak görmek istediği isimlerin başında, Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı ve eski Ekonomi Bakanı Christine Lagarde geldi. Analizler de, bu adayı "olumlu" buluyor. Bunun yanında diğer bir aday da, şu anki Savunma Bakanı Yves Le Drian. Ve tabii, 11 Haziran'da seçim var. Bu seçimin ikinci turu da 18 Haziran'da. Yine anketler, Fransız seçmenin yüzde 61'inin, milletvekili genel seçiminde Yürüyüş Hareketi'nin hükümeti tek başına kuracak çoğunluğu elde etmesini istemediğini ortaya koyuyor. Öte yandan uzmanlara göre, Macron'un, ülke ekonomisini daha rekabetçi hale getirme, bölünmüş olan ülkeyi bütünleştirme, halkın gelecek endişelerini azaltma ve AB ile ilişkilere yeni bir yön kazandırma gibi sorumlulukları da olacak.
Milliyet

'Şeytan Ayrıntıda Gizli!'
Kazakistan'ın başkenti Astana'da Türkiye, Rusya ve İran tarafından imzalanarak yürürlüğe giren, Suriye'de 4 gerilimi azaltma bölgesinin kurulmasını öngören plan, ABD Savunma Bakanı James Mattis tarafından kuşkuyla karşılandı. Planın detaylarını yakından inceleyeceklerini söyleyen Mattis, Washington'un plana dair kuşkuları olduğunu ve konu hakkında çok çalışılması gerektiğini belirtti. Henüz planın detaylarının belli olmadığını vurgulayan Mattis, "Bazı ana detaylar halen net değil. 'Güvenli' denilen bölgelerin güvenliğini kimler sağlayacak ve hangi gruplar bunun dışında tutulacak?" diye konuştu. Gerilimi azaltma bölgelerinin Suriye'de çatışmaları sonlandırmasının mümkün olup olmadığına dair bir soruyu da cevaplayan Mattis, "Her savaş sonunda biter. Biz de bu savaşın nasıl bitirilebileceğini uzun zamandır araştırıyoruz. Dolayısıyla, sunulan planı inceleyip bunun işe yarayıp yaramayacağına bakacağız. Şeytan ayrıntıda gizlidir, değil mi?" yanıtını verdi. Öte yandan Rusya'nın Suriye'deki ateşkes izleme merkezi, Türkiye'nin ülkedeki silahlı muhaliflerin liderlerine teröristlerin provokasyonlarına gelmemeleri yönünde çağrı yaptığı belirtildi. Sputnik'e göre Rusya Savunma Bakanlığı'nın internet sitesinden yayınlanan açıklamada "Rusya, Türkiye'ye Suriye'deki silahlı muhalif grupları terör örgütlerinin Suriye yönetimine yönelik provokasyonlarına gelmemeleri yönünde çağrı yapması talebini iletti. Türkiye de muhaliflerin liderlerine El Nusra ve DAEŞ terör örgütlerinin provokasyonlarına gelmemeleri yönünde çağrı yaptığı bilgisini verdi" denildi. "Güvenli bölgelerdeki" durumun istikrarlı olduğu belirtilen açıklamada ihlallerin çoğunun El Nusra ve DAEŞ kontrolündeki bölgelerde gerçekleştiği vurgulandı.
Milliyet

Devlet Başkanıyla Buluştular
Nijerya'da terör örgütü Boko Haram militanlarınca 3 yıl rehin tutulduktan sonra yetkililerin ayarladığı takas anlaşması sonucunda serbest bırakılan 82 kız öğrenci, Devlet Başkanı Muhammadu Buhari ile bir araya geldi. DEAŞ'a bağlılık yemini eden örgüt üyelerince 2014 yılında Chibok kentindeki öğrenci yurdundan kaçırılan kızlar, pazar günü askeri helikopterlerle başkent Abuja'ya getirildikten sonra cumhurbaşkanlığı sarayında Buhari tarafından kabul edildiler. Boko Haram liderleri, aylar süren müzakereler ve farklı ülkelerden çok sayıda katılımcının yardımları ile, kaçırdıkları 276 kızdan 82'sini serbest bırakmayı kabul etmişti. Nijerya yönetimi de, anlaşma uyarınca hapisteki 5 Boko Haram üyesini serbest bırakmıştı. Müzakerelere İsveç hükümeti ile Kızılhaç yetkilileri de katılmıştı. Bu arada 74 yaşındaki Buhari, kızlarla buluşmasının ardından pazar akşamı sağlık kontrolü için ikinci kez İngiltere'ye gitti. Buhari, 19 Ocak'ta da tedavi amacıyla Londra'ya gitmiş, 2 aylık tedavi sonrası Mart'ta Nijerya'ya dönmüştü.
Vatan
POLİTİKA
"İzin Vermeyiz"
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Filistin'de tek çözümün başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir devletin kurulması olduğunu söyledi. Erdoğan, İsrail Parlamentosu'nun Kudüs'te sabah ezanının yasaklanması teklifiyle ilgili "İnancınıza güveniyorsanız ezan seslerimizden neden korkuyorsunuz? Kudüs semalarında ezanın susturulmasına izin vermeyeceğiz" dedi. Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'ndeki Uluslararası Kudüs Vakıfları Forumu töreninde özetle şunları söyledi: "İşgale ve zulme meydan okuyarak 'Yürü kardeşim ayaklarına bir Kudüs gücü gelsin' diyen şairin mısralarına can veren Filistin'in, Kudüs'ün cesur çocuklarının, gençlerinin, kadınlarının cesur erkeklerinin alınlarından öpüyorum. Ümmetin ilk kıblesi, peygamberler şehri olan Kudüs; tüm Müslümanların harem-i izzeti ve namusudur. İsrail çeşitli güçlerden aldığı cesaretle hukuk tanımazlığını ısrarla ve inatla sürdürüyor. Aleyhine alınan onca karara rağmen işgale, zulme ve Kudus'ü Müslümansız yaşamaya ve yaşatmaya devam ediyor. İsrail yönetiminin mevcut uygulamalarının eskiden Amerika'daki, yakın zamana kadar Güney Afrika'daki siyahilere uygulanan uygulamalardan ne farkı var? Eskiden ABD'deki ırkçı politikalardan ne farkı var? Batı Şeria'nın dört tarafını zehirli bir sarmaşık gibi saran, Filistinli kardeşlerimizin hayatını zindana çeviren oradaki anlayış hangi hukukta yer bulabilir? En temel insan haklarını ayaklar altına alan uygulamaların herhangi bir yaptırımla karşılaşmayacağını da çok iyi biliyorlar. Cezasız kalan her suç faili daha da azgınlaştırır. Filistin'de İsrail'in işlediği suçların giderek artmasının sebebi budur. Cinayetlerin, katliamların ve zulmün uluslararası hukuk içinde hesabı sorulmadan bölgede barış ve istikrar arayışları akim kalmaya mahkûmdur. Çözümün yegane yolu nedir? 1967 sınırları içinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin devletinin kurulmasıdır. Geliyorum önemli bir noktaya. Ezan meselesi. Sabah ezanlarının okunmasını yasaklamayı amaçlayan yasa tasarısı İsrail parlamentosunda bekliyor. Kudüs semalarında ezanın susturulmasına inşallah izin vermeyeceğiz. İnancınıza güveniyorsanız, ezan seslerimizden neden korkuyorsunuz? Aklıma cezaevinde arkadaşımın ezan okuması geldi. Ne yapalım başka çare yok. O da ezan okuyarak bizi kaldırıyordu. Biz şimdi bu açık havayı, bu insanca yaşanan dünyayı cezaevine çevirenlere er ya da geç gereken cevabı vereceğiz. Bu konudaki net tavrımızı doğrudan İsrail Cumhurbaşkanı Rivlin'e de ifade ettim. Barışa özlem duyduğumuz bir dünyada, özgürlüklere özlem duyulan bir dünyada, münasebetlerimizi geliştirelim dediğimiz bir dünyada atılacak böyle bir adım bu gelişmelerin önünü tıkar."
Hürriyet
Mücadele Asıl Şimdi Başlıyor
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dün partisinin belediye başkanlarıyla yaptığı toplantıda konuştu. Kılıçdaroğlu, bir kapalı toplantıda ifade ettiği, "partinin karışması için, dışarıdan, saraydan talimat geldi" sözlerinin anımsatılması üzerine şunları kaydetti: "Bir halk oylaması gerçekleştirildi. Vatandaş görevini yaptı, sandığa gitti. Ama bu halk oylaması meşru değil, gayrimeşru bir sürecin içine evrildi. Meşruiyet tartışmasını başlatan organ, sürecin gayrimeşru olmasını sağlayan organ, Yüksek Seçim Kurulu'nda kümelenen bir grup yargıç. Bunlar tam kanunsuzluk halini yaratıp, süreci gayrimeşru hale getirdiler. Şimdi, iktidar çevreleri, AKP'nin derin devleti dahil AKP devleti, bu olayın tartışılmasını istemiyor. Toplumun en az yüzde 50'si hayır dedi. Olayın meşru olmadığını artık bütün dünya biliyor, sadece biz değil. Bu tartışmaları gündemden düşürüp başka bir tartışmayı başlatmak istiyorlar." Kılıçdaroğlu şöyle devam etti: "Bir oyun oynanıyor. Gayrimeşru bir alan unutturulmak isteniyor. Bunu unutturmayacağız. Elbette tartışmalar oluyor ama o tartışmaların tamamı dünde kaldı. Artık önümüzde yeni bir yol haritası var. Tekrar demokratik parlamenter sistemi Türkiye'ye bütün ağırlığıyla getirmek gibi işlevimiz var. Bu işlevi yerine getirmek için herkesin çaba harcaması lazım. Saadet Partisi'nden Vatan Partisi'ne kadar hayır oyu kullanan bütün siyasi partilerin, meslek kuruluşların, sade yurttaşların, AKP'ye oy verip 'hayır' oyu veren yurttaşların bu birlikteliği korumaya özen göstermesi gerekiyor. Bu konuda bütün vatandaşlarıma söz veriyorum. Demokratik parlamenter sistemin bütün kurumlarıyla Türkiye'ye gelmesi için mücadeleyi başlatacağız ve kimse unutmasın mücadele asıl şimdi başlıyor."
Milliyet

SPOR
TEB BNP Paribas Istanbul Open'da bir numaralı seribaşı Milos Raonic'i set vermeden mağlup ederek şampiyonluğa uzanan Marin Cilic, elde ettiği başarıyı, organizasyonla ilgili düşüncelerini ve gelecek planlarını Milliyet'e anlattı. Eski ABD Açık şampiyonu Cilic, "Son bir aylık dönemde yükselen bir performansım vardı. Bu kupa şu an iyi tenis oynadığımın kanıtı oldu ve önümdeki büyük turnuvalar için bana cesaret verdi. Şimdi katılacağım her turnuvada, burada olduğu gibi sonuna kadar gitmek istiyorum" dedi. Final maçının oldukça zorlu geçtiğini anlatan dünya 8 numarası, "Raonic ile beklendiği gibi çok çekişmeli bir maç oynadık. Çok iyi servis attı bu da benim oyuna olan konsantrasyonumu zorlaştırdı. Tie break'te kritik puanları almayı başardım. Aynı şekilde ikinci setin başındaki oyunlarda da üstünlük kurunca maç benim lehime döndü. Bu bölümlerde geri çizgiden yaptığım iyi backhand vuruşların önemli bir payı oldu. Burada sezonun ilk şampiyonluğunu yaşadım ve bu yüzden çok mutluyum" diye konuştu. Turnuvaya wild card ile katılan Hırvat tenisçi şöyle devam etti: "Bu organizasyonda oynamama imkan veren herkese teşekkür ediyorum. Burada olmak benim için bir onurdu. Türkiye'de geçirdiğim zamanlardan büyük keyif aldım. Çok kaliteli bir turnuvayı geride bıraktık. 1 hafta boyunca mükemmel bir tesiste mücadele ettik. Üst düzey bir organizasyondu. Dünyanın başka bir yerinde üzeri açılır-kapanır olan bir toprak kort salonuna rastlamıyorsunuz. Buraya tekrar gelmek ve bu turnuvada yeniden mücadele etmek isterim."
Milliyet


Kasımpaşa yenilgisiyle sabrı taşan ve futbolculara yönelik ağır eleştirilerde bulunan Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, radikal kararlar dışında tüm takımı da cezalandırmak için harekete geçti. Sarı-kırmızılılarda Tudor tarafından kaldırılan izin olayında hocasının arkasında duran Özbek ile yönetici arkadaşları, bugünkü yönetim kurulunda, tüm takıma verilecek disiplin cezasını ele alacak. Yönetimin, kadro dışından ziyade ağır para cezalarını gündeme getireceği belirtildi. Sarı-kırmızılılar, sezon sonu geldiği için kadro dışına olumlu bakmıyor. Başkan Özbek ve ekibinin tüm takıma birden ceza vererek disiplinden kesinlikle taviz vermeyeceklerini göstereceği ve gelecekle ilgili alınan kararlarla ilgili de ipuçları vermiş olacağı ifade edildi. Başkan Özbek, Florya'da futbolcuya dayalı düzenin son bulması için sezon sonu kapsamlı bir temizlik yapmayı da planlıyor. Igor Tudor'un bununla ilgili anlattıklarını ve son dönemde yaşananları göz önünde bulunduracak olan sarı-kırmızılıların patronu, ne olursa olsun birlikteliğin sağlandığı, disiplinin tam olduğu bir takımla yarınlara doğru yol almak istiyor. Bu nedenle de Hırvat hocanın söylediklerini önemsiyor.
Milliyet
Medipol Başakşehir ve Fenerbahçe maçlarında 5 puan kaybeden Beşiktaş'ta tüm gözler Ricardo Quaresma ile Anderson Talisca'ya çevrildi. Derbiden sonra kendi aralarında toplantı yapan siyah-beyazlı oyuncuların büyük çoğunluğunun pas vermedikleri gerekçesiyle Quaresma ve Talisca'ya sitem ettikleri ortaya çıktı. Bu durumun sadece Fenerbahçe maçı için söz konusu olmadığını ifade eden Beşiktaşlı oyuncuların, son haftalarda pas oyunun terk edilmesinden de şikayetçi oldukları aktarıldı. Özellikle ceza sahası içindeki final paslarında sıkıntı yaşandığını Quaresma ve Talisca'ya anlatan siyah-beyazlıların, "Biliyoruz ki takım için iyi şeyler yapmak istiyorsunuz ama dirençli rakiplere karşı daha çok takım oyunu oynamalıyız. Aboubakar'ın attığı gol öncesindeki paslaşma, yapmamız gereken şey. Bu şekilde oynamalıyız. Ama golden sonraki pozisyonlarda final pasları tercihi çok yanlıştı. 1-0 öne geçtikten sonra hemen ikinci golü bulmalıydık. Böylesine maçlarda ikinci golü bulamazsak, üç puanı hep riske atarız" diye konuştukları bildirildi. Beşiktaşlı oyuncular kalan maçlarda bu durumun devam etmesi halinde şampiyonluğun zora girebileceğine de vurgu yaptı. Quaresma ve Talisca'dan takım için oynamalarını isteyen siyah-beyazlıların, "Artık herkesin beğendiği pas oyununa geri dönmeliyiz. Derbide Babel, Aboubakar ve Cenk müsait durumlardayken ikinizden pas alamadılar. Maçın video analizinde sizler de bize hak vereceksiniz. Bireysel yetenekleriniz çok iyi ama bu özelliğinizi takım için daha çok kullanırsanız, bizim karşımızda kimse duramaz. İkiniz de bu takım için çok önemli isimlersiniz. Artık kalan haftalara odaklanmalıyız. Şampiyonluk bizim hakkımız" ifadelerini kullandıkları belirtildi.
Milliyet

Fenerbahçe, Beşiktaş derbisinde bulduğu tarihi beraberlik golüyle sezonun en dikkat çeken maçlarından birini oynadı. Sezonu derbi kaybetmeden bitirmeyi garantileyen sarı-lacivertlilerde, kaleci Volkan Demirel yine günün en çok konuşulan ismi oldu. Kaptan, Anderson Talisca ile tartışması başta olmak üzere rakip taraftarlarla da bazı sorunlar yaşadı. Ancak özellikle Talisca konusunda hem sinirlenen hem de üzülen sarı-lacivertlilerin tecrübeli oyuncusu, durup dururken böyle bir olayın ortaya çıktığını ifade etti. 35 yaşındaki eldiven, maç sonunda yakın çevresine ve takım arkadaşlarına, "O ana kadar hiçbir alakam yok, tanımam etmem. Orada sert bir hamlem oldu, kasti değildi zaten, her maçta olur. Ben özür dileyim diyorum, durup dururken hareket çekiyor. Böyle bir durumda susmam, hakkımı ararım, normal bir hareket değil yaptığı" dediği öğrenildi. Bu arada maç boyunca Beşiktaş tribünlerinden gelen hakaret ve küfürlere de hiç aldırmadığı belirtilen Volkan'ın tam tersi bu tip ortamlarda motivasyonunun arttığını, zor maçları sevdiğini söylediği kaydedildi. Son dönemde de Volkan'ın buna benzer bazı örnekleri dikkat çekiyor. Rakip taraftarların ya da diğer takımdan oyuncularla yaşanan sıkıntılar tecrübeli file bekçisi performansını hep en üst noktaya çıkardı. Volkan Demirel, 14 gün içerisinde Galatasaray ve Beşiktaş maçlarında tek başına ayakta durdu. Siyah-beyazlılara karşı 8 kurtarış yapan deneyimli kaptan, sarı-kırmızılıların önünde de 7 net kurtarışa imza attı.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme