16 Mayıs 2017 Salı

16.05.2017 Genel Gündem



16.05.2017

GÜNDEM

330 İttifakı 
Genel Kurul'da bugün başlayacak oylamalarda, 3'ü Yargıtay üyeleri, 1'i Danıştay üyeleri, 3'ü hukukçu öğretim üyeleri ve avukatlar arasından 7 üye seçilecek. Son 3 üyeden en az birinin avukat veya akademisyen olması gerekiyor. Anayasa ve Adalet Karma Komisyonu, 7 üyenin 3 katı olan 21 adayı geçen hafta belirlemişti. Genel Kurul'daki ilk oylamada her üyelik için en az 367 oyun bulunması gerekiyor. İkinci turda ise 330 şartı aranacak. İki oylamada sonuca ulaşılamazsa her üyelik için en fazla oy alan iki aday arasından ad çekme yöntemi uygulanacak. AK Parti (316)- MHP (36) oylarının toplamı 352'ye ulaşıyor. İlk turda her üyelik için ayrı ayrı olmak üzere 7 gizli oylama yapılacak. MHP'den Anayasa değişikliğine karşı çıkan muhalif birkaç milletvekilinin de oylamaya katılmama veya geçersiz oy kullanma olasılığı bulunuyor. Birinci turda sonuca ulaşma olanağı bulunmayan AK Parti-MHP ittifakının, işi kuraya bırakmayarak ikinci turda seçimi sonuçlandırması bekleniyor. Meclis kulislerinde 7 üyelikten 5'inin AK Parti, 2'sinin de MHP kontenjanından seçileceği ifade ediliyor. 21 aday arasında AK Partili Beyoğlu Belediye Başkan Yardımcısı Şerife Taşbaşı, AK Parti Kadın Kolları MKYK üyesi Ülkü Soylu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin avukatı Hamit Kocabey, mevcut HSYK üyeleri Emin Sınmaz ve Alp Arslan ile Yargıtay Genel Sekreteri Yaşar Şimşek de bulunuyor. Tartışmalar ve 7 gizli oylamanın gece yarısına kadar sürmesi durumunda ikinci tur oylamanın yarına bırakılması planlanıyor. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, oylamalara katılmama nedenlerini şöyle açıkladı: "Bu yapılan yargının siyasallaşması sürecidir. Tutumumuz net. Bağımsız yargı istiyoruz, cemaat, siyaset ittifakının yargıyı yeniden kötü bir sürece sokmasını istemiyoruz. Yeni bir siyaset cemaat ittifakının yargıda oluşturulduğunu görüyoruz. Oylama bağımlı yargı yaratma projesidir. Parlamentoda bulunup bütün bu eleştirilerimizi dile getireceğiz, kamuoyuna anlatacağız ama oy vererek siyasal yargı oluşturulması girişimini meşrulaştırmayacağız, bu nedenle oy kullanmayacağız." HDP'nin de oylamalara katılmayacağı sanılıyor. Meclis'teki seçimin ardından 4 üyeyi de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan atayacak. Kurulun doğal üyeleri olan Adalet Bakanı ve Adalet Bakanlığı Müsteşarı'nın katılımıyla 13 üye tamamlanacak. Anayasa gereği yeni HSK üyelerinin bu ay sonuna kadar göreve başlamaları gerekiyor. Cumhurbaşkanı'nın da yeni üyeleri hızla ataması ve kurulun haftaya oluşturulması bekleniyor.
Hürriyet


Firari Gazeteci Toros Harp Okulu Abisiymiş! 
İzmir'de "askeri casusluk soruşturması" ndaki usulsüzlükler ile bazı bilgilerin sızdırılmasına ilişkin iddianamede, firari sanık gazeteci Tarık Toros'un, örgütün kriptolu haberleşme programı ByLock kullanıcısı olduğu tespitine yer verildi. İzmir Cumhuriyet Savcısı Berkant Karakaya'nın 43'ü tutuklu, 23'ü firari 102 sanık hakkında hazırladığı iddianamede, sanık Toros'un, askeri okullara ve devlet kademesindeki bürokrasiye geçiş için üniversitelere girecek öğrencilerin tespitini yaptığı ileri sürüldü. İddianamede, Toros'un örgüt mensubu öğrencileri devlet kurumlarına yerleştirdiği, harp okulunda eğitim gören öğrencilere "abi"lik yaptığı belirtilerek, sanığın örgütle bağlantılı öğrencilerin dershanelere kaydolmaları için faaliyetlerde bulunduğu bildirildi. Toros'un örgüt elebaşı Fethullah Gülen'in talimatlarını yerine getirdiği vurgulanan iddianamede, "TSK'ya yerleştirilen FETÖ/PDY mensubu askeri öğrencilerin birimlerindeki askeri personel ve öğrenciler hakkında genel ve özel bilgileri (etnik kimlikleri, siyasi görüşleri, aile yapısı, alkol-kadın-para ve makam olarak adlandırılan zaafları vb.) hususunda raporlar düzenleyerek yapmış oldukları fişlemeleri örgüt içi sorumlularına ilettikleri göz önüne alındığında, örgüt yapısı içinde Tarık Toros'un sorumluluğu altındaki örgüt mensuplarına fişleme yapılması talimatını vererek TSK personeli hakkındaki bilgileri toplamış olabileceği anlaşılmaktadır" değerlendirmesinde bulunuldu. ByLcok programının 10 Ekim 2014'te firari sanık Toros'un cep telefonuna yüklediğine ilişkin sorgu ekranı da iddianameye konuldu.
Vatan
 
EKONOMİ 
Euro: Euro 3,8962-3,8972
Sterlin: 4,5777-4,5809
Gram Altın: 140,7087-140,7917

Bebek Adımlarıyla Düşüş Başladı 
Şubat ayının ilk haftasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başlattığı 'istihdam seferberliği'nin ilk olumlu etkisi şubat dönemi işsizlik verilerine az da olsa yansımaya başladı. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı Ocak-Şubat ve Mart dönemini kapsayan şubat dönemi işsizlik verisine göre Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2017 yılı Şubat döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 676 bin kişi artarak 3 milyon 900 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 1.7 puanlık artış ile yüzde 12.6 seviyesinde gerçekleşti. Ancak bir önceki dönem olan Ocak 2017 verisine göre bakıldığında Mayıs 2016'dan itibaren aralıksız yükselen işsizlik şubatta küçük de olsa yüzde 0.4'le ilk düşüşü yaşadı. İşsiz sayısı da ocak ayına göre şubatta yaklaşık 99 bin kişi azaldı. Mevsim etkilerinden arındırılmış işgücü verilerine göre tarım dışı işsizlik Şubat 2017 döneminde bir önceki döneme kıyasla 0.1 puan azalarak yüzde 14.0'e geriledi. Tarım dışı işsizlikteki bu gerilemenin ardında Ocak ve Şubat 2017 dönemlerinde hem hizmetlerde hem de inşaattaki istihdam artışları esas rolü oynadı. Sanayi istihdamı Aralık 2016'da 51 bin azalırken, Ocak 2017'de sadece 9 bin arttı, Şubat 2017'de ise 23 bin kişi azaldı. Buna karşın ocak ve şubat döneminde istihdam, hizmetlerde sırasıyla 96 bin ve 83 bin (179 bin), inşaatta ise 15 bin ve 61 bin (76 bin) olarak artarak işsizlikteki düşüşte rol oynadı. İstihdam edilenlerin sayısı 2017 yılı Şubat döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre 500 bin kişi artarak 26 milyon 956 bin kişi, istihdam oranı ise değişim göstermeyerek yüzde 45.3 oldu. Bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 160 bin kişi, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 340 bin kişi arttı. İstihdam edilenlerin yüzde 18.7'si tarım, yüzde 19.5'i sanayi, yüzde 6.7'si inşaat, yüzde 55.2'si ise hizmetler sektöründe yer aldı. Şubat 2017 döneminde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 0.7 puan artarak yüzde 32.8 olarak gerçekleşti.
Haber Türk

 
'5 Milyar $'Lık İsrail Çıkarması 
Türk iş dünyası, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) organizasyonuyla İsrail'e çıkarma yapmak için yola çıktı. Bugüne kadar ülkeye Türkiye'den giden en büyük grup olan iş insanı heyeti, iki gün boyunca Tel Aviv'de temaslarda bulunacak. Hedef, iki ülke arasındaki 3.4 milyar dolarlık iş hacminin hızla 5 milyar dolara çıkarılması. Son olarak İsrail Başkonsolosu Shai Cohen, iki ülke arasındaki dinamizme dikkat çekerek, "15-17 Mayıs arasında Türkiye'den bugüne kadarki en büyük işadamları delegasyonu İsrail'e geliyor. 90 Türk şirketinden 100'den fazla işadamı bekliyoruz" demişti. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, İsrail ile geçmişte yaşadığımız sorunların sona ermesiyle ikili ilişkilerin çok daha kuvvetli bir yapıya kavuştuğunu belirterek, ilişkilerimizin tekrar rayına girmesinin karşılıklı ticarete son derece olumlu yansıdığını söyledi. TİM olarak İsrail Büyükelçisi Eitan Naeh'e aralık Ayında ziyarette bulunduklarını anımsatan Büyükekşi, "O gün iki karar aldık. Birincisi İstanbul'da Türkiye- İsrail İş Forumu'nu düzenlemek. İkincisi ise İsrail'e bir ticaret heyeti gerçekleştirmek. İlkini şubatta yaptık. Başarılı bir forum düzenledik. İkinci kararımız için heyetimizle Tel Aviv'e gidiyoruz. Bu ticaret heyeti bugüne kadarki en geniş katılımlı heyetimiz olmasının yanında aynı zamanda İsrail'e düzenlediğimiz ilk ticaret heyeti olma özelliğini de taşıyor" bilgisini verdi. Büyükekşi, İsrail'e ihracatımızın yüzde 10 artarak 3 milyar dolar seviyesine ulaştığını da aktararak, şunları söyledi: "Bu yıl ihracatımız artış eğiliminde. 2017'nin ilk çeyreğinde yüzde 20 oranında artarak 803 milyon dolar olarak gerçekleşti. İsrail en fazla ihracat yaptığımız ilk 10 ülke arasına girmiş oldu. Bu artış trendini sürdürerek kısa sürede İsrail'e ihracatımızı 5 milyar dolara çıkarmak istiyoruz. Ayrıca yılın ilk çeyreğinde İsrail'den ithalatımız da tam yüzde 45 artarak 402 milyon dolar seviyesine yükseldi. İnanıyoruz ki yakın zamanda ilişkilerimizin gelişmesiyle birlikte bu rakamları çok daha ileriye taşıyacağız."
Milliyet

 
'İpek Yolu' İçin Kervan Hazırlığı 
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Türkiye ile Çin arasındaki Modern İpek Yolu'nda Kervan Projesi başlatılması için görüşmelerde bulunduklarını belirterek, "10 araçlık bir konvoyun İpek Yolu orta koridorunda Türkiye'ye ve Avrupa'ya yük taşımacılığı gerçekleştirmesinin faydalı olacağını düşünüyorum" dedi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a eşlik ettiği Çin gezisinin ardından, yaptığı görüşmeler, Pekin'de katıldığı Uluslararası İşbirliği İçin Kuşak ve Yol Forumu Üst Düzeyli Diyalog Altyapı Bağlantısı Bakanlar Konferansı ve gündemdeki projelere ilişkin, AA'ya değerlendirmelerde bulunan Arslan, şöyle konuştu: "Türkiye'nin orta koridor olarak da bilinen Modern İpek Yolu stratejisi, Türkiye ile Çin'i, Hazar Denizi ve Orta Asya ülkeleri üzerinden bağlamayı hedeflemektedir. Bu hat, Doğu-Batı ekseninde mevcut hatları tamamlayıcı, güvenli ve ekonomik bir güzergah. Anılan güzergaha yönelik olarak gerek yurt içinde gerekse bölge ülkeleriyle önemli altyapı projeleri gerçekleştirmekteyiz. Güzergahtaki eksik hatların tamamlanmasıyla Çin'den Avrupa'ya kesintisiz bir demiryolu hattı tesis edilmiş olacaktır." Arslan, Çin ile imzalanan Karayolu Taşımacılık Anlaşması'na büyük önem atfettiklerini belirterek, şunları kaydetti: "Çinli mevkidaşımın da mutabık kalması halinde, Çin ve Türkiye arasında Kervan Projesi başlatılmasının ve bu kapsamda İpek Yolu orta koridorunda 10 araçlık bir konvoyun Türkiye'ye ve Avrupa'ya yük taşımacılığı gerçekleştirmesinin faydalı olacağını düşünüyorum. Bu deneme seferiyle güzergahtaki muhtemel sorunları, engelleri ve zorlukları tespit edebiliriz."
Milliyet

 
Sebze-Meyve Fiyatı Stabil Hale Gelecek 
Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, hükümet olarak gıda fiyatlarındaki oynaklığı ortadan kaldırmaya yönelik yoğun çalışma içerisinde olduklarını söyledi. Tüfenkci, "Hal dışı özellikle kayıp kaçağın olduğu alanlarda birtakım tedbirler alarak bunu önlemeye yönelik önerilerimiz var. En önemlisi de pazar yerlerini teşvik ederek daha modern hale getirmek istiyoruz" dedi. Gıda fiyatlarına etki eden unsurların başında mevsimsel etkiler ve arz-talep dengesinin geldiğini söyleyen Bülent Tüfenkci, şunları söyledi: "Bunu stabil hale getirmek açısından gerek üretim bölgelerinin planlaması gerek belirlenen havzalarda piyasaya uygun ürünlerin üretilmesi noktasında çalışmalar var. Aşırı stoklamadan dolayı fiyat oynaklığı oluşuyor ve fiyat artıyorsa bununla ilgili Ekonomi Bakanlığı'nın ithalat tedbirleri de dahil olmak üzere birtakım tedbirlerin alınması gibi konuları tartışacağız. Maliye Bakanlığımız'ın özellikle sebze ve meyve ticaretindeki eğer vergilendirme sisteminden dolayı bir takım sıkıntılar oluşuyorsa bununla ilgili önerilerin tartışılacağı geniş çaplı bir gıda komitesi toplantısı olacak. Merkez Bankamızın tespitleri ve sunumları olacak. Özellikle ticarileştirme noktasında üretici birliklerinin desteklenmesinden ve piyasada güçlü oyuncu olunmasına kadar bir takım tedbirlerimiz var. Tarım sektöründeki üretimi kooperatifleşme ve birlik çatısı altında ölçeğini büyüterek üreticileri direkt piyasanın oyuncusu haline getirmeyi amaçlıyoruz. Üretici birliklerimizi farklı konumlandırmak istiyoruz."
Vatan

 
10 Bankadan 9 Milyar Tl Kâr 
Borsa İstanbul'da işlem gören 10 mevduat bankasının net kârı bu yılın ilk çeyreğinde 2016'nın aynı dönemine göre yüzde 68 artarak 9 milyar 43 milyon lira oldu. Öz kaynakları yüzde 16.6 artarak 204 milyar lirayı aşan bankaların ortalama öz kaynak kârlılığı da yüzde 15.3 düzeyinde gerçekleşti. Borsada işlem gören Akbank, DenizBank, Garanti Bankası, Halkbank, ICBC Turkey Bank, Türkiye İş Bankası, QNB Finansbank, Şekerbank, VakıfBank ve Yapı Kredi'nin konsolide olmayan toplam aktif büyüklüğü bu yılın Mart sonu itibarıyla 1 trilyon 900 milyar liraya yaklaştı. Söz konusu rakam, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 19.1'lik artışa işaret etti. Borsa İstanbul'daki mevduat bankaları içinde ilk çeyrekte en fazla net kârı 1 milyar 643 milyon TL ile İş Bankası elde etti. Net kârda İş Bankası'nı, 1 milyar 526 milyon lira ile Garanti Bankası, 1 milyar 405 milyon lira ile de Akbank izledi. Net kârını 2016'nın ilk çeyreğine göre en çok artıran banka QNB Finansbank oldu. Kâr artışı yüzde 160.4 olan QNB Finansbank'ı, yüzde 137.1 ile VakıfBank ve yüzde 133.4 ile Şekerbank takip etti. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre de Türk bankacılık sektörünün dönem net kârı, bu yılın ilk çeyreğinde 2016'nın aynı dönemine oranla yüzde 65.02 artarak 13 milyar 517 milyon liraya yükseldi.
Vatan

 
Açık Büyüdü Ama Vergi Sevindirdi 
Maliye Bakanı Naci Ağbal, bütçenin Nisan'da 3 milyar lira, Ocak-Nisan döneminde 17.9 milyar lira açık verdiğini belirterek, "Ancak, ertelenen sosyal güvenlik primlerinin geçici etkisi dikkate alındığında ilk dört ayda bütçe açığı 11.9 milyar lira seviyesinde" diye konuştu. Bütçe geçen yıl Ocak-Nisan döneminde 5.4 milyar lira fazla vermişti. İlk 4 ayda toplam bütçe harcamalarının 215.7 milyar lira, faiz hariç giderlerin 193.6 milyar lira olarak gerçekleştiğini ifade eden Ağbal, ekonomik büyümeyi destekleyici kararların ve teşvik unsurlarının etkisiyle bütçe açığının yılın ilk 4 ayında geçen yıla göre daha yüksek olduğunu belirtti. Ağbal, ekonomide ortaya çıkan canlanma ve geçici uygulamaların sonra ermesi ile bütçe açığındaki artış trendinin daha ılımlı bir seviyeyeye doğru gelişme göstereceğine dikkati çekerek, şu değerlendirmelerde bulundu: "Nisan'da vergi gelirleri yüzde 14.3 artış gösterdi. Bu oran, vergi gelirlerinde 2017 yılının tamamı için öngördüğümüz yüzde 11.4'lük artış oranının üzerinde. Vergi türleri itibarıyla artış oranlarına bakıldığında, bu artışlar üretim, tüketim ve ekonomik aktivitelerde canlanmayı işaret ediyor. Önümüzdeki aylarda ekonomik canlanmada devam edecek olumlu gelişmelerle birlikte, vergi gelirlerindeki artış trendi sürecek. 2017 yılı bütçesinde bir taraftan ekonomik büyümeyi destekleyen politikalar sürdürülürken, diğer taraftan bütçe açığının sürdürülebilir seviyelerde kalması noktasında gerekli kararlılık devam edecek."
Vatan

 
8. Ana Jet Üssü'ne Saldırı Deneyi! 
Terörle Mücadele kapsamında yürütülen hava operasyonlarında kilit rol oynayan ve 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Ankara'da TBMM başta olmak üzere bir çok noktayı bombalayan 6 savaş uçağının kalktığı, merkez Bağlar İlçesi'ndeki 8'inci Ana Jet üssünde, dün sabah saatlerinde hareketli anlar yaşandı. Personel taşıyan Meteoroloji Bölge Müdürlüğü'ne ait servis aracı, nizamiyede durdurularak aranırken, aracın altındaki borulardan şüphelenen askerler detaylı arama yaptı. Sivil plakalı şüpheli bulduklarını servis aracı dışarı çıkarıldı ve polise haber verildi. Bomba imha ekipleri aracın altına yerleştirilmiş şekilde bulunan ve düzeneğe benzeyen bölümü fünye ile imha ederken, bomba düzeneğinde kullanılan 2 boru içinde amonyum nitrat ve çivilerin bulunduğu belirtildi. Orman ve Su İşleri Bakanlığı, aracın Meteoroloji Bölge Müdürlüğü'ne değil, özel bir firmaya ait servis aracı olduğunu açıkladı. Yetkililer, aracın altındaki düzeneğin tam olarak hazırlanmış düzenek olmadığını ve ancak düzenekte kullanılan malzemeler olduğunu belirtererek, olayla ilgili bazı kişilerin gözaltına alındığını belirtti. Araç ise incelenmek üzere çekici ile Emniyet'e götürüldü.
Vatan

 
Dünya 
'Temas Olur Silah Vermeyiz' 
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Suriye'deki Kürt gruplarla ilgili ülkesinin tutumuna dair önemli mesajlar verdi. Çin'in başkenti Pekin'de düzenlediği basın toplantısında Suriye'deki gelişmelerle ilgili soru geldiğinde Türkiye'yi yakından ilgilendiren açıklamayı yapan Putin, "Biz Rusya olarak Suriye'deki Kürtlerle temas kurma hakkına elbette sahibiz. Kürt gruplar Suriye'de önemli güçlerden biri. Ayrıca Suriye'de bulunan askerlerimizin güvenliği için temas şart. Ancak başka ülkelerin yaptığı gibi Kürt gruplara silah vereceğimizi söylemiyoruz. Bizim bu tür planlarımız yok. Onların zaten istediği silahları alacak başka kanalları var. Suriye'deki Kürt meselesiyle ilgili de aktif çalışma yürütmeyi şu an düşünmüyoruz" dedi. "Başka kanallar" ifadesiyle Putin, ABD'nin YPG'ye silah desteği kararını kastetti. Suriye'deki silahlı Kürt gruplar meselesini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Soçi zirvesinde de ele aldığını vurgulayan Putin, "Türkiye Cumhurbaşkanı bize son ziyaretini gerçekleştirdiğinde silahlı Kürt oluşumları meselesini ele almıştık. O bana Türkiye'nin derin endişelerini iletti. Ben de bu hususta Rusya'dan endişe duymaları için neden olmadığını anlattım" şeklinde konuştu. Putin, Suriye krizinde önceliğin Kürt meselesinden ziyade kalıcı ateşkes sağlanması olduğunu da belirterek, "Bizim Suriye'de şu anda bir numaralı hedefimiz ülke çapında kalıcı ateşkesin sağlanması. Çünkü ancak ateşkesin sağlanmasıyla siyasi çözüm kapısı açılacaktır. Bunu çok iyi bildiğimiz için tüm çabalarımız bu yönde" ifadesini kullandı.
Hürriyet

 
Almanya'daki Kışlalarda Nazi İsimleri Kalkıyor 
Almanya Savunma Bakanı Ursula von der Leyen, nazi döneminden kalma kışla isimlerinin değiştirilmesi gerektiğini söyledi. Bild Gazetesi'ne konuşan bakan, silahlı kuvvetlerin nazi geçmişiyle arasına bir çizgi çekmesi için böyle bir değişikliğin yapılması gerektiğini kaydetti. Leyen, "Ordu, 60 yıllık geçmişine güvenen bir vurgu yapmalıdır. Kışlaların ismi neden değişmesin ki? Son zamanlarda yaşananlarla birlikte bunun tartışılması gerekiyor" dedi. alman ordusu 1980'li yıllarda nazi ordusundan savaş suçlarına karışmamış olmalarına rağmen birçok askerin isimlerini kaldırmıştı. ancak bazı kışlaların ismi hâlâ nazi dönemi subaylarına ait.
Haber Türk

 
Trump'ı Partisi De Sıkıştırıyor 
ABD Başkanı Donald Trump'ın, görevden aldığı FBI Direktörü James Comey'e yönelik olarak "Basına açılmadan önce, dua etsin de, konuşmalarımız kayda alınmış olmasın!" şeklindeki Twitter mesajı, Demokratlar kadar Cumhuriyetçiler'i de harekete geçirdi. Her iki kanattan siyasiler, böyle bir kaydın varlığı halinde, ortaya çıkarılarak Kongre'ye teslim edilmesi gerektiğini bildirdi. Trump'ın kendi partisi Cumhuriyetçi Parti senatörü Lindsey Graham, NBC televizyonunda yaptığı açıklamada, Beyaz Saray'a çağrıda bulunarak, "Şayet görüşmeler kayda alındıysa, ortaya çıkarılsın" dedi. Grahan, Beyaz Saray'ın bunu yaparak, şüpheler nedeniyle "kirlenen havayı temizlemesi" gerektiğinin altını çizerken, bir başka Cumhuriyetçi senatör Mike Lee de, benzer çağrı yaptı. Lee, bu tür kayıtların mahkemeye sunulmasını "muhtemelen kaçınılmaz" olarak niteledi. Trump'ın sözünü ettiği kayıtların ortaya çıkarılması için daha önce Demokratlar tarafından Beyaz Saray'a bir çağrı yapılarak, aksi halde, aniden görevden alınan FBI Direktörü Comey'in yerine düşünülen kişi için düzenlenecek oylamaya katılmayacaklarını bildirmişlerdi. Beyaz Saray da, bunun üzerine yapılan görüşmeleri kayıt altına alan bir sistemlerinin bulunmadığını açıklamıştı. Bununla birlikte Senato Azınlık Lideri Charles E. Schumer, kayıtları yok etmenin "kanun ihlali" olduğunu vurgularken, "Eğer herhangi bir kayıt yoksa, Comey ve Amerikalıları yanılttığı için Trump'ın özür dilemesi gerekiyor. Trump, FBI'ya liderlik etmek için partizan bir figür seçtiğinde, Demokratların agresif bir siyasi mücadele için hazır olduğunu ilan etmiş oldu" ifadelerini kullandı. Öte yandan ABD Senatosu İstihbarat Komitesi'nde Demokratların kilit isimlerinden olan Virginia Senatörü Mark Warner, komitenin Trump'u bu tür kayıtlar için "kesinlikle" mahkemeye çağıracağını söyledi.
Milliyet

 
Ha Nsa'dan Yorum Füze Çalınmış Ha Yazılım Açığı! 
Aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 150 kadar ülkeyi etkisi altına alan siber saldırının gücü her ne kadara yavaşlamış gibi görünüyorsa da, yankıları sürüyor. Dünyanın en büyük yazılım şirketlerinden Microsoft'un Başkanı Brad Smith, söz konusu saldırıyla ilgili olarak Amerikan Ulusal Güvenlik Kurumu'nu (NSA) suçladı. Smith, NSA'yı, Windows'daki bir güvenlik açığını kullanmakla suçlarken, bu durumun, "nükleer başlıklı füze" çalınmasından farksız olduğunu savundu. Microsoft Başkanı, kişisel blog sayfasında kaleme aldığı yazıda, NSA'nın Windows'daki bir güvenlik açığını kendi lehine kullandığını, ancak düzenlenen siber saldırı sonrası kurum bilgilerinin suçluların eline geçtiğini belirtti. Bu bilgilerin büyük bölümü sayesinde siber saldırıların düzenlendiğini de hatırlatan Smith, ABD yönetiminin, bu durumu yönetmekteki başarısızlığını tekrarladığını savundu. Smith, yaşananların, "ABD ordusuna ait bazı Tomahawk füzelerinin çalınmasıyla" eş değer olduğunun altını çizerken, son saldırıyı bir "uyarı" olarak niteledi ve hükümetlerin zararlı yazılımlar kullanmaması gerektiğini vurguladı. Siber saldırıların askeri güvenlik ihlallerinden daha büyük bir yıkım oluşturabileceğinden endişe duyan bir başka isimse, İsrail ordusundan üst düzey bir yetkili.
Milliyet

 
'Kuzey Kore'yi Tehdit Etmekten Vazgeçin' 
Kuzey Kore geçtiğimiz gün Rusya'nın doğusundaki Vladivostok kenti açıklarında 'büyük bir nükleer başlık taşıma kapasiteli yeni model orta-uzun menzilli balistik füzesini' denediğini duyurdu. Uzmanlar son denemenin Kuzey Kore'nin kıtalararası füze geliştirme programında önemli bir aşama olabileceğini belirtiyor. Kuzey Kore resmi haber ajansı KCNA, 'Hwasong-12' adlı füzenin deneme işleminin Kuzey Kore lideri Kim Jong-un tarafından denetlendiğini, füzenin 2 bin 111 kilometre yüksekliğe ulaştığını ve 787 kilometre mesafe kat ettiğini açıkladı. Açıklamada Kim'in ağzından naklen "Eğer ABD korkakça Kuzey Kore'yi provoke etmeye kalkarsa tarihteki en büyük felaketten kaçamayacak. Vuruş menzilimizdeler ve bunu yabana atmamalılar" dedi. Füze denemesinin ülkenin batısındaki Kuzong kenti yakınlarından yapıldığı belirtilerek, füzenin Rusya'nın Vladivostok kentinin 100 kilometre açığında Japon Denizi'ne düştüğü açıklandı. Rusya Savunma Bakanlığı ise füzenin Vladivostok'un 500 kilometre açığında uluslararası sularda denize düştüğünü duyurdu. Başta ABD ve Japonya olmak üzere Güney Kore ve Avrupa Birliği (AB) ülkeleri de, söz konusu füze denemesine tepki gösterdi.
Vatan

 
Kale Yıkıldı 
Almanya'nın 18 milyon nüfusuyla en kalabalık eyaleti olan Kuzey Ren-Vestfalya'da Hristiyan Demokrat Parti (CDU) oyların ilk sonuçlara göre oyların 33,7'sini alarak seçimlerden zaferle çıktı. CDU Genel Başkan Yardımcısı ve eyalet seçimlerinde partinin liste başı adayı Armin Laschet, "Sosyal Demokrat Parti-Yeşiller iktidarına son verme ve en güçlü parti olma" hedefine ulaştığını belirterek, "Bugün Kuzey Ren-Vestfalya için iyi bir gün" dedi. KRV eyaleti, Sosyal Demokratların kalesi sayılıyordu. 2005-2010 yılları haricinde yaklaşık 50 yıl boyunca eyalette Sosyal Demokratlar iktidarda olmuştu. CDU Genel Sekreteri Peter Tauber seçim sonuçlarını "CDU, SPD'nin kalbini fethetti. Bu CDU için harika bir gün" sözleriyle değerlendirdi. Seçimlerde ilk sonuçlara göre SPD 8 puan oy kaybetti ve oy oranı yüzde 31,1 civarında kaldı. Sosyal Demokratların KRV'de uğradığı yenilginin ardından, Hannelore Kraft, partinin eyalet teşkilat başkanlığından ve genel başkan yardımcılığı görevlerinden istifa ettiğini açıkladı. 2010 yılından beri Eyalet Başbakanı olan Kraft, bu yenilgide "kişisel olarak sorumluluğu üstlendiğini" söyledi.
Vatan
POLİTİKA
  Beyaz Saray'da Kritik Görüşme 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump, bugün Beyaz Saray'da kritik bir görüşme yapacak. İki ülkenin ikili ilişkilerine yönelik yeni yol haritasının değerlendirileceği zirvede iki lider ilk kez yüz yüze bir araya gelecek. Gündemin ana konularını FETÖ'nün elebaşı Fetullah Gülen'in iadesi, ABD'nin PYD-YPG'ye silah yardımı, DAEŞ başta olmak üzere terörle mücadele, Suriye ve Irak öncelikli bölgesel konular, Rakka operasyonu ve ikili ilişkiler oluşturacak. Trump'ın FETÖ ve PYD'ye yönelik yaklaşımı iki ülke ilişkilerini şekillendirecek. Erdoğan, Kuşak ve Yol Forumu'na katılmak için geldiği Çin'in başkenti Pekin'deki temaslarının ardından ABD Başkanı Trump ile görüşmek üzere dün başkent Washington'a gitti. Trump'ın göreve gelmesinden bu yana üç kez telefon ile görüşen iki liderin bugünkü görüşmesi ilk yüz yüze görüşme olması nedeniyle de ayrı bir önem taşıyor. Beyaz Saray görüşmesi öncesi Erdoğan'ın çantasındaki kritik konular ve mesajlar şöyle: Erdoğan ile Trump'un baş başa ve heyetler arası görüşmesinin en önemli konulardan birini Gülen'in iadesi ve ABD'deki FETÖ mensupları oluşturacak. MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın da heyette olacağı görüşmelerde Erdoğan, FETÖ ile ilgili bilgileri ve belgeleri ayrıntılı şekilde Trump'a anlatacak. Erdoğan, müttefik ve işbirliği içindeki ülkelerin FETÖ mensuplarını ülkelerinde barındırmamaları gerektiğini dile getirecek. Erdoğan, Gülen'in Türkiye'ye iade edilmesi mesajını verecek. FETÖ'nün her ülke için tehlike taşıdığını belirtecek olan Erdoğan, uluslararası önlemler alınması gerektiğini dile getirecek. Erdoğan, ABD'nin DAEŞ ile mücadele gerekçesiyle PKK'nın Suriye'deki kolu PYD-YPG'ye ağır silah vermesini de gündeme getirecek. Bir terör örgütü ile mücadelenin başka bir terör örgütü ile yapılamayacağını vurgulayacak olan Erdoğan, ABD yönetiminin alınan yanlış karardan bir an önce geri dönmesini isteyecek. DAEŞ'le mücadelenin bir başka terör örgütüyle yürütülmesinin Suriye ve bölgenin geleceğini tehlikeye sokacağını belirtecek olan Erdoğan'ın geçmişte atılan yanlış adımların Suriye'yi getirdiği durumun ortada olduğunu örnekleriyle dile getireceği dile getirecek. Erdoğan PYD'ye yönelik Türkiye'nin hassasiyetlerini Trump'a belgelerle anlatacak. PYD'nin Suriye'deki kaosu fırsata çevirmeye çalıştığını belirtecek olan Erdoğan, Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunmasından yana olduklarını vurgulayacak.
Milliyet

 
'Ab'nin En Büyük Sorunu Bürokrasi' 
Başbakan Binali Yıldırım, Avrupa Birliği'nin (AB) asıl sorununun bürokrasi olduğunu söyledi. İngiltere'nin başkenti Londra'da Evening Standard gazetesi, bugünkü sayısında, genel yayın yönetmeni ve eski İngiltere Maliye Bakanı George Osborne'un imzasıyla Başbakan Binali Yıldırım'la yapılmış bir röportaj yayımladı. Röportajda AB'nin kurumsal yapısını değerlendiren Yıldırım, "AB'nin ana sorunu, siyasi değil, fazlasıyla bürokratik bir devlet haline gelmiş olması. Üyeler namına üst düzey bürokratlar idare ediyor. Bu nedenle herhangi bir konuda karar alma süreci uzuyor ve insanlar bıkıyor" ifadelerini kullandı. AB'nin Türkiye'deki Suriyeli mültecilerle ilgili tutumunu da değerlendiren Yıldırım, şunları kaydetti: "Hayat kurtardık, çocukları eğitiyoruz, bakımlarını yapıyoruz ve onları topraklarımızda tutuyoruz. Avrupa bunu takdir etmeli ve yükü nasıl paylaşabileceğimiz konusunda sorumluluk almalı. Yoksa 'Avrupa'ya hoşgeldiniz!' diyeceklerdi. Avrupa'ya kızgınız diye bu insanların tehlikeli sularda ölmesine izin verecek değiliz. Avrupa'nın güvenliği ve Avrupa halkının güvenliği Türkiye'de başlar. Türkiye'de gerekli güvenlik önlemlerini almazsak, Avrupa güvende olmaz." ABD Başkanı Donald Trump'la ilgili bir soru üzerine de Yıldırım, "Çok iyi bir başkan. Hızlı öğreniyor ve hızla karar alıyor. Şimdi değil, belki sonra, bu yönetimin durumu daha iyi anlayacağına inanıyorum" ifadelerine yer verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'la ilgili soru üzerine de Yıldırım, "Kendisi dünyadaki en merhametli insanlardan biri. Yakından tanıdıkça gerçekten seviyorsunuz" görüşünü paylaştı.
Milliyet

 
Chp'de 'Revizyon' Bu Kez Kısıtlı Kaldı 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, parti içinde bir süredir beklenen MYK revizyonu taleplerine kapıyı kapatan bir adım atarak, İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke'den boşalan ekonomi politikalarından sorumlu genel başkan yardımcılığı görevine İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu'yu getirdi. Erdoğdu, genel başkan yardımcısı sıfatıyla verdiği ilk demeçte, Wall Street protestolarına ilham kaynağı olan "Biz yüzde 99'uz" sloganını anımsatarak, "Biz, bu ülkede yüzde 99'uz. Çok çalışan, çok fedakârlık eden ama bu emeği ve fedakârlığı karşısında hak ettiği hayatı yaşayamayan yüzde 99'uz. Bu yüzde 99'luk kesimle birlikte ortak bir hayalimiz olacak. Bu hayal, hem Türkiye'nin hem dünyanın gerçeklerini bilen, bunu da makul bir yol haritasıyla değiştirmeye çalışan bir hayal olacak. Hayalperest değiliz ama muhakkak hayallerimiz var" ifadesini kullandı. 16 Nisan halk oylamasının ardından yol haritasını belirlemeye çalışan CHP'de Genel Başkan Kılıçdaroğlu, parti içinde bir süredir çok farklı kesimlerin talep ettiği MYK revizyonuna kapıyı kapatarak, dün boşalan tek koltuk için atama yaptı. Kılıçdaroğlu, İzmir Milletvekili Böke'den boşalan ekonomi politikalarından sorumlu genel başkan yardımcılığı görevine Hazine Müsteşarlığı kökenli İstanbul Milletvekili Erdoğdu'yu getirdi. Genel başkan yardımcısı sıfatıyla ilk demecini Milliyet'e veren Erdoğdu, şunları kaydetti: "Nedir amacımız? Zenginliğimizi artırmak ve zenginliğimizi daha adil ve hakça bölüşmek. Bu sadece bir tek partinin değil, bu bir yerde de milli bir politika olmak zorunda. Bütün kesimleri içeren bir ekonomi politikası oluşturmak zorundayız. Bu ekonomi politikasını oluştururken de, birincisi geleceğin bütün ekonomik gelişmelerini en iyi tahmin edecek şekilde ve geleceğin ekonomik gelişmelerine de en uygun ekonomi modelini bütün bileşenlerle birlikte oluşturmak gerekiyor. Hepimizin, bütün ulusumuzun bir kutup yıldızını birlikte tarif ediyor olmamız gerekiyor."
Milliyet

SPOR 
Fenerbahçe'nin Danimarkalı futbolcusu Simon Kjaer'e Milan kulübünün ciddi bir ilgisi bulunuyor. Geçtiğimiz günlerde İtalya'ya özel izin alıp giden tecrübeli oyuncunun transfer görüşmesi yaptığı iddia edilse de gerçek daha sonra ortaya çıkmıştı. Evlilik hazırlıkları çerçevesinde Roma'ya gittiğini açıklayan Kjaer bir anlamda transfer için İtalya'da olmadığını ifade etmişti. Ancak bu gelişmeye rağmen Milan'ın Danimarkalı futbolcuyu transfer etmek istediği de bir gerçek. Bu konu uzun süredir İtalyan medyasında yer alıyor. Yıllardır Milan'ı yakından takip eden Tuttosport yazarlarından Federico Masini de Milliyet'e bu transferle ilgili önemli tespitler yaptı. Masini, Villarreal'den Musacchio'nun alınmasına rağmen Milan'ın kadroya üç önemli stoper katmak istediği belirterek bu isimlerden birinin de Kjaer olduğunu vurguladı. Milan'ın yeni sportif direktörü olan Massimiliano Mirabelli'nin daha önce İnter'deyken de Kjaer ile yakından ilgilendiğini ve 2-3 yıldır futbolcuyu yakından takip ettiğini belirten Masini bonservis bedeli olarak İtalyan ekibinin, sarı-lacivertlilerin düşündüğü 10 milyon euroyu ödeyebileceğini kaydetti. Ancak futbolcunun sarı-lacivertli kulüpte kazandığı 4 milyon euroluk net maaşın ise bu transferi zorlaştırabileceğini ifade etti.
Milliyet
Galatasaray, Gaziantepspor deplasmanından zor bir galibiyetle dönerken, teknik direktör Igor Tudor'un sergilenen futboldan çok rahatsız olduğu belirtildi. Karşılaşmadan sonra "Acı çektiğimiz bir maç oldu" diyerek futbol konusundaki sıkıntıları dile getiren Hırvat teknik adamın, soyunma odasında futbolcularına sert uyarılarda bulunduğu ortaya çıktı. Tudor'un, "Açıkçası yine hayal kırıklığı yarattık. Böyle oynayarak kazanamayız. Gaziantep gibi gücü ortada olan bir takıma karşı dahi zorlandık. Aynı takım geçen hafta 6 gol yemişti. Bu futbolla Osmanlıspor'a da evimizde yeniliriz. Kesinlikle bu şekilde oynarsak son haftalar bize zehir olur" dediği öğrenildi. Oyuncularını eleştiren Tudor'un, "Bireysel olarak durumunuz ortada Hepinizin özeleştiri yapmasını istiyorum. Önümüzde hazırlanmak için 4 gün var. Zor bir hafta geçirdik. Şüphesiz herkesin beklentisi bir reaksiyon vermeniz yönündeydi. Ancak görüntümüz değişmedi. Sadece Gaziantep'in gücü zayıftı" diye konuştuğu öğrenildi. Kalan son üç maçı çok önemseyen teknik direktör Tudor, kalan üç maçı da kazanarak Fenerbahçe'yi geçmeyi amaçladıklarını söyledi.
Milliyet
Bursaspor maçı kalan haftalarda Beşiktaş'ın en zor maçlarından biri olmayabilirdi ama Beşiktaş ligi şampiyonlukla bitirirse, bu maç kesinlikle sezonun kırılma noktası olacaktır. Medipol Başakşehir'in maç fazlasıyla lider olduğu bir haftada, Bursaspor deplasmanından sezonun en değerli üç puanını getiren Beşiktaş, kalan haftalara önemli bir avantajla girmiş oldu. İki takımın tribünleri arasındaki ezeli rekabetin de neden olduğu gergin başlangıç, Beşiktaş'tan beklenen futbolun sahaya yansımamasına neden oldu. Neredeyse ilk yarım saat pozisyon bulamayan Beşiktaş, 30. dakikada Quaresma'nın kullandığı frikikle birinci golü bulmaya çalıştı. Portekizli 34. dakikada bu kez trivela ile gole yaklaşmak istedi ama kaleci Harun'u geçemedi. İlk yarının en net gol pozisyonuna Aboubakar ile yaklaşan Kartal, Kamerunlu oyuncunun topu auta göndermesiyle, soyunma odasına eli boş döndü. İkinci yarıda 58. dakikada kullanılan köşe vuruşunda topu kafayla ağlara göndermek isteyen Tosic, meşin yuvarlağın auta gitmesiyle saçını başını yoldu. Cenk'i oyuna alarak Atiba'yı çıkaran Şenol Güneş, sistemi bir anda 4-4- 2'ye getirdi. 60'da Kubilay'ın, karşı karşı olduğu halde Fabri'yi bir türlü geçememesi, maçın kırılma anına neden oldu. 65. dakikada Aboubakar'ın verdiği pasla maçtaki ilk golü atan Cenk Tosun, uyuyan Beşiktaş tribünlerini ayağa kaldırdı. 67'deki aşırtması üst direkten çıkan Quaresma 100. maçında gol atma mutluluğu yaşayamazken, Aboubakar 90+5'te gecenin kapanışını yapan golü attı: 2-0
Milliyet
Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş maçın ikinci yarısında Bursaspor'un direncini kırarak galibiyete ulaştıklarını söyledi. Üç puanı hak eden bir performans ortaya koyduklarının altını çizen Güneş, "Zor bir maç oldu. İlk yarıda da maçı çözebilirdik ama pozisyon bulduk, golü atamadık. İkinci yarıdaki hamleden sonra gol geldi. Orta sahada oyuna hakimdik. O nedenle orada bir değişikliğe gerek duymadım. Son bölümde çift forvet oynadık. İlk yarıdaki ilave beş dakika normal ama ikinci yarıda biraz fazla gibiydi. İkinci gol gelince güldük tabii ki. Çok çalışıp, emek verdik. Hak ettiğimiz şampiyonluğu kovalıyoruz" dedi. Siyah-beyazlı hoca şöyle devam etti: "Son haftalarda biz puanlar kaybettik, Başakşehir kazandı ve durum buraya geldi. Kalan maçlarımızı kazanmalıyız. Fenerbahçe maçı gibi hak ettiğimiz maçlar oldu ama puanlar kaybettik. Sezon başından beri bir algı operasyonu aldı başını gidiyor. Maçtaki pozisyonları tartışırız. Bugün hakem art niyetli miydi? Hayır. Herkes kendi açısından bakarak birilerini yanıltıyor. Benim de gördüğüm bazı pozisyonlar oldu. Burada anlatmak istediğim şey hakemin hatalarından çok Beşiktaş üzerinden bir kamuoyu baskısı oluşturuluyor. Başakşehir-Gençlerbirliği maçında hoca iki sarı kart göstermedi. O zaman bunu da konuşalım. Nereden baktığına bağlı. Sezon bitsin hepsini görüntülü konuşalım. Varsa bir haksızlık pozisyon üzerinden konuşalım Beşiktaş üzerinden değil. Quaresma'nın yaptığını ben de eleştiriyorum ama buradan takım üzerinde konuşmamak lazım." Şenol Güneş, Beşiktaş ile Bursaspor arasında yaşanan gerilimin yerini artık dostluğa bırakması gerektiğini sözlerine ekledi.
Milliyet

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme