9 Haziran 2017 Cuma

09.06.2017 Genel Gündem

09.06.2017

GÜNDEM

'Türk Askeri Bölge İçin Geliyor' 
Öncelıklı hedef Doha'daki üsse Türk Jandarması'nın konuşlanıp Katar jandarmasını eğitmesi olsa da, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Kara, Deniz ve Hava birlikleri de üsse konuşlanacak. Üsse gidecek Türk savaş uçakları ile Türk savaş gemilerinin sayısı, üste yapılacak ön inceleme ardından hazırlanacak rapor doğrultusundaki değerlendirmelerle belli olacak. Önümüzdeki günlerde bir öncü heyetin Katar'a giderek halen 90 civarında olan Türk askerinin geçici olarak konuşlandığı üste ayrıntılı bir inceleme yapması bekleniyor. Çalışma sonrası Türk askeri, belirli aralıklarla Katar'a gönderilecek. Yetkililer şu aşamada ilk etapta en erken 2 ay içinde 200-250 askerin gönderilmesinin planlandığını ancak bu süre ve sayının gelişmelere göre değişme opsiyonu olduğunu söylediler. Türkiye ile Katar arasında daha önceden Türk askerinin Katar'a üslenmesi konusunda anlaşmaya varılmış olmasına rağmen anlaşmaların bir türlü Meclis'in gündemine gelmemesinin, Katar'ın 'resmen' bir üs yeri göstermemesinden kaynaklandığı öğrenildi. Hafta başında başlayan krizden sonra Katar'la yapılan temaslarda Doha yönetiminin 'geçici' olan yeri 'kalıcı' konuma dönüştürdüğü, hükümetin de bunun üzerine anlaşmayı Meclis'in gündemine aldığı kaydedildi.
Hürriyet


'Sorun İç Tüzük Değil Ohal' 
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, anayasa değişikliğine uyumlu iç tüzük düzenlemesinin yapılacağı toplantıya katılamayacağını Meclis Başkanı İsmail Kahraman'a gönderdiği mektupla bildirdi. Davet için teşekkür eden Kılıçdaroğlu, "'Anayasa değişikliğine uyum sağlama' gerekçesiyle çıkılan yoldan, demokrasiyi ve milletvekillerini güçlendirecek Meclis'in etkin olmasını sağlayacak bir iç tüzük çıkmaz" dedi ve şunları kaydetti: "Mühürsüz seçimle gayri meşru biçimde yürürlüğe giren anayasa değişiklikleri TBMM'nin yetkilerini yok eden, fiilen etkisiz bir meclis oluşturmayı hedefleyen düzenlemelerdir. Bu nedenle 'Anayasa değişikliğine uyum sağlama' gerekçesiyle çıkılan yoldan, demokrasiyi ve milletvekillerini güçlendirecek Meclisin etkin olmasını sağlayacak bir İçtüzük çıkmaz. Bilgilerinize sunmak isterim ki olağanüstü hal uygulamaları on buçuk aydan bu yana TBMM'yi devre dışı bırakmıştır. Meclis'in yetkilerine tecavüz edilerek ülke adeta Meclis olmadan yönetilmektedir. OHAL kapsamı dışında kalan, kanunla düzenlenmesi gerekli konuların dahi OHAL kararnameleri ile düzenlendiği, KHK'ların Meclis gündemine alınıp görüşülmediği, Meclis'in açıkça yok sayıldığı bu ortamda öncelikli sorun İçtüzük değil, OHAL'in kaldırılma ve Meclis'in itibarının iadesidir. Bir liderler toplantısı yapılacaksa öncelikle bu konu için yapılmalıdır."
Vatan
 
EKONOMİ 
Euro: Euro 3,9461-3,9495
Sterlin: 4,4920-4,4958
Gram Altın: 144,3702-144,4741


Tespitiniz Varsa Yıkın! 
Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmket Özheseki'nin dile getirdiği imar uygulamalarına ilişkin ihlallerin, Bakanlar Kurulu toplantısında gündem oluşturduğu öğrenildi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın, Özhaseki'den sorumlu bakan olarak gerekeni yapmasını istediği ve "Bu konuda tespitleriniz varsa yıkın. Benim bizzat takip ettiğim olaylar var. Bu tip yapılara kesinlikle izin vermeyin" dediği öğrenildi. Bakan Özhaseki, geçtiğimiz günlerde, TBMM'deki sohbetinde, ortalıkta dolaşan imar hikayelerinin rahatsız edici olduğunu vurgulayarak, "Cumhurbaşkanımıza ve başbakanımıza ilettik. İmar uygulamaları açısından ayrıca denetlenmesi lazım. Belediyelerin üçüncü bir denetime ihtiyacı var. En büyük hırsızlıklar, kötülükler, belalar imardan geliyor" demişti. Edinilen bilgiye göre, Özhaseki'nin sözleri Bakanlar Kurulu toplantısında da gündem oluşturdu. Erdoğan, Özhaseki'nin basına yansıyan sözlerine atıf yaparak, bu konuda sorumlu bakanlık olarak gerekeni yapmalarını istedi. Edinilen bilgiye göre Özhaseki bunun üzerine söz alarak, bakanlık olarak yaptıkları çalışmaları, imarla ilgili müdahale ve itirazlarını anlattı. Özhaseki, bazı belediyelerin bu yetkiyi kullanma biçimiyle ilgili şikayetleri aktardı. Bunun üzerine Erdoğan, "Benim bu konuyla ilgili başından beri görüşüm çok net. Silüeti bozan yapılara izin verilmemeli. İmar uygulamalarından şikayet ediyorsunuz, ama bu sizin sorumululuğunuz da. Bakanlık olarak gerekeni yapmalısınız" dedi. Özhaseki'nin başlatılan ve sürdürülen çalışmalardan örnek vermesi üzerine de Erdoğan, "Bu işi çok yakından bizzat takip ediyorum. Bu tip yapılara kesinlikle izin vermeyin, yıkın" talimatı verdi. Özhaseki, toplantıda İstanbul'daki bazı yapılarla ilgili örnek verdi ve özellikle şehrin silüetini bozan binalarla ilgili saptamalarını aktardı. Toplantıda, Suada ve Reina'da yapılan yıkımlardan da örnekler verildi. Erdoğan Başbakanlığı döneminde, 2013 yılında, partisinin istanbul milletvekilleriyle biraraya geldiği kahvaltılı toplantıda d, çarpık yapılaşma konusunda uyarılarda bulunmuş, özellikle İstanbul'da yükseldikten sonra gökdelenlerden haberi olduğunu kaydetmişti. Erdoğan, "Benim haberim nereden olsun? Binaları sayamam ki… Yıldızları saymak mümkün mü?" diye konuşmuştu. Erdoğan, şehrin silüetini bozan yapıların sahiplerini kastederek, "Kendisiyle konuştum, 'tıraşlayın' dedim. Yapacaklarını bekliyordum ama hiçbir şey yapmadılar. O nedenle çok kırıldım, şimdi konuşmuyorum" demişti.
Hürriyet
 
Bır Kıyıya Bırakabiliriz 
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, kıdem tazminatı çalışmalarıyla ilgili itirazları olan işçi ve işveren sendikalarına, itirazların sürmesi durumunda çalışmaların rafa kalkabileceği mesajı verdi. Önceliklerinin ise kıdem tazminatındaki haksızlıkları gidermek olduğunu belirten Müezzinoğlu, kıdem tazminatında mutfak çalışmasını bir süre daha sürdüreceklerini söyledi. Ekonomi muhabirleriyle önceki gün iftarda buluşan Müezzinoğlu, kıdem tazminatı konusunun önümüzdeki günlerde de gündemleri olacağını belirtti. Halen kıdem tazminatı alanların oranının yüzde 20'yi geçmediğini ifade eden Müezzinoğlu, "Bu kadar mağduriyetin olduğu bir tabloya bizim duyarsız kalmamız veya 'Ben şundan hiç geri adım atmam' diye bakmamızı çok doğru bulmuyorum" dedi. Çalışmaların olgunlaştırılmasından sonra tarafların tavırlarına bakacaklarını ifade eden Müezzinoğlu, "O zaman işçiler de işverenler de 'Mevcut halden memnunuz' diyorlarsa, biz kendimiz için çıkarmıyoruz. Dolayısıyla bütün kesimler mevcudun devamından yanaysa alırız, bir kıyıya koyarız, tekrar bir ihtiyaç olduğunda birileri getirmek istiyorsa getirir. Ama şu anda öyle bir gündemimiz yok" ifadelerini kullandı. Az tehlikeli işyerlerinin iş sağlığı ve güvenliği hizmeti alma yükümlülüğünün 2020 yılına ertelenmesiyle ilgili olarak da konuşan Müezzinoğlu, bu durumun tehlikeli ve çok tehlikeli işyerlerine yoğunlaşma isteğinden doğduğunu söyledi. 1 milyonun üzerinde az tehlikeli işyeri bulunduğunu belirten Müezzinoğlu şöyle devam etti: "Bu bir zaafiyet değil. Riskli alanlarımızı daha güçlü takip edebilmek için yaptığımız bir erteleme. Riskli alanımız, tehlikeli ve çok tehlikeli yerler. Bütün ilgimizi buralara yönlendirmemiz lazım. Kıraathane, market, bütün buralarda iş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili sistematiği kurgulamak gerekiyor. Bu kadar hekim ve sertifikalı uzmanımız yok. Asgari 30 bin işyeri hekimine ihtiyacımız var. O yüzden erteleme yapıldı." Müezzinoğlu, ebeveyn olan memurlara çocuk 6 yaşına gelene kadar verilecek olan yarı zamanlı çalışma düzenlemesi hakkında da bilgi verdi. Stratejik alanlarda bu iznin kullanılmayacağını ifade eden Müezzinoğlu, "Özellikle Sağlık Bakanlığı gibi 24 saat dönen ve stratejik alanları olan yerlerin ciddi zorlukları var. Mesela bir tane laboratuvar uzmanı var. Hekim anneye, yarı zamanlı çalışmayı verdiğinizde hastanenin laboratuvarı duruyor. Stratejik alanlarda istisnalar konuldu. Bakanlar Kurulu'nda, düzenleme o haliyle imzaya açıldı" dedi.
Hürriyet
 
Otomotiv Üretimi İhracatla Fırladı 
Otomotiv ana sanayi üretimi, Mayıs ayında ihracat odaklı modellerinin etkisiyle yüzde 23.5 artış gösterirken, geçen yılın sonundan bu yana devam eden yukarı yönlü ivmeyi de korudu. Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) verilerine göre otomotiv ana sanayinin üretimi Mayıs ayında yüzde 23.5 artışla 154 bin 758 adete yükselirken, Ocak- Mayıs üretimi de yüzde 22.4 artış kaydederek 727 bin 997 adete çıktı. Türkiye otomotiv sektörü ihracatıysa Mayıs ayında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 28.4 artışla 2 milyar 566 milyon dolara yükselmiş, Ocak-Mayıs dönemi ihracatı da, bir önceki yıla göre yüzde 24 artışla 11.8 milyar düzeyinde gerçekleşmişti. Üretimdeki kırılıma bakıldığında, otomobil üretimi Mayıs'ta yüzde 36.7 artarak 104 bin 653 adede, Ocak-Mayıs dönemindeyse yüzde 41.1 artarak 506 bin 747 adete yükseldi. Hafif ve ağır ticari araç üretimi ise Mayıs'ta yüzde 2.7 artışla 50 bin 105 adet, Ocak-Mayıs döneminde yüzde 6 düşüşle 221 bin 250 adet oldu. Sektörün ihracat adetleri ise Tofaş, Toyota ve Renault'nun geçen yıldan itibaren devreye aldığı yeni modellerin de katkısıyla Mayıs ayında "adetsel olarak" yüzde 33.3 artmış ve 125 bin 688 adet, ilk 5 ayda da yüzde 31.9 artışla 424 bin 922 adet oldu. İç pazar ise Mayıs ayında ve 5 aylık dönemde yüzde 9 daralmıştı. İhracattan adet bazında en büyük payı alan beş şirkete bakıldığında Oyak Renault'nun ilk 5 aylık ihracatı yüzde 19.2 artışla 132 bin 928 adet, Tofaş'ın yüzde 20.7 artışla 129 bin 345 adet, Ford Otosan'ın yüzde 12.9 artışla 126 bin 712 adet, Toyota'nın ise yaklaşık 3 kattan fazla artışla 109 bin 310 adet, Hyundai Assan'ın 89 bin 741 adet oldu. OSD 2017 yılında ana sanayi üretiminin yüzde 11 artarak 1 milyon 650 bin adet, ihracatın ise yüzde 18 artışla 1 milyon 350 bin adet olacağını öngörüyor.
Milliyet
 
2 Osb'den 20 Binlik İstihdam 
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Yalova ve Karabük'te kurulan organize sanayi bölgelerinin (OSB) 20 bin kişiye iş imkanı sağlayacağını açıkladı. Özlü, Yalova'nın Laledere ve Gacık köyleri mevkisindeki 4 milyon 692 bin metrekarelik alana Yalova İMES Makina İhtisas OSB'yi kurduklarını belirtti. Yalova İMES Makina İhtisas OSB ile makina sanayinde yatırım maliyetlerini azaltmayı, ülkenin stratejik hedeflerine katkı vermeyi ve yüksek katma değerli makina imalat sektörü dünya sıralamasında ilk 5'e girmeyi hedeflediklerini dile getiren Özlü, böylece Marmara Bölgesi'nde yeni bir açılımın gerçekleşeceğine dikkati çekti. Özlü, üretimde sürekliliğin sağlanması, cari açığın ve işsizliğin azaltılmasıyla istihdamın artırılmasını amaçladıklarını vurgulayarak, "Yalova İMES Makina İhtisas OSB'nin tam kapasite faaliyete geçmesiyle, 15 bin kişiye istihdam olanağı sağlanacağı öngörülüyor" dedi. Özlü, Karabük'ün Eskipazar ilçesinde de 3 milyon 440 bin metrekarelik alanda Karabük-Eskipazar Metal ve Metal Ürünleri İhtisas OSB'yi kurduklarını söyledi. Faruk Özlü, söz konusu OSB'de fabrikasyon metal ürünleri, başka yerde sınıflandırılmamış makine ve ekipman, motorlu kara taşıtı treyler (römork) ve yarı treyler (yarı römork), diğer ulaşım araçları ile her türlü metal ve metal ürünleri imalatının yapılacağını anlatti. Özlü, "OSB'nin tam kapasite çalışması durumunda 5 bin kişiye iş imkanı yaratılacak" dedi.
Vatan
 
Körfez'deki Krize Rağmen Petrol 48 Dolara İndi 
Dünyanın en büyük doğazgaz rezervlerine sahip ülkelerinden Katar'a uygulanan ambargoya rağmen korkulan olmadı ve petrol fiyatları yükselmedi hatta düşüşe geçti. Brent petrolün varil fiyatı, ABD'de açıklanan petrol stok verisi sonrası 48 dolara geriledi. ABD Enerji Enformasyon İdaresi'nin açıkladığı verilerine göre, ülkede ticari ham petrol stokları geçen hafta 3.3 milyon varil artışla 513.2 milyon varile yükseldi. Piyasa beklentisi, stokların 3.5 milyon varil azalması yönündeydi. ABD'nin ticari ham petrol stoklarının beklenmedik şekilde artış göstermesinin ardından, Brent petrolün varil fiyatı, Çarşamba günü 49.95 dolardan güne başlamış ve gün içinde en yüksek 50.12 doları görmüştü. Dün güne 48.23 dolardan başlayan Brent petrolün varil fiyatı, 48.45 dolar oldu.
Vatan
 
Bıst'in Yeni Genel Müdürü Çetinkaya 
Borsa İstanbul'un yeni Genel Müdürü Halk Yatırım Genel Müdürü olarak görev yapan Murat Çetinkaya oldu. Çetinkaya, Osman Saraç'ın yerine atandı. Borsa İstanbul'un gerçekleştirilen 4'üncü Olağan Genel Kurulu'nda Himmet Karadağ da yeniden Yönetim Kurulu Başkanı seçildi. 1970'de Ankarada doğan Murat Çetinkaya, sırasıyla TED Ankara Koleji, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Malzeme ve Metalurji Mühendisliği ve Ziraat Bankası Bankacılık Okulu'nu bitirdi. Marmara Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Enstitüsü-Bankacılık anabilim dalında yüksek lisans yaptı. İş hayatına Ziraat Bankası Fon Yönetimi Müdürlüğü ile başlayan Murat Çetinkaya, 2010'dan bu yana Halk Yatırım Menkul Değerler'de Genel Müdür olarak görev yapıyordu. Çetinkaya, 2013'ten bu yana Sermaye Piyasası Profesyonelleri Derneği (EFFAS Türkiye) Başkanı ve Mayıs 2016'dan itibaren Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği Yönetim Kurulu üyesi.
Vatan
 
DÜNYA 
İngiltere Sandıga Gitti 
İngiltere, yaşanan terör olaylarının gölgesinde, Avrupa Birliği'nden (AB) çıkış (Brexit) müzakerelerinin hangi hükümet tarafından yürütüleceğini belirlemek üzere dün sandık başına gitti. Yerel saatle sabah 07:00'da başlayan oy verme işlemi 22:00'da (TSİ 24:00) sona erdi. 46.9 milyon seçmen 650 milletvekilinin seçilmesi için 40 bin merkezde oy verdi. Seçimde siyasi liderler de oylarını kendi seçim bölgelerinde kullandı. Muhafazakar Parti lideri ve Başbakan Theresa May, yerel saatle 09.15'te (TSİ 11.15) Londra'nın batısındaki Maidenead'de, ana muhalefetteki İşçi Partisi'nin lideri Jeremy Corbyn ise aynı saatlerde Londra'nın Islington bölgesinde oy verdi. Seçimde sandalyelerin yarısından bir fazlasına, yani 326'sına sahip olan parti, tek başına iktidar olacak. Eğer hiçbir parti bu sayıya ulaşamazsa, en çok oy alan partinin azınlık hükümeti veya koalisyon gündeme gelecek. İngiltere'nin en büyük iki siyasi hareketi, iktidardaki Muhafazakâr Parti ile ana muhalefetteki İşçi Partisi. Bu iki partiden sonra en fazla milletvekiline sahip partiler, İskoçya Ulusal Partisi (SNP) ve Liberal Demokratlar. Son seçimde oyların yüzde 36.9'unu alan Muhafazakar Parti 330 milletvekili çıkarırken, oyları yüzde 30.4'te kalan İşçi Partisi 232 milletvekili kazanmıştı. Seçimin ilan ediliği tarihte anketler, iktidardaki Muhafazakar Parti'yi, ana muhalefetteki İşçi Partisi'nin 20 puan önünde gösterirken, ilerleyen haftalarda bu fark yüzde 3'e kadar düştü. Son anketlerin tek başına hükümet kurmak için gerekli 326'yı bulamayabileceğini göstermesi üzerine Başbakan May'in, ilk anketlere göre parlamentodaki milletvekili sayısını 70 artırarak 400'e kadar çıkarma umudu da zayıfladı. May liderliğindeki iktidar partisinin, az farkla da olsa tek başına hükümet kuracak çoğunluğa erişeceği tahmin ediliyor. Öte yandan erken seçim kararını ilan ederken gerekçesini parlamentoya daha büyük bir çoğunlukla dönerek AB'den ayrılma müzakerelerinde masaya güçlü şekilde oturmak olarak açıklayan May'in koltuğu sarsılabilir. Siyasi gözlemcilere göre May, başlangıçta hayal ettiği ezici çoğunluğu kazanamaması halinde ülkeyi gereksiz yere erken seçime götürmekle suçlanacak ve başbakanlığı sorgulanacak. Böyle bir durumda May'in karşısına Brexit sürecinde başı çeken Dışişleri Bakanı Boris Johnson'ın rakip olarak çıkması güçlü ihtimal olarak görülüyor. İngiliz basınında Muhafazakarlara karşı İşçi Partisi liderliğindeki olası bir koalisyon da konuşuluyor. "The Independent" gazetesinin kamuoyu yoklamasına katılanların yüzde 58'i İşçi Partisi, Liberal Demokratlar ve Yeşiller'in katıldığı bir koalisyona olumlu bakıyor. Bu koalisyon ihtimali "Yenilikçi ittifak" ismiyle anılıyor.
Milliyet
 
Kore'nin Füze Şovu Sürüyor 
ABD başta olmak üzere dünyanın pek çok ülkesi tarafından kınanan ve ambargolarla çevrelenen Kuzey Kore, buna rağmen füze denemelerini sürdürüyor. Pyongyang hükümetinin, son olarak birden fazla gemisavar füze denemesinde bulunduğu bildirildi. Güney Kore Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada, Kuzey Kore'nin doğu kıyısından, karadan gemiye fatılan ve kısa menzilli olduğu sanılan birden fazla seyir füzesi fırlatıldığını bildirildi. Açıklamada, Wonsan kentinden fırlatılan füzelerin yaklaşık 200 kilometre ilerledikten sonra denize düştüğü ifade edildi. Birleşmiş Milletler (BM), nükleer silah geliştirme programına sahip Pyongyang yönetimine balistik füze teknolojisi geliştirmeyi ve kullanmayı yasaklamıştı. Pyongyang, yasağa ve uygulanan yaptırımlara karşın füze denemelerini sürdürüyor. Kuzey Kore'de eski Sovyetler döneminden kalma çok sayıda kısa menzilli Scud füzesi bulunduğu sanılıyor. Öte yandan Kuzey Kore Barışı Koruma Komitesi Başkanı Pak Chong-ae, Tokyo yönetimine "Kuzey Kore'ye yönelik düşmanca politikasından" vazgeçmesini, aksi takdirde ABD'den
Milliyet
 
Abd Başkanı İçin 5 Kez Yalancı Dedi 
ABD'de Federal Soruşturma Bürosu'nun (FBI) eski Direktörü James Comey, Başkan Donald Trump hakkındaki Rusya iddialarıyla ilgili soruşturma kapsamında Senato İstihbarat Komitesi'nde ifade verdi. Comey, haftalardır merakla beklenen ifadesinde, Rusların 2016 başkanlık seçimlerine siber müdahalede bulunduğundan emin olduğunu İşte Comey'in ifadesinden çarpıcı satır başları: Trump'la 6 Ocak'ta yaptığım görüşmenin içeriğini kamuoyuyla paylaştım, çünkü onun yaptığımız özel görüşme hakkında yalan söylemesinden endişe ettim Eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn hakkındaki soruşturmayla ilgili sözlerinden, Trump'ın soruşturmayı kapatmam konusunda bana talimat verdiği izlenimine kapıldım Ruslar ABD'ye ait yüzlerce hükümet kurumunu ve ve kar amacı gütmeyen kuruluşları hedef almak için devasa bir çaba sarf etti. Bundan hiçbir şüphem yok Rusya soruşturmasının başına özel savcı atanması için, Trump'la yaptığım görüşmelerin notlarını basına ben sızdırdım. Basınla direkt bağlantıya geçmek yerine bunu Columbia Üniversitesi'ndeki bir arkadaşım aracılığıyla yaptım FBI direktörlüğü görevinden Rusya soruşturmasını yürütme tarzım nedeniyle alındığımı düşünüyorum Başkan Trump benden Rusya soruşturmasını durdurmamı istemedi Ben görevdeyken Başkan Trump hakkında yürütülen bir FBI soruşturması yoktu, bunu Başkan'a da söyledim Görevden alındıktan sonra Trump beni kötülemek istedi. FBI'ın berbat halde olduğunu, kötü yönetildiğini söyledi. Bunlar açık yalanlardı. Comey, televizyonlardan canlı yayınlanan konuşması öncesinde yazılı olarak yayınladığı ifadesinde, Başkan Trump'ın kendisine eski Ulusal Güvenlik Uzmanı Michael Flynn'in Rusya ile bağlantısını soruşturmaya son vermesi yönünde baskı yaptığını belirtti. Comey, Rusya'nın 2016 başkanlık seçimlerine olası müdahalesini ve Flynn dahil olmak üzere Trump'ın seçim ekibinin Ruslarla bağlantılarını araştırdıklarını Mart ayında kamuoyuna duyurmuştu. Ardından Comey 9 Mayıs'ta Trump tarafından görevinden alınmış, olay "Rusya soruşturmasının üstü kapatılıyor" iddialarına yol açmıştı. ABD Adalet Bakanlığı, soruşturmanın başına kısa süre önce FBI'ın 2001- 2013 yıllarında başkanlığını yapan Robert Mueller'i getirmişti.
Vatan
 
İranlı Deaş'lılar 
İran Milli Güvenlik Yüksek Konseyi Başkan Yardımcısı Rıza Seyfullahi, İran meclisi ve Humeyni'nin türbesine düzenlenen saldırıların faillerinin İran asıllı olduğunu söyledi. İran devlet televizyonuna konuşan Seyfullahi, Tahran'daki terör saldırıları faillerinin belirlendiğini ve saldırganların İranlı olduğunu belirtti. Saldırganların, İran'ın farklı kesimlerinden DEAŞ'a katılanlar olduğunu kaydeden Seyfullahi, İran'ın, DEAŞ'la mücadelede verdiği destekten dolayı hedef alındığını ifade etti. Seyfullahi, şu ana kadar 58 saldırının İran güvenlik güçleri tarafından önlendiği bilgisini paylaştı. İran Güvenlik Bakanlığı da Tahran'daki saldırılarla bağlantılı olarak gözaltına alınan şüphelilerden 5'inin daha önce Rakka ve Musul'da terörist faaliyetlere katıldığını aktardı. Ote yandan Tahran'da gerçekleştirilen teror saldırılarında olu sayısının 17'ye yükseldiği, 13 kurbanın ise kimliklerinin belirlendiği açıklandı.
Vatan
POLİTİKA
'Onları Rezil Etmek Bizim Görevimiz' 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile 11'inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, dün Kayseri'de 1'inci Komando Tugayı'nda verilen ve şehit yakınları ile gazilerin de yer aldığı iftara katıldı. Burada konuşan Erdoğan, 'Rabia işaretinden vazgeçilmeli' diyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu eleştirdi. Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Rabia dediği ne; tek millet, tek bayrak, tek vatan ve tek devlet. Bize bu dört ilkeden vazgeç diyen zihniyeti bunların yerine neyi ikame ettiğini tabi olarak merak ediyoruz. Türk Milletinin yerine neyi koyacağız? Ay yıldızlı bayrağımızın yerine neyi koyacağız? Uğruna bunca can verdiğimiz 780 bin kilometrekarelik vatanımızın yerine neyi koyacağız? 2 bin 200 yıllık geleneğin ürünü olan devletimizin yerine neyi koyacağız? Bizim ne kendimizi, ne de mensubu hissedeceğimiz başka bir milletimiz, ne altında kendimizi güvende hissedeceğimiz başka bir bayrağımız, ne toprağının üstünde huzurla yaşayıp altında huzurla yatacağımız başka bir vatanımız ne de kapısına gideceğimiz başka bir devletimiz yok. Rabbimiz yeryüzünde bozgunculuk yapanların akıbetinin dünyada rezillik, ahirette azap olduğunu işaret ediyor. Burada bozgunculuk yapanların ahiretteki akıbetini hiç şüphesiz Mevla bilir. Ama onları bu dünyada rezil etmek de bizim görevimizdir." Erdoğan, terör konusuna da değinerek sözlerini şöyle sürdürdü: "Terör örgütlerine karşı sahada yürüttüğümüz mücadeledeki başarılarımızda sizler bu görevi hakkı ile yerine getiriyorsunuz. Bizler de terör örgütlerine ve ülkemizde husumet besleyen tüm dış güçlere karşı kararlı mücadele içerisindeyiz. Hamdolsun bu mücadelede milletimiz tüm gücü ile yanımızdadır. Kimi gafillere rağmen milletimizin tamamına yakına üzerinde yaşadığı toprakların, mensubu olduğumuz ülkenin kıymetini çok iyi biliyor. Onun için 'Dur yolcu bilmeden gelip bastığın bu toprak bir devrin battığı yerdir. Eğil de kulak ver bu sessiz yığın bir vatan kalbinin attığı yerdir. Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda, Gördüğün bu tümsek Anadolu'nda, İstiklal uğrunda, namus yolunda, can veren Mehmedin yattığı yerdir.' Allah'ın izni ile istiklal ve namus uğrunda can veren Mehmetler bitmediği, yurdumuzun üstünde tüten en son ocak sönmediği müddetçe kimse bu ülkenin kılına dokunamaz."
Milliyet
 
Milleti Aptal Yerine Koyamazlar 
Başbakan Binali Yıldırım, eşi Semiha Yıldırım ile birlikte şehit aileleri ve gazi yakınlarını Çankaya Köşkü'nde iftar verdi. İftara Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Aile ve Sosyal Güvenlik Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Ümit Dündar, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Yaşar Güler ve Emniyet Genel Müdürü Selami Altınok'un da katıldığı 300 kişilik iftarda Yıldırım şunları söyledi: Terör bu mübarek günlerde yine hain yüzünü göstermeye devam ediyor. Bu defa komşumuz İran terör saldırısıyla sarsıldı. 12 masum insan hayatını kaybetti. Buradan dost ve kardeş İran halkına ve yönetimine başsağlığı diliyorum. Terör insanlığın ortak derdi, kimden gelirse gelsin, ret ediyor lanetliyoruz. Bizim terör konusunda çifte standardımız yok. Bugün de güvenlik güçlerimiz bölücü terör örgütü PKK'yla, DEAŞ'la, DHKPC'yle, FETÖ ile amansız mücadele yapıyor ve adeta destan yazıyorlar. Hamdolsun bu ülkenin yiğitleri de, kahramanları da çok. Milletimiz 15 Temmuz gecesi bu ülkeyi esaret, vesayet altına almak isteyen hainlerin karşısına göğüslerini siper ederek çıkmadı mı? İşte bu her millete nasip olmayan büyük bir istiklal ruhunun canlanışıdır. Terör örgütlerinin üzerine gidiyoruz diye tehditler alıyoruz. Eli kanlı terör örgütleri şunu bilsinler Allah'a bir can borcumuz var, bunu nerede nasıl vereceğimiz onun takdirindedir. Ancak bu ülkenin bağımsızlığını korumak, mübarek vatan toprağını alçaklara çiğnetmeme, şehitlerimizin kanlarını yerde bırakmama sözümüz var. Bu can bu bedende olduğu sürece bu onurlu mücadeleye devam edeceğiz. 15 Temmuz Türkiye'nin yaşadığı en ağır terör eylemidir. Şehitlerimizin her biri o gece bir kahramandı. Şundan dost düşman herkes emin olsun. Hiç kimse bu milletin bileğini bükemez. 15 Temmuz darbe girişiminin sorumlusu FETÖ elemanları şimdi mahkemelerde hesabını veriyor. Mahkemelerde şehit yakınlarının, gazilerimizin gözünün içine baka baka yalan söyleyen, bu milleti aptal yerine koyan bu alçaklar, bilmelidir ki yüce Türk adaleti bunlara en ağır cezayı verecektir. Türkiye bir hukuk devleti. Hukuk devletinde hiçbir suç cezasız kalmaz.
Milliyet
 
Kahramanlarla İftar! 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile 11'inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve G.Kurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, dün Kayseri'de Büyükşehir Belediyesi'nin 1'inci Komando Tugayı'nda verdiği ve şehit yakınları ile gazilerin de yer aldığı iftara katıldı. Gazetecilerin alınmadığı, Talas ilçesi Zincidere Mahallesi'ndeki General Vecihi Akın Kışlası'ndaki iftarda şehitler için özellikle de Şırnak Şenoba yakınlarında düşen helikopterde şehit olan 1. Komando Tugayı'nın bir yıl önceki efsane komutanı Tümgeneral Aydoğan Aydın için de dualar edildi. Kayseri Komando Tugayı'ndaki iftara İstanbul'dan tarifeli uçakla gelen 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bir ay önce yitirdiği babası Ahmet Hamdi Gül'ün mezarını ziyaret ettikten sonra geçti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki ile birlikte Kayseri'ye özel uçakla geldi. İki Cumhurbaşkanı Erkilet Havalanı'ndan helikopter yerine 15 kilometre uzaklıktaki tugaya karayolu ile geçti. Kayseri 1'inci Komando Tugayı'ndaki iftarda Cumhurbaşkanı Erdoğan ile 11. Cumhurbaşkanı Gül yan yana oturdu. Masada Kayseri'de 17 Aralık'taki terör saldırısında sağ ayağı kopan Gazi Ferdi Çatal da vardı. Erdoğan'ın iftarda Gazi Çatal ile bir süre sohbet ettiği görüldü. Erdoğan, iftardan sonra yaptığı konuşmasında terör konusuna da değindi: "Terör örgütlerine karşı sahada yürüttüğümüz mücadeledeki başarılarımızda sizler bu görevi hakkı ile yerine getiriyorsunuz. Bizler de terör örgütlerine ve ülkemizde husumet besleyen tüm dış güçlere karşı kararlı mücadele içerisindeyiz. Hamdolsun bu mücadelede milletimiz tüm gücü ile yanımızdadır. Kimi gafillere rağmen milletimizin tamamına yakına üzerinde yaşadığı toprakların, mensubu olduğumuz ülkenin kıymetini çok iyi biliyor. Onun için 'Dur yolcu bilmeden gelip bastığın bu toprak bir devrin battığı yerdir. Eğil de kulak ver bu sessiz yığın bir vatan kalbinin attığı yerdir. Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda, Gördüğün bu tümsek Anadolu'nda, İstiklal uğrunda, namus yolunda, Can veren Mehmedin yattığı yerdir.' Allah'ın izni ile istiklal ve namus uğrunda can veren Mehmetler bitmediği, yurdumuzun üstünde tüten en son ocak sönmediği müddetçe kimse bu ülkenin kılına dokunamaz. Sözlerimin sonunda gazanız mübarek, yolunuz açık, kılıcınız keskin, yüreğiniz ferah, zaferiniz bol, Allah yardımcınız olsun. Rabbim gazilerimizden razı olsun, şehitlerimiz ailelerine sabır versin, rahmet eylesin." Bu arada iki Cumhurbaşkanı ve protokol mensupları Komando Tugayı'ndaki iftarının ardından Mehmet Özhaseki'nin bağ evinde sahura kadar sürecek sohbete katılacakları öğrenildi.
Vatan

SPOR 
Spor Toto Basketbol Süper Ligi play-off final serisinin ilk maçında, bugün Fenerbahçe ile Beşiktaş Sompo Japan karşı karşıya gelecek. Ülker Sports Arena'daki karşılaşma 20.00'de başlayacak. Ligde normal sezonu lider bitiren sarı-lacivertliler, çeyrek finalde TOFAŞ'a 2-0, yarı finalde de Darüşşafaka Doğuş'a 3-0 üstünlük sağlayarak finale yükseldi. Sezonu ikinci sırada tam a m l a y a n Beşiktaş Sompo Japan ise çeyrek finalde Gaziantep Basketbol'u 2-0 geçtikten sonra yarı finalde Anadolu Efes'e 3-1 üstünlük sağladı ve kupaya bir adım daha yaklaştı. Toplam 4 galibiyete ulaşacak takımın şampiyon olacağı final serisinde ikinci maç, 11 Haziran Pazar günü yine Fenerbahçe'nin ev sahipliğinde yapılacak. Son şampiyon Fener, ligde 7 kez mutlu sona ulaştı. İlk şampiyonluğunu 1990-91 sezonunda yaşayan sarı-lacivertliler, daha sonra 16 yıl şampiyon o l a m a d ı . 2006-2007 sezonunda Ülker ile sponsorluk anlaşması imzalayan ve Fenerbahçe Ülker olarak ligde mücadele eden sarı-lacivertliler, 16 yıl aradan sonra şampiyonluğa ulaşıp, kulübün 100. yılında hasretine son vermişti. Fenerbahçe, geçen sezon da play-off final serisinde Anadolu Efes'i 4-2 geçerek, 7. şampiyonluğunu elde etti. Beşiktaş ise ligde iki kez şampiyonluk sevinci yaşadı. Siyah-beyazlılar, 1974-75 sezonunda 57 puanı bulunan Galatasaray'ın önünde 60 puanla ligi ilk sırada tamamlayarak kupayı kaldırdı. Kartal, 2011-12'de ise play-off final serisinde Anadolu Efes'e 4-2 üstünlük kurup 37 yıl sonra mutlu sona ulaşarak, ligde ikinci kez şampiyon oldu.
Milliyet
Avrupa Futbol Şampiyonası'nda yarı finale yükselen U-17 Milli Takımı'nın 4 yeteneğine Teknik Direktör Igor Tudor'dan geçer not geldi. Hırvat çalıştırıcı, Galatasaray'ın yaz kampına 17 yaşındaki 4 futbolcuyu götürme kararı aldı. Sarı-kırmızılılarda, Atalay Babacan (Orta saha- on numara), Ozan Kabak (Stoper), Yunus Akgün (Forvet), Abdussamed Karnucu'nun (Önlibero) Tudor'un kafilede görmek istediği futbolcular olduğu öğrenildi. Yönetim de Hırvat teknik adamın raporu doğrultusunda bu futbolcuları profesyonel yaptı. Sözleşmelerinin tescil olması için de 17 Haziran'ın beklendiği bildirildi. Böylece 19 Haziran'da sezonu açıp 28 Haziran'da yurt dışı kampı için Slovakya'ya gidecek olan Cim-Bom'da Tudor, altın jenerasyon olarak gösterilen 2000 doğumlu 4 isme de şans vermiş olacak. Bir taraftan transferdeki belirsizliği ve alınacak isimlerle ilgili sürecin uzaması, diğer tarafta da takımda birçok futbolcuyla yolların ayrılacak olmasından dolayı UEFA Avrupa Ligi'nde yapacakları ön eleme maçlarında kadro sıkıntısı baş gösteren sarı-kırmızılılarda Tudor bu futbolculardan yararlanmayı da planlıyor. Hırvat teknik adamın sezon içerisinde de bu oyunculardan 1-2'sinin sürekli olarak kendileriyle beraber olmasını istediği belirtildi.
Milliyet
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören, Barcelona'da forma giyen Arda Turan'ın milli takımı bırakmasıyla sonuçlanan süreçle ilgili açıklamada bulundu. Video Yardımcı Hakem (VAR) sisteminin Türkiye'deki ilk testi kapsamında 3. İstanbul Başakşehir Fatih Terim Stadı'nda, Medipol Başakşehir Kulübünün altyapı takımları arasında yapılan maçı takip eden Demirören, bir gazetecinin, "Arda Turan'ın milli takımı bırakmasıyla ilgili ne düşünüyorsunuz?" şeklindeki sorusu üzerine, şunları kaydetti: "Türkiye'nin çok önemli bir milli maçı var. Bu maça çıkmadan önce bu konuların hiçbirini konuşmak istemiyoruz. Bizler de gereken cevapları, futbolcumuz haricinde konuşanlara hep beraber vereceğiz. Şu an milli duygularla, ay-yıldızımızı düşünerek pazar gününü beklememiz gerektiğine inanıyorum." Öte yandan Demirören, VAR sisteminin FIFA tarafından kabul edildiğini ve hakem hatalarının daha azalması amacıyla hayata geçirildiğini söyledi. Almanya, İtalya ve İngiltere gibi ülkelerin VAR sistemine geçtiğini belirten Demirören, "Elbette geçtiğimiz sezon hakem hataları oldu. Olmaya da devam edecek ama hiç kimse Türk hakeminin adaletsiz olduğunu ya da bilerek yanlış karar verdiğini söyleyemez. Hatalar olmuş, canlar yanmıştır, buna da herkes üzülmüştür. Sisteme ilk adımımızı attık. Bu gerçekleştirdiğimiz ilk deneme. Uzun bir süre. IFAB'ın kontrolünden geçtikten sonra başlanabilecek. Sadece buradaki denemeyle bitmiyor, yurt dışında da eğitimler var. Hedefimiz sistemi ocak ayına en iyi şekilde yetiştirmek" ifadelerini kullandı. Sisteminin uzun bir eğitim süreci gerektirdiğini ve sezon başına yetişmesinin imkansız gibi durduğunu ifade eden Demirören, şöyle devam etti: "Futbolumuza hayırlı olsun. Kulüpler Birliği ile sezon ortasında başlayalım mı yoksa başlamayalım mı diye yeniden konuşacağız. Oradan onay verilirse hedefimizi ocak ayı şeklinde belirledik. Hakemlere, Merkez Hakem Kurulu (MHK) karar verecek. Mevcut faal hakemlerimizin olma ihtimali yüzde doksan. Yeni bırakmış hakemlerimizden de faydalanabiliriz. Sistemi Süper Lig dışında TFF 1. Lig'in play-off ve final maçlarında uygulamayı düşünüyoruz."
Milliyet
Fenerbahçe'de kaleci arayışı tüm hızıyla devam ediyor. Sarı-lacivertli teknik heyet ve yönetimin planı; kaptan Volkan Demirel'in artık ikinci kaleci olarak takımda kalması yönünde. Tam 15 yıldır Fenerbahçe forması giyen ve sözleşmesi sona eren Volkan ile yapılan görüşmede 2+1 yıllık prensip anlaşmasına varılmıştı. Üç yıl daha sarı-lacivertli takımda kalmayı hedefleyen 35 yaşındaki file bekçisi için uzun süredir ikinci kaleci olmasına yönelik bir plan bulunsa da Volkan formayı kapmayı bilmişti. Ancak yeni sezonda bu durum büyük ihtimalle değişecek. Bunun için de sarı-lacivertliler üst düzey birçok kaleciyle temas kurdu. Bu isimlerin başında ise David Ospina geliyor. Arsenal forması giyen Kolombiyalı file bekçisinin kulübeyle sözleşmesi devam ediyor. İngiliz ekibi, Ospina için son olarak 4 milyon euroya indi. Ospina da 3 milyon euro garanti kontrat talep ediyor. Maç başı ücretler ve primler eklendiğinde başarılı kaleci için yaklaşık 15 milyon euro gibi ciddi bir maliyet ortaya çıkıyor. Bu nedenle tecrübeli file bekçisinin transferi kolay gözükmüyor. Ospina'nın yüksek maliyeti yüzünden alternatif arayışına giren sarı-lacivertliler, Malaga forması giyen Carlos Kameni ile temas kurdu. İspanyol kulübüyle 2020'ye kadar sözleşmesi bulunan 33 yaşındaki kalecinin kiralanması düşünülüyor. Transfer için Malaga ile görüşmeler devam ediyor. Kaleye hangi ismin transfer edileceği henüz belli olmasa da yönetim ve teknik heyet planlarını Volkan Demirel'in ikinci kaleci olması üzerine yapıyor.
Milliyet
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme