15 Mayıs 2017 Pazartesi

15.05.2017 Genel Gündem

15.05.2017
GÜNDEM
Pkk'ya Darbe Üstüne Darbe
Terör örgütü PKK'nın Kuzey Irak'taki kamplarına yönelik savaş uçaklarının 26-28 Nisan tarihleri arasında düzenlediği hava operasyonlarında, terör örgütünün elebaşlarından, 27 yıldır dağda olan 'Nilan Dipo' kod adlı Hanımşah Bağcı ile 20 yıldır dağda bulunan 'Helin Murat' kod adlı Nurten Kılıçarslan'ın da öldüğü ortaya çıktı. Muş nüfusuna kayıtlı Hanımşah Bağcı'nın 1990 yılında, Tunceli nüfusuna kayıtlı Nurten Kılıçarslan'ın 1997 yılında terör örgütüne katıldıkları belirtildi. Türk Silahlı Kuvvetleri'nce, Irak'ın kuzeyindeki Zap, Sinat-Haftanin bölgelerindeki bölücü terör örgütüne ait hedeflere önceki gün düzenlenen hava harekâtında ise 10 terörist etkisiz hale getirildi, üç silah mevzisi ile dört barınma alanı imha edildi. Irak'ın kuzeyindeki barınma alanlarından kaçan 5 bölücü terör örgütü üyesi, Silopi'de teslim oldu. Şırnak'ın Beytüşebap ilçesindeki İncebel Dağları- Kato bölgesinde 19 Nisan günü başlatılan Şehit Jandarma Binbaşı Ahmet Karaman-2 Operasyonu sürerken, güvenlik güçleri bölücü terör örgütü üyeleri tarafından kullanılan 10 mağarayı daha tespit etti. Mağaralarda çok miktarda silah ve mühimmat ele geçirildi. Şırnak Valiliği, operasyonda 25 günde 419 silah, 200 binden fazla mühimmat ve 5 ton amonyum nitrat patlayıcı ele geçirildiğini açıkladı. Bölgede tespit edilen mağara sayısı 38'e ulaştı. Diyarbakır Lice-Kulp karayolunun Gürbeyli mevkisindeki menfez ile asfalt zemin arasına 120 kilogramlık sanayi tüpü içerisine 100 kilogram amonyum nitrat kullanılarak tuzaklanmış bir el yapımı patlayıcı düzeneği bulundu. Diyarbakır-Bingöl karayolunda yapılan incelemede de Kocaköy ilçesinin Çaytepe mevkisinde karayolunun kenarına gömülü vaziyette 2 bidon içinde yaklaşık 100 kilogram amonyum nitrat ve şeker karışımı ile hazırlanmış el yapımı patlayıcı düzeneği tespit edildi.
Hürriyet


Anneler Günü Çiçeği Tabuta
İzmir'in Buca ilçesinde çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan bir grup, önceki gün Anneler Günü kapsamında Muğla'nın Marmaris ilçesine gitmek üzere yola çıktı. Armağan Serttaş'ın kullandığı midibüs, Muğla-Antalya karayolunun Sakar Geçidi mevkiinde uçurumdan yuvarlanarak 30 metre aşağıdaki yola düştü. Kazada 24 kişi hayatını kaybetti, 10 kişi de yaralandı. Kazada hayatını kaybedenlerin cenazeleri, Adli Tıp Kurumu'ndaki işlemlerin ardından yakınlarına teslim edildi. İzmir'e getirilen cenazeler Buca Kaynaklar Mezarlığı Gasilhanesi ile Yenişehir Mahallesi'ndeki Merkez Defin İşleri Gasilhanesi'ne konuldu. Ölenlerden 3'ünün cenazesi toprağa verilmek üzere Çanakkale'ye götürüldü. Yaşamını yitirenlerden Sultan Karadağ'ın cenazesini almak için yakınlarıyla Buca Kaynaklar Mezarlığı'na gelen arkadaşı Fahriye Aras, "Geziye biz de davet edildik ancak gitmekten son anda vazgeçtik" dedi. Ayla Karakılıç da "Korkunç bir kaza, geziye gidenlerin hepsi arkadaşımız ama Sultan ile çok yakındık, çocuklarımız da arkadaştı. Tek tesellimiz, kızı Beyzanur'un kazadan yaralı kurtulması" diye konuştu. Leman Kılıç'ın yakını Yeter Taşdemir de "Bir daha Anneler Günü kutlamayacağım" diyerek ağladı. Kazada hayatını kaybedenlerden 7'si için Buca Eyüp Sultan Camii'nde cenaze töreni düzenlendi. Törene Başbakan Binali Yıldırım, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, İzmir Valisi Erol Ayyıldız, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, milletvekilleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Selda Altay'ın ikiz kızları Buse ve Sude, Anneler Günü'nde cenazesine geldikleri annelerinin tabutuna bir buket kırmızı karanfil bıraktı. Sude ve Buse'nin 11 yıl önce babalarını da bir trafik kazasında kaybettikleri öğrenildi. Lise 3. sınıf öğrencisi 17 yaşındaki Melisa Şele'nin cenazesi Kadifekale'ye Hava Şehitleri Camisi'ne götürüldü. Tören sırasında sinir krizi geçiren ve yakınları tarafından sakinleştirilmeye çalışılan Melisa Şele'nin annesi Abide Şele, ağıtlar yaktı. Gözyaşı döken Abide Şele'nin "Anneler Günü'nde beni yalnız bıraktın Melisa. Doymadım sana. Niye bırakıp gittin beni? Daha gelinlik giydirecektik sana kızım" feryadı yürekleri dağladı. Şele'nin cenazesi, Menderes'te toprağa verildi. Gülizar Kılıç için Uzundere Cemevi'nde tören düzenlendi. Kılıç'ın cenazesi Uzundere Mezarlığı'nda defnedildi. Kılıç'ın, geziye kazada yaşamını yitiren akrabası Leman Kılıç ile katıldığı öğrenildi. Kılıç'ın 52 yaşında olmasına rağmen üniversite sınavlarına hazırlanan 21 yaşındaki kızı Deniz için çalışmaya devam ettiği, psikolog olan kızı Özge'nin de 7 ay önce anne olduğu belirtildi.
Milliyet

Pilotun Akar Savunması: Kurtardığımı Sanıyordum
FETÖ'nün darbe girişimi sırasında Havacılık Komutanlığındaki olaylara ilişkin 155 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamede, darbeci askerler tarafından derdest edilen Genelkurmay Başkanı Orgeneral Akar ile diğer komutanları Akıncı Üssü'ne götüren helikopterin pilotlarının savunmalarına yer verildi. Eski Yarbay Halil Gül, "Genelkurmay Harekat Merkezi'nden soyadını hatırlayamadım Albay Doğan hemen Genelkurmay'a gelmemi, yaralılar olduğunu, Genelkurmay Başkanı'nı oradan çıkarmamız gerektiğini söyledi" dedi. Genelkurmay'a gittiğinde gözü kapalı vaziyette bir generalin getirilip helikoptere bindirildiğini anlatan Gül, "Helikopterdeki şahıslar benden helikopteri Akıncı Üssü'ne götürmemi istediler. Ben de helikopterle şahısları Akıncı Üssü'ne götürdüm" diye konuştu. Tekrar Doğan isimli albayın emriyle Genelkurmay'a uçtuğunu söyleyen Gül, şöyle devam etti: "Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, yürüyerek, elleri ve gözleri açık, yanında birileri olduğu halde helikoptere geldi. Hulusi Akar'ın yanındaki şahıslara dikkat etmedim. Şahısların Genelkurmay Başkanı'na silah doğrulttuklarını görmedim. Genelkurmay Başkanı'nın eli, kolu bağlı değildi. Helikoptere Akar ve yanında 2-3 kişi daha bindi ancak yanındakilerin kim olduklarını ve rütbelerini bilmiyorum. Genelkurmay Başkanı'nı bir şeylerden kurtardığımı zannediyordum. Zorla getirildiğini hiç düşünmedim. Helikopter kalktıktan sonra telsiz frekansından 'Genelkurmay Başkanı'nı kurtardım' diye anons geçtim." Gül, daha sonra Kara Harp Okulundan silahlı 45 askeri Genelkurmay Başkanlığına getirdiğini, bu sırada helikopterinin isabet aldığını, bunun üzerine Güvercinlik'e indiğini söyledi.
Vatan

EKONOMİ
Euro: Euro 3,9031-3,9054
Sterlin: 4,6056-4,6095
Gram Altın: 141,1821-141,3327


Teröre Karşı Ekonomi Yolu
Çin'in uzun süredir tanıtımını yaptığı İpek Yolu Zirvesi için 29 ülkenin devlet ve hükümet başkanları 14-15 Mayıs tarihlerinde Pekin'de toplandı. Pekin Olimpiyat Merkezi'nde yer alan Çin Ulusal Kongre Merkezi'nde, 'Kuşak ve Yol: Ortak Refah İçin İşbirliği' başlığıyla düzenlenen zirve, Çin'in Asya, Afrika ve Avrupa'da devasa altyapı yatırımlarını öngören modern İpek Yolu projesinin en önemli buluşması olarak görüldü. Türkiye'yi zirvede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan temsil ederken, Erdoğan, zirve kapsamındaki görüşmelerle beraber Çin Devlet Başkanı Şi Jinping ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile de üçlü bir zirve gerçekleştirdi. Zirvede Çin ve Rusya Devlet Başkanları ile birlikte konuşma yapan Erdoğan, "Yeni İpek Yolu girişimi, 60 ülke, 40 milyon kilometrekare ve 4.5 milyar insanı kapsayan bir çalışma. Önümüzde barışa ve istikrara hizmet edecek bir kazan-kazan projesinin bulunduğuna inanıyorum. Bu girişim, terörü yerle yeksan edecek bir girişim olacaktır. Bu işbirliği için Türkiye olarak her türlü desteği vermeye hazırız" dedi. Erdoğan, açılış oturumunda şunları söyledi: "Önümüzde barışa ve istikrara hizmet edecek bir kazan-kazan projesinin bulunduğuna inanıyorum. Dolayısıyla Çin Halk Cumhuriyeti'nin bu girişimi, her türlü takdirin üstündedir. Bunun sürdürülebilir büyüme ve kalkınma vasıtasıyla vatandaşlarımızın hayat şartlarında yapacağı artış, hepimizin ortak başarısı olacaktır. Özellikle dünyada gelişmekte olan teröre karşı bu girişim, terörü yerle yeksan edecek bir girişim olacaktır. Herkes için fayda sağlayacak bu işbirliği için Türkiye olarak her türlü desteği vermeye hazırız. 'Yeni İpek Yolu' olarak da adlandırılan bu girişim Asya'yı, Avrupa'yı, Afrika'yı ve hatta Güney Amerika'yı birbirine bağlama hedefiyle geleceğe damga vuracak. Kuşak ve Yol güzergâhındaki ülkelerin altyapı şartlarının yükseltilmesi, kara, deniz ve hava yolu koridorlarının geliştirilmesine katkı sağlayacak. Çalışmanın başarısı, güzergâh ülkelerinin ticareti kolaylaştırmalarına, gümrük alanında işbirliğine gitmelerine, tarife dışı engelleri kaldırmalarına ve yatırımları teşvik etmelerine bağlıdır. İpek Yolu fonu yanında güzergâh ülkelerinin milli fonlarının devreye alınması, finansal işbirliğini derinleştirecektir. Hükümetler arası işbirliğinin teşvik edilmesi ise siyasi dayanışma ikliminin yeşermesine imkân tanıyacak, turizm, bilim, teknoloji ve medya alanlarında kapsamlı kültürel iş birliğine gidilmesi hedefe ulaşılmasına hizmet edecektir." Bu girişimin ikili, çok taraflı ve bölgesel işbirliklerinden istifade edeceğini ve 'kazan-kazan' anlayışıyla hayata geçirilmesinin büyük önem arz ettiğini söyleyen Erdoğan, "Siyasi ve ekonomik alanda birbiriyle uyumlu bir sistemin tesisi, bölgemizde istikrar ve refah temelli yeni bir dönemin de kapılarını aralayacaktır. Hızlı kalkınmakta olan Asya'nın büyüme, yoksullukla mücadele, iklim değişikliğine karşı gereken tedbirleri almak gibi konular için 2030 yılına kadar yılda ortalama 1.7 trilyon dolar yatırıma ihtiyaç duyduğu hesaplanıyor. Amacımız hepimizin ihtiyaç duyduğu kalkınma hamlelerini yapabilmek için ortak finansman mekanizmalarının hayata geçirilmesidir" dedi.
Hürriyet

Turqualıty Genişliyor
Soysal Danışmanlık tarafından organize edilen 'Perakende Liderler Konferansı LİDKO' Türkiye'den perakende sektörünün temsilcilerini Madrid'te buluşturdu. Konferansın önceki gün gerçekleştirilen oturumuna katılan Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Ali Kılıçkaya, yurtdışında büyüme stratejisi izleyen ve markalaşan şirketlere destek veren Turquality'nin kapsamının genişletildiğini ve Turquality dışında yeni desteklerin de açıklanacağını söyledi. Kılıçkaya'nın verdiği bilgiye göre büyük mağazacılık yapan perakendeciler de Turquality kapsamına alınacak. THY ve BEKO'nın Türkiye'den çıkan en iyi örnekler olduğunun konuşulduğu toplantıda Kılıçkaya, Turquality firmalarının gerçekleştirdiği birim ihracat rakamının Türkiye ortalamasının 3 katı olduğunu, Türkiye'nin katma değeri yüksek ürünler ihraç eder hale gelmesi için markalarını güçlendirmesi gerektiğini anlattı. Kılıçkaya, perakende sektörünün yurtdışı açılımlarını destekleyecek yeni düzenlemelerin haftaya Resmi Gazete'de yayınlanacağını aktardığı konuşmasında, "Türk Ticaret Merkezlerine de bakanlık olarak yüzde 75 destek veriyoruz. Dünyaca ünlü şirketlere mal satmak isteyen işletmelerin de desteklerden yararlanması için hazırlıklar yaptık. Örneğin bir şirket Volkswagen'e parça satıyorsa bu da önemli bir projedir, bu proje masrafları için 1 milyon dolara kadar destek vereceğiz. Yepyeni bir destek modeli geliyor" dedi. Kılıçkaya ihracatçı firmaları Eximbank'ın sağladığı kolaylıkları da hatırlatarak, Eximbank sigortalarının da daha düşük olduğunun altını çizdi. Kılıçkaya, dünyada Türkiye'nin lezzetlerinin de bilinir olmasını çok önemsediklerini de söylediği konuşmasında, 2011'den bu yana Türkiye'nin lezzetlerine verdikleri desteği de Simit Sarayı'nın başarısını örnek göstererek anlattı. Kılıçkaya, Nusr-Et'in de destek almak için Bakanlığa başvurduğunu aktardı.
Hürriyet

Döviz Bürolarına Yeni Yetkiler
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, halihazırda döviz bürolarının kuruluş, şube açma, faaliyet, yükümlülük ve denetimlerine dair usul ve esasların "Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar"a ilişkin tebliğ ile düzenlendiğini hatırlattı. Kayıtlılığın arttırılması ve daha hesap verilebilir yapı oluşturulması amacıyla döviz bürolarına yönelik yeni bir düzenleme yapacaklarını bildiren Şimşek, şöyle devam etti: "Döviz bürolarının daha kurumsal bir yapıya dönüştürülmesi gerektiği ve faaliyet konuları ile sermaye büyüklüklerine göre birbirinden ayrıştırılması ihtiyacından hareketle Hazine Müsteşarlığı'nca yeni tebliğ çalışmaları başlatıldı. Buna göre döviz bürolarını A ve B grupları olmak üzere iki gruba ayıracağız. A grubu döviz büroları, B grubunun yapabildiği işlemlerin yanı sıra banka transferi yoluyla yabancı para alım satım işlemi, elektronik para kuruluşu ve ödeme kuruluşlarının acenteliği faaliyeti de yapabilecek. Ayrıca işlemlerini ATM, internet ve kredi kartı hariç banka kartı aracılığıyla gerçekleştirebilecek. Böylece finansal teknolojilerin kullanımı da yaygınlaştırılacak." Şimşek, tüm yetkili müesseselerin sermaye yapılarının güçlendirileceğini, faaliyet alanlarının genişletileceğini belirterek, döviz bürolarının yükümlülüklerinin de artırılacağını söyledi. Bu kapsamda, iki grup döviz büroları için farklı ve mevcut düzenlemelerde yer alandan daha yüksek miktarlarda sermaye yükümlülüğü getirileceğini bildiren Şimşek, "Özellikle A grubunun yapabildiği yeni işlemler açısından bu grupta yer alan şirketler daha kurumsal bir yapıya dönüştürülecek. Söz konusu şirketlere, müşteri tanıma kuralı, çerçeve sözleşme veya tek seferlik alım satım sözleşmesi imzalama yükümlülüğü gibi yeni yükümlülükler getirilecek ve transfer emirlerinin nasıl verileceği ayrıntılı olarak düzenlenecek" diye konuştu.
Hürriyet

Trt Payı Sanayiciye Nefes Verir
Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Üretim Reform Paketi'ni açıklarken sanayicilerin elektrik tüketimlerinde TRT'ye ödedikleri payın kaldırılacağını söylemişti. Söz konusu gelişme sanayicileri sevindirdi. Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, devletin bugüne kadar kendi maliyetlerinin bir kısmını sanayicinin üzerine yıktığını dile getirdi. Özdebir, şunları kaydetti: "Daha önce TRT payının, bu kurumun yurt dışındaki soydaşlarımıza yönelik yayınlarının maliyetlerini karşılamak amacıyla alındığı açıklanıyordu. Şimdi bu kaynak şans oyunları gelirlerinden sağlanacak. TRT payı sanayicilerin maliyetlerini yükselten bir unsurdu. Yüzde 2'lik TRT payının kaldırılmasından ziyade devletin sanayiciye bakış açısının değişmesi anlamında köklü bir değişiklik algıladım." Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD) Genel Sekreteri Veysel Yayan da bu tür kesintilerin dünyanın hiçbir yerinde olmadığını dile getirerek, "Bu kesinti sektörümüzün rekabet gücünü azaltıyordu. TRT payı enerjinin kullanım miktarına göre alındığı için zaman zaman ödenen paralar yıllık 600-700 milyon liralara kadar varıyordu. Bunun alınmamasıyla üzerimizdeki yüklerden biri kalkmış olacak" diye konuştu.
Vatan

'Oto'da Tarihi Rekor
Türk otomotiv sektörü yakaladığı tempoyla 2017'de üretim ve ihracat rekoruna daha şimdiden göz kırptı. Fiat Egea Ailesi, Bursalı Renault Megane ile Clio, Toyota'nın Sakaryalı SUV'u C-HR, Hyundai'nin kompakt modelleri ve 10'uncu jenerasyon Honda Civic'e Avrupa Birliği (AB) ile otomotivin anavatanı ABD'den gelen yoğun talep sayesinde hem üretim hem ihracat rekor üzerine rekor kırıyor. Otomotiv Sanayii Derneği'nin (OSD) raporuna göre, ilk 4 ayda otomotiv üretimi yüzde 22 artarak 573 bin adede yükseldi. Binek otomobildeki büyüme yüzde 42'yi buldu. 420 bin oto bantlardan indi. İç pazar Ocak-Nisan döneminde yüzde 9 daralırken, üretimi yurt dışı pazarlar tetikledi. İlk 4 ayda 337 bin adedi otomobil olmak üzere, toplam üretimin yüzde 82'sini oluşturan 473 bin araç ihraç edildi. Toplam ihracat yüzde 31 arttı. Yeni modellerin etkisiyle otomobildeki ihracat artışının yüzde 57'yi buldu. Üretilen 100 araçtan 82'si 170 ülkeye gönderilerek rekora imza atıldı. Geçen yılın aynı döneminde üretimin içinde ihracatın payı yüzde 75'ti. Tüm zamanların rekoru yüzde 79'luk oranla 2008'de kırılmıştı. Her 100 otodan 64'ü büyük çoğunluğu İtalya, Fransa, Almanya, İspanya ve ABD'ye gitti. Türk otomotiv sanayinin ilk 4 ayda toplam ihracatı yüzde 22 artarak 9.4 milyar dolara ulaştı. Otomobil ihracatı da yüzde 82 oranında artış göstererek 2.2 milyar dolardan 4 milyar dolara yükseldi. Otomotiv bu yıl 1 milyon 650 bin adetlik üretim, 1 milyon 350 bin adetlik ihracat ve 27 milyar dolar döviz girdisiyle rekor kırmayı hedefliyor. Geçen yıl 1 milyon 485 bin taşıt üretimi ve 1 milyon 141 bin adet ihracatla tüm zamanların en yüksek düzeyine ulaşıldı. Lokomotif sektör en yüksek ihracat rakamına 2008'de 24.7 milyar dolarla ulaşmıştı.
Vatan

Trump-Erdoğan Zirvesi Piyasayı Nasıl Etkiler?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15-17 Mayıs'ta da ABD'de temaslarda bulunacak. "Bu ziyaretimi Türkiye-Amerika ilişkilerinde yeni bir milat olarak görüyorum" ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı ziyaretin 'virgül derecesinde değil, nokta öneminden' söz etti. Trump yönetiminin YPG'yi ağır silahlarla donatması, Rakka'da yapılacak operasyonlarda Türkiye'nin koalisyon güçleri dışında tutulması ve ABD'nin karadaki silahlı gücü olarak YPG'nin öne çıkarılması görüşme gündeminin herhalde ilk maddesi olacak. Paralel yapılanma ve darbe girişimine yönelik Gülen'in iadesi ve Reza Zerrab da diğer bilinen başlıklar olacağa benziyor. Her 3 konuda da ABD yönetimi ile önemli görüş ayrılıkları var. Bu konularda Trump ve yönetimi ikna edilebilecek mi? Neoconlar, FBI-CIA ve Trump derken artık ikna edilecek tek bir Amerika mı var sorusu da apayrı bir mesele Trump'ın FBI'ın başkanını görevden alması sonrasında ABD'de iç siyasetinde de hareketlenmenin yaşandığı bu günlerde yapılan bu ziyaretten Türkiye'nin tezlerini güçlendiren somut sonuçların çıkıp çıkmayacağı önümüzdeki yılların dış siyaseti açısından da kritik önem taşıyor. Cumhurbaşkanı'nın 'nokta, virgül' benzetmesi bu anlamda örtüşüyor. NATO üyesi Türkiye ile NATO'daki en büyük müttefiki ABD'nin; önemli konularda zıt politikalar izliyor olması gelecekte NATO'nun tartışmaya açılması anlamına gelebilir. AB ile ilişkilerin adeta buzdolabına konulduğu bir ortamda ABD ile de ilişkilerde soğuk havaların esiyor olması önümüzdeki dönemde Türkiye'nin "onurlu yalnızlığa" mahkum olması anlamına gelebilir. Bu da sadece dış politika değil, ekonomi cephesinde de soğuk rüzgarlar estirebilir. Kısa vadede değilse bile orta vadede, piyasaların neşesi kaçtığında sıkça hatırlanacak bir mazeret olarak karşımıza çıkabilir. Cumhurbaşkanı; ABD gezisinden sonra 24-25 Mayıs'ta Brüksel'de düzenlenecek NATO zirvesine de katılacak. ABD ziyareti sırasında çözülemeyen bazı konular bu zirvede çözülebilir mi, yoksa var olan sorunlara yenileri de eklenir mi önümüzdeki günlerde sorulacak sorular olacak. Tüm bunların kısa vadede piyasalarda ve ekonomide birebir karşılıkları olmayabilir ancak kaynayan Ortadoğu kazanında uzun vadeli işbirliklerinde ortaya çıkabilecek kırılmaların kalıcı yansımaları mutlaka olacaktır. Bu nedenle önümüzdeki iki hafta boyunca yapılacak toplantıları yakından izlemekte büyük fayda olduğunu düşünüyorum. Türkiye'nin bölgedeki önemini artıracak bazı kararlar alınırsa, piyasalar bunlardan olumlu etkilenir. Ancak var olan durumu değiştirecek, Türkiye'nin "güvenli bölge", Rakka operasyonuna dahil edilmesi gibi tezleri kabul görmeyecek olursa bunun piyasalara olumsuz etkileri olabilir. Piyasa katılımcıları; özellikle de küresel fon akımlarına göre hareket eden uluslararası fon yöneticileri ilk aşamada bunu olumsuz algılamayabilir. Orta uzun vadede bunun negatif yansımaların görüyor, fiyatlıyor olabiliriz.
Vatan

Dünya
Merkel'i Sevindiren Sonuç
Almanya'nın nüfus olarak en büyük eyaleti Kuzey Ren Vestfalya'da (KRV) halk dün sandık başına gitti. 13.1 milyon seçmenin bulunduğu eyaletteki ilk sandık çıkış anketine göre, Başbakan Angela Merkel'in genel başkanlığını yaptığı Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU), 2012'deki seçimlere kıyasla oylarını yüzde 8 artırarak yüzde 33 ile birinci parti oldu. Eyalette iktidar olan Sosyal Demokrat Parti (SPD) ise 5 yıl önceki seçimlere göre yüzde 8.5 oy kaybederek, yüzde 31.5 ile ikinci sırada kaldı. Hür Demokrat Parti (FDP) oylarını yüzde 4.1oranında artırarak yüzde 12.7 ile üçüncü, eyalette ilk kez seçimlere katılan aşırı sağcı popülist Almanya için Alternatif (AfD) partisi de yüzde 7.3 ile dördüncü oldu. Yeşiller Partisi ise yüzde 5.1 oranında oy kaybederek yüzde 6.3 oranında oy aldı. CDU'nun KRV Başbakan adayı Armin Laschet, bu seçimlerde kendilerine koydukları hedeflere ulaştıklarını açıkladı. SPD'den yeniden aday olan eyaletin başbakanı Hannelore Kraft ise seçimlerde aldığı galibiyetten dolayı Laschet'i kutladığını belirterek, "Bugün sosyal demokrasi için iyi bir gün değildir" ifadelerini kullandı. Kraft, partisinin eyalet teşkilatı başkanlığından ve genel başkanlıktan istifa ettiğini açıkladı. Göçmen nüfusu ve sanayi bölgeleriyle bilinen KRV, uzun yıllar SPD'nin kalesi halindeydi. Sonuçlar, Merkel'in dördüncü kez aday olduğu eylül ayında yapılacak genel seçimler için bir işaret niteliği taşıyor. Genel seçimlerde SPD'den başbakan adayı olan eski Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz'un, KRV'deki sonuçlarla birlikte büyük yara aldığı belirtiliyor. CDU, bu yıl içinde 3 eyalette yapılan eyalet meclisi seçimlerinden üçüncü kez zaferle ayrıldı.
Hürriyet

Güçlü Ab Özgüvenli Fransa
Fransa'nın en genç Cumhurbaşkanı olan Emmanuel Macron (39) dün yemin ederek göreve başladı. Macron, ilk konuşmasında Fransa'da bölünmüşlüğün üzerinden gelme ve AB'yi reformlarla canlandırma sözü verdi. Macron, Elysee Sarayı'nda François Hollande'dan görevi devralmasının ardından kendisine en büyük Fransa devlet nişanı olan ve I. Napolyon'un taktığı Legion d'Honneur'un takdim edilmesi töreninde cumhurbaşkanı olarak ilk konuşmasını yaptı. İlk önceliğinin Fransız halkına özgüvenini geri vermek olacağını söyleyen Macron, ikinci önceliğinin ise Fransa'yı yeniden demokrasi ve özgür dünyanın rehberi haline getirmek olduğunu kaydetti. Macron, "Toplumdaki bölünme ve kırılganlıkların üzerinden gelinmeli. Dünya ve Avrupa'nın, özgürlük ve dayanışmayı yüksek sesle dile getiren güçlü Fransa'ya her zamankinden daha fazla ihtiyacı var" diyerek AB'nin pek çok sorunla karşı karşıya olduğunu vurguladı. Macron, "AB reformlarla yeniden canlandırılacak" dedi. Macron, bugün ilk yurtdışı gezisini Almanya'ya yapacak ve Başbakan Angela Merkel ile bir araya gelecek. Tören sonunda Macron'un cumhurbaşkanlığını devralması 21 pare top atışıyla da kutlandı. Herhangi bir parti desteği olmayan Macron, Fransa'da yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turunda aşırı sağcı Ulusal Cephe'nin lideri Marine Le Pen ile ikinci tura kalmıştı. Geçen pazar yapılan seçimlerde de 'Yürüyüş Hareketi'nin lideri olan liberal Macron galip gelmişti. Macron'un vaatlerini yerine getirebilmek için hazirandaki parlamento seçimlerinde kendisini destekleyecek bir çoğunluğa ulaşması gerekiyor. Macron, 577 bölge için 428 milletvekili adayının isimlerini açıkladı. Bunların yarısı şimdiye kadar hiç seçilmiş bir görevde yer almamış kişiler, yarısını ise kadınlar oluşturuyor.
Hürriyet

'Asıl Saldırı Bugün Yaşanacak'
Cuma günü başlatılan ve kısa sürede dünyayı kasıp kavuran 'WanaCrypt0r 2.0' zararlı yazılım saldırısı devam ediyor. Avrupa Polis Örgütü Europol'den yapılan açıklamada saldırılardan şu ana kadar dünya çapında 150 ülkenin etkilendiği belirtildi. Saldırılarda kurbanlardan fidye istendiğini de hatırlatan yetkililer, bu yolla şu ana kadar toplam 200 bin kişi ve kuruluştan nakit toplandığını ve bu nakdin 1 milyar dolara ulaşmış olabileceğini vurguladı. Avrupa Polis Örgütü Europol Direktörü Rob Wainwright basın mensuplarına verdiği bilgide benzeri görülmemiş bir saldırıyla karşı karşıya kaldıklarını belirterek "Siber saldırılara karşı her yıl küresel çapta 200 operasyon gerçekleştiriyoruz. Daha önce böyle bir olayla karşı karşıya kalmamıştık. Son hesaplara göre 150 ülkeden 200 binden fazla kurban var" dedi. Saldırıların arkasında kimin olduğunun henüz anlaşılamadığını da vurgulayan Wainwright asıl saldırıların bugün yaşanabileceği konusunda da uyarıda bulundu. Saldırıların hafta sonuna denk geldiği için birçok büro bilgisayarının kapalı olduğunu söyleyen Wainwright, "Saldırıya maruz kalan kurbanların sayısı sürekli artıyor. Asıl korkumpazartesi sabahı (bugün) insanların bürolarına dönüp bilgisayarlarını açmalarıyla birlikte yaşanacak olanla ilgili. Halen devre dışı olan milyonlarca büro bilgisayarının devreye girmesiyle saldırının boyutu dramatik bir şekilde değişebilir" dedi.
Haber Türk

Macron Rönesans Sözü Verdi
Almanya'da 24 Eylül'de yapılacak genel seçimler için prova niteliğindeki Kuzey ren Vestfalya Eyalet Meclisi seçimlerinden, Başbakan Angela Merkel'in genel başkanlığını yaptığı Hıristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) zaferle çıktı. CDU ilk sonuçlara göre oyların yüzde 34.3'ünü aldı. Ülke genelindeki seçmenlerin yaklaşık beşte birini oluşturan 13.1 milyon kişinin oy kullandığı seçimlerde CDU, 2012'ye göre oylarını yüzde 8 artırdı. Eyalette iktidar olan sosyal Demokrat Parti (SPD) ise yüzde 8.5 oy kaybederek, yüzde 30.6 ile ikinci sırada kaldı. Hür Demokrat Parti (FDP) yüzde 12.2 ile üçüncü olurken, aşırı sağcı Almanya için alternatif (AFD) Partisi yüzde 7.7 oy alarak ilk kez meclise girdi. Yeşiller Partisi 5 yıl önceki seçimlere göre yüzde 5.4'lük kayıpla yüzde 6'da kaldı. Katılım oranı 10 puan artarak yüzde 69.7'ye çıktı. Genel seçimlerde SPD'nin başbakan adayı eski Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz bu sonuçlarla büyük yara almış oldu. angela Merkel'in CDU'su ise bu yılki eyalet meclisi seçimlerinden üçüncü kez zaferle ayrıldı. SPD Eyalet Teşkilatı Başkanı ve eyaletin başbakanı Hannelore Kraft, partisinin eyalet teşkilatı başkanlığından ve genel başkan yardımcılığından istifa ettiğini açıkladı.
Haber Türk

Elysee'nin En Genç Patronu Artık Görevde
Fransa'da Cumhurbaşkanlığı seçimini açık ara farkla kazanan Emmanuel Macron, dün Paris'te görevi François Hollande'dan devrandı. Macron, Elysee Sarayı'nda yapılan törenle 5'inci Cumhuriyet'in 8'inci Cumhurbaşkanı oldu. Fransa'nın en genç cumhurbaşkanı olan 39 yaşınmdaki Macron, tören öncesinde Hollande ile yaklaşık yarım saat süren bir görüşme yaptı. Hollande görüşmede, Fransa'nın nükleer savaş başlıklarının kodlarını da Macron'a verdi. Görüşmenin ardından düzenlenen törende, Macron'a en büyük Fransa devlet nişanı olan, I. Napolyon'un taktığı "Legion d'Honneur" takdim edildi. Törene Macron'un eşi Brigitte Macron, pek çok politikacı ve üstü düzey bürokrat da katıldı. Macron tören sonrasında cumhurbaşkanı sıfatıyla ilk konuşmasını yaptı. Elysee Sarayı'ndaki konuşmasında Macron, dünyanın ve Avrupa'nın Fransa'ya her zamankinden daha çok ihtiyacı olduğunu ifade ederek AB'nin pek çok sorunla karşı karşıya olduğunu vurguladı. Macron, "AB reformlarla yeniden canlandırılacak" dedi. Fransa'nın cumhurbaşkanı seçiminde umudu tercih ettiğini bildiren Macron, kendi döneminde laikliğin savunulmaya devam edileceğini, istihbarat servislerinin ve güvenlik güçlerinin güçlendirileceğini kaydetti. Geleneklere mahkum olmamaları gerektiğini dile getiren Macron, "Gençlerimizin hak ettiği bir dünya kuracağız" ifadesini kullandı.
Milliyet

'Sırtımızdan Bıçakladılar'
İran'da cuma günü düzenlenecek cumhurbaşkanlığı seçimleri adaylarından mevcut Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, ülkedeki muhafazakar kesimin 'gerilimi artırdığını ve ülkeyi geriye götürdüğünü' söyledi. Başkent Tahran'daki Azadi Kapalı Spor Salonu'nda düzenlenen seçim mitinginde konuşan Ruhani, seçimlerde İran halkının, 'huzur ortamı ve ilerleme' ile 'gerilim ve gerileme' arasında bir tercihte bulunacağını ifade etti. Seçimlerde önemli ve tarihi bir tercih yapılacağını dile getiren Ruhani, "Ülkenin selametinin halkın oylarında olduğunu söylüyoruz. Gençlerimiz düşüncesine göre yönetilmek istiyor" şeklinde konuştu. Ruhani, 4 yıllık hükümeti süresince hedeflerin tamamına ulaşılamadığını, ancak doğru bir yolda olunduğunu belirterek, konuşmasına şöyle devam etti: "Biz hedeflerimizin yüzde yüzüne ulaşamadık. Ama doğru bir yoldayız. Bu doğru yolu daha güçlü bir şekilde devam ettirmeliyiz. Çatışmacı ve gerilimin yerini ümit ve denge almıştır. Halkımız arasında ayrımcılığı kabul etmiyoruz. Biz, İslam ve İran hüviyetli gençlerin dünyayla barış içerisinde yaşamasını istiyoruz" Ülkedeki muhafazakar kesimin nükleer anlaşmaya darbe vurmak istediğini söyleyen Ruhani, "Biz dünyayla görüşürken, birileri bizi arkadan hançerledi. Sabrettik. İran'ın bir kez daha inzivaya (dünyadan dışlanmaya) mahkum edilmesini istemiyoruz. Tüm yaptırımların kalkmasını istiyoruz. Yaptırımlardan kazançları olanlar bunu istemiyor" açıklamasında bulundu.
Vatan

POLİTİKA
İttifakla Karar Almalıyız
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ABD ziyareti öncesi Washington'a, 'PYD/YPG' konusunda çarpıcı mesajlar verdi. Erdoğan "Eğer stratejik müttefiksek ittifak içinde karar almamız lazım. İttifaka gölge düşecekse başımızın çaresine bakmamız lazım Biz bu ittifakı Türkiye'nin aleyhine olacak yaklaşımlara boğduramayız" dedi. Çin'de gezisini izleyen gazetecilerle sohbet eden Erdoğan'ın sorulara yanıtları özetle şöyle: ABD ile ilişkilerde tarihi bir süreçten geçiyoruz. Sizden önce Genelkurmay Başkanı, MİT Müsteşarı ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ön temaslar yaptı. Size ne bilgiler verdiler? Ön bilgilendirme yaptılar. Adalet Bakanımız Bekir Bozdağ'ın ABD Adalet Bakanı ile yaptığı, malum şahsa ait bilgilendirmedir. Diğerleriyle yapılanların hepsi Suriye ağırlıklı görüşmelerdir. PYD/YPG'yle ilgili Amerika'nın duruşuyla bizim duruşumuzu netleştirsin ki işimiz kolay olsun diye adımlardır. Birçok belge sundular. Şimdi de nihai görüşmeyi biz yapacağız. Sonra da nihai kararımızı vereceğiz. Eğer stratejik müttefiksek ittifak içinde karar almamız lazım. İttifaka gölge düşecekse başımızın çaresine bakmamız lazım Biz bu ittifakı Türkiye'nin aleyhine olacak yaklaşımlara boğduramayız. ABD'nin PYD'ye verdiği destek konusunda, ABD'de özellikle düşünce kuruluşlarında bir tartışma var. Önceleri ABD Türkiye'den DEAŞ'la mücadelede yardım istedi fakat Türkiye önce direndi. ABD de (Obama yönetimi) o sırada PYD'ye yatırım yaptı. Bu fikir olarak oturmuş durumda. Şimdi bunu kullanmak istiyorlar. Türkiye DEAŞ'la mücadelede yavaş mı kaldı? Bu tepeden tırnağa yalandır. Bunu kim söylüyorsa tamamıyla zırvadır, yalandır, uydurmadır, iftiradır. Bir kere, daha ABD DEAŞ tehlikesini fark etmeden önce Türkiye bunu fark etmiş ve tavrını en sert şekilde ortaya koymuştur. Eğer biz bu tavrı ortaya koymamış olsaydık DEAŞ bu bocalamanın içine girmezdi. Irak'ta biz mi varız, orada kim var? Koalisyon güçlerinin başında kim var? ABD var. DEAŞ Musul'a girdi mi, girdi. Ambar'a girdi mi, ne yaptılar? Hiç. Ama orada üssümüze saldırmaya yeltendiler, biz derslerini verdik. Biz dedik ki kusura bakmayın o üs orada kalacak. O üs peşmergeyi yetiştirdi. Ninova Muhafızları orada yetişti. Kime karşı, DEAŞ'a karşı. Bunu yapan biziz. DEAŞ'a karşı mücadele vermediğimizi söylemek Türkiye'ye ihanettir. Obama yönetiminin iftirasıdır. Bu dönemde Suriye ve Irak meselesini ne yazık ki burada Trump'ın kucağına bu şekilde bırakmıştır. Aşağıda Obama'nın ekipleri var. Ben de diyorum ki ne burada YPG'ye ne PYD'ye ihtiyaç yok. Bunlar terör örgütüdür. DEAŞ ile mücadele için YPG ile işbirliğini şart telakki etmek, aslında koalisyonun ve ABD'nin itibarını yok etmektir. Bu mücadeleyi bizler, NATO'da birlikte olduğumuz güçlerle, bu bölgedeki diğer ülkelerle Suudi Arabistan başta olmak üzere Katar, Lübnan, Ürdün pekala yapabiliriz. Bu terör örgütüne ihtiyacımız yok. Biz bunu, Cerablus, Dabık, Rai, El Bab'da ispat ettik Mümbiç'te ve Rakka'da ispat ederiz. Ama söylediklerimiz ne yazık ki başta Obama olmak üzere ilgi uyandırmadı. Bakın Sayın Trump bir açıklama yaptı ki bu bizim Obama'ya teklifimizdir. Dedik ki, eğit-donat olayını biz yaparız. Uçuşa yasak bölge ilan edelim dedik. Aynı zamanda terörden arındırılmış güvenli bölge olsun dedim, bu benim ilk yaptığım açıklamadır. Trump da benzer açıklamayı yaptı. Bir taraftan da Özgür Suriye Ordusu eğitimini veriyoruz. SDG'ye, SDF'ye ihtiyaç yok. Gerekirse ayrıca destek veririz ve meseleyi hallederiz. Baştan beri bunu söyledik, ne yazık ki buna itibar etmediler. Amerika'da bazı haddini bilmezlerin oyunlarıyla, yazılı görsel medyanın oyunlarıyla "Türkiye DEAŞ'a karşı gerekeni yapmadı" diyerek iftira etmeye kalkışıyorlar. Halbuki bu örgüte karşı en büyük mücadeleyi veren Türkiye olmuştur.
Hürriyet

Chp'de Geniş Çaplı Revizyon Beklentisi
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun bir süredir parti kulislerinde dillendirilen MYK revizyonunu bugün yapması bekleniyor. Kılıçdaroğlu, İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke'nin istifasıyla boşalan ekonomiden sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı pozisyonu için İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu'yu getirecek. Kulislerde Kılıçdaroğlu'nun, insan ve doğa haklarından sorumlu genel başkan yardımcılığı görevinden sorumlu Zeynep Altıok'un yerine İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi'yi getirebileceği de konuşuluyor. CHP'de olağanüstü kurultay tartışmaları ve yaşanan istifaların ardından kulislerde sıkça dillendirilen MYK revizyonunun bugün yapılabileceği konuşuluyor. Alınan bilgilere göre perşembe günü Genel Merkez'deki makamında İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu ile görüşen ve Erdoğdu'ya Böke'nin istifasıyla boşalan ekonomiden sorumlu genel başkan yardımcılığı görevini öneren Kılıçdaroğlu'nun, pazartesi gününü işaret etmesi, kulislerde daha geniş çaplı bir revizyonun da yaşanabileceği iddialarına güçlendirmiş oldu. Bir süredir siyasi olarak Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile ayrı düşen insan ve doğa haklarından sorumlu genel başkan yardımcısı İzmir Milletvekili Zeynep Altıok'un görevden alınması bekleniyor. Kılıçdaroğlu'nun Altıok'un performansından memnun olmadığını yakın çevresine ifade ettiği belirtilirken, insan ve doğa haklarından sorumlu genel başkan yardımcılığı pozisyonunu ikiye ayırabileceği de konuşuluyor. Kulislerde bu pozisyon için İstanbul Milletvekili ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu üyesi Gamze İlgezdi'nin adı geçiyor. Parti kulislerinde, bazı PM üyelerinin genel sekreterlik makamını talep ettikleri ve bu görev için kulis faaliyeti yürüttükleri de ifade ediliyor. Ancak, Kılıçdaroğlu'nun performansına yönelik soru işaretleri barındırsa da mevcut genel sekreter Kamil Okyay Sındır'ı görevden alıp almama konusunda henüz karar vermediği belirtiliyor. Kulislerde boş bulunan kültür ve sanattan sorumlu MYK üyeliği başta olmak üzere boş bulunan diğer makamlar için de Kılıçdaroğlu'nun görevlendirme yapabileceği ifade ediliyor. Parti kulislerinde ilan edilen olağan kongre takvimi nedeniyle Kılıçdaroğlu'nun MYK'sını örgütü tanıyan isimlerle takviye etmesinin zorunlu olduğu, aksi takdirde birden fazla genel başkan adayının çıkması beklenen Ocak 2018 Kurultayı'na giden süreçte, zorluk yaşayabileceği değerlendirmeleri yapılıyor.
Milliyet

SPOR
11. FIVB Dünya Kulüplerarası Dünya Voleybol Şampiyonası'nda Vakıfbank, Brezilya temsilcisi Rexona Sesc takımını 3- 0 yendi ve ikinci kez Dünya Şampiyonu oldu. Japonya'nın Kobe şehrinde yapılan turnuvanın finalinde Zhu Ting 19 sayıyla yıldızlaştı. Birinci set iki takımın da karşılıklı sayılarıyla başladı. Taktik servislerle üstünlüğü ele alan ve Zhu Ting'in dörtten, Rasic'in de ortadan bulduğu sayılarla rahatlayan sarı-siyahlılar, Kimberly ile Lonneke'nin de devreye girmesiyle molalarını önde geçtiği seti 25-19 kazandı. İkinci sete bu kez Rexona iyi başladı. Vakıfbank'ın yaptığı basit hataları değerlendiren Brezilya ekibi molalarI 8-4 ve 16-14 önde kapattı. Ancak Vakıfbank, Zhu ile atağa kalktı ve blok üstünden sayılarıyla 20- 20'de eşitledi, rakip oyundan düşünce bu seti de 25-21 galip tamamladı. Üçüncü set çekişmeli başladı. Libero Gizem'in başarılı defansıyla rakibine göz açtırmayan sarı-siyahlılar ilk molayı 8-7 önde bitirdi. Ardından Zhu'nun smaçları ve Rasic'in bloklarıyla farkı açan Vakıfbank, ikinci molada da 16-12'lik skorla üstünlüğü bırakmadı. Rakibinin toparlanmasına izin vermeyen temsilcimiz seti 25-21, maçı 3-0 kazandı.
Milliyet

Fenerbahçe'de yeni sezonda takımın başına geçecek teknik direktör Aykut Kocaman göreve başlıyor. İyi bir kadro yapısı oluşturmak isteyen sarı-lacivertlilerde, transfer çalışmaları da Aykut Kocaman'ın bilgisi dahilinde yapılıyor. Bu çalışmalarda en önemli gündem maddesi ise Jeremain Lens'in geleceği oldu. Bu sezon kiralık olarak forma giyen Hollandalı futbolcu, takımın en etkili ismi olarak dikkat çekiyor. Her ne kadar 28 yaşındaki yıldız son dönemde performans olarak düşüşe geçse de genel tabloda daha fazla öne çıkıyor. Lens'in neredeyse bütün bir sezon boyunca takımın hücum yükünü tek başına sırtlaması göze çarpıyor. Ayrıca Dirk Advocaat'ın da her seferinde tecrübeli yıldız için olumlu rapor sunması da göz ardı edilmiyor. Teknik direktör Aykut Kocaman da Lens ile ilgili görüşlerini sarı-lacivertli yönetimle paylaştı. Başarılı çalıştırıcının, "Lens'in iyi ama çok özel olmadığı" raporunu sunduğu öğrenildi. Bu rapordan çıkan sonuca göre Jeremain Lens'in takımda kalma ihtimali bulunuyor. Ancak bunun için mali detaylar belirleyici olacak. Eğer Fenerbahçe'nin belirlediği bütçe içinde bir fırsat yakalanırsa Lens takımda kalabilir. Fiyatın yükselmesi durumunda daha özel ve etkili isimler transfer edilebilir. Hollandalı futbolcu son dönemde bir düşüş periyodu içine de girmiş durumda. 1-0'lık Antalyaspor yenilgisi sonrasında yayıncı kuruluşa bir veryansında bulunan Lens, "Robot değilim" açıklaması yapmıştı. Hatta son dönemde rakiplerin aldığı ciddi önemler de sıkıntı oluşturuyor. Takım arkadaşlarından da istediği desteği alamayan Lens, yalnız kalıyor. Bu sezon birçok maçta kurtarıcı rolünü üstlenen Hollandalı, son olarak 9 Nisan'da oynanan 3-1'lik Akhisar Belediyespor maçında attığı golle skora katkı yapabildi. Lens'in son beş resmi maçta ise asist ya da golü bulunmuyor.
Milliyet

Beşiktaş'ın son haftalardaki başarılı oyuncusu Tolgay Arslan, Bursaspor maçı öncesi teknik heyete zorlu karşılaşmada oynayabileceğini bildirdi. Teknik Direktör Şenol Güneş'ten forma isteyen ve son iki idmanın tüm bölümlerine katılarak tamamen iyileştiğini de gösteren tecrübeli oyuncu kafileyle birlikte Bursa'ya götürüldü. Cezalı olan Talisca'nın yokluğunda Oğuzhan'ı forvet arkası oynatmayı düşünen fakat Tolgay Arslan'ın iyileşmesiyle daha farklı bir kadro planlayan Güneş'in, bu oyuncuyu 11'de sahaya sürmesi bekleniyor. Adanaspor ve Fenerbahçe maçlarındaki futboluyla tribünlerin alkışını alan Tolgay, Güneş'in forma vermesi halinde Atiba ve Oğuzhan'ın önünde görev alacak. Şampiyonluk yarışında son viraja girilmesi nedeniyle Bursaspor gibi önemli bir maçta ne pahasına olursa olsun forma giymek istediğini teknik heyete ileten Tolgay'ın, takım arkadaşlarını da karşılaşmaya motive etmeye çalıştığı bildirildi. İkinci kez baba olan ve yeni doğan kızının mutluluğunu yaşayan başarılı futbolcunun kendisini tebrik eden takım arkadaşlarına, "Bu hafta çifte mutluluk yaşamak istiyorum. Bu güzel haberden sonra Bursa'dan üç puanla dönmeliyiz" diye konuştuğu öğrenildi. Bu arada Şenol Güneş'in forvet hattındaki tercihini Vincent Aboubakar'dan yana kullanacağı ifade edildi. Fenerbahçe derbisinde takımının tek golünü atan Kamerunlu oyuncuyu ilk 11'de sahaya sürecek olan Güneş, Cenk Tosun'u ise yedek soyunduracak.
Milliyet

Bir tarafta Avrupa kupaları diğer tarafta ligde kalma mücadelesi veren iki takımın mücadelesinde gülen taraf Galatasaray oldu. TT Arena'daki Kasımpaşa yenilgisiyle sancılı bir hafta geçiren Cim-Bom yine ecel terleri dökerken, Sneijder 80'deki muhteşem frikiğiyle birçok kişiyle beraber hocası Tudor'u da ipten aldı! İlk yarı Gaziantep savunan Galatasaray ise pozisyon arayan ama üretemeyen taraftı. Cim-Bom 23'te Sinan Gümüş ile gole yaklaştı. Ancak direğe çarpan top dışarı gitti. 2 dakika sonra ise Sneijder'in az farkla auta giden şutunu izledik. 31'de Josue'nin 30 metreden harika şutuyla Galatasaray öne geçti. Koskoca ilk devreye sığan anlar bunlardı. İkinci yarıya Galatasaray iyi başladı. 49'da önce Bruma kaçırdı sonra top Sneijder'in önüne geldi. Hollandalı'nın vuruşunda rakip savunmanın bir kaleci gibi elle müdahalesine hakem devam verdi. Geçen hafta Kasımpaşa maçında olduğu gibi! Galatasaray adeta bu pozisyonla birlikte demoralize oldu. 53'te kornerden gelen topa iyi yükselen Thiam maça dengeyi getirdi. Sonraki dakikalarda Ghilas, İlhan ve Ben-Hatira ile Gaziantep pozisyonlar buldu. Muslera bu anlarda hata yapmadı. 80'de kazanılan frikikte Sneijder sahneye çıkarak mükemmel bir vuruşla Cim-Bom'u tekrar öne geçirdi. Kalan dakikalarda evsahibi yüklendi ama sonuç değişmedi ve Galatasaray 2-1 kazandı.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme