14 Mayıs 2017 Pazar

14.05.2017 Genel Gündem



14.05.2017

GÜNDEM

'Terbiyesizlere' Tsk'dan Afişli Yanıt
Genelkurmay Başkanlığı, Cumhuriyet'in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve annesi Zübeyde Hanım'la ilgili hakaret içeren sözlere karşı mesaj niteliğinde Anneler Günü kutlaması yayımladı. Genelkurmay'ın internet sitesinde, Atatürk ve annesi Zübeyde Hanım'ın fotoğraflarıyla birlikte "Tüm annelerimiz kalbimizde, Anneler Gününüz kutlu olsun" mesajı verildi. Zübeyde Hanım'ın fotoğrafının Atatürk'ten daha büyük olması dikkat çekti. İnternet sitesine ayrıca Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın Anneler Günü'yle ilgili kaleme aldığı mesaj da konuldu. Orgeneral Akar'ın, Anneler Günü mesajı şöyle: "Asil Türk milletinin köklü ve birleştirici değerlerinden olan aile kurumunu sevgisi, şefkati, merhameti ve özverisiyle ayakta tutan annelerimizin 'Anneler Günü'nü, en içten duygularımla kutluyorum. Ebedi Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Bu millet, esas terbiyesini aileden almaktadır. Türk milleti öyle analara sahiptir ki her devrin büyük adamlarını, bu analar yetiştirmiştir. Türk kadını, daha yüksek nesiller yetiştirmeye kabiliyetlidir' vecizesi; değerli annelerimizin millet, toplum ve aile hayatı için taşıdığı önemi, açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Milletimizin, devletimizin kurtuluş ve kuruluşunun mimarı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü yetiştiren Zübeyde Hanım; köklü tarihimize değer katan büyüklerimizi yetiştiren annelerimiz ile şehit ve gazi anneleri başta olmak üzere hepimizin, bütün annelere daima en yüksek saygı ve en derin sevgiyi göstermesi, en anlamlı görevlerimiz arasında yer almaktadır. Yeri geldiğinde ise Kurtuluş Savaşı'nın unutulmaz kahramanlarından Şerife Bacı gibi, evladının üzerinden alıp cephanenin üzerine örttüğü yorganla milletin selametini, daima kendi evladının selametinden bile önce tutmuştur. Türk Silahlı Kuvvetleri; gözbebekleri gibi bakıp yetiştirdikleri Mehmetçiklerimizi, 'önce vatan' diyerek peygamber ocağına uğurlamanın haklı gururunu yaşayan fedakâr annelerimizin sevgi, güven ve desteğinden aldığı güçle bayraklaşan vatan topraklarının, milli birlik ve beraberliğin, ülke huzur ve güvenliğinin en önemli güvencesi olmaya devam edecektir."
Hürriyet


Anneler Günü Faciası
Anneler Günü'nde çocuklarını gezdirmek isteyen 34 kişilik kadın ve çoucklardan oluşan bir grup İzmir Buca'dan Marmaris'e gitmek için yola çıkmıştı. İçinde oldukları Armağan Serttaş yönetimindeki 03 FR 247 plakalı araç, dün 12:30 sularında yol almaya başladı. Keskin viraja yaklaşan araç ilk belirlemelere göre freni patladıktan sonra önce bariyerleri deldi. Ardından yaklaşık 30 metreden alt yola uçtu ve 35 AL 1645 plakalı otomobilin üzerine düştü. Muğla Valisi Amir Çiçek, ilk açıklamasında kazada çoğunluğu kadın ve çocuk 17 kişinin öldüğünü 13 kişinin yaralandığını söyledi. Vali, daha sonra yaptığı açıklamada ölü sayısının 20'ye yükseldiğini açıkladı. Ancak acı haber bununla da bitmedi. 4 kişinin daha yaşamını yitirdiği açıklandı. Ölü sayısı 24'e yükseldi. 10 kişinin ise durumu ağır. Hafta sonu tatili nedeniyle trafiğin yoğun bulunduğu bölgede, karayolu bir süre trafiğe kapanınca, kilometrelerce kuyruk oluştu. Marmaris Belediye Başkanı Ali Acar "Durum vahim, çok sayıda can kaybı var. Kazanın sürücü hatasından kaynaklandığını düşünüyorum" açıklaması yaptı. Ölenlerin kimlik bilgilerini alamayan İzmir'in Buca ilçesi sakinleri acılı bir bekleyişe girdi. Yaralıların kaldırıldığı Muğla Tıp Fakültesi Başhekimi Ümit Başar ise "Şu an çok yoğun bir tedavi sürecindeyiz. O yüzden çok iletişim kurulamadı" dedi. Olayla ilgili çok yönlü soruşturma başlatıldı. Çin'de bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muğla'nın Marmaris ilçesinde meydana gelen kazanın ardından yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada şu ifadeler yer aldı: "Elim trafik kazasında çok sayıda vatandaşımızın hayatını kaybetmesinden ve yaralanmasından dolayı fevkalade müteessirim. Kazada hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Yaralılarımıza acil şifalar temenni ediyorum. Bu tür acıların önüne geçebilmek için gereken tedbirlerin süratle alınması hususunda ilgili tüm kurumlarımızın gereken hassasiyeti göstereceklerine inanıyorum."
Vatan

Aksakallı'yı Vurun Diye Emir Verilmiş!
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, FETÖ'nün 15 Temmuz'daki darbe girişimi sırasında Kara Havacılık Komutanlığı'ndaki eylemlere ilişkin hazırlanan iddianamede, darbe girişiminin önlenmesinde büyük rolü olan Özel Kuvvetler Komutanı Korgeneral Zekai Aksakallı'nın öldürülmesi için emir verildiği bilgisi yer aldı. Şüphelilerden eski Astsubay Ömer Faruk Albunar'ın iddianamede yer alan ifadelerinden, darbecilerin Aksakallı'nın aracını vurmaya çalıştığı ortaya çıktı. Albunar, haber merkezine vermesi gereken mesajı şüphelilerden eski Yarbay Mehmet Şahin'in odasına götürmesinin istenilmesi üzerine Şahin'in odasına gittiğini anlattı. Odada, şüphelilerden Yarbay Özcan Karacan'ın da olduğunu kaydeden Albunar, Şahin'in sürekli olarak telefonla konuştuğunu, Karacan'ın ise pencere önünde elindeki telsizle bir şeyler konuştuğunu belirtti. Mehmet Şahin'in telefonu kapatmasının ardından heyecanla "Özcan, Aksakallı kaçıyormuş, Konya yolunda kobra aracıyla ilerliyormuş. Onu vurun" diye söylediğini aktaran Albunar, "Özcan Karacan da elindeki telsizle pilotlara 'Aksakallı Konya yoluna doğru ilerliyormuş, onu vurun' şeklinde talimat verdi" açıklamasında bulundu. İddianamede yer alan telsiz konuşmalarında da "Konya yolu, Konya yolundan Özel Kuvvetlere doğru bir polis aracı gidiyor. Kobra kobra aracı gidiyor, durdurulsun, durdurulsun. Vurulsun, vurulsun" ifadeleri yer alıyor. Aksakallı, 15 Temmuz gecesi astsubay Ömer Halisdemir'e Özel Kuvvetler Komutanlığı'nı ele geçirmek isteyen darbeci general Semih Terzi'yi vurması emrini vermişti. Halisdemir'in Terzi'yi vurması, darbe girişiminin seyrini değiştirmişti. Aksakallı ayrıca düzenlediği operasyonla Özel Kuvvetler'in darbecilerin eline geçmesini engellemişti.
Vatan

EKONOMİ
Dolar: 3,5699-3,5766                       
Euro: 3,9010-3,9093
Sterlin: 4,5988-4,6138
Gram Altın: 140,8322-141,2554

Dolarda Kritik Seviye 3.68 Tl
Piyasalarda iyimserlik devam ediyor. Ocak ayından bu yana devam eden yükseliş ile önemli direnç bölgesine ulaşan borsada sıklaşan kâr satış denemeleri ve döviz kurlarında görülen tepki yükselişleri son dönemdeki olumlu gelişmelerin belli oranda fiyatlandığı görünümünü veriyor. Dış borsalardaki yükseliş hareketleri, ABD Merkez Bankası'nın faiz artırımında temkinli duruşu, gelişen ülkelere para akışının artması ve iç gündemde referandum gibi önemli bir gündemin geride kalmasının verdiği rahatlama iyimserliğin kaynakları olarak görülebilir. Dış piyasalardaki olumlu havanın yeniden ivme kazanması ve varlık fonuna ilişkin kaynak girişleri gibi yeni gelişme söz konusu olursa ayrıca değerlendirmek gerekecek. Önümüzdeki hafta çok zorlu bir gündem görülmüyor. Cumhurbaşkanı Erdaoğan'ın ABD ziyareti ve Suriye ile jeopolitik gelişmeler, doların iç ve dış piyasalardaki seyri, dış borsalar, makro ekonomik veriler gündemin satır başlıkları. Yabancı yatırımcıların 5 Mayıs haftasındaki işlemlerine baktığımızda ise 378 milyon dolarlık tahvil bono satışı, 52 milyon dolarlık hisse alımları söz konusu. Yabancıların Türkiye pozisyonunda ciddi bir değişim bu aşamada görülmüyor. Makro ekonomik verilerdeki gelişmelere son dönemde duyarsızlık söz konusu. Yakından izlenen makro ekonomik verilerden "cari açık" beklentilerin biraz üzerinde gerçekleşmesine rağmen özellikle "net hata noksan" kaleminde mart ayındaki 1.1 milyar dolar, ocak-mart dönemindeki 2.1 milyar dolarlık çıkışlar dikkat çekici. Geçen yılın ocak-mart döneminde 2.3 milyar dolarlık giriş vardı. 2016 yılında ise 10.8 milyar dolarlık giriş gerçekleşmişti. Cari açığın finansmanına katkısı ve son aylarda düşüş gösteren merkez bankası rezervleri açısından net hata noksan kalemi ayrıca izlenecek. Yüksek seyrini koruyan işsizlik, enflasyon ve bütçe açığı verilerini piyasalar pek sorun etmiyor. Ancak, cari açıktaki artış ve finansman kalitesindeki bozulma eklenirse piyasaların duyarsız kalması zorlaşır. Piyasalarda daha temkinli bir görünüm var.
Hürriyet

'Hedef Sıfır Kaza'
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, istihdam seferberliğinin ardından "Hedef sıfır kaza" sloganıyla iş sağlığı ve güvenliği seferberliği başlattı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, bakanlık olarak bundan sonra gündemlerinin bu konu olacağını belirterek, "Önce uyaracağız, eğitim destekleri vereceğiz, buna karşın tedbir almayanlara ceza vereceğiz" dedi. Çalışma hayatının bu yılki ikinci kampanyası, 301 madencinin yaşamını yitirdiği Soma faciasının 3. yıldönümünde "Hedef sıfır kaza" sloganıyla başlatıldı. Kampanyaya, 26 bin işçinin çalıştığı Türkiye'nin en büyük inşaat şantiyesi durumundaki İstanbul 3. Havalimanı'nda işçi, işveren, müteahhit temsilcileri tarafından imzalanarak start verildi. Bakan Müezzinoğlu, her 15 saniyede dünyada 160 işçinin iş kazası geçirdiğini ve her gün yaklaşık 6 bin kişinin iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle öldüğünü belirtti. İlkokul çocuklarından başlayarak bu konuda bilinç oluşturmak istediklerini vurgulayan Müezzinoğlu, "Umut ediyorum ki, 5 yıl sonra Türkiye hedeflerini yakalamış olacak. İnşaat bunun en önemli ayaklarından biri. Büyük idealleri olan bir ülkeyiz. Almanya'yla, İngiltere'yle, Fransa'yla iş güvenliğinde yarışıp öne geçtiğimizde, muasır medeniyet seviyesinin de üstüne çıkarız" dedi. Seferberlik kapsamında eğitimin yanı sıra yapılacak denetimlere de dikkat çeken Müezzinoğlu, "Merhametten maraz doğar' anlayışını kaybedilen canlarda görüyoruz. O nedenle topyekûn bir duyarlılıkla iş sağlığı ve güvenliğine sahip çıkacağız" diye konuştu.
Haber Türk

Gücüne Güç Katmaya Geldik
Borsa şirketleri 2017 yılına güçlü başladı. İmalat sanayinde işlem gören 161 şirketin yüzde 66'sı kâr elde ederken toplam satışlar yüzde 37 arttı. Kâr artış oranı ise yüzde 54'e çıktı. Bir önceki yıl sadece yüzde 9 artan satışlar, 2017'nin üç aylık döneminde ciddi bir sıçrama yaşadı. Bu gelişme şirketlerin hem esas faaliyet kârlılığını hem de net kârlılığı olumlu yönde destekledi. 2016 yılı hem dünyada hem de Türkiye'de belirsizliklerin yoğun olduğu bir yıldı. Terör olayları varlığını sürdürdü, temmuz ayında darbe girişimi yaşandı, ardından yurt çapında OHAL ilan edildi. Yurtdışındaki en önemli gelişme ise İngiltere'nin Brexit kararı oldu. İtalya'daki referandum ve ABD'de Trump'ın Obama'nın yerine koltuğa oturması 2016'nın öne çıkan gelişmeleriydi. Bu ortam para piyasalarında yüksek volatiliteye neden olurken, turizm ve ulaştırma sektöründe daralmaya neden oldu. Buna bağlı olarak taş ve toprak sektöründe de kârlılıklar geriledi. İletişim, bilişim, tekstil yine kârlılıkların düştüğü sektörler arasında yer aldı. İlk çeyrekte bankalar yüksek bir performans göstererek kârlılıklarını yüzde 65 oranında artırdı. En yüksek kâr artışıysa hizmet sektörü, metal ana, petrol ve kimya sektörlerinde gözlendi. İmalat sanayinde ise kârlılıklar yüzde 54 oranında yükseldi. Borsa şirketlerinde kâr artışında sigorta ve hizmet sektörü önde koşarken metal ana, kimya, petrol ve plastik, teknoloji, holding yatırım, banka ve imalat sanayi sektörlerinde karlar yüzde 50'nin üzerinde artış gösterdi İmalat sanayinde en yüksek kârı 902 milyon TL ile Ereğli Demir Çelik gerçekleştirdi. Şirketin satışları yüzde 62 yükselirken kârlılığı yüzde 450 arttı. Tüpraş 869 milyon TL kar açıkladı. Şirketin kar artışı yüzde 1001, satış artışı ise yüzde 99 oldu. Tüpraş için analistlerin kâr beklentisi 685 milyon TL idi. Şirketin beklenenin üzerinde bir faaliyet performansı göstermesi beraberinde kârın da tahminlerin üzerinde gerçekleşmesine olanak tanıdı. Sadece Tüpraş'ta değil, Petkim, Aygaz, Arçelik gibi Türkiye'nin en büyük firmalarında beklentilerin üzerine çıkan kârlar açıklandı. Petkim'in karlılığının artmasında özellikle gelişmekte olan ülkelerden kaynaklanan petrokimya talebi ve düşük seyreden petrol fiyatlarının etkili olduğu gözleniyor. Beyaz eşya sektöründe vergi indirimlerinin talebi öne çekmesi, şirketlerin bir önceki yıl düşük kalan satış artışlarının canlanması kârlılığın yükselmesinde etkili oldu.
Milliyet

'Türk Mühendisler' Yapay Zeka Saçacak
Türkiye merkezli kurumsal yazılım grubu Etiya, yeni ürünü Cognitus (deneyimlenmiş bilgi) ile yapay zeka geliştirmedeki bilgi birikimini paylaşıma açtı. Şirket, yapay zeka ürününü, bulut platformu üzerinden yazılımcıların erişimine sunuyor. Yazılımcıların temel özellikleriyle ücretsiz olarak yararlanmaya başlayabilecekleri Cognitus API uygulaması kısa bir süre önce yayına alındı. Yazılımcılar, bu sayede karışık doğal dil işleme algoritmaları geliştirmek yerine, üzerinde çalıştıkları uygulamaların kullanım alanlarına yoğunlaşma ve yapay zeka senaryolarını uygulamalarına ekleme olanağına kavuşacaklar. Yapay zeka alanında geliştirilen Cognitus, doğal dil işleme yeteneği ile insanların kullandığı dili sistemlerin de anlamasını sağlıyor. Şu anda Türkçe ve İngilizce'yi destekleyen Cognitus, yakın zamanda Arapçayı da destekliyor olacak. http://www.cognitus. ai/ üzerinden paylaşıma açılan Cognitus API'nin yazılım geliştiriciler başta olmak üzere, insan ve bilgisayar arasındaki iletişimin en iyi şekilde sağlanması hedefiyle çalışan herkesin ilgisini çekeceğini ifade eden Etiya CEO'su Aslan Doğan, "Cognitus sayesinde bir ya da birden çok kaynaktan gelen yazılı metinleri daha kısa sürede anlıyor, yönlendiriyor ve cevaplayabiliyoruz. Bu doğrultuda 'doğal dil işleme' üzerinde uzun süredir Ar-Ge çalışmaları yapıyoruz. Cognitus sayesinde, firmalar maliyetlerini azaltacak, verimliliklerini artıracak, bununla birlikte müşteri memnuniyetini artıracaklar.
Milliyet

100 Milyar Tl'lik Yatırım 'Cazibe'si
Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) 39. Girişim ve İş Dünyası Konseyi, Diyarbakır Sanayici ve İş İnsanları Derneği (DİSİAD) ev sahipliğinde Diyarbakır'da gerçekleştirildi. Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Gıda Tarım ve Hayvancılık eski Bakanı Mehdi Eker, Diyarbakır Valisi Hüseyin Aksoy, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Cumali Atilla, TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Tarkan Kadooğlu, TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, DOGÜNSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Şahismail Bedirhanoğlu ve Dİ- SİAD Yönetim Kurulu Başkanı Burç Baysal'ın açılışını yaptığı konsey; üye federasyon ve derneklerin yöneticileri ile bölge iş insanlarından büyük ilgi gördü. Konsey toplantısında TÜRKONFED üyeleri arasında etkin bir işbirliği kurulmasını amaçlayan "Ticaret Köprüsü Görüşmeleri" de yapıldı. Konseye katılan Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir, "İnanıyorum ki çok kısa bir zaman içerisinde cazibe merkezleri vasıtasıyla bu bölgemizin en büyük sorunu olan işsizlik sorununa projeler vasıtasıyla önemli ölçüde destek olacağız ve işsizlik oranını mümkün mertebe aşağı düşüreceğiz" dedi. Şu anda 8 hidroelektrik santralleri olduğunu, bunların çoğunun Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde bulunduğunu kaydeden Özdemir, "50 binin üzerinde çalışanımız var, istiyorum ki bu 60 bin olsun. Ama Doğu ve Güneydoğu Anadolu benim için hepsinden farklıdır" diye konuştu. Cazibe Merkezleri Programı'nın çok güzel bir teşvik uygulaması olduğunu belirten Özdemir, çok uzun zamandır iş hayatı içerisinde böyle güzel, yatırımı destekleyici bir teşvik paketi görmediğini dile getirdi. Teşvik paketine 23 ilde inanılmaz derecede bir müracaat olduğunu vurgulayan Özdemir, şunları söyledi: "Yaklaşık 100 milyarlık yatırım yapacak yatırımcı şu anda kararları beklemekte ve yatırımlar için elinden geleni yapmaktadır."
Vatan

DÜNYA
İdlib'de Gözlem Misyonu Önerdiler
Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, Astana toplantısında uzlaşılan Suriye'de çatışmasızlık bölgeleri kurulması anlaşması kapsamında İdlib bölgesinde ateşkesi gözlem misyonunun Türkiye'nin üstlenmesinin önerildiğini söyledi. Türk İşbirliği Koordinasyon Ajansı Başkanlığı'nın (TİKA) Saraybosna'daki yeni hizmet binasının açılışını yapan Başbakan Yardımcısı Kaynak, önceki gün ziyaret dönüşü uçakta Hürriyet'e konuştu. Veysi Kaynak, "Astana'da teklif ettiler. Orada kuşak oluşturun diyorlar. Türkiye'nin sınır güvenliği için gerekli. Çünkü hemen burnumuzun dibinde, aylarca Bayırbucak Türkmenleri bombalandı. Fırat Kalkanı bölgesi ile İdlib arasında büyük bir Afrin bölgesi de PYD'nin kontrolünde. Orada güvenliğimizi tesis etmemiz lazım" dedi. El Bab bölgesinde DEAŞ'la yoğun çatışmalar yaşanan stratejik Akil Tepesi'nde Türkiye'nin askeri üs kurmak istediğini belirten Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak özetle şunları söyledi: "Genelkurmay, Suriye'de, uluslararası camianın bilgisi dahilinde üsler tespit ediyor. Orada kuvvet sayısı azaldı. Bir ara Suriye'deki kuvvet sayımız 8 binlere çıkmıştı. Şimdi azaldı, birliklerin sayısı bin 500 civarına indi. Çobanbey'de sıfır noktasına üssümüz var. Aslında yapmaya çalıştığımız Suriye'nin kendi insanlarını eğiterek polis ve jandarma gücü oluşturmak. El Bab'a hakim tepede hem jandarma hem askeri üssümüzü tesis etmek istiyoruz. Şu anda kendi jandarma ve polis unsurlarımızla da destek veriyoruz. DEAŞ, El Bab'da bütün kamu binalarına girmiş karargâh olarak kullanmış. Civardaki binalarla birlikte tahrip ederek çıkmış. El Bab'da içme suyu ve elektrik yok. Bu nedenlerle Suriyelilerin dönüşü Cerablus'taki gibi hızlı olmuyor. Problemli yerlerden biri Azez. Yaz sonunda orada parlamentoyu, pazar yerini ve mahkemeyi bombaladılar. Orayı stabil hale getirmek gerek. Çünkü bir tarafta Afrin, diğer tarafı Halep, öbür tarafı Dabık, diğer bir uzantısı El Bab."
Hürriyet

'Trump Adaleti Engelledi Mi'
ABD Başkanı Donald Trump'ın Federal Soruşturma Bürosu (FBI) Başkanı James Comey'yi ani bir kararla görevden almasının yankıları sürüyor. Trump'ın önceki gün konu ile ilgili Twitter'dan paylaştığı, "Comey, basına bilgi sızdırmaya başlamadan önce kendisiyle yaptığımız görüşmelerin kaydı olmadığını umut etsin bence" mesajı ABD basınında tartışılıyor. Amerikan CNN televizyonu, Başkan Trump'ın Beyaz Saray'daki görüşmelerini gizlice kayıt altına alıp almadığı konusunda sessizliğini koruduğunu belirtti. Beyaz Saray Sözcüsü Sean Spicer da Trump'ın tartışma yaratan tweet'iyle ilgili soruları yanıtsız bıraktı. Washington Post (WP) gazetesi, son yaşananların Trump'ın "adaleti engellemekle" suçlanmasına malzeme olabileceğine dikkat çekti. Gazete, FBI'ya yeni direktör atama sürecinde Trump'ın güvenilirliğinin zarar gördüğünü belirtti. İstihbarat kuruluşunun başına geçecek kişinin bağımsızlığının son derece yoğun bir incelemeye tabi olacağını yazan WP, Trump'ın Comey'yi görevden almasındaki en hassas hususun eski FBI Başkanı'nın Trump başkanlık kampanyasındaki kişilerle Rus hükümeti arasındaki ilişkilerin soruşturulmasındaki rolü olduğunu kaydetti. Trump, geçen perşembe Amerikan NBC'ye yaptığı açıklamada, "Comey'ye 'Ben de soruşturma altında mıyım' diye sordum. Hayır değilsiniz yanıtını verdi" demişti. Amerikan Duke Üniversitesi'nde görevli hukuk Profesörü Samuel W. Buell, WP'ye azil süreci ilgili yaptığı açıklamada, "Teoride korkutmaya, susturmaya, ya da sizi soruşturan birilerini etkilemeye dahi çalışmak adaleti engellemek anlamına gelebilir" dedi. Harvard Üniversitesi hukuk profesörü Noah Feldman da paylaştığı tweet'te, "Trump'ın Comey'yi soruşturulmaktan kaçındığı için azlettiği ispat edilirse? Evet suçlanabilir: görevi suiistimal, yolsuzluk hukukun üstünlüğüne zarar verir" dedi. South Texas Hukuk Fakültesi'nden Prof. Josh Blackman ise "Bence bu sadece siyasi bir sorun olarak kalır. Trump'ı alaşağı edecek şey Anayasa değil, kamuoyu anketleri ve seçimler" dedi. Öte yandan Trump, haftaya çıkacağı ilk yurtdışı gezisi öncesinde yeni FBI Başkanı adayını açıklayabileceğini söyledi. Bu görev için Adalet Bakanlığı'nda mülakata alınan ilk aday, savunma avukatı Alice Fisher oldu. Bir diğer isim Cumhuriyetçi Senatör John Cornyn. FBI başkanlığına vekaleten Andew McCabe atanmıştı. Görev için yaklaşık 11 ismin değerlendirildiği belirtiliyor. Belirlenen ismin ayrıca Senato'da onaylanması gerekiyor.
Hürriyet

Kuzey Kore Trump'la Diyalog Kurmaya Hazır
Nükleer ve balistik füze denemeleri nedeniyle ABD'nin tepkisini çeken Kuzey Kore'den, iliksilerin yumuşatılmasına yönelik ilk adım Donald Trump ile görüşmelere hazırlanıp hazırlanılmadığı' seklindeki soruya "Şartlar oluştuğunda diyalog kuracağız" yanıtını verdi. Güney geldi. Pyongyang yönetiminin Washington'la iliksilerinden sorumlu diplomatı Choe Son Hui, dogru sartlar altında Trump yönetimi ile diyalog kurabileceklerini söyledi. Güney Kore merkezli Yonhap ajansının haberine göre, Çin'in baskenti Pekin'de gazetecilerin sorularını yanıtlayan Choe 'ABD Baskanı Do- Kore'de Pyongyang'la iyi geçinmek isteyen Moon Jae-in'in devlet baskanı olmasını da yorumlayan Choe, "İki ülke arasında temasların gerçekleşme ihtimaline bakacağız" ifadelerini kulandı.
Star

Baba-Oğul 'Yaramazlık' Yaptılar
Daha önce evdeki pijamalı hali ve üç çocuk babası yönünü gösteren fotoğraflarını paylaşarak aile değerlerinin önemine dikkati çeken Kanada Başbakanı Justin Trudeau, şimdi de 3 yaşındaki oğlu Hadrien'i başbakanlık ofisine getirdi. Gün boyunca oğluyla vakit geçiren Trudeau, Hadrien ile ofiste saklambaç oynayıp parlamento koridorlarında koşu yarışı yaptı. Basın mensuplarının karşısına bile oğluyla çıkan 45 yaşındaki siyasetçi, "Bugün ofiste çok yakın bir arkadaşım" var diyerek, gazetecilerin kendisinin yanı sıra oğluna da soru sorabileceklerini söyledi. Yakışıklılığı nedeniyle 'evli erkeklerin kabusu' yakıştırmalarına maruz kalan Trudeau, 2005 yılında eski televizyon sunucusu Sophie Gregoire ile dünya evine girmişti. Çiftin evliliklerinden üç çocuğu bulunuyor.
Vatan

Anne Ölümlerinin Faturasını Sağlık Bakanı'na Kesti
Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, gebelikte anne ölümleri sayısının son bir yıl içerisinde yüzde 66 oranında artması üzerine, 5 ay önce atadığı Sağlık Bakanı Antonieta Caporale'yi görevden aldı. Sağlık sektöründe yaşanan sorunlara 'çare' olarak göreve getirilen Caporale, geçtiğimiz gün açıklanan sağlık istatistiklerinin ardından acil bir kararla görevden uzaklaştırıldı. Venezuela Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre, ülkede geçen yıl doğum sırasında gerçekleşen ölümler yüzde 66, bebek ölümleri ise yüzde 30 oranında arttı. Bakanlığın yaklaşık iki sene sonra internet sitesinde açıkladığı bu alanlardaki ilk veriler, Venezuela'da sıtma ve difteri hastalarının sayısının da hızla arttığını gösterdi.
Vatan
 POLİTİKA
Darbecileri Sordu
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Uluslararası İşbirliği İçin Kuşak ve Yol Forumu'na katılmak üzere geldiği Çin Halk Cumhuriyeti'nin başkenti Pekin'de Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras'ı kabul etti. Four Seasons Hotel'de gerçekleşen basına kapalı görüşme 1 saat 10 dakika sürdü. Erdoğan'ın, Çipras ile görüşmesinde açtığı ilk konu, darbe girişiminin ardından 16 Temmuz'da askeri bir helikopter ile Dedeağaç (Aleksandrupolis) şehrine kaçan 8 darbeci asker oldu. Erdoğan, Yunanistan'ın darbeci askerleri iade etmemesinden Türkiye'nin duyduğu rahatsızlığı Çipras'a iletti. Yunan devlet televizyonu ERT'ye göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmenin başında, Yunanistan'a kaçan darbeci askerler konusunu açtı. ERT, Çipras'ın Erdoğan'a ne cevap verdiğini belirtmedi. Buna karşılık, Atina Haber Ajansı (ANA) Yunan Başbakan'ın, bunun Yunan adaletini ilgilendiren bir konu olduğunu söylediğini belirtti. ANA'ya göre Erdoğan, "Lozan Antlaşması'nın harfiyen uygulanmasını" istedi. Ayrıca Erdoğan, AB'nin mülteci anlaşmasındaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini söyledi. Çipras, mülteci anlaşmasının uygulanmasını desteklediklerini kaydetti. Aleksis Çipras'ın görüşmeye iki ülke arasındaki olumsuz unsurları bir yana bırakıp, "Olumlu bir gündem" ile gittiğini ve Erdoğan'ın da "bu gündemi kabul ettiğini" ileri süren ANA, Kıbrıs konusunda herhangi bir ilerleme kaydedilmediğini bildirdi. Görüşmede ayrıca, Türk-Yunan Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi'nin Ekim ayında Selanik'te gerçekleştirilmesinin kararlaştırıldığı belirtildi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile görüştü. Erdoğan, Büyük Halk Meclisi'ne gelişinde Çin Devlet Başkanı Şi Cinping tarafından resmi törenle karşılandı. Karşılama töreninin ardından Erdoğan ve Şi başkanlığında heyetlerarası görüşmeye geçildi. Görüşme, yaklaşık 45 dakika sürdü. Basına kapalı gerçekleşen görüşme sonrasında, Erdoğan ve Şi huzurunda iki ülke arasında bazı anlaşmalar imzalandı. Bu kapsamda, heyetler arasında 'Suçluların Karşılıklı İadesi Anlaşması', 'Uluslararası Karayolları Üzerinde Taşımacılık Anlaşması' ve 'Çin Halk Cumhuriyeti ile Karşılıklı Kültür Merkezlerinin Kurulmasına İlişkin Anlaşma' imza altına alındı. İmza töreninde Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan da hazır bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan dün ayrıca, Pakistan Başbakanı Navaz Şerif ve Macaristan Başbakanı Viktor Orban ile de ayrı ayrı görüştü.
Hürriyet

'Özel Statü'de Tüzük Sıkıntısı
Referandumda kabul edilen anayasa değişikliğinin hemen yürürlüğe giren partili cumhurbaşkanına imkan tanıyan hükmü çerçevesinde 2 Mayıs'ta gerçekleştirilen sade bir törenle Ak Parti kurucu üyeliği yeniden ihdas edilen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 21 Mayıs'taki olağanüstü kongreyle partisinin genel başkanlığını da üstlenecek. Binali Yıldırım, genel başkanlığı Erdoğan'a devretmesine karşın Başbakanlık görevini sürdürecek. Tüzük gereği kongre sonrası Ak Parti Meclis grubunda yapılacak seçimle de grup başkanı unvanını taşımaya devam edecek. Grup başkanı sıfatıyla da MYK'nın doğal üyesi olacak. Kongrede gerçekleştirilecek tüzük değişikliği ile de Yıldırım için parti yönetiminde Erdoğan'dan sonra ikinci adam olmasını sağlayacak yeni bir statü oluşturulması düşünülüyor. Bunun için, "genel başkanvekili" şeklinde bir statü ihdas edilmesi formülü üzerinde durulurken, hukukçu kurmaylardan gelen, "tüzüğümüz gereği aynı statüyü il ve ilçe teşkilatlarımız için de oluşturmak durumunda kalırız" uyarısı, kafaları karıştırdı.
Milliyet

'Hayır'ı Akademik Camiayla Tartıştı
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, resmi sonuçlara göre yüzde 48.6 oranındaki 'hayır' oyunu anlayabilmek amacıyla dün Bursa'da 20'yi aşkın akademisyen ve bilim insanıyla bir araya geldi. Etkinliği organize eden CHP PM üyesi Prof. Dr. Özkan Yıldız, "Metropollerin merkezlerinde oturan muhafazakâr, eğitimli seçmenlerin hayır yönünde oy kullandıklarına tanık oluyoruz. CHP'nin bu sosyolojiye uygun yeni politikalar üreterek, o hassasiyetleri öne çıkarması gerektiğini düşünüyoruz" ifadesini kullandı. Kılıçdaroğlu, dün Bursa'da Prof. Yıldız'ın organizasyonunda, "Referandum Sonrası Türkiye Siyasetinde Gelişmeler" başlıklı çalıştaya katıldı. Çalıştayda, akademisyenlerin yüzde 48.6 oranındaki "hayır" oyunu anlamak, "hayır"ı korumak ve güçlendirmek amacıyla yapılabileceklere ilişkin CHP kurmaylarına bir dizi öneri sunacağı ifade ediliyor. Toplantıya; Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu, Prof. Dr. Tanju Tosun, Prof. Dr. Gülgün Tosun, Prof. Dr. Nebi Sümer, Prof. Dr. Yüksel Taşkın, Prof. Dr. Ayşe Buğra, Prof. Dr. Rüstem Erkan, Prof. Dr. Ahmet Özer, Prof. Dr. Erkan Işığıçok, Doç. Dr. Murat Somer ve Doç. Dr. Yunus Emre katılıyor. Çalıştayın organizasyonunu üstlenen CHP PM üyesi Prof. Yıldız, Milliyet'e şunları kaydetti: "'Hayır' bileşenlerinin içerisinde çok farklı kesimler var. Bu koalisyonu anlamak lazım. Genç seçmen davranışlarında 'hayır'a yönelik ve sonraki aşamada CHP'ye yönelik bir oy verme davranışında bulunabileceğini söyleyebiliriz. Büyükşehirlerin varoşlarından şehir merkezlerine geldiğimizde, sosyal hareketlilikte bir mobilizasyon söz konusu. Seçmenlere baktığımızda metropollerin merkezlerinde oturan muhafazakâr, eğitimli seçmenlerin hayır yönünde oy kullandıklarına tanık oluyoruz. Muhafazakâr seçmenlerin eğitim seviyesi düştükçe 'evet'e kaydığı görülüyor. 1960'lardaki o gecekondular artık bugün tamamen şehir oldular ve oradaki vatandaşlar şehirli davranışı gösteriyorlar. Muhafazakâr, mütedeyyin, milliyetçi olabilirler, şehirde kalış yılları ve şehirleşme dinamikleriyle birlikte, ötekiyle daha rahat bir arada yaşayabilme deneyimiyle beraber 'hayır'a doğru bir kayma eğilimi görülüyor.
Milliyet

SPOR
11. FIVB Dünya Kulüpler Voleybol Şampiyonası'nda yarı finalin ilk maçı Türk Derbisi'ne sahne olurken, Vakıfbank, Eczacıbaşı Vitra'yı 3-1 yenerek adını finale yazdırdı. Zhu Ting 18, Lonneke 16, Kimberly ise 15 sayıyla takımını sırtladı. Birinci sete iki takım da kontrollü başladı. Eczacı Boskovic'in sayılarıyla ilk molayı 8-7 önde geçti. Zhu Ting ve Kimberly ile etkili olan ve 9- 9'da skoru eşitleyen Vakıfbank 2. mola da 16-12'lik skorla arayı açtı, üstünlüğü bırakmadığı seti 25-20 aldı. İkinci set taktik servisler atarak rakibini hataya sürüklemek isteyen Eczacıbaşı, molaları 8-2 ve 16-12 önde geçmesine rağmen basit hatalar yapınca Vakıfbank 18- 18'de skoru eşitledi. Büyük bir çekişmeye sahne olan son bölümde Zhu'nun blokları seti sarı-siyahlılara geçirdi: 25-23. Üçüncü sete de iyi başlayan Eczacıbaşı oldu ve bu kez aynı hatayı yapmadı. Molalarını önde geçtiği seti 25-23 kazanan turuncu-beyazlılar seti 25-23 alarak umutlandı. Dördüncü set adeta Zhu Ting-Boskovic savaşına sahne oldu. Vakıfbank, bu ikilinin arasına Kimberly'nin girmesiyle 18-18'de skoru eşitledi, seti 25-22 maçı da 3-1 kazanarak adını finale yazdırdı.
Milliyet

Süper Lig'in ikinci yarısındaki başarısını devam ettiremeyen Trabzonspor, ligden düşmesi dün sonuçlanan Adanaspor deplasmanından galibiyetle ayrılamadı: 1-1. Kayserispor'un galibiyeti sonrasında umudu devam edebilmesi için galibiyet dışında şansı bulunmayan ev sahibi, aldığı bu beraberlikle, bir yıl kaldığı Süper Lig'e veda etmiş oldu. 17. dakikada Cem Özdemir'in pasında sağ çaprazda topla buluşan Digao'nun şutunda meşin yuvarlak uzak direğin yanından az farkla dışarı çıktı. 20'de Karadeniz ekibinin beklediği gol geldi. Sol kanattan aşırtma bir vuruş yapan Yusuf Yazıcı, meşin yuvarlağı kaleci Karacic'in üstünden ağlarla buluşturdu: 0-1 28. dakikada Adanaspor ceza sahasında yaşanan karambolde top Rodallega'nın önünde kaldı. Bu oyuncunun şutunda meşin yuvarlak auta çıktı. 31'de ev sahibi Adanaspor soldan Tevfik Altındağ ile köşe vuruşu kullandı. Ön direğe koşu yapan Renan'ın kafa vuruşunda meşin yuvarlak filelerle buluştu: 1-1. 46'da topla buluşan Emanuel Mas şutunu çekti, meşin yuvarlak savunmadan sekip kornere çıktı. 51. dakikada ceza sahası içine giren Magaye'nin şutu kaleci Onur'da kaldı. 55'te Cem'in yaklaşık 25 metreden şutunu kaleci Onur yatarak köşeden kurtardı. 73. dakikada gelişen Trabzonspor atağında ceza sahasına indirilen topa Castillo'dan önce müdahale eden Adanasporlu Ramos tehlikeyi uzaklaştırdı. 81'inci dakikada rakibiyle itişen Magaye hakem tarafından sarı kartla cezalandırıldı. Hakemin kararını alkışlayan futbolcu bu kez kırmızı kart görerek Galatasaray'da çok oyun dışı kaldı.
Milliyet
Fenerbahçe Teknik Direktörü Dirk Advocaat, kadro kalitesindeki sıkıntılarla ilgili bir kez daha yorumda bulundu. Özel konuları yönetimle görüşeceğini ifade eden Hollandalı hoca, "Kadro konusunda konuşmak istemem. Konuşursam isim vermem gerekiyor. Bu konuyu yönetimle konuşurum. Takımla ilgili düşüncemi biliyorlar. Ama bu akşam gösterdi ki düzenli kadromuzdan 4 kişi oynamadığında neler olduğu ortada" dedi. V o l k a n Demirel'in A Milli Takıma seçilmeme konusuna yorum getirme hakkı olmadığını ifade eden Advocaat, "Ben de milli takım hocalığı yaptım. Benim işim değil, Fatih Terim'in işi hakkında konuşmak. Tek söyleyebileceğim şey, Volkan Demirel harika bir kaleci. Bana böyle sorular sormayın, Fatih Terim'i arayın sorun" diye konuştu. Tecrübeli hoca Hollanda Milli Takımı'nda görev almasında Fenerbahçe'nin bir etkisi olmadığını kaydederek, "Başarılı olarak kendimi gördüğümü henüz söyleyemem. 3. sıra benim sıram değil. Kupayı kazanabiliriz. Kupayı kazanırsak başarılı sayılabiliriz. Uzun sezonların zorlu anları vardı. Hâlâ kupayı alma şansımız var. Kupayı alamazsak başarılı sayılamayız. Benim Hollanda Milli Takım'a seçilmem Fenerbahçe ile alakalı değildir, ben daha önce 2 kere Hollanda Milli Takımı'nda çalıştım" ifadelerini kullandı. Advocaat, gelecek sezon konusunda Başkan Aziz Yıldırım'a adil bir şekilde konuşacağını dile getirdi, "İnsanların beklentilerini yerine getirmiş, geçmiş dönemlerde transferler yapmış. Ama bazı oyuncular Fenerbahçe gibi üst düzey bir takımda oynayabilmek için iyi olmalı. Net çizgiler çekilmeli. Eğer böyle olmazsa benzer şeyler olacaktır" dedi.
Milliyet
Beşiktaş'la şampiyonluk mücadelesi veren Medipol Başakşehir sahasında Gençlerbirliği'ni ikinci yarıda bulduğu gollerle 2-1 mağlup etti, maç fazlasıyla liderliğe yükseldi. İlk yirmi dakikada bütün topların Aydın Karabulut'ta toplanması Başkent ekibinin hücumda etki alanını kısıtlarken, ev sahibinin Adebayor'u kaçırma gayreti onları da rakipleri gibi etkisiz bir takım haline getirdi. Tehlikeli bir atağın gelişmediği maçta golü Gençlerbirliği kalecisi Hopf'un akıl dolu pası getirdi. 26. dakikada tecrübeli file bekçisi eliyle topu hemen oyuna soktu. Orta sahadan meşin yuvarlağı alan Rantie müthiş bir deparla rakiplerini eksiltmeyi başardı, ardından da Volkan'ı avladı: 0-1. Bu dakikadan itibaren Başakşehir daha fazla etkili olmaya başladı. 31'de Visca sert vurdu, ancak Hopf'u geçemedi. 35'te ise Adebayor düşürüldü. Başakşehirli oyuncular penaltı beklerken hakem 'devam' dedi. Rakip defansın açılmasını iyi değerlendiren Gençlerbirliği de pozisyonlar buldu. 37'de Rantie şutunu atamayınca önemli bir fırsatı harcadı. İkinci yarıda Abdullah Avcı pozisyon kısırlığına 10 dakika dayanabildi. Bekir'i çıkaran tecrübeli çalıştırıcı, Mustafa Pektemek'i oyuna alarak çift forvete döndü. 57'de skora denge geldi. Caiçara'nın pası ile ceza sahası içi sağ tarafında topla buluşan Mossoro son çizgiye inmeden vuruşunu yaptı ve skora denge getirdi: 1-1. Golün ardından Başakşehir daha fazla topa sahip olmaya başladı, 66'da da golü buldu. Selçuk'un uzaklaştıramadığı meşin yuvarlağı Mossoro kaleye gönderdi. Defansın müdahalesine rağmen topu önünde bulan Mustafa takımını öne geçirdi: 2-1. 68'de Emre köşe vuruşunu kullandı. Kendini unutturan Mustafa kafayı vurdu. Hopf zor pozisyonda müdahalesini yaptı. Kalan sürede iyi savunma yapan Başakşehir kalesini kapatarak altın değerinde üç puanla sahadan ayrılmayı başardı.
Milliyet


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme