2 Haziran 2017 Cuma

02.06.2017 Genel Gündem



02.06.2017

GÜNDEM

15 Temmuz'da Güçlü Bir Duruş Sergiledi 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde dün akşam muhtarla birlikte iftar yaptı. Şırnak'taki helikopter kazasında şehit düşen Tümgeneral Aydoğan Aydın'ın yazdığı "Hanke'ye ağıt" şiirini okuyan Erdoğan şunları söyledi: "Şırnak Şenova'da helikopter kazasında şehit olan Tümgeneral Aydın'ı Kayseri Komanda Tugay Komutanı olduğu dönemde gerçekleşen 15 Temmuz darbe girişimine kadar sergilediği o güçlü duruşla da hatırlıyoruz. 15 Temmuz'da da güçlü bir duruşu olmuştu. Bir hafta önce Kato Dağı'nda İçişleri Bakanımız Sayın Soylu ile beraber orada kendisiyle telefonla görüşmüştüm. Orada ' Cumhurbaşkanım bizim bu mücadelemiz sadece burası için değil buralarda zafere ulaştığımızda İstanbul'da zafere ulaşmış olacağız, Ankara'da da yurdumuzun dört bir yanında' demişti. İşte bu kahramanlarla yürüyoruz. Hiç merak etme." Erdoğan, terörle mücadele konusunda Avrupa'ya ve ABD'ye sert eleştiriler ve uyarılarda bulundu. Teröre destek veren batı ülkeleri olduğunu belirten Erdoğan, "Bu örgütler yularlarını ellerinde tutan güçlerle deşifre olmuşlardır. Açık konuşuyorum eğer kendilerine verilen dış destek olmasa Türkiye, bölücü terör örgütünü de diğer terör örgütlerini de bu yıl sonuna kalmadan eylem yapamaz hale getirecek imkana, kabiliyete ve kararlılığa sahiptir. Elbette o destekler bir gün kesilecektir" dedi. Terör örgütü mensuplarının Türkiye'ye iade edilmemesini de eleştiren Erdoğan, şunları kaydetti: "Bu aramızdaki itimatı sarsar ve nitekim de sarsıyor. Kusura bakmayın bundan sonra herşey karşılıklı. Sizin yargınız mı var bizim de yargımız var. Hepimiz de biliyoruz ki terörle ilgili hususlar yargıdan önce siyasetin konusudur. Buradan tüm dünyaya çağrıda bulunuyorum. Terör örgütleriyle ilgili siyasetinizi, tavrınızı, tutumunuzu ey dünya lütfen gözden geçiriniz. İşinize gelen terör örgütlerine arka çıkar silah ve para başta olmak üzere her türlü desteği verirseniz namlunun ucu size döndüğünde sesinizi duyacak kimseyi bulamazsınız bunu da böyle biliniz. Tüm dünyaya çok geç olmadan bu konuda ortak bir anlayış birliğine varılmasını teklif ediyoruz" dedi.
Milliyet


 
'Bu Darbeyi Kim Yaptı' O Da Bilmiyormuş 
Darbe girişimi sırasında Genelkurmay Karargahı'nda yaşanan eylemlere ilişkin, aralarında sözde Yurtta Sulh Konseyi üyelerinin de yer aldığı 221 kişinin yargılandığı davanın dokuzuncu celsesi, eski Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alay Komutanı Kurmay Albay Muhsin Kutsi Barış'ın savunmasıyla başladı. TRT'nin işgali için Muhafız Alayı'ndan asker göndermekle suçlanan Barış, TRT'ye terörist saldırısı olduğu gerekçesiyle asker gönderdiğini ileri sürdü. Barış, Yurtta Sulh Konseyi üyesi olduğu iddialarını reddetti. Muhafız alay komutanı olarak her dönem sivil asker pek çok kişi tarafından ziyaret edildiğini belirten Barış, 15 Temmuz darbe girişimi öncesinde kendisine yapılan ziyaretlerin darbe planlamasına ilişkin olduğu yönündeki iddiayı kabul etmedi. Hakim Dik'in sorularını yanıtlayan Barış, kendinden önceki alay komutanı Tanju Posor'u, izne çıkacağı için 15 Temmuz'da arayıp birlikteki silahını almasını istediğini anlattı. Başkan Dik'in, "Mesaj geldi, gördünüz. Siz de darbe teşebbüsü olduğunu söylüyorsunuz" demesi üzerine Barış, bunu söylemediğini, kendisinin darbeci olmadığını savundu. Barış, "Ben, muhakeme hatası yapan, şanssızlığı da bu olan bir albayım. Darbeci olmadığım gibi bu faaliyetin içinde kendi irademle yer almadım. Sakatlanan irade söz konusu" ifadelerini kullandı. Buna karşılık Başkan Dik, "Tehdit zoruyla mı silah zoruyla mı oldu?" diye sordu. Barış'ın, "Bu mesajı aldığımda olayın emir komuta zinciri içinde olduğunu düşünüyordum" sözleri üzerine Başkan Dik, "Emir komuta zinciri içinde olduğunda darbe olmuyor mu? Gelen mesajda, 'ülke yönetimine el koyuldu, hükümet feshedildi, meclis askıya alındı' yazıyor. Onu da okumuşsunuz" diye konuştu. Barış ise "O üçüncü mesajdı. Ona göre hareket ettim zaten. Terörist saldırıya karşı müdahale edin diyor" ifadelerini kullandı. Başkan Dik'in, "Müdahale TRT'de bildiri mi okutmak oluyor?" sorusu üzerine de Barış, TRT'ye saldırı olduğunun söylenmesi üzerine gidildiğini, mesajları resmi kanaldan aldığını söyledi. Başkan Dik'in, gelen mesajlarda Cemil Turhan ve Mehmet Partigöç'ün imzasının bulunduğunu hatırlatarak, bu kişilerin kendisine emir verme yetkisi bulunup bulunmadığını sormasına karşılık Barış, bu mesajlarla işlem yapmadığını, teyidini almaya çalıştığını kaydetti. Bunun üzerine Hakim, "Teyidi televizyonda 11'den itibaren bütün Türkiye duydu" dedi.
Vatan
 
EKONOMİ 
Euro: Euro 3,9584-3,9626
Sterlin: 4,5443-4,5505
Gram Altın: 143,2930-143,3622

Demirde Gümrük Vergisi İnecek, Kdv Aynı Kalacak 
İnşaat sektöründe son günlerde en önemli gündem maddelerinden biri demir krizi oldu. Müteahhitler fiyat artışından ve istedikleri tür ve miktarda ürün bulamamaktan yakınırken, sorun çözülmese 9 Haziran'da iş bırakacaklarını açıklamıştı. Demir üreticileri ise arzda bir sorun olmadığını, referandum sonrası birden artan talep nedeniyle kısa süreli bir sıkıntı yaşandığını söylemişti. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, "Dün Bakanlar Kurulu kararını imzaya sevk ettik. Bu hafta sonuna kadar çıkar. Gümrük vergisini aşağı çekeceğiz, KDV'ye zaten dokunmayız" dedi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) İnşaat Sektör Meclis Başkanı ve İnşaat Müteahhitler Konfederasyonu (İMKON) Genel Başkanı Tellioğlu, demirin tonunun 4 ayda 1600 liradan 2 bin 100- 2 bin 250 liraya geldiğini belirtti. Gümrük vergisindeki düşüşün olumlu bir adım olduğunu belirten Tellioğlu, "Gümrük vergisinin yüzde 40'dan 30'a düşmesi beklentisi var. Gümrük vergisi düşünce yurtdışında ucuz olan demirin Türkiye'ye gelmesi kolaylaşacak. Ucuz ürün gelincede iç piyasada yüksek fiyatla satış yapılmayacak" dedi. İstanbul İnşaatçılar Derneği (İNDER) Yönetim Kurulu Başkanı Nazmi Durbakayım, piyasada şu an yaşanan yüksek demir fiyatlarının gelecek bir ay içinde tekrar düşeceğini belirtti.
Hürriyet
 
Otomobille Uçuşa Geçti 
Ekonomiye en büyük desteklerden birini bu yıl ihracat verecek gibi görünüyor. Geçen yıl kasım ayından sürekli artış gösteren ihracat mayısta yüzde 15.8 yükseldi. Böylece mayısta 12 milyar 472 milyon dolarlık ihracat yapıldı. Yılın ilk 5 ayında ise ihracattaki artış yüzde 10'a ulaştı ve toplam 5 aylık ihracat 63.1 milyar doları buldu. 2016'da ihracat Türkiye'nin ekonomik büyümesini olumsuz etkilemiş ve yılı da düşüşle tamamlamıştı. 2017'de bu çark tersine döndü. Yine TİM verilerine göre 12 aylık ihracat ise 147 milyar dolara ulaştı. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, bu trendin sürmesi ile Türkiye ihracatının daha önce 152 milyar dolar olan yıllık ihracattaki tarihi zirvesini aşıp 153 milyar dolar olan Orta Vadeli Program hedefini bile aşabileceğine dikkat çekti. Mayısta ihracatın lideri 2.5 milyar dolar ile yine otomotiv sektörü oldu. Türkiye'de mayıs ihracatının yüzde 50'si ise Avrupa Birliği ülkelerine yapıldı. İhracat bu yükselişini mayısta 328 milyon, 5 ayda 2.8 milyar dolarlık Euro-dolar paritesinin olumsuz etkisine rağmen gerçekleştirdi. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, mayıs ayı ihracat verilerini İstanbul Tuzla'daki Arçelik Garage'da açıkladı. Büyükekşi, 'Atılım Yılı' ilan ettikleri 2017'nin başından beri istikrarlı bir artış elde ettiklerini belirterek, "İnşallah 2017 yılının birinci çeyreğinde net dış ticaret büyümeye pozitif katkı verecek. Beklentimiz 2 puan ve üstü olması" dedi. Büyükekşi'nin verdiği bilgiye göre, yüzde 28.7 artan otomotiv ihracatı mayısta 2 milyar 566 milyon dolara çıktı. Otomotivi 1 milyar 405 milyon dolarla hazır giyim ve konfeksiyon ile 1 milyar 323 milyon dolarla kimya sektörü takip etti. Mayısta 160 ülke/ bölgeye ihracatın artarken, 75 ülke/ bölgeye ihracat geriledi. Ancak, Türkiye'nin en fazla ihracat yaptığı ilk 5 ülkenin tamamında artış yaşandı. En sevindirici artış ise yüzde 73.4 ile Rusya'da yaşandı. Artışta bu ülkeye yapılan yaş meyve ve sebze ihracatının 5 katına çıkması etkili oldu. Böylelikle, mayıs ayı 2017 içerisinde Rusya'ya ihracatın en yüksek oranda artış gösterdiği ay oldu. Birleşik Arap Emirlikleri de dikkat çekmeye devam ediyor. BAE'ye kimya yani kurşunsuz benzin ve mücevher ihracatı son iki aydır büyük artış gösteriyor. Bu ülkeye ihracat mayısta 51.3 arttı. Mayısta AB'ye ihracat yüzde 16 arttı ve AB'nin ihracattaki payı 48.7'ye çıktı. Mayısta Kuzey Amerika'ya ihracat yüzde 24.2, Orta Doğu'ya yüzde 10.8, Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerine yüzde 18.8 ve Uzakdoğu'ya ise yüzde 34.7 arttı.
Hürriyet
 
Kobi Kredileri 470 Milyar Tl 
Bankaların KOBİ'lere kullandırdığı toplam nakdi kredi tutarı, nisan sonu itibarıyla yıllık bazda yüzde 17.6 artarak 467 milyar lirayı aştı. Nisan 2017 itibarıyla KOBİ kredileri bazında en fazla artış mikro ölçekli işletmelere verilen kredilerde yaşandı. Mikro ölçekli işletmelere kullandırılan kredi tutarı, nisan sonu itibarıyla bir yılda yüzde 19.7 artarak yaklaşık 125 milyar liraya yaklaştı. Söz konusu dönemde toplam krediler içinde en fazla payı ise yüzde 40.1 ile orta büyüklükteki işletmelere kullandırılan krediler aldı. Orta büyüklükteki işletmelere kullandırılan kredi tutarı, nisan sonu itibarıyla yıllık bazda yüzde 16.6 artarak 187.3 milyar liraya çıktı. Küçük işletmelere kullandırılan krediler de söz konusu dönemde yüzde 17.2 artarak 155 milyar lirayı aştı. Bankaların KOBİ'lere kullandırdığı toplam nakdi kredi tutarı, nisan sonu itibarıyla yıllık bazda yüzde 17.6 artarak 467 milyar 56 milyon liraya yükseldi. KOBİ'lere kullandırılan krediler, geçen yılın sonuna göre de yüzde 11.1 artış kaydetti. KOBİ'lerin nisan sonu itibarıyla takipteki kredi tutarı 23 milyar 508 milyon lira olurken, takipteki kredilerin toplam kredilere oranı da yüzde 5 seviyesinde gerçekleşti. BDDK verilerine göre, KOBİ nakdi kredisi kullanan müşteri sayısı 2017'nin nisan sonu itibarıyla yıllık bazda yüzde 10.4 artarak 3 milyon 93 bin 764'e çıktı.
Milliyet
 
Türk Lirası İle İhracat Rekoru 
Türk lirası (TL) ile ihracat, 2017'nin ilk 4 ayında 2016'nın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 127 artarak 2 milyar 158 milyon dolardan 4 milyar 889 milyon dolara yükseldi. 2017'nin ocak-nisan döneminde her ay rekor kıran TL ile ihracat, 4 ayın toplamında da rekora imza attı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçen yıl yaptığı TL'ye destek çağrısı, ihracatta da TL kullanımının artmasını sağladı. Bu yılın ilk 4 ayında gerçekleştirilen ihracat 51 milyar dolara yaklaşırken, ithalat 68.2 milyar dolar oldu. TL kullanımı, geçen yılın aynı dönemine göre ihracatta yüzde 126.6 artışla 2 milyar 158 milyon 397 bin dolardan 4 milyar 889 milyon 975 bin dolara yükseldi. Geçen yılın ocak-nisan döneminde yüzde 4.6 olan toplam ihracat içinde TL'nin payı, 2017'nin aynı döneminde yüzde 9.6'ya ulaştı. İthalatta TL kullanımı ise bu yılın ilk 4 ayında 2016'nın aynı dönemine göre yüzde 21.2 artarak 4 milyar 336 milyon 965 bin dolardan 5 milyar 256 milyon 673 bin dolara çıktı. Geçen yılın ilk 4 ayında toplam 62.9 milyar dolarlık ithalatın, yüzde 6.9'una denk gelen 4.33 milyar dolarlık bölümü TL ile gerçekleştirilirken, 2017'nin aynı döneminde yüzde 7.7'sine karşılık gelen 5.3 milyar dolarlık ithalat TL ile yapıldı. Söz konusu dönemde toplam dış ticaret içerisinde TL'nin payı yüzde 5.9'dan yüzde 8.5'e yükseldi.
Milliyet
 
Turqualıty'ye 5 Yıl Ayarı Geldi 
Ekonomi Bakanlığı'nın yurtdışına açılan firmaları desteklemek amacıyla yürürlüğe koyduğu Turquality Programı'nda destek kapsamı genişletildi. Firmalar, Turquality programı kapsamında açıldıkları her yeni pazar için verilen desteklerden 5 yıl süresince yararlanabilecek. Bundan sonra programdan ayrılan firmalar Ekonomi Bakanlığı'nın diğer tüm desteklerinden, programa dahil olanlar ise diğer bazı devlet desteklerinden faydalanabilecek. Para-Kredi ve Koordinasyon Kurulunun 'Türk Ürünlerinin Yurt Dışında Markalaşması, Türk Malı İmajının Yerleştirilmesi ve Turquality'nin Desteklenmesi Hakkında Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliği', Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Ekonomi Bakanlığından düzenlemeye ilişkin yapılan açıklamada, söz konusu düzenlemeyle hedef ülke bazlı destek yaklaşımına geçildiği ve yeni destek kalemlerinin eklendiği belirtildi. Açıklamada, her yeni ülke başına 5 yıl destek olarak nitelenebilecek yeni anlayışla firmaların pazar çeşitlendirmesine gitmelerinin hedeflendiği ifade edildi. Firmaların yeni ülkeye açıldıkları müddetçe anılan programda kalmaya ve desteklerden yararlanmaya devam edeceklerine işaret edilen açıklamada, Turquality programı desteklerinden biri olan yurt dışı fuar katılımlarında yeni ülke kriterinin aranmayacağı da bildirildi. Turquality programında yer alan markalardan biri olan Penti'nin Yönetim Kurulu Başkanı Sami Kariyo, yeni şartların bir ülkeye beş yıllık süre verdiğini ve ondan sonra yeni bir ülkeye desteği öngördüğünü belirterek, şu değerlendirmeyi yaptı: "Biz işadamları olarak her zaman daha fazlasını isteriz. Eskiden bu süre daha uzun olabiliyordu, öyle devam etseydi daha iyi olabilirdi. Ama her şeyiyle Turquality Türk markalarının yurtdışına açılımında en değerli enstrümanlardan. Çok yararlı bir program. Bir önemli değişim de her bir markaya bütçeden ayrılan payda da bir sınırlandırma olması. Bu da çok olumlu bir karar oldu. Böylece herhangi bir marka çok yüksek pay almayacak, herkese daha dengeli bir dağılım olacak. Bu şartlarda sorun esas olarak bürokrasi. Ama ben bunların önemli olmadığını düşünüyorum. Turquality'nin var olması marka ekonomisi ve markalı perakendeciler için çok değerli bir fırsat." Arzum Başkanı Murat Kolbaşı, yeni regülasyonlar geldiğini ancak kendilerinin on yıllık periyod içinde bulunduklarını aktararak, şunları söyledi: "On yılını dolduranlar yeni ülkelere odaklanacaklar. Değişiklikler öncesinde bizden de görüşler alındı o nedenle negatif bir durum yok. 26 markanın on yılı doldu. Onlar artık farklı ülkelere odaklanacak. Yaratılan sinerjinin doğru olduğunu düşünüyorum. Bir markanın dünya markası olması için on yıl yeterli değil. Onlara da destek sürmeli. Benim bir önerim olabilir. 180 marka arasında doğrudan tüketiciye gidenler ve gitmeyenler var. B2C ve B2B ayrımı yapılmalı. İhtiyaçlar farklı."
Milliyet
 
Kobi Kredileri % 18 Büyüdü: 467 Milyar Lira 
Bankaların KOBİ'lere kullandırdığı toplam nakdi kredi tutarı, Nisan sonu itibarıyla yıllık bazda yüzde 17.6 artarak 467 milyar lirayı aştı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, KOBİ kredileri bazında en fazla artış mikro ölçekli işletmelere verilen kredilerde yaşandı. Mikro ölçekli işletmelere kullandırılan kredi tutarı, Nisan'da yüzde 19.7 büyüyerek 125 milyar liraya yaklaştı. Söz konusu dönemde toplam krediler içinde en fazla payı yüzde 40.1 ile orta büyüklükteki işletmelere kullandırılan krediler aldı. Orta büyüklükteki işletmelere kullandırılan kredi tutarı, 187.3 milyar liraya çıktı. Küçük işletmelere kullandırılan krediler de söz konusu dönemde yüzde 17.2 artışla 155 milyar lirayı aştı. KOBİ'lerin takipteki kredi tutarı 23 milyar 508 milyon lira oldu.
Vatan
 
Dünya 
Trump'tan İklim Anlaşmasına Darbe 
ABD Başkanı Donald Trump, dün Beyaz Saray'da yaptığı açıklamada, Paris İklim Anlaşması'ndan çekileceklerini açıkladı. Trump, seçim kampanyasında, 2015 yılında Obama başkanlığı döneminde imzalanan anlaşmadan ABD'nin imzasını geri çekmeyi vadetmişti. ABD Başkanı Trump, "Amerika'yı ve Amerikan vatandaşlarını korumak için, ABD Paris İklim Anlaşması'ndan çekileceğiz" dedi. Ülke içinden ve uluslararası toplumdan gelen ABD'nin anlaşma içinde kalması yönündeki çağrıların aksine Trump, "ABD'yi cezalandıran bir anlaşmayı kabul etmeyeceğiz" şeklinde konuştu. ABD Başkanı Trump, sözlerine Manila'da 'terör saldırısı' olarak değerlendirilen gelişmeyi yakından takip ettiğini belirterek söze başladı. Paris İklim Anlaşması'nın, ABD'nin çıkarlarına zarar verdiğini söyleyen Trump, " Amerikalı şirketlere, çalışanlara ve vergi mükelleflerine daha adil şartlar sunan bir anlaşma için müzakerelere başlayacağız" dedi. Trump, "Paris Antlaşması, iklim değişikliği mücadeleyle değil, diğer ülkerin ABD'ye karşı ekonomik avantaj kazanmasıyla ilgili bir anlaşma" şeklinde konuştu. Avrupa Parlamentosu'nun eski Başkanı Martin Schulz, Trump'ın açıklamasıyla ilgili olarak, Twitter hesabından "İklim anlaşmasından çekildiğiniz gibi iklim değişikliğinden de çekilemezsiniz Sayın Trump. Gerçeklik sizin geçiştirdiğiniz başka bir siyasetçi değil" dedi. Almanya'da temaslarda bulunan Çin Başbakanı Li Keqiang, karar açıklanmadan önce, iklim değişikliğiyle mücadelenin 'küresel bir konsensus' olduğunu söyledi. Li, "Çin, adım adım 2030 hedeflerine ulaşmak için Paris Anlaşması'nda verdiği taahhütleri yerine getirmeye devam edecek. Tabii bunu diğerleriyle işbirliği içinde yapmayı umuyoruz" dedi. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hua Chunying ise "Diğer ülkelerin pozisyonları değişse bile sürdürülebilir kalkınma modeli uygulamaya devam edeceğiz" diyerek, "ABD'nin kararı ne olursa olsun iklim değişikliğinde Avrupa Birliği ile birlikte çalışmayı sürdüreceğiz" şeklinde konuşmuştu. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in sözcüsü Dmitri Peskov da anlaşmanın uygulamasının kilit önemdeki imzacı devletler olmadan etkili olmayacağını kaydetmişti.
Hürriyet
 
İdlib'in Yetimleri 
Onların tek suçu, kimyasalların da dahil olduğu her türlü silahın kullanıldığı bir cehennemde doğmaktı. Dünyaya merhaba dediklerinde gözleri ilk önce savaşı gördü, iç çatışmalarda babalarını, annelerini, kardeşlerini kaybettiler. İdlib'de yüzbinlerce kişi kurulan kamplarda barınıyor. Bunların en yürek burkanı ise Zem Zem yetimhanesi. İdlib'in kuzey kırsalındaki Der Hassan Köyü'nde Türk Kızılayı'nın kurduğu Zem Zem'de yaşları 3 ila 10 arasında değişen 197'si kız 284 çocuk barınıyor. Çocukların tüm ihtiyaçlarını Türk Kızılay'ı karşılıyor. Çocukların çoğu sivil halkın en büyük acıları çektiği, bombalar, mermiler kadar açlık ve ilaçsızlık yüzünden kayıplar verdiği Halep'ten geliyor. Bombardımanlarda, çatışmalarda evlerini, babalarını, annelerini kaybettiler. Kimsesiz, evsiz-barksız ortada kaldılar. Buradan alınarak İdlib'deki yetimhane kamplarına getirilen çocuklardan 2'si de 6 yaşındaki ikiz kızlar Beyen ve Nusayba Sido. Türkiye'nin öncülüğünde açılan insan koridoruyla Halep'teki çatışma bölgesinden kurtarılan ikizler, şimdi yetimhanede hayatta tutunuyorlar. Beyen ve Nusayba, "Evimizi, babamızı istiyoruz. Artık kimse ölmesin, savaş olmasın" diyorlar. Kampta kalan 3 yaşındaki Daniel ve 5 yaşınd aki İsak kardeşler de savaş mağdurlarında. Albino kardeşlerin babaları Şam'da Esad rejimine muhalefetten tutuklandı. Şam'dan göç eden ailelerle birlikte İdlib'e gelen kardeşler de kampa alındı. Onların da tek isteği kaybettikleri ailelerine kavuşabilmek. Adile Fozi 80 yaşında. 5 yaşındayken annesi ve babasıyla birlikte Kilis'ten Halep'e göç ettiğini anlatıyor. Bombardımanda evleri yıkılan Fozi, iki kızı, oğlu ve 13 torunuyla evsiz yurtsuz kaldı. Halep'teki son saldırılardan sonra göç etti. Türkiye sahip çıktı. Kızılay'ın kurduğu çadırkente yerleştirilen Fozi ve ailesi önce Türkiye'ye getirilmek istendi. Ancak Adile Fozi, "Benim çocuklarımın vatanı burası. Vatanı terketmem. Öleceksem burada öleceğim" diyor.
Hürriyet
 
Sınıftan 'Afgan' Direnişi 
Almanya'nın Bavyera Eyaleti'ne bağlı Nürnberg kentinde 20 yaşındaki Afgan bir öğrenci, polisler tarafından gözaltına alınmak üzere okuldan alınırken, sınıf arkadaşları duruma el koydu. Berlinler Platz adresinde bulunan meslek okulunda, imtihan sırasında sınıftan zorla çıkarılan Afgan genç, polis aracına bindirilmek üzereyken 50 öğrenci buna şiddetle karşı çıktı. Olay büyüyünce, genç için yaklaşık 300 kişi, polise karşı siper oldu. Daha sonra polis biber gazı ve coplarla müdahale etti, arbede yaşandı. 3 polisin yaralandığı olaylarda birkaç eylemci de gözaltına alındı. Polisten yapılan açıklamaya göre olayın ardından Afgan genç gönüllü bir şekilde gelen ekip aracına binerek teslim oldu. Öğrenciler olayların ardından hep birlikte, yabancılar dairesine doğru bir yürüyüş gerçekleştirerek olayı protesto ettiler. Polis tarafından Afganistanlı öğrencinin neden sınırdışı edilmek istendiğine dair bir açıklama yapılmazken Bavyera Mülteci Dairesi tarafından yapılan açıklamaya göre, Afgan genç 4 yıldır Almanya'da yaşıyor ve iyi seviyede Almanca konuşuyor.
Haber Türk
 
Abd'den 'İklim Anlaşması'na Veda! 
ABD Başkanı Donald Trump, beklenen kararını açıkladı ve ülkeyi, 2015 yılında büyük uğraşlar sonucunda imzalanan Paris İklim Anlaşması'ndan çekeceğini söyledi. ABD Başkanı Trump, Amerikan çıkarlarına daha uygun şartlar sunan bir anlaşma için yeniden müzakerelere başlayacaklarını da bildirdi. İtalya'daki G7 Zirvesi'nden sonra, Paris İklim Anlaşması'na ilişkin kararını sonradan bildireceğini belirten ABD Başkanı Trump, ülkesini bu anlaşmadan çekeceğini bildirdi. Bu amaçla Beyaz Saray'da bir açıklama yapan Trump, ABD'yi geri çekme kararını, Amerikan ekonomisini düşünerek verdiğini duyurdu. "Önce Amerika" prensibini koruduğunu ifade eden Trump, "Bugünden itibaren anlaşmaya uymaya son veriyoruz" dedi. ABD Başkanı, "Amerikalı şirketlere, çalışanlara ve vergi mükelleflerine daha adil şartlar sunan bir anlaşma için yeniden müzakerelere başlayacağız. Paris İklim Anlaşması'yla çok sayıda ABD'li işlerini kaybedecek, şirketler kapanacak, ülke trilyonlarca dolar zarara uğrayacaktı" diye konuştu. Anlaşmanın, ABD açısından "hiç de adil olmadığını", Çin ve Hindistan'ın, daha fazla serbesti içinde hareket edeceğini, buna karşılık Amerika ekonomisinin zarar göreceğini, işsizliğin artacağını savunan Trump, anlaşmadan çekilmelerinin, ülkenin petrol ve kömür endüstrisine yardımcı olacağını, işlerin korunacağını savundu. Trump, yeni kömür madenleri açılacağını, Batı Virginia ve Pensilvanya'da yıllardır atıl duran madenlerin yeniden çalıştırılması için planlamaya başladıklarını söylerken, "Kömür madencilerini çok seviyorum" dedi. Trump, kampanya döneminde iklim değişikliğinde insanların rolü olmadığını savunmuş, küresel ısınmayı "Çin'in bir oyunu" olarak niteleyerek, iklim anlaşmasından çıkacağını söylemişti. Fransa'nın başkenti Paris'te 12 Aralık 2015'teki 21. BM İklim Değişikliği Taraflar Konferansı'nda, üzerinde anlaşma sağlanan metin, konferansa katılan ülkelerin delegeleri tarafından onaylanmıştı. Anlaşmada, küresel sıcaklık artışının yüzyılın sonuna dek 2 derecenin altında tutulmasında uzlaşılmıştı. ABD Başkanı Trump'a, ABD'yi anlaşmada tutması için yapılan baskılar, son dakikaya kadar sürdü. Aralarında Trump'ın danışmanı olan ve Tesla şirketinin kurucusu Elon Musk'ın da bulunduğu ABD'li 10 dev firmanın CEO'su, Başkan'a ülkeyi Paris İklim Anlaşması'nda tutması için çağrıda bulunmuştu. Elon Musk, Trump'ın açıklaması sonrası Başkan'ın danışmanlığını bıraktığını açıkladı.
Milliyet
 
Yeni Rota İspanya 
İngiliz The Daily Telegraph gazetesi, Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasında geçen yıl yürürlüğe giren göçmen anlaşmasının başarıyla işlemesinin ardından, mültecilerin Avrupa'ya artık İspanya üzerinden geçmeye çalıştıklarını yazdı. Gazetenin Birleşmiş Milletler (BM) verilerinden derlediği habere göre, 2017 yılının ilk 4 ayında İspanya kıyılarına ulaşan mültecilerin sayısı üçe katlanarak 3 bin 300'e yükseldi. Geçen yılın aynı dönemde bu sayı bin 63 olmuştu. Aynı dönemde Türkiye'den Avrupa'ya Yunanistan üzerinden geçen mülteci sayısının ise 156 binden yaklaşık 7 bine gerilediğine dikkat çekildi. Gazete, Avrupa'ya deniz yoluyla geçenlerin yüzde 80'inin halen İtalya üzerinden kıtaya ulaştıklarını, ancak Fas'tan İspanya'ya geçişlerin giderek arttığını vurguladı.
Vatan
 
Almanya'dan İncirlik İçin B Planı 
Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, İncirlik krizine çözüm bulabilmek için Türkiye'yi ziyaret etmeye hazırlanıyor. Bakan Gabriel'e hükümet üyelerinin, milletvekillerinin ve bürokratların "Ankara'ya gitme" telkininde bulunduğu, Türkiye ile ilişkilere önem veren Gabriel'in ise Ankara ile iplerin kopmasını önlemek için son kez uzlaşmayı denemek istediği öğrenildi. DW Türkçe'nin edindiği bilgilere göre Gabriel İncirlik meselesinin gelecekte yeni tartışmalara yol açmayacak şekilde çözüme kavuşturulmasını istiyor. Alman yetkililer, Türkiye ile her anlaşmazlık yaşandığında İncirlik ziyaret taleplerinin reddedilmesinin Alman hükümetini iç politikada zor durumda bıraktığına işaret ediyorlar. Alman hükümeti milletvekilleri için iki ya da üç hafta önce bildirmek koşuluyla, genel bir ziyaret imkânı tanınmasını istiyor. Üst düzey bir Alman yetkili, Türk tarafının bugüne kadar farklı gerekçelerle Alman milletvekillerinin ziyaretine izin vermediğini belirtirken şunları dile getirdi: Önce Almanya'nın bazı Türk vatandaşlarının iltica taleplerini kabul etmesi öne sürüldü. Sonra savunma komisyonundaki Sol Parti milletvekillinin PKK'yı desteklediğini iddia ettiler. Ayrıca referandum sürecinde Türk bakanların Almanya'da konuşmasına izin verilmemesi konusu iletildi. İkili ilişkilerin farklı alanlarında yaşanan her gerilimde ziyaretlere izin verilmemesi durumu çıkmaza sokuyor. Bu nedenle tek seferlik ziyaret izni verilmesi çözüm olmayacaktır."
Vatan
POLİTİKA 
En Zor Ziyaret 
Başbakan Binali Yıldırım ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Şırnak'ta helikopterin düşmesi sonucu şehit olan 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanı Tümgeneral Aydoğan Aydın'ın ailesine taziye ziyaretinde bulundu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise yayımladığı mesajda kazayla ilgili "Her yönüyle soruşturulmalı" dedi. Başbakan Binali Yıldırım önceki akşam teravih namazından sonra eşi Semiha Yıldırım ile birlikte şehit Tümgeneral Aydoğan Aydın'ın ailesine taziye ziyaretinde bulundu. Yıldırım çifti, Aydın'ın eşi ve yakınlarına başsağlığı dileklerini iletti. Yıldırım, kaza sonrası taziye mesajında da "Helikopterde bulunan 13 askerimizin şehit olduğu haberini teessürle öğrenmiş bulunmaktayım. Bu elim olayda, şehit olan kahraman vatan evlatlarımıza Allah'tan rahmet niyaz ediyorum" dedi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu şehit Tümgeneral Aydoğan Aydın'ın Ankara'da yaşayan ailesini dün ziyaret ederek taziyelerini iletti. Genel Başkan Yardımcıları Aykut Erdoğdu ve Tekin Bingöl, Ankara İl Başkanı Adnan Keskin ve Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen de Kılıçdaroğlu'na eşlik etti. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal'la birlikte şehit Aydoğan Aydın'ın ailesini ziyaret ederek başsağlığı diledi.
Hürriyet
 
'Hayır Bloku' Mutabakatının Diri Tutulması İçin Görüş Birliği 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 16 Nisan referandumu sonrasında "Hayır bloku" bileşenleriyle yaptığı görüşmeleri, eski MHP'li Meral Akşener ile iftar buluşmasıyla sürdürdü. Kılıçdaroğlu'nun daveti üzerine gerçekleştirilen basına kapalı iftarda ilk olarak, karşılıklı her iki taraf da referandum öncesi yaptıkları çalışmalar nedeniyle birbirini tebrik etti. Vatandaşların fedakârca sandığa giderek oy kullandığı, bu nedenle farklı görüşlerden insanların demokrasiyi sahiplenmek için bir araya geldiği "Hayır" buluşmasının önemli olduğu ve bu diyaloğun sürdürülmesi gerektiği konusunda görüş birliğine varıldı. Edinilen bilgiye göre, görüşmede CHP Lideri, demokrasi, yargı bağımsızlığı, demokratik parlamenter sistemi içeren bir Anayasa konusunda ortak ilkelerin belirlenebileceğini ifade etti. Daha sonra her iki taraf "Hayır" blokunun demokratik parlamenter sistem üzerinde mutabakatının diri tutulması gerektiği konusunda da görüş birliğine vardı. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapılması planlanan 2019'a kadar beraberliğin korunması ve daha da büyütülmesi gerektiği vurgulandı. Toplantı sonunda Kılıçdaroğlu ve Akşener, kısa bir açıklama yaptı. Akşener davetten dolayı teşekkür ederken, Kılıçdaroğlu, "Biliyorsunuz, bir referandum süreci yaşadık. Bu sürecin sonunda 'Hayır'ın kazandığını çok iyi biliyoruz. Demokrasiye olan inancımızı, hepimiz çok iyi biliyorsunuz. Düşünce özgürlüğü, düşüncelerimizi açıkça ifade etmek, gazetecilerin hapiste olduğu bir Türkiye'yi kabul etmemek gibi bir düşüncemiz var. Hemen hemen her ortamda ifade ettik. Dolayısıyla sayın bakan ve arkadaşlarıyla 'Demokrasiyi nasıl güçlendiririz?' diye bir düşünce jimnastiği yaptık. Kendilerine teşekkür ediyoruz" dedi. Akşener ise "Dün bir helikopterimiz düştü. 13 şehidimiz var. 3 şehidimiz de ayrıca vardı, 16 şehidimiz var. Hepsine Cenab-ı Hak'tan rahmet diliyoruz. Milletimiz ve kederli ailelerine de başsağlığı diliyorum" diye konuştu. Terör olaylarından dolayı Türkiye'nin kan ağladığını belirten CHP Lideri ise "Türkiye kan ağlıyor. Yakınlarına başsağlığı dileklerimizi ilettik. Teröre karşı bütün siyasal partilerin açık ve net tavır alması gerektiğini defalarca ifade ettim. Terörden çok çektik, çok canlar yandı. Gazilerimiz var, şehitlerimiz var. İnşallah bu terör biter ve dolayısıyla Türkiye huzura kavuşmuş olur" ifadesini kullandı.
Haber Türk
Soru İşaretleri, Kuşkular Arttı 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Şırnak'taki helikopter kazasının en ufak ayrıntısına kadar incelenerek bütün yönleriyle aydınlatılmasının en acil tavsiyesi ve temennisi olduğunu bildirdi. Bahçeli, yazılı açıklamasında, Türk milletinin, felaketten felakete koştuğunu ve acı üstüne acı yaşadığını belirterek, ardı arkası kesilmeden alınan kara haberlerden dolayı milletin üzüntü içerisinde olduğunu vurguladı. Diyarbakır Lice kırsalındaki operasyonlarda 3 askerin şehit olmasından hemen sonra Şırnak'taki helikopter felaketinin ülkemizi baştan ayağa sarstığını ve milleti derinden yaraladığını belirten Bahçeli şunları kaydetti: "Şırnak'taki feci kaza kırımın en ufak ayrıntısına kadar incelenerek adli ve idari tahkikatla genişletilip bütün yönleriyle aydınlatılması en acil tavsiye ve temennimdir. Nitekim sık sık meydana gelen ve evlatlarımızın şehadetine neden olan helikopter kazaları milletimizin kafasında soru işaretlerine yol açmış, kuşkuları artmıştır. Bu itibarla her ihtimal hesaba katılarak, her iddia dikkate alınarak Şırnak Şenoba'dan Türkiye'nin üzerine düşen çığ kaldırılmalı, bundan sonra benzeri keder verici, milli vicdanları heder eden vakaların yaşanmasının önüne geçilmeli, önü de kesilmelidir." Terörle mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğine işaret eden Bahçeli, "Türkiye Cumhuriyeti'nin terörizmi yok edecek güçte, ihaneti yenecek inançta, milli güvenliğini temin ve takviye edecek kabiliyette olduğuna" dikkati çekti. Bahçeli, milli birlik ve dayanışma ruhuna samimiyetle destek verilmesi gerektiğini ifade ederek, "Milliyetçi Hareket Partisi terörizmle adı konmamış savaşa sonuna kadar destek vermeye, milletiyle, devletiyle yan yana durmaya devam edecektir. Bu duygu ve düşüncelerle aziz şehitlerimize Cenab-ı Allah'tan rahmet, ailelerine, silah arkadaşlarına, Türk milletine sabır ve başsağlığı niyaz ediyorum. Vatan sağ olsun, millet var olsun, hepimizin başı sağolsun" dedi.
Milliyet
SPOR 
Spor Toto Basketbol Süper Ligi yarı final serisi ikinci maçında Beşiktaş Sompo Japan, sahasında Anadolu Efes'i bir kez daha geçti, 74-72'lik skorla durumu 2-0'a getirdi. İlk maçtaki farklı yenilgi sonrası, Perasovic'in ilginç hamlesiyle başladı Efes maça. Hem normal sezonda, hem play-off'larda rakibine boyalı alan üstünlüğünü kaptırmış olmasına rağmen çözümü takımı kısaltmakta aradı, Dunston'ı kenarda tutup, iki 4 numarayla oyuna başladı. Brown, normal olarak Stimac'ın arkasında kalamayınca, 3 dakika faulleri ikiledi, kenara geldi. O dakikaya kadar sayısı olmayan Efes, Dunston girdikten sonra pas trafiğini daha sağlıklı hale getirdi, ilk çeyreği 18-17 önde bitirdi. 2. çeyreğin başında Efes 25-19 öne geçtikten sonra, Kartal madeni Heurtel'in savunmasındaki Thompson'la buldu. Savunmada da yine topa yapılan baskı ile Efes'in hata üzerine hata yapması Beşiktaş'ı devre sonunda 37-31 öne geçirdi. Efesli oyuncular devre arasında saha ortasında toplandı, kenetlendi. Bu aslında Efes'te bu sezon görmediğimiz şeylerdi. Ancak karşılarında, taraftar desteğini de almış ve daha fazla isteyen Beşiktaş vardı ve ev sahibi 3. çeyreği de 54-51 galip bitirdi. Son periyotta 63-53 geriye düştükten sonra ayağa kalkması, maçı kazanma noktasına getirmesi Efes için önemli bir artıydı . Cedi'nin bu dakikalardaki kararlılığı fark yarattı ve maçı bir kez daha ortaya getirdi. Son bir dakika içinde önce bu serinin parlayan ismi Sertaç, ardından 3 saniye kala çok zor pozisyonda Strawberry sahne alıp, takımlarını galibiyete taşıdı. Efes yaptığı 16 top kaybı, Heurtel'in 9'da 2 isabetle yine kayıpları oynamasıyla büyük bir fırsatı kaçırdı.
Milliyet
Galatasaray'da günün esprisi Sabri Sarıoğlu'ndan geldi. 31 Mayıs itibariyla Galatasaray ile sözleşmesi biten ancak dünkü antrenmana çıkan tecrübeli futbolcu, Florya'daki profesyonellere takılarak, "Sözleşmem bitti ama neden idmana çıkıyorum?" esprisini yaptı. Sabri antrenman sonrası tesislerden çıkarken gazetecilerle sohbet etti ve yaşadığı komik olayı anlattı. Tecrübeli futbolcu gazetecilerin "Peki maçta olacak mısın?" sorusuna, "Sezon bitmediği için kağıt üzerinde sözleşmenin bittiği tarih önemli değil. Hamza Hoca döneminde 4. yıldızı alırken de yine benzer bir durum olmuştu" yanıtını verdi. Sarı-kırmızılılarda 32 yaşındaki futbolcu takımda kalıp kalmayacağıyla ilgili olarak ise "Hayırlısı ne ise o olsun" dedi. Galatasaray'da Teknik Direktör Igor Tudor'un tecrübeli futbolcunun çalışma temposundan ve disiplininden memnun olduğu belirtiliyor. Hırvat teknik adamın yönetimden sağ bek transferi istemesine karşın Sabri'yi kadroda tutmayı düşündüğü öğrenildi. Tecrübeli futbolcu da kendisiyle yeni mukavele yapılmaması durumunda futbolu bırakmayı planladığını geçtiğimiz günlerde yakın çevresiyle paylaşmıştı.
Milliyet
Beşiktaş kaptanı Oğuzhan Ö z y a k u p , "Feda" sezonundan daha zor bir yılı geride bırakarak şampiyon olduklarını ifade etti. Siyah-beyazlı takıma 2012-13 sezonunda geldiğini hatırlatan yıldız futbolcu, "Kulübümüz zor durumdaydı. Genç oyuncularla başladığımız bir yoldu, ben de çok gençtim. Beş sene içinde doğru adımlarla çok doğru yerlere geldik. Belki 'Feda' sezonunun zorluklarının ödülünü şimdi iki şampiyonlukla aldık" dedi. Feda sezonunda takım olarak üzerlerinde baskı olmadığına vurgu yapan Oğuzhan, "Beklenti yoktu, kadromuz güçlü değildi. Geçen sezon şampiyon olduk, bu sene yine şampiyonluk beklendi. Daha zor bir sezon oldu. Çünkü baskı var. Camia şampiyonluk ve Avrupa'da başarı bekliyor. Bu yıl 'Feda' sezonundan daha zordu" diye konuştu. Bursaspor'u yendikleri maçtan sonra şampiyonluğa çok yaklaştıklarının altını çizen Oğuzhan, Fenerbahçe ile Vodafone Stadı'nda oynadıkları Ziraat Türkiye Kupası son 16 turu karşılaşmasında Robin van Persie ile yaşadığı gerilimle ilgili çarpıcı ifadeler kullandı. Siyah-beyazlı oyuncu, "Fenerbahçe'nin atmosferi germesi tamamen taktikti. Biz güzel futbol oynamaya çalışıyoruz. Fenerbahçe'nin gelişi ise, 'Maçı gerelim, tempoyu düşürelim, ağırdan davranalım' Beşiktaş'ı durduracak tek taktik bu. Derbiden sonra Van Persie ile hiç görüşmedim. Hep söylüyorum saygı duyulacak bir kariyere sahip. Belki geldiğinde her şey istediği gibi olmadığı için, belki biraz beklediğinden daha az saygı gösterildiğini hissetti. Türkiye'de herkes ona inanılmaz saygı gösteriyordu. Bazen sahada düşünmeden ani tepkiler verirsin. Bana göre onun yanlışı bu oldu" dedi. Robin van Persie'ye iğneli mesajlar gönderen Oğuzhan Özyakup sözlerine şöyle devam etti: "Ben 'Doğru yaptım, hatalı değilim' demedim. Benim yanlışım onun öyle davranmasına tepki vermemdi. Ben hiçbir şeyi başlatmadım, bunu herkes biliyor. Benim kızdığım ve üzüldüğüm nokta onun başlattığı bir şeyi benim tarafıma yıkmaya çalışmasıydı. Ben o yaşta olsam belki içten sevinirim. Aramızda gönül kırıklığı var tabi. Eskisi gibi olur mu, çok zor. Bunları düşünmedim. Belki onun yalnız kalmaya ihtiyacı vardır. O da zor dönemden geçti. Benim için ise o geldikten sonrası güzel geçti. O geldi iki kere şampiyon olduk."
Milliyet
Fenerbahçe yeni sezon öncesi kadrosunda revizyona giderken bir yandan da bütçe dengesini sağlamak zorunda kalacak. Zararını her sene kademeli olarak azaltması gereken sarı-lacivertliler maaş bütçesini de belli bir limitte tutmaya çalışıyor. UEFA ile yapılan finansal anlaşmaya uyan Fenerbahçe bu anlaşma çerçevesinde gelecek sezon da takip altında olacak. Geçtiğimiz günlerde UEFA Başkanı Ceferin ile buluşan yönetimin gündeminde birçok önemli konu vardı. Bunlardan biri de döviz kurunun artışıydı. Son bir yıl içinde bu artış sebebiyle sarı-lacivertli kulübe yüzde 25 oranında ek bir maliyet çıktı. Bu konuyla ilgili UEFA'dan olumlu cevap alan yönetim bazı futbolculardan da döviz kuru artışı sebebiyle indirim talep edecek. Yabancı oyuncuların birçoğu ayrılacağı için ilk etapta yerli oyuncularla bu durumun konuşulması planlanıyor. Özellikle de performans veremeyen isimlerden başlanacak. Bu futbolcular ile maaşlarında indirim ve yeniden bir anlaşma yapılması üzerinde duruluyor. Son bir yıl içindeki kur artışı üzerinden yeniden bir güncellemeye gidilecek. Ancak futbolcuların bu konuya nasıl yaklaşacakları henüz belirsiz UEFA'nın döviz kurunun artışı ile yaşanan sıkıntıyı dikkate alacağını yönetime iletmesi sarı-lacivertlileri bir hayli rahatlattı. Bazı futbolcuların da kontratlarında benzer bir indirim sağlanırsa yeni sezonda yönetim mali açıdan büyük bir sıkıntı yaşamayacak.
Milliyet
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme