8 Haziran 2017 Perşembe

08.06.2017 Genel Gündem



08.06.2017 Perşembe
GÜNDEM

İki Asker Şehit 
Van'ın Başkale ilçesine 30 kilometre uzaklıktaki kırsal alanda dün sabah askerlerle PKK'lı teröristler arasında çatışma çıktı. Çatışmada Uzman Çavuş Sabri Eryeler (24) ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan Eryeler, kurtarılamayarak şehit oldu. Şehit Sabri Eryeler'in Ordu'nun Kumru ilçesinde yaşayan ailesine haber verildi. Ev kadını anne Emine ile çiftçi baba Muammer Eryeler, acı haberle yıkıldı. Bekar olan şehit Sabri Eryeler'in 2.5 yıldır uzman çavuş olarak Van'da görev yaptığı belirtildi. Mardin'in Dargeçit ilçesinde sokağa çıkma yasağı ilan edilen bölgede çıkan çatışmada da 1 asker şehit oldu. Tunceli'nin Pülümür ilçesinde 2 asker, Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde de korucu Refik Babat (34) teröristlerin yerleştirdiği bombaların patlamasıyla yaralandı
Hürriyet


Mehmetçik Katar'a 
Meclis, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) Katar'ın başkenti Doha'da kurulacak üste konuşlanmasını ve Katar jandarmasının eğitilmesini içeren iki anlaşmayı dün hızla gündemine alarak yasalaştırdı. "Katar Topraklarında Türk Kuvvetlerinin Konuşlanmasına İlişkin Anlaşma" ile "Jandarma Eğitimine İlişkin İşbirliği Protokolü" dün AK Parti grubunun sürpriz bir hamlesiyle gündeme girdi. Genel Kurul'da geri sıralarda bulunan iki anlaşma, AK Parti'nin grup önerisiyle ilk sıraya alındı ve hemen görüşüldü. Kabul edilen anlaşmalara göre Türkiye, Katar'da jandarma birliklerine eğitim verecek. Bu sözleşmenin 4 bin dolayında jandarmanın eğitimini kapsadığı belirtildi. Üs anlaşmasına göre de Doha'da Türk-Katar Tümen Taktik Karargâhı kurulacak. Bu yapının oluşturulmasına ön hazırlık açısından 2015'de ortak tatbikata katılan 94 TSK personelinin halen Katar'da olduğu belirtildi. Ortak karargâhın komutanı Katarlı tümgeneral, yardımcısı Türk tuğgeneral olacak. Patlayıcı madde imha eğitimi için Katar'a 25-30 kişilik özel ekip gönderilecek. Konuşlanacak birliğin 500-600 arası personelden oluşması öngörülüyor. Ayrıca Katar'dan Türkiye'de konuşlandırılacak birimler olacak ve ihtiyaç duyulması halinde Doha'ya intikalleri sağlanacak. En az 10 yıl yürürlükte kalması öngörülen anlaşmaya göre TSK unsurları, sözleşmede yazılı askeri işbirliğinin yanı sıra, "İki tarafın yazılı mutabakatı ile uygun bulunacak diğer görevleri" yerine getirecek. CHP ve HDP sözcüleri, uluslararası toplumda Katar'la ilgili gerilim yükselirken anlaşmaların öne çekilmesini eleştirdiler. MHP'li yöneticiler de Arap dünyasıyla ilişkilerde Türkiye'nin tarafsız olması gerektiğini vurguladılar. Anlaşmanın bu dönemde öne çekilmesinin soru işaretleri taşıdığını ileri süren CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, "Bazı ülkelerin bu Emir'i alaşağı edip yeni bir yönetim getirmek istediklerini biliyoruz. Siz başka bir şey için gidiyorsunuz, anlaşıldı. Kime karşı olacak bu kuvvet? Katar'daki aileyi ayakta tutmak için kullanmak isterlerse ona destek mi olacağız? Yani Katar'daki iç güvenlik harekâtına mı dahil olacağız? Türkiye'ye bu kötülüğü yapmayın lütfen. Bu duygusal bir konu değildir. Bu Türkiye'nin Ortadoğu'da kırılma yaşayabileceği bir konu" diye konuştu. HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu da, "Kaynayan bir kazan olan Körfez'e ülkemizi atamazsınız. Yayılmacı, mezhepçi hayallerle çöküş halinde olan Türkiye ekonomisini ayakta tutmak için Türkiye'nin milyarca lira yatırım yaptığı savaş sanayisine yeni pazarlar bulmak için bu bataklığa girmek akıl dışıdır" dedi. HDP Mardin Milletvekili Mithat Sancar ise "Terörle işbirliği yapan bir devlet olarak itham edilme konusuna neredeyse birkaç adım kalmıştır" görüşünü savundu.
Hürriyet

'Orası Kozmik Oda Değildi' Savunması 
Eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a yönelik suikast iddialarıyla başlayan ve devlet sırrı niteliğindeki belgelerin bulunduğu Genelkurmay Başkanlığı Seferberlik Bölge Başkanlığında günlerce süren aramalara ilişkin soruşturmada görev yapan hakim ve savcıların yargılandığı davada, Arınç'ın müdahillik talebi kabul edilmedi. Duruşmaya, tutuklu sanıklar eski savcı Mustafa Bilgili, eski hakimler Nihal Uslu ve Halil İbrahim Kütük jandarma eşliğinde getirildi. Savunma için söz verilen sanık Nihal Uslu, suçlamaları kabul etmediğini belirterek, beraatini talep etti. Sanık Halil İbrahim Kütük ise davaya konu arama yapılan yerin "kozmik oda" olmadığını savundu. Bu yerin "kozmik oda" olabilmesi için gizli bilgiler içermesi gerektiğini ifade eden Kütük, asıl "kozmik oda"nın Gölbaşı'ndaki Özel Kuwetler Komutanlığı'nda olduğunu basından duyduğunu söyledi. Söz konusu soruşturmada sadece Arınç'a suikastin değil, hükümeti devirme suçunun da bulunduğunu ifade eden Kütük, makul şüphe olduğu için seferberlik bölge başkanlığında arama kararı verdiğini öne sürdü. Kütük, o dönem soruşturulan şüphelilerin Arınç'ın evinin yakınında yakalandığını, üzerlerinde sahte basın kartı çıktığını, bir şüphelinin de Arınç'ın evinin krokisini yutmaya çalışırken engellendiğini iddia etti. Mahkeme Başkanı Eyüp Yeşil'in "Şüpheliler suikast belgesini oraya mı koydu diyorsun?" sorusuna karşılık Kütük, "Demiyorum, şüphe var" dedi. Delil bulunup bulunmadığı yönündeki soru üzerine de Kütük, bir şüphelide sahte basın kartı ile siyasilerin kapı zilini gösteren fotoğraf bulunduğunu savundu. Verilen ara karara göre, sanıklar hakkında "terör örgütü üyeliği" suçundan açılan davanın bu davayla birleştirildi. Arınç ve diğer bazı isimlerin yaptığı müdahillik taleplerinin reddedildiği belirtildi. Bir müşteki ise "Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, o kadar 'burada devlet sırrı var, buraya girmeyin' dedi. Bunu da mı duymadınız?" diye tepki gösterdi.Duruşma 20 Eylül'e bırakıldı.
Vatan

EKONOMİ 

Dolar: 3,5496-3,5534                       
Euro: 3,9984-3,0003
Sterlin: 4,6058-4,6106
Gram Altın: 146,7126-146,9207

Müteahhitlerden Ankara Çıkarması 
30 Haziran 2017 inşaat sektörü temsilcileri ve evi kentsel dönüşüme girecek vatandaşlar için önemli bir tarih. Bu güne kadar ruhsatını alan projelerde ek yüzde 25 inşaat hakkı var. Bu hak vatandaşın yeni projeden alacağı metrekareyi büyütürken, inşaat şirketinin de önünü açıyor. Planlı Alanlar Tip Yönetmeliği'nde ek emsal sağlayan madde sektör temsilcilerinin talebiyle daha öncede iki kez uzatılmıştı. Ancak verilen süre 30 Haziran'da dolacak. Süre dolunca mağduriyetler yaşanacağını belirten sektör temsilcileri önceki gün Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki'yi ziyaret etti ve sorunlarını iletti. Ziyarete İstanbul İnşaatçılar Derneği (İNDER) Başkanı Nazmi Durbakayım, Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği (KONUTDER) Başkanı Altan Elmas ile Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) Başkanı Feyzullah Yetgin katıldı. Yönetmelikte bir daha süre uzatılmanın bir anlam ifade etmediğini, kalıcı bir çözüme ihtiyaç olduğunu belirten Durbakayım, "Önemli olan sürece başlayanların korunması. Şirket vatandaşla anlaşmış, tahliye yapılmış ancak bir sebepten ruhsat gecikmiş. Şartlar yarı yolda değişirse o iş yapılamaz. İnşaat şirketi belediyeye 'ruhsatı yetiştiremedin' diye dava açar. Vatandaş müteahhide 'işi beceremedin' diye dava açar ve kaos ortamı oluşur. Bu nedenle bir düzenleme şart" dedi. Toplantıda 1 Temmuz'da devreye girecek yeni yönetmeliğin de değerlendirildiğini belirten Altan Elmas da, "Sahada yaşananlarla yönetmelikte olanların çatıştığı noktaları aktardık. Verimli bir görüşme oldu" dedi Feyzullah Yetgin ise kısa ve orta vadede yaşanabilecek sorunları gündeme getirdiklerini söyledi.
Hürriyet
 
Zeytinlik Maddesinde Değişiklik Sinyali 
Kamuoyunda tartışılan hükümetin zeytinliklerle ilgili düzenlemesi dün Meclis'te, bakan ve bürokratları sektör temsilcilerini bir araya getiren toplantıda değerlendirildi. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik ile Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü ve AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş'ın katıldığı bu görüşme nedeniyle tasarının görüşmelerine dün bir günlük ara verilirken, zeytinlikle ilgili düzenlemede değişikliğe gidilebileceği belirtildi. Sektör temsilcilerinin tasarı metninden tümüyle çıkarılmasını istediği düzenlemede, zeytinlik bölgelerini etkileyecek sanayi tesislerinin önceden ilan edilmesi, böylece bütün zeytinliklerin risk altına girmesinin baştan önlenmesi ile zeytinliklerde kurulacak sanayi tesislerine ilişkin kurulun üye katılımını arttıracak şekilde yeniden yapılandırılması konularında değişikliğe gidilmesi seçenekleri gündeme geldi. Toplantıda, kıyı yasası değişikliğinin Trabzon ile sınırlandırılması örneğinde olduğu gibi zeytin düzenlemesinin de acil ihtiyaç olan bölgelerle sınırlandırılması seçeneği üzerinde de duruldu. Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi İcra Direktörü Mustafa Tan, düzenlemenin tasarı metninden çıkarılıp, yeni çalışma yapılmasını istediklerini söyledi. Bu arada Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başkanlığında önceki akşam yapılan AK Parti MYK'da da zeytin düzenlemesinin gündeme geldiği belirtildi. Erdoğan'ın, konunun kamuoyuna anlatılmasında bir eksik olup olmadığını sorarak, taraflarla da bir araya gelerek düzenlemede bir orta yol bulunması talimatı verdiği bildirildi. Öte yandan CHP, tartışılan tasarının, aynı zamanda çalışanların pazar günü tatilini de tehlikeye attığını savundu.
Hürriyet

İhracatçının Katar Atağı 
Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) Katar ile diplomatik ilişkilerini kesmesi bölgede ticari dengeleri yerinden oynattı. Gelişmeler üzerine gıda ithalatçısı olan Katar için Türkiye ve İran, pozisyon almaya başladı. Türkiye halihazırda Katar'ın dokuzuncu ihracatçısı konumunda. Katar, gıdada, yılda yaklaşık 5 milyar dolarlık ithalat yapıyor. Bunların başında et, süt, kanatlı hayvan ve meyve sebze geliyor. Bu durum Türkiye'ye ciddi fırsatlar sunuyor. Katar, Türkiye'ye 271 milyon dolarlık ihracat yaparken, Türkiye'nin Katar'a ihracatı da yıllık 439 milyon dolar. Katar ile ilişkilerini donduran ülkeler hava sahasını da Katar tescilli uçaklara kapattı. Bu durum en çok 192 uçaklık filosu ile Körfez bölgesinin en önemli havayolu şirketlerinden Qatar Airways'i vurdu. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Mısır, Bahreyn, Yemen, Libya Tobruk yönetimi ve Maldivler, Katar'a günlük yapılan 56 seferi durdurdu.
Posta
 
1 Milyar Liralık Sipariş 
Rüzgar enerjisi türbini ağırlıklı olarak ithal ediliyor. Hükümet yerlilik oranının en az yüzde 65 olmasını hedefliyor. Akkök Holding şirketlerinden DowAksa da yerlilik payını artırmaya yönelik önemli bir anlaşmaya imza attı. DowAksa, dünyanın en büyük rüzgar türbini üreticilerinden Danimarka merkezli Vestas'ın, türbin kanatlarında kullanılan karbon elyaf pultruze profilleri üretecek. İstanbul'da dün iftar yemeğinde basınla bir araya gelen Akkök Holding Başkanı Ahmet Dördüncü, yapılan anlaşma ile 4 yılda 300 milyon dolarlık (1 milyar 58 milyon lira) karbon elyaf kompozit malzeme satacaklarını söyledi. Dördüncü, "Siparişi almamızın en önemli nedeni, türbin için daha dayanıklı ve hafif karbon elyaf üretebilmemiz. Bu sayede kanatlar hafif ve türbin verimli oluyor" dedi.
Posta

Expo 2017'de 'Türkiye Enerjinin Merkezi' 
Türkiye, 10 Haziran-10 Eylül tarihleri arasında Kazakistan'ın başkenti Astana'da düzenlenecek Expo 2017 Fuarı'na damga vurmaya hazırlanıyor. Ekonomi Bakanlığı adına tamamen yerli ürünlerle hayata geçirilen 1000 metrekarenin üzerinde bir alana kurulu Türk pavilyonu, dünya barışı, sürdürülebilir enerji, adil bölüşüm ve enerji güvenliği gibi konularda 'enerjinin merkezi' olduğu mesajını verecek. Fuar alanını ziyaret eden Ekonomi Bakan Yardımcısı Fatih Metin, "Türkiye bölgesel enerji ticaretinin merkezi ve enerjinin güvenli bir şekilde tüketicilere taşınmasında önemli bir aktör. Sürdürülebilir enerji için küresel sinerji ülke temasını, kültür ve tarihi zenginlikle birleştirerek tüm dünya ile paylaşmak istiyoruz" dedi. Toplam 115 ülke ve 22 uluslararası örgütün katıldığı Expo 2017'de fuar alanının yarıdan fazlasına sahip olan Türkiye, 'enerjinin küresel savaşın değil, barışın sağlanmasında önemli bir araç' olacağının mesajını verecek. Beş milyona yakın ziyaretçinin beklendiği fuar bünyesinde, alışveriş ve kültür merkezleri de farklı hizmetlerle ziyaretçileri ağırlayacak. Fuar kapsamında ayrıca Şanghay İşbirliği Örgütü zirvesi, Astana Ekonomik Forumu, 8. Uluslararası Sürdürülebilir Ekonomi için Enerji Forumları ve başka önemli etkinlikler yapılacak.
Milliyet

OECD'ye Şimşek Gibi İtiraz 
Dünya Bankası ve ABD'li yatırım bankası Morgan Stanley'den sonra Ekonomik Kalkınma ve İktisadi İşbirliği Örgütü (OECD) de Türkiye'yle ilgili büyüme tahminlerini yukarı yönlü revize etti. OECD, Türkiye için 2017 büyüme beklentisini yüzde 3.3'ten yüzde 3.4'e yükseltti. 2018 yılı GSYİH tahminini de yüzde 3.5 olarak açıkladı. Türkiye'de alınan mali tedbirler ve ihracat talebindeki artışın özel tüketim ile yatırımları desteklediği kaydedilen Ekonomik Görünüm Raporu'nda; şunlar kaydedildi: "Kurdaki keskin yükseliş ve enflasyon beklentilerindeki artış sonucu para politikası duruşu sıkılaştı ancak politika faizinde açıkça artırım gerekiyor. Ekonomik reformlar uygulamaya konursa güven artacak, büyüme güçlenecek." OECD'nin büyüme tahminini yüzde 3.4'e çıkartması Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek tarafından yeterli bulunmadı. Paris'te yılda bir kez düzenlenen OECD'nin Bakanlar Konseyi toplantısının açılışına katılan Şimşek, "Bu yıl yayımlanan raporda Türkiye için büyüme tahmini biraz yükseltilmiş. Orta vadede biz tekrar reformlarla, yüzde 5 ve üzeri bir büyümeyi öngörüyoruz" dedi. Şimşek, şunları kaydetti: "Türkiye'de muhtemelen bu yıl yüzde 4.5'e yakın bir büyüme gerçekleşir. Hatta reformlar güçlü bir şekilde devreye girerse biraz daha güçlü olabilir. Orta vadede biz tekrar reformlarla, yüzde 5 ve üzeri bir büyümeyi öngörüyoruz. Dolayısıyla OECD tahminlerini tekrar yukarı doğru revize etmek zorunda kalacak. Zaten bütün uluslararası kuruluşlar son 1.5-2 ay içerisinde tahminlerini yukarı doğru çekiyorlar. Sebebi de şu: Türkiye'de siyasi istikrar pekişti, belirsizlik azaldı. Şimdi gündemimizde reform var."
Vatan

16 Bin Çocuğa Ücretsiz Kargo Hizmeti 
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, yetiştirme yurtlarıyla tutukevlerinde kalan yaklaşık 16 bin çocuğun kargo ve mektuplarının PTT tarafından artık ücretsiz gönderileceğini bildirdi. Bakan Arslan, özellikle yetiştirme yurtlarında devlet güvencesi altında bulunan çocuklar için Evrensel Posta Hizmetleri Yönetmeliği'nde değişiklik yapıldığını ve ilgili düzenlemenin 2 Haziran'da Resmi Gazete'de yayımlandığını söyledi. Bu değişiklikle, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na bağlı yuvalar, yetiştirme yurtları ve evlerde kalan çocukların mektuplarını ve 100 grama kadar kargolarını ücretsiz olarak göndereceklerini belirten Arslan, düzenlemeden 1.270 kuruluştaki yaklaşık 13 bin 500 çocuğun yanı sıra tutuklu ve hükümlü yaklaşık 2 bin 500 çocuğun yararlanacağını ifade etti.
Vatan

SİYASET/POLİTİKA


'Milletimiz Sokakta Onlara Gereken Cezayı Verecektir' 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz'da darbecilerin hedefinde yer alan Polis Özel Harekât Başkanlığı'nda İç Güvenlik Birimleri İftar Programı'nda yaptığı konuşmada özetle şu mesajları verdi: "15 Temmuz'da burası FETÖ ihanet çetesinin ruhunu bir dolara şeytana satmış mensupları tarafından bombalandı. Bu eli kanlı hainlerin şu anda mahkemelerini takip ediyorsunuz. Sergiledikleri pişkinlikler, arsızlıklar, edepsizlikler yaptıkları işi bir anlık cinnetle veya aldatılmışlıkla değil taammüden gerçekleştirdiklerini bir kez daha ortaya koyuyor. Kendilerini istedikleri kadar rüyalarla, kulaklarına fısıldanan tarihlerle, verilen sözlerle aldatsınlar hepsi beyhude. Ben başdanışmanlarımın tamamıyla duruşmaları takip ediyorum. Bu eli kanlı katillerin hiçbiri de kendilerini bekleyen acı akıbetten kurtulamayacaklardır. Mahkemelerde yaptıkları ahlaksızlıkların cezaevlerinde çürürken onlara hiçbir faydası olmayacaktır. Şayet cezalarını tamamlayıp dışarı çıkanlar olursa zaten milletimiz sokakta her gördüğünde onlara gereken cezayı verecektir. Onların yüzlerine tükürecekler ve milletin tükürüklerinde boğulacaklardır. İhanetlerinin bedelini ödemeyen tek bir FETÖ'cü kalmayana kadar mücadelemiz sürecektir. Muhalefet partisinin başındaki zat benim bu işaretimizi çok kıskanmış herhalde çok da hoşuna gitmiş bir terör örgütünün işaretini kullanan diyor. Bu işaretin içinde tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet var. Acaba beyefendi sen bu ülkede tek millet değil de çok millet mi istiyorsun? Ondan mı rahatsız oluyorsun. Hangi yüzle sen bu işareti bir terör örgütünün işareti diye hakarette bulunursun? Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nden başka devlet tanımıyoruz. Eğer senin gideceğin bir devlet varsa buyur git."
Hürriyet

İstişareyle Çözülmeli 
Başbakan Binali Yıldırım, Katar kirizi ile ilgili olarak, "Ümit ederiz ki henüz Suriye, Irak, Yemen, Libya'da sorunlar çözülmeden, akan kan durmadan yeni bir sorun alanı oluşmaz. Bölgenin yeni sorunları kaldıracak durumu yok" dedi. Yıldırım, Çankaya Köşkü'nde sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle bir araya geldiği iftarda, ramazanın hayırlara vesile olmasını diledi. Yıldırım, "Bakın yanı başımızda Suriye'de masum insanlar, çocuklar öldü. Çocukların yaşayamadığı bir dünyada, biz neyi konuşacağız? Cansız çocuk bedenlerinin sahile vurduğu bir dünyada neyi, nasıl anlatacağız? Afrika'da yeterli ve sağlıklı su kaynağına ulaşamadığı için saat başı hayatını kaybeden insanlar varken, hiçbir şey yokmuş gibi hayatımıza nasıl devam edeceğiz?" dedi. Yıldırım, Türkiye'nin 21'inci yüzyılın umut ülkesi haline geldiğini söyledi. Yıldırım, yakın zamanda bir halk oylaması gerçekleştirildiğini ve milletin "evet" oyuyla yeni yönetim sistemini kabul ettiğini anımsattı. Yeni sistemle yönetim krizinin de ortadan kalkacağını söyleyen Yıldırım, "Uzlaşma yönetimde hakim oluyor. Çünkü hem Meclis'in hem de cumhurbaşkanının eşit güçleri var. Eşit iki 'silah' demek, uzlaşma demektir, kriz çözme demektir" dedi. Katar ve bazı Arap ülkeleri arasındaki krize de değinen Yıldırım, şunları kaydetti: "Türkiye'nin bölgede güçlü olması lazım. Örneğin son günlerde Körfez'de yaşanan gelişmeler, bölgede yeni bir sorun alanının belirtileridir. Ümit ederiz ki henüz Suriye, Irak, Yemen, Libya'da sorunlar çözülmeden, akan kan durmadan yeni bir sorun alanı oluşmaz. Bunun için başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere Hükümetimiz, ilgili ülkeleri sükunete davet etmekte ve yaşanan sorunların diyalogla, istişareyle, teenniyle çözümünü sağlamak için her türlü gayreti gösteriyoruz. Zira, bölgenin yeni sorunları, yeni istikrarsızlıkları kaldıracak durumu yok. Acı olan da tabii Müslüman ülkelerin yoğun olduğu bölgede bu sorun alanlarının artmasıdır."
Milliyet

'Müfredatla İlgili Çalışma Sürüyor' 
Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Türkiye'deki zorunlu din dersleri uygulamasını mahkûm eden AİHM'nin Eylül 2014 tarihli Mansur Yalçın kararının üzerinden 33 ay geçmesine karşın müfredatla ilgili çalışmaların hâlâ sürdüğünü bildirdi. Yılmaz, oluşturulan çalışma grubunun altı ayrı toplantısının ardından Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinin öğretim programlarının geliştirilmesi yönünde tavsiye niteliğinde bir rapor hazırladığını, bu rapor doğrultusunda çalışmaların sürdüğünü ifade etti. CHP İstanbul Milletvekili Ali Özcan'ın zorunlu din derslerine yönelik Eylül 2014 tarihli AİHM kararının ardından atılan adımlara ilişkin soru önergesini yanıtlayan Yılmaz, şunları kaydetti: "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Mansur Yalçın ve diğerleri kararının uygulanması bağlamında hükümetimiz bir eylem planı hazırlamıştır. Bu eylem planı gereğince kararın icrası geniş katılımlı bir değerlendirmeyi gerektirdiğinden bakanlığımız koordinesinde Başbakanlık, Adalet Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı, farklı bilim dallarından akademisyenler ve tarafları temsil eden sivil toplum kuruluşlarından katılımcıların yer aldığı bir çalışma grubu oluşturulmuştur. Çalışma grubu 2016- 2017 yıllarında altı ayrı çalışma toplantısı düzenlemiş ve kararın icrasına yönelik tavsiye niteliğinde bir rapor hazırlanmıştır. Konunun etraflıca bir değerlendirmeye tabi tutulduğu raporda, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin öğretim programlarının geliştirilmesi tavsiye edilmiştir. Bakanlığımız bu tavsiye üzerine çalışmalarını devam ettirmektedir."
Milliyet

'Suriye Hataları Tekrarlanmasın' 
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, partisinin Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısı ardından yaptığı açıklamada ilk olarak Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun, TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ın çağrısı doğrultusunda yarın yapılacak Meclis İçtüzüğü değişikliği çalışmalarına yönelik toplantıya katılmayacağını bildirdi. Katar krizinden sonra Ortadoğu'daki çatışmanın yeni bir alana evrilme riski taşıdığını ifade eden Tezcan, İslam dünyasının içine düştüğü bu kaosun kendilerini rahatsız ettiğini söyledi. "Bölgede, mezhep çatışmasına dayalı ayrıştırmaların tahrik edilmesi ve terör üreten bir bataklık halinde bölgenin her geçen gün daha ciddi, yeni tehlikelere açılması Türkiye açısından daha dikkatli davranılması gereken dönemlere geçtiğimizi gösteriyor." diyen Bülent Tezcan, Türkiye'nin, Cumhuriyet'in kuruluşundan bu yana esaslı bir dış politikaya sahip olduğunu ancak bunun AK Parti iktidarları ile çökertildiğini savundu. Bu dış politika anlayışının özünü, "Yurtta barış dünyada barış" anlayışının oluşturduğunu aktaran CHP Sözcüsü Tezcan, şöyle devam etti: "Bu süreçte tarafsızlığımızı korumamız lazım. Türkiye taraf olmamalı."
Vatan

DÜNYA 

Katar'a Hamas Ve İhvan Şartı 
Suudi Arabistan'ın başını çektiği yedi ülkenin pazartesi günü ani bir biçimde Katar'la tüm diplomatik ilişkilerini kesmeleriyle başlayan kriz dinmiyor. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Adil el-Cubeyr, Paris'te önceki gün yaptığı açıklamada Katar'ın Arap ülkeleriyle ilişkilerini tamir edebilmek için Hamas ve Müslüman Kardeşler'e (İhvan) verilen desteğin sona ermesi gibi bir dizi adım atması gerektiğini söyledi. Cubeyr, "Hiç kimse Katar'a zarar vermek istemiyor. Katar hangi yöne doğru hareket edecek buna kendi karar verecek. Biz bu adımı büyük bir sıkıntı içinde, acı içinde, onların izledikleri politikaların sürdürülebilir olmadığını ve değişmesi gerektiğini anlatabilmek için attık. Katar, Hamas ve Müslüman Kardeşler'i destekleyerek, Filistin yönetimi ve Mısır'a zarar veriyor" dedi. Cubeyr, Berlin'de ise dün söylemini biraz yumuşatarak şöyle konuştu: "Katar'ı kardeş ülke olarak görüyoruz. Ancak siz kardeşiniz ya da arkadaşınız, doğru bir şey yaptığı zaman, yanlış birşey yaptığı zaman bunu ona söylemek zorundasınız. Katar yıllarca bu örgütleri desteklemek için adımlar attı. Geçmişte kınadık, ancak ne yazık ki, bu konuda işbirliği görmedik. Umarız Katar, şimdi krizi bitirmek için doğru adımları atar" dedi. Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Enver Muhammed Gargaş da amaçlarının Katar'da bir rejim değişikliği olmadığını, sadece Katar'ın terörizmi ve aşırıcılıkla bağlantılı örgütlere yönelik siyasi pozisyonunu, yaklaşımını değiştirmesini istediklerini söyledi. Suçlamaların odağındaki Hamas ve Müslüman Kardeşler'den ise açıklamalara tepki geldi. Hamas'ın yazılı açıklamasında Suudi Bakan'a tepki gösterilerek "Suudi Bakan Adil el-Cubeyr'in Hamas'a karşı kışkırtıcı açıklamalarını büyük bir üzüntüyle karşıladığımızı belirterek kınıyoruz" denildi. Müslüman Kardeşler de dün ilk kez krizin ardından açıklama yaparak Suudi Arabistan'ın terörizm suçlamalarını "sahte" olarak nitelendirdi. Örgütün resmi sitesinden yapılan açıklamada Suudi yönetimine, Mısır Devlet Başkanı Abdülfettah el-Sisi'ye verdiği desteği çekmeleri ve baskıcı ve yolsuz olarak nitelendirdikleri BAE yöneticilerini de dinlememe çağrısı yapıldı.
Hürriyet

Terör Gölgesinde Sandık Başında 
Birleşik Krallık'ta halk bugün, sonucu merakla beklenen erken seçim için sandığa gidiyor. Başbakan Theresa May 18 Nisan'da sürpriz bir şekilde erken seçim kararını açıkladığında, buna gerekçe olarak parlamentoya daha büyük bir çoğunlukla gelmek ve Brexit müzakere masasına daha güçlü bir şekilde oturmak arzusunu göstermişti. Ancak iki hafta arayla yaşanan terör saldırıları, seçim çalışmalarına gölge düşürdü. Bugün sandık başına gidecek seçmenler, Avrupa Birliği'nden (AB) çıkış (Brexit) müzakerelerinin hangi hükümetçe yürütüleceğini belirleyecek. Kamuoyu araştırmaları haftalarca, Muhafazakâr Parti'nin seçim yarışında açık ara önde olduğunu göstermişti. May, muhalefetteki İşçi Partisi ile Liberal Demokrat Parti'nin, kendisinin benimsediği ve "sert Brexit" olarak nitelendirilen yaklaşımı parlamentodaki oylamalarda tehlikeye sokacağını savunuyordu. Ancak İşçi Partisi'nin seçim bildirgesini açıklamasıyla, tablo değişmeye başladı. Jeremy Corbyn ve May'in seçim gezileri ile medyadaki performanslarının da, İşçi Partisi'ne yaradığı düşünülüyor. Yoklamalara göre iki parti arasındaki fark azaldı ve Muhafazakâr Parti'nin tek başına iktidar olamama ihtimali gündemde. Seçim kampanyasını "güçlü ve istikrarlı liderlik" sloganıyla yürüten May'in istikrar vaadi, Manchester ve Londra saldırılarıyla sarsıldı. Saldırılar sonrası seçimin gündemi terör ve güvenlik konularına kaydı. May'in döneminde polis kadrosunun yaklaşık 20 bin kişi azaltılması ve polise ayrılan bütçenin de yüzde 20 düşürülmesi muhalefetçe gündeme getirildi. Saldırılar Corbyn'in kampanyasını da olumsuz etkiledi.
Milliyet

Flynn Soruşturmasını Durdurmamı İstedi 
Görevden alınan FBI Direktörü James Comey, ABD Başkanı Donald Trump'ın Şubat ayında kendisinden eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn hakkında yürütülen soruşturmayı durdurmasını istediğini söyledi. Buna göre Trump, Comey'e "Ben bağlılık istiyorum. Bağlılık bekliyorum" dedi. Trump tarafından tartışmalı bir şekilde görevinden alınan eski FBI Direktörü James Comey, Senato İstihbarat Komitesi'nde yapacağı konuşma için hazırladığı metinde, Trump'ın Şubat ayında kendisinden eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn hakkında yürütülen soruşturmayı durdurmasını istediğini söyledi. Bu teklife sadece, "O iyi bir adam" diye yanıt verdiğini, ancak Trump'a asla soruşturmayı durduracağını söylemediğini kaydeden Comey'in ifadesinin bu çerçevede şekillenmesi bekleniyor. Comey ayrıca, 27 Ocak'ta Beyaz Saray'da baş başa yedikleri akşam yemeğinde Trump'ın FBI'ın bu soruşturmadan kendisini çıkarmasını istediğini belirterek, "Sadakata ihtiyacım var" dediğini kaydetti. Buluşmanın 'bir çeşit patronaj ilişkisi yaratmak için' düzenlendiğini düşündüğünü belirten Comey, "FBI'ın geleneksel olarak yönetimsel açıdan bağımsız statüsü göz önüne alındığında beni endişelendirdi" şeklinde konuştu. Comey, Ocak ayındaki akşam yemeğini kastederek, "Yemeğimizin sonuna doğru, Başkan benim görevime ilişkin konuya döndü ve kalmak istememden dolayı memnun olduğunu söyledi ve benim hakkımda Jim Mattis, Jef Sessions ve diğer birçok kişiden benim hakkımda çok iyi şeyler duyduğunu sözlerine ekledi" dedi.
Milliyet

Humeyni Türbesi Ve Meclis'e Çifte Saldırı! 
İran dün ilk kez DEAŞ dehşetini yaşadı. Başkent Tahran'daki Meclis binası önünde düzenlenen bir protesto gösterisinin arasına karışan 4 DEAŞ'lı terörist, parlamentonun ana kapısından çarşaf giymiş halde kadın kılığında girmeyi başardı. Biri kendini patlattı. Diğerleri ise ellerinde Kalaşnikof tüfekler ve tabancalarla ateş açmaya başladı. Ardından Meclis koridorlarında süren çatışma sırasında 4 kişi teröristler tarafından rehin alındı. Saatler süren eylem sonrasında 5 kişinin hayatını kaybettiği, tüm teröristlerin öldürüldüğü açıklandı. Meclis'teki eylem devam ederken 20 kilometre uzakta İran İslam Cumhuriyeti'nin kurucusu Ayetullah Humeyni'nin türbesinden patlama sesi geldi. Burada da ikisi çarşaf giymiş kadın olan 4 terörist türbe girişinde ateş açtı. Bir kadın DEAŞ'lı kendini patlattı. Diğer kadın ise sağ olarak güvenlik güçleri tarafından ele geçirildi. İstedikleri eylemi gerçekleştiremeyeceklerini anlayan teröristlerden biri siyanür içerek hayatına son verdi. Diğer ise polis tarafından vurularak öldürüldü. Öldürülen teröristin üzerinden 6 el bombası çıktığı açıklandı. Aynı dakikalarda İran İstihbarat Bakanlığı, Tahran'da üçüncü saldırı girişiminin önlendiğini duyurdu ve halktan, toplu taşıma araçlarından uzak durmasını istedi. İran polisine göre olaylarda 12 kişi öldü, 42 kişi ise yaralandı. Teröristlerden bir kadın sağ ele geçirilirken diğerleri ise öldü. DEAŞ Amaq haber ajansı aracılığıyla saldırıyı üstlendiğini duyurdu. Bu DEAŞ'ın İran'daki ilk terör eylemi oldu. Ayrıca 1979'daki İslam Devrimi'nden sonra İran'da ilk kez Meclis'e saldırı düzenlendi
Vatan

SPOR 

Mathieu Valbuena, Fenerbahçe'ye imza atmak için gün sayıyor. Fransız yıldız ile her konuda anlaşma sağlandı. 33 yaşındaki futbolcunun bugün İstanbul'da olması bekleniyor. Yarın sağlık kontrolünden geçirilecek olan Valbuena daha sonra kendisini 3 yıllığına Sarı- Lacivertli renklere bağlayan sözleşmeyi imzalayacak. Lyon'a 4 milyon euro bonservis bedeli ödenecek, Valbuena da bonuslarla birlikte yıllık 4 milyon euro alacak. Taraftarlar büyük bir heyecan içinde. Sosyal paylaşım siteleri aracılığıyla Fransız yıldıza sevgi gösterilerinde bulunan Sarı-Lacivertliler, Valbuena'yı mest etti. Fenerbahçe'nin coşkulu tribünleri önünde futbol oynayacağı için heyecanını dile getiren Valbuena, gördüğü ilgi için "Ben hayatımda böyle bir durumla karşılaşmadım" yorumunu yaptı.
Posta

Beşiktaş'ta transfer önceliği forvet hattına verilmiş durumda. Siyah-Beyazlı ekip, bu sezon kiralık oynayan Vincent Aboubakar'ın bonservisini alabilmek için çaba harcıyor. Ancak Porto'nun 10 milyon euroda ısrar etmesi Kamerunlu yıldızın transferini zora sokuyor. Aboubakar'ın gitme ihtimaline karşılık alternatif isimler üzerinde çalışan Kartal'ın gündemine Burak Yılmaz da girdi. Teknik direktör Şenol Güneş'in belirlediği alternatif listede Burak Yılmaz ismi en üst sırada bulunuyor. Çin ekibi Beijing Guoan'da forma giyen milli futbolcu Türkiye'ye dönmeye sıcak bakıyor. Bu durumu bilen Güneş de öğrencisini kadrosunda görmeyi istiyor. Başkan Fikret Orman ile görüşen Şenol Güneş, "Burak yakından tanıdığım bir oyuncu. Eğer şartlar uygun olursa alabiliriz. Beşiktaş'a güç katacaktır" diye konuştu. Orman da ekibine Burak Yılmaz'ın transferi için çalışma başlatılması talimatını verdi.
Posta

İstanbul'da geçtiğimiz ay düzenlenen önemli toprak kort turnuvalarının ardından tenisseverler, bu kez ülkenin güneyinde çim kort heyecanı yaşayacak. Türkiye'nin ilk çim kort turnuvası Antalya Open için start verildi. Türkiye Tenis Federasyonu'nun katkıları ve Türk Ekonomi Bankası'nın (TEB) ana sponsorluğunda, 25 Haziran 1 Temmuz tarihleri arasında Antalya Kaya Palazzo Belek kortlarında gerçekleşecek Antalya Open ATP World Tour 250, gerçekleştirilen basın toplantısı ile duyuruldu. Turnuvada Dünya 7 numarası ve turnuvanın bir numaralı seribaşı Avusturyalı Dominic Thiem, dünya 33 numarası İtalyan Paolo Lorenzi, dünya 35 numarası ve 2015 Stuttgart çim kort finalisti Sırp Viktor Troicki ile birlikte dünya 37 numarası ve Monte Carlo ATP Masters finalisti İspanyol Fernando Verdasco gibi önemli isimler mücadele edecek. Wimbledon öncesi gerçekleştirilecek son turnuva olan Antalya Open, bu yıldan itibaren üç yıl üst üste Belek bölgesinde düzenlenecek. ATP Dünya Turu 250 serisi dahilinde gerçekleştirilecek olan turnuva aynı zamanda dünyanın yedinci çim kort tenis turnuvası olacak.
Milliyet

Türk Milli Takım uçağında duayen gazeteci Bilal Meşe'ye ağır küfürler edip, fiziki saldırıda bulunan Arda Turan'ın yarattığı skandalın yankıları devam ediyor. Türk Milli Takımı'nın kaptanı sıfatıyla Türk futbol tarihine kara gün olarak geçecek bir olaya imza atan Arda daha sonra düzenlediği basın toplantısında pişman olmadığını, hatta kuş gibi hafiflediğini söyleyerek Milli Takım kariyerini noktaladığını açıkladı. Buna karşın 30 yaşındaki futbolcunun basın toplantısına gelirken planladığı ile basın toplantısı esnasında sarf ettiği sözler arasında büyük farklılık olduğu öne sürüldü. Öyle ki basın toplantısına elinde kağıtla gelen Arda metinde yazanları okuyup yumuşak ifadelerle sadece Kosova maçında olmayacağını söyleyecekti. Ancak gazetecilerin basın toplantısını terk etmesiyle yaşadığı şaşkınlıkla sinirine hakim olamayan Arda sonrasında gemileri yaktı. Ağzından da "Pişman değilim, kuş gibi hafifledim. Milli Takım kariyerimi sonlandırıyorum. Adamlık" kelimeleri döküldü.
Vatan

  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme