21 Mayıs 2017 Pazar

21.07.2017 Genel Gündem



21.05.2017

GÜNDEM

Vıp Telekulakta 1 Numara Gülen 
İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Hasan Yılmaz ve Savcı Okan Yaman'ın hazırladığı iddianamede Doğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk, işadamları Mehmet Emin Karamehmet ve Mustafa Süzer ile CHP milletvekili Muharrem İnce müşteki, aralarında işadamı Ali Koç, merhum Mustafa Koç'un eşi Caroline Koç, emekli Korgeneral Metin Yavuz Yalçın, eski Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Daire Genel Başkanı Hüseyin Özalp, gazeteciler Can Dündar, İsmail Küçükkaya, Uğur Dündar'ın da olduğu 55 kişi ise mağdur sıfatıyla yer aldı. FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in 1 numaralı şüpheli olduğu iddianamede, dönemin İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer, eski İstihbarat Şube müdürlerinden Erol Demirhan, emniyet müdürü Hayati Başdağ'ın da aralarında bulunduğu 45 eski polis şüpheli olarak yer aldı. Mahkeme kararıyla yapılan dinlemelerin çoğunda kod isimlerin kullanıldığı, bazılarının soyadlarının bile olmadığı anlaşıldı. IMEI numaraları üzerinden yapılan dinlemelerin Ergenekon soruşturmalarıyla eşzamanlı başladığına dikkat çekilen iddianamede, bunun sebebi, ilerleyen yıllarda Balyoz, Oda TV gibi soruşturmalar kapsamında yapılacak muhalefete karşı ön alma işlemi olarak gösterildi. İddianameye göre mahkemeye yazılan talep yazılarında dinlenecek polislerin mesleklerine, emlakçı, seracı, kamyon şoförü, güzellik merkezi çalışan gibi meslekler yazıldı. Side Kamp Komutanı Albay Metin Alkaya'nın mesleğine 'Pazarlamacı', ilkokul öğretmeni olan eşinin mesleğine ise 'Animatör' yazıldı. FETÖ'nün İstihbarat şubelerini casusluk örgütü mantığı ile kullandığı belirtilirken, dinlemelerin örgütün amacına uygun bir şekilde şantaj ve tehdite yarar nitelikte suç delili toplama alanı olarak kullanmaya çalışıldığı anlatılan iddianame özetle şöyle: "FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü'ne yönelik operasyonlarda; örgütün başta emniyet – yargı ve medya olmak üzere devletin tüm birimleri içerisinde örgütlendiği, Emniyet içerisinde örgütlenmenin özellikle teknik imkân ve kapasitesi olan İstihbarat, Terör ve Kaçakçılık, Organize Suçlar şubeleri gibi aktif ve operasyonel birimler üzerinden yürütüldüğü, örgütün amaç ve faaliyetleri kapsamında devletin verdiği teknik imkân ve yetkiyi örgüt menfaatleri doğrultusunda kötüye kullandıkları illerde siyasi liderler, bakanlar, üst düzey bürokratlar, yargı mensupları, gazeteci, iş adamı, belediye başkanı ve sivil toplum örgüt liderlerinin terör örgütü üyesi veya çete lideri gibi asılsız isnat ve gerekçelerle hukuksuz olarak dinledikleri ve kayda aldıkları anlaşılmıştır."
Hürriyet
  

Doluluk Oranı Yüzde 100'ü Aştı 
Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Basri Bağcı, cezaevlerinde yaşanan şiddet iddialarına yönelik verdiği yanıtta çarpıcı ifadeler kullandı. Ceza infaz kurumları inceleme raporlarının görüşüldüğü TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu'nda konuşan Bağcı'nın tutanaklara yansıyan "fiziksel şiddet iddialarına" ilişkin açıklaması şöyle: "Kırıkkale Cezaevi'nde F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevine yapılan ziyarette fiziksel şiddete ilişkin konulara rastlanılmadığı bizim açımızdan da sevindirici bir durum ama 'Türkiye genelinde durum böyle midir?' dersek Türkiye genelinde maalesef münferit olmak üzere bazı hadiseler de yaşanmakta. 2016 yılı 15 Temmuz'a kadar olan dönemde 344 personelimiz hakkında kötü muameleye dair yapılan şikâyetler üzerine işlem yapılmıştır. 15 Temmuz-31 Aralık tarihi içinde 89 personel hakkında işlem yapılmıştır. Bu yılın 9 Mayıs'ına kadar olan içinde de 194 personel hakkında işlem yapılmış. Bunlardan ciddi bir kısmıyla ilgili soruşturmalar da devam etmekte." Cezaevlerinde şu an itibarıyla yaklaşık 221 bin 607 kişinin bulunduğunu kaydeden Bağcı, "Bunlar bizim cezaevlerimizin artırılmış kapasitesi- ki 203 bin kişi olarak hesaplıyoruz-bu rakam bile bunun yüzde 9 üzerinde. Artırılmış kapasiteyi de normal bir kapasite olarak değerlendirdiğimizde neredeyse yaklaşık yüzde 100'e yakın doluluk oranıyla, yüzde 100'den daha fazla doluluk oranıyla görev ifa etmeye çalışan bir ceza infaz kurum yapısı var. Dolayısıyla, bu birçok konuyu olumsuz yönde etkilemekte. Bunlar toplu faaliyetler, sağlık hizmetlerinin yürütülmesi, eğitim faaliyetleri, nakil ve spor faaliyetlerinin yapılması. Buna ilişkin birçok faaliyet maalesef istenilen düzeyde yerine getirilememekte. Bu da ciddi anlamda bir cezaevi açığını ortaya çıkarmakta. Buna ilişin yatırımlarımız da planlanmıştır. Bu yılın sonuna kadar yaklaşık 11 bin kişilik bir kapasiteyi devreye sokmayı planlıyoruz" dedi. "76 tane ceza infaz kurumumuz ihale aşamasında, proje aşamasında 113 ceza infaz kurumumuz var, 18 tane infaz kurumunun da planlanması yapıldı" ifadesini kullanan Bağcı, "Cezaevleri yapmak çok övünülecek bir iş değil ama bir ihtiyaç da olduğu için yapmakta geri kalamıyoruz. İnsan hakları standartlarına uygun bir hizmetin verilmesi, orada insanların bir emanet olarak algılanıp bu şekilde muhafaza edilmesi de bizim kendi prensiplerimiz içerisinde" diye konuştu.
Milliyet
 
O Silahlar Pkk'ya Gitmeyecekmiş! 
ABD Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford, ana gövdesini YPG'nin oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri'ni henüz silahlandırmadıklarını ama "çok yakında" başlayacaklarını açıkladı. Washington'da ABD Savunma Bakanı Jim Mattis ve ABD'nin DEAŞ ile Mücadele Özel Temsilcisi Brett McGurk ile ortak basın toplantısı yapan Dunford, silahların dağıtımı konusunda Türkiye'ye karşı şeffaf olacaklarını da söyledi ve şöyle dedi: "Rakka'yı ele geçirme konusunda biz tek olası yöntemin Suriye Demokratik Güçleri'yle olduğu görüşündeyiz. Sahada Türkiye'nin endişelerini ortadan kaldırmak için önlemler alıyoruz, örneğin silahların PKK'nın eline geçmemesi ya da Türkiye'ye gitmemesi gibi. Bu dağıtım konusunda şeffaf davranacağız. SDG'ye sağladığımız askeri teçhizatın sadece Rakka'da kullanılmasının, başka yere gitmemesinin önlemini alıyoruz" Orgeneral Dunford, "Türkiye bizim önemli bir ortağımız ve Türkiye ile uzun dönemli ilişkilerimiz oldukça kritik ve bunu koruyacağız. Siz de biliyorsunuz ki bu yıl 9 defa Türkiye'ye gittim mevkidaşımla askeri ilişkilerimizin yolunda gitmesini temin etmek için 15'ten fazla görüşme yaptım" ifadelerini de sözlerine ekledi.
Vatan
 
Öso'ya 'Özel' Eğitim 
ABD'nin terör örgütü PKK/ PYD/YPG'ye verdiği eğitime karşı, TSK da yoğun bir program kapsamında Özgür Suriye Ordusu'nu (ÖSO) eğitime aldı. Türk sınırına yakın bölgelerde yeni eğitim kampları kuran ÖSO grupları, TSK'nın denetiminde, hem kıdemli mensuplarına, hem de son dönemde katılan çok sayıdaki yeni mensuplarına 29 Mart 2017'den itibaren eğitim vermeye başladı. Kamplarda çeşitli silahların kullanımı öğretilirken, fiziksel eğitim de yoğun olarak sürdürülüyor. Eğitimlerin çoğu bölgedeki arazi şartları göz önüne alınarak bire bir operasyon yapılan arazilere benzer bölgelerde icra edildiği belirtildi. ÖSO mensupları daha önce de eğitim kaplarına alınmıştı, ancak yeni kurulan kamplarda TSK tarafından Özel Kuvvetleri'ne mensup personel tarafından daha örgütlü bir eğitim veriliyor. Bölgedeki askeri yetkililer, "Artık sahada eski ÖSO yok, yeni bir ÖSO doğuyor. Eğitime alınan bu ÖSO mensupları ilerde yapılacak muhtemel operasyonlarda farkını gösterecek" yorumunu yaptı. Bir askeri askeri yetkili de, "Eğitim kamplarında birebir muharebeyi, havan, roketatar, orta ve hafif makineli silahlar gibi her türlü silahı kullanmayı öğrenen ÖSO mensuplarının bir yıl öncesine göre eğitim seviyelerinde büyük bir ilerleme kaydetmeleri, ilerde alacakları görevlerde mutlak başarıyı getirecek" değerlendirmesinde bulundu.
Vatan
 
EKONOMİ 
Euro: Euro 4,0199-4,0249
Sterlin: 4,6861-4,6947
Gram Altın: 145,4476-145,5795

Borsada Yorgunluk Artıyor 
Ocak ayından bu yana olumlu seyir izleyen piyasalarda dış kaynaklı gelişmelerle borsada kâr satışları, döviz kurlarında ise tepki yükselişleri görülüyor. Dış kaynaklı gelişme derken daha çok ABD ve Başkan Donald Trump ile ilgili gelişmeler. ABD Başkanı Donald Trump ile ilgili "Rusya'ya gizli bilgileri sızdırma ve konu hakkındaki soruşturmanın kapatılmasını istemesi" haberleri dış ve iç piyasalara olumsuz yansıdı. Trump'a güven kaybı, seçildiği kasım ayından bu yana devam eden dış borsalardaki yükseliş ve rallinin yerini düşüşe bırakmasına, doların değer kaybına neden oldu. Bu durum doğal olarak Türkiye dahil diğer piyasalara da etki etti. Bu gelişmede gerekçe Trump ile başlayan genişlemeci ekonomi politikası ve artan risk iştahının zarar göreceği varsayımına dayanıyor. Bu yöndeki fiyatlamalar nedeniyle doların değer kaybetmesi TL'ye de değer kaybettirdi. Hatırlanacağı üzere dış piyasalarda ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artışı konusundaki temkinli duruşu nedeniyle doların değer kaybı içeride dolar/ TL kuruna baskı yapıyordu. Trump etkisi haziranda Fed faiz artışı olasılığını biraz azalttı ama piyasalar bu gelişmeyi şimdilik fiyatlamıyor. Altında ise dış piyasalarda ons fiyatındaki yükselişe iç piyasalarda dolar/TL kurundaki yükseliş de eklenince yukarı yönlü tepki geldi. İç piyasaların kapalı olduğu Cuma günü gerek ABD borsalarındaki toparlanma çabaları gerekse dolar/TL kurunda tansiyonun düşmesi Trump ile ilgili ilk şokun atlatıldığı izlenimi veriyor. Ancak piyasaların yönü konusunda bir süre ABD kaynaklı gelişmeler ile siyasi gerilime bağlı olarak Brezilya piyasalarında yaşanan sarsıntının diğer gelişen ülke piyasalarına etkileri izlenecek konu başlıkları olacak. Diğer gündem konularına duyarlılık bu aşamada zayıf. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD başkanı ile yaptığı görüşmenin piyasaya etkileri sınırlı kaldı. Görüşmeler sonrası net açıklamaların gelmemesi bu görünümde etkili oldu. Yabancı yatırımcıların 12 Mayıs haftasında hisse senetleri ve tahvil bonodaki alımları 489 milyon dolar olarak açıklandı. Türkiye pozisyonlarında pozitif görünüm sürüyor. İyimserlik korunmakla birlikte daha temkinli ve dalgalı görünüm öne çıkabilir.
Hürriyet
 
Vergi Dairesi Bile Özelleştirilmeli 
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, devletin sağladığı birçok hizmetin özel sektör eliyle verilmesinin kaliteyi ve verimliliği artıracağını kaydederek, "En uç noktadan söylüyorum, vergi tahakkuk ve tahsilatı bile özelleştirilebilmeli. Bunun önünde hiçbir engel yok" dedi. Devletin çalışma hayatında haksız rekabet yarattığını ifade eden Zeybekci, "Kalifiye elemanlar Ekonomi Bakanlığı'nda 3 bin liraya razı oluyor, benim şirketimde 5 bin liraya razı olmuyor" diye konuştu. İşverenlerin üzerindeki kıdem tazminatı yükünü devletin satın alabilmesi için formül geliştirmek gerektiğini vurgulayan Zeybekci, "Hem kıdem tazminatı, hem de işsizlik fonu kesintisi olmaz. Kıdem tazminatı fonu kurulduktan sonra işsizlik fonu kesintisi kaldırılmalı" dedi. Bakanlık sayısının çok fazla olduğunu belirten Zeybekci, "Ekonomi yönetiminde finansla ilgili olan bakanlıklar bir elde, reel sektörle ilgili olanlar diğer elde toplanmalı" dedi.
Milliyet
 
Yükseklikten Korkmayanlar 
Yıla güçlü başlayan borsalar ilk beş ayda yükseliş trendlerini sürdürerek zirve seviyelerine tırmandı. BIST 100 Endeksi 95.149 seviyesine tırmanırken ABD'de Dow Jones Endeksi 20.663 seviyesine çıktı. Almanya'da DAX Endeksi 12.590, Arjantin Buse Merval Endeksi 21.502'ye yükseldi. Küresel piyasalarda gözlenen yükseliş ivmesi, yatırımcıların kârlı bir dönem geçirmesini sağladı. Sadece borsalar değil, ağırlıklı olarak hisse senedine yatırımda bulunan yatırım fonları ve emeklilik fonları da değer kazandı. Mayıs ayının üçüncü haftasına geldiğimizde ABD Başkanı Trump'ın ekonomik programı gerçekleştirmekte zorlanacağı beklentileri borsalarda kâr realizasyonunu getirdi. Avrupa hisselerinde de düşüşler yaşandı. Borsalarda ocak ayından bu yana ilk defa art arda satışların geldiği görüldü. FED'in haziran ayındaki toplantısının yaklaşmaya başlamasıyla birlikte "bekle-gör" düşüncesi öne çıkabilir. Gelinen aşamada borsalarda yükseklik korkusu yaşandığı görülüyor. Yılbaşından bu yana Arjantin borsası yüzde 27,76 oranında değer kazanırken, Yunanistan borsası yüzde 21,83, Türkiye borsası yüzde 21,77, İspanya borsası da yüzde 15,34 oranında değer kazandı. Küresel sermayenin para hareketleri dönemsel olarak farklı yatırım araçlarına yönelebilmekte. Trendin yukarı dönmesi ya da net aşağı sinyallerin alınması borsalarda sert atakları birlikte getirebiliyor. Dünya borsalarında yaşanan küresel ataklar hem profesyonel fon yöneticilerinin hem de bireysel yatırımcılarının portföy çeşitlendirmesine gitmesine imkân tanımakta. Ülkelerin borsaları arasında zamana bağlı yaşanan geçişler beraberinde portföy çeşitlemesi yapılmasını sağladığı gibi söz konusu geçişlerin zamanlamasını iyi ayarlayabilenler kazanç oranlarını da artırabilmekte. Aynı şekilde borsalarda yaşanan hareketliliklerin uzun vadelerde kendi ortalamalarına döndükleri de görülebilmekte. Bu durum borsaların ortalamaların dışına çıktığı noktada harekete geçenlerin söz konusu dönemlerde daha fazla kazanç elde etmelerine de olanak tanımakta.
Milliyet
 
Sorun Domateste Değil 2 İle 8 Tl Arasında 
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, enflasyonun sorumlusunun domates olduğu yönündeki iddialara ilişkin, "Yok öyle bir şey, geçin arkadaşlar. Domates tarladan 2 liraya çıkıyor ama pazarda 8 liraysa hesap sorulacak yer 2 lira ile 8 lira arası nereye gidiyor? Konuşmamız gereken o, burada adres çiftçi değil" dedi. Antalya OSB'de bir plastik fabrikasını gezen Çelik, seralarda kullanılan naylon üretimini inceledi. Ardından EXPO 2016 Antalya Fuarı'nın sezon açılışı ile Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun (TKDK) "10. Yılımızda Kırsal Kalkınma Buluşması" etkinliğine katılan Çelik, yaptığı konuşmada enflasyona değindi. Enflasyondaki artışa yönelik tartışmalara değinen ve herkesin domatesi suçlu ilan ettiğini belirten Çelik, sözlerine şöyle devam etti: "Doğrudur, bir iki puan artabilir. 'Bulduk, domatesten dolayı enflasyon yükseldi'. Gelen, geçen bunu konuşuyor. Antalya'dan çıkış fiyatlarını aldım 2 lira. Geçen yıl da Antalya'ya geldim domates 40-50 kuruştu. Bir kişinin ağzı açılmadı, demedi ki 'Bu çiftçi bunu nasıl idare ediyor?' Çiftçinin halini sormayanlar, bu yıl çiftçinin biraz yüzü gülüyor, ayağa kalkmış ya, 'Enflasyonun sorumlusu domates' Yok öyle bir şey, geçin arkadaşlar. Domates tarladan 2 liraya çıkıyor, çiftçi alın terinin karşılığında memnunsa ne güzel. Biz de mutluyuz ama pazarda 8 liraysa hesap sorulacak yer 2 lira ile 8 lira arası nereye gidiyor? Konuşmamız gereken o, burada adres çiftçi değil. Çiftçi ürettiğinin üzerinden karını alacak ki çiftçi daha hevesli şekilde gelecek yıl üretimini yapsın, tabii ki kazanacak ama hiç bu teri akıtmayan insanlar eğer aradaki zincirde para kazanıyorlarsa çözülmesi gereken odur."
Vatan
 
DÜNYA 
Libya'ya Hava Saldırısı: 141 Ölü 
Libya'nın güneyinde dün Ulusal Mutabakat Hükümetine'ne (UMH) bağlı güçler ile Tobruk merkezli emekli General Halife Hafter'e bağlı güçler arasında Trablus'taki Brak eş-Şatii Hava Üssü'nde çıkan çatışmalarda, çoğunluğu Hafter güçlerinden 141 kişi öldü. UMH, saldırı hakkında soruşturma açıldığını açıkladı.
Haber Türk
 
Skandallarla Boğuşan Trump Suudi Arabistan'da 
ABD Başkanı Donald Trump iki gün devam edecek ilk yurt dışı ziyaretine Suudi Arabistan'dan başladı. Kral Selman bin Abdulaziz tarafından, başkent Riyad'daki Kral Selman Askeri Üssü'nde karşılanan ABD Başkanı Trump, eşi Melania Trump ve beraberindeki heyet devlet nişanı takdimi ile ikili görüşmeler için Yemame Sarayı'na geçti. Buradaki görüşmede Kral Selman ABD Başkanı Trump'a ülkedeki en üst düzey devlet nişanı olan Kral Abdulaziz Devlet Nişanı'nı takdim etti. Ziyareti kapsamında dün ikili görüşme ve ABD-Suudi Arabistan Zirvesi'ni gerçekleştiren Trump, bugün Riyad'da yapılacak ABD-Körfez Ülkeleri Zirvesi ile ABD-İslam Ülkeleri Zirvesi'ne katılacak. Trump'ın ilk yurt dışı gezisinin ana eksenini ekonomi, siyaset ve güvenlikle ilgili konuların oluşturacağı belirtiliyor. New York Times gazetesi, 10 yıllık bir anlaşma kapsamında ABD'nin Suudi Arabistan'a 100 milyar dolar tutarında silah satışı yapacağını belirtti. İngiliz Independent gazetesi ise ilk etapta 128 milyar dolar olması beklenen meblağnın, 10 yıllık süre zarfında 350 milyar doları bulabileceğini öne sürdü. Öte yandan, ziyaret öncesi Suudi Arabistan cadde ve sokaklarına "daha önce görülmemiş" bir şekilde Trump'ın fotoğrafları ve ABD bayrakları asılırken, ülke basını da haberlerinde bu ziyarete geniş yer ayırdı. Suudi Arabistan medyasında "tarihi" şeklinde nitelendirilen ziyaretin oyunun kurallarını yenileyeceği, Trump'ın ilk yurt dışı ziyaretini Suudi Arabistan'a gerçekleştirmesinin ülkenin gerçek konum ve önemini ortaya koyduğu, ayrıca Trump'ın, kutsal Mekke şehrini sınırları içinde barındıran ülkeye ziyaretiyle Müslümanlara önemli mesajlar vermek istediği belirtiliyor. Trump ardından İsrail'e geçerek, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'la görüşecek. Ortadoğu'da yapacağı ziyaretlerin ardından Trump'ın İtalya, Vatikan ve Belçika'ya gitmesi bekleniyor. Trump, seyahati öncesinde Twitter üzerinden yaptığı paylaşımda, ABD halkının çıkarlarını korumak için bu seyahatleri yaptığını kaydetti. ABD'nin son 5 başkanı, göreve geldikten sonra ilk yurt dışı ziyaretini Kanada ya da Meksika'ya yapmıştı.
Milliyet
 
İran'da İkinci Ruhani Dönemi 
İran'da önceki gün yapılan 12'nci dönem cumhurbaşkanlığı seçimlerini açık arayla reformcu kanadın desteklediği mevcut Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani kazandı. İran İçişleri Bakanı Abdurrıza Rahmani Fazli, Ruhani'nin oyların yüzde 57'sini alarak ikinci kez Cumhurbaşkanı olduğunu açıkladı. Fazli, sandıkların yüzde 99,7'sinin açıldığını belirterek, "41 milyon 220 bin 131 geçerli oyun, 23 milyon 549 bin 616'sını Sayın Ruhani aldı. Ruhani, oyların yüzde 57'sini alarak Cumhurbaşkanı oldu" dedi. Muhafazakarların adayı İbrahim Reisi'nin 15 milyon 786 bin 449 (yüzde 38,2) oy aldığını dile getiren Fazli, bir diğer aday Mustafa Mir Selim'in 478 bin 215, Mustafa Haşimiteba'nın ise 215 bin 450 oy aldığını duyurdu. İran'da bugüne kadar ikinci kez aday olan cumhurbaşkanların hepsi ikinci dönem cumhurbaşkanı olmayı başardı. Ruhani'nin ikinci kez seçilmesiyle gelenek tekrarlanmış oldu. Reformist ve ılımlı muhafazakârların adayı 69 yaşındaki Ruhani, 2013 yılında yapılan seçimlerin ilk turunda yüzde 50,7 oy alarak seçilmişti. Kendisini "ılımlı muhafazakâr" olarak nitelendiren Ruhani, ekonomik durgunluğun sona ermesi için yüzde 8 büyüme hızına ulaşmayı, bunun için de yabancı sermayeden yıllık 50 milyar dolar girdi sağlamayı planlıyor. Özgürlüklerin genişletilmesi, istihdam, kalkınmada süreklilik, dünyayla diyalog ve barış merkezli ilişkiler Ruhani'nin seçim vaatleri arasında yer alıyor.
Milliyet
 
İran 'Reforma Devam' Dedi 
İran'da resmi olmayan ilk sonuçlara göre, 12'nci dönem Cumhurbaşkanlığı seçimini oyların yaklaşık yüzde 59'unu alan mevcut Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani kazandı. Ülkede geçtiğimiz gün yapılan seçimlerde kullanılan 41 milyon 220 bin oyun, 23 milyon 500 binini alan reformcu aday Ruhani ikinci kez cumhurbaşkanı seçildi. Ruhani'nin muhafazakar rakibi İbrahim Reisi ise 15 milyon 786 bin oy aldı. Muhafazakar Reisi'nin oy oranı yüzde 38.5'te kaldı. İranlı yetkililer yaklaşık 1 milyon oyun ise geçersiz sayıldığını açıkladı. Seçime katılım oranı yüzde 70 düzeyinde gerçekleşti. Ruhani iktidarının ikinci döneminde reformları devam ettirme sözü vermişti.
Vatan
 
Sigara İçeni Hapse Atacak 
Göreve geldiği günden bu yana uyuşturucu mafyasına karşı kanlı bir savaş yürüten Filipinler Devlet Başkanı Rodrigo Duterte, bu sefer de sigaraya savaş açtı. Halk sağlığının ticari çıkarlardan önce geldiğini belirten Duterte, halka açık alanlarda sigara içilmesini yasaklayan kararnameyi imzaladı. Devlet Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, Duterte'nin uzun süre önce duyurduğu 'Dumansız Hava Sahasının Oluşturulması' adlı kararnameyle, halka açık alanlarda sigara içilmesi yasaklandı. Karar, resmi gazetede yayınlanmasının ardından 60 gün içinde geçerli olacak. Söz konusu yasağa uymayanlar ise, 100 dolar ve 4 ay hapis cezasına çarptırılacak. Yasağın herkesin temiz hava alma hakkının garanti altına alınmasını sağlamak amacıyla alındığını duyuran Duterte, 2002 yılında Filipinler'in Davao kentinin belediye başkanlığını yürütürken de halka açık alanlarda sigara içilmesini yasaklamıştı.
Vatan

POLİTİKA 
O İş Bitti 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, "Bu millete en büyük zulmü bağrından çıktığı toplumun değerlerine düşman, yasakçı, baskıcı jakobenler yapmıştır. İnsanımızı makarnacı, kömürcü, göbeğini kaşıyan adam diye aşağılayan millet düşmanlarının devrine son verdik. O iş bitti " dedi. İbn Haldun Üniversitesi'nin açılışında konuşan Erdoğan özetle şunları söyledi: "Kimi şarkiyatçıların 'şimdiye kadar hiçbir ülkede, hiçbir çağda hiçbir insan zekâsı Mukaddime gibi bir eser ortaya çıkartmamıştır' diye tarif ettikleri İbn Haldun ve eserleri uzun süre ikinci plana atılmıştır. Ülkemizde de özellikle sosyal bilimler alanında İbn Haldun'un katkısı bilinçli bir şekilde perdelenmiştir. İlmi ve âlimi kendi kısır ideolojilerinin kalıplarıyla tartanların gayesi, dinle bilginin bağını kopartmak, bizi tek bir kaynağa mahkûm etmektir. Ne yazık ki bu hedeflerinde belli oranda başarı da sağladılar. Son bir asırdır akademiden edebiyata, sosyal bilimlerden sanata kadar birçok alanda yaşanan çoraklığın en büyük nedeni işte budur. Bu ülke ne çektiyse aşağılık kompleksinden çekmiştir. Bu millete en büyük zulmü bağrından çıktığı toplumun değerlerine düşman, yasakçı, baskıcı jakobenler yapmıştır. On yıllardır düşünce hayatımızın pınarlarını kurutan işte bu hastalıklı ruh halidir. Batıda ne bulursa alıp, hiçbir elekten geçirmeden ülkemize boca eden ilim erbabının özensiz tercümeleri akademik müfredatımızı felç etmiştir. Üniversitelerimiz uzun seneler boyunca kraldan çok kralcı, Batıdan çok Batıcı öğretim görevlilerinin vesayeti altında kalmıştır. Üniversitelerimizin bilim dünyasına yaptıkları katkılar yerine ikna odaları ve başörtüsü yasaklarıyla anıldığı günleri unutmadık. Bazı üniversitelerde Moğol istilasına benzer şekilde kitap katliamları yaşanmıştır. 28 Şubat sürecinde, Alman Hükümdarı Wilhelm'in Sultan 2. Abdülhamit'e hediye ettiği kitaplar ile binlerce nadide eser İstanbul Üniversitesi'nin yönetimi tarafından çöpe atılmıştır. 2003'ten beri demokrasiden, hukuktan, meşruiyetten taviz vermeden devlet, toplum ve siyaset hayatımıza nüfuz etmiş vesayet odaklarını bertaraf ettik. İnsanımızı makarnacı, kömürcü, göbeğini kaşıyan adam diye aşağılayan millet düşmanlarının devrine son verdik. O iş bitti. Kültür, sanat ve ilim hayatımızı da bu kesimlerin tasallutundan kurtarmak için gayret sarf ettik. Hamdolsun iş bitti. Yeni Türkiye'nin aydınlığı varlığını karanlığa borçlu olanları rahatsız ediyor. Katsayı zulmünün üniversiteleri kasıp kavurduğu o meşhur günlerde sesi çıkmayanlar bugün sabah akşam bizi eleştiriyorlar. Varsın eleştirsinler, biz yolumuza devam edeceğiz. Kendi ideolojileri dışındakilere hayat hakkı tanımayanlar, bugün düşünce özgürlüğü üzerinden şahsımızı, hükümetimizi ve devletimizi hedef alıyorlar. Ya biz sizi biliyoruz, sizler bu ülkede kendi düşünce dünyanızın ilim adamlarına bile üniversitelerde yaşam hakkı tanımadınız. Onları dahi sokağa attınız. Düne kadar yasakçı zihniyetin en ateşli savunucusu olanlar, bugün demokrasi fanatiği numarasıyla kendini paralıyor. Sicili hak ve hürriyet katliamlarıyla dolu olanların bize ders vermeye kalkması komik kaçıyor."
Hürriyet

'Bu Vatanı Vatan Yapan Kadınlar'. 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Ümraniye Belediyesi'nin düzenlediği 'Anadolu Ana Dolu' adlı sempozyuma katıldı. Kurtuluş Savaşı'ndan 15 Temmuz'a kadın kahramanların anıldığı programda konuşan Emine Erdoğan, "Bu coğrafyanın mayasında vatan aşkı vardır" dedi. Katılımın yoğun olduğu Grand Pera Emek Sahnesi'nde düzenlenen programda konuşmasına devam eden Erdoğan, şunları söyledi: "Tarihten bugüne vatanın bekası, milletin selameti için canlarından geçen bütün şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Kahraman kadınlarımız, 15 Temmuz'un tıpkı İstiklal Harbi gibi milli bir kıyam olduğunu gösterdiler. Tıpkı şairin dediği gibi; "Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır" 15 Temmuz'un gazi kadınları, bu vatanı vatan yapan kadınlar olarak tarihe geçtiler. Ruhları şad olsun" şeklinde konuştu. Anadolu'nun destanını yazmaya devam edeceğini kaydeden Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: "Bu topraklar tarihin tüm dönemlerinde hedef olmuş, bu topraklara göz konmuştur. Bizim ona gözümüz gibi bakmamız, önemini, değerini anlamamız, yaşatmamız gerekir. Bunu ancak bilinçli ve vatansever bir gençlik sayesinde yapabiliriz. Ben gençlerimizden umutluyum. Bu coğrafyanın mayasında vatan aşkı, memleket sevdası vardır. Bunu en net 15 Temmuz'da gördük. Cesaretlerini çelikten bir zırh gibi kuşanarak, demir tankların karşısına çıktı gençlerimiz. Çünkü bu millet bayrağına aşıktır. Bu topraklar cesur, mert kadınlarını yetiştirmeye devam edecektir. Nene Hatunların bayrağı hiç düşmeyecektir." Erdoğan, Anadolu Ana Dolu sempozyumunu düzenlediği için Ümraniye Belediyesi'ne teşekkür etti.
Milliyet

SPOR 
TFF 1. Lig'de 2016-17 sezonu şampiyonu Sivasspor oldu. Ligin bitimine bir hafta kala Spor Toto Super Lig'e katılmayı garantileyen iki takım; Sivasspor ile Yeni Malatyaspor'un 4 Eylul Arena'daki mucadelesinde kazanan taraf 4-0'lık skorla ev sahibi oldu. Maçın başından sonuna kadar etkili bir goruntu çizen Yiğidolar, 2015-16 sezonu sonunda duştuğu Spor Toto Super Lig'e şampiyon apoletiyle gelmeyi garantiledi. 90 dakika boyunca maçın hakimi olan Samet Aybaba'nın oğrencileri, 11. dakikada 1-0 one geçti. Leandrinho'nun başlattığı atakta Burhan Eşer'in arka direğe attığı pasta Emre Kılınç ağları havalandırdı. 45'te Leandrinho bu kez asisti yapan isimdi, Emre Kılınç da ağları havalandırdı: 2-0. Sahanın yıldızı olan Emre Kılınç, 49'da hat-trick imzasıyla geceye damgasını vurdu: 3-0. 58. dakikada da bu kez sezonun yıldızlarından Leandrinho adı tabelaya yansıdı, Brezilyalı skoru 4-0'a taşıdı. 76. dakikada Sedat Ağçay'ın kırmızı kart gormesiyle Yeni Malatyaspor sahada 10 kişi kaldı. Ligi 62 puanla Sivasspor zirvede tamamladı. Yeni Malatyaspor ise 61 puanla 2. sırada kaldı. Ayrıca Sivasspor, tarihinde 2. kez TFF 1. Lig şampiyonluğu elde etti.
Milliyet

Yeni sezonda kadrosunu güçlendirmek isteyen Fenerbahçe, özellikle son 2 sezonda sıkıntılar yaşadığı orta sahayı şimdiden oluşturdu. Aykut Kocaman'ın planlaması ve Fenerbahçe Yönetimi'nin de çalışmalarıyla orta saha transferi konusunda önemli adımlar atıldı. Uzun süredir takip edilen Shakhtar Donetsk'in Belçika'nın Genk takımında kiralık oynayan orta sahası Ruslan Malinovsky konusunda anlaşma sağlandı. Son 1.5 sezonda Genk kulübünde kiralık forma giyen 23 yaşındaki orta saha, çift yönlü oyun yapısıyla dikkat çekiyor. Aykut Kocaman'ın onayıyla kadroya dahil edilmesi planlanan Malinovsky, bu sezon 25 resmi maçta 7 gol 8 asistlik performansıyla dikkat çekti. Shakhtar'ın 'genç futbolcu' politikasında önemli bir isim olarak kadroya katılan ve tecrübe kazanması amaçlanan Malinovsky'nin gelecek sezon da Fener - bahçe'de kiralık olarak forma giymesi bekleniyor. Öte yandan orta sahadaki hamlelerini Ruslan Malinovsky ile sınırlı tutmayan sarı- lacivertliler, Olympique Lyon'un tecrübeli yıldızı Mathieu Valbuena'da da sona geldi. Lyon Kulübü'nün, yüksek maaşından dolayı elden çıkarmak istediği 32 yaşındaki oyun kurucu, Fenerbahçe ile anlaşmaya artık çok yakın Kanatlarda da oynayabilen Fransız oyuncunun sarı-lacivertli formaya kavuşması bekleniyor. Daha önce Trabzonspor ile sözleşmesi bitecek Mehmet Ekici'yi yeni sezon öncesi bedelsiz kadroya katma konusunda anlaşan Fenerbahçe, böylece şimdiden orta sahasının 3 yeni ismini belirledi. Aykut Kocaman'ın dinamik ve çift yönlü orta saha sisteminde, Ruslan Malinovsky, Mathieu Valbuena ve Mehmet Ekici büyük rol oynayacak.
Milliyet
Turkish Airlines Euroleague'de sezonun en büyüğü bugün Sinan Erdem Spor Salonu'nda belli olacak. Yarı finalde Real Madrid'i deviren Fenerbahçe, sarı-lacivertli taraftarların önünde karşılaşacağı Olympiakos'u da devirek, tarihinin ilk Avrupa Şampiyonluğu'nu yaşamaya çalışacak. Tarihi karşılaşma saat 21.00'de oynanacak. İlk kez 2014-2015 sezonunda Dörtlü Final'e kalan ve dördüncü olan Fenerbahçe, geçen sezon ise şampiyonluğu kıl payı kaçırmıştı. Üst üste 3. kez yer aldığı Dörtlü Final'de sarı-lacivertliler, Real Madrid'i devirerek yine finale kalmayı başardı. Fenerbahçe ile Olympiakos arasındaki karşılaşmada, Avrupa'nın en kariyerli coachu Obradovic, bir geleneği sürdürmeye çalışacak. Fenerbahçe'nin kazanması durumunda, çalıştırdığı tüm takımları Avrupa Şampiyonu yapmayı başaran Obradovic, kendisinin 9, sarı-lacivertli ekibin ise ilk şampiyonluğuna ulaşmış olacak. Fenerbahçe'nin rakibi Olympiakos, 10. kez yer aldığı Final Four'da 8. defa finalde mücadele etme hakkı elde etti. Normal sezonu 4. sırada bitirip bir diğer Türk temsilcisi Anadolu Efes'i play-off serisinde zorlansa da 3-2'yle geçerek adını son dörde yazdırmıştı. Yarı finalde de CSKA Moskova'yı devirerek temsilcimizin karşısına çıkan Yunan ekibin tarihinde 3 Avrupa Şampiyonluğu bulunuyor.
Milliyet

Beşiktaş Kaptanı Oğuzhan Özyakup, Kasımpaşa maçında karşılaşmayı domine eden tarafın kendileri olduğunu söylerken, şampiyonluk baskısı hissetmediklerini dile getirdi. Önce mücadeleyi değerlendiren siyah- beyazlı futbolcu, "İki takım da hızlı başladı. 1-0 öne geçtik ama basit bir gol yedik. Orada pasif kaldık, kimse basmadı. Fakat, bütün maçı domine ettik. Kazanmaya mecburuz. Taraftarımız için güzel maç oldu. Bizim oynama tarzımız belli. Evdeki maçlarda öne geçelim, 3'ü 4'ü ararız. Çok iyi oynuyoruz. Bu maçı geride bırakıp Gaziantep maçına odaklanmamız gerekiyor" diye konuştu. Oğuzhan, şampiyonluk baskısı konusunda tecrübeli olduklarını söylerken, "Geçen sezon da bunları yaşadık. Kasımpaşa da golü attı ama 2-1 öne geçtik, rahat oynadık. Fakat, bu maç artık bitti. Keyfini çıkarmalıyız ama tekrar Gaziantep maçına hazırlanmamız gerekiyor" dedi. Siyah-beyazlı futbolcu, Cenk Tosun mu, Aboubakar ile oynamak mı daha rahat?" sorusuna şöyle cevap verdi: "İkisi de bana göre çok iyi forvetler. Bir orta saha için ikisiyle de oynamak çok keyifli. İkisinden de çok verim alıyoruz. Bizim takım için ikisi de önemli."
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme