6 Haziran 2017 Salı

06.06.2017 Genel Gündem



06.06.2017

GÜNDEM

Yurda Dön İlanı
'Yurda dön' çağrısı Resmi Gazete'nin dünkü sayısında İçişleri Bakanlığı ilanı olarak yayımlandı. İlanda, "Üç ay içerisinde Türkiye'ye dönerek ilgili mercilere müracaat etmedikleri takdirde Türk vatandaşlıklarının kaybettirileceği ilanen tebliğ olunur" denildi. Bu ifade üç ayın sonunda vatandaşlığın kaybedileceği yorumlarına neden olunca İçişleri Bakanlığı açıklama yaptı. Açıklamada ilanın yanlış değerlendirildiği vurgulanarak şöyle denildi: "Resmi Gazete'de yer alan ilan, 680 Sayılı KHK düzenlemesi gereğince; savcılıklar tarafından bakanlığımıza gönderilen, hakkında kovuşturma ve soruşturma yürütülen ve yabancı ülkede bulunması nedeniyle kendisine ulaşılamayan vatandaşlara 'Yurda Dön' çağrısıdır. Bu çağrıya uymayıp yurda dönmeyenler hakkında, vatandaşlıktan çıkarma tasarrufu Bakanlar Kurulu'na aittir." İçişleri Bakanlığı'ndan edinilen bilgiye göre, 130 kişiden 11 PKK, DHKPC, MLKP gibi örgütlere üyelik; 119'unun hakkında ise FETÖ'ye üyelik iddiasıyla kovuşturma ve soruşturma bulunuyor. Bu kişiler arasında FETÖ elebaşı Fetullah Gülen ile FETÖ'nün 'emniyet imamı' olduğu ileri sürülen ve kamuoyunda 'Kozanlı Ömer' olarak bilinen Osman Hilmi Özdil de bulunuyor. AK Parti Niğde Merkez İlçe Başkanı Latif Güngör, Avrasya Amerikalılar Turkuaz Konseyi Başkanı Kemal Öksüz de listenin diğer dikkat çeken isimleri. Listede HDP milletvekilleri Faysal Sarıyıldız ve Tuğba Hezer Öztürk, eski HDP milletvekili Özdal Üçer de yer alıyor.
Hürriyet


Kriz Çözülemedi
Alman milletvekillerinin İncirlik'teki Alman askerlerini ziyaret edebilmeleri konusunu görüşmek üzere bir araya gelen Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel ve Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, müzakerelerinin ardından basına konuştu. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu Alman heyetinin İncirlik Üssü'nü ziyaret talebiyle ilgili olarak, İncirlik ziyaretinin değil ancak Konya'daki NATO Üssü'nün ziyaretinin mümkün olduğunu kaydetti. Çavuşoğlu "İlerde şartlar oluşur, ortak adımlar atılırsa İncirlik de mümkün olabilir" diyerek şu anda şartların Alman heyetin ziyareti için uygun olmadığının altını çizdi. Alman Bakan Gabriel ise askerlerin bu durumda üsten başka bir yere kaydırılmasını Türkiye'nin anlaması gerektiğini söyledi. Gabriel şu anda bir ziyaretin "iç siyaseten mümkün olmaması" dolayısıyla üzüntü duyduğunu aktardı ve "Türkiye İncirlik konusunda adım atmak istemiyorsa, çekilmekten başka çare yok. Biz, askerlerimizin politik durumun oyuncağı haline gelmesine izin veremeyiz" dedi. Alman basınında çıkan haberlere göre 19 Haziran Alman parlamentosunda yeni oturumların başlamasıyla çekilme kararı görüşülecek ve nihai karar verilecek. Geçtiğimiz günlerde üs arayışı için Ürdün'ü ziyaret eden Alman Savunma Bakanı Ursula von der Leyer ise "Gelecek hafta çekilme sürecini başlatacağız" açıklaması yaptı. Çavuşoğlu Almanya'nın Gülen hareketi mensuplarına sığınma izni vermesini eleştirdi ve bu kişilerin iade edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Türk bakan ayrıca PKK'nın faaliyetlerinin Almanya'da devam ettiğini ve Almanya'nın bu konuda tedbir almadığını söyledi. Gabriel, Almanya'nın 15 Temmuz darbe girişimine yeterince hızlı tepki göstermemesi eleştirilerine yönelik olarak ise duygusal bir sıkıntı olduğunu söyledi. Gabriel ayrıca PKK ile ilgili soruşturmaların yapıldığını kaydetti. Gülen konusunda ise darbe girişimine katıldıkları iddiaları ile ilgili olarak her bilginin takip edileceğini aktardı ancak mahkeme önünde delillere ihtiyaç olduğunun altını çizdi. İltica taleplerinin ise mahkemeler tarafından değerlendirildiğini ancak bu sürecin uzun sürdüğünü söyledi.
Vatan
 
Arınç'ın Damadına Tutuklama Kararı
Eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın damadı Ekrem Yeter'in FETÖ soruşturması kapsamında gözaltına alındı. Akşamüstü saatlerinde tutuklama talebiyle sorgu hakimliğine çıkarılen Yeter için tutuklama kararı çıktı. Damadının gözaltına alınmasının ardından Arınç, hurriyet. com.tr'ye konuşarak, "Bir süreç var. İnşallah en kısa sürede bir haber alacağız. Damadımıza her bakımdan güveniyoruz. Kesinlikle bir ilişkisi olmadığına inanıyoruz" dedi. FETÖ ile mücadele kapsamında OHAL çerçevesinde yayımlanan 2 Eylül 2016 tarihli 673 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile üniversitelerde, emniyet, jandarma, sahil güvenlik ve kamuda çok sayıda kişi meslekten ihraç edilmişti. İhraç edilenler arasında Bülent Arınç'ın damadı Ekrem Yeter de vardı. Ekrem Yeter, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Kardiyoloji Anabilim Dalı'nda 'doçent'lik yapmaktaydı.
Vatan
 
EKONOMİ 
Euro: Euro 3,9692-3,9733
Sterlin: 4,5505-4,5560
Gram Altın: 145,3114-145,5317

Devler Ligine Otomotiv Damgası
Türkiye'nin devleri belli oldu. 2016 yılında yaşanılanlara rağmen İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) 500 Büyük Sanayi Kuruluşu araştırmasına göre sanayi şirketleri üretimden satışlarını yüzde 8.8 arttırarak 490 milyar 43 milyon liraya, faaliyet kârlarını yüzde 18.6 yükselterek 52 milyar 376 milyon liraya çıkarmayı başardılar. Kendi işinde gayet iyi performans gösteren sanayici finansman konusunda ise yıllardır aynı sıkıntıyı yaşıyor. Sanayi kuruluşları 2016'da elde ettikleri 52 milyar liralık esas faaliyet kârının yarısından fazlasını finansman gideri olarak kaybetti. Finansman giderleri yüzde 3.6 artarak 29 milyar TL'ye yükseldi, faaliyet kârı içindeki payı da yüzde 55.4 oldu. İSO500 şirketlerinin yıllardır ortak sorunu finansman olsa da bu yılın ayırt edici bir özelliği var. 2016'da üretim ve ihracat rekoru kırarak sanayinin ve ekonominin büyümesine en büyük katkıyı veren otomotiv kuruluşları İSO500 listesine de damga vurdular. Listenin zirvesinde her yıl olduğu gibi Tüpraş yer alsa da otomotiv firmaları hem ilk 10'da hem de listede sıçramalarıyla öne çıkıyor. İlk onda tam 5 otomotiv şirketi yer aldı. Ford ikinci, Tofaş üçüncü, Oyak Renault dördüncü, Hyundai Assan sekizinci oldu. Geçen yıl sıralamada 15'incilikte yer alan Toyota ise 10 milyar 570 milyon liralık üretimden satışlarıyla altıncı sıraya yerleşti. Toyota'nın yükselmesinde geçtiğimiz yıl Sakarya fabrikasında üretimine başlanan yeni modeli C-HR etkili oldu. Bu büyüme Toyota'nın yan sanayi şiketi Toyota Boshoku'nun da listede 211 sıra sıçramasını sağladı. Yine otomotiv yan sanayi sektörlerinde Farba Otomotiv 139 sıra birden yükselirken, Honda Türkiye ise yeni Civic üretiminin etkisiyle 106 sıra atladı. Sanayicinin en zor dönemde bile üretmeye ve ekonomiye destek vermeye devam ettiğini söyleyen İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, TL'nin değer kaybının finansman giderlerinde beklentilerin altında etki yaptığını belirterek, "Çünkü finansman giderlerinin faaliyet kârı içindeki payı 2016'da yüzde 63.4'ten yüzde 55.4'e indi. Dünyada bu oran ortalama yüzde 16. Sanayi firmaları, döviz kuru dalgalanmalarının ve Türk Lirasındaki değer kaybının finansman giderlerine olumsuz etkisini sınırlamayı başardı" dedi. Bahçıvan, "Gayri safi yurtiçi hasılada (GSYH) imalat sanayi payının gerilemesi. Türkiye ekonomisinin yeniden üretim ekonomisine dönmesi gerekmektedir. İmalat sanayinin GSYH içindeki payı geçen yıl yüzde 16.7 olarak aynı seviyede kaldı" dedi.
Hürriyet
 
Kdv'de İngiliz Modeli
Türkiye tarihinin en kapsamlı vergi barışlarından birini yaparak 23 milyar liralık tahsilata imza atan hükümet şimdi de Katma Değer Vergisi'nde (KDV) reforma hazırlanıyor. İş insanı Ahmet Arslan'ın Malatya'da verdiği iftar yemeğine katılan Maliye Bakanı Naci Ağbal daha sonra Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci ile aralarında Hürriyet'in de bulunduğu bazı gazetelere açıklamada bulundu. KDV kanunun 1985 yılında çıktığına dikkat çeken Ağbal aradan geçen 30 yılı aşkın süreçte farklı bir rekabet ortamının oluştuğunu belirtti. 100 lira KDV'nin yüzde 60'ının sadece 2 bin firmadan aldıklarını söyleyen Abal, "2.5 milyon mükellef var. Ne zaman sanayi odalarına gitsem bu konuda şikayet geliyor. 1985 yılında çıkmış bir kanun. Sene 2017. Bu işi çözeceğiz. Artık farklı bir rekabet ortamı var" diye konuştu. Bu konuda çalışmaya başladıklarını da açıklayan Ağbal, konuyla ilgili şunları söyledi: "Belgelerini veren, teminatını verene beş gün iş günü içinde iadesini yapıyoruz. KDV iadelerini hızlı yapmaya başladık. İnşaat sektörü normalde bir sene sonra alır. İlk defa yıl içinde yapmaya başladık. Binayı satıyor ertesi ay alıyorlar. Bürokrasi azaldı. İadede sorun yok. Sorun şurada. İhracatçıya önce KDV öde gel benden al demem doğru değil. Başlangıçta yüklendiği yükü almam lazım. Bu işletmeler üzerinde finansman yükü oluşturuyor. Benim amacım şu. İngiltere'de KDV sistemi nasıl çalışıyorsa Türkiye'de de aynısı olsun. Anglosakson ülkeler içinde İngiltere örneği doğru. Sanmıyorum onlar firmalara yük oluşturacak iş yapmazlar. Gelir İdaresi, Sanayi odaları, TOBB, TİM çalışıyor, herkese ödev verdik. Konuşma zamanı değil, fikir üretme zamanı. Öneri getirin." Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci de Naci Ağbal'a destek vererek, "İş dünyasının neye ihtiyacı varsa o olacak" dedi. Maliye Bakanı Naci Ağbal, mevcut KDV sisteminin dış ticaret açısından dengesizlik oluşturduğunu ise şu sözlerle ifade etti: "Bir malı yurtiçinde üretmektense dahili işleme rejimi ile KDV'siz dışarıdan getirmek daha uygun. Bu KDV sistemi bu haliyle yurtiçinde üretimi cezalandırıyor. Ne yaparız da firmalar üzerinde bu yükü alırız diye uğraşıyoruz. Çok fazla oran, istisna farklılıkları var. Oran farklılıkları firmalarımıza yaramıyor, zarar veriyor. Yüzde 18'le alıyor yüzde 8'le satıyor. Aradaki 10 puan üzerinde yük geliyor. Firmalar da artık bunu istemiyor. Oran yapısı sadeleştirilmeli, istisnalar gözden geçirilmeli. Sayın bakanımızla konuşuyoruz. Şu andan şöyle olacak demektense masaya koyalım. KDV'den para topluyoruz. O paradan kaybetmek gibi maceraya gitme durumum yok. Kayıt dışı üzerine girelim."
Hürriyet
 
Katar Dünyayı Alıyor
Suudi Arabistan, Mısır, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Yemen, Libya ve Maldivler'in Katar'la diplomatik ilişkileri kesmesi Türkiye-Katar ilişkilerini gündeme getirdi. Türkiye'de son yıllarda çoğu yatırımın arkasından Katarlılar çıkıyor. Son olarak Varlık Fonu'na devredilen Çay Kur'un önce Katarlılara satıldığı daha sonra hisselerinin rehin gösterildiği iddiaları gündeme gelmişti. 2015 yılından itibaren Katarlıların Türkiye'de aldıkları kritik şirketler içinde ONB Finansbank, Abank, Digitürk, BMC ile Boyner'deki ortaklıklar geliyor. Türkiye Katar'da ağırlıklı olarak inşaat sektöründe faaliyet gösteriyor. Türk müteahhitlerinin Katar pazarına 2000 yılında adım attığını belirten Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı Mithat Yenigün, Katar'ın Türk inşaat şirketleri açısından önemli ve yüksek potansiyele sahip bir pazar olduğunu dile getirdi. 2017 yılının ilk çeyreğinin sonuna kadar Türk şirketlerin Katar'da toplam 14.2 milyar dolar tutarında 128 proje üstlendiğini belirten Yenigün, "Söz konusu projeler içinde STFA ve Yapı Merkezi'nin yabancı ortaklarıyla birlikte üstlendiği 4.4 milyar dolarlık Doha metrosu başta olmak üzere ağırlıklı olarak altyapı, ulaşım ve konaklama inşaatlarıdır" dedi. Katar, 2022 yılında Dünya Kupasına ev sahipliği yapacak. Katar'ın Dünya Kupası ev sahipliği için yaklaşık 170 milyar dolarlık alt ve üst yapı yatırımı yapması bekleniyor. Dünya kupası için 8 stadyum kullanılacak, bunlardan 5 tanesi yeni yapılacak, 3 tanesi de yenilecek. Türk müteahhitler de bu projelerden pay alabilmek için son aylarda Katar'da fuarlara katılıyor. Hedef 2022'ye kadar 15-20 milyar dolarlık iş alabilmek. Türk şirketlerinin 170 milyar dolarlık yatırım portföyünden şimdiye kadar yaklaşık 7.5 milyar dolarlık iş aldığı belirtiliyor. Tek kalemde en büyük alınan iş ise Tekfen'in aldığı 2.3 milyar dolar yol inşaatı. Dünyada 335 milyar dolarlık yatırıma ulaşan Katarlıların Türkiye'deki yatırımlarının büyüklüğü yaklaşık 18 milyar doları buldu. 2016 yılında Türkiye'den Katar'a 439 milyon dolarlık ihracat yapılırken, ithalat 271 milyon dolar oldu. Uluslararası Yatırımcılar Derneği'nin (YASED) raporuna göre Türkiye'de en çok yatırım yapan ülkeler arasında Katar 7. sırada yer alıyor.
Hürriyet
 
Kuşbaşı 35.90 Tl Domates 0.99 Tl 
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, dünyanın gıptayla izlediği İstanbul 3. Havalimanının hizmete girmesiyle Türkiye'nin dünya çapında şu anda 282 olan destinasyon sayısının 350'ye yükseltilmesinin planlandığını söyledi. Bakan Arslan, İstanbul'a yapılan yeni havalimanının temel atma töreninin üçüncü yılı dolayısıyla değerlendirmelerde bulundu. Arslan, mayıs ayı sonu itibarıyla yüzde 52.5 ilerleme sağlanan 3. Havalimanının 'aktarma havalimanı' konumunda olacağına işaret ederek, şunları kaydetti: "Dünyanın neresinden olursa olsun uçaklar gelecekler, ülkenizde transfer yapacaklar. Uçağın havalimanınıza inmesi bir gelir, yolcunun inmesi bir gelir ve yaptıkları alışverişlerden kaynaklı bir gelir elde ediyorsunuz. Aktarma havalimanları dünya havacılığında sizi hem merkez haline getiriyor hem ciddi bir şekilde katma değer oluşturma, gelir getirme anlamında da ülkenin büyümesine katkı sağlıyor." Ulaştırma Bakanı Arslan, 3. Havalimanının Türkiye'nin büyümesine, gelişmesine, ekonomisine çok ciddi katkı sağlayacağının da altını çizerek, söz konusu havalimanının yatırımcıların dünyanın neresinden olursa olsun Türkiye'ye rahatça gelmesine, yatırımını kontrol etmesine ve aynı gün dünyanın başka bir yerine gidebilmesine olanak sağlayacağını aktardı. 2018 yılının mart ayında ilk etabının açılışı planlanan havalimanı yatırımı, bölgedeki ekonominin de ciddi oranda gelişmesine katkı sağlayacak.
Milliyet
 
Yatırım Katar'ı Raydan Çıkar Mı?
Katar, 11 bin 500 kilometrekarelik yüzölçümüyle küçük bir ülke olsa da, devasa petrol ve doğalgaz kaynaklarının üzerinde oturuyor. Petrol İhraç Eden Ülkeler Birliği'nin (OPEC) en küçük üyesi olan Katar, tüm gelirinin yüzde 55'ini doğalgaz ve petrol satışından elde ediyor. 2.7 milyon nüfuslu ülke, doğal kaynakları sayesinde kişi başı yaklaşık 140 bin dolarlık gelirle dünyanın en zengini. Katar, doğalgaz ve petrolden kazandığı parayı değerlendirmek için 2005 yılında Katar Yatırım Ajansı'nı (QIA) kurdu. QIA, dünyada bugüne kadar 335 milyar dolarlık yatırım yaptı. Bu yatırımlar Alman otomotiv devi Volkswagen'den Rus petrol şirketi Rosneft'e, Türk tavuk üreticisi Banvit'ten Amerikalı mücevheratçı Tiffany'ye kadar geniş bir yelpazede. QIA yatırımlarını sürdürürken, diğer Katarlı yatırımcılar da boş durmuyor. Katar Spor Yatırımları şirketinin 2011'de satın aldığı Fransız Paris Saint - Germain futbol kulübü bugüne kadar 4 şampiyonluk kazandı. Türkiye'de de yatırımı olan Mayhoola şirketi ise İtalyan giyim devi Valentino'yu 700 milyon euro'ya aldı. Katar eski Başbakanı Hamad bin Jassim, İspanyol dev mağaza zinciri El Corte Ingles'in yüzde 10'unun sahibi oldu. Katar'ın büyük ilgi gösterdiği İngiltere'de 35 milyar dolarlık varlığı olduğu hesaplanıyor. Bu yatırımlar arasında Londra Heathrow havalimanının yüzde 20'si, British Airways'in sahibi IAG'nin yüzde 20'si, ünlü Harrods mağazası dikkat çekiyor. ABD'deki yatırımlarını da 2020 yılına kadar 35 milyar dolara çekmeyi düşünen Katar, Oscar'lı Ucuz Roman (Pulp Fiction) filminin de yapımcısı olan Miramax stüdyoları ile Empire States binasının yüzde 10'unun sahibi. 2022 Dünya Kupası'na ev sahipliği yapacak olan ülke, İspanyol Barcelona futbol kulübünün sponsorları arasında. Ülkenin tanınan yatırımları arasında televizyon kanalı El Cezire ve havayolu şirketi Qatar Airways de var. Katar'ın Türkiye'de de bankacılıktan medyaya, savunma sanayiinden hazır giyime çok sayıda yatırımı bulunuyor. Türkiye'de bankacılığa Alternatif Bank (ABank) ile adım atan Katar, daha sonra da Finansbank'ın sahibi oldu. ABank'a 460 milyon dolar ile ortak olan Katar sermayesi, QNB ile de Finansbank'ı 2.75 milyar euro'ya satın aldı. Digiturk, El Cezire kanalının da sahibi olan Katarlı BeIN Media Grubu'na satıldı. Brezilyalı tavuk devi BRF ve Katar Yatırım Ajansı (QIA), Türkiye'nin en büyük tavuk üreticilerinden Banvit'in yüzde 79.5'ini yaklaşık 1 milyar liraya satın aldı. TMSF'nin idaresindeki Digiturk, El Cezire kanalının da sahibi olan Katarlı BeIN Media Grubu'na satıldı. Lüks devi Valentino'nun da sahibi olan Katarlı Mayhoola, Boyner Perakende'nin yüzde 42.7'sine ortak. Katarlı Retaj Grup da Türkiye'de turizm yatırımlarına imza atıyor.
Milliyet
 
İmarda 'Haksız Menfaati' Önleyen Düzenleme Yolda
Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, şehirleşme ve imarla ilgili yasal düzenlemeler üzerinde çalışıldığını belirterek, "Önümüzdeki günlerde imarla ilgili birtakım düzenlemeler gelecek. Bu düzenlemelerle, haksız birtakım gelişmeleri önlemeye çalışıyoruz. Belediyeler ve imar yasalarında bir hazırlığımız var. Bütün bunları önümüzdeki günlerde getireceğiz" dedi. İmarlaşmada temel değişmez yasaları hazırlayarak ortaya koyacaklarını anlatan Özhaseki, sonra da bunu delenlerin denetleneceğini bildirdi. Bakan Özhaseki, "Tüm hırsızlıklar imardan geliyor" sözüne açıklık getirdi. Dünyanın en eski mesleklerinden birinin 'hakkına razı olmadan başkasının hakkına el uzatmak, yani hırsızlık, yolsuzluk' olduğunu belirten Bakan Özhaseki, son 10-15 yıl içerisinde şehirlerin hızlı gelişmesiyle kent rantlarının doğduğunu vurguladı. Özhaseki, şöyle devam etti: "Bu konuda imar planları aslında çok yeterliyken, imar planlarında bozulmalar meydana gelmeye başladı. Bu bozulmalar, haksız yere birilerine menfaat sağlamalar, insanlardaki adalet duygusunu sarstığı gibi bu işi yapan idarecilere karşı da müthiş bir öfke duyulmasına sebebiyet veriyor. Parsel bazında yoğunluk artışları verilerek, insanlar arasındaki dengesizliğin, adaletsizliğin ortaya çıkıp herkesin canını yakan olayların önlenmesine gayret ediyoruz. Bunun için de yasaları hazırlıyoruz. İnsanlar sanayiden yüz çevirip gidip bir yerlerde en kıymetli yerlerde, en kıymetli semtlerde 50-100 kat yapmak için koşuşturuyorlarsa, bu bizim için bir tehlikedir. Eğer birileri en kısa kestirme yoldan, buralardan rant elde etmeyi düşünüyorsa bu bir tehlikedir. Mani olmaya çalışıyoruz."
Vatan
 
DÜNYA 
Katar Depremi
Petrol ve doğalgaz zengini Körfez'de son yılların en büyük krizi patlak verdi. Önce Suudi Arabistan, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn, sonra Yemen, Maldivler ve Libya'da Tobruk yönetimi doğalgaz zengini Katar ile tüm diplomatik ilişkileri askıya aldıklarını duyurdu. Sadece Suudi Arabistan ile sınırdaş olan Katar adeta karadan abluka altına alınırken gıda gibi temel ihtiyaçların deniz ve havayoluyla temin edilmesi gündeme geldi. Bu arada Suudi Saudi, BAE'li Etihad, Emirates ve FlyDubai gibi önde gelen havayolu şirketleri Katar'a yönelik uçuşları askıya aldı, BAE merkezli Etihad bugünden itibaren bu ülkeye uçuşlara son vereceğini açıkladı. Katarlı diplomatların 2 gün, Katar vatandaşlarının 14 gün içinde ülkelerine dönmeleri istendi. Bu ülkeler ayrıca sınırlara ilaveten Katar uçaklarına hava sahalarını da kapattı. Katar'a yöneltilen suçlamalar arasında terör örgütlerini barındırarak teröre destek vermesi, basın yayın organlarında terör örgütlerinin propagandasını yapması ve İran'a yakın tutum sergilemesi yer aldı. Riyad yönetimi, karar gereği Suudi vatandaşlarının Katar'a seyahati ve ülkede sürekli oturumu ile Katarlı vatandaşların ülkeye gelmesi ve transit hava limanlarını kullanmasının yasaklandığını da kaydetti. Öte yandan Katar'ın, Suudi Arabistan öncülüğünde Yemen'de Şii Husilere karşı oluşturulan Uluslararası Koalisyon'daki rolünün sona erdiği de açıklandı. Koalisyon Komutanlığı açıklamasında, Uluslararası Koalisyon'un, "Yemen'de terörizmi güçlendirmesi ve darbeci milislerle ilişkilerinden dolayı" Katar'ın koalisyondan çıkarılmasına karar verdiği kaydedildi. Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, "haksız karardan üzüntü duyduklarını" belirtti. Al Sani, "Haksız uygulamalar var ve bunlar temeli olmayan iddialara ve suçlamalara dayanıyor" dedi, kararın vatandaşlarının normal hayatını sürdürmesine etki etmeyeceğini belirtti. Katar Dışişleri Bakanlığı tarafından açıklamada ise kararın Katar üzerinde vesayet kurma isteği olduğu ifade edildi.
Hürriyet
 
'Sizinle Bile Daha Yakınım'
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Amerikan NBC kanalına verdiği röportajda ülkesinin ABD başkanlık seçimlerine müdahalede bulunduğuna yönelik iddialara cevap verdi. ABD Başkanı Donald Trump'a yakın isimlerle ilişkisi olduğu yönündeki iddialara sert tepki gösteren Putin, görevden alınan eski Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn ile 2015'te Moskova'da çekilen fotoğrafının da gerçeği yansıtmadığını savundu. Putin Kelly'ye, "Sizle, Flynn'le aramdakinden daha yakın bir ilişki var. Daha dün tanıştık, bugün tüm gün birlikteydik. Şimdi yeniden bir aradayız. Flynn ile aynı masada oturmuştuk. Ben konuşmamı yaptım. Sonra birşeylerden bahsettik ve ben oradan ayrıldım. Eğer Flynn'le sizinle olduğu gibi bir etkileşime girseydik, sizin tutuklanıp hapse atılmanız gerekirdi" dedi. Çok sayıda ABD'li üst düzey ismin Rusya'yı ziyaret ettiğini dile getiren Putin, "Bildiğim kadarıyla şu anda yüzlerce şirketin Amerikalı temsilcileri Rusya'ya geliyor. Bu kişilerin hepsinden bilgi topladığımızı mı zannediyorsunuz? Herkes aklını mı kaçırdı?" şeklinde konuştu. Bu tür iddiaların "hasta insanlar" tarafından ortaya atıldığını ifade eden Putin, 2016 ABD Başkanlık seçimlerine Rusya'nın müdahale ettiği yönündeki iddiaların da gerçeği yansıtmadığını söyledi. Eski Başkan Barack Obama'nın bile kendisiyle görüşmesinin ardından iddialara yönelik tavrının değiştiğini düşündüğünü söyleyen Putin, "Başkanlar gelir gider, Temel politika değişmez. Bu nedenle ABD'nin başında kimin olacağıyla ilgilenmiyoruz" ifadelerini kullandı.
Vatan
 
Kıbrıs'ta Çözüm İçin Yeni Umut
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Türk ve Rum liderlerle BM'in New York'taki merkezinde gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, adanın birleştirilmesinin amaçlandığı görüşmelerin yeniden başlayacağını duyurdu. Guterres, Rum Yönetimi lideri Nicos Anastasiades ve KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'yı Kıbrıs'ta çözüme ulaşmayı amaçlayan ve iki yıldır devam eden diplomatik çabaları kurtarmak için davet etmişti. Guterres iki liderle Kıbrıs'ta Haziran ayında bir konferans toplanması konusunda anlaştıklarını açıkladı. Guterres konferansın tarihi konusunun Türkiye, Avrupa Birliği, Yunanistan ve İngiltere'ye danışıldıktan sonra netleşeceğini söyledi. Geçen hafta Lefkoşa'da Akıncı ile bir araya gelen Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye'nin ve Kıbrıslı Türklerin Kıbrıs'ta kalıcı barış amacıyla Cenevre'de düzenlenen barış görüşmelerini canlandırmak için üzerlerine düşeni yapmaya hazır olduklarını söylemişti.
Vatan
 
Rüzgar Tersine Döndü
İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden ayrılık sürecinde (Brexit) mecliste elini daha güçlü hale getirmek için erken seçime gitme kararı alan Başbakan Theresa May'in koltuk hesabı tutmadı. Son anketler, May liderliğindeki Muhafazakar Parti'nin, mecliste çoğunluğu elde etmek için gereken sandalye sayısının 21 puan altında kalacağını gösteriyor. Yougov tarafından yapılan ankete göre Muhafazakarlar yeni dönemde mecliste 308 koltuğa sahip olacak, Jeremy Corbyn liderliğindeki İşçi Partisi'nin koltuk sayısı ise 268 olacak. Siyasi analistlere göre, erken seçim Nisan ayında gerçekleşseydi, Muhafazakar Parti'nin sandalye sayısı 308'e kadar çıkacaktı. Geçen ay düzenlenen anketler, Başbakan May'in, 1970'lerden bu yana İngiltere'de göreve gelen en güçlü 'siyasi lider' olduğunu gösteriyordu. Ancak son haftalarda gerçekleşen terör saldırıları, May'in popülaritesinde önemli düşüşlere neden oldu.
Vatan
 
O Terörist 'Cihatçı Komşu' Çıktı!
Cumartesi günü yerel saatle 21.58'de beyaz bir kamyonet London Bridge'de yayaların üzerine sürülmüş, daha sonra araçtan inip Borough Market'te bazı kişileri bıçaklayan saldırganlar polis tarafından öldürülmüştü. Londra'da 3 ayda gerçekleşen 3'üncü saldırı sonrası yeni gözaltılar ve ev baskınları yapan polis, saldırıyı düzenleyen 3 teröristten iksinin kimliklerini açıkladı. İngiliz basını üzerinde Arsenal formasıyla saldırıda diğer teröristlere liderlik eden ve 'Abz' takma adıyla tanınan Pakistan asıllı gencin geçen yıl Channel 4'te yayınlanan 'The Jihadist next door' (Cihadçı komşum) belgeselinde görülen kişilerden biri olduğunu yazdı. Polis,Pakistan asıllı 27 yaşındaki saldırganın Khuram Shazad Butt olduğunu açıkladı. İkinci saldırganın ise Fas kökenli Libyalı 30 yaşındaki Rachid Redouane olduğu bildirildi. Bu arada saldırıda kullanılan aracın da terörist Butt üzerine kiralandığı belirlendi. Abz kod adlı Butt'un komşularından biri Daily Mail'e saldırıdan saatler önce teröristin kendisine gelip 'Bir minibüsü nasıl ve nereden kiralarım? Ne kadar tutar?' diye sorduğunu aşırı derece heyecanlı olduğunu anlattı. Buna karşılık teröristin iki çocuk babası olduğu ve yaşadığı bölgede çok kibar ve herkese selam veren biri olarak tanındığı da ifade edildi.
Vatan

POLİTİKA 
'Anayasa Referandumuna Yüzde 30 İle Başladık'
Başbakan Binali Yıldırım, Anayasa değişikliğini zor şartlarda yaptıklarını ifade ederek, "Başlarken biz yüzde 30 ile başladık. 70 günde yüzde 30'u yüzde 51.2 ye çıkardık" dedi. Yıldırım, 22-26. dönemlerde görev yapan milletvekillerine iftar verdi. Bülent Arınç ile eski Başbakan Konya Milletvekili Ahmet Davutoğlu'nun katılmadığı iftarda Yıldırım, özetle şu mesajları verdi: Türkiye'nin kat ettiği ilerlemelerde hepinizin yeri var. Milletin gücüne güç kattınız Allah hepinizden razı olsun. Şimdi yeni bir döneme girdik. 22 Mayıs 2016 kongresinden sonra görev değişikliği oldu ve Ak Partimizin genel başkanlığı görevini üstelendim. Bir sene sonra da liderimiz Erdoğan'a görevi gurur ve onurla teslim ettim. Bir yıllık bir süre kısa olabilir ama bu bir yıl Türkiye'nin yakın tarihinde çok konuşulacak bir yıl oldu. 15 Temmuz darbe girişimi ilk ve en zor sınavımızdı, Allaha şükür mahcup olmadık. Terör örgütlerinin eş zamanlı saldırısına maruz kaldık. Yurdun her köşesinde otorite devletin elindedir. Türkiye'nin her karış toprağını bu alçak terör örgütünde temizleyeceğiz. Bugün ekonomik göstergeler de büyüme oranımız da iyiye gidiyor. Enflasyon da düşme eğilimine girdi. Her şey çok daha güzel olacak, yarınımız bugünden güzel olacak hiç kimsenin endişesi olmasın. En zor şartlarda bu anayasa değişikliğini yaptık. Hızlı şekilde Meclis'e geldi, Ak Parti bir oldu beraber oldu. Başlarken biz yüzde 30 ile başladık; 70 günde yüzde 30'u yüzde 51.2 ye çıkardık. Bu az bir iş değil. 18 anayasa değişikliği olmuş, bu onlardan biri değil. Sisteme ilişkin değişiklikler var. Sandıkta millet ülkeyi kim yönetecek ona karar veriyor; vesayetçiler avucunu yalıyor. Sürekli istikrar var. Bu sisteme göre yüzde 50 artı 1 oy almayan kimse iktidar olamayacak. Belirli bölgelerden oy alarak iktidar olma şansı yok. Kampanya dönemindeki iddiaların aksine üniter yapı daha da güçleniyor. Yönetim krizi de bitiyor bu değişiklik ile. Meclis ayrı, Cumhurbaşkanı ayrı irade olabilir kriz ihtimali var mı; var. Krizden en az etkilenecek tüm yetkiler verildi. Yasama ve yürütmeye aynı güç verildi. Kriz oldu yürütme ve yasamanın da seçim kartı var. Yapmamız gereken uyum yasaları, bazı düzenlemeler var, büyük gayret ve fedakarlıkla vekillerimiz çalışmalarını sürdürüyor.
Milliyet
 
'Kıdem Tazminatında Geri Adım Atılmamalı'
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, partisinin 'Emek Büroları' tarafından düzenlenen Kıdem Tazminatı Çalıştayı'na katıldı. Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba'nın koordinasyonunda gerçekleştirilen Emek Tazminatı Çalıştayı'na Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan ve DİSK Genel Başkanı Kani Beko ile eski bakanlar Sümer Oral ve Nihat Matkap katıldı. Kıdem tazminatı sorunu için ortak çözümün önemini vurgulayan Kılıçdaroğlu, "İşin aktörleriyle konuşmuyorsunuz. Kimlerle konuştuğunuzu gizliyorsunuz. Ortaya bir taslak dahi sunulmuş değil. Alın terini kazandığı bir kazanımdan geri adım atmamak gerekiyor. Türkİş'i de Hak-İş'i de DİSK'i de bunu söylüyor. Hak-İş'in genel başkanı, işçi haklarından geriye gidiş tarihini 1980 darbesi olarak koydu, yürekten katılıyorum. Darbelerin hiçbir zaman Türkiye'ye yarar getirdiği görülmemiştir. Her darbe Türkiye'yi en az 10 yıl geriye götürmüştür. 15 Temmuz darbe girişimi de dahil" diye konuştu. HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan, "Oturup, bir model üzerinde çalışmamız gerekiyor. İşverenlerin, hoyratça kullandıkları bu yasanın arkasından dolanarak, ortaya koydukları mağduriyetlere karşı bir çözüm oluşturmamız gerekiyor. Biz, bu çözümü tartışmaya hazırız" dedi. Türk-İş Başkanı Atalay ise "İşçi, memur, esnaf, çiftçi biz bu ülkenin yüzde 70'iyiz. Meclis'e gidin, bakın; 5 kişi yokuz. Biz 3 genel başkan, ne zaman aynı partiye oy verirsek bu ülkede problemi çözeriz" dedi. DİSK Genel Başkanı Beko, "Mevcut yasanın devam etmesinden yanayız ancak kıdem tazminatı alamayan taşeron işçilerle ilgili yasanın 14. maddesine kıdem garanti sistemi altında bir cümle koyabilirsek, işverenlerin ödemediği kıdem tazminatı devlet tarafından ödenir, devlet işverenlerden tahsil eder. 15 milyona yakın sendikasız işçiyle yan yana ayağa kalkarsak leş kargaları kıdem tazminatımıza el uzatamazlar" dedi.
Milliyet
 
Erdoğan Katar Krizi İçin Devrede
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, Katar ile Arap ülkeleri arasındaki krizin çözmü için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın devreye girdiğini ifade etti. Bakanlar Kurulu dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplandı. 4 saat 20 dakika süren toplantının ardından açıklama yapan Kurtulmuş, şunları söyledi: (Almanya'nın İncirlik Üssü'nden ayrılacağı iddiaları) İncirlik bir Türk üssü, NATO üssü değildir. Dolayısıyla burada biz şimdilik, ortadaki bu meseleler dururken bir Alman heyetinin İncirlik Üssü'ne gelmesinin doğru olmadığını düşünüyoruz. Bu tabii kendi kararlarıdır, bizim söyleyecek bir şeyimiz yok. İncirlik Üssü'nü Almanların ziyaret etmesinin şimdilik şartlar dolayısıyla uygun olmadığı Dışişleri Bakanı'ndan muhatabına ifade edilmiştir. Ayrıca, Konya'ya ziyarete gelecek olan kişilerin de eğer gelirlerse, Türkiye karşıtı eylemlilik içerisinde olan milletvekillerinin bu listede olmamasını tavsiye ettiğimiz kendilerine iletilmiştir. Bu müzakerenin yapılmış olması, bizim açık yüreklilikle söylediklerimizi bir kere daha iletmemiz, Almanya'nın da özellikle NATO çerçevesinde müttefikliği bulunan iki ülkenin arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesine adım atması önemlidir. Ortadoğu karışık bir durumda. Ortadoğu yeni bir krizi kaldıracak noktada değil. Ortadoğu'da yeni ve büyük bir krizin ortaya çıkmaması için ilgili bütün tarafları teenni ve aklıselimle hareket etmeye davet ederiz. Türkiye olarak biz Katar ile de irtibatlı bir şekilde, diplomasi kanallarının açık tutularak bu süreçle diplomasi yoluyla bir çözüm yolu bulunmasının önemli olduğu kanaatindeyiz. Bu çerçevede Cumhurbaşkanımız, İslam İşbirliği Teşkilatının dönem başkanı sıfatıyla da bugün de başlamıştır, çok sayıda devlet ve hükümet başkanıyla bunların bir kısmı İslam ülkeleridir, bir kısmı Batı ülkeleridir, ikili telefon görüşmeleri yaparak sorunun çözülmesi için aktif bir şekilde sürecin içine dahil olmuştur. Şu anda Cumhurbaşkanımızın başta yürüttüğü ve bundan sonra bugün içerisinde yürüteceği telefon görüşmeleriyle birlikte ümit ediyoruz ki belli bir mesafe alınır. Dışişleri Bakanımız da ilgili muhataplarıyla konuyu gündeme getiriyor. Dolayısıyla önemli bir kriz gibi görünüyor, bunun daha fazla büyümeden çözülmesi gerekir. Türkiye olarak bu sorunun çözülmesi için üzerimize düşen her türlü sorumluluğu yerine getireceğiz. (130 kişiye yönelik yurda dön çağrısı) Yurt dışında olmaları artık sabit bulunduğu için mahkemelerin süreçlerinin aksatılmaması amacıyla bu kişilerin ilgili savcılıklar ve mahkeme heyetleri tarafından bunlarla ilgili 'Yurda dön' çağrısı yapılması için İçişleri Bakanlığına talepte bulunulmuştur. Vatandaşlıklarını kaybetmeleri, her birisinin tek tek münferit dosyalar üzerinden karar verilecek ve bu karar İçişleri Bakanlığı tarafından değil, Bakanlar Kuruluna getirilerek Bakanlar Kurulu tarafından verilecektir.
Milliyet
SPOR 
Fenerbahçe, Mehmet Ekici ve Valbuena transferlerinin ardından şimdi de yeni isimler için Fransa'ya gitti. Sarı-lacivertliler, Monaco forması giyen Nabil Dirar transferini bitirmek için çıkarma yaptı. Sağ bek ve orta sahanın sağında oynayan futbolcu ile prensip anlaşmasına varan F.Bahçe, Monaco ile yaptığı ön görüşmelerden de olumlu sonuç aldı. Bu transferi bitirmek ve resmi imzaları atmak için futbolcunun kulübeyle masaya oturan sarı-lacivertlilerin kısa süre içinde Dirar işini bitmesi ve resmiyet kazandırması bekleniyor. Fener'in gündemindeki diğer isim ise Valbuena ile birlikte Olympique Lyon'da oynayan Rachid GhezzalSağ kanatta görev alan Cezayirli futbolcunun sözleşmesinin sona ermesi büyük avantaj olarak görülüyor. İran Milli Takımı kalecisi Alirıza Beiranvand ile anlaşan sarı-lacivertliler, buna rağmen kaleci arayışlarını sürdürüyor. Fenerbahçe, daha etkili bir isim bulunması durumunda İranlı kaleciden vazgeçilecek. Bu çerçevede yönetimin başta Fransa olmak üzere tüm Avrupa'da temasları sürüyor. F.Bahçe'nin transfer listesinde bulunan isimlerden biri de Wahbi KhazriSunderland forması giyen Tunuslu sol kanat oyuncusunun sözleşmesi devam ederken, sarı-lacivertli yönetimin futbolcuyu kiralık olarak kadrosuna katmayı planladığı ifade edildi.
Milliyet
2018 Dünya Kupası Elemeleri I Grubu'nda pazar günü Kosova ile kritik bir mücadeleye çıkacak olan A Milli Futbol Takımımız, Makedonya ile Üsküp'te oynadığı özel maçta rakibi ile golsüz berabere kaldı. Makedonya'nın her iki yarıda attığı birer gol ofsayt gerekçesiyle verilmezken ilk 45 dakika tutuk bir oyun ortaya koyan ay-yıldızlı ekibimiz Fatih Terim'in ikinci yarıda yaptığı değişikliklerle biraz olsun toparlandı. 20. dakikada Spirovski'nin ceza sahası yayı içinden çıkardığı şutta, kaleci Volkan Babacan meşin yuvarlağın sahibi oldu. 24. dakikada Enes Ünal'ın sağdan ortasında Yunus Mallı ceza sahası içinde topu göğsü ile istediği gibi kontrol edemeyince ay-yıldızlı ekip önemli bir fırsattan yararlanamadı. Müsabakanın ilk yarısının kalan bölümünde iki takım adına da önemli bir gol pozisyonu yaşanmadı ve devre arasına golsüz eşitlikle girildi. 70. dakikada savunma arkasına atılan topa hareketlenen Pandev, kaleci Volkan Babacan ile karşı karşıya kaldı. Ancak geriden gelen Ozan Tufan ayak koyduğu topu kornere göndererek, mutlak bir golü önledi. 72. dakikada Spirovski'nin ceza sahası dışından sert vuruşunda, top defansa çarparak az farkla kornere çıktı. 84. dakikada Trajkovski'nin ceza sahası gerisinden çıkardığı şutta, kaleci Volkan Babacan soluna gelen topa yatarak sahip oldu. 89. dakikada İbraimi'nin orta sahadan uzun pasında savunma arkasına sarkan Trickovski, sağ çaprazdan ceza sahasına girerek kaleci ile karşı karşıya kaldı. Bu oyuncunun vuruşunda kaleci Volkan Babacan, soluna gelen topu güçlükle önledi.
Milliyet
Futbola, Hollanda'nın yeldeğirmenleriyle ünlü şehri Zaandam'da başlayan Oğuzhan Özyakup, Slaven Bilic'in de dediği gibi Beşiktaş'a sanki sokak futbolunu getirmişti. Zaan nehrine yakın sahalarda bugünlerin hayallerini kurarak top koşturan ve Beşiktaş'ta zirveyi yakalayan milli futbolcu şampiyonluğun öyküsünü Milliyet için kaleme aldı. İşte kimilerinin 'kadife ayak' yakıştırması yaptığı Oğuzhan'ın penceresinden büyük zaferin sırlarıİnanın hayatımın en mutlu günlerini yaşıyorum. Nasıl mutlu olmamayım ki? Son iki sezonumda iki kere üste üste şampiyonluk kupası kaldırıyorum. Bu takım, bu taraftar, bu yönetim ve teknik heyet, bu kupayı sonuna kadar hak etti. Hep bu hedefi düşünerek maçlara çıktık. Hiçbir zaman bu iş olmayacak diye düşünmedik. Aklımızda hep kupa vardı. Çok kötü oynadığımız maçlar oldu. Çok kötü günlerimiz de oldu ama biz yere düşmedik. Hep ayakta kaldık. Çünkü takım olarak ayakta kalmasını biliyoruz. Hocamız bu konuda bize sürekli uyarılarda bulunuyordu. Lig bitmeden şampiyonluk garanti değil diyordu. Aramızdan ligin gol kralı Mario Gomez ile ligin en çok asist yapan isimlerinden Sosa, Gökhan Töre ve İsmail gibi değerli isimler gitti. Ama onların yerine gelenler de o boşluğu çok kısa sürede doldurdu. Sezon öncesi çok iyi bir kamp dönemi geçirdik. Bence bu dönemin de şampiyonlukta büyük payı var. Hangi haftadan başlasam bilemiyorum çünkü bizim için her haftanın ayrı bir önemi vardı. Lige çok iyi başlamamız gerekiyordu. Sezonu şampiyonlukla kapatmış bir takım yine şampiyon gibi başlamalıydı. Geçen seneden Gomez, Sosa ve Gökhan Töre olmadan lige başladık. Ayrıca Aboubakar ve Talisca gibi oyuncular da lige yetişememişti. Açılış maçında Alanyaspor'u 4-1 yendik. Sanki geçen sene hiç bitmemiş, Vodafone'daki aynı atmosfer devam ediyor gibiydi. Eksiklerimize rağmen böylesine bir başlangıç bizim için çok önemliydi. Şampiyon takım olduğumuzu futbolumuzla bir kez daha göstermeliydik ve bunu da başardık. Takımdan gidenler olmuştu ama o inanç ve kazanma arzusunda hiçbir eksiklik yoktu. İkinci hafta Konyaspor'la berabere kaldık. Ancak biz bu durumu geçen sene de yaşamıştık. İlk maçta Mersin'i farklı yenmiştik, 2. hafta Atatürk Olimpiyat Stadı'nda Trabzonspor'a mağlup olduk. Bana göre Konyaspor deplasmanı daha zordu. Ama biz bunları kaldırabilecek oyuncularız. Muhakkak bazı transferlerin geç katılmasının etkisi oldu ama kendi içimizde yaptığımız toplantılarda bu durumun ilerleyen haftalarda düzeleceğini dile getirmiştik. Kişisel olarak sezonun ilk yarısında çok zor bir 6 hafta geçirdim. Sakatlığım sırasında ne yaşadığımdan önemlisi, geri dönüşüm nasıl olacak onu merak ediyordum. Sağolsunlar o dönemde takım arkadaşlarım, hocalarım ve doktorlar benimle çok yakından ilgilendiler. Bizim tek amacımız Beşiktaş'ı daha ileriye taşımakO nedenle takımda kim sakatlansa hepimiz onun iyileşip takıma geri dönmesi için duacı oluyorduk. Biz iyi bir takım olduğumuz kadar iyi bir aile gibiyiz. Geri dönüşüm çok iyi oldu. Taraftarımız çok iyi karşıladı beni. Onlar da verdikleri destekle bana çok yardımcı oldular. Açıkçası geri dönmüş olsam bile bazı maçları ağrılar içerisinde oynadım. O sakatlığın verdiği sıkıntılar nedeniyle, bazı bilek hareketlerini yapamadığım dönemler oldu. Şükürler olsun ki sakat olduğum dönemlerde orta sahada çok değerli arkadaşlarımız vardı. Bu takımda herkes birbirinin açığını kapatmak için mücadele ediyor. Biz ne geçen seneki kazanma hırsından ne de geçen seneki takımdaşlıktan hiçbir şey kaybetmedik. Bu seneye sanki geçen sene şampiyon olmamışız gibi başladık.
Milliyet
 
Vefa Varsa Jest De Var
Beşiktaş Yönetimi, Veli Kavlak'ın vefasını karşılıksız bırakmayacak. Sağ omzundaki sakatlığı yüzünden 2 yılı aşkın zamandır takımdaki yerini alamayan 28 yaşındaki futbolcu geride kalan sezon senelik ücreti olan 1 milyon 100 bin euro (yaklaşık 4 milyon 350 bin lira) alacağını kulüpte bırakmıştı. 2019 yılında bitecek olan sözleşmesi kulüp tarafından dondurulan Veli Kavlak hakkı olmasına rağmen çok ciddi bir rakamı geri çevirerek yönetimin büyük takdirini toplamıştı. Başkan Fikret Orman'ın sürekli oynaması için bir yıllığına kiralanması düşünülen Veli Kavlak'la özel bir görüşme yaparak büyük bir jestte bulunduğu ortaya çıktı. Başkan Orman bu sezon 1 milyon 100 bin euro alacağını kulüpte bırakan Veli'ye, gideceği kulüpten alınacak kiralama ücretinin tamamını vereceklerini bildirdi. Buna göre Beşiktaş, Veli Kavlak için gideceği kulüpten alacağı kiralama ücretini yaptığı fedakârlığa karşılık tecrübeli futbolcuya verecek. Veli, kiralık gideceği kulüpten ayrıca yıllık ücret de alacak. Başkan Fikret Orman'ın kısa süre önce deneyimli oyuncuyla gerçekleştirdiği görüşmede, "Yaptığın fedakârlığı tabii ki unutmadık. Alacağımız kiralama ücretini sana vereceğiz. Sen bizim için değerli bir futbolcusun ve bunu fazlasıyla hak ediyorsun" ifadelerini kullandığı aktarıldı. Eski kulübü Rapid Wien'le temas halinde olan Veli Kavlak'ın, Süper Lig'den de teklifler aldığı ve kısa süre içinde kararını vereceği vurgulandı.
Milliyet
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme