11 Mayıs 2017 Perşembe

11.05.2017 Genel Gündem



11.05.2017

GÜNDEM
 
Trt Baskınına 'İçeriden' Destek 
FETÖ'nün darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı'ndaki faaliyetlere ilişkin hazırlanan iddianamede, şüphelilerden eski TRT spikeri Osman Orkun Kara, yapım ve yayın elemanı Baykal Alavant, yayın şefi Gökmen Sarmaşık ve Dış Yayınlar bölümünde görevli mühendis Yaşar Yüce'nin TRT'ye yapılan baskında darbecilerle hareket ettiği kaydedildi. TRT'deki güvenlik kamerası görüntülerinin incelenmesinde, Dış Yayınlar 14 nolu güvenlik kamerasının saat 23.24'teki görüntülerinde şüpheli Baykal Alavant'ın, TRT'ye giren albay rütbesindeki askeri ve beraberindekileri karşılamak için koridora çıktığı belirtilen iddianamede, o sırada Kara'nın stüdyoda bulunduğu, Dış Yayınlar 7 nolu güvenlik kamerasının saat 23.25'deki görüntülerinde albay rütbesindeki kişinin Alavant'ın sırtına dokunduğu aktarıldı. İddianamede, Yeni Haber Stüdyosu ara geçiş güvenlik kamerasının saat 23.23'deki görüntülerinde şüpheli Kara'nın herkes derdest edilmişken tek başına stüdyoya gittiği ifade edildi. Şüpheli Kara'nın Dış Yayınlar 7 nolu güvenlik kamerasının saat 23.25'deki görüntülerinde de stüdyodan çıkarak albay ve yanındaki teknik ekiple birlikte yürüdüğü kaydedilen iddianamede, Kara'nın Dış Yayınlar 11 nolu güvenlik kamerasının saat 23.26'daki görüntüsünde albay ve beraberindekilerle odaya girdiği, farklı bir açıdan yine saat 23.26'daki görüntüsünde de albay ve beraberindekilerle koridorda konuştuğu bildirildi. Dış Yayınlar 7 nolu güvenlik kamerasının saat 00.12'deki görüntüsünde şüpheli Kara'nın koşarak stüdyodan çıktığı, Alavant ve Sarmaşık'ın da arkasından gittikleri belirtilen iddianamede, "Netice itibariyle askerlerle birlikte hareket ettikleri, samimi diyaloglara girdikleri, askerlerin bulunmadığı ortamda kaçmayarak onları bekledikleri tespit edilmiştir" değerlendirmesinde bulunuldu.
Milliyet


'Ypg'ye Verilen Her Silah Bir Tehdittir' 
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Suriye konusunda ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson ile görüştüklerini ve Türkiye'nin bu konudaki hassasiyetlerini ABD'nin çok iyi bildiğini belirtti. Çavuşoğlu, şunları söyledi: "Göreve geldiği günden bu yana Trump ve Tillerson dahil Türkiye'nin hassasiyetlerini çok iyi anladıklarını ve Türkiye'ye zarar verecek bir adım içinde olmayacaklarını söylemişlerdir. YPG konusundaki tutumumuzu da çok iyi bilmektedirler. YPG ve PKK aynıdır, terör örgütüdür" dedi. Suriye'deki Rakka operasyonu için Sunni ve Arap güçlerin ayrılması gerektiğini kaydeden Çavuşoğlu, "Burada özellikle Rakka operasyonunda SDF içinde YPG'lilerin ve Arapların ayrılması gerekiyor. Rakka'ya da Arap güçlerin girmesinde fayda var. Riyad Hicap da kendilerine söyledi biz de söyledik buraya ilave takviye ılımlı muhalif güçler yapılabilir ve operasyonun başarısı için de bu çok önemlidir. Çünkü Rakka yüzde doksan dokuz küsur oranda Sünni Arap bir şehirdir. DAEŞ sonrasını da planlamamız lazım. Suriyenin sınır bütünlüğünü destekliyorsak ve Suriyenin istikrarını önemsiyorsak özellikle Irak'taki hatalardan ders alarak burada yanlış adımlar atmamamız lazım. YPG-PKK, ikisi de terör örgütüdür. Hiçbir farkı yok, sadece adı farklı. Bunların eline geçen her silah Türkiye'ye yönelik bir tehdittir. Daha önce YPG'ye verilen silahların PKK'nın elinde yakalandığını sizlerle de paylaşmıştık. Tüm bu konuları Erdoğan'ın ziyareti sırasında Cumhurbaşkanımız ve Trump görüşeceklerdir, değerlendireceklerdir" dedi.
Milliyet
 
'Mahrem İmamlar' Ayda 3.5 Milyon Topluyormuş! 
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın koordinesinde, Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığınca, FETÖ'nün emniyetteki mali yapılanmasının deşifre ve tespitine yönelik yürütülen çalışmalarda önemli bilgilere ulaşıldı. Buna göre, emniyet mahrem yapı sorumlularının, örgüt mensuplarından, aylık 3 milyon 500 bin lira "himmet", ayrıca 18 milyon liralık çeyrek altın ile kurban ve fitre parası topladıkları belirlendi. Yapılan çalışmalar sonucunda FETÖ tarafından toplanan bu paraların örgüt mensuplarının avukat giderlerinde, yurt dışına kaçacak olan veya halen firari olarak yurt dışında yaşayan örgüt mensuplarının finansa edilmesinde, yurt içinde firari olarak aranan örgüt üyelerini saklamak için örgüt tarafından kiralanan evlerin giderlerinde kullanıldığı anlaşıldı. Ayrıca, bizzat örgüt lideri Fethullah Gülen'in talimatıyla örgüt adına kamuoyu oluşturmak için kurulan düşünce kuruluşları, örgüt propagandası yapan görsel ve sosyal medya kuruluşları ile başta emniyet teşkilatı olmak üzere, kuvvet komutanlıkları, adliye gibi mahrem yapılar içerisinde bulunup görevden uzaklaştırılan veya ihraç edilen örgüt mensuplarına da para verildiği belirlendi. Kalan paraların ise örgüt adına faaliyet yürüten firmalara aktarıldığı tespit edildi. Devam eden çalışmalarda örgütün bunun için iki ayrı firma kurduğu, mensuplarından toplanan paraları da bu firmalar aracılığı ile inşaatı devam eden 55 konutluk projeye aktardıkları tespit edilirken, söz konusu firmalara mahkeme kararı ile kayyum atandığı öğrenildi. Örgütün mensuplarından topladığı paraların bir kısmını bankadaki kiralık kasalarda sakladıklarının belirlenmesinin ardından bir şüpheliye ait banka kasasında yapılan aramalarda, 597 bin dolar, 2 bin 500 Avro, 300 İngiliz Sterlini, 699 bin lira değerinde banka çekleri ile 14 bin 250 lira ve dijital materyaller ele geçirildi.
Vatan
 
EKONOMİ 
Dolar: 3,5834-3,5850
Euro: Euro 3,9509-3,9035
Sterlin: 4,6407-4,6447
Gram Altın: 140,6368-140,7279

Ben De Hisse Almak İsitiyorum! 
Borsa İstanbul, cuma günkü genel kuruluna hazırlanıyor. Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Himmet Karadağ ise sermaye piyasalarına yeni ürünler kazandırmaya. Karadağ'ın stratejisi 'kendinin almayacağı ürünü yatırımcıya sunmamak'. Ancak önüne Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) koyduğu yasaklar geçiyor. Mart sonunda talep toplanan ve nisan ayı başında halka arz edilen gayrimenkul sertifikalarını 'Kelepir fiyat, bana yasak olmasa ben alacağım' diye değerlendiren Karadağ, hisse ve bono alımı konusundaki yasağa ilişkin SPK'ya yazı da yazmış. Henüz cevap gelmemiş olsa da bu yasağı eleştiren Karadağ, şöyle konuştu: "Değiştirilmesi lazım. Manipülasyon varsa araştırsın bulsun. Otomatik herkese yasak, ne kadar kolay, yasakla hiç regülasyonla uğraşma. Nasdaq çalışanlarına kendi hissesinden veriyor. ABD'de Avrupa'da bu yasaklar yok. Üçüncü dünya ülkesi mantığından, yasakçı anlayışlardan kurtulmamız lazım. Sermaye piyasalarına hareket ancak böyle gelir. Yasak dedi bitti abi! Oy vermeyi yasaklasan ne güzel demokrasi olur değil mi?" Genel kurul öncesi sorularımızı yanıtlayan Karadağ, 42 liradan halka arz ettikleri ve 37 liraya kadar gerileyen gayrimenkul sertifikasında yatırımcıya 'ister oturmaya ister yatırmaya' ürün sunduklarını belirtti. Karadağ, "37 liraya düşmüş. Aslında o bizim sattığımız 42 lira fiyat bile iskontolu idi. Şirkette metrekaresi 5 bin lira olan ev bizde 4 bin lira bandında idi. Aynı konut, aynı proje. 800 bin liraya satılan konut hiçbir zaman 600 bin liraya inmez. İndi ama bilinmediğinden. Aslında şu an kelepir. Benden alsa konutu 650 bin liraya alıyor, kapıdan aldığında 800 bin liraya" diye konuştu.
Hürriyet

 
Eski Çalışana 3 Alternatif 
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, kıdem tazminatında çalışılan modelle ilgili ipuçları verdi. Müezzinoğlu, kıdem tazminatında yeni sisteme geçilmesinden sonra, mevcut çalışanlara alternatifler sunulabileceğini söyledi. Müezzinoğlu, "Çalışan 'Eski sistemde kalmak istiyorum' diyebilir. İkincisi işvereniyle uzlaşır, sistemle ilgili hesaplaşmasını yaparlar ve sıfır olarak yeni sisteme girer. Ya da, işverenle anlaşır haklarını yeni sisteme de devredebilir" dedi. Kıdem tazminatında işçiler aleyhine bir sonuç çıkacakmış gibi bir algı olduğunu ve bundan üzüntü duyduğunu söyleyen Müezzinoğlu, "Son 50 yıla baktığımızda kıdem tazminatından istifade eden çalışan oranı yüzde 25'i geçmiyor. Sistemin ana hatası, çalışanın alın terinin biriktiği yeri işverenin kasası olması" dedi. Kıdem tazminatında teknik çalışmaların önceki gün itibariyle tamamlandığını ifade eden Müezzinoğlu, "Güvenceli, hakkaniyetli, şeffaf ve sürdürülebilir bir sistem kurmak istiyoruz. Ekonomi Koordinasyon Kurulu'nda da görüşüp daha sonra paylaşacağız" dedi. Müezzinoğlu, "Sistemin dönüşümünü başarabilmek adına, devletin burada işin bir yerinden tutmak gerekiyor. Sıkıntısız bir geçiş için devletin desteğinin içinde olması gerekiyor" dedi. Müezzinoğlu, kıdem tazminatı primlerin ödenmesinin nasıl takip edileceği sorusuna da "Biz aylık takibini yapacağız" yanıtını verdi. Esas olanın işçiyi korumak olduğunu ifade eden Müezzinoğlu, "Ama sık boğaz edip, yarın çalışmaları bitireceğiz noktasında da değiliz. 41 yıllık bir sorundan bahsediyoruz" dedi. İstihdam seferberliğindeki son rakamları da açıklayan Müezzinoğlu, 1 Ocak-3 Mayıs itibariyle toplam 1 milyon 3 bini aştığını belirtti.
Hürriyet

 
3.3 Milyon Evde Tek Başına 
Türkiye'de çeşitli nedenlerle yalnız yaşayanların sayısı her geçen yıl artıyor. TÜİK'in açıkladığı "İstatistiklerle Aile 2016" verileri, 2014 yılına göre, 2016 yılında Türkiye'deki tek kişilik hanehalkı oranının tam 1 puan arttığını gösteriyor. 2016 yılı verilerine göre, Türkiye'de toplam 22 milyon 206 bin 776 hane yer alırken, bunun yüzde 14.9'unu yani 3 milyon 316 bin 894'ünü tek kişilik hanehalkı oluşturuyor. 2014 yılında 21 milyon 91 bin hanenin yüzde 13.9'u yani 2.9 milyonu tek kişilik haneden oluşurken, 2015 yılında ise hane sayısı 21 milyon 662 bine, tek kişilik hane sayısı ise 3.1 milyona yükselmişti. Tek kişilik hanehalkı oranın en yüksek olduğu il yüzde 24.9 ile Tunceli olurken, en düşük olduğu il ise yüzde 8.3 ile Diyarbakır. 2016 yılında çekirdek aileden oluşan hanehalkı oranında 2014 yılına göre 1 puanlık düşüş dikkat çekiyor. 2014 yılında yüzde 67.4 olan çekirdek aileden oluşan hanehalkı oranı 2016 yılında yüzde 66.4'e geriledi. Bu da 14 milyon 738 bin haneye denk geliyor.
Haber Türk

 
Eylüle Kadar İş Kazası Alarmı 
Türkiye'de son 5.5 yılda 8 bin 285 işçi iş kazalarında hayatını kaybetti. Iş kazasında ölen işçi sayısı geçen yıl bin 970, bu yılın 4 aylık döneminde de 586 kişi oldu. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, iş sağlığı ve güvenliği konusundaki farkındalığı artırmak için "Hedef sıfır kaza" sloganıyla kampanya başlatacaklarını söyledi. Müezzinoğlu, bu amaçla önümüzdeki 4 ay boyunca işyeri ziyaretleri yaparak işçi ve işverene iş sağlığı ve güvenliği konusunda bilgilendirme ve rehberlik yapılacağını, sonraki aşamalarda, uyarılara rağmen önlem almayanlara yaptırım uygulanacağını vurguladı. Bakan Müezzinoğlu, dün 81 ilin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Türkiye Iş Kurumu (IŞKUR) il müdürüyle video konferans bağlantısı yaptı. Geçen 4 aylık dönemde taşra teşkilatınca istihdam seferberliği kapsamında Türkiye genelinde 104 bin ev ve işyeri ziyareti gerçekleştirildiğini kaydeden Müezzinoğlu, böylece ilk turun tamamlandığını belirtti. Müezzinoğlu, sanayisi yoğun 12 ilden başlatacakları kampanyada önceliği inşaat sektörüne vereceklerini ancak iş kazasının yoğun olduğu diğer sektörleri de ihmal etmeyeceklerini ifade etti. Kampanyada amaçlarının iş sağlığı ve güvenliği konusunda işçi ve işveren nezdinde bilgilendirme yaparak duyarlılığı artırmak ve bilinç geliştirmek olduğunu kaydeden Müezzinoğlu, eylül ayına kadar sürecek kampanyada esas amaçlarının ise iş kazalarını sıfırlamak olduğunu vurguladı. Müezzinoğlu, bu ziyaretler sırasında ilk başta bilgilendirme yapacaklarını, gördükleri aksaklıklar konusunda işverenleri uyaracaklarını söyledi. Aksaklık görülen işyerlerinin tekrar ziyaret edilmesi talimatını veren Müezzinoğlu, "Eğer 'Sizin işiniz gücünüz yokmu' diyerek savsaklayan olursa, onlara işimizin gücümüzün bu olduğunu gösterin" dedi.
Haber Türk

 
Savunma Sanayi Hedefi 12'den Vurdu 
Savunma sanayindeki 'millileşme' hamlesi doğrultusunda üretilen modern araç, gereç ve sistemler, Türkiye'yi savunma sanayi rekabetinde söz sahibi ülke konumuna taşıdı. Üretimine geçilen ve üretim aşamasına gelen birçok sistem ve araç konusunda ikili anlaşmalar ve ihracat bağlantıları yapılmaya başlandı. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nda (IDEF) savunma sanayi için geliştirilen milli araç, gereç ve sistemler gururla sergileniyor. Aselsan, fuarda 317 ürün ve sistemini sergiliyor. Seyir füzeleri ve benzeri tehditlere karşı geliştirilen Korkut Hava Savunma Top Sistemi, Hisar Alçak ve Orta İrtifa Hava Savunma Sistemleri; son yıllarda artan 'drone' tehditlerine karşı tasarlanan İhtar 'Anti-Drone' Sistemi; terör olaylarına karşı güvenlik gereksinimlerini karşılamak üzere geliştirilen Kamu Güvenliği Yönetim Sistemi, Aselsan'ın dikkat çekici ürünleri arasında yer alıyor. Van kedisi adı verilen görüş sistem , hem gece görüşünü, hem de termal görüntüyü tek bir dürbünde birleştiriyor. Lazer Savunma Sistemi 500 metre menzile kadar, mini ve mikro insansız hava aracı ve deniz aracı tehditlerine karşı etkili olabiliyor. Savunma Teknolojileri ve Mühendislik AŞ, Türkiye'de ilk olan kamikaze ve gözetleme maksatlı otonom drone sistemlerini fuarda tanıtıyor. Testleri tamamlanarak üretimlerine başlanacak 'drone'lar Alpagu, Kargu ve Togan adlarını taşıyor. Otokar, Altay tankının yeni versiyonunu IDEF'te görücüye çıkardı. Otokar Genel Müdürü Serdar Görgüç, "Hem Fırat Kalkanı Harekatı'ndan elde edilen tecrübelerden yola çıkarak, hem de Altay'ın seri imalatındaki iddiamızı güçlendirmek adına yeni bir versiyon üzerinde çalıştık ve tankın farklı bir tipi olan Asimetrik Harp Tankı'nı geliştirdik" dedi. Görgüç, "Yeni versiyonda daha çok şehir içi veya meskun mahallerde görev görecek bir araç tasarladık. Ortaya birtakım sensör , alt sistem ve koruma tedbirleri barındıran bir tank çıktı. Altay, Türkiye'nin iyi bir ürünü ve ihraç pazarlarında da başarılı olacak" dedi.
Milliyet

 
Sanayide Trt Payı Kalkıyor 
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, 1 yıldır üzerinde çalıştıkları 77 maddelik Üretim Reform Paketi'yle sanayicilerin mali yüklerini azaltacaklarını, yeni teşvikler getireceklerini ve üreticileri destekleyeceklerini açıkladı. Özlü, Organize Sanayi Bölgesi'ndeki sanayicilerin üzerindeki TRT katkı payını kaldıracaklarının müjdesini verdi. Üretim Reform Paketi'nin tanıtımında konuşan Bakan Faruk Özlü, sanayicilere sağlayacakları yenilikleri şöyle anlattı: "Sanayicinin mali yüklerini azaltıyoruz, yeni teşvikler getiriyoruz, kent içinde kalan sanayi sitelerini taşıyoruz, yüksek parsel fiyatlarına düzenleme getiriyoruz, OSB'lerin altyapı ve lojistik ağını geliştiriyoruz. Özel endüstri bölgesi kurmanın önünü açıyoruz. Üretime hazır sanayi alanları oluşturuyoruz, üniversitelerin Ar-Ge kapasitesini artırıyoruz, nitelikli iş gücü istihdamını artıyoruz, yerli üretimi destekliyoruz." OSB'lerdeki sanayicilere enerji desteği sağlanması noktasında Bakanlar Kurulu'ndan yetki alacaklarını belirten Özlü, planlı sanayi alanlarındaki satışlarda damga vergisi ve harçları kaldıracaklarını belirtti. Özlü, paketi Mayıs ayı içinde de Meclis'ten geçirmeyi hedeflediklerini ekledi. Mesken ve ticarethane abonelerinden halihazırda yüzde 2 TRT payı alınıyor. 2008'de yapılan değişiklikle Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) TRT payından muaf tutuldu. Ancak bu düzenleme 2014'te kaldırıldı.
Vatan

 
DÜNYA 
Silah Sevkiyatı Taksit Taksit 
Terör örgütü PKK'nın Suriye'deki kolu YPG'ye ağır silah ve cephane teslimi kararına Ankara'nın tepkilerini dindirmek için Trump yönetiminden açıklamalar gelirken, bu örgüte hangi tür silahlar verileceği ve bunların nasıl sevk edileceği tartışılıyor. ABD Savunma Bakanı James Mattis, "Tüm endişelerin çözüme ulaşması için çalışacağız" dedi. Litvanya'da gazetecilere konuşan Mattis, "Türkiye ile güney sınırında güvenlik için çok yakından çalışacağız" diye konuştu. ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü Dana White önceki günkü ilk açıklamanın ardından gelen tepkiler üzerine ikinci bir açıklama yaptı. White, ABD'nin Türkiye ile dayanışma içinde olduğunu vurgulayarak, Washington'ın Rakka kentinde uzun vadeli bir Kürt varlığını öngörmediğini söyledi. Sözcü, Mattis'in, Savunma Bakanı Fikri Işık ile telefonda görüştüğünü ve "NATO müttefiki olarak Türkiye'yi koruma yönündeki" ABD taahhüdünü yinelediğini de aktardı. White, YPG'ye ekipmanların 'sınırlı, göreve özel ve ulaşılan hedeflere göre verileceğini" kaydetti. White silahların türüyle ilgili detaylar vermezken ABD'nin DEAŞ Karşıtı Koalisyon Sözcüsü Albay John Dorrian, küçük ölçekli silahların yanı sıra DEAŞ'ın bomba yüklü zırhlı araçlarını imha edebilecek kapasitedeki silahların da verileceği bilgisini aktardı. Rus Sputnik' sitesine konuşan YPG'den bir yetkili ise ABD'nin kendilerine ısı güdümlü füzeler ve otomatik ağır silahların yanı sıra tank da vereceğini öne sürdü. ABD basını Rakka operasyonundan sonra fazla askeri donanımın geri alınması için çaba sarf edileceğini yazmıştı ancak bu iddia dün Albay Dorrian tarafından çürütüldü. DEAŞ Karşıtı Koalisyon Sözcüsü Dorrian, "Silahların geri alımı söz konusu değil. Silahlar DEAŞ ile savaşta kullanılmaya devam edilecek. DEAŞ, ortaklarımıza tedarik ettiğimiz bu silahların bedelini ödeyecek" şeklinde konuştu.
Hürriyet

 
Fbı Başkanı Kovulduğunu Tv'den Öğrendi 
ABD Başkanı Donald Trump'ın, önceki gün FBI Başkanı James Comey'i kovması Washington'da deprem etkisi yarattı. 2013'te ABD Başkanı Trump'ın selefi Barack Obama tarafından 10 yıllığına atanan Comey, uzun süredir tartışmaların odağında idi. 8 Kasım seçiminden kısa bir süre önce Demokrat Parti'nin adayı Hillary Clinton'a yönelik e-posta soruşturmasını yeniden açmıştı. Comey, başkanlık seçimine iki gün kala ise Clinton'ın soruşturmaya konu olan e-postalarını incelemeyi bitirdiklerini, Başkan adayına suçlama yöneltilmesine gerek olmadığını açıklamıştı. Trump'a karşı yenilen Hillary Clinton, aldığı mağlubiyetin sorumlusu olarak Comey'i göstermişti. Önceki gün ise FBI Başkanı Comey, Trump tarafından görevden alındı. Comey, kararı Los Angeles'ta yeni ajanların işe alınmasıyla ilgili bir etkinlikte öğrendi. Televizyonda son dakika alt yazısını gören Comey, önce haberi şaka zannederek güldü ve salondakilere 'iyi şaka' dedi. Ancak ekibi kendisine bunun gerçek olduğu bilgisini verdi. Törenden ayrılan Comey, Washington'a döndü. Aynı sırada Donald Trump'ın eski koruması olan ve şimdi Başkan'ın Oval Ofis'le ilgili işlerine bakan Keith Schiller, Washington'daki FBI merkezine giderek Comey'nin kovulduğunu belirten mektubu ulaştırdı.
Hürriyet

 
Çelik: Açın Fasılları, Görüşelim 
Temaslarda bulunmak üzere Belçika'nın başkenti Brüksel'e giden Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, AB'den 23 ve 24'üncü fasılların açılmasını talep ettiğini söyledi. Türkiye-AB üyelik müzkerelerinin 23'üncü Fasıl "Yargı ve Temel Haklar", ve 24'üncü fasıl "Adalet, özgürlük ve güvenlik" ile ilgili düzenlemeleri içeriyor. Bu iki faslın açılması talebi, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen olağanüstü hal ve FETÖ terör örgütü bağlantılı kişilerin devlet kadrolarından ihraç edilmesiyle Avrupa'da artan Türkiye aleyhtarı eleştirilere bir yanıt niteliği taşıyor. Bakan Çelik, Brüksel'de düzenlediği basın toplantısında, "Gelin 23'üncü ve 24'üncü fasılları açalım. Türkiye demokratik değerlere sahip çıkmada kendi özgüvenine sahiptir" dedi.
Haber Türk

 
Genç Le Pen Depremi 
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunu kaybeden Marine Le Pen'in ailesinde, bu kez yeni bir çatlak oluştu. Kendisinin yerine partinin başına geçmesine kesin gözüyle bakılan yeğeni siyaseti bıraktığını açıkladı. Fransa siyasetinin en ünlü ailelerinden biri olan Le Pen'lerde sorunlar bitmiyor. Seçim sonrası aşırı sağcı Ulusal Cephe'nin adını değiştirme kararı alan Marine Le Pen, partinin başına geçmesini beklediği yeğeninin beklenmedik kararıyla sarsıldı. 27 yaşındaki yeğeni Marion Marechal-Le Pen, aktif siyaseti bırakma kararı alırken, partinin güneydoğu bölgesi liderliğinden ayrılacak. Fransa parlamentosunun en genç isminin bu kararında "kişisel nedenler"in rol oynadığı, "hayatında daha fazla mahremiyet" istediği için siyaseti bıraktığı ifade ediliyor. Bununla birlikte Marion Le Pen'in, eşinden kısa süre önce ayrıldığı, bu yüzden kızıyla daha fazla vakit geçirmek istediği de belirtiliyor. Öte yandan en genç cumhurbaşkanı olmasından çok, eşinden 24 yaş küçük oluşuyla gündeme gelen Emmanuel Macron, haklarındaki haberlere "Eşimden 20 yaş büyük olsaydım kimse, uygunsuz bir eş olabileceğimi düşünmezdi" ifadeleriyle tepki gösterdi. Macron, "Brigitte benden 20 yaş büyük diye pek çok insan 'Bu ilişki kabul edilebilir değil, imkansız' diyor" dedi. Eşi ise, "Cumhurbaşkanlığı için 2017'de yarışması gerekiyordu. Çünkü 2022'de en büyük sorunu benim yüzüm olacak" diye konuştu.
Milliyet

 
Kuzey Kore'yi De Ziyaret Edebilir 
Güney Kore'deki devlet başkanlığı seçimini kazanan liberal aday Moon Jae-in, yemin töreninde yaptığı konuşmada, gerekirse Kuzey Kore'ye gidebileceğini söyledi. Yemin konuşmasında "Kore Yarımadası'nda barışı inşa için elimden geleni yapacağım" diyen Moon, "İhtiyaç olursa hemen Washington'a uçarım. Aynı şekilde Pekin ve Tokyo'ya, hatta doğru koşullar altında (Kuzey Kore'nin başkenti) Pyongyang'a da giderim" dedi. Selefi Park-Geun-hye'nin adının karıştığı yolsuzluk skandalı sonrası bölünmüş olan ülkeyi 'birleştirme' sözü veren 64 yaşındaki Moon, Kuzey Kore konusunda uygulanacak politikanın ayrıntılarını paylaşmasa da, Park'ın katı tutumunun aksine 'düşman kardeşler' arasında daha fazla temasın olabileceğinin işaretini verdi. Moon, ABD'nin Kuzey Kore'yi caydırma amaçlı Güney Kore'ye konuşlandırdığı tartışmalı THAAD füze savar sistemine de değinerek, bu konuda ABD ve Çin ile 'ciddi görüşmeler' yapabileceğini belirtti.
Vatan
POLİTİKA
 Türkiye'siz Karar Düşünülemez 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, YPG'ye ağır silah yardımında bulunma kararı alan ABD'ye sert uyarılarda bulunarak, "Temenni ediyorum yanlıştan bir an önce dönülür" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sierra Leone Cumhurbaşkanı Ernest Bai Koroma'yı Cumhurbaşkanlığı'nda resmi törenle karşıladı. Erdoğan ile Koroma, başbaşa ve heyetler arası görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenlendi. Tören öncesinde iki ülke arasında diplomatik pasaportlulara vizelerin karşılıklı olarak kaldırılması anlaşması imzalandı. Erdoğan, törende özetle şu mesajları verdi: "DEAŞ, El Kaide, YPG-PYD gibi terör örgütlerinin Suriye'deki kaosu fırsata çevirmeye çalıştığını görüyoruz. Türkiye olarak başından beri tavrımızı demokrasiden, meşruiyetten, Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunmasından yana koyduk. Bizim Suriye sınırımız 911 kilometre, Irak 350 kilometre. Böyle bir sınırdaş konumunda olduğumuz ülkede şüphesiz ki bizleri rahatsız eden terör eylemleri zaman zaman tehdit oluşturan bu terör eylemlerine karşı uzun zaman sabrettik. Ama belli noktadan sonra artık sabrın sonu geldi ve atılması gereken adımları atmaya başladık. Terör örgütleri arasında ayrım yapılmaması gerektiğini iyi terörist, kötü terörist böyle bir ayrıma gidilemeyeceğini ortaya koymaya çalıştık. Suriye'deki cinayet şebekelerinin tamamına karşı kararlı şekilde mücadele yürüttük, yürütüyoruz. DEAŞ terör örgütüne şu ana kadarki en büyük zaiyatı verdiren Fırat Kalkanı Harekâtı bu tavrımızın en somut örneğidir. Bu harekât DEAŞ'la mücadele için bir başka terör örgütüne muhtaç olunmadığını dünyaya ispat etmiştir. Hangi gerekçeyle olursa olsun DEAŞ'la mücadele bir başka terör örgütüyle yürütülmemelidir. Böyle bir adım Suriye'nin ve bölgenin geleceğini tehlikeye sokacaktır. Geçmişte atılan yanlış adımların Suriye'yi getirdiği durum ortadadır. Suriye ve Irak'ta her gelişme bizim için doğrudan milli güvenlik meselesidir. Bizler müttefiklerimizin terör örgütlerinin değil bizim yanımızda yer almayı tercih edeceklerine inanmak istiyoruz. Bu konudaki tavrımızı, alınan kararlar ilgili endişelerimizi 16 Mayıs'ta Başkan Trump'la yapacağımız görüşmelerde ayrıntılı şekilde kendilerine de bizzat ifade edeceğim. Aynı şekilde 25 Mayıs'ta Brüksel'de toplanacak mini NATO Zirvesi'nde de müttefiklerimizle konuyu masaya yatıracağız. Bu temasların bölgenin istikrarını garanti altına alacak, Suriye'nin gerçekleriyle uyumlu bir sonuca ulaşmamızı sağlayacağına inanıyorum. Temenni ederim ki şu ana kadar ortaya konulan, ifade edilen bazı gerçeklerden Amerika'ya gitmeden bir an önce dönülmüş olur. Bizim bütün sınır boylarımızdaki vilayetlerimizde şehitlerimiz oldu. Bunları tüm ailelerini burada güvenlik altına almak için mücadeleyi veren biziz. Biz Suriye'nin bölünmesine, parçalanmasına karşı olduğumuzu her an, her zaman söyledik. Bundan sonraki süreçte bunun aklıselim ile çözülmesinden yana olduğumuzu tekrar ifade ediyorum. Temenni ediyorum ki yanlıştan bir an önce dönülür."
Hürriyet

 
'Cumhurbaşkanı'yla Değerlendireceğiz' 
AK Parti'nin önceki gün yapılan MYK toplantısında, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, idam cezasının bir an önce gündeme getirilmesine ilişkin önerisinin yanı sıra, referandum sonuçlarına ilişkin analizler ve olağanüstü kongre hazırlıkları değerlendirildi. Edinilen bilgiye göre, toplantıda idam konusunda söz alan MYK üyelerinin büyük bölümü, "Halkın talebi önemli ama, bugün idamı getirseniz ne 15 Temmuz faillerini kapsayacak ne de PKK'lıları veya Abdullah Öcalan'ı. Sonuçta evrensel hukuk kuralı var. Geçmişe yürümeyecek" değerlendirmesi yaptılar. Başbakan Binali Yıldırım da "Bu konuyu Cumhurbaşkanı'yla değerlendiririz" demekle yetindi. Toplantıda öncelikli olarak kongre hazırlıklarına ilişkin bilgi verildi. 21 Mayıs'taki olağanüstü kongrede, genel başkanlıkla birlikte parti tüzüğünde rötuşlar yapılacağı dile getirildi. 1500 otobüsle illerden geleceklerle birlikte Ankara Arena'da yapılacak kongreye katılımın 50 bini bulacağı ve salonun dışına da düzenek kurulacağı bilgisi paylaşıldı. Kongrenin konsepti, "Yeniden buluşma" ve "Geleceğe yürüyüş"; sloganı ise "Reis geri dönüyor" olarak belirlendi. MYK'da konuşulan kongre konsepti, önümüzdeki günlerde Cumhurbaşkanı'na da sunulacak. Kongrede, parti içinde birlik beraberlik ve kapsayıcılık konusuna vurgu yapılacağı, tüm toplum kesimlerine dönük mesajlar verileceği belirtildi. Kongrede, AK Parti'nin yeni bir heyecanla, yeni sisteme göre kendini konumlandırmasının fayda sağlayacağı da dile getirildi. Toplantıda diğer önemli başlık ise referandum sonuçlarının analizi oldu. Daha önce de dile getirilen bazı eksik ve yanlışlar raporlara yansıdı. "Tek adamlık ve diktatörlük" vurgusunun seçmen davranışlarını olumsuz etkilediği, "federasyon ve eyalet sistemi"ne ilişkin değerlendirmelerin oy kaybettirdiği, kentli ve eğitimli seçmenin partiden uzaklaştığına ilişkin bilgiler paylaşıldı. Referandumda beklenenin altında oy gelmesinin diğer nedenleri olarak da "AK Parti belediyelerinin yanlış uygulamaları, imar politikalarındaki tartışmalar, OHAL uygulamalarına yönelik eleştiriler, akademisyenlerle ilgili kararlar, dış politikada art arda yaşanan tartışmalar" dile getiriliyor.
Hürriyet
Ypg/Pkk Abd'nin Başına Bela Olur! 
Başbakan Binali Yıldırım, dün İngiltere'ye hareketi öncesinde Esenboğa Havalimanı'nda basın toplantısı düzenledi. Bir gazetecinin ABD'nin terör örgütü PYD/PKK'ya silah yardımı kararı ve sonrasında Türkiye'nin atacağı adımlara yönelik değerlendirmesini sorması üzerine Yıldırım, "Türkiye'nin bu konudaki durumu çok nettir. Düşüncesinde herhangi bir kafa karışıklığı yoktur. Nedir? Türkiye bölgede PKK'nın bir başka terör örgütü DEAŞ'a karşı kullanılmasına karşıdır. Bunu net bir şekilde muhataplarımıza söyledik, 'Bir terör örgütü kullanarak başka terör örgütü yok edilemez, sonra o terör örgütü de sizin başınıza bela olur'. Bunu ABD çok iyi şekide bilmektedir" diye konuştu. PKK'nın ABD tarafından da terör örgütü olarak kabul edildiğine işaret eden Yıldırım, şunları söyledi: "PKK'ya doğrudan ve dolaylı yardım anlamına gelecek girişimleri bizim kabul etmemiz söz konusu değildir. ABD ve Türkiye, NATO'da önemli iki ortaktır. Stratejik düzeydeki ilişkilerimiz ile terör örgütü arasında ABD'nin bir tercih yapma cihetine gitmesini düşünmüyoruz. İşin özeti şudur: Bölgede terörle mücadele edilecekse Türkiye bunu en güzel şekilde, yıllardan beri yapıyor. Fırat Kalkanı ile yurt dışında da bu operasyonu ne kadar başarılı ve etkili yaptığını ortaya koymuştur. O bakımdan ileride Türkiye'nin terör açısından başını ağrıtacak birtakım girişimlerin mümkün mertebe olmaması ve Türkiye'nin bu konudaki, PKK terör örgütü konusundaki hassasiyetinin en üst düzeyde dikkate alınması için hâlâ ABD yönetiminin elinde imkanlar olduğunu düşünüyoruz. Eğer aksi bir karar alırsa bunun doğuracağı sonuçlar sadece Türkiye'yi bağlamaz, aynı zamanda ABD için de olumsuz bir netice ortaya koyacaktır."
Milliyet

SPOR 
Spor Toto Basketbol Süper Ligi erteleme maçında Anadolu Efes'e konuk olan Fenerbahçe üst üste 20. maçını 96-57'lik skorla kazandı. Aslında iki takım da kısa süre önce Euroleague'de çeyrek final mücadelesi veriyor, Yunan rakipleriyle oynadıkları maçlardaki mücadele beğeni topluyordu. Final Four biletini alan Fenerbahçe'nin bununla yetinmediğini ve kupayı çok istediğini, Anadolu Efes'in ise sanki Avrupa serüveniyle birlikte lig de bitmiş gibi bir havaya girdiğini izledik dünkü maçta. F.Bahçe kusursuz bir fırtınayla girdi oyuna. Udoh, oyunda olduğu her saniye Efes uzunlarını ezerken, neredeyse her hücumdan sayı çıkaran F.Bahçe, öne fırladı bir anda. Zaten iyi başladığı maçta, Perasovic'in hücumdaki sıkıntıyı çözmek için Doğuş'u çıkarak, karşısına Heurtel'i koymasıyla adeta bir canavara dönüşen Dixon, fişi çekti, 2 faulle kenara geldiği 7 dakikada! İlk çeyrekte 12-4 ribaunt üstünlüğü kuran, 13 hücumun 11'inden sayı çıkaran ve rakibine asist yapma şansı bile tanımayan Fenerbahçe'nin aynı iştahla 40 dakika boyunca sahada kalması, kenardan gelen tüm isimlerinden de katkı alıp, fark 40'a dayanmışken bile bir top için oyuncuların yerlere atlaması, Euroleague kupasına sadace 2 maç kalmışken, bunun çok uzak olmadığının kanıtı.
Milliyet
Gelecek sezonki kadro aritmetiğini iyi yapmak için çalışan Galatasaray, yerli transferinde bir taşla iki kuş vurmak istiyor. Sarı-kırmızılılar, Süper Lig statüsüne göre milli takımda oynama uygunluğu bulunan 14 futbolcu bulundurmak zorunda Üstelik bunlardan 4'ü kendi altyapısından 4'ü de Türkiye'deki kulüplerden yetişmesi gerekiyor. Bu nedenle ince eleyip sık dokuyan sarı-kırmızılılar, detaylı bir çalışma içine girdi. Bu doğrultuda hareket eden sarı-kırmızılıların, Atiker Konyaspor'dan Ömer Ali Şahiner ve Osmanlıspor'dan Musa Çağıran'ı transfer listesinin başına yazdığı belirtildi. Bu sezon ses getirecek yabancı futbolcularla görüşen Cim-Bom, yerli kalitesini artırmak için de Fenerbahçe ile Beşiktaş'ın istediği belirtilen iki oyuncuya göz dikti, Sağ kanat için, Atiker Konyasporlu 25 yaşındaki Ömer Ali Şahiner'in düşünüldüğü, sarı-kırmızılıların, bu futbolcunun bonservisi için 2.5-3 milyon euroyu gözden çıkardığı belirtildi. Galatasaray'ın diğer bir gözdesi ise eski futbolcusu Musa Çağıran Bir dönem sarı-kırmızılı forma altında yer alan orta saha oyuncusu, Sercan Yıldırım'ın transferinde takasta kullanılmıştı. Sarı-kırmızılıların 24 yaşındaki orta saha oyuncusuna 2 milyon euro bonservis vermeye hazır olduğu bildirildi. Galatasaray, gideceklere göre üçüncü bir yerli futbolcunun daha gündeme gelebileceği vurgulandı.
Milliyet

Beşiktaş'ta günlerdir tartışılan Anderson Talisca gerçekleri gün ışığına çıktı. Brezilyalı futbolcunun bir yıl daha siyah-beyazlı formayı giyeceği resmen Benfica'ya bildirilirken, yetenekli oyuncunun gidişinin teknik olarak mümkün olduğu da ortaya çıktı. Talisca'yı takıma kazandırırken, Benfica ile yapılan iki yıllık kiralık sözleşmesinin bir sezon opsiyonlu olduğu ilan edilmiş, ancak bu opsiyonun ne olduğu belirtilmemişti. İki kulüp arasında yapılan özel sözleşmeye göre siyah-beyazlıların yeni sezon için opsiyonu 30 Nisan'dı. Beşiktaş bu tarihe kadar Talisca ile yola devam edip etmeyeceği yolunda karar verecekti. Sezon içinde Talisca'dan çok memnun kalan siyah-beyazlılar, bu opsiyonu kullandı, 28 Nisan'da resmi yazıyı Benfica'ya yolladı. Böylece Portekiz kulübüyle yapılan sözleşmenin gerekleri yerine getirildi. Beşiktaş burada üzerine düşeni yaptı, ancak Talisca'nın kulüpte kalması tam olarak netleşmedi. Çünkü, yapılan sözleşmede, Portekiz kulübünün temmuz ayı sonuna kadar istediği fiyata satış opsiyonu devam ediyor. Ancak bu konuda öncelik de siyah-beyazlılarda bulunuyor. Kartal, satış için konan ücreti ödemeyeceğini resmi olarak bildirirse, Portekiz kulübü üçüncü bir takıma satışını yapabilecek. Bu durumda bile Beşiktaş kâr eden taraf olacak. Çünkü yine mukavelenin koşullarına göre eğer Benfica, Talisca'yı başka bir kulübe satarsa, siyah-beyazlılar; bu sezon kiralama için ödediği 2 milyon euroyu geri alacak. Yani Kartal, bu sezon büyük işler yapan oyuncuyu bedava oynatmış olacak.
Milliyet
Fenerbahçe yeni sezon için transfer görüşmelerini sürdürüyor. Özellikle hücum hattı için ciddi bir çalışmanın söz konusu olduğu öğrenildi. Kadroda şu anda Van Persie, Fernandao, Moussa Sow ve Emenike bulunuyor. Ancak yeni sezonda bu dört isimden en az ikisiyle yollar ayrılacak. Van Persie ve Emenike takımdan gönderilmesi planlanan isimlerin başında geliyor. Sakatlığı bulunan Fernandao için de sezon sonu gelen tekliflerin değerlendirileceği bildirildi. Sow'un kalması ise mali detaylara bağlı. Bu çerçevede takıma en az iki golcü transferi yapmayı planlayan sarı-lacivertliler Krasnodar'ın golcüsü Fedor Smolov ile yakından ilgileniyor. Fenerbahçe bu sezon Avrupa Ligi'nde Krasnodar'a elenmişti. İki maçta da etkili olan Rus futbolcu İstanbul'daki maçta bir de gol atmıştı. Gelecek sezon takımın başında olması beklenen Aykut Kocaman'ın raporu doğrultusunda yapılan transfer çalışmaları çerçevesinde Smolov da listede yer alıyor. Rus ekibiyle 2019 yılına kadar sözleşmesi bulunan Smolov'un yüksek bir bonservis bedeli bulunuyor. Bu miktarın indirilmesi ya da futbolcunun kiralanmasına yönelik çalışmalar yürütülüyor. Yönetimin listesinde Smolov dışında birçok önemli isim daha bulunuyor. Alternatifli listede ekonomik açıdan en uygun olan futbolcu kadroya katılacak. Bu arada Van der Wiel de kendisine kulüp arıyor. Disiplinsiz hareketleri sebebiyle kadroda düşünülmeyen Hollandalı futbolcu çalışmalara da çıkmıyor. Tek başına tesislerde çalışan Wiel yeni sezonda Fenerbahçe'de kalmak istemiyor. Hollandalı futbolcunun menajerinin Avrupa'da bazı kulüplerle temas halinde olduğu ifade edildi. Üç yıl daha sözleşmesi bulunan Wiel, sarı lacivertlilerden yıllık 4 milyon euro kazanıyor.
Milliyet

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme