31 Mayıs 2017 Çarşamba

31.05.2017 Genel Gündem



31.05.2017 Çarşamba
GÜNDEM

MİT'teki İstihbarat Darbe Değildi 
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, TBMM Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu'nun "MİT'ten size ulaşan istihbarat darbe girişimi kuşkusu mu yoksa MİT'e operasyon muydu" sorusuna "MİT'ten gelen istihbaratta darbe söz konusu olmayıp Müsteşar'a operasyonla ilgiliydi" yanıtını verdi. Akar, komisyonun kendisine yolladığı 10 soruya ilgili özetle şu açıklamaları yaptı: "15 Temmuz öğleden sonra makam odasında çalışırken, Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler gelerek; MİT Müsteşarı'nın kendisini aradığını, bir binbaşının Müsteşarlığa gidip bir takım bilgiler verdiğini anlattığını, daha sonra, MİT Müsteşar Yardımcısı'nın Genelkurmay'a geldiğini, binbaşının 'O gece bir faaliyet olacağını ve MİT Müsteşarı'nın alınacağını bildirdiğini' söyledi. Derhal MİT Müsteşarı'nı arayarak Genelkurmay'a davet ettim. MİT Müsteşarı; bir Kara Pilot Binbaşı'nın gelerek 'Beni dün izinden çağırdılar. Bu sabah birliğime katıldım. Önce tabur komutanımla görüştüm. Sonra birlikte bir albayın yanına gittik. Albay 'Bu gece bir uçuşumuz olacak ve sonunda da Hakan Fidan'ı alacağız dedi' sözlerini aktardı. İhbar edilen olayın daha büyük bir planın parçası olabileceği mütalaa edildi. Saat 18.30'da Silahlı Kuvvetler Komuta Harekât Merkezi'ne (SKKHM) 'havada bulunan askeri uçak ve helikopterlerin üslerine dönmesi, yeni kalkışlara da izin verilmemesi' direktifini verdim. MİT Müsteşarı, Cumhurbaşkanı'nı bilgilendirmek istediğini söyledi. Müteakiben Cumhurbaşkanı Koruma Müdürü ile bir telefon görüşmesi yaptı. Bu hususun açıklığa kavuşturulması için Kara Kuvvetleri Komutanı'na derhal; Kurmay Başkanı İhsan Uyar Paşa ile gerekiyorsa olay yerinde tutuklama veya gözaltı yapılması için Adli Müşavir ve Merkez Komutanlığı'ndan personel de alarak Kara Havacılık Komutanlığı'na gitmesini, şüphe uyandırmadan başka bir gerekçe göstererek hangarlarda uçakların ve helikopterlerin durumuna bakmasını, gelen istihbaratın doğruluğunu tetkik etmesini ve gerekli gördüğü her tedbiri almasını emrettim. Bu ihbar en başından itibaren çok ciddi bir şekilde ele alınmış ve gerekli tedbirlerin tereddütsüz icra edilmesi sağlanmıştır. Bu tedbirlerden dolayıdır ki, hainler paniğe kapılarak, geç saatlerde yapmayı (saat 03.00) planladıkları işi öne almak suretiyle erkenden ifşa olmuşlar ve böylelikle darbe girişiminin akamete uğramasındaki önemli bir faktör gerçekleşmiştir.
Hürriyet


Sanıklar Suçu İtfaiyeye Attı 
Adana'nın Aladağ ilçesinde 11'i çocuk 12 kişinin yaşamını yitirdiği, 22 öğrencinin de yaralandığı "Süleymancılar cemaati"ne ait kız yurdundaki yangında kusurlu oldukları gerekçesiyle haklarında dava açılan yedi tutuklu sanık faciadan 181 gün sonra Kozan Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıktı. Haklarında taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma suçundan 2'şer yıldan 15'er yıla kadar hapis cezası istenen sanıkların, yurt müdürü Cumali Genç, Aladağ Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Derneği Başkanı İsmail Uğur ile dernek yöneticileri Ramazan Keleş, Ramazan Dede, Mustafa Öztaş, Mahir Kılınç ve yurt çalışanı Mahmut Deniz'in yargılanmasına dün başlandı. Kozan Adliyesi'ndeki duruşmaya çocuklarını kaybeden 10 aile müşteki sıfatıyla katıldı. Tutuklu sanıklar da duruşma salonuna getirildi. TBMM Aladağ Komisyonu Üyesi CHP milletvekilleri Mustafa Balbay, Selina Doğan, Elif Doğan Türkmen, İbrahim Özdiş da duruşmayı izledi. Savunmasına "Ben yangında 12 yavrumu kaybettim biri de benim çocuğum" diyerek başlayan Genç, bilirkişi raporunu kabul etmediğine dikkati çekerek, "Biz yurda itfaiyeyle aynı anda geldik. İtfaiyeci iki kişi vardı. Yangın yurdun girişindeki elektrik panosundan çıkmıştır. 3. kata yetişecek merdiven bulamadık, camları taşla kırdı. Yangın merdivenleri açıktı. Ekipman olmayan itfaiyenin büyük kusuru vardır. Asansörlü sepetli itfaiye olsaydı ölüm olmazdı" dedi. Sanıklardan yurdun sahibi derneğin yönetim kurulu üyesi Mahir Kılınç da "Olay günü ilçede elektrik sayaçları değişimi olmuş. Yurda da gelmiş olabileceklerini düşünüyorum. Çünkü aynı gün ilçede üç evde yangın çıktı" iddiasında bulundu. Yönetim Kurulu Muhasip Üyesi Mustafa Öztaş da "İtfaiyenin sepetli merdiveni olsaydı 3. kattaki çocuklar kurtulacaktı" dedi. Aladağ Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Derneği Başkanı olan sanık İsmail Uğur da, itfaiyeyi suçladı. Duruşma çıkışında, ortak açıklama yapan baro başkanları, tüm sorumluların yargılanmasını istedi. Topluluk dağılırken sanık yakınları ile şikayetçiler arasındaki sataşmalar sırasında arbede yaşandı, polis olayın büyümesini önledi.
Milliyet

'TBMM İlk Kez Çift Başlılığı Yaşadı' 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, artık devlette çift başlılık olduğunu öne sürdü, anayasa referandumunda 'evet' oyu verenlere "Gelin Türkiye'yi yeniden inşa edelim" çağrısı yaptı. CHP lideri dün partisinin Meclis grubunda özetle şunları söyledi: "Referandum sırasında bütün gerçekleri topluma anlatmaya çalıştım. Gittiğim her yerde anayasa değişikliğinin Türkiye'de demokrasiyi çökerteceğini, devlet denen kurumu yok edeceğini söyledim. Bugün benim söylediğim her cümlenin doğru olduğu ortaya çıktı. Bugün devlette çift başlılık var ve bugün TBMM ilk kez çift başlılığı yaşadı. 'Evet' oyu kullanan yurttaşlarıma hitap etmek isterim, yaptığımız hatanın farkına varırsak, devleti devlet yapanın adalet olduğunu yeniden düşünür ve bunun hayata geçmesi için birlikte mücadele edersek, kucaklarımızı sizlere açıyoruz, gelin Türkiye'yi tepeden tırnağa demokrasi bağlamında inşa edelim. 15-29 yaş aralığında 5 milyon gencimiz, ne okula gidiyor ne de çalışıyor. Bütün gençlere sesleniyorum. Türkiye'yi düzeltmek mi istiyorsunuz, gelin CHP'ye, köklü bir değişikliği gerçekleştirelim, gelin bir devrimin altına hep birlikte imza atalım." "İslam dünyasının gözbebeği tek ülke vardır, Türkiye Cumhuriyeti. Şimdi bu Türkiye Cumhuriyeti'ni yok etmeye çalışıyorlar. Bugün geldiğimiz nokta, makarayı tersine sarma sürecidir. Türkiye, 1930'ların, 1920'lerin Osmanlı'nın son dönemine götürülmek isteniyor. Oruç tutan vatandaşıma sesleniyorum, sen adaleti arıyorsan adı Adalet ve Kalkınma Partisi olan partiden uzak duracaksın, ne adaleti var ne kalkınması." "FETÖ'cü diye baklavacı, çikolatacı, börekçi, inşaatçı, hakim, kaymakam, vali, paşa buldun ama bir tane siyasetçi yok. 15 Temmuz darbe girişimi ile bir karşı darbenin alt yapısı oluşturulmuştur. Demokrasi ve anayasa askıya alınmıştır, bu anayasa bu toplumun anayasası değildir, bir partinin, bir devlet partisinin anayasasıdır. Devletin bütün kurumları karşı darbe için organize edilmiştir. Bütün bunlara karşı direnmek boynumuzun borucudur."
Vatan

Haziran'da 20 Bin Öğretmen Atanacak 
Başbakan Binali Yıldırım, "Önümüzdeki ay 20 bin öğretmen ataması yapılacak. İhtiyaç durumunda ise atamaya devam edeceğiz" dedi. 81 ilden gelen öğretmenlerle Çankaya Köşkü'nde iftar veren Başbakan Yıldırım yemek sonrası yaptığı konuşmada şunları söyledi: Milli Eğitim Bakanı'ndan 'dil eğitimi' ricasında bulundu. Yıldırım, "Yeni müfredatla birlikte 5. sınıflarda yabancı dil eğitimine gerçek anlamda ağırlık vereceğiz. Yabancı dil çok. Bunun ne kadar önemli olduğunu ben bizzat yaşayarak gördüm. Ortaokulda, lisede, üniversitede yabancı dil eğitimi aldık, master da yaptık. Hayata atıldık baktık ki hiç bir şey bilmiyoruz, bu ne biçim iş? 40 yaşından sonra 2 yıl yurt dış mastera gittik ve orada lisan öğrenmek mecburiyetinde kaldık. Ağaç yaşken eğilir. Yarım asırdır Avrupalıyız diyoruz. Ama dil öğretiminde maalesef istediğimiz seviyede değiliz. Benim özellikle Milli Eğitim Bakanı'ndan ricam dil eğitimi. Mutlaka öğrencilerin lise seviyesindeki öğrenimlerini tamamlayıncaya kadar dil öğrenimini halletmesi lazım sadece kitaplardan teorik eğitimle bunu halledemeyiz. Mutlaka 5. sınıftan başlayarak bir kaç yıl en az bir yabancı dil eğitimini mutlaka oturtmalıyız." Yıldırım sözlerine söyle devam etti: "Diğer bir hedefimiz sevgili öğretmenler bütün okullarda tam gün eğitim. Buradaki hedefimiz 2019. Bunun için ihtiyacımız ilave 71 bin derslik. Bazı illerde buna ihtiyaç bile yok. Önümüzdeki yıl geçebileceğiz. Bilhassa göçün olduğu Doğu, Güneydoğu, İç Anadolu'da altyapı hazır. Ege, Marmara ve Akdeniz bölgelerindeki bazı yerlerde derslik açığı var. Bunu da önümüzdeki 3 yılda tamamlayacağız. Öğretmenliği bir kariyer mesleği olarak görüyoruz. Bu dönüşümü yapacağız. Meslek içi eğitimler ve bir ödül sistemiyle öğretmenlik mesleğini daha üst noktalara hak ettiği en güzel yere taşıyacağız. Önümüzdeki ay 20 bin öğretmenin atamasını yapacağız. Bundan sonra da ihtiyaç olduğunda yine öğretmen atamalarını yapmaya devam edeceğiz."
Vatan

EKONOMİ 

Dolar: 3,5473-3,5536                       
Euro: 3,9664-3,9727
Sterlin: 4,5516-4,5587
Gram Altın: 143,7228-143,9415

Kredi Büyümesi Dengelenecek. 
Kredi Garanti Fonu'yla (KGF) ilgili son dönemde artan eleştirilere iki kurumdan birden yanıt geldi. Merkez Bankası, Kredi Garanti Fonu (KGF) kredileriyle ilgili son dönemde yoğunlaşan eleştirilere ilişkin Finansal İstikrar Raporu'nda KGF kredilerinin büyük ölçüde KOBİ'lerce kullanıldığı belirtilirken, bu alandaki kredi büyümesinin önümüzdeki dönemde dengeleneceğini vurguladı. KGF'nin hazırladığı bilgi notunda da kullandırılan kredilerin sadece yüzde 5'inin yeniden yapılandırma kredisi olduğu ifade edildi. Merkez Bankası'nın dün yayımladığı Finansal İstikrar Raporu'nun, "Reel Sektörün Finansmana Erişimine İlişkin Tedbirler" başlıklı bölümüne göre, 30 Aralık 2016 – 28 Nisan 2017 döneminde Türk Lirası firma kredi stokundaki artış 105 milyar lira. Bu oran dikkate alındığında KGF imkanı yoğun bir şekilde ve ağırlıklı olarak TL cinsinden kredilerde ve KOBİ'lerce kullanıldı. Kredi türünde ise 6 ay–5 yıl arası vadeli olarak kullanılabilen işletme kredileri ön plana çıktı. KGF'nin hazırladığı bilgi notuna göre, 28 Mayıs tarihi itibariyle 274 bin 60 işletmeye 180.4 milyar lira kredi verildi. 2016 yıl sonuna göre 30 Nisan 2017 tarihi itibariyle kredi büyüklüğü 113 milyar lira arttı. Bunun 95.3 milyar lirası KGF kefaleti ile sağlandı. Bu artışta özel bankalar ağırlıklı olurken, ilk üç sıralama İş Bankası, Garanti, Akbank şeklinde oldu. KGF kredilerinin yüzre 75.4'ü özel sermayeli, yüzde 22.7'si kamu sermayeli yüzde 1.8'i katılım bankaları tarafından kullandırıldı. Kredilerin yüzde 90'ı KOBİ, yüzde 10'u KOBİ dışı firmalarca kullanılırken, toplam kredilerin yüzde 66'sı mikro ve küçük işletmelere verildi. Kullandırılan kredilerin yüzde 64'ü yeni kredi, yüzde 31'i ilave, yüzde 5'i ise yenileme/refinansman kredileri şeklinde gelişti. Kredilerin yüzde 90'ı TL, yüzde 10'u döviz bazlı olurken, işletme kredilerinin ortalama faiz oranı yüzde 14.4, yatırım kredilerinin ortalama faizi yüzde 13.8 oldu.
Hürriyet

Geliyorlar 
Turizmde 2016'yı 'kayıp yıl' olarak kapatan Türkiye, 2017'de toparlamaya başladı. Toparlanma Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın açıkladığı turizm istatistiklerine de yansıdı. Ocak-nisan dönemini verilerine göre Türkiye'ye gelen yabancı turist sayısı 5 milyon 872 bin 636 oldu. Geçen yıl aynı dönemde 5 milyon 816 bin 522 kişi gelmişti. İlk 4 ayda geçen yıla göre yüzde 0.96'lık artış yakalandı. 2016'da aynı dönemde kayıp yüzde 16'yı geçmişti. 4 aylık dönem gibi nisanda da artış yaşanması turizmcinin umutlarını canlandırdı. Tam 20 ay sonra ilk kez turist sayısı nisanda geçen yıla göre yüzde 18 yükseldi. Nisanda 2 milyon 70 bin 322 turist Türkiye'yi tercih etti. Geçen yıl aynı ayda sadece 1 milyon 753 bin 45 turist gelmişti. Ancak halen 2015'teki 2 milyon 437'bin 263 turist sayısına ulaşamadık. Sezon başlamadığı halde nisanda yakalanan bu yükseliş Temmuz 2015'ten bu yana ilk kez gerçekleşti. Nisan ayında yaşanan yüzde 18'lik yükselişin en önemli sebebi ise Rus turistin yeniden Türkiye'yi tercih etmesi oldu. Rus turist sayısı 2017'nin nisan ayında 181 bin 865'e ulaşırken, bu rakam 2016'da 31 bin 50 olmuştu. Rus turist sayısında yaşanan artış yüzde 485.72'yi buldu. 2017 Nisan'ında gelen Rus turist sayısı, iki ülke arasında yaşanan kriz öncesini de geçmeyi başardı. 2015'in nisan ayında Rusya'dan Türkiye'ye 149 bin 879 kişi gelmişti. Bir diğer şaşırtıcı gelişme ise Almanya'da yaşandı. Türkiye'de 16 Nisan'da gerçekleştirilen referandum öncesinde siyasi gerilimin yaşandığı Almanya'dan gelen turist sayısı yüzde 6.7 arttı. 2016 Nisan'da Türkiye'ye gelen turist sayısı 246 bin 226 iken 2017'de 262 bin 730'a ulaştı. Ancak bu artış 2015 Nisan ayındaki rakamları yakalamaya yeterli olmadı. Söz konusu yılda Almanya'dan Türkiye'ye 381 bin 346 kişi gelmişti. Hollanda'da ise düşüş devam etti. 2016'da 103 bin 490 Hollandalı tatilini Türkiye'de geçirirken 2017'de bu rakam 73 bin 351 kişiye geriledi. Nisanın yükselen ülkeleri arasında İran da yer aldı. Gelen turist sayısı 2017'de yüzde 28.03'lük artışla 93 bin 727'den 119 bin 998'e çıktı. Bu rakam 2015'te 92.310'du. Türkiye'ye en çok turist gönderen ülkelerden yer alan Gürcistan'dan gelen turist sayısı 180 bin 478'e geriledi.
Hürriyet

Maliye'den '2B' Uyarısı 
Kamuoyunda 2B olarak bilinen 'orman vasfını yitirmiş Hazine arazileri'nin satışıyla ilgili kanun, 26 Nisan 2012'de yürürlüğe girmişti. 100 binlerce kişiyi ilgilendiren düzenlemeden zamanında yararlanamayanlar için ek süre tanınmıştı. Dün Maliye Bakanlığı'ndan, "Süresinde başvuru ve ödeme yapmayanlar 7 Eylül 2017'ye kadar başvuru yapabilir" açıklaması geldi. Maliye'nin açıklamasında; bugüne kadar 647 bin hak sahibine yaklaşık 472 bin taşınmazın satıldığı ve bunların toplam değerinin 9.2 milyar lira olduğu belirtildi. Bu bedelin 6.2 milyar lirasının tahsil edildiği, kalan kısmının da taksitler halinde ödendiği duyuruldu. Yapılan uyarı ile daha fazla kişinin bu imkandan yararlanmasının amaçlandığı ifade edildi. Açıklamada ayrıca Hazine'ye ait tarım arazilerinin kiracılarına ve kullanıcılarına satışının başladığı da bildirildi. Buna göre; belediye sınırları dışındaki tarım arazilerinde rayiç bedel üzerinden yüzde 50 indirim yapılacak. İsteyen faizsiz 6 yıl vadeyle alabilecek. Bu araziler için de başvuru yapmayanlar 7 Eylül'e kadar başvurabilecek. Şu ana kadar 23 bin kişi başvurdu.
Posta

Genç Çiftçiye Hibe Desteği 
Tarım Bakanı Faruk Çelik, 'Genç Çiftçi Projelerinin Desteklenmesi Programı' kapsamında geçen yıl 15 bin genç çiftçiye çeşitli projelerin karşılığı olarak 450 milyon liralık hibe verdiklerini söyledi. Bu yıl rakamın 483 milyon liraya çıkacağını ifade eden Çelik, hibeden yararlanacak kişi sayısının da 16 bin 67'ye çıkacağına dikkat çekti. Hibeden yararlanmak için 18-41 yaş arasında olmak, okuma yazma bilmek gerekiyor. Ayrıca genç çiftçi herhangi bir işyerinde sigortalı çalışmayacak veya vergi mükellefi olmayacak. Genç çiftçi hibe desteği 3 yıl süreyle uygulanacak. Bu kapsamda hibe desteğinden yararlanacak çiftçinin 1 Ocak 2016 ile 31 Aralık 2018 tarihleri arasında kırsalda yaşamaları gerekiyor.
Posta

Türk-İş 'Fon'a Karşı Sahaya İndi 
Bakanlar Kurulu'na sunum yapılan Kıdem Tazminatı Fonu'nda işçiler detayları beklerken, Türk-İş bünyesindeki bir grup sendika tasarıya karşı harekete geçti. Sendikal Güçbirliği Platformu (SGP) adına 'fon'a destek veren sendikalara bağlı işçileri de içine alan bir çalışma başlattıklarını söyleyen Tekgıda-İş Başkanı Mustafa Türkel, "Hangi koşullar altında olursa olsun parlamentoya taşındığında, biz sendikalar olarak üretimi durdururuz. 10 yıl çalışmış ve verimliliği en üst düzeye taşımış bir işçi, kıdem tazminatını kaybederim endişesi olmazsa Renault'tan çıkar Tofaş'a gider. Tofaş'tan çıkar yan sanayiye gider. Kalifiye elemanları tutamaz kimse" dedi. Milliyet'e değerlendirmede bulunan SGP sözcüsü Türkel, kıdem alamayan işçiler için işsizlik fonundan bir pay ayrılabileceğini belirterek, "Devleti yönetenlerin yasanın uygulanmamasından şikayet etme hakları yok" dedi. Tazminatın daha çok kriz dönemlerinde gündeme geldiğini belirten Türkel, "Ekonomik kriz biraz rahatladığında kıdem gündemden düşer" dedi. Türk-İş'in kıdem tazminatında geri gidişle ilgili kararı olduğunu anımsatan Türkel, şunları söyledi: "Hangi koşullar altında olursa olsun parlamentoya taşındığında, biz sendikalar olarak üretimi durdururuz. Çünkü bu kayıtdışılığı teşvik eder. Kurumsal işletmelere, işçinin örgütlenmesine saygılı işletmelere zarar verir. Haksız rekabetin önünü açar. Kalifiye ve kaliteli eleman yetişmesine engel olur. İşçilerin işverenlerle olan iş disiplinini olumsuz etkiler. İşçinin kıdem tazminatı kaybetme korkusu yoksa, işverenin verdiği tazminatları da dinleme korkusu olmayacak. Yeri geldiğinde işini kaybetme korkusu da olmayacak. 10 yıl çalışmış ve verimliliği en üst düzeye taşımış bir işçi, kıdem tazminatını kaybederim endişesi olmazsa Renault'tan çıkar Tofaş'a gider. 3 kuruş fazla veren yere gider. Kalifiye elemanı tutamaz kimse. Aidiyet duygusunu kimse koruyamaz. Kıdem gündeme geldiğinde iktidar bunun siyasi faturası olacağını mutlaka değerlendiriyor." Türkel, benzer sistemlerin daha önce de denendiğini belirterek, "Benim babam Demir Yolları'ndan emekli. Devlet babama emekli tazminatı yerine faizli bono verdi. Kuponlarla yaşamına devam et dedi" dedi. Mevcut sistemde işçinin hakkını aldığını vurgulayan Türkel, "Zaten yargıya gidiyor. Faiziyle birlikte yüzde 99 kazanarak geri dönüyor. 25 yıldır davaların yüzde 99'u çalışan lehine olmuştur. İhbarsız, kıdemsiz iş akdi fesihlerinde bile. Geç olmuştur. Ama sonuçta alıyor işçi bu hakkını" dedi.
Milliyet

Gümrük Vergisi Hatırı Sayılır Oranda Düşecek 
İnşaat sektöründeki demir krizini çözmek için ithalat çözümü devreye giriyor. Müteahhitler yüksek fiyat ve yetersiz arz nedeniyle demir-çelik sektörünü suçlarken, üreticiler de talebin bir anda yığıldığını savunuyor. Demir krizi sürerken, müteahhitler 9 Haziran'a kadar çözüm bulunamazsa iş bırakma eylemi yapacaklarını açıkladı. Krize hükümet de çözüm bulmaya çalışıyor. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, geçtiğimiz günlerde sözünü ettiği demirde tedbirin detaylarını açıkladı. Bakan Zeybekci, demirdeki gümrük vergisinde hatırı sayılır düşüş olacağını belirterek, "Demirde yaptığımız bir düzenlemeyle fiyatta yukarı gidişleri keseceğiz. Amaç yukarı doğru hareketlenme olduğunda ithalatın devreye girmesi" dedi. Yurt içi üretimi artıracak adımların da atılacağını belirten Zeybekci, "Dünyada demir-çelikle ilgili bütün maliyetler belli. Onun dışında gümrük duvarını biraz yukarıya kaldırarak içeriyi koruyoruz. O duvarda içeriye de zarar vermeyecek şekilde bir ayarlama yapacağız" diye konuştu. Düzenlemenin etkisini kısa sürede göstermesini beklediklerini belirten Zeybekci, demirle ilgili çalışmanın Bakanlar Kurulu'na sevk edileceğini söyledi.
Vatan

Çinli Startimes Türk Ortak Arıyor 
Afrika'da 300'ün üzerinde radyo ve televizyon kanalına içerik sağlayarak veya altyapı işletmesi olarak hizmet sunan Çin merkezli StarTımes Medya Grubu Türkiye'ye yatırıma hazırlanıyor. Şirketin Uluslararası Pazarlama Müdürü Wang Jin, Türkiye'ye yatırım için Türk yetkililerle görüşmeler yaptıklarını söyledi. Yeni teknolojilerini Türkiye'ye getirmek istediklerini anlatan Wang Jin, "Türkiye bizim için önemli ülke. Televizyon kanallarımızda Türk dizilerine yer vererek daha fazla ülkeye ulaştırabiliriz. Türkiye'de stratejik bir ortak bakıyoruz. Bu ortağı bulduğumuz zaman yatırımı gerçekleştireceğiz" diye konuştu. Şirketin 1988'den beri hizmet verdiğini anlatan Wang, şöyle devam etti: "StarTımes'in kendine ait 38 televizyon kanalı var. Afrika'da 7 spor kanalıyla hizmet veriyoruz ve 8 milyon aboneye ulaşıyoruz. Şu ana kadar 180 diziyi İngilizce, Fransızca, Portekizce ve Swahili ve Yoruba gibi Afrika dillerinde dublajını yaptık. Bunu Türk dizileri için de yapabiliriz."
Vatan

SİYASET/POLİTİKA

1044 Gün Sonra Ak Parti Kürsüsünde 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 1044 gün sonra dün ilk kez AK Parti Meclis Grubu'na katıldı. AK Parti Meclis Grubu'na da önceki gün AK Parti Genel Merkezi'nde olduğu gibi 'Cumhurbaşkanlığı Forsu' çekildi. Milletvekilleri ve partililerin coşkulu alkış ve sloganları ile 'Bir şarkısın sen' şarkısı eşliğinde kürsüye çıkan Erdoğan, "demokrasi tarihine altın harşerle yazılacak bir süreci başarıyla yürüttüğünü" belirterek Başbakan Binali Yıldırım'a teşekkür etti. "Bu ülkeye gerçek manada demokrasiyi, Cumhuriyeti, refahı da getiren AK Parti olmuştur" diyen Erdoğan, partisini de, "demokrat, cumhuriyetçi, milli yerli, kucaklayıcı, muhafazakâr ve devrimci" olarak niteledi. Cumhurbaşkanı, 'Fors'lu bayrağın önünde konuşurken, yeni dönem AK Parti Grup 'protokolü'nü de değiştirdi. Geçmişte grup başkanvekilinin oturduğu 'başkanlık' kürsüsünde bu kez 'grup başkanı' olarak Başbakan Binali Yıldırım oturdu, grup yönetim kurulu üyelerinin oturduğu koltuklarda da grup başkanvekilleri yer aldı. Erdoğan istemediği için Meclis'e gelişinde tören yapılmadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan önce Meclis Başkanı İsmail Kahraman'ı ziyaret etti. Burada 20 dakika kalan Erdoğan, grup toplantısına geçti. Bu sırada yürüdüğü alanda güvenlik şeritleriyle güzergâh oluşturuldu. Erdoğan, Meclis'ten ayrılırken kabine değişikliğine ilişkin soruya, "Muhatabı burada, bana sormayacaksınız" diyerek Yıldırım'ı işaret etti. Yıldırım ise aynı soruyu gülerek, "hadi bakalım" sözleriyle geçiştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan akşam da eşi Emine Erdoğan ile birlikte 15 Temmuz darbe girişiminde şehit olan Cuma Dağ'ın ailesiyle iftarda bir araya geldi, şehit polis memurları Bülent Yurtseven ve Mehmet Bora Tayfur'un ailesini ziyaret etti.
Hürriyet


Çifte Standartlı Ve Art Niyetli 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, NATO Zirvesi'nde alınan kararları eleştirerek, "Türkiye'nin, 'Rakka operasyonunda PKK-PYD-YPG kullanılmasın' önerisinin reddi, çifte standart ve art niyetliliktir" tepkisini gösterdi. Bahçeli, partisinin grup toplantısında özetle şunları söyledi: "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Brüksel'de katıldığı NATO Zirvesi'nde aklımızın yatmadığı, ister istemez 'acaba' diye sorguladığımız bazı kararlar alınmıştır. Bu kararlardan en önemlisi NATO'nun IŞİD'le mücadeleye katılacak olmasıdır. Türkiye'nin uzun bir süredir dillendirdiği bu seçenek, ilk bakışta oldukça olumlu ve isabetli değerlendirilecektir. Kanaatimiz de bu yöndedir. Ancak NATO'nun yalnızca IŞİD'e odaklanması, Rakka operasyonu için daha çok hava desteği sağlamayı öne alması, ayrıca istihbarat toplanması ve paylaşılmasıyla askeri faaliyetlerinin sınırlı kalacak olması kuşku ve kaygılarımızı arttırmaktadır. Gündemde PKK-PYD-YPG yoktur. Türkiye'nin, Rakka operasyonunda PKK-PYD-YPG'nin kullanılmaması önerisinin reddi kabul edemeyeceğimiz çifte standart ve art niyetlilik olarak yorumlanmalıdır. ABD'nin Rakka operasyonunda PKK-PYD-YPG ile aynı cephede yer alması, bundan da tavize yanaşmaması çok ciddi sonuç ve bedelleri ortaya çıkaracaktır. Şimdi de bu cepheye NATO girmiştir hem de Türkiye'nin karşı çıkışına rağmen. NATO'nun Rakka operasyonuna katılması, PKK-PYD-YPG'ye bir yönüyle destek, değilse bile eylem ve emellerine göz yumması anlamına gelecektir. Türkiye'nin NATO'nun ikinci büyük ordusuna sahip olduğu gerçeği ortada dururken, adeta ülkemize meydan okur gibi 65 yıllık bir ortaklık ve üyelik hukukunu yok saymak kesinlikle küstahlıktır. PKK'lı, YPG'li teröristler dağda bayırda kelebek peşinde koşan, çiçek böcek seven cici çocuklar değil; basbayağı canidir, bal gibi haindir, tartışmasız şerefsizdir, hepsi birden insanlığa kastetmiş düşmanlardır."
Hürriyet

DÜNYA 

Suriye'ye Şii Koridoru 
Irak'ta Musul'u DEAŞ'tan geri alma harekâtı hız kazanırken, Irak Başbakanı Haydar El İbadi, Şii ağırlıklı Haşdi Şabi (Halk Seferberlik Güçleri) unsurlarının Suriye sınırına ulaştığını duyurdu. Haşdi Şabi, terör örgütü PKK'ya bağlı YBŞ'nin denetimindeki Sincar'ın (Şengal) hemen güneyinde DEAŞ'ın denetimindeki yerleşimleri ele geçirerek Suriye sınırına vardı. Bu gelişme üzerine açıklama yapan Suriyeli muhalifler, İran'ın Irak-Suriye-Lübnan üzerinden bir Şii hilali oluşturmaya kalması üzerine CIA ve Pentagon'un kendilerine verdiği askeri desteği artırdığını açıkladı. Bunun içinde TOW ve zırhlı araçların olduğu ifade edildi. Muhalifler, Şii milislerin Irak ile Suriye arasında bir otoyol açmalarına izin vermeyeceklerini söyledi. Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) Silahlı Kuvvetler Genel Komutanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Musul'u DEAŞ'tan kurtarma operasyonu için Kürdistan Bölgesi, Irak merkezi hükümeti ve ABD arasında ortak bir plan hazırlandı. DEAŞ olduğu sürece amacımız örgütün ortadan kaldırılmasıdır ancak Haşdi Şabi içerisindeki bazı şahısların hayalleri ve satılık bazı Kürtler, sivillere ve Peşmergelere sorun çıkarmayı planlıyorsa şunu duyurmak isteriz ki hiç kimse Kürdistan Bölgesi toprakları içerisine girmeye cesaret edemez. Cüret etmek isteyen varsa buyursun gelsin" denildi. Açıklamada, "Anlaşmaya göre Musul'u DEAŞ'tan kurtarma operasyonu başlamadan önce Peşmerge güçlerinin savaşarak ilerlediği bölgelerden çekilmemesi kararı alınmıştır ve bunun tartışılması söz konusu değildir" ifadelerine yer verildi
Hürriyet

Kozlarını 'Ayrı' Paylaştılar 
İngiltere'de erken genel seçime 10 gün kala ülkedeki iki büyük siyasi parti olan Muhafazakar Parti ile İşçi Partisinin liderleri, "ayrı ayrı" çıktıkları canlı televizyon programlarında ülke gündemindeki konularla ilgili soruları yanıtladı. Başbakan Theresa May'in rakipleriyle birlikte tartışma programlarında yer almayı kabul etmemesinden dolayı, ortak canlı yayına önce İşçi Parti lideri Jeremy Corbyn, daha sonra da Muhafazakar Parti lideri ve Başbakan Theresa May çıktı. İngiliz gazeteci Jeremy Paxman ve stüdyodaki seçmenlerin sorularını yanıtlayan liderlerden May, sosyal hizmetlere ilişkin reformlar ve vergilendirme gibi iç politika ağırlıklı konulara değindi. Corbyn'e ise genellikle dış politikayla ilgili sorular yöneltildi. May, programın sunucusu tarafından da İngiltere'nin AB çıkması konusunda fikrini değiştirip değiştirmediğine yönelik ısrarlı sorulara maruz kaldı. May, referandum öncesinde AB'de kalınması yönünde kampanya yapmıştı. Başbakan bu sorulara cevaben, "Başarılı bir şekilde AB'den çıkabileceğimizi düşünüyorum" dedi. İngiltere'de erken genel seçim 8 Haziran'da yapılacak. Anketlerde Muhafazakar Parti'nin önde olduğu görülüyor.
Milliyet

Trudeau'ya Da Pek Isınamadı! 
Kanada Başbakanı Justin Trudeau'nun, Vatikan ziyaretinde, Katoliklerin ruhani lideri Papa Francis'le çekilen fotoğrafı farklı yorumlara neden oldu. Trump'la fotoğrafında, Başkan'la görüşmekten memnun olmadığı için gülümsemediği belirtilen Papa, benzer duruşu, Trudeau ve eşiyle çektirdiği hatıra fotoğrafına da taşıdı. Bunun, Trudeau'nun, kilisenin Kanada'da işlettiği Kızılderili okullarında yaşanan istismar vakalarındaki rolüne ilişkin resmi özür talebinin etkili olduğu belirtiliyor. İkinci Dünya Savaşı sonunda, ABD ordusunun Hiroşima'ya atom bombası attığını askeri birliklere ilk duyuran kişi olan Yoşie Oka, 86 yaşında hayatını kaybetti. Oka'nın, 19 Mayıs'ta kötü huylu bir lenfoma nedeniyle hayatını kaybettiği açıklandı. Oka, atom bombası 6 Ağustos 1945'te Hiroşima'yı vurduğu sırada 14 yaşındaydı ve İmparatorluk Ordusu'na ait yeraltı komuta merkezinde iletişim operatörüydü. Oka, bombanın kenti vurmasının ardından Fukuyama'daki askeri birliği arayıp birlikleri alarma geçirmişti. Oka yıllardır kentteki müzeyi ziyaret edenlere hatıralarını anlatıyordu.
Milliyet

Panama Diktatörü Hayatını Kaybetti 
Panama'yı askeri rejim altında yönettiği 1980'li yıllarda sıkı yönetimi ve uyuşturucu çeteleriyle yaptığı işbirliği ile tanınan Manuel Antonio Noriega 83 yaşında hayatını kaybetti. Noriega'nın geçirdiği beyin ameliyatının ardından yaşamını yitirdiği açıklandı. 1983 yılında askeri yönetim altında Panama'nın başına geçen Noriega,'nın, Pablo Escobar gibi uyuşturucu kaçakçılarıyla çalıştığı ortaya çıkınca ABD 1989 yılında Panama'yı işgal etmiş ve Noriega'yı devirmişti. Noriega 3 Ocak 1990'da yakalandıktan sonra ABD'de uyuşturucu ticareti ve kara para aklama suçlarından 17 yıl hapis yattı. 2010 yılında Fransa'ya iade edilen Noriega, yolsuzluk, cinayet ve insan hakları ihlallerinden ötürü yargılanmak üzere Panama'ya gönderildi. Panama'da hapis yatan Noriega, bu yılın Ocak ayında beyninde bir tümörün bulunmasının ardından ameliyat olması için hapishaneden çıkarılmıştı.
Vatan

SPOR 

Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş, Nevzat Demir Tesisleri'nde basın toplantısı düzenledi. Takımdaki geleceğinin yanı sıra, sezon değerlendirmesi ve gelecek yılla ilgili görüşlerini açıklayan tecrübeli hoca, çarpıcı sözler sarf etti. Siyah-Beyazlı takımdan ayrılacağı yönünde haberler çıkan Güneş, "Ayrılığım olsa onu rahatlıkla söylerim. Kimseyle görüşmedim, kimseden teklif almadım. Beşiktaş'ta kalmak istiyorum, kovarlarsa da gitmem" diye net konuştu. Basın toplantısının ardından Güneş'in 1 yıllık opsiyonu devreye sokuldu. Ligde elde ettikleri başarıya, "Bu benim eserim değil" diyen Şenol Güneş, "Yönetimler, karar verenlerdir. Ben de iyi işler yaptım, kendimi yok saymıyorum ve aşağılamıyorum, yerimi biliyorum. Yönetim kurulu ve başkan son beş yıldır sıkıntılardan çıkarak buraya geldi. Üstüne koyarak geldi. Şampiyonlukta herkesin emeği var" dedi. Sezon değerlendirmesi de yapan tecrübeli teknik adam, "Sezona şampiyon olarak başladık ve hedef takımdık. Şampiyonlar Ligi, Türkiye Kupası ve Süper Lig oynadık. Sadece ligde şampiyon olduk. Onun dışındaki hedeşere gidemedik. Ancak yarıştığımız hiçbir kulvarda da ezilmedik. Bir yılın karşılığını alırken, gelecek yılın adımlarını da attık" dedi.
Posta

Basketbolda THY Avrupa Ligi'nde Avrupa Şampiyonu olarak Türkiye'yi sevince boğan Fenerbahçe, kupayı Anıtkabir'e götürdü. Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ve yöneticilerin yanı sıra, başantrenör Zeljko Obradovic ve basketbolcuların da hazır bulunduğu ziyarette duygusal anlar yaşandı. Fenerbahçe kafilesi, şampiyonluk kupasıyla birlikte Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın da konuğu oldu. Kabulde Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç ve Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu da yer aldı. Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a üzerinde isminin yazılı olduğu bir basketbol forması hediye etti. Başantrenör Zeljko Obradovic de Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, Fenerium tarafından "Üç Boyutlu Fotografik Görüntüleme" tekniği kullanılarak üretilen takımın biblolarını takdim ederken; oyuncular ise üzerinde tüm takımın imzasının yer aldığı şampiyonluk tişörtünü verdi.
Posta

Kadınlar tenisinin en formda ismi olan Elina Svitolina, Paris'teki turnuvaya da iyi bir başlangıç yaptı. Sezonun ikinci büyük turnuvası olan Fransa Açık'ta ilk tur maçına çıkan Ukraynalı raket, Kazak rakibi Yaroslava Shvedova'yı rahat geçti. Turnuvanın 5 numaralı seribaşı olan 23 yaşındaki tenisçi, dünya 45 numarası rakibini 6-4, 6-3'lük iki setle devirdi. 1 saat 16 dakika süren mücadelede Svitolina'nın rakibine kurduğu üstünlük istatistiklere de yansıdı. Shvedova'nın servisten direkt sayı kazanamadığı maçı 2 ace ile bitiren Svitolina, winner'larda 25-18 öndeydi. 67- 53 ile toplam kazanılan puanı yüksek olan dünya 6 numarası, ikinci turda Bulgar raket Tsvetana Pironkova'yla eşleşti. Pironkova, ilk turda Alman rakibi Barthel'i set vermeden geçti. Kadınlarda 7 numaralı seribaşı olan Johanna Konta'nın elenmesi günün önemli sürprizi oldu. Britanyalı tenisçi, Tayvanlı rakibi Su-Wei Hsieh karşısında tutunamadı, 2-1'lik skorla turnuva dışında kaldı. Öte yandan Çağla Büyükakçay bugün ikinci tur maçında, ABDli Rogers ile karşı karşıya gelecek.
Milliyet

Futbolda durdurulamayan Beşiktaş üst üste 2., toplamda 15. şampiyonluğunu pazar akşamı ilan edip armasına üçüncü yıldızı takarken siyah-beyazlıların basketbol takımı da performansıyla parmak ısırtıyor. Basketbol Süper Ligi'nin son haftasında Anadolu Efes'i deplasmanda mağlup edip normal sezonu ikinci sırada bitirmeyi başaran Beşiktaş Sompo Japan dün lacivert-beyazlılarla bir kez daha ama bu sefer play-off yarı finalinde karşılaştı. MÜTHİŞ bir Beşiktaş vardı dün akşam sahada oyuna hızlı başlasa da ilk çeyrek sonunda skor üstünlüğünü 25-22'yle Efes'e teslim eden Kartal ikinci çeyrekte ise savunma nasıl yapılır dersi verdi. Rakibine 10 dakika içinde sadece 8 sayı imkânı tanıyıp Erkan Veyseloğlu ile skor üreten Beşiktaş SJ devre arasına 48-33 önde girdi. 3. çeyrekte de takımı ateşleyen yine Erkan'dı ve ona DJ Strawberry de eşlik etti. Efes'in farkı kapatma çabaları işe yaramazken son 10 dakikada Beşiktaş şov vardı. Bu bölümde 27 sayı üreten siyah-beyazlılar 90-71 kazanıp seride 1-0 öne geçti. 22 sayıyla DJ Strawberry maçın en skorer ismi olurken Sertaç Şanlı 15 sayı, Erkan Veyseloğlu ise 11 sayı, 8 ribaunt ve 3 asistle yıldızlaştı.
Vatan

  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme