1 Haziran 2017 Perşembe

01.06.2017 Genel Gündem



01.06.2017

GÜNDEM

Yüreğimiz Yandı: 13 Şehit
Şırnak'ın Uludere ilçesine bağlı Şenoba beldesinde, Cougar tipi bir askeri helikopter dün saat 20.55'te kalkıştan kısa süre sonra düştü. Helikopterde yıllarca girilemeyen bölge olarak bilinen Kato Dağı operasyonunu yöneten 23. Sınır Tümen Komutanı Tümgeneral Aydoğan Aydın ile birlikte 13 asker şehit oldu. Askeri heyetin, Şenoba bölgesindeki üs bölgelerini denetledikten sonra Şırnak'a dönüş için havalandıktan kısa süre sonra kazanın meydana geldiği öğrenildi. Genelkurmay Başkanlığı, helikopterin yüksek gerilim hattına takılarak düştüğünü bildirdi. Genelkurmay Başkanlığı, Şenoba bölgesinde askeri helikopterin düşmesinin ardından saat 22.30 sıralarında yazılı açıklama yaptı. Genelkurmay Başkanlığı'nın internet sitesinden yapılan açıklamada, "31 Mayıs 2017 Çarşamba günü, Şırnak/Şenoba Tugay Komutanlığı'ndan kalkış yapan ve içinde 13 personelimizin bulunduğu AS 532 COUGAR tipi bir helikopter, kalkışından kısa bir süre sonra, ilk alınan bilgilere göre, yüksek gerilim hatlarına takılması sonucunda saat 20.55 sularında kaza kırıma uğramıştır. Olayla ilgili inceleme devam etmektedir. Söz konusu elim kaza neticesinde; helikopterde bulunan kahraman silah arkadaşlarımızın şehit olduğu bilgisi alınmıştır. Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu elim olayda şehit olan kahraman silah arkadaşlarımıza Allah'tan rahmet, değerli ailelerine, yakınlarına, Türk Silahlı Kuvvetleri ile Yüce Türk Milletine başsağlığı ve sabır diliyoruz. Kamuoyuna saygı ile duyurulur" denildi. Kazada 23. Sınır Tümen Komutanı Tümgeneral Aydoğan Aydın ile Albay Oğuzhan Küçükdemir, Albay Gökhan Peker, Yarbay Songül Yakut, Binbaşı Koray Onay, Yüzbaşı İlker Acar, Yüzbaşı Nuri Şener, Pilot Yüzbaşı Serhat Sığınak, Pilot Üsteğmen Aldülmüttalip Kesikbaş, Başçavuş Mehmet Erdoğan, Teknik Başçavuş Fevzi Kıral, Uzman Çavuş Zeki Koç ve Piyade Uzman Çavuş Hakan İncekal'ın bulunduğu belirtildi. Şırnak Valiliği'nden yapılan açıklamada da "İlimiz Uludere ilçesi Şenoba beldesinden kalkan Cougar tipi helikopterimiz kalktıktan 3 dakika sonra yüksek gerilim hattına takılması sonucu düşmüştür. Olay yerine kurtarma ekiplerimiz intikal etmiştir" denildi. Bazı güvenlik uzmanları, PKK'nın elinde ABD tarafından verilen roketler bulunduğu için helikopterin son zamanlarda alçak uçuş yaptığını iddia etti. UMKE, AFAD ve sağlık ekiplerinin helikopterin enkazına ulaştığı, çıkarılan 10 şehit cenazesinin ise ambulanslarla Şırnak Devlet Hastanesi'ne getirildiği ifade edildi. 3 askerin ise cenazelerinin getirilmesi için çalışmaların sürdüğü kaydedildi. Şehit cenazelerinin yapılacak otopsinin ardından bugün düzenlenecek tören ile memleketlerine uğurlanacağı belirtildi.
Milliyet


Putin'e Mesaj Trump'a Tepki 
Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) mayıs ayı olağan toplantısı, dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başkanlığındaki toplantı, yaklaşık 4.5 saat sürdü. Yayınlanan 5 maddelik bildiride, şunlar kaydedildi: FETÖ/PDY, PKK/PYD-YPG ve DEAŞ terör örgütleri başta olmak üzere, ülkemizin millî güvenliğine yönelik her türlü tehdide karşı hukuk çerçevesinde alınan tedbirler ile terörün sonlandırılması için yurt içinde ve yurt dışında kararlılıkla sürdürülen mücadele, kapsamlı şekilde görüşülmüştür. Sınır güvenliğinin tahkimi konusunda yapılan çalışmalar ile entegre sınır fiziki güvenlik sistemi hakkında kurula bilgi arz edilmiştir. Terörle mücadele konusunda önemli tecrübeye sahip Türkiye ile stratejik işbirliği tesis edilmesinin tüm dünyanın yararına olacağı kaydedilmiştir. Suriye ve Irak'taki son gelişmeler, terörle mücadele dâhil, siyasi ve askerî boyutlarıyla çok yönlü olarak değerlendirilmiştir. Türkiye'nin Suriye ihtilafına siyasi çözüm bulmak için, ülke genelindeki ateşkesi tahkim etmek ve güven artırıcı önlemler geliştirmek üzere, Rusya Federasyonu ve İran'la birlikte tesis etmeye çalıştığı çatışmasızlık bölgelerinin, insani ve siyasi açıdan bölge barışına katkı sağlayacağı değerlendirilmiştir. Türkiye'nin beklentisi gözardı edilerek, Suriye demokratik güçleri kisvesi altında faaliyet gösteren PKK/PYD-YPG terör örgütüne uygulanan destek politikasının dostluk ve müttefiklikle bağdaşmayacağı vurgulanmıştır. Türkiye'nin, Avrupa Birliği ile ilişkilerinin, tam üyelik hedefi doğrultusunda; vize muafiyeti, fasıllar konusunda çıkartılan engellerin kaldırılması ve sığınmacılara yapılacak yardımlarla ilgili taahhütlerin yerine getirilmesi çerçevesinde geliştirilmesinin desteklendiği ifade edilmiştir.
Milliyet
 
Hakim: Bu Yargılamalar Şehitlerimiz Sayesinde 
FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi sırasında İstanbul'da yaşanan eylemleri planladığı ve "Yurtta Sulh Konseyi" üyesi oldukları iddiasıyla bir numaralı sanığı Fetullah Gülen olan, 6'sı general, 17'si subay olmak üzere 24 sanığın yargılandığı davada eski 3. Kolordu Komutanı Korgeneral Erdal Öztürk'ün çapraz sorgusu tamamlandı. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri'de yapılan duruşmada, darbecilerin atama listesinde 1. Ordu Komutanı görünen Erdal Öztürk, "Ben izindeyken onlar toplantı yapıp benim ismimi kullanarak istismarda bulunmuşlar" dedi. Başsavcıvekili Fatih Karakuş, "Atama listelerini oluşturanların FETÖ'cü olduklarını söylüyorsunuz ancak bunların kim olduklarını söylemiyorsunuz. Kim bu isimler?" diye sordu. Öztürk de, "Bildiklerim basına yansıyanlar kadardır. Uzay Şahin'i biliyorum" şeklinde yanıt verdi. Bunun üzerine araya giren Başsavcıvekili Karakuş, "Ankara'daki davalarda da aynı şeyi yapıyorlar, suçu firari ve kaçak olanların üzerine atıyorsunuz. Buradaki sanıklar arasında bildiğiniz kimse yok mu?" diye tepki gösterdi. Öztürk de "Sanıklardan Muzaffer Düzenli'den de şikayetçiyim" dedi. Mağdur yakınları ve gazilerin de izlediği 2. duruşma başlarken Mahkeme Başkanı Cem Karaca kısa bir açıklama yaptı. Karaca şunları söyledi: "15 Temmuz basit bir durum değil, dış güçler eliyle ülkemize açıkça işgal girişimiydi. Bu girişim başta aziz şehitlerimiz ve gaziler olmak üzere üniformasına leke sürmemiş TSK'nın ve emniyetin kahraman evlatlarını tarafından püskürtülmüştür. Eğer burada yargılama yapabiliyorsak gerektiğinde vücudunu tankın paletlerine siper edebilmiş cesur şehitlerimizin sayesinde olmuştur. Aziz Türk milleti adına yargılama yapan mahkemenin görevi, suçu ve suçsuzu ayırıp suçluları gerekli şekilde cezalandırmaktadır. Yargılamanın ilk aşaması da savunmadır. Savunma alınırken yargılama faaliyetleri sırasında dışarıdan yapılacak müdahalelere engel olmak mahkememizin sorumluluğudur."
Vatan
 
EKONOMİ 
Euro: Euro 3,9692-3,9739
Sterlin: 4,5454-4,5504
Gram Altın: 145,9855-144,1348
Dönüşüme 75 Milyar 
ÇEVRE ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, önceki gün Bakanlar Kurulu'na sunduğu Deprem Eylem Planı'nı anlattı. Özhaseki, özellikle İstanbul için büyük önem taşıyan yeni planında, üç önemli düzenleme yapacaklarını anlattı. Özhaseki, bakanlığın bu konuda doğrudan sahaya ineceğini ve faizsiz kredi ile hem kişileri, hem de belediyeleri dönüşüm için destekleyeceğini söyledi. Özhaseki, ilk yıl için 15 milyar, 5 yılda da 75 milyar liralık kaynağı oluşturup, bu amaçla kullanacaklarını belirtti. Bakanlık sadece İstanbul'la ilgilenmek için ayrı bir birim kuracak. Son günlerde yaşanan depremlerle yeniden gündeme gelen ve İstanbul'da olası bir deprem riskinin tartışıldığı dönemde, Bakan Özhaseki, Bakanlar Kurulu'na bazı yenilikler içeren Deprem Eylem Planını anlattı. Uzun brifingde, belediyeler aracılığıyla yürütülen kentsel dönüşümdeki suistimaller de dile getirildi. Belediyelerin kentsel dönüşümü amacı dışında kullandığına dair saptamalar yapıldı. Özhaseki, yeni eylem planlarını, TBMM'deki sohbetinde şöyle anlattı: "Bu ülkenin topraklarının yüzde 60'ı deprem hattında. Bunun için neler yapmak lazım diye bir kez daha baktık. Kesinlikle, kentsel dönüşüme hız vermek lazım. 3 başlıkta bir plan hazırladık. Bina bazlı plan: Vatandaşa vereceğimiz teşviklerle herkesin kendi binasını ölçtürüp, yenilemesini sağlayacağımız bir sistem. 3-5 kişi biraraya gelip, bunu yapacaklar. Alan bazlı plan: Bunu belediyeler yapacak, ama yine teşviki biz vereceğiz. Buradaki sıkıntı, belediyelerin finansman bulmasıydı. Şimdi biz, belediyelere uzun vadeli sıfır faizli kredi vereceğiz. Yani 2 yıl ödemesiz, sonra 3 yılda geri ödenecek. Bakanlık ortak olacak : Bakanlık resmen bu işe girecek, sahaya inecek, elini taşın altına koyacak."
Hürriyet
 
İşçi Yatırımda Uzman Değilse Kaybedebilir 
Kıdem tazminatı tartışmalarının en kritik noktasını, işçi adına işveren tarafından fona yatırılacak kesinti oranı oluşturuyor. Fona yatırılan parayı yönetmek ise bireysel emeklilik fonundaki gibi işçinin sorumluluğunda. İşçinin fonda biriken parayı enflasyon karşısında korumak, mümkünse üzerine reel getiri elde edebilmek için piyasaları yakından takip etmesi ya da bunu profesyonellere bırakması gerekecek. Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, mevcut bireysel emeklilik sistemini kastederek, kıdem tazminatı için yeni bir kurumsal yapının ihdas edilmeyeceğini ifade etti. Yeni sistem hayata geçtiğinde işveren, seçeceği bir bireysel emeklilik şirketinde işçi adına kıdem tazminatı için hesap açtıracak. Buraya her ay para yatıracak. Bireysel emeklilik şirketleri müşterilerinin birikimlerini TL ve döviz bazında kamu borçlanması, esnek, likit, hisse senedi, standart ve kıymetli maden olmak üzere 7 çeşit fonda veya bunların türevlerinde işletiyorlar. Profesyonel kişiler tarafından yönetilmelerine rağmen bu fonlardan bazıları kimi yıllar ciddi zarar ettirebiliyor. Türkiye'de 2013'te yüzde 7.40, 2014'te yüzde 8.17, 2015'te de yüzde 8.81 oranında enflasyon yaşandı. İşçilerin kıdem tazminatı için yatırılan paralarını çoğaltabilmeleri için enflasyon oranının üzerinde getiri elde etmeleri gerekiyor. Oysa 2013 yılındaki 5 çeşit emeklilik fonundan 4'ü reel anlamda zarar ettirdi, 1'i ise sadece yüzde 0.65'lik artışla enflasyonla başa baş getiri sağladı. Hisse senedine dayalı fonların 2013'teki reel zararı yüzde 17'yi aştı. 2014 yılında altın fonları zarar ettirirken, likit fonlar sadece enflasyon karşısında değerini korudu. Hisse senedi fonları yüzde 18'e yakın kazanç getirdi. 2015 yılında ise tersi oldu. Hisse senedi fonları yüzde 20'ye varan oranlarda reel zarar ettirdi. 2015 yılında sadece dövize endeksli kamu borçlanma araçlarına yatırım yapan fonlar reel anlamda kazandırdı. İşçilerin, kıdem tazminatı fonu sistemine geçildiğinde paralarının kuşa dönmemesi için çok büyük çaba harcamaları gerekecek.
Haber Türk
 
297 Bin İzinsiz Sms'e Ceza Yağdı 
Elektronik ticari SMS'lerle ilgili sınırlayıcı düzenlemenin çıktığı Temmuz 2015'ten beri şikayet sayısı yüzbinleri aştı. "İzin ve onay almadan ilan ve reklam SMS'leri ile eposta" göndermeye devam eden firmalara Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, ceza yağdırdı. Bakanlık verilerine göre; 2017'nin ilk 5 ayında 296 bin 711 şikayet başvurusu yapıldı. Bunların 272 bin 299'unu SMS, 18 bin 453'ünü sesli arama, 5 bin 959'unu e-posta iletileri oluşturdu. "İstenmeyen iletilere" bugüne kadar 9 milyon 290 bin 194 TL idari para cezası kesildi. En yüksek idari para cezasını 6.3 milyon lira ile İstanbul Ticaret İl Müdürlüğü kesti. Gümrük ve Ticaret Bakanı Bakan Bülent Tüfenkci, "Zaman zaman bu iletiler can sıkıcı bir boyuta da ulaşabiliyor. Oysaki tüketicilerin onayı olmadan hiçbir firma bu iletileri gönderemez. Onay alınmadan gönderilen her bir ticari elektronik ileti için de ciddi meblağlarda idari para cezası uyguluyoruz" dedi. Meclis'te Milliyet'in, "2017'nin ilk 5 ayında SMS'lere kesilen ceza tutarlarına" ilişkin sorusu üzerine Tüfenkci, şu açıklamalarda bulundu: 2017'nin ilk 5 ayında toplam 783 bin 819 TL idari para cezası uygulanmıştır. 296 bin 711 adet şikayet başvurusunun 272 bin 299'unu SMS, 18 bin 453'ünü sesli arama, 5 bin 959'unu e-posta iletileri oluşturmaktadır. Şu ana kadar 9 milyon 290 bin 194 TL idari para cezası kesilmiştir. En yüksek idari para cezasını 6 milyon 366 bin 003 TL ile İstanbul Ticaret İl Müdürlüğü kesmiştir. İstanbul Ticaret İl Müdürlüğü'nü 958 bin 799 TL ile İzmir, 566 bin 598 TL ile Ankara, 368 bin 585 TL ile Kayseri Ticaret İl Müdürlüğü takip etmiştir. Bakanlığımız internet sitesi üzerinden veya e-Devlet'ten ulaşılabilecek Ticari Elektronik İleti Şikayet Sistemi ile tüketicilerimiz, şikayetlerini iletebiliyor. Ticaret il müdürlüklerine de dilekçe ile başvuru yapılabiliyor. Başvuruyu değerlendirmeye alıyoruz ve sürece ilişkin olarak da tüketicilerimizi bilgilendiriyoruz. Onay alınmadan gönderilen her bir ticari elektronik ileti için de ciddi meblağlarda idari para cezası uyguluyoruz. Ancak tüketicilerimizin şikayetlerini, ticari elektronik iletinin gönderildiği tarihten itibaren en geç 3 ay içinde yapması gerekiyor. Her bir ileti için bin 95 liradan 16 bin 443 liraya kadar idari para cezası uygulanabiliyor. Bu ceza, bir defada birden fazla gönderilen iletiler için 60 bin 293 liraya kadar çıkabiliyor.
Milliyet
 
Putin'den Müjde: Ambargo Bitti 
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türkiye'ye ekonomik kısıtlamaların bir kısmını kaldırdı. Türk şirketlerinin Rusya'da iş yapmasına ve Türk işçi çalıştırmasına olanak sağlayan karar uyarınca diplomatik personele vize kaldırıldı. Düzenleme ile özellikle müteahhitlik sektörünün olumlu etkilenmesi bekleniyor. İhracatçılar da son gelişmelerden umutlu. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, "2017'nin ilk 4 ayında, Rusya'ya ihracatımızın yüzde 36, Rusya'dan ithalatımızın ise yüzde 15 artış yaşadığını görüyoruz. Bundan sonraki süreçte de müteahhitlerimiz tam gaz Rusya pazarında projeler üstlenmeye devam edecekler" dedi. Kremlin'den yapılan açıklamaya göre Putin, Türk şirketlerinin Rusya topraklarında iş yapmasına ve Türk vatandaşlarının Rusya'da istihdam edilmesine ilişkin kısıtlamaları kaldırdı. Putin, vizesiz olarak Rusya'ya seyahat edebilecek Türk vatandaşlarının kapsamını da genişletti. Karara göre, Türk uçak mürettebatı, Rusya'ya kısa süreli iş seyahati için giriş yapacak hizmet pasaportu sahibi Türk vatandaşları, Rusya'daki Türk diplomatik temsilciliklerine atanan Türk vatandaşları ve aileleri vizesiz olarak Rusya'ya giriş yapabilecek. Putin, Rusya Dışişleri Bakanlığı'na, Ankara ve Moskova arasındaki 12 Mayıs 2010 tarihli vizelerin kaldırılmasına ilişkin anlaşmanın kısmen yeniden uygulamaya koyulduğunu Türk makamlarına tebliğ etme talimatı verdi. Kararnamenin resmi olarak yayınlandığı tarihten itibaren yürürlüğe gireceği de belirtildi. Kararla Rusya'da Türk şirketleri adına büyük projelere başlanması ve Türkiye'den daha fazla işçiye istihdam sağlanması için yol açıldı.
Milliyet
 
Tanap'ta Vana 2018'de Açılıyor 
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Azerbaycan doğalgazını Avrupa'ya taşıyacak Güney Gaz Koridoru projesinde çalışmaların plana uygun gittiğini belirterek, "Şahdeniz 2 projesinin yüzde 93'ü, Güney Kafkas Boru Hattı'nın yüzde 85'i, Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı'nın (TANAP) yüzde 72'si tamamlanmış durumda. Gelecek yıl TANAP'ın faaliyete başlamasını bekliyoruz" diye konuştu. Bakü'de düzenlenen 24. Hazar Petrol ve Doğalgaz Fuarı'nda konuşan Aliyev, Azerbaycan doğalgazını Avrupa'ya ulaştıracak Güney Gaz Koridoru'nun ilk ayağı olan Şahdeniz projesinin önemine değindi. Aliyev, şöyle konuştu: "Şahdeniz projesi olmadan bölgesel iş birliğini düşünemeyiz. Şahdeniz projesi, enerji güvenliği konusunu çözen bir proje. Günümüzde enerji güvenliği, ulusal güvenlikle eş değer. Her şey enerji güvenliğine bağlı. Doğalgaz en ucuz ve ekolojik enerji kaynağı. Gelişmiş ülkelerin ekonomisi enerji kaynaklarıyla doğrudan bağlantılı. Azerbaycan'ın onaylanmış 2.6 trilyon metreküp doğalgaz rezervi var. Kendi enerji güvenliğimizi tam temin ederek, dost ve ortak ülkelerin enerji güvenliğinin çözümünde de rol alıyoruz." Gerçekleştirdikleri enerji projelerinin bölgede güvenlik, istikrar ve kalkınma sağladığını vurgulayan Aliyev, "Dünya çapında bir proje olan Güney Gaz Koridoru'nun inşası başarıyla devam ettiriliyor. 40 milyar dolarlık bir proje. Şahdeniz 2 projesinin yüzde 93'ü, Güney Kafkas Boru Hattı'nın yüzde 85'i, TANAP'ın yüzde 72'si tamamlanmış durumda. Gelecek yıl TANAP'ın faaliyete başlamasını bekliyoruz. Trans-Adriyatik Doğalgaz Boru Hattı Projesi'nin (TAP) yüzde 42'si tamamlandı. Güney Gaz Koridoru'nda işler plana uygun devam ediyor" şeklinde konuştu.
Vatan
 
İhracatı Erteleyip Demiri İçeri Verdik 
İnşaat sektörü temsilcilerinin son dönemde piyasada istedikleri miktarda ürün bulamamaktan ve fiyat artışlarından şikayet etmeleri üzerine hükümet inşaat demirinde gümrük vergisini indirmek için düzenleme hazırlıyor. Ancak çelik üreticileri piyasada arz sıkıntısının kalmadığını ve vergi indiriminin iç piyasaya zarar vereceğini savunuyor. Üreticiler, gümrük vergisi yerine demirdeki yüzde 18 KDV'nin indirilmesini talep ediyor. Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD) Başkanı Fuat Tosyalı, yüksek fiyat ve tedarik sıkıntısı gerekçesiyle hükümetin bazı düzenlemeler üzerinde çalıştığı inşaat demiri piyasasında şu anda bir arz sorunu bulunmadığını söyledi. Tosyalı, ithalatı artırmak için gümrük vergisinde gündeme gelen olası bir indirimin zaten kapasite ve üretim fazlası bulunan yurt içi üreticilere zarar vereceğini belirtti. Tosyalı, hammadde ithalatı ve kur ile doğrudan bağlantılı olan demir fiyatlarının aşağı gelmesi için yapılması gerekenin yüzde 18'lik KDV'nin aşağı çekilmesi olduğunu ifade etti. Fuat Tosyalı, arzda bir sıkıntı olmadığını belirterek, şu değerlendirmeyi yaptı: "İnşaat sektöründeki oyuncuların plansız hareket etmesinden kaynaklanan geçici bir durum yaşandı. Referandum öncesi inşaatçılar taleplerini ertelediler, hepsi ne olur ne olmaz diye öteleyip beklediler. Referandum sonrasında talebe birden yüklenme oldu. İnşaatçılar 'yarın şu kadar mal istiyorum' diye sipariş geçiyor. Çelik sektörü stokla çalışan bir sektör değil. '10 gün sonra veririm' dediğimizde hemen yarın istiyor. Bu nedenle sektörde bir sorun varmış gibi suni bir gündem yaratıldı." TÇÜD verilerine göre, Nisan'daki referandum öncesinde yılın ilk 3 ayında, ağırlıklı bir şekilde inşaat sektörü tarafından tüketilen uzun ürün üretimi yüzde 9.8 azalışla 6 milyon ton olurken, tüketim yüzde 21.1 düşüşle 3.36 milyon tona geriledi. Referandum sonrası ani talep artışıyla birlikte yaşanan kısa dönemli sıkışıklığın aşıldığını ve şu anda taleplerin normal şekilde karşılandığını belirten Tosyalı, "Son bir haftadır talepler günlük olarak karşılanıyor. Piyasa rahatlasın diye ben Tosçelik olarak 15 gündür piyasaya 50 bin ton verdim. Diğer üreticiler de ihracatlarını ötelediler. Zaten ramazan sebebiyle talep de durdu. Herhangi bir sıkıntı yok" diye konuştu.
Vatan
 
DÜNYA 
Kabil'de Bombalı Saldırı 
Afganistan'ın başkenti Kabil'de diplomatik temsilciliklerin de bulunduğu Vezir Ekber Han bölgesinde düzenlenen bombalı saldırıda en az 80 kişinin yaşamını yitirdiği bildirildi. Sağlık Bakanlığı Basın Danışmanı Vahidullah Macruh, saldırıda 350 kişinin de yaralandığını belirtti. Ölü sayısının artmasından endişe edildiği de haber veriliyor. İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Nacib Daniş, saldırının bölgedeki bir su tankerine yerleştirilen bombayla düzenlendiğini kaydetti. Başkentin her yerinden hissedilen patlamada, Türkiye Büyükelçiliği de dahil olmak üzere, Vezir Ekber Han'daki binaların çoğu ağır hasar gördü, yaklaşık 30 araç yandı. Polis, patlama yerini güvenlik çemberine alırken, bölgeye giden yollar trafiğe kapatıldı. 3 metre yüksekliğinde duvarlarla çevrili bölgenin başkentin en güvenli alanı olduğu biliniyor. Büyükelçilik binası bölgede yer alan Almanya Dışişleri Bakanlığı da, saldırıda büyükelçilik çalışanlarından bazılarının yaralandığını, bir Afgan güvenlik görevlisinin de yaşamını yitirdiğini açıkladı. Fransa'nın AB Bakanı Marielle de Sarnez ise, Alman büyükelçilik binasının yanı sıra Fransız elçilik binasının da hasar gördüğünü söyledi. Hindistan, elçiliktekilerin güvende olduğunu belirtirken Japonya Büyükelçiliği iki görevlinin küçük yaralar aldığını kaydetti. Çin Büyükelçiliği de binalarının zarar gördüğünü belirtti. İngiliz yayın kuruluşu BBC, saldırıda bir şoförün hayatını kaybettiğini, 4 gazetecinin ise yaralandığını duyurdu. Rus haber ajansı Sputnik'e göre, saldırıyı terör örgütü DAEŞ üstlendi. Taliban ise, sivilleri hedef alan saldırıyı kınayarak, saldırının kendileri tarafından düzenlendiğine yönelik iddiaları yalanladı.
Milliyet
 
Abd'den Ypg'ye İlk 'Resmi' Silahlar! 
Terör Örgütü PKK'nın Suriye kolu YPG'ye daha önce zırhlı araç, anti tank füzesi, bomba atar ve silah gönderen ABD, ilk kez DEAŞ'a yönelik Rakka operasyonu için silah gönderdiğini açıkladı. Önceki gece ABD Savunma Bakanlığı yetkilileri, Türkiye'nin tepkisine rağmen ana omurgasını YPG'nin oluşturduğu Demokratik Suriye Güçleri (DSG) içerisindeki Kürt unsurlara silah sevkiyatının 24 saat önce başlatıldığını duyurdu. Amerika'nın Sesi'ne konuşan Pentagon sözcüsü Eric Pahon, ABD Başkanı Trump'ın onayının ardından YPG'lilere küçük silah, mühimmat ve araç sevkiyatı yapıldığı belirtti. Pentagon sözcüsü Pahon, verilen silahlar arasında AK-47 tipi tüfek ve küçük çaplı makineli tüfeklerin de bulunduğunu söyledi. ABD'nin DEAŞ'la Mücadele Özel Temsilcisi Brett Mcgurk de önceki gün yaptığı açıklamada Rakka operasyonunun kısa sürede başlayacağını belirterek "DSG ile birlikte çalışıyoruz" dedi. Askeri malzemeleri götüren TIR'ların Irak Bölgesel Kürt Yönetimi'ne (IKBY) ait plakalar taşıması dikkat çekti. Konvoyda askeri iş makinesi taşıyan bir nakliye şirketine ulaşan VATAN'a şirket yetkilisi detay vermeden malzemenin Erbil'de yüklendiğini doğruladı. İddiaya göre ABD'nin Ortadoğu ve çevresindeki askeri üslerinden toparladığı askeri malzeme önce Erbil Havaalanı'na indirildi. Burada TIR'lara yüklenen askeri araçlar, silahlar, mühimmatlar ile yaşam malzemeleri IKBY denetimindeki Semelka Sınır Kapısı'ndan geçerek Suriye'ye girdi. Kamışlı'da görüntülenen konvoyun daha sonra ABD'nin DEAŞ'tan ele geçirdiği ve Rakka Operasyonu için ana askeri üs olarak kullandığı Tabka'ya gittiği öğrenildi.
Vatan
 
Başbakan Sağır Oldu 
Bruksel'de düzenlenen koşuda Prenses Astrid'in ateşlediği çıkış tabancasına fazla yakın duran Belçika Başbakanı Charles Michel'in kulakları zarar gördü. Michel koşudan bir gün sonra çınlayan kulakları yüzünden sağlık kontrolünden geçmek zorunda kaldı. Michel'in sözcüsü Baren Leyts, Başbakan'ın hafta boyunca tedavi görmeye devam edeceğini söyledi.
Vatan
POLİTİKA
Üç Kriterli Yenileme 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Ak Parti Genel Başkanlığı görevini yeniden üstlenmesinin ardından dile getirdiği, "partide metal yorgunluğu var" sözleri, dikkatleri yenileneceği açıklanan teşkilatlara çevirdi. Partinin, teşkilatlardaki yenilenme sürecinde üç temel kriteri ele alacağı ifade edildi. Referandum sonuçlarının seçimlerle karşılaştırması, bölgedeki kanaat önderleri ve milletvekillerinin değerlendirmeleri ile vatandaşların memnuniyetinin ölçüleceği anketlere göre teşkilatlar değiştirilecek. Erdoğan'ın, başkanlık ettiği ilk MKYK toplantısında partideki yeni yapılanmaya dair görüşler de ele alındı. Erdoğan, MYK'da geniş çaplı değişikliğe gitmezken teşkilatlarda ise kapsamlı bir değişiklik bekleniyor. Erdoğan'ın, "artık işimiz daha zor" ve "metal yorgunluğu görüyorum" sözlerinin arkasında çeşitli rapor ve görüşlerin olduğu, yeniden yapılanma için haziran ayı sonu başlayacak kongrelerle adım atılacağı kaydedildi. Parti kaynakları, Erdoğan'ın "metal yorgunluğu var" sözleriyle de dillendirdiği teşkilatlardaki yenilenme sürecinde üç temel kriteri ele alacağını ifade etti. 16 Nisan referandumunun yerel seçimler öncesi bir işaret olduğunu belirten parti kurmayları, yenilenme sürecinde ilk kriter olarak referandum sonuçlarının seçimlerle karşılaştırmasının yapılacağını belirtiyor. Bazı bölgelerde teşkilat çalışmalarından kaynaklı olarak referandumda beklenen seviyeye ulaşılamadığı yorumları da yapılıyor. İkinci kriter olarak, Ak Parti teşkilat ve yerel yönetimlerinin çalışmalarının o il, ilçe veya bölgedeki kanaat önderleri, eski ve yeni milletvekilleri ile partide görev yapmış kişilere danışılması ele alınacak. Bu görüşmelerde teşkilatların, "ev ziyaretleri", "üniversitelilerle buluşma", "mahalle, köy veya belde toplantıları" yapıp yapmadıkları sorulacak. Birçok mahallede sadece broşürlerin dağıtılıp, başka bir görüşme yapılmadığı yönünde de Ak Parti'ye gelen bazı şikayetler bulunuyor. Bu konuda özellikle kadın ve gençlik kollarının çalışmaları da değerlendirilecek. Üçüncü kriter olarak da bazı büyük ilçelerde ve illerde çalışmaları ölçen anketler yapılacak. Bu anketlerin bazılarının çalışmalarının başladığı, vatandaş memnuniyetlerine göre gelecek sonuçların diğer kriterler ile değerlendirilerek adımların atılacağı da ifade edildi.
Milliyet
'Geçici Ortaklık Olmaz' 
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye'ye resmi bir ziyarette bulunan Slovenya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Karl Erjavec'le görüştü. İki bakan, Resmi Konut'taki görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. ABD'nin, çoğunluğunu YPG'nin oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri'ne silah dağıtımına başladığı yönünde basında yer alan haberlere ilişkin görüşü sorulan Bakan Çavuşoğlu, şunları söyledi: "Suriye'de YPG'ye verilen ya da verilecek destek konusunda bizim tutumumuz, son derece nettir. Bir terör örgütüne verilen silah, sadece Türkiye'ye karşı değil; tüm insanlığa karşı kullanılabilir. Bir terör örgütüyle mücadelede, YPG gibi bir terör örgütüyle iş birliğinin mahsurlarını anlatageldik. Avrupa'da, son Brüksel görüşmelerimizde de gördük ki Avrupa ülkelerinin çoğunda da bu endişe var. Özellikle Suriye'nin geleceğiyle ilgili endişe var ve YPG'nin bugüne kadar gittiği yerlerde kendisinden farklı olan Kürtler dahil herkesi sürgüne gönderdiğini ve kendi ideolojisine uygun bir kanton oluşturmaya çalıştığını biliyoruz. Diğer taraftan Suriye'nin milli birliği ve beraberliğiyle toprak bütünlüğü bakımından da bu adımlar son derece tehlikelidir. Suriye'nin geleceğinde istikrarı arıyorsak bu yanlışlardan dönmemiz lazım. 'Geçici ortaklık' diye bir şey olmaz. Menbiç'te de bunu gördük ve geçmişteki hatalarımızdan ders almamız lazım."
Vatan
 
SPOR 

Spor Toto Basketbol Süper Ligi yarı final serisinin 2. maçında Fenerbahçe, Darüşşafaka Doğuş'u 95-81 yenmeyi başardı, durumu 2-0 yaptı. Fenerbahçe, kazandıkça havaya giriyor. 4'te 3 üçlük isabetiyle başladığı maçta ilk yarıyı 11'de 8 isabetle bitirmesinin altında da özgüven yatıyor. Vesely'nin yerine bu maçta kadroda olan Antic'in üçlükleriyle Fenerbahçe hücumlarının çeşitlenmesini sağlarken, aynı oyuncunun varlığı, savunmada sıkıntı yaratınca, potaya gitmekte zorlanmayan Daçka, 26 sayı bulduğu ilk çeyreği önde bitirdi. Dixon'ın 5. dakikada faulleri ikileyip yerini bıraktığı Berk'in de sakatlanarak kenara gelişi, Fenerbahçe'nin geriye düşme nedenlerindendi. Ancak 2. çeyreğin başında Obradovic, 5 kısalı bir beşe geçti. Daçka rakibinin bu düzenine ceza kesmeyi deneyebilirdi belki ama Blatt'in panik yaparak rakibe eşlik etmesi takımlarına pahalıya patladı, Fenerbahçe farkı 19 sayıya çıkarıp, devreyi de 58-44 galip tamamladı. Herkes maçın bittiğini düşünürken, Fenerbahçeli oyuncuların yüzdeleri bir anda dibe indi. Son çeyreğin başında Clyburn skoru 74-72'ye getirdi. Ancak Fenerbahçe de uyandı. Udoh'un devleştiği son bölümde ritmini bulan ev sahibi, Daçka karşısında rahat kazandı. Daçka'da görüntü yine hiç iyi değildi. Zaten oyuncular, kulübün geleceğiyle ilgili konuşmalar nedeniyle fişi çekmek üzere bu belli. Enerji bu kadar düşükken, sadece 2 dakika süre alıp, 6 sayı, 1 ribaunt, 1 top çalma ile oynayan Mehmet Yağmur gibi, savaşacak isimler de şans bulamayınca, kazanmayı isteyen takım bir kez daha sevindi.
Milliyet
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, Basketbol THY Avrupa Ligi'nde kazandıkları şampiyonluğun, Türk spor tarihinde kulüpler bazında elde edilen en büyük başarı olduğunu bildirdi. Yıldırım, sarı-lacivertli kulübün resmi yayın organı Fenerbahçe dergisinin haziran ayı sayısında yer alan yazısında, Avrupa Ligi'nde kazandıkları başarının farklı bir anlamı olduğunu belirtti. Fenerbahçe Kulübü'nün başkanlığını uzun yıllardır sürdürdüğünü aktaran Yıldırım, "Bu uzun süre içinde mücadele ettiğimiz 9 branştaki takımlarımızın, sporcularımızın birçok uluslararası başarısını, şampiyonluğunu, sevincini, mutluluğunu yaşadım. Buradan dürüstçe belirtmek isterim ki Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımımızın kazandığı Avrupa Ligi şampiyonluğunu, takımlarımız tarafından kazanılan uluslararası başarılar içinde ayrı bir yere koyuyorum" ifadelerini kullandı. Yıldırım, Avrupa Ligi'nde kazandıkları şampiyonluğun, uzun vadeli çalışmanın ürünü olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti: "Uzun vadeli planlama, sabır, çalışma ve emek harcanarak kazanılan bu kupa, spor dünyasının bu organizasyona verdiği değer göz önünde bulundurulduğunda, Türk spor tarihinde kulüpler bazında elde edilen en büyük başarıdır. Ne mutlu bize ki bu başarıyı Türkiye'ye armağan etmek Fenerbahçe'ye nasip olmuştur. Böylece Fenerbahçe, sportif başarıda çıtayı çok yükseklere taşımıştır. Türk spor tarihinde artık elde edilen bu başarıyı geçebilecek tek başarı kıstası, bir Türk kulübünün futbolda Şampiyonlar Ligi şampiyonluğunu kazanması olacaktır. Eminim bir gün Fenerbahçe, taraftarının da gücü ile onu da başaracaktır."
Milliyet
Galatasaray'da son haftaların formda ismi Sinan Gümüş'ün ayrılık kararı alması şok etkisi yarattı. Galatasaray Yönetimi ise alttan almadı, kendisi için 5 milyon euroluk bir bonservis bedeli belirledi. Takımda yedek kaldığı dönemde morali bozulan ve teknik direktör Tudor'un kendisini düşünmediğine inanan Sinan, bu sırada kafasına ayrığı yerleştirdi. Ancak Hırvat teknik adam, futbolcunun rahatsızlığını hissedip, ona şans vermeye başladı. Sinan Gümüş de üst üste şans bulduğu maçlarda üç gol, bir asist yaparak kalitesini ortaya koydu. Sportif direktör Cenk Ergün'ün, Sinan'ın menajeri Ersin Akan'la yaptığı görüşmede, "Sinan'ın kalmasını istiyoruz. Tudor ilk zamanlar şans vermiyordu ama şimdi oynuyor. Hoca da kalmasını arzu ediyor" dediği ve ücretinde iyileştirme yapılabileceğini de söylediği öğrenildi. Ancak Akan'ın, "Sorun Sinan'ın mukavelesine iyileştirme yapıp yapmamanız değil. Sinan, Avrupa'da top koşturmak istiyor. Portekiz ve İtalya'dan ilgilenen kulüpler var" yanıtını verdiği belirlendi. Ergün'ün bunun üzerine, "Sinan gitmek istiyorsa kendi bilir. Bizim de şartlarımız belli. 5 milyon euroluk teklif getirin, biz de kabul edelim. Sinan için biz Mehmet Ekici'yi almadık" restini çektiği belirlendi. Galatasaray'da böylece yaşanan Sinan Gümüş krizinde karşılıklı restler çekilmiş oldu.
Milliyet
Ziraat Türkiye Kupası Atiker Konyaspor'un oldu. Eskişehir'de muhteşem taraftarının desteğiyle yeşil- beyazlılar Medipol Başakşehir'i normal süresi ve uzatmaları golsüz biten maçta penaltılarla 4-1 geçerek mutlu sona ulaştı. Eskişehir'in yeni stadında oynanan kupa finali bir futbol müsabakası yerine adeta iki teknik adamın karşılıklı hamleleri ile satranca dönüştü. Oyun birkaç cılız deneme dışında kilitlendi. Başakşehir kimi zaman final paslarında hata yaptı, kimi zaman da Serkan Kırıntılı'yı geçemedi. Konyaspor ise takım savunmasını çok iyi yaparken Başakşehir'i kontrataklarla devirmek istedi. Aslında maç öncesi tahmin edilmeyecek bir durum değildi bu. Gerek Abdullah Avcı yönetimindeki Başakşehir gerek de Aykut Kocaman önderliğindeki Atiker Konyaspor bir teknik adam takımı olarak bilinir. Dün gece de her iki takımın oyuncuları bu düşünceyi bozacak bir macera aramadı. Düşünün koca finalde ilk tehlike diyebileceğimiz şut 40'ta atıldı. Visca'nın vuruşunda top kaleye yakın bir mesafeden dışarı gitti. İkinci devre başında Mahmut'un kafasında ise yine top dışardaydı. Konya 65'te Ömer Ali Şahiner ile gole yaklaşırken önce Volkan sonra direk buna izin vermedi. 80'de Adebayor'un kafasında ise Serkan başarılıydı. Maçın normal süresi golsüz bitti. 102'de Cengiz'in kafa vuruşunda Serkan soluna çok iyi uzandı. Maç penaltılara gitti ve hata yapmayan yeşil-beyazlılar 4-1'lik sonuçla mutlu sona ulaştı.
Milliyet
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme