30 Haziran 2017 Cuma

30.06.2017 Genel Gündem



30.06.2017

GÜNDEM

Kontroller artacak yasaklar kalkacak! 
ABD, Türk Hava Yolları'nı (THY) da etkileyen ve uçuşta 'laptop yasağı' olarak bilinen uygulamayı sona erdirebilecek bir adım atıyor. Hatırlanacağı gibi ABD yönetimi, mart ayında Ortadoğu ve Afrika'daki ülkelerin havalimanlarından, ABD'ye yapılan direkt uçuşlarda yolcu kabininde, laptop ve tablet bilgisayar gibi cep telefonundan büyük elektronik cihaz taşınmasını yasaklamıştı. ABD İç Güvenlik Bakanlığı, 'laptop yasağı'nı diğer ülkeleri de kapsayacak şekilde genişletmek yerine, bagaj ve elektronik cihazlara yönelik güvenlik önlemlerini artıracak. New York Times gazetesinin haberine göre, ABD'li ve Avrupalı havacılık otoritelerinin aylardır sürdürdüğü görüşmelerden 'kapsamlı tarama' kararı çıktı. İsmini vermeyen bakanlık yetkilileri, kapsamlı güvenlik önlemlerinin neler olacağı hakkında bilgi vermedi. Ancak yetkililer yeni güvenlik önlemlerini uygulayan havayollarına yönelik laptop yasağının kalkacağını söyledi. Martta ABD ve İngiltere, elektronik eşyaların içine konulacak ve mevcut tarayıcıların zor tespit ettiği patlayıcı riski nedeniyle aralarında Mısır, Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye'nin de olduğu sekiz ülkedeki 10 havalimanından kalkan uçuşlarda kabinde büyük elektronik eşya yasağı başlatmıştı. Yasaktan Türk Hava Yolları, Emirates ve Katar gibi önemli havayolları etkilenmiş, Amerika'ya giden yolcuların laptopları uçağa binmeden teslim alınarak çözüm bulunmaya çalışılmıştı.
Milliyet

29 Haziran 2017 Perşembe

29.06.2017 Genel Gündem



29.06.2017

GÜNDEM

Elveda Arkadaşım 
Hakkâri'nin Oğul köyü yakınlarında dün PKK'lı teröristlerle çıkan çatışmada 25 yaşındaki Özel Harekât polisi Muhammet Ali Mevlüt Dündar şehit oldu. Şehit polisin cenazesi, silah arkadaşları tarafından helikopterle memleketi Karaman'a uğurlandı. Karaman Emniyet Müdürlüğü yetkilileri de sabah acı haberi vermek için şehidin evine gitti. Felçli olduğu belirtilen baba İdris Dündar'ın önceki akşam hastaneye kaldırıldığı ve eşi Şerife Dündar'ın da yanında olduğu öğrenildi. Bunun üzerine Karaman Devlet Hastanesi'ne giden İl Emniyet Müdürü Levent Tutuk, baba yoğun bakımda olduğu için oğullarının şehit düştüğü haberini anne Şerife Dündar'a verdi. Acı haberle yıkılan anne Şerife Dündar evine getirildi. Yeğeninin şehit haberini alınca fenalık geçiren amca Sami Dündar'a da sağlık görevlileri müdahale etti.
Hürriyet

28 Haziran 2017 Çarşamba

28.06.2017 Genel Gündem



28.06.2017

GÜNDEM

AİHM'deler 
Açlık grevlerinin 76'ncı gününde tutuklanan akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça için dün Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) tedbir başvurusu yapıldı. Başvuruda, açlık grevinin 112'nci gününe giren iki eğitimcinin hayatının tehlikede olduğu belirtilirken hemen salıverilmeleri istendi. İki eğitimcinin avukatı Selçuk Kozağaçlı, AİHM'ye sözleşmenin 39'uncu maddesine dayanarak tedbir talepli başvuruda bulunduklarını belirtti. Kozağaçlı, dün şunları söyledi: "Nuriye ve Semih ile her gün görüşüyoruz. Her ikisinin de sağlık tablosu her geçen gün ağırlaşıyor. Nuriye için ciddi bir yürüme zorluğu sözkonusu. Semih, yürüme konusunda nispeten daha iyi. Her ikisinde de uzun süreli açlığa bağlı olarak birçok sağlık sorunu var ve artarak devam ediyor. Okuyabiliyor, yazabiliyorlar. Zihinsel açıdan herhangi bir problemleri yok. Bugün (dün) sözleşmenin 39'uncu maddesine dayanarak AİHM'ye tedbir talepli başvuru yaptık. Tedbir talebiyle ayın 22'sinde Anayasa Mahkemesi'ne başvurduk ve 5 gün AYM'nin tedbir konusunda karar vermesini bekledik. AYM karar vermediği için tedbirde de doğası gereğince daha fazla bekleme şansımız olmadığı için AİHM'ye başvurduk. Tutuklanmalarının gayrimeşru olduğunu, yaşamlarını tehlikeye düşürdüklerini belirttik ve derhal salıverilmelerini talep ettik." CHP Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Altıok ile Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Gülmen ve Özakça'yı dün Ankara Sincan Cezaevi'nde ziyaret etti. CHP'li vekiller, Gülmen ve Özakça'nın hayatlarının tehlikede olduğunu belirterek hükümeti acilen harekete geçmeye çağırdı. Ziyarette konuşan Gülmen'in, tişörtüne yastık pamukları doldurarak kendisine boyunluk yaptığını söylediği belirtildi. Özakça'nın da "Kitap sınırlaması kaldırılsın. Gerekçe olarak 'ya kitapları yakarak şiddet gösterirseniz' diyorlar. Biz kitap yakmayız, okuruz" sözleri aktarıldı.
Hürriyet

27 Haziran 2017 Salı

27.06.2017 Genel Gündem



27.06.2017

GÜNDEM

5'i Bir Arada 
Adil Öksüz'ün serbest kalmasına ilişkin 28 kamu görevlisi hakkında Ankara Cumhuriyet Savcısı Ramazan Dinç tarafından hazırlanan iddianameye göre, darbe girişiminin başarısız olduğunun anlaşılması üzerine Akıncı Hava Üssü'ndeki bazı asker ve siviller kaçmaya çalıştı. Kaçan darbecileri yakalamak için Kazan Jandarma Komutanlığı tarafından bir ekip oluşturuldu. Jandarma ekibi, Nurettin Oruç ve Hakan Çiçek'i, üsse ters yöne aralarında 50 metre mesafe ile yürürken yakaladı. Oruç, jandarma ekibine film çekmeye geldiğini söylerken, Çiçek de Ankara Anafartalar Koleji'nin sahibi olduğunu belirtti. Jandarma görevlileri, üstlerini kabaca aradıktan sonra Çiçek ve Oruç'u araca bindirdi ve üzerlerine kapıyı kilitledi. PATİKA Jandarma, daha sonra 600 metre ileride Adil Öksüz'ü fark etti. Askerler, üsse yaklaşık bir kilometre uzaklıktaki Fethiye merasındaki patika yolda bir elinde siyah valiz, diğer elinde siyah el çantası olduğu halde yürüyen Öksüz'ü silah çekerek durdurdu. Jandarma görevlilerinin, "Sivil misin asker misin" sorusuna Öksüz "Ben sivilim, tarla bakmaya geldim" yanıtını verdi. Üst araması yapıldıktan sonra Öksüz, aracın şoför mahallinin arka kısmında bulunan üç kişilik oturma yerine konuldu. Jandarma görevlileri bu şekilde Öksüz, Oruç ve Çiçek'i karakola getirdi. Araç saat 12.12'de karakol bahçesine girdikten sonra üç şüpheli, jandarma görevlilerinin gözetiminde araçtan indi. Üzerinde mavi gömlek olduğu anlaşılan Öksüz'ün elindeki siyah çantası da görüntülere yansıdı. Dosyaya giren kamera kayıtlarında Harun Biniş ve Kemal Batmaz'ın da aralarında bulunduğu bazı şüphelilerin saat 12.32'de jandarma karakolunun bahçesinde olduğu görüldü. Biniş'in üzerinde siyah tişört ve sırtında çantası vardı. Kaydın ilerleyen bölümünde saat 12.42'de Biniş ve Batmaz'ın birbirine kelepçelendiğine ilişkin görüntü de dikkat çekti.
Hürriyet

26 Haziran 2017 Pazartesi

26.06.2017 Genel Gündem



26.06.2017

GÜNDEM

O Yılanın Zehriyle Uyanmanız Yakındır 
Ramazanın son iftarını doğup, büyüdüğü Erzincan'ın Refahiye ilçesine bağlı Kayı köyünde yapan Başbakan Binali Yıldırım, bayram namazını köy camiinde kıldıktan sonra vatandaşları trafik kurallarına uymaları konusunda uyardı. Dün sabah Kayı Camisi'ne gelen Yıldırım, köylüleri ile birlikte bayram namazı için saf tuttu. Cami çıkışında köylüleriyle bayramlaşan Yıldırım, çocuklara oyuncak dağıttı. Cami önünde açıklama yapan Başbakan Yıldırım, bayramların kardeşliğin, birliğin ve beraberliğin doruğa ulaştığı günler olduğunu belirterek şunları söyledi: "İşte o günlerden birini yaşıyoruz. İnşallah bu bayramda ülkemizin, milletimizin birliği, dirliği ve beraberliğine, tüm İslam aleminin huzuruna kardeşliğine vesile olur. Bu bayram vesilesi ile ben ülkemizin birliği, beraberliği ve vatanın bölünmez bütünlüğü için hayatını ortaya koyan sınırlarda, dağlarlarda ve bayırlarda ülkenin güvenliği için mücadele eden tüm güvenlik güçlerimize polisimize, askerimize, jandarmamıza, korucularımıza teşekkür ediyorum. Teşekkürlerimiz sunuyorum. Milletin duası onlarla beraber. Çünkü onlar ülkemizin birliği için istiklali için geleceği için çalışıyorlar." Bayramlarda verilmesi gereken en önemli mesajlardan birinin de şüphesiz ki trafik terörü olduğunu hatırlatan Yıldırım şunları kaydetti: Bayramda insanların memleketlerine giderek, büyüklerini, kabirlerini ziyaret ediyor. Bu gidiş ve gelişlerde hiç arzu etmediğimiz trafik kazaları meydana geliyor. Dolayısı ile vatandaşlarımızdan özellikle isteğim aman siz siz olun yolların kurallarına uyun. Yolların kralı olmaz, yolların kuralı olur. Hızlı gitmenize gerek yok. Hızlık gitmekle yavaş gitmek arasında bir ömür kadar fark var. Onun için sizlerin sevdiklerinize sağ salim ulaşması bizim en büyük önceliğimiz ve beklentimizdir. Bu bakımdan dostlarımızı, eşimizi, akrabamızı üzmemek için lütfen yola çıkarken dinlenmiş olarak, yorulduğumuzda ara vermek sureti ile seyahatinizi tamamlayın."
Milliyet

25 Haziran 2017 Pazar

25.06.2017 Genel Gündem



25.06.2017

GÜNDEM

Fetö Mağduru Subaylara Terfi 
Hükümet, 1 Ağustos tarihinde yapılacak Yüksek Askeri Şûra'ya (YAŞ) hazırlık için son iki ay içerisinde üç düzenleme yaparak alt yapı oluşturdu. Böylece FETÖ'den kaynaklanan boşluklar doldurulacak ve sicilleri FETÖ'cüler tarafından bozulan subayların önü açılacak. 27 Mayıs'ta yayınlanan YAŞ Yönetmeliği ile sekreteryası ve çalışma esasları yeniden düzenlendi. Böylece YAŞ hazırlığında, Milli Savunma Bakanlığı'nın ağırlığı artırıldı. Bugüne kadar YAŞ ile ilgili tüm sekretaryayı üstlenen Genelkurmay Başkanlığı, bu yönetmelikle daha az etkin hale getirildi. Yönetmeliğin yayınlanmasının geciktiği ve son aşamada Milli Savunma Bakanlığı'nın (MSB) inisiyatif kullanarak, yönetmeliğin çıkarılmasını sağladığı iddia edildi. Bu yönetmelik, atama ve terfilerde Genelkurmay Başkanlığı'nı 'öneren', Milli Savunma Bakanlığı'nı ise 'işleme koyan, asıl hazırlığı yapan' makam durumuna getirdi. 14 Haziran'da Subay Sicil Yönetmeliği'nde bir dizi değişiklik yapıldı. Bu yönetmeliğin 1 Ağustos'ta yapılacak YAŞ'ta uygulanmamasına, 22 Haziran tarihli KHK ile zemin hazırlandı. Hükümet yetkilileri, bunun nedeninin geriye doğru mağduriyetleri gidermek ve FETÖ'cülerin atılmasından kaynaklanan boşlukları doldurmak olduğunu, bunun için de eski sicil notlarının devre dışı bırakıldığını ifade etti. FETÖ'cü subayların sicil notlarının yüksek olduğu ve kolay terfiye olanak yaratıldığı, FETÖ karşıtlarının ise sicilinin bozulduğu belirtildi. Hükümet kaynakları, 2016 YAŞ'ında da benzer bir uygulamayla sicil notlarının devre dışı bırakılarak, değerlendirme yapıldığını, üç yıl önce tümgeneral olması gerekirken, sicili bozulduğu için bekletilen bazı tuğgenerallerin bu sistemle terfi ettirildiğini anlattı. KHK da dahil, son iki ayda yapılan hazırlıkların, özellikle Hava Kuvvetleri Komutanlığı gibi FETÖ'cülerin yoğun olduğu, atılan FETÖ'cülerden sonra kadro sorunu yaşanan yerlerde hareket kabiliyeti sağlayacağı ifade edildi. Hükümet kaynakları, Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nda terfi konusunda kadro sorunu yaşanmadığını, diğer komutanlıklardaki bu sorun nedeniyle geçen yıl olduğu gibi rütbe almak için gereken zorunlu bekleme sürelerinin dikkate alınmadan, bir dizi terfinin yapılacağını anlattı.
Hürriyet

24 Haziran 2017 Cumartesi

24.06.2017 Genel Gündem



24.06.2017 Cumartesi
GÜNDEM 

Cenaze Iznı 
MİT TIR'ları davasında tutuklanan CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu, özel izinle kayınpederi Murat Aydın'ın cenazesine katıldı. Murat Aydın için Gaziosmanpaşa Küçükköy Merkez Camisi'nde tören düzenlendi. Törene katılan eski CHP Genel Başkanı Altan Öymen, milletvekilleri Gürsel Tekin, Barış Yarkadaş ve Sezgin Tanrıkulu taziyelerini sundu. Oya Berberoğlu, eşiyle cezaevinde ilk kez bugün (dün) görüşeceğini söyleyip, "Kaderde burada buluşmak varmış" dedi. Murat Aydın'ın cenazesi camiye getirildikten sonra Enis Berberoğlu cezaevi aracıyla geniş güvenlik önlemleri altında geldi. Enis Berberoğlu, indirildikten sonra aracın arkasında bekletilirken eşi Oya Berberoğlu polis barikatını güçlükle aştı. Berberoğlu çifti polis çemberi altında kucaklaştı. Enis Berberoğlu kızıyla da yine burada buluştu. Yanına eşi ve kızını alan Berberoğlu CHP milletvekillerinin eşliğinde ve geniş bir polis koridorunda camiye girdi. Berberoğlu şunları söyledi: "Murat Aydın Köy Enstitüsü mezunu, yıllarca öğretmenlik yapmış bir aydınlık savaşçısıydı. Kendisi bana Oya'yı hediye etti. Durumum malum. Burası bir cenaze. Buna uygun davranmamız gerekiyor. Siyaset konuşmak istemiyorum. Sadece, benim gibiler için adalet uğruna yollara düşenlere çok minnettarım, çok teşekkür ederim." Cenaze namazının ardından cenaze Sarıyer Kilyos Mezarlığı'nda toprağa verildi. Enis Berberoğlu da cezaevi aracıyla buraya götürüldü. m
Hürriyet

23 Haziran 2017 Cuma

23.062017 Genel Gündem



23 Haziran 2017 Cuma

GÜNDEM

Tahliye Talebine Ret 
OHAL kararnamesiyle ihraç edildikleri için 'işlerine geri dönme' talebiyle 107 gündür açlık grevini sürdüren araştırma görevlisi Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça'nın tutukluğuna yapılan itiraz üst mahkeme tarafından, "delil karartma ihtimalleri bulunduğu" gerekçesiyle reddedildi. Özakça ve Gülmen'i, Ankara Barosu Başkan Yardımcısı Erinç Sağkan ile Yönetim Kurulu üyeleri Özgür Ökmen ve Çağrı Ayhan Şenel, Sincan Cezaevi'nde ziyaret etti. Ankara Barosu'ndan yapılan açıklamada, Semih Özakça'nın yürümekte zorluk çektiği, tekerlekli sandalye ile görüşe geldiği, son derece bitkin olduğu ve konuşmakta zorlandığı kaydedildi. Nuriye Gülmen'in ise sağlık durumu nedeniyle yataktan kalkıp görüş yerine gelemediği ifade edildi.
Hürriyet

22 Haziran 2017 Perşembe

22.06.2017 Genel Gündem



22.06.2017

GÜNDEM

Savcıdan Beraat Talebi 
Yargıtay'ın bozma ilamından sonra İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden görülen Ergenekon davasının ilk duruşması dün yapıldı. Sanıkların lehine bozma kararı verildiği için duruşmaya çoğu sanık katılmazken sanık avukatlarından hazır bulundu. Mahkeme başkanı avukatlara ilk olarak Yargıtay'ın bozma ilamına ilişkin beyanlarını sordu. Sanıklardan Kenan Temur dışında tüm sanık ve avukatları, bozma ilamının yerinde olduğunu belirterek karara uyulmasını talep etti. Temur ise kapatılan Özel Yetkili 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kendisi hakkında beraat kararı verdiğini ve Yargıtay'ın da bozma kararında kendisine verilen beraat kararını da bozduğunu hatırlatarak yeniden beraat verilmesini talep etti. Daha sonra söz alan sanıklardan avukat Yusuf Erikel, "Teröristin yazdığı iddianame yok hükmünde sayılması gerekir. Beni, davada avukat iken sanık yaptılar. Kansere yakalandım ve 7 yıldır kanser tedavisi görüyorum. Bu dava FETÖ'nün kumpası davasıdır. Bu nedenle dava yok hükmündedir ve düşürülmelidir" diye konuştu. Söz alan davanın sanıklarından Avukat Kemal Kerinçsiz, aynı zamanda sanık avukatı olarak davada yer aldığını belirterek, Ergenekon davasına eklenen Cumhuriyet Gazetesi'nin bombalanması ve Danıştay saldırısı gibi 22 dosyanın ayrılmasını sadece Ergenekon'un 3 ana dosyası üzerinden değerlendirme yapılmasını istedi. Birçok avukat ve sanık da söz alarak derhal beraat kararı verilmesini istedi. Söz alan duruşma savcısı ölen 11 sanık hakkında düşme kararı verilmesini isteyerek, birleşen tüm dosya içeriğinde haklarında örgüt yöneticisi, üyeliği ve örgüte yardım suçundan dava açılan 113 sanığın "Ergenekon terör örgütünün kesin ve inandırıcı deliller ile kanıtlanmadığı, bu nedenle olmayan bir terör örgütünün yöneticisi, üyesi ve yardım edeni olmayacağından bu suçların işlenmesinin söz konusu olamadığı" belirtilerek beraat kararı verilmesine ve dosyalarının ayrılmasına
Milliyet

21 Haziran 2017 Çarşamba

21.06.2017 Genel Gündem



21.06.2017

GÜNDEM

15 Temmuz İçin Aym'den İlk Ret 
Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen TÜRKSAT baskını davasında ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle tutuklu yargılanan mühendis Aydın Yavuz, "darbe teşebbüsüyle bağlantılı olarak yürütülen soruşturmada uygulanan tutuklama tedbirinin hukuki olmaması, tutukluluğun makul süreyi aşması, soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması ve tutukluluk incelemelerinin duruşmasız olarak yapılması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini" öne sürerek, Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuştu. Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, başvuruyu, niteliği itibariyle Genel Kurul tarafından karara bağlanması gerekli görüldüğünden Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu'na sevk etmişti. Bu karar gereğince toplanan Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, bireysel başvuruyu görüştü. Genel Kurul, Aydın Yavuz'un, "kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği" gerekçesiyle yaptığı başvuruyu reddetti. Mahkeme, gerekçeli kararını daha sonra açıklayacak. Başvurucu eski TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Kurumsal Gelişim Başkan Yardımcısı Aydın Yavuz, 18 Temmuz 2016'da Gölbaşı Sulh Ceza Hakimliği'nce tutuklanarak Keskin F Tipi Ceza İnfaz Kurumu'na gönderildi. İddianameye göre Yavuz'un, 16 Temmuz 2016 günü saat 02.00 sıralarında diğer şüphelilerle birlikte sivil bir araçla TÜRKSAT'a geldi. Kolluk görevlileri tarafından durdurulan şahıslar, TÜRKSAT'tan kendilerinin çağrıldığını söyledi. Şüphelilerden birisinin cep telefonundan bir şeyler silmeye çalıştığı, telefonunu fabrika ayarlarına döndürmeye çalıştığının görülmesi üzerine araçta bulunanlara müdahale edilerek haklarında yakalama işlemi yapıldı. İddianamede, yakalama işlemi ardından Yavuz'un da aralarında bulunduğu şüphelilerin olay yerinde bekletildikleri sırada TÜRKSAT'ın bombalanacağı gerekçesiyle içeriden yoğun bir şekilde görevli ve sivil şahısların araçlarıyla çıkmaya çalıştığı, bu sebeple yol üzerinde bir süre karmaşa olduğu belirtildi. Güvenlik görevlileri içeriden çıkanları kontrol etmeye çalışırken, bombaların düştüğü sırada araç içinde elleri kelepçeli bir halde kalan Yavuz'un, boşluktan istifade ederek araçtan inip yakındaki boş arazilere kaçtığı belirtilen iddianamede, saat 14.00'e kadar saklandığı, kelepçeli şekilde olay yeri yakınındaki Shell benzin istasyonuna geldiğinde jandarma tarafından bulunup ilçe emniyet müdürlüğü görevlilerine teslim edildiği kaydedildi. Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığı'nın yazısına göre, Yavuz'un, FETÖ/PDY örgüt üyelerinin iletişimde kullandığı ByLock programını mobil cihazına yükleyerek kullanan şahıslar arasında olduğu belirtilen iddianamede, ayrıca FETÖ'yle bağlantılı Kimse Yok mu, Bank Asya, Fatih Üniversitesi, NT ve örgütle bağlantılı şahıslarla irtibatının bulunduğu kaydedildi.
Milliyet

20 Haziran 2017 Salı

20.06.2017 Genel Gündem



20.06.2017

GÜNDEM

Acemilere Kapatıldı 
Manisa'da meydana gelen 4 zehirlenmenin ikisi 1. Piyade Eğitim Tugay Komutanlığı Albay Arif Seyhun Kışlası'nda yaşandı. 23 Mayıs'taki ilk vakada 1047 asker etkilenirken, 17 Haziran akşamı ise 731 asker rahatsızlandı. Bu askerlerden 8'inin tedavisi hastanelerde sürüyor. Zehirlenmelerle ilgili soruşturmalar ise devam ediyor. Sözleşmesi feshedilen Rota Yemekçilik AŞ'ye yönelik operasyonda gözaltı sayısı 24'e yükseldi. Manisa Valisi Hasan Güvençer, kışlada bundan sonraki çalışmalarla ilgili açıklama yaptı. Vali Güvençer şunları söyledi: "Şu anda eğitim gören acemi askerler cuma günü yemin edecekler. Dağıtım birliklerine gönderilecekler. Şimdilik en az bir dönem, belki bu uzayabilir, yeni acemi er sevkıyatı yapılmayacak. Mutfak teşkilatının yeniden hazırlanması, tercih edilecek yöntemle hazırlıkların tamamlanması için böyle bir zamana ihtiyaç var." İlk tespitlerde, su kaynaklarında bir kirliliğe rastlanmadığını kaydeden Vali Güvençer, "Her türlü ihtimal değerlendiriliyor. Yeniden sulara bakılacak ama ilk numunelerde şimdilik olumsuz bir durum yok. Bütün ihtimaller idari açıdan, tıbbi ve teknik açıdan gündeme geldi" diye bilgi verdi. Güvençer, zehirlenmelere tepki gösteren askerler hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı iddialarının ise gerçeği yansıtmadığını söyledi. Manisa Cumhuriyet Başsavcısı Akif Celalettin Şimşek de sosyal medyada zehirlenen askerlerden 3'ünün öldüğü yönünde paylaşımlar yapıldığını, bunların asılsız olduğunu, kasıtlı yapılan bu paylaşımlarla ilgili soruşturma başlattıklarını söyledi.
Hürriyet

19 Haziran 2017 Pazartesi

19.06.2017 Genel Gündem



19.06.2017

GÜNDEM

İneğiyle koyunuyla sığınıyorlar 
Meclis Mülteci Hakları Alt Komisyonu Başkanı AK Parti Antalya Milletvekili Atay Uslu, Türkiye'nin geçen hafta 3 milyon 350 bini resmi sığınmacı sayısıyla dünyada lider olduğunu belirterek, "Bize gelen sığınmacılar inekleriyle geliyor, diyorlar ki 'Benim ineğim var, koyunum var.' Onları da getiriyor. Dünyanın hiçbir yerinde ineğiyle sığınmak isteyen insan yok" dedi. Komisyona bilgi veren Suriye Türkmen Meclisi Başkanı Emin Bozoğlan, "Savaştan bu yana Türkiye'de doğan 240 bin civarında Suriyeli çocuk maalesef vatansızdır" dedi. Bu veriyi doğrulayan Uslu, "Baştan beri bu 240 bin çocuğa otomatik olarak vatandaşlığı verelim görüşündeyim. Bizde toprak esaslı vatandaşlık yok, kan esaslı vatandaşlığı kabul ediyoruz. Anne babaları buradaysa muvafakat isteyelim, en azından bu çocuklar bir yere ait olduklarını fark ederek doğsunlar" dedi. Türkmenevi Başkanı Davut Karataş da her gün tanık olduğu kaçak geçişlerden örnek vererek, "Dün bir arkadaş görmüştüm, 2 bin 500 dolar para vererek kaçakçı aracılığıyla girmiş. Burada ciddi rant dönüyor. Bir aileyi geçirmek için 10 bin dolar para vermek durumundasınız. Hâlâ bu iş yaygın olarak devam ediyor" dedi. İlginç mülteci örnekleri anlatan Atay Uslu da şunları söyledi: "Türkiye'de bugün itibariyle 3 milyon 30 bin kayıtlı Suriyeli var, kayıtsız hâlini bilmiyoruz. 150 bin civarında Irak'tan gelen var. 170 bin civarında uluslararası koruma başvurusu sahibi kişi var (Afganistan, Myanmar, Filistin gibi üçüncü ülkeler). Kayıtlarımızda 3 milyon 350 bin koruma statüsü sahibi yabancı var. Bu rakam, dünyada en çok sığınmacı sahibi ülke yapıyor bizi. Bu kadar sığınmacıya bu kadar kısa sürede ev sahipliği yapabilecek ülke yok. Toplumumuz bunu ciddi bir şekilde kabullenmiş. Avrupa'daki gibi yabancı düşmanlığı boyutunda bir olay yok. Avrupa'daki sığınmacı mantığıyla buradaki süreci yönetmemiz çok zor. Dünyanın hiçbir yerinde ineğiyle başka bir yere sığınmak isteyen insan yok. Geçen hafta Ankara Valiliği sokaklardaki dilencilerle ilgili bir operasyon gerçekleştirdi, 860 dilenci yakalandı, bunların 55 tanesinin yabancı olduğu görüldü. Geri kalanları Türk. Yani, Türkler bunu suiistimal ediyor, böyle bir yanlış algı oluşmasına da sebep olunuyor."
Hürriyet
  

18 Haziran 2017 Pazar

18.06.2017 Genel Gündem



18.06.2017

GÜNDEM

Elebaşıdan Yargıtay'a 140 Üye Alınsın Talimatı 
FETÖ soruşturmalarında gözaltına alınan eski Adalet Bakanlığı Müsteşarı ve Başbakanlık Müşaviri Birol Erdem, savcılık sorgusunun ardından nöbetçi hâkimlikçe adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Erdem'in öğretmen eşi Gülümser Erdem ise tutuklandı. Birol Erdem'in 38 sayfalık ifadesinden satır başları şöyle: FETÖ'yle ilgili devletin hiçbir kurumunda adli ve idari soruşturma başlamamışken Adalet Bakanlığı Müsteşarı olmamla birlikte mücadeleye başladım. 7 ŞubatMİT krizinden sonra Adalet Bakanlığı'ndaki bu yapıya mensup kişileri tespit ettim. Ayrıca Yargıtay ve Danıştay üyeleri içerisinde bu yapıya mensup olduğuna inandığım kişileri MİT Müsteşarı ve Başbakan'a bildirdim, eski Adalet Bakanları'na ulaştırdım. Gülen Cemaati (FETÖ) ile herhangi bir irtibatım olmadı. Bakanlığa gelene kadar (1998) bir irtibatım olmadı. Bakanlıkta, hâkim ve savcı adaylarına sanıyorum Muzaffer Bayram (eski HSYK Genel Sekreteri) ve Ahmet Toker (eski Yargıtay üyesi) bakıyordu. Ben bu arkadaşlarla yaptığım bir sohbette tartıştım. Bu yapıya mensup kişiler, 28 Şubat'tan sonra alkolü, bürokraside, Yargıtay'da, Danıştay'da var olabilmek ve tasfiye olmamak için ruhsat olarak kullandıklarını söylüyorlardı. Yargıtay'da çalışan bazılarının eşleri başı açık olmakla birlikte muhafazakâr bir bayana uymayacak şekilde giyinmeye başladılar. Bu konuyu eleştirince ortam buz kesti. Bir daha beni sohbetlerine çağırmadılar.
Haber Türk

17 Haziran 2017 Cumartesi

17.06.2017 Genel Gündem



17.06.2017

GÜNDEM

12 koruma alarmı 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın geçen mayıs ayındaki Washington ziyareti sırasında Türk Büyükelçiliği önündeki kavgayla ilgili olarak 12 koruma hakkında ABD'de tutuklama kararı çıkarması üzerine Ankara harekete geçti. Alınan bilgilere göre Washington Büyükelçiliği, karara karşı hukuki sürecin nasıl başlatılıp işletileceğine dair kapsamlı bir çalışma yapacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın en yakın tarihteki ABD ziyareti şu aşamada eylül ayında görünüyor. Erdoğan'ın, BM Genel Kurulu için New York'a gitmesi halinde haklarında tutuklama kararı bulunan 12 yakın koruma ABD'ye götürülmeyecek. Washington Emniyet Müdürü Peter Newsham "Bu kişiler ABD'ye gelirlerse tutuklanacaklar. Bu kişilerin ABD'ye gelip suçlamalara cevap vermelerini bekliyoruz" demişti. ABD Dışişleri Bakanlığı, 'kararın bir mesaj niteliğinde' olduğunu belirttiği için, ABD'nin siyah diplomatik pasaport sahibi olsalar da Erdoğan'ın yanında götüreceği yeni korumalara vize verip vermeyeceği de merak konusu. ABD, siyah diplomatik pasaport dahil tüm Türkiye Cumhuriyeti pasaportlarına vize uyguluyor. Yetkililer, ABD'de yabancı bir cumhurbaşkanının yakın korumaları veya resmi heyette yer alan aşçı, özel hizmetli vb. statüsünde olanların diplomatik dokunulmazlığı olup olmadığına dair farklı görüşlerin olduğunu belirtti. ABD'de bazı eyaletlerin bu kişilerin diplomatik dokunulmazlığı olduğunu kabul ettiği, bazılarının ise etmediği belirtilerek, karmaşık bir durum olduğu ifade edildi.
Hürriyet

16 Haziran 2017 Cuma

16.06.2017 Genel Gündem



16.06.2017 Cuma
GÜNDEM

Koza'dan 77 Yıl Hapis İstemi Çıktı 
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Hamdi Akın İpek ve yakın aile bireylerinin ortağı olduğu Koza-İpek Holding'e ilişkin soruşturmayı tamamlayarak, İpek ailesi fertlerinin de arasında bulunduğu 45 kişi hakkında hazırladığı iddianameyi mahkemeye gönderdi. İddianamede firari işadamı Hamdi Akın İpek hakkında 77 yıl, kardeşi Cafer Tekin İpek hakkında 90 yıl, annesi Melek ipek'in de aralarında bulunduğu diğer şüpheliler hakkında da 10 yıl ile 30 yıl arasında değişen hapis cezaları istendi. İddianamede, İpek ailesinin TMSF yönetiminde bulunan 1.5 milyar TL değerindeki şirketlerine, ortaklık payları da dahil "terörün finansmanı" ve "güveni kötüye kullanma" suçlarını işledikleri gerekçesiyle el konulması talep edildi. İddianamede FETÖ "çatı davası" nın da firari sanığı olan Koza Holding yöneticisi Hamdi Akın İpek'e ait şirketlerin, para aklamak için uluslararası "Şirinler" yöntemini, farklı bir versiyon geliştirerek "Şirinler Köyü (Smurfs Village)" yöntemi olarak kullandıkları belirlendi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca basın mensuplarıyla paylaşılan bilgi notuna göre, Hamdi Akın İpek ile annesi Melek İpek'in de aralarında bulunduğu 45 sanığın "silahlı terör örgütüne üye olmak", "vergi usul kanununa muhalefet", "güveni kötüye kullanmak", "özel bölgede sahtecilik" ve "ruhsatsız silah bulundurmak" suçlarından cezalandırılmaları talep edildi. İddianameye göre Koza Holding İstanbul Yolu yerleşkesindeki Koza Altın Maden jeoloji bölümünde yapılan aramada, şüphelilerin devlet büyükleri aleyhinde bilgi topladıklarını ortaya koyan belgeler de bulundu. Ele geçen dijital materyalin incelemesinde ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eski Başbakan Ahmet Davutoğlu hakkında hakaret içerikli fotoğraşar ve bilgilerin depolandığı görüldü. Bunlar arasında Erdoğan'ın İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi Ticari Bilimler Fakültesi'nden mezun olduğunu gösteren fotoğrafsız mezuniyet belgesi de çıktı. Şüphelilerin, "devleti itibarsızlaştırma, meşru hükümeti yıkma amacıyla resimleri depolama" faaliyetlerini de yürüttüğü belirlendi. Bu kapsamda ayrıca, Gezi Parkı eylemlerine ait fotoğraşar ile Erdoğan, Efkan Ala, Sadullah Ergin, Bilal Erdoğan ile ilgili kamuoyunda montaj kasetler olarak bilinen montajlanmış ve sosyal paylaşım sitelerinde yayınlanması yasaklanan ses kayıtları bulundu.
Milliyet

15 Haziran 2017 Perşembe

15.06.2017 Genel Gündem



15.06.2017 Perşembe
GÜNDEM

Ohal'i Teröre Karşı Uyguluyoruz 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, OHAL yetkilerinin terör örgütlerine karşı uygulandığını belirtip "Terör örgütlerine karşı mücadelede her türlü enstrümanı kullanmak durumundayız" dedi. Jandarma Teşkilatı'nın 178. kuruluş yıldönümünde Jandarma Genel Komutanlığı heyetini kabulünde konuşan Erdoğan, özetle şunları söyledi: "Ülkemizde 15 Temmuz darbe girişimden bu yana mevcut bulunan OHAL yetkileri sadece ve sadece terör örgütlerine karşı uygulanmıştır. Yani biz bunu yapmayacağız da terör örgütlerinin işini mi kolaylaştıracağız? Tabii ki terör örgütlerine karşı mücadelede her türlü enstrümanı kullanmak durumundayız. Tabii ki bunların hepsinin de bir hukuk içinde yasal düzenlemelerle yapmamızın gereğine inanmış olan bir kadroyuz. Hiçbir vatandaşımızın günlük hayatı OHAL'den dolayı bugüne kadar etkilenmemiştir. Göreve geldiğimizde Türkiye'de OHAL vardı. Ama bütün fabrikalar, şirketler, vatandaş rahatsızdı. Güneydoğu'yu dolaşırken o zaman bana vatandaşlarımız bana şunu söylüyorlardı; Ne olur şu OHAL'i kaldırın biz başka bir şey istemiyoruz. Bir ayda, OHAL'i kaldırdık. Kaldırdık ama değişen bir şey olmadı tam aksine biz OHAL'i kaldırırken terör örgütleri bölgede terör estirmeye devam ettiler. Sabır sabır sabır bugünlere kadar geldik. Jandarmamız başta olmak üzere tüm güvenlik güçlerimiz ve devletimizin diğer birimlerinin bu konudaki hassasiyetleri takdire şayandır. Bu duygularla biz bu mücadelemizi sürdürüyoruz ve sürdürmek zorundayız. Hele hele bu son dönemde Kato Dağı'ndan tutunuz Bestler Deresi, karşısında Cudi bütün buralarda, bölgede yiğitçe verilen bu mücadele unutulmayacaktır. Sizler şu anda bir tarih yazıyorsunuz. Bu kayıtlara çok farklı bir şekilde geçecektir. Şehitlerimiz bu tarihin inanıyorum ki mezar taşı olmaktan öte köşe taşları olacaktır. Medeniyetimizin güç kaynakları oluyorsunuz çünkü bu ülkenin medeniyeti çok güçlü, farklı. Bu mücadelenin sonunda gidilen o makam eğer bir şehadet varsa malum ondan daha büyük bir makam olmaz. Rabbim inşallah bize de o makamı nasip etsin."
Hürriyet

14 Haziran 2017 Çarşamba

14.06.2017 Genel Gündem



14.06.2017

GÜNDEM

'Cumhurbaşkanımız Trump'la Görüşecek' 
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, ABD Başkanı Donald Trump ile Katar konusunda önümüzdeki günlerde görüşebileceğini açıkladı. Çavuşoğlu, dün Meclis'te basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Türkiye'nin hem arabuluculuk yaptığını hem herkesi işin içine kattığını dile getirdi. Çavuşoğlu, şunları söyledi: "Cumhurbaşkanımız, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın Zirve Başkanı. O nedenle bizim sorumluluğumuz daha fazla bu sorunu çözmede. Ama zaten Türkiye'nin dış politikasının temel özelliklerinden birisi de arabuluculuktur. Arabuluculuk İnisiyatifinin de eş başkanlığını Finlandiya ile birlikte yapıyoruz." Bazı Arap ülkelerinin Katar ile ilgili suçlamalarının çok eskiye yönelik olduğuna dikkati çeken Çavuşoğlu, "Ama genel suçladıkları iki şey var. Bir, İran'a yakın, iki terörü destekliyor. Biz bunun ikisine de karşıyız ve kendilerine de söyledik. Biz, Katar'ın, bugüne kadar İran konusunda herhangi bir zikzak yaptığını görmedik" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sorunun çözümü için bir çok liderle birden fazla görüşmeler yaptığını vurgulayan Çavuşoğlu şöyle devam etti: "İşte Macron'la tekrar görüştü geçtiğimiz hafta sonu. Belki bugün, yarın yine görüşürler. Biz sürekli herkesle temas içindeyiz. Önümüzdeki günlerde sanırım Trump'la Cumhurbaşkanımız da görüşecek. Tillerson (ABD Dışişleri Bakanı) telefonda söylemişti. 'Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan'la görüşmek istiyor' diye. Yani biz hem uluslararası çabalara destek veriyoruz, hem de kendimiz, bizzat Cumhurbaşkanımız çok aktif bir şekilde çaba sarf ediyor ki bayramdan önce bu sorun çözülsün." Çavuşoğlu, Katar Emiri'nin Türkiye ziyaretinin mevcut durumdan dolayı gerçekleşemediğini kaydetti. Çavuşoğlu "Yarın (bugün) kısmetse Katar'a bir ziyarette bulunacağım. Eğer yanıt gelirse Suudi Arabistan'a da geçeceğim" dedi.
Milliyet

13 Haziran 2017 Salı

13.06.2017 Genel Gündem



13.06.2017

GÜNDEM

Ege'de 6.2 Paniği 
Geçen şubat ayında Çanakkale Ayvacık'ta büyüklüğü 4 ile 5 arasında değişen onlarca 'Orta ölçekli' depremin ardından yine aynı bölge, bu sefer 6.2'yle sarsıldı. Aylar öncesinden adeta "Geliyorum" diyen ve uzmanların da "Bölge çok kırıklı, çatlaklı" diyerek normal karşıladığı deprem, Yunan adaları dışında önemli bir hasara yol açmadı. Sarsıntı Ege Denizi'nde, İzmir Karaburun'un 22.9 kilometre açığında saat 15.28'de meydana geldi. AFAD'a göre 6.2 büyüklüğündeki deprem başta İzmir ve Çanakkale olmak üzere, Edirne'den Muğla'ya kadar batı bölgesindeki 13 ilde hissedildi ve paniğe yol açtı. İlk belirlemelere göre depremde ölen ya da yaralanan olmadı. Uzmanlar sarsıntıların süreceğini belirtirken, vatandaşlar ev ve işyerlerine giremedi. Kriz merkezi oluşturan AFAD'dan yapılan açıklamada "Söz konusu depremin muhtemel İstanbul depremi ile bir ilgisi bulunmamaktadır" denildi. Deprem en çok İzmir'de hissedildi. Sarsıntının ardından vatandaşlar sokağa döküldü, iletişim hatları kesildi. İzmir Valisi Erol Ayyıldız, kendilerine gelen olumsuz bir durumun, can ve mal kaybının olmadığını belirtti. Kızılay Genel Başkanı Dr. Kerem Kınık da vatandaşları uyararak, "Ege fayları formasyonu gereği uzun deprem artçıları oluşturabilirler. Vatandaşlar bölgede dayanıksız ve hasarlı binalardan uzak durmalılar" dedi. Manisa'da da hissedilen deprem sonrası Manisa Devlet Hastanesi'nde bulunan vatandaşlar panikle dışarı akın etti. Bir süreden beri Manisa'nın Akhisar, Gölmarmara ve Saruhanlı ilçelerinde meydana gelen ve son olarak Tiyenli'deki 5.1'lik depremin ardından huzursuz günler geçiren binlerce Manisalı, İzmir depremini de yoğun şekilde hissedince binaları boşaltarak sokaklara çıktı. Üniversite sınavına hazırlık nedeniyle halen eğitimin ve sınavların devam ettiği bazı özel okullardaki öğrenciler de depreme ders sırasında yakalandı. Panikle deneme sınavlarını bırakan öğrenciler, okul binalarını boşalttı.
Haber Türk

12 Haziran 2017 Pazartesi

12.06.2017 Genel Gündem

12.06.2017

GÜNDEM
Güle Güle Al Yazmalı 
Şehit öğretmen Şenay Aybüke Yalçın'ın cenazesi önceki gün Batman'daki törenden sonra uçakla Ankara'ya oradan da karayoluyla doğum yeri olan Çorum'un Osmancık ilçesine getirildi. Öğretmen Yalçın'ın cenazesi dün sabah da ilk olarak öğretmen olan amcası Fatih Yalçın'ın evinin önündeydi. Burada Kuran-ı Kerim okunup, helallik alındı. Genç öğretmenin tabutunun üzerine, beyaz duvak ile lise ve üniversite hayatı boyunca yer aldığı folklor ekibinde taktığı kırmızı yazma örtüldü. Şenay Aybüke Yalçın'ın babası Sadık, annesi Zehra, kardeşi Atıf Aybars (18), babaannesi Şanal ve amcaları Ertuğrul ve Fatih Yalçın, taziyeleri kabul etti. Yalçın'ın ayyıldızlı bayrağa sarılı tabutu daha sonra Hükümet Konağı önüne getirildi. Törene, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Çorum Valisi Necmeddin Kılıç, Yalçın'ın ailesi, meslektaşları ve binlerce Osmancıklı katıldı. Yakınları genç öğretmenin tabutuna sarılıp gözyaşı döktü. Baba Sadık Yalçın, "5 bin yıl değil, 500 bin yıl daha Allah'ın izniyle buradayız. Bizleri kimse yıldıramaz. Bu vatan tarihte Türk kalmaya devam edecek" dedi. Bakan Yılmaz da gözyaşlarına hâkim olamadı. Şehit Yalçın'ın cenazesi daha sonra Beyler Çelebi Camisi'ne götürüldü. Türk bayrağına sarılı tabuta, izci fuları da konuldu. Kılınan cenaze namazından sonra Şenay Aybüke Yalçın, İlçe Mezarlığı'ndaki Şehitlik'te toprağa verildi.
Hürriyet

11 Haziran 2017 Pazar

11.06.2017 Genel Gündem



11.06.2017

GÜNDEM

Çakıcı'yı kaçıracaklardı 
Edirne'de cezaevinde bulunan organize suç örgütü elebaşı Alaattin Çakıcı, sağlık sorunları nedeniyle 15 Temmuz 2016 tarihinde Bolu F Tipi Cezaevi'ne nakledildi. Burada kaldığı süre boyunca sağlık sorunları nedeniyle sürekli hastaneye kaldırılan Çakıcı, Mart 2017 tarihinde İzzet Baysal Devlet Hastanesi Köroğlu Ünitesi'nde bağırsak fıtığı operasyonu geçirdi. Tedavisi tamamlanan Çakıcı'nın, Bolu F Tipi Cezaevi'nden Kırıkkale'nin Keskin ilçesindeki F Tipi Cezaevi'ne nakledilmesine karar verildi. Emniyet birimlerinden edinilen bilgiye göre, İstanbul ve Kocaeli'nden Çakıcı'yı kaçırmak için harekete geçen 9 adamı, 6 Haziran'da 4 lüks araçla Bolu'ya geldi. Şüpheliler, Bolu-Ankara arasında cezaevi nakil aracının geçeceği istihbaratını aldıkları güzergâhta pusuya yattı. Gün boyu aracın geçmesini bekleyen şüpheliler, istihbaratın doğru olmadığını düşünerek gitti. Adamların ayrılmasından sonra Çakıcı, 6 Haziran gece yarısı Kırıkkale'ye nakledildi. Kaçırma planları tutmayan Çakıcı'nın adamlarından Y.E.U. ve Ö.T. Bolu'da bir kişiyi silahla yaraladıktan sonra Ankara'ya geçti. Çakıcı'nın adamlarının Ankara'ya geçtiklerinin tespit edilmesi üzerine polis, takip başlattı. Çukurambar'daki kafede bir araya gelen D.A., A.G., Ö.T., Y.Ç. ve Y.E.U. gözaltına alındı. Güvenlik kameralarına da yansıyan operasyonda, şüphelilerin polisleri karşılarında görünce silahları çekmeye çalıştığı ancak silahlarını kullanmaya fırsat bulamadan etkisiz hale getirildikleri görüldü. Ppolis ekipleri, Çakıcı'nın diğer adamları E.K., G.B., A.Ç. ve V.K. ise Çankaya'da kaldıkları otelde ve Kızılay'da araçla seyir halindeyken yakaladı.
Hürriyet
 

10 Haziran 2017 Cumartesi

10.06.2017 Genel Gündem



10.06.2017

GÜNDEM

3 Günde Tahliye 
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın sürdürdüğü FETÖ soruşturması kapsamında Ekrem Yeter, 4 Haziran'da gözaltına alındı. Yeter, 5 Haziran'da da Ankara 1. Sulh Ceza Hâkimliği'nin verdiği kararla 'Silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Yeter'in avukatı Yakup Erikel, 7 Haziran'da tutuklama kararına itiraz etti. Ankara 2. Sulh Ceza Hâkimliği, 8 Haziran'da Yeter'in tahliyesine karar verdi. Hâkim Ali Keleş kararında, mevcut delil durumu, şüphelinin sabit ikametgâh sahibi oluşu ve tutuklama tedbirinden beklenen faydanın adil kontrol tedbir ile sağlanacağı gerekçesiyle, Yeter'in 'derhal serbest bırakılmasına' hükmetti. Yeter'in yurtdışına çıkışı yasaklandı, her pazar karakola giderek imza atmasına karar verildi. Yeter, 8 Haziran gece yarısı kaldığı Sincan Cezaevi'nden tahliye edildi. Dosyada, 'Lagos' isimli gizli tanığın, Yeter'in Konya'da görev yaptığı dönemde "FETÖ'nün mahrem imamların abisi" olduğu yönünde ifadesi bulunuyor. AK Parti kurucusu ve eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, damadının tahliye edilmesine ilişkin Twitter'dan açıklamalarda bulundu: "Ben, Bülent Arınç olarak; damadım, kızım ya da oğlum fark etmez, FETÖ ile kriminal ilişkiye girmiş her ferdin, gözünün yaşına bakılmaksızın yargılanmasını ve ceza almasını savunuyorum. Ancak şundan da eminim ki, Ekrem Yeter asla FETÖ üyesi olmamış, devletinin ve vatanının yanında yer almıştır. Ekrem Yeter, damadım olduğu için değil, hukukun gereği olarak serbest bırakılmıştır. Ekrem Yeter'in, 17-25 Aralık öncesi cemaatle, binlerce insan gibi sempati düzeyinde yakınlığı olduğu sır değildir. Ülkemize, milletimize ve İslam ülkelerine yardım etmek için yaptığı gönüllü sosyal faaliyetlerinin bir kısmı, adı geçen cemaatin yasal, legal sivil toplum kuruluşlarıyla kesişmiştir."
Hürriyet

9 Haziran 2017 Cuma

09.06.2017 Genel Gündem

09.06.2017

GÜNDEM

'Türk Askeri Bölge İçin Geliyor' 
Öncelıklı hedef Doha'daki üsse Türk Jandarması'nın konuşlanıp Katar jandarmasını eğitmesi olsa da, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Kara, Deniz ve Hava birlikleri de üsse konuşlanacak. Üsse gidecek Türk savaş uçakları ile Türk savaş gemilerinin sayısı, üste yapılacak ön inceleme ardından hazırlanacak rapor doğrultusundaki değerlendirmelerle belli olacak. Önümüzdeki günlerde bir öncü heyetin Katar'a giderek halen 90 civarında olan Türk askerinin geçici olarak konuşlandığı üste ayrıntılı bir inceleme yapması bekleniyor. Çalışma sonrası Türk askeri, belirli aralıklarla Katar'a gönderilecek. Yetkililer şu aşamada ilk etapta en erken 2 ay içinde 200-250 askerin gönderilmesinin planlandığını ancak bu süre ve sayının gelişmelere göre değişme opsiyonu olduğunu söylediler. Türkiye ile Katar arasında daha önceden Türk askerinin Katar'a üslenmesi konusunda anlaşmaya varılmış olmasına rağmen anlaşmaların bir türlü Meclis'in gündemine gelmemesinin, Katar'ın 'resmen' bir üs yeri göstermemesinden kaynaklandığı öğrenildi. Hafta başında başlayan krizden sonra Katar'la yapılan temaslarda Doha yönetiminin 'geçici' olan yeri 'kalıcı' konuma dönüştürdüğü, hükümetin de bunun üzerine anlaşmayı Meclis'in gündemine aldığı kaydedildi.
Hürriyet

8 Haziran 2017 Perşembe

08.06.2017 Genel Gündem



08.06.2017 Perşembe
GÜNDEM

İki Asker Şehit 
Van'ın Başkale ilçesine 30 kilometre uzaklıktaki kırsal alanda dün sabah askerlerle PKK'lı teröristler arasında çatışma çıktı. Çatışmada Uzman Çavuş Sabri Eryeler (24) ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan Eryeler, kurtarılamayarak şehit oldu. Şehit Sabri Eryeler'in Ordu'nun Kumru ilçesinde yaşayan ailesine haber verildi. Ev kadını anne Emine ile çiftçi baba Muammer Eryeler, acı haberle yıkıldı. Bekar olan şehit Sabri Eryeler'in 2.5 yıldır uzman çavuş olarak Van'da görev yaptığı belirtildi. Mardin'in Dargeçit ilçesinde sokağa çıkma yasağı ilan edilen bölgede çıkan çatışmada da 1 asker şehit oldu. Tunceli'nin Pülümür ilçesinde 2 asker, Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde de korucu Refik Babat (34) teröristlerin yerleştirdiği bombaların patlamasıyla yaralandı
Hürriyet

7 Haziran 2017 Çarşamba

07.06.2017 Genel Gündem



07.06.2017 Çarşamba
GÜNDEM

1 Şehit 6 Yaralı 
Hakkâri'nin Çukurca ilçesinde PKK'lı teröristlerce düzenlenen roketatarlı saldırıda 1 asker şehit oldu, 6 asker yaralandı. Hakkari-Çukurca karayolunda seyir halindeki askeri araca terör örgütü PKK üyelerince roketatarlı saldırı gerçekleştirildi. Saldırıda Sıhhiye Uzman Çavuş Nejat Yaman şehit oldu, 6 asker yaralandı. Yaralı askerler, Hakkari Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alındı. Bölgede teröristlere yönelik hava destekli operasyon başlatıldı. Şehidin acı haberi memleketi Samsun'daki baba ocağına ulaşırken, Yaman'ın cenazesinin bugün Tekeköy ilçesindeki Selyeri Mahallesi Mezarlığı'nda toprağa verileceği belirtildi.
Milliyet

6 Haziran 2017 Salı

06.06.2017 Genel Gündem



06.06.2017

GÜNDEM

Yurda Dön İlanı
'Yurda dön' çağrısı Resmi Gazete'nin dünkü sayısında İçişleri Bakanlığı ilanı olarak yayımlandı. İlanda, "Üç ay içerisinde Türkiye'ye dönerek ilgili mercilere müracaat etmedikleri takdirde Türk vatandaşlıklarının kaybettirileceği ilanen tebliğ olunur" denildi. Bu ifade üç ayın sonunda vatandaşlığın kaybedileceği yorumlarına neden olunca İçişleri Bakanlığı açıklama yaptı. Açıklamada ilanın yanlış değerlendirildiği vurgulanarak şöyle denildi: "Resmi Gazete'de yer alan ilan, 680 Sayılı KHK düzenlemesi gereğince; savcılıklar tarafından bakanlığımıza gönderilen, hakkında kovuşturma ve soruşturma yürütülen ve yabancı ülkede bulunması nedeniyle kendisine ulaşılamayan vatandaşlara 'Yurda Dön' çağrısıdır. Bu çağrıya uymayıp yurda dönmeyenler hakkında, vatandaşlıktan çıkarma tasarrufu Bakanlar Kurulu'na aittir." İçişleri Bakanlığı'ndan edinilen bilgiye göre, 130 kişiden 11 PKK, DHKPC, MLKP gibi örgütlere üyelik; 119'unun hakkında ise FETÖ'ye üyelik iddiasıyla kovuşturma ve soruşturma bulunuyor. Bu kişiler arasında FETÖ elebaşı Fetullah Gülen ile FETÖ'nün 'emniyet imamı' olduğu ileri sürülen ve kamuoyunda 'Kozanlı Ömer' olarak bilinen Osman Hilmi Özdil de bulunuyor. AK Parti Niğde Merkez İlçe Başkanı Latif Güngör, Avrasya Amerikalılar Turkuaz Konseyi Başkanı Kemal Öksüz de listenin diğer dikkat çeken isimleri. Listede HDP milletvekilleri Faysal Sarıyıldız ve Tuğba Hezer Öztürk, eski HDP milletvekili Özdal Üçer de yer alıyor.
Hürriyet

5 Haziran 2017 Pazartesi

05.06.2017 Genel Gündem



05.06.2017

GÜNDEM

İncirlik Satrancı 
Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel bugün Türkiye'ye geliyor. İkili ilişkilerdeki sorunlar ve çözüm yollarının ele alınacağı ziyaret, mayıs ayında "İncirlik" meselesi dolayısıyla gerilen ilişkilerde güven bunalımını aşmak için fırsat niteliği taşıyor. İki ülke arasında yaşanan son gerilim, mayıs ayının ortalarında Türkiye'nin, Alman milletvekillerinin İncirlik Üssü'ndeki Alman birliğini ziyaret etme taleplerini "bu süreçte uygun bulmaması"yla yaşandı. Türk hükümetinden konuya ilişkin yapılan açıklamalarda, Almanya'da PKK terör örgütüne açıkça destek olan kişilerin üssü ziyaret etme talebinin kabul edilemez olduğunun altı çizildi. Alman Meclisi, buna karşılık, geçen hafta yaptığı oylamada Alman askerlerinin İncirlik'ten çekilmesine ilişkin muhalefet partileri tarafından verilen önergeyi Dışişleri Komisyonu'na sevk etti. Konu, 24-25 Mayıs'ta Brüksel'de NATO Zirvesi'ndeki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan-Almanya Başbakanı Angela Merkel görüşmesinde de gündeme geldi. Erdoğan, Merkel'e Türkiye'nin egemenlik kuralları çerçevesinde hareket edilmesi durumunda ziyarette sorun olmadığını söyledi. Gabriel, Rusya ziyaretinde yaptığı açıklamada, Türkiye ile ilişkilerin yeniden normalleşmesi için olanak aradıklarını belirterek milletvekillerinin İncirlik Üssü'nde konuşlandırılmış Alman askerlerini ziyaret talebi başta olmak üzere sıkıntılı konulara değineceklerini ifade etti. Gabriel, ziyaretinde İncirlik'in yanı sıra Türkiye'de tutuklu bulunan Die Welt muhabiri Deniz Yücel konusunu da gündeme getirecek.
Milliyet

4 Haziran 2017 Pazar

04.06.2017 Genel Gündem



04.06.2017

GÜNDEM

Kaçakçılara Büyük Darbe 
Bölücü terör örgütü PKK'nın önemli finansal kaynaklarından olan kaçakçılıkla mücadeleye yönelik operasyonlarda 36 bin 500 paket kaçak sigara ve 372 kilogram nargile tütünü ele geçirildi. Türk Silahlı Kuvvetleri'nden yapılan açıklamaya göre, 34'üncü Hudut Tugay Komutanlığı'nca Hakkari'nin Şemdinli ilçesi Mirgesav Dağı'nda yapılan gözetleme faaliyeti sonucu hareket halindeki 3 kamyona yapılan müdahalede, 36 bin 500 paket kaçak sigara ve 372 kilogram nargile tütünü ele geçirildi. Yine aynı bölgedeki gözetleme sırasında Öküz Deresi mevkisinde tespit edilen bir kamyonun gizli bölmesinde çok miktarda kaçak sigara bulundu. Hakkâri'nin Yüksekova ilçesinin güneyinde hududa yakın bölgedeki dağların 3 bin 400 metreye ulaşan yükseltilerinde ağır iklim koşulları ve arazi şartlarına rağmen operasyonlar sürüyor. Bu kapsamda başarılı hava hücum harekatıyla, İkiyaka Dağları'nın kuzeydoğusundaki Domuztepe kırsalına Yüksekova Jandarma Özel Harekât komandoları iniş yaparak bölgeye yerleşti. 5 el yapımı patlayıcı imha edildi.
Milliyet

11.06.2017 Genel Gündem



11.06.2017

GÜNDEM

Çakıcı'yı kaçıracaklardı 
Edirne'de cezaevinde bulunan organize suç örgütü elebaşı Alaattin Çakıcı, sağlık sorunları nedeniyle 15 Temmuz 2016 tarihinde Bolu F Tipi Cezaevi'ne nakledildi. Burada kaldığı süre boyunca sağlık sorunları nedeniyle sürekli hastaneye kaldırılan Çakıcı, Mart 2017 tarihinde İzzet Baysal Devlet Hastanesi Köroğlu Ünitesi'nde bağırsak fıtığı operasyonu geçirdi. Tedavisi tamamlanan Çakıcı'nın, Bolu F Tipi Cezaevi'nden Kırıkkale'nin Keskin ilçesindeki F Tipi Cezaevi'ne nakledilmesine karar verildi. Emniyet birimlerinden edinilen bilgiye göre, İstanbul ve Kocaeli'nden Çakıcı'yı kaçırmak için harekete geçen 9 adamı, 6 Haziran'da 4 lüks araçla Bolu'ya geldi. Şüpheliler, Bolu-Ankara arasında cezaevi nakil aracının geçeceği istihbaratını aldıkları güzergâhta pusuya yattı. Gün boyu aracın geçmesini bekleyen şüpheliler, istihbaratın doğru olmadığını düşünerek gitti. Adamların ayrılmasından sonra Çakıcı, 6 Haziran gece yarısı Kırıkkale'ye nakledildi. Kaçırma planları tutmayan Çakıcı'nın adamlarından Y.E.U. ve Ö.T. Bolu'da bir kişiyi silahla yaraladıktan sonra Ankara'ya geçti. Çakıcı'nın adamlarının Ankara'ya geçtiklerinin tespit edilmesi üzerine polis, takip başlattı. Çukurambar'daki kafede bir araya gelen D.A., A.G., Ö.T., Y.Ç. ve Y.E.U. gözaltına alındı. Güvenlik kameralarına da yansıyan operasyonda, şüphelilerin polisleri karşılarında görünce silahları çekmeye çalıştığı ancak silahlarını kullanmaya fırsat bulamadan etkisiz hale getirildikleri görüldü. Ppolis ekipleri, Çakıcı'nın diğer adamları E.K., G.B., A.Ç. ve V.K. ise Çankaya'da kaldıkları otelde ve Kızılay'da araçla seyir halindeyken yakaladı.
Hürriyet
 

3 Haziran 2017 Cumartesi

03.06.2017 Genel Gündem



03.06.2017

GÜNDEM

Darbe ihbarında terzi de varmış 
Karargâh davasının 10'uncu duruşmasında, darbe toplantılarına katılıp görevlendirme yaptığı iddia edilen ve suç tarihinde Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ın başdanışmanı olan Albay Orhan Yıkılgan savunma yaptı. Hulusi Akar'ın Genelkurmay Başkanı olunca kendisini başdanışman olarak yanına aldığını belirten Yıkılgan, "FETÖ'cü, darbeci değilim. Ama olayların içinde bulundum. FETÖ'cü olmadığıma referansım ise Hulusi Akar'dır" dedi. Kasım 2015 ve Şubat 2016'da çok ciddi olduğunu düşündüğü iki darbe ihbarının geldiğini anlatan Yıkılgan şu iddiaları dile getirdi: "Kasım 2015'te bir rapor geldi. 15 Temmuz benzeri bir darbe girişiminin olabileceği gibi rapordu. Bununla ilgili çalışmalar yapıldı. İkinci Başkan Yaşar Güler çeşitli çalışmalar yaptırdı. Böyle bir ihtimal var mı, yok mu? En sonunda 'böyle bir çapta böyle bir şey olamaz' diye bir karar verildi. Müteakiben Şubat 2016'da, ciddi olduğu için komutana arz ettiğim bir konu oldu. 4 üs komutanı, yani dört havacı generalle, bir karacı generalin darbe hazırlığı içinde olduğuna ilişkin raporun, MİT Müsteşarlığı tarafından Başbakanlığa sunulduğu O zamanki Başbakan Davutoğlu. Bunun ciddi iddialar içerdiği yönünde bir bilgi aldım, Özel Kuvvetler'den bir albaydan. Sonra komutan bilmeyebilir bunu diye, MİT Müsteşarı'yla görüşmeden önce bilmiyorsa bu konuyu görüşsünler diye ben bunu kendisine arz ettim. Her ay bununla ilgili olarak ulusal ve uluslararası basında çıkanları komutana arz ettim. Cumhurbaşkanına giderken bu notları da yanında götürüyordu." "Darbe hazırlığındaki generallerin kim olduğu" sorusuna Yıkılgan, "İsimlerini bilmiyorum. Biriyle ilgili benim konuştuğum kişi, Semih Terzi olabileceğini düşündüğünü söyledi. Bu konuyu Genelkurmay Başkanı'na verdiğim nota yazmadım. Çünkü şüphe vardı. MİT'te zaten bu isimler var" iddiasında bulundu. Terzi, 15 Temmuz'da Silopi'den, Ankara'daki Özel Kuvvetler Komutanlığı komutasını almaya gelen darbeci general olarak biliniyor. Terzi'yi, şehit Astsubay Ömer Halisdemir vurmuştu.
Hürriyet

2 Haziran 2017 Cuma

02.06.2017 Genel Gündem



02.06.2017

GÜNDEM

15 Temmuz'da Güçlü Bir Duruş Sergiledi 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde dün akşam muhtarla birlikte iftar yaptı. Şırnak'taki helikopter kazasında şehit düşen Tümgeneral Aydoğan Aydın'ın yazdığı "Hanke'ye ağıt" şiirini okuyan Erdoğan şunları söyledi: "Şırnak Şenova'da helikopter kazasında şehit olan Tümgeneral Aydın'ı Kayseri Komanda Tugay Komutanı olduğu dönemde gerçekleşen 15 Temmuz darbe girişimine kadar sergilediği o güçlü duruşla da hatırlıyoruz. 15 Temmuz'da da güçlü bir duruşu olmuştu. Bir hafta önce Kato Dağı'nda İçişleri Bakanımız Sayın Soylu ile beraber orada kendisiyle telefonla görüşmüştüm. Orada ' Cumhurbaşkanım bizim bu mücadelemiz sadece burası için değil buralarda zafere ulaştığımızda İstanbul'da zafere ulaşmış olacağız, Ankara'da da yurdumuzun dört bir yanında' demişti. İşte bu kahramanlarla yürüyoruz. Hiç merak etme." Erdoğan, terörle mücadele konusunda Avrupa'ya ve ABD'ye sert eleştiriler ve uyarılarda bulundu. Teröre destek veren batı ülkeleri olduğunu belirten Erdoğan, "Bu örgütler yularlarını ellerinde tutan güçlerle deşifre olmuşlardır. Açık konuşuyorum eğer kendilerine verilen dış destek olmasa Türkiye, bölücü terör örgütünü de diğer terör örgütlerini de bu yıl sonuna kalmadan eylem yapamaz hale getirecek imkana, kabiliyete ve kararlılığa sahiptir. Elbette o destekler bir gün kesilecektir" dedi. Terör örgütü mensuplarının Türkiye'ye iade edilmemesini de eleştiren Erdoğan, şunları kaydetti: "Bu aramızdaki itimatı sarsar ve nitekim de sarsıyor. Kusura bakmayın bundan sonra herşey karşılıklı. Sizin yargınız mı var bizim de yargımız var. Hepimiz de biliyoruz ki terörle ilgili hususlar yargıdan önce siyasetin konusudur. Buradan tüm dünyaya çağrıda bulunuyorum. Terör örgütleriyle ilgili siyasetinizi, tavrınızı, tutumunuzu ey dünya lütfen gözden geçiriniz. İşinize gelen terör örgütlerine arka çıkar silah ve para başta olmak üzere her türlü desteği verirseniz namlunun ucu size döndüğünde sesinizi duyacak kimseyi bulamazsınız bunu da böyle biliniz. Tüm dünyaya çok geç olmadan bu konuda ortak bir anlayış birliğine varılmasını teklif ediyoruz" dedi.
Milliyet