28 Mayıs 2017 Pazar

28.05.2017 Genel Gündem



28.05.2017

GÜNDEM

Nato Uçaklarına Konya Yolu 
Belçika'nın başkenti Brüksel'de toplanan NATO Zirvesi'nde alınan "NATO'nun DEAŞ ile savaşan koalisyon güçlerine katılması" kararının ayrıntıları ortaya çıktı. NATO müttefiki 28 ülke, uluslararası koalisyonun da zaten üyesi konumunda bulunuyor ve DEAŞ ile mücadeleye, taahhütleri kapsamında aktif askeri destek sağlıyor. Yeni alınan karar çerçevesinde, NATO bu kez kurumsal olarak koalisyonun üyeleri arasında sayılacak. Atılan bu adımla, terörle mücadele konusunda daha güçlü siyasi kararlılık mesajı verilmesi hedefleniyor. NATO bünyesindeki koordinasyonun, DEAŞ ile savaşan koalisyonun operasyonlarını daha koordineli şekilde yürütmesine katkı sağlayacağı vurgulanıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da NATO Zirvesi için Brüksel'e hareket etmeden önce yaptığı açıklamada, "Küresel meseleler küresel boyutta ele alındığı takdirde çözüme kavuşabilir. Terörün panzehiri dayanışmadır. Anlık paylaşım istihbaratta şarttır. Bu ortamda NATO'nun daha faal olması, terörle mücadelede müttefiklere daha fazla destek vermesi gerekiyor" demişti. NATO, DEAŞ ile mücadele amacıyla ilave AWACS erken uyarı uçakları tahsis edecek. Operasyon sahasındaki tanker uçak sayısının da artılması ve böylece hava operasyonlarının daha etkin hale getirilmesi planlanıyor. AWACS operasyonlarında Türkiye hava sahasının kullanılması öngörülüyor. Bu çerçevede önceden olduğu gibi Konya'daki 3. Ana Jet Üs Komutanlığı'nın NATO'ya ait AWACS uçaklarına ev sahipliği yapması bekleniyor.
Haber Türk


Yeni Bir Dirilişin İşareti 15 Temmuz'da Verildi 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bugün Türkiye, terör örgütleriyle olan mücadelesini geçmişe göre çok daha kararlı bir şekilde veriyorsa bunda 15 Temmuz zaferinin çok büyük etkisi vardır" dedi. Erdoğan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nca Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen şehit yakınları ile iftar programında bir araya geldi. Türk milletinin tarihin her döneminde inancı, vatanı, bağımsızlığı, bayrağı, ezanı gibi mukaddes bildiği değerler uğruna canı pahasına mücadele vermekten çekinmemiş aziz bir millet olduğunu dile getiren Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Bugün de istiklalimize ve istikbalimize yönelik her saldırıya karşı aynı şuur ve kararlılıkla mücadele ediyoruz. 100 yıl önce ülkemizi dilim dilim doğramak ve küçük parçalar halinde yutmak için kurulan planları Çanakkale'de, Kut'ül Amare'de, Bakü'de, Dumlupınar'da, İzmir'de yerle yeksan etmiştik. Milletimizin 15 Temmuz gecesi aynı niyetle harekete geçenlerin heveslerini bir kez daha hamdolsun kursaklarında bırakmıştır. Askerimiz, polisimiz, güvenlik korucularımız 33 yıldır kesintisiz süren bölücü terör örgütleriyle mücadelelerinde gösterdikleri kahramanlıkla yine bunların heveslerini kursaklarında bırakmıştır. Suriye'de yürüttüğümüz Fırat Kalkanı Harekatı'yla birlikte Irak'ta yürüttüğümüz operasyonları da bu kapsamda sayabiliriz." Erdoğan, "Bugün Türkiye, terör örgütleriyle olan mücadelesini geçmişe göre çok daha kararlı bir şekilde veriyorsa bunda 15 Temmuz zaferinin çok büyük etkisi vardır. Bugün Cudi'de, Gabar'da, Tendürek'te, Bestler Deresi'nde eğer bu mücadeleyi kararlı bir şekilde veren askerimiz varsa, polisimiz varsa, güvenlik güçleri varsa biliniz ki işte bu, buradan geliyor" dedi. Erdoğan, "15 Temmuz günü FETÖ mensuplarının üzerine bizimle birlikte tüm milletimiz yürümüştür. Bölücü terör örgütünün üzerine de orada bu mücadeleyi veren kahramanlarımızla birlikte tüm milletimiz yürüyor. Milletlerin tarihlerinde böyle diriliş, böyle şahlanış dönemleri her zaman ortaya çıkmaz. Türk milleti, yeni bir diriliş, yeni bir kuruluş, yeni bir yükseliş döneminin işaretini, 15 Temmuz direnişi ile vermiştir. Bize ve bizden sonra gelenlere düşen görev, bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmektir. İşte bu anlayışla şehitlerimizin manevi emanetlerinin ifadesi olan tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet ülküsüne sıkı sıkıya sahip çıkıyoruz. Şehit yakınlarımızın ve gazilerimizin her türlü meselelerinde, Cumhurbaşkanı olarak ben de yanınızdayım" dedi.
Milliyet
 
Uludere'yi Mit'e Yıkmak İstediler 
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), TBMM 15 Temmuz FETÖ Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu'na gönderdiği "gizli" damgalı raporunda öne çıkan bazı değerlendirmeler şöyle: Örgüt okullarında görev yapan öğretmen ve sorumlu düzeydeki şahısların, okulların kapatılması akabinde, örgütsel bağlılığın/ilişkilerin devam etmesi açısından eski öğrenciler ve aileleri ile irtibatlarını devam ettirmelerini sağlamaktadır. Yakalanma ihtimali bulunan örgüt mensuplarını yurtdışına kaçmaya teşvik etmektedir. Sosyal medya üzerinden toplumsal huzursuzluk meydana getirmeye matuf paylaşımlarda bulunmakta ve profesyonel bir psikolojik harekât çalışması yürütmektedir. MİT Müsteşarı'nın 07.02.2012'de ifadeye çağrılması; FETÖ/PDY'nin devlete yönelik ilk komplosu olup hükümeti devirmek amacıyla, MİT Müsteşarı'nın, eski MİT Müsteşarı, eski Müsteşar Yardımcısı ve iki teşkilat mensubuyla birlikte sorgulanmak istenmesi olayıdır. FETÖ/ PDY, söz konusu komploya ilişkin operasyonel çalışmasını Eylül 2011'de Oslo görüşmelerini basına sızdırarak başlatmıştır. Nitekim bu girişimiyle örgüt, devlet içindeki hegemonyasının önünde bir engel olarak gördüğü Milli İstihbarat Teşkilatı'nı yıpratmayı amaçlamıştır. Bilahare Sn. Cumhurbaşkanı'nın, Başbakan olduğu dönemde Ankara'da bulunan ikametgâhı ile resmi konutundaki çalışma ofisine yerleştirdiği dinleme cihazlarının, Aralık 2011'de teşkilatımız tarafından bulunması üzerine örgüt daha da agresif bir hareket tarzı izlemiştir. Bu kapsamda cihazların bulunmasının hemen ardından Aralık 2011'deki Uludere olayı teşkilatımıza mal edilmeye çalışılmıştır. Bu girişimiyle de istediği sonucu elde edemeyince örgüt, 7 Şubat komplosunu hayata geçirmiştir. MİT'e ait TIR'ların Ocak 2014'te FETÖ mensuplarınca durdurulmasının temel amacının, Türkiye'yi uluslararası kamuoyunda zor duruma düşürmek, MİT'in operasyonel imkan ve kabiliyetini zayıflatmak, kamuoyunda devlet birimleri arasında uyumsuzluk olduğu algısını yaratmak, örgüt olarak hükümet ve kamuoyu nezdinde güç gösterisinde bulunmak, uluslararası kamuoyunda Türkiye'nin DAEŞ'e destek verdiği algısı oluşturulmasına zemin hazırlamak, Suriyeli Türkmenlere gerekli yardımdan yoksun kalmak suretiyle yok olmalarını sağlamak, DAEŞ'e karşı savaşan muhaliflerin zayıflatılması suretiyle örgütle mücadeleye zarar vermek, gerçekleştirmeyi planladıkları darbeye zemin hazırlamak; yargı, emniyet, TSK ve kamudaki güçlerini denemek amaçlı olduğu değerlendirilmektedir.
Milliyet
 
EKONOMİ 
Dolar: 3,5768-3,5792
Euro: Euro 3,9959-4,0042
Sterlin: 4,5789-4,5880
Gram Altın: 145,6508-145,8356
En Fazla Kaçak Tekstilde İkinci Sırada Makine 
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın kaçakçılıkla mücadele çalışmalarına ilişkin raporuna göre, 2016 yılında ortaya çıkarılan kaçakçılık olayları sayısı yüzde 28 artışla 4 bin 424 oldu. Ortaya çıkarılan kaçağın mali boyutu 2 milyar 633 milyon TL'yi buldu. Kaçak yakalamalarında değer olarak ilk sırada tekstil eşyası yer aldı. Bir önceki yıla göre yüzde 329 artışla, 687 milyon TL değerinde kaçak tekstil eşyası ele geçirildi. Yılın son günlerinde Bursa'da 1 milyon 800 bin metrelik 16 milyon TL değerinde kumaş yakalandı. Tekstilin ardından ikinci sırada 307 milyon TL değer ile kaçak makine aksamı ve yedek parça yer aldı. Kaçak akaryakıt 281 milyon TL değeriyle üçüncü sırada bulunuyor. 113 milyon TL değerinde kaçak sigara yakalandı. Kaçak sigara oranı 2014 yılında yüzde 21 düzeyinde iken, 2016'da yüzde 7.5'e geriledi. Geçen yıl 11 milyon 450 bin paket de kaçak sigara yakalandı. Yakalanan uyuşturucu miktarı da 2 ton 689 kilodan yüzde 30 artışla 3 ton 426 kiloya çıktı. Geçen yıl yakalanan uyuşturucunun değeri 236 milyon TL oldu. 2015'te 30 milyon TL'lik gıda kaçakçılığı 2016'da 207 milyon TL'ye ulaştı. Sarp sınır kapısında 5 milyon 400 bin TL'lik 117 tonluk fıstık yakalandı. Dilucu kapısında 2 milyon 600 bin TL değerinde 72 ton et yakalandı. Kaçak çay yakalaması da bir önceki yıla göre yüzde 70 oranında artarken, 176 ton kaçak çay ele geçirildi.
Haber Türk
 
'Baba' Destek 
Bankacılık sektörünün kredi mevduat oranının Türk Lirası kredilerde yüzde 150'lere yaklaşması ekonomi çevrelerinde tartışma yaratırken, oranı düşürmek için Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ile Merkez Bankası'nın önümüzdeki günlerde önemli bir adım atmaya hazırlandığı öğrenildi. Atılacak adım ile yılbaşından bu yana Kredi Garanti Fonu (KGF) ile reel sektöre destek veren ekonomi yönetimi, bu sefer son dönemde fonlama maliyetleri artan bankalara destek vermiş olacak. Bankaların daha düşük maliyetle likidite bulmaları ve kredi verme kapasitelerini artırmaları hedefleniyor. Şöyle ki, KGF destekli krediler kısa sürede 160 milyar TL'ye ulaşmış, ancak bankalar bu kredilere kaynak bulmak için bir yandan da mevduat yarışına girmişlerdi. Bu da mevduat faizlerini bazı bankalarda kısa sürede yüzde 11.5'lerden yüzde 15'lere kadar çıkarmıştı. Habertürk'ün edindiği bilgilere göre, BDDK ve Merkez Bankası'nın yaptığı çalışma bankaların mevduat dışında daha düşük maliyetli kaynak bulmasını sağlayacak. Bunun da mevduat faizlerinde kısa vadede de olsa düşüşü sağlayacağı öngörülüyor.
Haber Türk
 
Fitch, İzmir'in Kredi Notunu Aaa'ya Çıkardı 
Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin "AA+" olan ulusal kredi notunu, yatırım yapılabilir seviyesinin en üst basamağı olan "AAA"ya yükseltti. İzmir hem Fitch'ten hem de Moody's'den alınabilinecek en yüksek kredi notunu almış oldu. Moody's de, geçen yıl mayısta İzmir'in notunu en yüksek seviye olan AAA'ya yükseltmişti. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin, borcunun cari gelire oranının ortalama yüzde 55 ile dengede kalmasının öngörüldüğü kaydedildi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, bu notların uyguladıkları mali politikaların başarısının teyidi olduğunu belirtti. Eylül 2016'da İstanbul Belediyesi'nin BBBolan notunu teyit eden kurum, Temmuz 2016'da ise Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin notunu 'BB+'ya yükseltmişti. Fitch, Haziran 2016'da da Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin yabancı ve yerel para cinsinden notlarını BB+ olarak teyit etmişti.
Haber Türk
 
Borsada 100 Bin Aşılsa Bile Zirve Hâlâ Uzakta 
Piyasalar yaz aylarına güçlü giriyor. Dolar kurunda bu yılın ocak ayında 3.94 seviyesinden başlayan düzeltme hareketi sürüyor. Kur hâlihazırda 3.60 TL'nin altında ve hareketini koruyor. Borsa İstanbul ise çıkışını sürdürüyor ve 100 bin sınırına dayandı. BIST 100 Endeksi geçtiğimiz hafta 98.794 seviyesini görerek TL bazında tüm zamanların en yüksek seviyesini test etti. Endeks, haftayı 97.533 seviyesinden tamamladı. Hisse senetlerinin haftalık ortalama değer artışı yüzde 2,51 olurken endeks dolar bazında haftayı 27.407 seviyesinden kapattı. Dolar kuru ise cuma günü kapanışını 3.5695 TL'den tamamladı. Banka sektöründe gözlenen yukarı harekete sanayi hisselerinin de katılması borsayı coşturdu. Ancak yavaş yavaş ortak satışlarının gelmeye başladığı görülüyor. Koç ve Sabancı ailelerinin yanı sıra küçük ve orta ölçekli şirket ortaklarının borsada hisse satışı yapmak istediklerine yönelik KAP'a duyuruda bulunmaya başladığını görüyoruz. Ancak buna rağmen borsada güçlü seyir sürüyor. Gelinen aşamada yatırımcıların en fazla merak ettiği konu fiyatların doygunluğa ulaşıp ulaşmadığı. Endeksin dolar bazındaki hareketini takip etmek sorunun cevabını bulma açısından referans olabilir. Endeks, bulunduğu seviye itibariyle hedef fiyatının hayli gerisinde kalıyor. BIST 100 Endeksi 2013 yılında dolar bazında en yüksek 50.954 seviyesine kadar çıkarken sonrasında inişli çıkışlı bir seyir izleyerek geriledi. Yaklaşık dört yıldır dolar bazında kazanç değil kayıp söz konusu. Haftanın son işlem günü olan cuma kapanışı da dolar bazında 27.407'ye denk geliyor. Bu verilere göre dolar bazında endeks zirvesinin yüzde 46.2 altında bulunuyor. Yani 2013 yılından bu yana birikimini dolar yerine borsadaki hisse senetlerinde değerlendirenler dolar bazında zararda. Takas verileri takip edildiğinde ise borsadaki hisselerin halka açık kısmının yüzde 64.74'ü yabancıların elinde bulunuyor. Bu yönüyle bakıldığında geçtiğimiz aralık ayından bu yana yaşanan çıkış aslında TL bazında rekorları gösterse de Borsa İstanbul hâlâ dolar bazında düşük seviyelerde bulunuyor. Bu da çıkış potansiyelinin korunduğu yönünde değerlendirilebilir. Borsada yükselişi destekleyen gelişmeler takip edildiğindeyse ilk sırada gelişmekte olan ülkelerin ve genel olarak küresel borsaların yükselişinin etkili olduğunu söyleyebiliriz. Son 2 ay içerisinde de gelişmekte olan ülkelere yönelik para akışı varlığını sürdürüyor. Bir diğer neden ise açıklanan bilançolardaki ciddi büyümeler. Büyük şirketlerin beklentilerin üzerinde açıkladıkları kârlılıkları beraberinde BIST 100 Endeksi'ni zirveye taşıdı.
Milliyet
 
'Yapılandırma' Mesaisi Sürdü 
Gelir İdaresi Başkanlığınca, yeniden yapılandırma düzenlemesi kapsamında gerçekleştirilecek ödemeler nedeniyle meydana gelmesi muhtemel sıkışıklığın önlenmesi ve mükelleflere kolaylık sağlanması amacıyla 27 Mayıs Cumartesi ve 28 Mayıs Pazar günü İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa'da saat 19.00'a diğer illerde saat 17.00'ye, 31 Mayıs Çarşamba günü ise saat 23.59'a kadar tüm vergi dairelerinin hizmet vereceği bildirildi. Başkanlığın internet sitesinde yer alan duyuruda, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanunun ilgili maddeleri uyarınca, bu kapsamda yapılandırma başvurusunda bulunduğu halde 27 Ocak 2017 tarihi itibarıyla ödenmesi gereken tutarları süresinde ödemeyerek Kanun hükümlerini ihlal eden borçlulara, ihlale neden olan tutarları ödemeleri gerektiği tarihten bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar (bu tarih dahil) geçen süre için geç ödeme zammıyla birlikte 31 Mayıs'a kadar (bu tarih dahil) ödemeleri halinde düzenlemeden yeniden yararlanma imkanı sağlandığı hatırlatıldı.
Milliyet
 
DÜNYA 
Musul'da Dört Mahalle Kaldı 
Irak'ta kuşatma altına alınan Musul kent merkezinde DEAŞ'ın elinde kalan son bölgeye Irak güçleri dün sabah kapsamlı harekât başlattı. Irak ordusu, geçen haftalarda Musul'ın Ramazan ayı başlamadan DEAŞ'tan tamamen temizleneceğini bildirmişti. Kent merkezinde dört mahalle terör örgütünün kontrolünde bulunuyor. Dicle Nehri'nin ikiye böldüğü kent merkezinin batı yakasını örgütten geri almak için geçen şubat ayında Irak güçleri operasyon başlatmıştı. Harekât ilk zamanlarda hızlı ilerlemiş fakat sokakların dar olduğu Eski Şehir bölgesinde duraklamıştı.
Hürriyet
 
G7 Liderleri Arasında Uzlaşmaya Trump Engeli 
İtalya'nın Sicilya adasında bir araya gelen G7 ülkeleri liderleri, terörle mücadele planında anlaşmaya varırken, ABD ile diğer üyeler arasında iklim değişikliği ve mülteci krizi konularında uzlaşma sağlanamadı. ABD, Almanya, Kanada, Fransa, İngiltere, İtalya ve Japonya'nın oluşturduğu G7 ülkelerinin liderleri, terörizmle mücadele için gösterilen çabayı iki katına çıkartacaklarına dair güvence verdi. G7 zirvesinde hazırlanan ortak deklarasyonda, telekomüniskasyon hizmeti veren şirketler ile sosyal medya kanallarının yöneticilerinin "terör içerikli mesajlara karşı girişimlerini belirgin olarak arttırması gerektiği" vurgulandı. İtalya Başbakanı Paolo Gentiloni, liderlerin "terörle mücadeleyi güçlendirme konusundaki bağlılık ve kararlılıklarını birlik içinde sürdürecekleri" konusunda anlaştıklarını açıkladı. Buna karşın küresel ısınma konusunun ele alındığı Paris İklim Anlaşması konusunda ABD'nin çekincesi devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump, seçim kampanyası sırasında ABD'nin Paris İklim Anlaşması'ndan çıkacağını açıklamıştı. G7 Zirvesinde de ABD'nin izleyeceği tutum açıklık kazanmadı. Trump, paylaştığı Tweet'inde "Önümüzdeki hafta Paris Anlaşması hakkında nihai kararımı vereceğim" dedi. Sicilya'nın Taormina kasabasında gerçekleştirilen G7 Zirvesi'nde diğer altı devletin anlaşmayı kabul ettiği tekrar bildirildi. Gentiloni, "Paris iklim anlaşması tartışması halen havada asılı duruyor. Ancak içeride tekrar değerlendirdikten sonra ABD'nin de anlaşmaya bağlı kalmak isteyeceğine eminiz" dedi. Trump ayrıca, İngiltere'nin AB'den ayrılma (Brexit) yönündeki kararını desteklediğini de söyledi. Bununla birlikte Trump'ın uluslararası ticarette korumacı politikalara karşı duruş konusunda da Avrupalı liderler tarafından ikna edildiği ifade edildi. G7 Zirvesi'nin ikinci gününde "Afrika'da Kalkınma ve Yenilik" konulu oturum yapıldı. Gentiloni, oturum sayesinde G7 ülkeleriyle Afrika ülkeleri arasında her alanda ortaklık ihtiyacına odaklanacaklarını belirtti.
Milliyet
 
Kushner, Rusya İle Gizli Hat Kurmak İstedi 
ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı ve danışmanı Jared Kushner'in Rusya'ya dinlenmeden görüşebilmek için gizli bir hat kurulması üzerine girişimlerde bulunduğu iddia edildi. Washington Post gazetesinin özel haberinde bu bilginin, Rusya'nın Washington Büyükelçisi Sergei Kislyak'ın Moskova'daki üstleriyle yaptığı ve Amerikan istihbarat yetkililerince gizlice dinlenen haberleşmeden öğrenildiği ifade edildi. Habere göre Kushner, Trump'ın Amerikan başkanlık seçimlerini kazandıktan sonra yemin töreni öncesindeki 2,5 aylık geçiş dönemi sırasında Kislyak'a, Kremlin'le haberleşmek için Rusya'nın güvenli diplomatik tesislerini kullanma önerisinde bulundu. Ancak Rus tarafı Moskova ile güvenli gördükleri iletişim yollarını Trump ekibi ile paylaşmayı kabul etmedi. Kushner ve Beyaz Saray'dan henüz iddialarla ilgili bir açıklama yapılmadı. Damat Kushner'in görüşmelerinin FBI incelemesine alındığının ortaya çıkmasıyla Rusya soruşturması ilk kez Trump'ın aile üyelerinden birini de konuya dahil etmişti. Yaşanan son gelişmeleirn 10 Mayıs'ta FBI'ın eski yöneticisi James Comey'in görevine son veren Trump ile FBI arasındaki gerilimi daha da artırması bekleniyor.
Milliyet
 
Almanya'dan Türkiye'ye Süre 
Alman Der Spiegel dergisi, Alman hükümetinin İncirlik krizinin çözümü için Türkiye ile müzakereleri iki hafta daha sürdüreceğini, bu süreçte mütabakata varılmaması halinde Alman askerlerinin Türkiye'deki üslerden çekilmesinin gündeme geleceğini iddia etti. Alman Dışişleri ve Savunma Bakanlıklarından üst düzey bürokratların milletvekillerine verdiği bilgilere dayandırılan haberde Ankara'nın İncirlik'te asker ziyaretine izni vermemesi halinde, çekilme oylamaya sunulacak. Bununla birlikte, Alman vekillerin Konya'daki üssü ziyaretleri için bir formül bulunduğu yönündeki haberler Alman basınına yansıdı. Deutche Welle'nin Alman Haber Ajansı DPA'ya dayandırdığı habere göre, Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg'e Konya'ya yapılan tüm uçuşların NATO uçuşu olarak deklare edilmesi önerisinde bulundu. Böylelikle, federal meclis üyelerinin Konya'ya yapacağı ziyaretlerin Türk hükümeti tarafından onaylanması gerekmeyecek. Gabriel'in önerisine göre, NATO'nun Ankara'yı bilgilendirmesi yeterli olacak. Konya, NATO üssü olduğu için, Alman vekillerin Ankara'dan ziyaret izni alması gerekmiyor.
Milliyet
 
Abd'de Müslüman Karşıtı Cinayet 
ABD'nin Oregon eyaletine bağlı Portland kenti, Cuma günü şoke edici bir saldırıya sahne oldu. Hollywood Otobüs İstasyonu'na yolculara Müslüman karşıtı hakaretlerde bulunan bir kişi, tren bekleyen 2 Müslüman kadını rahatsız etmeye başladı. Olayı gören yolculardan ikisi, genç kadınları korumak isterken, sözlü tacizde bulunan adamın bıçaklı saldırısına maruz kaldı. Polis, saldırganın kurbanlardan ikisinin boğazını kestiğini açıkladı. Kurbanlardan birisinin olay yerinde, diğerinin ise kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği belirtildi. Saldırgana engel olmak isteyen üçüncü bir kişinin de kolundan yaralandığı, ancak sağlık durumunun iyi olduğu kaydedildi. Polis, 20'li yaşlardaki saldırgan Jeremy Joseph Christian'ı olay yerinden kaçmaya çalışırken yakaladığını duyurdu. Görgü tanıkları, adamın saldırı sırasında "Burası özgür Amerika, ne istersem onu yaparım" diye bağırdığını söyledi. Adamın saldırıdan birkaç dakika önce otobüste gördüğü Müslüman kadınlara da, "İnin araçtan, vergi ödemediğiniz bir ülkede kalamazsınız" diye bağırdığı ifade ediliyor.
Vatan
 
'Romantik Buluşma' 
İtalya Başbakanı Paolo Gentiloni'nin ev sahipliğinde, Sicilya Adası'nın tatil beldesi Taormina'da gerçekleştirilen G7 Liderler Zirvesi'nde bir araya gelen Kanada Başbakanı Justin Trudeau ve Fransa'nın çiçeği burnunda Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un baş başa gerçekleştirdiği görüşme, sosyal medyada en fazla konuşulan konuların başında yer aldı. Trudeau, resmi Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Macron'la güvenlik, iklim değişikliği ve iş birliği konularını değerlendirdiklerini ifade ederken, Kanada Başbakanı'nın hayranları, ikilinin baş başa görüşmesini son derece 'romantik' buldu. Hatta bir kullanıcı Trudeau'nun birlikte samimi pozlar verdiği Macron'a 'evlenme teklifinde bulunduğu' esprisini yaptı.
Vatan
POLİTİKA 
'Pyd İle Kanal Açılabilir' 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın ABD ziyaretinden 10 gün sonra, CHP'nin Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz Washington'daydı. Yılmaz, iki günlük ziyaretinde Beyaz Saray'da Türkiye dosyasına bakan Shannon Culbertson, ABD Dışişleri Bakanlığı'nda Güney Avrupa Direktörü Mark Libby ve Stratejik Planlama Dairesi'nden Richard Outzen ile görüştü. Yılmaz'ın randevuları arasında ABD'deki Yahudi lobisinin önemli temsilcileri AIPAC ve Bnai Brith'in yöneticileri de vardı. Ziyaretinin ikinci gününde Türk gazetecilerle sohbet toplantısı düzenleyen Yılmaz, hem Erdoğan'ın Washington ziyaretinin ABD tarafındaki yankılarını hem de Türkiye hakkındaki genel kanıya dair izlenimlerini özetle şöyle anlattı: "Türkiye'ye yeni bir kimlik monte ediliyor; otokratik. 'Erdoğan rejimi' ifadesi kullanılıyor Esad rejimi gibi. CHP'ye en çok sorulan soru şu: 2019 sürecinde yüzde 49 kampını bir arada tutacak stratejiniz var mı? ABD'de 'Gülen iade edilmeyecek' deniyor, net bir tablo koyuyorlar. Sayın Cumhurbaşkanının ziyareti sırasında uzlaşma olmadığı anlaşılıyor. ABD yetkilileri PYD/YPG işbirliğinin taktiksel ve geçici olduğu imajı vermeye çalışıyor. Türkiye'yi çok fazla kırmamak için bir çaba içindeler. İlişkiler en az nasıl zarar görür konusuna odaklandıklarını anlıyoruz. Biz şunu diyoruz; PYD 'Ben PKK'yı kınıyorum ve faaliyetlerini desteklemiyorum, kesinlikle bir bağım yok' diyorsa bu bir yol olabilir. Irak'taki Bölgesel Kürt Yönetimi PKK'yı reddettiği için onlarla ayrı bir kanal açtık. Aynı şey neden Suriye'de olmasın? Suriye halkı özerk bir yapı isterse bu, o bölgenin Türkiye ile ilişkilerini de kolaylaştırabilir ama tek bir şartla; PYD'nin PKK ile bağlarını kesmesi halinde. PYD'nin o bağı koparması mümkün. Hatırlayın Talabani ve Barzani de 'PKK'yı kabul etmiyoruz. İşbirliği yapmıyoruz ve ofisini kapatıyoruz' noktasına bir süreçle geldi. Halbuki ilk önceleri PKK ile Peşmerge ayrımı pek yapılmazdı."
Hürriyet
 
Putin'den Erdoğan'a Tebrik Telefonu 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, telefon görüşmesi yaptı. Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Rusya Devlet Başkanı Putin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı yeniden AK Parti Genel Başkanlığı'na seçilmesinden dolayı tebrik etti. Erdoğan ve Putin'in, Türkiye-Rusya ilişkilerini normalleştirmeye yönelik adımların hızlandırılmasının yanı sıra Suriye meselesini de görüştükleri belirtildi. İki liderin, Suriye'de çatışmasızlık bölgelerinin oluşturulmasının sürece ivme kazandıracağına dikkati çektikleri kaydedildi. Görüşmeye ilişkin Kremlin Sarayı'ndan yapılan açıklamada da iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın derinleştirilmesinin teyit edildiği ifade edilirken, ticari ve ekonomik kısıtlamaların kaldırılmasının görüşüldüğü duyuruldu. Görüşmede, Akkuyu Nükleer Santralı ve Türk Akımı Doğalgaz Projesi'nin de gündeme geldiği belirtildi. Açıklamada, Suriye'de çatışmasızlık alanı oluşturulmasının öneminin vurgulandığı dile getirildi.
Haber Türk
 
'Ülkücü Hareket Hıyanete Karşı Yine Milletinin Yanında' 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, dün partisinin Ankara'nın Kızılcahamam İlçesi'nde düzenlenen "Ülkücü Şehitleri Anma Günü" programında, milliyetçi- ülkücü hareket olarak asrın tuzak ve komplolarına meydan okuduklarını belirttiği konuşmasında, özetle şunları söyledi: Her mayıs ayının 27'sinde, kalplerimize taht kurmuş, Türk tarihine damga vurmuş ülkücü şehitlerimizi özlemle, minnetle ve elbette Fatihalarla yâd ediyoruz. Onların haklarını ödemek ne mümkün, bir nebze olsun vefa borcumuzu yerine getiriyoruz. Gün geldi, nefesi yetişmeyenler geriye düştü. Gün geldi, nefislerine tutsak düşmüş, dünyevi menfaatlerini davanın önüne çıkaranlar gevşeklik gösterip yanlışa girdi. Bizden sandıklarımızın karanlık yüzlerine, işbirlikçi niyetlerine, şer oyunlarına şahitlik ettik. Melanet saldırı ve melun senaryolara muhatap kaldık ama eğilmedik, ezilmedik. Üstelik bunlara takılmadık, aldırış etmedik. Biliyorduk ki fikrimiz isabetli, ülkülerimiz doğruydu. Dünya yıkılsa da irademizin ve iddialarımızın sarsılmayacağını, sayısız badireden çıkarak, nice felaketleri aşarak ispat ettik. Geriye dönüp baktığımızda, yaşanan onca acı ve ıstırap verici hadiseyi yorumladığımızda, hamdolsun, bizi utandıracak, kahredecek bir olumsuzluğun olmadığını gönül huzuruyla söylemek isterim. Türk milletinin beka mücadelesi, dün olduğu gibi bugün de sürmektedir. Bu mücadele çilelidir, zorludur, hunhar ve alçak komploların kıskacındadır. Türkiye, tarihinin en sıkıntılı dönemlerinden birini yaşamaktadır. Vatan ve millet nöbeti bekleyen evlatlarımızın gün aşırı şehadetleri, yüreklerimizi parçalamaktadır. 12 Eylül öncesi sonuç alamayan, emellerine muvaffak olamayan emperyalizmin yerli, yabancı ve yeni yetme uşakları, kanlı ve acımasız saldırılarına devam etmektedir. Vatanımıza yan bakan, tarihi hesapları görmek için kuyruğa giren ne kadar cani heves ve cinayet örgütü varsa karşımızdadır. Milliyetçi-ülkücü hareket, yine görevinin başındadır. Yine hıyanete karşı milletinin yanındadır. Şiddet ve haydut çetelerine karşı yine devletiyle aynı hizadadır. Milliyetçi-ülkücü hareket, aleyhe propagandalara, sinsi provokasyonlara, vahimiftira ve karalamalara rağmen Türkiye'nin hak ve hukukunu müdafaa konusunda özverili, sorumlu ve fedakârca tavır sergileyecektir. Ne PKK ne FETÖ ne de bir başka muhasım odak, Türkiye'yi dize getiremeyecektir. İhanet kol geziyor, işgal müteahhit ve muhipleri at koşturuyormuş; ne gam, ne tasa; Allah'ın izniyle el ele verdikten, omuz omuza durduktan sonra hepsini yener, hepsinin üstesinden milletçe geliriz. Bizi korkutamazlar. Bizi yolumuzdan döndüremezler. Ateş çemberinden geçerek bugünlere gelen milliyetçi-ülkücü hareket, işte buradaki devasa bozkurt heykeli gibi, korku ve korkulukların önüne dikilecek, tehlike ve tehditleri inancıyla eritecektir. Milliyetçiülkücü hareket, gücünü mukaddesattan, inançlarından, ilkelerinden ve Türk milletinden alır. Türkiye'nin iyiliğine olmadığına inandığı her hareket karşısında, tek başına da olsa sonuna kadar durur. Böylesi bir karar anı geldiğinde, kimsenin desteğini ve himayesini aramak gibi bir zafiyet içine düşmez.
Haber Türk

SPOR 
Spor Toto Basketbol Süper Ligi'nde Anadolu Efes, Galatasaray Odeabank'ı 87-76 yenmeyi başardı, çeyrek final serisini 2-1'e getirerek, yarı finale çıktı. Anadolu Efes'in, Euroleague'den elendikten sonra sıfırlanan enerjisini dün kazandığını gördük. Bunda da başrolü Doğuş ile Cedi oynadı. Kriz anlarında yerlilerin kalitesi birçok şeyi çözer ya, bu ikilinin coşkusu bütün takıma yansıdı. Doğuş hem rakip guarda baskı yapıp, hem 6'da 5 saha içi isabetle 11 sayı üretirken, ribauntlarda da ağırlığını hissettirdi. Cedi de bir önceki maçın yıldızı Micov'u sahadan silerken, onun sahada yaptıkları, kenarda olduğu dakikalarda net şekilde anlaşıldı. Son bir ay içindeki en diri görüntüsünü sergileyen Efes'in başlangıcı, bu işi bırakmayacağı mesajını verirken, 19 hücum ribauntu, rakipten çalınan 11 top ne kadar istekli olduklarının göstergesiydi. Galatasaray'da ise takımı bu sezon taşıyan Sinan, Micov ve Pleiss belki de en sönük performanslarını sergileyince, sarı-kırmızılı ekip teslim bayrağını çekti. Galatasaray için bir handikap da McCollum'ın 32, Daye'in 21 sayıyla oynamasıydı. Onlar hücumda bu kadar etkili olunca, sahada en fazla kalan iki isimdi. Hem 1, hem de 4 numara savunmadan bu denli uzak olunca da bir önceki maçta 63 sayı bulan Efes, daha 3. çeyrekte rakip potaya 69 sayı göndermişti. Galatasaray'da Coach Ergin Ataman'ın saha dışı planları da tutmadı. 10 bin Galatasaraylı'yı davet ettikleri maçta bin kişi bile yoktu. Cezalı olduğu maç için de 'ben olsaydım kaybetmezdik' açıklamasını yapmıştı belki rakip coachu baskı altına almak için ama bu sezon Efes karşısında 5. yenilgisini aldı. Tabii ki Galatasaray'ın bu sönük görüntüsünün ardındaki nedenlere de iyi bakmalı. Kritik maç öncesi seneye bütçe yok açıklaması yapıp, salona gelmeyen Başkan Dursun Özbek'in de görüntüde payı vardı!
Milliyet
Süper Lig'in lideri Beşiktaş bugün Gaziantepspor deplasmanında şampiyonluk maçına çıkacak. Kartal, ligden düşmesi kesinleşen rakibini yenerse 2016-2017 sezonunda zaferini ilan edecek. Çaykur Rize'ye geçen hafta 2-0 mağlup olan Gaziantepspor tam 27 sezon aralıksız mücadele ettiği Süper Lig'den düşen ikinci takım olmuştu. Beşiktaş'ı şampiyonluk karşılaşmasında taraftarı yalnız bırakmayacak. Gaziantepspor Kulübü, siyah-beyazlı yönetimin isteğiyle 33 bin kişilik stadın tamamını Beşiktaşlı taraftarlara açmıştı. Siyah- beyazlıların stadı doldurarak takımlarına büyük destek vermeleri bekleniyor. Beşiktaş, Gaziantep'te mutlu sona ulaşması halinde üst üste ikinci şampiyonluğunu ilan edecek. Şenol Güneş yönetiminde geçen sezon Fenerbahçe'nin önünde ipi göğüsleyen Kartal bugün de hedefine ulaşırsa toplamda 15. kez şampiyon olacak. Kartal şampiyon olduğu takdirde formasına 3. yıldızı da takacak. 14 şampiyonluğu bulunan siyah-beyazlı takım, Gaziantep'te zaferini ilan ederse şampiyonluğun yanı sıra bir de yıldız kazanacak. Bilindiği gibi TFF kriterleri gereği, Süper Lig'de her 5 şampiyonluğun ardından takımlar formalarına bir yıldız ekliyor.
Milliyet
Medipol Başakşehir, Adanaspor karşısında galibiyeti son anda aldı, şampiyonluk şansını zayıf olsa da son haftaya taşıdı: 2-1. 12. dakikada sağ kanatan gelişen atakta Uğur Uçar'ın ceza sahasına yaptığı ortada savunmadan seken topu penaltı noktasına yakın bölgede kontrol eden Doka, düzgün bir vuruşla meşin yuvarlağı yerden ağlara gönderdi: 1-0 19'da hızlı gelişen atakta Alparslan, sol taraftan bindiren Doka'nın önüne topu gönderdi. Brezilyalı oyuncu, ceza sahasına girer girmez sol çaprazdan yerden sert vurdu, arka direkte Napoleoni kayarak müdahale edemedi. 30. dakikada sol kanattan gelişen atakta Vinicius, Cem Özdemir'e pasını attı. Ceza yayı üzerindeki Cem'in sert şutunda, kaleci Ufuk Ceylan üstüne gelen topu uzaklaştıramadı ve meşin yuvarlak ağlarla buluştu: 1-1. 49'da Alparslan Erdem kaleyi cepheden gördüğü pozisyonda yaklaşık 30 metreden çok sert vurdu, üst direkten dönen topu Napoleoni ceza sahası içinde yakın mesafede önünde buldu. İtalyan futbolcu kötü bir şut attı. 59. dakikada sağ kanattan hızla atağa kalkan Cem Özdemir, ceza sahasına hareketlenen Digao'ya pasını attı. Kaleciyle karşı karşıya kalan bu futbolcunun şutunda Ufuk Ceylan ayaklarıyla gole izin vermedi. 64'te Digao ile verkaç yapan Vinicius, sağ çaprazdan yerden sert vurdu, top uzak kale direğinden oyun alanına döndü. 90+2. dakikada Napoleoni, sol çaprazda topu kontrol etti, açısını düzeltti ve çok sert vurdu. Meşin yuvarlak ağlarla buluştu: 2-1
Milliyet
Fenerbahçe'de eksik oyuncular sebebiyle mecburi bir değişiklik söz konusuydu. Van Persie, oyun kurucu pozisyonunda görev yaparken Emenike ise ileri uçta maça başladı. Ligi üçüncü bitirmek adına sahaya çıkan sarı lacivertliler güçlü rakibi Trabzonspor karşısında ilk yarıda etkiliydi. 18'de golü bulsa da Sow ofsayt pozisyonundaydı. İki takım da genel olarak orta sahayı hızlı ve çabuk geçiyordu. 22'de İsmail'in şutunda dönen topla hızlı çıkan bordo- mavili ekip, rakibini az adamla yakaladı. Atak başlangıcı 4'e 1 olsa da sarı-lacivertli savunma çok çabuk dönüp pozisyonu engelledi. Bu önemli fırsatı değerlendiremeyen Trabzonspor bu sefer dönen topta kalesinde golü gördü. Hasan Ali'nin orta şut karışımı vuruşu, kaleci Onur'u da şaşırttı. Topu uzaklaştıramayan file bekçisinin hatasını iyi takip eden Sow seken topta golü buldu: 1-0 İlk yarının son saniyelerinde N'Doye savunmadan sıyrılsa da Volkan'ı geçemedi. Maçın başından bu yana yakaladığı en net fırsatı kaçıran bordo-mavililer ikinci yarıya da hızlı başladı. Ersun Yanal'ın yaptığı değişikliğin de etkisiyle konuk ekip baskı kurdu. Oyunu daha etkili oynamaya başlayan bordo-mavililer Bero'nun uzaktan sert vuruşu ile skoru dengeledi: 1-1 57'de net bir pozisyonu önleyen Volkan Demirel, 70'te bu sefer N'Doye'un vuruşuna geçit vermedi. İyice oyun kontrolünü kaybeden sarı-lacivertliler, Volkan Şen'in girmesi sonrası hareketlendi. Volkan'ın 73'teki ortasında Van Persie boş pozisyonda golü bulamadı. Maçın son bölümlerinde konuk ekip daha etkili olsa da iki taraf da neticeyi değiştirecek golü atamadı.
Milliyet
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme