3 Haziran 2017 Cumartesi

03.06.2017 Genel Gündem



03.06.2017

GÜNDEM

Darbe ihbarında terzi de varmış 
Karargâh davasının 10'uncu duruşmasında, darbe toplantılarına katılıp görevlendirme yaptığı iddia edilen ve suç tarihinde Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ın başdanışmanı olan Albay Orhan Yıkılgan savunma yaptı. Hulusi Akar'ın Genelkurmay Başkanı olunca kendisini başdanışman olarak yanına aldığını belirten Yıkılgan, "FETÖ'cü, darbeci değilim. Ama olayların içinde bulundum. FETÖ'cü olmadığıma referansım ise Hulusi Akar'dır" dedi. Kasım 2015 ve Şubat 2016'da çok ciddi olduğunu düşündüğü iki darbe ihbarının geldiğini anlatan Yıkılgan şu iddiaları dile getirdi: "Kasım 2015'te bir rapor geldi. 15 Temmuz benzeri bir darbe girişiminin olabileceği gibi rapordu. Bununla ilgili çalışmalar yapıldı. İkinci Başkan Yaşar Güler çeşitli çalışmalar yaptırdı. Böyle bir ihtimal var mı, yok mu? En sonunda 'böyle bir çapta böyle bir şey olamaz' diye bir karar verildi. Müteakiben Şubat 2016'da, ciddi olduğu için komutana arz ettiğim bir konu oldu. 4 üs komutanı, yani dört havacı generalle, bir karacı generalin darbe hazırlığı içinde olduğuna ilişkin raporun, MİT Müsteşarlığı tarafından Başbakanlığa sunulduğu O zamanki Başbakan Davutoğlu. Bunun ciddi iddialar içerdiği yönünde bir bilgi aldım, Özel Kuvvetler'den bir albaydan. Sonra komutan bilmeyebilir bunu diye, MİT Müsteşarı'yla görüşmeden önce bilmiyorsa bu konuyu görüşsünler diye ben bunu kendisine arz ettim. Her ay bununla ilgili olarak ulusal ve uluslararası basında çıkanları komutana arz ettim. Cumhurbaşkanına giderken bu notları da yanında götürüyordu." "Darbe hazırlığındaki generallerin kim olduğu" sorusuna Yıkılgan, "İsimlerini bilmiyorum. Biriyle ilgili benim konuştuğum kişi, Semih Terzi olabileceğini düşündüğünü söyledi. Bu konuyu Genelkurmay Başkanı'na verdiğim nota yazmadım. Çünkü şüphe vardı. MİT'te zaten bu isimler var" iddiasında bulundu. Terzi, 15 Temmuz'da Silopi'den, Ankara'daki Özel Kuvvetler Komutanlığı komutasını almaya gelen darbeci general olarak biliniyor. Terzi'yi, şehit Astsubay Ömer Halisdemir vurmuştu.
Hürriyet


'Kurtuluşumuz islam'la rabıtayı güçlendirmekte' 
Uluslararası Hilye-i Şerif Yarışması Ödül Töreni dün İstanbul Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda yapıldı. Ödül töreni ve Uluslararası Hüsn-i Hat ve Hilye-i Şerif Sempozyumu'na katılan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, konuşmasında şunları söyledi: "Müslümanların hem kendi aralarındaki çatışmalarda hem de dış güçlerin saldırılarıyla zulme uğradığı, acı çektiği bir dönemde Peygamber Efendimize olan özlemimiz daha da anlam kazanıyor. Müslümanlar olarak maruz kaldığımız sıkıntıların ona ve tebliğcisi olduğu dine yeterince sahip çıkamamış olmamamızdan kaynaklandığını çok iyi biliyoruz. Müslümanlar olarak yaşadığımız zilletten kurtuluşumuz, dinimiz İslam'la aramızdaki rabıtayı güçlendirmemizden geçiyor. Bu süreç, Peygamber Efendimizin bize bıraktığı miras, sahip çıkabildiğimiz hayatı ve mesajlarını anlayıp yaşayabildiğimiz ölçüde hızlanacaktır. Sadece Peygamber Efendimizin Veda Hutbesi'ndeki tavsiyelerini hakkıyla yerine getirmek dahi Müslümanları kurtuluşa götürmeye yeter." Konuşma sonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Hilye-i Şerif tablosu hediye edildi.
Hürriyet
   
Şırnak şehitlerini on binler uğurladı 
Şırnak'ta düşen helikopterde şehit olan 13 askerden Piyade Kurmay Albay Gökhan Peker, Albay Oğuzhan Küçükdemirkol, Yüzbaşı İlker Acar, Pilot Üsteğmen Abdulmuttalip Kesikbaş, Teknisyen Astsubay Başçavuş Fevzi Kıral, Piyade Uzman Çavuş Hakan İncekar için dün memleketlerinde cenaze töreni düzenlendi. Şehitler gözyaşları arasında toprağa verildi. Piyade Kurmay Albay Gökhan Peker için Çatalca'nın Nakkaş Köyü'nde gerçekleştirilen cenazeye büyük bir kalabalık katıldı. Gözyaşlarının sel olduğu cenazede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da şehit ailesine taziyelerini iletti. Binlerce kişinin katıldığı cenaze töreni için binlerce kişi İstanbul'dan Çatalca'nın Nakkaş köyüne geldi. Köy girişinde uzun araç kuyrukları oluşurken her taraf Türk bayraklarıyla donatıldı. Cenazenin şehit Peker'in baba evine gelmesiyle birlikte köyde gözyaşları sel oldu. Şehidin annesi Semra Peker ve eşi Nilay Peker ile kardeşleri tabuta sarılarak uzun süre gözyaşı dökerken, şehidin 10 yaşındaki oğlu Kaan da, amcasıyla birlikte tabut başında babasına vedat etti. Cuma namazının ardından kılınan cenaze namazına Cumhurbaşkanı Erdoğan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Musa Avsever, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, CHP Grup Başkanvekili Engin Altay ve MHP Genel Başkan Yardımcısı Celal Adan ile eski İç İşleri Bakanı Meral Akşener de katıldı.
Milliyet
EKONOMİ 
Euro: Euro 3,9558-3,9641
Sterlin: 4,5127-4,5398
Gram Altın: 144,1820-144,4739
Yeni kabinenin sırrı "Ekonomi" 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın genel başkanlığı üstlenmesinin ardından beklenen kabine değişikliğini geciktiren konu, "ekonomi yönetimi" oldu. Parti kurmayları, önlerindeki en önemli sınavın, ekonomi olacağını, o nedenle de Erdoğan'ın uyumlu bir kabine ve ekonomi yönetimini planladığını söylüyor. AK Parti kulislerinde, Erdoğan'ın Ali Babacan'la da bir araya gelerek "ekonomi" başlıklı değerlendirme yaptığı da ifade ediliyor. Erdoğan'ın bir süreden beri uygulanan ekonomi kararların yanı sıra oluşturulan kurullar ve fonlarla ilgili de inceleme yaptığı biliniyor. Yeni dönemde var olan yapıların daha iyi işletilmesini de içeren bir dizi yeni uygulamanın da devreye sokulması bekleniyor. Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı seçilmesiyle birlikte son 3 yıldan beri Cumhurbaşkanlığına kayan siyasi eksen, yeniden partiye dönecek. Partinin, "hizmet siyasetine", "insan odaklı siyaseti" de ekleyecek ve 2019'a kadar olan "yerel seçimler", "cumhurbaşkanlığı" ve "genel seçimlerle" ilgili üç barajın aşılması için yeniden "ortak söylem, ortak politika, ortak karar" dönemi başlayacak. Kurmaylar, aksi durumda, seçmenin bu üç seçimde farklı dengeler kurarak, şaşırtabileceğini de ifade ediyorlar. AK Parti kulislerinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeni kabinede, çok sayıda isim değişikliği yerine, "birlikte üretme" yeteneği olan isimleri seçme süreci yaşadığı ifade ediliyor. Kabinede olası 3-5 bakanlık değişiklikten daha önemlisinin, "ekonomi yönetiminde kimlerin olacağı" ile ilgili olduğu belirtiliyor. Erdoğan'ın birbiriyle uyumlu çalışan, ekonomideki kritik dengeler konusunda ortak düşünen, ortak hareket edebilen uyumlu bir ekonomi yönetimi için arayışta olduğu, gecikmenin de bundan kaynaklandığı belirtiliyor. İktidar partisinde, bundan sonra alınacak kararlarda, genel merkez yönetiminin etkinliğinin de artacağı, tüm kararların eskiden olduğu gibi MKYK ve MYK sürecinden geçeceği de öne sürülüyor. Yeni dönemde, ekonomik alanda daha önce alınan kararlar ve uygulamaların da mercek altına alınacağı belirtiliyor. Kredi Garanti Fonu, Varlık Fonu, BES, Kıdem Tazminatı Fonu gibi yapılar ve kurulların, doğru işletilmesi ve uyumlu çalışmasıyla ilgili de tarama yapıldığı ifade ediliyor. Bu kurul ve kurumlar arasında da eşgüdüm oluşturulacağı, yasalarından kaynaklanan eksikliklerin ve işletme sorunlarının da bu süreç içerisinde giderileceği belirtiliyor.
Hürriyet
 
Pıyasalarda da 'varlık' gösterecek 
Türkiye Varlık Fonu (TVF) kendi içinde 4 alt fon kurdu. Bunlar 'Piyasa İstikrar ve Denge Fonu', 'KOBİ Finansman Fonu', 'Lisans ve İmtiyaz Fonu' ile 'Maden Alt Fonu' oldu. Fonların tamamı Ziraat Bankası nezdinde kurulurken, her birinin yatırım komitesi yönetim kurulu üyelerinden oluştu. Yatırım komitesi alt fonların yatırım kararlarını alacak. Yatırım komitelerinin tamamında Mehmet Bostan yer alırken, Yiğit Bulut da bir yatırım komitesi dışında tüm alt fonların yatırım komitelerinde görev yapacak. Ticaret Sicil Gazetesi'nde çıkan Varlık Fonu'nun kararlarına göre alt fonların yöneticisi de Mehmet Gündüz oldu. İşte alt fonlar ve ayrıntıları; Türkiye Varlık Fonu yönetimi Mehmet Bostan başkanlığında 10 Nisan tarihinde toplanarak alt fonlara ilişkin kararları aldılar. Piyasalarda güven artırıcı adımlar atma hedefi ile likidite, yatırım, risk ve getiri tercihlerini dikkate alarak kurulan Piyasa İstikrar ve Denge Alt Fonu süresiz olacak. Yatırım komitesi alt fonun yatırım kararlarının alınmasına ilişkin yetkili merci olarak belirlendi. Yatırım komitesi en az bir yönetim kurulu üyesi, genel müdür ile portföy yöneticisinden oluşacak. Piyasa İstikrar ve Denge Alt Fonu'nun yatırım komitesi Mehmet Bostan, Yiğit Bulut ve Oral Erdoğan'dan oluşurken, portföy yöneticisinin de Mehmet Gündüz olduğu belirtildi.
Hürriyet
 
Ötv etkisi sürüyor!  
Son yıllarda ekonominin dinamosunu olduğunu hem büyümeye verdiği katkı hem de ihracat ve sanayi üretimindeki payıyla net olarak ortaya koyan otomotiv sektörünün tek sıkıntısı ÖTV ve kur artışlarıyla mücadele ettiği iç pazar. 2016 yılı kasım ayında kur artışlarıyla mücadele ederken bir gece ansızın ÖTV artışıyla karşılaşan sektör, bunun etkisini 2017 yılının başından bu yana hissetmeye devam ediyor. Otomotiv Distribütörleri Derneği'nin (ODD) raporuna göre mayıs ayında otomobil ve hafif ticari araç satışlarında yüzde 9 gerileme yaşanırken, ilk 5 ayda pazardaki toplam daralma yüzde 8.57 oldu. ODD Genel Koordinatörü Hayri Erce, kur ve ÖTV artışlarının etkisinin devam ettiğini ancak referandum sonrası belirsizliğin kalkmasıyla yıl sonu beklentilerin yükseldiğini aktardı. Erce şu açıklamayı yaptı: "Kuşkusuz ilk 5 ayda gerileme var. Haziran ayıda Ramazan ve bayramdan dolayı geçtiğimiz yıla göre düşük çıkacaktır. Ama temmuz ayından itibaren pazarın toparlanacağını düşünüyorum. Uzun zamandır ODD olarak yıl sonu öngörüsü vermiyorduk ama bu ay artık 2019'a kadar bir belirsizlik olmadığı ve hükümetin ekonomik tedbirleri devreye sokmasından dolayı yıl sonu pazar tahminini yükselttik. Daha önce 900 bin olan öngörümüzü 925 bin adede çıkardık. Pazarın geçtiğimiz yıla göre yüzde 10 düşmesini bekliyoruz. Sonuçta tüm olumsuzluklara rağmen iyi bir rakam. Artık Türkiye otomotiv pazarı 900 bin 1 milyon adet arasına oturdu. Geçmişte olduğu gibi dramatik düşüşler yaşanmıyor."
Hürriyet
 
Kartal kartal olalı böyle fiyat görmedi 
Kentsel dönüşümün hızlı ve doğru ilerlemesi için yeni düzenlemeler gündeme alınsa da inşaat sektörü, bürokratik süreçlerin işleri yavaşlattığını ifade ediyor. Özellikle üretimini son 4-5 yıldır kentsel dönüşüm odaklı yapan DKY İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Ali Dumankaya, Kartal'da hayata geçirdikleri DKY Ada projesi alanında Hazine'ye ait ufak bir alanın tapusunu 17 ay sonra alabildiklerini söyledi. Bu süreçte hak sahiplerine toplam 7.5 milyon lira kira ödediklerini, sürecin her anlamda iki yıla yakın uzadığını kaydeden Dumankaya, şu bilgileri verdi: "Proje alanımızda Hazine'ye 167 metrekare çok ufak bir yer vardı. Milli Emlak kanalıyla satılıyordu. 100 metrekarenin üzerindeki araziler Ankara'dan onaylanarak veriliyor. Biz kentsel dönüşüm kapsamında sözleşme yaptığımız kişilerle anlaştık ve anlaşmalar bittikten sonra yıkımımızı 17 ay önce gerçekleştirdik. Yıkımın ardından Milli Emlak sürecini de bitireceğimizi öngörüyorduk. Ancak toplamda bugüne kadar 7.5 milyon lira kira ödedik. Tapuyu daha yeni, önceki gün aldık."
Milliyet
 
Sanayiye büyük destek 
Üretim Reformu Paketi olarak bilinen tasarının, "zeytin sahalarına" ilişkin maddeleri kamuoyunda büyük tartışma yaratırken, düzenlemeler arasında dikkat çeken değişiklikler de yer aldı. TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu'nda kabul edilen, gelecek hafta TBMM Genel Kurulu'nda yasalaşması beklenen tasarıda öne çıkan düzenlemeler şöyle: Sanayi işletmelerinin her yıl hafta tatillerinde çalışabilmek için belediyelerden ruhsat alma zorunluluğu kalkacak. İşletmelerin, organize sanayi, serbest, endüstri ve teknoloji geliştirme bölgeleri ile sanayi sitelerinde yapacakları yatırımlar, damga ve emlak vergileri ile harçlardan muaf olacak. Sanayi siciline kayıtlı işletmelerin üretime yönelik elektrik kullanımlarından TRT payı alınmayacak. Bandrolsüz cihaz satışı yapanlara kesilen cihaz bedeli tutarındaki idari para cezası, bandrol ücretinin iki katına düşürülecek, satın alanlara kesilen idari para cezaları kaldırılacak. Bandrol oranları; cep telefonları için yüzde 6, bilgisayarlar için yüzde 2, görsel, işitsel yayınları alabilen cihazlar için yüzde 10 olacak. Organize sanayi bölgeleri ile yerleşim alanları içerisindeki sanayi siteleri yerleşim yeri dışına çıkarılabilecek. Organize sanayi bölgelerinin su, elektrik ve doğalgaz gelirleri haczedilemeyecek. OSB'ler, bakanlıktan izin alarak mevcut alanı içinde elektrik üretip işletebilecek. OSB faaliyetleri için gerekli olan ve bakanlıkça uygun görülecek projeler için kredi verilebilecek. OSB'lerde, plan bütünlüğünü bozmayacak konumdaki taşınmazlar, bölge dışına çıkarılabilecek. Temel bilimler mezunu Ar-Ge personeli istihdam eden Teknoloji Geliştirme Bölgeleri firmalarının, o personele ödediği aylık ücretin asgari ücret kadarlık kısmı, iki yıl Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca karşılanacak. Yapılaşan sanayi tesisi alanları bir yıl içerisindeki başvuruların valilikçe uygun görülmesi halinde OSB olarak değerlendirilebilecek. Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce taşınmazı OSB seçilen alanda kalan ancak alanı yatırım yapmayarak boş bulunduran kişiye bir yıl süre tanınacak. İki yılda üretime geçilmezse taşınmaz kamulaştırılacak. Üzerinde kurulu sanayi tesisi bulunan 150 bin metrekareden büyük alanlar ile üzerinde kurulu sanayi tesisi bulunmayan 200 bin metrekareden büyük alanlar, Bakanlar Kurulunca özel endüstri bölgesi olarak ilan edilecek. Yüzüncü Yıl Üniversitesinin adı Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Acıbadem Üniversitesi'nin adı da Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi olacak. 50'den az çalışanı bulunan ve az tehlikeli sınıfta yer alan iş yerlerinde iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri, işverenler veya işveren vekilleri tarafından yürütülebilecek.
Milliyet
 
'Mayıs'ta artıdayız' 
Ekonomiye destek veren geçici düzenlemeler ve vergi indirimleri nedeniyle son 3 aydır açık veren bütçe, yeniden yapılandırmayla yeniden artıya geçecek. Vatandaşın devletle barışması, Ocak-Nisan döneminde 17.9 milyar lira açık veren bütçeye doping olacak. Maliye Bakanı Naci Ağbal, yeniden yapılandırma kanunu kapsamında Maliye Bakanlığı, SGK ve gümrük idarelerinin yaptığı toplam tahsilatın 22.7 milyar lirayı bulduğunu belirterek, "Mahsuplardan gelen tahsilatlarla birlikte 23 milyar lirayı aşan bir rakama ulaştığımız görülüyor" diye konuştu. Ağbal, yeniden yapılandırmanın 2017 yılı bütçe gelirlerine önemli katkı sağladığını söyledi. Maliye Bakanlığı olarak bütçeyi yaparken yeniden yapılandırma çerçevesinde bu yıl 1.5 milyar liralık tahsilat öngördüklerini belirten Ağbal, "Yeniden yapılandırmayla gerçekleştirdiğimiz tahsilat yılbaşından bu yana bugün itibarıyla 5.5 milyar lirayı aştı. Dolayısıyla bütçe hedefimiz 1.5 milyar lira iken 5.5 milyar lirayı geçti. Daha bugünden 2017 bütçesine yeniden yapılandırma kanunundan ilave 4 milyar lira gelir gelmiş oldu" dedi. Ağbal, bu rakamın 2017'de bütçe açığını aşağıya çekecek önemli bir gelir kaynağı olacağına dikkati çekti. Maliye Bakanı, Mayıs ayı bütçe sonuçlarını 15 Haziran'da açıklayacaklarına işaret ederek, "Mayıs'ta bütçemiz inşallah fazla verecek" dedi. Kurum geçici vergi tahsilatlarında da hedefin çok üzerinde rakam oluştuğunu anlatan Naci Ağbal, Mayıs'ın önemli bütçe fazlası verileceği bir ay olacağını söyledi.
Vatan
 
DÜNYA 
Deaş üstlendi onlar reddetti 
Terör örgütü DEAŞ'ın Ortadoğu'da sıkışmasının ardından kendisine yeni bir alan açmak için yöneldiği Güneydoğu Asya ülkesi Filipinler'in başkenti Manila'da cuma gününü cumartesiye bağlayan gece bir kumarhaneye silahlı saldırı düzenlendi. Olay, ada ülkesi Filipinler'in güneyindeki Müslüman yoğunluklu Marawi kentinde DEAŞ militanlarıyla Filipinler ordusu arasında bir haftayı aşkın zamandır şiddetli çatışmalar devam ederken yaşandı. Saldırı terör şüphesi uyandırdı. Filipinli yetkililer, saldırının terör eylemi olmadığını, saldırganın akli dengesinin bozuk bir görüntü verdiğini ifade etti. Ancak terör örgütü DEAŞ, kendi haber ajansı Amaq aracılığıyla Manila'daki saldırıyı üstlendi ve saldırıyı kendi "savaşçılarının" yaptığını iddia etti. Filipinli yetkililer ise tek bir saldırganın olduğunu açıklamıştı. Resmi kaynaklara göre bir otel ve kumarhaneden oluşan kompleksin kumarhane tarafına silahla giren şahıs havaya ateş açarak paniğe yol açtı. Ardından saldırgan, kumar masaları ve halıları benzin dökerek ateşe verdi. Ölümlere yangın sonucu dumandan zehirlenme yol açtı. Filipinler polisi, ölenlerin vücudunda kurşun yarası olmadığını aktardı. Bazı kurbanların da ailelerini arayarak "boğuluyoruz" dediği şeklindeki haberler ölümlerin duman zehirlenmesinden kaynaklandığına işaret etti.
Hürriyet
 
İşte o silahlar 
ABD Savunma Bakanlığı Pentagon, ağırlığını terör örgütü PKK'nın uzantısı YPG'nin oluşturduğu SDG'ye silah sevkıyatı konusunda Türkiye'ye taahhütler vereceğini duyururken, Washington'un başta SDG olmak üzere Suriyeli muhaliflere vereceği silahların listesi ortaya çıktı. Askeri konularla ilgili haber yapan Amerikan Military Times adlı sitenin Pentagon'un bütçe planına dayandırdığı habere göre ABD'nin SDG'ye vereceği silahlar arasında otomatik tüfekler, ağır makineli tüfekler, havan topları, roketatarlar ve tanksavar silahlar, 30'u inşaat makinesi olmak üzere 390 taşıt, 150 gece görüş gözlüğü, 150 tüfeğe monte edilebilen kızıl ötesi hedefleme lazeri yer alıor. Pentagon bütçe belgesine göre 2018 mali yılı savunma bütçesindeki 64 milyar dolarlık (226 milyar TL) Dış Operasyonlar Fonu'ndan 1 milyar 769 milyon doları (6.2 milyar dolar) eğit-donat'a ayrıldı. Bu miktarın 1 milyar 269 milyon dolarının Irak'ta yürütülen eğit-donat programına, kalan 500 milyon dolarlık kısmının ise Suriye'deki eğit-donat'a ayrıldığı saptandı. Belgede, Suriye'de DEAŞ ile mücadele etmek üzere 25 bin milis kuvvetinin eğitildiği ve 5 bin milisin de eğitilmekte olduğu ifade edildi. Pentagon belgesinde, silahların verileceği gruplar için "incelemeden geçmiş Suriye muhalefeti" ibaresi kullanılsa da silahların büyük bölümünden SDG'nin yararlanacağı belirtiliyor. Ayrıca ABD'nin Suriye'nin çeşitli bölgelerinde desteklediği az sayıda DEAŞ karşıtı Arap grubun da bu silahlardan faydalanacağı ifade ediliyor.
Hürriyet
 
Almanya şah yasası'nı kaldırdı 
Almanya'da yabancı devlet adamlarına hakareti cezalandıran ceza yasasının 103. maddesi, meclis tarafından kaldırıldı. "Şah Yasası" olarak adlandırılan madde, Alman komedyen Jan Böhmermann'ın kamu kanalı ZDF'de yayınlanan programında Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan ağır hakaret dolu şiirle gündeme gelmişti.
Haber türk
 
Putin: don't worry be happy! 
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD'nin iklim anlaşmasından çekilmesini esprili bir dille değerlendirdi. Putin gazetecilere, "Biz burada (rusya) sıcaklığın yükseldiğini fazla hissetmiyoruz. Bu yüzden Trump'a minnettar olmalıyız" dedi. İngilizce Boby McFerrin'in ünlü şarkısına atıfla "Don't worry be happy" (Endişelenmeyin, mutlu olun) esprisini yaptı.
Haber türk
 
'Gezegenin geleceğini tehlikeye atıyor' 
ABD Başkanı Donald Trump'ın, 2015 tarihli Paris iklim değişikliği anlaşmasından çekilme kararı almasına dünya çapında çok sayıda siyasetçi, bilim insanı ve yenilebilir enerji kaynaklarından sorumlu yetkiliden tepki geldi. Trump'ın, hem kendi danışmanları arasında hem de Beyaz Saray dışında yapılan uyarıları dinlediği, ancak sonuçta yine kendi tabanını memnun etmeye yönelik "siyasi hesaplı" bir karar aldığı ifade ediliyor. Trump, Paris Anlaşması'ndan çekildiğini ve bu kararını Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'ne hemen ileteceğini duyurdu. Ancak, anlaşmanın yasal hükümlerine göre, Genel Sekreter, bu bildirimi en erken 4 Kasım 2019 tarihinde kabul edebilir. Bu da, ABD'nin resmi olarak anlaşmadan ancak 4 Kasım 2020'de çekileceği anlamına geliyor. Anlaşmayı imzalayan ülkelerden ise Trump'a büyük tepki geldi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İtalya Başbakanı Paolo Gentiloni ve Almanya Şansölyesi Angela Merkel imzalı açıklamada, "Biz, Fransa, Almanya ve İtalya'nın hükümet ve devlet başkanları olarak, ABD'nin iklim değişikliğine ilişkin evrensel anlaşmadan çekilme kararını esefle karşılıyoruz. Paris Anlaşması, iklim değişikliğiyle etkin ve zamanında mücadele etmek ve 2030 sürdürülebilir kalkınma hedeflerini uygulamak için ülkelerimiz arasındaki iş birliğinde temel olmayı sürdürüyor" denildi. Paris'te varılan uzlaşmanın "Geri dönülemez" olarak tanımlandığı açıklamada, "Biz, Paris Anlaşması'nın kesinlikle yeniden müzakere edilemeyeceğine inanıyoruz. Çünkü bu anlaşma, gezegenimiz, toplumlarımız ve ekonomilerimiz için son derece hayati bir araçtır" değerlendirmesi yapıldı.
Milliyet
POLİTİKA 
Bedelli askerlik sürprizi 
Başbakan Binali Yıldırım'ın dün BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ile görüşmesinden 'bedelli askerlik' sürprizi çıktı. Destici, Çankaya Köşkü'ndeki görüşmede, Sakarya'da ölen SMA hastası Eymen bebeği de gündeme getirerek, geliri, tedavisi çok pahalı olan SMA hastalarına verilmek üzere bedelli uygulamasının getirilmesini istedi. Destici, görüşmenin ardından gazetecilerin, bedelli askerlik talebine Yıldırım'ın nasıl yanıt verdiği sorusuna, "Ben Sayın Başbakanın, eğer çıkarsa SMA hastalarına gönderilmesi konusunda iyimser olduğunu gördüm" dedi. Destici, Hürriyet'e de, "Aslında ilkesel olarak ben bedelli askerliğe karşıyım. Geliri SMA hastalarına verilmek üzere bu talepte bulundum. Ancak Sayın Başbakan'ın böyle bir karşıtlığı yok. 'Belli bir kısmını da savunma sanayinde kullanmamız gerekir' dedi. Ben de Sayın Başbakan'ın bu cevabı nedeniyle iyimser olduğumu söyledim" açıklamasını yaptı. Destici, bedelli talebinin nedenlerini de "Çok pahalı tedavisi olan bir hastalık. Kimse ilacına ulaşamadığı için hayatını kaybetmesin diye böyle bir talepte bulunduk. Sakarya'daki çocuğumuz tedavisi için 800 bin lira bulunamadığından yaşamını yitirdi. Bu da Türkiye için büyük ayıp. Türkiye'de 2 bin SMA hastası var. Bunların her birinin tedavi maliyeti 2 milyon lira, toplam 4 milyar liraya ihtiyaç var. Bu maliyet bedelli gelirinden çıkabilir" diye anlattı. Destici, Yıldırım'a, siyasi partiler ve seçim yasalarında yapılacak değişikliklerle seçim barajının düşürülmesi, ön seçim, yasal seçim işbirliklerinin önünün açılması ve Hazine yardımının adil dağıtımı konularını da ilettiğini belirtti. Destici, "Başbakan şu anda çalışmaların Meclis İçtüzüğü ve son anayasa değişikliğiyle ilgili uyum yasaları üzerinde olduğunu söyledi. Taleplerimizle ilgili ise 'Henüz netleşmiş bir şey yok' dedi. Ancak siyasi partiler ve seçim yasaları gündeme geldiğinde takipçisi olacağız. Talepkârız, ısrarcıyız. OHAL'in kalkması gerektiğini savunuyoruz" dedi.
Hürriyet
Destici'nin beş talebi 
Başbakan Binali Yıldırım'ın BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ile görüşmesinde ana gündemi anayasa değişikliğinin ardından gerçekleştirilecek uyum yasaları oluşturdu. Destici, "Siyasi Partiler Yasası ve Seçim Kanunu ile ilgili birtakım yasal düzenlemelerin yapılmasını istiyorduk. Bunları beş maddede ifade ettik" dedi. Destici görüşmede ayrıca OHAL'in kalkması gerektiğini ifade ederken, Şırnak ve Hakkâri'nin il statüsünün korunmasını da istedi. Destici ayrıca bedelli askerliğin çıkması durumunda elde edilen gelirin SMA hastalarına aktarılması talebini de Başbakan'a iletti. Destici'nin talebi, "Gündemde bedelli mi var?" tartışmalarına yol açtı Başkanlık sisteminin 16 Nisan'daki halk oylamasında geçmesinin ardından MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile bir araya gelen Yıldırım, dün de Destici ile görüştü. Görüşme talebinin Yıldırım'dan geldiği ifade edildi. Görüşmenin ardından açıklama yapan Destici, görüşmenin ana gündeminin anayasa değişikliğinin ardından gerçekleştirilecek uyum yasaları olduğunu ifade etti. Destici, "Siyasi Partiler Yasası ve Seçim kanunu ile ilgili birtakım yasal düzenlemelerin yapılmasını istiyorduk. Bunları da Başbakan'a ifade ettik. Bunlar, ilki, seçim barajının kaldırılması, ikincisi milletvekili adaylarının ön seçimle belirlenmesi, üçüncüsü her partinin kendi amblemiyle katılacağı seçim ittifaklarının önünün açılması, dördüncüsü seçime katılan tüm partilere seçim yardımı yapılması, beşincisi de yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusunda uyum yasaları çerçevesinde yargıya olan güvenin artırılması" dedi. Görüşmede Destici, OHAL'in kalkması gerektiğini de söyledi. Destici, "Yüksekova ve Cizre il olabilir, ancak Şırnak ve Hakkâri'nin il statüsünün korunmasını da talep ettik" dedi. Görüşmede Yıldırım ile Destici arasında dikkati çeken bir bedelli sohbetinin yaşandığı öğrenildi. Destici, bedelli askerliğe karşı olduklarını, ancak bedelli askerliğin çıkması durumunda elde edilen gelirin SMA hastalarına aktarılmasını istediklerini de iletti. Destici, gazetecilerin, "Bedelli askerlik gündemde mi?" sorusuna, "Milyonların talebi var, SMA hastaları ile ilgili böyle bir teklifte bulunduk. Geçmişte 1-2 defa çıktı. Savunma Sanayi'nin de kaynağa ihtiyacı var. İki kesim arasında paylaştırılabilir. Eymen bebek 800 bin lira bulunamadı diye hayatını kaybetti. 2 bin tane böyle çocuk var. 80 milyonluk ülke 2 bin hastasını tedavi ettiremiyor mu?" karşılığını verdi. "Bedelli konusunda Başbakan bir adım atılacağını söyledi mi" sorusu üzerine ise Destici'nin, "Ben o konuda iyimser olduğunu gördüm. SMA hastalarına verilmesi konusunda" yanıtını vermesi dikkati çekti. Destici, 13 şehit verilen helikopter kazasıyla ilgili olarak da, "Araştırmanın yapılması, sonucunu beklemek lazım. Gizli kapaklı kalmaması lazım. Bu şüpheler bize de geliyor. Kaza kırım raporu ortaya konmalıdır. Bu konuda Genelkurmay çalışma yapıyor, hükümet de takipte" dedi.
Milliyet
'Rakka'da deaş'a koridor açılıyor' 
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, dün NTV'de gündeme ilişkin soruları yanıtlarken, ABDYPG işbirliğiyle Rakka'da DEAŞ'a karşı yapılacak operasyonla ilgili çarpıcı bilgiler verdi. Kalın özetle şunları söyledi: "ABD yönetimi farklı yol izleyebilirdi. Alternatif yol önerdik, uygulanabilirdi. ÖSO'dan 7-8 bin kişi eğitilmesi, koalisyon güçleri ile hava desteği yapılabilirdi. Obama yönetimi tercih etmedi. Başka hesapların olduğu intibası uyanıyor. Suriye üzerinde vekâlet gücü oluşturuluyor. 'Bunu Türkiye ile yapmayalım bizim kontrol ettiğimiz bir güç olsun' diye düşündüler. 2,5 sene Suriye'de önce DEAŞ yoktu, Rusya ve İran yoktu. Muhalefet ve rejim vardı. Tehlikeli bir gelişmeyi dikkate almak gerek. Rakka operasyonu sürüyor. İkinci aşama şehre girme, Musul'u alma çalışması da sürüyor. Önümüzdeki 3-5 ay içinde bu operasyonlar bir sonuca geldi ama eş zamanlı DEAŞ'ın eksport edilmesi süreci var. Bakın Filipinlerde eylemler oluyor. Manchester'da bir saldırı oluyor. DEAŞ'ı Suriye ve Irak'ta kıstırırken bunun başka coğrafyalarda ortaya çıkması ile ilgili yeni bir süreç yaşanabilir çok dikkatli olunmalı." "(YPG'nin Güney'de DEAŞ'a koridor açması) MİT bunu takip ediyor. Bu yönde emareler var. Bu yeni bir şey değil. PYD ve DEAŞ bunu Münbiç'te yaptı. Terör örgütlerinin gerektiğinde nasıl iş birliği yaptığının kanıtı.Biz hep bunu söylüyoruz, terör örgütleri işlerine geldiğinde birbirlerini destekliyor. Bunlar oyun içinde oyuna dönüşüyor. 'Rakka'yı bırakalım, Deyruz Zur'a biz geçelim' gibi bir hareketliliğin olduğunu görüyoruz. Başka faktörler de var bölgede bakalım nasıl şekillenecek.
Vatan

SPOR 
Spor Toto Basketbol Süper Ligi play-off yarı final serisinin 3. maçında Fenerbahçe, Darüşşafaka Doğuş'u deplasmanda 90-74 yendi, serisi 3-0 yapıp, finale yükseldi. Şampiyon olarak bitirdiği Euroleague'de çeyrek final eşleşmesindeki rakibi Panatinaikos maçlarından başlayarak performansını her gün daha yukarıya çeken ve yaklaşık 2 aydır maç kaybetmeyen Fenerbahçe, Daçka karşısına maça 11-0 ile yine fırtına gibi başladı. Daha ilk çeyrekte farkı 13'e çıkaran, 10'da 9 iki sayı isabetiyle oynayan ve 10 basketinin 8 tanesini asist üzerinden yapan Fenerbahçe ile hiç asist yapmadan 10 dakikayı tamamlayan Darüşşafaka arasındaki fark çok barizdi. Devre sonuna kadar da şovunu devam ettirdi Fenerbahçe. Asistler üzerinden skor bulmayı sürdürürken, bu kez dışarıdan da isabetler geldi, Kalinic'in son saniye üçlüğüyle soyunma odasına 46-35 galip girdi. Daçka'nın 3. çeyrekte Anderson ile yaptığı geri dönüş ve farkı 2 sayıya kadar indirmesine karşı da çözümü vardı Fenerbahçe'nin. 58-53 girilen son çeyreğe kadar 6 sayısı olan Dixon ile 10 sayısı bulunan Bogdanovic, sadece 5 dakikada 9'ar sayı üreterek arayı yeniden açtı, Daçka'nın değişken savunmasını dış şutlarla çaresiz bıraktılar. Kalan bölümde Fenerbahçe, play-off ile birlikte şans vermeye başladığı ve çok ciddi verim aldığı Türk oyuncularına döndü, aranın kapanmasına izin vermedi ve 3-0 ile güldü.
Milliyet
Fenerbahçe'de transferi sadece imzaya kalan Valbuena'nın, sarı-lacivertli takımın en önemli isimlerinden biri olacağı öğrenildi. Orta sahada ve iki kanatta görev yapabilen 32 yaşındaki futbolcuyu Teknik Direktör Aykut Kocaman üç bölgede de kullanmayı planlıyor. Oyuncunun, Kocaman'ın sistemindeki kilit isimlerden biri olduğu için transferinin erken bitirilmesi hem tecrübeli çalıştırıcıyı hem de yönetimi sevindirdi. Sarı-lacivertliler futbolcuyla bir yılı opsiyonlu üç yıllık anlaşma yaparken, garanti ücret olarak 3 milyon euro ödeneceği öğrenildi. Aslında Valbuena sarı-lacivertli takıma daha önce transfer olacaktı. Kocaman'ın teknik direktörlük yaptığı 2012-13 sezonunda da futbolcuyla anlaşılmış, ancak Fransız oyuncu için Marsilya 20 milyon euro isteyince transfer gerçekleşmemişti. Bunun ardından Valbuena önce 14 milyon euroya Dinamo Moskova'ya, ardından da Lyon'a gitmişti. Öte yandan tecrübeli oyuncuya sarı-lacivertliler dışında Trabzonspor'da talip oldu. Ancak iki kulübün futbolcuya önerdiği ücretler birbirine yakın olsa da Fransız yıldız tercihini Fenerbahçe'den yana kullandı.
Milliyet
Yeni sezon transfer çalışmalarında stoper ve hücum hattına birçok oyuncu bakan Beşiktaş Yönetimi'nin, stoper bölgesinde radikal değişikliklere gidebileceği iddia edildi. Vida ve Mangala ile birebir görüşmeler yapan yönetimin, Kasımpaşaspor'da oynayan Titi'yi de yeniden listesine aldığı ortaya çıktı. Marcelo için Lyon'dan resmi teklif de alan siyah-beyazlı kulüp, kiralıktan dönen Franco ve Milosevic isimlerini de göz önünde bulundurarak savunmada yeni bir yapılanma içerisine girecek. Stoper planlamasına önce Marcelo'ya gelen resmi teklif üzerinden başlamak isteyen Başkan Fikret Orman, bu transferin daha ilk dakikalarında bir krizle karşı karşıya kaldı. Lyon ile 7-8 milyon euro gibi bir rakam üstünde anlaşmak üzereyken Fransız kulübünün 5 milyon euro teklif etmesi nedeniyle Başkan Orman, deyim yerindeyse Lyon'a kibarca kapıyı gösterdi. Bu nedenden dolayı gündemine sadece bir sol stoper transferini alan Fikret Orman, Vida ve Mangala görüşmelerine hız verdi. Stoper transferinde tek ayak üzerinde yakalanmamak için alternatif isimlerle de görüşen Beşiktaş Yönetimi, Kasımpaşa'da oynayan Titi'yi tekrar gündemine aldı. Bu oyuncunun bonservisinin elinde olması nedeniyle bonservis hakkını başka mevkilerde kullanmayı da ihtimaller arasında bulunduran Beşiktaş Yönetimi, tüm bu adımları Teknik Direktör Şenol Güneş ile görüşerek atacak. Marcelo'nun gitmesi halinde önce Vida ve Mangala'yı almak isteyen yönetim, Brezilyalı oyuncunun kalması halinde ise sadece bir stoperi kadrosuna katacak. Beşiktaş Yönetimi ayrıca Mitrovic, Tosic ve Atınç'ı da kadroda tutmayı planlıyor. Öte yandan Başkan Fikret Orman'ın yakın çevresine "Bu kez stoper transferinde tam bir nokta transferi yapacağım. Yıllardır bu konuda sıkını yaşıyoruz. Kariyerli isim almak bizim için daha doğru bir yol" diye konuştuğu ortaya çıktı.
Milliyet
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme